Hava Durumu

#Tarla

Kırsal Haber - Tarla haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tarla haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

CHP'li Gürer: ''Domates Üreticisi Ürününden Para Kazanamıyor'' Haber

CHP'li Gürer: ''Domates Üreticisi Ürününden Para Kazanamıyor''

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyon Üyesi Ömer Fethi Gürer, Yıllara göre değişse de ülkede yıllık ortalama 14 milyon ton domates üretildiğini ve önemli miktarda domates ve salça ihraç edildiğini belirterek, artan girdi maliyetleri nedeniyle üreticinin ürününü değerinde satamadığını söyledi. Domates üretiminde bölgesel planlamaya ihtiyaç olduğunu belirten Ömer Fethi Gürer, “Üreticilerle konuştuğumuzda diyorlar ki, girdi maliyeti düşük olsun, biz domatesi daha uygun fiyatta verelim. Ama ürettiğimiz fiyata satamadığımız zaman bu işi yapmak istemiyoruz” dedi. Domates Üreticisi Ürününden Para Kazanamıyor CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Bu yıl yine domates üreticisi ürettiği üründen para kazanamadığını söyleyerek dert yanıyor. 14 milyon ton ortalama ülkemizde domates yetişiyor. Önemli ölçüde de ürün ve salça ya da kurutularak ihraç ediliyor” dedi. Gürer, “Bölgelere göre domatesle ilgili giderler farklılaşıyor. Özellikle sudaki gider, su olmayan bölgelere göre daha fazla ek maliyet yaratıyor” ifadelerini kullandı. CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, işçilik maliyetlerinin de üretici üzerindeki yükü artırdığını belirterek, “İşçilik maliyeti günlük 1200 lira yevmiyesine kadar yükselmiş durumda. İlacı, gübresi, tohumu, sulama suyu ve diğer giderlerle maliyet artıyor. Domates üreticisi bu yıl ürünün değer bulmasını bekledi ama değer bulmadı” diye konuştu. DOMATES FİYATI BÖLGELERE GÖRE DEĞİŞİYOR CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, domatesin farklı illerde 3 ila 8 lira arasında değişen fiyatlarla satıldığını belirterek, “3 lira ile 8 lira aralığında farklı illerde domatesin fiyatı oluşuyor. Çünkü üretim alanı daha geniş olan yerde domatesin fiyatı daha düşük. Bazı bölgelerde 8 liraya kadar toptan satışlar gerçekleşiyor” dedi. Ömer Fethi Gürer, “Doğal olarak girdi maliyetlerindeki artış üreticiyi zorluyor” diyerek, üreticinin yüksek maliyetler nedeniyle ürününü değerinde satamadığını ifade etti. “GİRDİ MALİYETİ DÜŞÜK OLSUN, DOMATESİ DAHA UYGUN FİYATA VERELİM” CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, üreticilerle yaptığı görüşmelerde çiftçilerin girdi maliyetlerinin düşürülmesini istediğini belirterek, “Üreticilerle konuştuğumuzda diyorlar ki girdi maliyeti düşük olsun biz domatesi daha uygun fiyatta verelim. Ama ürettiğimiz fiyata satamadığımız zaman bu işi yapmak istemiyoruz” dedi. Gürer, Türkiye’de domates üretiminde uzun yıllardır benzer sorunların yaşandığını belirterek, “Ülkemizde son 25 yıl içinde domateste birden fazla sorun yaşandı. Bununla ilgili de bir planlamaya ihtiyaç var” diye konuştu. “DOMATESİN GİRMEDİĞİ HEMEN HEMEN YEMEK DAHİ YOK” CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, domatesin çok geniş bir kullanım alanına sahip olduğunu belirterek, “Salçalık domates, kurutmalık domates, turşuluk domates gibi domatesin girmediği hemen hemen yemek dahi yok” dedi. Gürer, domatesin yanı sıra patates ve soğan gibi temel tarım ürünlerinde de planlamanın şart olduğunu vurgulayarak, “Onun için domateste olsun, patateste, soğanda olsun, Tarım ve