Hava Durumu

#Tarsi̇m

Kırsal Haber - Tarsi̇m haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tarsi̇m haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

CHP’li Gürer: "Niğde’de Elma Üretimi Artan Maliyetler ve Don Riski Kıskacında" Haber

CHP’li Gürer: "Niğde’de Elma Üretimi Artan Maliyetler ve Don Riski Kıskacında"

Niğde elma üretiminde Türkiye’nin zirvesinde yer alırken, üreticiler artan maliyetler ve zirai don riskiyle karşı karşıya. CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Altunhisar’da üreticilerle buluşarak sektörün nabzını tuttu. 2026 hasat sezonu için elma fiyatı tahmini ve TARSİM sistemindeki sorunlar dikkat çekti. ​"Zirai Don Rekolteyi Tehdit Ediyor" ​CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, elma bahçelerinde yaptığı incelemelerde küresel iklim değişikliğinin etkilerine vurgu yaptı. Gürer, "Geçen yıl Niğde'de zirai don nedeniyle 500 bin tonluk devasa bir kayıp yaşandı. Bu yıl üreticinin gözü kulağı havada. Nisan sonuna kadar sürecek soğuk hava dalgası üreticiyi korkutuyor," dedi. ​TARSİM Sistemine Sert Eleştiri: "Sürdürülebilir Değil" ​Görüşmede en çok ses getiren konu tarım sigortaları oldu. Elma üreticisi Cemil Acer, mevcut TARSİM yapısının üreticiyi korumaktan uzak olduğunu belirterek çarpıcı bir örnek verdi: ​"1 milyon liralık ürünü sigorta ettirmek istediğimizde 200 bin lira prim isteniyor. Ancak tam hasar durumunda muafiyetler nedeniyle sadece 500 bin lira ödeniyor. TARSİM destekçimiz değil, ortağımız gibi çalışıyor." ​2026 Elma Fiyatları Ne Olacak? ​Maliyetlerin geçtiğimiz yıla göre yüzde 40 oranında arttığını belirten üreticiler, mazot, gübre ve işçilik giderlerinin altından kalkmakta zorlanıyor. 2026 yılı için fiyat öngörüsünde bulunan üretici Cemil Acer, hasat döneminde elmanın tarlada 25 TL bandında olmasının makul bir fiyat olacağını ifade etti. Şu an marketlerde 100-150 TL'ye kadar çıkan elma fiyatları için ise aracı sistemine dikkat çekildi. ​"Üretici Raf Fiyatını Almıyor, Aracılık Sistemi Çözülmeli" ​Ömer Fethi Gürer, tarladaki fiyat ile marketteki fiyat arasındaki uçurumun sorumlusunun üretici olmadığını vurguladı. Ürünün en az dört aracıdan geçerek rafa ulaştığını belirten Gürer, "Üretici maliyetine makul bir kâr ekleyerek satıyor ancak sistem bozuk. Aracılık azaltılmalı ki vatandaş Anadolu'nun temel gıdası olan elmaya daha uygun fiyatla ulaşabilsin," şeklinde konuştu. ​Niğde Elma Üretiminde Kritik Veriler: ​Üretim Kaybı: Geçen yıl don nedeniyle 500 bin ton kayıp yaşandı. ​Maliyet Artışı: Girdi maliyetleri yıllık bazda %40 yükseldi. ​Modern Tarım: Bölgede 1700 hektarlık alanda modern damlama sulama ile üretim yapılıyor. ​2026 Beklentisi: Üretici tarlada 25 TL satış fiyatı bekliyor.

CHP'li Gürer:"Çiftçinin Traktörü Hacizde, Üretici Kan Ağlıyor!" Haber

CHP'li Gürer:"Çiftçinin Traktörü Hacizde, Üretici Kan Ağlıyor!"

