Hava Durumu

#Tavsiye Fiyatı

Kırsal Haber - Tavsiye Fiyatı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tavsiye Fiyatı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

TÜSEDAD'dan Çiğ Süt Fiyatı Çağrısı: Kasım Ayında Güncelleme Yapılmalı Haber

TÜSEDAD'dan Çiğ Süt Fiyatı Çağrısı: Kasım Ayında Güncelleme Yapılmalı

Tüm Süt, Et ve Damızlık Sığır Yetiştiricileri Derneği (TÜSEDAD), artan üretim maliyetleri karşısında çiğ süt tavsiye fiyatının Kasım ayında güncellenmesi gerektiğini açıkladı. Dernek, üretici fiyatları sabit kalırken süt ve süt ürünlerinin raf fiyatlarının artmaya devam ettiğine dikkat çekerek özellikle küçük aile işletmelerinin üretimden çekilme riskiyle karşı karşıya olduğunu vurguladı. TÜSEDAD: Çiğ Süt Tavsiye Fiyatı Kasım Ayında Mutlaka Güncellenmelidir Tüm Süt, Et ve Damızlık Sığır Yetiştiricileri Derneği (TÜSEDAD), çiğ süt tavsiye fiyatına ilişkin kamuoyu duyurusu yayımladı. Dernekten yapılan açıklama da şu ifadelere yer verildi; “Çiğ Süt Tavsiye Fiyatı Kasım Ayında Mutlaka Güncellenmelidir” Türkiye süt hayvancılığı sektörü, artan üretim maliyetleri karşısında zorlu bir süreçten geçerken, çiğ süt üreticilerinin sürdürülebilir üretim yapabilmesi için Ulusal Süt Konseyi'nin (USK) Kasım ayında çiğ süt tavsiye fiyatını güncellemesi gerektiği bir zorunluluk olarak ortaya çıkmaktadır. Ekim ayında da yaptığımız duyurumuzda belirttiğimiz bazı noktaları tekrar vurgulamak isteriz. Bakanlık ve Ulusal Süt Konseyi tarafından gerçekleştirilen Süt Çalıştayı'nda çiğ süt tavsiye fiyatının üç aylık dönemler halinde değerlendirilmesi yönünde ortak bir yaklaşım benimsenmiş olmasına rağmen, 1 Mayıs'tan itibaren geçerli olan fiyatın sabit bırakılarak Ekim ayında tekrar değerlendirilecek şeklinde açıklanması ve halen bir açıklamanın olmaması üretici kesiminde ciddi bir memnuniyetsizlik yaratmıştır. Ekim ayının sonlarına geldiğimiz şu günlerde halen USK'dan bir açıklama yapılmamış olması sektörde konseye olan güveni sarsmakta ve işlevsiz algısı yaratmaktadır. Üretici Fiyatı Baskılanırken Raf Fiyatları Artmaya Devam Ediyor Çiğ süt üreticisinin satış fiyatı sabit tutulurken, süt ve süt ürünlerinin perakende satış fiyatlarında önemli artışlar yaşanmıştır. İçme sütü, beyaz peynir, yoğurt ve diğer süt ürünlerinde tüketicinin karşılaştığı fiyat artışları devam ederken, çiğ süt üreticisinin gelirinin artmaması sektörün temel çelişkilerinden biri haline gelmiştir. Bu noktada hem sanayici hem de üreticilerimiz konseyden bir açıklama beklemektedir. Enflasyonla mücadele adına üretici fiyatlarının baskılanmasının sonuç vermediği açıkça görülmektedir. Üretici fiyatını sabit tutmak ne raf fiyatlarındaki artışı engellemekte ne de tüketiciyi koruyabilmektedir. Aksine bu yaklaşım, süt üreticisinin üretimden çekilme riskini artırmaktadır. Artan Maliyetler Karşısında Üretici Zorlanıyor Üreticinin karşı karşıya olduğu ekonomik darboğazın en çarpıcı göstergelerinden biri geçen yılın bu dönemine göre yem satışlarında yaşanan yaklaşık %15-20'lik düşüştür. Yem