Hava Durumu

#Ticaret Hacmi

Kırsal Haber - Ticaret Hacmi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ticaret Hacmi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Türkiye’nin Kuru Meyve İhracatında Lider Almanya Haber

Türkiye’nin Kuru Meyve İhracatında Lider Almanya

Türk kuru meyve sektörü 2 milyar dolar ihracat hedefiyle girdiği 2026/2027 sezonunda ihracat hedeflerine ulaşmak için uluslararası iş birliklerine yeni bir halka ekledi. Türkiye’nin kuru meyve ihracatını domine eden Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği, Türkiye’nin kuru meyve ihracatında lider konumda olan Almanya Federal Tarım, Gıda ve Yurt Bakanı Alois Rainer’e Türk kuru meyve sektörünün potansiyelini aktardı. Ankara’da Almanya Federal Cumhuriyeti’nin Türkiye Büyükelçisi Sibylle Katharina Sorg’un ev sahipliğinde Almanya Federal Tarım, Gıda ve Yurt Bakanı Alois Rainer’in Türkiye ziyareti vesilesiyle düzenlenen resepsiyonda Bakan Rainer’e, ülkemizin kuru meyve ihracatında özel bir yere sahip olan Türk kuru incirini takdim etme imkânı bulduklarını aktaran Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Yusuf Gabay, Almanya Federal Tarım, Gıda ve Yurt Bakanı Alois Rainer’e Almanya ile Türk kuru meyve sektörü arasındaki köklü ticari ilişkilerin önemini ve iş birliğimizin geliştirilmesine verdikleri önemi aktardıklarını dile getirdi. Türkiye’nin 2025 yılında gerçekleştirdiği 1 milyar 742 milyon dolarlık kuru meyve ihracatından Almanya’nın 221 milyon dolar pay aldığını paylaşan Gabay, “Almanya ihracatımızda lider konumda. Toplam ihracatımızdan yüzde 13 pay alıyor. Almanya, Türk kuru meyve sektörü açısından öncelikli pazarlarımızdan ve en değerli ticaret ortaklarımızdan birisi. Tarım sektöründe Türkiye ile Almanya arasında 5 milyar dolarlık karşılıklı ticaret hacmi hedefleniyor. Bu hedefe ulaşmak için Tarım ve Orman Bakanımız İbrahim Yumaklı’yla Almanya Federal Tarım, Gıda ve Yurt Bakanı Alois Rainer “Ortak Niyet Beyanı”na imza attılar. Kuru meyve sektörü olarak bu ticaret hacminden azami pay almayı amaçlıyoruz. Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği olarak, ülkelerimiz arasındaki ticari ilişkilerin kalite, gıda güvenliği, sürdürülebilirlik ve karşılıklı güven temelinde güçlenerek devam etmesi için çalışmalarımızı sürdürüyoruz” ifadelerini kullandı. Kuru meyve sektöründe uluslararası pazarlardaki güçlü konumlarını korumak ve geliştirmek için mevcut ticari bağların derinleştirilmesi için çabalarının devam edeceğinin altını çizen Gabay, diğer yandan da yeni iş birliği imkânlarının oluşturulması yönündeki temaslarına kararlılıkla devam edecekleri mesajını verdi. Ekolojik Tarım Organizasyonu Derneği Başkanı Prof. Dr. Uygun Aksoy ve Ege İhracatçı Birlikleri Şube Müdürü Ece Tırkaz, Almanya Federal Tarım, Gıda ve Yurt Bakanı Alois Rainer’e Türk kuru inciri takdim ettiler.

