Hava Durumu

#Temiz Enerji

Kırsal Haber - Temiz Enerji haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Temiz Enerji haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İklim Değişikliği Türkiye’de Sağlık ve Ekonomiyi Tehdit Ediyor Haber

İklim Değişikliği Türkiye’de Sağlık ve Ekonomiyi Tehdit Ediyor

Lancet Countdown’ın iklim değişikliği ve sağlık ilişkisini inceleyen raporu, küresel ölçekte sıcaklığa bağlı ölümlerin arttığını ortaya koydu. Türkiye’de 2021-2025 döneminde ülke topraklarının yüzde 70’inin en az bir ay aşırı kuraklık yaşadığı belirtilirken, aşırı sıcaklar nedeniyle iş gücü kayıplarının 2025’te 2,6 milyar dolara ulaştığı bildirildi. HASUDER ise adil bir kömürden çıkış planı ve ulusal iklim-sağlık eylem planı hazırlanması çağrısı yaptı. İklim Değişikliğinin Sağlık Üzerindeki Etkileri Hızlanıyor Paris Anlaşması’nın yürürlüğe girmesinin 10. yılında yayımlanan Lancet Countdown raporu, iklim değişikliğinin sağlık üzerindeki etkilerinin son 10 yılda önceki 10 yıla kıyasla daha hızlı arttığına dikkat çekti. Raporda, iklim değişikliğiyle mücadele önlemlerinin yetersiz kaldığı vurgulanırken, iklim krizinin resmen küresel bir sağlık acil durumu olarak kabul edilmesi çağrısı yapıldı. Rapora göre, yüksek sıcaklıklarla ilişkili ölümler 2016’dan bu yana yüzde 36 arttı. Yalnızca 2023 yılında dünya genelinde yüksek sıcaklıklarla bağlantılı yaklaşık 710 bin ölüm gerçekleşti. Bu ölümlerin en az yüzde 70’inin iklim değişikliğiyle ilişkilendirilebileceği hesaplandı. İklim değişikliğinin neden olduğu yüksek sıcaklıkların 2016-2023 yılları arasında yaklaşık 3 milyon ölüme yol açtığı belirtildi. Yeşil Dönüşüm Yüz Binlerce Hayat Kurtardı Raporda, iklim değişikliğiyle mücadele kapsamında hız kazanan yeşil dönüşümün olumlu sonuçlarına da yer verildi. Son 10 yılda gerçekleştirilen dönüşümün 300 binden fazla hayatın kurtulmasına katkı sağladığı hesaplandı. Temiz enerji yatırımları 2025 yılında 2,1 trilyon dolara ulaşarak fosil yakıtlara yapılan yatırımların neredeyse iki katına çıktı. Ayrıca 2016’dan bu yana en az 77 ülkede fosil yakıtlardan kaynaklanan hava kirliliğinin azalmasıyla tahminen 323 bin ölümün önlendiği bildirildi. Buna karşın fosil yakıtlar küresel enerji arzının yüzde 80’inden fazlasını oluşturmaya devam ediyor. Raporda, en büyük 100 petrol ve gaz şirketinin üretim planlarının, küresel ısınmayı 1,5 dereceyle sınırlama hedefiyle uyumlu seviyeleri 2040 yılına kadar yüzde 150 oranında aşma yolunda olduğu uyarısı yapıldı. Türkiye’de Sıcak Hava Dalgaları İklim Değişikliğiyle Bağlantılı Raporda Türkiye’ye ilişkin veriler, iklim değişikliğinin sıcak hava dalgaları, kuraklık, orman yangınları ve hava kirliliği üzerindeki etkilerini ortaya koydu. Türkiye’de 2021-2025 döneminde sıcak hava dalgasının etkili olduğu günlerin yüzde 87’sinin, iklim değişikliğinin yaşanmadığı bir senaryoda görülmeyeceği hesaplandı. Aynı dönemde Türkiye’de yaşayanların yılda ortalama 24 sıcak hava dalgasına maruz kaldığı ve bu günlerin yüzde 85’inin iklim değişikliğine atfedildiği belirtildi. Sıcak hava dalgalarına karşı daha duyarlı olan 65 yaş üzerindeki bireylerin maruz kaldığı sıcak hava dalgası günlerinin sayısı, 1986-2005 dönemine kıyasla yüzde 271 artarak 22 güne ulaştı. Bebeklerde ise bu artış yüzde 288 olarak hesaplandı ve sıcak hava dalgasına maruz kalınan gün sayısı 23’e yükseldi. Türkiye Topraklarının Yüzde 70’i Aşırı Kuraklık Yaşadı İklim değişikliğinin Türkiye’de orman yangınları, kuraklık olayları ve toz fırtınalarının artmasına ve şiddetlenmesine neden olduğu belirtildi. Rapora göre, 2021-2025 yılları arasında Türkiye topraklarının yüzde 70’i en az bir ay boyunca aşırı kuraklık yaşadı. Bu oran, 1981-1990 döneminde yüzde 15 olarak hesaplanmıştı. Orman yangınlarının yol açtığı hava kirliliğinin de önemli bir sağlık sorunu oluşturduğu vurgulandı. Türkiye’de orman yangınları kaynaklı hava kirliliğinin 2021-2025 döneminde yılda yaklaşık 4 bin 200 ölüme neden olduğu tahmin ediliyor. Bu sayı, 2003-2013 döneminde yılda yaklaşık 3 bin 500 olarak hesaplanmıştı. Aşırı Sıcakların Türkiye Ekonomisine Maliyeti 2,6 Milyar Dolar Lancet Countdown raporu, aşırı sıcakların çalışma hayatı ve ekonomik faaliyetler üzerindeki etkilerine de dikkat çekti. Türkiye’de aşırı sıcaklar nedeniyle yaşanan iş gücü kaybının ekonomik değerinin 2025 yılında 2,6 milyar dolara ulaştığı belirtildi. Kayıpların yüzde 45’inin tarım sektöründe gerçekleştiği ifade edildi. 2016-2025 döneminde aşırı sıcaklar nedeniyle kaybedilen iş saatlerinin, 1990’lı yıllara kıyasla yüzde 35 daha yüksek olduğu bildirildi. HASUDER’den Prof. Dr. Özge Karadağ da Türkiye’de 2016-2025 döneminde aşırı sıcaklar nedeniyle yılda ortalama 550 milyon potansiyel çalışma saatinin kaybedildiğini belirtti. Karadağ, kaybın yarısından fazlasının tarım sektöründe yaşandığını vurgulayarak çalışanların sağlığını ve geçimini koruyacak düzenlemelerin gerekliliğine dikkat çekti. Karadağ’a göre çalışma ve dinlenme sürelerinin sıcaklık ve nemi birlikte değerlendiren göstergelere göre düzenlenmesi, gölge alanların oluşturulması, güvenli içme suyuna erişimin sağlanması ve değişen koşullara uygun eğitimlerin güncellenmesi temel koruyucu önlemler arasında yer alıyor. HASUDER’den Adil Kömürden Çıkış Planı Çağrısı HASUDER’in Türkiye için hazırladığı politika belgesinde, halk sağlığını korumak ve hava kalitesini iyileştirmek amacıyla Türkiye’nin iklim hedefleriyle uyumlu, takvimi belirlenmiş ve adil bir kömürden çıkış planı hazırlanması önerildi. Belgede, kömür kullanımının ciddi bir sağlık yükü oluşturduğu ve bu yükün toplumun farklı kesimlerini eşitsiz biçimde etkilediği vurgulandı. Türkiye’de elektrik santrallerinden kaynaklanan hava kirliliğine bağlı erken ölüm sayısının 2016-2022 döneminde yüzde 18 artarak 9 bin 500’e yükseldiği belirtildi. HASUDER’den Doç. Dr. Melike Yavuz, iklim değişikliğinin sağlık üzerindeki etkilerini azaltmak için ulusal ve il düzeyinde iklim ve sağlık eylem planlarının hazırlanmasını önerdi. Yavuz, sıcak hava dalgaları ve yangın dumanı gibi tehlikelerin önceden belirlenmesi, risk altındaki kişilere zamanında ulaşılması ve sağlık kuruluşlarıyla ilgili kurumların önceden planlanan koruyucu önlemleri hızla uygulamaya koymasının önemini vurguladı. Ulusal İklim ve Sağlık Eylem Planı Önerisi HASUDER, iklim değişikliğinin sağlık üzerindeki etkilerini değerlendirmek amacıyla kırılganlık ve risk analizlerini içeren bir Ulusal İklim ve Sağlık Eylem Planı hazırlanmasını da öneriyor. Ayrıca mevcut ulusal erken uyarı ve müdahale sistemlerine sağlık boyutunun entegre edilmesi ve Bütünleşik Bir İklim ve Sağlık Erken Uyarı ve Müdahale Sistemi kurulması çağrısı yapılıyor. Raporda yer alan bulgular, iklim değişikliğinin yalnızca çevresel bir sorun olmadığını; halk sağlığı, çalışma hayatı, tarım ve ekonomi üzerinde de önemli sonuçlar doğurduğunu ortaya koyuyor. HASUDER’in politika önerileri ise iklim risklerine karşı koruyucu sağlık önlemlerinin güçlendirilmesi ve çalışanların korunmasına yönelik düzenlemelerin hayata geçirilmesi gerektiğine işaret ediyor.