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, TBMM’de düzenlediği basın toplantısında tarım sektöründeki derin krizi gözler önüne serdi. 2026 yılının çiftçiler için "yıkım yılı" olduğunu belirten Gürer; artan mazot fiyatları, devasa borç yükü ve kapıya dayanan icra dosyaları için acil önlem çağrısında bulundu. ​2026 Yılı Çiftçi İçin Haciz Yılı Oldu ​CHP Niğde Milletvekili ve Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, Türkiye genelinde çiftçilerin yaşadığı ekonomik darboğazı verilerle paylaştı. Gürer, özellikle İç Anadolu Bölgesi’nde Nisan ayı itibarıyla binlerce tarım arazisinin ve iş makinesinin icralık olduğunu açıkladı. ​Gürer’in paylaştığı Nisan ayı icra tablosu ise durumun vahametini ortaya koyuyor: ​64 Traktör ve 29 tarım makinesi satışa çıkarıldı. ​6393 tarla, 500 bağ ve 58 besi damı icralık oldu. ​17 samanlık dahi icra daireleri tarafından satış listesine konuldu. ​"Borç Yükü 1.5 Trilyon TL’ye Dayandı" ​Çiftçinin borç sarmalında olduğunu vurgulayan Gürer, 2025 yılında 868 milyar TL olan kredi borçlarının, 2026 yılında kamu ve özel bankalara olan toplam yükümlülüklerle birlikte 1 trilyon 500 milyar TL seviyesine ulaştığını ifade etti. 2 milyon 300 bin kayıtlı çiftçinin borçlanmadan üretim yapamaz hale geldiğini belirten milletvekili, "Bir bankadan alıp diğerine yatıran üretici, artık yolun sonuna geldi" dedi. ​İç Anadolu'dan Yürek Burkan Mektup ​Toplantıda bir çiftçinin kendisine yazdığı mektubu okuyan Gürer, sahadaki çaresizliği şu sözlerle aktardı: ​"Köyümüzün en zengin çiftçisi bile traktörü haczedilirken ağlayarak izledi. Kendi evimizde korkar hale geldik. Gübre, mazot ve ilaç alamıyoruz. Tarlalar bir bir satılıyor. Biz vatan haini miyiz?" ​Artan Girdi Maliyetleri ve Doğal Afetler Bel Büküyor ​Üreticinin sadece borçla değil, aynı zamanda iklim krizi ve fahiş maliyetlerle de savaştığını hatırlatan Gürer; DAP gübrenin 40.000 TL, üre gübrenin ise 33.000 TL bandına çıktığını belirtti. Çukurova’daki sel felaketi ve Anadolu’daki don olaylarının tarımsal rekolteyi düşüreceğine, bunun da tüketiciye zam olarak yansıyacağına dikkat çekti. ​Gürer’den Çözüm İçin 5 Acil Madde ​Tarımda çöküşü durdurmak için iktidara seslenen Ömer Fethi Gürer, acil çözüm önerilerini sıraladı: ​İcralar Durdurulsun: Çiftçi, üretici ve besiciye yönelik tüm haciz işlemleri derhal askıya alınmalı. ​Borçlar Ötelensin: Tarımsal borçlar en az 3 yıl süreyle ertelenmeli ve faizler silinmeli. ​TARSİM Reformu: Tarım Sigortaları Havuzu (TARSİM) üretici lehine yeniden yapılandırılmalı. ​Alım Garantisi: Üreticiyi koruyan alım garantili ve taban fiyatlı bir sistem kurulmalı. ​Ek Kredi Desteği: Üretimin devamlılığı için çiftçiye düşük faizli veya faizsiz ek kredi imkanı sunulmalı.

