Hava Durumu

#Tarımsal Girdi

Kırsal Haber - Tarımsal Girdi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tarımsal Girdi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Gürer: "Çiftçinin Girdi Maliyeti Yüzde 54 Artarken Ürün Fiyatı Yerinde Sayıyor" Haber

Gürer: "Çiftçinin Girdi Maliyeti Yüzde 54 Artarken Ürün Fiyatı Yerinde Sayıyor"

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, 2025 ve 2026 yıllarındaki tarımsal ürün alım fiyatlarını motorin ve tarımsal girdi artışlarıyla karşılaştırdı. Gürer, “Çiftçiye maliyet artışı kadar fiyat verilmezse üretici üretimden kopar” dedi. CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, 2025 ve 2026 yıllarında açıklanan yaş çay, fındık, buğday, arpa , tarımsal girdi maliyetleri ve motorin fiyatlarındaki artışla karşılaştırdı. Gürer, ortaya çıkan tablonun üretici açısından ciddi bir gelir kaybına işaret ettiğini belirterek, “Çiftçinin maliyeti ile ürününe verilen fiyat arasındaki makas giderek açılıyor. Üretici daha pahalıya üretiyor ancak ürününü maliyet artışının gerisinde kalan fiyatlarla satmak zorunda kalıyor” dedi. 2025 yılının 1 Eylül tarihinde 54 lira olan motorinin 1 Eylül 2026 tarihinde 83 liraya yükseldiğine dikkat çeken Gürer, motorindeki bir yıllık artışın yüzde 53,7 olduğunu belirtti. Tarımsal Girdi Fiyat Endeksi'nin de on iki aylık ortalamalara göre yüzde 34,02 arttığını ifade eden Ömer Fethi Gürer, açıklanan ürün fiyatlarının birçok üründe bu artışların gerisinde kaldığını söyledi. Gürer, “Tarımda yalnızca ürünün fiyatına bakarak değerlendirme yapılamaz. Çiftçi o ürünü hangi maliyetle üretiyor, mazota ne kadar ödüyor, gübreye ne kadar ödüyor, ilaca, yeme, elektriğe ve sulamaya ne kadar para harcıyor? Bunlara bakmak gerekiyor. Açıklanan fiyatlar maliyetler dikkate alınarak değerlendirildiğinde üreticiyi memnun edecek ve üretimde tutacak bir seviyede değildir.Bölgeye göre değişen verimde gelir durumunu etkiliyor” diye konuştu. MOTORİN BİR YILDA 29 LİRA ARTTI CHP’li Ömer Fethi Gürer, tarımsal üretimde motorinin temel maliyet kalemlerinden biri olduğuna dikkat çekerek, “1 Eylül 2025 tarihinde motorinin litre fiyatı 54 liraydı. Bir yıl sonra, 1 Eylül 2026 tarihinde motorin 83 liraya çıktı. Motorinin litresinde bir yılda 29 liralık artış yaşandı. Bu, yüzde 53,7 oranında bir artış demektir” diye konuştu. Motorin fiyatlarındaki artışın tarımın her alanına yansıdığını belirten Gürer, “Çiftçi traktörünü motorinle çalıştırıyor. Tarlasını motorinle sürüyor. Hasadını biçerdöver yada toplama makinası ile motorinle yapıyor. Ürününü motorinle taşıyor. Sulama sistemlerinde enerji ve yakıt maliyetleri var. Ürünün tarladan pazara ulaşmasına kadar geçen sürecin her aşamasında motorin ve enerji maliyetleri bulunuyor. Motorine yüzde 53,7 zam gelirken çiftçinin ürününe bunun çok altında fiyat artışı verilirse üreticinin gelir kaybı kaçınılmaz olur.Ek birde nakliye gideri ile ürün fiyatı da katlıyor” dedi. TARIMSAL GİRDİLER TÜİKE GöRE YÜZDE 34,02 ARTARKEN ÇİFTÇİYE NE KADAR FİYAT VERİLDİ? CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Tarımsal Girdi Fiyat Endeksi'ndeki artışa da dikkat çekerek, “Tarımsal Girdi Fiyat Endeksi, on iki aylık ortalamalara göre yüzde 34,02 arttı. Bu, ortalama bir artış. Çiftçinin kullandığı her girdide aynı oranda artış yaşanmıyor. Bazı girdilerde çok daha yüksek artışlar söz konusu. Motorindeki yüzde 53,7'lik artış bunun en açık örneğidir.” Üretim maliyetlerinin her geçen gün ağırlaştığını ifade eden Gürer, “Çiftçi bugün tohumunu, gübresini, ilacını, mazotunu, yemini, suyunu, elektriğini daha pahalı alıyor. Sulama maliyeti artıyor, işçilik maliyeti artıyor, nakliye maliyeti artıyor. Ancak ürününü sattığında aldığı fiyat aynı hızla artmıyor. Sorunun özü burada. Çiftçinin gideri hızla yükselirken geliri aynı oranda yükselmiyor” dedi. Gürer, “Çiftçi üretim yaparken zarar ederse, o çiftçi bir süre sonra üretimden çekilir. Üreticiyi üretimde tutmanın yolu, maliyetini karşılayan ve emeğinin karşılığını veren bir fiyat politikası uygulamaktır” dedi. ARPADA ARTIŞ SADECE YÜZDE 15,9 Gürer, 2025 ve 2026 yılı arpa alım fiyatlarını karşılaştırarak, en dikkat çekici tablonun arpa üreticisinde ortaya çıktığını söyledi. 