Sıfır Atık'tan COP31'e: Türkiye'nin İklim Diplomasisi Paneli Haber

Sıfır Atık'tan COP31'e: Türkiye'nin İklim Diplomasisi Paneli

Sıfır Atık'tan Cop31'e: Türkiye'nin İklim Diplomasisi Paneli COP31 Başkanı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, İletişim Başkanlığınca düzenlenen "Sıfır Atık'tan COP31'e: Türkiye'nin İklim Diplomasisi" panelinde konuştu. Bakan Kurum, COP31 Başkanlığı’nın 10 öncelikli başlığını ve 6 uygulama hedefini sıraladı, “İlk önceliğimiz Sıfır Atık. COP Alanının her noktasında deneyimleyeceğimiz Sıfır Atık müzakerelerde de ana başlıklardan biri olacak. 2035’e kadar küresel belediye atık üretiminde beklenen artışı en az yarı yarıya azaltmayı hedef koyduk. Aynı tarihe kadar döngüsel malzeme kullanım oranının en az yüzde 15’e çıkarma hedefini ortaya koyduk ve bu kapsamda da ortaklıkları teşvik ediyoruz” dedi. Türkiye’nin ‘uygulamaya geçme’ kararlılığı ile bu organizasyona ev sahipliği yapacağının altını çizen COP31 Başkanı Kurum, “COP31 Başkanlığımızın tamamında Sayın Cumhurbaşkanımızın en çetin krizlerde dahi diyalogdan vazgeçmeyen, uzlaşı için sorumluluk alan anlayışını benimseyeceğiz. Bu anlayışla Türkiye olarak bir kez daha kıtalararası köprü kuracağız. Dünyanın en önemli toplantılarından biriyle 85 lideri, 300'e yakın bakanı, 1,5 milyon ziyaretçiyi ağırlayacağımız bir toplantıdan bahsediyoruz. Tüm misafirlerimizle birlikte iklim krizini diplomasiyle, sanatsal gösterilerle, kültürel etkinliklerle ve gençlerimizin güçlü bir şekilde katılımıyla anlatıyor olacağız” dedi. COP31 Başkanı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, İletişim Başkanlığınca düzenlenen "Sıfır Atık'tan COP31'e: Türkiye'nin İklim Diplomasisi" paneline katıldı. İletişim Başkanı Prof. Dr. Burhanettin Duran’ın ev sahipliğinde düzenlenen programda, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakan Yardımcısı Burak Demiralp, Gençlik ve Spor Bakan Yardımcısı Safa Koçoğlu Gürsoy, AK Parti Milletvekilleri Mehmet Galip Ensarioğlu, Emel Gözükara Durmaz, Abdulkadir Özel, TRT Genel Müdürü Prof. Dr. Zahid Sobacı, diğer kurumların genel müdürleri, üniversite rektörleri, kurul üyeleri ve İletişim Başkanlığı yöneticileri de yer aldı. “SIFIR ATIK ÇAĞRISINDA DOĞA İLE İNSAN RAKİP DEĞİL, YOL ARKADAŞIDIR” Sıfır Atık Hareketi’nin Türkiye ve dünya için önemine dikkat çeken COP31 Başkanı, “Sayın Emine Erdoğan Hanımefendi’nin öncülüğünde başlattığımız Sıfır Atık Hareketi insanlığın sıfır noktasından tüm insanlığa yepyeni bir çağrı yaptı. Tabii bu çağrıda şunu hep söylüyoruz: doğa ile insan rakip değil, yol arkadaşıdır. Ve bu çağrıyı yapan Anadolu insanı, yere düştüğünde ekmeği öpüp alnına koyan, akan sudan bile israf etmeyen ve sınırsız tüketim anlayışını hor gören bir kültürden gelmektedir. İşte tam bu nedenle Sıfır Atık ülkemizde büyük bir seferberliğe dönüştü. Bu anlamda bireyden topluma, toplumun tüm kesimlerine kadar dalga dalga yayıldı. Çocuklarımız öğrendiklerini evlerine taşıdılar, ailelerimiz alışkanlıklarını değiştirdi” dedi. Kamu kurumlarının bu alanda yürüttükleri projelerle örnek teşkil ettiğinin altını çizen COP31 Başkanı Kurum, Türkiye’nin bu hareketle, kaynaklarını korurken enerjiden ve sudan tasarruf sağladığını sera gazı salımını azalttığını anlattı. Kurum, bu sayede Türkiye’nin 2017 yılında yüzde 13 olan geri kazanım oranını 2025’te yüzde 37’ye ulaştırdığını, 90 milyon ton atığın geri kazandırıldığını ekonomiye yaklaşık 365 milyar liralık katkı sağlandığını belirtti. DOA 500 MİLYON AMBALAJI GEÇTİ Sıfır Atık Hareketi’nin Depozitosu Olan Ambalajlar (DOA) Uygulaması ile yeni bir aşamaya taşındığını belirten Bakan Kurum, “Atıklarımızı topluyor, dönüştürüyoruz ve ekonomiye yeniden kazandırıyoruz. Ambalajlar bu anlamda geri dönüşüme tabii tutuluyor ve bu çerçevede projeye başladığımız günden itibaren 520 milyon ambalajı ekonomimize yeniden kazandırdık. Bu yönüyle Sıfır Atık Hareketi sadece yerel bir tecrübenin küresel bir başarısının adı değil. Bu anlamda küresel ölçekte yürüttüğümüz iklim diplomasisinin ortak çalışma dilidir. Ben bu vesileyle bir kez daha Sıfır Atık Hareketi’nin dünyaya yayılması için büyük emek gösteren Saygıdeğer Emine Erdoğan Hanımefendi'ye şükranlarımı sunuyorum” diye konuştu. “İNSANLIK VE DOĞA, BİR UÇURUMUN KENARINA DOĞRU HIZLA İLERLİYOR” Türkiye’nin COP31’e siyasi istikrarsızlığın derinleştiği, çatışmaların arttığı, en temel insani sorunların tüm coğrafyaları etkilediği bir dönemde hazırlandığına dikkat çeken COP31 Başkanı Kurum, şöyle devam etti: Dünya bugün büyük bir sarsıntının içinde. Savaşlar milyonlarca insanı yurdundan ediyor ve ekonomik krizler, çatışma kaynaklı belirsizlikler dengeleri değiştiriyor. Öyle bir noktaya geldi ki devletler, vatandaşlarına ‘evlerinizde gıda stoku’ yapın diyor. İnsanlık bu anlamda belirsizliğin kuşattığı daracık bir çemberin içine sıkışmış durumda. Ama şunu açıkça söyleyeyim, bu anlamda gerçekten bugün manşetleri dolduran bu siyasi ve ekonomik fırtınalar gelip geçecek. Geçmeyecek olan, geri