Hava Durumu

#Tbmm

Kırsal Haber - Tbmm haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tbmm haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Gürer: ''Çiftçi Sayısı Azalıyor, Kırsal Yaşlanıyor'' Haber

Gürer: ''Çiftçi Sayısı Azalıyor, Kırsal Yaşlanıyor''

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde düzenlediği basın toplantısında tarım sektörünün içinde bulunduğu ağır tabloyu değerlendirdi. Gürer, çiftçinin üretimden kopma noktasına geldiğini belirterek, “Çiftçi mutlu değil. Ürettiği üründen para kazanamıyor, borcunu çevirmeye çalışıyor” dedi. Konuşmasına Mustafa Kemal Atatürk’ün “Türkiye’nin gerçek sahibi ve efendisi gerçek üreticisi olan köylüdür” sözleriyle başlayan Gürer, Cumhuriyetin ilk yıllarında üreticiye verilen desteğin bugün sürdürülmediğini söyledi. “Cumhuriyetin ilk yıllarında çiftçiye, köylüye, üretene verilen desteklerle Türkiye yürüyebilseydi bugün 21 üründe arz açığı olan, ithalata mecbur bırakılan bir ülke olmayacaktık” diyen Gürer, özellikle hububat ve bakliyatta dışa bağımlılığın giderek arttığını vurguladı. “ÇİFTÇİ SAYISI AZALIYOR, KIRSAL YAŞLANIYOR” Türkiye’de çiftçi sayısının her geçen yıl düştüğünü ifade eden CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Çiftçi Kayıt Sistemi’ne göre yaklaşık 2 milyon 300 bin çiftçi bulunuyor. Ancak nüfusa oranladığımızda ciddi bir azalma var. Kırsalda yaş ortalaması 58’e yükseldi” dedi. Kırsal yaşamın cazibesini kaybettiğini belirten Gürer, “Buralarda okul yok, sağlık ocağı yok, sosyal donatı alanı yok. İnsanlar yalnızca üretim için yaşıyor. Destek verilmediği için kırsal göç devam ediyor,” şeklinde konuştu. “22 YILDA ANKARA BÜYÜKLÜĞÜNDE TARIM ARAZİSİ KAYBEDİLDİ” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, son 22 yılda 2,5 milyon hektar tarım arazisinin kaybedildiğini belirterek, “Ankara büyüklüğünde tarım arazisi artık yok. Bu alanlar kaybedilmeseydi bugün yaklaşık 8 milyon ton daha fazla buğday üretirdik. Türkiye ithalata ihtiyaç duymazdı” ifadelerini kullanan Gürer, “Her saatte 18 futbol sahası büyüklüğünde tarım arazisi kaybediyoruz” dedi. “ÇİFTÇİ KAZANMIYOR, ARACILAR KAZANIYOR” Üretim maliyetlerindeki artışın çiftçiyi üretimden uzaklaştırdığını belirten Ömer Fethi Gürer, mazot, gübre, ilaç, elektrik ve sulama giderlerinin üreticiyi ezdiğini ifade etti. , “Çiftçi bu maliyet artışları kadar kazanmıyor. Aracılar, tüccarlar, ithalatçılar kazanıyor. Esas üreten ise desteklenmiyor” diyen TBMM Tarım,Orman ve Köyişleri Komisyon Üyesi Ömer Fethi Gürer, taban fiyat uygulamasının kaldırılmasıyla üreticinin tüccarın insafına bırakıldığını ifade etti. Alım fiyatı açıklanıyor ama tüccar bunun altında fiyat veriyor. Ürün tarlada değer bulmuyor” dedi. “TÜRKİYE 21 ÜRÜNDE ARZ AÇIĞI VERİYOR” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Türkiye’nin temel tarım ürünlerinde dışa bağımlı hale geldiğini belirterek, “Buğdayda, arpada, pamukta, bitkisel ham yağda, soyada, ayçiçeğinde, cevizde, bademde, çayda ithalata muhtaç durumdayız,” dedi. Mercimek üretimindeki düşüşe de dikkat çeken Gürer, “2025 yılında mercimek üretimi 2002’nin yarısı kadar gerçekleşti. Nohut ve fasulyede dahi arz açığı oluştu” diye konuştu. “TARIM KANUNU UYGULANMIYOR” Cumhurbaşkanı’nın Dünya Çiftçiler Günü’nde yaptığı açıklamalara değinen CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Tarım Kanunu’nun uygulanmadığını ifade ederek, “Tarım Kanunu’na göre 2026 yılında çiftçiye verilmesi gereken destek 722 milyar lira. Verilen destek ise yalnızca 168 milyar lira. Çiftçiye kanunla verilmesi gereken destek dahi verilmiyor. Tarım Bakanlığı’nın bütçesi bile çiftçiye verilmesi gereken desteğin altında tutuluyor,” ifadelerini kullandı. “GES YAPILSIN AMA VERİMLİ TARIM ARAZİLERİNE DEĞİL” Son dönemde verimli tarım arazilerine kurulan güneş enerji santrallerini de eleştiren CHP’li Ömer Fethi Gürer, “GES’e karşı değiliz ama verimli tarım arazileri üzerine GES yapılmasının mantığı yok. Yol kenarında ürün yetişebilecek en verimli alanlar enerji yatırımı için kullanılıyor. Bu da tarım alanlarının daha da daralmasına neden oluyor” dedi. “GEÇEN YIL KURAKLIK ÜRETİMİ VURDU” Su yönetimi ve kuraklık konusuna da değinen Ömer Fethi Gürer, “Türkiye geçtiğimiz dönemde yaşadığı kuraklık nedeniyle ciddi ürün kayıpları yaşadı. Geçen yıl yalnızca hububat ve bahçe bitkilerinde yaklaşık 20 milyon ton kayıp oluştu” dedi. “MAZOTTA ÖTV VE KDV KALDIRILMALI” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, çözüm önerilerini belirterek, çiftçinin ayakta kalabilmesi için acil düzenlemeler gerektiğini söyledi. Gürer, “Mazotta ÖTV ve KDV kaldırılmalı. Elektrik borçları yapılandırılmalı. Çiftçi borçları ötelenmeli, icralar durdurulmalı. Ziraat Bankası’nın yeniden çiftçi kuruluşuna dönüştürülmeli. Kooperatifçilik de güçlendirilmeli” dedi. “GIDA YOKSA YAŞAM YOK” Konuşmasının sonunda tarımın stratejik önemine dikkat çeken CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Çok güzel villalarınız olabilir, çok güzel apartmanlarınız olabilir ama gıdanız yoksa yaşamı sürdüremezsiniz. Duvarı kemirerek yaşam devam etmiyor.” Sümerlerden kalan bir sözü hatırlatan Gürer, “Koyunu ve buğdayı olanın kapısını altını olan bekler” diyerek gıdanın ve üretimin önemine vurgu yaptı. Gürer, “Çiftçiyi, üreticiyi sahiplenmek zorundayız. Çünkü bu sektör milli güvenlik kadar önemlidir” dedi.

