Hava Durumu

#Ticaret Odası

Kırsal Haber - Ticaret Odası haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ticaret Odası haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Kuzey Ege Zeytinyağında Ortak Akıl Buluşması Haber

Kuzey Ege Zeytinyağında Ortak Akıl Buluşması

AGROAYVALIK 2026 Kuzey Ege Tarım ve Hayvancılık Fuarı kapsamında düzenlenen Zeytin Üretim Zirvesi, Kuzey Ege’nin zeytin ve zeytinyağı sektörünü aynı masa etrafında buluşturdu. Tarım Gazetecileri ve Yazarları Derneği (TAGYAD) Başkanı İsmail Uğural koordinasyonunda gerçekleştirilen zirvede, bölgenin ticaret odası başkanları zeytinyağında küresel marka olmanın yol haritasını çizdi. “Kuzey Ege Zeytinyağında Küresel Marka Yolculuğu: Coğrafi İşaret Yönetimi ve Lisanslı Depoculuk” başlıklı oturumun moderatörlüğünü Dr. Hakkı Çetin yaptı. Oturuma, Ayvalık Ticaret Odası Başkanı Ali Uçar, Edremit Ticaret Odası Başkanı Ahmet Çetin ve Burhaniye Ticaret Odası Başkanı Hasan Varol konuşmacı olarak katıldı. Başkanlar, coğrafi işaretin korunmasından lisanslı depoculuğa, ürün kimliğinden uluslararası pazarlamaya kadar birçok stratejik konuda dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. “Coğrafi işaret yalnızca bir logo değil, güven sistemi” Oturumda ilk sözü alan Ayvalık Ticaret Odası Başkanı Ali Uçar, Türkiye’de coğrafi işaretli ürünlerin gerçek değerine henüz ulaşamadığını söyledi. Avrupa’da coğrafi işaretli ürünlerin standart ürünlerin iki katı fiyatına satıldığını hatırlatan Uçar, Türkiye’de ise sistemin daha çok başlangıç aşamasında olduğunu ifade etti. Ayvalık zeytinyağının önemli bir marka gücüne sahip olduğunu ancak aynı zamanda en fazla taklit edilen ürünlerden biri haline geldiğini belirten Başkan Uçar, özellikle sosyal medya ve e-ticaret platformlarında denetimsiz satışların ciddi bir sorun oluşturduğunu söyledi. Uçar, “Tüketici çoğu zaman ürünün gerçekten coğrafi işaret kriterlerini taşıyıp taşımadığını bilmiyor. Coğrafi işaret yalnızca bir logo değildir. O ürünün üretiminden ambalajına kadar belirli standartlarla üretildiğinin garantisidir” dedi. Coğrafi işaretli ürünlerde denetim, tanıtım ve izlenebilirlik sisteminin büyük önem taşıdığını vurgulayan Uçar, üreticiye katma değer sağlamayan bir coğrafi işaret modelinin sürdürülebilir olmayacağını söyledi. “Üretici coğrafi işareti neden kullanmak istesin? Ona ekonomik bir avantaj sağlaması lazım. Bunun için de ürün kimliği oluşturulmalı, izlenebilirlik sistemi kurulmalı ve kalite belgelenmeli” diye konuştu. “Premium marka yaratmadan dünya raflarına giremeyiz” Ali Uçar, dünya pazarında güçlü olabilmek için yalnızca kaliteli üretimin yeterli olmadığını belirterek ürün hikâyesinin de oluşturulması gerektiğini söyledi. Toskana örneğini veren Uçar, “Orada ürünün hangi bahçeden toplandığı, hangi üreticiden çıktığı, hangi kimyasal değerlere sahip olduğu tüketiciye anlatılıyor. Bizim de premium marka oluşturabilmemiz için bunu yapmamız gerekiyor” dedi. Ayvalık’ta şu anda çok sayıda markanın aynı anda coğrafi işareti kullandığını belirten Uçar, bunun tarihi bir gelişme olduğunu söyledi. Uçar, “Ayvalık Ticaret Odası çatısı altında kümelenme modeli oluşturmak istiyoruz. Kendi içimizde birlikteliği sağladığımızda Kuzey Ege markasını çok daha güçlü hale getirebiliriz” ifadelerini kullandı. “Lisanslı depoculuk zeytinyağının bankacılık sistemi olacak” Edremit Ticaret Odası Başkanı Ahmet Çetin ise lisanslı depoculuk sisteminin Türkiye’de tarım ticaretini değiştirecek çok önemli bir adım olduğunu söyledi. Dünyada zeytinyağı depolama sistemlerinin büyük ölçüde kooperatifler tarafından yürütüldüğünü anlatan Çetin, İspanya’daki örnekleri paylaşarak Türkiye’de ilk kez böyle bir yapının kurulmaya çalışıldığını belirtti. Çetin, lisanslı depoculuğu “zeytinyağının bankacılık sistemi” olarak tanımlayarak şunları söyledi: “Üretici yağını lisanslı depoya koyacak. Ürün analizlerden geçecek. Ardından elektronik ürün senedi oluşturulacak. Üretici isterse ürününü borsada satabilecek, isterse bekletecek, isterse bankaya gidip uygun faizli kredi kullanabilecek. Bu sistem tamamen üreticinin lehine çalışacak.” Bugün zeytinyağı piyasasında sağlıklı bir fiyat mekanizmasının oluşmadığını ifade eden Çetin, lisanslı depoculuk sayesinde ürünün gerçek değerinin ortaya çıkacağını söyledi. “Artık herkes bir kurumun fiyat açıklamasını beklemeyecek. Piyasa kendi değerini oluşturacak. Üretici de ihracatçı da neyle karşı karşıya olduğunu görecek” dedi. Bergama’dan Çanakkale’ye uzanan ortak proje Lisanslı depoculuk projesinin yalnızca Körfez’i değil, geniş bir bölgeyi kapsadığını ifade eden Çetin, projeye Balıkesir Valiliği ve Güney Marmara Kalkınma Ajansı başta olmak üzere çok sayıda kurumun destek verdiğini söyledi. Ayvalık Ticaret Odası, Edremit Ticaret Odası ve Burhaniye Ticaret Odası öncülüğünde yürütülen çalışmanın zaman içerisinde Bergama’dan Çanakkale’ye kadar genişleyen bir yapıya dönüştüğünü ifade eden Çetin, şirketin kurulduğunu ve ruhsat aşamasına gelindiğini açıkladı. Çetin, “Bu proje yalnızca depolama değil, aynı zamanda ürün envanteri oluşturacak. Türkiye’de şu an ne kadar yağın nerede olduğunu tam olarak bilmiyoruz. Lisanslı depoculuk sistemiyle bu veri de ortaya çıkacak” dedi. “Kuzey Ege markasını birlikte büyüteceğiz” Burhaniye Ticaret Odası Başkanı Hasan Varol ise Kuzey Ege’nin zeytinyağında ortak bir kültüre sahip olduğunu vurgulayarak, geçmişte coğrafi işaret süreçlerinin ayrı ilerlediğini ancak bugün güçlü bir birlikteliğin oluştuğunu söyledi. Varol, “Ayvalık, Burhaniye, Edremit, Havran ve Gömeç arasında ürün kalitesi açısından büyük fark yok. Biz bugün Kuzey Ege markasını birlikte büyütmeye çalışıyoruz. Geçmişte tek bir coğrafi işaret çatısı altında birleşilebilseydi bugün çok daha güçlü bir noktada olabilirdik” diye konuştu. “Dünya artık belgeli ve izlenebilir ürün istiyor” Hasan Varol, Burhaniye Ticaret Odası bünyesinde kurulan akredite laboratuvar sayesinde dünya standartlarında analiz yapılabildiğini belirtti. Coğrafi işaretin ancak güçlü denetim sistemiyle korunabileceğini söyleyen Varol, ürün kalitesinin depolama aşamasında da korunmasının büyük önem taşıdığını ifade etti. “Bizim ürünümüz çok değerli ama aynı zamanda çok hassas. Yanlış depolandığında bütün kalite kaybolabiliyor. Lisanslı depoda ise ürün sigortalı, analizli ve kontrollü olacak. Dünya artık belgeli ve izlenebilir ürün istiyor. Biz de bu sisteme geçmek zorundayız” diyen Varol, lisanslı depoculuk sisteminin ihracatta da büyük avantaj sağlayacağını dile getirdi. “Dünyada örneği olmayan bir modeli kuruyoruz” Kurulacak lisanslı zeytinyağı deposunun bir ilk olacağını ifade eden Varol, projenin başlangıçta zorluklar yaşayabileceğini ancak uzun vadede sektöre yön vereceğini söyledi. Varol, “Örnek bir lisanslı zeytinyağı depoculuğu yok. Biz ilkini yapmaya çalışıyoruz. Belki ilk yıllarda zorluk yaşayacağız ama bu model Türkiye’ye örnek olacak. Sonrasında farklı bölgelerde de benzer sistemler kurulacak” dedi. Zirvede yapılan değerlendirmelerde, coğrafi işaretin yalnızca bir tescil belgesi olmadığı, aynı zamanda kaliteyi, güveni ve bölgesel kalkınmayı temsil ettiği vurgulanırken, Kuzey Ege’nin ortak hareket ederek dünya zeytinyağı pazarında çok daha güçlü bir konuma ulaşabileceği mesajı verildi.