Orman Bakanlığı bölgesel olarak bu işi düzenli planlamalı ve üretici ürettiği üründen zarar etmemeli. Girdi maliyetleri makul bir noktaya çekilmeli ve üreticiden tüketiciye giden ürünün kat kat fiyat artmasının önüne geçilmeli” dedi. TARLADA ÜRETİCİ KAZANAMIYOR, RAFTA TÜKETİCİ ZORLANIYOR Ömer Fethi Gürer, “tarlada üreten para kazanamıyor. Rafta da giden ürünü alırken zorlanıyor” diyerek üretici ile tüketici arasındaki fiyat farkına dikkat çekti. Ömer Fethi Gürer, özellikle emeklilerin, asgari ücretlilerin ve dar gelirli yurttaşların sebze ve meyveye erişimde sorun yaşadığını belirterek, “Özellikle emekli, asgari ücretli dar gelirliler sebzeye, meyveye ulaşımda sıkıntı çekiyorlar. Çünkü burada 8 liraya satılan domatesi 60 liradan 70 liradan rafta almak durumunda kalıyorlar. Bu sistemin sorunu. Sistem doğru planlanırsa bu sorunlar aşılır” ifadelerini kullandı. İHRACATTAKİ KISITLAMALAR ÜRETİCİYİ DE ETKİLİYOR CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, domates ve salça ihracatında yaşanan gelişmelerin üretim sürecini etkilediğini belirterek, “İhracatta da yurt dışına salça gönderilirken orada kısıtlama getirilip fabrikadaki salça stokta kalmasına yol açılırsa öyle olunca da fabrika gidip domatesi ikinci yıl alırken nazlanıyor. Bunların doğru planlaması, üreticiye destek verilmesi, girdi maliyetlerinin düşürülmesi için çalışma yapılması esas olmalıdır” diye konuştu. Ömer Fethi Gürer, domatesin farklı şekillerde değerlendirilerek katma değerinin artırılabileceğini ifade ederek, “Ne yapılır? Kurutulur, salça yapılır. Bunun yanı sıra turşusu yapılır. Yani farklı alanlarda domatesten yararlanabilir” diye konuştu. SÖZLEŞMELİ ÜRETİMDE ÜRETİCİ SORUN YAŞIYOR CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, son yıllarda domates üretiminde sorunların devam ettiğini belirterek, “Oysa ülkemizde son yıllarda domateste de sorun var. Yurt dışına önemli ihracat yapıyoruz. Salça ihracatı, domates ihracatı gerçekleştiriyoruz. Ancak uygulanan yanlış politikalar bu bağlamda da çiftçiyi sorumlu kılıyor. Bazı bölgelerde domates sözleşmeli ürün olarak yetiştiriliyor. Fabrikalar ürün çok olunca üreticiyi boğuyorlar. Böyle olunca sıkıntı oluyor” ifadelerini kullandı. “ÜRÜNLERİMİZ TARLADA KALMASIN” CHP’li Gürer, Anadolu’nun birçok bölgesinde domatesin salçaya dönüştürüldüğünü belirterek, “Anadolu'nun çoğu yerinde salça şu anda kaynatılıyor. Yurttaşlarımız pazar yerlerinden aldıkları domatesleri ya da yetiştirdikleri ürünleri salçaya çevirerek 6-7 ay boyunca bundan fayda sağlıyorlar” dedi. Ömer Fethi Gürer, domatesin işlenmiş ve kurutulmuş ürünlere dönüştürülmesinin önemine dikkat çekerek, “Önemli olan işlenmiş ve kurutulmuş ürüne dönüştürülerek daha fazla fayda sağlayacağımız ürünlerimiz tarlada kalmasın” diye konuştu. “DOMATES ÇİFTÇİSİNİN BİR YILLIK EMEĞİ BOŞA GİTMEMELİ” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, üreticinin bir yıllık emeğinin karşılığını alamamasının önüne geçilmesi gerektiğini belirterek, “Domates çiftçisi para kazanamadığını söylüyor. O domates çiftçisinin bir yıllık emeği boşa gitmemeli. Bu anlamda daha çok tesis, daha çok üretim, daha çok ihracat ve ihracat yapılırken de uygulamalarda sorun olmayacak düzenlemelere gidilmelidir. Domates üreticisinin bu yıl yaşadığı sorun daha önceki dönemlerde de tekrarlanmıştır. Artık planlı bir tarım politikasıyla bu sorunların önüne geçilmesi gerekir” ifadelerini kullandı.