TARSİM Modeli Sınırları Aştı: Gürcistan’da Tarım Sigortası Eğitimi Haber

TARSİM Modeli Sınırları Aştı: Gürcistan’da Tarım Sigortası Eğitimi

Türkiye'nin tarım sigortacılığındaki başarı hikayesi TARSİM, dünyaya örnek olmaya devam ediyor. TİKA ve Tarım Bakanlığı iş birliğiyle Gürcistan’da düzenlenen eğitim programında, Türk tarım sigortası modelinin yeni kurulacak sisteme rehberlik etmesi kararlaştırıldı. ​Türk Heyeti Tiflis’te: Tarımda Sürdürülebilir Gelecek Masada ​Tarım ve Orman Bakanlığı ile TARSİM heyeti, TİKA'nın organizasyonuyla 30 Mart – 3 Nisan tarihleri arasında Gürcistan’ın başkenti Tiflis’te önemli bir eğitim zirvesine imza attı. Türkiye’nin tarım sigortalarındaki tecrübesini komşu ülkeye aktarmak amacıyla düzenlenen toplantıya, her iki ülkeden üst düzey yetkililer katıldı. ​Toplantıda Türk heyeti; TARSİM’in kurumsal yapısı, geniş teminat kapsamı ve dijitalleşen hasar tespit operasyonları hakkında kapsamlı sunumlar yaptı. ​Gürcistan’dan Türkiye’ye Övgü: "TARSİM Bir Dünya Markası" ​Eğitim toplantısında söz alan Gürcistan Kırsal Kalkınma Ajansı Başkan Yardımcısı Giorgi Avaliani, TARSİM’in dünya genelinde tarım sigortacılığı alanında bir "rol model" olduğunu vurguladı. Avaliani, Gürcistan’da kurulacak yeni sistemin sürdürülebilir bir temele oturması için Türkiye’nin bilgi ve tecrübesinin paha biçilemez olduğunu ifade etti. ​Eğitim Programının Öne Çıkan Başlıkları: ​Kurumsal Yapı: TARSİM'in devlet destekli havuz sistemi işleyişi. ​Teminat Genişliği: Doğal afetlere karşı çiftçiyi koruyan poliçe detayları. ​Hasar Tespit Teknolojileri: Türkiye’nin hızlı ve etkin hasar tespit süreçleri. ​Stratejik Öneriler: Gürcistan’ın yerel yapısına uygun sistem kurulumu tavsiyeleri. ​TİKA ve Tarım Reformu Genel Müdürlüğü İş Birliği ​Programın koordinasyonunu üstlenen TİKA Gürcistan Koordinatörü Salih Özer ve Tarım Reformu Genel Müdürlüğü Çalışma Grubu Sorumlusu Seyfettin Gün, iki ülke arasındaki bu tarımsal iş birliğinin sadece sigortacılıkla sınırlı kalmayacağını, bölgesel kalkınma hedeflerine de hizmet edeceğini belirtti. ​TARSİM Nedir? Neden Dünya Modeli Oldu? ​Türkiye'de 2005 yılında yürürlüğe giren Tarım Sigortaları Kanunu ile hayata geçen TARSİM, devletin prim desteği sunduğu, özel sigorta şirketlerinin havuz mantığıyla çalıştığı bir yapıdır. Bu sistem, hem şeffaflığı hem de kapsayıcılığı nedeniyle bugün Balkanlar'dan Orta Asya'ya kadar birçok ülke tarafından incelenmekte ve kendi sistemlerine entegre edilmeye çalışılmaktadır.

Tarımda Üreticiye "Çifte Kalkan" Dönemi Başladı Haber

Tarımda Üreticiye "Çifte Kalkan" Dönemi Başladı

T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı, tarımsal üretimde sürdürülebilirliği sağlamak ve üreticileri büyük afetlere karşı korumak amacıyla devrim niteliğinde bir kararı hayata geçirdi. Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren yeni düzenleme ile Tarım Sigortaları Havuzu (TARSİM) kapsamındaki hasar fazlası desteğinde devlet eli güçlendirildi. "Üreticimize Çifte Kalkan" sloganıyla duyurulan karara göre, büyük ölçekli afetlerde meydana gelen hasarların karşılanmasında devlet doğrudan devreye girecek. Bu sayede çiftçinin ve besicinin emeği, öngörülemez doğal afetlere karşı tam koruma altına alınacak. Hasar %200'ü Aşarsa Devlet Devreye Giriyor Yeni sisteme göre, afet sonrası oluşan hasar oranı %200’ü aştığında, hasarın %250’ye kadar olan kısmının kalan zararı bizzat devlet tarafından karşılanacak. %200’e kadar olan kısım ise TARSİM havuzundan, ulusal ve uluslararası reasürans yoluyla ödenmeye devam edecek. Bazı Ürünlerde Sınır Tanımayan Tam Ödeme Düzenleme kapsamında, hasar oranı %250 sınırını aşsa dahi zararın tamamının ödeneceği kritik ürün ve risk grupları da belirlendi: Meyvelerde Don Riski: Kayısı, elma, armut, ayva, erik, kiraz, vişne, şeftali ve nektarin üretiminde dondan kaynaklı zararlar tamamen karşılanacak. Hayvancılık: Şap hastalığı ve terör risklerinden doğan kayıplar devlet güvencesinde olacak. Seralar ve Su Ürünleri: Fırtına, sel veya hastalık gibi nedenlerle oluşan zararların tamamı ödenecek. Köy Bazlı Verim Sigortası: Bu kapsamdaki üretimler de sınır gözetmeksizin korunacak. Bakanlık tarafından yapılan açıklamada, bu desteğin tarımsal üretimde moral ve istikrarı artıracağı vurgulanarak, tüm üreticilere "Hayırlı olsun" mesajı verildi.

