Hava Durumu

#Ti̇gem

Kırsal Haber - Ti̇gem haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ti̇gem haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Ekim Vakti Geldi, Çiftçiyi Kara Bir Düşünce Sardı Haber

Ekim Vakti Geldi, Çiftçiyi Kara Bir Düşünce Sardı

Anahtar Parti Tarım Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Hasan Hüseyin Demiröz, tarım sektöründeki derinleşen kriz ve yaklaşan yeni ekim sezonu öncesinde bir açıklama yaptı. Çiftçinin maliyet baskısı altında ezildiğini belirten Demiröz, iktidarın tarım politikalarını sert bir dille eleştirerek acil üretim sermayesi çağrısında bulundu. ​"Tohum Bedava Değil, Peşin Satışla Veriliyor" ​Hasan Hüseyin Demiröz, yetkililerin "tohum dağıtımı başladı" söylemlerine tepki göstererek, gerçeklerin tablodakinden farklı olduğunu vurguladı: ​“Tohum dağıtımı başladı diyorsunuz. Doğru, tohumu dağıtıyorsunuz; ama bedava değil. TİGEM’in 2026 yılı fiyat cetvelinde işlem açıkça 'peşin satış' olarak geçiyor. Dağıtıcı kuruluşların nakliye, sigorta, masraf ve kâr payını ekleyerek tohumu çiftçiye satacağı da açıkça yazıyor.” ​Geçen Sezonun Borcu Kapanmadı, Çiftçi Çıkmazda ​Açıklanan tarımsal ürün fiyatlarının çiftçinin maliyetini karşılamaktan uzak olduğunu ve emeğin karşılığını vermediğini ifade eden Demiröz, şu değerlendirmelerde bulundu: "Ürününü bekletecek deposu ve borcunu çevirecek sermayesi olmayan çiftçi tüccarın insafına bırakıldı. Üreten kesim kazanamadı ve geçen sezonun borcunu dahi kapatamadı. Gübre, mazot ve tohum peşin parayla alınırken, ürünün geliri aylar sonra elde ediliyor. Geçen sezondan borçlu çıkan çiftçinin yeniden ekim yapacak sermayesi kalmadı." ​Çiftçinin Önünde İki Zorlu Yol Var ​Yeni ekim döneminin kapıda olduğunu hatırlatan Demiröz, sermayesiz kalan üreticinin iki seçenekle baş başa bırakıldığını belirtti; ​"Ya tarlasını ekmeyecek ve üretim düşecek. Ya da bankaya, tüccara ve tefeciye mahkûm olacak. Bu durumun devam etmesi halinde üretim azalacak, ithalat artacak ve Türkiye'nin gıda güvenliği daha büyük bir tehdit altına girecek." ​"Çiftçiye Nasihat Değil, Üretim Sermayesi Verin" ​Tarım sektöründe kalıcı çözüm için somut adımlar atılması gerektiğini belirten Anahtar Parti yöneticisi, çözüm önerilerini şu sözlerle sıraladı: "Planlanan ürüne göre tohum, gübre ve mazot ekimden önce sağlanmalı. Malzeme bedeli, hasat döneminde üründen mahsup edilmeli. ​Çiftçi, tohumu toprağa atmadan önce faize ve borca teslim edilmemeli. Tarım politikasının kürsüdeki sözlerle değil, tarlanın bilançosuyla ölçülmesi gerektiği unutulmamalı." ​Demiröz açıklamasını, "Bugün borsada tarım şirketleri üzerinden vurgun yapılıyor; tarlada ise çiftçiye borç, faiz ve çaresizlik kalıyor" sözleriyle tamamladı.

TİGEM Yetiştirmesi "Özmen Bey" Tarihe Geçti! Haber

TİGEM Yetiştirmesi "Özmen Bey" Tarihe Geçti!

Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü (TİGEM) bünyesindeki Anadolu Tarım İşletmesi’nde yetiştirilen şampiyon safkan Arap atı Özmen Bey, İstanbul Veliefendi Hipodromu’nda düzenlenen prestijli Veliefendi Koşusu’nu (G1) kazanarak tarihi bir başarıya imza attı. Özmen Bey, bu zaferle birlikte safkan Arap atları için ulaşılması en zor unvanlardan biri olan TRIPLE CROWN (Üçlü Taç) sahibi oldu. TRIPLE CROWN Yolunda Zirveye Tırmandı Sezon boyunca sergilediği üstün performansla yarışseverlerin takdirini toplayan Özmen Bey, Üçlü Taç unvanına giden zorlu yolda üç büyük G1 koşusunu da birincilikle tamamlamayı başardı. Şampiyon safkanın Triple Crown zaferine uzanan rotası şu şekilde gerçekleşti: G1 TBMM Koşusu G1 Niğbolu Koşusu G1 Veliefendi Koşusu TİGEM: "Yetiştiriciliğimizin Gurur Günü" Elde edilen tarihi zaferin ardından TİGEM tarafından yapılan resmi açıklamada, Anadolu Tarım İşletmesi'nin köklü yetiştiricilik geleneğine dikkat çekilerek şu ifadelere yer verildi: "Yetiştiriciliğimizin gurur günü. Anadolu Tarım İşletmemiz yetiştirmesi “Özmen Bey”, bugün İstanbul Veliefendi Hipodromu’nda gerçekleştirilen Veliefendi Koşusu’nu (G1) kazanarak, safkan Arap atları için ulaşılması son derece güç olan TRIPLE CROWN (Üçlü Taç) unvanını elde etti. Üç büyük koşuyu da birincilikle tamamlayan Özmen Bey, Anadolu Tarım İşletmemizin yetiştiricilikteki köklü birikimini ve emeğini bir kez daha gurur verici bir başarıyla taçlandırdı. Bu önemli başarıda emeği, özverisi ve katkısı bulunan tüm çalışma arkadaşlarımızı tebrik ediyor; Özmen Bey’in başarılarının artarak devam etmesini diliyoruz. Tebrikler Özmen Bey" Türk atçılığı ve TİGEM yetiştiriciliği adına dönüm noktası niteliğindeki bu zafer, Anadolu Tarım İşletmesi’nin geleneksel ve bilimsel yetiştiricilik vizyonunun ne kadar güçlü olduğunu bir kez daha kanıtladı.

