Hava Durumu

#Tbmm

Kırsal Haber - Tbmm haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tbmm haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

CHP'li Gürer: "Keçilerde İcralık Oldu" Haber

CHP'li Gürer: "Keçilerde İcralık Oldu"

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, icra yoluyla borcunu ödeyemeyen tarım kesimi elinde ne kaldı ise alındığını söyledi. Gürer, “Ev, tarla, eşya, traktör, sığır, ürün, koyun, güvercin derken keçiler de icralık oldu. Keçiler için de icra kapıya dayanmış.” dedi. Farklı illerde tarım kesiminin kredi borçları nedeniyle sorun yaşadığını belirten Gürer, “20 yılda takipteki alacak 125 kat artması, ödemede yaşanan sonucunda yansımasıdır.” diye konuştu. CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Yalnız Eylül 2026'da 67 traktör ve 6.757 tarla icra ve Sulh Hukuk Mahkemeleri tarafından satışa çıkarıldı.” dedi. KEÇİLERİ KAÇIRTMADILAR TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi, CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Farklı illerde ilginç icra uygulamaları var. Gazi Mustafa Kemal Atatürk talimatı ile 1936 yılında çıkarılan bir kanunla tarım kesimi önemli ölçüde icradan muaf kılınsa da AKP iktidarında bu kanunda önemli ölçüde uygulama dışı kaldı. Çiftçi, üretici, hayvancılık yapan kredi borcu ödeyemediğinde icra kapıya dayanıyor. Kırklareli Vize İcra Dairesi tarafından 32 keçi de satışa konmuş. 32 keçisi kalanı olsun, iktidar korusun.” diye konuştu. Gürer, “Sürekli bakanlık destek ve hibe açıklamaları yapıyor ama ağılda keçiye, ahırda ineğe, çiftçinin traktörüne, tarım alanına icra geliyor. Seyrediyor. Kime gidiyor hibeler, destekler?” Kırklareli Vize İcra Dairesi tarafından yayımlanan satış ilanında, toplam 32 keçinin icra yoluyla satışa çıkarıldığından haberleri olmuyor mu? İlanda yer alan hayvanların büyük bölümünü 2021, 2023 ve 2024 doğumlu dişi Malta keçileri oluştururken, iki hayvanın da 2025 doğumlu dişi Kıl Keçisi olduğu belirtilmiş. Hayvanların tamamı için toplam 320 bin lira muhammen bedel belirlenmiş. İcra yoluyla satışa çıkarılan hayvanların önemli bölümünün genç ve damızlık niteliğindeki dişi keçiler olması dikkat çekici. “Bu durumun yalnızca bir icra dosyasından ibaret görülmemesi gerekir.” dedi. CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Üretici hayvanını satıyorsa üretimden kopuyor, hayvanı icraya düşüyorsa hayvancılıkta oluşan açık nasıl giderilecek? 16 milyon büyükbaş hayvan, 54 milyon küçükbaş hayvan varlığı kişi başı üzerinden nüfusa göre irdelersek 1980'lerin gerisinde kalıyor. Hayvancılığın sürdürülebilirliğini sağlamak bu işin küçük aile tipi işletmeleri korumakla olası. İcra ile değil. Hayvancılık yapan çoğu bu işten vazgeçme noktasında. Hayvancılık yapan sürüsünün icra dairesinde satışa çıkarılması onu bu süreçten dışarı çıkarır.” dedi. Gürer, CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “2025 yılında Tekirdağ'ın Çerkezköy ilçesinde borçları nedeniyle bir üreticiye ait 33 adet Malta melezi anaç keçi ile 30 adet oğlağın icra yoluyla satışa çıkarılmıştı. Bu kere Kırklareli'nde benzer bir durum yaşanıyor. Bu süreçte icraların tarım kesimi için durdurulması yönünde kanun teklifi de verdim. Tarım kesimi traktör, tarım alanı, hayvanlar icra dışı tutulması çağrısı da yaptım. Ama iktidar bu konuda adım atmadı. Süreç benzer sonuçlarla tekrarlanıyor.” dedi. HAYVANCILIKTA MALİYET BASKISI BÜYÜYOR Yem, veterinerlik, ilaç, vitamin, su, enerji, işçilik, ahır giderleri ve diğer girdi maliyetlerinin arttığını belirten Ömer Fethi Gürer, “Üretici borcunu ödeyemediği için hayvanı icra yoluyla elinden çıkıyorsa burada sadece borçlu üreticiyi değil, uygulanan tarım politikasını da sorgulamak gerekir.” diye konuştu. İCRA İLANLARI TARIMDA SORUNLARIN YANSIMASIDIR CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “İcra dairelerinin ilanlarında tarım işletmelerinin, traktörlerin, makinelerin ve hayvanların satışa çıkarıldığını görüyoruz. Hayvancılık yapan elindeki hayvanı icra yoluyla satılırsa o işin içinde nasıl kalacak? İcralar durdurulup borcu ödeyemeyene ek destek sağlanmalıdır.” dedi.

