Hava Durumu

#Tbmm

Kırsal Haber - Tbmm haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tbmm haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Üretici Ürününü Dalında Bırakıyor, Borcunu Nasıl Ödeyecek? Haber

Üretici Ürününü Dalında Bırakıyor, Borcunu Nasıl Ödeyecek?

CHP Adana Milletvekili, TBMM Başkanlık Divanı Üyesi Dr. Müzeyyen Şevkin, Türkiye’nin narenciye deposu Çukurova’da üreticilerin giderek derinleşen ekonomik krizine dikkat çekerek Tarım ve Orman Bakanlığına acil müdahale çağrısında bulundu. TBMM Genel Kurulu’ndaki konuşmasında, gübre, ilaç, mazot, elektrik, sulama, işçilik, ambalaj ve nakliye maliyetlerinin altında ezilen üreticinin ürününü satamaz hale geldiğini belirten Dr. Şevkin, Ziraat Bankası kredi borçlarının ödeme döneminin gelmesiyle çiftçinin yeni bir çıkmazla karşı karşıya kaldığını vurguladı. “ÜRETİCİ ÜRÜNÜNÜ DALINDA BIRAKIYOR, BORCUNU NASIL ÖDEYECEK?” Çukurova’da narenciye üreticisinin yaşadığı sorunların artık sürdürülemez bir noktaya geldiğini ifade eden Dr. Müzeyyen Şevkin, üreticinin yüksek girdi maliyetleri ile düşük ürün fiyatları arasında sıkışıp kaldığını belirtti. Narenciye üreticisinin üretim yapabilmek için gübreye, ilaca, mazota, elektriğe, suya, işçiliğe, ambalaja ve nakliyeye her geçen gün daha fazla para harcadığını kaydeden Dr. Şevkin, hasat döneminde ürününü değerinde satamayan çiftçinin kimi zaman emeğini dalında bırakmak zorunda kaldığını dile getirdi. Üreticinin bir yandan artan maliyetlerle mücadele ettiğini, diğer yandan biriken borçlarını ödemeye çalıştığını vurgulayan Dr. Şevkin, şöyle konuştu: “Çukurova’da narenciye üreticisi bitti, bitti Sayın Bakan! Üretici artık dayanacak gücünü kaybediyor. Bir an önce harekete geçin! Ziraat Bankası kredi borçlarını erteleyin, borçları yapılandırın, üreticiye nefes aldırın. Tarla ve bahçede üreticinin kazanamadığı, markette vatandaşın pahalıya tükettiği bu düzeni değiştirmek zorundasınız. İhracatın önünü açın, çiftçinin önünü açın! Çukurova’nın bereketli topraklarında üretimin devam etmesi, çiftçinin ayakta kalması için daha neyi bekliyorsunuz?”

CHP'li Gürer Çiftçiye Verilmeyen Desteği Açıkladı: 877 Milyar TL Eksik! Haber

CHP'li Gürer Çiftçiye Verilmeyen Desteği Açıkladı: 877 Milyar TL Eksik!

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, 2027 yılı bütçesinde çiftçilere ayrılan desteğin yetersiz olduğunu belirterek, Tarım Kanunu’nun 21’inci maddesine göre çiftçiye verilmesi gereken 1 trilyon 112 milyar liralık desteğe karşılık yalnızca 235 milyar lira ayrıldığını, 877 milyar liranın ise eksik bırakıldığını söyledi. TBMM Genel Kurulu’nda 2027 yılı bütçesini değerlendiren Ömer Fethi Gürer, çiftçilerin artan borç yükü, yükselen girdi maliyetleri ve ürettikleri ürünlerin değer bulmaması nedeniyle ciddi sorunlarla karşı karşıya olduğunu belirtti. “ÇİFTÇİYE VERİLMESİ GEREKEN DESTEK VERİLMİYOR” 2027 yılı bütçesinin çiftçilerin sorunlarına çözüm üretmekten uzak olduğunu ifade eden Gürer, “2027 yılı bütçesi Plan ve Bütçe Komisyonuna geldi. Burada çiftçilerimize ayrılması gereken desteklere baktık, yine çiftçiye verilmesi gereken destek verilmiyor” dedi. Tarım Kanunu’nun 21’inci maddesini hatırlatan Gürer, çiftçiye verilmesi gereken destek ile bütçede ayrılan kaynak arasındaki büyük farka dikkat çekerek, “Çiftçiye verilmesi gereken destek Tarım Kanunu'nun 21'inci maddesine göre 1 trilyon 112 milyar lira olması gerekirken ayrılan destek 235 milyar lira, verilmeyen destek tutarı 877 milyar lira” ifadelerini kullandı. TARIM VE ORMAN BAKANLIĞININ BÜTÇESİ 760 MİLYAR LİRA CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Tarım ve Orman Bakanlığının toplam bütçesinin 760 milyar lira olarak belirlendiğini kaydeden Gürer, çiftçiye verilmesi gereken desteğin yasal düzenlemede öngörülen düzeyin çok altında kaldığını belirterek, “Bütçe yaklaşımının üreticilerin yaşadığı ekonomik sıkıntıları gidermeye yetmedi. Çiftçilerin borç yükünün hafifletilmesi ve üretimin sürdürülebilirliğinin sağlanması için bütçede çiftçiyi önceleyen düzenlemelere ihtiyaç var” dedi. ÇİFTÇİNİN BANKALARA BORCU 1 TRİLYON 511 MİLYAR LİRA Gürer, “Bu durumda çiftçilerin içinde bulunduğu borç yükünün ortadan kaldırılmadığı görülüyor. Çiftçilerin bankalara 1 trilyon 511 milyar lira borcu var. Çoğu icralık, ürettiği ürün değer bulmuyor, girdi maliyetleri artıyor” ifadelerini kullandı.