getiremeyeceğimiz olan başka bir şey var: insanlık ve doğa bir uçurumun kenarına doğru maalesef hızla ilerliyor. Asıl tehlike, iklim krizinin bu gezegeni nefes alınamaz, yaşanamaz bir yere çevirmesidir. ANTALYA’DAKİ HORTUM FELAKETİ Antalya’da 4 vatandaşın hayatını kaybettiği hortum felaketine dikkat çeken Bakan Kurum, “İşte daha dün gece takip etmişsinizdir, Antalya'da şiddetli bir hortum. Ve bu hortum birçok ilçemizi adeta yıkıp geçti. Maalesef 4 vatandaşımızı kaybettik. Ben hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet, yakınlarına tüm Antalya'mıza sabırlar diliyorum. Biz Akdeniz havzasındaki konumu nedeniyle iklim krizinin yıkıcı etkilerine maruz kalan bir ülkeyiz. Ve bu bilinçle yaşamayı öğrenmeli, tedbirleri almalıyız. İşte geçtiğimiz haftalarda İstanbul'da, Sarıyer'de, Ayazağa'da, Şile'de yine seller yaşadık. Kocaeli'de, Sakarya'da seller maalesef şehirlerimizi vurdu. Orada şehrimizin altyapısına, malına ve vatandaşlarımızın canına zarar verdi. İşte aslında iklim değişikliğiyle mücadele derken, uyum derken, adaptasyon derken tam da bunu kastediyoruz. Onun için kentsel dönüşümü bir milli güvenlik meselesi olarak görüyoruz” dedi. “İKLİM DEĞİŞİKLİĞİYLE MÜCADELE, GÜÇLÜ BİR DİPLOMASİ GEREKTİRİYOR” Türkiye’nin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde iklim diplomasisine yön vereceğine dikkat çeken COP31 Başkanı Kurum, şöyle devam etti: Cumhurbaşkanımızın liderliğinde tüm dünyayı Antalya'da ağırlayacağız. Aslında tüm yaşadıklarımızdan çıkardığımız dersleri, sahada kazandığımız tecrübeyi ki, deprem bölgesinde 2 yılda 455 bin konutu vatandaşına teslim eden, dirençli şehirleri kuran altyapısıyla, üstyapısıyla, sosyal donatısıyla birlikte orada vatandaşıyla 6 Şubat sabahı el ele vermiş ve o şehirleri inşa etmiş bir Türkiye'nin tecrübesini, çözümlerini tüm dünyayla paylaşacağız. Bildiğiniz üzere iklim değişikliğiyle mücadele güçlü bir diplomasi gerektiriyor. Sayın Cumhurbaşkanımızın sıklıkla ifade ettiği gibi, ‘barışa giden en kestirme yol; yapıcı diyalog ve diplomasidir.’ Biz de insanlığın doğayla artık barışması gerektiği inancıyla iklim krizinin bu anlamda temel nedeni olan bizleri, yani insanlığı diyaloğa davet ediyoruz. Bu kapsamda ülkelerin imkanları, ihtiyaçları ve iklim krizindeki sorumluluklarının farklı olduğu gerçeğini merkeze alıyoruz. Kuraklıkla mücadele eden bir ülkenin de yükselen deniz seviyeleri nedeniyle geleceğinden endişe eden bir devletin de Antalya'da sesini duyurmak istiyoruz. Kimseyi geride bırakmayacağımız, herkesle uzlaşı içerisinde hareket edeceğimiz, herkesi dinleyeceğimiz ve ortak bir çözüm iradesini de ortaya koyacağımız bir başkanlık sürecini inşallah yürütüyor olacağız. İşte COP31'e tam da bu anlayışla hazırlandık ve yol haritamızı diyalog, uzlaşı ve aksiyon olarak belirledik. Diyalogla ülkelerin ihtiyaçlarını belirleyecek ve bu anlamda yol haritamızı yine belirlediğimiz hedefler doğrultusunda ortaya koyacak, iradeyi güçlendirecek ve eylemle de aslında bu iradeyi somut sonuçlara dönüştüreceğiz. “ANTALYA’YA YÜRÜTTÜĞÜMÜZ İKLİM DİPLOMASİSİNİN ÇIKTILARIYLA GİDİYORUZ” COP31 Başkanlığı olarak güçlü bir diplomasi trafiği yürüttüklerinin altını çizen Bakan Kurum, “Antalya'da kuracağımız her bir masanın dünyanın yine herhangi bir yerinde çözüme kavuşan bir ihtiyaca karşılık gelmesini bekliyoruz. Orada evet sözler söyleyeceğiz, taahhütler vereceğiz ama artık taahhütlerin eyleme geçtiği, somut sonuçların üretildiği bir başkanlık sürecini de Antalya'da ortaya koymuş olacağız. Bu amaçla bir yıldır tüm bakanlıklarımızla birlikte çalışıyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımızın ortaya koymuş olduğu irade çerçevesinde ilgili tüm bakanlıklarımız; 2053 Net Sıfır Emisyon Hedefini yakalama anlayışıyla gerek iklim değişikliğine uyum gerek iklim değişikliğine adaptasyon bağlamında enerjiden sanayiye, tarımdan kültüre hemen hemen her alanda bu iradeyi ortaya koydu ve yoğun bir hazırlık yürüttük. Hatay'dan Çin'e, Rusya'dan Trabzon'a, Fiji'den Bonn'a, Suudi Arabistan'dan Brüksel'e, Cenevre'ye kadar 51 ziyaret gerçekleştirdik ve 16 uluslararası zirveye katıldık. Bu temasların her birinde ülkelerin neye ihtiyaç duyduğunu ve birlikte ne yapabileceğimizi konuştuk. Antalya’ya tüm bu toplantıların, yıl boyunca dinleyerek ve çalışarak birlikte yürüttüğümüz iklim diplomasisinin çıktılarıyla gidiyoruz” diye konuştu. “COP31 BAŞKANLIĞI OLARAK, YAPTIĞIMIZ HER ÇAĞRININ GEREĞİNİ YERİNE GETİRDİĞİMİZİ DE İFADE EDECEĞİZ” COP31 Başkanlığı’nın ‘uygulama ‘hedefine vurgu yapan Bakan Kurum, şöyle devam etti: COP31'de Türkiye olarak dünyaya ne söyleyeceksiniz derseniz, her şeyden önce ‘Artık taahhütlerin eyleme geçme zamanıdır. Şimdi uygulama zamanıdır’ diyeceğiz ve işte o ‘gündelik krizlerin gürültüsü asıl gerçeğin sesini hiçbir zaman bastırmasın. Ve dünyamızın yarınını karanlığa bırakmayalım’ diyeceğiz. ‘İklim krizinin yıkıcı sonuçları gündelik hayatımızda hissediliyorsa iklim hedeflerinin sonuçları da görünür olmalı’ diyeceğiz. Elbette COP31 Başkanlığı olarak yaptığımız her çağrının gereğini yerine getireceğimizi de ifade edeceğiz. Türkiye olarak hedeflerimizi belirledik. Taahhütlerimizi ortaya koyduk, şimdi bu hedefleri hayata geçirecek yatırımları hızlandırma, iş birliklerini büyütme zamanıdır. ‘COP31 Uygulama COP’u olacak’ sözümüzü 10 öncelikle Antalya'da konuşacağız. “SIFIR ATIK MÜZAKERELERDE DE ANA BAŞLIKLARDAN BİRİ OLACAK” Bakan Kurum, COP31 Başkanlığı’nın 10 öncelikli başlığını ve 6 uygulama hedefini sıraladı, “İlk önceliğimiz Sıfır Atık. COP Alanının her noktasında deneyimleyeceğimiz Sıfır Atık müzakerelerde de ana başlıklardan biri olacak. 