Hava Durumu

#Ticaret

Kırsal Haber - Ticaret haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ticaret haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Kadın Kooperatiflerine Barkod Ücretlerinde Büyük İndirim Müjdesi Haber

Kadın Kooperatiflerine Barkod Ücretlerinde Büyük İndirim Müjdesi

​T.C. Ticaret Bakanlığı ile GS1 Türkiye Vakfı arasında imzalanan yeni iş birliği protokolü ile kadın kooperatiflerinin dijitalleşme süreçlerine ve e-ticaret pazarlarına girişine dev destek sağlandı. ​Ticaret Bakanlığı, "2025-2029 Türkiye Kooperatifçilik Stratejisi ve Eylem Planı" kapsamında, kadın emeğini değerlendiren kooperatiflerin ulusal ve uluslararası pazarlarda rekabet gücünü artırmak amacıyla önemli bir adım attı. İmzalanan protokol ile kadın kooperatifleri, ürünlerini büyük perakende zincirlerinde ve e-ticaret platformlarında daha kolay sergileyebilecek. ​İndirimden Yararlanma Şartları ​Barkod ücretlerinde sağlanan indirimden faydalanmak isteyen kooperatiflerin aşağıdaki kriterleri karşılaması gerekiyor: ​Ortak yapısı: Ortaklarının çoğunluğunun kadınlardan oluşması ve kadın emeğini değerlendirme amacı taşıması. ​Ciro sınırı: Kooperatifin yıllık cirosunun 10 milyon Türk Lirası’nın altında olması. ​Marka taahhüdü: Barkodun sadece kooperatifin kendi markası altındaki ürünlerde kullanılacağına dair taahhüt verilmesi. ​5 Yıl Boyunca %50 İndirim Fırsatı ​Belirlenen şartları taşıyan kooperatiflerin; 12 basamaklı (1 çeşit ürün), 11 basamaklı (10 çeşit ürün) ve 10 basamaklı (100 çeşit ürün) sistem üyeliklerinde; ​Sisteme giriş bedelleri, ​Yıllık kullanım bedelleri, 5 yıl süreyle %50 indirimli olarak uygulanacaktır. ​Ücretsiz "Data Capture" Desteği ​Protokol kapsamında sağlanan bir diğer önemli avantaj ise ürün verilerinin dijitalleştirilmesi oldu. Protokolde yer alan Elektronik Ticaret Aracı Hizmet Sağlayıcılarından (ETAHS) herhangi birinin, ürün verilerini GS1 Türkiye’den alması durumunda; kooperatiflere sunulan "data capture" (ürün fotoğraflama ve doğru veri aktarımı) hizmeti 5 yıl boyunca ücretsiz olarak verilecek. ​Bu hamle ile kadın kooperatiflerinin dijital dönüşüm süreçlerinin hızlandırılması ve kooperatif ürünlerinin görünürlüğünün artırılması hedefleniyor.

