Hava Durumu

#Tbmm

Kırsal Haber - Tbmm haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tbmm haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Vecdi Gündoğdu’dan Uyarı: "İhmal Edenler Açlık Krizine Tohum Atar" Haber

Vecdi Gündoğdu’dan Uyarı: "İhmal Edenler Açlık Krizine Tohum Atar"

CHP Kırklareli Milletvekili ve TBMM Çevre Komisyonu Üyesi Vecdi Gündoğdu, meclis kürsüsünden üreticinin feryadını dile getirdi. Mazot ve gübre fiyatlarındaki fahiş artışa dikkat çeken Gündoğdu, çiftçi borçlarının faizlerinin silinmesi ve hacizlerin durdurulması için acil çağrıda bulundu. ​"Mazot 80 Liraya Dayandı, Çiftçi Tarlasını Süremiyor" ​TBMM’de söz alan Vecdi Gündoğdu, tarım sektöründeki maliyet artışlarının sürdürülemez bir noktaya ulaştığını vurguladı. Özellikle son üç ayda gübre fiyatlarının yüzde 75 oranında arttığını belirten Gündoğdu, mazot fiyatlarının 80 TL sınırına dayanmasının üreticiyi tarlasından kopardığını ifade etti. ​Gündoğdu konuşmasında, "Çiftçi traktörünü çalıştıramaz, tarlasına gübre atamaz hale geldi. Gübre temini her geçen gün zorlaşıyor," dedi. ​Gıda Enflasyonunda Dünya Üçüncülüğü ​Türkiye'nin gıda enflasyonunda dünyada 3. sıraya yükseldiğini hatırlatan Gündoğdu, bu durumun temelinde üretim maliyetlerinin karşılanamaması olduğunu belirtti. Çiftçinin üretimden çekilmesinin sadece hayat pahalılığına değil, daha derin sorunlara yol açacağını söyledi. ​Çiftçi İçin 4 Maddelik Acil Çözüm Paketi ​Kırklareli Milletvekili Vecdi Gündoğdu, iktidara seslenerek tarım sektörünü kurtaracak acil önlemleri şu şekilde sıraladı: Çiftçiye ivedilikle mazot ve gübre desteği nakdi olarak yapılmalıdır. Tarımsal üretimde kullanılan tüm kredilerin faizleri derhal silinmelidir. Çiftçi borçları faizsiz ve uzun vadeli olarak yeniden yapılandırılmalıdır. Üretim araçlarına ve çiftçi mallarına yönelik haciz işlemlerine son verilmelidir. ​"Derin Bir Gıda Krizi Kapıda" ​Üreticinin ihmal edilmesinin bedelinin ağır olacağını ifade eden Gündoğdu, konuşmasını şu çarpıcı uyarıyla tamamladı: ​"Aksi halde, sadece hayat pahalılığı değil, derin bir gıda krizi yaşarız. Çiftçiyi ihmal edenler, bu ülkenin geleceğine açlık krizi tohumları atmış olurlar."

Çiğ Süt Üreticisi Alarm Veriyor: "Maliyet 30 TL, Satış 22 TL!" Haber

Çiğ Süt Üreticisi Alarm Veriyor: "Maliyet 30 TL, Satış 22 TL!"

