Hava Durumu

#Tarsi̇m

Kırsal Haber - Tarsi̇m haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tarsi̇m haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bakan Yumaklı Kayısı Hasadına Katıldı Haber

Bakan Yumaklı Kayısı Hasadına Katıldı

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Malatya'nın Yeşilyurt ilçesine bağlı Görgü Mahallesi'nde kayısı hasadı programına katıldı. Bakan Yumaklı programda yaptığı açıklamada, geçen yıl nisan ayında etkili olan zirai don sonrası kente gelerek üreticilerle görüştüklerini hatırlatarak, o dönemde üreticilere endişe etmemeleri, ağaçlarını kesmemeleri ve bakım süreçlerinde devletin her aşamada yanlarında olacağı mesajını verdiklerini söyledi. Geçen yıl ürünün olmadığı ağaçlarda bu yıl yeniden verim elde edildiğini dile getiren Yumaklı, şöyle konuştu: "Bugün hepimizin yüzünü güldüren, geçtiğimiz senenin o karamsar zamanını üzerimizden atan, hamdolsun Rabb'ime ki çok güzel bir ürün şu anda görüyoruz ağaçlarda. Kayısı çok önemli ürünlerden bir tanesi. Neden? Çünkü biz Türkiye olarak dünya üretiminde kayısıda birinci sıradayız. Malatya da yüzde 54'lük üretim oranıyla Türkiye'de birinci sırada. Malatya kayısısını biliyorsunuz coğrafi işaretli. Dolayısıyla bu manada da çok özellikli ve önemli ürünlerimizden. Kuru kayısıda Malatya'nın üretimdeki oranı yüzde 85. Aslında Malatya'nın kayısı anlamında bütün dünyaya bir çıkış kapısı olduğunu söylemek mümkün. Yaklaşık 19 milyar liralık Malatya ekonomisine bir katkısı var kayısının. Geçen yıl dediğim gibi bu bahçede, bu ağaçlarda bu dallarda herhangi bir şekilde ürün yoktu. Neredeyse bir tane bile numunelik yoktu. Yaprak yoktu. Çiçekler yanmıştı, yok olmuştu." Geçen yıl yaşanan zirai don sonrasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın talimatıyla Türkiye'de olağanüstü hal ilan ettiklerini ve üretime devam edilebilmesi için çiftçilere yaklaşık 47 milyar liraya yakın zirai don desteği verildiğini ifade eden Yumaklı, bu desteğin yaklaşık 8 milyar lirasının ise Malatya'daki üreticilere yapıldığını söyledi. KÜKÜRTLEME VE KURUTMA TESİSLERİNİN YAYGINLAŞTIRILMASI Malatya'da bulunan Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğüne (TAGEM) bağlı Kayısı Araştırma Enstitüsü'nün kayısının katma değerini artırmaya yönelik çalışmalarını sürdürdüğünü ifade eden Yumaklı, özellikle modern kükürtleme ve kurutma tesislerinin yaygınlaştırılması için çalışmalar yürütüldüğünü kaydetti. Bakan Yumaklı, geçen yıl zirai donun ardından ziyaret ettiği üreticinin bahçesine yeniden geldiğini belirterek o dönemde üreticilere devletin her zaman yanlarında olacağı mesajını verdiklerini söyledi. "ÜRETİCİLERİMİZİN TARSİM YAPTIRMALARINI İSTİYORUZ" Konuşmasında iklim değişikliğine de değinen Yumaklı, şunları kaydetti: "İklim değişikliği artık bizim her şeyimizi etkilemeye başladı. Buna göre hazır olmamız gerekir. TARSİM yani tarım sigortası yaptırılması konusunu buradan tekrar ifade edelim. Tarım sigortası yaptırmayan üreticilerimizin bu ihtiyaçlarını daha sonra herhangi bir şekilde karşılaştıkları problemlerin tazmini konusu sürdürülebilir bir konu değil. O yüzden bütün üreticilerimizin TARSİM yaptırmalarını istiyoruz. Artık bize iklimin ne getireceğini bugünden yarına bilmek mümkün değil, ama bizim hazır olmamız gerekir. Bu birinci kısmıydı. İkinci kısmı da bu konu gerçekleştiğinde kulaktan dolma bilgilerle değil, dedikodularla değil tabiri caizse, biz bunun siyasi saiklerle olduğunu da burada tespit etmiştik. Bakanlığımızın üretimin sürdürülmesi ve gerçekleştirilmesi için görevli, sorumlu Bakanlığımızın karşılaşılan her türlü olaydaki yönlendirmelerine mutlaka riayet edelim. Eğer bunu yaparsak işte bugünkü güzel sonuçları almış oluyoruz. Ben hem Malatya'ya hem hasadın diğer ürünlerde de devam etmiş olduğu güzel ülkeme hayırlı, bereketli, kazasız, belasız bir hasat dönemi diliyorum." Bakan Yumaklı daha sonra işçilerle birlikte kayısı topladı, kayısıların kurutulmaya bırakılmadan önce çekirdeğini çıkardı.

