Hava Durumu

#Tarsi̇m

Kırsal Haber - Tarsi̇m haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tarsi̇m haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Gübre Tedarikinde Herhangi Bir Sorun Bulunmuyor Haber

Gübre Tedarikinde Herhangi Bir Sorun Bulunmuyor

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, savaşların küresel etkilerinden birinin de gıda arz güvenliği olduğunu belirterek, “Gıda anlamında herhangi bir problemimiz yok. Bitkilerin gelişim döneminde gübre tedariki konusunda da bir sıkıntı söz konusu değil. Hatta arzı artırmak için gerekli tedbirleri alıyoruz." dedi. Bakan Yumaklı, Kırklareli programı kapsamında Valiliği ziyaret etti. Protokol üyeleriyle selamlaşan Yumaklı, valilik bahçesinde düzenlenen fidan dikim törenine katıldı. Daha sonra Valilik Şeref Defteri'ni imzalayan Yumaklı, Vali Uğur Turan'dan kentte yürütülen çalışmalar ve yatırımlar hakkında bilgi aldı. Kırklareli Belediyesini de ziyaret eden Yumaklı, Belediye Başkanı Derya Bulut ile bir süre görüştü. Bakan Yumaklı daha sonra Atatürk Toprak, Su ve Tarımsal Meteoroloji Araştırma Enstitüsü Konferans Salonu'nda düzenlenen sektör temsilcileri buluşmasına katıldı. Ramazan ayını tebrik eden Yumaklı, ramazanın İslam dünyasında birlik ve beraberliğe vesile olmasını temenni etti. Bakanlık olarak sektörün tüm konularını yerinde değerlendirmek amacıyla il ziyaretleri gerçekleştirdiklerini ifade eden Yumaklı, dünyada yaşanan gelişmelerin hızla değiştiğini söyledi. İslam coğrafyasının çeşitli saldırı ve krizlerle karşı karşıya kaldığını dile getiren Yumaklı, küresel gelişmelerin tarım ve gıda ticaretini de doğrudan etkilediğini belirtti. Bakanlık olarak olası risklere karşı hazırlıklı olduklarını vurgulayan Yumaklı, gübre stokları konusunda kamuoyunda bazı dezenformasyonlar yapıldığını söyledi. Gübre tedarikinde herhangi bir sorun bulunmadığını belirten Yumaklı, şöyle konuştu: “Gıda anlamında herhangi bir problemimiz yok. Bitkilerin gelişim döneminde gübre tedariki konusunda da bir sıkıntı söz konusu değil. Hatta arzı artırmak için gerekli tedbirleri alıyoruz. En son dün gece bazı ülkeler için uygulamış olduğumuz gübrelerde gümrük vergisi oranlarını sıfıra indirdik. Dolayısıyla bu anlamda bizim ülkemizde de arzın çok hızlı bir şekilde gelmesini sağlamak adına bunları yapıyoruz. Bunun dışında da farklı tedbirleri peyderpey devreye alacağız. Savaşların küresel etkisini en başta enerji arzındaki daralma olarak görüyoruz ancak en kritik konulardan biri gıda arz güvenliğidir." Tarımsal üretimin dünyada stratejik bir konuma sahip olduğunu belirten Yumaklı, sektörün kendine özgü dinamiklerinin bulunduğunu söyledi. Bakanlık olarak politikalarını bu doğrultuda geliştirdiklerini dile getiren Yumaklı, üretim planlamasına dayalı yeni destek modelleri uyguladıklarını ifade etti. Bakan Yumaklı, şunları kaydetti: “Farklı destekleme modellerini üretim planlamasıyla entegre ettik. Tarımsal kredileri de aynı şekilde planlamayla uyumlu hale getirdik. Hayvancılıkla ilgili 5 yıllık eylem planımızı uygulamaya koyduk. Dün itibarıyla 12,3 milyar liralık