Hürmüz Boğazı’ndaki Güvenlik Riskleri Küresel Gıda Ticaretini Etkiler Haber

Hürmüz Boğazı’ndaki Güvenlik Riskleri Küresel Gıda Ticaretini Etkiler

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) tarafından paylaşılan verilere göre; çikolata ve kakaolu ürünler, ayçiçek yağı, bisküvi ve gofret, şekerleme çeşitleri ile makarna ve buğday unu gibi temel gıda kalemlerini kapsayan hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamulleri sektörü, yılın ilk iki ayında 1,9 milyar dolarlık ihracat yaptı. Miktar bazında ihracat geçtiğimiz yılın aynı ayına göre yüzde 21,3 gerilemiş olsa da ihracat birim fiyatlarındaki yüzde 14’4’lük yükselişin etkisiyle değer bazındaki düşüş yüzde 9,9 seviyesinde kaldı. Geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre ihracatın yüzde 10,9 artışla 191,8 milyon dolara yükseldiği ayçiçek yağı, sektörde ilk sırada yer alırken; yüzde 6,9 düşüşle 170,3 milyon dolar olarak kayıtlara geçen çikolata ve kakao bazlı ürünler ikinci sırada yer aldı. Tatlı bisküvi ve gofretler ile makarna, ihracatı bu dönemde 150 milyon doları aşan diğer ürün grupları oldu. 212,4 milyon dolar ihracat yapılan Irak’taki yüzde 42,2’lik düşüşe bağlı olarak Orta Doğu pazarında yüzde 22,8’lik düşüş kaydedildi. “Hürmüz Boğazı’ndaki güvenlik riskleri küresel gıda ticaretini etkiler” Yurt dışında yaşanan gelişmelerin uluslararası ticaret üzerindeki etkisinin yoğunlaştığı bu süreçte, sektörün dikkatinin Orta Doğu’daki gerilimler üzerinde yoğunlaştığına dikkat çeken TİM Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri Sektör Kurulu Başkanı Ahmet Tiryakioğlu şunları söyledi: “İran ile bağlantılı olarak bölgede son dönemde yaşanan gelişmeler, küresel gıda ticaretini yalnızca siyasi açıdan değil, enerji ve lojistik kanalları üzerinden de etkileyen yeni bir belirsizlik alanı oluşturuyor. Hürmüz Boğazı çevresinde artan güvenlik riskleri ve ticari gemi trafiğinde zaman zaman yaşanan aksaklıklar, küresel emtia taşımacılığı açısından kritik bir dar boğaza işaret ediyor. Küresel tüketimin yaklaşık yüzde 20’sine denk gelen, günde yaklaşık 20 milyon varil ham petrolün geçtiği bu koridorda yaşanan gerilim, enerji fiyatları üzerinden tarım ve gıda piyasalarına da yansıyabiliyor. Brent petrol fiyatlarındaki dalgalanmalar, Körfez’de artan risk primleri ve taşımacılık maliyetlerindeki yükseliş ihracat faaliyetlerini zorlaştıran unsurlar arasında yer alıyor. Enerji ve lojistikte yaşanan bu dalgalanmalar, tarımsal üretimin temel girdileri açısından da dikkatle izlenmesi gereken bir tablo ortaya koyuyor. Çünkü Hürmüz Boğazı aynı zamanda küresel azot bazlı gübre ticaretinin yaklaşık yüzde 25 ila 35’inin geçtiği bir hat niteliğinde. Bu nedenle sevkiyatlarda yaşanabilecek uzun süreli aksaklıklar, gübre fiyatlarının yükselmesine ve önümüzdeki üretim sezonunda maliyet baskısının artmasına neden olabilir. Enerji, navlun ve sigorta maliyetleri aynı anda yükseldiğinde, gıda ticaretinin yalnızca bir tarım meselesi olmaktan çıkarak küresel ekonomik istikrar ve tedarik güvenliği açısından da kritik bir başlık haline geldiğini unutmamak gerekiyor.” “Geniş bir coğrafyanın gıda arz güvenliğinde kilit bir merkeziz” İran’la ticaretin, ihracatçı firmaların Orta Doğu’daki rekabetçiliğini sürdürebilmesi açısından önemli bir konu olduğuna değinen Tiryakioğlu şunları söyledi: “Hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamulleri alanında yılda yaklaşık 4-5 milyar dolarlık ithalat yapan İran, Türkiye için de önemli bir pazar niteliği taşıyor. Türkiye’nin 2025 yılında bu ülkeye gerçekleştirdiği hububat sektörü ihracatı 300 milyon doların üzerinde ve İran bu tutarla en büyük 10 ihracat pazarımız arasında yer alıyor. Türkiye’nin ekonomik ve siyasi istikrarı, sadece İran için değil; Rusya-Ukrayna savaşının küresel etkilerinin devam ettiği ve çevre coğrafyamızda jeopolitik risklerin arttığı bu dönemde, tüm bölgenin gıda tedariki açısından daha da stratejik hale geliyor. Güçlü sanayi altyapımız, hammadde işleme kapasitemiz ve üstün lojistik ağımız sayesinde Türkiye yalnızca kendi ihtiyaçlarını karşılayan bir ülke değil; çevresindeki geniş bir coğrafyanın gıda arz güvenliğine katkı sunan kilit bir üretim ve tedarik merkezi. Üstlendiğimiz bu sorumluluğun önümüzdeki dönemde hem ticari hem de insani açıdan daha da önem kazanacağını düşünüyoruz.”

