Hava Durumu

#Tarsi̇m

Kırsal Haber - Tarsi̇m haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tarsi̇m haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Yetiştiricilerden Bakan Yardımcısı Gümen’e Destekleme Talebi Haber

Yetiştiricilerden Bakan Yardımcısı Gümen’e Destekleme Talebi

Türkiye Damızlık Sığır Yetiştiricileri Merkez Birliği Genel Başkanı İlhan Köten, Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı Prof. Dr. Ahmet Gümen ile bir araya gelerek hayvancılık sektörünün öncelikli sorunlarını ve yetiştirici birliklerinin taleplerini iletti. Görüşmede çiğ süt desteklemeleri, TARSİM sigortası, gebe düve üretimi ve birliklerin mali sürdürülebilirliği ele alındı. Türkiye Damızlık Sığır Yetiştiricileri Merkez Birliği tarafından gerçekleştirilen görüşmede, yetiştiricilerin destekleme uygulamalarında karşılaştığı sorunlar ve hayvancılık sektörünün ihtiyaçlarına yönelik çözüm önerileri değerlendirildi. Gebe Düve Üretim Merkezi Projesi gündemde Merkez Birliği Genel Başkanı İlhan Köten, nitelikli dişi buzağıların yetiştirilerek gebe düve olarak hayvancılık sektörüne kazandırılmasını amaçlayan Gebe Düve Üretim Merkezi Projesi hakkında bilgi verdi. Proje kapsamında Türkiye Kırmızı Et Üreticileri Merkez Birliği ile yürütülen görüşmelerin protokol aşamasına geldiği belirtildi. Yetiştirici birlikleri için destek artışı talep edildi Görüşmede, il birlikleri ile Merkez Birliğinin mali yapısının güçlendirilmesi ve faaliyetlerinin sürdürülebilirliğinin sağlanması amacıyla destekleme ödemelerinin artırılması talep edildi. Ayrıca, bazı hayvanları TARSİM sigortası kapsamında bulunmadığı için çiğ süt desteğinden tamamen yararlanamayan yetiştiricilerin yaşadığı sorunlar gündeme taşındı. Bu kapsamda, mağduriyetlerin giderilmesi için sigortalılık oranını esas alan bir düzenleme yapılması önerildi. Çiğ süt destekleme fiyatları ve ödeme takvimi ele alındı Hayvancılık sektörünün önemli gündem maddelerinden biri olan çiğ süt desteklemeleri de görüşmede değerlendirildi. Merkez Birliği tarafından çiğ süt destekleme birim fiyatlarının açıklanması, destekleme ödemelerine ilişkin takvimin netleştirilmesi ve güncel çiğ süt üretim maliyetinin kamuoyuyla paylaşılması talepleri iletildi. E-Müstahsil uygulamasında teknik destek istendi Görüşmede, E-Müstahsil Makbuzu uygulamasına geçiş sürecinde yetiştiricilerin karşılaşabileceği teknik ve idari güçlükler de gündeme geldi. Uygulamaya geçişin kolaylaştırılması amacıyla yetiştiricilere teknik destek sağlanması ve işlemlerin birlikler aracılığıyla yürütülebilmesine yönelik seçeneklerin değerlendirilmesi gerektiği vurgulandı. Türkiye Damızlık Sığır Yetiştiricileri Merkez Birliği, 25 yılı aşkın süredir sektörde faaliyet gösteren damızlık sığır yetiştirici birliklerinin hizmetlerini sürdürebilmesi ve yetiştiricilerin sorunlarına çözüm bulunması amacıyla ilgili kurumlarla temaslarını sürdürdüğünü bildirdi.