Balıkesir GastroFest’e Miting Gibi Açılış Haber

Balıkesir GastroFest’e Miting Gibi Açılış

Balıkesir Büyükşehir Belediyesi’nin bu yıl ilkini gerçekleştirdiği Uluslararası Balıkesir GastroFest vatandaşların yoğun ilgi gösterdiği adeta mitingi andıran bir açılışla başladı. Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş ve tüm CHP’li büyükşehir belediye başkanlarıyla birlikte açılış kurdelesini kesen Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, “Balıkesir’imizin; tarihiyle, doğasıyla, tarımıyla olduğu kadar mutfağıyla da eşsiz bir şehir” dedi. Balıkesir’in kadim mutfak kültürünü geleceğe taşırken kentin köklü geçmişiyle harmanlanan birbirinden değerli gastronomi mirasını gözler önüne seren 1. Uluslararası Balıkesir Gastronomi Festivali Avlu’da görkemli bir açılışla kapılarını ziyaretçilere açtı. Avlu Yaşam Merkezi’ni tıklık tıklım dolduran vatandaşlar festivali miting alanına çevirdi. Bereketli toprakları, eşsiz lezzetleri ve doğasıyla öne çıkan kentin mutfağını dünyaya tanıtmak için bu yıl ilk defa Uluslararası Balıkesir Gastrofest’i hayata geçiren Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, festival açılışını da tüm CHP’li büyükşehir belediye başkanları ile birlikte gerçekleştirdi. Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından Festival Moderatörü Akademisyen Şef Dr. Esat Özata sunumunu gerçekleştirdi. Balıkesir sofrasına ait ürünleri sergileyen ve unutulmaz lezzetleri tanıtan Şef Levent Kaynak Balıkesir’in coğrafi işaretli lezzetlerini tanıttı. AVLU MİTİNG ALANINI ARATMADI Bu yıl ilk kez düzenlenen 1. Uluslararası GastroFest’te vatandaşlardan rekor katılım oldu. Avlu Yaşam Merkezi’nde on binleri aşkın katılımın olduğu festivalin ilk gününde Avlu adeta miting alanını andırdı. 8-9-10 Mayıs tarihlerinde lezzet tutkunlarını ağırlayacak olan festivalde; bir yandan yerel üreticiler, küresel şeflerle buluşturulurken diğer yandan da coğrafi işaretli ürünlerin markalaştırılması ve “Atıksız Mutfak Hareketi” ile sürdürülebilir bir gastronomi vizyonu oluşturulması hedefleniyor. Aralarında; Danilo Zanna, Sahrap Soysal, Esat Özata, Eren Kaşıkçı (Kızılsakal), Esra Tokelli, Maria Ekmekçioğlu gibi birbirinden değerli sektör profesyonelinin festivali boyunca gerçekleştireceği söyleşiler ve gastro şovlarla renklenen festivalin ilk gününde lezzet dolu etkinlikler vatandaşlardan tam not aldı. BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLARINDAN AHMET AKIN’A TAM DESTEK Ayrıca bu görkemli festivale, Türkiye’nin farklı şehirlerinden gelen Büyükşehir Belediye Başkanları da katılarak Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın’ın yanında yer aldılar. Festivali oldukça beğenen başkanlar, stantları ilgiyle inceledi ve Balıkesir’in eşsiz lezzetlerini tek tek deneyimledi. Balıkesir’in marka değerine büyük katkı sunan festivali oldukça başarılı bulan başkanlar, Başkan Ahmet Akın’ı tebrik etti. “BALIKESİR OLARAK BU DAYANIŞMANIN GÜÇLÜ BİR PARÇASI OLMAKTAN GURUR DUYUYORUZ” Gastronominin bir festivalin ötesinde Balıkesir’in kalkınma hikâyesinin en güçlü taşıyıcılarından biri olduğunu söyleyerek festivalin açılış konuşmasını gerçekleştiren Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, “Biz 20 ilçe belediye başkanlarımız ile birlikte tam bir kardeşlik anlayışı içerisindeyiz. 20 belediye başkanımızla birlikte biz kardeşiz ve Balıkesir için çalışıyoruz. Onlara da huzurlarınızda çok teşekkür ediyorum. Sayın Valimize de her zaman verdiği destekler için çok teşekkür ediyorum. Ticaret Odası Başkanımız, Ticaret Borsamız, tüm kurumlar hepimiz birlik içinde çalışıyoruz. Bugün buraya katılan herkese çok teşekkür ediyorum ama en büyük teşekkürüm Balıkesir aileme. Bu saatten sonra artık gastronominin merkezi olarak Balıkesir’e herkesi davet ediyoruz. Balıkesir’de üreticiden tüketiciye kooperatiflerimize kadar girişimcilik ruhunu artıran her türlü çalışmayı iki senedir var gücümüzle gerçekleştiriyoruz. Balıkesir Kuvayımilliye’nin başşehri. Burası milli birliğin, beraberliğin tam da merkezi. Onun için bizde ayrımcılık olmaz kucaklaşma olur. “BALIKESİR MUTFAĞIYLA DA EŞSİZ BİR ŞEHİR” Kazdağlarının bereketli rüzgârıyla hayat bulan Balıkesir’de yükselen birlik ve beraberlik ruhunun paylaşmanın, üretmenin ve birlikte büyümenin en güzel örneklerinden biri olduğunu vurgulayan Başkan Akın, “Balıkesir’imizin; tarihiyle, doğasıyla, tarımıyla olduğu kadar mutfağıyla da eşsiz bir şehir olduğunu bütün Türkiye’ye bütün dünyaya göstermek istiyoruz. Kaz Dağları’nın oksijeniyle yetişen mahsullerden Marmara denizinden gelen bereketine, zeytininden peynirine, şifalı bitkilerinden höşmerimine kadar her ilçemizin ayrı bir lezzeti, ayrı bir hafızası olduğunu biliyoruz.” şeklinde konuştu. “ŞEHRİMİZİ EN GÜÇLÜ GASTRONOMİ ROTALARINDAN BİR HALİNE GETİRECEĞİZ” Balıkesir’i Türkiye’nin en güçlü gastronomi rotalarından biri haline getirmeyi hedeflediklerini söyleyen Başkan Akın, “Biz, Balıkesir’i fuarlar ve festivaller şehri yapacağız demiştik. Bununla ilgili önemli çalışmalar yapıyoruz. En son Kitap Fuarımızı hayata geçirdik. Yine burada Gastronomi Festivalimizi yapıyoruz. Gastronomi, Balıkesir için yalnızca sofraya gelen lezzetlerin toplamı anlamına gelmiyor. Gastronomi, tarladaki üreticiden mandıradaki emeğe, zeytinlikten pazara, kooperatiften restorana, köyden turizm rotasına uzanan büyük bir değer zinciridir. Biz bu zincirin her halkasını güçlendirmek için hep birlikte üreticisiyle, satıcısıyla odalarımızla, kurumlarımızla tam bir istişare içinde çalışıyoruz. Yerel ürünlerimizi markalaştırmak için çalışıyoruz.” diyerek Balıkesir’in adının daha geniş coğrafyalarda duyulacağını sözlerine ekledi. “TÜM HEMŞEHRİLERİMİ BU LEZZET ŞÖLENİNE DAVET EDİYORUM” Festivalde yerel üreticilerin sektör profesyonelleriyle buluşacağını ifade eden Akın, “Aynı zamanda “Atıksız Mutfak Hareketi” ile sürdürülebilir ve doğaya saygılı bir gastronomi anlayışını ortaya koyuyoruz. Bütün Balıkesirli hemşehrilerimi bu lezzet şölenine davet ediyorum. Burada yeni bir gastronomi felsefesi, yeni bir anlayış ortaya koyup Balıkesir’imizin o güzel coğrafyası ve lezzetlerini hep beraber, herkese tanıtacağız. Burada workshoplar, gastro şovlar, alternatif sahnelerle kentimizi tam bir gastronomi haline çevireceğiz. Ama bu festivalin asıl yıldızı kim biliyor musunuz? Balıkesir’in üreticisi. Balıkesir’in çiftçisi. Balıkesir’in kadın emeği. Balıkesir’in bereketli toprağı. Çünkü bu sofraların temelinde alın teri var, emek var, paylaşma kültürü var. Bizler de Balıkesir’in evlatları olarak, Balıkesir’in emanetine sahip çıkan evlatlar olarak bu anlayışı büyütüp, Balıkesir’imizi daha geniş coğrafyalara duyurmak istiyoruz. Balıkesir İstanbul ile İzmir arasında gelip geçilecek bir yer değil. Gezip görülecek ve gastronomisiyle yemek yenilecek bir yerdir. Tek bir hayalim var. Hiçbir ayrım yapmadan, hiçbir partiyi ötekileştirmeden, herkesi kucaklayarak; Balıkesir’in o Kuvayımilliye ruhunu kendisine şiar edinen bir evladınız olarak Balıkesir Benim Ailem diyerek çıktığım bu yolda sizlerin hayırlı bir evladı olmak. Sizlerin emanetine sahip çıkıyoruz. Emanetiniz sağlam ellerdedir. Her gün Balıkesir’i daha güzelleşmiş, vizyonu artmış, emeklilerin hayat bulduğu, herkesin yüzünün güldüğü bir şehir yapma hedefim var. ” dedi. KULA: “BEREKETLİ TOPRAKLARIMIZDA SİYAH ÇAY HARİŞ HER ÜRÜN YETİŞİYOR” Zeytinden peynire kadar her üründe Balıkesir’in Türkiye’de beş il arasında olduğunu söyleyen Balıkesir Ticaret Odası Başkanı Rahmi Kula, “Bu bereketli topraklarda siyah çay hariç tüm ürünler yetişiyor. Bu nedenle ‘Balıkesir, Türkiye’yi Doyuran İl’ diyoruz. Bu yüzden kendi kendimize yeten bir iliz. Bereketli topraklarımızda çalışkan çiftçilerimizle birlikte bu ürünleri üretebilecek altyapımız var. Bizlerin de isteği bu ürünlerin tarladan sofraya kadar ulaşması. Ahmet Başkan göreve ilk geldiği günden buyana gastronomiye, coğrafi işaretli ürünlere çok önem veriyor. Bu festivalin ilkini gerçekleştiriyor.” diyerek tüm vatandaşları festivali ziyaret etmeye devam etti. YAVAŞ: “AHMET AKIN’IN OLDUĞU YERDE HER ŞEY ÇOK GÜZEL OLUYOR” Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, “Ben aynı zamanda Tarihi Kentler Birliği Başkanı’yım. Birlikte illerimizde, beldelerimizdeki kültürel değerleri ortaya çıkarmamızın yanı sıra Bu yıl iki uygulamamız var. Birisi Milli Mücadele Rotası. Kuvayımilliye’nin merkezi Balıkesir gayet uygun ve Milli Mücadele Rotası’nı ayın 16’sında birlik üyesi belediye başkanlarımıza göstereceğiz.” Derken Balıkesir’in coğrafi işaretli ürünün çok fazla olduğuna dikkat çeken Başkan Yavaş, “Ahmet Akın’ın olduğu yerde her şey çok güzel oluyor. Ahmet Akın Hepimize Yakın.” ifadelerini kullandı. “BU KADİM TOPRAKLARDA ASIRLARIN KÜLTÜR BİRİKİMİ VAR” Türkiye Belediyeler Birliği Başkanı ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, “Bu kadim topraklarda asırların kültür birikimi var. Balıkesir de bunlardan bir tanesi. Allah dünyada çok az noktaya nasip etmiştir. Her bitkinin yetiştiği ve bunun kaliteli olduğu çok az nokta vardır ve Balıkesir de bunlardan bir tanesi. Şehri şöyle bir dolaştım. Ahmet Başkan, iki yılda az bir zamanda çok başarılı işler başarmış. Ahmet Başkan’ımız bugün çok önemli bir iş yapıyor. Her şeyin ilkini yapmak, bunu ön görmek çok önemli. Bu kadar zengin ürünleri olan Balıkesir’de bir gastronomi festivali eksikliğini görmüş ve gereğini yapmış. İnşallah ilelebet devam etsin bu festivalimiz. Kimseyi ayırmadan herkesi kucaklıyor.” dedi. Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın’ı şehri geleceğe taşıyan başarılı çalışmalarından dolayı kutladığını söyleyen Yurtiçi Örgütlenmeden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve Balıkesir Milletvekili Ensar Aytekin Ensar Aytekin, “Bu şehrin geçmişine, kültürüne sahip çıkan ve geleceğe aktaran bu festivale tüm Balıkesirlileri davet ediyorum.” ifadelerini kullandı. “Türkiye’nin on numarası Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanımız Ahmet Akın’dır” diyen Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Gökan Zeybek, Balıkesir’de çok güzel hizmetler yapıldığını ve unutulmaz bir gastronomi festivalinin hayata geçirildiğini dile getirdi. Açılışın ardından festival alanını gezilirken yöresel lezzetler de şefler tarafından tanıtıldı.