İklim Krizi Denizyolu Ticaretini Vuracak Haber

İklim Krizi Denizyolu Ticaretini Vuracak

Küresel iklim krizinin tetiklediği aşırı hava olayları ve kıyı taşkınları, dünya ticaretinin belkemiği olan denizyolu taşımacılığını tehdit ediyor. TSKB Ekonomik Araştırmalar tarafından yayınlanan son analize göre, Türkiye’nin denizyolu ile gerçekleştirdiği ihracatta iklim krizine bağlı risk altındaki ticaret hacmi 2050 yılına kadar %29 ila %42 oranında artış gösterebilir. Dünya genelinde deniz taşımacılığı, hacimsel olarak küresel ticaretin %80'inden, değer olarak ise %70'inden fazlasını sırtlanıyor. Son yıllarda Katrina Kasırgası, Çin’deki Sanba Tropik Fırtınası ve Ren Nehri'nde yaşanan kuraklıklar gibi aşırı iklim olayları denizyolu lojistiğinin ne kadar kırılgan olduğunu kanıtladı. Türkiye Sınai Kalkınma Bankası (TSKB) Ekonomik Araştırmalar biriminden Başak Toprakci tarafından kaleme alınan “Mercek Altında: Ekosistem Krizi Türkiye’nin Denizyolu ile Ticaretini Nasıl Etkileyebilir?” başlıklı rapor, küresel ısınma senaryolarına göre Türkiye'nin karşı karşıya olduğu lojistik riskleri gözler önüne seriyor. Türkiye Dış Ticaretinin Yarısından Fazlası Denizyoluna Emanet 2025 yılı verilerine göre Türkiye, dış ticaretinde ağırlıklı olarak denizyolunu tercih ediyor. Ülke ithalatının değer bazında %53,7'si, ihracatının ise %56,3'ü deniz yoluyla gerçekleşiyor. Sektörel bazda incelendiğinde, Türkiye'nin dış ticarette kullandığı 14 ana ürün grubunun 10'unda denizyolu taşımacılığı %50'nin üzerinde bir paya sahip. Mineral ürünlerin %85,6'sı, araç ve ekipmanların %79,9'u ve metallerin %69,1'i denizler üzerinden ihraç ediliyor. Türkiye'nin ihracatında Botaş (%16,2), İstanbul (%15,5) ve Ambarlı (%9,7) limanları ilk sıraları alırken; ithalatta ise Yakacık (%11,7), Nemrut (%11,3) ve Ambarlı (%8,8) öne çıkıyor. 2050 Öngörüsü: Risk Altındaki İhracat Hacmi 617 Milyon Dolara Yükseliyor IMF Port Watch ve Oxford Üniversitesi verilerine dayandırılan analizde, 2050 yılı için 3 farklı karbonsuzlaşma/küresel ısınma senaryosu (RCP 2.6, RCP 4.5 ve RCP 8.5) değerlendirildi. Günümüzde Türkiye'nin denizyolu ihracatında iklim kaynaklı afetlerden etkilenme ihtimali bulunan risk altındaki ticaret hacmi 477 milyon dolar seviyesinde bulunuyor. Mevcut politikalarla uyumlu olan bu senaryoda, 2050 yılına kadar risk altındaki ihracat hacminin %29 artarak 617 milyon dolara yükselmesi öngörülüyor. Fosil yakıtlara dayalı büyümenin devam ettiği en kötü senaryoda ise risk altındaki ihracat hacminin %42 artışla 677 milyon dolara ulaşacağı hesaplanıyor. İthalat tarafında ise şu an 728 milyon dolar olan risk altındaki ticaret hacminin, orta seviye senaryoda %13,9 artarak 829 milyon dolara çıkması ve liman arıza sürelerinin yıllık 2,80 günden 3,23 güne yükselmesi bekleniyor. En Çok Hangi Sektörler Tehlikede? Küresel ısınmanın getirdiği lojistik aksamalar her sektörü aynı oranda etkilemiyor. Raporun sektörlere göre risk analizi şu sonuçları ortaya koyuyor: İhracatta En Riskli Sektörler: İhracat hacmine oranla en büyük iklim riskini metaller sektörü taşıyor. Bunu hazır yiyecek ve içecekler, kimya sanayisi ve hayvansal ürünler takip ediyor. İthalatta En Riskli Sektörler: İthalat hacmine oranla en yüksek risk ahşap ve ahşap ürünleri, sebze ürünleri ile tekstil ve ayakkabı sektörlerinde öngörülüyor. Risk Artış Şampiyonu: Hem ithalatta hem de ihracatta risk payı en fazla artış gösterecek sektör hazır yiyecekler ve içecekler olarak belirlendi. Türkiye Limanlarında En Büyük Tehdit: Kıyı Taşkınları Liman altyapıları incelendiğinde Türkiye limanları için her iklim senaryosunda istikrarlı bir şekilde yükselen en kritik risk faktörünün kıyı taşkınları olduğu görülüyor. Orta seviye karbonsuzlaşma senaryosuna göre, kıyı taşkınları kaynaklı fiziksel hasarın Türkiye genelinde mevcut duruma kıyasla yaklaşık 6 kat artacağı tahmin ediliyor. İzmir Limanı: Kıyı taşkını kaynaklı hasar artışında başı çekiyor. İzmir Limanı'nda 2050'ye kadar fiziksel hasarın 10,6 kat (yaklaşık 11 kat) artması bekleniyor. Diğer Hassas Limanlar: İzmir'i 5,9 kat artışla Botaş, 5,4 kat artışla Delta Terminali, 5,3 kat artışla Toros Gübre ve 5,0 kat artışla Güllük limanları izliyor. Asıl Tehlike Ticaret Yapılan Dış Limanlarda! Rapordaki en dikkat çekici detaylardan biri de risğin kaynağı. Türkiye'nin kendi limanlarında deprem ve nehir taşkını gibi diğer faktörler düşüldüğünde toplam fiziksel risk artışı sınırlı kalsa da, ticaret yapılan dış limanlardaki riskler çok daha yüksek seviyelerde seyrediyor. Türkiye'nin ihracat yaptığı varış limanlarında fiziksel hasarın %76,4, ithalat yaptığı çıkış limanlarında %80,5 ve aktarma limanlarında (Pire, Singapur, Algeciras vb.) %82,3 oranında artması öngörülüyor. Bu durum, Türkiye'nin kendi liman altyapısını korusa dahi, küresel tedarik zincirindeki kopmalar nedeniyle dış ticarette aksamalar yaşayabileceğini gösteriyor. Ticaret Rotaları Yeniden Çizilecek Raporun sonuç bölümünde, ekosistem krizinin getirdiği asimetrik risklerin gelecekte küresel ticaret haritalarını ve lojistik hatlarını yeniden şekillendireceği vurgulanıyor. Türkiye'nin sadece kendi limanlarını iklim krizine karşı dayanıklı hale getirmesinin yeterli olmayacağı; ticaret bağlantısı kurduğu ülkelerdeki ve aktarma limanlarındaki fiziksel riskleri de stratejik planlamalarına dâhil etmesi gerektiği ifade ediliyor. Kaynak: Türkiye Sınai Kalkınma Bankası (TSKB) Ekonomik Araştırmalar Kaynak: Başak Toprakcı Kaynak: https://www.tskb.com.tr/uploads/file/mercek-altinda-ekosistem-krizi-denizyolu-ticareti.pdf

