Hava Durumu

#Tkdk

Kırsal Haber - Tkdk haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tkdk haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Kuraklığa Karşı Türkiye'den Küresel Çözüm Haber

Kuraklığa Karşı Türkiye'den Küresel Çözüm

Sabancı Üniversitesi'nin 15 yıllık nanoteknoloji birikiminden doğan ANT Systems'in nano malzeme teknolojisi, İstanbul Tuzla'da kurulan yıllık 3 bin ton kapasiteli yerli üretim tesisinde seri üretime alındı. Sulamada yüzde 50'ye kadar tasarruf, verimde yüzde 25'e varan artış sağlayan teknoloji; ABD, Güney Amerika, Körfez ülkeleri ve Afrika'da sahada kullanılıyor. Sabancı Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi bünyesinde 15 yıl süren bilimsel çalışmaların ürünü olan ANT Systems'in nano malzeme teknolojisi, İstanbul Tuzla Kimya İhtisas Organize Sanayi Bölgesi'nde (KOSB) kurulan yıllık 3 bin ton kapasiteli yerli üretim tesisinde seri üretime alındı. Tesisin açılış töreni 16 Mayıs Cumartesi günü gerçekleştirildi. Törene; TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Başkanı Prof. Dr. Vahit Kirişci, Sabancı Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Güler Sabancı, Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu (TKDK) Başkanı Dr. Ahmet Abdullah Antalyalı, Sabancı Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Leblebici ile çok sayıda kamu kurumu temsilcisi, akademisyen, sektör paydaşı ve uluslararası konuk katıldı. Bugün dünyanın birçok gelişmiş ülkesinde hala laboratuvar aşamasında olan bu teknoloji, Türkiye'de sahada doğrulanıp endüstriyel ölçekte üretilebilir hale geldi. Şirketin amiral ürünü NANOTERN, toprağın suyu daha uzun süre tutmasını ve bitkinin ihtiyaç duyduğu anda kontrollü şekilde geri vermesini sağlayan biyobozunur bir nano malzeme. İstanbul'un tarihi su sarnıçlarından ilham alınarak adlandırılan teknoloji, kendi ağırlığının 1.800 katına kadar suyu absorbe edebiliyor, sulama suyu tüketimini yüzde 50'ye kadar azaltıyor, tarımsal verimliliği yüzde 25'e kadar artırıyor; gübre ve tarımsal girdilerin etkinliğini yükselterek üretim maliyetini düşürüyor. NANOTERN bugün Türkiye'nin yanı sıra ABD, Güney Amerika, Körfez ülkeleri ve Afrika'da aktif olarak kullanılıyor. Akademiden sanayiye geçişte başarı örneği TKDK Başkanı Dr. Ahmet Abdullah Antalyalı, açılış töreninde yaptığı konuşmada, girişimin Türkiye'nin yüksek teknoloji üretme hedefinin tarım alanındaki somut örneklerinden biri olduğunu söyledi. Projenin akademiden sanayiye geçişin başarılı bir şekilde sağlanabileceğinin göstergesi olduğunu vurgulayan Antalyalı, bunun bir kalkınma modeli niteliği taşıdığını ifade etti. Sabancı Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Leblebici de söz konusu girişimlerin arkasında güçlü bir vizyon ve uzun yıllara dayanan yoğun bir emeğin bulunduğunu belirterek, Sakıp Sabancı'nın desteğinin ve üniversitenin bu anlayışla kurulmasının sürece önemli katkı sağladığını kaydetti. Leblebici, dünyanın farklı kriz dönemlerinden geçmesine rağmen teknoloji üzerindeki çalışmaların kararlılıkla sürdürüldüğünü aktardı. “Su stresiyle ilgili güveneceğimiz tek şey gelecek için teknoloji” Sabancı Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı ve ANT Systems yatırımcısı Güler Sabancı, dünyada ve Türkiye'de iklim kriziyle birlikte su stresinin giderek daha görünür hale geldiğini, yıllara göre değişen kurak ve yağışlı dönemlerin bu gerçeği değiştirmediğini belirterek şu ifadeleri kullandı: “İklim kriziyle ilgili, büyük afetlerle ilgili yaşayacağımız ve yaşamakta olduğumuz su stresiyle