Gürer: ''Atatürk Haczedilemez Demişti, Çiftçi Hacizlik Oldu'' Haber

Gürer: ''Atatürk Haczedilemez Demişti, Çiftçi Hacizlik Oldu''

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulunda yaptığı konuşmada çiftçinin içinde bulunduğu ekonomik tabloyu eleştirdi. Gürer, çiftçinin üretmek istediğini ancak artan maliyetler, düşük alım fiyatları ve borç yükü altında ezildiğini belirterek, “Çiftçimiz mutsuz, çiftçimiz borçlu, çiftçimizin kapısında icra var” dedi. Konuşmasına tarım sektöründeki sosyal ve ekonomik çöküşe dikkat çekerek başlayan Gürer, çiftçinin artık üretimden kopma noktasına geldiğini söyledi. Gürer, “Çiftçimiz üretmek istiyor ama ürettiği ürünü satmada sıkıntılar yaşıyor” ifadelerini kullandı. Çiftçi sayısındaki gerilemeye ve sosyal güvenlik sistemine prim ödeyebilen üretici sayısındaki düşüşe dikkat çeken Gürer, şunları söyledi: “Bakanlığın verilerine göre 2 milyon 300 bin ÇKS’li çiftçimiz var. Ziraat Odalarında kayıtlı yaklaşık 5 milyon çiftçi bulunuyor. Ama sosyal güvenlik sistemine gidip prim ödeyebilen çiftçi sayısı 2009 yılında 1 milyondu, bugün 616 bine düştü. Çiftçimiz gerçek anlamda içine düşürüldüğü durum nedeniyle sorunlu ve sıkıntılı bir süreç yaşıyor.” “ÇİFTÇİNİN BORCU 1,5 TRİLYON LİRAYA DAYANDI” Tarım sektöründeki borç yükünün ağırlaştığını ifade eden CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, çiftçinin bankalara ve piyasaya olan toplam borcunun 1,5 trilyon liraya ulaştığını belirtti. Gürer, “Çiftçilerin bankalara ve finans kuruluşlarına borcu 1 trilyon 337 milyar lira. Piyasaya olan borçlarla birlikte çiftçimiz yaklaşık 1,5 trilyon lira borçlu durumda” diye konuştu. 2021 yılında çiftçinin toplam borcunun 135 milyar lira olduğunu anımsatan Ömer Fethi Gürer, desteklerin yetersizliği nedeniyle borçlanmanın katlanarak arttığını söyledi. Tarım Kanunu’nun desteklerle ilgi madde uygulanmadığını belirterek, “Tarım Kanunu’nun 21’inci maddesine göre 2026 yılında çiftçiye verilmesi gereken destek 722 milyar liraydı. Verdiğiniz destek ise sadece 168 milyar lira. Daha acısı, Tarım ve Orman Bakanlığının bütçesi 542 milyar lira. Son üç yılda çiftçiden esirgediğiniz destek toplamı 1 trilyon 354 milyar lira. Eğer bu destekler verilmiş olsaydı bugün çiftçi bu kadar borçlu olmayacaktı,” dedi. “ÇAY ÜRETİCİSİ MUTLU DEĞİL” Yaş çay alım fiyatı üzerinden üreticinin yaşadığı gelir kaybını örnek gösteren CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “35 liralık çay fiyatı çiftçiyi mutlu etmedi. Geçen yıl üretici 6 kilogram yaş çay sattığında 1 kilogram kuru çay alabiliyordu. Bu yıl 8,5 kilo yaş çay satarsa ancak 1 kilo kuru çay alabiliyor. Geçen yıla göre değerlendirdiğimizde üreticinin ürününe en az 15 lira daha düşük fiyat verilmiş durumda,” diye konuştu. Buğday fiyatlarına ilişkin de uyarıda bulunan Gürer, hasat döneminin başladığını hatırlatarak, “Çukurova’da hasat başladı. Eğer buğdaya 24-25 liranın altında buğday alım fiyat verirseniz çiftçi yine mutlu olmayacak” dedi. “ÇİFTÇİ MANİFATURACIYA DEĞİL BANKAYA KOŞUYOR” Geçmişte çiftçinin ürününü sattığında ailesine ihtiyaç alabildiğini, bugün ise doğrudan bankaya borç ödemeye gittiğini söyleyen CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Eskiden çiftçi ürününü satar, manifaturacıya gider, eşine çocuğuna bir şey alırdı. Şimdi ürününü satarsa ‘Hemen borcumu yatırayım, yoksa icra geliyor diye bankanın kapısına koşuyor” ifadelerini kullandı. Gürer, Anadolu’nun birçok kentinde traktörlere, hayvanlara ve tarım arazilerine haciz geldiğini söyledi. CHP Milletvekili Ö Fethi Gürer, “Yetmedi, çiftçinin evini elinden aldınız. Çiftçi ‘Oturacak evimi bile bırakmadılar’ diyor” sözleriyle yaşanan tabloyu anlattı. Mustafa Kemal Atatürk döneminde çıkarılan düzenlemeyi hatırlatan Gürer, “1936 yılında Atatürk, ‘Çiftçinin hayvanı, ekipmanı, tarlası haczedilemez’ diye kanun çıkarmıştı. Şimdi o düzenlemenin arkasından dolaşılıyor, çiftçi hacizlik hale getiriliyor” dedi. “KIRSAL BOŞALIYOR” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Kırsalda okul yok, sağlık ocağı yok, sosyal donatı alanı yok. İnternet çekmiyor, telefon çekmiyor ama o insan yine de üretmek istiyor. Çiftçinin yaş ortalaması 58’e çıktı. Bu insanlara sahip çıkmak zorundayız” diye konuştu. Tarımda çözüm önerilerini de sıralayan Ömer Fethi Gürer, mazot ve gübrede sübvansiyon çağrısı yaptı. Gürer, “Mazotta ÖTV ve KDV kaldırılsın. Gübre ve yem yüzde 50 sübvanse edilsin. Taban fiyat uygulamasına geri dönülsün. Piyasa tüccarın insafına bırakılmasın. Kooperatifçilik geliştirilsin” dedi. “İTHALATLA SORUN ÇÖZÜLMEDİ” Konuşmasının son bölümünde hayvan ithalatını eleştiren TBMM Tarım, Orman ,Köyişleri Komisyon Üyesi Ömer Fethi Gürer, yıllardır sürdürülen ithalat politikalarının çözüm üretmediğini belirterek, “2010 yılından beri hayvan ithal ediyorsunuz ama sorun çözülmedi, büyüdü. Geçen yıl 739 bin büyükbaş hayvan ithal edildiğini, bu yıl ise 500 bin hayvan daha ithal edilecek” dedi. Besicilerin hâlâ hayvan bulamadığını ifade eden Gürer, Et ve Süt Kurumunun kâr açıklamasını da eleştirerek “Et ve Süt Kurumu önceki yıl 11 milyar lira, 2025 yılında 14 milyar lira kâr etmiş. Bu kurumlar kâr etmek için değil, hem üreticiyi hem tüketiciyi korumak için vardırZarar etme başa başı yakala piyasayı dengele ,” diye konuştu. Özelleştirmelerle gübre ve yem fabrikalarının kapatıldığını belirten Gürer, “Ülkenin geleceğini yok etmeyin. Gelin, çiftçi durumunu, tarımı birlikte araştıralım. Siz de alanda, yerinde görün” çağrısında bulundu.

