Hava Durumu

#Tekstil

Kırsal Haber - Tekstil haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tekstil haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

TARGEV’de Erkan Zandar Dönemi Haber

TARGEV’de Erkan Zandar Dönemi

Tekstil, Hazır Giyim ve Deri sektörleri öncelikli olmak üzere Türkiye’nin rekabet üstünlüğüne sahip olduğu sektörlerde katma değerli ürün üretimi, tasarım, teknoloji, alanlarında araştırma ve geliştirme yapmak için faaliyet gösteren Türkiye Tekstil, Hazır Giyim Deri Sanayii, Teknoloji ve Tasarım Araştırma Geliştirme Vakfı (TARGEV) Yönetim Kurulu Başkanlığına Erkan Zandar seçildi. TARGEV Olağan Genel Kurulu, Ege İhracatçı Birlikleri’nde yapıldı. Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Muhammet Öztürk'ün de katıldığı Genel Kurulda iş programı ve bütçe maddeleri kabul edildikten sonra Yönetim Kurulu ve Denetim Kurulu seçimine gidildi. Ege Deri ve Deri Mamulleri Yönetim Kurulu Üyesi Erkan Zandar tarafından hazırlanan tek listeyle seçime gidildi. Oy birliğiyle seçilen Yönetim Kurulu’nda; “Erkan Zandar, Özge Ertuğrul Parlas, Çağlar Bağcı, Tevfik Aksu, Yasin Akçakaya, Bedri Girit, Nitsa Çukurel Kapancıoğulları, Miray Usta ve Akın Yeşilkaya” yer alırken, Denetim Kurulu’nu; “Rahmi Balsarı, Eşref Yavuz Kaptanoğlu, Turan Yalçın, Şahika Aşkıner ve Deniz Celep” oluşturdu. TARGEV’in 32 yıllık tarihi boyunca tecrübeli ve bilgili nitelikli iş gücü yetiştirmek için eğitimler düzenlediğini dile getiren TARGEV Yönetim Kurulu Başkanı Erkan Zandar, TARGEV Yönetim Kurulunu genç bir kadroyla devraldıklarını yeni dönemde eğitim ve ARGE faaliyetlerinin artarak süreceğini vurguladı. TARGEV’in özellikle teknoloji bazlı üretim prosesleri konusunda, sektörlerin yurtdışında tanıtımı konusunda faaliyetlerde bulunacağını vurgulayan Zandar; “Şirketler ve sektörler bazında eğitim faaliyetlerinde bulunacağız. Özellikle tekstil, hazır giyim ve deri sektörlerinde eksik olan teknolojik ürün tasarımları konusunda iş birlikleri yapacağız. Katma değerli ürün ihracatımızın artması ve Ege İhracatçı Birlikleri’nin ihracat hedeflerine ulaşması için yeni projeleri hayata geçirecek kuluçka merkezi gibi çalışacağız” diye konuştu. TARGEV Yönetim ve Denetim Kurulu önümüzdeki günlerde bir araya gelerek görev dağılımını yapacak ve yeni projeler için yol haritasını belirleyecek.

AKİB’den Nisan Ayında Dev Atak: İhracat Yüzde 27 Artışla 1,65 Milyar Dolara Ulaştı Haber

AKİB’den Nisan Ayında Dev Atak: İhracat Yüzde 27 Artışla 1,65 Milyar Dolara Ulaştı

Akdeniz İhracatçı Birlikleri (AKİB), 2026 yılı Nisan ayında sergilediği performansla Türkiye’nin dış ticaretine damga vurdu. AKİB Koordinatör Başkanı Veysel Memiş tarafından açıklanan verilere göre, bölge ihracatı geçtiğimiz yılın aynı dönemine oranla %27 artarak 1,65 milyar dolara yükseldi. ​Bu güçlü büyüme ivmesiyle birlikte, 2026 yılının ilk dört aylık döneminde (Ocak-Nisan) toplam ihracat %11 artışla 6,3 milyar dolara ulaştı. Yıllıklandırılmış bölge ihracatı ise 17,4 milyar dolar seviyesine tırmandı. ​Sektörel Bazda Kimya ve Demir-Çelik Lokomotif Oldu ​Nisan ayı performansının ana itici gücü katma değerli üretim yapan sektörler oldu. AKİB bünyesindeki birliklerin ihracat karnesinde özellikle kimyevi maddeler ve demir-çelik sektörlerindeki rekor artışlar dikkat çekti. ​AKİB Nisan Ayı Sektörel Performans Özeti: ​Kimyevi Maddeler ve Mamulleri: 581,9 milyon dolar (%27 artış) ile birinciliği göğüsledi. ​Demir ve Demir Dışı Metaller: 418 milyon dolar (%46 artış) ile en güçlü büyüme oranlarından birini yakaladı. ​Hububat, Bakliyat ve Yağlı Tohumlar: 173,3 milyon dolar (%29 artış) ile üçüncü sırada yer aldı. ​Yaş Meyve Sebze: 162,9 milyon dolar (%41 artış) ile tarım sektöründeki gücünü korudu. ​Diğer Sektörler: Tekstil 103,7 milyon dolar, Mobilya ve Orman Ürünleri 91,2 milyon dolar, Hazır Giyim ise 41,4 milyon dolarlık katkı sağladı. ​Avrupa ve Kuzey Afrika’da Pazar Derinliği Artıyor ​Başkan Veysel Memiş, AKİB’in pazar çeşitlendirme stratejisinin somut sonuçlar verdiğini vurguladı. Nisan ayında en fazla ihracat yapılan ülkeler İtalya (145,2 milyon $), Romanya (141,8 milyon $) ve Irak (108,8 milyon $) olurken, bazı pazarlarda üç haneli büyüme oranları kaydedildi. ​En Hızlı Büyüyen Pazarlar: ​İspanya: %183 artış (84,4 milyon $) ​Fas: %154 artış (35,1 milyon $) ​Mısır: %88 artış (65,4 milyon $) ​İtalya: %80 artış ​Ukrayna: %74 artış ​Başkan Memiş, "İspanya ve İtalya gibi zorlu Avrupa pazarlarında bu denli yüksek artış yakalamak, doğru ürün konumlandırmasının sonucudur. Fas ve Mısır gibi Kuzey Afrika hatlarındaki ivme ise lojistik avantajlarımızı etkin kullandığımızı gösteriyor," dedi. ​"Üretim ve İhracata Desteklerle İvme Korunacak" ​AKİB Koordinatör Başkanı Veysel Memiş, hükümet tarafından açıklanan "Türkiye Yüzyılı Yatırım İçin Güçlü Merkez Programı" ve sağlanan teşviklerin ihracatçılar için hayati önem taşıdığını belirtti. ​Başkan Memiş, değerlendirmesinde şu ifadelere yer verdi: ​"Kurumlar vergisi indirimi ve döviz dönüşüm desteğinin uzatılması, maliyet baskısı altındaki üreticimize nefes aldırmıştır. Kur, maliyet ve talep dengesi kritikliğini korusa da üretim kabiliyetimiz ve esnek pazar yapımızla yılı çift haneli büyüme ile kapatmayı hedefliyoruz." ​Öte yandan, Irak pazarındaki yatay seyir ile Almanya ve Fransa gibi geleneksel pazarlardaki zayıf talebe dikkat çeken Memiş, bu durumu bir risk olarak değil, pazar çeşitlendirme stratejisini güçlendirmek için bir fırsat olarak okuduklarını sözlerine ekledi.