temel destek ödemesini ve planlı üretim desteğini üreticilerimizle, çiftçilerimizle buluşturmaya başladık. Kırklareli'ne de yaklaşık 150 milyon lira civarında buradan bir ödeme gelmiş olacak. İnşallah mart ve nisan aylarında Türkiye genelinde 81 milyar lirayla bu ödemeyi tamamlamış olacağız" Kırklareli'nin hayvansal üretimde önemli bir konuma sahip olduğunu belirten Yumaklı, kentin ari işletmelerdeki hayvan varlığı bakımından Türkiye'de ilk sıralarda yer aldığını ifade etti. Yumaklı, son 23 yılda Kırklareli'nde tarım, orman ve su alanlarında yaklaşık 58 milyar liralık destek ve yatırım yapıldığını söyledi. Kırklareli Orman Bölge Müdürlüğünün de yakın zamanda kurulacağını belirten Yumaklı, kentteki yatırımların süreceğini dile getirdi. Trakya'nın ayçiçeği üretim merkezlerinden biri olduğunu vurgulayan Yumaklı, iklim değişikliğinin etkilerinin bölgede hissedildiğini söyledi. Bu noktada TARSİM uygulamalarının önemine değinen Yumaklı, “TARSİM'de köy bazlı verim sigortasına geçtik. Kırklareli'nde arpa ve buğdayın yanı sıra ayçiçeğini de bu kapsama aldık. Ayrıca ayçiçeğinde fiyat dalgalanmalarını önlemek amacıyla tarife kontenjanlarını çiftçilerimiz lehine düzenledik." dedi. “JEOTERMAL TESİSLER TARIMSAL ÜRETİME ÖNEMLİ KATKILAR SAĞLIYOR" Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, daha sonra Kırklareli'nde jeotermal su kaynağıyla üretim yapılan domates serasını ziyaret etti. Bakan Yumaklı, Asilbeyli köyündeki serayı gezerek yetkililerden bilgi aldı. Serada çalışan kadınlarla birlikte domates fidesi diken Yumaklı, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla personele karanfil hediye etti. Yumaklı, burada yaptığı konuşmada, Kırklareli'nin ülke tarımı açısından önemli bir yere sahip olduğunu söyledi. Kentin doğası, havası, suyu, tarımsal üretimi, biyolojik çeşitliliği, Longoz Ormanları ve turizm potansiyeliyle ön plana çıktığını ifade eden Yumaklı, bugün kentte çeşitli ziyaretlerde bulunarak sektör temsilcileriyle bir araya geldiklerini hatırlattı. Jeotermal seraların biyolojik mücadeleyi öne çıkaran bir üretim modeli olduğunu anlatan Yumaklı, tesiste çalışanların büyük bölümünün kadınlardan oluştuğunu gözlemlediğini belirtti. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nü kutlayan Yumaklı, “Bu özel ve hassas alanlarda elbette hanımefendilerin çalışması ayrı bir önem taşıyor. Çünkü bu hassasiyeti en üst düzeyde gösteriyorlar." dedi. Jeotermal tesislerin üretime önemli katkılar sağladığını vurgulayan Yumaklı, şöyle konuştu: “Toplamda 61 jeotermal kaynaklı organize tarım bölgesi bulunuyor. Bunlardan 40 tanesi şu anda tüzel kişilik kazanmış durumda. Bu bölgelerle birlikte yalnızca jeotermal kaynakları kullanan organize tarım bölgelerinde yıllık 1 milyon tonluk üretime ulaşacağız. Özellikle iklimsel koşulların bizi zorladığı dönemlerde bu tür üretimlerin değeri ve katkısı son derece önemli. Burada dekarda yaklaşık 50 tonluk üretimden bahsediyoruz. Tesis tamamlandığında 200 dekarlık alanda 10 bin ton üretim yapılacak. Bunun gibi tesislerin çoğalması için bakanlığımızın ciddi destekleri bulunuyor."