Gürer: ''Buğdayın Alım Fiyatı Acilen Açıklanmalı'' Haber

Gürer: ''Buğdayın Alım Fiyatı Acilen Açıklanmalı''

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, buğday ve arpa üretimiyle ilgili değerlendirmelerde bulunarak Toprak Mahsulleri Ofisi’ne çağrı yaptı. Gürer, artan girdi maliyetleri karşısında üreticinin korunması gerektiğini belirterek, bu yıl açıklanacak alım fiyatının çiftçiyi yeniden üretime yönlendirecek seviyede olması gerektiğini söyledi. Türkiye’de 2026 yılında yağışların yeterli seviyede gerçekleşmesi nedeniyle buğday ve arpada verim artış öngörüldüğünü ifade eden Ömer Fethi Gürer, bazı bölgelerde hasat dönemine girildiğini belirtti. Çukurova’da kısa süre içinde hasadın yaygınlaşacağını anımsatan Gürer, buna rağmen halen alım fiyatının açıklanmamış olmasını eleştirdi. TBMM Tarım Orman ve Köy İşleri Komisyon Üyesi Ömer Fethi Gürer, “Bu yıl yağışların olumlu seyretmesiyle buğday ve arpada rekolte artışı bekleniyor. Ancak üreticinin gözü açıklanacak alım fiyatında. Çiftçi ekim yaparken yüksek maliyetlerle mücadele etti. Şimdi ürününü zarar etmeden satabilmek istiyor” dedi. “2002’DE 19,5 MİLYON TONDU, 2025’TE 17,9 MİLYON TONA GERİLEDİ” Türkiye’nin buğday üretiminde yıllar içinde gerileme yaşadığına dikkat çeken Ömer Fethi Gürer, “2002 yılında ülkemizde 19 milyon 500 bin ton buğday yetişmişti. 2025 yılında ise bu rakam 17 milyon 900 bin tona kadar geriledi. Geçtiğimiz yıl ani hava değişimleri nedeniyle ciddi rekolte kaybı yaşandı. Bu yıl ise verim beklentisi daha yüksek görünüyor,” dedi. Gürer, Türkiye’nin yıllık yaklaşık 22 milyon ton buğday ihtiyacı bulunduğunu belirterek, üretimde yaşanan düşüşün ithalat baskısını artırdığına dikkat çekti. “PİYASA TÜCCARA BIRAKILIRSA ÇİFTÇİ KAYBEDİYOR” Toprak Mahsulleri Ofisi’nin üreticiyi koruyacak bir fiyat politikası uygulaması gerektiğini vurgulayan CHP’li Ömer Fethi Gürer, piyasada oluşacak düşük fiyatların çiftçiyi üretimden uzaklaştırdığını belirterek, “Toprak Mahsulleri Ofisi bu yıl alım fiyatını girdi maliyetleri artı makul bir kârla bir an önce açıklamalı ve çiftçinin arpası, buğdayı mutlaka teminatıyla alınmalı. Piyasa tüccara bırakılmamalı. Çünkü piyasa tüccara bırakıldığında düşük alım fiyatı oluşuyor. Yüksek girdi maliyetleri nedeniyle çiftçi zarar ediyor ve bir sonraki yıl buğdaydan, arpadan uzaklaşıyor,” şeklinde konuştu. “YURT DIŞINDAN 6 İLE 10 MİLYON TON BUĞDAY ALINIYOR” CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Türkiye’nin dâhilînde işleme rejimi kapsamında her yıl milyonlarca ton buğday ithal ettiğini ifade ederek, “Ülkemiz yıllık yaklaşık 22 milyon ton buğday tüketiyor. Ancak dahilinde işleme rejimi kapsamında yurt dışından her yıl 6 ila 10 milyon ton arasında buğday alınıyor. Bu buğday un ve makarna yapılarak yeniden ihraç ediliyor. Oysa o buğdayı da bizim çiftçimiz üretebilir,” dedi Tarım arazilerindeki kayba da dikkat çeken Gürer, “2002 ile 2024 yılları arasında yaklaşık 2 milyon 800 bin hektar tarım arazisi devre dışı kaldı. Eğer bu alanlarda üretim devam etseydi bugün ithalata ihtiyaç duymadan kendi buğdayımızı üretip ihraç edebilirdik,” diye konuştu. “SULU TARIMDA MALİYET 20 LİRA, KURU TARIMDA 21 LİRAYI AŞIYOR” Üretim maliyetlerinin çiftçiyi zorladığını vurgulayan Gürer, “Sulu tarımda buğdayın kilogram maliyeti yaklaşık 20 lira seviyesinde oluşuyor. Kuru tarımda ise bu rakam 21 liranın üzerine çıkıyor. Bu nedenle en az 24 liranın üzerinde bir alım fiyatı açıklanmalı ki çiftçi emeğinin karşılığını alabilsin,” dedi. Gürer, üreticinin kazanmasının yalnızca çiftçi açısından değil, ülkenin gıda güvenliği açısından da zorunlu olduğunu belirterek, “Çiftçi para kazanırsa yeniden buğday ve arpa üretimine yönelir. Ürün deseni korunur. İthalatçı politikalar yerine kendi çiftçimizi, kendi üreticimizi desteklemeliyiz. Bunun yolu da üretilen ürünün değerinde alınmasından geçiyor,” diye konuştu. “1 KİLO BUĞDAYDAN 8 SİMİT ÇIKIYOR” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, üreticinin emeğinin yeterince karşılık bulmadığını ifade ederek, “Bugün 1 kilo buğdaydan yaklaşık 800 gram un elde ediliyor. O undan da 8 simit çıkıyor. Simidin içinde un var, tuz var, kira var, işçilik var. Ama buğday bir yıllık emeğin sonucu üretiliyor. Çiftçinin emeği korunmadan üretimde sürdürülebilirlik sağlanamaz,” dedi. “RUSYA’NIN, UKRAYNA’NIN BUĞDAYINA MUHTAÇ OLMAYALIM” Türkiye’nin buğdayda tam anlamıyla kendine yeter hale gelmesi gerektiğini belirten Gürer, yerli üretimin stratejik önemine dikkat çekerek, “Çiftçi refahı sağlanırsa ülkemiz buğdayda kendi kendine yeter noktaya gelir. Bugün yaklaşık yüzde 97 seviyesinde bir yeterlilikten söz ediliyor ama üretim desteklenirse tamamen kendi kendimize yetebiliriz. Rusya’nın, Ukrayna’nın buğdayına muhtaç olmayız,” şeklinde konuştu.