2035’e kadar küresel belediye atık üretiminde beklenen artışı en az yarı yarıya azaltmayı hedef koyduk. Aynı tarihe kadar döngüsel malzeme kullanım oranının en az yüzde 15’e çıkarma hedefini ortaya koyduk ve bu kapsamda da ortaklıkları teşvik ediyoruz” dedi. Bakan Kurum, diğer eylem gündemi başlıklarını, Temiz Enerji Dönüşümü/ Elektrifikasyon, Gıda Güvenliği, İklim Uygulama Köprüsü, Okyanuslar ve Denizler, İklim Dirençli Şehirler, Gençlik ve Eğitim, Dinamik ve Dayanıklı Sağlık Sistemleri, Rio Sinerjisi, Yeşil Sanayileşme olarak sıraladı. SURFF VE İKLİM UYGULAMA KÖPRÜSÜ’NÜ ANLATTI COP31’in 6 uygulama hedefi arasında yer alan Elektrifikasyonun küresel nihai enerji tüketimindeki payının 2035’te yüzde 35’e ulaşması hedefi ile SURFF ve İklim Uygulama Köprüsü (BRIDGE)’ı ayrı bir parantez açan Bakan Kurum, “İklime dirençli şehirler insanlığın ortak hedefi olmalı dedik: Türkiye olarak binaların enerji kullanım yoğunluğunu 2035’e kadar en az yüzde 25 azaltma hedefi koyduk. Öte yandan İLBANK’la geliştirdiğimiz SURFF (Sürdürülebilir Kentsel Dirençlilik Finansmanı Faaliyeti) projemiz var. Şehirlerimizin altyapı ihtiyaçlarını finansmana hazır yatırım projelerine dönüştürmeyi amaçladık. Bugün gelişmekte olan birçok ülke maalesef bu projeleri hazırlamakta bile güçlük çekiyor. Bu hedefi destekleyecek, birlikte finansmanı ve kurumsal kapasiteyi güçlendirecek İklim Uygulama Köprüsünü (BRİDGE) hayata geçiriyoruz. Ülkelerin hedeflerini uygulanabilir projelerle buluşturacağız. Aslında proje hazırlığından teknik desteğe, finansmana erişime kadar ihtiyaç duyulan tüm bağlantıları bu anlamda güçlendireceğiz” dedi. “TÜRKİYE OLARAK BİR KEZ DAHA, KITALAR ARASINDA KÖPRÜ KURACAĞIZ” Türkiye’nin ‘uygulamaya geçme’ kararlılığı ile bu organizasyona ev sahipliği yapacağının altını çizen COP31 Başkanı Kurum, konuşmasını şöyle tamamladı: COP31 Başkanlığımızın tamamında Sayın Cumhurbaşkanımızın en çetin krizlerde dahi diyalogdan vazgeçmeyen, uzlaşı için sorumluluk alan anlayışını benimseyeceğiz. Bu anlayışla Türkiye olarak bir kez daha kıtalararası köprü kuracağız. Hep söylüyoruz, Türkiye, Doğu ile Batı, Kuzey ile Güney arasında köprü vazifesi görecek. Gelişmiş ülkelerin beklentilerini, gelişmekte olan ülkelerin ihtiyaçlarını karşılayan bir köprü vazifesi görecektir. Bu kapsamda o köprü kuracağımız başkanlık anlayışının yine altında Antalya'da çok önemli organizasyona ev sahipliği yapacağımızı ifade ettik ve bugün dünyanın en önemli toplantılarından biriyle 85 lideri, 300'e yakın bakanı, 1,5 milyon ziyaretçiyi ağırlayacağımız bir toplantıdan bahsediyoruz. Bu gerçekten iklim diplomasisindeki en önemli toplantı. Tüm misafirlerimizle birlikte iklim krizini diplomasiyle, sanatsal gösterilerle, kültürel etkinliklerle ve gençlerimizin güçlü bir şekilde katılımıyla anlatıyor olacağız. Ulusal, uluslararası çok değerli sanatçılarımızın eserleri, sergiler, konserler, paneller, etkinlikler yine dünyanın dört bir yanından gelen misafirlerimize unutulmaz bir deneyim yaşatacağız. Mavi Alan, Yeşil Alan’la birlikte 1.1 milyon metrekarelik Türkiye'nin en büyük açık hava gösteri merkezi olacak Antalya Expo alanı. Tüm Türkiye'yi buraya davet ediyoruz. Antalya'nın misafirperverliğini ve Türkiye'nin gücünü göstereceğiz ve en önemlisi inanıyorum ki ülkemizin barışçıl diplomasisi COP31'e ilham olacak ve diyalogla kurulan her masa uzlaşıya ve eyleme dönüşecek. Birlikte attığımız her adım çocuklarımıza bırakacağımız yine en büyük miras olacak. İLETİŞİM BAŞKANI DURAN: ZİRVE FARKLI KOŞULLARA VE ÖNCELİKLERE SAHİP ÜLKELERİ ORTAK ÇÖZÜMLER ETRAFINDA BİR ARAYA GETİRECEK İletişim Başkanı Prof. Dr. Burhanettin Duran ise konuşmasında İletişim Başkanlığı olarak Türkiye’nin iklim değişikliği ile mücadele çalışmalarını uluslararası kamuoyuna aktarmak açısından önemli bir rol üstlendiklerini belirtti. Duran, “Çevre ve İklim medya turları düzenliyoruz. COP31'e katılacak ulusal ve uluslararası medya mensuplarının akreditasyonlarını yapıyoruz. Yaklaşık 3 bin basın mensubunun 1.400'ünün işlemleri tamamlandı. Konferans alanında gazetecilerin görev yapacağı medya merkezinin planlaması ve teşkiline yönelik çalışmalara da katkı sağlıyoruz. Ülkemizin ev sahipliğinde gerçekleştirilecek olan bu zirvenin farklı koşullara ve önceliklere sahip ülkeleri ortak çözümler etrafında bir araya getireceğine canı gönülden inanıyorum” dedi.