Şiddetli Fırtına Üreticimizin Bir Yıllık Geçimini Aldı Götürdü Haber

Şiddetli Fırtına Üreticimizin Bir Yıllık Geçimini Aldı Götürdü

CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış, Mersin’in Akdeniz ilçesine bağlı Kazanlı ve Adanalıoğlu mahallelerinde etkili olan şiddetli fırtınanın ardından zarar gören seralarda incelemelerde bulundu. Kış’a ziyaret sırasında Cumhuriyet Halk Partisi Mersin İl Başkanı Koral Ömür, CHP Akdeniz İlçe Başkanı Semih Palamut, Büyükşehir Belediye Meclis Üyesi Hamit Mert Avcı, Mersin Ziraat Odası Başkanı Musa Yılmaz ve mahalle muhtarları eşlik etti. Heyet, fırtınanın ağır yıkıma yol açtığı seraları yerinde inceleyerek üreticilerle bir araya geldi, hasarın boyutuna ilişkin bilgi aldı. Ziyaret kapsamında konuşan Gülcan Kış, Kazanlı ve Adanalıoğlu’nda örtü altı üretimin büyük darbe aldığını vurgulayarak, “Bir gecede aylarca verilen emek yok oldu. Çiftçilerimiz seralarını, mahsullerini evlatları gibi büyütüyor. Bu fırtına yalnızca ürünleri değil, üreticimizin bir yıllık geçimini de aldı götürdü” dedi. Seralarda plastik örtülerin parçalandığını, demir konstrüksiyonların çöktüğünü ve ürünlerin büyük bölümünün tamamen kullanılamaz hâle geldiğini belirten Kış, zararın sanılandan çok daha büyük olduğunu ifade etti “TARSİM sahadaki gerçekliği karşılamıyor” Tarım sigortaları konusunda yaşanan sorunlara dikkat çeken Kış, mevcut uygulamaların üreticiyi korumakta yetersiz kaldığını söyledi. Kış, “TARSİM üreticilerimizin zararlarını karşılamakta ciddi eksiklikler barındırıyor. Zarar tespitleri gecikiyor, yapılan değerlendirmeler çoğu zaman sahadaki gerçek kaybı yansıtmıyor. Çiftçi zaten zor koşullarda üretim yapıyor; bir de afet sonrası belirsizlikle baş başa bırakılıyor. Zarar tespitleri bir an önce tamamlanmalı ve mağduriyetler gecikmeksizin giderilmelidir” diye konuştu. İklim krizinin etkilerinin her geçen yıl daha ağır hissedildiğini vurgulayan Kış, fırtına, don, sel ve kuraklık gibi afetlerin artık istisna değil, tarımın yeni gerçeği hâline geldiğini söyledi. Bu nedenle geçici çözümler yerine kalıcı ve güçlü bir kurumsal yapıya ihtiyaç olduğunu dile getirdi. Afet Bakanlığı çağrısı TBMM’ye sunduğu Afet Bakanlığı kurulmasına ilişkin kanun teklifini hatırlatan Kış, “Bu tür afetlerde üretici, hangi kuruma başvuracağını bilemez hâle geliyor. Aracıların, karmaşık bürokrasinin arasında zaman kaybediliyor. Oysa bu sorunlara bire bir muhatap olacak, koordinasyonu sağlayacak ve hızlı karar alabilecek bir Afet Bakanlığına ihtiyaç var. Aradan aracıları kaldırmak, sorunların hızlı çözüme kavuşmasını sağlayacaktır” ifadelerini kullandı. Meclis Gündemine Taşınacak Yaptığı incelemelerin ardından çiftçilerin yaşadığı mağduriyeti TBMM gündemine taşıyacağını belirten CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış, konunun hem soru önergeleri hem de kanun teklifleriyle takipçisi olacağını vurguladı. Kış, “Kazanlı’da, Adanalıoğlu’nda gördüğümüz tablo kabul edilemez. Üreticimizin yaşadığı bu kaybı Meclis’te gündeme getireceğim. Zarar tespitlerinin hızlandırılması, TARSİM uygulamalarının gözden geçirilmesi ve afetlere karşı kurumsal bir yapının oluşturulması için mücadele edeceğim. Çiftçilerimiz yalnız değildir; bu mağduriyet giderilene kadar sürecin takipçisi olmaya devam edeceğiz” dedi. Ziyaret sırasında üreticiler de yaşadıkları kayıpları ve beklentilerini dile getirirken, acil destek, borç ertelemesi ve yeniden üretime geçebilmek için somut adımlar atılmasını talep etti. Gülcan Kış, üreticilerin sesi olmaya devam edeceklerini belirterek, “Bu topraklarda üretim sürsün istiyorsak, çiftçimizi ayakta tutmak zorundayız” mesajını verdi.