Tarım Meslek Liseleri Güçlü Bir Gelecek İçin Yeniden Yapılandırılıyor Haber

Tarım Meslek Liseleri Güçlü Bir Gelecek İçin Yeniden Yapılandırılıyor

Türkiye'nin sürdürülebilir tarım vizyonunda ve gıda güvenliğinin sağlanmasında kritik bir role sahip olan tarım meslek liseleri, çağın gereklerine uygun modern bir modelle yeniden hayat buluyor. Eğitim ve Yayın Dairesi Başkanlığı ev sahipliğinde Ankara’da gerçekleştirilen “Tarım Meslek Liselerinin Yeniden Yapılandırılması” toplantısı; siyaset, bürokrasi, akademi ve sivil toplum kuruluşlarından üst düzey isimleri bir araya getirdi. Tarım ve Orman Bakanlığı ile Milli Eğitim Bakanlığı ortaklığıyla yürütülen dev proje, tarım sektöründeki nitelikli ara eleman ihtiyacını karşılamayı ve gençlerin tarım alanına olan ilgisini artırmayı hedefliyor. Sektörün Saygınlığı ve İstihdam Kapıları Artacak Toplantının ardından değerlendirmelerde bulunan TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Sözcüsü ve Burdur Milletvekili Adem Korkmaz, çalışmanın ülkenin kırsal kalkınma politikası açısından uzun vadeli kazançlar sağlayacağını belirtti. Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı ile Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in sürece son derece kararlı yaklaştıklarını vurgulayan Korkmaz: "Türkiye'nin geçmişte itibarlı, güçlü ve sektöre katkı vermiş tarım liselerinin yeniden yapılandırılmasıyla ilgili önemli bir sürece imza atıyoruz. Çalışmalar sonuçlandığında Türkiye'de tarım mesleği ve tarım çalışanı hak ettiği saygınlığa yeniden kavuşacaktır." Gençler ve Sürdürülebilir Tarım Gıda Güvenliğinin Temeli Cumhurbaşkanlığı Tarım ve Gıda Politikaları Kurulu üyeleri de toplantıda projenin stratejik boyutuna dikkat çekti. Kurul Başkanvekili Prof. Dr. Zümrüt Begüm Ögel, gıda güvencesinin temellerinin tarımın sürdürülebilirliğine dayandığını ve bunun da ancak gençlerin sektörü tercih etmesiyle mümkün olacağını kaydetti. Kurul Üyesi Prof. Dr. Aykut Gül, Tarım ve Orman Bakanlığının TAGEM ve TİGEM gibi güçlü altyapı kurumlarıyla kırsaldaki eğitim ihtiyacına yönelik somut adımlar attığını belirtti. Kurul Üyesi Prof. Dr. Cenk Aydın ise toplantının geniş katılımlı yapısının proje kalitesini artıran en önemli unsurlardan biri olduğunu dile getirdi. 160 Yıllık Köklü Miras Yeni Müfredatla Geleceğe Taşınıyor Milli Eğitim Bakanlığı MEB Mesleki ve Teknik Eğitim Genel Müdür Yardımcısı Fahri Acar, verilen eğitim kalitesini artırarak okullarda daha fazla öğrenci yetiştirmeyi amaçladıklarını söyledi. Eğitim ve Yayın Dairesi Başkanı Dr. Bülent Kahraman Çolakoğlu ise tarım liselerinin 160 yıllık köklü tarihine vurgu yaparak, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yenilenen müfredatla birlikte yepyeni bir eğitim modeline geçileceğini belirtti. Sahadaki teknik incelemelerin tamamlandığını ve somut adımların yakında atılacağını ifade eden Çolakoğlu, yürütülen çalışmaları şu sözlerle özetledi: "Tarım liselerinden mezun daire başkanı arkadaşlarımızla özel bir komisyon kurduk. Tüm liselerimizi yerinde gezerek teknik analizler yaptık. Bugün gelinen noktada ortaya koymaya çalıştığımız model somut bir hal almaya başladı. Siyaset, bürokrasi ve akademinin bir arada geleceğimiz için kafa yorması son derece kıymetli." Yeniden yapılandırılan tarım meslek liseleri, ortaöğretim düzeyinde teknolojiyle entegre, çağdaş ve uygulamalı bir eğitim modeli sunarak Türkiye'nin tarımsal geleceğine yön vermeye hazırlanıyor.