İzmir, Sağlık Turizminde Dünya Ligine Çıkıyor Haber

İzmir, Sağlık Turizminde Dünya Ligine Çıkıyor

İzmir Ticaret Odası (İZTO), kenti sağlık turizminde küresel bir marka haline getirecek "Sağlık Turizmi Manifestosu"nu açıkladı. 26 maddeden oluşan stratejik plan, İzmir’i tedaviden konaklamaya, dijitalleşmeden yaşlı bakımına kadar bütüncül bir ekosisteme dönüştürmeyi hedefliyor. ​Ege’nin incisi İzmir, sağlık turizminde yeni bir dönemin kapılarını aralıyor. İzmir Ticaret Odası ve TOBB iş birliğiyle düzenlenen "Sağlık Turizmi Ege Bölge Toplantısı"ndan çıkan sonuçlar, kentin geleceğini şekillendirecek kapsamlı bir manifesto ile taçlandı. Sektör paydaşlarını bir araya getiren çalıştayda; ulaşım, dijitalleşme, etik pazarlama ve ihtisaslaşma gibi kritik başlıklar ele alındı. ​Özgener: "Somut Adımlarla Dünya Ligine Çıkacağız" ​İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener, manifestonun sadece bir fikir birliği değil, aynı zamanda somut bir eylem planı olduğunu vurguladı. Özgener, "Bu manifesto, tüm kurumların dikkatini vermesi halinde kentimizin hızlı bir şekilde dünya ligine çıkacağını gösteriyor. İzmir Ticaret Odası olarak üzerimize düşeni yapmaya hazırız," dedi. ​İZTO Yönetim Kurulu Üyesi Ahmet Oğuz Özkardeş ise hedeflerinin bu rehberi güncel tutarak İzmir'i güçlü bir destinasyon olarak konumlandırmak olduğunu belirtti. ​26 Maddelik Sağlık Turizmi Manifestosu’nda Neler Var? ​Haberin detaylarında öne çıkan stratejik maddeler, İzmir'in sağlık turizmi reçetesini ortaya koyuyor: ​1. Bütüncül Ekosistem ve Ulaşım ​Sağlık turizmi sadece hastane hizmeti olarak değil; ulaşım, konaklama, wellness ve yaşlı bakımını kapsayan bir bütün olarak görülecek. Özellikle doğrudan uluslararası uçuş sayılarının artırılması en öncelikli madde olarak belirlendi. ​2. Dijitalleşme ve Yapay Zeka Destekli Tanıtım ​Sektörün şeffaflığını artırmak adına "Mega Dijital Rehber" oluşturulacak. Hasta yolculuğu dijital platformlar üzerinden yönetilirken, dezenformasyonla mücadelede yapay zeka sistemlerinden faydalanılacak. ​3. İhtisaslaşma ve Yeni Yatırım Alanları ​İzmir’in güçlü olduğu alanlar olan; estetik cerrahi, diş sağlığı, göz, saç ekimi ve geriatri branşlarında ihtisaslaşmaya gidilecek. Ayrıca İnciraltı bölgesi, entegre sağlık kampüsleri ve kümelenme modelleri için en büyük fırsat olarak değerlendiriliyor. ​4. Etik Pazarlama ve Güvenli Hizmet ​Aracı kuruluşların yetkileri netleştirilecek, komplikasyon sigortası sistemleri geliştirilecek ve yabancı dil yeterliliği zorunlu hale getirilecek. "Doğru fiyat, şeffaf hizmet" anlayışı ile sürdürülebilir bir rekabet ortamı oluşturulacak. ​5. Termal Turizm ve "Longevity" (Uzun Yaşam) ​İzmir'in termal kaynakları bilimsel altyapıyla birleştirilerek sağlık turizmine entegre edilecek. Yaşlı turizmi için "Yaşam Köyleri" kurulması hedefleniyor. ​Sektörün Dev İsimleri Bir Araya Geldi ​İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, TOBB Meclis Başkanı Doç. Dr. Özgür Öztan ve kamu kurumlarının temsilcilerinin katıldığı toplantıda; Ticaret Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı ve TGA (Türkiye Turizm Geliştirme ve Tanıtma Ajansı) yetkilileri de yer aldı. Çalıştay kapsamında oluşturulan 5 farklı masa (Medikal Turizm, Dijitalleşme, Mevzuat vb.) sektörün tüm kılcal damarlarına dokunan çözüm önerileri üretti. ​Sonuç: İzmir İçin Yeni Bir Vizyon ​Bu manifesto, İzmir’in sadece Türkiye’nin değil, dünyanın en güvenilir sağlık destinasyonlarından biri olması için bir taahhüt niteliği taşıyor. Kamu, özel sektör ve akademinin el ele verdiği bu modelle İzmir, sağlık turizminde milyar dolarlık katma değer yaratmayı hedefliyor.

Kayseri’nin Deniz Hayali Gerçek Oluyor: Boğazköprü Lojistik Merkezi'nde İmzalar Atılıyor! Haber

Kayseri’nin Deniz Hayali Gerçek Oluyor: Boğazköprü Lojistik Merkezi'nde İmzalar Atılıyor!

Kayseri Ticaret Odası (KTO) Başkanı Ömer Gülsoy, 2018 yılından bu yana her platformda dile getirdiği Boğazköprü mevkiinde yükselecek olan Lojistik Merkez konusunda değerlendirmelerde bulundu. Lojistik merkez projesinin Kayseri için bir tercih değil, bir ‘beka meselesi’ olduğunu vurgulayarak; “Yıllardır dile getirdiğimiz Lojistik Merkez’in de bugün somut adımlara dönüşmesinden büyük memnuniyet duyuyoruz. Kayseri’ye kurulacak bir Lojistik Merkez, sadece bu şehre değil, tüm Orta Anadolu Üretim Havzası’na can suyu olacaktır. Biz bu projeyi; olursa iyi olurvdiye değil,volmazsa olmaz diyerek takip ediyoruz.” dedi. Kayseri’yi lojistikte bölgesel bir cazibe merkezi haline getirecek olan “Lojistik Merkez” projesinde somut adımlar atılmaya devam ediyor. Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç’ın öncülüğünde yapılan istişare toplantısının ardından, Kayseri Ticaret Odası’nda Başkan Ömer Gülsoy, Uluslararası Nakliyeciler Derneği (UND) 2. Başkanı Ergün Bilen, Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Cingi, UND bölge üyeleri ve sektör temsilcileri ile bir araya geldi. Toplantıda konuşan Başkan Ömer Gülsoy, Kayseri’nin 4 milyar dolara yaklaşan ihracat hacmiyle artık kabına sığmadığını belirterek şu ifadeleri kullandı: “Göreve geldiğimiz 2018 yılından bu yana sürdürdüğümüz lobi faaliyetlerinde, Ankara temaslarımızda ve her kürsüde ısrarla bir gerçeği dillendirdik: Ulaşım olmadan ticaret olmaz! Bugün dünya devleriyle yarışıyoruz. Üretim maliyetlerimiz başa baş olsa bile, lojistik avantajı olan bir adım öne geçiyor. ‘Denizimiz yok’ diye hayıflanmıyoruz. Raylı sistemle Kayseri’yi Mersin’e, İskenderun’a bağlayacak o koridor, bizim denizimizdir. Ürünümüz konteynere Kayseri’de girecek, gümrüklemesi burada bitecek ve durmaksızın limana akacak.” Kayseri’nin son yıllarda ulaştığı ulaşım yatırımlarına dikkat çeken Gülsoy; “Israrlı taleplerimiz neticesinde yeni terminal binamız hizmete açıldı. Hızlı tren projesi sürüyor, otoyol bağlantısı için ilk ihale yapıldı. Yıllardır dile getirdiğimiz Lojistik Merkez’in de bugün somut adımlara dönüşmesinden büyük memnuniyet duyuyoruz. Ülkelerden çok şehirlerin yarıştığı günümüzde, Kayseri’nin geriye gitmemesi adına ne gerekiyorsa yüksek sesle dillendirmeyi sürdüreceğiz. Ticaretimizi etkileyecek her yatırımı sonuna kadar takip ediyoruz.” dedi. Boğazköprü mevkiinin stratejik önemine vurgu yapan Başkan Gülsoy, sözlerini şöyle sürdürdü: “Lojistik Merkez sadece bir depo alanı değildir. Kayseri’ye kurulacak bir Lojistik Merkez, sadece bu şehre değil, tüm Orta Anadolu Üretim Havzası’na can suyu olacaktır. Biz bu projeyi; olursa iyi olur diye değil, olmazsa olmaz diyerek takip ediyoruz. Çünkü biliyoruz ki ulaşım kanallarını açtığımız her nokta, Kayseri için yeni bir pazar, yeni bir aş ve yeni bir iş demektir. Lojistik Merkezimiz, Kayseri’nin üretim gücünü dünya pazarlarına taşıyan en büyük köprümüz olacaktır. UND’nin teknik birikimi ve belediyemizin öncülüğüyle bu projeye dün olduğu gibi bugün de en güçlü şekilde sahip çıkıyoruz. Başta Sayın Valimiz olmak üzere yerel yönetimimizle el ele vererek, bu projenin her bir çivisi çakılana kadar takipçisi olmaya devam edeceğiz. Çünkü biliyoruz ki ulaşım varsa ticaret vardır, ticaret varsa bereket vardır. Bu projeye öncülük eden, katkı sunan herkese teşekkür ediyorum.” Kayseri’yi bölgesel bir lojistik cazibe merkezi haline getirmeyi amaçlayan bu kritik süreçte, projenin hayata geçirilmesi noktasında UND 2. Başkanı Ergün Bilen’in sektördeki tecrübesi ve uzmanlığına olan güvendiğini belirten Başkan Ömer Gülsoy, sürecin bundan sonra çok daha hızlı ilerleyeceğini belirtti. Gülsoy, Lojistik merkez projemizin teknik koordinasyonu ve başarıyla neticelenmesi noktasında Ergün Bilen’in bu işi en profesyonel şekilde yürüteceğine ve sonuçlandıracağına inanıyorum. Sektörün içinden gelen bu birikim, Kayseri’nin hayalinin gerçeğe dönüşmesindeki en büyük teminatımızdır mesajını verdi. BİLEN : “SADECE KAYSERİ DEĞİL, TÜM ANADOLU KAZANACAK!” Uluslararası Nakliyeciler Derneği 2. Başkanı Ergün Bilen’de Lojistik merkez projesinin sadece Kayseri için değil Anadolu sanayisi için de çok önemli olduğunu vurgu yaptı. Bilen sözlerini şöyle sürdürdü: “Kayseri’de atılacak doğru bir adım, sadece bir şehre değil, bütün Anadolu’ya moral verecektir. Anadolu taşımacısı, yıllardır yükün en ağırını taşıyor. Zor günlerde geri çekilmeyen, krizlerde rotasını kaybetmeyen, ülkenin ihracatını hangi şart olursa olsun taşımaya devam eden bu iradenin artık daha güçlü biçimde desteklenmesi gerekiyor. Bunun yolu da sahayı bilen, sektörün dilini konuşan, üretimin ritmini anlayan ve çözümü proje ile ortaya koyan bir yaklaşımdan geçiyor. Tam da bu nedenle, lojistik merkez projelerine bakışımızda çok net, çok kararlı ve çok açık bir duruşumuz vardır. Biz, ölü doğacak lojistik merkezlere en baştan müdahale eden bir anlayıştayız. Geçici depolama alanı olmayan, otoyol bağlantısı bulunmayan, 7/24 hizmet veremeyen, dijital altyapısı olmayan, yeterli gümrük personeliyle desteklenmeyen, hem şoförlerimiz hem de tüm çalışanlar için insani ve operasyonel şartları taşımayan, intermodal bağlantıları kurulmamış, hızlı ve verimli işlem altyapısı oluşturulmamış bir lojistik merkez; ülkemize gereksiz bir maliyet, sektörümüze ise büyük bir hayal kırıklığı olur. Bizim için önemli olan, tabelada lojistik merkez yazması değil; gerçekten işleyen, yaşayan, hız üreten, maliyet düşüren ve taşımacının yükünü hafifleten bir sistemin kurulmasıdır. Bu yüzden sürecin başından itibaren işin içinde olmayı, ortak aklı devreye almayı ve sahadaki gerçek ihtiyaçları projeye yansıtmayı çok önemsiyoruz. Sadece sorunları tespit eden değil, çözüm mekanizması kuran; sadece eleştiren değil, yol açan; sadece bugünü konuşan değil, yarını hazırlayan bir anlayışla hareket etmeye devam edeceğiz. Çünkü sektörümüzün ihtiyacı olan şey, kararsızlık değil iradedir; seyircilik değil sahiplenmedir. Biz bu sorumluluğun farkındayız ve bunun gereğini yerine getirmek için çalışıyoruz. Bu vesileyle, Kayseri’nin lojistik geleceğine verdiği önemi yakından bildiğimiz Kayseri Ticaret Odası Başkanımız Ömer Gülsoy’a ve yönetim kurulu üyelerine teşekkür ediyorum. “ Toplantıda; Kayseri’nin lojistik altyapısının güçlendirilmesi, uluslararası taşımacılık arenasında hak ettiği etkin konuma taşınması için atılacak somut adımlar ayrıntılı bir şekilde değerlendirildi. Sektör temsilcilerinin görüş ve önerilerinin istişare edildiği buluşmada, projenin şehre sağlayacağı ekonomik sıçrama kapsamlı şekilde ele alındı.