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Türkiye'deki çiğ süt sektöründe yaşanan derin krizi TBMM gündemine taşıdı. Gürer, artan yem maliyetleri ve açıklanmayan süt fiyatları nedeniyle küçük üreticilerin üretimden çekildiğini belirterek, "Süt tozu ithal edeceğinize besiciye yemi sübvanse edin" çağrısında bulundu. ​TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, düzenlediği basın toplantısında süt üretimindeki düşüşü, ithalat verilerini ve üreticinin içinde bulunduğu mali çıkmazı rakamlarla ortaya koydu. ​Çiğ Süt Tavsiye Fiyatı Neden Açıklanmadı? ​Ulusal Süt Konseyi’nin (USK) Ocak 2026’da çiğ süt tavsiye fiyatını 22,22 TL olarak belirlediğini ve Nisan ayında güncelleme sözü verdiğini hatırlatan Gürer, Nisan ayının ortasına gelinmesine rağmen sessizliğin sürdüğünü ifade etti. Gürer, "Üretici Nisan ayını bekliyordu ancak hâlâ bir açıklama yok. Belirsizlik üretimi bitiriyor," dedi. ​Üretim Maliyetleri 30 TL’ye Dayandı ​Yem fiyatlarındaki fahiş artışlara dikkat çeken Gürer, bir litre çiğ sütün üretim maliyetinin küçük aile işletmeleri için 28-30 TL bandına ulaştığını vurguladı. ​Yem Fiyatları: Ocak ayında 900 TL olan 50 kiloluk süt yemi, Nisan ayı itibarıyla 1100 TL’yi geçti. ​Günlük Gider: Bir ineğin günlük yem maliyeti Şubat ayında 317 TL iken, bugün 440 TL’ye fırladı. ​Süt Üretimi Düşerken İthalat Artıyor ​TÜİK verilerini paylaşan Gürer, ticari işletmelerde toplanan inek sütü miktarının 2025 yılı Şubat ayında bir önceki yıla göre %11 azalarak 887 bin tona gerilediğini belirtti. Üretimdeki bu düşüşe rağmen mamul üretimindeki artışın ve süt tozu ithalatının çelişki yarattığını ifade etti: ​"2026 yılının sadece ilk iki ayında 228 ton süt tozu ithal edilerek yurt dışına 611 bin dolar ödendi. Kendi üreticimizi desteklemek yerine dövizi dışarıya gönderiyoruz." ​"Bir İnek Kesilince Beş Buzağı Kaybediliyor" ​Maliyetleri karşılayamayan üreticilerin anaç ineklerini kesime göndermek zorunda kaldığını belirten Ömer Fethi Gürer, bu durumun hayvancılığın geleceğini tehlikeye attığını söyledi. Gürer, "Bir ineği satıp diğerine yem alıyorlar. Kırsalda ahırlar boşalıyor. Bir ineğin kesilmesi, gelecekte doğacak beş buzağının yok olması demektir," uyarısında bulundu. ​Çözüm Önerisi: 1 Litre Süt = 1,5 Kilo Yem ​Üreticilerin çiğ süt fiyatının artmasından ziyade maliyetlerin düşürülmesini talep ettiğini ifade eden Gürer, kalıcı çözüm için şu formülü sundu: "Dünya standartlarında üreticinin sürdürülebilirliği için 1 litre süt sattığında 1,5 kilo yem alabilmesi gerekir. Mevcut tabloda bu imkansız hale gelmiştir."

CHP'li Ayhan Barut: "İnekler Kesime Gidiyor, Tereyağı İthal Ediliyor!" Haber

CHP'li Ayhan Barut: "İnekler Kesime Gidiyor, Tereyağı İthal Ediliyor!"