"Tarım Varsa Hayat Var Projesi" Sektör Temsilcilerini Buluşturdu Haber

"Tarım Varsa Hayat Var Projesi" Sektör Temsilcilerini Buluşturdu

Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü ve Güvenilir Ürün Platformu iş birliğiyle hayata geçirilen “Tarım Varsa Hayat Var Projesi’’ kapsamında tarım ve gıda sektörünün önde gelen temsilcileri ile sivil toplum kuruluşları TİGEM Karacabey İşletmesi’nde buluştu. TİGEM Genel Müdürü Dr. Hasan Gezginç başkanlığında iki gün süren etkinlikte katılımcılar; tohum üretim alanlarından damızlık hayvancılık tesislerine, modern mekanizasyon altyapısından sürdürülebilir üretim modellerine kadar kurumsal çalışmaları uzmanlar eşliğinde yerinde görme imkanı buldu. Saha ziyaretlerinde, TİGEM’in Türkiye’nin gıda arz güvenliğine sağladığı katkılar, gen kaynaklarının korunmasına yönelik yürütülen faaliyetler ve yüksek verimli üretim yaklaşımları detaylarıyla paylaşıldı. SÜRDÜRÜLEBİLİR ÜRETİM VE KÜRESEL İHRACAT ATILIMI Değerlendirme toplantısında açıklamalar yapan TİGEM Genel Müdürü Dr. Hasan Gezginç, kurumun 8 bin 145 personeli, 17 işletmesi, 3,6 milyon dekar arazisi ve 13,3 milyar TL’yi aşan sermayesiyle Türkiye’nin en büyük tarımsal üretim gücü olduğunu ifade etti. Sertifikalı tohum pazarında yüzde 25 pay ile sektör liderliğini sürdürdüklerini vurgulayan Gezginç, 2026 yılı bitkisel üretim döneminde hububatta 380 bin ton rekolte ile 233 bin ton sertifikalı tohum üretimi hedeflediklerini belirtti. İklim değişikliğiyle mücadele doğrultusunda tohumluk üretim alanlarının yüzde 40’ının kurağa dayanıklı çeşitlerden oluşturulduğunu dile getirerek, Emine Erdoğan’ın himayelerinde yürütülen Mirasımız Yerel Tohum Projesi kapsamında tescillenen 1 milyon paket tohumun üreticilerle buluşturulduğunu, ayrıca KKTC, Azerbaycan ve Irak gibi ülkelere sertifikalı tohum ihracatının kesintisiz devam ettiğini kaydetti. HAYVANCILIKTA KIRSAL DESTEK VE MİLLİ GENETİK MİRASIN KORUNMASI Kurumun hayvancılık alanındaki faaliyetlerine de değinen Gezginç; 70 bin büyükbaş ve 300 bini aşkın küçükbaş hayvan varlığıyla damızlık üretiminde öncü olduklarını aktardı. “Kırsalda Bereket Küçükbaşa Projesi” ile üreticilere 2 yılı ödemesiz 5 yıl vadeli Ziraat Bankası kredisi desteği sağlandığını ve 3 yılda 150 bin küçükbaş hayvanın çiftçilere ulaştırılmasının hedeflendiğini ifade etti. Malatya Sultansuyu İşletmesinde kurulan Boğa Sperma Merkezi ve Boğa Anası Tesisi ile dondurulmuş boğa spermasında yıllık 1 milyon doz üretime ulaşılarak iç piyasa ihtiyacının yüzde 40’ının tek başına karşılandığını açıkladı. Ayrıca bin 548 başlık safkan Arap atı sürüsünün yanı sıra Asya ceylanı, Ankara tiftik keçisi, Akbaş ve Kangal köpekleri gibi milli genetik mirasların başarıyla muhafaza edildiği, altyapıda ise sulu tarım alanının 1 milyon 41 bin dekara çıkarıldığı ve 48 MW’ı aşan Güneş Enerjisi Santrali (GES) projelerinin yürütüldüğü vurgulandı.

TİGEM’de Hasat Seferberliği: Ülke Genelinde Bereketli Sezon Başladı Haber

TİGEM’de Hasat Seferberliği: Ülke Genelinde Bereketli Sezon Başladı

Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü (TİGEM), 2026 üretim sezonu hububat hasadı çalışmalarını hızlandırdı. Çukurova’dan Karacabey’e, Aksaray’dan Bursa’ya kadar geniş bir coğrafyada, sertifikalı tohumluk üretimi ve verimli tarım uygulamalarıyla hasat süreci titizlikle yönetiliyor. ​TİGEM bünyesindeki tarım işletmeleri, modern ekipman ve planlı üretim anlayışıyla ülke tarımına değer katmaya devam ediyor. Hasat döneminin başlamasıyla birlikte; verimliliği artırmak, ürün kayıplarını minimuma indirmek ve en yüksek kaliteyi yakalamak amacıyla ülke genelindeki işletmelerde hummalı bir çalışma yürütülüyor. ​Çukurova’da Modern Hasat Teknolojileri ​Çukurova Tarım İşletmesi, 2026 sezonuna Ziyabey-98 buğday çeşidiyle hızlı bir giriş yaptı. İşletmede toplam 24 bin 152 dekar buğday ekili alanda hasat faaliyetleri devam ediyor. ​Üretim sezonunda öne çıkan çeşitler: ​Golia: 14 bin 693 dekar ​Ziyabey-98: 8 bin 193 dekar ​Şahika: 1.266 dekar ​Aksaray Koçaş’ta Tohumluk Hasadı Hız Kazandı ​TİGEM Koçaş Tarım İşletmesi, 2025-2026 güzlük ekilişleri kapsamında tohumluk hasadına başladı. Aksaray’da yürütülen çalışmalarda toplam 7 bin 695 dekar alan hasat edilecek. ​Hasat edilecek ürün çeşitleri: ​Arpa (Refleksiyon, Kral 97, Burakbey): 5 bin 518 dekar ​Tohumluk Tritikale: 343 dekar ​Tohumluk Fiğ: 1.834 dekar ​700 Yıllık Gelenek: Karacabey Tarım İşletmesi ​Osmanlı döneminden günümüze uzanan yaklaşık 700 yıllık köklü bir tarımsal üretim mirasına sahip olan Karacabey Tarım İşletmesi, 2026 hububat hasadına start verdi. Bursa’nın Karacabey ilçesinde yer alan işletme, sadece bitkisel üretimle değil, aynı zamanda büyükbaş-küçükbaş hayvancılık, safkan Arap atı ve Türk çoban köpekleri (Kangal ve Akbaş) yetiştiriciliğiyle de tarım sektörünün lokomotifi konumunda. ​Karacabey'de hasat verileri: ​Toplam Hasat Alanı: 15 bin 367 dekar ​Pehlivan Buğdayı: 3 bin 214 dekar ​Flamura 85 Buğdayı: 12 bin 153 dekar ​Ekipman Gücü: 6 biçerdöver ve 6 kamyon ​"Tohumlukta Öncü, Üretimde Güçlü" ​TİGEM, sertifikalı tohumluk ve üstün vasıflı damızlık üretimindeki öncü konumuyla çiftçilere yüksek verimli ürünler sunmaya devam ediyor. Tüm işletmelerde teknik ekiplerin koordinasyonunda, ürünlerin en uygun zamanda hasat edilmesi için 7/24 esaslı bir çalışma takvimi uygulanıyor. Bu stratejik hamleler, Türkiye’nin gıda arz güvenliğine ve tarımsal ekonomisine doğrudan katkı sağlıyor.

