Hava Durumu

#Ticaret

Kırsal Haber - Ticaret haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ticaret haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

AKİB’in Yeni Dönem Koordinatör Başkanı İmam Gazali Hıradağı Haber

AKİB’in Yeni Dönem Koordinatör Başkanı İmam Gazali Hıradağı

Türkiye’nin ihracatına geçen yıl 16,8 milyar dolarlık katkı sağlayan ve yüzde 7,1 paya ulaşan Akdeniz İhracatçı Birlikleri’nin (AKİB) yeni dönem Koordinatör Başkanı, Akdeniz Kimyevi Maddeler ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (AKMİB) Yönetim Kurulu Başkanı İmam Gazali Hıradağı oldu. Koordinatör Başkanlık görevini Akdeniz Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (AHBİB) Yönetim Kurulu Başkanı Veysel Memiş’ten devralan İmam Gazali Hıradağı, yeni döneme ilişkin vizyonunu paylaştı. Hıradağı, “Akdeniz’in üretim gücünü, sanayi kabiliyetini ve ihracat vizyonunu önceki dönem başkanlarımızın yaptığı gibi küresel ölçekte daha görünür kılmak için çalışacağız. Sadece mevcut pazarlarımızı büyütmeye değil, yüksek katma değerli üretim, yeşil dönüşüm, dijitalleşme ve sürdürülebilir ticaret ekseninde ihracatçılarımıza yeni rekabet alanları kazandırmaya odaklanacağız. AKİB çatısı altında birliklerimiz arasındaki sinerjiyi daha da güçlendirerek Akdeniz Bölgesi’ni Türkiye’nin dış ticarette stratejik büyüme merkezlerinden biri haline getirmeyi hedefliyoruz.” dedi. Hıradağı’nın yardımcıları Aytek ve Akgöl Demir ve demir dışı metallerden hazır giyime, hububat ve bakliyattan kimya, mobilya, tekstil ve yaş meyve sebzeye kadar geniş bir yelpazede faaliyet gösteren 30 bini aşkın ihracatçı firmayı temsil eden AKİB’de, İstanbul’da gerçekleştirilen Başkanlar Kurulu toplantısının ardından 2 Haziran 2026 tarihinden itibaren bir yıl süreyle görev yapacak Koordinatör Başkan ve Koordinatör Başkan Yardımcıları açıklandı. AKMİB Yönetim Kurulu Başkanı İmam Gazali Hıradağı, AKİB Koordinatör Başkanı unvanını alırken, AKİB Koordinatör Başkan Yardımcılığı görevlerine Akdeniz Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (AHKİB) Yönetim Kurulu Başkanı Aziz Aytek ile Akdeniz Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği (ASHİB) Yönetim Kurulu Başkanı Yüksel Akgöl seçildi. Başkanlar Kurulu toplantısında görev süreleri sona eren Fatih Doğan, Ferhat Gürüz, Gürkan Tekin, R. Onur Kılıçer ve Saadettin Çağan’a AKİB’e ve ihracat camiasına sundukları değerli hizmetler dolayısıyla teşekkür plaketleri takdim edildi. AKİB Koordinatör Başkanlığı görevini devralan İmam Gazali Hıradağı’na başarılar dileyen AHBİB Yönetim Kurulu Başkanı Veysel Memiş, şunları söyledi: “AKİB Koordinatör Başkanlığı görevini üstlenen Sayın İmam Gazali Hıradağı’nı tebrik ediyor, yeni döneminin hayırlı olmasını diliyorum. Küresel ticarette dengelerin yeniden kurulduğu bu süreçte, Sayın Hıradağı’nın liderliğinde bölgemizin üretim ve ihracat gücünün daha da ileri taşınacağına inanıyorum. Yeni pazarlara erişimi artıran, rekabetçiliği güçlendiren ve sürdürülebilir büyümeyi destekleyen önemli başarılara imza atılacağına yürekten inanıyorum.” “Türkiye Yüzyılı’nın ihracat vizyonunu Akdeniz’den dünyaya taşıyacağız” Veysel Memiş’e yapmış olduğu hizmetlerden dolayı teşekkür eden İmam Gazali Hıradağı, “İhracatta Türkiye Yüzyılı” hedefleri doğrultusunda yeşil dönüşüm, dijitalleşme, sürdürülebilir üretim ve pazar çeşitlendirmesini önceliklendireceklerini ifade etti. Türkiye’nin küresel pazarlardaki etkinliğini artırmak, ihracatçıların rekabet gücünü yükseltmek ve sektörlerin büyüme ivmesini kalıcı başarılarla taçlandırmak için tüm paydaşlarla iş birliği içerisinde çalışacaklarını vurgulayan Hıradağı, yeni dönemde AKİB’in yol haritasına ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu: “Bugün dünya ticaretinde yalnızca ürünler değil; teknoloji, sürdürülebilirlik, inovasyon ve marka değeri de rekabet ediyor. Bizler AKİB olarak ihracatı sadece rakamlardan ibaret görmüyor, üretim gücünü küresel etkiye dönüştüren stratejik bir kalkınma aracı olarak değerlendiriyoruz. Önümüzdeki dönemde hedefimiz, Akdeniz Bölgesi’ni yüksek katma değerli üretimin, yeşil dönüşümün ve ihracat odaklı büyümenin öncü merkezlerinden biri haline getirmektir. Güçlü sanayi altyapımız, girişimci ruhumuz ve 30 bini aşkın ihracatçımızın dinamizmiyle Türkiye’nin küresel ticaretteki konumunu daha da güçlendireceğiz. Birliklerimiz arasındaki sinerjiyi artırarak yeni pazarlara açılan, yenilikçi üretimi destekleyen ve sürdürülebilir başarılar üreten bir ihracat ekosistemi inşa edeceğiz.”

