Hava Durumu

#Tarsus

Kırsal Haber - Tarsus haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tarsus haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Mersin’in Yerel Lezzetleri Torino’da Dünyaya Tanıtıldı Haber

Mersin’in Yerel Lezzetleri Torino’da Dünyaya Tanıtıldı

Mersin Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı, Mersin’in zengin gastronomi kültürünü uluslararası arenaya taşıdı. Avrupa Birliği tarafından finanse edilen Interreg NEXT MED Programı kapsamında desteklenen FOODGaP Projesi kapsamında kentin yöresel ürünleri İtalya’nın Torino kentinde dünya gastronomi çevreleriyle ve katılımcılarla buluşturuldu. Program kapsamında düzenlenen ‘Akdeniz Yerel Gıda Sistemleri Platformu’ konferansında ise gıda sistemleri için ortak çözüm çağrısı yapıldı. Mersin Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı, Mersin’in zengin gastronomi kültürünü uluslararası arenaya taşıdı. Avrupa Birliği tarafından finanse edilen Interreg NEXT MED Programı kapsamında desteklenen FOODGaP Projesi kapsamında kentin yöresel ürünleri İtalya’nın Torino kentinde dünya gastronomi çevreleriyle ve katılımcılarla buluşturuldu. Program kapsamında düzenlenen ‘Akdeniz Yerel Gıda Sistemleri Platformu’ konferansında ise gıda sistemleri için ortak çözüm çağrısı yapıldı. 24-27 Eylül 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilen Slow Food Terra Madre Salone del Gusto’ya Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO), Mersin Deniz Ticaret Odası (MDTO), Tarsus Ticaret ve Sanayi Odası (TTSO), Tarsus Ticaret Borsası (TTB) ve Slow Food Türkiye iş birliğiyle katılım sağlayan Mersin Büyükşehir Belediyesi’nin çalışmaları yoğun ilgi gördü. Mersin gastronomisi uluslararası ağın parçası oldu Proje kapsamında düzenlenen etkinlikler yalnızca Mersin’in mevcut gastronomik değerlerinin tanıtılması açısından değil, kentin uluslararası gastronomi ağı içerisinde daha görünür hale gelmesi açısından da önemli bir buluşma noktası oldu. Paydaşların farklı ülkelerden katılımcılarla kurduğu temaslar, kentin mutfak kültürünün uluslararası ölçekte tanınırlığını artıracak yeni iş birliklerinin önünü açtı. Mersin Büyükşehir Belediyesi’nin etkinlikteki çalışmaları kapsamında, kentte Slow Food Yeryüzü Pazarı kurulmasına yönelik fikir alışverişlerinde bulunulurken, önümüzdeki yıllarda Türkiye’de düzenlenmesi planlanan Slow Food Terra Madre Anadolu etkinliğinin Mersin’de gerçekleştirilmesine yönelik temaslar da gerçekleştirildi. Etkinlik boyunca elde edilen deneyim ve kurulan uluslararası bağlantıların Mersin’in gastronomi alanındaki çalışmalarına katkıda bulunması hedefleniyor. Mersin’in gastronomik kimliğinin yalnızca yöresel ürünlerden ibaret olmadığına dikkat çekilen etkinlikte, kentin tarihi ve kültürel mirasının mutfak kültürü üzerindeki etkilerine de dikkat çekildi. Tarihi Kilikya Yolu’nun Mersin gastronomisine kattığı değer ve bölgenin binlerce yıllık kültürel birikimi, kentin uluslararası tanıtımının önemli başlıklarından biri oldu. Akdeniz yerel gıda sistemleri için ortak çözüm çağrısı yapıldı Mersin Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı temsilcileri, proje çerçevesinde düzenlenen ‘Akdeniz Yerel Gıda Sistemleri Platformu’ konferansına katıldı. Konferansta Mersin Büyükşehir Belediyesi’ni FOODGaP Proje Yöneticisi olarak temsil eden Mersin Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanı Abdullah Selçuk Şahutoğlu, Mersin’in yerel gıda sistemi deneyimini paylaşarak üretici ve tüketici arasındaki bağların, kırsal ve kentsel alanlar arasındaki ilişkilerin güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Şahutoğlu, iklim değişikliği ve su kaynakları başta olmak üzere Akdeniz’in ortak sorunlarına birlikte çözüm geliştirilmesinin önemine dikkat çekerek, Akdeniz Yerel Gıda Sistemleri Platformu’nun kentlerin politika araçlarını, verilerini ve deneyimlerini paylaşabileceği kalıcı bir iş birliği ağına dönüştürülmesi çağrısında bulundu. Mersin’in lezzetleri ziyaretçilerden tam not aldı Dünya genelinden gastronomi profesyonellerini, üreticileri, şefleri ve ziyaretçileri bir araya getiren proje kapsamında açılan Mersin stantında Tarsus Sarıulak Zeytini ve zeytinyağı, harnup lokumu, mamul, kaynar, Tarsus Humusu, ayran aşı çorbası, Türk çayı, Türk kahvesi, tahin ve pekmez gibi kente özgü ürünler ziyaretçilerin beğenisine sunuldu. Farklı ülkelerden etkinliğe katılan ziyaretçiler, Mersin’in yöresel ürünlerini deneyimleme fırsatı bulurken özellikle ürünlerin özgünlüğü ve lezzetiyle ilgili olumlu değerlendirmelerde bulundu. Ürünlerin tadına bakan çok sayıda katılımcı, Mersin’in gastronomik çeşitliliğini ve yöresel lezzetlerini övgüyle karşıladı.