COP31 Öncesi Temiz Elektrik ve Güçlü Şebeke Çağrısı Haber

COP31 Öncesi Temiz Elektrik ve Güçlü Şebeke Çağrısı

İstanbul’da düzenlenen 16. Türkiye Enerji Zirvesi’nde Avrupa Birliği (AB) ile Türkiye arasındaki enerji işbirliği gündeme geldi. AB Türkiye Delegasyonu, COP31 öncesinde temiz elektrik kullanımının yaygınlaştırılması, enerji yatırımlarının artırılması ve elektrik şebekelerinin güçlendirilmesi çağrısında bulundu. İstanbul’da gerçekleştirilen 16. Türkiye Enerji Zirvesi’nin açılışında, Avrupa Birliği ile Türkiye arasındaki enerji işbirliğinin geleceğine ilişkin önemli mesajlar verildi. AB Türkiye Delegasyonu İşbirliği Bölüm Başkanı Maria Luisa Wyganowski, zirvenin açılışında elektrifikasyonun hızlandırılması, enerji yatırımlarının artırılması ve enerji bağlantılarının güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Enerji, AB-Türkiye İşbirliğinin Öncelikleri Arasında AB Türkiye Delegasyonu tarafından yapılan açıklamada, enerjinin önümüzdeki dönemde Avrupa Birliği ile Türkiye arasındaki işbirliğinin başlıca önceliklerinden biri olacağı belirtildi. Enerji alanındaki işbirliğinde elektrifikasyonun hızlandırılması, yatırımların geliştirilmesi ve enerji altyapılarının birbirine bağlanması konuları öne çıktı. COP31 Öncesi Temiz Elektrik ve Güçlü Şebeke Çağrısı Türkiye’nin 9–20 Kasım 2026 tarihlerinde Antalya’da ev sahipliği yapacağı Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı (COP31) öncesinde, temiz enerji dönüşümüne yönelik işbirliğinin önemi vurgulandı. AB Türkiye Delegasyonu, temiz elektrik kullanımının yaygınlaştırılması ve elektrik şebekelerinin ortak çalışmalarla güçlendirilmesi çağrısında bulundu. Zirvede verilen mesajlar, COP31'e giden süreçte enerji dönüşümü, elektrik altyapısı ve Türkiye-AB enerji işbirliğinin gündemdeki yerini ortaya koydu.

Dünya Yatırım Forumu’nda Enerji Güvenliği ve Yeşil Dönüşüm Ele Alındı Haber

Dünya Yatırım Forumu’nda Enerji Güvenliği ve Yeşil Dönüşüm Ele Alındı

Ticaret Bakan Yardımcısı Mustafa Tuzcu, Katar’ın başkenti Doha’da düzenlenen 9. Dünya Yatırım Forumu kapsamında gerçekleştirilen panelde enerji güvenliği, yeşil dönüşüm ve yenilenebilir enerji yatırımlarının önemine dikkat çekti. Panelde, Türkiye’nin ev sahipliği yapacağı COP31 sürecinde ticaret ve yatırımların temiz enerji dönüşümündeki rolü de değerlendirildi. Enerji Güvenliği ve Sürdürülebilir Yatırımlar Gündemdeydi Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Konferansı (UNCTAD) ile Katar Hükümeti iş birliğinde Doha’da düzenlenen 9. Dünya Yatırım Forumu kapsamında, “Sürdürülebilir Bir Gelecek İçin Enerji Güvenliğine Yatırım” başlıklı panel gerçekleştirildi. Panele konuşmacı olarak katılan Ticaret Bakan Yardımcısı Mustafa Tuzcu, enerji güvenliği, yeşil dönüşüm ve sanayi rekabetçiliği arasındaki ilişkiye yönelik değerlendirmelerde bulundu. Yenilenebilir Enerji Yatırımları ve Uluslararası İş Birliği Vurgusu Panelde, sürdürülebilir bir enerji geleceğinin oluşturulmasında yenilenebilir enerji yatırımlarının önemi ele alındı. Tuzcu, enerji güvenliğinin sağlanması, yeşil dönüşümün desteklenmesi ve sanayinin rekabet gücünün korunması açısından uluslararası iş birliğinin önemine değindi. COP31 Sürecinde Temiz Enerji Dönüşümü Ticaret Bakan Yardımcısı Mustafa Tuzcu, Türkiye’nin ev sahipliği yapacağı 31. Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı (COP31) kapsamında ticaret ve yatırımların temiz enerji dönüşümünü destekleyici rolüne ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Panelde ele alınan konular, enerji güvenliği ile sürdürülebilir kalkınma hedefleri arasındaki ilişkinin yanı sıra yeşil dönüşüm sürecinde yatırımların ve uluslararası iş birliklerinin önemini ortaya koydu.

Elektrik İhtiyacının Yüzde 90’ı Güneş Enerjisinden Haber

Elektrik İhtiyacının Yüzde 90’ı Güneş Enerjisinden

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Ankara Elmadağ’da faaliyete geçirdiği 4,5 megavatlık Güneş Enerjisi Santrali (GES) ile yenilenebilir enerji kullanım oranını yüzde 90’a yükseltti. Toplam 7 bin 584 güneş panelinin bulunduğu tesis, kamu binalarının enerji ihtiyacının temiz kaynaklardan karşılanmasına ve karbon emisyonlarının azaltılmasına katkı sağlayacak. Elmadağ’da 7 bin 584 güneş paneliyle elektrik üretiliyor Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının 2017 yılında başlattığı yenilenebilir enerji çalışmaları, Ankara’nın Elmadağ ilçesinde kurulan yeni güneş enerjisi santraliyle genişletildi. Bakanlık yerleşkesindeki açık otopark üzerine kurulan güneş panelleriyle başlayan süreç, Elmadağ’da 4,5 megavat (MW) kapasiteli yeni tesisin devreye alınmasıyla önemli bir aşamaya ulaştı. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, projeye ilişkin açıklamasında, “Enerjimizi güneşten alıyoruz. Elmadağ’daki tesisimizde 7 bin 584 güneş paneli ile enerjimizi temiz kaynaklardan üretiyoruz. Bu sayede yenilenebilir enerji kullanım oranımızı yüzde 90’a taşıdık. Güneşin gücünü üretime, temiz enerjiyi geleceğe dönüştürüyoruz” ifadelerini kullandı. Yenilenebilir enerji kullanım oranı yüzde 14’ten yüzde 90’a yükseldi Bakanlık Destek Hizmetleri Dairesi Başkanı Ahmet Sami Kulaklıoğlu, enerji verimliliğine yönelik çalışmaların 2017 yılında planlı bir süreç kapsamında başlatıldığını belirtti. İlk olarak Bakanlığın açık otopark alanına 700 kilovatlık güneş enerjisi santrali kurulduğunu aktaran Kulaklıoğlu, daha sonra elektrik tüketiminin karşılanması amacıyla Elmadağ’da yeni bir tesisin yapımına başlandığını ifade etti. İki yıllık inşaat sürecinin ardından haziran ayı sonunda elektrik üretimine başlayan Elmadağ GES ile Bakanlığın yenilenebilir enerji kullanım oranı yüzde 14’ten yüzde 90’a çıktı. Kulaklıoğlu, mevcut duruma ilişkin şu bilgileri verdi: “Açık otoparkımıza yaptığımız güneş enerjisi santrali ile birlikte yenilenebilir enerji kaynağı kullanımımız yüzde 14'tü. Elmadağ'da yaptığımız GES'le birlikte biz bu oranı yüzde 90'a taşıdık. Şu anda 4,9 MW’lık bir kurulu güce sahibiz. Biz Bakanlığımız merkez teşkilatı binalarının, merkez kampüsümüzün ve Gölbaşı’ndaki binalarımızın elektriğinin yüzde 90'ını yenilenebilir enerji kaynaklarından sağlamaya başladık.” Karbon ayak izinin azaltılması hedefleniyor Güneş enerjisi yatırımıyla Bakanlık binalarının elektrik tüketiminden kaynaklanan karbon emisyonlarının azaltılması ve kamu kaynaklarının daha verimli kullanılması amaçlanıyor. Kulaklıoğlu, elektrik ihtiyacının büyük bölümünün yenilenebilir kaynaklardan karşılanmasının karbon ayak izinin azaltılmasına katkı sağlayacağını belirtti. Yenilenebilir enerji yatırımlarının kamu kaynaklarının etkin kullanımı açısından uzun vadeli projeler olduğunu vurgulayan Kulaklıoğlu, güneş enerjisinden elektrik üretiminin çevresel ve ekonomik önemine dikkat çekti. COP31 öncesinde kamu kurumlarına örnek olacak Türkiye'nin ev sahipliği yapacağı COP31 öncesinde hayata geçirilen proje, kamu kurumlarında yenilenebilir enerji kullanımının yaygınlaştırılması açısından da örnek bir uygulama olarak değerlendiriliyor. Kulaklıoğlu, iklim değişikliğiyle mücadele kapsamında kamu kurumlarının temiz enerji kaynaklarına yönelmesinin önemini vurgulayarak, Elmadağ GES'in diğer kamu kuruluşlarına da örnek olmasını hedeflediklerini ifade etti. 81 il müdürlüğü için GES ve RES çalışmaları devam edecek Bakanlığın yenilenebilir enerji yatırımlarının merkez teşkilatıyla sınırlı kalmayacağı, taşra teşkilatlarını da kapsayacak şekilde genişletileceği açıklandı. Bu kapsamda Türkiye genelindeki 81 il müdürlüğünün elektrik tüketiminin güneş enerjisi santralleri (GES) veya rüzgâr enerjisi santralleri (RES) aracılığıyla karşılanmasına yönelik çalışmaların sürdürüleceği belirtildi. Bakanlığın yenilenebilir enerji yatırımlarıyla kamu binalarında temiz enerji kullanımının artırılması, karbon emisyonlarının azaltılması ve enerji kaynaklarının daha verimli değerlendirilmesi hedefleniyor.