Mersin Türkiye Ekonomisi İçin Stratejik Bir Merkez Haber

Mersin Türkiye Ekonomisi İçin Stratejik Bir Merkez

CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış, Mersin Ticaret ve Sanayi Odası’nı (MTSO) ziyaret ederek Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Sefa Çakır, Meclis Başkanı Hamit İzol, oda yönetimi ve iş dünyası temsilcileriyle bir araya geldi. Ziyarette Mersin’in ekonomik potansiyeli, lojistik altyapısı, tarım, sanayi ve ihracat kapasitesi ile kentin geleceğine ilişkin stratejik başlıklar ele alındı. MTSO Yönetim Kurulu ve Meclis üyeleriyle yapılan toplantıda konuşan CHP’li Gülcan Kış, Mersin’in yalnızca bugünün gündemiyle değil uzun vadeli kalkınma perspektifiyle planlanması gereken bir şehir olduğunu söyledi. Kış, Mersin’in tarım, sanayi, lojistik ve turizm alanlarında Türkiye ekonomisine ciddi katkı sağlayan stratejik bir merkez olduğuna dikkat çekerek, kentin potansiyelinin doğru planlama ve güçlü altyapı yatırımlarıyla desteklenmesi gerektiğini vurguladı. “Mersin artık kendi haline bırakılacak bir şehir değil” diyen Kış, küresel ticarette yaşanan dönüşümün Mersin için önemli fırsatlar barındırdığını ifade etti. Jeopolitik gerilimler ve ticaret hatlarındaki değişimin Doğu Akdeniz’de yeni lojistik merkezleri ön plana çıkardığını belirten Kış, Mersin’in bu süreçte güvenli bir ticaret koridoru ve liman kenti olarak öne çıkabileceğini söyledi. “Potansiyel tek başına yetmez” Mersin’in sahip olduğu potansiyelin doğru yatırımlarla desteklenmesi gerektiğini ifade eden Kış, özellikle lojistik altyapı, sanayi bölgeleri ve ticaret bağlantılarının güçlendirilmesinin önemine dikkat çekti. Kış, “Liman yapmak tek başına yeterli değildir. O limana dünya ticaretinin rotasını getirecek planlamayı da yapmak gerekir. Mersin’in rekabet gücünü artıracak yatırımların gecikmesi yalnızca kente değil Türkiye ekonomisine de zarar verir” dedi.  “Mersin’in sorunlarını Meclis’te gündeme taşımaya devam edeceğiz” Ziyarette Mersin’de devam eden ve uzun süredir gündemde olan altyapı projeleri de ele alındı. CHP’li Kış, kentin ulaşım ve altyapı sorunlarını Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde sürekli gündeme getirdiklerini belirterek, özellikle D-400 Karayolu’ndaki yoğunluk ve güvenlik sorunlarını defalarca dile getirdiklerini ifade etti. Kış, Çeşmeli-Taşucu otoyolu ve Akdeniz Sahil Yolu gibi projelerin yalnızca ulaşım yatırımı değil, aynı zamanda turizm ve ticaret açısından da stratejik öneme sahip olduğunu söyledi. Tarım açısından büyük önem taşıyan Pamukluk Barajı ve su yönetimi konularının da yakından takip edildiğini belirten Kış, Mersin’in üretim gücünün sürdürülebilir olması için tarımsal altyapı yatırımlarının tamamlanması gerektiğini dile getirdi. “Mersin için ortak akıl şart” Toplantıda MTSO’nun Mersin’in uzun vadeli ekonomik vizyonuna yönelik yürüttüğü çalışmalar da değerlendirildi. MTSO’nun 2050 ve 2075 perspektifiyle yürüttüğü planlama çalışmalarının önemli olduğunu belirten Kış, iş dünyası ile kamu kurumlarının ortak hareket etmesinin kentin geleceği açısından kritik olduğunu söyledi. Kış, “Bir şehrin gelişmesi yalnızca iş dünyasının çabasıyla değil, aynı zamanda o şehrin sorunlarının Ankara’da güçlü bir şekilde dile getirilmesiyle mümkündür. Biz Mersin’in meselelerini Meclis’te takip etmeye devam edeceğiz” dedi. Ziyaretin sonunda Mersin iş dünyasının beklentileri ve kentin ekonomik gelişimine yönelik öneriler karşılıklı olarak değerlendirildi.