Denizli İhracatında Nisan Rekoru: %26,5 Artışla 458 Milyon Dolar! Haber

Denizli İhracatında Nisan Rekoru: %26,5 Artışla 458 Milyon Dolar!

Türkiye’nin üretim ve ihracat merkezlerinden biri olan Denizli, 2026 yılı Nisan ayında sergilediği performansla yükselişini sürdürdü. Denizli İhracatçılar Birliği (DENİB) Başkanı Osman Uğurlu tarafından paylaşılan verilere göre, kentin ihracatı geçtiğimiz yılın aynı ayına göre %26,5 artış göstererek 458 milyon dolara ulaştı. ​Yılın ilk dört aylık döneminde (Ocak-Nisan) ise toplam ihracat hacmi, %6,9’luk bir artışla 1 milyar 601 milyon dolar olarak kaydedildi. ​Sektörel Bazda Güçlü Toparlanma ​Nisan ayında Denizli’nin lokomotif sektörlerinin tamamında çift haneli büyüme rakamları yakalandı. Bir süredir daralma baskısı altında olan tekstil ve konfeksiyon sektörü, %20,5 artışla 129 milyon dolar ihracat gerçekleştirerek moral depoladı. ​Diğer önemli sektörlerdeki performans ise şu şekilde yansıdı: Elektrik-elektronik sektörü %31,7 artışla 109 milyon dolar, demir ve demir dışı metaller %38 artışla 83 milyon dolar, tarım ürünleri %27,1 artışla 37 milyon dolar ve madencilik sektörü %26,5 artışla 28 milyon dolarlık katkı sağladı. ​İhracatın Zirvesinde İngiltere Var ​Denizli’nin dış ticaretinde en büyük payı alan ülkeler listesinde İngiltere, %51’lik rekor artış ve 72 milyon dolarlık hacimle liderliğini korudu. İngiltere’yi 41 milyon dolarla İtalya, 36,4 milyon dolarla ABD ve 36,3 milyon dolarla Almanya takip etti. Hollanda ise 25 milyon dolarla ilk beş pazar arasında yer aldı. Başkan Uğurlu, en fazla ihracat yapılan ilk 10 ülkenin tamamında çift haneli artışlar yaşanmasının istikrarın göstergesi olduğunu vurguladı. ​Finansal Destekler ve Vergi Düzenlemeleri ​İhracatçıların finansman yükünü hafifletecek önemli bir gelişme olarak, TCMB’nin yurt dışı kaynaklı dövizlerin TL’ye dönüşüm desteği 31 Temmuz 2026 tarihine kadar uzatıldı. Başkan Uğurlu, bu desteğin maliyet yönetimi açısından kritik olduğunu ifade ederken, rekabet gücünün korunması için destek oranının %5 seviyesine çıkarılması yönündeki beklentisini yineledi. ​Ayrıca, yeni vergi düzenlemesi ile ihracatçı firmalar için kurumlar vergisi oranının %14’e, imalatçı ihracatçılar için ise %9’a düşürülmesi, küresel pazarlardaki rekabetçiliği artıracak stratejik bir adım olarak değerlendirildi. ​Küresel Riskler ve PMI Verileri ​Savaşın etkisiyle Küresel İmalat PMI verilerinin 51,3’e, Türkiye İmalat PMI’nın ise 47,9’a gerilediği bu dönemde; Denizli ihracatçısı yüksek adaptasyon yeteneği ile takvim ve parite etkisini fırsata çevirmeyi başardı. Mart ayındaki bayram tatili ve jeopolitik gerilimlerin neden olduğu duraksama, Nisan ayındaki güçlü performansla dengelendi. ​Denizli, üretim gücü ve ihracat tecrübesiyle yılın geri kalanında daha güçlü hedeflere odaklanarak yoluna devam ediyor.