Hizmet Sektörü Felakete Sürüklenmemeli Haber

Hizmet Sektörü Felakete Sürüklenmemeli

Eskişehir Ticaret Odası (ETO) Mart ayı meclis toplantısında konuşan Başkan Metin Güler, işletmelerin açılır-kapanır sistemler ve pergolalar nedeniyle ağır yaptırımlarla karşı karşıya kaldığını belirtti. Güler, "Doğalgaz ve elektrik kesintisi riski yaşayan üyelerimiz için çözüm odaklı yaklaşım bekliyoruz" dedi. ​Eskişehir Ticaret Odası’nın Mart ayı olağan meclis toplantısı, Meclis Başkanı Halil İbrahim Ara’nın açılış konuşmasıyla gerçekleştirildi. Toplantıda şehrin girişimcilik ekosisteminden küresel ekonomik risklere kadar pek çok konuya değinen ETO Başkanı Metin Güler, özellikle hizmet sektörünün son dönemde yaşadığı "yapısal yaptırım" krizine dikkat çekti. ​Hizmet Sektöründe "Sistem" Krizi: İşletmeler Kapanma Noktasında ​Eskişehir ekonomisinin kalbi olan hizmet sektörünün, iş yerlerindeki pergola ve açılır-kapanır alanlar sebebiyle belediyelerle sorun yaşadığını ifade eden Metin Güler, üyelerin ağır yaptırımlarla karşı karşıya kaldığını söyledi. ​Güler, sorunun boyutunu şu sözlerle özetledi: ​Yaptırım Tehdidi: Üyelerimiz doğalgaz, su ve elektrik hizmetlerinden men edilme riskiyle yaşıyor. ​Belediyelerle Temas: Odunpazarı ve Tepebaşı belediyeleriyle sorunun çözümü için irtibat halindeyiz. ​Çözüm Beklentisi: Eskişehir’in yerel aktörleri, hizmet sektörünün felaketine yol açmadan bu sorunu ortadan kaldırmalıdır. ​Genç Girişimcilere ETO’dan Dev Destek ​Girişimcilik Akademisi projesiyle şehre yeni markalar kazandırmayı hedeflediklerini belirten Güler, Anadolu Üniversitesi, ESOGÜ ve ESTÜ öğrencilerine yönelik destek paketini açıkladı. "Kampüsten Ticarete" projesi kapsamında dereceye giren ilk üç girişimciye sırasıyla 450 bin, 250 bin ve 150 bin TL nakdi destek ve ETO binasında ofis imkanı sağlanacak. ​"Faiz Artışı İhtimalini Düşünmek Bile İstemiyoruz" ​Ekonomik gelişmelere de değinen Güler, yüksek faiz oranlarının ticaret üzerindeki baskısına dikkat çekti. Jeopolitik risklerin enerji ve akaryakıt fiyatlarını tetiklediğini belirten ETO Başkanı, şu uyarılarda bulundu: ​Finansman Sorunu: Tüccar ve sanayicinin finansmana erişimi zorlaşıyor; yüksek faiz konkordato ve iflas riskini artırıyor. ​Küresel Riskler: ABD-İran-İsrail hattındaki gerilim, girdi maliyetlerini ve raf fiyatlarını olumsuz etkiliyor. ​Destek Çağrısı: Arz ve talebin azaldığı bu dönemde tüccar ve sanayici daha fazla desteklenmeli. ​ETO Üyelerinin Talepleri Ankara’ya Taşındı ​ETO heyetinin sorunları yerelde bırakmadığını, TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu’nu ziyaret ederek tüm talepleri Ankara’ya ilettiklerini belirten Güler, açılır-kapanır alanlar sorununun Türkiye genelinde bir çözüme kavuşturulması için girişimlerin süreceğini vurguladı.

