Hava Durumu

#Teknoloji

Kırsal Haber - Teknoloji haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Teknoloji haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Olivtech’te Tarımın Geleceği ve Markalaşma Vizyonu Ele Alındı Haber

Olivtech’te Tarımın Geleceği ve Markalaşma Vizyonu Ele Alındı

İzmir tarım ve gıda sektörünün önemli buluşmalarından biri olan Gurme İzmir Olivtech – 12. Zeytin, Zeytinyağı, Süt Ürünleri, Şarap ve Teknolojileri Fuarı, İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde ve İZFAŞ organizasyonuyla Fuar İzmir’de kapılarını açtı. Fuar kapsamında düzenlenen etkinliklerin ilk oturumu olan “Topraktan Markaya: Tarımın Dönüşen Gücü ve Gelecek Vizyonu” başlıklı panelde; tarımın katma değerli üretime dönüşüm süreci, markalaşma stratejileri ve sektörün geleceğine yönelik vizyon ele alındı. Moderatörlüğünü İzmir Ticaret Borsası Genel Sekreteri Dr. Erçin Güdücü’nün yaptığı oturumda; tarım yazarı Ali Ekber Yıldırım, İzmir Ticaret Odası Meclis Üyesi Günay Baysal, İzmir Ticaret Borsası Temsilcisi ve Tariş Zeytin Zeytinyağı Tic. A.Ş. Genel Müdürü Cengiz Dikmen ile Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Rahmi Balsarı konuşmacı olarak yer aldı. Marka kavramı ne ifade ediyor? Dr. Erçin Güdücü, “Bugün zeytin ve zeytinyağının topraktan markaya dönüşümünü ele alacağız. Bu süreç nasıl işliyor, ülkemizde hangi aşamalardan geçiyor? Tarım, ticaret ve üretici tarafına yakından temas eden bir isim olarak, marka kavramı çiftçi ve üretici için ne ifade ediyor?” diye konuştu. “Yapısal sorunlar çözülmeden markalaşma zor” Tarım yazarı Ali Ekber Yıldırım, Türkiye’de tarımın temel sorunları çözülmeden, markalaşma sürecinin sağlıklı ilerleyemediğine dikkat çekti. Yaklaşık 30 yıllık meslek deneyimine atıfta bulunan Yıldırım, “Topraktan markaya geçişi uzun yıllardır konuşuyoruz, ancak üretimde yaşanan yapısal sorunlar nedeniyle bu aşamaya bir türlü geçemiyoruz. Tarım gündemi çoğunlukla maliyetler, fiyatlar ve destekler etrafında şekilleniyor. Bu başlıkların ötesine geçmekte zorlanıyoruz” dedi. İklim koşulları ve küresel gelişmelerin üretim üzerindeki etkilerine de değinen Yıldırım, “2025 yılı üretici açısından oldukça zor geçti. Kuraklık, aşırı sıcaklıklar ve don olayları çiftçiyi ciddi şekilde etkiledi. 2026 yılı ise umut verici yağışlarla başladı, ancak bu kez de küresel gerilimler nedeniyle maliyetler arttı. Böyle bir ortamda üreticinin önceliği ayakta kalmak oluyor. Bu nedenle markalaşma gibi katma değerli süreçleri konuşmakta zorlanıyoruz” şeklinde konuştu. “Türkiye zeytinyağında güçlü, iç tüketimde geride” Rahmi Balsarı, Türkiye’nin, dünya zeytinyağı üretiminin yaklaşık yüzde 10’unu gerçekleştirdiğini belirterek, “Bu, son 30 yılda sektöre yapılan yatırımların önemli bir sonucu. Nitekim son 25 yılda arzımız yüzde 150 oranında arttı. Üretimle birlikte iç tüketimimizde de artış yaşandı. Ancak iç tüketimimiz, örneğin Yunanistan seviyesinde olsaydı, mevcut üretimimiz ihracata dahi yetmeyebilirdi. Bu nedenle hem iç tüketimi artırmak hem de katma değerli ihracata odaklanmak büyük önem taşıyor” ifadelerini kullandı. Sektörün hedeflerine de değinen Balsarı, “Amacımız, yerli ve milli markalarımızın dünya pazarlarında daha güçlü şekilde yer alması. Bu noktada sevindirici gelişmeler de var. Son 2,5 yılda Türkiye’den 140 ülkeye ambalajlı zeytinyağı ihracatı gerçekleştirildi. Bu ihracat, 343 firma tarafından yapıldı. Uygun koşullar sağlandığında Türk ihracatçısının ürünlerini farklı kanallar aracılığıyla dünya pazarlarına sunabildiğini görüyoruz” diye konuştu. “Girdiler pahalı, ürün çiftçide ucuz, tüketicide ise pahalı” Günay Baysal ise “Topraktan markaya” sürecinde ticaret odaları ve sivil toplum kuruluşlarının rolüne ilişkin değerlendirmelerde bulunarak, “Tarım, önemi tartışılmaz bir sektör. Ancak ülkemizde hala ciddi sorunlar var. Girdiler pahalı, ürün çiftçide ucuz, tüketicide ise pahalı. Çiftçi yeterince kazanamamaktan, tüketici yüksek fiyatlardan, sanayici işlemek için, ihracatçı ise dünya pazarına sunacak kaliteli ürün bulamamaktan şikayet ediyor” dedi. Ege Bölgesi’nin tarımsal potansiyeline dikkat çeken Baysal, “Ege Bölgesi; zeytin, incir, üzüm, pamuk ve sebzeleriyle yalnızca İzmir’in değil, Türkiye’nin en önemli tarım havzalarından biri. Bu potansiyeli doğru değerlendirerek değer yaratmamız gerekiyor. Bugün dünyada ne kadar ürettiğiniz değil, ürettiğinize ne kadar anlam ve değer kattığınız ölçülüyor. Ürünlerin bir hikayesi olmalı ve bu hikayeyle dünya pazarlarına açılmalı. Bir zeytin artık sadece zeytin değil; coğrafi işareti, sürdürülebilir üretim yöntemleri, ambalajı ve markasıyla katma değerli bir ürüne dönüşüyor” diyerek Türkiye’nin bu dönüşümü gerçekleştirebilecek potansiyele sahip olduğunu belirtti. 