TMO, TÜRİB Üzerinden Buğday Satışına Başlıyor Haber

TMO, TÜRİB Üzerinden Buğday Satışına Başlıyor

Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO), 2026 dönemi ürün alımlarında sona yaklaşırken lisanslı depolarda bulunan buğday stoklarını 1 Eylül 2026 itibarıyla Türkiye Ürün İhtisas Borsası (TÜRİB) üzerinden satışa sunacak. Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO), buğday piyasasına yönelik yeni satış kararını kamuoyuyla paylaştı. Kurum tarafından yapılan açıklamaya göre, lisanslı depolarda muhafaza edilen TMO stoklarındaki buğdaylar, 1 Eylül 2026 tarihinden itibaren TÜRİB üzerinden satışa sunulacak. Buğday satışları 1 Eylül'de başlayacak TMO, 2026 dönemi ürün alımlarında büyük ölçüde sona gelirken, alım sürecini tamamlamak üzere olduğunu bildirdi. Kurum, yurt içi ve yurt dışındaki piyasa gelişmelerini yakından takip ettiğini belirtti. Piyasa ihtiyaçları ve bölgesel gelişmeler doğrultusunda satışların, hasadın tamamlandığı ve TMO'ya ürün arzının sona erdiği bölgelerden başlamak üzere gerçekleştirilmesi planlanıyor. Satış miktarı günlük olarak belirlenecek TMO tarafından yapılan açıklamada, buğday satışlarının piyasa koşulları dikkate alınarak günlük olarak belirlenecek miktarlarda gerçekleştirileceği belirtildi. Bu kapsamda lisanslı depolarda muhafaza edilen TMO stokları, 1 Eylül 2026 tarihinden itibaren kişi ve kuruluş ayrımı yapılmaksızın TÜRİB üzerinden serbest satışa sunulacak. TMO piyasadaki düzenleyici rolünü sürdürecek TMO, buğday satışlarıyla birlikte piyasadaki ihtiyaçlara zamanında cevap vermeye yönelik etkin düzenleyici rolünü sürdüreceğini açıkladı.

Dalındaki Olgunlaşmamış Yeşil Domatesler İcradan Satışa Çıkarıldı! Haber

Dalındaki Olgunlaşmamış Yeşil Domatesler İcradan Satışa Çıkarıldı!

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, Antalya’nın Serik ilçesinde yaşanan skandal bir haciz olayına sert tepki gösterdi. Bir üreticinin henüz dalında olgunlaşmamış, yeşil haldeki domateslerinin icradan satışa çıkarılmasının tarım sektörünün geldiği vahim tabloyu gözler önüne serdiğini belirtti. ​"Güvercin Hacizlerinden Sonra Şimdi de Dalındaki Domates İcralık" ​Türkiye’deki ekonomik krizin ve borç yükünün vatandaşları çıkmaza sürüklediğini vurgulayan CHP’li Gürer, daha önce Yozgat’ın Yerköy ilçesinde borcu nedeniyle evindeki güvercinleri haczedilen vatandaşı hatırlattı. Gürer, haciz memurlarının şimdi de seralara girerek hasat edilmemiş ürünlere el koyduğunu ifade ederek şunları söyledi: ​‘’Daha önce farklı bir ilde borcu nedeniyle güvercinlerin dahi haczedildiği bir ülkede şimdi de çiftçinin dalındaki yeşil domatesi icralık oluyor. Bu tablo, iktidarın uyguladığı yanlış tarım politikalarının acı bir özetidir.’’ ​Tarım sektörünün bankalara ve finans kuruluşlarına 1 trilyon 439 milyar lirayı aşan borçla tarihin en büyük borçlanma sürecini yaşadığını belirten Gürer; artan girdi maliyetleri ve ürünlerin hak ettiği değeri bulamaması nedeniyle üreticilerin borçlarını ödeyemez hâle geldiğini kaydetti. ​Serik’te 36 Ton Yeşil Domatese Haciz Tespiti ​Antalya’nın Serik ilçesinde 4,5 dekarlık serada üretim yapan bir çiftçinin karşılaştığı durumun bilirkişi raporlarına yansıdığını belirten Gürer, yaşanan süreci şu sözlerle aktardı: ​Üretici şubat ayından bu yana gübre, ilaç, su ve mazot maliyetleriyle serasına gözü gibi baktı. ​Tarlada henüz tek bir domates bile toplanmadan, ürün büyüme ve olgunlaşma aşamasındayken icra tespiti yapıldı. ​Henüz toplanmamış 36 ton yeşil domatese el konulması, ürünün hak ettiği değerle satılmasının da önüne geçiyor. ​"Çözüm İcra Değil, Üreticiye Destektir" ​Gübre, yem, su, mazot, elektrik ve ilaç fiyatlarının katlanarak arttığını; çiftçinin don, sel, kuraklık gibi iklim risklerinin yanı sıra günlük fiyat dalgalanmalarıyla boğuştuğunu belirten Ömer Fethi Gürer, iktidara şu çağrıda bulundu: ​Tarım Kredileri: Tarımsal kredi borçlarının faizleri derhâl silinmeli, anapara makul bir vadeye yayılmalıdır. ​Acil Destek: Üreticiye icra memuru değil, ek kredi desteği ve teşvik sağlanmalıdır. ​İtibar ve Emeğin Korunması: Çiftçiyi toprağa küstüren, seradaki yeşil domatese kadar haciz getiren uygulamalardan vazgeçilmelidir. ​Gürer, "Alıcı gelip ürünü tarladan toplayacakmış! Peki, aylarca o seraya emek veren çiftçimiz ne olacak?" diyerek tarım kesiminin acil önlemlere ihtiyacının altını çizdi.

