Hava Durumu

#Tarsus

Kırsal Haber - Tarsus haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tarsus haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Süt Soğutma Tankı Desteği Üreticinin Yüzünü Güldürüyor Haber

Süt Soğutma Tankı Desteği Üreticinin Yüzünü Güldürüyor

Tarım ve hayvancılığı destekleyen, üreticiyi merkeze alan projeleriyle kırsal kalkınmaya yön veren Mersin Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı, ‘Destek Büyükşehir’den, Üretim Çiftçiden’ sloganıyla yürüttüğü yüzde 50 hibeli 300 litre kapasiteli ‘Süt Soğutma Tankı Desteği’ projesini sürdürüyor. Kırsalda kalkınmanın öncüsü olan Mersin Büyükşehir Belediyesi tarafından, üreticilerin sütü hijyenik koşullarda muhafaza etmesine katkı sağlayan destek, süt üreticilerinin yüzünü güldürmeye devam ediyor. Sütte kalite artıyor, üreticinin kazancı yükseliyor Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer’in öncülüğünde her geçen yıl kapsamı genişleyen tarımsal ve hayvansal destekler, üreticinin maliyet yükünü hafifletirken kırsalda üretimin sürdürülebilirliğine de önemli katkı sunuyor. Dağıtımı yapılan 300 litre kapasiteli süt soğutma tankları sayesinde süt, sağımın ardından kısa sürede 4 dereceye kadar soğutularak soğuk zincir korunuyor ve kalite kaybının önüne geçiliyor. Böylece üreticiler sütlerini daha hijyenik koşullarda muhafaza ederek değerinde satabilme imkanı bulurken, ürün kalitesi ve verimliliği de önemli ölçüde artış sağlıyor. Mersin Büyükşehir’den kırsal kalkınmaya güçlü destek Proje ile yalnızca süt kalitesinin yükseltilmesi değil; aynı zamanda gıda güvenliğinin artırılması, küçük ölçekli yetiştiricilerin pazarlama gücünün geliştirilmesi ve aile işletmelerinin ekonomik sürdürülebilirliğinin güçlendirilmesi hedefleniyor. Artan girdi maliyetleri karşısında üreticinin yükünü hafifleten destek, kırsalda üretimin devamlılığı açısından da büyük önem taşıyor. Fideden fidana, sulama borusundan makine-ekipman desteğine, hayvancılıktan kooperatiflere kadar birçok alanda hayata geçirilen projelerle üretimin her aşamasında üreticinin yanında yer alan Büyükşehir, kırsal kalkınmayı güçlendiren yatırımlarıyla Mersin’i tarımın öncü kentlerinden biri haline getirmeye devam ediyor. Dr. Bebek: “Üreticilerimizin, daha kaliteli ürün elde etmelerini hedefliyoruz” Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı’nda görev yapan Ziraat Mühendisi Dr. Dilek Tüney Bebek; projeyle amaçlarının, yetiştiricilerin sütü hijyenik koşullarda muhafaza etmesini sağlayarak kaliteyi artırmak, ürün kayıplarını azaltmak ve daha yüksek katma değer elde etmelerine katkı sunmak olduğunu vurguladı. Süt üretiminde soğuk zincirin korunmasının büyük önem taşıdığını kaydeden Bebek, “Sağladığımız bu destek sayesinde üreticilerimizin hem daha kaliteli ürünü elde etmelerini hem de pazarlama süreçlerinde yanlarında olmayı planlamaktayız. Üreticilerimiz bu şekilde daha güçlü bir konuma ulaşıyorlar. Büyükşehir Belediyesi olarak üreticilerimizin yanında olmaya, tarım ve hayvancılığı destekleyen projeler üretmeye devam edeceğiz” dedi. 2025 yılında başlayan projeden faydalanan yetiştiriciler hakkında da bilgiler veren Bebek, “Mersin Büyükşehir Belediyesi olarak yüzde 50 hibeli süt soğutma tankı projemizden 2025 yılında 100 yetiştiricimiz faydalandı. 