110 yıllık markanın dönüşümünü anlattı Cengiz Dikmen de konuşmasında Tariş’in markalaşma yolculuğunu örnek göstererek, özellikle son 25 yılda hayata geçirilen dönüşüm sürecini paylaştı. Tariş Zeytinyağı’nın 110 yıllık köklü geçmişi olduğunun altını çizen Dikmen, “Ben özellikle son 25 yılda markalaşma adına attığımız adımları vurgulamak isterim. Bu süreçte üretimden pazarlamaya kadar pek çok alanda önemli değişimler gerçekleştirdik. Öncelikle kalite standardizasyonunu sağladık. Modern tesis yatırımlarıyla üretim altyapımızı güçlendirdik, ürün kalitesinde sürekliliği yakaladık. Ardından ambalaj ve ürün çeşitliliğine odaklanarak tüketici beklentilerine uygun, katma değerli ürünler geliştirdik” dedi. Markalaşma sürecinde kurumsal kimlik ve iletişim çalışmalarına da önem verdiklerini belirten Dikmen, “Tariş markasını sadece bir üretici kimliğinden çıkarıp, tüketiciyle güven bağı kuran bir marka haline getirmeye çalıştık. Yurt içi pazarda bilinirliğimizi artırırken, yurt dışında da markalı ihracata yöneldik. Üreticiden gelen gücü doğru şekilde organize ederek hem kaliteyi hem de sürdürülebilirliği sağladık” diye konuştu. Gıdada kalite ve katma değer konuşuldu Olivtech kapsamında düzenlenen etkinliklerin ikinci panelinde, “Gıdada Kalite ve Katma Değer: Proses, Teknoloji ve Biyoaktif Bileşenler” başlığı ele alındı. Panelin moderatörlüğünü yapan Dokuz Eylül Üniversitesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları Ana Bilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Turgay Bucak, gıdada kalitenin artık yalnızca üretimle sınırlı bir kavram olmadığını belirterek, “Bugün kaliteyi konuşurken sadece ürünü değil, aynı zamanda onun hikayesini, üretim sürecini ve bilimsel altyapısını da konuşuyoruz. Zeytinyağı gibi stratejik bir üründe katma değer yaratmanın yolu, geleneksel bilgi ile teknolojiyi bir araya getirmekten geçiyor” dedi. “Kalite daha dalında başlar” Zeytinyağı Akademisi Başkanı Dr. Abidin Tatlı ise zeytinin dalından üretim sürecine ilişkin teknik değerlendirmelerde bulundu. Tatlı, “Zeytinyağında kalite, daha zeytin dalındayken başlar. Hasat zamanı, taşıma koşulları, sıkım süresi ve üretim teknolojisi doğrudan ürünün kalitesini belirler. Zeytinyağının aroması, meyvemsiliği ve kusursuzluğu, ancak duyusal analizle ortaya konulabilir. Bu da ürünün ulusal ve uluslararası standartlara uygunluğunu belirleyen en önemli aşamalardan biridir” diye konuştu. İleri teknoloji Panelin diğer konuşmacısı Can Kayacılar da “Süperkritik karbondioksit ile zeytinyağı ve zeytin yan ürünlerinden polifenol zenginleştirme: bilimden sağlık değerine” başlıklı sunumunda ileri teknoloji uygulamalarına dikkat çekti. Kayacılar, “Süperkritik karbondioksit teknolojisi sayesinde zeytin ve yan ürünlerinden yüksek katma değerli biyoaktif bileşenler elde etmek mümkün. Bu yöntem hem sağlık alanında yeni kullanım alanları yaratıyor hem de sektör için ekonomik değer üretiyor” dedi. Genç girişimciler yenilikçi üretim modellerini paylaştı Olivtech kapsamında düzenlenen etkinliklerin üçüncü panelinde, “Geleceği Üreten Genç Girişimciler” başlığı ele alındı. Moderatörlüğünü The7 Kurucusu Çise Ulus’un üstlendiği panelde, tarım ve gıda sektöründe genç girişimciliğin yükselen rolü, yenilikçi üretim modelleri ve sürdürülebilirlik odaklı yaklaşımlar değerlendirildi. Panelde Von Urla kurucusu Gökçe Erkuşöz, çiftçi Umut Ayberk ve Sutchu markasının kurucusu Yasemin Sezgin yer aldı. Katılımcılar, kendi girişimcilik deneyimlerinden yola çıkarak tarım, üretim ve gıda alanında değer yaratan yeni iş modellerine ilişkin görüşlerini paylaştı.