CHP'li Şevkin: "Dalda Çürüyen Ürün Tarım Politikalarının İflasıdır" Haber

CHP'li Şevkin: "Dalda Çürüyen Ürün Tarım Politikalarının İflasıdır"

CHP Adana Milletvekili, TBMM Başkanlık Divanı Üyesi Dr. Müzeyyen Şevkin, dalında çürüyen narenciyenin tarım politikalarının iflası olduğunu vurguladı CHP Adana Milletvekili, TBMM Başkanlık Divanı Üyesi Dr. Müzeyyen Şevkin, başta Adana olmak üzere Çukurova’da narenciye üreticilerinin her geçen yıl ağırlaşan ekonomik sorunlarla karşı karşıya kaldığını belirterek, sektörün geleceğinin Meclis Araştırması ile bütün yönleriyle ele alınmasını istedi. Çukurova’nın Türkiye’nin en önemli narenciye üretim merkezlerinden biri olduğunu vurgulayan Dr. Şevkin, limon, mandalina, portakal ve greyfurt üretimiyle geçimini sağlayan binlerce üreticinin artan maliyetler, ürün fiyatlarındaki belirsizlik, pazarlama ve depolama sorunları ile ihracattaki sıkıntılar nedeniyle üretimden kopma noktasına geldiğini ifade etti. “Mazotundan gübresine, ilacından elektriğine, sulamasından işçiliğine, ambalajından nakliyesine kadar her kalemde maliyet artışı yaşayan üretici, hasat zamanı ürününü kaç liraya satacağını bilemiyor. Üreticinin alın terinin karşılığını alamadığı bir sistem sürdürülebilir değildir” diyen Dr. Şevkin, narenciye üreticisinin yalnız bırakılmaması gerektiğini söyledi. “ÜRÜN DALDA KALIRKEN ÜRETİCİ BORCA BATIYOR” Narenciyede en büyük sorunlardan birinin hasat döneminde yeterli ve öngörülebilir pazar bulunamaması olduğuna dikkat çeken Şevkin, ürünün dalında kalmasının yalnızca o yılın gelir kaybına değil, üreticinin gelecek sezon için ihtiyaç duyduğu finansmanı da sağlayamamasına yol açtığını kaydetti. Dr. Şevkin, “Üretici ürününü yetiştiriyor, masrafını yapıyor, borçlanıyor; ancak hasat geldiğinde alıcı bulamıyor ya da ürününü maliyetinin altında satmak zorunda kalıyor. Bir başka ifadeyle üretici hem üretirken hem de ürününü satarken kaybediyor. Bu tabloya seyirci kalınamaz” diye konuştu. (Basın Bülteni)

Gürer: "1,09 Milyar TL Zarar, 30 Şube Kapandı, 1808 İşçi İşsiz Kaldı" Haber

Gürer: "1,09 Milyar TL Zarar, 30 Şube Kapandı, 1808 İşçi İşsiz Kaldı"