CHP Adana Milletvekili Ayhan Barut, hayvancılık sektöründe yaşanan krizi TBMM gündemine taşıdı. Süt maliyetlerinin 30 lirayı aştığını vurgulayan Barut, üretici desteklenmezken yapılan tereyağı ithalatına "Yazıklar olsun" diyerek tepki gösterdi. ​"Süt Maliyeti 30 Lirayı Aştı, Üretici Çıkmazda" ​TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ayhan Barut, Genel Kurul'da yaptığı konuşmada hayvancılık sektöründeki maliyet artışlarına dikkat çekti. Ulusal Süt Konseyi’nin (USK) açıkladığı rakamların sahadaki gerçeklerle örtüşmediğini belirten Barut, kaba yemden mazota kadar her kalemde fiyatların katlandığını ifade etti. ​Barut, "Maliyet 30 lirayı aşarken üreticilere dayatılan bu çıkmazı reddediyoruz. Çiftçimiz sütünü tavsiye edilen fiyatın bile altında satmak zorunda kalıyor," dedi. ​"Hayvansal Üretimde Sürdürülebilirlik İmkansız" ​İktidarın tarım politikalarını eleştiren Barut, ahırların boşaldığını ve borç yükü altındaki üreticilerin anaç ineklerini kesime göndermek zorunda kaldığını vurguladı. Türkiye’nin temel gıda ürünlerinde bile dışa bağımlı hale getirilmesine tepki gösteren Barut, şu ifadeleri kullandı: ​"İnekler kesime giderken, tereyağını bile ithal ediyor bu iktidar. Bu yanlış politikalarla hayvansal üretimde sürdürülebilirlik imkansızdır. Tarım ve hayvancılık can çekişip köyler boşalırken seyretmeyin!" ​Çözüm Önerisi: Süt ve Yem Paritesi ​Krizden çıkış yolunun üreticiye gerçek anlamda destek vermekten geçtiğini belirten Ayhan Barut, acil önlem alınması gereken noktaları şöyle sıraladı: ​Süt ve yem paritesine uygun düzenlemeler yapılmalı. ​Üretim maliyetleri (yem, saman, mazot) sübvanse edilmeli. ​Üreticinin alın teri ve emeği korunarak ithalat bağımlılığına son verilmeli. ​"Köyler Boşalıyor, Üretici Borç Batağında" ​Köylerdeki nüfusun azaldığına ve üretimin durma noktasına geldiğine dikkat çeken CHP'li Barut, iktidarı maliyet gerçeklerini görmeye davet etti. Zararına üretim yapmaya çalışan çiftçinin feryadına kulak verilmesi gerektiğini belirterek, hayvancılığın stratejik önemine vurgu yaptı.

CHP'li Gürer:"Çiftçinin Traktörü Hacizde, Üretici Kan Ağlıyor!" Haber

CHP'li Gürer:"Çiftçinin Traktörü Hacizde, Üretici Kan Ağlıyor!"

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, TBMM’de düzenlediği basın toplantısında tarım sektöründeki derin krizi gözler önüne serdi. 2026 yılının çiftçiler için "yıkım yılı" olduğunu belirten Gürer; artan mazot fiyatları, devasa borç yükü ve kapıya dayanan icra dosyaları için acil önlem çağrısında bulundu. ​2026 Yılı Çiftçi İçin Haciz Yılı Oldu ​CHP Niğde Milletvekili ve Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, Türkiye genelinde çiftçilerin yaşadığı ekonomik darboğazı verilerle paylaştı. Gürer, özellikle İç Anadolu Bölgesi’nde Nisan ayı itibarıyla binlerce tarım arazisinin ve iş makinesinin icralık olduğunu açıkladı. ​Gürer’in paylaştığı Nisan ayı icra tablosu ise durumun vahametini ortaya koyuyor: ​64 Traktör ve 29 tarım makinesi satışa çıkarıldı. ​6393 tarla, 500 bağ ve 58 besi damı icralık oldu. ​17 samanlık dahi icra daireleri tarafından satış listesine konuldu. ​"Borç Yükü 1.5 Trilyon TL’ye Dayandı" ​Çiftçinin borç sarmalında olduğunu vurgulayan Gürer, 2025 yılında 868 milyar TL olan kredi borçlarının, 2026 yılında kamu ve özel bankalara olan toplam yükümlülüklerle birlikte 1 trilyon 500 milyar TL seviyesine ulaştığını ifade etti. 2 milyon 300 bin kayıtlı çiftçinin borçlanmadan üretim yapamaz hale geldiğini belirten milletvekili, "Bir bankadan alıp diğerine yatıran üretici, artık yolun sonuna geldi" dedi. ​İç Anadolu'dan Yürek Burkan Mektup ​Toplantıda bir çiftçinin kendisine yazdığı mektubu okuyan Gürer, sahadaki çaresizliği şu sözlerle aktardı: ​"Köyümüzün en zengin çiftçisi bile traktörü haczedilirken ağlayarak izledi. Kendi evimizde korkar hale geldik. Gübre, mazot ve ilaç alamıyoruz. Tarlalar bir bir satılıyor. Biz vatan haini miyiz?" ​Artan Girdi Maliyetleri ve Doğal Afetler Bel Büküyor ​Üreticinin sadece borçla değil, aynı zamanda iklim krizi ve fahiş maliyetlerle de savaştığını hatırlatan Gürer; DAP gübrenin 40.000 TL, üre gübrenin ise 33.000 TL bandına çıktığını belirtti. Çukurova’daki sel felaketi ve Anadolu’daki don olaylarının tarımsal rekolteyi düşüreceğine, bunun da tüketiciye zam olarak yansıyacağına dikkat çekti. ​Gürer’den Çözüm İçin 5 Acil Madde ​Tarımda çöküşü durdurmak için iktidara seslenen Ömer Fethi Gürer, acil çözüm önerilerini sıraladı: ​İcralar Durdurulsun: Çiftçi, üretici ve besiciye yönelik tüm haciz işlemleri derhal askıya alınmalı. ​Borçlar Ötelensin: Tarımsal borçlar en az 3 yıl süreyle ertelenmeli ve faizler silinmeli. ​TARSİM Reformu: Tarım Sigortaları Havuzu (TARSİM) üretici lehine yeniden yapılandırılmalı. ​Alım Garantisi: Üreticiyi koruyan alım garantili ve taban fiyatlı bir sistem kurulmalı. ​Ek Kredi Desteği: Üretimin devamlılığı için çiftçiye düşük faizli veya faizsiz ek kredi imkanı sunulmalı.