Türk Fındığı Şam Uluslararası Fuarı’nda Sahne Aldı Haber

Türk Fındığı Şam Uluslararası Fuarı’nda Sahne Aldı

Türk fındığının küresel pazarlardaki payını artırmaya yönelik çalışmalar aralıksız sürüyor. Karadeniz Fındık ve Mamulleri İhracatçıları Birliği ile İstanbul Fındık ve Mamulleri İhracatçıları Birliği, 26 Ağustos – 4 Eylül 2026 tarihleri arasında Suriye'nin başkenti Şam’da düzenlenen 63. Şam Uluslararası Fuarı’na katılarak Türk fındığını tanıttı. Müşterek açılan stantta hem ticari iş birlikleri için adımlar atıldı hem de ziyaretçilere Türk fındığının lezzeti sunuldu. Üst Düzey Katılımla Görkemli Açılış Fuarın açılışı, T.C. Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat ve Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara tarafından gerçekleştirildi. Türkiye ile Suriye’den çok sayıda iş insanının bir araya geldiği organizasyonda, ihracatçılarımız tarafından Suriye pazarına yönelik fındık ihracatı potansiyeli, fındığın sanayi ve gıda sektörlerindeki kullanım alanları hakkında detaylı sunumlar yapıldı. Standı ziyaret eden misafirlere taze kavrulmuş Türk fındığı ve fındıktan üretilen çeşitli mamuller ikram edildi. Farklı Sektörler Şam'da Bir Araya Geldi İnşaat, gıda, kimya, teknoloji, enerji ve endüstri gibi birçok kritik sektörden dev firmaların yer aldığı fuarda Türkiye, toplam 33 stant ile güçlü bir temsil sağladı. Dünyanın dört bir yanından gelen şirketleri, yatırımcıları ve karar vericileri buluşturan 63. Şam Uluslararası Fuarı, yerel ve uluslararası işletmeler arasında stratejik ortaklıkların kurulmasına zemin hazırladı. Hedef: 10 Milyar Dolarlık Ticaret Hacmi Fuarın açılış töreninde konuşan Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat, iki ülke arasındaki ticari ilişkilere dikkat çekti. Bolat, 2025 yılı verilerine göre Türkiye ile Suriye arasındaki dış ticaret hacminin yaklaşık 3,7 milyar dolar seviyesinde gerçekleştiğini belirterek, önümüzdeki süreçte bu rakamı 10 milyar dolar seviyesine çıkarmayı hedeflediklerini vurguladı. Fındık ihracatçılarının açtığı stant, bu büyük ticari hedefe ulaşma yolunda gıda sektörünün en dikkat çeken adımlarından biri oldu.