KUTSO’nun Yeni Yönetiminden Ankara Çıkarması Haber

KUTSO’nun Yeni Yönetiminden Ankara Çıkarması

Kütahya Ticaret ve Sanayi Odası (KUTSO) heyeti, organ seçimlerinin ardından yeni dönem çalışmalarına Ankara ziyaretleriyle başladı. Anıtkabir’i ziyaret eden heyet, AK Parti TBMM Grup Başkanvekili Özlem Zengin ve Kütahya milletvekilleriyle bir araya gelerek kentin yatırım potansiyeli, sanayi altyapısı, üretim kapasitesi ve iş dünyasının beklentilerini görüştü. Kütahya Ticaret ve Sanayi Odası (KUTSO), yeni dönemde görev alan Yönetim Kurulu, Meclis ve Meslek Komitesi üyeleriyle Ankara’da bir dizi ziyaret gerçekleştirdi. Program kapsamında Anıtkabir’i ziyaret eden KUTSO heyeti, ardından siyasi temaslarda bulunarak Kütahya’nın ekonomik gelişimi, yatırım fırsatları ve sanayi sektörünün ihtiyaçlarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. KUTSO Heyeti Anıtkabir’i Ziyaret Etti KUTSO heyeti, organ seçimlerinin tamamlanmasının ardından Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü anmak üzere Anıtkabir’i ziyaret etti. Kütahya’nın ticaret ve sanayi camiasını temsil eden heyet, Anıtkabir’de düzenlenen törende Atatürk’ü saygı ve minnetle andı. Ziyarete KUTSO Yönetim Kurulu Başkanı Esin Güral Argat, Meclis Başkanı Fatih Alkış, Yönetim Kurulu Başkan Vekili Emin Yüce, başkan yardımcıları, yönetim kurulu üyeleri, Meclis Başkan Yardımcısı Uğur Kırdar ile Meclis ve Meslek Komitesi üyeleri katıldı. Tören kapsamında KUTSO Yönetim Kurulu Başkanı Esin Güral Argat, Anıtkabir Özel Defteri’ni imzalayarak Oda heyeti adına duygu ve düşüncelerini kaleme aldı. KUTSO’nun bir asırlık geçmişini geride bıraktığı dönemde gerçekleştirilen ziyaret, yeni yönetimin Ankara programının önemli duraklarından biri oldu. KUTSO’dan Özlem Zengin’e Ziyaret Ankara temaslarını sürdüren KUTSO heyeti, AK Parti TBMM Grup Başkanvekili Özlem Zengin ile bir araya geldi. Görüşmede, Kütahya’nın yatırım potansiyelinin geliştirilmesi, mevcut işletmelerin büyümesinin desteklenmesi ve sanayi altyapısının güçlendirilmesi konuları ele alındı. KUTSO Yönetim Kurulu Başkanı Esin Güral Argat ve beraberindeki heyetin katıldığı görüşmede, Kütahya iş dünyasının ihtiyaçları ile kentin ekonomik gelişimini desteklemek amacıyla atılabilecek adımlar değerlendirildi. Kütahya’nın yeni yatırımlar açısından sunduğu fırsatların daha etkin değerlendirilmesi, kentin yatırım çekme kapasitesinin artırılması ve işletmelerin büyüme süreçlerinin desteklenmesi üzerinde duruldu. Ayrıca sanayi altyapısının geliştirilmesi konusunda karşılıklı görüş alışverişinde bulunuldu. KUTSO Yönetim Kurulu Başkanı Esin Güral Argat, kentin ekonomik gelişimini desteklemek, iş dünyasının beklentilerini gündeme taşımak ve Kütahya’nın yeni yatırım fırsatlarına erişimini güçlendirmek amacıyla ilgili paydaşlarla diyaloğu sürdürmeye önem verdiklerini belirtti. KUTSO heyeti, nazik kabulleri ve görüşmedeki ilgileri dolayısıyla Özlem Zengin’e teşekkür etti. Kütahya Milletvekilleriyle TBMM’de Görüşmeler Gerçekleştirildi KUTSO heyetinin Ankara programı kapsamında Kütahya milletvekilleri Adil Biçer, Mehmet Demir, Ahmet Erbaş ve Ali Fazıl Kasap’a da ziyaretler gerçekleştirildi. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde ayrı ayrı yapılan görüşmelerde, Kütahya iş dünyasının beklentileri, sektörel ihtiyaçlar ve kentin ekonomik gelişimine yönelik çalışma başlıkları gündeme geldi. Organ seçimlerinin ardından başlayan yeni çalışma döneminin önceliklerinin değerlendirildiği görüşmelerde, Kütahya’nın üretim, ticaret ve yatırım kapasitesini geliştirecek çalışmalar üzerinde duruldu. Üyelerin Beklentileri ve İş Dünyasının İhtiyaçları Ele Alındı Kütahya milletvekilleri Adil Biçer ve Mehmet Demir ile gerçekleştirilen görüşmelerde, KUTSO’nun çalışma öncelikleri ve oda üyelerinin beklentileri değerlendirildi. İşletmelerin rekabet gücünün artırılması, nitelikli insan kaynağı ihtiyacının karşılanması ve mesleki eğitim ile istihdam arasındaki ilişkinin güçlendirilmesi konuları görüşmelerin öne çıkan başlıkları arasında yer aldı. Ayrıca kentin ekonomik potansiyelinin daha etkin değerlendirilmesi ve üretim ile yatırım kapasitesini artıracak çalışmalar hakkında fikir alışverişinde bulunuldu. Sektörel İhtiyaçlar ve Yatırım Ortamı Görüşüldü Kütahya Milletvekili Ahmet Erbaş’a yapılan ziyarette, üretim ve ticaret hayatında farklı sektörlerin karşılaştığı ihtiyaçlar ele alındı. İşletmelerin faaliyetlerini geliştirmesi, yatırım ortamının iyileştirilmesi ve istihdam olanaklarının artırılmasına yönelik değerlendirmeler yapıldı. Kütahya Milletvekili Ali Fazıl Kasap ile gerçekleştirilen görüşmede ise KUTSO’nun yeni dönemde yürütmeyi hedeflediği çalışmalar ve Kütahya ekonomisinin öncelikleri konuşuldu. Odanın çalışma gündemi ve iş dünyasının beklentileri üzerine karşılıklı görüş alışverişinde bulunuldu. KUTSO’dan Kütahya Ekonomisi İçin Ankara Temasları Kütahya Ticaret ve Sanayi Odası heyetinin Ankara ziyaretleri, yeni dönemde kentin ekonomik gelişimini desteklemeye yönelik temaslarla tamamlandı. Anıtkabir ziyaretiyle başlayan programda gerçekleştirilen siyasi görüşmelerde;öö yatırım olanaklarının geliştirilmesi, işletmelerin güçlendirilmesi, nitelikli istihdamın desteklenmesi ve sanayi altyapısının iyileştirilmesi gibi konular öne çıktı. KUTSO heyeti, ziyaretler kapsamında kendilerini kabul eden AK Parti TBMM Grup Başkanvekili Özlem Zengin ile Kütahya milletvekilleri Adil Biçer, Mehmet Demir, Ahmet Erbaş ve Ali Fazıl Kasap’a misafirperverlikleri dolayısıyla teşekkür etti. KUTSO’nun yeni dönemde de Kütahya iş dünyasının beklentilerini ilgili mercilere taşımaya ve kentin üretim, ticaret ve yatırım kapasitesinin geliştirilmesine yönelik çalışmalarını sürdürmeye odaklanması bekleniyor.