BTSO Başkan Adayı Özer Matlı: "Bursa'nın Geleceğini Hep Birlikte İnşa Edeceğiz" Haber

BTSO Başkan Adayı Özer Matlı: "Bursa'nın Geleceğini Hep Birlikte İnşa Edeceğiz"

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası'nın (BTSO) 137. kuruluş yıl dönümü dolayısıyla bir mesaj yayımlayan BTSO Başkan Adayı Özer Matlı, Bursa'nın ekonomik gelişiminde BTSO’nun üstlendiği tarihi role dikkat çekerek, yeni dönemde daha katılımcı, daha şeffaf ve birlikteliğe dayalı bir yönetim anlayışını hâkim kılacaklarını ifade etti. BTSO Başkan Adayı Özer Matlı, Bursa Ticaret ve Sanayi Odası'nın (BTSO) 137. kuruluş yıl dönümü dolayısıyla yayımladığı mesajında, BTSO'nun 137 yıldır Bursa iş dünyasının en önemli çatı kuruluşlarından biri olduğunu söyledi. Matlı, "Bugün sahip olduğumuz güçlü sanayi altyapısında, üretim kültüründe ve girişimcilik ruhunda BTSO'nun çok önemli katkıları vardır. Bu köklü kurumun kuruluşunda emeği geçenlerden bugüne kadar görev alan tüm başkanlarımıza, meclis üyelerimize ve iş dünyası temsilcilerimize şükranlarımı sunuyorum" dedi. "Bursa'nın Geleceği Kapsayıcı Bir Anlayışla Şekillenmeli" Bursa'nın son yıllarda önemli bir ekonomik gelişim gerçekleştirdiğini belirten Matlı, bundan sonraki dönemin yalnızca büyümeyi değil, geleceği planlama dönemi olması gerektiğini söyledi. Matlı, "Bursa sanayi odaklı büyümesini sürdürürken artık bugünü değil, önümüzdeki 20-30 yılı konuşmamız gerekiyor. Şehrimizin geleceği; üreten, ticaret yapan, hizmet sunan ve istihdam sağlayan tüm kesimlerin katkısıyla şekillenmelidir. BTSO da bu anlayışın en güçlü temsil merkezi olmalıdır." ifadelerini kullandı. BTSO'da Katılımcı Yaklaşım Vurgusu BTSO’nun 60 bin üyesiyle Bursa iş dünyasının en geniş temsil gücüne sahip kuruluş olduğunu belirten Matlı, üyelerin yaklaşık 45 bininin ticaret ve hizmet sektörlerinde, 15 bininin ise sanayi ve üretim alanlarında faaliyet gösterdiğine dikkat çekti. Matlı, "BTSO, ticaretten hizmete, üretimden sanayiye kadar Bursa ekonomisinin tüm dinamiklerini bünyesinde barındıran büyük bir yapıdır. Üyelerimizin yaklaşık dörtte üçünü oluşturan ticaret ve hizmet sektörleri, Bursa ekonomisinin canlılığını sağlayan en önemli güçlerden biridir. Yeni dönemde sanayicimizin yanında olmaya devam ederken, ticaret erbabımızın ve hizmet sektörlerimizin beklenti ve ihtiyaçlarını da daha güçlü şekilde gündeme taşıyacağız. Biz BTSO'nun her üyeyi dinleyen, her fikre değer veren ve tüm sektörleri karar süreçlerine dahil eden bir yapıya kavuşması gerektiğine inanıyoruz. Şeffaflık, istişare ve kapsayıcılık kurum kültürünün vazgeçilmez unsurları haline gelmelidir." dedi. "Kimseyi Ötekileştirmeden, Kimseyi Küstürmeden" Bursa'nın birlik ve beraberlik ruhunun korunmasının önemine dikkat çeken Matlı, iş dünyasının kutuplaşmaya değil dayanışmaya ihtiyacı olduğunu söyledi. Matlı, "Bu şehirde üretime, istihdama ve ihracata katkı sağlayan herkes değerlidir. Bizim anlayışımızda ayrıştırmak değil, birleştirmek vardır. Kimseyi ötekileştirmeden, kimseyi küstürmeden, tüm kesimleri aynı masa etrafında buluşturan bir yönetim anlayışını hâkim kılmak istiyoruz. Çünkü Bursa'nın gücü birlikten gelir." dedi. "Bursa Yeni Bir Lige Yükselmeli" Bursa'nın artık sadece bir sanayi kenti olarak anılmasının yeterli olmadığını ifade eden Matlı, şehrin ulusal ve uluslararası ölçekte daha güçlü bir konuma taşınması gerektiğini belirtti. Matlı, "Geçmişte Bursa'nın en büyük gücü üretim kapasitesiydi. Bugün de öyle. Ancak artık yeni bir döneme giriyoruz. Bursa yalnızca Türkiye'nin değil, dünyanın konuştuğu şehirlerden biri olmak zorundadır. Ticaretiyle, sanayisiyle, hizmetleriyle, teknolojisiyle, tarımıyla, turizmiyle, kültürüyle ve girişimcilik ekosistemiyle yeni bir lige yükselmelidir. Biz Bursa'nın sadece Türkiye'deki gelişmeleri takip eden değil, Türkiye'ye yön veren; sadece ulusal ölçekte değil, uluslararası ölçekte de söz sahibi olan bir şehir haline gelmesi gerektiğine inanıyoruz." ifadelerini kullandı. "Bursaspor Bursa'nın Ortak Değeridir" Bursa'nın ekonomik gelişiminin yanı sıra sosyal ve sportif değerlerinin de güçlenmesi gerektiğini belirten BTSO Başkan Adayı Özer Matlı, Bursaspor'un şehrin en önemli ortak markalarından biri olduğunu vurguladı. Matlı, "Bursaspor sadece bir spor kulübü değil, Bursa'nın ortak değeridir. Sanayicisi, ticaret erbabı, esnafı ve gençleriyle tüm Bursa'yı aynı hedef etrafında buluşturan güçlü bir markadır. Bursa iş dünyası olarak geçmişte olduğu gibi yeni dönemde de Bursaspor'umuzun yanında olacağız. Güçlü bir Bursa ekonomisi ile güçlü bir Bursaspor'un birbirini tamamlayan iki önemli değer olduğuna inanıyoruz." dedi. Mesajının sonunda BTSO'nun 137. kuruluş yıl dönümünü kutlayan Matlı, "Bu köklü kurumun geçmişinden aldığı güçle geleceğe daha emin adımlarla yürüyeceğine yürekten inanıyorum. Bursa iş dünyamızın tüm temsilcilerinin ve BTSO ailemizin 137. kuruluş yıl dönümünü kutluyorum." dedi.