2026 yılında da 100 yetiştiricimize yüzde 50 hibeli süt soğutma tankı dağıtmayı planlamaktayız. İhtiyacı olan ve kriterlere uyan yetiştiricilerimiz, ALO 185 Teksin üzerinden bizlere taleplerini iletebilirler” diye konuştu. Aydeniz Gilik: “Soğutma tankı elimizin altında ve sütümüzü kolaylıkla muhafaza edebiliyoruz” Tarsus Çakırlı Mahallesi’nde ikamet eden büyükbaş hayvan yetiştiricilerinden Aydeniz Gilik, mahallelerine her gün sütçü gelmediğinden ve süt soğutma tankı projesinden faydalanmadan önce de sütü muhafaza etme konusunda yaşadıkları zorluklardan bahsederek, “Sütçü gelmediği için, sütümüzü emanete bırakıyorduk. Şimdi bir aydır süt soğutma tankımızı kullanıyoruz. Gayet iyi. Emanete gittiğimizde zorlanıyorduk, saatinde götürmemiz lazımdı. Emanete bırakmak, kendi elinin altındaki gibi olmuyor. Süt soğutma tankımız ise elimizin altında ve istediğimiz saatte sütümüzü buraya döküp muhafaza edebiliyoruz” ifadelerini kullandı. Hizmetten duydukları memnuniyeti de aktaran Gilik, süt üretiminde soğuk zincirin de bozulmadığını belirterek, “Sütçüyle de anlaşma yaptık. İstediğimiz zaman geliyor, götürüyor. Belediye benim hayatımı kolaylaştırdı. Bu soğutma tankı olmadığı zaman, kovalarda sütleri biriktirip emanete götürmek zordu ama şimdi bir kova bile süt çıksa kolaylıkla getirip tanka dökebiliyorum. Belediyemize teşekkür ederiz. Hem cebimizden hem de vaktimizden tasarruf ettik” dedi. Ercan Gilik: “Süt soğutma tankı bize büyük kolaylık sağladı” Yetiştiricilerden Ercan Gilik de süt soğutma tankının kendilerine sağladığı faydadan bahsederek, “Bu olmadan hayatımız perişandı. Büyükşehir Belediye Başkanımız bizi bu dertten kurtardı. Önceden kovalarla yük taşıyorduk, kollarımız acıyordu. Şu anda ise memnunuz. Bize büyük kolaylık ve rahatlık. Sütümüzü ahırımızda sağıyor ve ardından tankımıza döküyoruz. Eskiden kovamızla sütçüye bıraksak sütümüz kesilirdi ama şu anda sütümüzü getirip tankımıza döktüğümüz için kesilme yapmıyor. Soğuk kalıyor” diye konuştu. Emine Şimşek “Sütümüzü artık daha değerli fiyattan satıyoruz” Büyükbaş hayvancılıkla uğraşan Emine Şimşek ise süt soğutma tankına sahip olmadan önce sağdıkları sütü muhafaza edemedikleri için, kilometrelerce uzaklıktaki akrabalarına ya da komşularına götürmek zorunda kaldıklarını anlattı. Özellikle yaz aylarında soğuk zinciri sağlayamadıkları için sütün kalitesini korumakta güçlük çektiklerini ifade eden Şimşek, Mersin Büyükşehir’in yüzde 50 hibeli süt soğutma tankı desteğinden yararlandıktan sonra bu sorunun ortadan kalktığını söyledi. Tank sayesinde sütün tazeliğini ve kalitesini koruyabildiklerini belirten Şimşek, ürünlerini artık daha değerli fiyattan satabildiklerini dile getirerek, sağlanan destek dolayısıyla Başkan Vahap Seçer’e teşekkür etti. Şimşek, “Dolabımızda yer olmadığı için süt kesilebiliyordu. Ellerimizle götürüyorduk ve zorlanıyorduk. İşimiz şimdi kolaylaştı. Belediye Başkanımız bizlere süt soğutma tankı verdi, kendisine teşekkür ediyoruz. Sütümüz taze ve soğuk kalıyor. Ayrıca daha değerli fiyattan satıyoruz” ifadelerine yer verdi. Kadir Şimşek: “Süt soğutma tankımızın fiyatı bir yılda kendisini amorti edecek” Yetiştiricilerden Kadir Şimşek, süt soğutma tankı desteğinden faydalanmadan önce sütten yeterli verimi alamadıklarını dile getirerek, “Sütümüzün fiyatı düşük olduğundan para kazanamıyorduk. Araştırdık ve Büyükşehir Belediyesi’nin yüzde 50 hibeli süt soğutma tankı verdiğini öğrendik. Başvuru yaptık, onayladılar ve şu an memnunuz” dedi. Yüzde 50 hibe ile sahip oldukları süt soğutma tankının fiyatının bir yıl içerisinde kendisini amorti edeceğinden söz eden Şimşek, “Şu anda sütçüye verdiğimizden daha farklı fiyata satıyoruz. Şu durumda sütümüzün litresini 26 liraya alıyorlar. Süt soğutma tankının ikinci eli 75 bin liraydı. Biz Büyükşehir Belediyemizden sıfırını yüzde 50 hibeyle, aktarma pompası da içerisinde olacak şekilde daha ucuza aldık” dedi.