Aykut Kaya’dan Elma İthalatının Durdurulması ve Üreticiye Destek Çağrısı Haber

Aykut Kaya’dan Elma İthalatının Durdurulması ve Üreticiye Destek Çağrısı

Yeni Parti Antalya Milletvekili Aykut Kaya, elma üreticilerinin artan maliyetler ve düşük alım fiyatları nedeniyle zor durumda olduğunu belirterek elma ithalatının durdurulmasını ve yerli üreticiye kilogram başına teşvik verilmesini istedi. Kaya, üreticiyi koruyacak taban fiyat uygulaması çağrısında bulundu. Yeni Parti Antalya Milletvekili Aykut Kaya, Türkiye'de elma üreticilerinin yaşadığı ekonomik sorunları Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde (TBMM) düzenlediği basın toplantısında gündeme getirdi. Antalya'nın Elmalı ilçesinde üreticilerin elmalarını maliyetine yakın fiyatlarla dahi satmakta zorlandığını belirten Kaya, yerli üretimin korunması için Tarım ve Orman Bakanlığına çağrıda bulundu. Elma üreticisinin kilogram başına maliyeti 15 lira Antalya'nın Elmalı ilçesinde yetiştirilen elmanın kilogram başına üretim maliyetinin yaklaşık 15 lira olduğunu ifade eden Aykut Kaya, üreticilerin ürünlerini 15 ila 20 lira arasında değişen fiyatlarla satmaya çalıştığını ancak yeterli talep bulamadığını söyledi. Üreticilerin geçen yıl meyve suyu fabrikalarına kilogramı 12 liradan sattığı elmaları bu yıl 3,5 liraya vermek zorunda kaldığını aktaran Kaya, fiyatlardaki düşüşün üreticilerin ekonomik koşullarını daha da ağırlaştırdığını dile getirdi. Elmaların soğuk hava depolarında muhafaza edilmesinin de üreticilere ek maliyet getirdiğini belirten Kaya, ürünlerin satılamamasının çiftçilerin zararını artırdığına dikkat çekti. Üreticide alıcı yok, markette elma 80 lira Elma fiyatlarındaki üretici ve tüketici arasındaki farka dikkat çeken Aykut Kaya, marketlerde kilogramı 80 liraya satılan elmanın üreticinin elinde kaldığını ve üreticilerin ürünlerine 10 lira seviyesinde bile alıcı bulmakta zorlandığını ifade etti. Üreticinin yüksek maliyetlerle yetiştirdiği ürününü değerinde satamadığını belirten Kaya, tarladaki fiyat ile market rafındaki fiyat arasındaki farkın hem çiftçiyi hem de tüketiciyi olumsuz etkilediğini vurguladı. “Elma ithalatını durdurun” Tarım ve Orman Bakanlığına seslenen Aykut Kaya, yerli elma üreticisinin korunması için ithalatın durdurulmasını istedi. Kaya, üreticilere kilogram başına teşvik ve destek verilmesi gerektiğini belirterek taban fiyat uygulaması çağrısında bulundu. Üretim maliyetlerinin dikkate alınması ve bu maliyetlerin üzerine makul bir kâr eklenerek fiyat belirlenmesi gerektiğini ifade eden Kaya, yerli üreticinin emeğinin karşılığını almasının önemine dikkat çekti. Yerli elma üreticisine destek çağrısı Elma üreticilerinin yaşadığı sorunların çözümü için ithalat politikalarının ve tarımsal desteklerin yeniden değerlendirilmesini isteyen Kaya, üreticiyi koruyan adımların atılması gerektiğini belirtti.

Selçuk Özdağ Açıkladı: Tarımın Banka Borcu 1,5 Trilyon Liraya Dayandı Haber

Selçuk Özdağ Açıkladı: Tarımın Banka Borcu 1,5 Trilyon Liraya Dayandı

Selçuk Özdağ: Tarım sektörünün borcu 1,5 trilyon liraya dayandı Yeni Yol Partisi Grup Başkanvekili Selçuk Özdağ, tarım sektörünün bankalara olan borcunun Temmuz 2026 itibarıyla 1 trilyon 492 milyar liraya yükseldiğini belirterek çiftçilerin borç yükü altında üretim yapmakta zorlandığını söyledi. Özdağ, tarladaki ürün ile marketteki fiyat arasındaki büyük farkın da açıklanması gerektiğini vurguladı. Yeni Yol Partisi Grup Başkanvekili Selçuk Özdağ, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde (TBMM) düzenlediği basın toplantısında tarım sektöründe yaşanan ekonomik sorunlara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. İktidarın tarım politikalarını eleştiren Özdağ, artan üretim maliyetleri ve borç yükünün çiftçileri zor durumda bıraktığını savunarak tarımsal üretimin ve gıda güvenliğinin korunması çağrısında bulundu. Tarım sektörünün banka borcu bir yılda 411 milyar lira arttı Tarım sektörünün bankalara olan borçlarının ulaştığı seviyeye dikkat çeken Selçuk Özdağ, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) verilerine göre tarım sektörünün banka borcunun Temmuz 2025'te yaklaşık 1 trilyon 81 milyar lira olduğunu, Temmuz 2026'da ise 1 trilyon 492 milyar liraya yükseldiğini ifade etti. Bir yıllık dönemde borçların yaklaşık 411 milyar lira arttığını belirten Özdağ, mevcut kredi yükünün tarımsal üretimin sürdürülebilirliği açısından ciddi bir sorun oluşturduğunu dile getirdi. Özdağ, takipteki tarım kredilerinin de yükseldiğini belirterek, kamuoyuna yansıyan haziran dönemi karşılaştırmasında bu tutarın 7,7 milyar liradan 25,5 milyar liraya çıktığını söyledi. Çiftçiye yeni kredi verilmesinin tek başına başarı olarak değerlendirilemeyeceğini savunan Özdağ, üreticinin önceki borçlarını ödeyebilmek için yeniden borçlanmak zorunda kalmasının kalıcı bir çözüm olmadığını vurguladı. “Çiftçi tarlasını ekmek için malını mülkünü ipotek ediyor” Çiftçilerin artan maliyetler nedeniyle üretim yapmakta zorlandığını ifade eden Selçuk Özdağ, üreticilerin tarlalarını ekebilmek için mal varlıklarını bankalara ipotek ettirmek zorunda kaldığını öne sürdü. İktidarın tarım politikalarını eleştiren Özdağ, çiftçilerin yaşadığı ekonomik sıkıntıların tüketicilere de yansıdığını belirtti. Gıda fiyatlarındaki artışın vatandaşların alım gücünü düşürdüğünü söyleyen Özdağ, tarımsal üretimin desteklenmesi ve gıda piyasasında etkin denetim mekanizmalarının oluşturulması gerektiğini ifade etti. Domates, pancar, patates, mısır, zeytin ve fındık üreticilerinin de ciddi sorunlarla karşı karşıya olduğunu belirten Özdağ, çiftçilerin üretimden kopmasının önüne geçilmesi gerektiğine dikkat çekti. Tarladaki fiyatla market fiyatı arasındaki fark dikkat çekti Selçuk Özdağ, üreticiden tüketiciye uzanan tedarik zincirindeki fiyat farklılıklarına da değindi. Bazı ürünlerin tarladaki veya üretim yerindeki fiyatlarıyla market satış fiyatlarını karşılaştıran Özdağ, aradaki farkın açıklığa kavuşturulması gerektiğini söyledi. Özdağ'ın paylaştığı fiyat karşılaştırmasına göre; Limon: Üreticide 7 TL, markette 51 TLHavuç: Tarlada 11 TL, markette 48 TLElma: Üretim yerinde 21 TL, markette 73 TL Üretici ile tüketici arasındaki fiyat farkının nedenlerinin araştırılması gerektiğini belirten Özdağ, tedarik zincirindeki fiyat oluşumunun şeffaf biçimde takip edilmesini istedi. “Çiftçiyi koruyan sistemler kurulmalı” Tarım sektöründeki borçlanmanın ve gıda fiyatlarındaki artışın birlikte değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Selçuk Özdağ, hem üreticiyi koruyan hem de tüketicinin ödediği paranın hesabını takip eden sistemlerin kurulması çağrısında bulundu.