Mesir Ticaret Fuarı Kapılarını 32’nci Kez Açtı Haber

Mesir Ticaret Fuarı Kapılarını 32’nci Kez Açtı

Uluslararası Manisa Mesir Macunu Festivali kapsamında yer alan Manisa Mesir Ticaret Fuarı, kapılarını 32’nci kez açtı. Açılış töreninde konuşan Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, Manisa’nın 7 milyar doları aşan ihracat hacmiyle Türkiye’nin ekonomi devleri arasında yer aldığını ve Ege’nin parlayan yıldızı olmaya devam ettiğini vurguladı. 486’ncı Uluslararası Manisa Mesir Macunu Festivali kapsamında, bu yıl 32’nci kez düzenlenen Manisa Mesir Ticaret Fuarı törenle açıldı. Manisa Büyükşehir Belediyesi Fuar Merkezi’nde gerçekleştirilen açılışa Manisa Valisi Vahdettin Özkan, Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, CHP İl Başkanı İlksen Özalper, Şehzadeler Belediye Başkanı Hakan Şimşek, Yunusemre Belediye Başkanı Semih Balaban, Baro Başkanı Sevgi Başak Yeşil, Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Burak Deste, MASKİ Genel Müdürü Ali Kılıç, Genel Sekreter Yardımcıları Ulaş Aydın, Pınar Mine Hacıalibeyoğlu, Ahmet Ata Temiz ve Erk Kayabaş, Manisa’yı Mesir'i Tanıtma ve Turizm Derneği Başkanı Ufuk Tanık, siyasi parti temsilcileri, kurum müdürleri ve sivil toplum örgütlerinin temsilcileri katıldı. Fuarın açılış konuşmasını TACT fuar Yönetim Kurulu Başkanı Didem Simsaroğlu yaptı. “Ekonomik Dayanışma ve Tanıtım için Kritik” Manisa Valisi Vahdettin Özkan, fuarın 32 yıldır festival havasında geçerek şehrin yaşam kalitesini ve ekonomik göstergelerini iyileştirdiğini belirtti. Bu dayanışmanın üretimi teşvik eden bir mahiyette olduğunu söyleyen Vali Özkan, organizasyonun küresel rekabet gücü açısından büyük bir girdi sağladığını ifade etti. Özkan, haftanın sanat ve şifa dolu geçmesini diledi. “Manisa Ege’nin Parlayan Yıldızı Olmaya Devam Ediyor” Manisa’nın 486 yıllık köklü geleneğini, şehrin ekonomik vizyonuyla birleştirdiklerini dile getiren Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, “Geçtiğimiz yıl 300 bin ziyaretçiyi ağırlayarak çıtayı çok yükseğe taşıyan bu fuar, yalnızca Manisa’nın değil, Türkiye’nin ticaret ve sanayi kalbi olduğunun en somut örneğidir. Ekonomik veriler bizlere rakamların ötesinde bir gerçeği, Manisa’nın sarsılmaz üretim iradesini fısıldıyor. Bugün Manisa; 7 milyar doları aşan ihracat hacmiyle Türkiye’nin ekonomi devleri arasındaki yerini koruyan, Ege’nin parlayan yıldızı olmaya devam eden bir şehirdir. Manisa Büyükşehir Belediyesi olarak; sanayicimizin, ihracatçımızın ve esnafımızın her zaman en güçlü yol arkadaşı olmaya kararlıyız. Hepimizin ortak hedefi Manisa’mızın üretimdeki öncü rolünü pekiştirmek ve bu bereketli toprakların gücünü dünya pazarlarında en üst sıralara taşımaktır” ifadelerini kullandı. Başkan Dutlulu, Ortak Akıl ve İşbirliğine Vurgu Yaptı Yönetim anlayışlarının merkezinde ‘Ortak Akıl’ olduğunu vurgulayan Başkan Dutlulu, “Manisa hızla büyüyor. Biz bu büyümeyi trafikten imara, otoparktan sanayi alanlarına kadar doğru planlamak zorundayız. Hedefimiz; Ticaret Odalarımızla, OSB’lerimizle, Esnaf Odalarımızla, Ziraat Odalarımızla ve tüm iş dünyası temsilcilerimizle birlikte bir Beyin Takımı kurmaktır. Bu birliktelik, sadece kağıt üzerinde kalan bir yapı değil, Manisa’nın geleceği için yol haritası çizen, şehrin kaderini belirleyen bir koordinasyon merkezi olacaktır. Şehrimizin jeopolitik avantajlarını kalkınmaya dönüştürmek, yatırımcılarımızın sorunlarına hızlı çözümler üretmek ve bürokrasiyi azaltarak istihdamı artırmak ancak bu güçlü iş birliğiyle mümkündür” diye konuştu. “Yerel Ekonomimize ve Esnafımıza Can Suyu Oluyor” 486’ncı yaşı kutlanan Uluslararası Manisa Mesir Macunu Festivali’ni ‘Yaşayan Festival’ konseptiyle kent geneline yaydıklarını söyleyen Başkan Dutlulu, “Mesir coşkusunu sadece bir saçım töreniyle sınırlı tutmayıp; fuarlarla, gastronomiyle, sanatla ve sporla harmanladık. Bu büyük organizasyon sayesinde şehrimize gelen binlerce misafirimiz, yerel ekonomimize ve esnafımıza can suyu oluyor. Ben, bu büyük organizasyonun 32 yıldır kesintisiz sürmesinde emeği geçen, bu bayrağı bugüne taşıyan tüm kurumlarımıza ve emektarlarımıza yürekten teşekkür ediyorum. Fuarımızda yer alan tüm firmalarımıza bereketli kazançlar; ziyaretçilerimize ise Manisa’nın üretim gücünü tamamen hissedecekleri verimli bir fuar diliyorum” dedi. “Çadırda Başlayan Serüven Ticaret Merkezine Dönüştü” Açılışta konuşan Manisa’yı Mesir’i Tanıtma ve Turizm Derneği Başkanı Ufuk Tanık, fuarların geniş kitlelere ulaşma gücüne vurgu yaptı. Laleli’de bir çadırda başlayan sürecin modern bir ticaret merkezine dönüştüğünü belirten Tanık, bu başarının büyüyerek devam etmesini temenni ettiğini dile getirdi. Tanık, fuarların tüm dünyada olduğu gibi Manisa için de vazgeçilmez bir önemi olduğunu hatırlattı. “Mesir Demek, Manisa Demek” Yunusemre Belediye Başkanı Semih Balaban, Mesir’in şehir kimliğiyle olan kopmaz bağına dikkat çekerek, “Mesir demek, Manisa demek” dedi. Bu etkinliğin şehrin en önemli yüz akı projelerinden biri olduğunu ifade eden Balaban, Manisa’nın bir hafta boyunca güzelliklerle anılacağını vurguladı. Balaban, tüm vatandaşları bu coşkuya ortak olmaya davet etti. “İki Büyük Marka Şehri Güçlendiriyor” Şehzadeler Belediye Başkanı Hakan Şimşek, Mesir Festivali ve Ticaret Fuarı’nın şehrin üretim gücünü dünyaya anlatan iki kıymetli marka olduğunu söyledi. Bu organizasyonları daha ileriye taşımak için var güçleriyle çalışacaklarını belirten Şimşek, hedeflerinin Manisa’yı her yönüyle güçlü bir marka şehir haline getirmek olduğunu ifade etti. Şimşek, bu mirasın kültürel ve ekonomik önemine değindi. Fuarın Açılış Kurdelesi Kesildi Konuşmaların ardından protokol üyelerinin katılımıyla 32. Manisa Mesir Ticaret Fuarı’nın açılış kurdelesi kesildi. Ardından stantları ziyaret eden protokol üyeleri, firmalardan ürünler hakkında bilgi aldı.