Konargöçerler Büyükşehir’in Güneş Paneli Desteği İle Enerjiye Kavuştu Haber

Konargöçerler Büyükşehir’in Güneş Paneli Desteği İle Enerjiye Kavuştu

Üreticiyi ve üretimi her alanda destekleyen Mersin Büyükşehir Belediyesi, kentte tarımın ve hayvancılığın her alanına imzasını atmaya devam ediyor. Özellikle üretici kadınların tarımsal faaliyetlerine devam etmeleri için birçok destek sunan Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı, konargöçer küçükbaş hayvan yetiştiricileri ile gezici arıcıların yaşam ve üretim koşullarını da kolaylaştırıyor. Elektrik altyapısının sınırlı olduğu kırsal alanlarda faaliyet gösteren üreticilerin enerjiye erişimini artırmak için ‘Güneş Paneli Desteği’ projesini uygulayan Büyükşehir, böylece kırsal üretimin sürdürülebilirliğine önemli katkı sağlıyor. Kırsal alanda sosyoekonomik gelişimin desteklenmesi için hayata geçirilen projeye başvuranlardan birisi de Tarsus ilçesi Sağlıklı Mahallesi’nde küçükbaş hayvan yetiştiricisi olan Habibe Bolat. Yaz aylarında ailesi ile yaylalara göç eden Habibe Bolat, keçi yetiştiriciliği yapıyor. Güneş paneli desteği öncesi yaz aylarında yerleştikleri alanda elektrik bulunmadığı için zorlanan aile, güneş paneliyle birlikte aydınlatmaya kavuştu. Sağlanan elektrik sayesinde, Bolat ailesinin dış dünyayla iletişimi de kolaylaştı. Aşlar: “Proje sayesinde 2023 yılından bu yana 1.160 kişinin hanesi aydınlandı” Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı’nda görev yapan Endüstri Mühendisi Esin Aşlar, 2023 yılında başlayan proje ile 1.160 kişinin hanesinin aydınlandığını söyledi. Konargöçer küçükbaş yetiştiriciler ile gezici arıcıların bu projeden faydalandığını vurgulayan Aşlar, “Kırsalda yaşayan ailelerimiz ve bu işi yapmak için yaşam alanından uzakta olanlar için hayata geçirilmiş bir proje... Bu sayede vatandaşlarımız kırsalda; aydınlatma, telefonlarını şarj edebilme, televizyon izleyebilme, mini buzdolaplarını kullanabilme gibi imkanlara erişiyorlar” dedi. Üreticilerin de verilen destekten memnun olduklarını söyleyen Aşlar, “Talep eden yurttaşlarımız, Alo 185 Teksin Çağrı Merkezi’nden bizlere ulaşabilir” ifadelerine yer verdi. Habibe Bolat: “Belediye Başkanımız işimizi kolaylaştırdı” Tarsus’un Sağlıklı Mahallesi’nde yaşayan yetiştirici Habibe Bolat, Büyükşehir’e talepte bulunduklarını ve güneş paneline kavuştuklarını söyledi. Elektrikle çalışan aletlerini kırsalda bu destek sayesinde kullanabildiklerini söyleyen Bolat, “Telefonumuzu şarj ediyor, akşamları ışıktan yararlanarak hayvanlarımızı kontrol edebiliyor, elektrikle çalışan cihazları kullanabiliyoruz. Hayvancılık zor bir meslek fakat Büyükşehir Belediye Başkanımız işimizi kolaylaştırdı” diye konuştu. Fehmi Bolat: “Güneş Paneli Desteği büyük bir boşluğumuzu doldurdu” Ata meslekleri olan küçükbaş hayvan üreticiliğini sürdürdüklerini söyleyen Habibe Bolat’ın eşi Fehmi Bolat, “Güneş paneli desteği, kırsalda hayvancılık açısından gerçekten çok önemli. Çünkü yetiştiricilik dağda yapılan bir iş ve dağda elektrik yok. Bu bağlamda güneş paneli desteği büyük bir boşluğumuzu doldurdu. Eskiden gaz lambası ya da pilli elektronik aletler kullanıyorduk. Şu an daha modern oldu. Bizi önemsediğiniz ve desteklediğiniz için teşekkür ediyoruz” dedi.