"Kırsalda Bereket Küçükbaşa Destek Projesi" Başladı Haber

"Kırsalda Bereket Küçükbaşa Destek Projesi" Başladı

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, TİGEM Polatlı Tesisleri'nde düzenlenen törenle "Kırsalda Bereket Küçükbaşa Destek Projesi" kapsamında ilk hayvanların teslimatını gerçekleştirdi. Bakan Yumaklı, hayvancılıkta planlı üretim döneminin kapılarını aralarken, genç ve kadın üreticilere yönelik dev destek paketini açıkladı. ​Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, gıda arz güvenliğinin en stratejik başlıklarından biri olan hayvancılık sektöründe yeni bir dönemin başladığını duyurdu. "Kırsalda Bereket Küçükbaşa Destek Projesi" ile üreticilere omuz veren Bakanlık, yerli genetik kaynaklarla hayvancılıkta verimliliği artırmayı hedefliyor. ​"24 Yılda Hayvancılığa 633 Milyar Lira Destek" ​Bakan Yumaklı, konuşmasında son 24 yılda hayvancılıkta kaydedilen büyük ilerlemeye dikkat çekti. Bu süre zarfında hayvancılığa 633 milyar lira tutarında destek sağlandığını belirten Yumaklı, verilerle başarıyı şu şekilde özetledi: ​Büyükbaş hayvan varlığında: %79 artış ​Küçükbaş hayvan varlığında: %82 artış ​Kırmızı et üretiminde: %142 artış ​Süt üretiminde: %154 artış ​Tavuk eti üretiminde: %302 artış ​Türkiye’nin küçükbaş ve büyükbaş hayvan varlığı ile süt, yumurta ve kanatlı eti üretiminde AB ülkeleri arasında birinci sırada olduğunu vurgulayan Bakan, bu başarının tesadüf değil; devletin gücü ve üreticinin alın terinin bir eseri olduğunu ifade etti. ​Gençlere ve Kadınlara Öncelik: "Hak Sahiplerinin %79'u Genç" ​"Kırsalda Bereket Küçükbaşa Destek Projesi"nin genç ve kadın üreticileri merkeze aldığını belirten Yumaklı, projenin demografik dağılımını şu sözlerle paylaştı: ​"Oluşan tabloda hak sahiplerinin yüzde 49'u kadın, yüzde 79'u genç, yüzde 18'i ise veteriner hekim, ziraat mühendisi gibi meslek mensuplarından oluşuyor. Bu genç ve hanım kardeşlerim bulundukları yerde önder çiftçiler olarak kendi ekosistemlerinin gelişmesi için gayret edecekler." ​Üreticiye Destek Paketi: Faizsiz Kredi, Bakım Desteği ve TARSİM ​Proje kapsamında 1600 üreticiye, 10 farklı TİGEM işletmesinden seçilen, ırkının en iyisi 160 bin küçükbaş hayvan teslim edilecek. Bakanlık tarafından üreticilere sunulan kapsamlı destek paketi ise şu şekilde: ​Finansman: Ziraat Bankası aracılığıyla 2 yıla kadar ödemesiz, 5-7 yıl vade seçenekli sıfıra yakın faizli kredi. ​Bakım ve Besleme Desteği: 100 hayvan için 12 ay boyunca aylık 15 bin lira, toplamda 180 bin lira destek. ​Güvence: Hayvanlar için 1 yıl süreyle ücretsiz TARSİM sigortası. ​"Merasız Hayvancılık Düşünülemez" ​Yeni yol haritasında sadece ıslah çalışmalarına değil, meraların iyileştirilmesine de odaklandıklarını belirten Yumaklı, "Merasız bir hayvancılık düşünülemez. Üreten Türkiye, güçlü Türkiye'dir," diyerek tarımsal üretimin ülkenin en sağlam teminatlarından biri olduğunu vurguladı.