CHP'li Gülcan Kış: "Vatandaşın Sofrasından 130 Ekmek Eksildi!" Haber

CHP'li Gülcan Kış: "Vatandaşın Sofrasından 130 Ekmek Eksildi!"

CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış, TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada Türkiye’nin derinleşen ekonomik krizini ve düşen alım gücünü çarpıcı verilerle eleştirdi. 2018 yılındaki "Verin yetkiyi, görün etkiyi" vaadini hatırlatan Kış, "Gördük o etkiyi; milletin sofrasından tam 130 ekmek eksildi" dedi. "Verin Yetkiyi Dediniz, Yoksulluğu Getirdiniz" Konuşmasında ekonomik tablonun her mutfakta hissedildiğini vurgulayan Gülcan Kış, 2018 yılında Cumhurbaşkanı tarafından dile getirilen vaatlerin bugün bir yoksulluk belgesine dönüştüğünü savundu. Kış, "Bugün o etkinin ne olduğunu bu ülkenin her hanesi, her mutfağı iliklerine kadar yaşıyor" ifadelerini kullandı. Somut Verilerle Alım Gücü Kaybı: 1.734'ten 1.604'e düştü Asgari ücretlinin ekmek üzerinden alım gücünü hesaplayan Kış, aradaki uçurumu şu rakamlarla ortaya koydu: 2016 Yılı: Bir asgari ücretle 1.734 adet ekmek alınabiliyordu. Günümüz: Bir asgari ücretle ancak 1.604 adet ekmek alınabiliyor. Kayıp: Vatandaşın sofrasından tam 130 ekmek eksildi. "En temel gıdamız ekmek nerede pahalanıyorsa orada yoksulluk vardır. Sofralar küçülüyor, yoksulluk büyüyor." "Mazot 80 Liraya Dayandı, Üretici Kan Ağlıyor" Tarım ve üretim maliyetlerindeki artışın ekmek fiyatlarını tetiklediğini belirten Kış, çiftçinin üretimden koptuğunu söyledi. Mazotun 80 TL sınırına dayandığını hatırlatan CHP'li Kış, gübre ve yem fiyatlarındaki artışın Türkiye'yi ithalata mahkum ettiğini vurguladı: "Çiftçi üretemiyor, üretse kazanamıyor. Artık üretimi değil, ithal ettiğimiz buğdayı ve mısırı konuşuyoruz." "Bu Bir Tercih Meselesidir" Yaşanan ekonomik krizin bir tesadüf olmadığını, uygulanan politikaların bir sonucu olduğunu savunan Gülcan Kış, iktidarın üreteni değil rantı ve ithalatı öncelediğini ifade etti. Hem fırıncının maliyetler altında ezildiğini hem de vatandaşın ekmeği tane hesabıyla alabildiğini belirterek, "Bu kriz toplumun tamamının krizidir" dedi. "Millet Sofrasından Eksileni Unutmaz" Konuşmasını sandık göndermesiyle tamamlayan Gülcan Kış, 130 ekmeğin sadece bir sayı olmadığını, milyonlarca hanenin yoksulluk belgesi olduğunu söyledi: "Bu millet sofrasından eksileni unutmaz. Sandık geldiğinde bu tabloyu yaratanlar bunun hesabını verecektir."