Tarsus Narenciyesi Değişik Ürünlere Dönüşüyor Haber

Tarsus Narenciyesi Değişik Ürünlere Dönüşüyor

Mersin Büyükşehir Belediyesi; üretici kadınların emeğini görünür kılmak, ürünlerini daha geniş kitlelerle buluşturmak ve ekonomik hayatta daha güçlü yer almalarını sağlamak amacıyla hayata geçirdiği stantlar ve eğitim programlarıyla kadınlara destek olmayı sürdürüyor. Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanlığı’nın desteklerinden yararlanan Tarsuslu üretici kadın Ahenk Arkan da kendi markası ‘Tarcitrus’ ile kentin narenciye zenginliğini kolonyadan reçele, turunç ekşisinden sabuna kadar pek çok ürüne yansıtıyor. Tarsus narenciyesi kadın emeğiyle çeşit çeşit ürüne dönüşüyor Doğayla iç içe olma ve üretme tutkusunu kendi işletmesinde bir araya getirdiğini söyleyen Arkan, Tarsus’un ilk ekolojik ana okulunu kurduğunu; bugün ise kentin coğrafi işaretli ürünlerini kullanarak, özellikle narenciye üzerine çalışmalar yürüttüğünü ifade etti. Kendi markası olan ‘Tarcitrus’ ile Tarsus’un narenciye zenginliğini farklı ürünlere dönüştüren Arkan, marka ismini de kentin kimliğinden aldığı ilhamla oluşturduğunu belirtti. Arkan “Citrus narenciye demek. Tarsus’un da ‘Tar’ olarak ilk üç harfini aldık ve kendi markamızı ürettik. Şu an marka tescilini de aldık” dedi. Üretim yolculuğunun turunç reçeliyle başladığını anlatan Arkan, narenciye kabuklarını da değerlendirdiğini belirterek, “Turunç, portakal, greyfurt ve limon kabuklarını kullanarak doğal kolonyalar ürettim. Daha sonra portakal çiçeği ve esanslar kullanarak kolonya çeşitlerimizi genişlettim. Aynı zamanda bütün narenciye çeşitleriyle reçel üretiyorum. Turunç ekşimiz oldukça meşhur oldu. Bunların yanı sıra sabun üretimi de yapıyorum” diye konuştu. ‘Tarcitrus’ta üretimin yanı sıra butik kafe konsepti de bulunduğunu söyleyen Arkan, kendi ürettiği ya da doğal içerikli üretim yapan üreticilerden temin ettiği ürünlerle ziyaretçilerine farklı bir deneyim sunduğunu söyledi. Arkan: “Büyükşehir’in üretici kadın stantları marka tanınırlığımızı artırdı” Mersin Büyükşehir Belediyesi’nin üretici kadın stantlarının kendisi için önemli bir destek olduğunu vurgulayan Arkan, bu stantlar aracılığıyla tanıştığı diğer üretici kadınlarla da dayanışma içerisinde olduklarını kaydetti. Büyükşehir’in desteğinin yalnızca ürünlerini tanıtmakla sınırlı kalmadığını, üretici kadınlar arasında güçlü bir iş birliği kurulmasına da katkı sunduğunu kaydeden Arkan, “Mersin Büyükşehir Belediyesi’nin üretici kadın stantları, işletmemi açtıktan sonra çok büyük destek sağladı. Özellikle marka tanınırlığımız açısından çok büyük faydası oldu. Mersin Büyükşehir Belediyesi’ne o açıdan teşekkür ediyorum. Hem bizleri buluşturuyor hem de üretici kadınlara destek oluyor” ifadelerini kullandı. Büyükşehir Belediyesi’nin üretici kadınlara yönelik eğitim programlarından da yararlandığını sözlerine ekleyen Arkan, “Büyükşehir Belediyesi’nin üretici kadınlar için sunmuş olduğu birçok eğitim programı var. Ben de bunlardan faydalanıyorum” diye konuştu.