İklim Değişikliği Başkanı Hasar’dan COP31 ve Temiz Enerji Mesajı Haber

İklim Değişikliği Başkanı Hasar’dan COP31 ve Temiz Enerji Mesajı

İklim Değişikliği Başkanı Prof. Dr. Halil Hasar, Türkiye Bilimler Akademisi tarafından Uşak Üniversitesi’nde düzenlenen Karbon Ekonomisi ve Sürdürülebilir Enerji Politikaları Çalıştayında iklim değişikliği, karbon ekonomisi ve sürdürülebilir enerji politikalarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Hasar, küresel sıcaklık artışına dikkat çekerek Türkiye’nin iklim değişikliğinden etkilenme risklerini ve COP31 kapsamında öne çıkan hedefleri anlattı. Küresel Sıcaklık Artışı ve İklim Riskleri Gündemde Çalıştayda konuşan İklim Değişikliği Başkanı Prof. Dr. Halil Hasar, mevcut politikaların sürdürülmesi ve teknolojik hamlelerin yapılmaması durumunda, yüzyılın sonunda dünya genelindeki sıcaklık artışının 3 santigrat dereceye ulaşabileceğini belirtti. Türkiye’nin Akdeniz Havzası’nda yer alması nedeniyle iklim değişikliğinin etkilerine karşı önemli risklerle karşı karşıya olduğunu vurgulayan Hasar, Körfez ve Orta Doğu bölgelerindeki durumun da küresel ortalamaya kıyasla daha ciddi olabileceğine dikkat çekti. Hasar, iklim belirsizliklerinin normalleştiği bir döneme girilebileceğini ifade etti. COP31’in Öncelikleri: Diyalog, Uzlaşı ve Aksiyon COP31 hazırlıklarına da değinen Prof. Dr. Halil Hasar, bu yılın üç temel mottosunun “Diyalog, uzlaşı ve aksiyon” olduğunu söyledi. Taraflar Konferansı’nın karar alma mercii olduğuna işaret eden Hasar, bu yıl 10. İklim Uygulama Köprüsü’nde Türkiye’nin de imzasının bulunacağını belirtti. COP31 kapsamında 10 öncelikli alanın bulunduğunu aktaran Hasar, temiz enerji ve elektrifikasyonun bu yılın en önemli iki konusu olacağını ifade etti. COP31 Başkanı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’un 2035 yılına kadar elektrifikasyon oranının yüzde 35’e ulaşması yönünde hedef belirlediğini hatırlatan Hasar, dünya genelinde bu oranın yüzde 20 ila 24 seviyelerinde, Türkiye’de ise yüzde 22 düzeyinde olduğunu kaydetti. Avrupa Yeşil Mutabakatı ve Karbon Düzenlemeleri Ele Alındı Prof. Dr. Halil Hasar, çalıştaydaki konuşmasında iklim politikaları ve karbon ekonomisi kapsamında katılımcılara çeşitli başlıklarda bilgi verdi. Bu kapsamda Avrupa Yeşil Mutabakatı, Karbon Fiyatlandırma Pilot Dönemi ve Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması ele alındı. Hasar ayrıca İklim Kanunu, COP31 Eylem Gündemi, temiz enerji politikaları ve elektrifikasyon hedefleri hakkında değerlendirmelerde bulundu. Uşak’ta İklim ve Sürdürülebilir Enerji Politikaları Bir Araya Geldi Türkiye Bilimler Akademisi tarafından Uşak Üniversitesi’nde düzenlenen Karbon Ekonomisi ve Sürdürülebilir Enerji Politikaları Çalıştayı’na Uşak Valisi Serdar Kartal, Türkiye Bilimler Akademisi Asli Üyesi Prof. Dr. İsmail Koyuncu, akademisyenler, çeşitli sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve çok sayıda davetli katıldı. Çalıştayda iklim değişikliğiyle mücadele, karbon ekonomisi, sürdürülebilir enerji politikaları ve COP31 kapsamında öne çıkan hedefler hakkında değerlendirmeler paylaşıldı.

Bartın Belediyesi Avrupa’nın İklim ve Enerji Vizyonunda Yerini Aldı Haber

Bartın Belediyesi Avrupa’nın İklim ve Enerji Vizyonunda Yerini Aldı

Bartın Belediyesi, iklim değişikliğiyle mücadele ve sürdürülebilir enerji alanında uluslararası arenada önemli bir adıma imza attı. Belediye Başkanı Muhammet Rıza Yalçınkaya, Brüksel'de düzenlenen törende Belediye Başkanları Küresel İklim ve Enerji Sözleşmesi'ni imzaladı. Bartın Belediyesi, yeşil dönüşüm ve iklim değişikliği ile mücadele kapsamında uluslararası bir iş birliği ağına dâhil oldu. Bartın Belediye Başkanı Sayın Muhammet Rıza Yalçınkaya, 15 Ekim 2026 tarihinde Belçika’nın başkenti Brüksel’de yer alan Avrupa Komisyonu Charlemagne Binası’nda gerçekleştirilen 2026 Avrupa Belediye Başkanları Sözleşmesi (EU Covenant of Mayors) Töreni’ne katıldı. Küresel İklim ve Enerji Sözleşmesi (CoM) İmzalandı Törende Bartın Belediyesi adına Belediye Başkanları Küresel İklim ve Enerji Sözleşmesi (CoM) imzalandı. Yapılan resmî üyelik başvurusunun kabul edilmesiyle birlikte Bartın Belediyesi, iklim değişikliğiyle mücadele, temiz enerji transiti ve sürdürülebilir çevre politikaları doğrultusunda uluslararası düzeydeki ağa resmen katılmış oldu. Çevreye Duyarlı ve Dirençli Kent Hedefi Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Bartın Belediyesi, sürdürülebilir enerji kullanımını destekleyen, çevreye duyarlı ve iklim değişikliğine karşı dirençli bir kent oluşturma vizyonuyla hareket ettiklerini belirtti. Sözleşmeyle birlikte kentte yenilenebilir enerji, enerji verimliliği ve karbon salınımını azaltmaya yönelik projelerin ivme kazanması hedefleniyor.