Ömer Fethi Gürer’den TBMM’de Sert Eleştiri: “Elektrik, Mazot ve Gübre Zamları Çiftçiyi Bitiriyor” Haber

Ömer Fethi Gürer’den TBMM’de Sert Eleştiri: “Elektrik, Mazot ve Gübre Zamları Çiftçiyi Bitiriyor”

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada tarımsal girdi maliyetlerindeki fahiş artışlara ve TÜİK verilerine tepki gösterdi. Gürer, "Elektriğe %25 zam geldi, gübre fiyatları bir haftada 2 bin lira arttı. Bu tablo çiftçiyi yok ediyor" dedi. ​Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Meclis kürsüsünden ekonomik tabloya ve artan maliyetlere dair çarpıcı açıklamalarda bulundu. İktidarın ekonomi politikalarının dar gelirliyi, emekliyi ve üreticiyi mağdur ettiğini belirten Gürer, Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı verilerin gerçek yaşamla bağdaşmadığını vurguladı. ​Girdi Maliyetleri Katlanıyor: Gübre ve Elektriğe Dev Zam ​Konuşmasında özellikle tarım sektöründeki maliyet artışlarına dikkat çeken Ömer Fethi Gürer, üretim yapmanın her geçen gün zorlaştığını ifade etti. Gürer, son dönemdeki fiyat hareketlerini şu sözlerle özetledi: ​Elektrikte %25 Artış: Tarımsal sulama ve üretimde kullanılan elektriğe gelen %25'lik zam, maliyet yükünü artırdı. ​Gübrede Haftalık Şok: Gübre fiyatlarının sadece bir haftalık süreçte 1.500 TL ile 2.000 TL arasında bir artış gösterdiğini belirtti. ​Düşük Alım Fiyatı: Girdi maliyetleri hızla yükselirken, hükümetin açıkladığı düşük alım fiyatlarının çiftçiyi üretimden kopardığını vurguladı. ​"TÜİK Verileri Emekli ve Asgari Ücretlinin Cebinden Çalıyor" ​TÜİK’in şeffaflığına yönelik eleştirilerini sürdüren Gürer, kurumun açıkladığı enflasyon rakamlarının maaş zamlarını baskılamak için düşük tutulduğunu iddia etti. Gürer, şunları söyledi: ​"Türkiye'de enflasyonun kağıt üzerinde düşürüldüğü dönemler, tam da emekli ve asgari ücretlinin maaşlarının belirlendiği dönemlere denk getiriliyor. Bu sistemle dar gelirlinin hakkı gasbediliyor. TÜİK, mahkemelerin istediği verileri bile sunamıyor çünkü talimatla hareket ediyor." ​50 Milyon İnsan Yoksullaştırıldı ​Ülkedeki yoksullaşma sürecinde TÜİK’in payı olduğunu savunan Gürer, "50 milyonun üzerinde insan ekonomik anlamda yoksullaştırıldı. Sorunu doğru saptamazsanız çözemezsiniz. TÜİK’in enflasyon verileri acilen araştırılmalıdır" çağrısında bulundu. ​Pestisit Örneğiyle "Ortalama" Eleştirisi ​İstatistiksel oyunlara dair tarımdan bir örnek veren Gürer, pestisit (tarım ilacı) kullanım verilerinin nasıl manipüle edilebileceğini anlattı: "Eğer sadece 10 ilin ortalamasını alırsanız pestisit oranı %9 çıkar, tüm Türkiye’yi alırsanız %2’ye düşer. Sonra da 'Sorun yok' dersiniz. Önemli olan sorunu doğru saptamaktır." ​Gürer, yanlış saptamaların ve düşük açıklanan alım fiyatlarının sadece çiftçiyi değil, memuru ve işçiyi de sefalete sürüklediğinin altını çizerek konuşmasını tamamladı.