Yerel Kalkınma Hamlesi Teşvik Programı Erzurum’da Tanıtıldı Haber

Yerel Kalkınma Hamlesi Teşvik Programı Erzurum’da Tanıtıldı

Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı koordinasyonunda yürütülen 2026 Yılı Yerel Kalkınma Hamlesi Teşvik Programı kapsamında Erzurum’da düzenlenen bilgilendirme toplantısında, ilin öncelikli yatırım alanları ve yatırımcılara sunulan destekler kapsamlı şekilde ele alındı. Erzurum Ticaret ve Sanayi Odası (ETSO) Toplantı Salonu’nda gerçekleştirilen programa; Erzurum Valisi Aydın Baruş, Erzurum Milletvekili Mehmet Emin Öz, ETSO Yönetim Kurulu Başkanı Saim Özakalın, Erzurum Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Zafer Aynalı, KUDAKA Genel Sekreteri Oktay Güven ile kamu kurumu ve iş dünyası temsilcileri katıldı. Erzurum Ekonomisine Önemli Katkılar Sağlayacak Toplantının açılışında konuşan KUDAKA Genel Sekreteri Oktay Güven, Yerel Kalkınma Hamlesi Teşvik Programı’nın yalnızca bir destek mekanizması olmadığını, aynı zamanda bölgesel kalkınmayı yönlendiren stratejik bir araç niteliği taşıdığını vurguladı. Güven, 2026 yılı için Erzurum’da desteklenecek öncelikli yatırım alanlarını; en az 500 baş kapasiteli entegre büyükbaş hayvancılık, en az 100 yatak kapasiteli özel hastane yatırımları, derinin işlenmesi ve madenlerin katma değerli ürünlere dönüştürülmesi olarak sıraladı. Erzurum’un tarihsel olarak ticaret, sağlık ve eğitim alanlarında bölgesel bir merkez konumunda bulunduğunu belirten Güven, ekonomik altyapının güçlendirilmesi ve sektörlerin ekosistem yaklaşımıyla geliştirilmesinin il ekonomisine önemli katkılar sağlayacağını ifade etti. Başarılı Uygulama Örneklerinin Yaygınlaştırılmalı Erzurum Milletvekili Mehmet Emin Öz ise konuşmasında kentin tarihsel önemine dikkat çekerek, Erzurum’un geçmişte Avrupa’nın bazı önemli şehirleriyle benzer nüfus büyüklüğüne sahip olduğunu hatırlattı. Ancak savaşlar ve yıkımların etkisiyle 20. yüzyılın başlarına kadar ciddi bir nüfus kaybı yaşandığını belirten Öz, bu sürece paralel olarak şehirde biriken sermayenin de büyük ölçüde il dışına ve yurt dışına yöneldiğini ifade etti. Bu tarihsel kırılmanın etkilerinin günümüzde de hissedildiğini dile getiren Öz, vatandaşların kamu desteklerinden yararlanma konusunda zaman zaman çekimser davranabildiğini söyledi. Bu noktada, Yerel Kalkınma Hamlesi Teşvik Programı gibi mekanizmaların etkin tanıtımının ve başarılı uygulama örneklerinin yaygınlaştırılmasının büyük önem taşıdığını vurguladı. Erzurum Güçlü Ticaret Konumuna Yeniden Ulaşabilecek Erzurum Valisi Aydın Baruş da konuşmasında, Erzurum’un tarih boyunca yalnızca bir savunma noktası değil, aynı zamanda önemli bir ticaret ve üretim merkezi olduğunu ifade etti. Şehrin sahip olduğu tarihî birikimin ekonomik potansiyelle bütünleştirilerek yeniden bölgesel bir cazibe merkezi hâline getirilmesinin hedeflendiğini belirten Baruş, doğru planlama ve stratejik yatırımlarla Erzurum’un geçmişteki güçlü ticaret konumuna yeniden ulaşabileceğini dile getirdi. Küresel ekonomik dengelerin yeniden şekillendiği günümüzde yerel kalkınma hamlelerinin millî gücün temel unsurlarından biri hâline geldiğine dikkat çeken Baruş, Erzurum’un sahip olduğu potansiyelin etkin şekilde değerlendirilmesiyle istihdam, üretim ve refah düzeyinde önemli artışlar sağlanabileceğini kaydetti. Toplantının devamında KUDAKA Erzurum Yatırım Destek Ofisi Koordinatörü Dr. Serkan Timur tarafından programın kapsamı, başvuru şartları ve sağlanan destek unsurlarına ilişkin detaylı bir sunum gerçekleştirildi. Katılımcılara teşvik mekanizmaları ve başvuru süreçleri hakkında kapsamlı bilgi verildi. Toplantı, katılımcıların sorularının yanıtlanmasının ardından sona erdi.