28'inci Malatya Kayısı Festivali Coşkuyla Başladı Haber

28'inci Malatya Kayısı Festivali Coşkuyla Başladı

28'inci Malatya Kayısı Festivali ve Fuarı’nın açılışı gerçekleştirildi. Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı'nın katılımıyla gerçekleştirilen açılışta konuşan Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, "Malatya, devletimizin gücü ve milletimizin azim, sabır ve kararlılığıyla geleceğe artık çok daha güvenle bakmaktadır. İşte bu anlayışla Malatya'da sosyal ve kültürel hayatı daha da güçlendirecek yeni bir dönem başlatıyoruz" dedi. Büyükşehir Belediyesi ile Malatya Valiliği tarafından bu yıl 28'incisi düzenlenen Kayısı Festivali ve Fuarının açılışı gerçekleştirildi. Orduzu Pınarbaşı Fuar Merkezi'nde gerçekleştirilen açılış törenine Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Malatya Valisi Seddar Yavuz, Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, 2. Ordu Kurmay Başkanı ve Garnizon Komutanı Tümgeneral Aydın Kılıç, AK Parti Malatya Milletvekili İnanç Siraç Kara Ölmeztoprak, Bülent Tüfenkci ve Abdurrahman Babacan, AK Parti Malatya İl Başkanı Ali Bakan, MHP Malatya İl Başkanı Turgay Şengönül, bakanlık genel müdürleri, askeri ve mülki erkân, belediye başkanları, kamu kurum ve kuruluşlarının müdürleri, sivil toplum kuruluşu başkanları ile çok sayıda vatandaş katıldı. Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, 28'inci Malatya Kayısı Festivali ve Fuarı’nın açılışında yaptığı konuşmada, Malatya'nın en köklü ve en büyük organizasyonlarından biri olan Malatya Kayısı Festivali ve Fuarı'nın 28'incisini düzenlemenin onuru ve mutluluğunu yaşadıklarını ifade etti. “MALATYA SON YILLARDA ÇOK AĞIR İMTİHANLARDAN GEÇTİ” 28'inci Kayısı Festivali ve Fuarı kapsamında Malatya'ya gelen Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı'ya şükranlarını sunan Başkan Er, festival coşkusunu hep birlikte yaşadıklarını belirtti. Malatya'nın son yıllarda çok ağır imtihanlardan geçtiğini dile getiren Başkan Er, şunları kaydetti: "Asrın felaketinden sonra da üreticilerimizi doğrudan derinden etkileyen zirai donu yaşadık. Hepinizin bildiği üzere geçtiğimiz yıl yaşadığımız acı süreç ve aziz şehitlerimize duyduğumuz saygıdan dolayı festivalimizi yapmadık. Elbette yaşadığımız zirai don felaketi üreticilerimizi ve şehrimizi çok derinden etkiledi. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde Sayın Bakanımız İbrahim Yumaklı'nın gayretleriyle ilk günde Malatya'mıza gelmesiyle burada zirai donun hakikaten hangi boyutlarda olduğunu fark edip gerekli olan tüm yardımları temin ettiler ve Malatyalı çiftçimizin bundan etkilenmemesi için en azından masraflarını karşılayacak şekilde ödenekler ayırdılar. Ben emeklerinden dolayı, desteklerinden dolayı Sayın Bakanımıza da huzurlarınızda teşekkür ediyorum. Bu yıl ise hamdolsun bereketli bir yıl hem kayısımız hem kirazımız hakikaten bol ve çok güzel, bereketli bir süreç yaşıyoruz. Bu da Malatya'mız için önemli bir müjdedir.” “MALATYA, YENİDEN AYAĞA KALKMIŞTIR” Malatya'nın yaşanan bütün zorluklara rağmen düzenlenen festivalle çok güçlü bir mesaj verdiğini ifade eden Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, "Malatya, yeniden ayağa kalkmıştır. Malatya, yeniden umut olmuştur. Malatya, devletimizin gücü ve milletimizin azim, sabır ve kararlılığıyla geleceğe artık çok daha güvenle bakmaktadır. Çok şükür, devletimizin güçlü iradesi, Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın güçlü liderliği ve milletimizin azmi, sabrı, dayanışması sayesinde zor günleri geride bıraktık. Artık şehrimizin dört bir yanında yeni konutlar yükseldi. İş yerlerimiz açılıyor; yollarımız, altyapımız, parklarımız ve sosyal yaşam alanlarımız yeniden hayat buluyor. Bugün artık yeniden üretiyor, yeniden büyüyor ve geleceğimizi el birliğiyle inşa ediyoruz" diye konuştu. “KAYISI, ŞEHRİMİZİN ALIN TERİDİR, EMEĞİDİR, BEREKETİDİR” Malatya'nın yeniden inşa ve diriliş sürecinde en büyük itici gücünün üretim olduğuna dikkati çeken Başkan Er, şunları kaydetti: "Bu noktada kayısı, şehrimizin alın teridir, emeğidir, bereketidir ve dünyaya açılan en değerli markasıdır. Bizler de Malatya Büyükşehir Belediyesi olarak kayısımızın hak ettiği değeri görmesi, üreticimizin daha fazla kazanması ve Malatya'nın dünya pazarındaki gücünün artması için tüm kurumlarımızla koordinasyon halinde çalışmaya devam edeceğiz. Hedefimiz sadece fazla üretmek ve işlemek değil; daha yüksek katma değer yaratmak ve Malatya'yı tarımda olduğu kadar ticarette de Türkiye'nin öncü şehirlerinden biri haline getirmektir. Bir şehrin yeniden ayağa kalkması elbette sadece fiziki inşa ile binaların yapılmasıyla tamamlanmaz. Şehirler meydanlarıyla, sokaklarıyla, caddeleriyle, sanatla, sporla, kültürle ve en önemlisi bilen insanıyla gerçek anlamda hayat bulur. İşte bu anlayışla Malatya'da sosyal ve kültürel hayatı daha da güçlendirecek yeni bir dönem başlatıyoruz. Geçtiğimiz günlerde uluslararası katılımla gerçekleştirdiğimiz Arslantepe Yarı Maratonu bunun ilk güçlü örneklerinden biri oldu. Önümüzdeki süreçte de kültür yolu etkinliklerinden gastronomi festivaline, uluslararası spor organizasyonlarından gençlik buluşmalarına kadar şehrimizin her köşesini hareketlendirecek birçok organizasyonu sizlerle buluşturacağız. Çünkü biz istiyoruz ki Malatya sadece yeniden inşa edilen bir şehir değil; yaşayan, üreten, gezen, eğlenen ve kültürüyle öne çıkan geleceğin şehri olsun. Açılışını gerçekleştirdiğimiz festivalimiz işte bu vizyonun ve yaşama tutma irademizin en güzel örneklerinden biridir. Beş gün boyunca birbirinden farklı etkinliklerle Malatya'mız festival coşkusunu hep birlikte yaşayacaktır. Bu vesileyle Tarım ve Orman Bakanımız Sayın İbrahim Yumaklı başta olmak üzere desteğini esirgemeyen tüm bakanlıklarımıza, kurumlarımıza, belediyelerimize ve üreticilerimize gönülden teşekkür ediyorum. Sayın Bakanımıza huzurunuzda bir teşekkür, önemli bir teşekkürü daha burada sizlere bildirmek istiyorum. Sizin huzurunda teşekkür etmek istiyorum. Kayısı Araştırma Enstitümüz var. Hakikaten çok önemli bir alan. Tarım ve Orman Bakanımızla bu alanla ilgili görüşme yaptık. Buranın dokusunu bozmadan Malatya'mıza kazandıracağız. Bakanımız, "Başkanım beraber yapalım" dedi. Hakikaten burada huzurunuzda bu alanı Malatya'mıza kazandıran Bakanımıza teşekkür ediyorum. Kayısı Araştırma Enstitümüzle belediyemiz bir komisyon kurduk, çok ciddi çalışmalarımız var. Bir projemiz daha var; Malatya'mızın tüm enkazı Malatya'mızda mezarlığın yanında bir alanda toplandı. 