Zeytin Üreticisi Ayrıcalık Değil, Emeğinin Karşılığını İstiyor Haber

Zeytin Üreticisi Ayrıcalık Değil, Emeğinin Karşılığını İstiyor

İYİ Parti Muğla Milletvekili Metin Ergun, artan üretim maliyetleri ve düşen ürün fiyatları nedeniyle zor günler geçiren zeytin ve zeytinyağı üreticileri için acil destek çağrısında bulundu. Ergun, kilogram başına en az 50 TL doğrudan ürün desteği ve mazot desteğinin artırılmasını istedi. İYİ Parti Muğla Milletvekili Metin Ergun, zeytin ve zeytinyağı üreticilerinin yaşadığı ekonomik sıkıntıları Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) düzenlediği basın toplantısında gündeme getirdi. Üreticilerin artan maliyetler, düşen ürün fiyatları ve borç yükü altında üretim yapmaya çalıştığını belirten Ergun, gerekli önlemlerin gecikmeden alınması gerektiğini söyledi. “Zeytin dalda kalma riskiyle karşı karşıya” Zeytin üreticilerinin çok zor bir dönemden geçtiğini ifade eden Metin Ergun, gübre, işçilik, ilaç ve nakliye giderlerindeki artışın üreticiyi olumsuz etkilediğini belirtti. Açıklanan alım fiyatlarının üretim maliyetlerini karşılamadığını savunan Ergun, mevcut koşulların devam etmesi halinde zeytinlerin dalda kalma riskiyle karşı karşıya olduğunu dile getirdi. Zeytine verilen fiyatın toplama maliyetini dahi karşılamadığını söyleyen Ergun, üreticinin giderleri artarken zeytin ve zeytinyağı fiyatlarının aynı oranda yükselmediğini, aksine gerilediğini ifade etti. “Üretici emeğinin karşılığını istiyor” Hasat döneminin sonunda üreticilerin geçim kaygısı yaşamasının kabul edilemez olduğunu belirten Ergun, zeytin üreticilerinin ayrıcalık değil, emeklerinin karşılığını talep ettiğini vurguladı. Ergun, üreticilerin ürünlerini maliyetlerini karşılayan fiyatlarla satabilmesi, borçlarını ödeyebilmesi ve ailelerinin geçimini sağlayabilmesi gerektiğini belirterek, zeytin ve zeytinyağı sektöründeki ekonomik darboğazın aşılması için somut adımlar atılması çağrısında bulundu. Zeytin üreticisine kilogram başına 50 TL destek talebi İYİ Partili Metin Ergun, zeytin üreticilerinin yaşadığı sorunların çözümü için hükümete yönelik destek önerilerini de açıkladı. Ergun, üreticilere kilogram başına en az 50 TL doğrudan ürün desteği verilmesini ve mazot desteğinin artırılmasını istedi. Üreticinin gerçek üretim maliyetlerinin dikkate alınması gerektiğini belirten Ergun, adil bir taban fiyat politikasının uygulanması çağrısında bulundu. Zeytin ve zeytinyağı üreticilerinin artan maliyetler karşısında korunması gerektiğini vurgulayan Ergun, sektörün sürdürülebilirliği ve üreticinin emeğinin karşılığını alabilmesi için gerekli desteklerin gecikmeden hayata geçirilmesini istedi.