Bakan Yumaklı: "Yılda 2 Milyar Adet Süs Bitkisi Üretiyoruz!" Haber

Bakan Yumaklı: "Yılda 2 Milyar Adet Süs Bitkisi Üretiyoruz!"

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Anneler Günü öncesinde "çiçek kenti" Yalova’da önemli incelemelerde bulundu. Türkiye’nin süs bitkileri sektöründeki küresel rekabet gücüne değinen Yumaklı, sektörün istihdam ve ihracat potansiyeline dair çarpıcı rakamlar paylaştı. ​Süs Bitkilerinde 140 Milyon Dolarlık İhracat Başarısı ​Türkiye'nin çiçekçilik alanında Avrupa’daki rakipleriyle yarışır hale geldiğini belirten Bakan Yumaklı, sektörün ulaştığı büyüklüğü şu verilerle özetledi: "Yılda 2 milyar adet süs bitkisi üretimi. Yaklaşık 140 milyon dolar gelir. Doğrudan 100 bin, dolaylı olarak ise 500 bin kişiye iş imkanı." ​Bakan Yumaklı, "Türkiye artık bu anlamdaki bilgi ve tecrübe birikimiyle rekabetin dezavantajlarını lehine çevirecek güce sahiptir" dedi. ​Yalova: Türkiye'nin Orkide Deposu ​Süs bitkiciliğinin anavatanının Yalova olduğunu hatırlatan Yumaklı, kentin sektördeki öncü rolünü vurguladı. Yalova’nın orkide üretiminde Türkiye'nin yüzde 50'sini tek başına karşıladığını belirten Bakan, TİGEM arazilerinin sektöre kazandırıldığını ifade etti: ​"Bakanlık olarak TİGEM’in 1500 dönümlük arazisini 40 firmaya 29 yıllığına kiraladık. Bu adım, Yalova ve Türkiye genelinde çiçekçilik sektörünün gelişimine ivme kazandırdı." ​Dünyanın Çevresini 11 Kez Dolaşan "Adanmış Bir Ömür" ​Atatürk Bahçe Kültürleri Merkez Araştırma Enstitüsü bünyesindeki Geofit (Soğanlı Bitkiler) Bahçesi'ni gezen Yumaklı, buradaki biyoçeşitliliğin korunması için verilen emeğe dikkat çekti. ​Büyük Emek: Bir uzmanın Türkiye genelinde 450 bin kilometre yol katederek (dünyanın çevresini 11 kez dolaşmaya eşdeğer) literatüre girmemiş türleri merkeze kazandırdığını açıkladı. ​Gen Bankası: Merkezde şu an 1200 farklı tür koruma altında tutuluyor, çoğaltma ve melezleme çalışmaları yapılıyor. ​"Tüm Güzellikler Annelere Gelsin" ​Ziyareti sırasında tüm annelerin Anneler Günü'nü de kutlayan Yumaklı, Geofit Merkezi'nin Temmuz ve Ağustos ayları hariç halkın ziyaretine açık olduğunu hatırlattı. Yumaklı, "Ülkemizin en güzel çiçekleri annelere gelsin" diyerek sözlerini tamamladı.