800 bin metrekare alanın ayrıştırmasını Avrupa Birliği Fransa Kalkınma Ajansı'ndan aldığımız 10 milyon euroluk hibeyle yapıyoruz. Ayrıştırdıktan sonra buraya temiz toprakla örtüp üzerini bir bitkisel toprakla örtüp burayı Malatya'ya kazandırma hedefindeyiz. Bunun için bir çalışma yürütüyoruz. Bu alanı, Türkiye'nin en büyük orman parkı yapmak istiyoruz." Başkan Er, Malatya Kayısı Festivali ve Fuarı'nın şehre, üreticilere ve ülkeye hayırlar getirmesini dileyerek, konuşmasını tamamladı. BAKAN YUMAKLI: ÜRETİCİMİZLE BİRLİKTE ÇALIŞMALARI YÜRÜTÜYORUZ Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı ise "Bugün 28'incisi düzenlenen Kayısı Festivali ve Fuarı için buradayız. Dile kolay 28 yıl bir de bunun yapılmayan dönemini saydığınızda gerçekten adeta bir ömür. Aslında her yaptığımız işin bu ömrümüze ömür katan işlerden olmasını diler ve düşünürüz. Ancak bazen ummadığımız, elimizde olmayan sebeplerle etkileniriz. Ben depremle ilgili çok fazla bir şey söylemeyeceğim çünkü oradaki o ruh halini, yaşananları, o dönemin çok hızlı bir şekilde atlatılması için devletin, milletin el ele vererek nasıl can siperane çalıştığını biliyoruz" ifadelerini kullandı. Malatya'nın çehresinin değiştiğini, artık yüzünün gülmeye başladığını kaydeden Bakan Yumaklı, "Geçtiğimiz yıl zirai don felaketini yaşadık. Sadece Malatya'yı etkilemedi elbette ama bu şehrin alamet-i farikası olan bir ürünün neredeyse hiç olmamasına sebep oldu. Ancak bu sene yeniden umutlandık. İnşallah bereketli bir şekilde yapılan hasattan sonra üretimimize, ihracatımıza ve bundan Malatya'nın elde edeceği güce hep beraber kavuşmuş olacağız. Bu vesileyle içeri girerken daha kapıdan itibaren başlayarak bir festival havasında geçen bu fuarın sektörümüz açısından hayırlı uğurlu olmasını diliyorum. Artık dünya eski dünya değil; iklimiyle, jeopolitik olaylarıyla, izleri her gün hadi canım bu kadar da olur mu dedirten hususlarla birlikte gerçekten yeni bir döneme girmiş durumda. Bu yeni dönem tarımsal üretimi sadece bir ekonomik faaliyet olarak görmemizi engelliyor. Artık arz güvenliği yani gıdayı ihtiyacı olan insanlara ulaştırabilen ülkeler için gıda arz güvenliği bir milli güvenlik meselesi haline gelmiştir. İşte biz de tam da bu bilinçte hareket ediyoruz. Ülkemizin sahip olduğu bütün imkanları, bütün potansiyeli harekete geçirmek üzere çiftçimizle, üreticimizle birlikte el ele bu çalışmaları yürütüyoruz. Tabii sadece bunları söyleyerek ya da teorik olarak düşünerek bir sonuca ulaşmamız mümkün değil. Dolayısıyla ulaşmamız gereken bir hedef var. O da yapmış olduğumuz üretimin verimli bir şekilde olması, kaliteli bir şekilde yapılması ve teknolojiyi mutlaka ama mutlaka dünyadaki örneklerinden demiyorum. Onlardan daha iyi bir şekilde kullanabilecek hale gelmemiz gerekiyor. İşte tam da bu noktada rekabet gücünü artıran ülkelerin bunları yaptığını da düşünürsek eğer doğru veriyi doğru zamanda kullanarak üretime yön vermeye gayret ediyoruz. Bunun için biliyorsunuz üretim planlaması, tarımsal üretim planlaması 2024 yılından itibaren hayata geçti. Bu doğrultuda bütün şehirlerimizin tarımsal üretim altyapılarını güçlendirmeye gayret ediyoruz. Malatya da elbette bu manada önemli illerimizden bir tanesi" diye konuştu. “DEVLET OLARAK, HÜKÜMET OLARAK ÜRETİCİLERİMİZİN YANINDAYIZ” Bakanlık olarak Malatya'ya önemli yatırımlarla birlikte ciddi destekler sağladıklarını aktaran Bakan Yumaklı, şunları kaydetti: "Son 24 yılı ele alacak olursak eğer Malatya'mıza toplam 75 milyar liralık destek ve yatırım yapıldı. Su ve sulama alanında 117 tesis hizmete alındı. 403 bin dekarlık arazi sulamaya açıldı ve bunun Malatya ekonomisine katkısı yaklaşık yıllık 7 milyar civarında. Yine kırsal kalkınma projeleri, ORKÖY projeleri, çeşitli farklı proje hibe ve destekleri yaklaşık 10 bine yakın kalkınma ve kırsal desteklerinden faydalanmış oldu. Malatya, kayısı başta olmak üzere toplam 53 ürünü coğrafi işaretle tescil ettirmiş durumda. Bu manada bu bilincin yüksek olduğu bir ilimiz. Üreticimizin bu manada alın terini de garanti altına alacak TARSİM yani tarım sigortalarıyla alakalı da son dönemde bilincin ve isteğin, arzunun yükselmiş olduğunu görüyoruz. Bu manada da son derece memnunuz. 2006 yılından bu yana tarımsal afetlerle alakalı zarar gören ürünlerle ilgili yaklaşık 6 milyar liralık zarar tazminatı da yine TARSİM'den üreticilerimize ödendi. Malumunuz geçtiğimiz yıl buraya geldik ve üreticilerimize; "Hiç kimse ağaçlarına dokunmasın" dedik. Bu festival için söylemiştim 28 yıl bir ömür. Bu ağaçların yetişmesi için de bir ömür gerekiyor. İlk söylediğimiz bu oldu ve ikinci söylediğimizde inşallah biz devlet olarak, hükümet olarak üreticilerimizin yanında olacağız. Ne söylediysek yaptık. Sağ olsunlar Malatyalı üreticilerimiz de bizlere itimat etti ve biz ağaçlarımızı bu yılın üretimine hep birlikte hazırladık. Aldığımız ürünün yüzümüzü güldürmesi sadece buradaki üreticilerin değil bence Türkiye'nin yüzünün gülmesidir." “MALATYA LİDER BİR ŞEHRİMİZ” Malatya denildiğinde akla kayısının geldiğini ifade eden Bakan İbrahim Yumaklı, "Ülkemiz, kayısı üretiminde dünyada birinci sırada. Malatya da kayısı üretiminde Türkiye'de birinci sırada yer alıyor. Dolayısıyla dünya kuru kayısı üretimi ve ihracatında da Malatya