Ziraat Mühendisleri Odası’ndan 2027 Tarım Bütçesi Çağrısı Haber

Ziraat Mühendisleri Odası’ndan 2027 Tarım Bütçesi Çağrısı

TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası, 2027 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi’nde tarım sektörüne ayrılması öngörülen kaynakları değerlendirerek tarımsal desteklerin artırılması çağrısında bulundu. Oda, 5488 sayılı Tarım Kanunu’nun 21. maddesi uyarınca tarımsal desteklerin gayrisafi yurt içi hasılanın yüzde 1’inden az olmaması gerektiğini hatırlatarak, 2027 yılı için doğrudan tarımsal destek bütçesinin 1 trilyon 112 milyar TL seviyesine çıkarılmasını istedi. TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası, 20 Ekim 2026 tarihinde yaptığı açıklamada, 2027 yılı bütçesinde tarım sektörüne ayrılması planlanan kaynakları ve çiftçilerin karşı karşıya olduğu ekonomik sorunları gündeme taşıdı. Açıklamada, tarımsal üretimin sürdürülebilirliğinin sağlanması, çiftçi refahının artırılması, tarımsal ürün arzının güçlendirilmesi ve gıda enflasyonunun düşürülmesi için bütçe politikalarının yeniden ele alınması gerektiği vurgulandı. Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne (TBMM) sunulan 2027 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi kapsamında tarım sektörüne toplam 1 trilyon 305 milyar TL kaynak ayrılması öngörülüyor. Ancak Ziraat Mühendisleri Odası, doğrudan tarımsal destekler için teklif edilen 235 milyar TL’nin, Tarım Kanunu’nda belirtilen yasal oranla karşılaştırıldığında yetersiz kaldığını belirtti. 2027 Tarım Bütçesinde 1 Trilyon 305 Milyar TL Kaynak Öngörülüyor 2027 yılı bütçe teklifinde tarım sektörüne yönelik kaynakların farklı kalemlere dağıtıldığı bildirildi. Buna göre tarımsal destekler için 235 milyar TL, tarım sektörü yatırımları için 268 milyar TL, tarımsal kredi desteği için 325 milyar TL ve tarım sektörüne ilişkin vergi harcamaları için 342 milyar TL kaynak ayrılması öngörülüyor. Tarımsal kamu iktisadi teşebbüslerinin finansmanı, müdahale alımları ve ihracat destekleri için ise 135 milyar TL ödenek teklif ediliyor. Bütçe teklifinde Tarım ve Orman Bakanlığı için 760,6 milyar TL, Devlet Su İşleri (DSİ) Genel Müdürlüğü için de 324 milyar TL kaynak ayrılması planlanıyor. Ziraat Mühendisleri Odası, toplam tarımsal kaynakların büyüklüğünün tek başına yeterli bir gösterge olmadığını belirterek, doğrudan çiftçiye sağlanan tarımsal desteklerin yasal yükümlülükler ve üreticilerin ihtiyaçları doğrultusunda değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekti. Tarım Kanunu’nun Yüzde 1 Şartı Hatırlatıldı Açıklamanın en önemli başlıklarından birini, 5488 sayılı Tarım Kanunu’nun 21. maddesinde yer alan tarımsal destekleme ödeneğine ilişkin düzenleme oluşturdu. Söz konusu maddede, bütçeden ayrılacak kaynağın gayrisafi millî hasılanın yüzde 1’inden az olamayacağı hükmünün bulunduğunu hatırlatan Oda, 2027 yılı için belirlenen ekonomik büyüklükler ile bütçe teklifindeki tarımsal destek tutarı arasında önemli bir fark bulunduğunu ifade etti. 2027-2029 Orta Vadeli Programı’nda yer alan tahmine göre, 2027 yılı gayrisafi yurt içi hasılasının cari fiyatlarla 111 trilyon 207 milyar TL olması öngörülüyor. Bu tahmin esas alındığında, tarımsal destekler için ayrılması gereken kaynağın en az 1 trilyon 112 milyar 70 milyon TL olması gerektiği belirtiliyor. Buna karşılık 2027 yılı bütçe teklifinde doğrudan tarımsal destekler için 235 milyar TL ayrılması öngörülüyor. Odanın hesaplamasına göre bu tutar, gayrisafi yurt içi hasılanın yaklaşık yüzde 0,21’ine karşılık geliyor. Açıklamada, teklif edilen destek bütçesi ile yüzde 1’lik yasal ölçüt esas alınarak hesaplanan tutar arasında yaklaşık 877 milyar TL fark bulunduğu vurgulandı. Ziraat Mühendisleri Odası, tarımsal destekleme bütçesinin TBMM’deki Plan ve Bütçe Komisyonu ile Genel Kurul görüşmeleri sırasında yeniden değerlendirilmesini talep etti. Tarımsal Desteklerde Yıllardır Süren Yetersizlik Gündemde Ziraat Mühendisleri Odası, tarımsal desteklerin geçmiş yıllardaki seviyelerine de dikkat çekti. Açıklamada verilen verilere göre doğrudan tarımsal destek bütçesi 2023 yılında 54 milyar TL, 2024 yılında 91,5 milyar TL ve 2025 yılında 135 milyar TL olarak gerçekleşti. 2026 yılı bütçe teklifinde 168 milyar TL olarak belirtilen doğrudan tarımsal destek tutarının, 2027 yılı teklifinde 235 milyar TL'ye yükseltilmesi öngörülüyor. Ancak Oda, nominal tutarlardaki artışın tek başına çiftçinin alım gücünü ve üretim kapasitesini korumaya yeterli olmadığını savundu. Mazot, gübre, tohum, zirai ilaç ve diğer tarımsal girdilerde yaşanan maliyet artışlarının üreticilerin ekonomik koşullarını zorlaştırdığına işaret edilen açıklamada, desteklerin üretim maliyetleri ve yasal yükümlülükler dikkate alınarak belirlenmesi gerektiği ifade edildi. “Çiftçinin Üretim Motivasyonu Korunmalı” TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası, mevcut bütçe yaklaşımının artan girdi maliyetleri karşısında çiftçilerin üretime devam etmesini güvence altına almakta yetersiz kalabileceğini belirtti. Açıklamada, tarımsal desteklerin yasal ölçütün altında kalmasının kırsal alanlardan göçü hızlandırabileceği, tarımsal arz güvenliğini olumsuz etkileyebileceği ve tüketicilerin uygun fiyatlı gıdaya erişimini zorlaştırabileceği kaydedildi. Tarımsal üretimde yaşanabilecek daralmanın gıda arzını etkileyerek fiyatlar üzerinde baskı oluşturabileceğine dikkat çeken Oda, çiftçi gelirinin korunması ile gıda enflasyonunun düşürülmesi arasında doğrudan bir ilişki bulunduğunu vurguladı. Odaya göre tarım politikalarının temel hedefleri arasında üreticinin gelirini güvence altına almak, üretim kapasitesini artırmak, gıda arzında sürekliliği sağlamak ve tüketicinin uygun fiyatlarla gıdaya erişimini kolaylaştırmak yer almalı. Tarım ve Orman Bakanlığı Bütçesi Artırılmalı Ziraat Mühendisleri Odası, tarımsal üretimin geliştirilmesi için Tarım ve Orman Bakanlığı bütçesinin artırılması gerektiğini belirterek, bilimsel çalışmaların ve modern tarım tekniklerinin sahada daha etkin uygulanması çağrısında bulundu. Açıklamada, çiftçilerin üretim süreçlerinde doğru yönlendirilmesi, verimliliğin artırılması ve tarımsal sorunlara bilimsel çözümler geliştirilmesi için ziraat mühendislerinin önemli bir görev üstlendiği ifade edildi. Bu kapsamda, binlerce ziraat mühendisinin kamuda istihdam edilmesi gerektiği belirtilirken, tarımsal araştırma ve geliştirme çalışmalarının güçlendirilmesi ve kurumsal kapasitenin artırılması talep edildi. Oda, tarımsal üretimin yalnızca geleneksel yöntemlerle sürdürülemeyeceğini, bilimsel bilgi ve teknolojinin üreticilere ulaştırılmasının verimlilik ve sürdürülebilirlik açısından önem taşıdığını kaydetti. Çiftçinin Geçmiş Borçları İçin Tasfiye Fonu Önerisi Açıklamada öne çıkan taleplerden biri de çiftçilerin geçmiş dönemlerden kaynaklanan borçlarının hafifletilmesine yönelik özel bir destek paketi oluşturulması oldu. Tarım Kanunu’nun yürürlüğe girdiği 2006 yılından bu yana tarımsal desteklerin yasal ölçütün altında kalmasının üreticilerin ekonomik yükünü artırdığını savunan Ziraat Mühendisleri Odası, 2027 yılı bütçesine özel bir “Sübvanse Edilmiş Borç Tasfiye Fonu” eklenmesini önerdi. Odaya göre böyle bir fon, borç yükü altında üretim yapmaya çalışan çiftçilerin finansal açıdan rahatlamasına ve üretim faaliyetlerini sürdürebilmesine katkı sağlayabilir. Önerilen düzenlemenin yalnızca kamu ve özel bankalara olan tarımsal kredi borçlarıyla sınırlı tutulmaması gerektiği de vurgulandı. Çiftçilerin gübre, tohum, zirai ilaç ve diğer üretim girdilerini temin ettikleri bayilere, tüccarlara ve tedarikçi firmalara olan piyasa borçlarının da kapsama alınması istendi. Açıklamada, üreticilerin piyasa borçlarının devlet sübvansiyonuyla yapılandırılması ve temizlenmesine yönelik bir mekanizmanın oluşturulması gerektiği ifade edildi. Mazot ve Gübre Desteği Üretimden Önce Verilmeli Tarımsal üretim maliyetlerinin düşürülmesi için mazot ve gübre başta olmak üzere temel girdilerdeki vergi yükünün hafifletilmesi gerektiğini belirten Oda, nakdi desteklerin üretim döneminden önce çiftçilerin hesaplarına yatırılmasını talep etti. Desteklerin zamanında ödenmesinin üreticilerin ekim, dikim ve diğer tarımsal faaliyetlerini planlamalarını kolaylaştıracağına dikkat çekilen açıklamada, üretim takvimiyle uyumlu destek politikalarının önemine işaret edildi. Oda, çiftçilerin ihtiyaç duyduğu finansmana zamanında ulaşabilmesinin üretim maliyetlerinin yönetilmesi ve tarımsal faaliyetlerin kesintisiz sürdürülmesi açısından önemli olduğunu belirtti. DSİ Yatırımlarında Kapalı Sistem Sulama Önceliği Kuraklık riskinin tarımsal üretim üzerindeki etkilerinin azaltılması için Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü yatırımlarının hızlandırılması da talepler arasında yer aldı. Ziraat Mühendisleri Odası, DSİ bütçesinde tarımsal sulama yatırımlarına öncelik verilmesini ve kapalı sistem sulama projelerinin tamamlanmasını istedi. Su kaynaklarının daha verimli kullanılmasının, iklim koşullarındaki değişim karşısında tarımsal üretimin sürdürülebilirliği açısından kritik öneme sahip olduğu vurgulandı. Sulama altyapısının geliştirilmesiyle üreticilerin suya erişiminin iyileştirilmesi ve tarımsal üretimde verimliliğin desteklenmesi hedefleniyor. POda, sulama yatırımlarının yalnızca mevcut üretim kapasitesini korumakla kalmayıp gelecekteki su ve gıda güvenliği açısından da değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Ziraat Mühendisleri Odası’ndan TBMM’ye Çağrı TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası, 2027 yılı bütçe görüşmelerinde tarımsal desteklerin 5488 sayılı Tarım Kanunu’nun 21. maddesinde belirtilen ölçüt doğrultusunda yeniden düzenlenmesini istedi. Odanın talepleri arasında doğrudan tarımsal destek bütçesinin en az 1 trilyon 112 milyar TL seviyesine çıkarılması, Tarım ve Orman Bakanlığı bütçesinin artırılması, ziraat mühendislerinin kamuda istihdam edilmesi, çiftçilerin geçmiş borçları için özel bir tasfiye fonu kurulması, mazot ve gübre maliyetlerinin azaltılması ve sulama yatırımlarının hızlandırılması bulunuyor. Açıklamanın sonunda tarımsal desteklerin bir lütuf değil, yasal bir yükümlülük ve ülkenin geleceği açısından stratejik bir gereklilik olduğu vurgulandı. Ziraat Mühendisleri Odası, tüm siyasi partileri ve milletvekillerini TBMM’deki bütçe görüşmelerinde çiftçilerin, tarımsal üretimin ve gıda güvenliğinin ihtiyaçlarını gözetmeye davet etti.