İzmir - Kosta Rika İlişkilerinde Önemli Adım Haber

İzmir - Kosta Rika İlişkilerinde Önemli Adım

Kosta Rika Cumhuriyeti First Lady’si Signe Zeikate, İzmir Ticaret Odası’nda iş dünyası ile bir araya geldi. İki ülke arasındaki ilişkilerin geliştirilmesi için tüm fırsatların detaylı bir şekilde aktarıldığı toplantıda konuşan First Lady Zeikate, Kosta Rika’nın tüm Amerika kıtasında 1 milyar tüketiciye ulaşım için bir kapı olarak görülmesi gerektiğini vurguladı. İki önemli unvan ile First Lady’i ağırlayan İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Kosta Rika İzmir Fahri Konsolosu Emre Kızılgüneşler, İzmir’in güçlü potansiyelini vurgulayarak, sanayi, teknoloji ve sürdürülebilirlik odaklı alanlarda geliştirilecek iş birlikleriyle ilişkilerin güçlendirilmesi için çağrıda bulundu. İZTO’YU ZİYARET EDEN İLK FİRST LADY İzmir Ticaret Odası, ilk kez bir First Lady’i ağırlamanın gururuyla önemli bir organizasyona imza attı. Kosta Rika ile ekonomik ilişkileri geliştirmek amacıyla düzenlenen toplantı, Kosta Rika Cumhuriyeti First Lady’si Signe Zeikate, T.C. Dışişleri Bakanlığı İzmir Temsilcisi Büyükelçi Yeşim Kebapcıoğlu, Yönetim Kurulu Başkan Yardımcımız ve Kosta Rika Cumhuriyeti İzmir Fahri Konsolosu Emre Kızılgüneşler, Kosta Rika Cumhuriyeti Ankara Büyükelçisi Gustavo Alonso Campos Fallas ile EGİKAD Yönetim Kurulu Başkanı Şahika Aşkıner'in açılış konuşmalarıyla başladı. FİRST LADY ZEİKATE: BAŞKALARI BİZİM GÖRDÜĞÜMÜZÜ GÖREMEYEBİLİR Sözlerine asırlardır süregelen tarihi ve güzellikleri ile İzmir’de bulunmaktan duydukları memnuniyeti dile getirerek başlayan Kosta Rika Cumhuriyeti First Lady’si Signe Zeikate, Türkiye ve Kosta Rika’nın sağlam dostluk tarihi ve güvenilir ilişkileri ile fırsatları ufukta aradığını ve dışarıdan bir gözün bunu göremeyeceğini düşündüğünü belirtti. Sözlerine İzmir’e çok açık bir düşünce ile geldiklerine değinerek devam eden Zeikate, ülkelerimizin kurduğu ilişkiye büyük önem verdiklerini ve ilişkilerimizin birçok konuda potansiyel taşıdığını düşündüklerini bildirdi. AMERİKA KITASINA ULAŞMAK İÇİN GÜÇLÜ BİR KAPI 2026 Kosta Rika genel seçimlerine değinerek sözlerine devam eden First Lady, 1 Şubat 2026 tarihinde gerçekleştirilen seçimlerde İktidar partisi (PPSO) adayı Laura Fernández Delgado’nun seçimleri kazandığını ifade ederek, Kosta Rika kongresinde ilk defa kadınların üstünlük sağladığına, bu nedenle geleceğe umutla baktıklarına dikkat çekti. Ülkesinin erişim kolaylığı ve güvenilirlik gibi avantajlarına değinen First Lady, Kosta Rika’nın tüm Amerika kıtasında 1 milyar tüketiciye ulaşım için bir kapı olarak görülmesi gerektiğini vurguladı. Bu tüketicinin çoğunluğunun iki dilli olduğunun altını çizen First Lady, ülkedeki firmaların %99’unun yenilenebilir enerji kaynakları kullandığına ve aslında Amerika pazarının en katı yeşil standardına sahip ülkesinin Kosta Rika olduğuna değindi. KEBAPCIOĞLU: İKİ ÜLKE ARASINDAKİ İLİŞKİLERİN 75. YILI T.C. Dışişleri Bakanlığı İzmir Temsilcisi Büyükelçi Yeşim Kebapcıoğlu, geçen yıl Kosta Rika ve Türkiye arasındaki ilişkilerin kuruluşunun 75. yılını kutladıklarını belirtirken, ülkeler arasındaki ilişkinin bugünkü büyüklüğünden oldukça memnun olduklarını, bu potansiyelin daha da gelişeceğine inandıklarını ifade etti. KIZILGÜNEŞLER: BUGÜN BURADA İKİ ÖNEMLİ GÖREVİ BİR ARADA ÜSTLENİYORUM İki önemli görevi bir arada üstlenmekten duyduğu memnuniyeti ifade ederek sözlerine başlayan İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Kosta Rika İzmir Fahri Konsolosu Emre Kızılgüneşler, konuşmasında Kosta Rika’nın sürdürülebilir kalkınma modeli, çevre bilinci ve yüksek yaşam kalitesiyle öne çıktığını; yüksek katma değerli üretim ve yenilenebilir enerji odaklı ekonomik yapısının uluslararası yatırımcılar açısından önemli fırsatlar sunduğunu ifade etti. KOSTA RİKA TÜM DÜNYAYA İLHAM VERİYOR Kosta Rika’nın, barış, istikrar ve sürdürülebilir kalkınma alanlarında ortaya koyduğu yaklaşımla tüm dünyaya ilham verdiğine dikkat çeken Kızılgüneşler, doğayla uyumlu kalkınma