Süt Ürünlerinin Fiyatı Artıyor, Üreticinin Geliri Aynı Kalıyor Haber

Süt Ürünlerinin Fiyatı Artıyor, Üreticinin Geliri Aynı Kalıyor

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, süt üreticilerinin artan maliyetler, güncellenmeyen çiğ süt fiyatı, geciken ödemeler ve destekleme uygulamalarındaki sorunlar nedeniyle zorlandığını belirtti. Gürer, 2022-2025 yılları arasında 112 bin 161 ahırın kapandığını, çiğ süt üretiminin ise 2020’deki 23,5 milyon tondan 2025’te 21,3 milyon tona gerilediğini söyledi. CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Çiğ süt sudan ucuz. Hayvan bakımı sürekli ve düzenli ilgi gerektirir. Hayvan refahı verimi artırır ancak artan yem fiyatlarına yetişemeyen besici ya yemi kısmak ya da hayvanını satmak zorunda kalıyor. Bazı üreticiler, hayvanını satıp parasını faize koymanın daha kazançlı olduğunu söylüyor. Yem fiyatlarındaki artış süt fiyatına yansımayınca üretici zor durumda kalıyor. Beş aydır yeni süt tavsiye fiyatı açıklanmadı. Büyük işletmeler maliyet altında süt satmazken küçük üretici bu durumdan olumsuz etkileniyor. Süt fiyatı yerinde sayıyor, mamul ürün fiyatları ise artıyor” dedi. “ÜRETİCİ MALİYETLER KARŞISINDA AYAKTA KALMAKTA ZORLANIYOR” Kırsalda önemli bir kesimin geçimini hayvancılıkla sağladığını belirten CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Türkiye’de yaklaşık 6,5 milyon süt ineği bulunduğunu, işletmelerin önemli bölümünün küçük aile işletmelerinden oluştuğunu ifade etti. Damızlık birliği verilerine göre Türkiye’deki sığır yetiştiriciliği yapılan ahır işletmelerinin sayısının 1 milyon 37 bin 914 olarak görüldüğünü belirten Gürer, Bakanlığın açıkladığı işletme sayısının ise bu rakamın üzerinde olduğunu kaydetti. Gürer, “Enflasyonun sorumlusu üreticilermiş gibi uygulamalar yapılması çiftçi ve besiciyi daha da zora sokuyor. Ahırların kapanması, çiğ süt üretiminin gerilemesi, girdi maliyetlerinin yükselmesi ve üretici gelirinin maliyetleri karşılayamaması hayvancılığın geleceği açısından ciddi bir sorundur. Alım gücü düşen vatandaş et ve süte erişmekte zorlanıyor. Bunun temelinde mazot ve yem gibi girdi maliyetleriyle yeterince mücadele edilmemesi yatıyor. Mazot ve yem pahalı kaldıkça, üreticinin geliri maliyetlerini karşılamadıkça üretim gerileyecek ve yeni sorunlar ortaya çıkacaktır” ifadelerini kullandı. CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Güre, hayvancılık işletmelerindeki kapanmalara dikkat çekerek, “2022-2025 yılları arasında üç yılda 112 bin 161 ahır kapandı. Bu durum, hayvancılık yapan üreticilerin karşı karşıya olduğu sorunların boyutunu gösteriyor” dedi. Süt üretimindeki gerilemenin de dikkat çekici olduğunu belirten Gürer, 2020 yılında 23 milyon 503 bin ton olan çiğ süt üretiminin 2025 yılında 21 milyon 379 bin tona düştüğünü söyledi. Gürer, yalnızca 2024-2025 yılları arasında yaşanan süt üretimi kaybının 1,1 milyon tonu bulduğunu vurguladı. “BEŞ AYDIR ÇİĞ SÜT TAVSİYE FİYATI GÜNCELLENMEDİ” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Ulusal Süt Konseyi tarafından 1 Mayıs 2026 tarihinde soğutulmuş çiğ inek sütünün litre başına net tavsiye satış fiyatının 24,30 TL olarak belirlendiğini hatırlatarak, “Fiyatın üç ayda bir güncelleneceğinin açıklandığını ancak aradan beş ay geçmesine rağmen yeni tavsiye fiyatının duyurulmadı” dedi. Gürer, “Çiğ süt fiyatı yerinde sayıyor, ancak üreticinin giderleri artıyor. Süt yemi fiyatlarındaki artış, mazot, işçilik, elektrik, su, veterinerlik ve diğer giderler üreticiyi zorluyor. Süt fiyatı güncellenmediğinde üreticinin gelir-gider dengesi bozuluyor. Özellikle küçük aile işletmeleri bu koşullarda ayakta kalmakta güçlük çekiyor” diye konuştu. SÜT ÜRÜNLERİNİN FİYATI ARTIYOR, ÜRETİCİNİN GELİRİ AYNI KALIYOR CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Beyaz peynirin kilogramı üretim biçimine göre ortalama 480-765 TL arasında, tereyağının kilogramı ise 480-1.000 TL arasında değişiyor. Sanayi sütünün litresinin de 52-80 TL aralığında satılıyor. Ancak çiğ süt üreticisinin geliri bu fiyat artışlarıyla aynı oranda yükselmedi” şeklinde konuştu. Süt sektöründe ithalatın da sürdüğünü kaydeden Gürer, 2 bin 297 ton süt tozu ithalatı karşılığında yurt dışına 6 milyon 695 bin dolar ödendiğini ifade etti. SÜT ÜRETİM MALİYETİNİN YÜZDE 62’Sİ YEM GİDERİ Süt üretiminde maliyetlerin büyük bölümünü yem giderlerinin oluşturduğunu belirten CHP’li Ömer Fethi Gürer, sağmal inek başına yapılan harcamaların yüzde 62’sinin yemden kaynaklandığını, kalan yüzde 38’lik bölümün ise yakıt, işçilik, su, elektrik, veterinerlik, sigorta, faiz ve amortisman giderlerinden oluştuğunu aktardı. Hayvancılık yapan üreticiler açısından mazot fiyatlarındaki artışın da önemli bir yük oluşturduğunu kaydeden Gürer, süt fiyatı sabit tutulurken yem ve diğer girdi maliyetlerinin yükselmesinin üreticinin kazancını azalttığını ifade etti. Süt bedellerinin 60 ila 90 güne varan vadelerle ödenmesinin özellikle küçük işletmeleri zorladığını belirten