KTO Başkanı Gülsoy: ''Dinamik Bir Destek Kalkanı Oluşturulması Şart'' Haber

KTO Başkanı Gülsoy: ''Dinamik Bir Destek Kalkanı Oluşturulması Şart''

Kayseri, Mart ayında 314 milyon 106 bin dolarlık ihracat gerçekleştirdi. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Mart Ayı dış ticaret verilerini değerlendiren Kayseri Ticaret Odası (KTO) Başkanı Ömer Gülsoy, “Küresel pazarlardaki daralmaya ve maliyet artışlarına rağmen ihracatçımız büyük bir özveriyle mücadele ediyor. Bu direnci korumak için reel sektörü destekleyecek mekanizmalar hayati önem taşıyor” dedi. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan 2026 yılı Mart ayı dış ticaret verilerini değerlendiren Kayseri Ticaret Odası Başkanı Ömer Gülsoy, rakamları ve sektörel gelişmeleri paylaştı. Kayseri’nin Mart ayı ihracat performansına değinen Başkan Gülsoy, “Mart ayında 314 milyon 106 bin 541 dolar ihracat gerçekleştirdik. Geçen yılın aynı ayına göre yüzde 3,45 oranında bir azalış yaşansa da sanayicimiz dünyanın dört bir yanına ulaşmaya devam ediyor. İthalatımız ise 154 milyon 959 bin 912 dolar olmuştur. Geçen yılın aynı ayına oranla yüzde 23,63 artış gerçekleşmiştir.“ diye konuştu. İLK ÇEYREKTE 924 MİLYON DOLARLIK PERFORMANS 2026 yılının ilk üç aylık verilerini de paylaşan Gülsoy, “Yılın ilk çeyreğinde toplam ihracat rakamımız, geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre sadece yüzde 0,71’lik sembolik bir azalışla 924 milyon 429 bin 851 dolara ulaşmıştır. Aynı dönemde ithalat rakamlarımız ise yüzde 0,37 oranında gerileyerek 430 milyon 378 bin 207 dolar seviyesine kalmıştır.” dedi. Kayseri olarak Mart ayında dünya genelinde 145 ülkeye ihracat gerçekleştirme başarısı gösterdiklerini ifade eden Gülsoy, “En çok ihracat yaptığımız ilk 10 pazarımız; Almanya, Avusturya, Polonya, ABD, Belçika, İtalya, Fransa, Fas, Irak ve Mısır olarak sıralanmıştır.” ifadelerini kullandı. Kayseri ihracatının sektörler bazında analizini de yapan Başkan Gülsoy, “Türkiye İstatistik Kurumu’nun belirlediği sektörlerden; Elektrik ve Elektronik, Makine ve Aksamları, Kuru Meyve ve Mamulleri, Kimyevi Madde ve Mamulleri, Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri, Halı gibi sektörlerde artış yaşanırken; Demir ve Demir Dışı Metaller, Mobilya, Kağıt ve Orman Ürünleri, Çelik, Tekstil ve Hammaddeleri, Madencilik Ürünleri, İklimlendirme Sanayii sektöründe azalış yaşanmıştır.“ dedi. “DİNAMİK BİR DESTEK KALKANI ŞART” Sanayicinin üzerindeki maliyet yüküne dikkat çeken Başkan Gülsoy, “Enerji, lojistik ve finansman maliyetlerinin yükseldiği bu dönemde ihracat yapmak zor hale gelmiştir. Artan maliyetler karşısında sanayicinin sermayesini koruyacak dinamik bir destek kalkanı oluşturulması şarttır. Ticaretin önündeki en büyük engel öngörülemezliktir; ancak Kayserili tüccarımız bu süreci aktif bir şekilde yönetmektedir” dedi. İhracatın sürdürülebilirliği için yüksek teknoloji ve yeşil dönüşümün kaçınılmaz olduğunu hatırlatan Gülsoy, “Ülkemiz için rekabet eden, istihdam sağlayan ve ekonomimize değer katan tüm ihracatçı üyelerimize ve çalışanlarına teşekkür ediyorum” diye konuştu.