Büyükbaş Hayvan Ölümleri Endişe Yaratıyor! Haber

Büyükbaş Hayvan Ölümleri Endişe Yaratıyor!

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Türkiye'nin üç farklı ilinde görülen büyükbaş kuduz vakalarına dikkat çekerek acil önlem çağrısında bulundu. Mardin, Sivas ve Şanlıurfa’da tespit edilen vakalarda ölüm oranının %75 olması, hayvancılık sektörü ve toplum sağlığı için ciddi bir tehdit olarak değerlendiriliyor. ​Kuduz Vakaları Yeniden Hortladı: 4 Vakadan 3’ü Ölümle Sonuçlandı ​Türkiye’de hayvancılığın en büyük sorunlarından biri olan zoonotik hastalıklar, bu kez kuduz vakalarıyla gündemde. CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, 2025 yılı verilerine dayanarak korkutan tabloyu açıkladı. ​Resmi verilere göre; Mardin (Ömerli), Sivas (Gürün) ve Şanlıurfa (Haliliye) illerinde yerli sığırlarda kuduz vakaları tespit edildi. Toplam 4 vakadan 3’ünün ölümle sonuçlanması, hastalığın vahametini gözler önüne serdi. ​İllere Göre Kuduz Bilançosu: ​Mardin Ömerli: 1 vaka, 1 ölüm.​Sivas Gürün: 2 vaka; 1 ölüm, 1 imha (35 hayvan aşılandı).​Şanlıurfa Haliliye: 1 vaka, 1 ölüm (2 hayvan aşılandı).​"Ortadan Kalktı Denilen Hastalık Geri Döndü" ​Büyükbaş hayvanlarda kuduzun daha önce "kontrol altına alınmış veya ortadan kaldırılmış" statüsünde görüldüğünü hatırlatan Gürer, vakaların yeniden ortaya çıkmasının ciddi bir uyarı olduğunu belirtti. Hastalığın özellikle yaban hayatı ile temas sonucu bulaştığı şüphesi üzerinde duruluyor. ​Gürer, kırsal bölgelerde teşhis ve tedavide geç kalınmasının hastalığın yayılma riskini artırdığını vurgulayarak, "Aşılama bu bağlamda tek ve en önemli çözüm yoludur" dedi. ​Şap Hastalığından Ders Çıkarılmalı ​Yakın dönemde 81 ilde hayvan pazarlarının kapanmasına neden olan şap hastalığı krizini hatırlatan Ömer Fethi Gürer, hükümete şu sözlerle seslendi: ​"Şap hastalığında aşılamada geç kalındı ve bunun bedelini besicimiz, süt ve et üreticimiz ağır ödedi. Kuduzda da aynı hatalar yapılmamalıdır. Hayvan hastalıklarında bulaş sonrası çare daralıyor; asıl olan hastalık yayılmadan önlem almaktır." ​Çözüm Önerileri: Veteriner Hekim İstihdamı ve Sıkı Denetim ​Hayvancılığın sürdürülebilirliği için zoonotik hastalıklarla (hayvandan insana geçen) mücadelenin şart olduğunu ifade eden Gürer, acil önlem planını şu maddelerle özetledi: ​Yaygın Aşılama: Tüm riskli bölgelerde aşılama çalışmaları hız kesmeden devam etmeli.​Veteriner Hekim Ataması: Kamuda yeterli sayıda veteriner hekim istihdam edilmeli ve hekimler sürekli sahada aktif görev yapmalı.​Yaban Hayatı Kontrolü: Yaban hayvanlarından kaynaklı bulaş riski sıkı denetim altına alınmalı.​Karantina ve Hareket Kısıtı: Hayvan hareketleri ve karantina süreçleri titizlikle izlenmeli. ​"Gecikilen her gün risk" diyen Gürer, tablonun bir krize dönüşmeden müdahale edilmesi gerektiğini belirterek yetkilileri göreve çağırdı.