Gürer, üreticinin yem ve diğer zorunlu giderlerini karşılayabilmek için düzenli nakit akışına ihtiyaç duyduğunu söyledi. MALİYET ARTIYOR, SÜT FİYATI SABİT TUTULUYOR CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Çiğ süt üreticisinin içinde bulunduğu ekonomik tablo giderek ağırlaşıyor. Eylül 2026 itibarıyla sıcak çiğ süt üretim maliyeti litre başına 29 lira 34 kuruşa yükselirken, çiğ süt referans fiyatı 24 lira 30 kuruşta kaldı. Ağustos ayına göre litre başına 84 kuruş artan maliyet, üreticinin zararını büyütüyor. Mazot ve kesif yeme gelen zamlar üretim giderlerini artırırken, süt yemi fiyatı temmuzdan ağustosa yüzde 11, ağustostan eylüle yüzde 8 yükseldi. Piyasada süt yemi çuvalı 1.000 ila 1.150 lira arasında satılıyor. Ocak 2020'de kilogramı 1,58 lira olan 19 HP süt yemi, Ağustos 2026'da 19,07 liraya çıkarak yüzde 1.106 arttı. Mısır silajı, yonca kuru otu ve saman fiyatlarındaki yükseliş de üreticinin maliyet yükünü artırdı” şeklinde konuştu. ÜRETİCİYE 3,6 ÇUVAL SÜT YEMİ KAYBI Üreticinin sattığı sütle alabildiği yem miktarında da gerileme yaşandığını belirten CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Ocak 2020'de 1 ton süt satan üretici 29 çuvaldan fazla, yaklaşık 1.455 kilogram süt yemi alabilirken bugün aynı miktarda sütle ancak 25,5 çuval, yani 1.274 kilogram yem alabiliyor. Bir ton süt karşılığında üreticinin kaybı 181 kilogram, yaklaşık 3,6 çuval süt yemine ulaşıyor. Aynı dönemde 1 ton süt karşılığında alınabilen mısır silajı miktarı da 5.348 kilogramdan 5.115 kilograma düştü. Girdi fiyatlarındaki artış karşısında üreticinin gelirinin eridiğini görüyoruz. Üretici, artan maliyetler altında hayvancılığını sürdürmekte zorlanırken bu durum süt üretiminin geleceğini de tehdit ediyor” dedi. SÜT ÜRETİMİ BEŞ YILDA 2,12 MİLYON TON AZALDI CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “TÜİK verilerine göre 2020'de 23,50 milyon ton olan çiğ süt üretimi, 2025'te 21,38 milyon tona geriledi. Beş yılda 2,12 milyon tonu aşan üretim kaybı yaşanırken, yalnızca 2024-2025 dönemindeki düşüş 1,1 milyon tonun üzerine çıktı. Süt Çalıştayı kararlarında tavsiye fiyatının üç ayda bir güncellenmesi öngörülmesine rağmen, 1 Mayıs'ta açıklanan çiğ süt fiyatı beş aydır değişmedi. Ulusal Süt Konseyine çağrıda bulunuyorum: Artan yem, mazot ve diğer girdi maliyetleri dikkate alınarak çiğ süt referans fiyatı acilen yeniden belirlenmelidir. Üreticinin maliyetinin altında süt satmak zorunda kalması önlenmeli, süt üretiminin devamlılığı için üreticiyi koruyan bir fiyat politikası uygulanmalıdır” dedi. “TARSİM UYGULAMASINDAKİ SÜRELER ÜRETİCİYİ MAĞDUR EDİYOR” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Hayvancılıkta sigorta ve destekleme uygulamalarında yaşanan sorunlar var. TARSİM kapsamında hayvan sigortalarının yıllık yapılıyor. Sigorta süresinin bir gün dahi geçirilmesi durumunda süt desteğinin iptal ediliyor. Niğde’de 2026 yılının ocak, şubat ve mart aylarında süresi geçtiği için yaklaşık 1.050 kişinin sigortası iptal edildi” dedi. Gürer, üreticilerin desteklerden yararlanmasını zorlaştıran uygulamaların yeniden değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, süre aşımı nedeniyle ortaya çıkan mağduriyetlerin giderilmesini istedi. Buzağı desteklerinin yılda iki kez, süt desteklerinin ise üç aylık dönemler üzerinden ödendiğini belirten Gürer, destekleme takviminin üreticinin ihtiyaçları ve hayvancılığın ekonomik koşulları dikkate alınarak düzenlenmesi gerektiğini ifade etti. STOPAJ VE BORSA TESCİL ÜCRETİ DE ÜRETİCİNİN GÜNDEMİNDE Süt üreticilerinin vergi ve kesintiler nedeniyle de sorun yaşadığını belirten CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, devletin süt satışları üzerinden stopaj vergisi aldığını, borsaya ödenen binde 2 oranındaki tescil ücretinin kaldırılmasının da üreticiler tarafından talep edildiğini aktardı. Gürer, “Borsa tescil ücretinin ödenmemesi durumunda stopaj oranı iki kat uygulanıyor. Üreticiler açısından ek bir yük oluşuyor. Ayrıca kesintiler küçük işletmeler üzerindeki etkisi değerlendirilmeli” diye konuştu. Buzağı ölümlerinin bakım koşullarına göre değişebildiğini ifade eden Gürer, özellikle Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde buzağı ölümlerinin yüksekliğine dikkat çekti. Buzağı kayıplarının azaltılması için hayvan bakımının, beslemenin ve yetiştiricilere yönelik desteğin önem taşıdığını vurguladı. TEMMUZ AYINDA TOPLANAN İNEK SÜTÜ 987 BİN TONDA KALDI CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, ticari süt işletmelerinin topladığı süt miktarındaki değişime de dikkat çekerek, “Temmuz 2026’da ticari süt işletmelerince toplanan inek sütü miktarının bir önceki aya göre yüzde 0,8 azalarak 987 bin 634 ton olarak gerçekleşti” Gürer, ahırların kapanması, çiğ süt üretiminin gerilemesi, girdi maliyetlerinin yükselmesi ve üreticinin gelirinin maliyetleri karşılamakta yetersiz kalmasının hayvancılığın geleceği açısından ele alınması gereken sorunlar olduğunu ifade etti.