8. Ulusal Pamuk Zirvesi İzmir’de Gerçekleştirildi Haber

8. Ulusal Pamuk Zirvesi İzmir’de Gerçekleştirildi

“Türk Pamuğunda Kritik Eşik” temasıyla düzenlenen 8. Ulusal Pamuk Zirvesi, sektörün tüm paydaşlarını bir araya getirdi. Ulusal Pamuk Konseyi Yönetim Kurulu Başkanı Fevzi Çondur’un açılış konuşmasıyla başlayan zirve, T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı Bitkisel Üretim Genel Müdür Yardımcısı İhsan Emiralioğlu ve T.C. İzmir Valisi Dr. Süleyman Elban’ın konuşmalarıyla devam etti. Açılış konuşmalarını yapan Ulusal Pamuk Konseyi Yönetim Kurulu Başkanı Fevzi Çondur, pamuk sektörünün mevcut durumunu değerlendirmek, karşı karşıya olduğu sorunlara çözüm geliştirmek ve geleceğe yönelik stratejik konuları ele almak amacıyla bir araya geldiklerini belirtti. Türkiye’nin sınırlı ekim alanına rağmen dünya pamuk üretiminde önemli bir paya sahip olduğunu vurgulayan Çondur, bu başarının sürdürülebilir ve izlenebilir üretim anlayışının önemini ortaya koyduğunu ifade etti. T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı Bitkisel Üretim Genel Müdür Yardımcısı İhsan Emiralioğlu ise 2026 yılının ilk dört ayında son iki yıla kıyasla daha fazla yağış alındığını belirterek, tarımsal üretim açısından bereketli bir yıl beklentisinin arttığını dile getirdi. Pamuğun Bakanlık tarafından belirlenen 13 stratejik üründen biri olduğuna dikkat çeken Emiralioğlu, Türkiye’nin kaliteli ve GDO’suz üretimle dünya üreticilerinden ayrıştığını söyledi. Türkiye’nin birim alandan elde edilen pamuk veriminde dünyada ilk üçte yer aldığını ifade eden Emiralioğlu, 2002 yılında dekara 353 kilogram olan kütlü pamuk veriminin yüzde 36 artışla 480 kilogram seviyelerine ulaştığını, dünya ortalamasının ise yaklaşık 236 kilogram olduğunu belirtti. Ayrıca pamuk üretimini desteklemeye devam ettiklerini belirten Emiralioğlu, 2025 yılında dekara 1.098 TL olan destekleme bedelinin 2026 yılı için 1.395 TL’ ye yükseltildiğini açıkladı. T.C. İzmir Valisi Dr. Süleyman Elban da konuşmasında üretim maliyetlerinin düşürülmesine yönelik çalışmaların önemine değinerek, özellikle sulama tekniklerinin geliştirilmesi gerektiğini vurguladı. Bilinçsiz kimyasal ve ilaç kullanımının maliyetleri artırdığına dikkat çeken Elban, bu durumun bazı bölgelerde tarımdan uzaklaşmaya neden olduğunu ifade etti. Çiftçilerin pamuk üretiminden kopuş hızının azaltılması gerektiğini belirten Elban, sektör temsilcilerinin hızlı ve somut çözüm önerilerine odaklanmasının önemine işaret etti. İki oturum şeklinde gerçekleştirilen zirvenin ilk oturumunda, Söke Yağ Sanayi Tic. Ltd. Şti. firma yetkilisi Bertan Balçık moderatörlüğünde; üretici Ömer Fuat Tanman, Çukobirlik Şanlıurfa Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Selahattin Güneş, İzmir Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Üyesi Şeref İyiuyarlar ve Tars Labs Yönetim Kurulu Üyesi İsmail Özdemir’in katılımıyla “Yerli Pamuk Üretimindeki Sorunlar ve Çözüm Önerileri” başlığı ele alındı. İkinci oturumda ise GATHİB Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Fikret Kileci moderatörlüğünde, Ege Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Ferruh Uz, Uçak Tekstil İthalat İhracat San. ve Tic. A.Ş. Yönetim Kurulu Üyesi Onur Uçak, Ege Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Turan Göksan ve Ensar Tekstil ve Lutuf Mensucat Yönetim Kurulu Üyesi Ertuğrul Tanrıverdi’nin katılımıyla “Türk Tekstilinin Dünya ile Rekabeti” konusu değerlendirildi. Zirve, Ulusal Pamuk Konseyi Yönetim Kurulu Başkanı Fevzi Çondur’un kapanış konuşmasının ardından, programa katkı sunan sponsor firmalara ve konuşmacılara plaket takdimi gerçekleştirilmesiyle sona erdi. Ana sponsorlar olan Aydın Ticaret Borsası, Uçak Tekstil İthalat İhracat San. ve Tic. A.Ş., BASF Tuerk Kimya Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti’ye; Altın sponsor olan Tariş Pamuk Birliği’ne; Gümüş sponsorlar olan ProGen Tarım Teknoloji ve Tic. Ltd. Şti., May- AGRO Tohumculuk San. ve Tic. A.Ş.’ye; Bronz sponsorlar ise Çukobirlik Genel Müdürlüğü- SS. Çukurova Pamuk Yer Fıstığı ve Yağlı Tohumlar Tarım Satış Kooparatifler Birliği, İzmir Ticaret Borsası ve Uz Pamuk Ticaret ve Tekstil Sanayi A.Ş.’ye plaketleri takdim edildi. Program süresince sponsor firmalar açtıkları stantlarda ürünlerini katılımcılara tanıttı.

İzmir ve Nanjing Arasında Dev Ticaret Hamlesi: 830 Milyon Dolarlık İş Birliği! Haber

İzmir ve Nanjing Arasında Dev Ticaret Hamlesi: 830 Milyon Dolarlık İş Birliği!