modeli, güçlü çevre bilinci ve “Pura Vida” (Saf Yaşam) felsefesi ile yönetilen ülkenin, uluslararası araştırmalarda dünyanın en mutlu ülkeleri arasında üst sıralardaki yerini koruduğunun altını çizdi. Türkiye ile Kosta Rika arasındaki ticaret hacminin 2025 yılı itibarıyla 175 milyon dolar seviyesinde olduğunu belirten Kızılgüneşler, mevcut potansiyelin daha yüksek olduğunu ve özellikle sanayi, teknoloji ve sürdürülebilirlik odaklı alanlarda geliştirilecek iş birlikleriyle ilişkilerin güçlenebileceğini vurguladı. Sözlerine, iki ülke arasında öne çıkan iş birliği alanlara dikkat çekerek devam eden Kızılgüneşler, Kosta Rika’nın biyoturizm alanındaki deneyiminin İzmir için önemli bir örnek teşkil ettiğini, özellikle doğa temelli ve sürdürülebilir turizm alanında ortak çalışmalar yapılabileceği belirtti. Kızılgüneşler ayrıca, Efes ve Meryem Ana Evi gibi önemli destinasyonların Kosta Rika kamuoyuna daha etkin tanıtılmasının da yeni iş birliklerine katkı sağlayacağına ve ‘İzmir–Kosta Rika Akademik Ağı’nın kurulmasının önemine dikkat çekti. BÜYÜKELÇİ FALLAS: İZMİR, BİZİM İÇİN KRİTİK BİR ŞEHİR Misafirperverlikleri için İzmir Ticaret Odası’na teşekkür ederek sözlerine başlayan Kosta Rika Cumhuriyeti Ankara Büyükelçisi Gustavo Alonso Campos Fallas, Kosta Rika ve Türkiye’nin ilişkilerinin 2014 yılında karşılıklı olarak Büyükelçiliklerin açılmasından bu yana hızla gelişmekte olduğunu vurguladı. Türkiye ve Kosta Rika’nın hiç bu kadar yakın olmadığını belirten Büyükelçi, iki ülkenin yükseköğretim öğrencileri arasındaki ilişkilerin geliştirilmesi için çalışmalar yapılmasının önemine değinerek, Türkiye ve Kosta Rika’nın sosyal, kültürel ve ekonomik anlamda birlikte yürüdüğü yolun her geçen gün daha da genişlediğini vurguladı. AŞKINER: KOSTA RİKA’YI ZİYARET EDEREK ÖNEMLİ İŞ BAĞLANTILARI KURDUK Konuşmasında T.C. San Hose Büyükelçisi Naciye Gökçen Kaya’nın daveti üzerine Kosta Rika’ya yaptıkları ziyareti anlatan EGİKAD Yönetim Kurulu Başkanı Şahika Aşkıner ise, Türkiye ile Kosta Rika arasındaki diplomatik ilişkilerin 75. yılı kapsamında gerçekleştirilen ziyaretin, iki ülke arasında özellikle kadın girişimciliği alanında ilk doğrudan temasların kurulmasına imkân sağladığını ifade etti. 2025 Kasım ayında First Lady Zeikate ile Cumhurbaşkanlığı Konutu’nda görüştüklerini ifade eden Aşkıner, Kosta Rika ziyaretleri kapsamında ayrıca ülkemizde TOBB benzeri bir yapıya sahip olan ve 400’ü aşkın üyesi bulunan Kosta Rika Özel Sektör Odaları ve Dernekleri Birliği (UCCAEP) ile de bir araya geldiklerini belirtti. 3 ÖNEMLİ SUNUM YAPILDI Konuşmaların ardından, İzmir Planlama Ajansı Başkanı Prof. Dr. Koray Velibeyoğlu, Kosta Rika Dış Ticaret Bakanlığı Doğrudan Yabancı Yatırımlar (FDI) Politikaları Dairesi Başkanı Juan Pablo Jimenez ile İzmir Ticaret Odası İş Geliştirme Müdürlüğü Dış Ekonomik İlişkiler Sorumlusu Cemre Moal tarafından sunumlar gerçekleştirildi. Toplantıya kimler katıldı? Toplantıya, İzmir Ticaret Odası Meclis Başkanı Selami Özpoyraz, Kosta Rika Cumhuriyeti Ankara Büyükelçisi'nin değerli eşi An Minnen, Kosta Rika Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı’nın değerli eşi Adriana Jimenez, Kosta Rika Dış Ticaret Bakanlığı Doğrudan Yabancı Yatırımlar (FDI) Politikaları Dairesi Başkanı Juan Pablo Jimenez, EGİKAD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcıları Aslı Sancaktar Öztürk ile Güler Toksoy, İzmir Planlama Ajansı Başkanı Prof. Dr. Koray Velibeyoğlu, ESİAD Yönetim Kurulu Başkanı Sibel Zorlu, İTB Yönetim Kurulu Başkan Yardımcıları Ercan Korkmaz ve Bülent Uçak, EHKİB Başkanı Çağlar Bağcı, EGİFED Yönetim Kurulu Başkanı Alp Avni Yelkenbiçer, EGİAD Yönetim Kurulu Başkan Vekili Yağmur Yarol, Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Mısır ve Güney Afrika İş Konseyleri Geçmiş Dönem Başkanı ve Maden İhracatçısı Zuhal Mansfield, İzmir Ticaret Odası Genel Sekreteri Prof. Dr. Mustafa Tanyeri, Genel Koordinatörü Pınar Karayılanoğlu ile Kosta Rika Cumhuriyeti İzmir Fahri Konsolosluğu Danışmanı Mehmet Şenbağcı katıldı.

