Hava Durumu

#Ticaret

Kırsal Haber - Ticaret haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ticaret haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Turizmcilerden Özer Matlı’ya Yoğun İlgi Haber

Turizmcilerden Özer Matlı’ya Yoğun İlgi

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası Başkan Adayı Özer Matlı, BTSO 42. Komite Turizm ve Seyahat Acenteleri Meslek Grubu üyeleriyle yoğun katılımlı akşam yemeğinde buluştu. Bursa turizmini ziyaretçi sayısıyla değil, şehirde kalan ekonomik değerle büyüteceklerini belirten Matlı, “BTSO kendi üyesine rakip olmayacak. Bursalı acentelerin önünü açacak, Bursa’nın işini Bursa’da bırakacağız” dedi. BTSO Başkan Adayı Özer Matlı, BTSO 42. Komite’den Hasan Erdem, Gülçin Güleç ve Nilay Korkmaz Demirayak’ın davetiyle düzenlenen Genişletilmiş İstişare Toplantısı’na katıldı. Anatolia Hotel Çekirge’de gerçekleştirilen akşam yemeği, turizm ve seyahat acenteleri meslek grubu üyelerinin yoğun katılımıyla büyük bir buluşmaya dönüştü. Sektör temsilcilerinin sorunlarını ve beklentilerini dinleyen Matlı, Bursa turizmini şehrin ticaret, hizmet ve istihdam kapasitesini büyüten güçlü bir ekonomik alana dönüştürecek projelerini anlattı. “Turizm iş, ciro, istihdam ve hizmet ihracatıdır” Konuşmasına turizmcilerin deneyimine ve sektörel birikimine vurgu yaparak başlayan Matlı, şunları söyledi: “Bugün size turizmi anlatmaya gelmedim. Siz bu işi zaten biliyorsunuz. Sizi dinleyen, hakkınızı koruyan ve önünüzü açan bir BTSO sözü vermeye geldim. Turizm yalnızca tanıtım değildir. Turizm iştir, cirodur, istihdamdır, hizmet ihracatıdır. Bursa’nın geleceğini yalnızca sanayiyle değil, güçlü bir yaşam ve hizmet ekonomisiyle birlikte büyütmeliyiz.” “Bursa’nın sorunu değer değil, sistem eksikliği” Bursa’nın tarihi, Uludağ’ı, termal kaynakları, kıyıları, mutfağı, sağlık altyapısı ve kültürel mirasıyla büyük bir turizm potansiyeline sahip olduğunu ifade eden Matlı, bu değerlerin aynı ekonomik zincirde buluşturulamadığını belirtti. Matlı, “Bursa’ya insan geliyor ama yeterince kalmıyor. Kalsa bile şehrin bütün değerleriyle buluşmuyor. Etkinlikler düzenleniyor ancak ortaya çıkan iş her zaman Bursalı işletmeye dönmüyor. Bursa’nın sorunu değer eksikliği değil, bu değerleri ticarete dönüştürecek sistemin kurulamamasıdır” diye konuştu. Turizmde başarı anlayışını da değiştireceklerini belirten Matlı, “Kaç kişinin geldiğini saymakla yetinmeyeceğiz. Ne kadar kaldığını, ne kadar harcadığını, kaç acentenin, otelin, restoranın ve esnafın kazandığını ölçeceğiz. Kalabalık tek başına başarı değildir. Başarı, ziyaretçinin Bursa’da bıraktığı değerdir” ifadelerini kullandı. “BTSO kendi üyesine rakip olmayacak” BTSO’nun seyahat, konaklama, transfer ve organizasyon alanındaki hizmet alımlarının şeffaf olması gerektiğini vurgulayan Matlı, sektörde cevapsız kalan sorular bulunduğunu söyledi. Matlı, “Bursa’da yüzlerce seyahat acentesi varken, BTSO’nun milyonlarca avroluk organizasyonlarının büyük bölümünün neden kent dışından tek bir firmada toplandığının açıklanması gerekiyor. Şartnamelerin nasıl hazırlandığını, tekliflerin nasıl karşılaştırıldığını, faturaları ve ortaya çıkan sonuçları üyeler bilmelidir. Burada peşin hüküm vermiyorum ancak bu soruların cevapsız bırakılamayacağını açıkça söylüyorum. Kaynak üyeden geliyorsa hesabı da üyeye verilmelidir” dedi. Yeni dönemde BTSO’nun kendi üyesiyle rekabet eden değil, üyeye iş alanı açan bir kurum olacağını dile getiren Matlı, şöyle devam etti: “BTSO kendi üyesine rakip olmayacak. Seyahat, konaklama, transfer, rehberlik ve organizasyon alımları açık ölçütlerle yapılacak. Şartnameler görülecek, teklifler karşılaştırılacak ve sonuçlar açıklanacak. Büyük bir organizasyonda tek bir acentenin kapasitesi yetmiyorsa Bursalı acenteler uzmanlıklarına göre bir araya getirilecek. Bursa’nın işi Bursa’da kalacak.” Bursa turizmine dört mevsimlik yeni sistem Matlı, Bursa Yaşam Ekonomisi yaklaşımıyla turizm, gastronomi, sağlık, kültür, spor, çarşı ve etkinlik ekonomisini tek program altında buluşturacaklarını açıkladı. Bursa Deneyim Rotası ile tarih, termal, doğa, sağlık, spor, zanaat, gastronomi ve alışveriş değerlerinin satılabilir turizm paketlerine dönüştürüleceğini belirten Matlı; Uludağ’ın dört mevsim çalışacağını, Çekirge’nin termal mirasının sağlık ve iyi yaşam ekonomisiyle buluşturulacağını söyledi. Bursa 365 Festival ve Ziyaretçi Takvimi ile ulusal ve uluslararası etkinliklerin bütün yıla yayılacağını kaydeden Matlı, takvimin en az 12 ay önceden açıklanacağını ve acentelerden otellere, restoranlardan perakende işletmelerine kadar bütün sektörün önceden hazırlanabileceğini ifade etti. Matlı ayrıca Bursa Gastronomi Ağı, Bursa Kongre ve Etkinlik Bürosu, Bursa Marka 2040 ve Güney Marmara Marina Projesi ile ziyaretçiyi şehrin bütün ekonomik değerlerine bağlayacaklarını söyledi. “Marina şehirde büyüyen bir ekonomidir” Güney Marmara Marina Projesi’nin tek noktaya yapılacak bir liman yatırımı olmadığını vurgulayan Matlı, projenin Gemlik, Mudanya-Güzelyalı ve Karacabey kıyılarını kapsayan bütüncül bir turizm ağı olarak tasarlandığını belirtti. “Marina yalnızca tekne bağlanan bir yer değildir. Marina, denizde başlayan ve şehirde büyüyen bir ekonomidir” diyen Matlı, “Tekneden inen ziyaretçi kıyıda kalmayacak. Acentemiz tur satacak, otelimiz oda satacak, restoranımız masa dolduracak, esnafımız ürün satacak. Üyemize rakip olacak değil, üyemizin işini büyütecek yatırımlar yapacağız” ifadelerini kullandı. “Faaliyeti değil, sonucu yöneteceğiz” Her rota, festival, kongre ve tanıtım çalışmasının ekonomik sonuçlarının ölçüleceğini açıklayan Matlı, geceleme, kişi başı harcama, rezervasyon, tekrar ziyaret, hizmet ihracatı ve üye cirosunun düzenli olarak izleneceğini söyledi. Konuşmasını turizmcilere seslenerek tamamlayan Matlı, şu çağrıyı yaptı: “Bursa’ya gelen geçip gitmeyecek; kalacak, yaşayacak ve değer bırakacak. Bunu turizmcilerimizle birlikte yapacağız. 1 Ekim’de gelin; mesleğinize, emeğinize ve odanıza sahip çıkın. Pusulamız yeşil, niyetimiz beyaz. Birlikte Güçlü, Birlikte İleri.”

Özer Matlı: "Önce Bursa’daki Üreticimizi Destekleyeceğiz” Haber

Özer Matlı: "Önce Bursa’daki Üreticimizi Destekleyeceğiz”