TARSİM Heyeti’nden İngiltere’ye Teknik Ziyaret Haber

TARSİM Heyeti’nden İngiltere’ye Teknik Ziyaret

Tarım sigortalarında küresel iş birliklerini güçlendirmeyi hedefleyen TARSİM, 7-9 Ekim 2026 tarihleri arasında İngiltere’ye üst düzey bir teknik ziyaret gerçekleştirdi. Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı ve TARSİM Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Ahmet BAĞCI’nın başkanlığını üstlendiği heyette; Tarım ve Orman Bakanlığı, Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu (SEDDK), Türkiye Ziraat Odaları Birliği, Türk Reasürans ve Tarım Sigortaları Havuz İşletmesi’nden yetkililer yer aldı. Sigortacılık ve reasürans alanındaki güncel gelişmeleri değerlendirmek ve reasürans şirketleriyle iş birliklerini güçlendirmek amacıyla düzenlenen program kapsamında, küresel düzeyde faaliyetlerini sürdüren finans kuruluşlarıyla temaslar sağlandı. TARSİM Heyeti, Londra programı kapsamında ilk olarak risk yönetimi ve reasürans brokerlığının küresel lideri Aon Plc’yi ziyaret etti. Aon Türkiye CEO’su Ferhan ÖZAY, Küresel Takım lideri Christopher COE ve Türkiye Direktörü Mine Kübra BOZDAĞ ile bir araya gelen heyet, küresel risk transferi çözümlerini değerlendirdi. Ziyaretin bir sonraki durağı ise dünyanın en büyük reasürans şirketlerinden Swiss Re oldu. Swiss Re’nin Birleşik Krallık ve İrlanda P&C Reasürans İcra Kurulu Başkanı Jason RICHARDS, Kamu Sektörü Çözümleri İsviçre ve Küresel Pazar Geliştirme Başkanı Esther BAUR, Avrupa, Orta Doğu ve Afrika Bölgesi Tarım Reasüransı Başkanı Gael CERTAIN ile düzenlenen toplantıda bir araya gelindi. İklim Krizi ve 2027 Reasürans Stratejileri Görüşüldü Görüşmelerde özellikle küresel iklim değişikliği kaynaklı artan doğal afetlerin yönetimi, sürdürülebilir finansman modelleri ve 2027 yılı reasürans yenileme süreçleri ele alındı. Deneyimlerin karşılıklı olarak paylaşıldığı teknik ziyaret, mevcut iş birliklerinin güçlendirilerek sürdürülmesi yönündeki ortak temennilerle sona erdi.

Tarım Sigortalarının Koruma Şemsiyesi Genişletiliyor Haber

Tarım Sigortalarının Koruma Şemsiyesi Genişletiliyor

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, tarımsal üretimin en önemli sacayaklarından biri olan devlet destekli Tarım Sigortaları Havuzu'nun (TARSİM) kapsamının her geçen gün genişletildiğini belirterek, 2027 yılından itibaren teminat dönemi öncesi yaşanan don hadisesine karşı kapsama altına alınan ürün sayısının 9'dan 25'e çıkarıldığını, Temel Sigorta Paketi'ne de 16 ürün daha dahil edilerek teminatın 25 ürüne çıkarıldığı bildirdi. Bakan Yumaklı, 2027 yılında uygulanacak TARSİM yeniliklerine ilişkin yazılı açıklamada bulundu. İklim krizi ve doğal afetlerin tarım üzerindeki olumsuz etkilerini en aza indirmeyi hedeflediklerini vurgulayan Yumaklı, üreticilerin emeklerini güvence altına almak adına sigorta kapsamını her geçen yıl daha da büyüttüklerini dile getirdi. 16 ÜRÜNE DAHA TEMİNAT DÖNEMİ ÖNCESİ YAŞANAN DON HADİSESİ TEMİNATI Bakan Yumaklı, yeni düzenlemeyle birlikte Bitkisel Ürün Sigortası ve Temel Sigorta Paketi'nde teminat kapsamının genişletildiğinin altını çizerek, şu bilgileri verdi: “Daha önce kayısı, elma, armut, ayva, şeftali, nektarin, erik, kiraz ve vişne ürünlerinde uygulanan don hadisesi teminatına; ceviz, badem, Trabzon hurması, dut, nar, incir, kivi, hünnap, yenidünya, muşmula, kızılcık, kuşburnu, alıç, keçiboynuzu, muz ve kestane olmak üzere 16 yeni ürün daha eklendi. Ayrıca Gelir Koruma Sigortası kapsamında mevcut buğday, arpa ve çavdar ürünlerine ek olarak tritikale de teminat altına alındı. Üreticilerden gelen talepler doğrultusunda pelemir ürünü de TARSİM kapsamına dahil edilirken, enginar ürününde çok yıllık yetiştiricilikte dolu paket teminat başlangıç esasları yeniden belirlendi." TEKİRDAĞ, ŞANLIURFA VE KAYSERİ'DE PİLOT UYGULAMA Yumaklı, başta kuraklık olmak üzere üreticilerimizin Köy Bazlı Verim Sigortası teminatlarında yer alan ürünlerde yaşanan verim kayıplarını parsel bazında güvence altına alan Parsel Bazlı Verim Sigortası'nın pilot olarak Tekirdağ ilinden sonra Şanlıurfa ve Kayseri illerinde de uygulanmaya başlanacağını ve akabinde tüm Türkiye'de hayata geçeceğini açıkladı. Yumaklı, bunun yanı sıra şeker pancarı tohumluk üretiminde, yaban domuzunun erkek bitkileri yemesi nedeniyle oluşan verim kayıpları ile baraj kapaklarının açılması sonucu meydana gelen sel ve su baskını hasarlarının da teminat kapsamına eklendiğini aktardı. HAYVANCILIK VE ARICILIK SİGORTALARINDA ÖNEMLİ DESTEKLER Bakan Yumaklı, Büyükbaş Hayvan Hayat Sigortalarında da üretici lehine kritik adımlar atıldığını ifade ederek, düzenlemeleri şöyle sıraladı: “İnfertilite (kısırlık) nedeniyle oluşan mecburi kesim hasarlarında poliçe döneminde buzağılamış olma şartı, poliçe başlangıcından 120 gün öncesine çekildi. Geniş kapsamlı tarifede yetiştiriciler, talepleri halinde buzağılarını 1. günden itibaren sigortalatabilecek. Süreçlerin daha şeffaf ve hızlı takibi için Bakanlığın Güvenli Elektronik Küpe İzleme Sistemi (GEKİS) ile TARSİM entegrasyonu sağlandı. Arıcılık Sigortasında ise kar yağışından kaynaklı heyelan hasarları teminat kapsamına alınırken, kovan bedeli 5.500 TL'den 6.500 TL'ye yükseltildi." SERACILARA VE GAZİ YAKINLARINA İNDİRİM MÜJDESİ Seracılık faaliyetlerini desteklemek amacıyla Sera Sigortalarında örtü onarım masrafının 6.500 TL'den 8.500 TL'ye çıkarıldığını vurgulayan Yumaklı, “Modernize edilen seralarda poliçe primi üzerinden %5 prim indirimi uygulanacak olup, risk inceleme çalışmalarındaki ölçüm toleransı %15'ten %20'ye yükseltildi. Sosyal destekler kapsamında ise mevcutta şehit yakınları ve gazilere uygulanan indirim imkanı, gazi yakınları için de geçerli hale getirildi" ifadelerini kullandı. Tarım ve Orman Bakanı Yumaklı, tarımsal üretimin en önemli sacayaklarından biri olan tarım sigortaları alanında da tüm paydaşlarla güçlü bir iş birliği içinde, sistemin geliştirilmesine, üretici ve yetiştiricilerin faaliyetlerinin devamlılığına katkı sağlamak üzere çalışmalar yürüttüklerine işaret ederek şunları kaydetti: “Tarım Sigortaları Kanunu ile 2006 yılında faaliyetlerine başlayan TARSİM Sistemi, tarım sigortaları alanında dünyadaki en başarılı kamu-özel sektör-STK iş birliği modellerinden biri haline gelmiştir. Sigortalanabilir ve ölçülebilir nitelikteki tüm risklerin kapsama alınması yönünde yoğun çalışmalar gerçekleştirdiğimiz sistemin teminat kapsamı, risk ve ürün bazında her yıl genişletilmektedir. 2027 yılı düzenlemelerimiz ile şemsiyeyi daha da genişletmiş olduk. Çalışmalarımızda her zaman büyük desteğini gördüğümüz Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'a bu vesileyle tüm üreticilerimiz adına teşekkür ediyorum. Yeni düzenlemelerimiz hayırlı, uğurlu ve bereketli olsun."