Anadolu’nun Yöresel Şöleni YÖREX Başlıyor Haber

Anadolu’nun Yöresel Şöleni YÖREX Başlıyor

Antalya Ticaret Borsası (ATB) öncülüğünde, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği'nin (TOBB) desteğiyle 17 yıl önce başlatılan Yöresel Ürünler Fuarı (YÖREX), 22 Nisan Çarşamba günü ziyaretçilere kapılarını açacak. 26 Nisan’a kadar 5 gün devam edecek YÖREX’te tam bir Anadolu şöleni yaşanacak. MEMLEKET HASRETİ ÇEKENLERİ YÖREX’E BEKLİYORUZ ATB Başkanı Ali Çandır, Anadolu’nun yöresel şöleni YÖREX’in 22- 26 Nisan tarihlerinde ANFAŞ Fuar Merkezi’nde düzenleneceğini belirtirken, kuzeyden güneye, doğudan batıya Anadolu’nun 7 bölgesinin YÖREX’te yer alacağını söyledi. Kayseri’nin pastırmasından Gaziantep Baklavasına, Trabzon Tereyağından Tokat Basmasına, Erzurum Oltu Taşından Döşemealtı Halısına, Afyonkarahisar Sucuğundan İzmir Şambalisine, Edirne Ciğerinden Ağrı Balına kadar yüzlerce ürünün YÖREX'te ziyaretçiyle buluşacağını kaydeden Çandır, “Memleket hasreti çekenleri YÖREX’e bekliyoruz” dedi. AÇILIŞTA ANADOLU ATEŞİ OLACAK, GİRİŞ ÜCRETSİZ Bu yıl YÖREX’e 70 il ve 500 civarında katılımcının katılımının beklendiğini belirten Çandır, ziyaretçi sayısını 400 bin olarak hedeflediklerini söyledi. Çandır, TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu’nun katılımıyla gerçekleşecek açılışta Anadolu Ateşi’nin gösterisi sunacağını kaydetti. YÖREX’e girişin ücretsiz olduğunu vurgulayan Çandır, “Her gün sabah 10.00'dan akşam 20.30'a kadar fuarımız açık olacak” dedi. Çandır, YÖREX’in açılışında Avrupa Birliği’nden Coğrafi İşaret Tescili alan kurumlara plaket takdim edileceğini kaydetti. ÇOCUKLAR YÖREX’İ GÖRSÜN Anadolu’nun yöresel zenginliğini özellikle çocukların ve gençlerin görmesi gerektiğini vurgulayan Başkan çandır, “YÖREX'e gelen ziyaretçiler mutlaka çocuklarını da getirsin. Çünkü bu zenginlikle çocuklarımızı, gençlerimizi tanıştıramazsak bu ürünlere talebi artıramayız, bu ürünlerin üretimini tetikleyemeyiz. Annelerimizden, babalarımızdan çocuklarıyla birlikte YÖREX'e gelmelerini bekliyoruz” diye konuştu. İKİLİ GÖRÜŞMELER TİCARETE İVME KAZANDIRACAK Geçen yıllarda olduğu gibi bu yıl da YÖREX’te TOBB’un organizasyonuyla B2B görüşmeleri olacağını belirten Çandır, “İkili görüşmelerde büyük market zincirleri ve e-ticaret siteleriyle yerel üreticiler bir araya gelecek, iş bağlantıları sağlanacak. Küresel ölçekteki büyük alıcılarla yerel üretici YÖREX’te yan yana gelecek. Geçen yıllarda olduğu gibi bu yıl da YÖREX'te çok sayıda iş bağlantısı sağlanmasını bekliyoruz” diye konuştu. KRİZDE ORTAYA ÇIKAN CAN SUYU ATB Başkanı Ali Çandır, YÖREX'in 2008 ekonomik krizi döneminde TOBB'un "Kriz varsa çare de var" kampanyası kapsamında ortaya çıktığını belirtirken, “Biz de 14 bin yıllık Anadolu birikimine güvenerek, medeniyetlerden süzülüp gelen, kıyıda köşede kalmış yöresel ürünleri ekonomiye kazandırmak için Yöresel Ürünler Fuarı’nı hayata geçirdik. 'Sizin oraların nesi meşhur' dedik” diye konuştu. COĞRAFİ İŞARETLİ ÜRÜN SAYISI 109'DAN BİN 837'YE ÇIKTI YÖREX’in başladığı 2010 yılında Türkiye’de 109 coğrafi işaretli ürün bulunduğunu hatırlatan Çandır, bugün bu sayının 1837'ye ulaştığını, 848 yöresel ürünün de tescil için beklediğini kaydetti. Coğrafi işaretli ürünlerin Anadolu'nun binlerce yıllık birikimini taşıyan büyük bir ekonomik değer olduğunu vurgulayan Çandır, bu değerin ekonomiye kazandırılması gerektiğini vurguladı. 200 MİLYAR DOLARLIK COĞRAFİ İŞARET PASTASI Avrupa Birliği nezdinde tescil süreçlerinin sürdüğünü belirten Çandır, “Dünyadaki 200 milyar dolarlık coğrafi işaretli ürün piyasasından pay almak için Avrupa Birliği'nde tescillerimize başladık. Şu anda 46 ürünümüz Avrupa Birliği'nde tescil edildi, 40 ürünümüzün süreci devam ediyor. Yine 500 yıldır dünyanın her yerinde Türk kahvesi olarak içilen Türk kahvesi de Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği tarafından geleneksel ürün adı olarak tescillendi” diye konuştu. 13 FUARDA 2,5 MİLYONU AŞKIN ZİYARETÇİ Yöresel Ürünler Projesi’nin başladığı 17 yıllık dönemde önemli bir birikim ortaya konulduğunu ifade eden Çandır, “O günden bugüne 13 fuar gerçekleştirdik. Bu 13 fuarımıza 5 bin katılımcı katıldı. 2,5 milyonun üzerinde kişi fuarımızı ziyaret etti. 81 ilimizin Kuzey Kıbrıs'la birlikte ürünlerini bu platformda insanlarımızla buluşturdu” dedi