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, Tarım Kredi KOOP Market’in 2026 yılının ilk yarısında 1 milyar 91 milyon liranın üzerinde zarar açıklamasını, 30 şubenin kapatılmasını ve son bir yılda 1808 çalışanın işten çıkarılmasının dikkat çekici olduğu söyledi. Gürer, kamuoyunun yanıt beklediği soruların başında marketlerin neden zarar ettiği, yapılan harcamaların niteliği ve bu zararın nasıl karşılandığının geldiğini belirterek, bu konularda verdiği soru önergelerinin de yanıtlanmadığını söyledi. Tarım Kredi KOOP Market’in 2026 yılının ilk altı ayında 1 milyar 91 milyon 551 bin lira net dönem zararı açıkladığı bildirildi. Aynı dönemde şirketin 43,5 milyar liralık hasılat elde etmesine karşın zarar etmesi dikkat çekti. Şirketin küçülme kapsamında 30 şubeyi kapattığı, son bir yılda ise 1808 çalışanın işinden edildiği yönündeki veriler raporlara ve kamuoyuna yansıdı. Ömer Fethi Gürer, kooperatifler önemli kuruluşlardır. Ülkemizde kooperatiflerin özellikle tarımda geliştirilmesi gerekir. Bunun içinde yeni bir kooperatif kanununa ihtiyaç var.Şeffaf ,denetimi düzenli,Siyasi iktidardan talimat alan değil üye ortaklarının söz sahibi olacağı,zarara neden olacak şartlardan arınmış,siyaset gölgesi düşen değil üretici,çiftçi,besici ve de tüketici haklarını koruyan yeni bir yapılanmaya gerek var. Tarım Kredi Marketleri bu bağlamda irdelenmesi gereken bir durum.kuruluş amacının yalnızca ticari faaliyet yürütmek değil, ortaya çıkan tablonun mutlaka açıklanması gerekir, Tarım Kredi Marketler, kamuoyuna üretici ile tüketici arasında köprü olacak, uygun fiyatlı ürün sunacak bir model olarak iktidar anlatıldı ve bu marketler uygun fiyatlı olarak anlatıldı. Marketlere önce yapısal değişime gidildi. İşlevinde tabelasına ne gerek varsa milyonlar harcandı ve tabela için dahi önemli sarf yaratıldı.Neden ve niçin bu aşırı masraflara kapı açıldı.Bu kararları kimler verdi.?bugün geldiğimiz noktada milyarlarca liralık zarar, kapanan şubeler ve işini kaybeden binlerce çalışan var. Bu tablonun hesabı sorulmalıdır .” dedi. MİLYARLARCA LİRALIK CİRO VAR AMA ZARAR VAR Tarım Kredi KOOP Market’in yüksek miktarda satış yapmasına rağmen zarar etmesinin nedenlerinin ayrıntılı biçimde ortaya konulması gerektiğini vurgulayan CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, yönetim ve işletme politikalarının sorgulanmasını istedi. Gürer, “Milyarlarca liralık ciro elde ediliyor ama şirket zarar açıklıyor. O zaman vatandaşın, çiftçinin ve kamuoyunun şu soruyu sorması gerekir: Bu zarar neden oluşuyor? Ürünlerin alış maliyetleri nedir, satışta uygulanan kâr marjları nedir, işletme giderleri ne kadardır? Marketlerin tabela, mağaza düzenlemesi, reklam, lojistik ve diğer giderleri ne kadar tutmaktadır? Şatafata ne kadar kaynak aktarıldı? Zarar eden kurum üst düzey yöneticileri ne kadar ücret artışı sağlandı .Bunların tamamı şeffaf biçimde açıklanmalıdır” dedi. Gürer, 29 Nisan 2026 tarihinde Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı tarafından yanıtlanması istemiyle verdiği soru önergesinde de Tarım Kredi marketlerinin sayısını, ürünlerde uygulanan kâr marjlarını, raf ömrü biten ve satıştan çekilen ürünlerin toplam tutarını ve bu ürünlerden kaynaklanan zararın nasıl telafi edildiğini sorduğunu belirtti. Ömer Fethi Gürer, “Meclis’te yazılı soruları boşuna sormuyorum. Çünkü ortada kamuoyunun bilmesi gereken bir tablo var. Market sayısı kaçtır? Ürünler hangi bedelle alınıyor, hangi bedelle satılıyor? Uygulanan kâr marjı nedir? Raf ömrü biten ürünlerin maliyeti ne kadardır? Bunların zararı kim tarafından karşılanıyor? Bunların hepsinin yanıtını istedim. Ancak sorularımıza yanıt verilmesini bekliyoruz.” “ŞUBE AÇIN DENİLEN MARKETLER ŞİMDİ ŞUBE KAPATIYOR” Ömer Fethi Gürer, daha önce Tarım Kredi Marketlerin yaygınlaştırılması yönünde siyasi iktidar tarafından yapılan çağrıları da hatırlatarak, bugün gelinen noktada şube kapatılmasının önemli bir çelişki olduğunu ifade etti. Gürer, “Bir dönem Tarım Kredi Marketler için ‘şube sayısını artırın’ denildi. Şimdi ise şubeler kapatılıyor. Bunun gerekçesi nedir? Hızlı büyüme yanlış mı planlandı? Açılan marketlerin fizibilitesi yapılmadı mı? Kamu kaynaklarının ve çiftçinin ortak olduğu bir yapının kaynakları hangi anlayışla kullanıldı? Bu soruların yanıtı verilmelidir.” dedi. Tarım Kredi yönetimi, 2025 yılında oluşan 4,7 milyar liralık net zararı hızlı büyüme ve yüksek yatırım döneminin doğal sonucu olarak açıklamıştı. CHP Nğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer büyüme stratejisinin tek başına zarar için gerekçe olamayacağını belirterek, “Eğer hızlı büyüme nedeniyle zarar oluşuyorsa, bu büyüme kararlarını kim aldı, hangi hesaplamalarla aldı, sonuçları neden denetlenmedi? Kamuoyuna bunun hesabı verilmelidir” diye konuştu. “1808 KİŞİ İŞİNİ KAYBETTİ, SORUMLUSU KİM?” Tarım Kredi Marketlerde son bir yılda 1808 çalışanın işten çıkarıldığı yönündeki verilere dikkat çekerek, “Bir tarafta milyarlarca liralık zarar açıklanıyor, diğer tarafta çalışanlar işini kaybediyor. 1808 emekçinin işinden edilmesi sıradan bir işletme kararı olarak görülemez. Bu insanların aileleri var, geçimleri var. Şirketin yönetimindeki yanlışların bedelini neden çalışanlar ödüyor?” Şube kapatmak kolay, işçiyi işten çıkarmak kolay. Asıl sorulması gereken, bu noktaya nasıl gelindiğidir. Zararın gerçek nedenleri ortaya çıkarılmadan yalnızca şube kapatmak ve istihdamı azaltmak çözüm değildir” ifadelerini kullandı. “BAKANLIĞA SORDUĞUM SORULAR HÂLÂ YANIT BEKLİYOR” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Tarım Kredi Kooperatifleri ve marketlerin faaliyetlerine ilişkin soru önergeleriyle uzun süredir kamuoyunun bilgilendirilmesini istediğini belirterek, Bakanlığın sorulara yanıt vermemesini de eleştirdi. 29 Nisan 2026 tarihli önergesinde Ömer Fethi Gürer, Tarım Kredi Kooperatiflerinin marketlerin mevcut sayısını, marketlerde uygulanan kâr marjlarını, raf ömrü biten ürünlerin toplam tutarını ve oluşan zararın nasıl telafi edildiğini sordu. Gürer ayrıca 11 Mart 2026 tarihli başka bir soru önergesinde Tarım Kredi Kooperatiflerinin gübre, yem, tohum, zirai ilaç ve diğer tarımsal girdilere 2025 ve 2026 yıllarında kaç kez zam yaptığını, zam tarihlerini ve oranlarını da Bakan Yumaklı'ya yöneltti. TBMM Tarım Orman ve Köyişleri Komisyon Üyesi Ömer Fethi Gürer, “Meclis’te yazılı soru önergesi veriyoruz, Bakanlıktan bilgi istiyoruz. Çünkü bu kurumlar kamuoyunun ve çiftçinin ortak değerleridir. Ancak sorularımız yanıtsız kalıyor. Oysa vatandaşın bilmeye hakkı var. Tarım Kredi neden zarar ediyor? Marketlerin giderleri ne kadar? Hangi ürünlerden ne kadar kâr veya zarar ediliyor? Kapanan şubeler hangileri? Kaç kişi işten çıkarıldı? Bütün bunların açık ve net şekilde ortaya konulması gerekir.Tarım ve Orman Bakanlığı yanında Ticaret Bakanlığı da bu süreci irdeleyip incelemek durumundadır .” dedi.