lider bir şehrimiz. Biz de bu emeği ve gayreti korumak adına çalışmalar yapıyoruz. Dünyada ve ülkemizde ilk ve tek olan biliyorsunuz kuru kayısı lisanslı deposu da 5 bin ton kapasiteyle Malatyalı üreticilerimize hizmet veriyor. Yine farklı ürünlerle alakalı da ülkemizin dört bir tarafında bir lisanslı depo seferberliği adeta başlamış durumda. Malatya'mızda, Toprak Mahsulleri Ofisi tarafından Kayseri yolunda organize sanayi bölgesi yakınında 4 bin metrekare kapalı alana sahip 20 bin tonluk hububat depolama tesisi inşaatında son aşamaya geldik. Yine su ve sulama yatırımlarımıza devam ediyoruz. Hepinizin malumu Battalgazi ve Yeşilyurt'un içme suyu altyapısını güçlendirecek bir proje çalışmamız vardı. Bu projenin gerçekleştirilmesiyle ilgili çalışmalara başladık. Yaklaşık 3.6 milyar liralık bir maliyetle inşallah bunu da kazandırmaya gayret ediyoruz. Yine Doğanyol'a hizmet verecek olan gölet inşasına başladık. Malatya içme suyu isale hattının birinci kısım kapsamında biliyorsunuz tamamlandı. 1.2 milyar liralık bir bütçeyle. Sultansuyu Barajı'nın rehabilitasyonu işini de inşallah yeniden barajı daha güvenli hale getirecek şekilde bitirdik" bilgisini verdi. “BİZ HEP BİRLİKTE İŞBİRLİĞİ YAPACAĞIZ” Bakan Yumaklı, “Malatya'nın alamet-i farikası olan kayısı festivaline, kayısı için düzenlenmiş bir festivale katılmaktan büyük bir memnuniyet duyuyorum. Bu tür festivalleri, gerçekten çok önemli olarak görüyorum. Bir kültürün sonraki nesillere aktarımı içinde son derece büyük bir önemi var. Biz hep birlikte işbirliği yapacağız. Elimizdeki imkanları sonuna kadar kullanacağız" dedi. VALİ YAVUZ: EMEK VEREN ÜRETİCİLERİMİZE TEŞEKKÜR EDİYORUM Malatya Valisi Seddar Yavuz da Malatya'nın en önemli tarım şehirlerinden bir tanesi olduğuna dikkati çekerek, "Yaklaşık bir milyon dekar alanda kayısı üretimi gerçekleştiriyoruz. Verimin yüksek olduğu yıllarda da hatırı sayılır miktarda yaş kayısı ve kuru kayısı üretiyoruz ve bunu dünya piyasasına sunuyoruz. Geçen yıl tüm zorluklara rağmen 250 milyon dolarlık bir ihracatı gerçekleştirdik. Geçen yıl hiç ürünümüz olmamasına rağmen 250 milyon dolarlık bir katkı sunmuş sektörden bahsediyoruz. Malatya'mız sadece kayısı üretmiyor; diğer ürünlerde de özellikle hububat başta olmak üzere önemli ülkemizin ekonomisine katkı sunmaya devam ediyor. Yani insanlar işte hasat bittikten sonra bunların bakımlarını, daha sonra gerçekleştirebilecek gelirlerden işte nişanlılık, düğün, evlilik, kısacası arabasını değiştirecek, ev eşyasını değiştirecek. Kısacası biz koca bir yılı kayısıyla geçiriyoruz. Hangi bölgede hangi ürün varsa açıkçası bu sadece tarımsal bir ürün değil, aynı zamanda bir kültür olarak da bunu kabul etmek gerekiyor. Dolayısıyla ben çiftçilerimize, emek veren tacirlerimize, tüccarlarımıza, ihracatçılarımıza hepsine ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Sayın Bakanımıza bir kez daha şükranlarımı sunuyorum. Bu festivalin düzenlenmesinde birlikte gönül birlikteliği çalıştığımız çok kıymetli Büyükşehir Belediye Başkanımıza şükranlarımı sunuyorum" ifadelerini kullandı. TÜFENKCİ: TÜRKİYE BÜYÜK BİR ÜLKE AK Parti Malatya Milletvekili Bülent Tüfenkci ise "Malatya hem depremi yaşadı hem donu yaşadı. Depremde gerçekten hükümetimizin, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın, yereldeki arkadaşlarımızın, sivil toplumun el ele vererek Malatya'yı ve deprem bölgelerini Allah'a hamdolsun ayağa kaldırdık, yeniden inşa ve imar ettik, ihya ediyoruz. Bunun için başta Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere Murat Kurum ve diğer bakan arkadaşlarımıza ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Ve akabinde Malatya bir felaketi daha yaşadı, zirai don oldu. Orada da bakanımız, 36 ilde olduğu gibi Malatya'da da gerçekten hem aktif olarak Malatya'ya özel ilgi gösterdi. Onlara destekler vererek sürdürülebilir tarımı ve aynı zamanda teknik desteklerle de ağaçların kurumamasını önlemesi bakımından verdiği direktifler ve arkadaşlarımızın sahada olmasını bizzat gören birisi olarak kendilerine teşekkür ediyorum. Türkiye büyük bir ülke, Malatya da Türkiye'de önemli şehirlerden birisi. Büyükşehir Belediye Başkanımıza da valimize de teşekkür ediyorum. Şehrin dokusuna, kültürüne, geleceğe taşıma adına bu tip organizasyonlar ve festivaller şehrimizi ve bölgemizi heyecanlandırıyor. Bunun için de teşekkür ediyorum. İnşallah bu festivalimiz birliğimize, beraberliğimize, dirliğimize vesile olur" diye konuştu. ÖLMEZTOPRAK: YERLİ VE MİLLİ GELENEKLERİMİZ AK Parti Malatya Milletvekili İnanç Siraç Kara Ölmeztoprak da "Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın kesintisiz direktifleri, talimatları ve destekleriyle asrın afetinde, asrın derin yaralarını saran bir memleket olarak, şimdi asrın ihyası, dayanışması ve inşallah yeniden güzel, birlik, beraberlik içerisinde ilerleyen, büyüyen ve gelişen bir Malatya diyoruz. Yerli ve milli geleneklerimiz bunlar. Fuarlarımız ve festivallerimiz var. Gençlerimiz, evlatlarımız var. Gençler tekrar bu şehirde kültür ve sanat görmek ister. Dolayısıyla kayısı festivali sadece kayısıdan ibaret değildir. Bu şehrin dokusunu, sosyal yapısını, bu şehrin dünyaya, bölgeye, Ortadoğu'ya ve tüm dünyaya söylemek istediği, hani sesini duyurduğu bir alan var ya, dünya kayısı başkenti diyoruz. Tarım Bakanlığımız bu konuda son hız Malatya'nın arkasında durmaya devam ediyor. Bu çok önemli. İşte buradaki ruhu korurken bu festivalin içeriği, anlamı, festivaldeki programların devam eden süreçte hem bizlere hem de bölgeden gelen değerli misafirlerimize hitabı çok önemli. Dolayısıyla festivalimizin hayırlara vesile olmasını diliyorum" ifadelerine yer verdi. Konuşmaların ardından 28'inci Malatya Kayısı Festivali ve Fuarının açılışı gerçekleştirildi. Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, Bakan Yumaklı ve protokol üyeleriyle fuar alanında kurulan stantları gezdi.