Mersinli Üzüm Üreticisine Büyük Darbe Haber

Mersinli Üzüm Üreticisine Büyük Darbe

Tarsus’ta ikinci sınıf sanayi tipi üzüm alım fiyatının geçen yıla göre düşerek 11 liraya gerilemesi üreticileri isyan ettirdi. CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış, açıklanan rakamın çiftçiye "Bağını sök, toprağını terk et" demek olduğunu belirterek fiyatların derhal gözden geçirilmesini istedi. ​Türkiye’nin en önemli üzüm üretim merkezlerinden biri olan Mersin'in Tarsus ilçesinde, ikinci sınıf sanayi tipi üzüm için açıklanan alım fiyatı üreticileri çıkmaza sürükledi. Geçen yıl kilogramı 18 liradan işlem gören üzümün bu yıl 11 liraya düşürülmesi, tarım sektöründe sert tepkilere neden oldu. ​Konuyu Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu’na taşıyan CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış, iktidarın tarım politikalarını eleştirerek üreticinin yalnız bırakıldığını vurguladı. ​"Üretim Maliyetleri Katlandı, Fiyatlar Düştü" ​Gübre, mazot, ilaç, sulama, elektrik ve işçilik giderlerinin son bir yılda katlanarak arttığına dikkat çeken CHP’li Kış, açıklanan rakamın çiftçiyi doğrudan zarara mahkûm ettiğini ifade etti. ​Üzüm fiyatındaki düşüşün sadece ekonomik bir veri olmadığını belirten Kış, geçen yıla kıyasla yaşanan yaklaşık %39’luk fiyat kaybının üreticinin emeğini ve alın terini hedef aldığını söyledi. Hasat döneminde aşırı sıcaklar nedeniyle üzümlerin dalında çürüdüğünü ve kilo kaybettiğini hatırlatan Kış, çiftçinin zaten büyük bir afet yüküyle baş etmeye çalıştığını dile getirdi. ​"Özelleştirme Politikaları Üreticiyi Şirketlerin İnsafına Bıraktı" ​AKP’nin uzun yıllardır sürdürdüğü özelleştirme ve serbest piyasa politikalarının tarımda kamu güvencesini tamamen ortadan kaldırdığını savunan Gülcan Kış, şu değerlendirmelerde bulundu: ​"Bugün ortada ne üreticiyi koruyacak etkin bir taban fiyat politikası var ne alım garantisi ne de piyasaya müdahale edecek güçlü bir kamu iradesi. Özelleştirme anlayışı kazandırmadı; kaybeden yine üretici oldu. Devletin piyasadaki düzenleyici rolünden çekilmesi, üreticimizi tamamen şirketlerin insafına terk etmiştir." ​"11 Lira, Üreticiye 'Toprağını Terk Et' Demektir" ​Açıklanan 11 liralık alım fiyatının tarımsal üretimi sürdürülemez hâle getirdiğinin altını çizen Gülcan Kış, iktidara acil çağrıda bulundu: ​Tarımsal Üretim Tehlikede: Fiyatların maliyetin altında kalması, çiftçinin üretimden vazgeçmesine yol açarak Türkiye'nin gıda güvenliğini ve üretim gücünü zayıflatıyor. ​Acil Fiyat Revizyonu: İkinci sınıf sanayi tipi üzüm için belirlenen 11 liralık alım fiyatı derhâl gözden geçirilmeli; artan girdi maliyetleri ve çiftçinin emeği esas alınarak yeni bir taban fiyat açıklanmalıdır. ​Kamusal Destek Şart: Üreticinin ayakta kalabilmesi için kamunun piyasayı düzenleyen ve üreticiyi koruyan sosyal devlet rolünün acilen güçlendirilmesi gerekiyor.