2025 yılında ton başına 11 bin lira olan arpa fiyatının 2026 yılında 12 bin 750 liraya olduğunu belirten Gürer, artışın 1.750 lira olduğunu ve artış oranının yalnızca yüzde 15,9'da kaldığını ifade etti. Gürer, “Arpada bir yılda fiyat artışı yüzde 15,9. Aynı dönemde Tarımsal Girdi Fiyat Endeksi yüzde 34,02 artıyor. Motorin yüzde 53,7 artıyor. Arpa üreticisine verilen fiyat artışı ise yüzde 15,9'da kalıyor. Bu tablo çiftçi ne yapsın” diye konuştu. Ömer Fethi Gürer, arpa fiyatının motorindeki artış oranında artırılması halinde ortaya çıkacak rakama da dikkat çekerek, “2025 yılında 11 bin lira olan arpa fiyatı, motorindeki yüzde 53,7'lik artış kadar artsaydı bugün yaklaşık 16 bin 900 lira olması gerekirdi. Ancak açıklanan fiyat 12 bin 750 lira. Arada ton başına yaklaşık 4 bin 150 liralık fark var.” BUĞDAYDA FİYAT ARTIŞI YÜZDE 22,2'DE KALDI CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, buğday fiyatlarındaki artışın da maliyetlerin gerisinde kaldığını söyledi. 2025 yılında makarnalık ve ekmeklik buğdayın ton fiyatının 13 bin 500 lira olduğunu belirten Gürer, 2026 yılında her iki buğday türü için fiyatın 16 bin 500 liraya olduğunu ifade etti. Gürer, “Çiftçi buğdayı üretirken 2025 yılının mazotunu kullanmıyor. 2026 yılının 83 liralık motorinini kullanıyor. 2025 yılının gübresini, ilacını ve diğer girdilerini kullanmıyor. Güncel fiyatlarla üretim yapıyor. O halde çiftçinin ürününe verilecek fiyatın da güncel maliyetleri karşılaması gerekiyor..Çünkü Yeni Ekim süreci gideri de güncel fiyatlar ile oluşacak “ dedi. Gürer, “13 bin 500 liralık buğday fiyatı motorindeki yüzde 53,7'lik artış kadar yükselmiş olsaydı, ton fiyatının yaklaşık 20 bin 750 liraya ulaşması gerekirdi. Açıklanan fiyat 16 bin 500 lira. Arada yaklaşık 4 bin 250 liralık bir fark var.Niğde kıraç alanda maliyet 20 lira kilo fiyatı geçiyor “ diye konuştu. FINDIKTA YÜZDE 27-28 ARTIŞ CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, fındık fiyatlarında da maliyet artışlarının altında bir artış gerçekleştiğini belirtti. 2025 yılında Giresun kalite fındığın kilogram fiyatının 200 lira olduğunu, 2026 yılında ise 255 liraya çıkarıldığını ifade eden Gürer, artışın 55 lira ve oranının yüzde 27,5 olduğunu söyledi. Levant kalite fındığın ise 2025 yılında 195 liradan 2026 yılında 250 liraya çıkarıldığını belirten Gürer, burada da 55 liralık artış yapıldığını ve artış oranının yüzde 28,2 olduğunu ifade etti. Gürer, “Giresun kalite fındıkta artış yüzde 27,5, Levant kalite fındıkta yüzde 28,2. Bu artışlar ilk bakışta yüksek görünebilir. Ancak maliyetlerle karşılaştırıldığında tablo değişiyor. Tarımsal girdiler yüzde 34,02, motorin yüzde 53,7 artmış durumda.” “Fındık üreticisi de bahçesine masrafsız girmiyor. Gübre kullanıyor, ilaç kullanıyor, işçi çalıştırıyor. Tarımsal üretimin bütün maliyetlerinden fındık üreticisi de etkileniyor.” Gürer, “2025 yılında 200 lira olan Giresun kalite fındık, motorindeki yüzde 53,7'lik artış kadar artırılmış olsaydı bugün yaklaşık 307 lira olması gerekirdi. Açıklanan fiyat 255 lira. Kilogram başına yaklaşık 52 liralık bir fark ortaya çıkıyor fındık üretici en az 370 Tl fiyat bekliyordu” dedi. “FİYAT ARTIŞI VAR AMA ÇİFTÇİNİN ALIM GÜCÜ YOK” Gürer, tarımda yalnızca fiyat artış oranlarına bakmanın yanıltıcı olacağını belirterek, çiftçinin satın alma gücünün dikkate alınması gerektiğini belirterek, “İktidar, ‘ürün fiyatını artırdık’ diyebilir. Ancak çiftçi açısından önemli olan fiyatın kaç lira arttığı değil, o fiyatla hangi girdiyi ne kadar alabildiğidir. Ürün fiyatı yüzde 20 artarken motorin yüzde 54 artıyorsa çiftçinin satın alma gücü düşüyor demektir. Bu nedenle tarımsal ürün fiyatlarını değerlendirirken nominal artışa değil, gerçek artışa bakmak gerekir. Çiftçinin cebine daha fazla para girmiş gibi görünebilir ancak o parayla daha az motorin, daha az gübre, daha az ilaç ve daha az üretim girdisi alabiliyorsa çiftçi gerçekte fakirleşiyor demektir” dedi. “ALIM FİYATI BELİRLENİRKEN MASA BAŞINDA DEĞİL, TARLADA HESAP YAPILMALI” Ömer Fethi Gürer, tarımsal ürün fiyatlarının belirlenme yönteminin değiştirilmesi gerektiğini belirtti. “Alım fiyatları masa başında belirlenmemelidir. Fiyat belirlenirken çiftçinin gerçek maliyeti dikkate alınmalıdır. Bir çiftçinin tarlasına gidip bir dekarda ne kadar mazot kullandığına, ne kadar gübre attığına, ne kadar tohum kullandığına, sulama için ne kadar ödeme yaptığına bakılmalıdır. Çiftçinin emeği de hesaplanmalıdır. Çiftçi ailesinin emeği de üretimin içindedir. Çiftçi yıl boyunca çalışıyor. Kuraklıkla mücadele ediyor, donla mücadele ediyor, hastalıkla mücadele ediyor. Sonra ürününü sattığında maliyetini dahi karşılayacak bir fiyat bulamıyorsa ortada bir tarım politikası öngörü ve planlama sorunu var” dedi.

Üretici Fiyatları Maliyet Artışına Yetişemiyor! Haber

Üretici Fiyatları Maliyet Artışına Yetişemiyor!