Mersin Siyah İnciri'nde Hasat Zamanı Haber

Mersin Siyah İnciri'nde Hasat Zamanı

Kentin dört bir yanında, coğrafyasına göre yetişecek bitkileri tespit ederek üreticileri destekleyen Mersin Büyükşehir Belediyesi, sunduğu desteklerle tam not almaya devam ediyor. Bunlardan biri olan ‘İncir Fidanı Dağıtım Projesi’ ile Tarsuslu üreticileri yalnız bırakmayan Büyükşehir Belediyesi, gelecek nesillere ulaşacak meyve bahçelerinin de oluşmasına olanak sağlıyor. Tarımsal çeşitlilik faaliyetlerinin artırılması ve kıraç toprakların en iyi şekilde değerlendirilmesi için üreticilere ‘Mersin Siyah İnciri’ desteği sağlayan Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı, hasatta da üreticileri yalnız bırakmadı. Tarımsal destek projeleri kapsamında 2020 yılında aldığı siyah incir fidanlarını yetiştiren Tarsus’a bağlı Eskişehir Mahallesi’nden Tunahan Karaboğaz da hasadını yaptığı meyveleri satarak gelir elde etmenin mutluluğunu yaşıyor. Kaliteli olduğu için ihracata giden siyah incirlerin yüksek talep gördüğünü ve üreticilere önemli ölçüde gelir sağladığını belirten üreticiler, hasadın da verimli geçmesinden duydukları memnuniyeti aktarıyor. Durmaz: “Mersin Siyah İnciri için coğrafi işaret tescil başvurusunda bulunduk” Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer’in öncülüğünde; tarımsal üretimin güçlenmesi, kırsal kalkınmanın sağlanması ve üreticinin desteklenmesi için çalışmalar yürüttüklerini söyleyen Bitkisel Destekleme Şube Müdürü Zeynep Durmaz, Tarsus’ta 2020 yılında 372 üreticiye 12 bin 80 adet siyah incir desteğinde bulunduklarını, 2023 yılında ise yine Tarsus’ta 478 üreticiye 14 bin 654 adet siyah ve beyaz incir fidanı desteği yaptıklarını ifade etti. Eskişehir Mahallesi’nde, destekten 2020 yılında faydalanan üreticilerle hasatta bir araya geldiklerini kaydeden Durmaz, “Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı olarak, Mersin Siyah İnciri için bu yıl Türk Patent ve Marka Kurumu’na coğrafi işaret tescil başvurusunda bulunduk ve süreç devam etmektedir. Coğrafi işaretin amacı; yerel ürünlerin korunması, nesilden nesile aktarılması ve ekonomik değerinin güçlenmesidir” dedi. Muhtar Bölükbaşı: “Büyükşehir’in verdiği fidanlar, meyve veren ağaca döndü” Mahallelinin incir hasadına başladığını söyleyen Tarsus Eskişehir Mahalle Muhtarı Bayram Bölükbaşı, bereketli bir hasat olduğunu söyledi. İncir piyasasının canlı olmasından dolayı üreticilerin para kazandığını belirten Bölükbaşı, “Başkanımız Vahap Seçer bizlere fidan verdi. Bu fidanları ağaca dönüştürdük, ağaçlar da meyve vermeye başladı. Bu meyveler yurt dışına ihraç ediliyor ve üretici çok memnun. Başkanımız Vahap Seçer’e çok teşekkür ediyorum” sözlerine yer verdi. Karaboğaz: “Son 2 yıldır hasadımız verimli geçiyor” Mersin Siyahı desteğinden faydalanan üreticilerden Tunahan Karaboğaz, incirden güzel bir hasat elde ettiklerini söyledi. Hasadın her yıl daha da bereketli olduğunu söyleyen Karaboğaz, “Büyükşehir’den arkadaşlar, şimdi de incirin patenti üzerine çalışıyor ve onun sonuçlanmasını bekliyoruz. 6 yıldır bu destek veriliyor. Geçen seneden itibaren verim almaya başladık. Şu an hasadın yarısındayız ve güzel kazanç elde ediyoruz” diye konuştu. Karaboğaz, Mersin Siyahı’nın coğrafi işaret tescili alındıktan sonra daha da değerleneceğini söyledi. Diğer üreticiler de Mersin Siyah İnciri talep ediyor İncir hasadını 20 yıldır yaptığını söyleyen üreticilerden Suna Gündal, “İncirimizden de kazancımızdan da memnunuz. Çok masrafsız bir ağaç. Başkanımız Vahap Seçer’e çok teşekkür ediyorum. Herkese de geliri güzel olan incir üretmesini tavsiye ediyorum” dedi. Büyükşehir’den siyah incir fidan desteği talep eden üreticilerden Ahmet Yüce ise “Burada Mersin Siyahımız var. Vahap Başkanımızdan biz de talep ediyoruz. 15 dönüm alana Mersin Siyahı düşünüyoruz. Üretici olarak daha fazla gelir elde edip, üretime devam edebilmek için bu gibi destekleri önemsiyoruz” diye konuştu.