Kastamonu’da Kalkınmaya Değer Katan Projelere Ziyaret Haber

Kastamonu’da Kalkınmaya Değer Katan Projelere Ziyaret

Kuzey Anadolu Kalkınma Ajansı (KUZKA) tarafından Kastamonu’da hayata geçirilen, üretim, istihdam, kadın emeği, temiz enerji ve mesleki eğitime katkı sağlayan projeler yerinde incelendi. Kalkınma Ajansları Genel Müdürlüğü Daire Başkanı Zeyneb Ersayın ve KUZKA Genel Sekreteri Mehmet Akif Eraslan’ın katılımıyla gerçekleştirilen saha ziyaretinde, Kastamonu’da bölgesel kalkınmaya katkı sunan projeler değerlendirildi. Temiz enerji ve girişimcilik aynı projede buluştu Saha ziyaretinin duraklarından biri, girişimciliği desteklemek ve işletmelerin maliyetlerini azaltmak amacıyla hayata geçirilen İŞGEM Güneş Enerji Santrali oldu. Proje, temiz enerji kullanımının yanı sıra girişimcilik ekosistemine sağladığı katkıyla öne çıkıyor. Tarımsal üretime katma değer Kastamonu Arı Yetiştiricileri Birliği Bal Paketleme Tesisi de ziyaret kapsamında incelendi. Tesis, yöresel ve katma değerli tarımsal üretimin güçlendirilmesine katkı sağlıyor. Kadın emeği üretime dönüşüyor Kastamonu İl Tarım ve Orman Müdürlüğü iş birliğiyle hayata geçirilen Hanönü Kadın Kooperatifi Sera Projesi de saha ziyaretinin önemli durakları arasında yer aldı. Proje, kadınların üretim süreçlerine daha etkin katılımını destekleyerek yerel ekonomiye katkı sunuyor. Geleneksel el sanatları geleceğe taşınıyor Ziyaret kapsamında Halk Eğitim Merkezi Ahşap İşleme Atölyesi de incelendi. Geleneksel ahşap işleme sanatının mesleki eğitim yoluyla gelecek kuşaklara aktarılmasını amaçlayan çalışma, yerel becerilerin korunmasına katkı sağlıyor. Kastamonu’daki saha ziyaretinde incelenen projelerin; üretim, istihdam, kadın emeği, temiz enerji ve mesleki eğitim başlıklarında bölgesel kalkınmaya katkı sunduğu belirtildi. Kuzey Anadolu Kalkınma Ajansı, TR82 Bölgesi’nde sürdürülebilir kalkınmayı destekleyen çalışmalarını sürdürmeyi hedefliyor.