TARSİM, Tekirdağ’daki Dolu ve Fırtına Hasarını Yerinde İnceledi Haber

TARSİM, Tekirdağ’daki Dolu ve Fırtına Hasarını Yerinde İnceledi

Tekirdağ’da yaşanan dolu ve fırtına felaketi sonrası bölgeye giden TARSİM Heyeti, tarım arazilerindeki hasar tespit çalışmalarını yerinde inceledi. TARSİM Genel Müdürü Bekir ENGÜRÜLÜ, değişen iklim koşullarında tarım sigortasının hayati önem taşıdığını vurguladı. ​Son günlerde Tekirdağ genelinde etkisini gösteren şiddetli dolu ve fırtına, tarım arazilerinde ciddi hasara yol açtı. Yaşanan doğal afetlerin ardından bölgedeki üreticilerin mağduriyetini gidermek ve hasar tespit süreçlerini hızlandırmak amacıyla TARSİM (Tarım Sigortaları Havuz İşletmesi) harekete geçti. ​Hasar Tespit Çalışmaları Yerinde İncelendi ​TARSİM Yönetim Kurulu Üyesi ve Genel Müdürü Bekir ENGÜRÜLÜ ile beraberindeki heyet, 15 Temmuz tarihinde Tekirdağ’a bir çalışma ziyareti gerçekleştirdi. Tekirdağ İl Tarım ve Orman Müdürü Mehmet Aksoy’un da eşlik ettiği incelemeler sırasında; henüz hasadı tamamlanmamış ayçiçeği, buğday ve karpuz tarlalarında meydana gelen zararlar titizlikle incelendi. ​TARSİM Bölge Müdürlüğü yetkilileri ve görevli eksperlerden, saha çalışmaları ve hasar ödeme süreçlerine dair detaylı bilgiler alan Genel Müdür ENGÜRÜLÜ, tespit çalışmalarının hızla devam ettiğini belirtti. ​"Tarım Sigortası Artık Bir İhtiyaç" ​Bölgedeki üreticilerle bir araya gelerek geçmiş olsun dileklerini ileten Bekir ENGÜRÜLÜ, iklim değişikliğinin tarım üzerindeki olumsuz etkilerine dikkat çekti. ENGÜRÜLÜ, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: ​"Değişen iklim koşulları, tarımsal üretimi her zamankinden daha kırılgan hale getiriyor. TARSİM olarak tüm gücümüzle üreticimizin yanındayız. Yaşanan bu doğal afetler, tarım sigortasının bir lüks değil, üreticimiz için temel bir ihtiyaç olduğunu bir kez daha kanıtladı. Üreticilerimize, emeklerini güvence altına almaları için tarım sigortalarını asla ihmal etmemeleri çağrısında bulunuyoruz." ​Tekirdağ Tarımında TARSİM Güvencesi ​TARSİM heyetinin sahada bizzat bulunması, bölgedeki üreticiler tarafından memnuniyetle karşılandı. Hasar tespit süreçlerinin şeffaf ve hızlı bir şekilde yürütüldüğünü belirten yetkililer, çiftçilerin mağduriyetlerinin minimize edilmesi adına çalışmaların kesintisiz devam edeceğini bildirdi. ​TARSİM, tarımsal üretimi desteklemeye ve karşılaşılabilecek risklere karşı üreticilerin güvencesi olmaya devam ediyor.

Bakan Yumaklı Hasat Sezonunu Kırıkkale'de Başlattı: "Bu Yıl Rekor Üretim Bekliyoruz" Haber

Bakan Yumaklı Hasat Sezonunu Kırıkkale'de Başlattı: "Bu Yıl Rekor Üretim Bekliyoruz"

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Kırıkkale'nin Karakeçili ilçesinde katıldığı arpa hasadı programında 2026 yılı hasat dönemi için müjdeli verileri paylaştı. Bakan Yumaklı, Türkiye'nin bu yıl 140 milyon ton bitkisel üretimle tüm zamanların rekorunu kırmayı hedeflediğini belirtti. ​Hasat döneminin bereketli geçmesi temennisinde bulunan Bakan Yumaklı, son 66 yılın en iyi yağış oranlarına ulaşıldığını ve baraj doluluk oranlarının %81 seviyesine çıktığını vurguladı. ​"Buğday ve Arpada Büyük Artış" ​Üretim planlamasının stratejik iki ürünü olan buğday ve arpada beklentilerin üzerinde bir verim öngördüklerini ifade eden Yumaklı, şu verileri paylaştı: ​Buğday: Geçen yıla göre %27 artışla 22 milyon 750 bin ton. ​Arpa: %50 artışla 9 milyon ton. ​Toplam Bitkisel Üretim Hedefi: 140 milyon ton (Tüm zamanların rekoru). ​Bakan Yumaklı, Aydın'da 10 Mayıs'ta başlayan hasadın, Doğu Anadolu bölgesi hariç Türkiye'nin genelinde başarıyla devam ettiğini, buğdayda %19, arpada ise %17 seviyesinde bir hasat gerçekleştirildiğini belirtti. ​TMO’dan Rekor Alım: "21 Günde 1 Milyon Ton" ​Üreticinin emeğinin korunması adına Toprak Mahsulleri Ofisi'nin (TMO) piyasa regülasyonunda aktif rol oynadığını söyleyen Bakan Yumaklı, ödemeler hakkında önemli açıklamalarda bulundu: ​"TMO, 650 noktada üreticilerimizin yanında. Şu ana kadar 2 milyon ton ürün alımı gerçekleştirdik, bunun 1 milyon tonu sadece son 21 günde alındı. Ödemeleri 21'inci günden itibaren hesaplara yatırıyoruz ve şu ana kadar üreticilerimize 2 milyar TL'lik ödeme yapıldı." ​Üreticiye "TARSİM" ve "Gelir Koruma Sigortası" Çağrısı ​İklim değişikliği ve ani hava olaylarına karşı üreticileri uyaran Bakan Yumaklı, devlet destekli sigortaların önemine dikkat çekti: ​TARSİM: Devlet, poliçe bedelinin %70'ine kadar destek sağlıyor. ​Gelir Koruma Sigortası: Verim kaybı veya fiyat düşüşlerine karşı koruma sağlayan bu yeni sistemin %60'ı devlet tarafından karşılanıyor. ​Kırıkkale'de Mera Islahı Projesi ​Kırıkkale'de 3 bin dönümlük alanda modern mera ıslah yöntemlerinin uygulandığını açıklayan Yumaklı, 10 farklı arpa çeşidiyle yapılan denemelerin, yöreye en uygun ve verimli türlerin belirlenmesini amaçladığını söyledi. Proje kapsamında ayrıca protein değeri yüksek olan "tuz çalısı" gibi bitkilerle hayvancılık sektörüne kaliteli kaba yem desteği sağlanması hedefleniyor.