Gübre Tedarikinde Herhangi Bir Sorun Bulunmuyor Haber

Gübre Tedarikinde Herhangi Bir Sorun Bulunmuyor

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, savaşların küresel etkilerinden birinin de gıda arz güvenliği olduğunu belirterek, “Gıda anlamında herhangi bir problemimiz yok. Bitkilerin gelişim döneminde gübre tedariki konusunda da bir sıkıntı söz konusu değil. Hatta arzı artırmak için gerekli tedbirleri alıyoruz." dedi. Bakan Yumaklı, Kırklareli programı kapsamında Valiliği ziyaret etti. Protokol üyeleriyle selamlaşan Yumaklı, valilik bahçesinde düzenlenen fidan dikim törenine katıldı. Daha sonra Valilik Şeref Defteri'ni imzalayan Yumaklı, Vali Uğur Turan'dan kentte yürütülen çalışmalar ve yatırımlar hakkında bilgi aldı. Kırklareli Belediyesini de ziyaret eden Yumaklı, Belediye Başkanı Derya Bulut ile bir süre görüştü. Bakan Yumaklı daha sonra Atatürk Toprak, Su ve Tarımsal Meteoroloji Araştırma Enstitüsü Konferans Salonu'nda düzenlenen sektör temsilcileri buluşmasına katıldı. Ramazan ayını tebrik eden Yumaklı, ramazanın İslam dünyasında birlik ve beraberliğe vesile olmasını temenni etti. Bakanlık olarak sektörün tüm konularını yerinde değerlendirmek amacıyla il ziyaretleri gerçekleştirdiklerini ifade eden Yumaklı, dünyada yaşanan gelişmelerin hızla değiştiğini söyledi. İslam coğrafyasının çeşitli saldırı ve krizlerle karşı karşıya kaldığını dile getiren Yumaklı, küresel gelişmelerin tarım ve gıda ticaretini de doğrudan etkilediğini belirtti. Bakanlık olarak olası risklere karşı hazırlıklı olduklarını vurgulayan Yumaklı, gübre stokları konusunda kamuoyunda bazı dezenformasyonlar yapıldığını söyledi. Gübre tedarikinde herhangi bir sorun bulunmadığını belirten Yumaklı, şöyle konuştu: “Gıda anlamında herhangi bir problemimiz yok. Bitkilerin gelişim döneminde gübre tedariki konusunda da bir sıkıntı söz konusu değil. Hatta arzı artırmak için gerekli tedbirleri alıyoruz. En son dün gece bazı ülkeler için uygulamış olduğumuz gübrelerde gümrük vergisi oranlarını sıfıra indirdik. Dolayısıyla bu anlamda bizim ülkemizde de arzın çok hızlı bir şekilde gelmesini sağlamak adına bunları yapıyoruz. Bunun dışında da farklı tedbirleri peyderpey devreye alacağız. Savaşların küresel etkisini en başta enerji arzındaki daralma olarak görüyoruz ancak en kritik konulardan biri gıda arz güvenliğidir." Tarımsal üretimin dünyada stratejik bir konuma sahip olduğunu belirten Yumaklı, sektörün kendine özgü dinamiklerinin bulunduğunu söyledi. Bakanlık olarak politikalarını bu doğrultuda geliştirdiklerini dile getiren Yumaklı, üretim planlamasına dayalı yeni destek modelleri uyguladıklarını ifade etti. Bakan Yumaklı, şunları kaydetti: “Farklı destekleme modellerini üretim planlamasıyla entegre ettik. Tarımsal kredileri de aynı şekilde planlamayla uyumlu hale getirdik. Hayvancılıkla ilgili 5 yıllık eylem planımızı uygulamaya koyduk. Dün itibarıyla 12,3 milyar liralık temel destek ödemesini ve planlı üretim desteğini üreticilerimizle, çiftçilerimizle