YENİ Partili Ayhan Barut: "Hasat Gecikti, Sulama Borçları Ertelensin" Haber

YENİ Partili Ayhan Barut: "Hasat Gecikti, Sulama Borçları Ertelensin"

YENİ Parti Adana Milletvekili, TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ayhan Barut, hasat yapamayan, ürünü para etmeyen ve artan maliyetler altında zorlanan çiftçilerden 31 Ağustos’a kadar sulama ücretlerini ödemelerinin istenmesine tepki gösterdi. Barut, başta sulama ücretleri olmak üzere çiftçilerin borçlarının en azından hasat sonuna kadar ertelenmesini talep etti. Bu yıl üretim sezonunda yaşanan olağanüstü yağışlar ve olumsuz hava koşullarının tarımsal üretimi ve çiftçileri zor durumda bıraktığını belirten Barut, üreticilerin tarlalarına zamanında girememesi nedeniyle ekim ve dikimlerin geciktiğini, ürünlerde verim ve kalite kayıplarının yaşandığını söyledi. Özellikle mısır hasadının gecikmesinin çiftçilerin borç ödeme takvimini de doğrudan etkilediğini ifade eden Barut, Adana ve Çukurova’nın Türkiye’nin en önemli tarımsal üretim merkezlerinden biri olduğunu belirterek, 2026 sezonunda bölgede yaşanan aşırı yağış, sel ve dolu olaylarının tarımsal üretimi ciddi biçimde olumsuz etkilediğini kaydetti. Özellikle mısır üretiminde bazı bölgelerde verim kayıplarının önemli boyutlara ulaştığını belirten Barut, Çukurova Bölgesi’nde mevsim koşullarından kaynaklı olarak mısır hasadının geciktiğini ve çok az sayıda çiftçinin hasat yapabildiğini ifade etti. Çiftçilerin henüz ürünlerini hasat edip gelir elde edemeden sulama borçlarını 31 Ağustos’a kadar ödeme baskısıyla karşı karşıya bırakılmasının kabul edilemez olduğunu söyleyen Barut, normal üretim takviminin dışında gelişen hava koşulları nedeniyle ekimlerin gecikmesi, ürünlerin gelişme dönemlerinin uzaması ve hasadın ötelenmesinin çiftçilerin iradesi dışında gerçekleştiğini vurguladı. Üretim maliyetlerinin de her geçen gün arttığına dikkat çeken Barut, mazot, gübre, tohum, zirai ilaç, işçilik, elektrik ve sulama giderlerindeki yüksek artışların üreticinin maliyet yükünü ciddi ölçüde artırdığını belirtti. Buna karşılık ürün fiyatlarının üreticinin artan maliyetlerini karşılamaktan uzak kalmasının çiftçilerin ekonomik sıkıntısını daha da derinleştirdiğini ifade etti. Barut, bu şartlar altında 31 Ağustos 2026 tarihine kadar sulama ücretlerinin ödenmesinin zorunlu tutulmasının Çukurova çiftçisinin mevcut gerçekliğiyle bağdaşmadığını belirterek, çiftçiden önce ürününü hasat etmesinin, ürününü gerçek değerinden satabilmesinin ve ardından borcunu ödeyebilecek bir gelir elde etmesinin beklenmesi gerektiğini söyledi. Hasat süreci tamamlanmadan, ürün henüz tarladayken çiftçinin ödeme baskısı altına alınmasının ekonomik yükü daha da artıracağını belirten Barut, başta sulama borçları olmak üzere çiftçilerin kamuya ve ilgili kurumlara olan tarımsal borçlarının ertelenmesi çağrısında bulundu. Barut, 31 Ağustos 2026 olarak belirlenen sulama ücreti ödeme süresinin bölgedeki hasat takvimi dikkate alınarak uzatılmasını istedi. Aşırı yağış, sel ve dolu nedeniyle oluşan verim ve kalite kayıplarının da dikkate alınarak üreticilere acil ve etkin destek sağlanması gerektiğini ifade etti.

Gürer: "Tarımda Dış Ticaret Dengesi Değişti" Haber

Gürer: "Tarımda Dış Ticaret Dengesi Değişti"