Gürer: ''Savaş Tarımda Girdi Maliyetlerini Patlattı'' Haber

Gürer: ''Savaş Tarımda Girdi Maliyetlerini Patlattı''

CHP Niğde Milletvekili ve Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde düzenlediği basın toplantısında savaşın tarım sektörüne yansıyan etkilerini, gübre ve yem fiyatlarındaki sert artışı ve üreticinin karşı karşıya kaldığı ekonomik sorunları kapsamlı verilerle değerlendirdi. Gürer, tarımsal üretimde girdi maliyetlerinin kontrol altına alınmaması durumunda hem üreticinin hem de tüketicinin çok daha büyük sorunlarla karşı karşıya kalacağını vurguladı. “GÜBRE VE YEM FİYATLARI SON HAFTALARDA HIZLA ARTTI” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, savaşın tarım sektörüne doğrudan etki ettiğini belirterek, “Savaşın bölgemize olumsuz yansımaları tarım kesiminde şiddetle hissedilir hâle geldi. Özellikle gübre ve yem fiyatları son haftalarda önemli ölçüde arttı. Gübrede güncel fiyatlara bakıldığında amonyum sülfatın ton fiyatı 15 bin 750 lirayı gördü. Üre gübre 30 bin lira seviyesinde ancak satışı yok, piyasada kapalı durumda,” dedi. Üre gübrenin üretimde kritik bir öneme sahip olduğunu vurgulayan Gürer, “Üre gübre taban ve üst gübresi olarak kullanılan ve neredeyse tamamı ithal olan bir gübre. Özellikle İran’dan ticari anlamda gübre gelişi yoğun olduğundan bu süreçte onun da fiyatı arttı,” diye konuştu. CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Türkiye’de üretilen DAP gübresinde de ciddi artış yaşandığını ifade ederek, “DAP gübre ise ülkemizde Mazıdağı fosfat madenlerinden elde edilen bir gübre ve 37 bin liraya çıkmış durumda. Son dönemdeki fiyat artışı neredeyse geçen yılın toplam artışını geçmiş durumda” dedi. “STOK VAR DENİYOR AMA ÇİFTÇİ GÜBRE BULAMIYOR” AKP İktidarının stokların yeterli olduğu yönündeki açıklamalarını da değerlendiren CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, sahadaki durumun farklı olduğunu söyledi. Gürer, “Bakanlar bu konuda açıklamalar yapıyor, önlemlerin alındığını ve stokların yeterli olduğunu söylüyorlar. Ancak gübreyi almaya gittiğinizde ya gübre bulunamıyor ya da fiyatı katlanmış durumda,” dedi. İRAN’DAN YEM VE GÜBRE İTHALATI CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Türkiye’nin İran ile olan tarımsal girdi ticaretine ilişkin verileri de paylaştı. Buna göre 2025 yılında İran’dan iki farklı yem grubunda ithalat yapıldığını belirten Gürer, “Hayvan gıdası olarak kullanılan diğer bitkisel maddeler, bitkisel döküntü, artık ve yan ürünler kapsamında 2 bin 883 ton ürün ithal edildi ve bunun karşılığında 223 bin 667 dolar ödeme yapıldı. Aynı yıl 6 bin 876 ton farklı yem ürünü ithal edildi ve bunun için 12 milyon 415 bin 151 dolar İran’a ödeme yapıldı,” şeklinde konuştu. Gübre ithalatına ilişkin verileri de paylaşan Gürer, “2025 yılında İran’dan 6 milyon 114 bin 98 dolar değerinde azotlu ve kimyasal gübre ithalatı yapıldı. 