Avrupa’nın En Büyük Sera Kümelenmelerinden Biri Dikili’de Yükseliyor Haber

Avrupa’nın En Büyük Sera Kümelenmelerinden Biri Dikili’de Yükseliyor

Avrupa’nın en büyük teknolojik sera kümelenmelerinden biri olmaya hazırlanan Dikili Jeotermal Isıtmalı Sera Organize Tarım Bölgesi’nde, toplam 3.038 dönüm alanda, 451 dönümü sanayi, 1.800 dönümü sera alanı, geri kalanı atık su arıtma tesisi, katı atık tesisi, GES ve RES yenilenebilir enerji alanları olmak üzere planlanan yatırım için sahaya inildi. Dünya Bankası’ndan aldığı desteklerle birlikte toplam 10 milyar USD yatırımla hayata geçen, tamamlandığında tüm bölgeyi kalkındıracak 47 fabrika ile 50 modern sera içeren dev projenin, 150’nin üzerinde paydaşın katılımıyla proje sahasında gerçekleştirilen tanıtım toplantısında, binlerce kişiye istihdam sağlayacak OTB, yatırımcılara yerinde tanıtıldı. TÜM PAYDAŞLAR KATILDI Dikili Jeotermal Isıtmalı Sera Organize Tarım Bölgesi Katılımcı Bilgilendirme Toplantısı, İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Üyesi ve Dikili Jeotermal Isıtmalı Sera OTB Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Şahin Çakan başkanlığında, T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı Organize Tarım ve Hayvancılık Bölgeleri Daire Başkanı Deniz Oruç, Dikili Jeotermal Isıtmalı Sera OTB Yönetim Kurulu Üyesi ve Dikili Kaymakamı Cevat Gün, Dikili Jeotermal Isıtmalı Sera OTB Yönetim Kurulu Üyesi Ercan Korkmaz, Dikili Jeotermal Isıtmalı Sera OTB Müteşebbis Heyet Üyeleri İbrahim Lütfi Kolat, Birol Celep ve Mehmet Kadri Gündeş, Dikili Jeotermal Isıtmalı Sera OTB Bölge Müdürü Samet Başeğmez, Bakanlık Temsilcileri, Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu Temsilcileri, Dikili OTB Parsel Sahipleri, Dikili OTB Danışman ve Müşavirleri, Ziraat Bankası Temsilcileri ve basın mensuplarının katılımıyla gerçekleşti. SAHADA İNCELEMELER YAPILDI Organizasyon kapsamında, ilk olarak saha inceleme ve bilgilendirme etkinliği düzenlendi. Katılımcılar, proje sahasındaki jeotermal kuyular, istinat duvarları ve devam eden altyapı çalışmalarını yerinde inceledi. Program, Bergama Ticaret Odası’nda gerçekleştirilen toplantı ile devam etti. Toplantının açılışında projenin geldiği aşama hakkında genel bir bilgilendirme yapılırken, ardından sürece katkı sunan kurumların sunumları gerçekleştirildi. ÖZGENER: KATILIMCILARIN İLGİSİ ÖNEMLİ BİR GÖSTERGE Artan nüfus, iklim değişikliği ve kaynakların sınırlılığı gibi faktörlerin; gıda güvenliğini her zamankinden daha stratejik bir konu haline getirdiğini ifade eden Özgener, “Bu noktada, sürdürülebilir tarım projeleri; hem üretim gücümüzü artırmak hem de doğal kaynaklarımızı korumak açısından kritik bir rol üstleniyor. Kentimizde paydaşlarımız ile birlikte yürüttüğümüz organize tarım bölgelerimizi bu nedenle çok önemsiyoruz. Avrupa’nın en büyüklerinden biri olacak Dikili OTB’ye yatırım yapacak olan katılımcıların ilgisi bizler için doğru yolda olduğumuz en önemli göstergesi. Sadece bölgemize değil ülkemize katma değer sağlayacak bu projeye inanan ve bizlerden desteklerini esirgemeyen başta Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere tüm Bakanlarımıza, Milletvekillerimize, Oda ve Borsa Başkanlarımıza ve kentimizdeki tüm paydaşlarımıza çok teşekkür ediyoruz.” diye konuştu. ÇAKAN: YATIRIMCILARIN MEMNUNİYETİ HEYECANIMIZI ARTIRDI Tarıma elverişsiz, bataklık olan bir alanın bu şekilde ekonomiye kazandırılmasından dolayı memnuniyet duyduklarını ifade eden İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Üyesi ve Dikili Jeotermal Isıtmalı Sera OTB Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Şahin Çakan, “Dünya Bankası’nın projemize güvenerek verdiği destek ile yolumuza hızla devam ediyoruz. Sahamızı yerinde inceleyen yatırımcıların memnuniyeti heyecanımızı daha da artırdı. Yurtdışından gelen katılımcılarımız, projenin bu kadar kısa sürede geldiği aşamadan duydukları memnuniyeti ifade etti. Bizler de onların yatırım iştahını görünce, bölgemizin potansiyelinin hayal ettiğimizin çok daha ötesinde olduğunu anladık. Bu verimli toplantıdan aldığımız motivasyonla alt yapı çalışmalarımızı Temmuz ayında tamamlayıp, yatırımcılarımızın Eylül ayında sahada çalışmalara başlamasını planlıyoruz. Burada faaliyete geçecek tesisler yalnıza Dikili’ye değil; Bergama, Kınık, Menemen ve Ayvalık başta olmak üzere tüm Bakırçay Havzası’na hizmet edecek. Yıllık 80 bin ton katma değerli yaş sebze ve meyve üretimi hedefimiz var. Toplamda 3 bin 500-4 bin kişiye istihdam sağlanacak. Çalışanların yüzde 75’i kadınlardan oluşacak” dedi.