satışlarındaki bu gerileme, üreticilerin hayvanlarını verim odaklı değil, yalnızca yaşamlarını sürdürebilecek düzeyde beslemek zorunda kaldığını göstermektedir. Başka bir ifadeyle birçok işletme artık üretimi artırmayı değil, işletmesini ayakta tutmayı hedeflemektedir. Bu durum süt üreticisinin ne denli zor şartlar altında faaliyet gösterdiğinin açık bir göstergesi olup, gerekli fiyat güncellemesinin daha fazla geciktirilmemesi gerektiğini ortaya koymaktadır. Son aylarda yaşanan gelişmeler, mevcut çiğ süt fiyatının üretim maliyetlerindeki artışı karşılamaktan uzak kaldığını göstermektedir. Üreticinin zararına üretim yapmaya zorlanması, işletmelerin küçülmesine ve damızlık hayvan varlığının azalmasına yol açabilecek ciddi bir risk oluşturmaktadır. Kasım Ayındaki Güncelleme Özellikle Küçük Aile İşletmeleri İçin Hayati Önem Taşıyor TÜSEDAD olarak net çağrımızı tekrarlamak isteriz. Ulusal Süt Konseyi, Kasım ayında çiğ süt tavsiye fiyatını gecikmeksizin güncellemeli ve bu fiyatı yalnızca mevcut maliyetleri değil, önümüzdeki dönemde gerçekleşmesi beklenen maliyet artışlarını da dikkate alarak belirlemelidir. Sektörün bel kemiği olan ve ülkemizde üretilen sütün yaklaşık %82'sini üreten küçük aile işletmeleri kırsal ekonominin, yerel istihdamın ve ülkemizin gıda arz güvenliğinin temel taşıdır. Bu işletmeler, bugün artan maliyetler karşısında ayakta kalma mücadelesi vermektedir. Özellikle sınırlı sermaye yapısına sahip küçük aile işletmeleri, yem, enerji ve finansman giderlerindeki artışları büyük ölçekli işletmelere göre çok daha zor karşılayabilmektedir. Bu nedenle çiğ süt fiyatının maliyetleri karşılamaktan uzak kalması en ağır darbeyi bu üretici grubuna vurmaktadır. Küçük aile işletmelerinin üretimden çekilmesi yalnızca süt üretiminde düşüş anlamına gelmeyecek; aynı zamanda kırsal nüfusun azalmasına, tarımsal faaliyetlerin zayıflamasına ve hayvancılık altyapısının geri dönülmesi güç şekilde zarar görmesine neden olacaktır. Türkiye'nin süt üretim kapasitesinin korunması ve kırsal kalkınmanın sürdürülebilmesi için küçük aile işletmelerinin yaşatılması stratejik bir zorunluluktur. Bu nedenle alınacak fiyat kararları yalnızca bugünün piyasasını değil, ülkemizin gelecekteki üretim gücünü ve kırsal yapısını da gözetmelidir. Üretimin Sürdürülebilirliği Tehlikeye Atılmamalıdır Bugün alınmayacak kararların bedeli gelecekte çok daha ağır olacaktır. Üreticinin üretimden çekilmesi veya sürülerini küçültmesi yalnızca süt sektörünü değil, aynı zamanda ülkemizin et arzını da doğrudan etkileyecektir. Türkiye'nin süt ve et arz güvenliğinin korunabilmesi için üreticinin ekonomik olarak ayakta kalması şarttır. Ulusal Süt Konseyi'ni ve ilgili tüm paydaşları sektörde oluşan maliyet baskısını dikkate almaya, üretimin devamlılığını sağlayacak ve üreticide güven oluşturacak bir fiyat güncellemesini Kasım ayında hayata geçirmeye bir kez daha davet etmekteyiz. Mesele yalnızca bugünkü fiyat değildir; mesele Türkiye'nin yarın da yeterli süt ve et üretebilme güvencesidir."