İznik Gölü Alarm Veriyor! Haber

İznik Gölü Alarm Veriyor!

CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, İznik Gölü’ndeki kritik su kaybına dikkat çekti. 14-15 Mayıs tarihlerinde düzenlenecek olan İznik Gölü Sempozyumu öncesinde konuşan Sarıbal, gölün sanayi ve rant politikalarına kurban edildiğini belirterek, "Gerçekleri açıklayın, yağmayı durdurun" çağrısında bulundu. ​İznik Gölü’nde 232 Milyon Metreküplük Dev Kayıp ​Milletvekili Orhan Sarıbal, İznik Gölü kıyısında yaptığı açıklamada gölün ekolojik bir yıkımla karşı karşıya olduğunu vurguladı. 2013 yılından bu yana su seviyesinin yaklaşık 3,55 metre düştüğünü ifade eden Sarıbal, bu kaybın toplamda 232 milyon metreküp hacme denk geldiğini hatırlattı. ​Sarıbal’ın dikkat çektiği çarpıcı veriler şu şekilde; "​Su Kaybı Oranları 2022'de %16, 2023'te %40 ve 2024'te %30 oranında kayıp yaşandı. Göl su seviyesi, 21 Nisan 2025 itibarıyla 82,74 m olan minimum işletme kotunun altına geriledi. Buharlaşma ve aşırı kullanım nedeniyle yıllık su açığı 65 milyon metreküpe ulaştı." ​"Faturayı Çiftçiye Kesip Sanayiyi Görmezden Gelemezsiniz" ​İktidarın su krizinin yükünü yalnızca çiftçinin ve iklim değişikliğinin sırtına yüklediğini savunan Orhan Sarıbal, sanayi tesislerinin kontrolsüz su kullanımını eleştirdi. Çiftçiye "tasarruf et" denilirken fabrikaların milyonlarca metreküp su çektiğini belirten Sarıbal, şu soruları yöneltti: ​İznik Gölü’nden tarım dışı amaçla su kullanma izni hangi firmalara verildi? ​Gemlik Gübre Fabrikası ve Cargill gibi tesislerin yıllık gerçek su kullanımı ne kadar? ​Yeraltı su kuyularının denetimi yapılıyor mu? ​Bilimsel Araştırma: Betonlaşma Su Rejimini Bozdu ​Haziran 2025’te yayımlanan güncel bir bilimsel çalışmaya atıfta bulunan Sarıbal, İznik Gölü Havzası’ndaki plansız yapılaşmanın altını çizdi. Araştırmaya göre 1990-2018 yılları arasında; ​Ticari ve sanayi alanları %461,5 arttı. ​Ulaşım ve madencilik alanları 730 hektara çıktı. ​Yağış miktarı sabit kalsa da betonlaşma nedeniyle yeraltı suyunu besleyen süzülme %7,5 azaldı. ​Şeffaf Havza Yönetimi ve Acil Eylem Çağrısı ​Orhan Sarıbal, İznik Gölü’nün kurtarılması için sempozyumların ötesinde somut adımlar atılması gerektiğini ifade ederek çözüm önerilerini sıraladı: ​Yıllık su dengesi ve sanayi kullanım miktarları kamuoyuna açıklanmalı. ​Üniversiteler ve meslek odalarının dahil olduğu bir Havza Yönetim Planı hazırlanmalı. ​Sanayi tesislerinin su çekimi ve atık su deşarjları sıkı takip edilmeli. ​Sarıbal, konunun araştırılması için TBMM’ye sunduğu önergenin takipçisi olacağını belirterek, "İznik Gölü bir yönetim krizinin kurbanı olmamalıdır" dedi.