Ortadoğu’ya İhracatta Navlun Ücretleri 4-5 Kat Arttı Haber

Ortadoğu’ya İhracatta Navlun Ücretleri 4-5 Kat Arttı

İran’a yönelik saldırıların ardından Ortadoğu’da artan jeopolitik gerilim, bölgeyle ticaret yapan ihracatçıları doğrudan etkiledi. Gelişmeler sonrası Ortadoğu ülkelerine yönelik sevkiyatlarda navlun ücretlerinin 4-5 kat arttığı belirtilirken, yükselen lojistik maliyetleri Türkiye’den bölge ülkelerine yapılan ihracatta ciddi bir baskı oluşturdu. Güneydoğu Anadolu Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Celal Kadooğlu, İran’a yönelik saldırıların bölgesel ticari dengeler üzerinde olumsuz etkiler yarattığını ve gelişmeleri kaygıyla takip ettiklerini ifade ederek “Ortadoğu’daki gelişmeler yalnızca siyasi açıdan değil, uluslararası ticaret bakımından da önemli sonuçlar doğuruyor. Bölge hem insani hem de ekonomik riskler barındıran zorlu bir süreçten geçiyor. Yaşanan belirsizlik ticaret akışını ve fiyat dengelerini doğrudan etkilerken, bazı savaş fırsatçıları ihracatımıza darbe vurmaya çalışıyor” dedi. “Ortadoğu’ya yapılan ihracatta navlun ücretleri 4-5 kat arttı” Navlun kalemlerinde yaşanan artışın yalnızca taşıma bedeliyle sınırlı olmadığını vurgulayan Kadooğlu, “Yük taşıma ücretlerinin yanı sıra yükleme ve boşaltma bedelleri, liman hizmetleri, sigorta primleri ve risk farkları da ciddi oranlarda yükseldi. Özellikle savaş riski gerekçesiyle uygulanan ek primler ve teminat maliyetleri, toplam lojistik giderlerini katladı. Bu artışların kısa sürede 4-5 kat seviyesine ulaşması, ihracat planlamasını öngörülemez hale getiriyor” değerlendirmesinde bulundu. Artan maliyetlerin ihracatçının kârlılığını doğrudan erittiğine dikkat çeken Kadooğlu, “İhracatçı bu maliyet artışını bütünüyle üstlenemez. Fiyatlara yansıtıldığında ise hedef pazarlarda rekabet gücü zayıflıyor ve sipariş akışı yavaşlıyor. Bu nedenle sorun yalnızca maliyet değil, aynı zamanda pazar kaybı riski yaratıyor” ifadelerini kullandı. “Kriz dönemlerinde lojistik zinciri sağlıklı işlemeli” Navlun piyasasında oluşan sert dalgalanmaların ticaretin devamlılığı açısından dikkatle ele alınması gerektiğini belirten Kadooğlu, “Kriz dönemlerinde lojistik zincirinin sağlıklı işlemesi, tedarik güvenliği açısından kritik bir önem taşır. Maliyetlerdeki ani ve orantısız artışlar yalnızca ihracatçıyı değil, ithalatçı firmaları ve nihai tüketicileri de olumsuz etkiler. İhracatın sürdürülebilirliği için dengeli, öngörülebilir ve makul bir maliyet yapısına ihtiyaç var” dedi. Yaşanan gelişmelerin piyasalarda panik havası oluşturmaması gerektiğini belirten Kadooğlu, iş dünyasının güven ortamını zedeleyecek tutumlardan kaçınmasının önemine işaret etti. Başkan Kadooğlu, yaşanan gelişmelerin piyasalarda panik havası oluşturmaması için iş dünyasının güven ortamını zedeleyecek tutumlardan kaçınmasının önemine işaret etti ve “Türkiye güçlü devlet geleneği ve köklü kurumsal kapasitesiyle bu tür krizleri yönetme tecrübesine sahiptir. Tüm tarafların, ihracatçılarımızın sorumluluk bilinciyle hareket etmesi halinde bu sürecin en az hasarla atlatılacağına inanıyoruz” diyerek sözlerini tamamladı. Açıklamasının sonunda bölgedeki çatışma ortamının sona ermesi temennisini dile getiren Kadooğlu, kalıcı istikrarın hem insani hem de ekonomik açıdan en temel ihtiyaç olduğunu vurguladı.

İzmir - Bremen Hattında Yoğun İş Trafiği Haber

İzmir - Bremen Hattında Yoğun İş Trafiği

İzmirli firmalar, Almanya’nın Bremen eyaletiyle geliştirilebilecek iş fırsatlarını Bremeninvest Türkiye Yatırım Ajansı’ndan öğrendi. Teknolojiden su ürünlerine, mobilyadan gümüş takı tasarımına kadar pek çok alanda faaliyet gösteren firmalar, Bremen’deki iş olanaklarını değerlendirerek yol haritası çizdi. İZMİR TİCARET ODASI EV SAHİPLİĞİ YAPTI İzmir Ticaret Odası, Bremeninvest Türkiye Yatırım Ajansı ile iş birliği yaparak, “Almanya’da yatırım imkanlarına yönelik birebir danışmanlık görüşmeleri” organizasyonu düzenledi. İzmir Ticaret Odası’na üye 16 firma temsilcisinin katıldığı görüşmelerde, Bremeninvest Türkiye Koordinatörü Kolja Umland ve Türkiye Direktörü Erol Tüfekçi tarafından Almanya’da firma kurulum süreçleri, yurt dışına açılmanın getirdiği avantajlar ve teşviklerinden yararlanma yöntemleri hakkında bilgilendirme yapıldı. ÖZGENER: GÖRÜŞMELERİN SOMUT ADIMLARA DÖNÜŞECEĞİNE İNANIYORUM Almanya’nın, güçlü ekonomisi ve stratejik konumuyla yatırımcılar için çok yönlü ve güvenli fırsatlar sunan önemli bir merkez olduğunu belirten İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener, “Almanya, en büyük ticaret ortağımız olmasının yanı sıra, güçlü ekonomisi ve küresel pazarlara açılan stratejik konumuyla yatırım açısından çok yönlü fırsatlar sunan bir ülke olarak öne çıkıyor. Gelişmiş sanayi ekosistemi ve nitelikli iş gücü sayesinde yatırımcılar için güvenli ve sürdürülebilir bir büyüme zemini sağlayan ülke, yeni yatırım alanları keşfetmek isteyen kişiler için de güçlü bir potansiyel barındırıyor. Bu anlamda üyelerimizi birebir işin mutfağını bilen yetkililerle görüştürmeyi çok önemsiyoruz. 2 gün gün gibi kısa bir sürede önemli temaslarda bulunuldu. Bu görüşmelerin somut adımlara dönüşerek üyelerimize yeni iş imkanları yaratacağına inanıyorum” dedi. KARDEŞLİKTEN DOĞAN TİCARET Bremen ile İzmir’in kardeş şehir, İzmir Ticaret Odası ile Bremen Ticaret Odası’nın kardeş oda olduğuna dikkat çeken Özgener sözlerini şöyle sürdürdü: “Yapılan bu anlaşmalar, kurulan sıcak ilişkiler kentler arasındaki ticareti doğrudan etkiliyor. İzmir Ticaret Odası olarak bu işbirliklerini çok önemsiyoruz. Üyelerimizin yeni pazarlara açılması hedefiyle, farklı kentlerle de iş birlikleri geliştirmek için çalışmalarımızı sürdürdüğümüzü belirtmek istiyorum.”

