Hava Durumu

#Tarımsal Faaliyetler

Kırsal Haber - Tarımsal Faaliyetler haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tarımsal Faaliyetler haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Erkunt Traktör Egeli Çiftçilere Yeniden Merhaba Dedi Haber

Erkunt Traktör Egeli Çiftçilere Yeniden Merhaba Dedi

Türkiye tarımının ihtiyaçlarını çiftçilerle beraber çözümleyen Erkunt Traktör, 2026 tarım sezonuna, tüm tarımsal faaliyetler için hazır kıta durumundaki ürün ordusuyla birlikte İzmir’de düzenlenen 21’inci Agroexpo Uluslararası Tarım ve Hayvancılık Fuarı'nda merhaba dedi. Bölgeye özel meyvecilik ve bahçe tarımına odaklanan güçlü ürün gamını Türk çiftçisinin beğenisine sunan Erkunt Traktör, özellikle Ege Bölgesi başta olmak üzere; yoğun meyve üretimi yapılan bölgelerde doğru makine seçiminin verimlilik üzerindeki belirleyici rolüne dikkat çekiyor. Meyvecilikte manevra kabiliyeti, performans, yakıt verimliliği ve işletme maliyetlerinin her geçen gün daha kritik hale geldiğini vurgulayan Erkunt Traktör, traktör çözümlerini Hisarlar Tarım Makineleri’nin bahçe tarımına özel ekipmanlarıyla birlikte sunarak çiftçilere entegre, uyumlu ve yüksek verimli bir çalışma sistemi sağlıyor. ÇİFTÇİLERİN İHTİYAÇLARI ÖN PLANDA Meyvecilik ve bahçe tarımına yönelik çalışmaların merkezinde her zaman çiftçi geri bildirimlerinin yer aldığını belirten Erkunt Traktör CEO’su Tolga Saylan, fuarda Egeli çiftçilerle bir kez daha buluşmanın heyecanını yaşadıklarını söyledi. Meyvecilik ve bahçe tarımının her zamankinden daha fazla hassasiyet, doğru makine seçimi ve sürdürülebilir çözümler gerektirdiğini vurgulayan Saylan, “Biz Erkunt Traktör olarak bu alanı yalnızca bir ürün segmenti olarak değil, çiftçimizin geleceğini doğrudan etkileyen bir üretim alanı olarak görüyoruz. İzmir ve Ege Bölgesi gibi meyveciliğin yoğun, arazi yapısının ise farklılık gösterdiği bölgelerde doğru traktör seçiminin ne kadar kritik olduğunu görüyoruz. Bu bakış açısıyla geliştirdiğimiz Meyveci ve Kısmet Serisi traktörlerimiz, meyvecilik yapan üreticilerimizin sahadaki ihtiyaçlarına doğrudan cevap veriyor. Özellikle 65–95 beygir güç segmentindeki Meyveci modellerimiz; İzmir ve çevresinde yaygın olan bahçe yapıları için ideal çözümler sunuyor. Bahçe içinde yüksek manevra kabiliyeti sağlayan bu traktörler, ekipman kullanımında da üstün performans sunarken; yakıt tüketimi açısından sağladığı avantajlarla işletme maliyetlerinin düşürülmesine ciddi katkı sağlıyor. Bu güç seviyesi, meyvecilikte hem performansı hem de ekonomiyi birlikte düşünen üreticilerimiz için doğru bir denge noktası” diye konuştu. DOĞRU TRAKTÖR VE DOĞRU EKİPMAN Meyvecilikte verimliliğin yalnızca traktörle sınırlı olmadığını dile getiren Tolga Saylan şöyle devam etti: “Doğru sonuç, doğru traktörle, doğru ekipmanın uyum içinde çalışmasıyla mümkün oluyor. Bu noktada Hisarlar Tarım Makineleri ile sunduğumuz bahçe tarımına özel ekipmanlar sayesinde çiftçimiz, traktöründen ekipmanına kadar uyumlu, verimli ve güvenilir bir çalışma sistemine sahip oluyor. Biz çiftçimize tek bir ürün değil, baştan sona düşünülmüş bütüncül bir çözüm sunmayı önemsiyoruz. Bir diğer gurur kaynağımız ise ürün gamımızı Euro 5 normlarındaki traktörlerimizle donatmış olmamızdır. Tüm ürünlerimizde; daha çevreci, daha verimli ve daha ekonomik motor teknolojileriyle hem doğaya, hem de çiftçimizin bütçesine saygılı bir üretim anlayışını benimsiyoruz. Bu dönüşümü yalnızca bir zorunluluk olarak değil, tarımın geleceğine yapılan önemli bir yatırım olarak görüyoruz” MOTORLAR 5 YIL GARANTİ KAPSAMINDA Saylan sözlerine şöyle devam etti: “Elbette bu teknolojik gelişimin arkasında durmak ve çiftçimize gerçek anlamda güven vermek bizim için büyük önem taşıyor. Yerli üretim gücümüzle geliştirdiğimiz motorlarımıza sunduğumuz 5 yıl garanti, ürünümüze duyduğumuz güven ve çiftçimize gösterdiğimiz saygının en net göstergesidir. Uzun vadede bakım ve işletme maliyetlerini düşüren bu yaklaşım, özellikle meyvecilik yapan üreticilerimiz için ciddi bir tasarruf anlamına geliyor. Fuar İzmir’de, Kısmet Seri ve Meyveci Seri başta olmak üzere; tüm Türkiye tarımı için beğenilerine sunduğumuz traktör ve ekipman çözümlerini anlatıyoruz. Satış ve satış sonrası temsilcilerimiz ile birebir sohbet etmek isteyen tüm çiftçilerimizi de ağırlıyoruz. Herkese katılımlarından ötürü teşekkür ediyorum”

Sulak Alanların Tahribi Toplum Sağlığını Tehdit Ediyor! Haber

Sulak Alanların Tahribi Toplum Sağlığını Tehdit Ediyor!