Süt Soğutma Tankı Desteği Üreticinin Yüzünü Güldürüyor Haber

Süt Soğutma Tankı Desteği Üreticinin Yüzünü Güldürüyor

Tarım ve hayvancılığı destekleyen, üreticiyi merkeze alan projeleriyle kırsal kalkınmaya yön veren Mersin Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı, ‘Destek Büyükşehir’den, Üretim Çiftçiden’ sloganıyla yürüttüğü yüzde 50 hibeli 300 litre kapasiteli ‘Süt Soğutma Tankı Desteği’ projesini sürdürüyor. Kırsalda kalkınmanın öncüsü olan Mersin Büyükşehir Belediyesi tarafından, üreticilerin sütü hijyenik koşullarda muhafaza etmesine katkı sağlayan destek, süt üreticilerinin yüzünü güldürmeye devam ediyor. Sütte kalite artıyor, üreticinin kazancı yükseliyor Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer’in öncülüğünde her geçen yıl kapsamı genişleyen tarımsal ve hayvansal destekler, üreticinin maliyet yükünü hafifletirken kırsalda üretimin sürdürülebilirliğine de önemli katkı sunuyor. Dağıtımı yapılan 300 litre kapasiteli süt soğutma tankları sayesinde süt, sağımın ardından kısa sürede 4 dereceye kadar soğutularak soğuk zincir korunuyor ve kalite kaybının önüne geçiliyor. Böylece üreticiler sütlerini daha hijyenik koşullarda muhafaza ederek değerinde satabilme imkanı bulurken, ürün kalitesi ve verimliliği de önemli ölçüde artış sağlıyor. Mersin Büyükşehir’den kırsal kalkınmaya güçlü destek Proje ile yalnızca süt kalitesinin yükseltilmesi değil; aynı zamanda gıda güvenliğinin artırılması, küçük ölçekli yetiştiricilerin pazarlama gücünün geliştirilmesi ve aile işletmelerinin ekonomik sürdürülebilirliğinin güçlendirilmesi hedefleniyor. Artan girdi maliyetleri karşısında üreticinin yükünü hafifleten destek, kırsalda üretimin devamlılığı açısından da büyük önem taşıyor. Fideden fidana, sulama borusundan makine-ekipman desteğine, hayvancılıktan kooperatiflere kadar birçok alanda hayata geçirilen projelerle üretimin her aşamasında üreticinin yanında yer alan Büyükşehir, kırsal kalkınmayı güçlendiren yatırımlarıyla Mersin’i tarımın öncü kentlerinden biri haline getirmeye devam ediyor. Dr. Bebek: “Üreticilerimizin, daha kaliteli ürün elde etmelerini hedefliyoruz” Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı’nda görev yapan Ziraat Mühendisi Dr. Dilek Tüney Bebek; projeyle amaçlarının, yetiştiricilerin sütü hijyenik koşullarda muhafaza etmesini sağlayarak kaliteyi artırmak, ürün kayıplarını azaltmak ve daha yüksek katma değer elde etmelerine katkı sunmak olduğunu vurguladı. Süt üretiminde soğuk zincirin korunmasının büyük önem taşıdığını kaydeden Bebek, “Sağladığımız bu destek sayesinde üreticilerimizin hem daha kaliteli ürünü elde etmelerini hem de pazarlama süreçlerinde yanlarında olmayı planlamaktayız. Üreticilerimiz bu şekilde daha güçlü bir konuma ulaşıyorlar. Büyükşehir Belediyesi olarak üreticilerimizin yanında olmaya, tarım ve hayvancılığı destekleyen projeler üretmeye devam edeceğiz” dedi. 2025 yılında başlayan projeden faydalanan yetiştiriciler hakkında da bilgiler veren Bebek, “Mersin Büyükşehir Belediyesi olarak yüzde 50 hibeli süt soğutma tankı projemizden 2025 yılında 100 yetiştiricimiz faydalandı. 2026 yılında da 100 yetiştiricimize yüzde 50 hibeli süt soğutma tankı dağıtmayı planlamaktayız. İhtiyacı olan ve kriterlere uyan yetiştiricilerimiz, ALO 185 Teksin üzerinden bizlere taleplerini iletebilirler” diye konuştu. Aydeniz Gilik: “Soğutma tankı elimizin altında ve sütümüzü kolaylıkla muhafaza edebiliyoruz” Tarsus Çakırlı Mahallesi’nde ikamet eden büyükbaş hayvan yetiştiricilerinden Aydeniz Gilik, mahallelerine her gün sütçü gelmediğinden ve süt soğutma tankı projesinden faydalanmadan önce de sütü muhafaza etme konusunda yaşadıkları zorluklardan bahsederek, “Sütçü gelmediği için, sütümüzü emanete bırakıyorduk. Şimdi bir aydır süt soğutma tankımızı kullanıyoruz. Gayet iyi. Emanete gittiğimizde zorlanıyorduk, saatinde götürmemiz lazımdı. Emanete bırakmak, kendi elinin altındaki gibi olmuyor. Süt soğutma tankımız ise elimizin altında ve istediğimiz saatte sütümüzü buraya döküp muhafaza edebiliyoruz” ifadelerini kullandı. Hizmetten duydukları memnuniyeti de aktaran Gilik, süt üretiminde soğuk zincirin de bozulmadığını belirterek, “Sütçüyle de anlaşma yaptık. İstediğimiz zaman geliyor, götürüyor. Belediye benim hayatımı kolaylaştırdı. Bu soğutma tankı olmadığı zaman, kovalarda sütleri biriktirip emanete götürmek zordu ama şimdi bir kova bile süt çıksa kolaylıkla getirip tanka dökebiliyorum. Belediyemize teşekkür ederiz. Hem cebimizden hem de vaktimizden tasarruf ettik” dedi. Ercan Gilik: “Süt soğutma tankı bize büyük kolaylık sağladı” Yetiştiricilerden Ercan Gilik de süt soğutma tankının kendilerine sağladığı faydadan bahsederek, “Bu olmadan hayatımız perişandı. Büyükşehir Belediye Başkanımız bizi bu dertten kurtardı. Önceden kovalarla yük taşıyorduk, kollarımız acıyordu. Şu anda ise memnunuz. Bize büyük kolaylık ve rahatlık. Sütümüzü ahırımızda sağıyor ve ardından tankımıza döküyoruz. Eskiden kovamızla sütçüye bıraksak sütümüz kesilirdi ama şu anda sütümüzü getirip tankımıza döktüğümüz için kesilme yapmıyor. Soğuk kalıyor” diye konuştu. Emine Şimşek “Sütümüzü artık daha değerli fiyattan satıyoruz” Büyükbaş hayvancılıkla uğraşan Emine Şimşek ise süt soğutma tankına sahip olmadan önce sağdıkları sütü muhafaza edemedikleri için, kilometrelerce uzaklıktaki akrabalarına ya da komşularına götürmek zorunda kaldıklarını anlattı. Özellikle yaz aylarında soğuk zinciri sağlayamadıkları için sütün kalitesini korumakta güçlük çektiklerini ifade eden Şimşek, Mersin Büyükşehir’in yüzde 50 hibeli süt soğutma tankı desteğinden yararlandıktan sonra bu sorunun ortadan kalktığını söyledi. Tank sayesinde sütün tazeliğini ve kalitesini koruyabildiklerini belirten Şimşek, ürünlerini artık daha değerli fiyattan satabildiklerini dile getirerek, sağlanan destek dolayısıyla Başkan Vahap Seçer’e teşekkür etti. Şimşek, “Dolabımızda yer olmadığı için süt kesilebiliyordu. Ellerimizle götürüyorduk ve zorlanıyorduk. İşimiz şimdi kolaylaştı. Belediye Başkanımız bizlere süt soğutma tankı verdi, kendisine teşekkür ediyoruz. Sütümüz taze ve soğuk kalıyor. Ayrıca daha değerli fiyattan satıyoruz” ifadelerine yer verdi. Kadir Şimşek: “Süt soğutma tankımızın fiyatı bir yılda kendisini amorti edecek” Yetiştiricilerden Kadir Şimşek, süt soğutma tankı desteğinden faydalanmadan önce sütten yeterli verimi alamadıklarını dile getirerek, “Sütümüzün fiyatı düşük olduğundan para kazanamıyorduk. Araştırdık ve Büyükşehir Belediyesi’nin yüzde 50 hibeli süt soğutma tankı verdiğini öğrendik. Başvuru yaptık, onayladılar ve şu an memnunuz” dedi. Yüzde 50 hibe ile sahip oldukları süt soğutma tankının fiyatının bir yıl içerisinde kendisini amorti edeceğinden söz eden Şimşek, “Şu anda sütçüye verdiğimizden daha farklı fiyata satıyoruz. Şu durumda sütümüzün litresini 26 liraya alıyorlar. Süt soğutma tankının ikinci eli 75 bin liraydı. Biz Büyükşehir Belediyemizden sıfırını yüzde 50 hibeyle, aktarma pompası da içerisinde olacak şekilde daha ucuza aldık” dedi.