Mersin Büyükşehir’den Çiftçilere Kapsamlı Tarımsal Destek Haber

Mersin Büyükşehir’den Çiftçilere Kapsamlı Tarımsal Destek

Mersin Büyükşehir Belediyesi, üreticilere her alanda destek ulaştırmaya devam ederken, sert çekirdekli ürünlerde ciddi kayıplara neden olan Akdeniz Meyve Sineği ile mücadele kapsamında Tarsus ve Çamlıyaylalı üreticilere feromon tuzak dağıtımı gerçekleştirdi. ​Tarsus-Çamlıyayla Koordinasyon Şube Müdürlüğü yerleşkesinde düzenlenen programda; Tarsus’tan 889 ve Çamlıyayla’dan 57 olmak üzere toplam 946 üreticiye 28 bin 320 adet feromon tuzağı teslim edildi. ​Küçük Ölçekli Üreticilere Biyolojik Mücadele Desteği ​Tarım ve Orman Bakanlığı Çiftçi Kayıt Sistemi’ne (ÇKS) kayıtlı olan ve 1-12 dekar arasında sert çekirdekli meyve üretimi yapan küçük ölçekli üreticiler bu destekten yararlandı. Dağıtım kapsamında: ​Bahçe alanı 6 dekara kadar olan üreticilere 20 adet feromon tuzağı verildi. ​Bahçe alanı 6-12 dekar aralığında olan çiftçilere ise 40 adet feromon tuzağı dağıtıldı. ​Kimyasal ilaç kullanımını en aza indirerek doğanın dengesini koruyan bu biyolojik mücadele yöntemi, kalıntı riskini ve ihracatta yaşanan problemleri de asgariye indiriyor. ​Kooperatifler Aracılığıyla Makine ve Ekipman Desteği ​Üretim bölgelerinin ihtiyaçlarına göre kooperatifler aracılığıyla makine ve ekipman desteği sağlayan Büyükşehir Belediyesi; ​1 adet nar taneleme makinesi, ​1 adet üzüm sıkma makinesi, ​1 adet hamur yoğurma makinesini üreticilerin kullanımına sundu. ​Karadirlik Sulama Kooperatifi Başkanı Sadi Çiftçi, talep ettikleri nar taneleme ve üzüm sıkma makinelerinin teslim edilmesinden duyduğu memnuniyeti dile getirerek Başkan Vahap Seçer’e teşekkür etti. ​Tarsus’ta Yatırımlar ve Projeler Artarak Devam Ediyor ​Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanı Abdullah Selçuk Şahutoğlu, tarımın sürdürülebilirliğine dikkat çekerek bölgeye uygun ve yöreye özgü projeler geliştirdiklerini belirtti. Tarsus’ta bu yıl Sarıulak zeytin fidanı ve nergis soğanı dağıtılacağını, ayrıca sulama borusu desteği kapsamında verilecek 8 bin metre ile birlikte ilçede toplam 43 bin 508 metre sulama borusuna ulaşılacağını ifade etti. ​Tarsus Ziraat Odası Yönetim Kurulu Üyesi ve Tepeçaylak Mahallesi Muhtarı Ali Kuren ile feromon tuzak desteğinden faydalanan üreticiler Feride Yıldırım Taş, Ramazan Ateş ve Özenç Çağlar; meyveleri çürüten Akdeniz Meyve Sineği ile mücadelede sağlanan bu desteğin ve geçmiş yardımların üretim için hayati önem taşıdığını belirterek Mersin Büyükşehir Belediyesi’ne teşekkürlerini ilettiler.

Mersinli Üretici Battı, Bakanlık Cevap Vermedi Haber

Mersinli Üretici Battı, Bakanlık Cevap Vermedi

Mersin’de mart ayında etkili olan sel, dolu ve hortum felaketi binlerce dönüm tarım arazisinde ağır hasara yol açarken, üreticiler zararlarının karşılanmasını bekliyor. CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış’ın afetin ardından Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’ya yönelttiği 9 soruluk yazılı soru önergesine gelen yanıt ise tartışma yarattı. Üreticilerin yaşadığı mağduriyetin boyutunu, zarar gören alanların büyüklüğünü, sağlanacak destekleri ve alınacak önlemleri soran Kış, Bakanlığın kritik soruların büyük bölümünü yanıtsız bıraktığını belirterek tepki gösterdi. "Çiftçi selde ürününü kaybetti, serasını kaybetti, gelirini kaybetti. Biz Bakanlığa üreticinin zararını nasıl karşılayacağını sorduk. Bakanlık ise sayfalarca mevzuat gönderdi. Mersinli çiftçi cevap bekliyor, iktidar sorumluluktan kaçıyor" dedi. "Üretici zararını biliyor, Bakanlık açıklamıyor" Silifke’de hortum ve dolunun, Tarsus’ta ise sel felaketinin tarımsal üretime büyük darbe vurduğunu hatırlatan Kış, sahada görülen tabloyla Bakanlığın açıkladığı rakamlar arasında ciddi fark bulunduğunu söyledi. Kış, "Çiftçilerimizin beyanları, ziraat odalarının tespitleri ve sahadaki görüntüler ortada. Ancak Bakanlık gerçek zararın boyutuna ilişkin net bir tablo ortaya koymuyor. Hasar tespit çalışmalarının tamamlanıp tamamlanmadığı bile açık şekilde belirtilmiyor. Üretici ne kadar zarar gördüğünü biliyor ama devlet hâlâ bunun hesabını veremiyor" ifadelerini kullandı. "Destek yerine kredi öneriliyor" Tarım ve Orman Bakanlığı'nın cevabında yeni bir hibe, doğrudan gelir desteği ya da özel bir afet desteğine yer verilmediğine dikkat çeken Kış, üreticilerin borç yükü altında ezildiğini belirtti. "Çiftçi zaten yüksek mazot, gübre, ilaç ve sulama maliyetleriyle mücadele ediyor. Afet geliyor, eldeki ürünü de götürüyor. Böyle bir tabloda üreticinin beklediği şey yeni kredi borcu değil, zararını karşılayacak gerçek destektir" diyen Kış, Bakanlığın yeni bir destek programı açıklamamasını eleştirdi. "TARSİM yaptıramayan çiftçi ne olacak?" Bölgede birçok üreticinin yüksek maliyetler nedeniyle tarım sigortası yaptıramadığını belirten Kış, önergesinde bu sorunu da gündeme taşıdığını ancak Bakanlığın bu konuda da yanıt vermediğini söyledi. "Sigorta yaptıramayan çiftçi ne olacak? TARSİM kapsamı dışında kalan üreticiler nasıl korunacak? Topraksız tarım yapan üreticiler için bir çalışma var mı? Bu soruların hiçbirine cevap verilmedi. Afetin ardından en çok mağdur olan kesim yine kaderine terk edildi" dedi. "Aynı felaket yaşanıyor, aynı ihmaller sürüyor" Tarsus'ta taşkın riski bulunan bölgelerde yıllardır kalıcı önlem alınmadığını vurgulayan Kış, yaşananların doğal afet kadar plansızlığın ve ihmalin sonucu olduğunu söyledi. "Biz yıllardır aynı bölgelerde aynı manzaraları görüyoruz. Her kuvvetli yağışın ardından tarım arazileri su altında kalıyor, üretici zarar görüyor. Buna rağmen neden kalıcı önlemler alınmadığını sorduk. Bakanlığın verdiği cevap ise yeni bir çalışmanın değerlendirildiği yönünde. Çiftçi yıllardır değerlendirme değil çözüm bekliyor." "Mersin üretirse Türkiye kazanır" Mersin'in Türkiye'nin en önemli tarım merkezlerinden biri olduğunu hatırlatan CHP'li Gülcan Kış, üreticinin yalnız bırakılmasının yalnızca çiftçiyi değil gıda arzını ve tüketiciyi de etkileyeceğini belirtti. Kış, "Mersin üretirse Türkiye kazanır. Ancak bugün üretici zararını karşılayamıyor, maliyetlerin altında eziliyor ve afetlerle baş başa bırakılıyor. Çiftçinin ayakta kalması için somut destek şarttır. Mersinli üreticinin hakkını savunmaya ve bu soruların peşini bırakmamaya devam edeceğiz" dedi.