İzmirli İş Dünyasına Orta Asya Kapısı Açıldı Haber

İzmirli İş Dünyasına Orta Asya Kapısı Açıldı

İzmir Ticaret Odası (İZTO), üyelerini küresel pazarlara açma stratejisi kapsamında rotayı Orta Asya’nın parlayan yıldızı Kırgızistan’a çevirdi. Düzenlenen “Kırgız Cumhuriyeti İş Fırsatları Toplantısı”, iki ülke arasındaki ekonomik ilişkileri "Kapsamlı Stratejik Ortaklık" seviyesine taşıyacak yeni iş birliklerine sahne oldu. Ticaret Hacmi Rekor Kırdı: Hedef Daha Büyük Toplantının açılışında konuşan Kırgız Cumhuriyeti İstanbul Başkonsolosu Chyngyz Toktobekov, Türkiye ile Kırgızistan arasındaki ticaret hacminin geçtiğimiz yıl itibarıyla 2 milyar dolara yaklaştığını müjdeledi. İzmir’in ticaret ve ihracat kapasitesinin Kırgızistan için kritik önemde olduğunu belirten Toktobekov, Türk yatırımcılara her türlü desteği vermeye hazır olduklarını vurguladı. Mahmut Erkoç: "İzmirli Firmalar Tarım ve Enerjide Fark Yaratabilir" İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Sayman Üyesi Mahmut Erkoç, Bişkek ve İzmir’in kardeş şehir olduğunu hatırlatarak, mevcut iş birliği anlaşmalarının somut projelere dönüşmesi gerektiğini ifade etti. Erkoç, İzmirli firmalar için öne çıkan sektörleri şöyle sıraladı: Enerji Sektörü: Özel teşvikler ve vergi muafiyetleri ile yatırım imkanları. Tarım ve Seracılık: İzmir’in modern tarım tecrübesinin Kırgızistan’a aktarılması. Sanayi ve Teknoloji: Kapsamlı stratejik ortaklık kapsamında çeşitlendirilecek ticari kalemler. Kırgızistan’dan Yatırımcılara Vergi Muafiyeti ve Teşvik Müjdesi Toplantı kapsamında gerçekleştirilen sunumlarda, Kırgız Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığına Bağlı Yatırım Ajansı ve Ticaret Odası temsilcileri, Türk iş insanlarına sunulan özel avantajları detaylandırdı. Özellikle enerji projelerindeki teşvik mekanizmaları ve sanayi bölgelerindeki vergi muafiyetleri, İzmirli yatırımcıların en çok ilgi gösterdiği başlıklar arasında yer aldı. Kardeş Şehirler, Güçlü Yarınlar İzmir ile Bişkek arasındaki güçlü bağların ticaret protokolleriyle desteklendiği toplantıda; Kırgızistan Sanayi Bakanlığı, Bişkek Belediyesi ve Ticaret Odaları arasındaki imzalanmış anlaşmaların, iş dünyası için güvenli bir liman oluşturduğu kaydedildi. Soru-Cevap Bölümüyle İş Birliği Detaylandırıldı Yoğun katılımla gerçekleşen etkinliğin sonunda İzmirli iş insanları; lojistik süreçler, gümrük düzenlemeleri ve Kırgızistan pazarındaki yerel ortaklık fırsatları hakkında Kırgız heyetine sorularını yöneltti. Toplantı, iki ülke arasındaki dostluk bağlarının ticari birer başarı hikayesine dönüşmesi temennisiyle sona erdi.

İzmir ve Nanjing Arasında Dev Ticaret Hamlesi: 830 Milyon Dolarlık İş Birliği! Haber

İzmir ve Nanjing Arasında Dev Ticaret Hamlesi: 830 Milyon Dolarlık İş Birliği!