2026 yılında ise ilk dönemde 428 bin 255 dolar tutarında ithalat gerçekleştirildi. Bu veriler İran’ın hem yem hem gübre konusunda Türkiye’nin ithalat yaptığı ülkelerden biri olduğunu gösteriyor,” dedi. “TÜRKİYE KENDİ KENDİNE YETERLİ OLMAK ZORUNDA” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, savaşın tarımda dışa bağımlılığın risklerini açık şekilde ortaya koyduğunu belirterek, “Gübre fabrikaları ve yem fabrikaları özelleştirilirken, 24 yıllık iktidar döneminde Türkiye’nin kendi kendine yeter hâle getirilmesi gerektiğini defalarca dile getirdik. Pandemiden ders çıkarılmadı, kuraklık ve don da ders alınması için yeterli olmadı,” diye konuştu. Gürer sözlerini şöyle sürdürdü: “Savaş ise girdi maliyetlerini artıran ürünlerin fiyatındaki artışla birlikte Türkiye’nin kendi kendine yeterli olmasının ne kadar gerekli olduğunu bir kez daha gösterdi.” “YANLIŞ TARIM POLİTİKALARI RAF FİYATLARINI DA ARTIRIYOR” Tarım politikalarındaki eksikliklerin sadece üreticiyi değil tüketiciyi de etkilediğini belirten CHP’li Ömer Fethi Gürer, “Tarım politikalarındaki yanlışlar ve uygulamadaki eksiklikler raftaki ürünlerin fiyatının artmasına yol açıyor. Böylece fiyatlar yükseliyor ve vatandaş her gıdaya erişemiyor. Geçtiğimiz yıl Türkiye, 2002 yılının da altında hububat ve bakliyat üreten bir ülke konumuna geldi,” dedi. Girdi maliyetlerindeki artışın üretimi doğrudan etkileyeceğini belirten Gürer, “Girdi maliyetlerindeki bu artış yeterli gübrenin kullanılmasının önüne geçecek. Daha az gübre atılacak ve bu durum verim ve üretimde kayıplara yol açacak,” ifadelerini kullandı. “DESTEKLER ZAMANINDA ÖDENMELİ” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, çiftçilere verilen desteklerin gecikmesinin üretimi zorlaştırdığını belirterek “2025 yılının destekleri 2026 yılında ödeniyor. Çiftçi zaten zor durumda. Desteklerin mazot ve gübre için iki taksitte verilmesi daha büyük sıkıntılar yaratacaktır. 2025’ten kalan desteklerin verilmesi yanında 2026 yılı desteklerinin de çiftçiye ulaştırılması gerekir,” dedi. “ÇİFTÇİNİN BANKA BORCU 1 TRİLYON 240 MİLYAR LİRA” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, çiftçilerin borç yükünün de üretimi zorlaştırdığını ve temel girdi kalemi olan yem ve gübre girdilerinde sübvansiyon sağlanması gerektiğini belirterek, “Çiftçilerin bankalara olan kredi borcu 1 trilyon 240 milyar liraya ulaşmış durumda. Bu nedenle büyük bir zorluk yaşıyorlar. İcra ve haciz işlemleri devam ediyor. Bu süreci aşmanın yollarından biri yem ve gübrede yüzde 50 oranında sübvansiyon sağlanmasıdır. Çiftçilere bu anlamda destek verilmelidir. Ayrıca borç yükünün hafifletilmesi için icra işlemleri durdurulmalı, üretimi sürdürebilmeleri için ek kredi destekleri verilmelidir. Borçlar ötelenmelidir,” diye konuştu. “TÜRKİYE ÜRETMEK ZORUNDADIR” Tarımda üretimin stratejik önemine dikkat çeken CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Türkiye üretmek zorundadır. Üretimde yaşanacak her düşüş ülkenin sorunlarını daha da büyütecektir. Bu