Türkiye ile Çin arasındaki ticari ilişkilerde yeni bir dönem başlıyor. Çin’in teknoloji ve sanayi merkezi Nanjing ile Ege’nin incisi İzmir, karşılıklı ticareti ve yatırımları artırmak amacıyla üçüncü kez bir araya geldi. 2025 yılında 830 milyon dolarlık dış ticaret hacmine ulaşan iki şehir, imzalanacak "Kardeş Şehir Protokolü" ile bağlarını güçlendiriyor. Ege İhracatçı Birlikleri’nden Çinli Yatırımcılara Çağrı Nanjing heyetini ağırlayan Ege İhracatçı Birlikleri (EİB) Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi, İzmir’in lojistik ve stratejik önemine dikkat çekti. İzmir’in Avrupa, Orta Doğu ve Afrika’ya açılan bir "ticaret hub’ı" olduğunu vurgulayan Eskinazi, Çinli firmaları İzmir’e yatırım yapmaya davet etti. İzmir’in Yatırım Avantajları: Lojistik Güç: 16 liman ve 36 ülkeye doğrudan uçuş imkanı. Yenilenebilir Enerji: Rüzgar, güneş, biyokütle ve jeotermal enerjinin merkezi. İnovasyon: 5 Teknoloji Geliştirme Bölgesi ve güçlü Ar-Ge altyapısı. İhracat Başarısı: 2025 yılında Ege Bölgesi’nden yapılan 43,6 milyar dolarlık ihracat. "Türkiye, Çin için sadece bir pazar değil; üç kıtaya erişim sağlayan stratejik bir lojistik merkezidir." – Jak Eskinazi Nanjing Belediye Başkan Yardımcısı Huiping: "Türk Markalarını Bekliyoruz" Nanjing Belediye Başkan Yardımcısı Huo Huiping, 36 milyonluk nüfusu ve 272 milyar dolarlık ekonomik büyüklüğü ile Nanjing’in Türk ihracatçılar için dev bir fırsat olduğunu belirtti. Huiping, özellikle gıda ve tarım ürünlerinde iş birliğini artırmak istediklerini ifade etti. Öne Çıkan Ürünler: Kaliteli un ve makarna, Zeytinyağı ve kuru meyveler, Kuruyemiş ve atıştırmalıklar Huiping ayrıca, sadece ticaretle sınırlı kalmayıp maden, tekstil ve yeni nesil malzemeler alanında tedarik zinciri entegrasyonunu hedeflediklerini de sözlerine ekledi. Tarım ve Gıda Sektöründe Çin Pazarı Fırsatı Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Muhammet Öztürk, Çinli tüketicilerin güvenilir gıdaya olan talebinin Türk ürünleri için büyük bir kapı açtığını söyledi. Öztürk, Çinli iş insanlarını 1-4 Eylül 2026 tarihlerinde düzenlenecek olan Foodist İstanbul Fuarı 2026’ya davet etti. Su Ürünleri ve Kanatlı Sektöründe Beklenti: Tavuk Ayağı İhracatı Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği’nden Bedri Girit ise sektörün gücüne vurgu yaptı. Türkiye’nin dünyanın ilk 10 üreticisi arasında olduğunu belirten Girit, Türk somonu ve özellikle tavuk ayağı ihracatının tekrar açılmasını sabırsızlıkla beklediklerini dile getirdi.