Hürmüz Boğazı’ndaki Gerilim Üretim Zincirini Tehdit Ediyor Haber

Hürmüz Boğazı’ndaki Gerilim Üretim Zincirini Tehdit Ediyor

Kayseri Ticaret Odası (KTO) Mart ayı olağan meclis toplantısında konuşan Başkan Ömer Gülsoy, küresel risklerin ve artan maliyetlerin gölgesinde iş dünyasının büyük bir sınav verdiğini belirterek; “Finansman maliyetleri makul seviyeye çekilmeli, ihracatçımız döviz kuru karşısında ezilmemelidir. Sanayicimizin üretim azmi kırılmamalıdır” dedi. Kayseri Ticaret Odası (KTO) Mart Ayı olağan meclis toplantısı M.Rifat Hisarcıklıoğlu Toplantı Salonunda gerçekleştirildi. Meclis Başkanı Cengiz Hakan Arslan başkanlığında gerçekleştirilen Mart ayı olağan meclis toplantısına; KTO Başkanı Ömer Gülsoy, KTO Yönetim Kurulu Üyeleri, meclis ve komite üyeleri, Meclis Başkanlık Divan üyeleri ile Basın mensupları katıldı. Saygı duruşundu bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından toplantıda Şubat ayında gerçekleştirilen faaliyetler ele alındı. Görüşülen gündem maddeleri oy birliği kabul edildi. Hürmüz Boğazı’ndaki Gerilim Üretim Zincirini Tehdit Ediyor Gündeme dair ekonomik değerlendirmelerde bulunan Başkan Ömer Gülsoy, bölgedeki jeopolitik risklerin doğrudan Türkiye ekonomisine yansıdığına dikkat çekti. Gülsoy, özellikle enerji fiyatlarındaki tırmanışın altını çizerek şu ifadeleri kullandı: Dünya ve bölgemiz maalesef çok ağır bir imtihandan geçiyor. Hemen yanı başımızda, Ortadoğu’yu adeta bir ateş çemberine alan ABD-İsrail ve İran arasındaki çatışmaları sürüyor. Bizler geçmişte Irak-İran savaşını, bölgedeki siyasi istikrarsızlıkları ve Suriye’deki iç savaşın acı etkilerini bizzat tecrübe etmiş bir iş dünyasıyız. Ancak bugün karşımızdaki tablo, tüm dünyayı etkisi altına alan çok daha büyük bir risk barındırıyor. Savaşın coğrafi yakınlığı sebebiyle en büyük zorluğu kuşkusuz bizler yaşıyoruz. Özellikle Hürmüz Boğazı’ndaki gerilimle birlikte petrol ve gaz fiyatlarında yaşanan olağanüstü artışlar, hepimizin malumu. Navlun ve sigorta maliyetleri katlanırken, enerji fiyatlarındaki bu tırmanış lojistikten ham maddeye kadar tüm üretim zincirimizi doğrudan etkiliyor” diye konuştu. “İşletmelerimiz İçin ‘Dikkatli Planlama’ Ve ‘Güçlü Mali Yapı’ Şart!” Enerji fiyatlarındaki maliyet baskısının sürdürülebilirliğinin zorlaştığına dikkat çeken Başkan Gülsoy, “Bu süreçte; artan maliyetler, enflasyon ve finansmana erişim konuları iş dünyamızın temel gündemleri arasında yer almaya devam ediyor. Özellikle enerji, hammadde ve girdi maliyetlerindeki bu önlenemez artış, üretim süreçlerimiz üzerinde doğrudan büyük bir baskı oluşturmaktadır. Şunu açıkça ifade etmeliyim ki; içinden geçtiğimiz bu kritik süreç, biz işletmeler açısından çok daha dikkatli bir planlama ve her zamankinden daha güçlü bir mali yapı gerektirmektedir. Kayseri; Orta Anadolu’nun üretim üssü, ihracatın kalesidir. Bizler en zor şartlarda dahi üretmeyi, istihdam sağlamayı kendimize şiar edindik. Ancak bugün gelinen noktada, sanayicimizin omuzlarındaki yükün artık sürdürülebilir sınırları zorladığını da görüyoruz. Savaşın gölgesinde kalan pazarlarımızda ihracat aksamaları ve ciddi navlun artışları yaşıyoruz. Sanayicimiz ve tüccarımız, girdi maliyetlerindeki devasa artışlara ve finansmana erişimdeki zorluklara rağmen; üretim çarklarını döndürmek, istihdamı korumak için tabiri caizse ''ateşten gömlek'' giyerek mücadelesini sürdürüyor.” İfadelerini kullandı. “Bizim İçin ''Bekle-Gör'' Dönemi Bitmiştir; Artık ''Üret Ve Diren'' Dönemindeyiz!” Enflasyon ve finansmana erişim sorunlarına dikkat çeken Başkan Gülsoy, reel sektörün önündeki en büyük engelin yüksek finansman maliyetleri ve daralan kredi muslukları olduğunu belirtti. Enflasyon ile döviz kuru arasındaki dengesizliğin ihracatçının rekabet gücünü zayıflattığını vurgulayan Gülsoy, “Üretim çarklarının dönmesi için finansmana erişim kolaylaşmalı, girdi maliyetleri makul seviyelere çekilmelidir. Enflasyonla mücadeleyi sonuna kadar destekliyoruz ancak bu süreçte sanayicinin, tüccarın üretim azmi kırılmamalıdır. Bizim için ''bekle-gör'' dönemi bitmiştir; artık ''üret ve diren'' dönemindeyiz. Ülkemizin ve devletimizin gücüne sonuna kadar inanıyoruz. Ancak iş dünyası olarak beklentimiz nettir: Finansman maliyetleri makul seviyelere çekilmeli, enflasyon ve döviz kuru arasındaki makas, ihracatçımızı daha fazla ezmeyecek şekilde dengelenmelidir. Maliyet baskısını hafifletecek ve öngörülebilirliği artıracak adımların atılması en büyük beklentimizdir.” “Biz Şehirlerle Değil, Ülkelerle Mücadele Ettik” Gülsoy, Kayseri Pastırması’nın Avrupa Birliği (AB) Coğrafi İşaret Tescili almasıyla ilgili tarihi süreci meclis üyeleriyle paylaştı. Salonda büyük bir memnuniyetle karşılanan bu gelişmeyi ''Kayseri’nin uluslararası arenadaki mührü'' olarak nitelendiren Gülsoy; bu başarının sadece bir başvuru sonucu değil, adeta bir ''diplomasi mücadelesi'' neticesinde kazanıldığını vurgulayarak meclis üyelerini bilgilendirdi. Kayseri Pastırması’nın AB tescil sürecinin perde arkasındaki hukuk mücadelesine değinen Başkan Gülsoy, bu başarının tesadüf olmadığını vurgulayarak şunları söyledi: “Avrupa Birliği’nden tescil alan 46 ürünümüz içerisinde, hakkında itiraz davası açılan ilk ve tek ürün Kayseri Pastırması olmuştur. Yürüttüğümüz 2 yıllık hukuk ve diplomasi müzakereleri neticesinde tüm dünyaya bir kez daha kanıtladık: Biz bu süreçte şehirlerle değil, ülkelerle mücadele ettik ve kazandık. Artık taklitlerin önüne geçilecek, ''Kayseri üretirse en kalitesini üretir'' imajı tüm dünyada tescillenmiş olacaktır. Bu sadece bir kağıt parçası değil; tüccarımızın alın terinin uluslararası arenada mühürlenmesidir.” “Sırada Sucuk Ve Mantı Var” Kayseri’nin gastronomi değerlerini dünya vitrinine taşımaya kararlı olduklarını ifade eden Gülsoy, yeni müjdeler de verdi: “Kayseri Pastırması şehrimizin AB nezdindeki ilk ürünü oldu ancak son olmayacak. Sırada Kayseri Sucuğumuz ve Kayseri Mantımız var. Onların da AB tescil süreçlerini aynı kararlılıkla takip ediyoruz. Hedefimiz; Kayseri’nin tüm gastronomi değerlerini dünya vitrinine taşımak ve ihracat menzilimizi bu tescilli güçle genişletmektir.Bu başarı, moralimizi yüksek tutmamız için büyük bir vesiledir. Şehrimizin markalarına sahip çıkmaya, onları dünya vitrinine taşımaya kararlılıkla devam edeceğiz.Bu gurur hepimizin! Şehrimize ve tüm üyelerimize bir kez daha hayırlı, uğurlu olmasını diliyorum. “Kayseri Purov Mantısı Ve Kayseri Pöç Kebabı Tescillendi” Meclis toplantısında Avrupa Birliği tescilinin yanı sıra ulusal çaptaki yeni kazanımları da açıklayan Başkan Ömer Gülsoy, iki ürün için daha müjde verdi: “Kayseri Pastırması’nın AB tescili ile yaşadığımız gurura ek olarak, ulusal düzeyde de önemli bir mesafe katettik. Daha önce başvurularını gerçekleştirdiğimiz ‘Kayseri Purov Mantısı’ ve ‘Kayseri Pöç Kebabı’ için de Coğrafi İşaret Belgesi almaya hak kazandığımızı buradan ilk kez paylaşmak istiyorum. Bu yeni tescillerle birlikte Kayseri Ticaret Odası olarak koruma altına aldığımız coğrafi işaretli ürün sayımız 17’ye yükselmiştir. Şehrimize, esnafımıza ve tüm üyelerimize hayırlı, uğurlu olsun.” Başkan Gülsoy’dan Duayen Gazeteci Oktay Ensari’ye Vefa Meclis toplantısının sonunda bir vefa borcunu yerine getirmek istediğini belirten Başkan Ömer Gülsoy, geçtiğimiz yıl hayatını kaybeden Kayseri basınının duayen ismi Oktay Ensari’yi vefatının birinci yıl dönümünde rahmetle andı. Başkan Gülsoy, “Bugün burada bir vefa borcumuzu da yerine getirmek istiyorum. Geçtiğimiz yıl hakka uğurladığımız, Kayserimizin duayen gazetecilerinden, şehrimizin sesini her platformda duyuran kıymetli dostumuz Oktay Ensari’yi vefatının sene-i devriyesinde bir kez daha rahmetle anıyorum. Başta kederli ailesi olmak üzere, tüm yakınlarına ve Kayseri basın camiamıza bir kez daha başsağlığı diliyorum. Ruhu şad, mekanı cennet olsun inşallah.” dedi.