"Kırsalda Bereket Küçükbaşa Destek Projesi" Başladı Haber

"Kırsalda Bereket Küçükbaşa Destek Projesi" Başladı

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, TİGEM Polatlı Tesisleri'nde düzenlenen törenle "Kırsalda Bereket Küçükbaşa Destek Projesi" kapsamında ilk hayvanların teslimatını gerçekleştirdi. Bakan Yumaklı, hayvancılıkta planlı üretim döneminin kapılarını aralarken, genç ve kadın üreticilere yönelik dev destek paketini açıkladı. ​Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, gıda arz güvenliğinin en stratejik başlıklarından biri olan hayvancılık sektöründe yeni bir dönemin başladığını duyurdu. "Kırsalda Bereket Küçükbaşa Destek Projesi" ile üreticilere omuz veren Bakanlık, yerli genetik kaynaklarla hayvancılıkta verimliliği artırmayı hedefliyor. ​"24 Yılda Hayvancılığa 633 Milyar Lira Destek" ​Bakan Yumaklı, konuşmasında son 24 yılda hayvancılıkta kaydedilen büyük ilerlemeye dikkat çekti. Bu süre zarfında hayvancılığa 633 milyar lira tutarında destek sağlandığını belirten Yumaklı, verilerle başarıyı şu şekilde özetledi: ​Büyükbaş hayvan varlığında: %79 artış ​Küçükbaş hayvan varlığında: %82 artış ​Kırmızı et üretiminde: %142 artış ​Süt üretiminde: %154 artış ​Tavuk eti üretiminde: %302 artış ​Türkiye’nin küçükbaş ve büyükbaş hayvan varlığı ile süt, yumurta ve kanatlı eti üretiminde AB ülkeleri arasında birinci sırada olduğunu vurgulayan Bakan, bu başarının tesadüf değil; devletin gücü ve üreticinin alın terinin bir eseri olduğunu ifade etti. ​Gençlere ve Kadınlara Öncelik: "Hak Sahiplerinin %79'u Genç" ​"Kırsalda Bereket Küçükbaşa Destek Projesi"nin genç ve kadın üreticileri merkeze aldığını belirten Yumaklı, projenin demografik dağılımını şu sözlerle paylaştı: ​"Oluşan tabloda hak sahiplerinin yüzde 49'u kadın, yüzde 79'u genç, yüzde 18'i ise veteriner hekim, ziraat mühendisi gibi meslek mensuplarından oluşuyor. Bu genç ve hanım kardeşlerim bulundukları yerde önder çiftçiler olarak kendi ekosistemlerinin gelişmesi için gayret edecekler." ​Üreticiye Destek Paketi: Faizsiz Kredi, Bakım Desteği ve TARSİM ​Proje kapsamında 1600 üreticiye, 10 farklı TİGEM işletmesinden seçilen, ırkının en iyisi 160 bin küçükbaş hayvan teslim edilecek. Bakanlık tarafından üreticilere sunulan kapsamlı destek paketi ise şu şekilde: ​Finansman: Ziraat Bankası aracılığıyla 2 yıla kadar ödemesiz, 5-7 yıl vade seçenekli sıfıra yakın faizli kredi. ​Bakım ve Besleme Desteği: 100 hayvan için 12 ay boyunca aylık 15 bin lira, toplamda 180 bin lira destek. ​Güvence: Hayvanlar için 1 yıl süreyle ücretsiz TARSİM sigortası. ​"Merasız Hayvancılık Düşünülemez" ​Yeni yol haritasında sadece ıslah çalışmalarına değil, meraların iyileştirilmesine de odaklandıklarını belirten Yumaklı, "Merasız bir hayvancılık düşünülemez. Üreten Türkiye, güçlü Türkiye'dir," diyerek tarımsal üretimin ülkenin en sağlam teminatlarından biri olduğunu vurguladı.