Gürer: ''Esnaflarımızın Sorunları İçin Çözüm Şart'' Haber

Gürer: ''Esnaflarımızın Sorunları İçin Çözüm Şart''

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer TESK Genel Başkanlığına seçilen Mehmet Yiginer, TESK Genel Başkan Vekili Hayrettin Yıldırım, Niğde Esnaf ve Sanatkarlar Odası ve TESK Denetim Kurulu Üyesi Alim Yeşil’i ayrı ayrı ziyaret ederek seçildikleri görevlerden dolayı başarı diledi Türkiye Şoförler ve Otomobilciler Federasyonu (TŞOF) Başkanı Mehmet Yiğiner, TESK’in yeni Genel Başkanı seçildi. 19 yıldır görev yapan Bendevi Palandöken aday olmadı. Seçimler sonunda Türkiye Esnaf ve Sanatkârları Konfederasyonu Genel Başkanı Mehmet Yiğiner Genel Başkan seçildi. Niğde Esnaf Sanatkarlar Oda Başkanı Alim Yeşil ile Denetim kurulunda yer alırken Türkiye Madeni Eşya Federasyonu Genel Başkanı, Hayrettin Yıldırımda TESK Genel Başkan Vekili oldu. CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer ziyaretinde esnafların durumu üzerinde değerlendirmelerde bulundu.TBMM ‘de esnaflar için verdiği önerge ve kanun tekliflerini ifade eden Gürer “esnaflarımızın durumu iyileştirilmesi, sorunlar çözüm bulması için biz esnaflarımız yanında olduk.Olmaya devam edeceğiz.Yeni yönetime başarılar diliyorum.Niğde Esnaf ve Oda Başkanımız Alim Yeşil üst kurul üyesi olması da Niğde’miz içinde önemli” dedi. POS İÇİN DÜZENLEME KANUNU CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, POS cihazı bulundurmak ve kartlı ödeme kabul etmek zorunda olan esnafın bankaların ve ödeme kuruluşlarının aldığı komisyonlar kazançlarını olumsuz biçimde etkilediği belirterek bunun düzeltilmesi için kanun teklifi verdi Gürer “Mahalle bakkalından manava, berberden kuaföre, kahvehaneden büfeye, simitçiden küçük lokantaya kadar çok sayıda işletmenin düşük kâr marjıyla faaliyet gösterdiğine dikkat çekti. CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Büyük işletmeler açısından yönetilebilir düzeyde kalan kartlı ödeme maliyetleri, küçük esnaf için doğrudan gelir kaybına oluşturmaktadır. Esnaf zaten kira, elektrik, su, personel, hammadde, vergi ve sigorta gibi çok sayıda zorunlu giderle karşı karşıyadır. Bunların üzerine her kartlı işlemden yapılan kesinti eklendiğinde esnafın gerçek kazancı daha da düşmektedir. Özellikle küçük esnaf uygulanan ekonomik politikalar ile iyice daralmış durumdadır. Kredisini ödemekte zorlanmakta sattığı ürünün yerine yeni ürün alıp koymakta da zorlanmaktadır” dedi. Esnafında zorda olduğu ve küçük esnafın işini sürdürmekte zorlandığını söyleyen Ömer Fethi Gürer, esnaf vergi, faiz, kira, sabit giderlerle uğraşırken sattığı ürünün yerine sattığı fiyattan ürün almakta zorlandığını ifade etmektedirler” dedi. Gürer, ekonomik büyüklüğü ve taşıma kapasitesi birbirinden farklı işletmelere aynı maliyet yapısının uygulanmasının adil olmadığını belirterek, “Mikro ölçekli bir esnaf ile büyük bir işletmenin kartlı ödeme sistemlerinden kaynaklanan maliyeti aynı şekilde değerlendirilmemelidir. Küçük esnafın korunması için işlem hacmi ve ekonomik büyüklük dikkate alınarak farklılaştırılmış bir sistem oluşturulmalıdır” dedi. CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, TBMM Başkanlığına sunduğu kanun teklifinde, 5362 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar Meslek Kuruluşları Kanunu kapsamında faaliyet gösteren mikro ölçekli ve belirlenen cironun altında kalan esnaf ve sanatkârlardan kartlı ödeme işlemleri için komisyon alınmaması gerektiğini belirtti. Gürer, teklifinde diğer esnaf ve sanatkârlar için azami komisyon oranının yüzde 0,50, diğer tüm üye işyerleri için ise yüzde 0,75 olarak belirlenmesi amaçlandığını ifade etti. Ömer Fethi Gürer, “Mikro ölçekli esnaf için komisyonun yüzde sıfıra indirilmesini, diğer esnaf ve sanatkârlar için yüzde 0,50, diğer üye işyerleri için ise yüzde 0,75 üst sınır getirilmesini öneriyoruz. Esnafın ayakta kalabilmesi için kartlı ödeme sistemlerinin oluşturduğu maliyetin makul ve ölçülü seviyeye çekilmesi gerekiyor” diye konuştu.

Milletvekili Müzeyyen Şevkin Narenciyeleri Meclis Kürsüsüne Döktü! Haber

Milletvekili Müzeyyen Şevkin Narenciyeleri Meclis Kürsüsüne Döktü!