AKİB'den Fas Pazarında Yüzde 405'lik Rekor Artış Haber

AKİB'den Fas Pazarında Yüzde 405'lik Rekor Artış

Akdeniz İhracatçı Birlikleri (AKİB) şubat ayında 1,34 milyar dolar ihracat gerçekleştirdi. AKİB Koordinatör Başkanı Veysel Memiş, yılın ikinci ayında en yüksek ihracat değerlerine kimya, demir-çelik ve yaş meyve sebze sektörlerinde ulaşırken, en fazla ihracatı Rusya, Irak ve Fas’a yaptıklarını belirtti. Şubat ayında 21 milyar dolarlık ülke ihracatına yüzde 7,2 oranında katkı verdiklerini kaydeden AKİB Koordinatör Başkanı Veysel Memiş, bölge ihracatının son iki aylık periyotta 2,76 milyar dolara ulaştığını, yıllıklandırılmış dış satım performansının ise yüzde 16,6 milyar dolar düzeyinde gerçekleştiğini bildirdi. Küresel ticaretin giderek daha karmaşık ve belirsiz bir hâl aldığını, jeopolitik gerilimler ve bölgesel savaşların lojistik, tedarik zinciri ve pazar dinamiklerini doğrudan etkilediğini vurgulayan Başkan Veysel Memiş, ortaya çıkan konjonktürde Akdenizli ihracatçıların gelişmeleri yakından takip ederken pazar çeşitlendirmesi, yenilikçi üretim ve dijital ticaret odaklı yaklaşımlarıyla zorlukları fırsata dönüştürmeye gayret ettiğini söyledi. AKİB, 2026’yı sürdürülebilirlik yılı ilan etti AKİB’in ana hedefinin üye firmaların uluslararası pazarlarda daha etkili olmalarını sağlamak, ihracat yapmayan ya da ihracat potansiyelini yeterince değerlendiremeyen KOBİ’leri de kazanmak olduğunu anımsatan Başkan Veysel Memiş, kurum olarak ihracat performansını daha yukarılara taşımak adına iki önemli projeyi faaliyete geçirdiklerini belirtti. 2026 yılını “Sürdürülebilirlik Yılı” ilan ederek Türk ihracatçılarının yeşil dönüşüm sürecine uyumunu stratejik öncelik hâline getirdiklerini vurgulayan Başkan Veysel Memiş, sahada firmalara birebir destek sunan Yeşil Mentörlük Programı’nı hayata geçirdiklerini bu sayede her firma için özel sürdürülebilirlik yol haritalarının hazırlanacağını söyledi. Başkan Veysel Memiş, “Program kapsamında firmalarımızın karbon ayak izi, enerji verimliliği, atık yönetimi, kurumsal yönetişim ve dijitalleşme alanlarındaki performanslarını ölçülebilir şekilde değerlendireceğiz. Sürdürülebilirlik Karnesi ve Öncü Adım Belgeleri ile bu sürecin hem görünür hem de kalıcı bir farkındalığa dönüşmesini sağlayacağız. Ayrıca Yeşil Dönüşüm Webinar Serisi ile firmalarımızın bilgiye kolayca erişmelerini mümkün kıldık. Böylece ihracatçılarımızı, küresel değer zincirlerinde daha şeffaf, sürdürülebilir ve rekabetçi bir konuma taşımayı hedefliyoruz.” diye konuştu. “İlk kez bir UR-GE projesi ihtiyaç analizini kendi uzman kadromuz hazırladı” Başkan Veysel Memiş, AKİB koordinasyonunda Batı Akdeniz İhracatçılar Birliği (BAİB) iş birliğiyle ve Akdeniz Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği (ASHİB) tarafından hayata geçirilen Süt ve Süt Ürünleri UR-GE Projesi’nin 20 firmanın katılımıyla ihracat artışını sürdürülebilirlik, karbon yönetimi ve kurumsal kapasite gelişimiyle birlikte ele alan bütüncül bir rekabetçilik modeli ortaya koyduğunu ifade etti. Başkan Veysel Memiş, “Firmaların kurumsal kapasitelerini, pazar potansiyellerini ve eğitim ihtiyaçlarını sistematik bir bütünlükle analiz eden bu çalışmayı asıl ayrıcalıklı kılan nokta ise kurum tarihinde ilk kez bir UR-GE projesi ihtiyaç analizinin dışarıdan hizmet alımı yerine tamamen birliğin kendi uzman kadrosu tarafından hazırlanmış olmasıdır. Kendi iç kaynaklarımızla üretilen bu rapor; karbon yönetimi, dijital pazarlama ve stratejik pazar analizleri gibi somut çözüm önerileriyle firmalarımızı küresel değer zincirinde üst sıralara taşıyacak uygulanabilir bir rehber niteliği taşımaktadır.” dedi. “Yaş meyve sebze, hazır giyim, demir-çelik ve tekstil sektörlerinde ivmelenme kaydettik” Mersin, Adana, Hatay, Kayseri ve Karaman illeri başta olmak üzere Türkiye genelinde 30 bini aşkın üyesiyle büyük bir aile olan AKİB’in şubat ayındaki ihracatında yaş meyve sebze, hazır giyim, demir-çelik ve tekstil sektörlerinde ivmelenme kaydettiğini ifade eden Başkan Veysel Memiş, şunları söyledi: “Yılın ikinci ayında en çok ihracatı 361,7 milyon dolar değer ile Akdeniz Kimyevi Maddeler ve Mamulleri İhracatçıları Birliğimiz gerçekleştirdi. Bu birliğimizi, 321,6 milyon dolar değer ile Akdeniz Demir ve Demir Dışı Metaller İhracatçıları Birliğimiz ikinci sıradan, 225,4 milyon dolar değer ile Akdeniz Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliğimiz üçüncü sıradan takip etti. Yine şubat ayında Akdeniz Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliğimiz 140,8 milyon dolar ihracat gerçekleştirdi. Akdeniz Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliğimiz 87,6 milyon dolar, Akdeniz Mobilya, Kâğıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliğimiz 87 milyon dolar, Akdeniz Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliğimiz 41,4 milyon dolar, Akdeniz Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliğimiz 30 milyon dolar ihracat değeri elde etti.” “Fas pazarında yüzde 405 artış yakaladık” AKİB’in şubat ayı ihracat performansını ülkelere göre değerlendiren Başkan Veysel Memiş, “Söz konusu dönemde en fazla ihracat gerçekleştirdiğimiz ülkeler listesinde ilk üç sırada Rusya, Irak ve Fas yer aldı. Rusya’ya 98,6 milyon dolar, Irak’a 98,6 milyon dolar ve Fas’a 86,1 milyon dolar ihracat gerçekleştirdik. Şubat ayında ihracat hacminde en güçlü artışı yüzde 405 artışla Fas pazarında yakaladık. Gürcistan, Ukrayna, ABD, Rusya ve Polonya bu dönemde anlamlı ihracat artışları sağladığımız ülkeler oldu.” dedi.

Pamuk Plansızlığa Kurban Edildi! Haber

Pamuk Plansızlığa Kurban Edildi!

CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, TBMM’de düzenlediği basın toplantısında pamukta derinleşen üretim ve dış ticaret krizine dikkati çekti. Sarıbal, iktidarın ithalata dayalı tarım politikalarının pamuk üretimini zayıflattığını belirterek Türkiye’nin net ithalatçı bir yapıya sürüklendiğini vurguladı. Sarıbal’ın paylaştığı verilere göre Türkiye, 2025 yılında 1 milyon tonun üzerinde pamuk ithal etti, 1 milyar 727 milyon dolar ödedi. AKP döneminde lif pamukta yaklaşık 2 milyon 257 bin ton ihracata karşılık 19 milyon 7 bin ton ithalat yapıldı. Bu dönemde 4 milyar 360 milyon dolarlık ihracata karşılık 34 milyar 157 milyon dolarlık ithalat gerçekleştirildi. Milletvekili Orhan Sarıbal; “Maliyet üreticiyi eziyor, destekler göstermelik kalıyor, fiyat politikası üretimi cezalandırıyor. Bu koşullar pamuktan kaçışı teşvik ediyor” dedi. Türkiye’de pamuk üretiminin hem kuraklığın hem de tarım politikalarındaki plansızlığın etkisiyle gerilediğini belirten Sarıbal, artan girdi maliyetlerine karşın son dört yıldır yerinde sayan hatta gerileyen fiyatların üreticiyi pamuktan uzaklaştırdığını söyledi. Sarıbal’ın paylaştığı verilere göre, 2024 yılında 2 milyon 243 bin ton olan kütlü pamuk üretimi, 2025’te 1 milyon 935 bin tona geriledi. Üretimde yüzde 13,7’lik düşüş yaşandı. Milletvekili Sarıbal, “Uluslararası Pamuk Danışma Komitesi (ICAC) verilene göre 2024-2025 sezonunda dünya genelinde 30 milyon 692 bin hektar pamuk ekim alanında 25 milyon 287 bin ton pamuk üretimi yapıldı. Türkiye pamuk ekim alanında 465 bin hektarla 12’nci sırada yer alırken pamuk üretiminde ise 7’nci sırada yer buldu. Pamuk ithalatında ise yaklaşık 1 milyon ton ile 4’üncü sırada yer aldı. ICAC 2025-2026 sezonuna ilişkin tahminlerini incelediğimizde, dünya genelinde 30 milyon 418 bin hektar ekim alanında 25 milyon 438 bin ton pamuk üretimi bekleniyor. Türkiye pamuk ekim alanlarının ise 430 bin hektara gerilemesi, üretimin ise 780 bin tona düşmesi öngörülüyor. Tekstil ve hazır giyim sektörünün hammaddesi pamuk, stratejik bir ürün. Türkiye’nin yıllık pamuk ihtiyacı yaklaşık 1,6 milyon ton. Artan maliyetler, yetersiz destekler ve yanlış tarım politikaları üreticiyi pamuktan kopardı. Bu tablo, ithalat bağımlılığının neden kalıcılaştığını açıkça gösteriyor. Amerika ve Brezilya, Türkiye’ye pamuk satabilmek için yarışıyor” diye konuştu. SULAMA POLİTİKASI ÇÖKTÜ, PAMUK PLANSIZLIĞA KURBAN EDİLDİ Yaz aylarında yaşanan kuraklığın özellikle Ege ve Güneydoğu Anadolu’da üretimi ciddi biçimde etkilediğini belirten Sarıbal, “Aydın, İzmir, Adana ve Urfa’da pamuk üreticisi tarladan çekiliyor ya da ürün değişikliğine gidiyor. Örneğin Çukurova 2026 sezonuna daralan ekim alanları ve artan maliyet baskısıyla girdi. Adana’da pamuk ekim alanı, 2018’deki 455 bin dönümden, 2025 itibarıyla 124 bin dönüme kadar gerileyerek son 7 yılda yüzde 70’in üzerinde küçüldü” dedi. ÇİFTÇİ HASAT DÖNEMİNDE ZARAR ETTİ Milletvekili Sarıbal, çiftçiyi üretimde tutacak fiyat ve destek politikalarının hayata geçirilmemesi halinde Türkiye’nin hem pamukta hem de tekstil sanayisinde dışa bağımlılığının daha da derinleşeceğini vurguladı. Tarım ürünleri üretici fiyat endeksi (Tarım-ÜFE) verilerine dikkati çeken Sarıbal, ocak ayında endeksin aylık bazda yüzde 8,46, yıllık bazda ise yüzde 43,58 arttığını hatırlattı. Tarladaki maliyet enflasyonu resmi rakamlarla bile ortadayken, üreticiye dayatılan destekleme politikalarının gerçeklikle bağını kopardığını kaydeden Sarıbal, “Pamuk üretim maliyeti kilo başına 25–28 lira arasındayken, hasat döneminde kütlü pamuk fiyatları 26–31 lira arasında kaldı. Yani çiftçi ya zarar etmiş ya da neredeyse sıfır karla üretim yaptı. Üstelik iktidarın yeni sistemde verdiği destek, kilogram bazına çevrildiğinde kilo başına yaklaşık 2,20 lira. Bu destek, pamuk üretimini sürdürmek için yetersiz. Borsalar ve ziraat odalarının ortak maliyet çalışmalarına göre kütlü pamuğun kilogram maliyeti 35,63 TL. Üretici ise pamuğunu ortalama 26 TL civarında satabildi” dedi. ÜRETİCİ ÖRGÜTLERİ ETKİSİZLEŞTİ Pamuk üretimindeki düşüş ve istikrarsızlığın bir diğer nedeninin üretici örgütlerinin güç kaybetmesi olduğunu belirten Sarıbal, Tariş Pamuk Birliği, Çukobirlik ve Antbirlik’in kamu desteğinin yetersizliği nedeniyle piyasadaki etkisini büyük ölçüde yitirdiğini söyledi. Bu üç birliğin kütlü pamuk alımlarındaki payının 1998/99 sezonunda yüzde 25 olduğunu hatırlatan Sarıbal, 2024/25 sezonunda bu oranın yüzde 3,5’e kadar gerilediğini aktardı. “Bugün bu birlikler piyasa fiyatları üzerinde belirleyici bir rol oynayamıyor. Üretici örgütsüz, piyasa ise tüccarın insafına bırakılmış durumda. Bu koşullarda pamuk üretimi değil, pamuktan kaçış teşvik ediliyor” ifadelerini kullandı.