​CHP’li Taşkent’ten Adapazarı Şeker Fabrikası Çıkışı: "Üretim Değil, Rant Modeli!" Haber

​CHP’li Taşkent’ten Adapazarı Şeker Fabrikası Çıkışı: "Üretim Değil, Rant Modeli!"

CHP Sakarya Milletvekili Ayça Taşkent, TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada Adapazarı Şeker Fabrikası üzerinden Türkiye’nin tarım ve üretim politikalarını sert bir dille eleştirdi. Taşkent, fabrikanın özelleştirilme sürecinden kota devrine, imar planlarından işçi mağduriyetine kadar birçok kritik konuyu Meclis gündemine taşıdı. ​Adapazarı Şeker Fabrikası’nda Kota Oyunu mu Oynanıyor? ​Milletvekili Taşkent, fabrikanın geçmişten bugüne sistematik bir şekilde değersizleştirildiğini iddia etti. 2005 yılında APEK (Adapazarı Pancar Ekicileri Kooperatifi) tarafından satın alınan fabrikanın, bilinçli kota kısıtlamalarıyla borç batağına sürüklendiğini belirten Taşkent, sürecin kronolojisine dikkat çekti: Şeker Kurulu’nun kısıtlamalarıyla fabrikanın Bank Asya’ya devredildiğini ve Yıldız Holding’in satın alması sonrası kotaların aniden artırıldığını ifade eden Taşkent, son durumda kotanın Niğde’deki Bor Şeker Fabrikası’na devredildiğini söyledi. Taşkent; ​"Önce üretimi düşür, değersizleştir, sonra el değiştir ve en sonunda araziyi imara aç. Bu bir istisna değil, bir modeldir." dedi. ​Çiftçi ve İşçi Mağdur: Bor Şeker Devri Ne Getirecek? ​Kotaların Bor Şeker Fabrikasına devredilmesinin ardından Sakaryalı pancar üreticisinin belirsizliğe itildiğini vurgulayan Taşkent, şu soruları yöneltti: ​Sözleşme yapan çiftçilere neden önceden bilgi verilmedi? ​Ürünün Niğde’ye nakliye maliyetini kim karşılayacak? ​Fabrikada çalışan yaklaşık 500 işçinin akıbeti ne olacak? ​"Şeker Fabrikası Arazisi Ranta mı Açılıyor?" ​Konuşmasının en çarpıcı bölümlerinden biri ise fabrika arazisine yönelik imar planı değişiklikleri oldu. Sakarya Büyükşehir Belediyesi'nin tutumunu eleştiren Taşkent, şehrin en değerli bölgesinde "rant odaklı" bir planlama yapıldığını öne sürdü. ​İmar Planındaki Soru İşaretleri: ​Kat Artışı: Çevrede 3 kat izni varken, fabrika arazisi için 5 kat planlanması. ​Nüfus Yoğunluğu: Bölgeye 7 bin kişilik yeni bir yapılaşma getirilmesi ve bunun yaratacağı trafik/altyapı yükü. ​Millet Bahçesi İddiası: "Eğer burası Millet Bahçesi olacaksa, holdinge karşılığında hangi arazi teklif edildi?" sorusu. ​Meclis Araştırması Çağrısı ​Taşkent, şeker fabrikalarının özelleştirme süreçlerinin, kota politikalarının ve taşınmazların imar durumlarının şeffaf bir şekilde incelenmesi için Meclis Araştırması açılması çağrısında bulundu. "Mesele sadece bir fabrika değil, ülkenin üretimden koparılıp ranta teslim edilmesidir" diyerek sözlerini noktaladı.

Gürer: "Tarımda Çok Boyutlu Kriz Derinleşiyor" Haber

Gürer: "Tarımda Çok Boyutlu Kriz Derinleşiyor"