BTSO Başkan Adayı Özer Matlı, Vişne Caddesi’ndeki dükkanları ziyaret ederek oda üyeleri, esnaf ve firma temsilcileriyle birebir görüştü. Bursa’daki üreticiler arasında daha güçlü bir ticaret ağı kurulması gerektiğini belirten Matlı, fuar katılımlarının bağlantıya, siparişe ve kalıcı ticarete dönüşmesinin önemine dikkat çekti. Bölgedeki üreticilerle yenen öğle yemeğine Bursaspor Başkanı Enes Çelik de katıldı. Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Başkan Adayı Özer Matlı, Yıldırım’daki Vişne Ticaret Bölgesi’ni ziyaret etti. Cadde üzerindeki dükkanları tek tek gezen Matlı, BTSO üyeleri, esnaf ve firma temsilcileriyle bir araya geldi. Görüşmelerde işletmelerin yaşadığı sorunlar, bölgenin ihtiyaçları ve ticaretin geliştirilmesine yönelik beklentiler ele alındı. “Oda üyelerimiz yalnızca seçim dönemlerinde hatırlanmayacak” Bursa’nın üretim gücünün yalnızca organize sanayi bölgeleri ve büyük fabrikalar üzerinden değerlendirilemeyeceğini belirten Matlı, kentin farklı bölgelerindeki atölyelerin, mağazaların ve küçük işletmelerin de üretim ekosisteminin ayrılmaz bir parçası olduğunu söyledi. Matlı, şunları kaydetti: “Bursa’nın gerçek üretim gücünü görmek istiyorsak sahaya çıkmak, dükkanın kapısından içeri girmek ve üyemizi kendi işinin başında dinlemek zorundayız. Vişne Caddesi, üretimle ticaretin iç içe geçtiği önemli merkezlerimizden biri. Buradaki işletmelerimizin sorunlarını çözmeden ve potansiyelini harekete geçirmeden Bursa’nın bütüncül kalkınmasından söz edemeyiz.” BTSO’nun üyeye uzaktan bakan değil, doğrudan sahada hizmet veren bir yapıya kavuşması gerektiğini vurgulayan Matlı, oda üyelerinin yalnızca seçim dönemlerinde hatırlanmaması gerektiğini ifade etti. “Fuara katılmak yetmez, ticaret üreteceğiz” Bursa iş dünyasının bakanlıkların sunduğu proje, destek ve iş birliği olanaklarından daha etkin yararlanacağını belirten Matlı, fuar katılımlarında sonucun esas alınması gerektiğini söyledi. Fuarda yalnızca stant açmanın veya ziyaret gerçekleştirmenin yeterli olmadığını dile getiren Matlı, bu faaliyetlerin yeni bağlantılara, siparişlere ve sürdürülebilir ticari ilişkilere dönüşmesi için çalışacaklarını ve bu konuda çözümler geliştirdiklerini belirtti. Bursa’daki üreticilerin birbirlerinin ürünlerinden, kapasitelerinden ve ihtiyaçlarından yeterince haberdar olmadığını belirten Matlı, kent içinde daha güçlü bir üretici ve tedarik ağı olan Bursa İş Ağı kurulacağını söyledi. Evlerinde üretim yaparak ekonomiye katkı sağlayan kadınların da bu sistemin dışında bırakılmaması gerektiğinin altını çizdi. “Önce Bursa’daki kendi üreticimizi destekleyeceğiz” Bursa’nın ticari gücünü büyütmenin yolunun, kent içinde üretilen ürünlerin daha görünür ve ulaşılabilir hâle gelmesinden geçtiğini belirten Matlı, Bursa’ya gelen ziyaretçilere de kentin üretim çeşitliliğinin doğru biçimde gösterilmesi gerektiğini ifade etti. Kentteki kurumların ve işletmelerin satın alma tercihlerinde Bursa’da üretilen ürünlere öncelik vermesinin önemine dikkat çeken Matlı, şöyle konuştu: “Öncelikle kendi evimizdeki siparişleri tamamlamamız, kendi üreticimizi desteklememiz gerekiyor. Bursa nasıl gelinin geldiği, misafirin ağırlandığı bir şehir ise Bursa’da üretenleri de Bursa’daki üretici ekosisteminin içerisine dahil etmemiz lazım. Ayrıca, BTSO’nun kendi üyesine rakip olmaması lazım.” Matlı, Bursa’daki küçük üreticiden sanayiciye, kadın girişimciden esnafa kadar bütün kesimlerin birbirleriyle ticaret yapabileceği daha güçlü bir ekonomik ekosistem kurulması gerektiğini söyledi. “BTSO’nun imkânları üyeye sonuç olarak dönecek” BTSO’nun iş dünyasının kullanımına sunabileceği önemli kaynaklara ve imkânlara sahip olduğunu belirten Matlı, bu kaynakların üyeler için daha erişilebilir ve sonuç odaklı kullanılması gerektiğini kaydetti. Özellikle fuarlara katılan işletmelerin organizasyon öncesinde hazırlanması, doğru alıcılarla buluşturulması ve fuar sonrasında ticari sonuçlarının takip edilmesi gerektiğini ifade eden Matlı, “Gördüğümüz eksiklikleri gidererek, şehrin sahip olduğu potansiyelin boşa gitmesine izin vermeyeceğiz” dedi. “Bursa’nın başarısının arkasında üreten insanlar var” Bursa’nın bugünkü ekonomik gücünün, kentte yaşayan ve yıllardır emek veren insanların eseri olduğunu belirten Matlı, bir Bursa evladı olarak şehrin elde ettiği başarılardan gurur duyduğunu söyledi. Bursa’da üretim yapan firmaların, emek veren insanların ve büyük çabalarla oluşturulan markaların daha güçlü biçimde desteklenmesi gerektiğini vurgulayan Matlı, Bursa markalarının yalnızca kent içinde değil, Türkiye’nin bütün bölgelerinde ve dünya pazarlarında daha güçlü bir konuma taşınacağını belirtti. Dükkan ziyaretlerinin ardından Özer Matlı, bölgede düzenlenen öğle yemeğinde oda üyeleri, esnaf ve firma temsilcileriyle aynı sofraya oturdu. Buluşmaya Bursaspor Başkanı Enes Çelik de katıldı. Enes Çelik: “Özer Matlı, en yakın destekçilerimizden biri oldu” Bursaspor Başkanı Enes Çelik, kulübün 3. Lig’den başlayan yeniden ayağa kalkma sürecinde Özer Matlı’nın en yakın destekçilerinden biri olduğunu söyledi. Bursaspor’un büyük bir belirsizlik içerisinde zorlu bir yolculuğa çıktığını belirten Çelik, “Bu kolay bir şey değil. Sonunu görmediğimiz bir yola çıktık. Allah’a şükürler olsun, artık Bursaspor’un yeşilini yeniden görebiliyoruz” dedi. Takımın sezona iyi başladığını ifade eden Çelik, Bursaspor’un sezon sonunda şampiyonluğa ulaşacağına inandığını dile getirdi. “Bursaspor’a sahip çıkmak Bursa’ya sahip çıkmaktır” Özer Matlı ise Bursaspor’un yalnızca bir spor kulübü değil, Bursa’nın ortak hafızası, heyecanı ve dünyaya açılan en güçlü yüzlerinden biri olduğunu belirtti. Matlı, “Bir değere sahip çıkmak, yalnızca başarı günlerinde yanında durmak değildir. Asıl sorumluluk zor zamanda ortaya çıkar. Biz Bursaspor’un yeniden ayağa kalkma mücadelesinde üzerimize düşeni yaptık, bundan sonra da yapmaya devam edeceğiz. Bursaspor’a sahip çıkmak, Bursa’ya sahip çıkmaktır” diye konuştu. Vişne Caddesi’ndeki ziyaretin ve öğle yemeğinde kurulan sofranın Bursa’ya ilişkin yönetim anlayışlarını yansıttığını belirten Matlı, sözlerini şöyle tamamladı: “Bugün dükkanında üreten üyemizle de Bursa’nın ortak değeri Bursaspor için sorumluluk alanlarla da aynı sofradayız. Bursa’nın üretimini, ticaretini ve kent aidiyetini aynı bütünün parçaları olarak görüyoruz. Üreteniyle, esnafıyla, iş insanıyla ve Bursaspor’uyla Bursa birlikte güçlenecek, birlikte ileri gidecek.”