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, tarım, gıda ve içecek sektörünün dış ticaret verilerini değerlendirerek, 2026 yılında sektörün dış ticaret dengesinin olumsuz biçimde bozulduğu görülüyor” dedi. CHP Niğde Milletvekili ve Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, Türkiye’nin tarım, gıda ve içecek sektörünün 2024, 2025 ve 2026 yıllarının ilk 6 ayına ilişkin dış ticaret verilerini değerlendirdi.2024’te ilk 6 ayda dış ticaret fazlası verildi, 2025’in ilk 6 ayında da ihracatı ithalatını aşan tarım ve gıda sektörü, 2026’da ithalat öne çıkması dikkat çekici” dedi. Gürer, “2024’te ilk 6 ayda 3,2 milyar dolar dış ticaret fazlası veren sektör, 2025’te de ihracatını ithalatının üzerinde gerçekleştirdi. Ancak 2026’nın ilk 6 ayında tablo tersine döndü” dedi. DENGELER DEĞİŞTİ CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “2024 yılının Ocak-Haziran döneminde Türkiye’nin tarım, gıda ve içecek sektöründe 12,9 milyar dolar ihracat, 9,7 milyar dolar ithalat gerçekleşti. Sektörün 3,2 milyar dolar dış ticaret fazlası verdi.2025 yılının ilk 6 ayında ise tarım, gıda ve içecek sektörünün 13,42 milyar dolar ihracat, 12 milyar dolar ithalat yapıldı. Yaklaşık 1,42 milyar dolarlık dış ticaret fazlası oluştu.2025’in ilk 6 ayında da sektör dış ticaret fazlası vardı. Ancak 2026’ya geldiğimizde işler tersine döndü” ifadelerini kullandı. 2026’DA İTHALAT İHRACATI GEÇTİ 2026 yılının ilk 6 ayına ilişkin verilerin ise dikkat çekici olduğunu belirten Ömer Fethi Gürer, sektörün aylar itibarıyla ihracat ve ithalat rakamlarını şöyle sıraladı: Ocak: 2,40 milyar dolar ihracat – 2,18 milyar dolar ithalat Ocak-Şubat: 4,68 milyar dolar ihracat – 4,10 milyar dolar ithalat Ocak-Mart: 6,98 milyar dolar ihracat – 6,43 milyar dolar ithalat Ocak-Nisan: 9,52 milyar dolar ihracat – 9,25 milyar dolar ithalat Ocak-Mayıs: 11,64 milyar dolar ihracat – 11,34 milyar dolar ithalat Ocak-Haziran: 14,00 milyar dolar ihracat – 14,19 milyar dolar ithalat Buna göre 2026’nın ilk 6 ayında sektörün dış ticaretinde yaklaşık 190 milyon dolarlık açık oluştu.” Dedi. CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “2024’ün ilk 6 ayında 3,2 milyar dolar fazla veren sektörün, 2025’in ilk 6 ayında yaklaşık 1,42 milyar dolar fazla vermesinin ardından 2026’nın ilk 6 ayında 190 milyon dolar açık vermesi, üzerinde ciddi biçimde düşünülmesi gereken bir durumdur” dedi. TARIMDA İBRE DAHA FAZLA İTHALATA DÖNÜYOR CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, tarım ve gıda ürünlerinde ithalatın artmasının yalnızca dış ticaret rakamlarından ibaret olmadığını belirterek, bunun doğrudan çiftçiyi ve tüketiciyi etkilediğini söyledi. Gürer, “Bakan, tarımda rekorlardan söz ediyor. Rekorlara rağmen ithalat neden artıyor? Çiftçimizin ürettiği ürün tarlada para etmiyor, girdi maliyetleri sürekli yükseliyor, buna karşılık ithalat kapısı giderek daha çok açılıyor.” dedi. ÜRETİCİYİ KORUMAZSANIZ İTHALATÇI OLURSUNUZ Tarımda üretim maliyetlerinin düşürülmesi, çiftçinin yeterli desteklenmesi ve ürün bazında planlı üretime geçilmesi gerektiğini belirten Ömer Fethi Gürer, “Çiftçiye gübre pahalı, mazot pahalı, ilaç pahalı, yem pahalı, elektrik pahalı. Sulama suyu pahalı Üretici yüksek maliyetle üretmeye çalışırken ithalatla fiyat baskılanmaya çalışılıyor. Ancak rafa fiyatlar ithalatla da düşmüyor.” diye konuştu.

Başkan Arnik: ''Küçük Esnafı İlgilendiren Bağ-Kur Mağduriyeti Artık Çözülsün” Haber

Başkan Arnik: ''Küçük Esnafı İlgilendiren Bağ-Kur Mağduriyeti Artık Çözülsün”