Mersinli Üzüm Üreticisine Büyük Darbe Haber

Mersinli Üzüm Üreticisine Büyük Darbe

Tarsus’ta ikinci sınıf sanayi tipi üzüm alım fiyatının geçen yıla göre düşerek 11 liraya gerilemesi üreticileri isyan ettirdi. CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış, açıklanan rakamın çiftçiye "Bağını sök, toprağını terk et" demek olduğunu belirterek fiyatların derhal gözden geçirilmesini istedi. ​Türkiye’nin en önemli üzüm üretim merkezlerinden biri olan Mersin'in Tarsus ilçesinde, ikinci sınıf sanayi tipi üzüm için açıklanan alım fiyatı üreticileri çıkmaza sürükledi. Geçen yıl kilogramı 18 liradan işlem gören üzümün bu yıl 11 liraya düşürülmesi, tarım sektöründe sert tepkilere neden oldu. ​Konuyu Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu’na taşıyan CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış, iktidarın tarım politikalarını eleştirerek üreticinin yalnız bırakıldığını vurguladı. ​"Üretim Maliyetleri Katlandı, Fiyatlar Düştü" ​Gübre, mazot, ilaç, sulama, elektrik ve işçilik giderlerinin son bir yılda katlanarak arttığına dikkat çeken CHP’li Kış, açıklanan rakamın çiftçiyi doğrudan zarara mahkûm ettiğini ifade etti. ​Üzüm fiyatındaki düşüşün sadece ekonomik bir veri olmadığını belirten Kış, geçen yıla kıyasla yaşanan yaklaşık %39’luk fiyat kaybının üreticinin emeğini ve alın terini hedef aldığını söyledi. Hasat döneminde aşırı sıcaklar nedeniyle üzümlerin dalında çürüdüğünü ve kilo kaybettiğini hatırlatan Kış, çiftçinin zaten büyük bir afet yüküyle baş etmeye çalıştığını dile getirdi. ​"Özelleştirme Politikaları Üreticiyi Şirketlerin İnsafına Bıraktı" ​AKP’nin uzun yıllardır sürdürdüğü özelleştirme ve serbest piyasa politikalarının tarımda kamu güvencesini tamamen ortadan kaldırdığını savunan Gülcan Kış, şu değerlendirmelerde bulundu: ​"Bugün ortada ne üreticiyi koruyacak etkin bir taban fiyat politikası var ne alım garantisi ne de piyasaya müdahale edecek güçlü bir kamu iradesi. Özelleştirme anlayışı kazandırmadı; kaybeden yine üretici oldu. Devletin piyasadaki düzenleyici rolünden çekilmesi, üreticimizi tamamen şirketlerin insafına terk etmiştir." ​"11 Lira, Üreticiye 'Toprağını Terk Et' Demektir" ​Açıklanan 11 liralık alım fiyatının tarımsal üretimi sürdürülemez hâle getirdiğinin altını çizen Gülcan Kış, iktidara acil çağrıda bulundu: ​Tarımsal Üretim Tehlikede: Fiyatların maliyetin altında kalması, çiftçinin üretimden vazgeçmesine yol açarak Türkiye'nin gıda güvenliğini ve üretim gücünü zayıflatıyor. ​Acil Fiyat Revizyonu: İkinci sınıf sanayi tipi üzüm için belirlenen 11 liralık alım fiyatı derhâl gözden geçirilmeli; artan girdi maliyetleri ve çiftçinin emeği esas alınarak yeni bir taban fiyat açıklanmalıdır. ​Kamusal Destek Şart: Üreticinin ayakta kalabilmesi için kamunun piyasayı düzenleyen ve üreticiyi koruyan sosyal devlet rolünün acilen güçlendirilmesi gerekiyor.