Interfresh Eurasia Fuarı İçin Geri Sayım Başladı Haber

Interfresh Eurasia Fuarı İçin Geri Sayım Başladı

Türkiye’ye son 1 yıllık süreçte 7 milyar doların üzerinde döviz kazandıran yaş meyve sebze ve meyve sebze mamulleri sektörlerinin vitrini konumundaki Uluslararası alıcıları ve meyve sebze sektörü profesyonellerini 8-10 Eylül 2026 tarihlerinde İzmir’de buluşturacak. Yaş meyve sebze sektörünün Türkiye’deki tek uluslararası fuarı olan Interfresh Eurasia Fuarı; Avrupa, Rusya, İngiltere ve Balkanlar başta olmak üzere 100’den fazla ülkeden uluslararası alım heyetlerini, ihracatçıları, üreticileri ve sektör profesyonelleri İzmir’de bir araya gelecek. Interfresh Eurasia Fuarı’na sayılı günler kala Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Cengiz Balık, Türkiye Meyve Sebze Mamulleri Sektör Kurulu Başkanı Hayrettin Uçak ve Fuarın Organizatörü Ant Expo Fuarcılık Genel Koordinatörü Murat Özer, Ege İhracatçı Birlikleri’nde Basın Toplantısı düzenledi. 2026 yılında ihracatımız çıkışa geçti 2026 yılının Ocak-Ağustos döneminde yaş meyve sebze ihracatımızın çıkışa geçtiği bilgisini veren Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Cengiz Balık, “Yaş meyve sebze ihracatımız yüzde 46’lık artışla 1 milyar 812 milyon dolardan 2 milyar 650 milyon dolara yükseldi. Son 1 yıllık ihracatımız 4 milyar 541 milyon dolar oldu. Meyve sebze mamulleri ihracatımızda 2,5 milyar doları aştı. İki sektörümüzün yıllık ihracatı 7 milyar doları aştı. Bizim için gurur verici olan bir diğer nokta ise bu ihracatın yaklaşık yüzde 20’sinin Ege Bölgesi’nden gerçekleştirilmiş olmasıdır” dedi. Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği olarak 2025 yılında, iklim krizinin tüm olumsuz etkilerine rağmen 128 ülkeye 1 milyar 231 milyon dolarlık yaş meyve sebze ve meyve sebze mamulleri ihracatı gerçekleştirdiklerini paylaşan Balık şöyle konuştu; “Bu başarı; üreticimizin, ihracatçımızın, paketlemecimizin, lojistik sektörümüzün ve tüm değer zincirimizin ortak başarısıdır. Önümüzdeki dönemde hedefimiz çok açık: Daha fazla üretmenin yanında, daha kaliteli, daha sürdürülebilir ve daha katma değerli üretmek; ürettiğimiz ürünleri daha fazla pazara ulaştırmak. Tam da bu noktada fuarların ve uluslararası ticari buluşmaların önemi ortaya çıkıyor. 8–10 Eylül 2026 tarihlerinde İzmir’de gerçekleştirilecek Interfresh Eurasia Fuarı'nı bu nedenle son derece önemsiyoruz. Interfresh; üreticiyi, ihracatçıyı, ithalatçıyı, perakendeciyi, zincir marketleri, paketleme ve ambalaj sektörünü, lojistik firmalarını ve tarım teknolojileri sektörünü aynı çatı altında buluşturan önemli bir ticaret platformu. Biz bu fuara yalnızca ürünlerimizin sergilendiği bir organizasyon olarak bakmıyoruz. Interfresh’i, Türk yaş meyve sebze sektörünün dünyaya açılan vitrinlerinden biri olarak görüyoruz. Özellikle uluslararası alıcıların İzmir’e gelmesi, ihracatçılarımızla doğrudan temas kurması, yeni ticari bağlantıların oluşturulması ve Türk ürünlerinin yeni pazarlara girmesi açısından fuarın çok önemli fırsatlar sunduğuna inanıyoruz. Fuarın İzmir’de düzenlenmesini de ayrıca çok değerli buluyoruz. Çünkü İzmir; güçlü tarımsal üretim altyapısı, limanı, lojistik imkânları, ihracatçı firmaları, üniversiteleri, araştırma kuruluşları ve yüzlerce yıllık ticaret kültürüyle böyle bir uluslararası organizasyon için son derece doğru bir adres. Biz Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği olarak Interfresh’in İzmir’de büyümesini, uluslararası niteliğinin her yıl daha da güçlenmesini ve dünyanın önde gelen yaş meyve sebze fuarlarından biri haline gelmesini arzu ediyoruz. Türkiye’nin üretim gücü var. Ege’nin ürün çeşitliliği ve ihracat tecrübesi var. İhracatçımızın dünyayla rekabet edecek bilgi birikimi ve dinamizmi var. Bizlere düşen görev, bütün bu gücü doğru organizasyonlarla, doğru alıcılarla ve doğru pazarlarla buluşturmak. Interfresh Eurasia’nın bu hedefimize önemli katkılar sağlayacağına inanıyorum.” Uçak: “Interfresh’i İzmir’e getirdik; şimdi Interfresh’i dünyaya tanıtmak istiyoruz” Interfresh Fuarı’nın Antalya’dan İzmir’e taşınması sürecinde Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği olarak büyük bir çaba gösterdiklerini, İzmir’in ve Ege Bölgesi’nin sahip olduğu üretim gücü, ihracatçı yapısı, liman ve lojistik olanakları ve güçlü tarım kültürüyle bu fuar için doğru adres olduğuna inandıklarını vurgulayan Türkiye Meyve Sebze Mamulleri Sektör Kurulu Başkanı Hayrettin Uçak, bugün gelinen noktada yeni hedeflerinin Interfresh’i dünyaya tanıtmak olduğunu dile getirdi. Türkiye’nin, taze meyve sebzede olduğu kadar işlenmiş ürünlerde de çok güçlü bir ülke olduğunu dillendiren Uçak; “Salça ve soslardan turşulara, kurutulmuş sebzelerden dondurulmuş ürünlere, meyve sularından konserve ürünlere kadar çok geniş bir ürün grubunda dünya pazarlarına ihracat gerçekleştiriyoruz. Ege Bölgesi ise bu sektörün Türkiye’deki en önemli üretim ve ihracat merkezlerinden biri. Bu nedenle Interfresh’in sadece yaş meyve sebze ihracatçılarımız için değil, meyve sebze mamulleri ihracatı yapan firmalarımız için de önemli bir ticaret platformu olmasını istiyoruz. Son yıllarda fuar organizasyonunun bu alanda yaptığı çalışmaları ve mamul ürün ihracatçılarımıza daha fazla yer açılmasını değerli buluyoruz. Önümüzdeki yıllarda bu tarafın daha da güçlenmesini arzu ediyoruz” şeklinde konuştu. Yurt dışından gelen alıcıların aynı fuarda hem Türkiye’nin taze ürünlerini hem de katma değerli, işlenmiş ürünlerini görebilmesinin önemli bir avantaj olduğunu paylaşan Uçak sözlerini şöyle tamamladı: “Böylece Türk meyve sebze sektörünün yalnızca üretim kapasitesini değil, sanayi, işleme ve katma değer yaratma gücünü de dünyaya gösterebiliriz. Bizim hedefimiz net: İzmir’i, yaş meyve sebze ve meyve sebze mamulleri sektörlerinde uluslararası alıcılarla ihracatçılarımızın buluştuğu önemli merkezlerden biri haline getirmek istiyoruz. Interfresh Eurasia’nın da bu hedefe hizmet eden, her yıl uluslararası niteliğini daha da artıran ve dünya çapında bilinen bir fuar haline gelmesi için üzerimize düşen katkıyı vermeye devam edeceğiz.” Murat Özer: “Uluslararası fuarlarda aktif rol aldık” Ant Expo Genel Koordinatörü Murat Özer, özellikle uluslararası alım heyetlerinin fuara kazandırılmasının sektörel ticaret açısından büyük önem taşıdığını belirterek şu değerlendirmede bulundu: Uluslararası Alım Heyeti Programı Genişliyor Interfresh Eurasia Fuarı kapsamında yürütülen uluslararası iş geliştirme faaliyetleri doğrultusunda Avrupa, İngiltere, Rusya ve Balkan ülkelerinde çok sayıda sektör temsilcisi ile görüşmeler gerçekleştirildi. Bu çalışmalar sonucunda perakende sektörünün satın alma yöneticileri, ithalatçı firmalar, ihracatçılar ve sektör profesyonellerinden oluşan, 100’den fazla ülkeden uluslararası alım heyetlerinin Interfresh Eurasia Fuarı’nı ziyaret etmesi hedefleniyor. Avrupa ve Orta Avrupa pazarlarında faaliyet gösteren perakende zincirlerinin satın alma departmanları, ithalatçı firmalar ve tedarikçi ağlarıyla görüşmeler sürerken; Balkan ülkeleri, İngiltere ve Rusya pazarlarında da yeni iş birlikleri için temaslar devam ediyor. Bunun yanı sıra Hindistan, Orta Doğu ve Asya pazarlarında yürütülen çalışmalar, bölgesel iş ortakları ve acenteler aracılığıyla sürdürülüyor. Bu bölgelerden gelecek VIP alıcı delegasyonlarının ise önümüzdeki aylarda netleşmesi bekleniyor. Interfresh Eurasia’ya Kurumsal Destek Artarak Devam Ediyor 2018 yılından bu yana düzenlenen ve kısa sürede uluslararası yaş meyve sebze sektöründe önemli bir marka hâline gelen Interfresh Eurasia Fuarı, kamu kurumları ve sektör kuruluşlarının destekleriyle büyümesini sürdürüyor. İzmir Ticaret Odasının (İZTO) finansal desteği devam ediyor. Interfresh Eurasia’ya Yeni Güç: Interfood Eurasia Uluslararası alıcıların talepleri doğrultusunda sektörün kapsamı genişletilerek Interfood Eurasia Fuarı da hayata geçiriliyor. Meyve, sebze sektörünün yanı sıra; * Kurutulmuş ürünler * Dondurulmuş ürünler * Freeze-dry ürünler * Konserve ve turşu ürünleri * Meyve suları * Sebze ve meyve bazlı soslar * Reçeller * Gıda işleme ve paketleme teknolojileri gibi sektörün tamamlayıcı alanlarını kapsayan Interfood Eurasia, Interfresh Eurasia ile aynı çatı altında ve eş zamanlı olarak düzenlenecek.

Başkan Gülsoy: "İş Dünyasının Öngörülebilir Bir Zemine İhtiyacı Var" Haber

Başkan Gülsoy: "İş Dünyasının Öngörülebilir Bir Zemine İhtiyacı Var"