İzmirli İş Dünyasına Orta Asya Kapısı Açıldı Haber

İzmirli İş Dünyasına Orta Asya Kapısı Açıldı

İzmir Ticaret Odası (İZTO), üyelerini küresel pazarlara açma stratejisi kapsamında rotayı Orta Asya’nın parlayan yıldızı Kırgızistan’a çevirdi. Düzenlenen “Kırgız Cumhuriyeti İş Fırsatları Toplantısı”, iki ülke arasındaki ekonomik ilişkileri "Kapsamlı Stratejik Ortaklık" seviyesine taşıyacak yeni iş birliklerine sahne oldu. Ticaret Hacmi Rekor Kırdı: Hedef Daha Büyük Toplantının açılışında konuşan Kırgız Cumhuriyeti İstanbul Başkonsolosu Chyngyz Toktobekov, Türkiye ile Kırgızistan arasındaki ticaret hacminin geçtiğimiz yıl itibarıyla 2 milyar dolara yaklaştığını müjdeledi. İzmir’in ticaret ve ihracat kapasitesinin Kırgızistan için kritik önemde olduğunu belirten Toktobekov, Türk yatırımcılara her türlü desteği vermeye hazır olduklarını vurguladı. Mahmut Erkoç: "İzmirli Firmalar Tarım ve Enerjide Fark Yaratabilir" İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Sayman Üyesi Mahmut Erkoç, Bişkek ve İzmir’in kardeş şehir olduğunu hatırlatarak, mevcut iş birliği anlaşmalarının somut projelere dönüşmesi gerektiğini ifade etti. Erkoç, İzmirli firmalar için öne çıkan sektörleri şöyle sıraladı: Enerji Sektörü: Özel teşvikler ve vergi muafiyetleri ile yatırım imkanları. Tarım ve Seracılık: İzmir’in modern tarım tecrübesinin Kırgızistan’a aktarılması. Sanayi ve Teknoloji: Kapsamlı stratejik ortaklık kapsamında çeşitlendirilecek ticari kalemler. Kırgızistan’dan Yatırımcılara Vergi Muafiyeti ve Teşvik Müjdesi Toplantı kapsamında gerçekleştirilen sunumlarda, Kırgız Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığına Bağlı Yatırım Ajansı ve Ticaret Odası temsilcileri, Türk iş insanlarına sunulan özel avantajları detaylandırdı. Özellikle enerji projelerindeki teşvik mekanizmaları ve sanayi bölgelerindeki vergi muafiyetleri, İzmirli yatırımcıların en çok ilgi gösterdiği başlıklar arasında yer aldı. Kardeş Şehirler, Güçlü Yarınlar İzmir ile Bişkek arasındaki güçlü bağların ticaret protokolleriyle desteklendiği toplantıda; Kırgızistan Sanayi Bakanlığı, Bişkek Belediyesi ve Ticaret Odaları arasındaki imzalanmış anlaşmaların, iş dünyası için güvenli bir liman oluşturduğu kaydedildi. Soru-Cevap Bölümüyle İş Birliği Detaylandırıldı Yoğun katılımla gerçekleşen etkinliğin sonunda İzmirli iş insanları; lojistik süreçler, gümrük düzenlemeleri ve Kırgızistan pazarındaki yerel ortaklık fırsatları hakkında Kırgız heyetine sorularını yöneltti. Toplantı, iki ülke arasındaki dostluk bağlarının ticari birer başarı hikayesine dönüşmesi temennisiyle sona erdi.

İzmir ve Nanjing Arasında Dev Ticaret Hamlesi: 830 Milyon Dolarlık İş Birliği! Haber

İzmir ve Nanjing Arasında Dev Ticaret Hamlesi: 830 Milyon Dolarlık İş Birliği!

Türkiye ile Çin arasındaki ticari ilişkilerde yeni bir dönem başlıyor. Çin’in teknoloji ve sanayi merkezi Nanjing ile Ege’nin incisi İzmir, karşılıklı ticareti ve yatırımları artırmak amacıyla üçüncü kez bir araya geldi. 2025 yılında 830 milyon dolarlık dış ticaret hacmine ulaşan iki şehir, imzalanacak "Kardeş Şehir Protokolü" ile bağlarını güçlendiriyor. Ege İhracatçı Birlikleri’nden Çinli Yatırımcılara Çağrı Nanjing heyetini ağırlayan Ege İhracatçı Birlikleri (EİB) Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi, İzmir’in lojistik ve stratejik önemine dikkat çekti. İzmir’in Avrupa, Orta Doğu ve Afrika’ya açılan bir "ticaret hub’ı" olduğunu vurgulayan Eskinazi, Çinli firmaları İzmir’e yatırım yapmaya davet etti. İzmir’in Yatırım Avantajları: Lojistik Güç: 16 liman ve 36 ülkeye doğrudan uçuş imkanı. Yenilenebilir Enerji: Rüzgar, güneş, biyokütle ve jeotermal enerjinin merkezi. İnovasyon: 5 Teknoloji Geliştirme Bölgesi ve güçlü Ar-Ge altyapısı. İhracat Başarısı: 2025 yılında Ege Bölgesi’nden yapılan 43,6 milyar dolarlık ihracat. "Türkiye, Çin için sadece bir pazar değil; üç kıtaya erişim sağlayan stratejik bir lojistik merkezidir." – Jak Eskinazi Nanjing Belediye Başkan Yardımcısı Huiping: "Türk Markalarını Bekliyoruz" Nanjing Belediye Başkan Yardımcısı Huo Huiping, 36 milyonluk nüfusu ve 272 milyar dolarlık ekonomik büyüklüğü ile Nanjing’in Türk ihracatçılar için dev bir fırsat olduğunu belirtti. Huiping, özellikle gıda ve tarım ürünlerinde iş birliğini artırmak istediklerini ifade etti. Öne Çıkan Ürünler: Kaliteli un ve makarna, Zeytinyağı ve kuru meyveler, Kuruyemiş ve atıştırmalıklar Huiping ayrıca, sadece ticaretle sınırlı kalmayıp maden, tekstil ve yeni nesil malzemeler alanında tedarik zinciri entegrasyonunu hedeflediklerini de sözlerine ekledi. Tarım ve Gıda Sektöründe Çin Pazarı Fırsatı Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Muhammet Öztürk, Çinli tüketicilerin güvenilir gıdaya olan talebinin Türk ürünleri için büyük bir kapı açtığını söyledi. Öztürk, Çinli iş insanlarını 1-4 Eylül 2026 tarihlerinde düzenlenecek olan Foodist İstanbul Fuarı 2026’ya davet etti. Su Ürünleri ve Kanatlı Sektöründe Beklenti: Tavuk Ayağı İhracatı Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği’nden Bedri Girit ise sektörün gücüne vurgu yaptı. Türkiye’nin dünyanın ilk 10 üreticisi arasında olduğunu belirten Girit, Türk somonu ve özellikle tavuk ayağı ihracatının tekrar açılmasını sabırsızlıkla beklediklerini dile getirdi.

Kastamonu Hayvancılığın Üssü Oluyor: Devrekani’ye 784 Milyon TL’lik Dev Yatırım! Haber

Kastamonu Hayvancılığın Üssü Oluyor: Devrekani’ye 784 Milyon TL’lik Dev Yatırım!