Antalya Ticaret Borsası'nda Gündem: Tarım, İhracat ve Ekonomi Haber

Antalya Ticaret Borsası'nda Gündem: Tarım, İhracat ve Ekonomi

Antalya Ticaret Borsası (ATB) Ağustos Ayı Meclis Toplantısı, Meclis Başkanı Erdoğan Ekinci başkanlığında gerçekleştirildi. Toplantıda Antalya’nın tarımı, ekonomisi, finansman sorunları, ihracatı, orman yangınları, su kaynakları ve tarımsal üretime ilişkin önemli değerlendirmelerde bulunuldu. ATB Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, toplantıda yaptığı konuşmada Antalya ekonomisine ilişkin güncel verileri paylaşırken, kent ve ülke gündemindeki gelişmeleri de değerlendirdi. Orman Yangınları Antalya İçin Büyük Risk Alanya, Gazipaşa, Kaş ve Kumluca başta olmak üzere orman yangınlarından etkilenen vatandaşlara geçmiş olsun dileklerini ileten Ali Çandır, yangınların yalnızca ormanları değil; su kaynaklarını, tarım alanlarını, kırsal ekonomiyi ve yaşam alanlarını da tehdit ettiğini söyledi. Çandır, ormanların korunması, yangın riskinin azaltılması ve zarar gören alanların yeniden kazanılmasının ortak sorumluluk olduğunu vurguladı. Antalya’da Karşılıksız Çekler Yüzde 85 Arttı Antalya ekonomisine ilişkin Temmuz ayı verilerini değerlendiren Çandır, yılın ilk yedi ayında ibrazında ödenen çek tutarının Antalya’da yüzde 25 arttığını belirtti. Aynı dönemde karşılıksız çek tutarının Antalya’da yüzde 85 yükseldiğini ifade eden Çandır, Temmuz ayında ise karşılıksız çek tutarındaki yıllık artışın yüzde 99’a ulaştığını söyledi. Çandır, ticaret hacmi büyürken ödeme ve tahsilat sorununun daha hızlı büyüdüğüne dikkat çekti. Antalya’da Kredi Kullanımı Artıyor Haziran ayı verilerine göre Antalya’da toplam nakdi kredilerin yüzde 42 arttığını belirten Çandır, takipteki alacakların ise yüzde 89 yükseldiğini açıkladı. Antalya’da kredi kullanımının ticaret ve inşaatta yüzde 38, tarımda yüzde 34, turizmde ise yüzde 30 arttığını belirten Çandır, kredi büyümesine karşın işletmelerin ödeme gücünün aynı hızda artmadığını söyledi. Çandır, işletmelerin üretim ve ticareti destekleyecek uygun maliyetli, uzun vadeli ve erişilebilir finansmana ihtiyaç duyduğunu vurguladı. OVP’de Tarım Stratejik Sektör Olmalı Eylül ayında açıklanması beklenen yeni Orta Vadeli Program’a ilişkin beklentilerini paylaşan Çandır, tarımın stratejik sektör olarak ele alınması gerektiğini söyledi. Üreticinin yüksek gübre, enerji, akaryakıt ve işçilik maliyetleriyle karşı karşıya olduğunu belirten Çandır, desteklerin maliyetlerle uyumlu ve öngörülebilir olması gerektiğini ifade etti. Çandır ayrıca üretim ve ihracatın rekabet gücünü koruyacak finansman, kur ve kredi politikalarının önemine dikkat çekti. Antalya İhracatı Yüzde 14,2 Arttı 2026 yılının ilk yedi ayında Antalya ihracatının yüzde 14,2 artarak 1,38 milyar dolara ulaştığını belirten Çandır, Türkiye ihracatının aynı dönemde yüzde 4,2 büyüdüğünü söyledi. Antalya ihracatında tarımın payının yüzde 59 olduğunu kaydeden Çandır, tarım ve gıda ihracatının 817 milyon dolara ulaştığını açıkladı. Yaş meyve