nedenle hem çiftçiye hem besiciye destek verilmesi gerekir,” dedi. Ömer Fethi Gürer “ Çiftçiler borçlarını ödemekte sorun yaşıyor. Mutlak surette icralar durdurulmalıdır ve üretim yapmasını sağlayacak hem kredi desteği verilmeli hem de borçlar ötelenmelidir. Bu süreç devam ettiğinde stokta ürünün varlığı fiyatının düşmesine vesile olmuyor, fiyatın daha da artmasına neden oluyor. Bu konuda 'stoklar yeterli' diye açıklama yapan bakanların niye fiyatların arttığını da açıklaması gerekiyor. Savaş İran'da oluyor, Türkiye'de stoktaki ürünün fiyatı artıyor. Doğal olarak ithalat yapanlar gittiklerinde aynı fiyatta ürün getiremeyecekleri için şimdiden fiyatı güncelleyerek kendi kayıplarının önüne geçmeye çalışıyorlar. Oysa Türkiye'de gübreyle ilgili ithalat yapan da üretim yapan da AK Parti'nin yakın iş insanları. Bunların da eğer bakanın sözü yetmiyorsa Cumhurbaşkanı tarafından uyarılması gerekir. Türkiye üretmek zorundadır. Üretimdeki her düşme Türkiye'nin sorunlarını katlar. Onun için hem çiftçiye destek verilmeli hem besiciye destek verilmeli hem üretimi sürdürülebilecek oranda ek kredi desteklerinin yolu açılmalıdır. Girdi maliyetleri mutlak surette durdurulacak, gübre ve yemde sübvanse sağlanarak destek verecek yöntemler uygulamaya geçirilmelidir. Aksi takdirde savaşın bitmesine rağmen Türkiye'de fiyatlar geriye gelmediği için maliyetler artacaktır. Bunun üstüne düşük alım fiyatı uygulanırsa çiftçi oldukça zor bir noktaya gelecektir."” dedi. LİMONDA İTHALAT ELEŞTİRİSİ CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, limon üretimine rağmen ithalatın sürmesini de eleştirerek, “Limonla ilgili olarak ithalat vergisinin yüzde 54’ten yüzde 10’a düşürüldüğü görülüyor. Oysa şu anda limon hasadı sona ermiş durumda ve üreticilerin elinde ciddi miktarda ürün bulunuyor. Yanlış politikalar nedeniyle tüccarın piyasaya girmemesi sonucunda limon fiyatı 5 liraya kadar düşmüştü. Doğru bir planlama yapılmış olsaydı limonlar bahçede kalmazdı,” ifadelerini kullandı Limon ithalatına ilişkin verileri de paylaşan Gürer, “2025 yılında limon ithalatı 2 bin 130 ton oldu ve bunun için 2 milyon 376 bin 276 dolar ödendi. 2024 yılında ise 2 bin 54 ton ithalat yapıldı ve 1 milyon 941 bin 609 dolar yurt dışına ödendi. Sadece bir ayda 705 ton limon ithal edildi ve bunun için 549 bin 344 dolar ödeme yapıldı,” dedi. “ÜRETİCİYİ KORUYAN POLİTİKALAR GEREKİYOR” Türkiye’nin önemli bir narenciye üreticisi olmasına rağmen üreticinin yeterince korunmadığını belirten Gürer şu değerlendirmede bulundu: “Türkiye önemli bir narenciye ülkesi olmasına rağmen üreticinin yaşadığı sorunlara yeterince sahip çıkılmıyor. Stokta ürün varken ithalatın yolu açılıyor. Dengeli, öngörülebilir ve sürdürülebilir bir politika izlenmediği için limon da sorunlu ürünlerden biri hâline geldi. Bu sorunun çözümü doğru planlama ve üreticiyi koruyan politikaların hayata geçirilmesidir.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.