Tarsus’un Mutfak Mirası Kayıt Altında Haber

Tarsus’un Mutfak Mirası Kayıt Altında

Mersin Büyükşehir Belediyesi, binlerce yıllık köklü bir tarihe sahip olan Tarsus’un gastronomi zenginliğini unutturmamak için ‘Tarsusi Yöresel Yemek Hikayeleri’ projesine devam ediyor. Tarsus’a Değer Katanlar Kurulu (TADEKA) tarafından yürütülen çalışmada; yöreye has Tatar çorbası, yüksük çorbası ve meşhur mamül kurabiyesi usta ellerde hazırlanarak yapım aşamaları kayıt altına alındı. Tarsusi Lezzetler Aslına Uygun Tariflerle Hazırlanıyor TADEKA Binası bahçesinde kurulan özel stantlarda gerçekleştirilen etkinlikte, usta aşçılar Tarsus mutfağının en sevilen lezzetlerini geleneksel tariflerle pişirdi. Proje kapsamında daha önce; analı-kızlı, lahana sarması, kaynar, vardabit, humus ve fındık lahmacun gibi birçok yöresel tat, gelecek kuşaklara rehber olması amacıyla dijital arşive eklendi. “Büyüklerimizden Gördüğümüz Usullerle Yapıyoruz” TADEKA Turizm ve Gastronomi Kurulu Üyesi Murat Çeliker, projenin temel amacını şu sözlerle özetledi: "Yaklaşık bir yıldır sürdürdüğümüz bu projenin temel gayesi; Tarsus’un yöresel yemeklerini büyüklerimizden gördüğümüz usullerle, geleneksel yöntemlerle yaparak nesilden nesile aktarmak. Bu tariflerin bozulmadan geleceğe ulaşması bizim için çok kıymetli." Tatar Çorbası ve Yüksük Çorbası’nın Hikayesi Projeye destek veren Aşçı Seray Uka Keleş, Tarsus düğünlerinin vazgeçilmezi olan Tatar çorbasının önemine değindi: Tatar Çorbası: Genellikle düğünlerde yapılan, mantı ile karıştırılsa da Tarsus’a özgü ayrı bir dokusu olan özel bir lezzet. Yüksük Çorbası: Aile içi sofraların en sık yapılan, zahmetli ancak bir o kadar geleneksel çorbası. Tarsus Usulü Mamül: Gelenek ve Lezzet Bir Arada Tarsus mutfağının tescilli tatlıları arasında yer alan mamül de atölye çalışmasının odak noktalarından biri oldu. Mamül yapımını gerçekleştiren Gamze Kılcı, annesinden öğrendiği yöntemleri günümüze taşıdığını belirterek; "Bu proje Tarsus’un tanıtımına çok şey katıyor. Kendi yöresel tatlılarımızı insanlara tanıtma imkânı buluyoruz," dedi. TADEKA İle Kültürel Hafıza Güçleniyor Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer’in desteğiyle hayata geçirilen TADEKA çatısı altındaki bu çalışmalar, Tarsus’un sadece bir tarım şehri değil, aynı zamanda dünya çapında bir gastronomi destinasyonu olma yolundaki vizyonunu pekiştiriyor. Yapılan çekimler ve oluşturulan tarif arşivi, yerel lezzetlerin dünya mutfak literatürüne doğru şekilde girmesini sağlayacak.

