Hava Durumu

#Taşkın Riski

Kırsal Haber - Taşkın Riski haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Taşkın Riski haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Ziraat Mühendisleri Odası’ndan İklim Adaleti Çağrısı Haber

Ziraat Mühendisleri Odası’ndan İklim Adaleti Çağrısı

TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası (ZMO) Yönetim Kurulu, Türkiye’yi etkisi altına alan ekstrem hava olayları ve peş peşe gelen sel felaketlerinin ardından çok net bir "tarımda adalet" açıklaması yaptı.İklim değişikliğinin faturasını çiftçilerin, üreticilerin ve tüketicilerin ödediğini belirten ZMO, MGM’nin 76 il için alarm verdiği bu kritik dönemde tarım sektörünün "Afet Bölgesi" statüsünde desteklenmesi gerektiğini vurguladı. 76 İlde Alarm: Tarım Havzaları Seller ve Çamur Yağmurlarıyla Boğuşuyor Meteoroloji Genel Müdürlüğü (MGM); ani sel, lokal su baskınları, yıldırım düşmesi, dolu ve kuvvetli fırtınaya karşı 76 il için kritik uyarıda bulundu. Yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi; ''Çiftçiler, üreticiler ve tüketici geniş halk kitleleri iklim değişikliğinden sorumlu değildir. Fakat sonuçlarını en ağır biçimde yaşamaktadırlar. Doğa uğradığı geri dönüşümsüz zararlarda adalet arayamazken tarımda adaletin bir nebze de olsa sağlanması için iklim değişikliği nedeniyle oluşan afetlerden zarara uğrayan kesimlerin zararlarının afet kapsamında tazmini sağlanmalıdır. Meteoroloji Genel Müdürlüğü (MGM) 76 il için alarm verirken; ani sel, lokal su baskınları, yıldırım düşmesi, dolu ve kuvvetli fırtınaya karşı dikkatli olunması uyarısında bulundu. Karadeniz Bölgesinde Amasya, Tokat, Çorum, Samsun, Ordu, Giresun, Trabzon, Gümüşhane, Bayburt ve çevresinde taşkın riski, İç Anadolu, Ege ve Akdeniz’de Ankara ve çevresi ile Akdeniz'in iç kesimlerinde sel ve kuvvetli rüzgarlar, Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesinde şiddetli rüzgarlara ek olarak çöl tozlarının taşınmasıyla "çamur şeklinde yağışlar" görülme riski bulunduğu bildirilmektedir. Ülke genelinde birçok tarım havzası aşırı, düzensiz ve mevsim normalleri dışında yağan yağışlar nedeniyle seller, su baskınları ve taşkınlara maruz kalmış/kalmaktadır. Bazı küçük ve orta büyüklükte hayvancılık işletmelerinin barınakları, yem depoları, yem bitkisi ekili arazileri sel, su baskınları ve taşkınlardan etkilenmiş, yağışların devam edeceği bölgelerde etkilenmesi muhtemel olarak görülen yetiştiriciler olacağı değerlendirilmektedir. Bazı bölgelerde hayvanlar güvenli alanlara nakledilmiştir. Ekili, dikili tarım arazileri ve özellikle sebze üretimi için kuzey illerimizde yeni dikimi tamamlanmış ve dikim için hazırlanan araziler sel ve su baskınlarından zarar görmüştür. Sel, su baskını ve taşkınlar tarımsal üretim/ürün kayıplarına ve üretim maliyetlerinin artmasına neden olmaktadır. Ekili alanları sular altında bırakarak kök çürümesine, çamur tabakasının ürünlerin üzerini örterek kuruma sonucu ürün kaybına yol açmaktadır. Seller; tarla yollarını, sulama kanallarını, seraları ve makine ve ekipmanları tahrip etmektedir. Toprağın en verimli üst katmanını sürükleyerek erozyona yer yer toprak kaymasına neden olup tarım arazilerinin uzun vadede verimliliğinin düşmesine neden olmaktadır. Tarlalarda uzun süre kalan durgun sular, bitkilerde hastalıklar gelişmesine ve zararlı popülasyonlarının artmasına zemin hazırlamaktadır. Bozulan toprağı ekime hazır hale getirmek ekstra maliyet yaratmaktadır. Ekili, dikili arazilerde yaşanan felaket sonucunda tohum, fide, fidan gibi kayıplar sezon kaçırılmadan yeniden üretim yapılabilmesi için üreticiye bedelsiz temin edilmelidir. Yaşanan kayıplar ve hasar tespitleri hızla yapılmalı. Üreticilerin kayıpları, ÇKS kaydı ve Tarım Sigortası yaptırıp yaptırmadığına bakılmaksızın AFET kapsamında değerlendirilmeli ve hızla karşılanmalıdır. İklim değişikliğinin tarım arazileri, hayvan varlığı, alet ekipmanlar ve tarımsal yapılar üzerinde afete dönüşen yıkıcı etkilerine maruz kalmamak için sel ve su baskınlarına maruz kalma ve taşkın riski olan yerler tespit edilerek gerekli önlemler alınmalı yada risksiz alanlara nakil planlamaları geciktirilmeden yapılmalıdır.''