Antalya Ticaret Borsası (ATB) ve Antalya Tarım Konseyi (ATAK) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı Haziran 2026 Tarımsal Girdi Fiyat Endeksi’ni (Tarım-GFE) değerlendirdi. Çandır, Haziran’da Tarım-GFE’nin aylık yüzde -0,92 ile son 10 yılın en düşük Haziran verisi olduğunu, yıllık artışın ise yüzde 32,06 ile son 3 yılın altında kaldığını belirtti. Aylık değişimin 2015’ten bu yana Haziran ortalaması olan yüzde 2,14’ün, yıllık artışın ise son 10 yıl ortalaması olan yüzde 33,37’nin altında gerçekleştiğini kaydetti. GÜBRE MALİYETİ BİR YILDA YÜZDE 50’Yİ AŞTI Haziran ayı Tarım-GFE’nin ana gruplarını değerlendiren Başkan Çandır, Haziran’da tarımda kullanılan mal ve hizmetler endeksinin aylık yüzde -0,92 azaldığını, yıllık yüzde 20,47 arttığını; tarımsal yatırıma katkı sağlayan mal ve hizmetler endeksinin ise aylık yüzde 0,93, yıllık yüzde 21,49 yükseldiğini belirtti. Aylık değişimlerin tohumda yüzde -0,24, enerjide yüzde -2,61, gübrede yüzde -2,10, tarımsal ilaçta yüzde 1,23, veteriner hizmetlerinde yüzde -3,32, yemde yüzde -1,44 ve diğer kalemlerde yüzde 1,33 olduğunu kaydeden Çandır, yıllık artışların tohumda yüzde 31,44, enerjide yüzde 31,21, gübrede yüzde 50,99, tarımsal ilaçta yüzde 22,60, veteriner hizmetlerinde yüzde 26,51, yemde yüzde 31,86 ve diğer kalemlerde yüzde 34,40 olduğunu söyledi. Aylıkta en yüksek artış yüzde 1,33 ile diğer kalemlerde, yüzde 1,23 ile tarımsal ilaçta; en yüksek düşüş yüzde -3,32 ile veteriner hizmetlerinde ve yüzde -2,61 ile enerjide görüldü. Yıllıkta gübre yüzde 50,99 ile en yüksek, ilaç yüzde 22,60 ile en düşük artışı gösterdi. ÜRETİCİ FİYATLARI MALİYET ARTIŞINA YETİŞEMİYOR TÜİK tarafından Haziran ayı Tarım-ÜFE’nin aylık yüzde -9,02 olarak açıklandığını anımsatan Çandır, “Bu oran, 15 yıllık Haziran ayları ortalaması olan yüzde 1,68’in ciddi düzeyde altında kaldı. Aynı dönemde tarımsal girdi maliyetlerinin uzun yıllar ortalaması yüzde 2,14 oldu. Bu fark, üreticinin aylık bazda karşı karşıya kaldığı maliyet baskısını açıkça gösteriyor” dedi. Tarım-ÜFE’nin yıllık yüzde 9,55 olduğunu belirten Çandır, “15 yıllık Haziran ortalaması yüzde 27,20 iken tarımsal girdi maliyetlerinin aynı dönemdeki ortalaması yüzde 33,37 oldu. Bu tablo, üretici fiyatlarının uzun yıllar itibarıyla maliyet artışına yetişemediğini ortaya koyuyor” diye konuştu. TARIMA DAYALI SANAYİDE ENFLASYON DAHA YÜKSEK Yurt içi ve yurt dışı üretici enflasyonlarının tarımı dolaylı olarak etkilemeye devam ettiğini belirten Çandır, Haziran’da YD-ÜFE’nin aylık yüzde 0,46, yıllık yüzde 30,33 arttığını söyledi. Uzun yıllar ortalamalarının aylık yüzde 2,66 ve yıllık yüzde 27,43 olduğunu hatırlatan Çandır, aylık artışın ortalamanın altında, yıllık artışın ise üzerinde kaldığını kaydetti. Yİ-ÜFE’nin aylık yüzde 1,80, yıllık yüzde 28,09; üretici düzeyindeki gıda enflasyonunun ise aylık yüzde 0,88, yıllık yüzde 33,07 olduğunu belirten Çandır, “Bu tablo, Haziran ayında tarıma dayalı imalat sanayindeki enflasyonun tarımdan daha yüksek seyrettiğini gösteriyor” dedi. GIDA ENFLASYONU YÜZDE 35’İN ÜZERİNDE Haziran’da TÜFE’nin aylık yüzde 0,99, yıllık yüzde 32,11 arttığını belirten Çandır, bu oranların uzun yıllar ortalamaları olan aylık yüzde 0,73 ve yıllık yüzde 18,83’ün üzerinde seyrettiğini kaydetti. Gıda enflasyonunun aylık yüzde 0,16, yıllık yüzde 35,44 olduğunu belirten Çandır, işlenmemiş gıdada aylık yüzde -2,83, yıllık yüzde 33,19; yaş meyve ve sebzede ise aylık yüzde -10,22, yıllık yüzde 28,15 değişim gerçekleştiğini söyledi. KÜRESEL MALİYET BASKISI TARIMA YANSIYOR Emtia ticaretinde yaşanan aksamaların tarımsal üretim açısından önemli bir maliyet unsuru haline geldiğini belirten Çandır, şunları söyledi: “Özellikle enerji ve gübre piyasalarında küresel maliyet baskısı artmaktadır. Haziran ayında bazı girdi kalemlerinde gerileme yaşanması olumlu olmakla birlikte, enerji, doğal gaz, gübre ve lojistik maliyetlerindeki gelişmeler önümüzdeki dönem açısından yakından izlenmelidir. Önemli olan, Türkiye’nin bu maliyet artışlarında küresel ortalamanın neresinde kalacağıdır. Orta Doğu’daki çatışmalar, Hürmüz Boğazı’ndaki belirsizlikler, enerji fiyatlarındaki yükseliş ve Rusya-Ukrayna Savaşı kapsamında limanlara ve gemilere yönelik müdahaleler, önümüzdeki dönemde ilave tedbirlerin alınmasını zorunlu kılmaktadır. Üreticinin üretimden kopmaması için artan girdi maliyetlerine karşı doğrudan ve hedefli destekler hayata geçirilmelidir.”