TÜSEDAD: "Çiğ Süt Tavsiye Fiyatının 1 Ekim'de Güncellenmesi Gereklidir" Haber

TÜSEDAD: "Çiğ Süt Tavsiye Fiyatının 1 Ekim'de Güncellenmesi Gereklidir"

Tüm Süt, Et ve Damızlık Sığır Yetiştiricileri Derneği (TÜSEDAD), yaptığı kamuoyu duyurusuyla çiğ süt tavsiye fiyatının acilen güncellenmesi gerektiğini vurguladı. Üretim girdilerindeki artışa ve jeopolitik risklere dikkat çeken dernek, üretici fiyatlarının baskılanmasının süt ve et arzını tehlikeye düşüreceği uyarısında bulundu. Süt sektöründe gözler Ulusal Süt Konseyi’nin (USK) alacağı fiyat kararına çevrildi. Tarım ve Orman Bakanlığı ile USK tarafından düzenlenen Süt Çalıştayı kararlarına göre 3 ayda bir güncellenmesi gereken çiğ süt tavsiye fiyatı, 1 Mayıs’tan bu yana yaklaşık 5 aydır sabit tutuluyor. TÜSEDAD Yönetim Kurulu tarafından yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi; ''Bakanlığımız ve Ulusal Süt Konseyi (USK) tarafından düzenlenen Süt Çalıştayı'nda alınan karar gereği Ulusal Süt Konseyi'nin 3 ayda bir çiğ süt satış tavsiye fiyatını güncellemesi gerekmektedir. Ancak 1 Mayıs'tan geçerli olarak ilan edilen fiyat 5 ay boyunca sabit bırakılmıştır. Üretici Fiyatı Baskılanırken Raflar Zamlanıyor Her zaman olduğu gibi, enflasyon sepetinde süt ve süt ürünlerinin payı yalnızca %3 seviyelerinde olmasına rağmen, çiğ süt üreticisi enflasyonun baş sorumlusuymuş gibi gösterilmektedir. Bu algı üzerinden enflasyonu düşürme hedefleri gerekçe gösterilerek, zincir marketlerin raf fiyatlarını sabit tutma çabası sürdürülmektedir. Oysa gerçek tablo çok farklıdır; en temel gıda maddeleri arasında yer alan içme sütü, beyaz peynir ve yoğurt gibi ürünlerin raf fiyatlarında son aylarda ciddi artışlar yaşanmıştır. Üreticinin sattığı çiğ süt fiyatı baskılanırken, aynı sütten üretilen bu ürünlerin raf fiyatlarının sürekli yükselmesi kamuoyunda büyük bir çelişki yaratmaktadır. Çiğ süt fiyatının sabit tutulmasıyla enflasyonun kontrol altına alınacağı iddia edilirken, raflarda görülen zamlar bu yaklaşımın ne kadar yüzeysel ve yanıltıcı olduğunu açıkça ortaya koymaktadır. Bu durum hem üreticinin emeğinin karşılığını alamamasına hem de tüketicinin pahalı ürünlerle karşılaşmasına yol açmaktadır. Dolayısıyla, üretici fiyatını baskılamak tek başına çözüm değildir; aksine, sektörün sürdürülebilirliği açısından ciddi bir tehdit oluşturmaktadır. Yükselen Girdiler Üretimi Zorluyor Sektörün mevcut koşulları çiğ süt fiyatının güncellenmesini zorunlu kılmaktadır. Amerika Birleşik Devletleri ile İran arasındaki savaşın Hürmüz Boğazı'nda yarattığı geçiş sıkıntıları ve Karadeniz'deki nakliye sorunları hammadde tedarikinde aksamalara yol açmış, yem hammaddelerinin fiyatlarını yukarı çekmiş ve mazot fiyatlarında ciddi artışlara neden olmuştur. Bölgedeki lojistik sıkıntılar nedeniyle yem fiyatlarında yeni artışlar beklenirken, yalnızca yem değil; mazot, enerji ve sağlık giderleri gibi tüm üretim girdilerinde uzun süredir devam eden yükseliş üreticiyi ağır bir maliyet baskısı altında bırakmaktadır. Ağustos ayında litre başına çiğ süt maliyetindeki artışın en önemli nedeni, kesif yem fiyatlarında yaşanan %11 civarındaki yükseliştir. Tüm bu gelişmeler, üreticinin maliyetlerini katlayarak artırmakta ve fiyat güncellemesini kaçınılmaz hale getirmektedir. Fiyatlandırma yalnızca bugünü değil, önümüzdeki üç ayı da kapsayacak sürdürülebilir bir yaklaşım içermelidir TÜSEDAD olarak vurgumuz nettir. Çiğ süt fiyatı üreticinin gerçek maliyetleri temel alınarak belirlenmeli; maliyet hesabındaki tüm varsayımlar ve kalemler şeffaf biçimde açıklanmalıdır. Fiyatlandırma yalnızca bugünü değil, önümüzdeki üç ayı da kapsayacak sürdürülebilir bir yaklaşım içermelidir. TÜFE sepetinde süt ürünlerinin payı sınırlıyken, üretici fiyatını baskılamak tek başına çözüm değildir. Enerji, akaryakıt, yem hammaddeleri ve lojistikteki riskler ile jeopolitik gelişmeler üretim maliyetlerini yükseltebilir. İthal yem hammaddelerine bağımlılık da bu baskıyı artırmaktadır. Ekim'deki değerlendirmede yalnızca bugünün koşulları değil, yılbaşına kadar uzanacak maliyet riskleri de hesaba katılmalıdır. Aksi halde üreticinin sürü küçültme riski artar. Bu da süt hayvanı varlığını ve dolayısıyla ülkenin süt ve et arzını riske sokar. Bu nedenle çağrımız, üretimin sürekliliğini güvenceye alacak, şeffaf ve gerçek maliyete dayalı bir fiyatlama yaklaşımının benimsenmesidir. Mesele yalnızca bugünkü kazanç değil; Türkiye'nin yarın da yeterli süt üretebilme güvencesidir. Kamuoyuna saygılarımızla arz olunur.''