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, düzenlediği basın toplantısında tarım sektöründe üretimden icralara kadar uzanan çok yönlü krize dikkat çekti; “Çiftçi desteklenmezse üretim sorun bitmez” dedi. “2025 KAYIP YILI OLDU, 2026’DA UMUT VAR” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Tarımda çok boyutlu sorunlar devam etmektedir, 2002 yılına göre 2025 yılında hububat ve bakliyatta önemli üretim kayıpları yaşandı.2026 yılında ise mevsimsel etkilerin olumlu seyri ile üretimde bir artış beklenmektedir” dedi. Ülke genelinde bu yıl tüm bölgelerde yağışların geçen yıla göre önemli ölçüde arttığını ifade eden CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, bu durumun üretime olumlu yansımasının beklendiğini ancak sıcaklık seyri ve yağışların dağılımının verimi belirleyeceğini söyledi. Bazı erkenci ürünlerde hasadın 15-20 gün geciktiğini dikkat çeken Gürer, hububatta çıkış, kök, kardeşlenme ve sapa kalkma süreçlerinin genel olarak olumlu sürecin aşırı yağışlar yarattığı olumsuzluktan kısmen etkilediğini belirtti. Aşırı yağışların bazı bölgelerde göllenmeye yol açtığını belirten Gürer, “Bu durum sararma, kök çürümesi ve hastalıklara neden olmuştur. Suya doygunluk, yabancı ot ve lokal hastalıklar çiftçiye olumsuz yansımaktadır” dedi. Gürer, bu zararlar için hasar tespiti yapılarak destek verilmesi gerektiğini vurguladı. “FİYAT VE BORÇ SORUNU VAR ” Son 38 yılın en yüksek yağış seviyesine ulaşıldığını hatırlatan CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, bunun su sorununu ortadan kaldırmayacağını belirterek yatırımların ertelenmemesi gerektiğini söyledi. Gürer, “Verim artışı kadar alım fiyatları da önemlidir. Belirlenecek fiyatlar tarımın sürdürülebilirliğini doğrudan etkiler” dedi. Erkenci patates ve soğan hasadının başladığını ancak fiyatların düşük seyretmesinin üreticiyi kaygılandırdığını ifade eden Gürer, 2025 yılının çiftçi için “kara bir yıl” olduğunu vurguladı. Gürer, “Borçlarını ödeyemeyen çiftçi büyük sorun yaşamaktadır. Borçların ötelenmemesi, faizlerin silinmemesi icraları artırmıştır” diye konuştu. Niğde’de geçen yıl hasat edilen patatesin depolarda beklediğini belirten CHP’li Ömer Fethi Gürer, özellikle küçük aile işletmelerinde ürünün son evreye geldiğini söyledi. “Tarlada kazanamayan çiftçi, depoda da ürününü satamayınca borcunu ödeyememektedir” dedi. “ÇİFTÇİNİN EVİNE KADAR HACİZ GİDİYOR” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, icra uygulamalarının geldiği noktayı çarpıcı örneklerle anlatarak, “Arazisi, traktörü, hayvanı icra yoluyla satılan üreticiler vardır. Niğde’de bir çiftçinin banka borcu nedeniyle köyde evi haczedilmiş, 15 gün içinde boşaltılmazsa jandarma ile tahliye edileceği bildirilmiştir.Çiftçimiz 1,8 milyona icra uygulanan evinde çıkarılmak istenen çiftçiye evini 3 milyon lira satın alabileceği ifade edilmesi de ayrı bir dramdır.Çiftçi ürettiği ürün değer bulmadığı için sokakta kalma riski yaşamaktadır ” dedi. Yasal düzenlemelere rağmen uygulamada ciddi sorunlar olduğunu belirten Ömer Fethi Gürer, “İcra ve İflas Kanunu’na göre çiftçinin geçimi için gerekli araçlar haczedilemez. Traktör ve tohumluklar koruma altındadır. Ancak uygulamada ne bulunursa el konulmaktadır” dedi. İcra verilerini de paylaşan CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, yalnızca Nisan ayında 64 traktör, 6 bin 393 tarla, 500 bağ, 58 besi damı, 17 samanlık ve 29 tarım makinesinin satışa çıkarıldığını; Mayıs ayında ise 68 traktör, 6 bin 55 tarla, 467 bağ, 2 besi damı ve 18 tarım makinesinin satışa çıkarıldığını söyledi. “Bunlar satıldı demiyoruz, satışa çıkarıldı. Bazıları satılamayıp sonraki aya devrediliyor” dedi. Çözüm önerisini de dile getiren Ömer Fethi Gürer, “İcralar durdurulmalı, kredi faizleri silinmeli, borçlar ötelenmeli ve çiftçi üretimde tutulmalıdır” ifadelerini kullandı. BAĞ-KUR PRİM BORÇLARI ÖDENEMİYOR Çiftçilerin BAĞ-KUR primlerini ödemekte zorlandığını belirten Ömer Fethi Gürer, Bağ -Kur prim borcu olan üreticilere kredi verilmemesinin yeni sorun yarattığını belirterek, “Önce borcunu öde sonra kredi al yaklaşımı çiftçiyi üretimi engellenmektedir. Bu nedenle ekimi geciktiren ya da daraltan üreticiler vardır. 2009 yılında 1 milyon 14 bin olan SGK kayıtlı çiftçi sayısı, 2026 yılı Şubat ayında 616 bin 244’e gerilemiştir” dedi.

Gürer: "GES Tarım Arazileri İle Meraları Tüketiyor" Haber

Gürer: "GES Tarım Arazileri İle Meraları Tüketiyor"

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer TBMM’de tapu kanunda değişiklerle ilgili yaptığı konuşmada vatandaşın yaşadığı sorunlara dikkat çekti. Gürer “GES'e karşı değiliz ama kalkıp da meralara, tarım arazilerine GES yapılıyor, verimsiz, işe yaramayacak yerlere değil en güzel alanlar neredeyse gidip oraya GES yapılır oldu, GES yapılan yerde de tarım bitiyor. Niğde ili Bor ilçesinde Badak'a, Seslikaya'ya gittiğiniz zaman arazi görülmüyor, GES'le ilgili yapılan yatırımlardan dolayı bölge farklılaşmış. Bunun yanında, Edikli, Orhanlı, Konaklı, Ovacık, Aktaş arazilerimizde de GES'e yönelik direk dikim işleri başlayınca tarım alanları delik deşik oldu,” dedi. MÜLK SAHİBİ DERTLİ CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer “ Vatandaşlar diyorlar ki: Bizim tarım arazilerinde bize danışılmıyor, mülk sahibine danışılmadığı, gelişigüzel planlanan uygulama sürdürülüyor. Şu anda elektrik hattı direk kazı çalışmaları yapılıyor ama bununla ilgili kadastro çalışması yapılmadan bedel tespiti ve işgal edilen araziyle ilgili kurum ve komisyonlarca kıymetlendirilip yer işgal ücreti ya da kamulaştırma bedeli dahi belirlenmeye gerek duyulmadan işlemler yapılıyor. Bu da doğal olarak bölgedeki yurttaşların tepkisini çekiyor. 200-250 metre mesafede, dikilen her noktada fiziksel olarak işgal söz konusu, zarar gören mahsullerle ilgili bedel ödeneceği belirtiliyor ama bu tarım arazilerinin işgal sonrası o bölgedeki ortaya çıkan durumunun da bir bedeli olmalı. Bu bedelle ilgili şu ana kadar yurttaşlara bir açıklama yapılmamış. Vatandaşın malını işgal etmek bir hukuksuzluk, bu bağlamda düzenlemeye ihtiyaç var. Onun için de buradan yetkilileri uyarıyorum: Tarım alanlarında ortaya çıkan bu işgallerin ne olacağı konusunda bölgedeki insanlarımız, çiftçimiz, tarım arazisinin sahipleri bilgilendirilmeli.” Dedi. KASABA KÖYLERDE KADASTRO SORUNU CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer “ Niğde ilinde bazı köylerimizde kadastral sorunlar var. Bununla ilgili Çevre Bakanlığına verdiğim soru önergelerine yanıtlarda deniyor ki: "On yıla yakın süre geçti, öyle olunca bunlar kesinleşti." Ama o dönemlerde itiraz etmeyen vatandaşların bölge arazilerinin çok verimli olmamasının da etkisiyle kimin kimin arazisini ektiğine çok bakmamışlar. Bugün arazi değerlenince doğal olarak kendi arazisi sandığı yere gelip bakıyor ki başkasının üzerine tapu kadastro yazılmış, itiraz ediyor. Bununla ilgili bir düzenleme yapılması lazım. Keçikalesi, Karakapı gibi kasabaların yanında Beyazkışlakçı köyümüz gibi bu konuda çok şikâyet aldığımız yer var, bir yerde vatandaş geriliyor. Eğer yasal anlamda geçmişte yapılmış hatalar varsa bunların telafi edilmesi doğru olan. O anlamda yapılması gereken de hukuki sebeplere dayalı itirazlar varsa yeniden değerlendirme yapmak. "Ya, bu oldubitti." demek oradaki sorunların daha da derinleşmesine yol açar. Eğer bir yerde tapuyla ilgili bir itiraz varsa buna bakılmalı. Tapu Kanunu geliyor, burada değerlendiriliyor ama vatandaşın taleplerini içeren, o anlamda da çözüm getirecek düzenlemeleri pek göremiyoruz. Aslında bazıları da kararnameyle bile hallolacak konuları içeriyor. “ dedi. MECLİS HALKIN SORUNLARINA EĞİLMELİ CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer “bölgemde tapu kadastroyla ilgili yaşanan sorunlara çözüm bulunması, tapulu olan arazilere uygulamayla enerjiye yönelik yapılan bu direkt ve benzeri tahribatlarda ortaya çıkan sorunların çözülmesi gerektiğini düşünüyorum. Bu konuda yetkilileri uyarma görevi olduğu için de uyarıyorum. Bu soruna Niğde bölgesinden bakın, insanların gerilmesi hatta birbirini olumsuz biçimde eleştirmesine yol açacak süreci doğru yönetin diyorum.”