TZOB Başkanı Bayraktar Açıkladı: Üretici ile Market Arasında Elma 5 Kat Farkla Satılıyor! Haber

TZOB Başkanı Bayraktar Açıkladı: Üretici ile Market Arasında Elma 5 Kat Farkla Satılıyor!

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Mayıs ayı üretici ve market fiyatlarındaki değişimler ile tarımsal girdi maliyetlerini mercek altına aldı. Mayıs ayında üretici ile market arasındaki fiyat makasının en fazla açıldığı ürünün elma olduğunu belirten Bayraktar, tarla ile raf arasındaki uçurumu çarpıcı rakamlarla gözler önüne serdi. Peki, Mayıs ayında fiyatı en çok artan ve düşen ürünler hangileri oldu? Gübre, yem ve mazot fiyatlarında son durum ne? İşte üreticinin ve tüketicinin merak ettiği tüm piyasa detayları... Elma Tarla ile Raf Arasında 4,9 Kat Değerlendi Mayıs ayında üretici ile market arasındaki fiyat farkının zirvesinde yüzde 388,5 oranı ile elma yer aldı. Elmadaki bu devasa farkı yüzde 278,6 ile havuç, yüzde 215,3 ile kabak, yüzde 206,5 ile fındık ve yüzde 195,7 ile marul takip etti. Rakamlar analiz edildiğinde; elma 4,9 kat, havuç 3,8 kat, kabak 3,2 kat, fındık 3,1 kat ve marul ise 3 kat fazlaya satıldı. Üreticide 18 lira 75 kuruş olan elma markette 91 lira 59 kuruşa, 15 lira olan havuç 56 lira 79 kuruşa, 410 lira olan fındık ise rafta tam 1256 liraya alıcı buldu. Ayın Zam Şampiyonu Kuru Soğan, En Çok Ucuzlayanı Sivri Biber ve Domates Mayıs ayında hem üreticide hem de markette fiyatı en fazla artan ortak ürün kuru soğan olarak kayıtlara geçti. Market Fiyatlarında Son Durum Markette incelenen 36 ürünün 22’sinde fiyat artışı, 13’ünde fiyat düşüşü görülürken 1 üründe fiyat değişmedi. Markette fiyatı en fazla artan ürün yüzde 44,7 ile kuru soğan olurken, bu artışı sırasıyla patates, limon, havuç ve yumurta izledi. Rafta fiyatı en çok düşen ürün ise yüzde 54,3 ile sivri biber oldu. Sivri biberi çilek, marul, domates ve yeşil soğan takip etti. Üretici Fiyatlarında Son Durum Üreticide ise 28 ürünün 9’unda fiyat artışı, 9’unda fiyat düşüşü yaşanırken 10 üründe fiyatlar sabit kaldı. Tarlada en çok fiyat artışı yüzde 77,2 ile kuru soğanda görülürken; patates, limon, havuç ve maydanoz zamlanan diğer ürünler oldu. Üreticide en çok fiyat düşüşü ise yüzde 54,7 ile domateste yaşandı. Domatesteki gerilemeyi kabak, sivri biber, salatalık ve patlıcan izledi. Fiyat Değişimlerinin Arkasındaki Nedenler Neler? TZOB Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, ürün bazlı yaşanan bu sert fiyat hareketlerinin gerekçelerini şu şekilde sıraladı: Kuru Soğan ve Patates: İç Anadolu Bölgesi'ndeki depolarda ürün kalmaması, Çukurova ve İzmir’de ise hasadın henüz yeni başlaması arzı düşürdü ve fiyatları tırmandırdı. Limon: Ürünlerin depolara girmesiyle birlikte ortaya çıkan depo maliyetleri fiyat artışına neden oldu. Havuç: Tarla ürünlerinin azalmasına bağlı olarak arz yetersizliği fiyatları yükseltti. Domates, Kabak ve Biber: Hava şartlarının iyi gitmesiyle birlikte ürün verimliliği arttı; tarladaki bu bolluk üretici fiyatlarının hızla düşmesini sağladı. Gübre ve Yem Fiyatlarında Yıllık Artış Korkuttu Üreticinin en büyük gider kalemlerini oluşturan tarımsal girdi fiyatlarındaki yıllık ve aylık değişimler de paylaşıldı. Gübre ve Yem Maliyetleri Mayıs ayında, bir önceki aya göre kompoze, DAP ve amonyum sülfat gübrelerinde yüzde 1'e yakın küçük artışlar görülürken, amonyum nitrat ve ÜRE gübresinde hafif düşüşler yaşandı. Ancak yıllık bazda bakıldığında son bir yılda amonyum sülfat gübresi yüzde 85,4, amonyum nitrat gübresi yüzde 82,2 ve ÜRE gübresi yüzde 70,8 oranında artış gösterdi. Hayvancılık sektörünü yakından ilgilendiren besi ve süt yemi fiyatları ise aylık yüzde 1,4 artarken, yıllık bazda besi yemi yüzde 35,4, süt yemi yüzde 32,9 oranında yükseldi. Enerji, İlaç ve Mazot Fiyatları Son bir yıllık dönemde elektrik fiyatları yüzde 25,1, tarım ilaçları ise yüzde 27,8 oranında arttı. Üreticinin en önemli girdilerinden biri olan mazot fiyatı ise Mayıs ayında, Nisan ayına göre aylık bazda yüzde 7,3 oranında düşüş gösterse de yıllık bazda yüzde 43,6'lık artış oranını korudu.