Ege’nin İhracat Şampiyonları Ödüllendirildi Haber

Ege’nin İhracat Şampiyonları Ödüllendirildi

Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği 2025 yılında 1 milyar 231 milyon dolarlık ihracatının yüzde 35’ini gerçekleştiren 18 üyesi için üç farklı kategoride “İhracatın Yıldızları Ödül Töreni”ni düzenledi. Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkan Yardımcısı ve Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Hayrettin Uçak, “2025 Yılında; Birbirinden kıymetli 718 üyemizin emekleriyle 128 ülkeye 1 milyar 231 milyon dolarlık yaş meyve sebze ve mamulleri ihracatı gerçekleştirdik. Narenciyesinden, incirine, üzümüne, Salçasından turşusuna, kuru domatesine, Yüzü aşkın ürünü dünya sofralarına ulaştırmayı, hep birlikte başardık.” dedi. Birliğimiz ihracatına isimlerini altın harflerle yazdırmayı başardılar Başkan Uçak, “Biz üreticisiyle, ihracatçısıyla, nakliyecisiyle, tedarikçisiyle, çalışanıyla çok büyük bir aile olduk. Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği ailemizin her üyesine ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Bugün ödüllerini takdim edeceğimiz 18 firmamıza ayrı bir parantez açmak istiyorum. Zorlu geçen bir yıl sonunda Birliğimiz ihracatına isimlerini altın harflerle yazdırmayı başardılar. Başarılarından dolayı 18 firmamızı tebrik ediyor ve kutluyorum.” diye konuştu. Üyelerimize yeni pazarlar bulmaya gayret ettik Hayrettin Uçak, “2025 yılında üretim odaklı çalışmalarımıza; Tarım ve Orman Bakanlığımızı, Üniversitelerimizi, Enstitülerimizi dahil ettik. İhracat odaklı çalışmalarımızda, firmalarımızın ve Ticaret Bakanlığımızın destekleri her zaman yanımızda oldu. Norveç ve İngiltere’ye heyetler düzenledik, üyelerimize yeni pazarlar bulmaya gayret ettik. Amerika Birleşik Devletleri’nde ürünlerimizin en prestijli ortamlarda tanıtılması için uğraştık. Gençlerimize tarımı teşvik etmek amacıyla eğitim programımızın üçüncüsünü gerçekleştirdik.” dedi. 16 ülkede toplam 46 fuara, 8 ülkede 11 ticaret heyetine katıldık Başkan Uçak, “Gıda kayıplarını azaltmak ve önlemek için firmalarımıza eğitim verdik. Yönetim Kurulumuzun çalışma döneminde; 16 ülkede toplam 46 fuara, 8 ülkede 11 ticaret heyetine, katılım sağladık. Yaptığımız tüm çalışmaların tek bir amacı vardı; Üretimimizi ve ihracatımızı sürdürülebilir bir şekilde artırarak, kaliteli ve kalıntısız ürünler ile global piyasada örnek gösterilmek. 60.yılını büyük bir gururla tamamlayan Birliğimizin 2025 ödül töreninin hayırlı olmasını diliyor, hepinize saygılarımı sunuyorum.” diye konuştu. MEYVE SEBZE MAMULLERİ 30 MİLYON $ ÜZERİ EURO GIDA SANAYİ VE TİCARET A.Ş. YONCA GIDA SANAYİ İŞLETMELERİ İÇ VE DIŞ TİCARET ANONİM ŞİRKETİ SİBAŞ GIDA SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ TREKO GIDA SANAYİ ANONİM ŞİRKETİ MEYVE SEBZE MAMULLERİ 20 MİLYON $ ÜZERİ MAPEKS GIDA VE SANAYİ MAMULLERİ İHRACAT VE TİCARET A.Ş. TUKAŞ GIDA SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ NİLBATU GIDA TEKSTİL SOĞUK HAVA DEPOLARI TARIM ÜRÜNLERİ SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ. LİDYA KONSERVECİLİK MÜTEAHHİTLİK İNŞAAT TURİZM SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ. MEYVE SEBZE MAMULLERİ 15 MİLYON $ ÜZERİ IŞIK TARIM ÜRÜNLERİ SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ ÖZGÖRKEY OTOMOTİV TURİZM GIDA SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ YAŞ MEYVE SEBZE 5 MİLYON $ ÜZERİ ZEYPA GIDA NAKLİYE TARIM İTHALAT İHRACAT SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ ANATOLİA TARIM ÜRÜNLERİ SANAYİ VE DIŞ TİCARET ANONİM ŞİRKETİ PİA-FRUCHT GIDA LOJİSTİK VE DIŞ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ ENJOY TRADE GIDA İHRACAT İTHALAT DANIŞMANLIK SANAYİ VE TİCARET LTD. ŞTİ. AYHAN-34 TARIM ÜRÜNLERİ İTHALAT İHRACAT MÜMESSİLLİK TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ YAŞ MEYVE SEBZE 10 MİLYON $ ÜZERİ KÖLLA TURKEY TARIM VE GIDA TİCARET ANONİM ŞİRKETİ YAŞ MEYVE SEBZE 15 MİLYON $ ÜZERİ UÇAK KARDEŞLER GIDA ANONİM ŞİRKETİ 2025 YILINDA ÜYE OLARAK EN FAZLA İHRACAT GERÇEKLEŞTİREN FİRMA SEMES GIDA SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ

Güneydoğu’nun Ramazan Bereketi Orta Doğu ve Afrika Pazarlarından Haber

Güneydoğu’nun Ramazan Bereketi Orta Doğu ve Afrika Pazarlarından

Güneydoğu Anadolu'da hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamulleri sektörünün ihracatı Ocak ayında geçtiğimiz yılın aynı ayına göre yüzde 7,1 daralma ile 279,9 milyon dolar oldu. İhracatın tonaj olarak yüzde 12,3 gerilemeyle 355,5 bin ton olduğu bu dönemde 88,4 bin ton makarna, 63,8 bin ton buğday unu, 35,8 bin ton da ayçiçek yağı ihraç edildi. En fazla gelir elde edilen ürün olan ayçiçek yağındaki ihracat yüzde 11,6 artış ile 56,6 milyon dolara ulaşırken, ikinci sırada yer alan makarnanın ihracatı %1,2 gerilemeyle 48,9 milyon dolar olarak gerçekleşti. Ortalama ihracat birim fiyatlarındaki artışın yüzde 5,9’a ulaştığı bu dönemde ihracatı oransal olarak en fazla düşen ürünler yemler, soya fasulyesi ve kakaosuz şeker mamulleri oldu. Türkiye’nin Orta Doğu ülkelerine gerçekleştirdiği 296 milyon dolarlık hububat ihracatının yüzde 40’tan fazla kısmı Güneydoğu’dan gerçekleşirken, Afrika’ya yapılan 213,9 milyon dolarlık hububat ihracatı içinde bölgenin payı 46,4’e yükseldi. “Ramazan öncesi, temel gıda ürünlerine yönelik talep doğal olarak hızlandı” Bölgenin temel gıda alanında güçlü ve sürdürülebilir tedarik yapısıyla Orta Doğu ve Afrika pazarlarında üstlendiği role dikkat çeken Güneydoğu Anadolu Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Celal Kadooğlu, bölge ihracatına ilişkin değerlendirmelerde bulundu: “Dünya genelinde yaklaşık 2 milyar Müslüman nüfusun yarısına yakınının yaşadığı Orta Doğu ve Kuzey Afrika coğrafyası hem ticari ilişkilerimizin uzun yıllardır istikrarlı biçimde geliştiği hem de temel gıda ürünlerinde arz güvenliğinin kritik önem taşıdığı bölgeler. Geçen yıl 2,7 milyar dolar hacimle Güneydoğu’nun hububat sektörü ihracatında yüzde 76,3 paya sahip olan bu bölgelerde Irak, Suriye, Cibuti, Gana, Sudan ve Somali gibi ülkeler en büyük pazarlarımız arasında yer alıyor. Bu ülkeler girişimlerimizin sahada karşılık bulduğu, güven ilişkisiyle büyüyen stratejik ortaklarımız olarak da öne çıkıyor. Ramazan ayı öncesi dönemde bu pazarlarda temel gıda ürünlerine yönelik talebin doğal olarak hızlandığını görüyoruz. Biz de bu dönemi yalnızca bir satış takvimi olarak değil, tedarik sürekliliği ve piyasa istikrarı açısından sorumluluk gerektiren bir süreç olarak ele alıyoruz. İhracatçılarımız fiyat istikrarını gözeten, teslimat güvenilirliğini güçlendiren ve karşılıklı ticari güveni büyüten bir yaklaşımı merkeze alıyor; üretim, stok ve sevkiyat planlamasını bu hassasiyetle yapıyor. İslam coğrafyasında bereketin, paylaşmanın ve dayanışmanın simgesi olan Ramazan, aynı zamanda üreticilerimize ve ihracatçılarımıza da emeklerinin karşılığını veren bir bereket ayı. Bölgemiz bu coğrafyalarda sofralara güvenli gıdanın zamanında ulaşmasını sağlayan bir ticari sorumluluğu temsil ediyor.” “Tahsilat sorunları Irak’la ticaret akışımızı zorluyor” Bölgenin en yakın ve en büyük pazarlarından biri olan Irak pazarına ayrı bir parantez açan Kadooğlu, ülkede son dönemde ödeme ve tahsilat süreçlerinde yaşanan teknik ve bankacılık kaynaklı sorunların ticaret akışını etkilemeye devam ettiğini belirterek şunları söyledi: “Geçtiğimiz yıl Irak’a ihracatımızda yüzde 16,8’lik bir daralma yaşanmıştı, bu yıl Ocak ayında ise aylık bazda gerileme yüzde 30’u aştı. Sahada yaşanan temel sorun, Kuzey Irak’ın Türkiye’ye açılan kapısı olan İbrahim Halil Sınır Kapısının Irak Merkezi Hükümeti tarafından uygulamaya geçirilen ASYCUDA sistemine henüz entegrasyon sağlamamış olmasıdır. Bu yapısal aksaklık nedeniyle, ihracat bedellerinin bankacılık sistemi üzerinden tahsili imkânsız hale gelmiştir. ASYCUDA sistemine tam entegre olunmaması ve Iraklı ithalatçılar tarafından ön beyan şartının yerine getirilememesi nedeniyle ihracat fiilen tamamlanmasına rağmen, Irak Merkez Bankası nezdinde ödeme süreçlerinin bloke olması firmalarımızı ciddi bir nakit akışı baskısıyla karşı karşıya bırakıyor. Bu durum sadece ticari hacmi değil, üretim planlamasını ve finansal dengeleri de doğrudan etkiliyor. Öte yandan, son dönemde uygulamaya alınan bazı gümrük düzenlemeleri ve mali yükler konusunda Irak’taki yerel tüccar ve esnafın maliyet artışlarına ilişkin tepkilerini kamuoyuna yansıttığını görüyoruz. Bu tablo, sorunun yalnızca ihracatçıları değil, piyasanın tüm aktörlerini etkileyen bir nitelik taşıdığını gösteriyor. Habur hattında günlük araç geçişlerinde yüzde 40-50’yi bulan düşüşler yaşanması, sorunun sahadaki etkisini net biçimde ortaya koyuyor. Ramazan ayı gibi, temel gıda talebinin arttığı bir dönemde ödeme kanallarında yaşanan bu tıkanıklık piyasa istikrarını zorluyor. Beklentimiz, ilgili makamlar nezdinde yürütülen girişimlerle birlikte ya İbrahim Halil Gümrüğü’nün ASYCUDA sistemine entegrasyonunun hızlandırılması ya da bu süreç tamamlanıncaya kadar geçici ve işlevsel bir bankacılık mekanizmasının devreye alınmasıdır.”