Eskişehir Lokantacılar ve Kasaplar Esnaf Odası Başkanı Murat Arnik, Bağ-Kur kapsamında bulunan esnaf ve sanatkârların emeklilik için karşı karşıya kaldığı 9.000 prim günü şartının 7.200 güne indirilmesi çağrısında bulundu. Yaklaşık 1 milyon küçük esnafı ilgilendirmesi öngörülen düzenlemenin artık çözüme kavuşturulmasını beklediklerini belirten Eskişehir Lokantacılar ve Kasaplar Esnaf Odası Başkanı Murat Arnik; 1.800 günlük farkın yalnızca emeklilik süresi açısından değil, esnafın ekonomik yükü bakımından da değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. MURAT ARNİK: “1.800 GÜN SADECE BİR RAKAM DEĞİL, YAKLAŞIK 5 YIL DAHA FAZLA PRİM DEMEKTİR” Eskişehir Lokantacılar ve Kasaplar Esnaf Odası Başkanı Murat Arnik, esnafın içerisinde bulunduğu ekonomik şartlara dikkat çekerek şu değerlendirmede bulundu: “Bugün esnaf ve sanatkârımız ciddi bir ekonomik darboğaz içerisinde ayakta kalma mücadelesi veriyor. Kirasını, elektriğini, doğal gazını, vergisini, çalışanının maaşını ve SGK primlerini ödeyen esnafımız; artan işletme maliyetleri karşısında kendi Bağ-Kur primini dahi ödemekte zaman zaman güçlük yaşayabiliyor. Tam da bu nedenle 9.000 gün ile 7.200 gün arasındaki 1.800 günlük farkı sadece emeklilik tarihi üzerinden değerlendiremeyiz. 1.800 gün yaklaşık 5 yıl demektir. Yani şu dönemde zaten ödeme güçlüğü yaşayan küçük esnafımız açısından yaklaşık 5 yıl daha fazla prim ödeme yükü anlamına gelmektedir. Esnaf ve sanatkârımızın sorunu sadece prim günü değil, o primi ödeyebilme meselesidir. 2026 yılında standart en düşük Bağ-Kur primi aylık yaklaşık 11 bin 808 TL seviyesine ulaşmış durumda. İşletmesini ayakta tutmaya ve istihdamını korumaya çalışan esnafımızın sosyal güvenlik sistemindeki bu yükünün yeniden değerlendirilmesini istiyoruz.” MURAT ARNİK: “ÇALIŞANININ PRİMİNİ ÖDEYEN ESNAF, KENDİ EMEKLİLİĞİ İÇİN NEDEN 1.800 GÜN DAHA FAZLA PRİM ÖDESİN?” Murat Arnik, konunun çalışan ile esnaf arasında bir karşılaştırmaya dönüştürülmemesi gerektiğini belirterek şöyle konuştu: “Çalışanlarımızın sosyal güvenlik hakları bizim için son derece kıymetlidir. Hiçbir çalışanımızın kazanılmış hakkının geriye götürülmesini istemiyoruz. Ancak yanında istihdam sağlayan, çalışanının maaşını ve SGK primlerini ödeyen, vergisini veren ve işletmesinin bütün ekonomik sorumluluğunu üstlenen esnafımızın da hakkının korunmasını istiyoruz. Biz bir kesimin hakkının azaltılmasını değil, esnafımızın şartlarının iyileştirilmesini talep ediyoruz. Esnafımız ayrıcalık istemiyor; sosyal güvenlikte eşitlik ve hakkaniyet istiyor.” MURAT ARNİK: “1 MİLYON KÜÇÜK ESNAFIN BEKLENTİSİ ARTIK SONUÇLANSIN” Bağ-Kur prim gün sayısının 7.200 güne indirilmesinin Türkiye genelindeki esnaf ve sanatkârların uzun süredir gündeminde bulunduğunu belirten Eskişehir Lokantacılar ve Kasaplar Esnaf Odası Başkanı Murat Arnik, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu yalnızca lokantacı ve kasap esnafımızın sorunu değildir. Bakkalımızın, berberimizin, kahvecimizin, pazarcımızın, manavımızın, terzimizin, taksicimizin, tamircimizin ve alın teriyle iş yerini ayakta tutmaya çalışan küçük esnafımızın ortak beklentisidir. Yaklaşık 1 milyon küçük esnafımızı ilgilendirmesi öngörülen bu düzenlemenin, sosyal güvenlik sisteminin sürdürülebilirliği de gözetilerek artık sonuçlandırılmasını bekliyoruz. Bizim talebimiz son derece açık: 9.000 günlük prim şartı 7.200 güne indirilsin, 1.800 günlük fark ortadan kaldırılsın ve esnafımızın sosyal güvenlik koşulları iyileştirilsin.” MURAT ARNİK: “MECLİS'TEKİ ÇALIŞMANIN ESNAFIMIZ LEHİNE SONUÇLANMASINI BEKLİYORUZ” Bağ-Kur sigortalılarının 9.000 günlük prim şartının 7.200 güne indirilmesini amaçlayan kanun teklifinin TBMM gündeminde bulunduğuna dikkat çeken Murat Arnik şu çağrıyı yaptı: “Esnaf ve sanatkârlarımız adına beklentimiz; ilgili kurumlarımızın ve Türkiye Büyük Millet Meclisimizin konuyu sosyal güvenlik sisteminin dengeleri içerisinde değerlendirmesi ve esnafımız lehine sürdürülebilir bir çözüme kavuşturmasıdır. Biz devletimizle ve kurumlarımızla birlikte çözüm üretmekten yanayız. Esnafımız bu ülkenin üretiminde, istihdamında ve ticaret hayatında çok önemli bir sorumluluk üstleniyor. Esnafın ayakta kalması, istihdamın ve yerel ekonominin de ayakta kalması demektir.” MURAT ARNİK: “ESNAFIN SESİNİ ESKİŞEHİR'DEN ANKARA'YA TAŞIMAYA DEVAM EDECEĞİZ” Açıklamasının sonunda Murat Arnik şu değerlendirmede bulundu: “Bizim görevimiz esnafımızın yaşadığı sorunları doğru bir dille ilgili makamlara ulaştırmak ve çözümün takipçisi olmaktır. Bugün esnafımızın talebi nettir: 9.000 gün 7.200 güne indirilsin. 1.800 günlük, yaklaşık 5 yıllık ilave prim yükü ortadan kaldırılsın. Ekonomik darboğazda ayakta kalmaya çalışan esnafımızın sosyal güvenlik yükü hafifletilsin. Biz herhangi bir siyasi tartışmanın değil, esnafımızın ekmeğinin ve geleceğinin tarafındayız. Eskişehir Lokantacılar ve Kasaplar Esnaf Odası olarak yapıcı bir anlayışla esnaf ve sanatkârımızın sesini Eskişehir'den Ankara'ya taşımaya ve çözümün takipçisi olmaya devam edeceğiz.”