CHP'li Gürer: "Girdi Fiyat Artışı Tezgaha Zam Olarak Yansıyor" Haber

CHP'li Gürer: "Girdi Fiyat Artışı Tezgaha Zam Olarak Yansıyor"

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişler Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, TÜİK’in açıkladığı 2026 yılı Mart ayı Tarımsal Girdi Fiyat Endeksi (Tarım-GFE) verilerini değerlendirdi. Gürer, gübre başta olmak üzere temel girdilerdeki artışların tarımsal üretimi zorladığını söyledi. CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı 2026 yılı ile ilgili son Tarımsal Girdi Fiyat Endeksi verilerinin, tarımsal üretimde maliyet artışının sürdüğünü söyledi. MALİYETLER TIRMANDI CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Tarım-GFE’nin Mart ayında bir önceki aya göre yüzde 3,89 oranında artış gösterdiğine dikkat çekerek, "Çiftçinin girdi maliyetlerindeki yıllık artış yüzde 34,26’ya ulaştı. On iki aylık ortalamalara göre artış oranı ise yüzde 33,01 olarak gerçekleşti. Daha da vahimi, 2026 yılının henüz ilk üç ayında tarımsal girdi maliyetleri yüzde 11,25 oranında yükseldi. Endeks değeri ise Mart ayında 950,32 seviyesine çıktı. Bu rakamlar, çiftçinin üretim sürecinde kullandığı temel girdilerde önemli bir maliyet baskısıyla karşı karşıya kaldığının en somut kanıtıdır," dedi. ÜRETİM SEZONU ÖNCESİ GÜBRE: YILLIK %48,33 ARTIŞ! Mart ayında en dikkat çekici artışın gübre ve toprak geliştiriciler grubunda yaşandığını vurgulayan TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, “Gübre fiyatları yıllık bazda yüzde 48,33 oranında artarak tüm alt gruplar arasında en yüksek yükselişi gösterdi. Aylık bazda da en yüksek artış yine gübre ve toprak geliştiricilerde gerçekleşti ve artış oranı yüzde 9,69 oldu. Tam da üretim sezonu öncesinde, çiftçinin en temel ihtiyacı olan gübreye erişimi bu artışlarla daha da zor hale getirilmiştir. Gübre atılamayan toprakta verim düşer, “dedi. GÜNCEL FİYATLAR SÜREKLİ DEĞİŞİYOR CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Girdi artışlarında önemli yükseliş üretimi zorluyor. Özellikle toprağın dokusu ve verim artışı için gübre şart. Gübrede ise fiyat artışı durmuyor. 2020 yılında Amonyum Sülfat gübre tonu 1100 TL iken 2026 yılında tonu 20500 TL çıktı. Can gübre tonu 1150 TL iken 21000 TL, DAP gübre tonu 2020 yılında 2140 TL 2026 yılında tonu 40.000 TL gördü ve Üre Gübre 2020 yılında tonu 2140 TL iken 2026 yılında tonu 31.500 TL fiyatı çıktı. Özelleştirme ile gübre fabrikaları kamudan alındı. İthalata bağlı kimyasal gübre fiyatları artmasının doğrudan ürün fiyat artışına neden oluyor “dedi. "GEÇEN YIL DON VURDU, Girdi maliyetlerindeki artış çiftçinin değil, tüketicinin de sorunu diyen Ömer Fethi Gürer, “Bu yıl meyve ağaçlarına meyve tutumu iyi olması bekleniyor. Rekoltenin de yükseleceği tahmin ediliyor. Artan girdi fiyatları, önümüzdeki dönemde çarşıda, pazarda gıda fiyatlarına doğrudan yansıyacaktır. Geçen sene zirai don nedeniyle dalında ürün kalmadığı için meyve yiyemeyen vatandaş, bu sene de artan tarımsal girdilerin ürün fiyatlarına yansıması ile her ürünü dilediği kadar vatandaş tüketemeyebilir” dedi.

Çiftçi Girdi Maliyetleri Altında Eziliyor, Gıda Güvenliği Tehlikede! Haber

Çiftçi Girdi Maliyetleri Altında Eziliyor, Gıda Güvenliği Tehlikede!

CHP Manisa Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Bekir Başevirgen, TÜİK verilerine göre %32’ye ulaşan tarımsal girdi maliyetlerindeki artışın reel piyasada %60’ları bulduğunu belirterek; “İktidar çiftçiyi bu bataktan çıkarmak zorundadır; aksi takdirde gıda krizi kaçınılmazdır” uyarısında bulundu. ​TÜİK Verileri Gerçeğin Sadece Bir Kısmını Yansıtıyor ​TÜİK’in son yayınladığı Tarımsal Girdi Fiyat Endeksi raporunu değerlendiren Bekir Başevirgen, Şubat ayında yıllık artışın %31,55 olarak açıklandığını ancak bu rakamların sahadaki gerçeklikle örtüşmediğini ifade etti. Başevirgen, “TÜİK’e göre yıllık %31,55 olan maliyet artışı, çiftçimizin tarlasında ve ahırında reelde en az %50-60 seviyesindedir. İktidar, bu devasa yük altında üretim yapmaya çalışan çiftçimizi görmezden gelmektedir,” dedi. ​Veterinerlik, Yem ve Gübrede Fahiş Artış ​Üreticinin en temel ihtiyaç kalemlerindeki artış oranlarını tek tek sıralayan Başevirgen, tarımın sürdürülebilirliğini tehdit eden tabloyu şu verilerle ortaya koydu: ​Veterinerlik Harcamaları: %41,37 artış ​Yem Fiyatları: %37,70 artış ​Gübre Maliyetleri: %36,89 artış ​Tohum Fiyatları: %34,58 artış ​Başevirgen, “Üreticimizin besicilik yapması ya da mahsul alması için kullanması gereken tüm kalemlerdeki bu artış, artık göz ardı edilemez bir boyuta ulaşmıştır,” ifadelerini kullandı. ​Mazot Fiyatlarındaki Savaş Etkisi Henüz İstatistiklere Yansımadı ​Jeopolitik gerilimlerin (ABD-İsrail-İran) enerji maliyetlerine olan etkisinin henüz TÜİK raporlarına dahil edilmediğini hatırlatan Başevirgen, “Mazottaki son fiyat artışlarının yansımasıyla birlikte çok daha korkunç bir tabloyla karşı karşıya kalacağız. Mazot artışı, iğneden ipliğe her girdiyi tetikleyecek,” dedi. ​“Çiftçinin Borç Yükü 1 Trilyon 400 Milyar Liraya Ulaştı” ​Çiftçinin bir borç sarmalına girdiğini ve hasat sonrası bile borçlarını kapatamadığını vurgulayan Başevirgen, tarımdan kopuşun nedenlerini şöyle açıkladı: ​“Çiftçilerimizin banka ve finans kuruluşlarına olan borcu 1 trilyon 400 milyar lirayı buldu. Girdi maliyetini karşılamak için kredi çeken üretici, ürünü satınca borcunu ödeyemiyor ve tekrar borçlanıyor. Bu kısır döngü gençleri tarımdan uzaklaştırıyor, kırsal boşalıyor.” ​Gıda Güvenliği Bir Milli Güvenlik Meselesidir ​Gıdanın tüm ülkeler için artık bir milli güvenlik meselesi olduğunu hatırlatan Bekir Başevirgen, iktidara şu sözlerle çağrıda bulundu: “Türkiye’de çiftçi üretiyor ama kazanamıyor. İktidar gıda güvenliğimizi sağlamak, çiftçiyi üretime teşvik etmek ve gerekli destekleri derhal sağlamak zorundadır. Aksi takdirde, bugün ete hasret kalan vatandaşımız, yarın taneyle aldığı sebze ve meyveye de ulaşamayacak.”