CHP Adana Milletvekili Dr. Müzeyyen Şevkin, narenciye üreticilerinin yaşadığı ekonomik sorunları TBMM gündemine taşıdı. Portakal, limon ve mandalinaları Meclis kürsüsüne dökerek üretici ile tüketici arasındaki fiyat farkına dikkat çeken Şevkin, narenciye üreticisine ton başına en az 5 bin lira doğrudan destek verilmesini ve çiftçi borçlarının faizsiz ertelenmesini istedi. CHP’nin araştırma önergesi ise AKP ve MHP oylarıyla reddedildi. Müzeyyen Şevkin’den narenciye üreticisi için Meclis’te dikkat çeken çıkış Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Adana Milletvekili ve TBMM Başkanlık Divanı Üyesi Dr. Müzeyyen Şevkin, Çukurova başta olmak üzere narenciye üretiminin yoğun olarak yapıldığı bölgelerde çiftçilerin yaşadığı ekonomik sorunları Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) gündemine taşıdı. Narenciye üreticilerinin sorunlarının araştırılması amacıyla Meclis’e sunulan araştırma önergesi, CHP Grubu’nun önerisi olarak TBMM Genel Kurulu’nda görüşüldü. Önergenin gerekçelerini CHP Grubu adına açıklayan Şevkin, konuşması sırasında torbadaki portakal, limon ve mandalinaları kürsüye dökerek tarım sektöründe yaşanan ekonomik sıkıntılara dikkat çekti. Üreticinin ürününü dalında maliyetinin altında satmak zorunda kaldığını, tüketicinin ise aynı ürünleri pazarda ve markette yüksek fiyatlarla satın aldığını belirten Şevkin, mevcut fiyat politikalarının hem çiftçiyi hem de vatandaşları mağdur ettiğini savundu. Şevkin, konuşmasında, “Çiftçi bahçede zarar ediyor, tüketici pazarda ateş pahasına alıyor. Dalında 5 lira, pazarda 40 lira! Bu nasıl düzen?” ifadeleriyle üretici ve tüketici arasındaki fiyat farkına tepki gösterdi. “Çukurova’nın çiftçisi kan ağlıyor” Türkiye'nin narenciye üretiminde önemli bir yere sahip olan Çukurova bölgesinde çiftçilerin ağır bir ekonomik darboğazdan geçtiğini ifade eden Müzeyyen Şevkin, Adana, Hatay ve Mersin’de üreticilerin yaşadığı sorunların görmezden gelinmemesi gerektiğini söyledi. Şevkin, “Adana’dan, Hatay’dan, Mersin’den çiftçinin sesi, gözü, kulağı olmak için buradan haykırıyoruz. Narenciye üreticimiz kan ağlıyor!” diyerek üreticilerin yaşadığı sıkıntıları gündeme taşıdı. Türkiye’de yıllık yaklaşık 6 milyon ton narenciye ve 2 milyon ton limon üretildiğini, üretimin yaklaşık yüzde 80’inin Çukurova’da gerçekleştirildiğini belirten Şevkin, böylesine büyük bir üretim potansiyeline rağmen çiftçilerin emeklerinin karşılığını alamadığını dile getirdi. Üreticinin artan maliyetler karşısında ayakta kalmakta zorlandığını kaydeden Şevkin, tarımsal üretimin sürdürülebilirliği için çiftçilere yönelik somut destek politikalarının hayata geçirilmesi gerektiğini vurguladı. Narenciye üretiminde maliyetler arttı, bahçe fiyatları düştü Mazot, gübre, elektrik ve zirai ilaç fiyatlarındaki artışın narenciye üreticisinin maliyetlerini önemli ölçüde yükselttiğini belirten Şevkin, üreticilerin ürünlerini satarken bu maliyetleri karşılayamadığını ifade etti. Limonun kilogram başına üretim maliyetinin 20 lirayı aştığını, dönüm başına maliyetin ise 15 bin liraya ulaştığını söyleyen Şevkin, sezon başında 8-12 lira seviyesinde olan limonun bahçe fiyatının 5 liraya kadar gerilediğini belirtti. Erkenci mandalinanın 5-7 lira aralığında alıcı bulduğunu, bazı mandalina türlerinde fiyatların 2 liranın altına düştüğünü kaydeden Şevkin, üreticilerin hasat masraflarını dahi karşılamakta zorlandığını söyledi. Narenciye bahçelerinin yıllar süren emek ve yatırım sonucunda verimli hale geldiğine dikkat çeken Şevkin, ürünün değerinde satılamamasının çiftçileri büyük zarara uğrattığını ifade etti. Şevkin, “Bir limon bahçesi yıllarca emek istiyor, yıllarca meyve vermesini bekliyorsunuz. Ama ürün para etmiyor. Bahçeye işçi soktuğunuzda, toplama masrafını bile karşılayamıyorsunuz. Üretici, binbir emekle yetiştirdiği ürünü dalında çürümeye terk ediyor. Bu nasıl bir düzendir?” sözleriyle üreticinin yaşadığı çıkmaza dikkat çekti. Dalında 5 lira olan narenciye pazarda 40 liraya satılıyor Müzeyyen Şevkin’in Meclis kürsüsünde gündeme getirdiği konuların başında, üreticinin satış fiyatı ile tüketicinin ödediği fiyat arasındaki fark geldi. Narenciyenin bahçede düşük fiyatlarla alıcı bulmasına rağmen pazarda ve markette çok daha yüksek fiyatlarla satıldığını belirten Şevkin, üreticinin de tüketicinin de mevcut sistemden olumsuz etkilendiğini savundu. Şevkin, üreticinin ürününü maliyetinin altında satmak zorunda kaldığını, tüketicinin ise yüksek fiyatlar nedeniyle temel gıda ürünlerine erişmekte zorlandığını dile getirdi. “Üretici kazanamıyor, tüketici alamıyor. Bu tablonun sorumluluğu görmezden gelinemez!” diyen Şevkin, tarımsal üretimden tüketiciye uzanan tedarik zincirindeki fiyat oluşumunun ve aracılık maliyetlerinin de değerlendirilmesi gerektiğine işaret etti. Üreticinin emeğinin karşılığını alabileceği, tüketicinin ise narenciyeyi uygun fiyatlarla satın alabileceği bir sistemin oluşturulması gerektiğini belirten Şevkin, iktidara tarım politikalarını yeniden gözden geçirme çağrısında bulundu. Mersin Limanı’ndaki maliyetler ihracatçıyı zorluyor Narenciye üreticilerinin karşılaştığı sorunların yalnızca tarımsal üretim maliyetleriyle sınırlı olmadığını belirten Şevkin, ihracat sürecinde ortaya çıkan lojistik giderlerin de üreticiler üzerindeki baskıyı artırdığını söyledi. Mersin Limanı’ndaki elleçleme ve ücretlendirme uygulamalarını gündeme getiren Şevkin, indirme, bindirme, forklift ve konteyner kiralama gibi 27 ayrı kalemde ücret alındığını, dolar üzerinden yapılan fiyatlandırmanın ihracatçıların maliyetlerini artırdığını ifade etti. Liman hizmetlerindeki ücretlendirme uygulamalarının yeniden değerlendirilmesini isteyen