CHP’li Orhan Sarıbal: ''Şeker Fabrikalarını Satmak, Bir Üretim Zincirini Kırmaktır'' Haber

CHP’li Orhan Sarıbal: ''Şeker Fabrikalarını Satmak, Bir Üretim Zincirini Kırmaktır''

CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, Türkiye'nin Hanke Sefalet Endeksi'ndeki konumunu ve özelleştirme politikalarının tarım üzerindeki yıkıcı etkilerini değerlendirdi. Sarıbal, "Şeker fabrikalarını satmak, bir üretim zincirini kırmaktır" dedi. Türkiye'nin ekonomi gündemine dair çarpıcı açıklamalarda bulunan CHP Bursa Milletvekili ve Tarım Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Başdanışmanı Orhan Sarıbal, Türkiye’nin dünyadaki sefalet sıralamasındaki yerinin tesadüf olmadığını söyledi. Sarıbal, son 24 yılda uygulanan özelleştirme politikalarının Türkiye’yi dışa bağımlı hale getirdiğini ve yerli üretimi tasfiye ettiğini vurguladı. Hanke Sefalet Endeksi’nde Türkiye 3. Sırada Sefalet endeksinin vatandaşın enflasyon, işsizlik ve faiz baskısını günlük yaşamında nasıl hissettiğinin bir aynası olduğunu belirten Sarıbal, Türkiye'nin 178 ülke arasında üçüncü sırada yer almasına dikkat çekti. Sarıbal, "Savaş ve siyasi kriz yaşayan ülkelerle aynı kategorideyiz. Bu tablo, yapısal bozulmanın ve üretimden kopuşun sonucudur" ifadelerini kullandı. 70 Milyar Dolarlık Özelleştirme ve Kaybolan Kamu Gücü AKP iktidarı döneminde yaklaşık 70 milyar dolarlık özelleştirme yapıldığını hatırlatan Sarıbal, bu süreçte fabrikaların satıldığını ancak kamu harcamalarının azalmadığını söyledi. Özelleştirmelerin kamu maliyesini rahatlatmak yerine, Türkiye'yi finans çevrelerine bağımlı hale getirdiğini savundu. Şeker Fabrikaları Örneği: "Gıda Egemenliği El Değiştirdi" Özelleştirmelerin tarım sektöründeki en somut tahribatının şeker fabrikalarında yaşandığını belirten Orhan Sarıbal, verilerle şu tabloyu çizdi: ''2002'de kamunun şeker üretimindeki payı %74 iken, bugün %36’ya geriledi. Kamudan boşalan alanı nişasta bazlı şeker (NBŞ) üretimi yapan 5 özel şirket doldurdu. Adapazarı Şeker Fabrikası'nın kota hakkının Niğde'ye taşınmasıyla, Sakarya çiftçisinin ürünü 650 km uzağa taşınmak zorunda kaldı.'' Sarıbal, pancar üretiminin sadece şeker değil; yaprağı ve posasıyla hayvancılık (et ve süt) sektörü için de kritik bir zincir olduğunu hatırlattı. Tarımsal Kamu İktisadi Teşebbüsleri (KİT) Zayıflatıldı Milletvekili Sarıbal, tarımda piyasa düzenleyici kurumların işlevsiz hale getirildiğini belirterek şu kurumların altını çizdi: ''Gübre üretiminde kritik rol oynayan TÜGSAŞ ve İGSAŞ elden çıkarıldı.TİGEM Tohum ve damızlık temini kapasitesinden uzaklaştırıldı. Tütün ve alkollü içki bölümleri yabancı sermayeye devredilerek yerli üretici güvencesiz bırakıldı. TMO'nun Piyasa düzenleme işlevi daraltılarak özel sektöre alan açıldı.'' Çözüm: Kamucu ve Planlı Kalkınma Modeli Ekonomik bağımsızlığın ancak stratejik alanlarda kamusal varlığın korunmasıyla mümkün olacağını belirten Orhan Sarıbal, çözüm önerisini şu sözlerle özetledi: "Özelleştirmeyi başarı hikayesi gibi sunan anlayış, ülkeyi üretimden kopardı. Çiftçi maliyetine ürün satamazken, tüketici gıdaya fahiş fiyatlar ödüyor. İhtiyacımız olan şey; üretimi, planlamayı ve kamucu kalkınma anlayışını yeniden inşa etmektir."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.