ilgili güveneceğimiz tek şey gelecek için teknoloji, bilime dayalı yapılan bu araştırmalar ve araştırma sonunda çıkan başarılı girişimler. Tek, dünyanın da güvendiği, beklediği de bu.” Sabancı Üniversitesi'nde 2007'den bu yana desteklenen girişimcilik ve teknoloji odaklı çalışmaların yaklaşık 15 yıllık birikimle küresel sorunlara çözüm üretme hedefiyle somut sonuçlara dönüştüğünün altını çizen Sabancı, laboratuvar aşamasının ötesine geçilerek ilk üretim tesisinin hayata geçtiğini ve iklim kriziyle mücadelede bu tür girişimlerin belirleyici olacağını vurguladı. “Suyu en etkin ve verimli şekilde kullanmamız gerekir” TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Başkanı Prof. Dr. Vahit Kirişci ise tarım sektöründe çalışanların yaş ortalamasının yükseldiğine dikkati çekerek, gençlerin bu alana ilgisini artırmak için tarımda teknoloji kullanımının kritik olduğunu söyledi. Nanoteknoloji dahil her düzeyde teknolojik entegrasyonun sektörü gençler için daha cazip hale getireceğine işaret eden Kirişci şu uyarıda bulundu: “Burada özelde bir değerlendirme yapacak olursak, su zengini bir ülke olmadığımızı belirtmek gerek. Su stresi altında olduğundan artık kimsenin kuşkusu olmayan bir ülkede suyu en etkin ve verimli şekilde kullanmamız gerekir.” Kirişci, suyun temel girdi olduğu üretim modelleri üzerinde çalışmaların sürdüğünün altını çizerek, suyun verimli ve kayıpsız kullanılması için teknolojik çözümlerin kritik önem taşıdığını söyledi. “Biz suyu kullanan değil, suyu yöneten bir sistem kurduk” ANT Systems Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve CEO'su Can Yurdakul, toprağın yalnızca savaşla değil, su kıtlığı, verimsizlik ve yanlış üretim modelleri nedeniyle de kaybedilebileceğine işaret etti. Yurdakul, sözlerini şöyle sürdürdü: “Artık dünyanın en büyük meselelerinden biri enerji, su ve tarım. Tarım sektörü, dünya tatlı su kaynaklarının yaklaşık yüzde 70'ini kullanıyor. Bu nedenle geleceğin en kritik sorularından biri, mevcut kaynaklarla nasıl daha sürdürülebilir üretim yapılacağı. ANT Systems'in hikayesi de tam olarak bu sorudan doğdu. Bu teknoloji dünyada büyük ölçüde AR-GE aşamasında. Türkiye, sahada doğrulanmış endüstriyel ölçekte üreten birkaç ülkeden biri. Mesele artık daha fazla üretmek değil, sınırlı kaynaklarla daha akıllı üretmek. Biz suyu kullanan değil, suyu yöneten bir sistem kurduk. Bugün ABD'den Afrika'ya beş kıtada sahada olan bir Türk teknolojisinden söz ediyoruz. Hedefimiz, ANT Systems'i Türkiye'den çıkan bir teknoloji şirketi olmanın ötesine taşıyarak küresel ölçekte standart belirleyen bir yapıya dönüştürmek. Tarımın geleceği bu topraklarda yazılan bir bilgiyle şekillenecek.” Nanoteknoloji ürünler daha etkin sonuç veriyor ANT Systems Yönetim Kurulu Başkanı ve CTO'su Prof. Dr. Yusuf Ziya Menceloğlu da sürdürülebilirlik kavramının yaklaşık 15 yıl önce öne çıkmaya başladığını hatırlatarak, hızlanan nüfus artışının kaynak tüketimini yükselttiğini, karbon salımlarını artırarak küresel ısınmayı tetiklediğini ve bunun da su kıtlığına yol açtığını söyledi. Menceloğlu, sözlerini şöyle tamamladı: “Tarımda aslında hem su krizi hem ilaç krizi, özellikle pestisit problemi hem de hasat sonrası depolama problemleri mevcut. Şu an Türkiye gayrisafi milli hasılasının neredeyse yüzde 5'i kadar gıda kaybımız var. Gıda korunması da, hasat sonrası koruma da çok önemli. Biz bu sektörlerde bu amaçla geliştirdiğimiz nanoteknoloji ürünlerimiz var. Bunların nano olmasının nedeni şu, daha az malzeme ile daha etkin sonuçlar alabiliyorsunuz. O yüzden