Mersin Büyükşehir’den Çiftçilere Kapsamlı Tarımsal Destek Haber

Mersin Büyükşehir’den Çiftçilere Kapsamlı Tarımsal Destek

Mersin Büyükşehir Belediyesi, üreticilere her alanda destek ulaştırmaya devam ederken, sert çekirdekli ürünlerde ciddi kayıplara neden olan Akdeniz Meyve Sineği ile mücadele kapsamında Tarsus ve Çamlıyaylalı üreticilere feromon tuzak dağıtımı gerçekleştirdi. ​Tarsus-Çamlıyayla Koordinasyon Şube Müdürlüğü yerleşkesinde düzenlenen programda; Tarsus’tan 889 ve Çamlıyayla’dan 57 olmak üzere toplam 946 üreticiye 28 bin 320 adet feromon tuzağı teslim edildi. ​Küçük Ölçekli Üreticilere Biyolojik Mücadele Desteği ​Tarım ve Orman Bakanlığı Çiftçi Kayıt Sistemi’ne (ÇKS) kayıtlı olan ve 1-12 dekar arasında sert çekirdekli meyve üretimi yapan küçük ölçekli üreticiler bu destekten yararlandı. Dağıtım kapsamında: ​Bahçe alanı 6 dekara kadar olan üreticilere 20 adet feromon tuzağı verildi. ​Bahçe alanı 6-12 dekar aralığında olan çiftçilere ise 40 adet feromon tuzağı dağıtıldı. ​Kimyasal ilaç kullanımını en aza indirerek doğanın dengesini koruyan bu biyolojik mücadele yöntemi, kalıntı riskini ve ihracatta yaşanan problemleri de asgariye indiriyor. ​Kooperatifler Aracılığıyla Makine ve Ekipman Desteği ​Üretim bölgelerinin ihtiyaçlarına göre kooperatifler aracılığıyla makine ve ekipman desteği sağlayan Büyükşehir Belediyesi; ​1 adet nar taneleme makinesi, ​1 adet üzüm sıkma makinesi, ​1 adet hamur yoğurma makinesini üreticilerin kullanımına sundu. ​Karadirlik Sulama Kooperatifi Başkanı Sadi Çiftçi, talep ettikleri nar taneleme ve üzüm sıkma makinelerinin teslim edilmesinden duyduğu memnuniyeti dile getirerek Başkan Vahap Seçer’e teşekkür etti. ​Tarsus’ta Yatırımlar ve Projeler Artarak Devam Ediyor ​Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanı Abdullah Selçuk Şahutoğlu, tarımın sürdürülebilirliğine dikkat çekerek bölgeye uygun ve yöreye özgü projeler geliştirdiklerini belirtti. Tarsus’ta bu yıl Sarıulak zeytin fidanı ve nergis soğanı dağıtılacağını, ayrıca sulama borusu desteği kapsamında verilecek 8 bin metre ile birlikte ilçede toplam 43 bin 508 metre sulama borusuna ulaşılacağını ifade etti. ​Tarsus Ziraat Odası Yönetim Kurulu Üyesi ve Tepeçaylak Mahallesi Muhtarı Ali Kuren ile feromon tuzak desteğinden faydalanan üreticiler Feride Yıldırım Taş, Ramazan Ateş ve Özenç Çağlar; meyveleri çürüten Akdeniz Meyve Sineği ile mücadelede sağlanan bu desteğin ve geçmiş yardımların üretim için hayati önem taşıdığını belirterek Mersin Büyükşehir Belediyesi’ne teşekkürlerini ilettiler.

Mersinli Üretici Battı, Bakanlık Cevap Vermedi Haber

Mersinli Üretici Battı, Bakanlık Cevap Vermedi

Mersin’de mart ayında etkili olan sel, dolu ve hortum felaketi binlerce dönüm tarım arazisinde ağır hasara yol açarken, üreticiler zararlarının karşılanmasını bekliyor. CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış’ın afetin ardından Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’ya yönelttiği 9 soruluk yazılı soru önergesine gelen yanıt ise tartışma yarattı. Üreticilerin yaşadığı mağduriyetin boyutunu, zarar gören alanların büyüklüğünü, sağlanacak destekleri ve alınacak önlemleri soran Kış, Bakanlığın kritik soruların büyük bölümünü yanıtsız bıraktığını belirterek tepki gösterdi. "Çiftçi selde ürününü kaybetti, serasını kaybetti, gelirini kaybetti. Biz Bakanlığa üreticinin zararını nasıl karşılayacağını sorduk. Bakanlık ise sayfalarca mevzuat gönderdi. Mersinli çiftçi cevap bekliyor, iktidar sorumluluktan kaçıyor" dedi. "Üretici zararını biliyor, Bakanlık açıklamıyor" Silifke’de hortum ve dolunun, Tarsus’ta ise sel felaketinin tarımsal üretime büyük darbe vurduğunu hatırlatan Kış, sahada görülen tabloyla Bakanlığın açıkladığı rakamlar arasında ciddi fark bulunduğunu söyledi. Kış, "Çiftçilerimizin beyanları, ziraat odalarının tespitleri ve sahadaki görüntüler ortada. Ancak Bakanlık gerçek zararın boyutuna ilişkin net bir tablo ortaya koymuyor. Hasar tespit çalışmalarının tamamlanıp tamamlanmadığı bile açık şekilde belirtilmiyor. Üretici ne kadar zarar gördüğünü biliyor ama devlet hâlâ bunun hesabını veremiyor" ifadelerini kullandı. "Destek yerine kredi öneriliyor" Tarım ve Orman Bakanlığı'nın cevabında yeni bir hibe, doğrudan gelir desteği ya da özel bir afet desteğine yer verilmediğine dikkat çeken Kış, üreticilerin borç yükü altında ezildiğini belirtti. "Çiftçi zaten yüksek mazot, gübre, ilaç ve sulama maliyetleriyle mücadele ediyor. Afet geliyor, eldeki ürünü de götürüyor. Böyle bir tabloda üreticinin beklediği şey yeni kredi borcu değil, zararını karşılayacak gerçek destektir" diyen Kış, Bakanlığın yeni bir destek programı açıklamamasını eleştirdi. "TARSİM yaptıramayan çiftçi ne olacak?" Bölgede birçok üreticinin yüksek maliyetler nedeniyle tarım sigortası yaptıramadığını belirten Kış, önergesinde bu sorunu da gündeme taşıdığını ancak Bakanlığın bu konuda da yanıt vermediğini söyledi. "Sigorta yaptıramayan çiftçi ne olacak? TARSİM kapsamı dışında kalan üreticiler nasıl korunacak? Topraksız tarım yapan üreticiler için bir çalışma var mı? Bu soruların hiçbirine cevap verilmedi. Afetin ardından en çok mağdur olan kesim yine kaderine terk edildi" dedi. "Aynı felaket yaşanıyor, aynı ihmaller sürüyor" Tarsus'ta taşkın riski bulunan bölgelerde yıllardır kalıcı önlem alınmadığını vurgulayan Kış, yaşananların doğal afet kadar plansızlığın ve ihmalin sonucu olduğunu söyledi. "Biz yıllardır aynı bölgelerde aynı manzaraları görüyoruz. Her kuvvetli yağışın ardından tarım arazileri su altında kalıyor, üretici zarar görüyor. Buna rağmen neden kalıcı önlemler alınmadığını sorduk. Bakanlığın verdiği cevap ise yeni bir çalışmanın değerlendirildiği yönünde. Çiftçi yıllardır değerlendirme değil çözüm bekliyor." "Mersin üretirse Türkiye kazanır" Mersin'in Türkiye'nin en önemli tarım merkezlerinden biri olduğunu hatırlatan CHP'li Gülcan Kış, üreticinin yalnız bırakılmasının yalnızca çiftçiyi değil gıda arzını ve tüketiciyi de etkileyeceğini belirtti. Kış, "Mersin üretirse Türkiye kazanır. Ancak bugün üretici zararını karşılayamıyor, maliyetlerin altında eziliyor ve afetlerle baş başa bırakılıyor. Çiftçinin ayakta kalması için somut destek şarttır. Mersinli üreticinin hakkını savunmaya ve bu soruların peşini bırakmamaya devam edeceğiz" dedi.