Don Felaketinin Faturası Üreticiye mi Kesiliyor? Haber

Don Felaketinin Faturası Üreticiye mi Kesiliyor?

​İYİ Parti Manisa Milletvekili ve Eğitim Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Şenol Sunat, Manisalı üzüm üreticilerinin TARSİM (Tarım Sigortaları Havuzu) poliçelerinde karşılaştığı fahiş fiyat artışlarını Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) gündemine taşıdı. Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı tarafından yanıtlanması istemiyle soru önergesi veren Sunat, 2025 yılındaki don felaketinin ardından gelen bu zamların üreticiyi "güvencesiz" bıraktığını vurguladı. ​"Don Felaketinin Faturası Üreticiye mi Kesiliyor?" ​2025 tarım yılının Manisa için büyük kayıplarla geçtiğini hatırlatan Sunat, ülke genelindeki zirai don hasarının %51'inin tek başına Manisa'da gerçekleştiğini belirtti. Özellikle üzüm ürününde yaşanan 11 milyar liralık devasa zarara dikkat çeken Sunat, 2026 yılı için açıklanan sigorta primlerinin "akıl dışı" seviyelere ulaştığını ifade etti. ​Sunat, açıklamasında şu çarpıcı örneği paylaştı: ​"2025 yılında 600 bin liraya yapılan bir sigortanın, 2026 yılında 2,5 milyon liraya çıktığı görülmektedir. Dekara düşen maliyetin 5 bin liradan 30 bin liraya yükselmesi, sigortacılık tekniğiyle açıklanamaz. Geçtiğimiz yıl Manisalı hemşehrilerimize verilen afet destekleri, bu yıl pahalı poliçelerle geri mi alınmak isteniyor?" ​"Sigortalı Ama Korumasız Üretici" ​TARSİM'in kâr amacı gütmeyen bir kuruluş olduğunu hatırlatan Şenol Sunat, yeni uygulamaya konulan "yüksek muafiyet" seçeneklerini de eleştirdi. Sunat, poliçe bedelini düşürmek için sunulan bu seçeneklerin, aslında bir hasar durumunda üreticinin alacağı ödemeyi kuşa çevirdiğini belirtti. Sunat, "Bu durum üreticiyi 'sigortalı ama korumasız' hale getirmekte, TARSİM’e olan güven eşiğini yerle bir etmektedir" dedi. ​Bakan Yumaklı’ya 10 Kritik Soru ​İYİ Partili Sunat, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı'ya yönelttiği 10 maddelik önergede şu soruların yanıtlanmasını istedi: • ​Manisa’da 2020-2025 yılları arasında ödenen tazminat ve uygulanan sürprim (ek prim) oranları nedir? • ​2026 yılındaki fahiş artışların bilimsel, teknik ve ekonomik gerekçesi nedir? • ​Üretici lehine bir fiyat düzenlemesi veya yeni bir devlet destek kararnamesi yayınlanacak mıdır? • ​Poliçe bedellerinin yüksekliği nedeniyle üreticinin sigortadan vazgeçmesinin "gıda arz güvenliği" üzerindeki etkileri analiz edilmiş midir? ​"Takipçisi Olacağız" ​Manisalı üreticilerin sesini duyurmaya devam edeceğini vurgulayan Sunat, tarımsal üretimin sürdürülebilirliği için TARSİM poliçelerinin derhal üretici lehine gözden geçirilmesi çağrısında bulundu.