buluşturmaya başladık. Kırklareli'ne de yaklaşık 150 milyon lira civarında buradan bir ödeme gelmiş olacak. İnşallah mart ve nisan aylarında Türkiye genelinde 81 milyar lirayla bu ödemeyi tamamlamış olacağız" Kırklareli'nin hayvansal üretimde önemli bir konuma sahip olduğunu belirten Yumaklı, kentin ari işletmelerdeki hayvan varlığı bakımından Türkiye'de ilk sıralarda yer aldığını ifade etti. Yumaklı, son 23 yılda Kırklareli'nde tarım, orman ve su alanlarında yaklaşık 58 milyar liralık destek ve yatırım yapıldığını söyledi. Kırklareli Orman Bölge Müdürlüğünün de yakın zamanda kurulacağını belirten Yumaklı, kentteki yatırımların süreceğini dile getirdi. Trakya'nın ayçiçeği üretim merkezlerinden biri olduğunu vurgulayan Yumaklı, iklim değişikliğinin etkilerinin bölgede hissedildiğini söyledi. Bu noktada TARSİM uygulamalarının önemine değinen Yumaklı, “TARSİM'de köy bazlı verim sigortasına geçtik. Kırklareli'nde arpa ve buğdayın yanı sıra ayçiçeğini de bu kapsama aldık. Ayrıca ayçiçeğinde fiyat dalgalanmalarını önlemek amacıyla tarife kontenjanlarını çiftçilerimiz lehine düzenledik." dedi. “JEOTERMAL TESİSLER TARIMSAL ÜRETİME ÖNEMLİ KATKILAR SAĞLIYOR" Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, daha sonra Kırklareli'nde jeotermal su kaynağıyla üretim yapılan domates serasını ziyaret etti. Bakan Yumaklı, Asilbeyli köyündeki serayı gezerek yetkililerden bilgi aldı. Serada çalışan kadınlarla birlikte domates fidesi diken Yumaklı, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla personele karanfil hediye etti. Yumaklı, burada yaptığı konuşmada, Kırklareli'nin ülke tarımı açısından önemli bir yere sahip olduğunu söyledi. Kentin doğası, havası, suyu, tarımsal üretimi, biyolojik çeşitliliği, Longoz Ormanları ve turizm potansiyeliyle ön plana çıktığını ifade eden Yumaklı, bugün kentte çeşitli ziyaretlerde bulunarak sektör temsilcileriyle bir araya geldiklerini hatırlattı. Jeotermal seraların biyolojik mücadeleyi öne çıkaran bir üretim modeli olduğunu anlatan Yumaklı, tesiste çalışanların büyük bölümünün kadınlardan oluştuğunu gözlemlediğini belirtti. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nü kutlayan Yumaklı, “Bu özel ve hassas alanlarda elbette hanımefendilerin çalışması ayrı bir önem taşıyor. Çünkü bu hassasiyeti en üst düzeyde gösteriyorlar." dedi. Jeotermal tesislerin üretime önemli katkılar sağladığını vurgulayan Yumaklı, şöyle konuştu: “Toplamda 61 jeotermal kaynaklı organize tarım bölgesi bulunuyor. Bunlardan 40 tanesi şu anda tüzel kişilik kazanmış durumda. Bu bölgelerle birlikte yalnızca jeotermal kaynakları kullanan organize tarım bölgelerinde yıllık 1 milyon tonluk üretime ulaşacağız. Özellikle iklimsel koşulların bizi zorladığı dönemlerde bu tür üretimlerin değeri ve katkısı son derece önemli. Burada dekarda yaklaşık 50 tonluk üretimden bahsediyoruz. Tesis tamamlandığında 200 dekarlık alanda 10 bin ton üretim yapılacak. Bunun gibi tesislerin çoğalması için bakanlığımızın ciddi destekleri bulunuyor."