Türk Veteriner Hekimleri Birliği Merkez Konseyi Başkanı Ali Eroğlu, 2 Şubat Dünya Sulak Alanlar Günü'ne ilişkin yazılı bir basın açıklaması yaptı. TVHB Başkanı Ali Eroğlu yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi; "Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafından 2 Şubat, 1971 yılında İran’ın Ramsar kentinde imzalanan Uluslararası Öneme Sahip Sulak Alanlar (Ramsar) Sözleşmesi’nin kabul edildiği güne atfen Dünya Sulak Alanlar Günü olarak ilan edilmiştir. Türkiye’nin de taraf olduğu sözleşmeyi 172 ülke imzalamıştır. Sulak alanlar; dünyamızın biyolojik çeşitliliğinin korunması, iklim dengesinin sürdürülebilirliği ve su kaynaklarının devamlılığı açısından hayati öneme sahip doğal ekosistemlerdir. Bu alanlar yalnızca çok sayıda canlı türü için yaşam alanı oluşturmakla kalmamakta; suyun doğal filtrasyonu, taşkınların dengelenmesi, karbon tutumu, mikroklimanın düzenlenmesi ve ekosistem sürekliliğinin sağlanması gibi yaşamsal işlevleri de yerine getirmektedir. Ancak son yıllarda hızlanan kentleşme, plansız arazi kullanımı, kontrolsüz tarımsal faaliyetler, endüstriyel kirlilik ve iklim değişikliğinin etkileri nedeniyle sulak alanlarımız ciddi baskı altındadır. Sulak alanların kirlenmesi ya da yok olması, yaban hayatındaki hassas dengeyi bozarak yabani türlerin insan ve evcil hayvanlarla temasını artırmakta; bu durum halk sağlığı açısından önemli biyolojik riskler doğurmaktadır. Özellikle göçmen kuşların mola alanı olan sulak alanların tahribi, Kuş Gribi, Batı Nil Virüsü ve benzeri zoonotik enfeksiyonların ortaya çıkma ve yayılma riskini artırmaktadır. Sulak alanlar aynı zamanda, çağımızın en önemli küresel tehditlerinden biri olan antimikrobiyal dirençle mücadelede “doğanın böbrekleri” işlevini görmektedir. Hayvansal ve tarımsal atıkların su kaynaklarına karışmasını engelleyen, patojen yükünü azaltan bu doğal filtrasyon sistemlerinin bozulması; dirençli mikroorganizmaların doğrudan çevreye ve gıda zincirine karışmasına zemin hazırlamaktadır. Sulak alanlar; hayvancılık, balıkçılık ve tarımsal üretim açısından stratejik öneme sahip olmasının yanı sıra, zoonotik hastalıkların izlenmesi, çevresel risklerin erken tespiti ve biyogüvenliğin sağlanması bakımından da kritik alanlardır. Bu ekosistemlerde meydana gelen bozulmalar, ekosistem dengesini zayıflatmakta ve toplum sağlığını tehdit eden yeni risk alanlarının oluşmasına neden olmaktadır. Veteriner hekimler; hayvan hastalıklarının kontrolü, yaban hayatının izlenmesi ve sulak alanlarda yaşayan canlıların sağlığının korunması süreçlerinde bilimsel ve kamusal sorumluluk üstlenmektedir. İnsan, hayvan ve çevre sağlığının ayrılmaz bir bütün olduğunu esas alan Tek Sağlık (One Health) yaklaşımı, sulak alanların korunmasında temel bir yol haritası niteliği taşımaktadır. Ülkemiz, uluslararası sözleşmeler kapsamında sulak alanların korunmasına yönelik önemli yükümlülükler üstlenmiş bulunmaktadır. Ancak mevcut tehditlerin boyutu dikkate alındığında; bu taahhütlerin sahaya etkin biçimde yansıtılması, koruma-kullanma dengesini esas alan, bilimsel temelli, şeffaf ve denetlenebilir politikaların kararlılıkla uygulanması gerekmektedir. Biyolojik çeşitliliğin korunması, ekosistem sağlığının sürekliliği ve doğal mirasımızın gelecek kuşaklara aktarılabilmesi için sulak alanların korunması zorunludur. Türk Veteriner Hekimleri Birliği olarak; ilgili kamu kurumlarını, yerel yönetimleri, meslek örgütlerini ve toplumu, sulak alanlarımızın korunması konusunda daha duyarlı olmaya ve somut adımlar atmaya davet ediyoruz. Kamuoyuna saygıyla duyurulur."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.