TARSİM, Sigorta Haftası’nın İlk Gününde Sektör Temsilcilerini Ağırladı Haber

TARSİM, Sigorta Haftası’nın İlk Gününde Sektör Temsilcilerini Ağırladı

TARSİM, 15. Sigorta Haftası vesilesiyle 5 Ekim tarihinde İstanbul'daki Genel Müdürlük binasında gerçekleştirdiği geniş katılımlı toplantıda sektör temsilcilerini ağırladı. 2026 yılı faaliyetlerinin değerlendirildiği ve Sistem’in 2027 yılı vizyonunun paylaşıldığı toplantıya; TARSİM Yönetim Kurulu Üyesi ve Tarım Sigortaları Havuz İşletmesi Genel Müdürü Bekir Engürülü, Türkiye Sigorta Birliği (TSB) Genel Sekreteri Özgür Obalı, TARSİM Genel Müdür Yardımcıları Tufan Özel ve Ertuğrul Çelik, birim yöneticileri ile Devlet Destekli Tarım Sigortaları Sistemi’ne üye sigorta şirketlerinin tarım servisi yetkilileri katıldı. "Sistemi Hep Birlikte Daha İleriye Taşıyacağız" Toplantının açılış konuşmasını gerçekleştiren Genel Müdür Bekir Engürülü, Sigorta Haftası'nı kutlayarak, sektör için hayırlı olması temennisinde bulundu. TARSİM’in gelişim sürecinde ortak aklın önemine de vurgu yapan Engürülü, tüm paydaşların görüş ve önerilerini hassasiyetle dikkate aldıklarını belirterek, Devlet Destekli Tarım Sigortaları Sistemi’ni hep birlikte daha ileri noktalara taşımayı hedeflediklerini ifade etti. TSB Genel Sekreteri Özgür Obalı'dan Teşekkür Programın devamında söz alan Türkiye Sigorta Birliği (TSB) Genel Sekreteri Özgür Obalı, Sigorta Haftası kapsamında düzenlenen bu anlamlı toplantıya davet edilmekten duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Obalı ayrıca, TARSİM’in bu özel hafta vesilesiyle düzenlediği organizasyondan ötürü teşekkürlerini ileterek, 15. Sigorta Haftası’nı kutladı.

TARSİM, Tarımsal Risklere Karşı Güvenli Yarınlar İçin Çalışıyor Haber

TARSİM, Tarımsal Risklere Karşı Güvenli Yarınlar İçin Çalışıyor

TARSİM Yönetim Kurulu Üyesi ve Tarım Sigortaları Havuz İşletmesi Genel Müdürü Bekir Engürülü, Türkiye Sigorta Birliği (TSB) tarafından bu yıl "Dört Element Tek Güvence" temasıyla 5-11 Ekim tarihleri arasında kutlanan 15. Sigorta Haftası vesilesiyle bir mesaj yayımladı. Engürülü, mesajında şu ifadelere yer verdi: “Ülkemizde sigorta bilincini yaygınlaştırmak, risk farkındalığını artırmak ve sigorta çözümlerini geniş kitlelere ulaştırmak adına büyük önem taşıyan Sigorta Haftası’nın 15.’sini kutlamanın mutluluğunu yaşıyoruz. Sektör paydaşlarımızı ortak bir hedef etrafında birleştiren bu özel hafta; bilgi paylaşımına, küresel trendlerin analiz edilmesine ve güçlü iş birliklerinin doğmasına zemin hazırlamaktadır. TARSİM olarak, bu anlamlı haftanın ilk gününde çok önemli bir buluşmaya ev sahipliği yapıyoruz. Sektör temsilcilerimizle bir araya gelerek, Devlet Destekli Tarım Sigortalarındaki 2026 yılı faaliyetlerimizi değerlendirecek ve 2027 yılı vizyonumuzu paylaşacağız. Tarımsal risklere karşı güvenli yarınlar inşa etmek üzere var gücümüzle çalışmaya bundan sonra da büyük bir şevkle devam edeceğiz. Ülkemizde sigorta bilincinin artması ve sektörün büyümesi için emek veren tüm paydaşlarımızın Sigorta Haftası’nı en içten dileklerimle kutluyor, bu değerli haftanın organizasyonunda emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.”