Kayseri Ticaret Odası (KTO) Ağustos Ayı Olağan Meclis Toplantısı’nda konuşan Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Gülsoy; yüksek finansman maliyetleri ve artan giderlerin üretici üzerindeki yükünü artırdığını belirterek, "İş dünyası olarak en çok ihtiyaç duyduğumuz şey; dirençli, öngörülebilir ve maliyetleri yönetebildiğimiz sürdürülebilir bir zemindir” dedi. Konuşmasında KTO Kayseri TEKMER Projesi’nin onaylandığını ve fiziki altyapıya yönelik çalışmaların tamamlanmak üzere olduğunu belirten Başkan Gülsoy; robotik, makine, elektrik-elektronik, yazılım, dijitalleşme ve yapay zekâ alanlarında yenilikçi fikirleri bulunan girişimciler için başvuru çağrılarına çok yakında çıkacaklarını söyledi. Kayseri Ticaret Odası M. Rifat Hisarcıklıoğlu Toplantı Salonu’nda Meclis Başkanı Cengiz Hakan Arslan başkanlığında gerçekleştirilen Ağustos Ayı Olağan Meclis Toplantısı’na; KTO Başkanı Ömer Gülsoy, Yönetim Kurulu Üyeleri, Meclis ve Komite Üyeleri, Meclis Başkanlık Divanı Üyeleri ile basın mensupları katıldı. Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan toplantıda, Odanın Ağustos ayı faaliyetleri değerlendirilerek gündem maddeleri oy birliğiyle kabul edildi. "Zaferler Ayını Gururla İdrak Ediyoruz" Toplantıdaki konuşmasına Ağustos ayının tarihi önemine değinerek başlayan KTO Başkanı Ömer Gülsoy, Malazgirt Zaferi, Sakarya Meydan Muharebesi ve 30 Ağustos Zafer Bayramı’nı kutlayarak şu ifadeleri kullandı: "Ağustos ayı tarihimizde zaferlerle doludur. 26 Ağustos Zaferi bir başlangıç, 30 Ağustos Zaferi ise onun mührüdür. Anadolu’yu bizlere vatan kılan Sultan Alparslan’ı, Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını, tüm şehit ve gazilerimizi rahmet ve saygıyla yad ediyorum.” “İş Dünyasının Hareket Alanı Kısıtlanıyor” Küresel ekonomide belirsizliklerin derinleştiğini, Türkiye ekonomisinde ise öngörülebilirlik ve istikrarın yeniden oluşturulmaya çalışıldığını belirten Gülsoy, iç ve dış pazardaki gelişmelerin iş dünyasının hareket alanını ciddi şekilde kısıtladığını söyledi. Sanayici ve tüccarın faaliyetlerini sürdürebilmesi, istihdamını koruyup büyütebilmesi için ekonomik netliğe ve güven ortamına ihtiyaç duyduğunu vurgulayan Gülsoy, şöyle konuştu: “İş dünyası olarak şu anda en çok ihtiyaç duyduğumuz şey; dirençli, öngörülebilir ve maliyetleri yönetebildiğimiz sürdürülebilir bir zemindir. Bir sanayicinin, bir tüccarın işini sürdürebilmesi, istihdamını koruyup büyütebilmesi için her şeyden önce ekonomik netlik ve güven ortamına ihtiyacı vardır.” “Üretimin Cazibesi Zayıflıyor” Ticaret savaşları, enerji krizleri ve jeopolitik gerilimlerin dünya ekonomisini etkilediğini kaydeden Gülsoy, sahadaki sorunların yalnızca dış etkenlerle açıklanamayacağını ifade etti. Yüksek enflasyon, döviz kuru üzerindeki baskı ve finansman maliyetlerinin işletmelerin omuzlarına ağır bir yük bindirdiğini belirten Gülsoy, özellikle üretici ve ihracatçıların küresel pazarda rekabet etmekte zorlandığını söyledi. “Kapasite Kullanımı Geriledi” Ekonomik verilerin üretimdeki zayıflamayı ortaya koyduğunu dile getiren Gülsoy, Ağustos ayında imalat sanayi kapasite kullanım oranının yüzde 73,5’e, yatırım mallarındaki kapasite kullanım oranının ise yüzde 69,7’ye gerilediğini hatırlattı. İmalat sanayisinin 27 aydır daralma bölgesinde bulunduğunu belirten Gülsoy, Temmuz ayında 47,7 seviyesinde gerçekleşen PMI verisinin de sektördeki daralmanın devam ettiğini gösterdiğini söyledi. Gülsoy, “Fabrikalarımız çalışıyor ancak giderek daha büyük bir bölümü atıl kapasiteyle üretim yapıyor.” ifadelerini kullandı. “Geçici Tedbirler Yerine Yapısal Reform Bekliyoruz” Tasarrufların yeniden fabrikalara, makinelere, Ar-Ge’ye, teknolojiye ve katma değerli yatırımlara yönelmesi gerektiğini vurgulayan Gülsoy, iş dünyasının geçici tedbirler yerine üretim ve ticaretin temelini güçlendirecek yapısal reformlar beklediğini söyledi. Küresel pazarlarda kalıcı olabilmenin yolunun yüksek katma değerli üretimden geçtiğini ifade eden Gülsoy, markalaşma, özgün tasarım, teknoloji ve yenilikçiliğe odaklanılması gerektiğini, bunun için de güçlü ve sürdürülebilir desteklere ihtiyaç olduğunu belirtti. “İş Dünyası Denge İstemektedir” İş dünyasının talebinin fiyat istikrarı hedefinden uzaklaşmadan üretimi, yatırımı, ihracatı ve istihdamı daha güçlü destekleyecek dengeli bir ekonomik zeminin oluşturulması olduğunu ifade eden Gülsoy, “İhtiyacımız olan şey, enflasyonla mücadele ile üretimi birbirinin alternatifi olarak değil, birbirini tamamlayan iki temel hedef olarak değerlendirmektir. Kısacası iş dünyası denge istemektedir.” diye konuştu. “Döviz Dönüşüm Desteğine İki Kat Artış Memnuniyet Verici” Ekonomi yönetiminin açıkladığı sanayi destek paketleri ile Yatırım Taahhütlü Avans Kredi Programı’nın kapsamının genişletilmesini olumlu bulduklarını belirten Gülsoy, döviz dönüşüm desteğine ilişkin yeni düzenlemeyi de değerlendirdi. Ticaret Bakanı Ömer Bolat’ın açıkladığı düzenlemeyle, 1 Ekim’den itibaren emek yoğun sektörler ile katma değerli üretim ve istihdam sağlayan sektörlerde döviz dönüşüm priminin iki kat artırılacağını hatırlatan Gülsoy, şunları söyledi: “Döviz dönüşüm desteğinin yetersiz kaldığını, bu primin 3+5 şeklinde revize edilerek artırılması gerektiğini her platformda dile getirdik. Bakanımızın desteği iki katına çıkaran açıklamasını memnuniyetle karşılıyor, 1 Ekim’de yürürlüğe girecek uygulamayı büyük bir sabırsızlıkla bekliyoruz. Çünkü bugün üreticimizin, ihracatçımızın tam anlamıyla nefese ihtiyacı vardır! Bu ve benzeri adımların devam etmesi, yeni "Nefes Kredisi" paketleriyle desteklenmesi en büyük beklentimizdir. Ancak şunun da altını çizmeliyiz: Desteklerin yalnızca açıklanması yetmez; üreticinin ihtiyaç duyduğu anda, bürokrasiye takılmadan ve kolayca erişilebilir olması hayati önem taşımaktadır.” KTO KAYSERİ TEKMER ONAYLANDI: "KAYSERİ MODELİ" GELİYOR Kayseri’nin üretim gücünü teknolojiyle, girişimcilik ruhunu ise yenilikle buluşturacak dev bir projenin müjdesini veren KTO Başkanı Ömer Gülsoy, KTO Kayseri TEKMER projesinin KOSGEB tarafından resmi olarak onaylandığını açıkladı. Fiziki altyapı çalışmalarının son aşamaya geldiğini belirten Gülsoy, "Merkezimiz, Odagazisi konferans salonu binamızda daha önce restoran olarak kullanılan alanda, iki katlı ve toplam 1.700 metrekarelik bir alanda hizmet verecektir. Çok kısa bir süre içerisinde Kayseri TEKMER’i faaliyete geçirerek gençlerimizin, girişimcilerimizin ve teknoloji odaklı işletmelerimizin hizmetine sunacağız. Burası sadece çalışma alanlarından ibaret bir bina olmayacak; fikrin projeye, projenin ürüne, ürünün ise yatırıma ve ticari başarıya dönüştüğü güçlü bir teknoloji ve girişimcilik üssü haline gelecektir" dedi. “Teknolojik Girişimler İçin Başvuru Çağrıları Yakında Başlıyor” Kayseri TEKMER’in odaklanacağı kritik sektörleri ve hedef kitlesini açıklayan Gülsoy, başvuru süreçlerinin yakında başlayacağını ifade etti: "Robotik, makine, elektrik-elektronik, yazılım, dijitalleşme ve yapay zekâ alanlarında yenilikçi fikirleri olan girişimcilerimiz için başvuru çağrılarına çok yakında çıkıyoruz. İşletmesini henüz kurmamış genç girişimcilerden, teknoloji tabanlı ürününü büyütmek isteyen işletmelere kadar geniş bir kitleye kapılarımızı açacağız. Girişimcilerimize yalnızca ofis tahsis etmekle kalmayacak; mentörlük, eğitim, teknik danışmanlık, prototipleme, yatırımcı buluşmaları, finansman ve iş ağlarına erişim gibi çok yönlü destekler sunacağız.” “Türkiye’ye Örnek Olacak Bir Model Kuruyoruz” Merkezin Kayseri sanayisinin dönüşümüne öncülük edeceğini ve Türkiye'de yeni bir model oluşturacağını vurgulayan Gülsoy, sözlerini şöyle sürdürdü: "Teknoloji Merkezimizi, özellikle Kayseri sanayisine hizmet verecek yenilikçi ürün ve üretim yöntemleri ekseninde tasarladık. Amacımız, sanayimizin üretim kapasitesini ve yüksek teknolojili ürün çeşitliliğini artırmaktır. Burada sanayici ve yatırımcı üyelerimiz ile genç girişimcileri aynı çatı altında buluşturacak aktif bir ekosistem inşa ediyoruz. Bu yapısıyla merkezimiz, Türkiye’deki teknoloji merkezleri arasında yeni bir referans noktası olacak 'Kayseri Modeli'ni geliştirmektedir. Kayseri TEKMER ile gençlerimize 'Fikrini burada geliştir, ürününü burada tasarla, şirketini burada büyüt ve dünyaya Kayseri’den açıl' çağrısında bulunuyoruz. Kayseri’yi sadece sanayi değil, fikir ve teknoloji ihraç eden bir cazibe merkezi yapma kararlılığındayız. Bu merkez, Kayseri’nin geleceğine açılan yeni bir kapıdır.” “Okul Alışverişinde Yerel Esnafımızı Tercih Edelim” 2026-2027 eğitim-öğretim yılının 14 Eylül Pazartesi günü başlayacağını hatırlatarak öğrenci, öğretmen ve velilere başarılar dileyen Gülsoy, okul alışverişlerinde yerel esnafın desteklenmesi çağrısında bulundu. Şehrin sürdürülebilir ticaretine güç verilmesi gerektiğini vurgulayan Gülsoy, “Okul alışverişlerimizde lütfen yerel işletmelerimizi ve kendi esnafımızı tercih edelim. Yılın 365 günü şehrimizin yükünü çeken, istihdam sağlayan esnafımıza sahip çıkalım. Alışverişimizi kendi esnafımızdan yapalım ki önce kentimiz, ardından ülkemiz kazansın. Sadece sezonluk zincir yapılara değil, şehrimizin ticaretine güç verelim” dedi. “Gurbetçilerimizin Gelişi Esnafımıza Nefes Oldu” Yaz döneminde Kayseri’ye gelen gurbetçilerin kent ekonomisine katkı sağladığını belirten Gülsoy, çarşı ve pazarda yaşanan hareketliliğin esnafa moral olduğunu ifade etti. Gülsoy, “Gurbetçilerimizin gelişiyle birçok sektörümüzde bir hareketlilik yaşandı. Piyasadaki zorlukları tamamen ortadan kaldırmasa da ticaretimize önemli bir dinamizm getirdi. Temennimiz bu hareketliliğin Eylül ayı sonuna kadar sürmesidir. Memleketlerini yalnız bırakmayan tüm gurbetçi hemşehrilerimize teşekkür ediyor, yaşadıkları ülkelere huzurla dönmelerini niyaz ediyorum” ifadelerini kullandı.