Seraları Zarar Gören Üreticilerimizin Yanındayız Haber

Seraları Zarar Gören Üreticilerimizin Yanındayız

26 Ocak 2026 tarihinde Seydikemer ilçesinde etkili olan dolu ve fırtına afeti nedeniyle bazı seralarda zarar meydana geldi. Afetten etkilenen üreticileri ziyaret eden Muğla İl Tarım ve Orman Müdürü Seyfettin Baydar ile AK Parti Muğla Milletvekili Yakup Otgöz, bölgede incelemelerde bulunarak üreticilere geçmiş olsun dileklerini iletti ve sahada yürütülen çalışmalar hakkında bilgi aldı. İl Müdürü Seyfettin Baydar yaptığı açıklamada üreticilerin emeğinin büyük bir değer taşıdığını vurgulayarak, yaşanan doğal afetin herkesi derinden üzdüğünü ifade etti ve devletin tüm imkânlarıyla üreticilerin yanında olduğunu belirtti. Baydar, tarım sigortalarının önemine dikkat çekerek, dolu ve fırtına zararlarının TARSİM kapsamında teminat altına alındığını, 2026 yılı uygulamalarının 31 Aralık 2025 tarihli Cumhurbaşkanı Kararı ile yürürlüğe girdiğini hatırlattı. Bu tür doğal afetlerin ne zaman yaşanacağının öngörülemediğini belirten Baydar, TARSİM’in üreticilerin emeğini güvence altına alan en önemli araç olduğunu, sigortalı üreticilerin zararlarının hızlı şekilde karşılandığını ve üretimin sürdürülebilirliğinin sağlandığını ifade ederek tüm üreticilere ürünlerini sigortalatmaları çağrısında bulundu. Baydar ayrıca, İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü ekiplerinin özellikle seralarda meydana gelen zararlarla ilgili hasar tespit çalışmalarını sahada aralıksız sürdürdüğünü belirterek sürecin titizlikle yürütüldüğünü, amaçlarının üreticilerin mağduriyetini en aza indirmek olduğunu dile getirdi. AK Parti Muğla Milletvekili Yakup Otgöz de zarar gören seralarda incelemelerde bulunarak üreticilerle bir araya geldi, devletin tüm kurumlarıyla üreticilerin yanında olduğunu ifade etti. Açıklamasının sonunda tüm çiftçilere geçmiş olsun dileklerini ileten İl Müdürü Baydar, “Rabbim ülkemizi ve üreticilerimizi her türlü afetten korusun. Afetten etkilenen tüm çiftçilerimize bir kez daha geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum.” ifadelerini kullandı.