Ulusal Süt Konseyi Çiğ Süt Tavsiye Fiyatını Sabit Tuttu Haber

Ulusal Süt Konseyi Çiğ Süt Tavsiye Fiyatını Sabit Tuttu

Ulusal Süt Konseyi (USK), çiğ süt piyasasındaki güncel gelişmeleri, üretim maliyetlerini ve piyasa koşullarını değerlendirerek çiğ süt tavsiye satış fiyatı hakkında yeni bir karar aldı. Konsey, mevcut fiyatların uygulanmaya devam etmesini kararlaştırdı. ​Süt üreticileri ve sektör temsilcileri tarafından merakla beklenen Ulusal Süt Konseyi değerlendirmesi sonuçlandı. Nisan ayında ilan edilen ve sektörde referans kabul edilen çiğ süt tavsiye fiyatı, yapılan incelemeler neticesinde mevcut şartlar korunarak aynı seviyede tutuldu. ​Çiğ Süt Tavsiye Fiyatı 24,30 TL Olarak Korunuyor ​Ulusal Süt Konseyi tarafından paylaşılan karara göre, üreticinin eline geçecek net tutar güncellenmeden devam ettirilecek. Buna göre: ​Güncel Fiyat: %3,6 yağ ve %3,2 protein değerlerine sahip çiğ inek sütü için tavsiye satış fiyatı, üreticinin eline litre başına net 24,30 TL geçecek şekilde uygulanmaya devam edecektir. ​İlave Gider Ödemesi: Soğutma, nakliye ve diğer cari giderlerin üretici örgütü tarafından karşılanması durumunda, söz konusu giderler için üreticiye litre başına 1,80 TL ilave ödeme yapılacaktır. ​Yağ ve Protein Farkı: Baz alınan yağ ve protein değerlerindeki her 0,1’lik (dizyem) değişim için ± 36 Kuruş fark uygulanması kararlaştırıldı. ​Bir Sonraki Değerlendirme Ekim Ayında ​Ulusal Süt Konseyi, piyasa şartlarını yakından takip etmeye devam ederken, güncel ekonomik parametreler ve üretim maliyetlerinin Ekim ayında tekrar ele alınacağını duyurdu. Ekim ayında yapılacak olan toplantıda, çiğ inek sütü tavsiye satış fiyatının yeniden değerlendirileceği ifade edildi.

Çiğ Süt Üreticisi Alarm Veriyor: "Maliyet 30 TL, Satış 22 TL!" Haber

Çiğ Süt Üreticisi Alarm Veriyor: "Maliyet 30 TL, Satış 22 TL!"