de bunun etkinliğinin yüksek olması nedeniyle de kabul görüyor.” Uluslararası açılım küresel gündemle örtüşüyor ANT Systems Ortağı ve Dış İlişkiler Başkanı (CEAO) Ömer Faruk Tanrıverdi ise yaptığı açıklamada, teknolojinin uluslararası açılımının küresel gündemle örtüştüğünü belirterek, ANT Systems'i uluslararası kurumlar, hükümetler ve sektör paydaşlarıyla kurulacak uzun vadeli işbirlikleri üzerinden konumlandırmayı hedeflediklerini söyledi. Tanrıverdi şunları kaydetti: “Su kıtlığı, gıda güvenliği ve iklim; dünya gündeminin en üst sıralarındaki bu üç başlık birbirine giderek daha sıkı bağlanıyor. Bu denklemde ülkeler artık tüketici değil, çözüm üretici olarak konumlanmak durumunda. ANT Systems'in hikayesi tam burada anlam kazanıyor: 15 yıllık akademik birikimden doğan, Türkiye'de üretilen ve bugün beş kıtada sahada olan bir teknolojiden söz ediyoruz. Bu, Türk derin teknolojisinin küresel ölçekte değer üretebildiğinin somut göstergelerinden biri. Hedefimiz, ANT Systems'i uluslararası kurumlar, hükümetler ve sektör paydaşlarıyla kurulacak uzun vadeli işbirlikleri üzerinden konumlandırmaktır. Tarımın geleceğinde Türkiye'nin söyleyecek sözü var; biz bu sözün uluslararası karşılığını inşa ediyoruz.” Laboratuvardan endüstriye Series A öncesi yatırım turunda 3 milyon dolar yatırım alan ANT Systems, KOSGEB ve TÜBİTAK destekleriyle birlikte toplam yatırım büyüklüğünü yaklaşık 5 milyon dolar seviyesine taşıdı. İstanbul'da Ar-Ge laboratuvarları, kurumsal ofisleri ve yıllık 3 bin ton kapasiteli üretim tesisini aynı entegre yapı altında toplayan şirketin küresel patent haklarına sahip olduğu teknoloji portföyünün ticari değeri 25 milyon doların üzerinde değerlendiriliyor. Şirketin teknolojik temeli, Sabancı Üniversitesi Nanoteknoloji Araştırma ve Uygulama Merkezi (SUNUM) bünyesinde yürütülen uzun soluklu araştırmalara dayanıyor. Entegre bir teknoloji ailesi Şirketin portföyü yalnızca su yönetimiyle sınırlı değil. Bitki sağlığında pestisit kullanımını optimize eden Insease ile ağır metal ve toksik madde içermeyen dezenfeksiyon teknolojisi AntimicAgro da portföyde yer alıyor. Kontrollü pestisit salınımı ve ileri tarımsal malzemeler üzerindeki Ar-Ge çalışmaları sürüyor. Portföyde, küresel patent hakları kendisinde olan 7 patentli teknoloji bulunuyor. Yönetim ve Ar-Ge ekibi • Prof. Dr. Yusuf Ziya Menceloğlu — Kurucu Ortak, Yönetim Kurulu Başkanı ve CTO • Can Yurdakul — Kurucu Ortak, Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve CEO • Dr. Senem Seven — Kurucu Ortak ve Chief Innovation Officer • Yeşim Zorbacı — Kurucu Ortak ve Chief Research Officer • Dr. Utku Seven — Kurucu Ortak ve Chief Production Technology Officer • Dr. Eren Şimşek — Ortak ve Chief Technical Operations Officer • Can Arslan — Ortak ve Chief Commercial Officer • Ömer Faruk Tanrıverdi — Ortak ve Chief External Affairs Officer (CEAO) Küresel yapı İstanbul'da Ar-Ge ve üretim altyapısına, Hollanda Lahey'de uluslararası ofisine ve ANT Systems Holding B.V. çatısına sahip olan şirket, Avrupa merkezli küresel büyüme stratejisini sürdürüyor. Yatırımcı yapısı ANT Systems; Ünlü Portföy Yönetimi A.Ş., BloomTech Capital B.V. (Hollanda ve Umman), Foton Holding B.V. (Hollanda), Akça Holding, HEK Yatırım A.Ş. ve The Porte Global Affairs A.Ş. gibi kurumsal yatırımcıların yanı sıra Güler Sabancı, Dilara Kaya Karadeniz, Orhan Tağı, Erman Yurdakul ve Can Güneri'nin yer aldığı bir yatırımcı yapısı tarafından destekleniyor. Tören, protokol konuşmalarının ardından gerçekleştirilen fabrika gezisiyle sona erdi.