TARSİM Heyeti Tokat’ta: Sel ve Dolu Hasarları Yerinde İncelendi Haber

TARSİM Heyeti Tokat’ta: Sel ve Dolu Hasarları Yerinde İncelendi

TARSİM Yönetim Kurulu Üyesi ve Tarım Sigortaları Havuz İşletmesi Genel Müdürü Bekir Engürülü, Tokat’ta yaşanan sel, su baskını ve dolu hasarlarının etkilerini yerinde incelemek üzere bölgeye bir ziyaret gerçekleştirdi. Üreticilerle bir araya gelen heyet, tarım sigortasının önemine dikkat çekerek hasar tespit çalışmalarını değerlendirdi. ​24-25 Haziran tarihlerinde Tokat’ta çeşitli temaslarda bulunan TARSİM heyeti, doğal afetlerden etkilenen tarım arazilerindeki son durumu mercek altına aldı. Saha çalışmalarını bizzat takip eden Genel Müdür Bekir Engürülü ve beraberindeki heyet, bölgedeki üreticilerin ve sektör paydaşlarının sorunlarını dinleyerek çözüm yolları üzerine görüş alışverişinde bulundu. ​Protokol Ziyaretleri ve Tarım Sigortası Vurgusu ​TARSİM heyeti, programı kapsamında üst düzey ziyaretler gerçekleştirerek tarım sigortasının yaygınlaştırılması hedeflerini paylaştı. Heyet sırasıyla; Tokat Valisi Abdullah Köklü, Turhal Kaymakamı Ersin Tepeli, Tokat İl Tarım ve Orman Müdürü Ömer Cebeci, Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği (TAB) Başkanı Ali Demir ile bir araya geldi. ​Yapılan görüşmelerde, TARSİM sisteminin işleyişi hakkında detaylı bilgilendirmeler yapılırken, bölgedeki çiftçilerin doğal afetlere karşı korunması için yapılabilecek ortak çalışmalar masaya yatırıldı. ​“Üreticimizin Her Zaman Yanındayız” ​Tokat il merkezi ve ilçelerinde kapsamlı incelemelerde bulunan TARSİM heyeti, bölgede görev yapan TARSİM Bölge Müdürlüğü yetkilileri ve eksperlerden hasar süreci hakkında güncel raporlar aldı. ​Üreticilerle doğrudan iletişim kuran Genel Müdür Bekir Engürülü, tarım sigortasının bir tercih değil, üretimin devamlılığı için bir zorunluluk olduğunu hatırlattı. Engürülü, “Doğal afetlerin yaşandığı bu zor günlerde üreticilerimizin daima yanındayız. Tarım sigortası, çiftçimizin alın terini ve geleceğini güvence altına alan en önemli kalkandır. Üreticilerimize sigortalarını ihmal etmemeleri yönündeki çağrımızı yineliyoruz” dedi. ​TARSİM heyetinin Tokat ziyareti, afet sonrası hasar ödemeleri ve bölgedeki tarımsal faaliyetlerin sigorta sistemiyle korunması adına kritik bir adım olarak değerlendirildi.

Tarımla Büyüyen Isparta Vizyonu Masaya Yatırıldı Haber

Tarımla Büyüyen Isparta Vizyonu Masaya Yatırıldı

Isparta Ticaret Borsası üyeleriyle yaptığı istişare toplantıları, bölgenin tarımsal sorunları ve taleplerini ele almak üzere düzenlenen programın sonuncusunu gerçekleştirdi. Toplantıda bugüne kadar yapılan çalışmalara ilişkin bilgi veren Yönetim Kurulu Başkanı Hüdai Şahin, “Tarımla Büyüyen Isparta” vizyonu doğrultusunda gerçekleşen projelerin ve girişimlerin önemine vurgu yaptı. Gerçekleşen toplantıya Yönetim Kurulu Başkanı Hüdai Şahin, Meclis Başkanı Nevzat Demirel, Yönetim Kurulu ve Meclis Üyeleri konuklarını kapıda karşıladı. Programa önceki dönem Isparta Milletvekili Recep Özel, TKDK Başkanı Dr.Ahmet Antalyalı, TARSİM Antalya Bölge Müdürü Muharrem Ünal, Isparta Defterdarı Mustafa Erdem, ITSO Yönetim Kurulu ve üyelerimiz katılım sağladı. Isparta Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Hüdai Şahin, açılış konuşmasında şunları kaydetti: "Geçtiğimiz günlerde yaşanan dolu felaketinden dolayı zarar gören üreticilerimize geçmiş olsun dileklerimizi iletiyorum. Üreticimizin lehine olacak şekilde TARSİM sisteminde bir iyileştirme yapılması, gerek don poliçelerindeki muafiyetlerin azaltılması, gerekse dolu poliçelerinde ekspertiz yönteminin iyileştirilerek çiftçilerimize uygun hale gelmesi ve bunun sonucunda da gerekirse TARSİM sigorta sisteminin zorunlu hale getirilmesi gerekmektedir. Göreve geldiğimiz günden beri gül yağı ve gül suyuyla ilgili çalışmalarımız çok ciddi boyutta ve hızlı bir şekilde devam ediyor. Isparta gül yağımızın Avrupa Birliği coğrafi işaretiyle ilgili süreç de İran’ın itirazına rağmen yaptığımız girişimler sonucu AB komisyonda tekrar masaya yatırıldı; inşallah yakın tarihte bu işareti almış olacağız. Gül suyunda da yaklaşık 3 yıldır Ankara'da yoğun bir bürokrasi yürütüyoruz. En son Sağlık Bakanlığı Kozmetik Denetim Daire Başkanlığı ile görüşerek yaptığımız analiz sonuçlarını kendilerine ilettik. Sentetik gül suyu ve güllü su adı altındaki kimyasal ürünlerin yasaklanması için bir tarama başlattılar, yakın dönemde ciddi bir yaptırım bekliyoruz. Ayrıca doğal Isparta gül suyumuzu anlatmak için hazırlattığımız tanıtım filmimiz sosyal mecralarda 1 milyon kitleye ulaştı; bu konuda tüketiciyi bilinçlendirmeye kararlılıkla devam edeceğiz. Şu anda kiraz hasat dönemindeyiz ancak büyük emek ve maliyet gerektiren bu işte fiyatlar maalesef üreticimizin istediği boyutta değil. En büyük sıkıntımız, ihracatta tamamen Avrupa pazarına bağımlı olmamızdır. İspanya ve Yunanistan'da kiraz çıktığı anda fiyatlar aniden yarı yarıya düşüyor. Türkiye kiraz ihracatının yaklaşık %35'ini gerçekleştiren Ispartalı gurur kaynağımız firmalarımızın önünü açmak zorundayız. Bu pazar tıkanıklığını aşma adına Çin ile tekrar masaya oturulup anlaşmaların yapılması ve Uzak Doğu'ya kiraz sevkiyatı için uçak kargo fiyatlarının acilen indirilmesi yönündeki somut görüşlerimizi Ankara'da çok net bir şekilde dile getirdik. Tabii ki en büyük problemlerimizden bir tanesi de Isparta Elması; Hindistan ve Rusya pazarına olan bağımlılık riskine karşı, dünyanın ilk 5 elma ithalatçısından biri olan Mısır pazarını hedef seçtik. 3 yıldır sürdürdüğümüz 29 üst düzey görüşme neticesinde Mısır tarafı kapıları açtı ancak %40'lık ek vergi engeli nedeniyle rekabet etmekte zorlanıyoruz. Bu engeli aşmak için de çalışmalarımız sürüyor.Bizler icra makamı değil, rica makamıyız; Isparta tarımının sorunlarını bürokrasiye iletmekle mesulüz. Mısır pazarının yakın tarihte tamamen açılacağına inancımız tamdır. Katılımınız için hepinize ayrı ayrı teşekkür ediyor, saygılar sunuyorum." Açılış konuşmasının ardından kürsüye gelen TARSİM Antalya Bölge Müdürü Muharrem Ünal, Isparta Ticaret Borsası’nın girişim ve başarılarından bahsederek, son zamanlarda iklim değişikleri sonucu meydana gelen doğa olayları karşısında üreticiler için tarım sigortasının ne denli önemli olduğuna vurgu yaptı. Üreticilerin zararlarını en aza indirmesi için yapacakları başvurular hakkında bilgi veren Muharrem Ünal, tüm üreticilerimize geçmiş olsun dileklerini iletti. Kapanış konuşması için kürsüye gelen TKDK Başkanı Dr. Ahmet Antalyalı; TKDK destekleri ile alakalı bölgemizde öne çıkan proje ve programlara değindi. Tarım ekonomisini canlandırmak adına bu proje ve programların üreticiler için ne kadar faydalı olduğuna dikkat çekerek, yeni projeler ve desteklerin müjdesini verdi. Konuşmaların tamamlanmasının ardından üye istişare programı, ödül töreniyle sona erdi. 2025 yılı tescil işlem hacminde dereceye giren Isparta Ticaret Borsası üyelerine başarı ödülleri takdim edildi. Isparta bölgesinde ödül alan firmalar şunlar oldu: • ISPARTA DAVRAZ ET VE ET ÜRÜNLERİ SANAYİ VE TİCARET İMİTED ŞİRKETİ • GÜLKÖY GIDA SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ • KINALI SÜT ÜRÜNLERİ ANONİM ŞİRKETİ • HEDİYE UN FABRİKASI İMALAT SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ • İBRAHİM TURGUT • SEBAT GÜL YAĞI VE UÇUCU YAĞLAR KOZMETİK İNŞAAT MAKİNE TURİZM SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ • BERRİN TORTOP AKALO ÇİFTLİĞİ • SÜLEYMAN UĞURLU