TZOB Başkanı Bayraktar: "Çiftçinin Yaraları Sarılmalı" Haber

TZOB Başkanı Bayraktar: "Çiftçinin Yaraları Sarılmalı"

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Mersin ve Adana’da meydana gelen aşırı yağışların ardından sular altında kalan tarım arazilerini yerinde inceledi. Üreticilerle bir araya gelen Bayraktar, "Çiftçimizin mağduriyeti giderilmeli, gerekli önlemler hızla alınmalı" dedi. ​Mersin: Seyhan Nehri Kritik Seviyede ​Bayraktar’ın inceleme duraklarından ilki Mersin’in Tarsus ilçesi oldu. Özellikle Kelahmet Mahallesi’nde yoğun yağışın vurduğu tarım arazilerini gezen Bayraktar, ürünlerin su altında kaldığı bölgede tablonun ciddiyetini vurguladı. ​Yaramış Köyü yakınlarındaki Tuzla Köprüsü’nde de incelemelerde bulunan Genel Başkan, Seyhan Nehri’ndeki su seviyesinin kritik eşiğe ulaştığına dikkat çekerek yetkilileri uyardı. ​Adana: Çotlu Köyü’nde Çiftçiyle Buluşma ​Saha çalışmalarına Adana’da devam eden Şemsi Bayraktar, Yüreğir ilçesine bağlı Çotlu Köyü’nde bölge Ziraat Odası Başkanları ve üreticilerle bir araya geldi. Köy meydanında düzenlenen buluşmada çiftçilerin sorunlarını ve taleplerini tek tek dinleyen Bayraktar, doğal afetlerin bölge ekonomisine vurduğu darbeyi yerinde gözlemledi. ​"Üreticimizin Yanındayız" ​İncelemelerin ardından basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Bayraktar, şu değerlendirmelerde bulundu: ​"Bölgede üreticilerimizin yaşadığı zararı yerinde gördük. Aşırı yağışlar tarım arazilerini kullanılamaz hale getirmiş durumda. Çiftçilerimizin taleplerini not aldık; mevcut durumun iyileştirilmesi ve benzer afetlerin tekrar etmemesi için alınması gereken önlemleri ilgili makamlara ileteceğiz. Üretimin devamlılığı için çiftçimizin mağduriyeti hızla giderilmelidir."