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Kastamonu Devrekani Besi Organize Tarım Bölgesi (OTB) projesinde sona yaklaşıldığını duyurdu. 784 milyon liralık yatırımla hayata geçen dev proje, tamamlandığında yıllık 8 bin 500 ton et üretimi gerçekleştirecek. ​Türkiye’nin tarım ve hayvancılık vizyonunda stratejik bir yere sahip olan Kastamonu, modern altyapı ve ileri teknoloji ile donatılan Besi Organize Tarım Bölgesi ile sektöre yön vermeye hazırlanıyor. Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Devrekani’deki çalışmaların %92 seviyesine ulaştığını belirterek projenin bölge ekonomisine can suyu olacağını vurguladı. ​Altyapı Çalışmalarında %92 Seviyesine Ulaşıldı ​Kastamonu’nun bereketli topraklarını yüksek teknolojiyle buluşturan Devrekani Besi OTB projesi, kısa süre içinde yatırımcıların hizmetine açılacak. Bakan Yumaklı, altyapı inşaatının büyük ölçüde tamamlandığını ifade ederek, "Gıda arz güvenliğimizi teknoloji ve modern altyapı ile inşa ediyoruz" dedi. ​19 Bin Baş Kapasite ve Dev İstihdam Hamlesi ​Proje, sadece üretim rakamlarıyla değil, bölge halkına sağlayacağı iş olanaklarıyla da dikkat çekiyor. Tam kapasiteyle faaliyete geçtiğinde Devrekani Besi OTB’nin yaratacağı ekonomik etki şu şekilde öngörülüyor: ​Hayvan Kapasitesi: 19 bin 100 baş canlı hayvan kapasitesi. ​Et Üretimi: Yıllık ortalama 8 bin 500 ton kaliteli et üretimi. ​İstihdam: Bölgedeki 1.500 kişiye doğrudan iş imkanı. ​Yatırım Tutarı: Toplamda 784 milyon liralık dev bütçe. ​"Gıda Arz Güvenliğinin Teminatı: Teknoloji" ​Bakan İbrahim Yumaklı, projenin Türkiye'nin hayvancılık stratejisindeki önemine değinerek, "Kastamonu'nun bereketli toprakları, hayvancılığın merkezlerinden biri haline geliyor. Üretim gücümüzü artırırken modern altyapı sayesinde sürdürülebilir bir model oluşturuyoruz" açıklamasında bulundu. ​Modern teknolojiyle donatılan tesislerde, atık yönetimi ve hayvan sağlığı standartları en üst düzeyde tutularak çevre dostu bir üretim planlanıyor. Projenin hayata geçmesiyle birlikte Kastamonu, Türkiye'nin kırmızı et tedarik zincirinde kilit bir rol üstlenecek.

Denizli Kablo Sektörü Dünya Sahnesinde: Wire & Tube 2026’ya 16 Firma Çıkarması! Haber

Denizli Kablo Sektörü Dünya Sahnesinde: Wire & Tube 2026’ya 16 Firma Çıkarması!

Almanya’nın Düsseldorf kentinde düzenlenen dünyanın en prestijli bakır tel ve kablo fuarı Wire & Tube 2026, Denizli’nin sanayi gücüne ev sahipliği yapıyor. Türkiye’nin kablo ihracatında ikinci sırada yer alan Denizli, fuarda 16 dev firmasıyla boy gösteriyor. Küresel kablo ve tel endüstrisinin kalbi Almanya’da atıyor. 63 ülkeden 2.651 firmanın katıldığı ve 120 bin ziyaretçinin beklendiği Wire & Tube 2026 Fuarı’nda Türkiye, 193 firma ile gövde gösterisi yaparken; Denizli, bu katılımın lokomotif şehirlerinden biri olarak dikkat çekiyor. ​DENİB Başkanı Osman Uğurlu: "Denizli Sektörün Stratejik Merkezi" ​Fuar katılımcısı Denizli firmalarını stantlarında ziyaret eden Denizli İhracatçılar Birliği (DENİB) Başkanı Osman Uğurlu, kentin sektördeki ağırlığını rakamlarla ortaya koydu. Uğurlu, "Denizli, Türkiye’nin toplam kablo ihracatının yüzde 24’ünü tek başına gerçekleştiriyor. 1 milyar dolarlık hacmimizle Türkiye ikincisiyiz. Bu fuar, küresel rekabetin nabzını tuttuğumuz stratejik bir alandır," dedi. ​Denizli’den 16 Firma ile Güçlü Temsil ​Fuarda Denizli'yi temsil eden 16 firmanın sektörel dağılımı, kentin üretim çeşitliliğini de gözler önüne seriyor: ​10 Kablo Makinecisi, 5 Kablo Üreticisi, ​1 Demir/Çelik Firması ​Başkan Uğurlu, Denizli’nin sadece kablo değil, kablo makineleri üretiminde de öncü olduğunu belirterek; alt sektörlerdeki bu uzmanlaşmanın ihracat ivmesini artırdığını vurguladı. ​İhracat Rakamlarında Büyük Yükseliş: 1,3 Milyar Dolarlık Eşik ​2026 yılının ilk çeyreği, kablo ihracatı için rekorlarla başladı. Türkiye genelinde kablo ihracatı yüzde 15 artışla 1,3 milyar dolara ulaşırken, Denizli'nin yılın ilk aylarındaki performansı 300 milyon dolar seviyesine çıktı. ​Bakır Fiyatlarındaki Yüzde 37’lik Artışın Etkisi ​Kablo sektörünün ana ham maddesi olan bakır fiyatlarındaki yükseliş, ihracat verilerine değer bazında yansıdı. ​2025 (Ocak-Nisan): 9.377 Dolar / Ton ​2026 (Ocak-Nisan): 12.860 Dolar / Ton ​Başkan Uğurlu, bakırın ton fiyatındaki yaklaşık yüzde 37'lik artışın, ihracattaki yükselişi hem hacim hem de fiyat etkisiyle desteklediğini ifade etti. ​Teknoloji Yoğun Üretim ve Marka Değeri ​Denizli sanayisinin teknoloji yoğun üretime yöneldiğini ve küresel şoklara karşı daha dirençli hale geldiğini belirten Uğurlu, "Kablo sektörü Denizli için artık niş bir alan değil, stratejik bir kaledir. Katma değeri yüksek üretim anlayışımız, şehrimizin marka değerini dünya genelinde yukarı taşıyor," diyerek sözlerini tamamladı.