Eskişehir Kamp, Karavan, Tiny House ve Doğa Sporları Fuarı Açıldı Haber

Eskişehir Kamp, Karavan, Tiny House ve Doğa Sporları Fuarı Açıldı

Eskişehir Fuar Kongre Merkezi’nin ev sahipliğinde ikincisi düzenlenen Eskişehir Kamp, Karavan, Tiny House ve Doğa Sporları Fuarı açıldı. Eskişehir Ticaret Odası TÜYAP Fuar Merkezi, Eskişehir 2. Kamp, Karavan, Tiny House ve Doğa Sporları Fuarı için kapılarını araladı. Geçtiğimiz yıl ilki düzenlenen ve Türkiye’nin dört bir yanından ziyaretçi akınına uğrayan fuar, 11 Şubat Çarşamba günü açıldı. Fuar için gerçekleştirilen kurdele törenine Eskişehir İl Kültür ve Turizm Müdürü Bülent Avnamak, ETO Başkanı Metin Güler, Meclis Başkanı Halil İbrahim Ara, ETO yönetim kurulu üyeleri ve meclis divanı katıldı. Fuarlar Eskişehir’de çok sayıda sektörün işlerini hızlandırıyor Fuar hakkında değerlendirmede bulunan ETO Başkanı Metin Güler, Eskişehir Fuar Kongre Merkezi’nin faaliyete geçme amacının şehir ekonomisine değer katmak ve üyelere yeni ticari alanlar kazandırmak olduğunu belirterek, düzenlenen fuarlarla şehir ekonomisine çok ciddi katkılar sağlandığını kaydetti. Geçtiğimiz yıl düzenlenen fuara 50 bine yakın ziyaretçinin konuk olduğunu ve ziyaretçilerin neredeyse yarısının şehir dışından geldiğini belirten Güler, bu sayede şehrin catering, reklam, ulaşım, restoran, konaklama, teknik hizmetler sektöründe faaliyet gösteren firmalarının ticaretinin hızlandığını kaydetti. 100’den fazla firma Eskişehir’de karavan ve doğa severlerle buluşuyor 100’den fazla firmanın katılımcı olarak yer aldığı Eskişehir 2. Kamp, Karavan, Tiny House ve Doğa Sporları Fuarı, 15 Şubat Pazar akşamı sona erecek. Fuarı ücretsiz olarak ziyaret etmek isteyenler, 13 Şubat gününe kadar davetiyelerini https://biletino.com/tr/e-16tk/2-eskisehir-kamp-karavan-ve-doga-sporlari-fuari/ adresinden temin edebilecek.