Gürer: ''Geçen Ay Dalındaki Domatese, Bugün Depolardaki Elmaya Haciz'' Haber

Gürer: ''Geçen Ay Dalındaki Domatese, Bugün Depolardaki Elmaya Haciz''

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, üreticilerin yaşadığı ekonomik çıkmazın tarladan depoya kadar uzandığını belirterek, geçen ay dalındaki domateslere uygulanan hacizlerin ardından bu kez soğuk hava deposunda elmaların icra yoluyla satışa çıkarıldığını söyledi. Ömer Fethi Gürer, tarım sektörünün bankalara olan borcunun 1 trilyon 459 milyar liraya yükseldiğini, üreticinin emeğinin, alın terinin ve aylar süren mücadelesinin icra dosyalarına konu olmasının tarımın içine sürüklendiği ödeme güçlüğünün göstergesi olduğunu ifade etti. Kayseri Yeşilhisar İcra Dairesi tarafından yayımlanan satış ilanına göre, bir soğuk hava deposunda bulunan borçlu üretici V.Y.’ye ait 65 bin kilogram Arjantin, Golden, Starking ve Pikleydi cinsi elma, yaklaşık 4 milyon 424 bin 264 lira muhammen bedelle icra yoluyla satışa çıkarıldı. TARLADAN DEPOYA KADAR HACİZ CHP’li Ömer Fethi Gürer, yaşananların münferit olaylar olmadığını belirterek, “Geçtiğimiz ay üreticinin dalındaki domatese haciz uygulanıyordu. Bugün ise aylarca emek verilerek üretilen ve değer bulması için soğuk hava deposunda depolanan elmalar icra yoluyla satışa çıkarılıyor. Bu tablo, üreticinin borç ödeme konusunda içinde bulunduğu ekonomik darboğazın göstergesidir. Çiftçi, üretici, besici artık ürettiği ürünü satamıyor, borcunu çeviremiyor ve sonunda emeği icra masasında satışa çıkarılıyor.” dedi. ÜRETİCİ BORÇLA ÜRETİM YAPIYOR CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, tarımsal üretimde girdi maliyetlerinin sürekli arttığını belirterek, “Çiftçi mazotu, gübreyi, ilacı, tohumu, elektriği krediyle alıyor. Hasat zamanı geldiğinde ise ürün değerine para etmiyor. Borçlarını ödeyemeyen üreticinin traktörü, tarlası, dalındaki ürünü, şimdi de depodaki elması haczediliyor. İktidar bu süreci durduracak önlemler almalıdır. İcralar durdurulup ek kredi desteği sağlanmalıdır.” diye konuştu. TARIMDA İCRA DOSYALARI DURUMUN FOTOĞRAFIDIR TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, 65 ton elmanın icra yoluyla satışa çıkarılmasının yalnızca bir hukuki işlem olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek, “Bugün satışa çıkarılan sadece 65 ton elma değildir. Satışa çıkarılan, çiftçinin umudu, emeği ve geleceğidir. Bir üreticinin ürününün icra yoluyla satılması, üreticinin ürününün değeri altında işlem görmesine de neden olabilecektir. Her ay farklı bir ilde, farklı ürünler için haciz haberleri geliyor. Çiftçi üretirken değil, borcunu nasıl ödeyeceğini düşünerek yaşamaya çalışıyor.” şeklinde konuştu. ÜRETİCİYİ KORUYACAK POLİTİKALAR ŞART CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, tarım sektörünün ayakta kalabilmesi için üreticiyi rahatlatacak acil adımlar atılması gerektiğini vurgulayarak, “Üreticinin borçları yapılandırılmalı, borç faizleri silinmeli, girdi maliyetleri düşürülmeli ve ürününü değerinde satabileceği planlı bir üretim modeli oluşturulmalıdır. Aksi hâlde bugün depodaki elmaya uygulanan icra, yarın başka bir ilde başka bir ürüne uygulanacak. Çiftçi, üretici, besici her ay yeni bir icra ile karşı karşıya kalıyor. Tarla, traktör, ev, dalda ve depoda ürün, inek, Malta keçisine kadar yaygınlaşan icralar, tarımda sorunların hangi boyuta geldiğini gösteriyor.” dedi. ...

Keçiler Ormanlara Dönmelidir Haber

Keçiler Ormanlara Dönmelidir

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulunda yaptığı konuşmada, orman yangınlarının önlenmesi için geleneksel hayvancılık yöntemlerinin yeniden değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Gürer, ormanlarda keçi ve koyun yetiştiriciliğinin teşvik edilmesinin, yangın riskinin azaltılmasına önemli katkı sağlayacağını ifade etti. ÇOBANLARIN VARLIĞI YANGIN RİSKİNİ AZALTIYOR Geçmiş yıllarda orman alanlarında keçi yetiştiriciliği yapan üreticilerin, keçilerin ormanlara zarar verdiği gerekçesiyle bu alanlardan uzaklaştırıldığını hatırlatan CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Avrupa'da ise tam tersine bir yaklaşımın benimsendiğini belirtti. Ömer Fethi Gürer, bazı Avrupa ülkelerinde orman yangınlarının önlenmesi amacıyla keçi ve koyun yetiştiriciliğinin yeniden yaygınlaştırılmasının tartışıldığını vurgulayarak, çobanların ormanlık alanlardaki varlığının dip örtüsünün temizlenmesinde önemli rol oynadığını dile getirdi. TÜRKİYE'DE DE ÇALIŞMA BAŞLATILMALI CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Türkiye'de de benzer uygulamaların hayata geçirilmesi gerektiğini belirterek, ormanlarda yeniden keçi yetiştiriciliğinin teşvik edilmesi için kapsamlı çalışmalar yapılmasının artık bir ihtiyaç hâline geldiğini söyledi. Keçilerin otlama faaliyetleri sayesinde kuru otların ve yanıcı bitki örtüsünün temizlendiğini ifade eden Gürer, bu durumun olası yangınların yayılma riskini azaltabileceğine dikkat çekti. KEÇİ VARLIĞINDA BÜYÜK DÜŞÜŞ Türkiye'deki keçi varlığının yıllar içinde önemli ölçüde azaldığını da hatırlatan CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, 1980'li yıllarda yaklaşık 19 milyon olan keçi sayısının günümüzde 11 milyon civarına kadar gerilediğini belirtti. Gürer, "Orman yangınlarının önlenmesinde etkili bir yöntem olduğu görüldüğüne göre, ormanlık alanlarda yeniden keçi yetiştiriciliğinin desteklenmesi ve çobanların bu alanlarda bulunmasının sağlanması gerekiyor. Bu konu vakit kaybetmeden değerlendirilmeli ve gerekli adımlar atılmalıdır." dedi