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Türkiye'deki çiğ süt sektöründe yaşanan derin krizi TBMM gündemine taşıdı. Gürer, artan yem maliyetleri ve açıklanmayan süt fiyatları nedeniyle küçük üreticilerin üretimden çekildiğini belirterek, "Süt tozu ithal edeceğinize besiciye yemi sübvanse edin" çağrısında bulundu. ​TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, düzenlediği basın toplantısında süt üretimindeki düşüşü, ithalat verilerini ve üreticinin içinde bulunduğu mali çıkmazı rakamlarla ortaya koydu. ​Çiğ Süt Tavsiye Fiyatı Neden Açıklanmadı? ​Ulusal Süt Konseyi’nin (USK) Ocak 2026’da çiğ süt tavsiye fiyatını 22,22 TL olarak belirlediğini ve Nisan ayında güncelleme sözü verdiğini hatırlatan Gürer, Nisan ayının ortasına gelinmesine rağmen sessizliğin sürdüğünü ifade etti. Gürer, "Üretici Nisan ayını bekliyordu ancak hâlâ bir açıklama yok. Belirsizlik üretimi bitiriyor," dedi. ​Üretim Maliyetleri 30 TL’ye Dayandı ​Yem fiyatlarındaki fahiş artışlara dikkat çeken Gürer, bir litre çiğ sütün üretim maliyetinin küçük aile işletmeleri için 28-30 TL bandına ulaştığını vurguladı. ​Yem Fiyatları: Ocak ayında 900 TL olan 50 kiloluk süt yemi, Nisan ayı itibarıyla 1100 TL’yi geçti. ​Günlük Gider: Bir ineğin günlük yem maliyeti Şubat ayında 317 TL iken, bugün 440 TL’ye fırladı. ​Süt Üretimi Düşerken İthalat Artıyor ​TÜİK verilerini paylaşan Gürer, ticari işletmelerde toplanan inek sütü miktarının 2025 yılı Şubat ayında bir önceki yıla göre %11 azalarak 887 bin tona gerilediğini belirtti. Üretimdeki bu düşüşe rağmen mamul üretimindeki artışın ve süt tozu ithalatının çelişki yarattığını ifade etti: ​"2026 yılının sadece ilk iki ayında 228 ton süt tozu ithal edilerek yurt dışına 611 bin dolar ödendi. Kendi üreticimizi desteklemek yerine dövizi dışarıya gönderiyoruz." ​"Bir İnek Kesilince Beş Buzağı Kaybediliyor" ​Maliyetleri karşılayamayan üreticilerin anaç ineklerini kesime göndermek zorunda kaldığını belirten Ömer Fethi Gürer, bu durumun hayvancılığın geleceğini tehlikeye attığını söyledi. Gürer, "Bir ineği satıp diğerine yem alıyorlar. Kırsalda ahırlar boşalıyor. Bir ineğin kesilmesi, gelecekte doğacak beş buzağının yok olması demektir," uyarısında bulundu. ​Çözüm Önerisi: 1 Litre Süt = 1,5 Kilo Yem ​Üreticilerin çiğ süt fiyatının artmasından ziyade maliyetlerin düşürülmesini talep ettiğini ifade eden Gürer, kalıcı çözüm için şu formülü sundu: "Dünya standartlarında üreticinin sürdürülebilirliği için 1 litre süt sattığında 1,5 kilo yem alabilmesi gerekir. Mevcut tabloda bu imkansız hale gelmiştir."