Nergis Projesi Kırsal Kalkınmaya Destek Oluyor Haber

Nergis Projesi Kırsal Kalkınmaya Destek Oluyor

Mersin Büyükşehir Belediyesi’nin kırsal kalkınmayı önceleyen örnek projeleri, üreticinin yüzünü güldürmeye ve aile ekonomilerine destek olmaya devam ediyor. Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı tarafından bu kapsamda yürütülen ‘Nergis Soğanı Dağıtım Projesi’nden faydalanan üreticiler, mis kokulu nergis çiçeklerini hasat ediyorlar. Tarsus’a bağlı Kaklıktaşı Mahallesi’nde ekilen soğanlardan çıkan nergisler; kadınlar tarafından toplanıyor, demetleniyor ve yurdun dört bir tarafına ulaştırılıyor. Geçtiğimiz günlerde Tarsus Pirömerli Mahallesi’nde 4.’sü düzenlenen ve binlerce kişinin katıldığı ‘Nergis Şenliği’ ile ürünün tanıtılmasında ve bölgenin kalkınmasında önemli hizmet sunan Mersin Büyükşehir Belediyesi, sulama suyu imkanının kısıtlı olduğu kırsal bölgelerde ve özellikle atıl vaziyette duran arazilerde nergis yetiştirilmesiyle, ekonomiye ciddi oranda artı değer kazandırılmasına öncülük ediyor. Büyükşehir Belediyesi’nin ‘Nergis Soğanı Dağıtım Projesi’ öncesinde çok az sayıda kişinin nergis üretimi yaptığı Tarsus’un kırsal mahallelerinde, üreticilerin desteklenmesi ve özellikte de ‘Nergis Şenliği’nin hem yurt içinde, hem de yurt dışında duyulmasıyla ürünün üretim miktarı oldukça arttı. Şeker: “Nergisi, bölgemizin marka değeri haline getirmeyi hedefliyoruz” Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı’nda Ziraat Mühendisi olarak görev yapan Pembegül Şeker, nergisin katma değerinin her geçen gün arttığını vurgulayarak, “Yürütmüş olduğumuz ‘Nergis Soğanı Dağıtım Projesi’ kapsamında, 2020-2025 yılları arasında 356 üreticimize yüzde 80 hibeli 626 bin 336 adet nergis soğanı dağıtımı gerçekleştirildi. 2025 yılında Mersin genelinde 60 üreticiye, kişi başı 1500 adet olmak üzere, toplamda 90 bin adet nergis soğanı verildi” dedi. Uygulanan proje sayesinde; özellikle atıl durumda bulunan taşlık arazilerin tarıma kazandırılmasının yanı sıra, nergisin düşük girdi maliyetli ve yüksek katma değere sahip olmasının kırsalda önemli bir gelir kaynağı oluşturduğunu vurgulayan Şeker, “Üreticilerimizle birlikte nergis hasadını gerçekleştiriyoruz. Büyükşehir Belediyesi olarak sadece nergis soğanı dağıtmakla kalmayıp; düzenlediğimiz nergis şenlikleriyle de üreticilerimizin emeğini görünür kılıp, kırsal kalkınmayı sosyal ve kültürel etkinliklerle destekliyor ve nergisi bölgemizin marka değeri haline getirmeyi hedefliyoruz” ifadelerini kullandı. Muhtar Işık: “Atıl arazilerimizi, nergis soğanı ekerek değerlendiriyoruz” Tarsus Kalklıktaşı Mahallesi Muhtarı Kamuran Işık, “Şu sıralar nergis hasadını gerçekleştiriyoruz. Başkanımız Vahap Seçer, dördüncüsü düzenlenen festivalde çok büyük katkıda bulundu. Nergisi bu sayede tüm Türkiye tanıdı. Büyükşehir nergis soğanı dağıtmadan önce üretim bu kadar yoktu. Şimdi üretim en az 10 katına çıktı. Bizim burada sulama suyu olmadığı için arazilerimiz atıl durumdaydı. Bu arazilere şimdi nergis ekiyor ve bu kış günü gelir elde ediyoruz” dedi. Kış şartlarında üreticiye gelir Nergis üreticisi kadınlardan Ferda Bostan da atıl vaziyetteki arazisini nergis üretimiyle değerlendirdiğini söyleyerek, “Büyükşehir Belediyesi’ne çok teşekkür ediyoruz. 2024 senesinde de kişi başı birer çuval nergis soğanı verdiler. Böylece kullanılmayan arazilerimiz değerlendi. Çok memnunuz. Bu iş sadece Tarsus’a değil, çevre illere de yayıldı. Ülke ekonomisine de büyük bir katkısı oldu. Kış gibi zorlu bir mevsimde yaptığımız üretim, bizlere de gelir sağlıyor” diye konuştu.