CHP'li Gürer: "TÜİK Verileri İle Çiftçinin Yaşadığı Gerçekler Farklı" Haber

CHP'li Gürer: "TÜİK Verileri İle Çiftçinin Yaşadığı Gerçekler Farklı"

CHP Niğde Milletvekili ve Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, tarım sektöründeki maliyet artışlarını, hayvancılık verilerini ve çiftçinin yaşadığı ekonomik sorunları değerlendirdi. Gürer, özellikle Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan verilerin sahadaki gerçekleri yansıtmadığını belirterek, çiftçinin artan maliyetler nedeniyle icralık hale geldiğini söyledi. “TÜİK VERİLERİ ÇİFTÇİNİN HİSSETTİĞİ MALİYETİ YANSITMIYOR” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer TÜİK’in açıkladığı tarımsal girdi fiyat endeksini değerlendirdi. Gürer, “Türkiye İstatistik Kurumu aylık olarak çiftçinin maliyetlerindeki artış veya azalışı açıkladı. Tarım kesiminin tarımsal üretim yaparken kullandıkları tohum, gübre, ilaç, mazot, yem, elektrik gibi mal ve hizmetlerin fiyatlarındaki değişim gösteren tablo içerik olarak geneli kapsayan ama veri olarak çiftçinin hissettiğini yansıtmayan bir tablo oldu” dedi. TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, “2026 yılı Şubat ayında bir önce aya göre %3.10'luk artış, 2025 yılı Aralık ayına göre %7.8'lik artış, 2025 yılının aynı ayına göre 31.5'lik artış ve son 12 aylık ortalama artışa göre %33.4 artış TÜİK tarafından gerçekleştiği belirtildi. Dikkat çeken tarım ilaçları, gübre ve toprak geliştiricilerdeki artışın orana düşük yansımasıydı,” dedi. “VETERİNER HİZMETLERİ ARTIŞI YÜKSEK GÖSTERİLİYOR, BESİCİ YEMDEN ŞİKÂYETÇİ” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, verilerde veteriner hizmetlerindeki artışın dikkat çektiğini ancak sahada ise veteriner değil yem fiyat artışı konuşulduğunu söyledi. Gürer “Veteriner hizmetlerinin %41.37'lik artışı dikkat çekmekte. Son dönemlerde yapılan istatistiklerde bu bağlamda veteriner hizmetleri ile ilgili artış yüksek olarak ortalamaya yansımakta. Oysa alana gittiğimizde veteriner hizmetlerine yönelik hayvancılık yapanlardan ya da besicilerden böyle şikayetler almıyoruz. Genelde yem fiyatlarındaki artışı belirtiyorlar.” Dedi. Gürer, çiftçilerin özellikle yem fiyatlarından dert yandığını belirterek, “İthal yemlerin her ay düzenli bir artış gerçekleştiğini, 1 litre süt satarak 1,5 kilo yem alamadıklarını ifade etmektedirler.” Diye konuştu. “YEM FİYATLARINDAKİ ARTIŞ DÜŞÜK GÖSTERİLİYOR” Yem fiyatlarındaki artışın da TÜİK verileri için düşük kaldığını belirten CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Hayvan yemindeki artış ise %37.7 olarak gösteriliyor. Süt yemi, arpa, yonca, saman, silaj, pamuk tohumu küspesi, soya gibi yem fiyatlarının artışı dikkate alındığında yemdeki bu artış da düşük bir rakamı ifade ediyor,” diye konuştu. “PESTİSİT KULLANIMI BAZI BÖLGELERDE DÜNYA ORTALAMASININ ÇOK ÜSTÜNDE” Tarım ilaçları konusunda da değerlendirmelerde bulunan CHP’li Ömer Fethi Gürer, ortalama verilerin yanıltıcı olduğunu belirterek, “Örneğin tarım ilaçlarında pestisit kullanımında dünya ortalaması hektara 2.6 kg. Ülkemizde ise bakanlık bu verileri hektara 2.1 kilogram olarak açıklıyor. Rakam olarak söylenen doğru ama bir de işin öbür boyutu var. Ülkemizde 10 tane üretimi yüksek illeri aldığımızda bu veri 6.7–7 kilograma çıkıyor,” Akdeniz'de, Çukurova'da özellikle sebze üretimi yapılan bölgeleri dikkate aldığımızda bu kez hektara 9 kilo 9,5 kiloya kadar çıktığını görüyoruz. Yani dünya ortalaması 2.6'nın altında görünüp 2.3 kilogram hektara tarım zehir Türkiye'de kullanılıyor dersek genel ortalamaya doğru yansıtıyor. Ama üretim bölgelerini değerlendirmeye alırsak bu kere 9,5 kiloya hektara da çıkıyor ki bu dünya ortalamasının çok çok üzerinde.” “GÜBRE FİYATLARI KATLANDI” CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, gübre fiyatlarındaki artışın da düşük gösterildiğini ifade ederek, “Gübre ve toprak gelişiminde de %38.36'lık bir oran var ki bu oranın da çok çok üzerinde gübre fiyatları arttı. Üre gübre İran'da savaşın etkisiyle 30.000 Tl rakamını geçti ton fiyatı. DAP gübre 40.000'e Tl dayandı. Bu rakamları göz önünde bulundurursak gübrenin ihtiyaç olduğu dönemde kullanılanlar esas alınırsa bu oranın çok yüksek olduğu görülür,” şeklinde konuştu. “HAYVAN VARLIĞI ARTIŞI GERÇEKÇİ DEĞİL” Hayvancılık verilerine de değinen Ömer Fethi Gürer, açıklanan artışların sahadaki verilerle örtüşmediğini belirtti: “TÜİK'e Tarım ve Orman Bakanlığı büyükbaş hayvan verilerini ilettiğinde 2025 yılı için %4.3 oranında büyükbaş hayvan varlığımız arttığı görülüyor. 