Bakanlığın Yok Dediği Süt Tozu İthalatına TÜİK Var Dedi Haber

Bakanlığın Yok Dediği Süt Tozu İthalatına TÜİK Var Dedi

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, hayvancılıkta yaşanan sorunların iktidarın tercihleri ile oluştuğunu belirtti. Türkiye’nin süt ve hayvancılık sorununu yaratan AKP iktidarının 2022-2026 yıllarını kapsayan ithalat verilerinde de durumun yansıması görülüyor” dedi. Ulusal Süt Konseyi’nin (USK) açıkladığı rakamlar ile ithalat maliyetlerini karşılaştıran Ömer Fethi Gürer, “İktidar, yerli üreticinin sütünü maliyetin altında tavsiye fiyatı oluşmasını sağlayıp kuruşları reva görürken ithal süt tozuna dolarlar vermektedir. Sütümüz yeterli diyerek ithalatı sürdüren AKP iktidarı bakanları da farklı farklı açıklamalar yapmaktadır. Tarım ve Orman Bakanlığı ‘ithalat yok’ derken, Ticaret Bakanlığı verileri ile TÜİK ithalat rakamlarını açıklamaktadır.” dedi. CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’nın Plan ve Bütçe Komisyonundaki “Süt tozu ithal etmiyoruz, kısıtlama getirdik.” yönündeki sözlerinin TÜİK verileri ile var olduğu ortaya çıktığına göre Tarım ve Orman Bakanlığının dahi bu ithalattan haberdar olmadığı anlaşılıyor.” diye konuştu. Bakan Yumaklı’nın “Yok, yok.” diyerek reddettiği ithalatın 2025 yılında dahi 2 bin 320 ton olarak gerçekleştiğini ve bunun karşılığında dış pazara 1 milyon 159 bin dolar ödendiğinin görüldüğünü söyleyen Gürer, “Bakan kısıtlama olduğunu iddia ediyor ama veriler süt tozu ithalatı olduğunu gösteriyor.” dedi. “İTHALATIN FİYATI %50 ARTTI” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, 2025 yılı verilerine ilişkin şunları söyledi: “Sadece 2025 yılında 2 bin 320 ton süt tozu için ülkemizden 1 milyon 159 bin 096 dolar çıktı. 2022 yılında kilogramını 0,33 dolara aldığımız süt tozunun fiyatı, 2025 yılında 0,50 dolar oldu. İthal süt tozuna dolar bazında %51 zam geldi. Kendi çiftçimize ise 2025 yılının büyük bölümünde 17,15 TL, son dönemde 19,25 TL tavsiye fiyatı önerilse de bu rakamları çoğu küçük aile çiftçisi göremedi ve çiğ süt en az 2 lira altında fiyatlarla aracılar tarafından toplandı. İthal süt tozuna dolar bazında zam yapanlar, çiftçimize girdi maliyetleri altında, TL bazında enflasyonun altında fiyatı layık gördü. 1 litre süt satıp 1,5 kilogram yem alamadı. İthal yemde fiyat arttığı gibi ithal süt tozunun da zamlanarak ülkemize getirildiği görülüyor.” dedi. SÜT TOZU NEDEN? Türkiye’nin son 4 yılda süt tozu ithalatına toplam 12 milyon 954 bin 690 dolar ödediğini vurgulayan CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Tarım ve Orman Bakanlığı süt tozu ithalatı gerektiren bir açığımız yok dese de ithal süt tozu olarak 33 bin 627 ton almamızın nedeni açıklanmalıdır. Küçük aile tipi işletmelerde çiftçilik yapılmıyorsa hayvancılık yapmak zorlaştı. Süt ineği satarak ahırları boşaltanlar oldu. Sadece 2026’nın ilk ayında bile 215 ton ithalat yapılmış. Bu hızla gidersek ithalat muslukları daha da açılacak.” diye konuştu. TAVSİYE FİYATI MALİYETİN ALTINDA CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Ulusal Süt Konseyi tavsiye fiyatını 22 Ocak 2026 itibarıyla çiğ süt için 22,22 TL olarak açıkladı. 2025’in başında 17,15 TL olan süt bugün 22,22 TL. Artış oranı yem fiyat artışının altında kaldı. Ahır giderleri, veteriner, aşı giderleri, mazot, işçilik ve elektrik zamları maliyeti katladı. Çiğ süt yerine ithal süt tozu tercih edilirse süt inekçiliği daha da zor bir duruma düşer.” dedi. SÜT TOZU YERİNE YERLİ SÜT ÜRETİCİSİ KORUNMALIDIR CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Süt tozu ithalatı sadece ekonomik bir tercih olarak açıklanamaz. Yerli besicinin yolu kesilmiş olur. Toz ithal ederek değil; yem desteği vererek, meraları ıslah ederek mera hayvancılığını da ayağa kaldırın.” dedi. BAKAN “İTHALAT YOK” DEDİ TBMM 2026 yılı Plan ve Bütçe Komisyonu’nda Tarım ve Orman Bakanlığı’nın bütçe görüşmelerinde Bakan İbrahim Yumaklı, süt tozu ithalatını gündeme getiren CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer’e “ithalat yok” demiş ve “süt tozu ithalatı” üzerinden bir tartışma yaşanmıştı. Bakan “yok” derken Gürer “var” demişti. Bakan Yumaklı’nın “Süt tozu ithal etmiyoruz, kısıtlama getirdik.” sözlerine karşı Gürer, “Ticaret Bakanlığı ithal ederken Tarım ve Orman Bakanı TÜİK verilerine bakarsa ithalatı görmüş olacaktır. Sayın Bakan, bütçe görüşmelerinde o bilgi doğru değil.” çıkışı yapmıştı. BAKAN “STOĞUMUZ VAR” DESE DE İTHALAT DA VAR Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, hayvancılıkta regülasyon faaliyetlerinin sürdüğünü belirterek, “Şu anda Et ve Süt Kurumunun stoklarında 15.208 ton süt tozu var. Dahilde işleme rejimi de dâhil olmak üzere ithalata sene sonuna kadar kısıtlama getirilmiş durumda.” dediği süreçte Ticaret Bakanlığı ithalata izin verdi. CHP’li Ömer Fethi Gürer ise ithalatın fiilen devam ettiğini vurgulayarak, “TÜİK verilerine göre Ticaret Bakanlığınca ticareti yapılıyor. TÜİK tarafından açıklanan süt tozu verilerine göre süt inekçiliği ile ilgili sorunlar çözülmezken ithalat devam ediyor.” dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.