İEF 95’inci Buluşmaya Hazırlanıyor Haber

İEF 95’inci Buluşmaya Hazırlanıyor

Türkiye’nin fuarcılık serüvenini başlatan İzmir Enternasyonal Fuarı, 95’inci kez kapılarını açmaya hazırlanıyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde, İZFAŞ tarafından düzenlenen 95. İzmir Enternasyonal Fuarı, 5–13 Eylül 2026 tarihleri arasında “Fuar Şehrin Kalbinde” sloganıyla Kültürpark’ta yapılacak. Basın toplantısında konuşan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, “Fuarın kapısından giren herkesin içeride keyifle vakit geçireceğini ve mutlu şekilde ayrılacağını söyleyebilirim. İzmir'in fuarlarla bağı güçlü olmaya devam edecek” dedi. Yaklaşık bir asırdır ticaret, kültür, sanat ve sosyal yaşamın önemli adreslerinden biri olan İzmir Enternasyonal Fuarı, bu yıl 5 Eylül’de açılacak, 13 Eylül’e kadar devam edecek. Folkart’ın ana sponsor, Migros’un ise etkinlik sponsoru olduğu 95. İzmir Enternasyonal Fuarı’nın basın toplantısı Tarihi Havagazı Fabrikası’nda İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın ev sahipliğinde yapıldı. Tanıtım toplantısına ana sponsor Folkart’ın Yönetim Kurulu Başkanı Mesut Sancak, etkinlik sponsoru Migros’un Kuzey Ege Direktörü Güneş Fırıldak, İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Dr. Zafer Levent Yıldır, İZFAŞ Genel Müdürü Tuğçe Cumalıoğlu, Büyükşehir Belediyesi bürokratları ile bağlı şirketlerin genel müdürleri ve iş dünyasının temsilcileri de katıldı. Tugay çalışma arkadaşlarına teşekkür etti Ülkenin ve dünyanın mevcut durumuna rağmen fuarın düzenlenmesinde emeği geçen çalışma arkadaşları ve İEF destekçilerine teşekkür ederek konuşmasına başlayan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, fuarcılığın ne kadar önemli olduğunun bilinciyle çalıştıklarının altını çizdi. İzmir'in Atatürk'ün yolunda, fuarcılık konusunda önemli bir görev üstlendiğini hatırlatan Başkan Tugay, kentin yıl içinde pek çok uluslararası fuara ev sahipliği yaptığını söyledi. Tugay, “İzmir’e fuarcılık alanında tanımlanmış görevin öneminin bilinciyle çalışıyoruz” dedi. “95 yıldır bu geleneği devam ettiriyoruz” İEF’nin kendi hayatında da önemli bir yeri olduğunu söyleyen Tugay, “Dünyada 95 yaşında olan başka fuar var mı bilmiyorum. Muhtemelen bizim sahip çıktığımız kadar bir fuara sahip çıkan bir başka şehir, ülke yoktur. 95 yıldır bu geleneği devam ettiriyoruz. Fuarı sadece bugünüyle değil geçmişiyle de yaşıyoruz. Ama her şeyin değiştiği dünyada, İEF’nin de değişmesi kaçınılmaz. Düzenlenme sürecinden içindeki etkinliklere kadar, İzmirlilerin en fazla keyif alacağı ve ilgisini çekecek bir fuar organize etmek için arkadaşlarımız büyük çaba gösterdi. Fuarın kapısından giren herkesin içeride keyifle vakit geçireceğini, çok ilginç şeyler göreceğini ve mutlu şekilde ayrılacağını söyleyebilirim” şeklinde konuştu. “Bizden beklenen talebi karşılamak için çalışmaya devam edeceğiz” İEF kapsamında yapılacak etkinlikleri anlatan Tugay, şair Nâzım Hikmet’in yaşamını ve kültürel mirasını anlatan “ROMANTİKA / Bir Ömrün Seyrüseferi” sergisi hakkında bilgiler verdi. Tugay, “Ne kadar özel bir sergi olduğunu herkes gezdikten sonra anlayacak” dedi ve serginin yapımcılığını üstlenen Folkart'a teşekkür etti. Tugay, “İzmir Fuarı her zaman sanatla, kültürle beraber anılan bir fuardır. En güçlü yönü de budur” dedi. Onlarca etkinlik yapacaklarını ve fuara yüz binlerce ziyaretçi beklediklerini söyleyen Tugay, İzmir halkının 365 gün mutlu olacağı bir Kültürpark yaratmak istediklerini ve bunun için gerekli çalışmaları yaptıklarını hatırlattı. Tugay, “Bu yıl biraz daha çağdaş bir fuar yorumu göreceğiz. Önümüzdeki yıllarda, içinde yaşadığımız çağın gereklerini ve katılımcıların ve ziyaretçilerin bizden beklentilerini karşılamak için çalışmaya devam edeceğiz. İzmir’in fuarlarla bağı her zaman güçlü olmaya devam edecek. Tüm yurttaşlarımıza keyifli fuarlar diliyorum” dedi. “Dünya değişiyor” Başkan Tugay, basın mensuplarından gelen soruları da cevapladı. İEF'nin 9 gün sürmesi ile ilgili gelen soruya yanıt veren Başkan Dr. Cemil Tugay, “Süre ile ilgili şunu söyleyeyim; fuar süresini uzatmanın katılımı azalttığını görüyoruz. Şu anda dünyanın her yerinde fuarlar 2,3 ya da 4 gün sürüyor. Artık ihtisas fuarları düzenleniyor” dedi. Eski fuar özlemine karşın dünyanın değiştiğini ve değişime ayak uydurulması gerektiğini söyleyen Tugay, “Dünya değişiyor, beklentiler değişiyor, insanlar değişiyor. Yeni bir nesil var, beklentileri daha farklı. Bu sene düzenlenecek fuarı güzel hatırlayacağız” diye konuştu. Kültürpark’ın İzmir'in değeri olduğunu belirten Tugay, “Kültürpark'ı, sahip olduğu yeşil dokusuyla, insanların ihtiyacı olan huzur veren duygusuyla, kentin merkezinde her türlü mücevherden daha değerli bir alan olarak görüyoruz” ifadelerini kullandı. Sancak: Kentin cesur kimliğinin en önemli simgelerinden biri olmaya devam edecek Kentin kültürel, sosyal hayatına katkı sunmayı bir tercih değil, temel bir sorumluluk olarak gördüklerini söyleyen Folkart Yönetim Kurulu Başkanı Mesut Sancak, geçtiğimiz yıl sanatseverlerle buluşturdukları Refik Anadol'un sergisini 295 bin kişinin ziyaret ettiğini söyledi. Bu yıl da Nâzım Hikmet’i Atlas Pavyonu'nda ziyaretçilerle buluşturduklarını söyleyen Sancak, “Bu serginin İzmir Enternasyonal Fuarı'nda açılması, bir tesadüf değil; adeta bir buluşma. Dünyaya açık bir şair, dünyaya açık bir kent, dünyaya açık bir fuar. Bu sergiyle Fuar'ın kültür sanattaki güçlü geleneğine yalnızca bir katkı değil, kalıcı bir iz bırakmayı diliyoruz. Biliyoruz ki İzmir Enternasyonal Fuarı bundan sonra da bu kentin dünyaya açık, yenilikçi ve cesur kimliğinin en önemli simgelerinden biri olmaya devam edecek. Kentin kültürüne, uluslararası görünürlüğüne ve ortak hafızasına kattığı değerle hepimiz için bir gurur kaynağı olmayı sürdürecek” diye konuştu. Fırıldak: Unutulmaz deneyimler yaşatmak için buradayız Etkinlik sponsoru olmaktan, fuara katkı sunmaktan mutluluk duyduklarını söyleyen Migros’un Kuzey Ege Direktörü Güneş Fırıldak, “İzmir Enternasyonal Fuarı, İzmir'in en köklü değerlerinden biri. Migros olarak biz de 15 yıldır bu büyük buluşmanın etkinlik sponsoru olmanın mutluluğunu ve gururunu yaşıyoruz. İzmir ile kurduğumuz bağın parçası olarak her yıl fuara daha zengin, kapsayıcı, deneyim odaklı Migros katkısı sunmayı amaçlıyoruz. Unutulmaz deneyimler yaşatmak için buradayız” diye konuştu. “Kuşaklar boyunca değişen sosyal yaşamın çok önemli bir parçası” Fuar programı hakkında bilgilendirmelerde bulunan İZFAŞ Genel Müdürü Tuğçe Cumalıoğlu ise, “Yine şehrin kalbinde bir arada olacağız. 