17.709.000 baş olarak da bu varlık açıklanıyor. Küçükbaşta da %5.4 oranında artışla 57.874.000 baş küçükbaş hayvanımız olduğu görülüyor.2025 yılında şap hastalığından dolayı rakamları bakanlık vermese de alanda yaptığımız gözlemlere göre 2 milyona yakın hayvan ya telef. Ya şartlı kesime gitti. Bunun yanı sıra Kurban Bayramında 1 milyona yakın büyükbaş hayvan kesildi. 2 milyona yakın da her yıl et tüketiminde hayvan kesiliyor. Bu durumda %4'lük artış çok iddialı bir rakam,” dedi. “TÜRKİYE KIRMIZI ETTE YÜZDE 93 YETERLİLİKTE AMA İTHALAT SÜRÜYOR” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Tarım ve Orman Bakanlığı'nın kırmızı et verilerini de değerlendirdi. Gürer, “Bakanlığa yazılı soru önergesi verdim. Bakanlık yanıtında Türkiye'nin et arzında %93'lük bir yeterliliği olduğunu belirtiyor. Kırmızı et arzında kendi kendine yeterince oranımız %93 oldukça yüksek bir seviyedir diyor. Yani %93'ü yüksek bir seviye olarak belirtiyor ve ithalat için %7'lik bir açığımız var diyor,”dedi ve buna rağmen ithalatın sürdüğünü de belirtti. “ÇİFTÇİ İCRALIK HALE GELDİ” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, çiftçilerin borç yüküne dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı: “Ülkemizde üretilen ürünler bağlamında yaşanan sorunlar çiftçiyi icralık ediyor. Çünkü çiftçi para kazanamıyor. Nisan ayında 6393 tarla, 64 traktör, 29 tarım makinesi icra yoluyla satışa çıkması çiftçinin yaşadığı enflasyonun esas somut göstergesi bunlar.” Gürer, çiftçilerin borç yükünün arttığını da ifade ederek, “1 trilyon 400 milyar bankalar ve finans kuruluşlarına kredi borcu olan çiftçi, piyasaya olan borçlarıyla 1 trilyon 500 milyar gibi cumhuriyet tarihinin en büyük borçlanmasını yaşıyor,” diye konuştu. “DÜŞÜK ALIM FİYATI ÇİFTÇİYİ ÜRETİMDEN KOPARIYOR” Açıklanan verilerin alım fiyatlarını da belirlenmesini etkilediğini söyleyen CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Girdiyi düşük gösterdiğiniz zaman alım fiyatları da ona göre düşük açıklanıyor. Çünkü kriter olarak TÜİK'in tarımsal girdilerle ilgili maliyetleri öne çıkıyor. Onun üzerinden alım fiyatı yapıldığında çiftçi gerçek bir alım fiyatı değerlendirmesiyle karşılaşılmıyor,” dedi. “Alım fiyatı taban fiyatı olmadığı için tüccar da çiftçinin borcunu dikkate alarak onu tarlasında, bahçesinde boğuyor. TMO ayağa gitmiyor. Tüccar gidiyor. Borçlu olan çiftçi de ürününü başa baş noktasında ya da altında fiyatta tüccara satmak zorunda kalıyor,” dedi. CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, hesaplamaların önemine ve bölgesel olarak değerlendirilmesinin önemine değinerek, “Mayıs ayında Çukurova'da buğday hasadı başlayacak. Kuru tarımda 140 kilo alınırken sulu tarımda 600 kiloya kadar buğday alınabiliyor. Bu farklılık dikkate alınmadan yapılan hesaplamalar doğru sonuç vermez,” şeklinde konuştu. “ÇİFTÇİ SAYISI AZALIYOR” CHP’li Ömer Fethi Gürer, tarımsal üretimde yaşanan sorunlarla ilgili düzenlediği basın toplantısını şu sözlerle tamamladı: “Yalnızca tarımsal üretim girdi maliyetleri üzerinden genele bakarsak çiftçinin yaşadığı sorunlar artar. Düşük alım fiyatı topraktan çiftçiyi uzaklaştırır. 2 milyon 300 bin civarında çiftçimiz kalmışken yapılması gereken çiftçinin gerçek maliyeti üzerine hesaplama yapmaktır. TÜİK verileri kıstas alınarak değil çiftçinin gerçek maliyeti üzerinden fiyatlandırma yapılması ihtiyaçtır.”