Şehrin Gastronomi Mirası Adına Tarihi Bir Kazanım Haber

Şehrin Gastronomi Mirası Adına Tarihi Bir Kazanım

Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, Kayseri Pastırması’nın Avrupa Birliği Coğrafi İşaret Tescili almasını “şehrin gastronomi mirası adına tarihi bir kazanım” olarak değerlendirdi. Kayseri’nin köklü lezzetlerinden Kayseri Pastırması’nın Avrupa Birliği Coğrafi İşaret Tescili alması dolayısıyla Kayseri Ticaret Odası ev sahipliğinde M.Rifat Hisarcıklıoğlu Konferans Salonu’nda düzenlenen basın toplantısına katılan Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, bu önemli gelişmenin şehir adına uluslararası ölçekte büyük bir prestij sağladığını vurguladı. Kayseri Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Gülsoy öncülüğünde gerçekleştirilen toplantıya Başkan Büyükkılıç’ın yanı sıra, Kayseri Valisi Gökmen Çiçek, AK Parti Kayseri Milletvekili Murat Cahid Cıngı, AK Parti Genel Başkan Vekili Yardımcısı İzzet Buzkan, CHP Kayseri Milletvekili Aşkın Genç, AK Parti İl Başkan Vekili Muammer Topsakal, CHP Kayseri İl Başkanı Ümit Özer, Talas Belediye Başkanı Mustafa Yalçın, rektörler, oda başkanları, STK temsilcileri katıldı. “Birliğimizin, Beraberliğimizin Bereketini Yaşıyoruz” Toplantıda konuşan Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, “Bir sevinci yaşıyoruz, yüzümüz gülüyor. Birliğimizin, beraberliğimizin bereketini yaşıyoruz” dedi. Başkan Büyükkılıç, bir coğrafi ürün tescillendiğinde şehrin bir üst lige çıktığını ifade ederek, Ankara’daki ziyaretleri kapsamında Kayseri Pastırması’nın konuşulduğunu belirtip, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’nın Kayserililere selamlarını iletti. Esnafa Kayseri Pastırması’na sahip çıkılması ve korunması çağrısında bulunan Büyükkılıç, coğrafi tescillenmiş marka değere yakışır anlayış içerisinde ürünleri üretip, pazarlamayı çok önemsemelerini hatırlattı. Gastronomi dalında UNESCO Türkiye Milli Komisyonu Kreatif Şehirler Ağı Ulusal Listesi'ne Kayseri’nin de girdiğini anımsatan Başkan Büyükkılıç, Mutfak Sanatları Merkezi başta olmak üzere hem tesislere hem ürünlere hem de eğitime önem vermeye gayretle devam edeceklerini kaydetti. Kayseri Valisi Gökmen Çiçek ise pastırma denilince kadim bir kültürden bahsettiklerini ifade ederek, “Pastırmadan bahsederken, aynı zamanda istihdamdan, turizmden, şehrimizin özgüveninden bahsediyoruz. Memduh başkanın söylediği gibi Kayseri denilince akla pastırma geliyor. Türkiye’nin 46’ncı ürün olması ülkemize sağladığımız katkı açısından da kıymetli” diye konuştu. AK Parti Kayseri Milletvekili Murat Cahid Cıngı da Kayseri’deki markaların sürekli olarak her alanda çağdaş iletişim alanlarını kullanarak, daha fazla pazarlama yapılması gerektiğine vurgu yaptı. CHP Kayseri Milletvekili Aşkın Genç ise Kayseri’nin pastırmasından mantısı ve sucuğuna kadar bir marka olduğunu, ürünlerin Avrupa Birliği’nden tescil alınmasının bölgede ve dünyada önemli bir kazanım olduğunu söyledi. Kayseri Ticaret Odası Başkanı Ömer Gülsoy da Kayseri Pastırması’nın sadece sofralara gelen bir lezzet değil, şehrin hafızasında yer etmiş bir kültür, bir üretim bilgisi ve aidiyet nişanesi olduğunu dile getirdi. Gülsoy, pastırmanın anavatanının Kayseri olduğunu vurguladığı konuşmasında, Kayseri Pastırması’nın Türkiye’de coğrafi işaret tescili yapılan ilk pastırma olduğunu paylaşarak, Kayseri Pastırması için verilen coğrafi işaret mücadelesinin sadece hukuki bir tescil süreci değil, tarih karşısında bir vefa borcunun da yerine getirilmesi anlamına geldiğini ifade etti. Başkan Gülsoy konuşmasının sonunda, TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu başta olmak üzere bu süreçte katkısı olan ve şehrin değerlerine sahip çıkan Vali Gökmen Çiçek, Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç ve tüm kurum, kuruluş ve kişilere teşekkürlerini iletti. Toplantıda, Kayseri Pastırması’nın uluslararası pazarlarda daha etkin tanıtılması ve üretim standartlarının korunması yönünde atılacak adımlar da ele alındı. Konuşmaların ardından günün anısına hatıra fotoğrafı çekimi ile toplantı sona erdi.

Başkan Büyükkılıç: "Kayseri Pastırması Avrupa Birliği'nde" Haber

Başkan Büyükkılıç: "Kayseri Pastırması Avrupa Birliği'nde"

Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, Kayseri Pastırmasının Avrupa Birliği’nden coğrafi işaret tescili aldığını duyurdu. Başkan Büyükkılıç, Kayseri Pastırmasının Türkiye’nin AB’den coğrafi işaret tescili alan 46’ncı ürünü olarak listede yerini alması sürecindeki gayretlerinden dolayı Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı ile TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu’na teşekkür etti. Gastronomi dalında UNESCO Türkiye Milli Komisyonu Kreatif Şehirler Ağı Ulusal Listesi’nde yer alan Kayseri’nin zengin mutfak kültürünü dünyaya tanıtma gayretini sürdüren Başkan Büyükkılıç, bu doğrultuda proje ve yatırımlarını sürdürürken, şehrin eşsiz lezzetlerinin uluslararası tescil ve tanınırlığı için de girişimlerde bulunarak gelişmeleri yakından takip ediyor. Bu çerçevede Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, Kayseri Pastırmasının Avrupa Birliği’nden coğrafi işaret tescili alan 46’ncı ürün olduğunu duyurdu. Başkan Büyükkılıç, Kayseri’nin, dayanışma içerisinde şehrin değerlerine sahip çıktığını kaydederek, “Zengin mutfağı ile UNESCO Türkiye Milli Komisyonu Kreatif Şehirler Ağı Ulusal Listesi’nde yer alan Kayseri’mizi şehrin tüm kamu kurum ve kuruluşları, oda ve STK’ları ile dayanışma içerisinde tüm dünyaya tanıtma gayretimiz sürüyor. Bu gayretlerimiz de elhamdülillah meyvelerini veriyor. Kayseri Pastırmamız Avrupa Birliği’nden coğrafi işaret tescili alan 46’ncı ürün oldu” dedi. Büyükkılıç, Kayseri Büyükşehir Belediyesi’nin kentin gastronomi alanındaki atılımına sunduğu katkılara dikkat çekerek, “Büyükşehir Belediyesi olarak Gastronomi Günleri düzenliyor, şehrimizin mutfağını tanıtıyor, Mutfak Sanatları Merkezi’miz ile hem lezzetlerimizin tanıtımını sağlıyor hem de gastronomi eğitimleri veriyoruz. Kadim kent Kayseri’nin her bir köşesinde hem tarih hem de eşsiz lezzetler yer alıyor” ifadelerini kullandı. Kayseri Pastırmasının AB tescil sürecindeki gayretlerinden dolayı Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı ile Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu’na teşekkür eden Başkan Büyükkılıç, “Avrupa Birliği tarafından coğrafi işaretle tescillenen 46. ürün olan pastırma ile şehrimizin emeğini, alın terini ve asırlık ustalığını dünyaya bir kez daha gururla duyurduk. Biz Kayseri olarak sadece üretmiyoruz; değerlerimizi koruyor, markalaştırıyor ve bunları geleceğe emin adımlarla taşıyoruz. Bu gururda başta, Tarım ve Orman Bakanı’mız Sayın İbrahim Yumaklı ile TOBB Başkanı’mız Rifat Hisarcıklıoğlu’na, Kayseri Ticaret Odası Başkanı’mız Ömer Gülsoy’a, Kayseri Ticaret Borsası Başkanı’mız Recep Bağlamış’a ve emeği geçen herkese teşekkür ediyorum” şeklinde konuştu. Kayseri Pastırması, Türkiye’nin AB coğrafi işaret tescilli ürünler listesinde Adana Şalgamının ardından 46’ncı sırada yerini aldı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.