95 yıl bir organizasyon için çok uzun bir süre ama İEF söz konusu olduğunda bu yalnızca bir sayı değil. İzmir'in kent hafızasının, Türkiye'nin fuarcılık tarihinin ve kuşaklar boyunca değişen sosyal yaşamın çok önemli bir parçası” dedi. Çim Konserleri’nde müzik keyfi Fuar akşamlarının geleneksel etkinliklerinden Çim Konserleri, 5–12 Eylül tarihleri arasında 21.30–23.00 saatleri arasında gerçekleştirilecek. Program kapsamında 5 Eylül’de Emir Can İğrek ve 6 Eylül’de Levent Yüksel Migros sponsorluğunda, 7 Eylül’de Yıldız Tilbe, 8 Eylül’de Mert Demir, 9 Eylül’de Model, 10 Eylül’de Gülşen, 11 Eylül’de Teoman ve 12 Eylül’de Semicenk sahne alacak. Fuar ziyaretçileri Çim Konserleri ile müziğin keyfini çıkaracak. Açıkhava’da tiyatrodan stand-up’a farklı gösteriler Atatürk Açıkhava Tiyatrosu, 95. İzmir Enternasyonal Fuarı kapsamında 6–12 Eylül tarihleri arasında tiyatro, stand-up, müzikli ve interaktif gösterilere ev sahipliği yapacak. Programın ilk gününde Salih Bademci, Sesler adlı sahne performansıyla yer alacak. 7 Eylül’de ise Latife Tekin’in eserinden uyarlanan Sevgili Arsız Ölüm – Dirmit ile Nezaket Erden sahneye çıkacak. 8 Eylül’de Doğu Demirkol, 9 Eylül’de Çok Güzel Hareketler 2, 10 Eylül’de Doğan Akdoğan ve Rüştü Onur Atilla’nın sunumuyla gerçekleştirilecek Abur Cubur Show, 11 Eylül’de Atakan Çelik ve Safa Sarı, Sonkiüçdört ile sahne alacak. Program; 12 Eylül’de Binnur Kaya ve Mert Fırat’ın sahne aldığı, İki Kişilik Oyun ile son bulacak. Gençlik Alanı’nda teknoloji ve oyun deneyimleri İEF Gençlik Alanı, dijital dünyanın heyecanını, sporun enerjisini ve interaktif deneyimleri bir araya getirecek. 5–13 Eylül tarihleri arasında her gün 17.00–21.00 saatleri arasında gerçekleştirilecek etkinliklerde ziyaretçiler, teknoloji destekli oyun alanlarında yarışabilecek, hareket edebilecek, üretebilecek ve farklı deneyimlere katılabilecek. Çocukların sevdiği kahramanlar fuarda hayat bulacak İzmir Enternasyonal Fuarı’nda çocuklara özel olarak hazırlanan etkinlik alanında, çizgi kahramanların renkli dünyası, maskotlu oyunlar, danslı ve müzikli gösteriler, tematik oyun alanları, interaktif aktiviteler ve farklı eğlence deneyimleri bir araya gelecek. Çocuk Alanı Etkinlik Programı, 5–13 Eylül tarihleri arasında her gün 18.00–22.00 saatleri arasında gerçekleştirilecek. İZELTAŞ ve Red Bull etkinlikleri de fuar programında İZELTAŞ Usta İşi Arena, ziyaretçilerin ustalık, beceri ve üretim deneyimini eğlenceli aktivitelerle yaşayabileceği interaktif bir alan olarak hazırlanacak. Red Bull Karton Tekne Etkinlik Alanı ise 5–12 Eylül tarihleri arasında eğlence, etkileşim ve deneyimi bir araya getirecek. Karton tekne atölyeleri ve workshopların yanı sıra DJ performanslarının da yer alacağı alanda, fuar boyunca farklı aktivasyonlar gerçekleştirilecek. Program, 13 Eylül’de Kültürpark Göl’de düzenlenecek Red Bull Karton Tekne Yarışması ile tamamlanacak. Kültürpark’ta sürpriz performanslar Fuar süresince Kültürpark’ın farklı noktalarında gerçekleştirilecek flash mob etkinlikleriyle ziyaretçileri sürpriz performanslar karşılayacak. Fuar alanının farklı noktalarında kısa süreli dans gösterileri gerçekleştirilirken, güçlü vokallerin öne çıktığı opera performansları da fuar programında yer alacak. Şef Sensin etkinliğinde ise fuar girişinde konumlanacak mini orkestra ile ziyaretçilere kısa süreliğine orkestra şefi olma deneyimi sunulacak. Efsanevi Yolculuk – Légendaires adlı uluslararası sokak gösterisi, ışıklandırılmış devasa tilki kuklaları, akrobatlar ve dansçılardan oluşan mistik kortejiyle Kültürpark’ta izleyicilerle buluşacak. Kültürpark’ın simge yapılarından Paraşüt Kulesi de fuar boyunca ışık gösterilerine ev sahipliği yapacak. Kulenin mimari dokusuna yansıtılacak ışık unsurlarıyla gece boyunca görsel bir deneyim oluşturulacak. Nâzım Hikmet’in yaşamına çok katmanlı bir yolculuk 95. İzmir Enternasyonal Fuarı’nın kültür ve sanat programının merkezinde, Nâzım Hikmet’in Türkiye’de bugüne kadar açılmış en kapsamlı sergilerinden biri olan ROMANTİKA / Bir Ömrün Seyrüseferi Sergisi yer alacak. İzmir Büyükşehir Belediyesi katkıları ve ev sahipliğinde, Folkart’ın yapımcılığını üstlendiği sergi, 5 Eylül 2026–15 Ocak 2027 tarihleri arasında Atlas Pavyonu’nda ziyaret edilebilecek. Kültürpark’ın 90 yıllık hikayesi sergide anlatılacak Kültürpark’ın kuruluşunun 90. yılı kapsamında hazırlanan Kültürpark 90 Yaşında sergisi, 5 Ağustos–31 Aralık 2026 tarihleri arasında Pakistan Pavyonu’nda ziyaret edilebilecek. Sergi, İEF boyunca 12.00–23.00 saatleri arasında açık olacak. Küratörlüğünü Aybala Yentürk’ün üstlendiği sergi, Kültürpark’ın kuruluş sürecini ve 90 yıllık tarihini İzmir’in gelişimi ve İzmir Enternasyonal Fuarı ile ilişkisi üzerinden ele alıyor. Sanatın duraklarından İzmir mutfağına Mehmet Tüzüm Kızılcan Sanat Galerisi’nde 21 Ağustos–21 Eylül 2026 tarihleri arasında Sanatın Durakları – Hüseyin Terzioğlu Koleksiyonu Sergisi sanatseverlerle buluşacak. Yaklaşık 30 yıllık bir birikimin ürünü olan sergi, çağdaş Türk resim sanatının figüratif ve soyut örneklerini bir araya getirecek. Gıda Alanı’nda farklı mutfak kültürleri Kültürpark’ın farklı noktalarında tematik alanlar oluşturulurken, ticari alanlar ile sosyal ve deneyim alanlarının birbirini destekleyeceği bir yerleşim planı hazırlandı. Alan planlamasıyla ziyaretçi dolaşımının dengeli şekilde yönlendirilmesi ve Kültürpark’ın farklı noktalarında gün boyunca hareketlilik oluşturulması hedefleniyor. Göl çevresinde oluşturulacak Gıda Alanı’nda ise farklı mutfak kültürlerini temsil eden işletmeler bir araya gelecek. İzmir Büyükşehir Belediyesi fuarda özel alanıyla yer alacak İzmir Büyükşehir Belediyesi ve bağlı birimleri de 95. İzmir Enternasyonal Fuarı’nda özel olarak hazırlanan alanda ziyaretçilerle buluşacak. Belediye hizmetleri, projeleri ve kent yaşamına yönelik çalışmaların tanıtılacağı alanda, ziyaretçiler Büyükşehir Belediyesi’nin farklı birimlerinin yürüttüğü çalışmaları yakından tanıma fırsatı bulacak. Farklı yaş gruplarına yönelik atölyeler, bilgilendirme ve farkındalık çalışmaları, yarışmalar ve kültürel etkinlikler ile interaktif uygulamaların gerçekleştirileceği alan, fuar süresince ziyaretçilerin aktif katılımına açık olacak. Kent yaşamına ilişkin hizmetlerin eğlence, deneyim ve etkileşim odaklı etkinliklerle anlatılacağı alanda, çocuklardan gençlere ve yetişkinlere kadar farklı kesimlere yönelik programlar düzenlenecek. Böylece İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin kent genelinde yürüttüğü çalışmalar, fuarın sosyal ve kültürel atmosferi içinde ziyaretçilerle buluşturulacak. İEF 16.00–23.00 saatleri arasında ziyaretçilerini ağırlayacak İEF, farklı sektörlerden firmaları ziyaretçilerle bir araya getirecek. Fuar kapsamında, Kültürpark’ın farklı noktalarında gün boyunca kültür, sanat, eğlence ve deneyim odaklı etkinlikler gerçekleştirilecek. Geçtiğimiz yıl 776 bin 843 ziyaretçiyi ağırlayan fuar, bu yıl da ticaret, kültür, sanat ve eğlenceyi bir araya getiren programıyla İzmir’in en önemli buluşmalarından biri olacak. Folkart’ın ana sponsor, Migros’un etkinlik sponsoru olduğu İzmir Enternasyonal Fuarı, her gün 16.00–23.00 saatleri arasında ziyaretçilerini ağırlayacak. İzmir Enternasyonal Fuarı’nın giriş ücretleri tam 100 TL, öğrenci 50 TL olarak belirlendi.