Tarsus’un Mutfak Mirası Kayıt Altında Haber

Tarsus’un Mutfak Mirası Kayıt Altında

Mersin Büyükşehir Belediyesi, binlerce yıllık köklü bir tarihe sahip olan Tarsus’un gastronomi zenginliğini unutturmamak için ‘Tarsusi Yöresel Yemek Hikayeleri’ projesine devam ediyor. Tarsus’a Değer Katanlar Kurulu (TADEKA) tarafından yürütülen çalışmada; yöreye has Tatar çorbası, yüksük çorbası ve meşhur mamül kurabiyesi usta ellerde hazırlanarak yapım aşamaları kayıt altına alındı. Tarsusi Lezzetler Aslına Uygun Tariflerle Hazırlanıyor TADEKA Binası bahçesinde kurulan özel stantlarda gerçekleştirilen etkinlikte, usta aşçılar Tarsus mutfağının en sevilen lezzetlerini geleneksel tariflerle pişirdi. Proje kapsamında daha önce; analı-kızlı, lahana sarması, kaynar, vardabit, humus ve fındık lahmacun gibi birçok yöresel tat, gelecek kuşaklara rehber olması amacıyla dijital arşive eklendi. “Büyüklerimizden Gördüğümüz Usullerle Yapıyoruz” TADEKA Turizm ve Gastronomi Kurulu Üyesi Murat Çeliker, projenin temel amacını şu sözlerle özetledi: "Yaklaşık bir yıldır sürdürdüğümüz bu projenin temel gayesi; Tarsus’un yöresel yemeklerini büyüklerimizden gördüğümüz usullerle, geleneksel yöntemlerle yaparak nesilden nesile aktarmak. Bu tariflerin bozulmadan geleceğe ulaşması bizim için çok kıymetli." Tatar Çorbası ve Yüksük Çorbası’nın Hikayesi Projeye destek veren Aşçı Seray Uka Keleş, Tarsus düğünlerinin vazgeçilmezi olan Tatar çorbasının önemine değindi: Tatar Çorbası: Genellikle düğünlerde yapılan, mantı ile karıştırılsa da Tarsus’a özgü ayrı bir dokusu olan özel bir lezzet. Yüksük Çorbası: Aile içi sofraların en sık yapılan, zahmetli ancak bir o kadar geleneksel çorbası. Tarsus Usulü Mamül: Gelenek ve Lezzet Bir Arada Tarsus mutfağının tescilli tatlıları arasında yer alan mamül de atölye çalışmasının odak noktalarından biri oldu. Mamül yapımını gerçekleştiren Gamze Kılcı, annesinden öğrendiği yöntemleri günümüze taşıdığını belirterek; "Bu proje Tarsus’un tanıtımına çok şey katıyor. Kendi yöresel tatlılarımızı insanlara tanıtma imkânı buluyoruz," dedi. TADEKA İle Kültürel Hafıza Güçleniyor Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer’in desteğiyle hayata geçirilen TADEKA çatısı altındaki bu çalışmalar, Tarsus’un sadece bir tarım şehri değil, aynı zamanda dünya çapında bir gastronomi destinasyonu olma yolundaki vizyonunu pekiştiriyor. Yapılan çekimler ve oluşturulan tarif arşivi, yerel lezzetlerin dünya mutfak literatürüne doğru şekilde girmesini sağlayacak.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.