Kuzular Arttıkça Çiftçinin Yüzü Gülüyor Haber

Kuzular Arttıkça Çiftçinin Yüzü Gülüyor

Mersin Büyükşehir Belediyesi; kırsal kalkınmanın artması adına Türkiye’ye örnek olan çalışmalarından birisi olan ‘Hadi Gel Köyümüze Destek Verelim’ projesi ile aile ekonomilerine destek olmaya devam ediyor. Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı tarafından yürütülen ve her yıl 60 yeni yetiştiriciye 24 dişi, 1 erkek olmak üzere toplam 25 küçükbaş hayvan verilen proje kapsamında, üreticilere yem ve bir yıllık aşı hizmetleri desteği de sağlanıyor. 7 yıllık süreçte 360 yetiştiriciye 9 bin küçükbaş hayvan teslim edildi Kırsalda yaşayan düşük gelirli ailelere istihdam olanağı sunan ve bölge genelinde küçükbaş hayvan varlığını artırmayı hedefleyen çalışma dahilinde, 7 yıllık süreçte 360 yetiştiriciye 9 bin küçükbaş hayvan ve 1440 ton yem dağıtımı gerçekleştirildi. Sürdürülebilir olması ile dikkat çeken projeden faydalanan yetiştiricilere hayvanlar; 5 yıl içinde gerçekleşen doğumlarla toplam 25 hayvanı yeni yetiştiricilere ulaştırmaları için teslim ediliyor. Proje kapsamında bugüne kadar Anamur’da 16, Aydıncık’ta 5, Akdeniz’de 23, Bozyazı’da 8, Çamlıyayla’da 14, Erdemli’de 44, Gülnar’da 29, Mezitli’de 10, Mut’ta 30, Silifke’de 45, Yenişehir’de 4, Tarsus’ta 88 ve Toroslar’da 44 mahallede bulunan yetiştiriciye hayvan teslimatları yapıldı. Yeni: “Büyükşehir’in bu projesinden yararlandığım için çok mutluyum” Büyükşehir Belediyesi’nin ‘Hadi Gel Köyümüze Destek Verelim’ projesinden faydalanan yetiştiricilerden önemli bir bölümünü kadınlar oluşturuyor. Bu kadınlardan birisi de Tarsus’a bağlı Küçükkösebalcı Mahallesi’nde ikamet eden Seda Yeni. Gerçekleşen doğumlarla genişleyen sürüsüne özenle bakan Yeni, Büyükşehir’in bu projesinden faydalanmanın mutluluğunu yaşıyor. Yeni, “Projeye başvurduk ve kabul edildik. Hiç beklemiyordum, ama çıktığı için çok sevindim. Teslim edilen hayvanların birçoğu hamileydi. 7 tane kuzumuz oldu. Onları sağlıklı bir şekilde besliyor ve büyütüyoruz” diye konuştu. Tarımsal üretim yaptıklarını, ancak zarar ettiklerini dile getiren Yeni, “Bizim için hayvansal üretim büyük bir şey. İnşallah hayvancılıktan para kazanırız diye düşündük. Böyle bir şeyin de bize çıkması çok iyi oldu. Bu projeyi hayata geçiren Başkanımız Vahap Seçer’e çok teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı. Ahu Arıkan: “Projemiz sürdürülebilir bir hayvancılık projesidir” Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı’nda Ziraat Mühendisi olarak görev yapan Ahu Arıkan, “Projemiz 2020 yılından bu yana devam eden, sürdürülebilir bir hayvancılık projesidir. Projemiz ile vatandaşlarımıza küçükbaş hayvan, yem ve aşı desteği sağlıyoruz. Her yıl 60 yetiştiricimize 25 küçükbaş hayvan ve 4 ton da yem veriyoruz. Yetiştiricilerimizi kırsalda ikamet eden, maddi geliri düşük olup, sürüsünü büyütmek isteyen 25 - 45 yaş aralığındaki kişilerden seçiyoruz” ifadelerini kullandı. Şimdiye kadar toplam 360 yetiştiriciye 9 bin baş hayvan ve 1440 ton yem desteği sağladıklarını kaydeden Arıkan, “2022 yılında 556, 2023 yılında 1180 ve 2024 ile 2025 yıllarında 1500 küçükbaş hayvan yetiştiricilerimizden alınıp, yeni yetiştiricilere teslim edildi. Böylece proje döngüsü başarılı bir şekilde devam etmektedir. Bu sayede son 2 yıldır belediye bütçesinden damızlık hayvan ücreti ödenmemektedir ve sürdürülebilirlik sağlanmıştır” dedi.

CHP'li Kış'tan Mersin - Tarsus Otoyolu Geçiş Ücretine Tepki Haber

CHP'li Kış'tan Mersin - Tarsus Otoyolu Geçiş Ücretine Tepki

CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada Mersin–Tarsus Otoyolu üzerindeki geçiş ücretlerine sert tepki gösterdi. Kış, yalnızca 24 kilometrelik bir yol için 45 lira ücret alınmasının kabul edilemez olduğunu belirterek, bu bedelin vatandaşa “zorunlu bir yük” olarak dayatıldığını söyledi. Söz konusu güzergâhın ne uzun ne de konforlu olduğunu vurgulayan Kış, otoyolun özellikle Tarsus Organize Sanayi Bölgesi’ne ulaşım açısından hayati önemde olduğunu ifade etti. Binlerce OSB çalışanının her gün işe gidebilmek için bu otoyolu kullanmak zorunda kaldığını belirten Kış, “Gidiş-dönüş ücreti 90 liraya ulaşıyor. Bu rakam, zaten geçim mücadelesi veren emekçiler için ciddi bir külfet” dedi. Otoyolun yalnızca OSB çalışanlarının değil, Mersin genelinde hastaneye giden, kamu işini halleden, ticaret yapan binlerce yurttaş tarafından da kullanıldığını hatırlatan Kış, “Burada alınan ücret sadece ulaşımdan değil, doğrudan üretimden ve günlük yaşamdan kesilmektedir” ifadelerini kullandı. “Kamusal sorumluluk yerine getirilmedi” Asıl sorunun bağlantı yollarının yapılmaması ve kamusal sorumluluğun yerine getirilmemesi olduğuna dikkat çeken CHP’li Kış, alternatif ücretsiz güzergâhlar oluşturulmadığı için vatandaşın otoyola mahkûm edildiğini söyledi. Bu durumun açık bir adaletsizlik yarattığını vurgulayan Kış, “Vatandaşın zorunlu geçişinden ücret almak sosyal devlet anlayışıyla bağdaşmaz” diye konuştu. Konuşmasının sonunda iktidara çağrıda bulunan Gülcan Kış, Mersin–Tarsus Otoyolu’nda alınan bu geçiş ücretinin derhâl kaldırılması gerektiğini belirterek, “Ulaşım bir lüks değil, temel bir kamusal haktır. Bu yükü vatandaşın sırtından almak zorundasınız” dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.