Gürer: ''Patateste Ürün Çürüme Riskiyle Karşı Karşıya'' Haber

Gürer: ''Patateste Ürün Çürüme Riskiyle Karşı Karşıya''

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Niğde’de patates üreticilerinin yaşadığı sorunları TBMM’de gündeme taşıyarak açıklamalarda bulundu. Türkiye’de patates üretiminde ilk sırada yer alan Niğde’de üreticinin ciddi bir krizle karşı karşıya olduğunu vurgulayan Ömer Fethi Gürer, acil önlem çağrısı yaptı. Gürer, 2025 yılında kayıt dışı üretimle birlikte Niğde’de yaklaşık 1 milyon ton patates üretildiğini belirterek, “Ancak bu üretimin önemli bir bölümü tüccar tarafından alınmayınca depolandı, bir kısmı tarlada kaldı, bir kısmı hayvan yemi oldu” dedi. Depolarda bekleyen ürünlerin büyük risk altında olduğuna dikkat çeken TBMM Tarım,Orman ve Köyişleri Komisyon Üyesi Ömer Fethi Gürer, küçük aile tipi işletmelerde depolarda hâlâ önemli miktarda patates bulunduğunu ifade ederek, “Bir ay içinde eğer satılamazsa bu patates çürüyecek. Hatay’da, Adana’da turfanda patates yakında çıkacak” diye konuştu. “POLİTİKA YOK, ÇİFTÇİ YALNIZ BIRAKILDI” Patates üretimine yönelik uzun vadeli ve planlı bir tarım politikasının oluşturulmadığını vurgulayan CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, bölgeye entegre tesis kazandırılmamasının üreticiyi zor durumda bıraktığını söyledi. Gürer, “Ne yazık ki patatesle ilgili son yıllarda bir politika oluşturulup bir entegre tesis de bölgeye kazandırılmadığı için çiftçimiz büyük zarar ediyor ve patates şirketlerin ve tüccarların kontrolüne girdi” ifadelerini kullandı. “KAMU DEVREYE GİRMELİ” Yaşanan sorunların çözümü için kamunun müdahalesinin şart olduğunu belirten CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, depolarda bekleyen ürünler için acil alım çağrısı yaptı. Gürer, “Kamunun bu bağlamda olması ve çiftçimize sahip çıkılması gerekiyor. Şu anda patates çöp olmadan -kalanı olsun- satın alınmalı” dedi. “ÇİFTÇİ ZARAR EDİYOR AMA ÜRETMEK ZORUNDA” Girdi maliyetlerinin altında oluşan fiyatlar nedeniyle üreticinin zarar ettiğini söyleyen Ömer Fethi Gürer, çiftçinin buna rağmen üretime devam etmek zorunda kaldığınıbelirterek, “Girdi maliyetlerinin altında bir fiyat oluştu, çiftçi zarar etti ama buna rağmen yapacak başka bir işi yok”sözleriyle üreticinin içinde bulunduğu söyledi Ömer Fethi Gürer yaptığı açıklamada da patateste üretici bu yılda hüsran yaşadığı ifade etti.Marketlerde kilosu 20 Tl satılan patates tarlada 3 TL zor satılırken depolanan ürün maliyeti 8 Tl bulduğunu bu fiyatla ürün satamayan üretici zarar ederken tüccar aracı ve marketlerin patatesten para kazandığını,tüketicininde yüksek fiyatla patatese dahi erişimde sıkıntı yaşadığına dikkat çekti.

Çiftçi Borcu 55 Aydır Kesintisiz Artıyor! Haber

Çiftçi Borcu 55 Aydır Kesintisiz Artıyor!