ETB Başkan Adayı Ahmet Oğuz: "Güçlü, Üreten, Bereketli Borsa" Haber

ETB Başkan Adayı Ahmet Oğuz: "Güçlü, Üreten, Bereketli Borsa"

Eskişehir’in köklü sanayi ve tarım geçmişine sahip Oğuzlar Yem’in üçüncü kuşak temsilcisi Ahmet Oğuz, Eskişehir Ticaret Borsası (ETB) Yönetim Kurulu Başkanlığına adaylığını açıkladı. "Güçlü, Üreten, Bereketli Borsa" vizyonuyla yola çıkan Oğuz, tarım ve ticaret sektöründe yeni bir dönemin kapılarını aralayacaklarını duyurdu. ​Sahadan Gelen Güç ve Değişim İradesi ​Eskişehir Ticaret Borsası Başkan Adayı Ahmet Oğuz, yayımladığı basın bülteninde şu ifadelere yer verdi; "Şehrimizde 100 yıllık geçmişe sahip Oğuzlar Yem’in üçüncü kuşak temsilcisi olarak, Eskişehir Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanlığına aday olduğumu üyelerimize ve kamuoyuna paylaşmaktan büyük bir onur duyuyorum. Şehrimizin ticari hafızasını arkamıza alarak, gençliğimizin enerjisi, sahanın gücü ve Eskişehir Ticaret Borsası’na yön vermeye hazır, yetkin ekibimizle yola çıktık. Üyelerimizin değişim iradesi ve sektörlerimizin her kademesinden aldığımız güçlü teveccühle Eskişehir Ticaret Borsası’nda yeni dönemi başlatacağız. Bu kutlu yürüyüşü üyelerimizle beraber zafere ulaştıracağız. Çok yakında gerçekleştireceğimiz lansman toplantısıyla da projelerimizi üyelerimiz ve kamuoyuyla paylaşacağız. Tarımın Gücüyle Gündem Belirleyen Borsa Eskişehir ekonomisinin yüzde 7’sini oluşturan tarım, şehrimizin en stratejik sektörlerinden biridir. Bu potansiyeli harekete geçirmek, gücümüzü artırmak ve üyelerimizin gelişimini sağlamak en temel önceliğimizdir. Bizler gündemi takip eden değil, Eskişehir’in tarım ve ticaret gündemini belirleyen Eskişehir Ticaret Borsası’nı üyelerimizle inşa edeceğiz. Üyenin Sorununu Bilmeden Çözüm Üretemezsiniz Adaylığımızın temelinde sahada bizzat gördüğümüz ve yaşadığımız sorunlar yer almaktadır. Masa başında hazırlanmış raporlardan ziyade; üyemizin, tüccarımızın ve besicimizin ne yaşadığına odaklanıyoruz. Çünkü bir insanın sorununu gerçekten çözmek istiyorsanız önce onu dinlemeniz gerekir. Borsamızın kapısı sadece borsacılık işlemleri için değil; bilgi almak, çözüm üretmek adına her daim açık olacaktır. Üyemizin, tüccarımızın yanında, ilçelerimizde ve gerektiğinde Türkiye’nin dört bir yanında olacağız. Sonuç alan bir Borsa anlayışını şehrimize kazandıracağız. Eskişehir İçin Güçlü Projeler, Büyük Hedefler Eskişehir Ticaret Borsası’nın geleceğini inşa edecek; tarımdan ticarete, lisanslı depoculuktan teknolojiye kadar güçlü ve bereketli projelerimizle geliyoruz. Özellikle vurgulamak isterim ki; hazırladığımız çok sayıdaki kıymetli proje yalnızca birer vaatten ibaret değildir. Bizim için proje; sahada karşılığı olan, birbirini tamamlayan ve doğrudan sonuca odaklanan somut adımlardır. Gençliğimizin gücünü, yenilikçi vizyonumuzu, sarsılmaz çalışma azmimizi her bir projemize nakşederek Eskişehir’in üretim ve ticaret hayatına yansıtacağız. Üyelerimizin geleceğe güvenle bakmasını sağlayacağız. Bayrağı Daha Yükseğe Taşıyacağız Eskişehir Ticaret Borsası bayrağını devraldığımızda bu bayrağı daha ileriye taşımak, şehrimizin üretim ve ticaret hayatına değer katmak için var gücümüzle çalışacağız. Bu vesileyle bugüne kadar emeği geçen tüm başkanlarımıza, meclis üyelerimize, üyelerimize ve kıymetli çalışanlarımıza teşekkür etmeyi bir borç biliyoruz."

ETO'da Moğolistan ve Eskişehir Arasında İşbirliği Ele Alındı Haber

ETO'da Moğolistan ve Eskişehir Arasında İşbirliği Ele Alındı

Moğolistan’ın Ankara Büyükelçisi Ochir Lkhagvasuren’in beraberindeki heyetle birlikte Eskişehir Ticaret Odası’na gerçekleştirdiği ziyarette; iki ülke arasındaki ticaret ve sanayinin geliştirilmesi için atılacak adımlar hakkında görüş alışverişinde bulunuldu. Moğolistan’ın Ankara Büyükelçisi Ochir Lkhagvasuren, Başkatip Khosbayar Galsandondog ve Moğolistan Eskişehir Fahri Konsolosu İlhan Köse, Eskişehir Ticaret Odası’na (ETO) konuk oldu. ETO Başkanı Metin Güler, Başkan Yardımcısı Özgür Alp, meclis divanı ve yönetim kurulundan oluşan heyetin yer aldığı görüşme, 25 Ağustos Salı günü gerçekleştirildi. Görüşmede Eskişehir ile Moğolistan arasındaki ticari ve ekonomik ilişkilerin geliştirilmesi, yeni iş birliği fırsatlarının değerlendirilmesi ve iki ülkenin iş insanlarının daha fazla bir araya gelmesi için atılabilecek adımlar ele alındı. Eskişehir’in üretim gücü Moğolistan için fırsat Ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getiren ETO Başkanı Metin Güler, Türkiye ile Moğolistan arasındaki tarihi ve kültürel bağların ekonomik ilişkilere de daha güçlü şekilde yansıtılması gerektiğinin altını çizdi. Eskişehir’in güçlü sanayi altyapısı, nitelikli insan kaynağı ve yüksek katma değerli üretim kabiliyetine vurgu yapan Güler, Moğolistan ile karşılıklı ticareti geliştirmek için iki ülkenin iş insanlarının temaslarının artırılmasının önemine değindi. İki ülkenin iş insanlarının buluşması ticareti geliştirir Moğolistan’ın Ankara Büyükelçisi Ochir Lkhagvasuren ise Eskişehir Ticaret Odası’nda bulunmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek, Moğolistan’ın ticaret ve sanayi alt yapısı, üretimdeki çeşitliliği hakkında bilgi verdi. Türkiye ile Moğolistan arasındaki ekonomik ilişkileri geliştirmeyi arzu ettiklerini belirten Moğolistan’ın Ankara Büyükelçisi Ochir Lkhagvasuren, Eskişehir ile Moğolistan arasında yeni iş birliği alanlarının oluşturulması için gerekli zemini oluşturmaya hazır olduklarının altını çizdi. Görüşmede yer alan Moğolistan Eskişehir Fahri Konsolosu İlhan Köse ise Eskişehir ile Moğolistan arasındaki ekonomik ve kültürel ilişkilerin geliştirilmesi için çalışmaya devam ettiğini söyledi.

Tarımda Çıta SAGREX’le Yükseliyor Haber

Tarımda Çıta SAGREX’le Yükseliyor

Geçen yıl güçlü bir çıkış yapan SAGREX, tarımın tüm aktörlerini bilgi, teknoloji ve yeni çözümlerle Saruhanlı’da buluşturarak Ege’den Türkiye’ye sektörün çıtasını yükseltecek. Daha ilk organizasyonunda güçlü bir karşılık bulan Saruhanlı Tarım ve Hayvancılık Fuarı SAGREX’te ikinci randevu için heyecanlı bekleyiş başladı. 17-20 Eylül 2026 tarihlerinde Saruhanlı Kapalı Pazar Yeri’nde gerçekleştirilecek fuar; artan firma katılımı, genişleyen ürün yelpazesi ve yükselen ziyaretçi beklentisiyle ekonomik hareketliliği, sektörel etkileşimi ve tarımsal yatırım iştahını büyüterek geçen yılın üzerine çıkacak. SÖZÜMÜZÜ TUTTUK, BÜYÜTÜYORUZ SAGREX’in çıtasını yükselttiklerini belirten Saruhanlı Belediye Başkanı Ekrem Cıllı, “Seçim döneminde Saruhanlı’ya bir tarım fuarı kazandıracağımızı söylemiştik. Başlamak işin yarısıydı; ilkini yaptık, karşılığını gördük ve başardık. Şimdi ikinci organizasyonda çıtayı daha yukarı taşıyoruz. Çünkü Saruhanlı’nın tarımsal potansiyeli de üreticisinin emeği de bunun çok daha fazlasını hak ediyor. Bize düşen, bu gücü görünür kılmak ve ekonomik değere dönüştürmektir. SAGREX’i yalnızca birkaç gün süren bir fuar olarak görmüyoruz. Burada çiftçimiz yeni teknolojiyi tanıyacak, firmalar üreticiyle doğrudan temas kuracak, ticaret canlanacak, esnafımız hareketlenecek ve Saruhanlı’nın adı daha geniş bir coğrafyada ağırlık kazanacak. Tarımda katma değeri büyütmenin yolu, üretimi bilgiyle, teknolojiyle ve pazarla buluşturmaktan geçiyor. Bu topraklarda alın teri var, bereket var, üretim kültürü var. Biz de belediye olarak bu emeğin önünü açmak zorundayız. Tarımsal potansiyeli böylesine yüksek bir Saruhanlı’ya da Saruhanlılara da güçlü bir fuar yakışırdı. Biz bize yakışanı yaptık; şimdi bunu daha da büyütme zamanı” dedi. ÇİFTÇİ HESABINI FUARDA YAPACAK Çiftçinin SAGREX’i görerek hesabını ona göre yapmasını isteyen Saruhanlı Ziraat Odası Başkanı Aydoğan Okur, “Bizim için bu fuarın en önemli tarafı, üreticinin ayağına bilgi, teknoloji ve çözüm getirmesidir. Çiftçimiz bugün artan maliyetlerle, işçilikle, suyla, verimle mücadele ediyor. Bu nedenle SAGREX’e gelip yeni makineleri, ekipmanları, sulama sistemlerini, bağ-bahçe teknolojilerini yerinde görmelerini özellikle istiyorum. Bir makine bazen bir işçinin günlerce yapacağı işi saatlere indiriyor; doğru teknoloji hem maliyeti düşürüyor hem emeği koruyor. Üreticimiz fuara sadece gezmeye değil, soru sormaya, fiyat karşılaştırmaya, yeni yöntemleri öğrenmeye gelsin. Kendi bağına, tarlasına, işletmesine ne fayda sağlayacağını yerinde görsün. Gelsinler, görsünler, hesabını yapsınlar; kazandıracak olanı seçip kendi üretimlerine güvenle taşısınlar, uygulasınlar. Saruhanlı çiftçisi yeniliğe açıktır, üretmesini de gelişmesini de bilir. Bu fuar bizim fuarımız; ne kadar sahip çıkarsak, çiftçimizin önüne o kadar fazla imkân getiririz. Tüm üreticilerimizi SAGREX’te buluşmaya davet ediyorum” diye konuştu. FUAR BÜYÜDÜ, ÇEŞİT ARTTI SAGREX’in gerek katılımcı gerekse ürün yelpazesi açısından büyüdüğüne dikkati çeken EFR Fuarcılık Genel Müdürü Muhammed Baykal, “Tarım ve hayvancılıkta teknoloji artık bir tercih değil, verimliliğin ve kazancın anahtarı. Ben de çiftçi bir ailenin evladı olarak tarladaki hesabın ne kadar zor yapıldığını biliyorum. Doğru makineyi, doğru ekipmanı ve doğru teknolojiyi kullanan üretici toprağının bereketini artırıyor, zaman kazanıyor, maliyetini düşürüyor ve emeğinin karşılığını daha güçlü alıyor. Biz SAGREX’i tam da bunun için büyütüyoruz. Çiftçimizin hak ettiği yerde olması, verimini ve gelirini artırması için teknolojiyi onun ayağına getiriyoruz. Bu yıl geçen yıla göre fuarın kullanım alanını yüzde 25 büyüttük, ürün yelpazesini de önemli ölçüde genişlettik. Tarım makinelerinden hayvancılık ekipmanlarına, sulamadan bağ-bahçe teknolojilerine kadar çok daha fazla seçenek üreticimizin karşısında olacak. Üstelik fuar döneminde birçok alet, ürün ve ekipmana daha avantajlı fiyatlarla ulaşma imkânı bulunacak. Türkiye’nin dört bir yanından ziyaretçi talepleri alıyoruz. Özel ulaşım imkânlarıyla başta Ege olmak üzere farklı bölgelerden çiftçilerimizi Saruhanlı’ya taşıyacağız. SAGREX, makine üretenle toprağı işleyeni buluşturan güçlü bir köprü; bu köprü büyüdükçe çiftçi de ticaret de ekonomi de kazanıyor” ifadelerini kullandı.