Şevkin, Mersin Deniz Ticaret Odası’nın görüşlerinin de dikkate alınması gerektiğini belirtti. Limanların ülkenin üretim ve ihracat kapasitesini desteklemesi gerektiğini savunan Şevkin, üreticilerin ve ihracatçıların önüne yeni maliyetler çıkaran uygulamaların Çukurova’nın tarımsal üretimine zarar verdiğini dile getirdi. Şevkin, “Limanlar bu ülkenin üreticisine hizmet etmeli. İhracatçının önüne yeni maliyetler çıkaran uygulamalar, Çukurova’nın emeğine ve Türkiye’nin ihracatına zarar veriyor” dedi. İhracattaki lojistik sorunlar çiftçinin gelirini etkiliyor İklim krizi, zirai don ve kuraklığın yanı sıra ekonomi ve dış ticaret politikalarının da narenciye üreticileri açısından belirleyici olduğunu kaydeden Şevkin, ihracatta yaşanan lojistik sorunların ürünlerin pazara ulaşmasını zorlaştırdığını söyledi. Karadeniz hattındaki gemi trafiğine ilişkin aksaklıkların nakliye maliyetlerini artırdığını belirten Şevkin, deniz yoluyla yaklaşık 3 bin dolara gerçekleştirilebilecek bir sevkiyatın kara yoluyla tır başına 9-10 bin dolara mal olabildiğini ifade etti. Aradaki maliyet farkının ihracatçı ve üretici açısından ciddi bir yük oluşturduğunu kaydeden Şevkin, ihracat kanallarının daralmasının iç piyasada da fiyat baskısına yol açtığını savundu. Şevkin, “İhracat tıkanınca iç piyasa da darbe alıyor. Ürün elde kalıyor, fiyatlar üretici aleyhine geriliyor. Bunun bedelini yine çiftçimiz ödüyor” dedi. Lojistik maliyetlerinin azaltılması için Hatay Erzin-Dörtyol demiryolu güzergâhlarının devreye alınmasını isteyen Şevkin, Çin, Uzak Doğu ve Orta Doğu pazarlarına yönelik yeni ihracat olanaklarının geliştirilmesi gerektiğini belirtti. Narenciye bahçelerinde ağaç sökümü uyarısı Narenciye üreticilerinin zarar etmeleri nedeniyle yıllardır emek verdikleri ağaçları sökmek zorunda kaldıklarını belirten Şevkin, bu durumun Türkiye’nin gelecekteki tarımsal üretim kapasitesi açısından risk oluşturduğunu ifade etti. Daha önce süt, zeytin ve zeytinyağı sektörlerinde de benzer sorunların yaşandığını hatırlatan Şevkin, üreticilerin gelir elde edememesinin tarımsal üretimden uzaklaşmalarına neden olabileceğini söyledi. Narenciye ağaçlarının sökülmesinin yalnızca bugünkü üretimi değil, gelecek yıllardaki arzı da etkileyebileceğine dikkat çeken Şevkin, çiftçilerin korunmasının stratejik bir mesele olarak ele alınması gerektiğini vurguladı. Şevkin, “Bugün üretici para kazanamadığı için ağacını söküyor. Yarın bu ülkede limon ve narenciye bulmakta zorlanırsak bunun sorumlusu kim olacak? Tarımı ve üreticiyi korumak, ülkenin geleceğini korumaktır” ifadelerini kullandı. Müzeyyen Şevkin’den narenciye üreticisi için 5 somut çözüm önerisi CHP Adana Milletvekili Dr. Müzeyyen Şevkin, narenciye üreticilerinin yaşadığı sorunların çözümü için iktidara beş temel öneri sundu. 1. Ton başına en az 5 bin lira doğrudan destek verilmesi Şevkin, narenciye üreticilerinin artan maliyetler karşısında rahatlatılması için ton başına en az 5 bin lira doğrudan destek sağlanmasını istedi. 2. Çiftçi borçlarının faizsiz ertelenmesi Üreticilerin finansman yükünün hafifletilmesi amacıyla Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatiflerine olan borçlarının en az iki yıl süreyle faizsiz ertelenmesi çağrısında bulundu. 3. İç tüketimin artırılması Narenciye üreticilerine yeni pazar alanları oluşturulması gerektiğini belirten Şevkin, kamu kurumlarında ve fabrikalarda haftada en az bir gün narenciye suyu tüketiminin teşvik edilmesini önerdi. 4. Demiryolu ve lojistik desteğinin sağlanması İhracat maliyetlerinin düşürülmesi için Hatay Erzin-Dörtyol demiryolu güzergâhlarının devreye alınmasını isteyen Şevkin, tarımsal ürünlerin pazarlara daha ekonomik koşullarda ulaştırılmasını talep etti. 5. Yeni ihracat pazarlarının açılması Narenciye ihracatının geliştirilmesi için Çin, Uzak Doğu ve Orta Doğu pazarlarına yönelik çalışmaların artırılmasını öneren Şevkin, alternatif ihracat kanallarının üreticilerin elini güçlendireceğini ifade etti. “Çiftçi desteklenirse tüketici de nefes alır” Tarım sektörünün desteklenmesinin yalnızca çiftçilerin değil, bütün ülke ekonomisinin yararına olacağını belirten Müzeyyen Şevkin, üreticilerin yaşadığı sorunların çözümü için kapsamlı bir destek politikasına ihtiyaç duyulduğunu söyledi. Çiftçinin üretimden kopmasının uzun vadede hem gıda arzını hem de tüketici fiyatlarını olumsuz etkileyebileceğine dikkat çeken Şevkin, üreticilerin emeğinin karşılığını alması gerektiğini vurguladı. Şevkin, “Çiftçiyi desteksiz bırakmayın. Ülke ekonomisini bu şekilde büyütemezsiniz. Üreticinin sesini duyun. Çiftçi desteklenirse tüketici de nefes alır, ülke ekonomisi de rahat eder. Çukurova’nın bereketli topraklarında üretim yapan çiftçimizin emeğinin karşılığını alması için mücadelemizi sürdüreceğiz” dedi. CHP’nin narenciye araştırma önergesi reddedildi TBMM Genel Kurulu’nda gerçekleştirilen görüşmelerin ardından, Dr. Müzeyyen Şevkin’in hazırladığı ve gerekçelerini CHP Grubu adına açıkladığı narenciye üreticilerinin sorunlarının araştırılmasına ilişkin önerge oylamaya sunuldu. CHP’nin grup önerisi olarak görüşülen araştırma önergesi, AKP ve MHP milletvekillerinin oylarıyla reddedildi. Böylece narenciye üreticilerinin artan maliyetleri, düşük bahçe fiyatları, ihracat ve lojistik sorunları ile üreticilerin borç yükü gibi başlıkların Meclis araştırması yoluyla incelenmesini amaçlayan öneri kabul edilmedi. Şevkin’in Meclis kürsüsüne portakal, limon ve mandalina dökerek gündeme taşıdığı fiyat farkı, Çukurova’daki üreticilerin ekonomik koşulları ve tarımsal üretimin sürdürülebilirliği konusundaki tartışmaları yeniden gündeme getirdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.