Türkiye ile Çin arasındaki ticari ilişkilerde yeni bir dönem başlıyor. Çin’in teknoloji ve sanayi merkezi Nanjing ile Ege’nin incisi İzmir, karşılıklı ticareti ve yatırımları artırmak amacıyla üçüncü kez bir araya geldi. 2025 yılında 830 milyon dolarlık dış ticaret hacmine ulaşan iki şehir, imzalanacak "Kardeş Şehir Protokolü" ile bağlarını güçlendiriyor. Ege İhracatçı Birlikleri’nden Çinli Yatırımcılara Çağrı Nanjing heyetini ağırlayan Ege İhracatçı Birlikleri (EİB) Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi, İzmir’in lojistik ve stratejik önemine dikkat çekti. İzmir’in Avrupa, Orta Doğu ve Afrika’ya açılan bir "ticaret hub’ı" olduğunu vurgulayan Eskinazi, Çinli firmaları İzmir’e yatırım yapmaya davet etti. İzmir’in Yatırım Avantajları: Lojistik Güç: 16 liman ve 36 ülkeye doğrudan uçuş imkanı. Yenilenebilir Enerji: Rüzgar, güneş, biyokütle ve jeotermal enerjinin merkezi. İnovasyon: 5 Teknoloji Geliştirme Bölgesi ve güçlü Ar-Ge altyapısı. İhracat Başarısı: 2025 yılında Ege Bölgesi’nden yapılan 43,6 milyar dolarlık ihracat. "Türkiye, Çin için sadece bir pazar değil; üç kıtaya erişim sağlayan stratejik bir lojistik merkezidir." – Jak Eskinazi Nanjing Belediye Başkan Yardımcısı Huiping: "Türk Markalarını Bekliyoruz" Nanjing Belediye Başkan Yardımcısı Huo Huiping, 36 milyonluk nüfusu ve 272 milyar dolarlık ekonomik büyüklüğü ile Nanjing’in Türk ihracatçılar için dev bir fırsat olduğunu belirtti. Huiping, özellikle gıda ve tarım ürünlerinde iş birliğini artırmak istediklerini ifade etti. Öne Çıkan Ürünler: Kaliteli un ve makarna, Zeytinyağı ve kuru meyveler, Kuruyemiş ve atıştırmalıklar Huiping ayrıca, sadece ticaretle sınırlı kalmayıp maden, tekstil ve yeni nesil malzemeler alanında tedarik zinciri entegrasyonunu hedeflediklerini de sözlerine ekledi. Tarım ve Gıda Sektöründe Çin Pazarı Fırsatı Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Muhammet Öztürk, Çinli tüketicilerin güvenilir gıdaya olan talebinin Türk ürünleri için büyük bir kapı açtığını söyledi. Öztürk, Çinli iş insanlarını 1-4 Eylül 2026 tarihlerinde düzenlenecek olan Foodist İstanbul Fuarı 2026’ya davet etti. Su Ürünleri ve Kanatlı Sektöründe Beklenti: Tavuk Ayağı İhracatı Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği’nden Bedri Girit ise sektörün gücüne vurgu yaptı. Türkiye’nin dünyanın ilk 10 üreticisi arasında olduğunu belirten Girit, Türk somonu ve özellikle tavuk ayağı ihracatının tekrar açılmasını sabırsızlıkla beklediklerini dile getirdi.

Güneydoğu Anadolu’nun 3 Aylık Hububat Sektörü İhracatı 871,3 Milyon Dolar Haber

Güneydoğu Anadolu’nun 3 Aylık Hububat Sektörü İhracatı 871,3 Milyon Dolar

Güneydoğu Anadolu'nun toplam ihracatındaki yüzde 31,2 payı ile liderliğini sürdüren hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamulleri sektörünün ihracatı yılın ilk çeyreğinde 871,3 milyon dolar oldu. Geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre bölgedeki hububat sektörü ihracatı miktar bazında yüzde 6,8 düşerken, değer bazında gerileme yüzde 2,9 seviyesinde kaldı. Üç aylık süreçte yaklaşık olarak 285,8 bin ton makarna, 191,8 bin ton buğday unu, 121 bin ton da ayçiçek yağı ihraç edildi. En fazla gelir elde edilen ürün olan ayçiçek yağındaki ihracat yüzde 31,1 artış ile 195,6 milyon dolara ulaşırken, ikinci sırada yer alan makarnanın ihracatı yüzde 9,4 artışla 156,2 milyon dolar olarak gerçekleşti. Ortalama ihracat birim fiyatlarındaki artışın yüzde 4,2 olarak gerçekleştiği bu dönemde Orta Doğu’ya ihracat yüzde 20,8 düşüşle 340,7 milyon dolar olurken, 317,2 milyon dolar ihracat yapılan Afrika pazarında yüzde 20,9 artış sağlandı. “Alıcıların daha temkinli ve fiyat odaklı hareket edeceği bir döneme giriyoruz” Ortadoğu’da yaşanan gelişmeler ışığında enerji ve lojistik dengelerinin yeniden tanımlandığını, Hürmüz Boğazı’nda artan risklerin ve enerji arz güvenliğine ilişkin belirsizliklerin Türkiye’nin lojistik merkez olma potansiyelini güçlendirdiğini belirten Güneydoğu Anadolu Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Celal Kadooğlu şunları söyledi: “Irak’ın petrol ihracatında Türkiye güzergâhını daha aktif kullanma stratejisi ve Kalkınma Yolu gibi projelerin hız kazanması, ülkemizi yalnızca bir transit ülke değil, bölgesel ticaretin ve enerji akışının merkezlerinden biri haline getirebilecek stratejik bir fırsat sunuyor. Jeopolitik avantajların kısa vadeli kazanımlarla sınırlı kalmaması ve uzun vadede rekabet gücüne dönüşebilmesi için elbette ticaret altyapısının, finansman ve tahsilat süreçlerinin ve sınır kapılarındaki operasyonel akışın aynı ölçüde güçlü ve öngörülebilir olması gerekiyor. Savaşa bağlı gerekçelerle, küresel tarım piyasalarında ihracatçılarımız açısından baskı yaratan unsurların bir süre daha devam etmesini bekliyoruz. Karadeniz havzasında üretim beklentilerinin güçlü seyretmesine de bağlı olarak, fiyat odaklı rekabetin daha da artacağı bir döneme giriyoruz. Bu tablo, özellikle buğday unu, makarna ve ayçiçek yağı gibi temel ürünlerde daha da belirleyici olacak. Öte yandan enerji, gübre ve lojistik maliyetlerindeki artışın üretim maliyetlerine yansıması yalnızca ihracat fiyatlarını değil, aynı zamanda ticaretin kontrat yapısını, risk iştahını ve pazar tercihlerini de doğrudan etkiliyor. Bu nedenle mevcut dönemi yalnızca jeopolitik bir kırılma olarak değil; fiyatlama davranışlarından tedarik zincirlerine, rekabet dengelerinden üretim planlamasına kadar uzanan çok katmanlı bir dönüşüm süreci olarak değerlendirmek gerekiyor.” “Bazı pazarlarda daha yoğun bir rekabetle karşılaşacağız” Bölgesel ticarette lojistik ve güzergâh konularında yaşanan değişimin, rekabet baskısını artıracağını da dile getiren Kadooğlu şunları söyledi: “Irak ile Suriye arasında yaklaşık 14 yıldır kapalı olan sınır kapısının yeniden açılması ve alternatif transit hatların devreye girmesi, bölgesel ticaretin toplam büyüklüğünü artırma potansiyeli taşırken Türkiye açısından mevcut lojistik üstünlüğün daha rekabetçi bir zemine taşınmasına neden olabilir. Bugüne kadar Türkiye üzerinden akan ticaretin belirli bir zorunlulukla şekillendiği bir yapıdan, alternatif koridorların olduğu çok merkezli bir yapıya geçilebilir. Maliyet ve süre avantajları sağlayan yeni hatların aktif hale gelmesinin, Türk ihracatçılarının bazı pazarlarda daha yoğun bir rekabetle karşılaşmasına yol açması muhtemel. Nitekim bu süreçte yalnızca lojistik hatlar değil, aynı pazarlara erişen tedarikçilerin sayısı ve çeşitliliği de artıyor; bu da özellikle Afrika ve Orta Doğu pazarlarında fiyat hassasiyetinin daha da belirleyici hale gelmesine yol açıyor. Dolayısıyla bizim için asıl mesele, bölgesel ticaret içindeki payımızın ve yönlendirme kapasitemizin korunması olacak. Bu nedenle Orta Doğu’ya açılan gümrük kapılarımızın tam kapasiteyle ve kesintisiz çalışması, mevcut hatların hız ve maliyet avantajını koruyacak şekilde güçlendirilmesi ve Türkiye’nin ‘doğal tedarikçi’ konumunu destekleyecek politikaların sürdürülmesi kritik önem taşıyor.”