Üreten Kadınlar Festivali Kapılarını Açtı Haber

Üreten Kadınlar Festivali Kapılarını Açtı

Denizli Büyükşehir Belediyesi’nin düzenlediği “Büyükşehirle Üreten Kadınlar Festivali”, DBB Kongre ve Kültür Merkezi’nde kapılarını açtı. Ünlü oyuncu ve sunucu Berna Laçin’in konuk sanatçı olarak katıldığı festival, dopdolu içeriğiyle 15 Şubat tarihine kadar ziyaretçilerini ağırlayacak. Yerel kalkınmanın öncüsü olan kadın üreticileri bir araya getiren festivalin açılış törenine, Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu, eşi Nilgün Çavuşoğlu, Kent Konseyi Başkanı Ali Marım, Merkezefendi Belediye Başkanı Şeniz Doğan, Pamukkale Belediye Başkan Yardımcısı Himmet Yavaş, ünlü sanatçı Berna Laçin’in yanı sıra çok sayıda kadın girişimci ve davetliler katıldı. Festivalin açılışı, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından, “Zeybek Bilmeyen Kadın Kalmasın” projesi kapsamında zeybek eğitimi alan kadınların sahnelediği gösteriyle başladı. “Bu hayali adım adım büyütüyoruz” Törende konuşan Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu, kadınların sosyal ve ekonomik hayatta daha güçlü yer almasının, yerel kalkınmanın en temel unsurlarından biri olduğunu söyledi. Denizli’de kadınların kimseye ihtiyaç duymadan kendi ayakları üzerinde durabildiği bir şehir hedeflediklerini belirten Başkan Çavuşoğlu, “Bu şehrin kadınlarının özgürce üretebildiği, sosyal hayatın içinde aktif rol alabildiği bir Denizli hayal ediyoruz. Bu hayali adım adım büyütüyoruz” dedi. Büyükşehir kadınların her zaman yanında Göreve geldikleri günden bu yana kadınların hayatın her alanında daha görünür olması için projeler geliştirdiklerini ifade eden Başkan Çavuşoğlu, özellikle “Zeybek Bilmeyen Kadın Kalmasın” projesine değindi. Yıllarca düğünlerde zeybeği çoğunlukla erkeklerin oynadığını gördüğünü belirten Başkan Çavuşoğlu, “Kadınlarımız neden o meydanda olmasın dedik. Muhtarlıklarımız aracılığıyla kadınlarımızı kurslara taşıyoruz, eğitimlerini alıyorlar ve bugün burada olduğu gibi gururla sahneye çıkıyorlar” diye konuştu. Başkan Çavuşoğlu, kadınlara yönelik yüzme kursları hakkında da bilgi vererek, “Yüzme bilmeyen kadın kalmasın istedik. Muhtarlıklarımız üzerinden başvuruları alıyoruz, kadınlarımızı evlerinden alıp havuzlara götürüyoruz. Yüzmeyi öğrenenleri denizle buluşturuyoruz. Şu ana kadar iki bine yakın kadınımız yüzme öğrendi. Onların yüzündeki mutluluk her şeye değer” ifadelerini kullandı. “Eşitlik ilkesini gözetiyoruz” Festivalde stant yerlerinin kura ile belirlendiğini vurgulayan Çavuşoğlu, “Hiç kimseye ayrıcalık tanımadan, eşitlik ilkesini gözeterek hareket ediyoruz. Bu şehirde üreten kim varsa yanında olmaya devam edeceğiz. Biz bu yola birilerini zenginleştirmek için değil, halkımızı güçlendirmek için çıktık” dedi. Kadın üreticilere verilen desteklerin artarak süreceğini belirten Çavuşoğlu, Denizli’nin kaynaklarının yine Denizli halkı için kullanılacağını söyledi. “Kadın varsa umut var” Festivalin konuk sanatçısı, ünlü sunucu ve oyuncu Berna Laçin ise konuşmasında kadın emeğinin önemine vurgu yaptı. “Kadın varsa umut var” diyen Laçin, kadınların fırsat bulduklarında büyük başarılara imza attığını ifade etti. Özellikle dijitalleşen dünyada kadınların kendi markalarını oluşturma ve ürünlerini daha geniş kitlelere ulaştırma imkanı bulunduğunu belirten Laçin, yerel üretimin tasarım ve vizyonla birleştiğinde çok daha güçlü bir ekonomik değere dönüşeceğini söyledi. “Denizli’nin kadını üretkendir” Merkezefendi Belediye Başkanı Şeniz Doğan ise, Denizli’nin üretim kültürüne dikkat çekerek, özellikle tekstil sektöründe kadın emeğinin büyük payı olduğunu ifade etti. Kadınların istihdama katılımının artmasının hem ekonomik hem de sosyal açıdan önemli olduğunu belirten Doğan, bu tür festivallerin kadınlara cesaret verdiğini söyledi. Dolu dolu festival Konuşmaların ardından festivalin açılışı, Başkan Çavuşoğlu, Berna Laçin, protokol üyeleri ve üreten kadınlar tarafından gerçekleştirildi. Atölye çalışmalarından konserlere dopdolu içeriğiyle bu yıl da üreten kadınları bir araya getiren festival hem üretici kadınların pazar ağını genişletmeyi hem de sosyal bir paylaşım platformu oluşturmayı hedefliyor. Toplamda 258 standın kurulduğu festivalde; giyim, gıda, el sanatları ve tekstil başta olmak üzere 6 farklı kategoride binlerce ürün ziyaretçilerin beğenisine sunuluyor. Festival, 3 gün boyunca ziyaretçilerini ağırlamayı sürdürecek.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.