Tarımsal Girdi Maliyetlerinde Yıllık Artış %31,55 Oldu Haber

Tarımsal Girdi Maliyetlerinde Yıllık Artış %31,55 Oldu

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan Şubat 2026 verilerine göre, Tarımsal Girdi Fiyat Endeksi (Tarım-GFE) yükselişini sürdürüyor. Aylık bazda %3,10 artış gösteren endeks, yıllık bazda %31,55 seviyesine ulaşarak tarımsal üretim maliyetlerindeki baskıyı gözler önüne serdi. Tarımsal Girdi Fiyatlarında Yükseliş Trendi Sürüyor 2020=100 temel yılı baz alınarak hesaplanan Tarım-GFE, 2026 yılının Şubat ayında bir önceki aya göre %3,10 oranında arttı. Yılın ilk iki ayındaki kümülatif artış, bir önceki yılın Aralık ayına göre %7,08 olarak gerçekleşirken; on iki aylık ortalamalar dikkate alındığında ise artış oranı %32,64 oldu. Bu veriler, tarımsal girdi maliyetlerinin üretici üzerindeki yükünün istikrarlı bir şekilde arttığını gösteriyor. Ana Gruplarda Yatırım ve Kullanım Maliyetleri Arttı Şubat ayı verileri ana gruplar bazında incelendiğinde, tarımsal faaliyetlerin sürdürülebilirliği için kritik öneme sahip iki grupta da yükseliş gözlendi: Tarımda kullanılan mal ve hizmetler endeksi, bir önceki aya göre %2,96, geçen yılın aynı ayına göre ise %32,81 artış gösterdi. Tarımsal yatırıma katkı sağlayan mal ve hizmetler endeksi ise aylık bazda %3,94 artarken, yıllık artış oranı %24,31 seviyesinde kaldı. Yıllık En Yüksek Artış Veteriner Harcamalarında Alt gruplar bazında yapılan analizde, üreticinin bütçesini en çok zorlayan kalemler netleşti. Bir önceki yılın aynı ayına göre en yüksek artış, %41,37 ile veteriner harcamaları grubunda yaşandı. Bu grubu sırasıyla şu kalemler takip etti: Hayvan yemi: %37,70 Gübre ve toprak geliştiriciler: %36,89 Tohum ve dikim materyali: %34,58 Öte yandan, yıllık bazda en düşük artış gösteren alt grup ise %18,33 ile tarımsal ilaçlar oldu. Aylık Bazda Malzeme Fiyatları Zirvede Şubat ayı içerisinde gerçekleşen maliyet değişimlerine bakıldığında, bir önceki aya göre en fazla artış gösteren grup %4,31 ile malzemeler oldu. Aylık bazda dikkat çeken diğer artışlar ise hayvan yeminde %3,73 ve tohum/dikim materyalinde %3,50 olarak kaydedildi. Veteriner harcamaları ise aylık bazda %0,25 ile en düşük değişim gösteren grup olarak dikkat çekti. Tarımsal Üretim Maliyetleri Endeksi Rekora Koşuyor Şubat 2026 itibarıyla Tarım-GFE genel endeksi 914,70 puana ulaştı. Özellikle tarımsal yatırıma katkı sağlayan mal ve hizmetler endeksinin 1154,13 puana yükselmesi, çiftçilerin yeni yatırım ve modernizasyon süreçlerinde daha yüksek maliyetlerle karşılaştığını kanıtlıyor.

Ömer Fethi Gürer’den TBMM’de Sert Eleştiri: “Elektrik, Mazot ve Gübre Zamları Çiftçiyi Bitiriyor” Haber

Ömer Fethi Gürer’den TBMM’de Sert Eleştiri: “Elektrik, Mazot ve Gübre Zamları Çiftçiyi Bitiriyor”

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada tarımsal girdi maliyetlerindeki fahiş artışlara ve TÜİK verilerine tepki gösterdi. Gürer, "Elektriğe %25 zam geldi, gübre fiyatları bir haftada 2 bin lira arttı. Bu tablo çiftçiyi yok ediyor" dedi. ​Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Meclis kürsüsünden ekonomik tabloya ve artan maliyetlere dair çarpıcı açıklamalarda bulundu. İktidarın ekonomi politikalarının dar gelirliyi, emekliyi ve üreticiyi mağdur ettiğini belirten Gürer, Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı verilerin gerçek yaşamla bağdaşmadığını vurguladı. ​Girdi Maliyetleri Katlanıyor: Gübre ve Elektriğe Dev Zam ​Konuşmasında özellikle tarım sektöründeki maliyet artışlarına dikkat çeken Ömer Fethi Gürer, üretim yapmanın her geçen gün zorlaştığını ifade etti. Gürer, son dönemdeki fiyat hareketlerini şu sözlerle özetledi: ​Elektrikte %25 Artış: Tarımsal sulama ve üretimde kullanılan elektriğe gelen %25'lik zam, maliyet yükünü artırdı. ​Gübrede Haftalık Şok: Gübre fiyatlarının sadece bir haftalık süreçte 1.500 TL ile 2.000 TL arasında bir artış gösterdiğini belirtti. ​Düşük Alım Fiyatı: Girdi maliyetleri hızla yükselirken, hükümetin açıkladığı düşük alım fiyatlarının çiftçiyi üretimden kopardığını vurguladı. ​"TÜİK Verileri Emekli ve Asgari Ücretlinin Cebinden Çalıyor" ​TÜİK’in şeffaflığına yönelik eleştirilerini sürdüren Gürer, kurumun açıkladığı enflasyon rakamlarının maaş zamlarını baskılamak için düşük tutulduğunu iddia etti. Gürer, şunları söyledi: ​"Türkiye'de enflasyonun kağıt üzerinde düşürüldüğü dönemler, tam da emekli ve asgari ücretlinin maaşlarının belirlendiği dönemlere denk getiriliyor. Bu sistemle dar gelirlinin hakkı gasbediliyor. TÜİK, mahkemelerin istediği verileri bile sunamıyor çünkü talimatla hareket ediyor." ​50 Milyon İnsan Yoksullaştırıldı ​Ülkedeki yoksullaşma sürecinde TÜİK’in payı olduğunu savunan Gürer, "50 milyonun üzerinde insan ekonomik anlamda yoksullaştırıldı. Sorunu doğru saptamazsanız çözemezsiniz. TÜİK’in enflasyon verileri acilen araştırılmalıdır" çağrısında bulundu. ​Pestisit Örneğiyle "Ortalama" Eleştirisi ​İstatistiksel oyunlara dair tarımdan bir örnek veren Gürer, pestisit (tarım ilacı) kullanım verilerinin nasıl manipüle edilebileceğini anlattı: "Eğer sadece 10 ilin ortalamasını alırsanız pestisit oranı %9 çıkar, tüm Türkiye’yi alırsanız %2’ye düşer. Sonra da 'Sorun yok' dersiniz. Önemli olan sorunu doğru saptamaktır." ​Gürer, yanlış saptamaların ve düşük açıklanan alım fiyatlarının sadece çiftçiyi değil, memuru ve işçiyi de sefalete sürüklediğinin altını çizerek konuşmasını tamamladı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.