Marmara Gölü’nde 6 Yıl Sonra Sular Yeniden Yükseliyor Haber

Marmara Gölü’nde 6 Yıl Sonra Sular Yeniden Yükseliyor

Manisa’da yaklaşık 6 yıldır tamamen kuruyan ve ekosistemi çöken Marmara Gölü, son yağışlarla birlikte yeniden su tutmaya başladı. CHP Manisa Milletvekili Bekir Başevirgen ve yerel temsilciler bölgede incelemelerde bulunarak, "Göl yaşasın, başka derdimiz yok" çağrısı yaptı. ​Manisa’nın Salihli, Saruhanlı ve Gölmarmara ilçeleri sınırlarında yer alan, "Ulusal Öneme Sahip Sulak Alan" tescilli Marmara Gölü’nde yıllar süren sessizlik yerini umuda bıraktı. Kuş cenneti olarak bilinen ancak kuraklık nedeniyle 400’e yakın kuş türünün terk ettiği, balıkçılığın bittiği gölde su seviyesinin yükselmeye başlaması bölge halkını heyecanlandırdı. ​"Marmara Gölü Siyaset Üstü Bir Konudur" ​Göl çevresinde incelemelerde bulunan CHP Manisa Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Bekir Başevirgen, gölün kurtarılmasının hayati bir zorunluluk olduğunu vurguladı. Başevirgen, "Bu göl tekrar yaşasın başka bir derdimiz yok. İktidar ya da muhalefet fark etmez, esas mesele bu ekosistemi geri kazanmaktır" diyerek yetkililere seslendi. ​Tarım Arazileri ve Menemen Ovası İçin Kritik Önem ​Gölmarmara Ziraat Odası Başkanı Erdal Ziyan, gölün su tutmasının sadece bir doğa olayı değil, bölgesel bir ekonomi meselesi olduğunu belirtti. Ziyan, şu noktalara dikkat çekti: ​Tarımsal Değer: Göl ne kadar su tutarsa, çevresindeki araziler o kadar değer kazanıyor. Kuruyan göl çevresinde toprak çoraklaşıyor. ​Geniş Sulama Ağı: Marmara Gölü, sulama kanallarıyla İzmir Menemen Ovası’na kadar su temini sağlıyor. ​Proje Beklentisi: Bozdoğan kar suyunun göle aktarılması için hazırlanan ve yıllık 25 milyon metreküp su sağlayacak projenin bütçe beklediğini ifade etti. ​"Burası Cennet Gibiydi, Şimdi Kuruduk" ​Gölün kurumasıyla birlikte geçim kaynaklarını kaybeden bölge kadınları, yaşanan dramı çarpıcı sözlerle özetledi. 25 yıl boyunca gölde balıkçılık yapan emekçiler, göl kuruduktan sonra yevmiyeli işlere gitmek zorunda kaldıklarını belirterek şunları söyledi: ​"Göl kurumadan önce hem suyumuz hem balığımız hem de mahsulümüz vardı. Göl kuruduğundan beri kapımın önündeki limon ağacından bile verim alamıyorum. Bağlarımızı don vuruyor; çünkü göl varken bölgeyi koruyordu. Burası eskiden cennet gibiydi." ​Ekosistem ve İklim Değişikliği ​Marmara Gölü'nün kuruması sadece balıkçılığı bitirmekle kalmadı, bölgedeki mikroklimal dengeyi de bozdu. Gölün yokluğuyla birlikte bölgede don olaylarının ve şiddetli kuraklığın arttığı gözlemlendi. Uzmanlar, Demirköprü ve Gördes Barajlarından yapılacak kontrollü su takviyeleriyle gölün eski canlılığına kavuşabileceğini belirtiyor.