Antalya, Zeytinyağı Çalıştayı’na Ev Sahipliği Yapacak Haber

Antalya, Zeytinyağı Çalıştayı’na Ev Sahipliği Yapacak

Zeytinyağında markalaşma çalışmalarını sürdüren Antalya, Zeytinyağı Çalıştayı’na ev sahipliği yapacak. 11 Şubat 2026’da alanında uzman akademisyenler ve sektör temsilcileri, zeytin ve zeytinyağını konuşmak üzere Antalya’da bir araya gelecek. Zeytin ve zeytinyağına dair bilimsel, ekonomik ve kültürel başlıkların gündeme geleceği çalıştayda, üretimden tüketime, ticaretten markalaşmaya kadar geniş bir yelpazede sunumlar yapılacak. 1. Antalya Natürel Sızma Zeytinyağı Kalite Yarışması kapsamında düzenlenecek Çalıştay, zeytinyağında kalite bilincinin artırılmasına katkı sunmayı hedefliyor. BİLİM İNSANLARI ZEYTİN VE ZEYTİNYAĞINI KONUŞACAK Çalıştayda, Batı Akdeniz Tarımsal Araştırma Enstitüsü’nden Dr. Fatih Alpay Vuran “Zeytinyağında Kalite Bir Sayı mıdır? Kimya ve Duyuların Kesişiminde Yeniden Düşünmek”, Adnan Menderes Üniversitesi’nden Prof. Dr. Renan Tunalıoğlu “Zeytin Bahçesinden Kaliteli Zeytinyağı Üretimine Yolculuk”, Bursa Teknik Üniversitesi’nden Dr. Belkıs Yaşa “Zeytinyağı ve Zeytin Yaprağının Sağlık Amaçlı Kullanımı”, Akdeniz Üniversitesi’nden Prof. Dr. Orhan Özçatalbaş “Dünya ve Türkiye’de Zeytinyağı Ticareti ve Markalaşma: Antalya Örneği” başlığıyla sunum yapacak. Zeytinyağının sağlık üzerindeki etkileri de çalıştayın önemli başlıkları arasında yer alıyor. Hacettepe Üniversitesi’nden Dr. Gül Kahraman, “Tavşan Yüreği Zeytinyağının Kimyasal Profili ve Antikanser Etkileri” konulu sunumunda belirli zeytin çeşitlerinin biyoaktif özelliklerine dikkat çekecek. Çalıştayın zeytinyağının turizm boyutunu ise Profesyonel Turist Rehberi Semra Demirağ anlatacak. Demirağ, “Antalya’nın Sessiz Mirası Zeytin, Zeytinyağı ve Turizmde Yeni Bir Değer” sunumuyla zeytinin gastronomi turizmi ve destinasyon kimliği açısından taşıdığı potansiyeli vurgulayacak. YOL HARİTASI BELİRLENECEK Sunumların ardından gerçekleştirilecek masa çalışmaları ile üretim ve kalite, sağlık ve fonksiyonel değer, markalaşma ve iletişim, turizm ve gastronomi ile yönetişim ve mevzuat başlıklarında somut sorunlar ve çözüm önerileri ele alınacak. Her masa, kısa ve uygulanabilir öneriler geliştirerek çalıştaya katkı sağlayacak. Çalıştay sonunda elde edilen tüm bilimsel ve teknik çıktılar, “Antalya Natürel Sızma Zeytinyağı Yol Haritası (2026–2035)” başlığı altında birleştirilecek. Bu yol haritası, Antalya’nın zeytinyağında kaliteyi kalıcı hale getiren, katma değeri artıran ve sürdürülebilir bir üretim modeli ortaya koymayı hedefleyen ortak bir vizyon belgesi niteliği taşıyacak. ANTALYA İÇİN KALICI DEĞER HEDEFİ Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır, zeytinyağının Antalya için önemli bir tarım ürünü olduğunu belirterek, “Zeytinyağında kaliteyi bilimsel temelde ele alarak üretimden markalaşmaya uzanan güçlü bir yol haritası oluşturmayı hedefliyoruz. Bu çalıştay, Antalya’nın zeytinyağında kalıcı bir değer üretmesi açısından önemli bir adımdır” dedi. Çandır, çalıştayın, üreticilerden akademisyenlere, ihracatçılardan turizm temsilcilerine kadar geniş bir katılımla gerçekleşmesini beklediklerini söyledi. Antalya Tarım ve Orman Müdürü Şakir Fırat Erkal, çalıştayın üreticiye doğrudan katkı sağlayacağını vurgulayarak, “Bölgemizde üretilen zeytinyağında kaliteyi artırmak, doğru üretim tekniklerini yaygınlaştırmak ve sürdürülebilirliği sağlamak önceliğimiz. Bu çalıştay, bilim ve sahayı buluşturan önemli bir platform olacak” dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.