Manisa'da Üzüm Üreticilerinden İsyan! Haber

Manisa'da Üzüm Üreticilerinden İsyan!

YENİ Parti Manisa Milletvekili Bekir Başevirgen, Salihli başta olmak üzere Manisa genelinde TMO’nun üzüm alım noktalarında, üzüm üreticilerin sorunlarını dinledi. Genç bir üretici, “Bizim 300-400 liraya aldığımız ilaçlar bin 800 lira, 2 bin lira olmuş. 20 dönüm yerim var 320 bin lira ilaç parası vereceğim. Kaç ton üzüm satacağım da ilaç parasını ödeyeceğim. Mazotçuya ne vereceğim? İşçiye 200 bin lira vereceğim. Bizim gibi gençlere resmen ‘bu işi yapmayın’ diyorlar” sözleriyle isyan etti. Bir diğer üretici, “Amele parası cebimden çıkıyor, sigorta parası cebimden çıkıyor, bir daha bağ bakar mıyım? Tövbe yanından bile geçmem. Üzüm yemiyorum korkudan” dedi. Bir başka üretici, “Türkiye’de tarım bitiyor, bunu devlet gözetmiyor. 40 yıldan beri bu işin içindeyim. 20 yıl öncesinde ben bir yıllık ürünümle bir daire aldım, şimdi borçtan çıkamıyoruz” ifadelerini kullandı. Üzümünün geri dönmesi durumunda bir daha ki randevusunun Ekim’in 30’unda olduğunu belirten çiftçi, “Ben ameleye para vermedim, ilaççıya para vermedim, banka kredisi var. Yarın TARSİM’in ödeme günü. 90 bin lira para yatacak para yok. Bu sene ki kadar kötü bir dönem görmedim. Keşke ekmeseydim. Millet intihar etme derecesinde. Biz çiftçiyiz, kötülük yapmıyoruz” sözleriyle isyan etti. Girdi maliyetleri altında ezilen üzüm üreticisi, önce TARİŞ sonra TMO’nun açıkladığı üzüm fiyatlarıyla mağdur oldu. Üzüm üreticileri şimdi de maliyetinin altına bile olsa üzümlerini satabilmek için TMO’nun alım ofislerinin önünde traktörlerle saatler, hatta günler süren uzun kuyruklarda beklemek zorunda kalıyor. Üstelik TMO, üzüm için türlü bahanelerle ciddi oranda üreticinin üzümünü almayarak ya geri çeviriyor ya da fire kesintisi yapıyor. Bu durum çiftçinin eline 75-80 lira kalmasına ve maliyeti 95 liralara varan üzümden zarar etmesine sebep oluyor. YENİ Parti Manisa Milletvekili ve Tarım Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Bekir Başevirgen, Salihli başta olmak üzere Manisa genelinde TMO’nun üzüm alım noktalarında, üzümünü satabilmek için uzun kuyruklar oluşturan üreticilerin sorunlarını dinledi. “BİZİM GİBİ GENÇLERE RESMEN ‘BU İŞİ YAPMAYIN’ DİYORLAR” Başevirgen’e dert yanan genç bir üzüm üreticisi, “10 numara üzüm bile getirsen direk 9 numara yazıyorlar. 10 numara için depo bile açmamışlar. Bizim 300-400 liraya aldığımız ilaçlar bin 800 lira, 2 bin lira olmuş. 20 dönüm yerim var 320 bin lira ilaç parası vereceğim. Kaç ton üzüm satacağım da ilaç parasını ödeyeceğim. 4 ton üzüm sat öde. Mazotçuya ne vereceğim? İşçiye 200 bin lira vereceğim. Bizim gibi gençlere resmen ‘bu işi yapmayın’ diyorlar. Gidin asgari ücrete çalışın diyorlar. Baştaki paşalara çalışacağız mecbur. Üretmesek bir yerde çalışsak bu işten daha karlı. 85 lira hayal, öyle bir para elimize geçmiyor. 5 lira otomatikman kesiyorlar 80 lira, yüzde 3-5’te fire verdiler mi üzümün fiyatı 70-75 liraya geliyor. Zaten tüccar dışarıda 7 numara üzümü 60 liraya alıyor. TARİŞ’in bize hiçbir yararı yok. 3 sene önce ben bu üzümü 110 liraya satıyordum, 3 sene önce mazot kaç paraydı bir düşünsünler. Ben şimdi 1,5 ton üzüm satıyorum 1 ton mazot alıyorum. Ben yılda zaten 2 ton mazot yakıyorum. Özel tüketim vergisi bu motorlardan kaldırılmalı. Biz bunlarla üretim yapıyoruz. Şu anda 95 lira bu üzümün maliyeti var zaten. 120-130 lira olması lazım ki adam 40 lira dönümünden kazansın” sözleriyle isyan etti. “KORKUDAN ÜZÜM BİLE YEMİYORUM” Girdi maliyetleri altında ezilen bir diğer üretici ise artık üzümü yemek bile istemediğini söyledi. Üretici, “7 dönüm yer bakıyorum. Amele parası cebimden çıkıyor, sigorta parası cebimden çıkıyor, bir daha bağ bakar mıyım? Tövbe yanından bile geçmem. Üzüm yemiyorum korkudan. Bir senelik kendi emeğim, gelip gitmem, sinirim stresim onlar bedava. Bu emeği başkasının bağında versem para kazanırım. Bu dönemde satmak istesem satamam da bırakayım, kurtulayım deme şansım da yok” sözleriyle durumunu anlattı. “TÜRKİYE’DE TARIM BİTİYOR, BUNU DEVLET GÖZETMİYOR” Üzüm üreticisinin durumunun çok kötü olduğunu belirten bir diğer çiftçi, “Maliyetlerimiz çok yüksek. Fiyatlarımızda geçen senenin çok çok altında. Yani döndürme şansımız çok zor. Eğer sigorta da yapmış olsaydım cebimden en az 150-200 bin para ödeyecektim. 