Tarımda Maliyet Krizi Kapıda! Haber

Tarımda Maliyet Krizi Kapıda!

Edirne Milletvekili ve Ziraat Mühendisi Ediz Ün, küresel jeopolitik gerilimlerin tarımsal girdiler üzerindeki etkisini Meclis gündemine taşıdı. Ün, mazot ve gübre fiyatlarındaki fahiş artışların gıda enflasyonunu tetikleyeceği konusunda uyardı. ​Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanlığı’na sunulan soru önergesinde, özellikle Hürmüz Boğazı’nda yaşanan krizin enerji ve petrokimya piyasalarını sarsmasıyla birlikte çiftçinin belinin büküldüğü vurgulandı. Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı tarafından yanıtlanması istenen önergede, tarımsal üretim zincirinin kopma noktasına geldiğine dikkat çekildi. ​Hürmüz Boğazı Krizi Türk Çiftçisini Vurdu ​Küresel ölçekte yaşanan İsrail-İran gerilimi ve Hürmüz Boğazı’ndaki aksamalar, Türkiye’de tarımsal üretimin en temel kalemleri olan mazot, gübre ve tarımsal plastik fiyatlarını doğrudan etkiledi. Ediz Ün’ün paylaştığı verilere göre: ​Mazot fiyatları yüzde 58 oranında arttı. ​Gübre fiyatlarında yüzde 48 ile 62 arasında bir yükseliş yaşandı. ​Tarımsal plastik ürünleri ise yaklaşık yüzde 50 oranında zamlandı. ​Türkiye Gıda Enflasyonunda OECD Lideri ​Türkiye’nin Avrupa ve OECD ülkeleri arasında gıda enflasyonunda ilk sırada yer aldığını hatırlatan Ün, artan girdi maliyetlerinin üretimden kaçışa neden olabileceğini belirtti. Soru önergesinde, destekleme politikalarının reel olarak gerileyip gerilemediği ve 2026 yılı için ek bütçe planlaması yapılıp yapılmadığı sorgulandı. ​Bakanlığa Yöneltilen Kritik Sorular: ​Acil Durum Eylem Planı Var mı? Hürmüz Boğazı gibi kriz bölgelerindeki dalgalanmalara karşı tarımsal üretimde bir B planı bulunuyor mu? ​Gübre İthalatı Ne Durumda? 2025 yılı itibarıyla en çok hangi ülkelerden gübre ithal edildi ve yerli üretim kapasitesinin ne kadarı kullanılıyor? ​Destekler Yeterli mi? Artan maliyetler karşısında mazot ve gübre desteği miktarında bir güncelleme yapılacak mı? ​Uluslararası Örnekler: Çin, ABD ve Almanya gibi ülkeler çiftçisini küresel krizlerden korumak için hangi sübvansiyonları uyguluyor? ​Gübre Tedarikinde "Razi Petrokimya" Detayı ​Önergede ayrıca, Türkiye’nin gübre hammadde bağımlılığını azaltma stratejileri ve Gübretaş’ın ortağı olduğu Razi Petrokimya üzerinden sağlanan tedarikin detayları da mercek altına alındı. Ediz Ün, stratejik stok politikalarının ve çiftçinin üretimde kalmasını sağlayacak doğrudan gelir desteklerinin şeffaf bir şekilde açıklanmasını talep etti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.