ve sebze ihracatı yüzde 24 artışla 497 milyon dolara, süs bitkileri ihracatı ise yüzde 2 artışla 43,6 milyon dolara ulaştı. Karadeniz’deki Güvenlik Riski Antalya İhracatını da Etkiliyor Rusya-Ukrayna Savaşı kapsamında Karadeniz’de limanlara ve ticari gemilere yönelik saldırıların dış ticaret açısından risk oluşturduğunu belirten Çandır, Rusya’ya yaş meyve ve sebze ihracatında Samsun-Karadeniz hattının önemli bir güzergâh olduğunu söyledi. Çandır, Karadeniz’de seyrüsefer güvenliğinin Antalya ihracatının sürdürülebilirliği açısından kritik olduğunu vurguladı. Konkordato Süreci İçin Yeni Düzenleme Çağrısı Antalya Halinde bazı firmaların konkordato ilan etmesinin sektörde endişe yarattığını belirten Çandır, ancak birkaç işletmenin yaşadığı finansal sorunun sektörün tamamının riskli olduğu anlamına gelmediğini söyledi. Konkordato sisteminin finansal sıkıntı yaşayan işletmeye nefes aldırırken üreticiyi ve ticari zinciri mağdur etmeyecek şekilde yeniden ele alınması gerektiğini belirten Çandır, bankaların da firmaları sektör bazında değil, kendi mali yapı ve ödeme performanslarına göre değerlendirmesi gerektiğini ifade etti. Üreticinin Desteklenmesi Gıda Arzı İçin Kritik Antalya’da hububat hasat sezonunun tamamlandığını belirten Çandır, Türkiye genelinde de hasadın önemli bölümünün geride kaldığını söyledi. Antalya’da verimin bölgelere göre farklılık gösterdiğini belirten Çandır, yüksek girdi maliyetlerinin üreticilerin gelecek sezon ekim kararlarını etkilediğine dikkat çekti. Çandır, üreticinin üretimden kopmaması için doğrudan, hedefli ve öngörülebilir desteklerin hayata geçirilmesi gerektiğini vurguladı. Manavgat Altın Susamı İçin Koruma Talebi Susam üretimindeki gelişmeleri değerlendiren Çandır, ithal susamın fiyat avantajı ve ürün benzerliğinin coğrafi işaretli Manavgat Altın Susamı açısından rekabet riski oluşturduğunu söyledi. Çandır, coğrafi işaret tescilinin tek başına yeterli olmadığını belirterek yerli üreticinin korunması, ürünün markalaşması ve haksız rekabetin önlenmesi gerektiğini ifade etti. Antalya’nın Geleceğinde Su Stratejik Öneme Sahip ATB’nin 2026 yılı faaliyet programında “Su”yu ana tema olarak belirlediğini hatırlatan Çandır, suyun tarım, turizm, sanayi ve kent ekonomisinin geleceği açısından stratejik öneme sahip olduğunu söyledi. 15-16 Eylül tarihlerinde “Antalya Su Diyaloğu: COP31’e Giden Yol” toplantılarının, 23 Eylül’de ise Antalya Su Zirvesi’nin gerçekleştirileceğini belirten Çandır, Antalya’nın su ve iklim politikalarına yönelik ortak bir eylem çerçevesi oluşturmayı hedeflediklerini açıkladı. ATB Organ Seçimleri Ekim Ayında Yapılacak Çandır, 5174 sayılı Kanun kapsamında oda ve borsa organ seçimlerinin Ekim-Kasım aylarında yapılması gerektiğini belirterek, Antalya Ticaret Borsası organ seçimlerinin Ekim ayında gerçekleştirilmesi amacıyla ilgili seçim kuruluna başvuru yapılacağını açıkladı. Toplantının sonunda Meclis üyeleri de faaliyet gösterdikleri sektörlere ilişkin değerlendirme ve görüşlerini paylaştı.