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, çiftçilerin bankalara olan borçlarının son 5 yılda katlanarak arttığını belirterek, “Çiftçilerin bankalara ve finans kuruluşlarına olan borcu son 5 yılda yaklaşık 10 kat artarak 1 trilyon 323 milyar liraya yükseldi. Piyasaya olan borçları ile 1,5 Trilyon borçla tarım kesimi üretmeye çalışıyor” dedi. Gürer, “2021 yılında 450 bin traktör eden çiftçi borcu bugün 1 milyon traktör fiyatını aştı. Son 55 aydır aralıksız artan borçlar nedeniyle takipteki alacaklar 4 kat artarken, Türkiye’nin farklı illerinde çiftçilerin traktörleri icra yoluyla satışa çıkarılmaya başlandı. Bankalar dışında borçları ile birlikte rekor borç ile tarım sürdürülmeye çalışılıyor,” dedi. CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, çiftçinin borçlanmadan üretim yapamaz noktaya erdiğini belirterek tarım kesiminin desteklerinin artırılmasını gerektiğini ve 2026 yılı için belirlenen desteklerin savaşın yarattığı olumsuzluklar da dikkate alınarak yeniden değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. ÇİFTÇİ BORCU 55 AYDIR KESİNTİSİZ ARTIYOR Çiftçilerin bankalara olan kredi borçlarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, 2021 yılının Temmuz ayından bu yana çiftçi borçlarının kesintisiz arttı. Bu, çiftçinin tam 55 aydır kesintisiz borçlandığını gösteriyor. Tarım kesimi rekor borca rağmen beklediği verimi üretimi alamadıkça kredi geri ödemede sıkıntı yaşıyor ve icralık çiftçi sayı da artıyor” dedi. Ömer Fethi Gürer, çiftçi borçlarının ulaştığı boyuta dikkat çekerek, “2021 yılının Şubat ayında çiftçilerin bankalara olan borcu 134 milyar 892 milyon lira idi. 2025 yılının bu borç 935 milyar 936 milyon liraya, 2026 yılının Şubat ayında ise 1 trilyon 323 milyar 343 milyon liraya yükseldi. Son beş yılda çiftçinin borcu 1 trilyon 188 milyar 451 milyon lira arttı. Bu artış son beş yılda yaklaşık yüzde 881 oranına erdi. Çiftçinin borcu yaklaşık 9,8 kat büyüdü. Piyasa borçları ile Cumhuriyet döneminde en yüksek borçlanmanın yaşandığı dönemdeyiz” diye konuştu. TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyon Üyesi Ömer Fethi Gürer, yalnızca son bir yılda yaşanan artışın bile dikkat çekici olduğunu belirterek, “2025 yılında 935 milyar liraya çıkan çiftçi borcu, 2026 yılının Şubat ayında 1 trilyon 323 milyar liraya ulaştı. Yalnızca son bir yılda 387 milyar 407 milyon lira artış yaşandı. Bu artış son bir yılda yüzde 41,4 oranına denk geliyor. Bu tablo çiftçinin borç yükünün giderek ağırlaştığını gösteriyor” diye konuştu. BORÇ 450 BİN TRAKTÖRDEN 1 MİLYON TRAKTÖRE YÜKSELDİ Çiftçi borçlarını traktör fiyatları üzerinden değerlendiren CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “2021 yılında bir traktör ortalama 300 bin lira idi. O dönemde çiftçinin toplam borcu yaklaşık 450 bin traktöre denk geliyordu. Aynı traktörün fiyatı 1 milyon 300 bin liraya çıktı. Buna rağmen çiftçinin toplam borcu 1 milyon 18 bin traktör seviyesine ulaştı. Bu da çiftçinin borcunun traktör bazında 2,3 kat arttığını gösteriyor,” diye konuştu. TAKİPTEKİ BORÇLAR 4 KAT ARTTI Çiftçilerin ödeyemediği için bankalar tarafından takibe alınan borçların da hızla arttığını belirten Ömer Fethi Gürer, “2021 yılında çiftçilerin bankalar tarafından takibe alınan borcu 4 milyar 969 milyon lira idi. 2026 yılının aynı döneminde bu rakam 19 milyar 371 milyon liraya yükseldi. Takipteki borçlar 14 milyar 402 milyon lira arttı. Bu artış yüzde 290 oranında gerçekleşti. Yani çiftçi borcunu ödemede zorlanır hale geldi. İlaç, tohum, fide, sulama suyu, elektrik, mazot, işçilik, traktör gideri, sigorta, vergi, ahır gideri, biçerdöver, gübre, veteriner, aşı, bakım giderleri, nakliye, ve ürün alım fiyatları tarım kesiminin aleyhine gelişti ve giderlerin artan girdi maliyetleri sürmesi gelir gider dengesi bozulmasına neden oldu. Ani iklim değişiklikleri ve artan girdi fiyatları da daha az gübre, daha az sulama gibi sorunlarda rekolteyi ve verimi etkilemesi de sorunu derinleştirdi” dedi. TRAKTÖRLERE HACİZ UYGULANIYOR Türkiye'nin farklı illerinde çiftçilerin traktörlerine ve tarım alanlarına haciz uygulandığını belirten CHP’li Ömer Fethi Gürer, bu durumun üretimi doğrudan etkilediğini ifade etti. “Çiftçi üretmek için borçlanıyor. Ürettiği üründen kazanç sağlayamayınca borcunu ödeyemiyor. Bankalar traktörlere el koyuyor. Tarım alanı icra ile satışa sunuluyor. Traktörü ve tarım alanı giden çiftçi üretim yapamaz hale geliyor. Bugün Türkiye’nin çok sayıda ilinde icra daireleri tarafından traktörler ve tarım alanları satışa çıkarılıyor. Binlerce arazi yüzlerce traktör haciz kıskacında.” “ÇİFTÇİ BORÇLA AYAKTA DURUYOR” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, çiftçinin giderek daha ağır koşullarda üretim yaptığını belirterek, “Çiftçinin borç yükü hafifletilmeli, üretim desteklenmeli ve girdi maliyetleri düşürülmelidir. Tarım Kanunun 21.maddesine göre verilmesi gereken destek verilmelidir. Üretimin devamlılığı açısından çiftçilerin traktörlerinin ve tarım alanlarının haczedilmesinin önüne geçilmesi büyük önem taşımaktadır. Ayrıca çiftçilerin kredi borçlarına uygulanan faizler silinmeli ve mevcut borçlar en az üç yıl süreyle ertelenmelidir. Mazottan ÖTV ve KDV kaldırılmalıdır. Yem ve gübre sübvanse edecek uygulamaya geçilmelidir. Yeniden taban fiyat uygulamasına dönülmelidir Çiftçilerin savaş, kuraklık, don ve diğer olumsuz hava koşulları gibi en küçük risklerden dahi doğrudan etkilendiği göz önünde bulundurularak, üreticilere pozitif ayrımcılık yapılmalı ve daha güçlü destek mekanizmaları hayata geçirilmelidir.” diye konuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.