Genç Çiftçiler Ankara’da Buluştu Haber

Genç Çiftçiler Ankara’da Buluştu

Tarım ve Gıda Etiği Derneği (TARGET) ve Tarım ve Orman Bakanlığı iş birliğiyle düzenlenen "Tarım Gıda Etiği Genç Çiftçiler Buluşması" Ankara’da gerçekleştirildi. 38 gencin katıldığı etkinlikte tarımın geleceği ve etik değerler masaya yatırıldı. ​ANKARA – Türkiye’nin dört bir yanından gelen genç üreticiler, 1-3 Nisan 2026 tarihlerinde Ankara’da düzenlenen tarihi bir etkinlikte buluştu. Tarım ve Orman Bakanlığı (TOB) Eğitim ve Yayın Dairesi Başkanlığı ile TARGET tarafından organize edilen “Tarım Gıda Etiği Genç Çiftçiler Buluşması”, tarım sistemlerindeki değer sorunlarını bilimsel bir perspektifle ele aldı. ​Geleceğin Tarımı İçin "Etik" Vurgusu ​Etkinliğin açılışında konuşan TARGET Başkanı Prof. Dr. Cemal Taluğ, “genç çiftçi” kavramının stratejik önemine dikkat çekti. Taluğ, gençlerin sadece üretici değil, aynı zamanda adil ve doğaya dost bir gıda sisteminin en büyük güvencesi olduklarını belirtti. ​Açılış oturumuna; TOB Eğitim ve Yayın Dairesi Başkanı Dr. Bülent Kahraman Çolakoğlu, FAO Türkiye Temsilci Yardımcısı Dr. Ayşegül Selışık, Gıda ve Kontrol Genel Müdürü Dr. Ersin Dilber ve Cumhurbaşkanlığı Tarım ve Gıda Politikaları Kurulu Başkan Vekili Prof. Dr. Zümrüt Begüm Ögel gibi sektörün öncü isimleri katılarak gençlere destek verdi. ​Üç Günlük Yoğun Eğitim Maratonu ​Etkinlik süresince gençler, alanında uzman akademisyenlerden kritik konularda eğitim alma fırsatı buldu: ​İletişim ve Teknoloji: Prof. Dr. Fatih Keskin ile "Etkili İletişim ve Etik", Mine Ataman ile "Algoritmaların İştahı". ​Toprak ve Su Yönetimi: Prof. Dr. Ayten Namlı’dan "Toprak Sağlığı" ve Murat Mengüloğlu’ndan "Su Yönetiminde Humusun Önemi". ​Finans ve Girişimcilik: Prof. Dr. Kürşat Demiryürek ile "Girişim Etiği" ve İbrahim Oğuz ile "Finansman Etiği". ​Ar-Ge ve İnovasyon: TAGEM Genel Müdürü M. Altuğ Atalay’ın "AR-GE Etiği" sunumu katılımcılardan büyük ilgi gördü. ​Genç Çiftçilerin Sesi: Anket ve Değerlendirme ​Programın son gününde gerçekleştirilen anket çalışmasıyla, genç çiftçilerin tarım ve gıda etiği konusundaki görüşleri kayıt altına alındı. Sonuçların tartışıldığı oturumda, gençlerin sektördeki etik beklentileri ve karşılaştıkları zorluklar analiz edildi. ​Kapanış konuşmasında Prof. Dr. Cemal Taluğ, "Üretken, adil ve emeğe saygılı bir sistem için genç çiftçiler bizim en büyük teminatımızdır" diyerek, projenin sürdürülebilirliği mesajını verdi.

TÜRİB Vadeli İşlem Piyasası 2026’da Başlıyor! Haber

TÜRİB Vadeli İşlem Piyasası 2026’da Başlıyor!