İklim, Bilim ve Kadın Liderliği Gaziantep’te Buluştu Haber

İklim, Bilim ve Kadın Liderliği Gaziantep’te Buluştu

Gaziantep Büyükşehir Belediyesi, UN WOMEN iş birliğinde ana sponsorluğunu Halkbank’ın üstlendiği İklim, Çevre, Kadın COP31 toplantıları kapsamında “Yöneten Kadın Liderler Forumu” Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş’ın katılımıyla düzenlendi. Gaziantep, COP31 Türkiye Antalya sürecinde iklim değişikliği, bilim, çevre ve kadın liderliğini aynı zeminde buluşturan önemli bir buluşmaya ev sahipliği yaptı. Bu kapsamda “İklim, Çevre, Kadın 2030 – Yöneten Kadın Liderler Forumu” nda kadınların iklim ve çevre dönüşümündeki liderliği, karar alma mekanizmalarından somut iklim eylemlerine uzanan bir perspektifle ele alındı, yol haritası oluşturuldu. Forum ile gezegenin geleceği, yeşil dönüşümü ve bu dönüşümü en güçlü öznesi olan kadının liderliği çerçevesinde tarihi COP31 İklim Zirvesi’ne doğru ilerlerken karar masalarında kadınların etkisini yükseltmek ve yerelden küresele somut adımlar inşa edilmesi hedefleniyor. BAKAN GÖKTAŞ: “GAZİANTEP’TE BEREKET, TOPRAĞA, SUYA VE EMEĞE GÖSTERİLEN EMEKLE BAŞLAR” Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş burada yaptığı konuşmada, Gaziantep’in kendilerine bir şeyi çok iyi öğrettiğini belirterek, şunları konuştu: “Burada bereket, toprağa, suya ve emeğe gösterilen özenle başlar. O emeğin çok büyük bir kısmını da çoğu zaman kadınlar taşır. Bugün iklim krizi karşısında dünyanın ihtiyaç duyduğu da tam olarak bu güçtür. Ve bu gücü küresel iklim gündeminin merkezine taşımak için çok önemli bir fırsatın eşiğindeyiz. İşte bugün iklim değişikliğini ve kadın emeğinin sürdürülebilir bir geleceğe nasıl yön verebileceğini konuşmak için buradayız.” “GAZİANTEP’TE ORTAYA ÇIKACAK FİKİRLER, SOMUT ÖNERİLER COP31’E GÜÇLÜ BİR KATKI SUNACAK” Türkiye’nin Antalya’da COP31’e ev sahipliği yapacağını anımsatan Bakan Mahinur Özdemir Göktaş, “Türkiye bu zirveyi bir ‘Uygulama COP’u’ olarak tanımlıyor. Gaziantep’ten yükselecek ses de tam olarak bunu söylüyor: Artık sözden çok icraat, taahhütten çok uygulama zamanı. Ve uygulamanın sahadaki en güçlü taşıyıcılarından biri, hiç şüphe yok ki kadınlar olacak. Bu Forum’un da kadınların sahadaki gücünü ortak bir iradeye dönüştürmesini diliyorum. Gaziantep’te ortaya çıkacak fikirlerin ve somut önerilerin COP31’e güçlü bir katkı sunacağına inanıyorum” dedi. Bu kıymetli buluşmaya ev sahipliği yapan başta Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin olmak üzere emeği geçen herkese teşekkürlerini ifade ederek konuşmasını sürdüren Bakan Göktaş, Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü’nün 24 ülkede 100 binden fazla haneyi inceleyen çalışmasının detaylarını katılımcılarla paylaştı. Göktaş, “Çarpıcı bir tablo ortaya konuyor. Sıcak hava dalgaları yüzünden kırsalda geçimini kadının sağladığı haneler her yıl yüzde 8 daha fazla gelir kaybediyor. UN Women’a göre en kötü senaryoda 2050’ye kadar 158 milyon kadın ve kız çocuğu yoksulluğa, 236 milyon kadın açlığa sürüklenebilir” diye konuştu. “KADINLAR KARAR MASASINDA OLDUĞUNDA GEZEGEN KAZANIYOR” Bakan Göktaş, konuşmasını şu sözlerle tamamladı: “Bugün kadın ve iklim ilişkisini yalnızca kırılganlık üzerinden konuşmanın yeterli olmadığı kanaatindeyim. Çünkü kadın, iklim krizinin mağduru değil; aynı zamanda bu sorunla mücadelenin ve soruna çözümün de öznesidir. Avrupa Merkez Bankası’nın 2 bin şirketi inceleyen araştırmasına göre kadın yönetici oranı arttıkça şirketlerin karbon salımı düşüyor. Yani kadınlar karar masasında olduğunda gezegen kazanıyor.” İşte bu Forum’un kamu, akademi, iş dünyası, sivil toplum, sanat ve spor dünyasını buluşturan yapısını bu bereketi hayatın her alanına taşıma fırsatı olarak görüyorum. Diliyorum ki Gaziantep’te bir araya gelen bu birikim, Antalya’da kadınların iklim mücadelesindeki öncülüğünü dünyaya duyuran güçlü bir sese dönüşsün. Bu ortak gayret, Aile ve Nüfus Yılı’nda ailelerimizi güçlendirme ve evlatlarımıza daha yaşanabilir bir dünya bırakma hedefimize de katkı sunsun.” BAŞKAN ŞAHİN: “COP31’E EN HAZIR ŞEHİRLERDEN BİRİYİZ” Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, dünyanın iyiliğe ihtiyacı olduğunu belirterek, şunları söyledi: “Dünyanın kadın bakışına ihtiyacı var, dünyanın merhamete, şefkate, rahmete ihtiyacı var. Dünyanın duygusal zekaya, çoklu zekaya ve kadının disiplinine, kadının iradesine ihtiyacı var. İşte tam bu bakış açısıyla bir aradayız. Bizim bir derdimiz var, bizim bir aşkımız var. İklim dediğimiz şey; gökyüzünden gelen yağmurun miktarı ama aynı zamanda tarlaya düşen bereket, esnafın siftahı, sanayideki sanayicimizin ham maddesi, şehrin suyu ve evlatlarımızın geleceğidir. Tam bunu konuşmak için buradayız. Antarktika yolculuğumda, buzulların eridiğini gördük. Artık bu mesele; bizim torunlarımıza bırakacağımız bir dünyanın inşası.” Kadın bakış açısıyla iklimi konuşmak için bir arada bulunduklarını anlatan Başkan Fatma Şahin, “Kadın rektörlerimiz, akademik dünyadaki duygusal zeka bakışıyla buradalar. Yeşil kampüs yaptık, iklim-bilim-kadın başlıkları üzerine çalıştık. Çok güzel çalışmalar yaptık. Ve şimdi COP31’e en hazır şehirlerden biriyiz. Biz çocuk dostu, aile dostu, doğa dostu bir şehiriz. Tabiat bizlere emanet” dedi. Konuşmasının ardından Büyükşehir Belediyesi olarak yaptıkları çalışmalara dikkati çeken Başkan Şahin, sıfır atık, gıda güvenliği, iklim dirençli şehirler, iklim uygulama köprüsü, yeşil sanayileşme, temiz enerji dönüşümü gibi konular hakkında katılımcılara sunum eşliğinde bilgi verdi. ÇEBER: “KADIN BİR BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANI İLE ÇALIŞMAK ÇOK AVANTAJLI” Gaziantep Valisi Kemal Çeber, kadın bir büyükşehir belediye başkanı ile çalışmanın çok avantajlı bir durum olduğunu dile getirerek, “Bu güzel bir programın çok başarılı olacağına inanıyorum. Çok güzel kurgulanmış bir program. Gaziantep’te birbirinden muhteşem programlar yapıyoruz. Bu program da tamamen birçoğunda olduğu gibi Başkanımız Fatma Şahin’in eseridir. Gaziantep çevre ve iklim konusunda çok hassas bir tutum sergiliyor. Biz sizleri, Mezopotamya’da ağırlıyoruz. Gaziantep birçok tarım ürününün evcilleştirilerek dünyaya yayıldığı topraklardır. İşte o Mezopotamya’nın genleri, bu toplumu, bu şehri çevre ve iklim konusunda hassas hale getiriyor” dedi. VARANK: “COP31, DÜNYANIN EN BÜYÜK İKLİM DİPLOMASİSİ” Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakan Yardımcısı, COP31 Baş Yöneticisi Fatma Varank programda yapılan toplantının COP31’deki önemine değinerek, “COP31 dünyanın en büyük iklim diplomasisi Türkiye'de Türkiye'nin ev sahipliğinde ve Türkiye'nin başkanlığında yapılacak. Hep birlikte el ele bu mücadeleyi sonuna kadar götüreceğiz. Tabii çok önemli kararların çıkmasını beklediğimiz bir toplantı olacak COP31. Türkiye hem coğrafi konumu itibariyle hem de güneyle kuzeyi, doğuyla batıyı birbirine bağlayacak bir köprü olma diplomaside de aynı köprüyü kurabilme yeteneğiyle büyük ümitler vaat ediyor. Şu anda beklentiler de diğer ülkeler tarafından çok yüksek beklentiler var” diye konuştu. GUİMOND: “İKLİM KRİZİNİN HAYATINI VE EMEĞİNİ DEĞİŞTİRECEĞİ İNSANLAR OLMADAN BU KRİZE ADİL BİR YANIT BULAMAYIZ” BM Kadın Birimi Türkiye Ülke Direktörü Maryse Guimond ise forumda yaptığı konuşmada şunları aktardı: “Bugünkü programda iki soruyu tartışmaya açıyoruz: Karar masasında kimler oturuyor? Alınan kararları somut iklim eylemine nasıl dönüştürürüz? Bu iki soru birbirinden ayrı düşünülemez. İklim krizinin hayatını ve emeğini değiştireceği insanlar olmadan bu krize adil bir yanıt bulamayız. Kadın liderleri masaya çağırıp alkışladıktan sonra kararları yine eskiden alındıkları yerde bırakmak da olmaz. Masada yer almak önemli. Ama bu yer ancak söz hakkı, etki ve sonuçları belirleme gücüyle birlikte geldiğinde anlam kazanır.” AYAN: “KADINLARIN COP31 SÜRECİNDEKİ YERİ GELECEĞİMİZİ BELİRLEYECEK” AK Parti İstanbul Milletvekili, Çevre ve Şehircilik Politikaları Başkanı Nilhan Ayan, yaptığı konuşmada iklim, çevre ve kadın liderliğini aynı zeminde konuşulduğunu aktararak, “İklim değişikliği suyun, gıdanın, enerjinin, üretimin ve şehirlerin geleceğini birlikte düşünmemizi gerektiriyor. Kadınların bu süreçteki yeri de geleceğimizi belirleyecek. Kadın liderliğini güçlendirmek daha etkili, daha yenilikçi ve daha kapsayıcı iklim çözümlerini üretmenin anahtarıdır. Çünkü kadın girişimciliği ve liderliği iklim eyleminin hızlandırılmasında kritik bir önem taşıyor” açıklamasında bulundu. KKTC CUMHURBAŞKANI’NIN EŞİ ERHÜRMAN: “BAŞKAN FATMA ŞAHİN ÜLKEMİZDE ÇOK POPÜLER BİR BAŞKAN” Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı’nın Eşi Nilden Bektaş Erhürman Gaziantep’te yapılan toplantıda bulunmanın anlam ve önemine değinerek, “Bir çevre mühendisi olarak bu toplantıda yer almak benim için çok anlamlı. Başkan Fatma Şahin ülkemizde çok popüler bir başkan. Bizim ülkemizde çok tanınıyor ve takdir ediliyor. Kendisine davetlerinden dolayı çok teşekkür ediyorum” şeklinde konuştu. Program günün anlam ve önemine binaen çekilen hatıra fotoğrafıyla sona erdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.