Automechanika Istanbul 2026: Otomotiv ve Tarım Dünyası 25. Yılda Buluşuyor! Haber

Automechanika Istanbul 2026: Otomotiv ve Tarım Dünyası 25. Yılda Buluşuyor!

Otomotiv satış sonrası endüstrisinin bölgedeki lider buluşması Automechanika Istanbul, 2026 yılında çeyrek asrı geride bırakıyor. 19-22 Mayıs tarihlerinde düzenlenecek fuar, bu yıl otomotivin yanı sıra tarım makineleri yedek parça sektörüne de damga vuracak. ​Türkiye’yi küresel otomotiv endüstrisinin stratejik merkezlerinden biri haline getiren Automechanika Istanbul, 2026 yılında 25. yılını kutlamaya hazırlanıyor. Messe Frankfurt Istanbul ve Hannover Fairs Turkey iş birliğiyle organize edilen dev buluşma, bu yıl ilk kez hafta içi günlerde (Salı-Cuma) kapılarını açarak ticaretin ritmini hızlandıracak. ​Tarım Makineleri Yedek Parçaları İlk Kez Bu Kadar Güçlü! ​Automechanika Istanbul 2026, ürün yelpazesine eklediği yeni kategorilerle dikkat çekiyor. Fuar, bu yıl otomotiv yedek parça üreticilerinin yanı sıra tarım makineleri yedek parça üreticilerine de küresel bir ticaret platformu sunacak. ​Agricultural Competence etiketiyle sergilenecek olan dayanıklı ve yüksek performanslı parçalar, tarım ve otomotiv tedarik zincirleri arasında yeni iş birliklerinin kapısını aralayacak. Sektörün dev isimleri olan; Yanmar, Yenmak, Hattat, Çayırova, Hars Traktör, Yücesan, Kale Oto, Çözüm Makina, Tan Kauçuk ve Tırsan gibi lider firmalar en son teknolojilerini ziyaretçilerle buluşturacak. ​25 Yıllık Başarı Hikayesi: Türkiye’den Dünyaya Ticaret Köprüsü ​2001 yılında Türkiye’de ilk kez düzenlenen Automechanika, o günden bu yana sadece bir fuar değil, Türkiye’nin üretim ve mühendislik gücünü dünyaya tanıtan bir marka haline geldi. ​Küresel Erişim: 40’tan fazla ülkeden katılımcı ve 60 binden fazla profesyonel ziyaretçi. ​Stratejik Konum: Avrupa, Orta Doğu, Kuzey Afrika ve Orta Asya pazarları arasında ticaret köprüsü. ​Ekonomik Katkı: 2025 yılındaki 13 milyar dolarlık ticaret hacmi başarısının ardından 2026’da yeni rekorlar hedefleniyor. ​Geleceğin Mobilitesi: E-Mobilite ve Dijital Dönüşüm ​Fuar, çeyrek asırlık mirasını kutlarken rotasını geleceğe çeviriyor. Mobilite, dijitalleşme ve sürdürülebilirlik odaklı etkinliklerin yer alacağı Automechanika Istanbul 2026’da; elektrikli araçlar (e-mobility), akıllı ulaşım teknolojileri ve yeniden imalat çözümleri ön planda olacak. ​1.500’ü aşkın katılımcı firma; ticari araçlar, ağır vasıtalar ve elektrikli araçlar için geliştirdikleri inovatif çözümleri Truck Competence ve E-mobility Competence etiketleriyle tanıtacak. ​Fuar Bilgileri: Ne Zaman ve Nerede? ​Tarih: 19 – 22 Mayıs 2026 (Salı - Cuma) ​Yer: İstanbul TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezi ​Kapsam: Binek, Ticari, Ağır Vasıta, Tarım ve Elektrikli Araçlar ​Automechanika Istanbul 2026, 25. yılında da "bir fuardan çok daha fazlası" vizyonuyla otomotiv satış sonrası sektörünün geleceğini yeniden tanımlamaya devam ediyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.