CHP’li Gülcan Kış: ''Doğayı Değil, İhmali Sorguluyoruz'' Haber

CHP’li Gülcan Kış: ''Doğayı Değil, İhmali Sorguluyoruz''

CHP Mersin Milletvekili ve TBMM Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonu Üyesi Gülcan Kış, Antalya–Konya Yolu’nun Eynif ve Gembos Ovalarından geçen bölümünün aşırı yağışlarla birlikte tamamen su altında kalmasına ilişkin Ulaştırma ve Altyapı Bakanı’nın yanıtlaması istemiyle TBMM’ye yazılı soru önergesi verdi. Kış, söz konusu bölgenin tarihsel olarak göl yatağı olduğunun bilindiğini, yıllar içinde kuruyan alanın aşırı yağışlarla yeniden su tutmasının bilimsel olarak mümkün ve öngörülebilir bir durum olduğunu vurgulayarak, tartışmanın “doğa intikam aldı” gibi sloganik ifadelerle geçiştirilemeyeceğini söyledi. “Sorun yağmur değil, hazırlıksızlıktır” Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonu üyesi kimliğiyle konuya teknik açıdan yaklaştığını belirten Gülcan Kış, yaptığı değerlendirmede şu ifadeleri kullandı: “Evet, burası geçmişte göl olan bir alan. Evet, iklim krizinin etkisiyle yağışlar artabilir, su rejimi değişebilir. Bunların hiçbiri sürpriz değildir. Asıl soru şudur: Böyle bir coğrafyada yol yaparken hiç mi fizibilite çalışması yapılmadı? Hiç mi ÇED süreci işletilmedi? Hiç mi taşkın riski hesaplanmadı?” “Devlet ‘olabilir’i değil, ‘olacak’ı hesaplamak zorundadır” Kış, devlet yatırımlarının varsayımlara değil, bilimsel verilere dayanması gerektiğini vurgulayarak şunları söyledi: “Kamu yatırımı yapıyorsanız, ‘belki yağar’ demek yetmez; ‘yağdığında ne olur’ sorusuna cevap vermek zorundasınız. Eski göl yatakları, taşkın ovaları ve su toplama havzaları bellidir. Bunlar haritalarda vardır, akademik çalışmalarda vardır, devlet arşivlerinde vardır. Buna rağmen bir yol birkaç yıl içinde göle dönüyorsa, bu doğanın değil, ihmalin sonucudur.” ÇED neden yok, kim karar verdi? CHP’li Kış’ın TBMM’ye sunduğu yazılı soru önergesinde; Antalya–Konya Yolu’nun söz konusu kesimi için neden Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) raporu alınmadığı, projenin hangi bilimsel verilere dayanarak hazırlandığı, taşkın ve su rejimi analizlerinin yapılıp yapılmadığı soruldu. Önergede ayrıca; projeyi hangi firma ya da firmaların hazırlayıp uyguladığı,ihale bedelinin ne olduğu,hangi kurumların denetim yaptığı,ve yolun kısa sürede kullanılamaz hâle gelmesiyle oluşan kamu zararının tutarı da Bakanlığa yöneltildi.“Bu tablo kader değil, yönetim tercihidir” Kış, yaşananların bir doğa olayı olarak sunulmasının gerçeği perdelediğini ifade ederek şu değerlendirmeyi yaptı: “Yağmur yağabilir, göl yeniden oluşabilir; doğa kendi dengesini kurar. Ama devletin görevi buna göre plan yapmaktır. Bu yapılmadıysa, ortada kader değil, yanlış tercih vardır. Bu yolun geldiği hâl, kamu yatırımlarında bilimin ve liyakatin nasıl devre dışı bırakıldığının göstergesidir.” “Bu bedeli halk ödüyor” Kamu zararının görmezden gelinemeyeceğini vurgulayan Gülcan Kış, sözlerini şöyle tamamladı: “Bugün emekli geçinemiyor, işçi borçla yaşıyor. Buna rağmen milyarlarca liralık yollar birkaç yıl içinde işlevsiz hâle geliyorsa, bu bedeli halk ödüyor demektir. Bu nedenle sorumluların kim olduğu ve bu zararın hesabının nasıl verileceği açıklanmak zorundadır.” CHP’li Kış, verdiği soru önergesinin takipçisi olacağını ve benzer coğrafi özelliklere sahip bölgelerde aynı hataların tekrarlanmaması için Meclis denetiminin sonuna kadar işletilmesi gerektiğini vurguladı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.