İstanbul İhracatçı Birlikleri’nden 7 Milyar 547 Milyon Dolarlık İhracat Haber

İstanbul İhracatçı Birlikleri’nden 7 Milyar 547 Milyon Dolarlık İhracat

İstanbul İhracatçı Birlikleri (İİB), yılın ilk yedi ayında (ocak-temmuz), geçtiğimiz yılın aynı dönemine kıyasla, ihracatını yüzde 4.9 oranında artırarak, bünyesinde bulunan yedi ihracatçı birliği ile toplamda 7 milyar 547 milyon dolar tutarında ihracat yaptı. İİB Koordinatör Başkanı Erkan Özkan, “Önümüzdeki dönemde de ihracatçılarımızın küresel pazarlardaki rekabet gücünü artırmak ve yeni iş fırsatları oluşturmak için çalışmalarımıza hız kesmeden devam edeceğiz” dedi. İstanbul İhracatçı Birlikleri (İİB), bünyesinde bulunan yedi ihracatçı birliğine üye, farklı şehirlerde faaliyet gösteren 20 bini aşkın firma ile 2026 yılının ilk yedi ayında, 7 milyar 547 milyon dolar tutarında ihracat yaparak, geçtiğimiz yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 4.9 oranında ihracat artışı sağladı. İstanbul İhracatçıları, bir önceki yılın ayını dönemine kıyasla, yılın ilk yedi ayında, 193 ülke pazarına ürün sattı ve ülke ihracatındaki payı yüzde 5.4 oldu. İİB, temmuz ayında ise 1 milyar 107 milyon dolar tutarında ihracat yaptı. Avrupa Birliği’ne yapılan ihracat arttı İstanbul İhracatçı Birlikleri, yılın ilk yedi ayında, değer bazında en fazla ihracatı 463 milyon dolar ile Amerika Birleşik Devletleri’ne gerçekleştirdi. ABD’ye en fazla hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamullerinin şeker ve şekerli mamuller alt sektörü ile kağıt ve karton ürünleri alt sektörlerine ait ürünler satıldı. İİB, ABD’nin ardından değer bazında en fazla Birleşik Krallık, Almanya, Norveç ve Irak’a ihracat yaptı. İİB tarafından yapılan ihracatta; Birleşik Krallık’a kağıt ve karton ürünleri ile gemi, Almanya’ya fındık ve mamulleri ile kağıt ve karton ürünleri, Norveç’e gemi; Irak’a ise hayvansal mamuller ile ağaç ve orman ürünleri ön plana çıktı. Ülke grupları baz alındığında ise İİB’nin en fazla ihracat yaptığı bölge, bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 5.2 oranında artış sonucu 1 milyar 889 milyon dolar ile Avrupa Birliği ülkeleri oldu. İİB bünyesinde bulunan birliklerden İstanbul Mobilya, Kağıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği, 2026 yılının ilk yedi ayında, yaklaşık 2 milyar 193 milyon dolar; İstanbul Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (İHBİR), 2 milyar 60 milyon dolar; Gemi, Yat ve Hizmetleri İhracatçıları Birliği (GYHİB), 1 milyar 727 milyon dolar; İstanbul Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği (İSHİB), 640 milyon dolar; İstanbul Fındık ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (İFMİB), 532 milyon dolar; İstanbul Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği, yaklaşık 334 milyon dolar; İstanbul Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (KUMİB) ise 168 milyon dolar tutarında ihracat gerçekleştirdi. Özkan: “İhracatımızı artırırken yeni pazarlarda da güçlü bir ivme yakalıyoruz” İİB Koordinatör Başkanı Erkan Özkan, İstanbul İhracatçı Birlikleri’nin yılın ilk yedi ayına ilişkin ihracat performansını değerlendirerek, “İstanbul İhracatçı Birlikleri, yılın ilk yedi ayında, geçen yılın aynı dönemine kıyasla ihracatını yüzde 4,9 oranında artırdı. Farklı pazarlarda elde ettiğimiz artışlar, ihracatımızın sürdürülebilir şekilde büyümesi ve pazar çeşitliliğimizin güçlenmesi açısından bizler için oldukça değerli. Önümüzdeki dönemde de ihracatçılarımızın küresel pazarlardaki rekabet gücünü artırmak ve yeni iş fırsatları oluşturmak için çalışmalarımıza hız kesmeden devam edeceğiz. Yılın ilk yedi ayında, bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla Avrupa Birliği ülkelerine yüzde 5,2, Afrika ülkelerine yüzde 7,2, Uzak Doğu ülkelerine yüzde 32,8 ve Bağımsız Devletler Topluluğu’na yüzde 1,2 oranlarında ihracat artışı gerçekleştirdik. Özellikle Uzak Doğu ve Afrika pazarlarında yakaladığımız ivme, ihracatçılarımızın farklı coğrafyalardaki fırsatları değerlendirme kapasitesini ortaya koyuyor. Mevcut pazarlarımızdaki konumumuzu güçlendirirken, yeni pazarlara açılma konusunda da ihracatçılarımızı desteklemeyi sürdürüyoruz. Temmuz ayında da ihracatçılarımızın uluslararası pazarlardaki bağlantılarını güçlendirecek önemli çalışmalar gerçekleştirdik. Ticaret Bakanlığı koordinasyonu, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) ve İstanbul İhracatçı Birlikleri (İİB) organizasyonunda mobilya, ev tekstili ve halı sektörlerine yönelik düzenlenen Birleşik Krallık-Londra Ticaret Heyeti ile Türk ihracatçılarını Birleşik Krallık iş dünyasıyla bir araya getirdik. Bu tür ticaret heyetleriyle firmalarımızın yeni iş bağlantıları kurmasına, mevcut ilişkilerini geliştirmesine ve ihracat potansiyellerini artırmasına katkı sağlamayı hedefliyoruz. İhracatçılarımızın yalnızca yeni pazarlara ulaşmasını değil, değişen küresel ticaret koşullarına daha güçlü şekilde hazırlanmasını da önemsiyoruz. Bu doğrultuda temmuz ayında İİB Genel Sekreterliği organizasyonunda; ‘Markanızı Dünyaya Açın: E-İhracat Yol Haritası’, ‘Dijital Okuryazarlık’ ve ‘Kambiyo ve Dış Ticaret Uyum Süreçleri’ başlıklarında genel katılıma açık, çevrim içi ve ücretsiz eğitimler düzenledik. Önümüzdeki dönemde de ihracatçılarımızın ihtiyaçlarına yönelik eğitim, ticaret heyeti ve pazar geliştirme çalışmalarımızı sürdüreceğiz. İstanbul İhracatçı Birlikleri olarak hedefimiz, ihracatçılarımızın küresel pazarlardaki varlığını daha da güçlendirmek ve ülkemizin ihracatına katkımızı artırmak. Mevcut pazarlarımızda derinleşirken yeni pazarlara açılmaya, ihracatçılarımız için yeni fırsatlar yaratmaya ve ihracat bayrağımızı dünyanın dört bir yanında daha güçlü şekilde dalgalandırmaya devam edeceğiz” dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.