Zirai Don ve Kuraklık Çiftçiyi Vurdu Haber

Zirai Don ve Kuraklık Çiftçiyi Vurdu

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer,2025 yılında yaşanan zirai don, kuraklık ve TARSİM uygulamalarına ilişkin açıklamalarda bulundu. Çiftçiler TARSİM sigortası yaptırmalarına rağmen zararlarının karşılanmadığı yönünde şikayetler aldığını belirten Ömer Fethi Gürer, mevcut sistemin yeniden kapsamlı bir şekilde düzenlenmesinin ihtiyaç olduğunu söyledi. “ZİRAİ DONU VE KURAKLIK ÇİFTÇİYİ VURDU” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, 2025 yılında yaşanan zirai don ve kuraklığın Türkiye genelinde büyük zarara yol açtığını belirterek, TBMM Zirai Don Komisyonu üyesi olarak 20 ilde incelemelerde bulunduklarını ve özellikle bahçe ürünlerinde ciddi kayıplar yaşandığını yerinde tespit ettiklerini belirtti. Gürer, kamuoyuna destek açıklamaları yapılmasına rağmen uygulamada sorunların 8 aydır çözülemediğini söyledi. TÜM ÇİFTÇİLERİN ZARARI KARŞILANMADI TARSİM’in koyduğu kurallar nedeniyle sigortası bulunan çiftçilerin dahi zararlarının tamamının karşılanmadığını vurgulayan CHP’li Ömer Fethi Gürer, ceviz üreticilerinin yaşadığı mağduriyeti örnek gösterdi. Ağaçların yaşı gerekçe gösterilerek “ürün vermiyor” denildiğini ve bu nedenle üreticilerin destekten yararlanamadığını aktardı. ÇKS kaydı olan çiftçilere de sınırlı destekler verildiğini, ÇKS’si olmayan üreticilerin ise tamamen sistem dışında bırakıldığını ifade etti. ÇİFTÇİ: “TARSİM YAPTIRDIK, DON VE KURAKLIKTA TEK KURUŞ ALAMADIK” Çiftçilerle görüşe. Gürer’e çiftçiler her yıl TARSİM yaptırmalarına rağmen yaşadıkları zararın karşılanmadığını anlattılar. Çiftçiler, “Geçen sene don oldu, ardından kuraklık yaşandı ama hiçbir destek alamadık. Köyümüzde TARSİM var ama kuraklık desteği de verilmedi. Kamudan sigortadan bir kurumdan gelip ödeme yapan olmadı. ÇKS’si olan da alamadı. 2026 yılına geldik, hâlâ bu destek verilmedi,” dediler. “TARSİM ÇİFTÇİYE DÜZGÜN ANLATILMIYOR” Çiftçi Zülfü Ünal ise TARSİM sürecinin çiftçiye şeffaf şekilde anlatılmadığını belirterek, sigortanın çoğu zaman sadece imza attırılarak geçiştirildiğini söyledi. Ünal, “Sonra ‘kuraklık yaptırmadınız’, ‘sel sigortası var ama bu kapsama girmiyor’ deniliyor. Ama kamuoyuna ‘zirai dondan zarar görene destek veriyoruz’ diye açıklama yapılıyor” diyerek yaşanan çelişkiye dikkat çekti. “ÇKS OLMAYAN ÇİFTÇİNİN TAMAMI KAPSAM DIŞI” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, TARSİM’in destek verdiğini açıklamasına rağmen bunun yalnızca belirli sigorta türleriyle sınırlı kaldığını vurguladı. “TARSİM olsa bile çiftçinin bütün zararı karşılanmıyor” diyen Gürer, sistemin çiftçiyi yeterli oranda korumadığını ifade etti. “VERİM KAYBI VAR AMA..” Çiftçi Zülfü Ünal, sigorta yaptırmasına rağmen zararının karşılanmadığını belirterek, “400 kilo üzerinden sigorta yaptırdım ama ‘kuraklık sigortası yok’ denilerek ödeme yapılmadı. Sel sigortası var ama kuraklık olmadığı için kapsam dışı sayıldık” dedi. TARSİM YENİDEN YAPILANDIRILMALI” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, TARSİM’in yeniden yapılandırılması için TBMM’ye kanun teklifi verdiklerini belirterek, sigorta primlerinin yüksek olduğunu ve TARSİM’in çiftçinin ortağı gibi davranarak üretimin %10’una el koyduğunu söyledi. Don priminin yüzde 70 olacağı açıklanmasına rağmen yüzde 60’larda kaldığını ifade eden Gürer, iklim değişikliği nedeniyle bütüncül bir sisteme geçilmesinin zorunlu olduğunu vurguladı. “HAYVAN ÖLÜYOR, SİGORTA ÖDEMİYOR” Zülfü Ünal, hayvancılıkta da benzer sorunlar yaşandığını belirterek, kredi kullanımı sırasında zorunlu sigorta yaptırmalarına rağmen hayvan kayıplarında “full sigorta yok” gerekçesiyle ödeme yapılmadığını söyledi. Ünal, yaşadıkları mağduriyeti anlatarak sigorta sistemine tepki gösterdi. “ZARAR VAR, ÇÖZÜM YOK” Tarım ve Orman Bakanlığı’na seslenen Ömer Fethi Gürer, “Ortada zarar var ama bu zararı giderecek bir mekanizma yok. ‘Sözleşmede ne yazıyorsa o’ anlayışı çiftçiyi korumaz” dedi. Gürer, ÇKS’si olmayan üreticilerin de destek kapsamına alınması gerektiğini vurguladı. “TRAKTÖRE, HAYVANA HACİZ VAR” Borçların üç yıl ötelenmesi, ek kredi desteği sağlanması ve icraların durdurulması için kanun teklifleri verdiklerini hatırlatan CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, geçmişte çiftçinin üretim araçlarının haczedilemediğini, bugün ise traktörden hayvana kadar icraların yaygınlaştığını söyledi. “TOPRAĞINI SEVEN VATANINI SEVER” Gürer: “Biz bu ülkeyi seviyoruz. Vatanını sevenin asli görevi toprağını sevmektir. Çiftçi eli öpülesi insandır. Çok zor şartlarda üretim yapıyorsunuz. Çiftçiliği bırakmadan toprağı ekmeye devam edelim. Her zorluğu aşarak üretimi sürdürmeliyiz” dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.