İzmirli İş Dünyasına Orta Asya Kapısı Açıldı Haber

İzmirli İş Dünyasına Orta Asya Kapısı Açıldı

İzmir Ticaret Odası (İZTO), üyelerini küresel pazarlara açma stratejisi kapsamında rotayı Orta Asya’nın parlayan yıldızı Kırgızistan’a çevirdi. Düzenlenen “Kırgız Cumhuriyeti İş Fırsatları Toplantısı”, iki ülke arasındaki ekonomik ilişkileri "Kapsamlı Stratejik Ortaklık" seviyesine taşıyacak yeni iş birliklerine sahne oldu. Ticaret Hacmi Rekor Kırdı: Hedef Daha Büyük Toplantının açılışında konuşan Kırgız Cumhuriyeti İstanbul Başkonsolosu Chyngyz Toktobekov, Türkiye ile Kırgızistan arasındaki ticaret hacminin geçtiğimiz yıl itibarıyla 2 milyar dolara yaklaştığını müjdeledi. İzmir’in ticaret ve ihracat kapasitesinin Kırgızistan için kritik önemde olduğunu belirten Toktobekov, Türk yatırımcılara her türlü desteği vermeye hazır olduklarını vurguladı. Mahmut Erkoç: "İzmirli Firmalar Tarım ve Enerjide Fark Yaratabilir" İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Sayman Üyesi Mahmut Erkoç, Bişkek ve İzmir’in kardeş şehir olduğunu hatırlatarak, mevcut iş birliği anlaşmalarının somut projelere dönüşmesi gerektiğini ifade etti. Erkoç, İzmirli firmalar için öne çıkan sektörleri şöyle sıraladı: Enerji Sektörü: Özel teşvikler ve vergi muafiyetleri ile yatırım imkanları. Tarım ve Seracılık: İzmir’in modern tarım tecrübesinin Kırgızistan’a aktarılması. Sanayi ve Teknoloji: Kapsamlı stratejik ortaklık kapsamında çeşitlendirilecek ticari kalemler. Kırgızistan’dan Yatırımcılara Vergi Muafiyeti ve Teşvik Müjdesi Toplantı kapsamında gerçekleştirilen sunumlarda, Kırgız Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığına Bağlı Yatırım Ajansı ve Ticaret Odası temsilcileri, Türk iş insanlarına sunulan özel avantajları detaylandırdı. Özellikle enerji projelerindeki teşvik mekanizmaları ve sanayi bölgelerindeki vergi muafiyetleri, İzmirli yatırımcıların en çok ilgi gösterdiği başlıklar arasında yer aldı. Kardeş Şehirler, Güçlü Yarınlar İzmir ile Bişkek arasındaki güçlü bağların ticaret protokolleriyle desteklendiği toplantıda; Kırgızistan Sanayi Bakanlığı, Bişkek Belediyesi ve Ticaret Odaları arasındaki imzalanmış anlaşmaların, iş dünyası için güvenli bir liman oluşturduğu kaydedildi. Soru-Cevap Bölümüyle İş Birliği Detaylandırıldı Yoğun katılımla gerçekleşen etkinliğin sonunda İzmirli iş insanları; lojistik süreçler, gümrük düzenlemeleri ve Kırgızistan pazarındaki yerel ortaklık fırsatları hakkında Kırgız heyetine sorularını yöneltti. Toplantı, iki ülke arasındaki dostluk bağlarının ticari birer başarı hikayesine dönüşmesi temennisiyle sona erdi.