Şiddetli Fırtına Üreticimizin Bir Yıllık Geçimini Aldı Götürdü Haber

Şiddetli Fırtına Üreticimizin Bir Yıllık Geçimini Aldı Götürdü

CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış, Mersin’in Akdeniz ilçesine bağlı Kazanlı ve Adanalıoğlu mahallelerinde etkili olan şiddetli fırtınanın ardından zarar gören seralarda incelemelerde bulundu. Kış’a ziyaret sırasında Cumhuriyet Halk Partisi Mersin İl Başkanı Koral Ömür, CHP Akdeniz İlçe Başkanı Semih Palamut, Büyükşehir Belediye Meclis Üyesi Hamit Mert Avcı, Mersin Ziraat Odası Başkanı Musa Yılmaz ve mahalle muhtarları eşlik etti. Heyet, fırtınanın ağır yıkıma yol açtığı seraları yerinde inceleyerek üreticilerle bir araya geldi, hasarın boyutuna ilişkin bilgi aldı. Ziyaret kapsamında konuşan Gülcan Kış, Kazanlı ve Adanalıoğlu’nda örtü altı üretimin büyük darbe aldığını vurgulayarak, “Bir gecede aylarca verilen emek yok oldu. Çiftçilerimiz seralarını, mahsullerini evlatları gibi büyütüyor. Bu fırtına yalnızca ürünleri değil, üreticimizin bir yıllık geçimini de aldı götürdü” dedi. Seralarda plastik örtülerin parçalandığını, demir konstrüksiyonların çöktüğünü ve ürünlerin büyük bölümünün tamamen kullanılamaz hâle geldiğini belirten Kış, zararın sanılandan çok daha büyük olduğunu ifade etti “TARSİM sahadaki gerçekliği karşılamıyor” Tarım sigortaları konusunda yaşanan sorunlara dikkat çeken Kış, mevcut uygulamaların üreticiyi korumakta yetersiz kaldığını söyledi. Kış, “TARSİM üreticilerimizin zararlarını karşılamakta ciddi eksiklikler barındırıyor. Zarar tespitleri gecikiyor, yapılan değerlendirmeler çoğu zaman sahadaki gerçek kaybı yansıtmıyor. Çiftçi zaten zor koşullarda üretim yapıyor; bir de afet sonrası belirsizlikle baş başa bırakılıyor. Zarar tespitleri bir an önce tamamlanmalı ve mağduriyetler gecikmeksizin giderilmelidir” diye konuştu. İklim krizinin etkilerinin her geçen yıl daha ağır hissedildiğini vurgulayan Kış, fırtına, don, sel ve kuraklık gibi afetlerin artık istisna değil, tarımın yeni gerçeği hâline geldiğini söyledi. Bu nedenle geçici çözümler yerine kalıcı ve güçlü bir kurumsal yapıya ihtiyaç olduğunu dile getirdi. Afet Bakanlığı çağrısı TBMM’ye sunduğu Afet Bakanlığı kurulmasına ilişkin kanun teklifini hatırlatan Kış, “Bu tür afetlerde üretici, hangi kuruma başvuracağını bilemez hâle geliyor. Aracıların, karmaşık bürokrasinin arasında zaman kaybediliyor. Oysa bu sorunlara bire bir muhatap olacak, koordinasyonu sağlayacak ve hızlı karar alabilecek bir Afet Bakanlığına ihtiyaç var. Aradan aracıları kaldırmak, sorunların hızlı çözüme kavuşmasını sağlayacaktır” ifadelerini kullandı. Meclis Gündemine Taşınacak Yaptığı incelemelerin ardından çiftçilerin yaşadığı mağduriyeti TBMM gündemine taşıyacağını belirten CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış, konunun hem soru önergeleri hem de kanun teklifleriyle takipçisi olacağını vurguladı. Kış, “Kazanlı’da, Adanalıoğlu’nda gördüğümüz tablo kabul edilemez. Üreticimizin yaşadığı bu kaybı Meclis’te gündeme getireceğim. Zarar tespitlerinin hızlandırılması, TARSİM uygulamalarının gözden geçirilmesi ve afetlere karşı kurumsal bir yapının oluşturulması için mücadele edeceğim. Çiftçilerimiz yalnız değildir; bu mağduriyet giderilene kadar sürecin takipçisi olmaya devam edeceğiz” dedi. Ziyaret sırasında üreticiler de yaşadıkları kayıpları ve beklentilerini dile getirirken, acil destek, borç ertelemesi ve yeniden üretime geçebilmek için somut adımlar atılmasını talep etti. Gülcan Kış, üreticilerin sesi olmaya devam edeceklerini belirterek, “Bu topraklarda üretim sürsün istiyorsak, çiftçimizi ayakta tutmak zorundayız” mesajını verdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.