Türkiye Ürün İhtisas Borsası (TÜRİB) Genel Müdürü Ali Kırali, Konya’da düzenlenen "UHK 2026 Hasat Öncesi Hububat Kongresi"nde tarım sektörünü heyecanlandıran açıklamalarda bulundu. Kırali, sürdürülebilir tarım için spot ve vadeli piyasaların entegre edildiği güçlü bir finansal altyapı kurduklarını müjdeledi. ​ELÜS Piyasasında 406 Milyar TL’lik Dev Hacim ​TÜRİB’in faaliyete geçtiği 2019 yılından bu yana katettiği mesafeyi rakamlarla paylaşan Ali Kırali, bugüne kadar 60 milyon ton ürünün el değiştirdiğini ve 406 milyar TL işlem hacmine ulaşıldığını belirtti. ​Lisanslı depoculuk kapasitesinin piyasa derinliği için hayati önem taşıdığını vurgulayan Kırali, "Bugün 263 lisanslı depo, 14 milyon tonun üzerinde kapasiteyle hizmet veriyor. Türkiye'nin hububat rekoltesinin %38’inin lisanslı depolarda saklanabilir hale gelmesi, büyüme için çok güçlü bir altyapıdır" dedi. ​TÜRİB’in Üç Temel Stratejisi: Teknoloji, Güven ve Çeşitlilik ​Ürün ihtisas borsacılığının etkinliğini artırmak için üç ana eksene odaklandıklarını belirten Kırali, stratejik yol haritasını şöyle özetledi: ​Teknolojik Dönüşüm: Öz kaynaklarla geliştirilen TÜRİS işlem platformu ve ÜPAK’ların (Ürün Piyasası Aracı Kurumları) sisteme entegrasyonu ile sahadaki erişim kapasitesi artırıldı. ​Güven Altyapısı: Lisanslı Depoculuk Denetim A.Ş. ve Ar-Ge merkezince geliştirilen LİDBİS (Lisanslı Depoculuk Bilgi Sistemi) ile fiziksel ürün ve dijital kayıt uyumu en üst seviyeye taşınıyor. ​Hizmet Çeşitliliği: Mevcut ELÜS piyasasına ek olarak vadeli işlem, teverruk ve uluslararası ürün piyasaları için çalışmalar hız kesmeden sürüyor. ​Vadeli İşlem Piyasası 2026’nın İkinci Yarısında Devreye Giriyor ​Tarım ticaretinde fiyat riskini yönetmek isteyen üretici ve sanayici için kritik öneme sahip olan Vadeli İşlem Piyasası için tarih verildi. Ali Kırali, piyasanın 2026 yılının ikinci yarısında faaliyete geçmesini hedeflediklerini açıkladı. ​Vadeli İşlemlerde Neler Olacak? ​Dayanak Varlıklar: İlk aşamada arpa, ekmeklik buğday ve mısır ELÜS’leri ile TÜRİB fiyat endeksleri kullanılacak. ​İki Farklı Uzlaşma Modeli: ELÜS dayanaklı sözleşmelerde fiziki teslimat, endeks bazlı sözleşmelerde ise nakdi uzlaşma imkanı sunulacak. ​Risk Yönetimi: Üretici, tüccar ve sanayici ileri tarihli fiyat oluşumlarını görerek fiyat riskine karşı korunma imkanı bulacak. ​"Tarım Piyasası Uluslararası Standartlara Kavuşuyor" ​Ali Kırali, projelerin ortak amacının tarım ticaretini daha şeffaf, güvenli ve erişilebilir kılmak olduğunu ifade ederek; "Spot ve türev piyasalar arasındaki entegrasyonla Türkiye tarım piyasaları daha kurumsal ve öngörülebilir bir yapıya kavuşacak" dedi.

İzmir Ticaret Odası’ndan Çin Açılımı Haber

İzmir Ticaret Odası’ndan Çin Açılımı

İzmir’in küresel ticaret hacmini artırmayı hedefleyen İzmir Ticaret Odası (İZTO), Çin’in lojistik ve sanayi devi Qingdao heyetini ağırladı. İki liman kenti arasındaki ekonomik bağları kopmaz bir noktaya taşıyacak organizasyon kapsamında, İzmir Ticaret Odası ile Qingdao Ticaret Bürosu arasında kritik bir iş birliği anlaşması imzalandı. ​Liman Kentlerinin Güç Birliği: İzmir ve Qingdao ​İzmir Ticaret Odası ve Çin Halk Cumhuriyeti Qingdao Belediyesi iş birliğiyle düzenlenen tanıtım toplantısı, üst düzey diplomatik ve ticari temsilcilerin katılımıyla gerçekleşti. T.C. Dışişleri Bakanlığı İzmir Temsilcisi Büyükelçi Yeşim Kebapçıoğlu, iki şehrin benzer liman özelliklerine dikkat çekerek geniş bir iş birliği potansiyelinin altını çizdi. ​Kızılgüneşler: "Çin ile Ticarette %14,9’luk Pay" ​İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Emre Kızılgüneşler, 2026 yılı Ocak ayı verilerine göre Türkiye'nin toplam ithalatının %14,9’unun Çin’den yapıldığını vurguladı. İlişkilerin sadece ticaretle sınırlı kalmaması gerektiğini belirten Kızılgüneşler, şu ifadeleri kullandı: ​"Ekonomik ilişkilerimizin yatırımlar, teknoloji transferi, ortak projeler ve lojistik çerçevesinde stratejik bir derinlik kazanması gerekiyor. İmzalanan bu anlaşma, dengeli ve sürdürülebilir bir yapı için güçlü bir zemindir." ​Qingdao: Asya ve Avrupa Arasında Lojistik Köprü ​Qingdao Belediye Başkan Yardımcısı Gao Jian, şehrin "Kuşak ve Yol Girişimi" içerisindeki kritik konumuna değindi. Qingdao’nun güçlü sanayi altyapısını İzmirli iş insanlarına tanıtan Jian; modern tarım teknolojileri, e-ticaret ve endüstriyel ekipman üretimi alanlarında Türkiye ile büyük fırsatlar olduğunu belirtti. ​20 Çinli Dev Firma İzmirli İş İnsanlarıyla Buluştu ​İş birliği protokolünün imza töreninin ardından, iki ülke firmaları arasında ikili iş görüşmeleri (B2B) gerçekleştirildi. Toplantıya katılan 20 büyük Çinli firma; ​Enerji ve elektrik ekipmanları, ​Lastik ve otomotiv yan sanayi, ​Tarım makineleri ve gıda üretimi, ​Sınır ötesi e-ticaret ve lojistik, ​Su ve çevre teknolojileri gibi stratejik sektörlerde İzmirli firmalarla yeni ortaklıkların kapısını araladı. ​Çin’den İzmirli Yatırımcılara Davet ​Çin Halk Cumhuriyeti Ankara Büyükelçiliği Ekonomi ve Ticaret Elçi Müsteşarı Li Bin, geçen yıl Çin’in Türkiye’ye yaptığı 3,3 milyon dolarlık yatırıma dikkat çekerek, ticaret hacminin her geçen gün arttığını ifade etti. Bin, konuşmasını İzmirli iş insanlarını yatırım fırsatlarını yerinde görmeleri için Qingdao’ya davet ederek noktaladı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.