80-85 liralarla çiftçinin döndürme şansı yok, mümkün değil. Şu anda bir işçinin maliyeti 2 bin lira. Bugün 4-5 traktörü geri gönderdiler. Bu zamanla daha da artacak. Yani üzümü almamak için bahane üretiyorlar. Önümüzdeki yılların daha da zorlu geçeceğini düşünüyorum. Türkiye’de tarım bitiyor, bunu devlet gözetmiyor. 40 yıldan beri bu işin içindeyim. 20 yıl öncesinde ben bir yıllık ürünümle Salihli’de bir daire aldım, şimdi borçtan çıkamıyoruz” dedi. “BU SENE PARA KAZANMA ŞANSIMIZ YOK, BORCUMUZU BİLE ÖDEYEMEYİZ” Üzümden gelecek paranın borçlarını ödemeye bile yetmeyeceğini söyleyen üzüm üreticisi ise, “En maliyetlisi bağ ama şu anda karşılığını alamıyoruz. Bu sene borcumuz var onu seneye nasıl aktaracağız diye onu düşünüyoruz. Traktörü galericiden aldık 350 bin lira şimdi satmak istesek 200-250 bin liraya almazlar. Bağın dönümü 500’dü şimdi satayım de onu da yarı yarıya satamazsın. Almaz adam ne yapacak? Hayvanın varsa hayvanını satacaksın, borcunu elbette bir şekilde ödeyeceksin. Bu sene para kazanma şansımız yok, borcumuzu bile ödeyemeyiz” diye konuştu. “ÇİFTÇİNİN SONU GELİYOR” Bankalara çok borcunun olduğundan dert yanan başka bir üzüm üreticisi, “TMO’ya 80 liradan üzüm verdiğimizde borcumuzu kapatamayız. Önce bir Ziraat Bankası’ndaki opsiyonlu krediyi yatırıp, geri çekip öbür taraftaki borçları kapatabilir miyiz, üstüne bir daha kredi alabilir miyiz onu hesaplıyoruz. Çiftçinin herhalde sonu geliyor” dedi. Bir diğer çiftçi ise bağını sattığını ve üzüm üretimini bıraktığını söyledi. Üretici, “İşin içinden çıkamıyoruz” ifadelerini kullandı. Bu maliyetlerle çiftçinin girdiği kapıdan bile çıkamayacağını söyleyen bir diğer üretici “Bu rakamlarla çiftçi girdiği kapıdan bile çıkamaz. Ortakçı dönümünde 15 bin lira, mal sahibi kafa kafaya çıkar. Sigorta yaptıysa mal sahibi de zarar eder” dedi. “MİLLET İNTİHAR ETME DERECESİNDE, BİZ ÇİFTÇİYİZ, KÖTÜLÜK YAPMIYORUZ” Gece 12’den beri TMO üzüm alım noktasında beklediğini öğle vakti gelmesine rağmen hala içeri alınmadıklarını dile getiren bir başka üretici, “Arkadaşlarımın altın gibi üzümüne 7 numara yazmışlar. Yazık günah. 4-12 vardiyaya gittim, vardiyadan çıktım traktörü aldım buraya geldim. Öğlen oldu hala almadılar. Öğleden sonra birde fabrikaya işe gideceğim. Allah’tan fabrikaya işe gidiyoruz. TMO’nun üzümü alacağının da garantisi yok, elim yüreğimde bekliyorum, borçluyum. Millet intihar etme derecesinde. Biz çiftçiyiz, kötülük yapmıyoruz. Üzümün yüzde 99’unu 7 numaradan alıyorlar. Üzümüm geri dönerse bir daha ki randevum Ekim’in 30’unda. Ben ameleye para vermedim, ilaççıya para vermedim, banka kredisi var. Yarın TARSİM’in ödeme günü. 90 bin lira para yatacak para yok. TARSİM yaparken 130 liradan sigorta yaptılar. Üzümün düşüğünü 85 lira açıkladın. TARSİM’in bunu öngöremedik diyerek sigorta parasını 85 liraya çekmesi gerek. Veya ‘borcunuzu siliyoruz’ deyin. Üzümü verirsem hayır yapacağım. Veremezsem borçlarımı ödeyemeyeceğim. İlaççıda, amale de, gübreci de, mazotçu da ödenmeyecek. Altımda bir traktör var hacizli, diğer traktör emanet. Bu sene ki kadar kötü bir dönem görmedim. Keşke ekmeseydim” sözleriyle isyan etti. “ŞU ANDA TARSİM’İMİ, İLAÇÇIMI, MAZOTU, AMELESİNİ BENİM ÜZÜM ÇIKARTMIYOR” 20 ton üzümü olduğunu söyleyen üzüm üreticisi ise şu sözlerle sorunlarını dile getirdi: “Fiyatlara bakarsanız 78-80 lira civarlarında. Şu anda TARSİM’imi, ilaççımı, mazotu, amelesini benim üzüm çıkartmıyor. Bankada kredim var. O kredimi ne ile ödeyeceğim? Tarla mı satarız artık ne yapacağız bilmiyorum. TMO’ya üzüm veremediğin zamanda tüccar seni bekliyor. Daha önce 67 lira verdiği üzüme ‘gel senin üzümün 60 lira’ diyor. Benim beslenmeyen danalarım var. Daha 5-6 ay durması lazım ama üzüm kurtarmadığı için satacağım, belki borcumu onlarla öderim diye. Banka beklemiyor. Haciz koyacak, bir daha kredi çekmemiz lazım. TARSİM sigortası kilo başına 120 lira, bizden primini öyle tahsis ediyor. Ama üzümü 60-70 liradan vereceğim. Ne yapacağımızı bizde şaşırdık.”