Mersinli Üretici Battı, Bakanlık Cevap Vermedi Haber

Mersinli Üretici Battı, Bakanlık Cevap Vermedi

Mersin’de mart ayında etkili olan sel, dolu ve hortum felaketi binlerce dönüm tarım arazisinde ağır hasara yol açarken, üreticiler zararlarının karşılanmasını bekliyor. CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış’ın afetin ardından Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’ya yönelttiği 9 soruluk yazılı soru önergesine gelen yanıt ise tartışma yarattı. Üreticilerin yaşadığı mağduriyetin boyutunu, zarar gören alanların büyüklüğünü, sağlanacak destekleri ve alınacak önlemleri soran Kış, Bakanlığın kritik soruların büyük bölümünü yanıtsız bıraktığını belirterek tepki gösterdi. "Çiftçi selde ürününü kaybetti, serasını kaybetti, gelirini kaybetti. Biz Bakanlığa üreticinin zararını nasıl karşılayacağını sorduk. Bakanlık ise sayfalarca mevzuat gönderdi. Mersinli çiftçi cevap bekliyor, iktidar sorumluluktan kaçıyor" dedi. "Üretici zararını biliyor, Bakanlık açıklamıyor" Silifke’de hortum ve dolunun, Tarsus’ta ise sel felaketinin tarımsal üretime büyük darbe vurduğunu hatırlatan Kış, sahada görülen tabloyla Bakanlığın açıkladığı rakamlar arasında ciddi fark bulunduğunu söyledi. Kış, "Çiftçilerimizin beyanları, ziraat odalarının tespitleri ve sahadaki görüntüler ortada. Ancak Bakanlık gerçek zararın boyutuna ilişkin net bir tablo ortaya koymuyor. Hasar tespit çalışmalarının tamamlanıp tamamlanmadığı bile açık şekilde belirtilmiyor. Üretici ne kadar zarar gördüğünü biliyor ama devlet hâlâ bunun hesabını veremiyor" ifadelerini kullandı. "Destek yerine kredi öneriliyor" Tarım ve Orman Bakanlığı'nın cevabında yeni bir hibe, doğrudan gelir desteği ya da özel bir afet desteğine yer verilmediğine dikkat çeken Kış, üreticilerin borç yükü altında ezildiğini belirtti. "Çiftçi zaten yüksek mazot, gübre, ilaç ve sulama maliyetleriyle mücadele ediyor. Afet geliyor, eldeki ürünü de götürüyor. Böyle bir tabloda üreticinin beklediği şey yeni kredi borcu değil, zararını karşılayacak gerçek destektir" diyen Kış, Bakanlığın yeni bir destek programı açıklamamasını eleştirdi. "TARSİM yaptıramayan çiftçi ne olacak?" Bölgede birçok üreticinin yüksek maliyetler nedeniyle tarım sigortası yaptıramadığını belirten Kış, önergesinde bu sorunu da gündeme taşıdığını ancak Bakanlığın bu konuda da yanıt vermediğini söyledi. "Sigorta yaptıramayan çiftçi ne olacak? TARSİM kapsamı dışında kalan üreticiler nasıl korunacak? Topraksız tarım yapan üreticiler için bir çalışma var mı? Bu soruların hiçbirine cevap verilmedi. Afetin ardından en çok mağdur olan kesim yine kaderine terk edildi" dedi. "Aynı felaket yaşanıyor, aynı ihmaller sürüyor" Tarsus'ta taşkın riski bulunan bölgelerde yıllardır kalıcı önlem alınmadığını vurgulayan Kış, yaşananların doğal afet kadar plansızlığın ve ihmalin sonucu olduğunu söyledi. "Biz yıllardır aynı bölgelerde aynı manzaraları görüyoruz. Her kuvvetli yağışın ardından tarım arazileri su altında kalıyor, üretici zarar görüyor. Buna rağmen neden kalıcı önlemler alınmadığını sorduk. Bakanlığın verdiği cevap ise yeni bir çalışmanın değerlendirildiği yönünde. Çiftçi yıllardır değerlendirme değil çözüm bekliyor." "Mersin üretirse Türkiye kazanır" Mersin'in Türkiye'nin en önemli tarım merkezlerinden biri olduğunu hatırlatan CHP'li Gülcan Kış, üreticinin yalnız bırakılmasının yalnızca çiftçiyi değil gıda arzını ve tüketiciyi de etkileyeceğini belirtti. Kış, "Mersin üretirse Türkiye kazanır. Ancak bugün üretici zararını karşılayamıyor, maliyetlerin altında eziliyor ve afetlerle baş başa bırakılıyor. Çiftçinin ayakta kalması için somut destek şarttır. Mersinli üreticinin hakkını savunmaya ve bu soruların peşini bırakmamaya devam edeceğiz" dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.