CHP'li Gürer: "Fındık Alım Fiyatı Üreticiler İçin Büyük Bir Şok Oldu" Haber

CHP'li Gürer: "Fındık Alım Fiyatı Üreticiler İçin Büyük Bir Şok Oldu"

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmada açıklanan fındık alım fiyatına tepki gösterdi. Açıklanan 250 liralık fiyatın üreticiler için büyük bir hayal kırıklığı olduğunu belirten Gürer, fındığın geleceğinin korunabilmesi için alım fiyatının girdi maliyetleri ve makul kâr dikkate alınarak en az 370 lira olarak yeniden belirlenmesi gerektiğini söyledi. AÇIKLANAN FİYAT ÜRETİCİ İÇİN BÜYÜK BİR ŞOK OLDU TBMM Genel Kurulu'nda konuşan CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, iktidarın açıkladığı fındık alım fiyatını eleştirerek, "İktidar fındık alım fiyatını açıkladı, üreticiler için büyük bir şok oldu." dedi. Açıklanan rakamın üreticilerin beklentilerinin çok uzağında kaldığını belirten Gürer, fiyatın üreticiyi memnun etmediğini ve tarımsal üretimin sürdürülebilirliği açısından ciddi endişeler yarattığını ifade etti. 370 LİRALIK FİYAT TALEP ETMİŞTİK Fiyatın belirlenmesi sürecinde yaptıkları çalışmayı anlatan CHP’li Gürer, "Tarım Komisyonu üyesi olarak Bölge Milletvekilimiz Mustafa Adıgüzel'le birlikte yaptığımız bir çalışmada girdi maliyetlerini dikkate alarak kilo fiyatının 370 lira olarak açıklanmasını talep etmiştik." diye konuştu. Hazırladıkları çalışmanın üretim maliyetlerine dayandığını vurgulayan Gürer, buna rağmen iktidarın üreticinin beklentisini karşılamayan bir fiyat açıkladığını söyledi. 250 LİRA ENFLASYONUN DA ALTINDA KALDI Açıklanan fiyatın ekonomik gerçeklerle bağdaşmadığını belirten CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, "Verilen 250 liralık fiyat enflasyonun da altında bir fiyat oldu." ifadelerini kullandı. Üreticinin gübre, mazot, ilaç, işçilik ve diğer tarımsal girdilerde yaşanan maliyet artışlarıyla mücadele ettiğini belirten Gürer, bu şartlarda üreticinin emeğinin karşılığını alamadığını dile getirdi. YABANCI TEKELLER KAZANIYOR, ÜRETİCİ KAYBEDİYOR Türkiye'nin dünya fındık pazarındaki önemine dikkat çeken CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, "Yüzde 80'i ihraç edilen fındığın sonunu getirmek adına yapılabilecek uygulama ne derseniz, bu olmalı." sözleriyle açıklanan fiyatın yanlışlığını dile getirdi. Üreticinin giderek ağırlaşan maliyet yükü altında ezildiğini ifade eden Gürer, "Üreticinin girdi maliyeti artıyor, üreticiden çıkan üründen para kazanan yabancı tekeller var ama ülkemizin üreticisi bu bağlamda boğuluyor." dedi. Türkiye'nin dünya markası haline gelmiş fındıkta asıl kazancı üreticinin değil, uluslararası şirketlerin elde ettiğini belirten Gürer, mevcut fiyat politikasının devam etmesi halinde üretimin zarar göreceği uyarısında bulundu. FİYAT MUTLAKA YENİDEN GÜNCELLENMELİ Fındık üretiminin devamı için üreticinin korunması gerektiğini vurgulayan Gürer, "Onun için mutlaka fiyat yeniden güncellenmeli, girdi maliyeti artı makul kâr üzerinden belirlenmeli ve 370 liralık bir kilo alım fiyatı açıklanmalıdır." çağrısında bulundu. Fiyatın maliyetlerin altında kalmasının üreticiyi üretimden uzaklaştıracağını belirten Ömer Fethi Gürer, tarımsal üretimin sürdürülebilirliği için üreticinin kazanacağı bir fiyat politikasının hayata geçirilmesi gerektiğini ifade etti. FINDIĞIN GELECEĞİ KARANLIĞA SÜRÜKLENMEMELİ Konuşmasının sonunda iktidara bir kez daha çağrıda bulunan CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, "Yoksa fındığın, dünya markası olan ürünün geleceği karanlıktır diyorum." sözleriyle uyarısını yineledi. Gürer, Türkiye'nin dünya fındık üretimindeki lider konumunun korunabilmesi için üreticinin desteklenmesi, alım fiyatının girdi maliyetleri ve makul kâr esas alınarak yeniden belirlenmesi gerektiğini vurguladı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.