ÇİFTÇİ-SEN’den Üzüm Üreticisi İçin Acil Çağrı: "Verim Var, Fiyat Yok!" Haber

ÇİFTÇİ-SEN’den Üzüm Üreticisi İçin Acil Çağrı: "Verim Var, Fiyat Yok!"

Çiftçiler Sendikası (ÇİFTÇİ-SEN), 2026 yılı üzüm hasat sezonunun başlamasıyla birlikte bağcılık sektöründe yaşanan derin krize dikkat çekti. Rekoltede %50’ye varan artışa rağmen girdi maliyetlerinin katlandığını ve alım fiyatlarının maliyetin altına düştüğünü vurgulayan ÇİFTÇİ-SEN, 9 numara çekirdeksiz kuru üzüm için referans taban fiyatının en az 151,50 TL/kg olması gerektiğini açıkladı. İzmir merkezli Çiftçiler Sendikası Genel Başkanı Ali Bülent Erdem ve Genel Örgütlenme Sekreteri Adnan Çobanoğlu imzasıyla yayımlanan bildiride; artan mazot ve girdi maliyetleri, tarım alanlarını tehdit eden maden ve enerji projeleri, dolandırıcı tüccarlar ve şirket odaklı tarım politikaları sert bir dille eleştirildi. "Verim Artarken Kazanç Yok: Üretici Daha Çok Borçlanıyor" Üzüm üretim bölgelerinde son 2-3 yıldır ulaşılamayan verimliliğe bu yıl ulaşılmasına rağmen çiftçinin sevinemediğini belirten ÇİFTÇİ-SEN, tüccar ve şirketlerin belirlediği alım fiyatlarının geçmiş yılların dahi gerisinde kaldığını belirtti. Açıklamada, mazottaki fahiş artışa dikkat çekilerek şu kıyaslamaya yer verildi: "Mazot fiyatları 2024 yılında litresi 41-44 TL, 2025 yılında 45-53 TL arasında iken 2026 yılında 55 TL’den başlayıp 83 TL’ye kadar çıkmıştır. Yani sadece mazotta %50'yi aşan bir artış yaşanmıştır. Buna karşın, geçen yıl 16-18 TL/kg bandında olan sumalık yaş üzüm alım fiyatı bu yıl 11 TL/kg seviyesine kadar düşmüştür." Maden ve Enerji Yatırımları Bağcılığı Tehdit Ediyor Bölgedeki madencilik faaliyetleri ve enerji yatırımlarının doğaya yaydığı asit, gaz ve aşırı tozun mevsim dışı doğa olaylarına yol açtığını belirten sendika yetkilileri; üreticilerin bağlarını koruyabilmek adına petrol türevi naylon örtüler kullanmak zorunda kaldığını, bu durumun da masraf kalemlerini fırlattığını vurguladı. Şaraplık Üzüm Üreticisi Şirketlerin İnsafına Bırakıldı Tekel’in özelleştirilmesinin ardından şaraplık üzüm üreten çiftçilerin büyük şirketlerin inisiyatifine terk edildiği ifade edildi. Mevcut mevzuat nedeniyle üreticinin üzümünü işleyip şarap olarak satmasının yasak olduğuna dikkat çekilerek: Üreticinin kendi imkânlarıyla işletme kurmasının ve ağır vergi/bandrol yükümlülüklerini karşılamasının imkânsız olduğu, Kurutma imkânı da kısıtlı olan üreticilerin üzümlerini şarap fabrikalarına yok pahasına satmak zorunda kaldığı dile getirildi. Kuru Üzüm Maliyeti 93 TL: Referans Taban Fiyat En Az 151,50 TL Olmalı ÇİFTÇİ-SEN, 2026 yılı kuru üzüm maliyet analizini de kamuoyuyla paylaştı. Rekolte artışına rağmen ortalama kuru üzüm kg maliyetinin 93,00 TL/kg civarında hesaplandığı belirtilerek taban fiyatının en az 151.50 TL/kg olması gerektiği ifade edildi. ÇİFTÇİ-SEN’den 9 Maddelik Çözüm Deklarasyonu Çiftçiler Sendikası, bağcılığın ve üreticinin kurtarılması için acilen atılması gereken adımları şu şekilde sıraladı: Sendikal Katılım: Fiyat belirleme süreçlerine çiftçi sendikaları dahil edilmelidir. TARİŞ’in Yeniden Yapılandırılması: TARİŞ, üreticilerin söz sahibi olacağı şekilde düzenlenmeli ve destekleme alımlarında aktif kılınmalıdır. Taban Fiyat ve Destek: ÇİFTÇİ-SEN’in açıkladığı 151,50 TL referans fiyatı üzerinden TARİŞ aracılığıyla destekleme alımı yapılmalıdır. Şaraplık Üzüm Yasasında Düzenleme: Üreticilerin ürünlerini işleyip satabilmelerinin önü açılmalı ve teşvik edilmelidir. Maden ve Enerji Kısıtlaması: Tarım alanlarındaki maden ve enerji faaliyetleri durdurulmalı, faal olanlar kapatılmalıdır. Caydırıcı Cezalar ve Deşifre: Çiftçileri dolandıran tüccar ve şirketlere yönelik caydırıcı cezalar ve ticaretten men yasası getirilmelidir. TARSİM Reorganizasyonu: Tarım Sigortaları Yasası çiftçi lehine yeniden düzenlenmelidir. Agroekolojik Üretim Teşviki: Kamusal kaynaklar ekolojik üretime yönelen çiftçilere aktarılmalıdır. Gıda Egemenliği: Uluslararası şirketlerin değil, halkın ve köylünün gıda egemenliği savunulmalıdır.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.