Isparta Elması İçin Tarihi Adım Haber

Isparta Elması İçin Tarihi Adım

Isparta Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Hüdai Şahin, Yalvaç Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Yalçın Kurucu ile birlikte Mısır’da düzenlenen üst düzey iş forumlarına katılarak bölge ekonomisi için kritik temaslarda bulundu. Başkan Şahin, 2,5 yıldır sürdürülen diplomatik mücadelenin meyvesini verdiğini belirterek, Isparta elmasının Mısır pazarındaki engellerinin kalkmak üzere olduğunun müjdesini verdi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Dünya Odalar Federasyonu ve TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu önderliğinde 1-4 Şubat tarihlerinde Kahire’de düzenlenen Türkiye-Mısır İş Forumu ile Türkiye-Mısır Odalar ve Borsalar İş Birliği Forumu’na Isparta Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Hüdai Şahin ve YALTSO Başkanı Yalçın Kurucu ile birlikte katılım sağladı. Program ile alakalı açıklamalarda bulunan Şahin, elmanın iki ülke arasındaki tarımsal ticarette birinci sıraya yerleştiğini duyurdu. Isparta ve Fayum Arasında Ticaret Köprüsü Forum kapsamında Isparta Ticaret Borsası ile Mısır’ın Fayum Ticaret Odası arasında stratejik bir iş birliği protokolü imzalandı. Başkan Şahin, bu protokolün önemini şu sözlerle vurguladı: "İki oda arasında karşılıklı ticaretin ve ürün gamının geliştirilmesini hedefliyoruz. Bu iş birliği, Isparta’mızın ürünlerinin Mısır pazarında daha güçlü yer alması adına atılmış sevindirici bir adımdır." 2,5 Yıllık Mücadelede Mutlu Son: "Elma Birinci Sırada" Isparta elmasının ihracat menzilini genişletmek için uzun süredir verilen mücadelenin sonuçlandığını belirten Şahin, Mısır Ticaret Odaları Başkanı ve Genel Sekreteri ile yaptığı görüşmelerden zaferle ayrıldıklarını ifade etti. Şahin, "En büyük mutluluğumuz; şu anda Isparta elmamızın, Mısır ile tarımsal ticaretin geliştirilmesi listesinde birinci sırada yer almasıdır. Her iki taraf da bu önceliği kabul etti," dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Stratejik Destek: "Noktayı Koyacak Cümle Geldi" Başkan Şahin, Mısır seyahati öncesi en büyük beklentilerinin en üst makamdan gelecek bir açıklama olduğunu belirterek, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ifadelerinin kendileri için bir "final" niteliği taşıdığını söyledi. Şahin, süreci şu sözlerle özetledi: "Sayın Cumhurbaşkanımız forumda; 'İki ülke arasındaki serbest ticaret anlaşmalarında tarımsal ürünlerin güncellenmesi gerekmektedir' cümlesini kullandı. Bu tam olarak bizim gitmeden önce beklediğimiz, 'Cumhurbaşkanımız noktayı koyacak' dediğimiz cümlenin karşılığıydı. Bu ifade, verdiğimiz emeklerin artık resmiyette de sonuca ulaştığının en büyük göstergesidir." Görüşmelerin teknik detaylarına da değinen Şahin, elma üreticisini heyecanlandıracak şu gelişmeleri paylaştı: Ticaret Hacminde Büyük Artış: "Mısır ve Türkiye arasındaki ticaret hacmi hedefi 8 milyar dolardan 15 milyar dolara güncellendi. Bu devasa artış, elma ihracatımız için çok geniş bir kapı açıyor." Mısır’dan Beklenen Müjde: "Mısır Serbest Ticaret Anlaşmaları Komisyon Başkan Yardımcısı Dr. Alaa Ezz ile yaptığımız özel görüşmede kendisi bana; 'Elmayla ilgili son noktaya geldik. Bundan sonraki süreçte işiniz çözülecek, müjdeyi verebilirsiniz' diyerek beklediğimiz o kesin cevabı verdi." Sadece Elma Değil; Kiraz ve Konsantre de Gündemde Görüşmelerin sadece taze elma ile sınırlı kalmadığını belirten Başkan Hüdai Şahin, kiraz ve elma konsantresi ihracatı konusunda da olumlu geri dönüşler aldıklarını ekledi. Önümüzdeki süreçte karşılıklı heyet ziyaretlerinin hızlanması ve Serbest Ticaret Anlaşması heyetlerinin toplanmasıyla birlikte Isparta elmasının Mısır yolculuğunun resmen başlaması bekleniyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.