Konya’da Hayvancılığın Geleceği İçin Kritik Zirve Haber

Konya’da Hayvancılığın Geleceği İçin Kritik Zirve

Konya Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği (DSYB) ve TÜSEDAD iş birliğiyle düzenlenen "Su Kısıtında Sürdürülebilir Hayvancılık" toplantısı, bölge üreticisi için yeni bir yol haritası çizdi. Toplantıda, su krizine karşı münavebeli ekim ve hayvan besleme stratejileri masaya yatırıldı. Sektör Temsilcileri ve Üreticiler Konya’da Buluştu TÜSEDAD Üretici ve Sektör Temsilcileri Buluşmaları’nın 5.’si, Türkiye’nin tarım ambarı Konya’da gerçekleştirildi. Konya DSYB Başkanı Edip Yıldız, TÜSEDAD Başkanı Müslüm Doğru ve TÜSEDAD Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Ali İmamoğlu’nun açılış konuşmalarıyla başlayan etkinlikte, hayvancılığın en büyük maliyet kalemlerinden biri olan yem ve su kullanımı arasındaki denge ele alındı. Programa; tarım ilçe müdürlükleri, Ziraat Bankası yetkilileri, veteriner hekimler odası ve ziraat odaları gibi sektörün tüm paydaşları yoğun katılım sağladı. Silajlık Mısırda Münavebe Dönemi: Su Tasarrufu ve Verimlilik Toplantı kapsamında düzenlenen panelde, Konya bölgesinde yoğun olarak ekimi yapılan silajlık mısır mercek altına alındı. Nihat Öztürk moderatörlüğünde; Prof. Dr. Armağan Hayırlı, Prof. Dr. Süleyman Soylu ve Hüseyin Doğançukuru’nun paylaştığı verilere göre, mısır ekiminin münavebeye (ekim nöbeti) bağlanmasının hayati önem taşıdığı vurgulandı. Panelden Öne Çıkan Başlıklar: Su Yönetimi: Azalan su kaynakları karşısında mısır ekim alanlarının planlanması. Hayvan Besleme: Münavebenin kaba yem kalitesi ve hayvan rasyonları üzerindeki doğrudan etkileri. Ekonomik Sürdürülebilirlik: Girdi maliyetlerini düşürmek için alternatif ürün desenlerinin kullanımı. Üreticiler İçin Çözüm Odaklı Yaklaşım Panelistler, sadece sorunu tespit etmekle kalmayıp üreticilere uygulanabilir çözüm önerileri sundu. Özellikle su kısıtı olan bölgelerde sürdürülebilir hayvancılık için akademik bilgiyle sahadaki tecrübenin birleştirilmesi gerektiği ifade edildi. Ziraat Bankası ve TKDK temsilcilerinin de katılımıyla, bu dönüşümü destekleyecek finansal mekanizmalar üzerine görüş alışverişinde bulunuldu.

Bakan Yumaklı’dan Kırsal Kalkınma Müjdesi: 2026’da 938 Milyar Liralık Dev Bütçe! Haber

Bakan Yumaklı’dan Kırsal Kalkınma Müjdesi: 2026’da 938 Milyar Liralık Dev Bütçe!

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, IPARD III Programı kapsamında 155 yerel eylem grubuna 35 milyon avroluk destek paketi sunulduğunu açıkladı. Yumaklı, 2026 yılı için sektöre 938 milyar liralık rekor bütçe ayrıldığını duyurdu. ​ANKARA – Tarım ve Orman Bakanlığı, kırsal kalkınma hamlesini IPARD III Programı ile 81 ile yayıyor. Bilkent Otel ve Konferans Merkezi'nde düzenlenen LEADER Yaklaşımı etkinliğinde konuşan Bakan İbrahim Yumaklı, Türkiye’nin gıda arz güvenliği ve kırsal ekonomi stratejilerine dair kritik veriler paylaştı. ​IPARD III Desteği 81 İle Yayılıyor ​Bakan Yumaklı, daha önce 42 ilde uygulanan IPARD projelerinin artık Türkiye’nin tamamında uygulanacağını müjdeledi. Kırsal kalkınmayı sadece tarımsal üretim değil, bir yaşam alanı vizyonu olarak gördüklerini belirten Yumaklı, şunları söyledi: ​"IPARD III kapsamında 155 yerel eylem grubumuza 35 milyon avroluk dev bir destek paketi sunuyoruz. Amacımız, girişimcimizin, kadınlarımızın ve gençlerimizin Avrupa standartlarında destekle buluşmasıdır." ​2026 Hedefi: 938 Milyar Liralık Rekor Yatırım ​Devletin üreticinin her daim yanında olduğunu vurgulayan Yumaklı, bütçe rakamlarındaki devasa artışa dikkat çekti. 2025 yılında sektöre aktarılan 706 milyar liralık kaynağın ardından, 2026 yılında sulama yatırımları ve kredi sübvansiyonları dahil toplam 938 milyar liralık rekor bir bütçenin hizmete sunulacağını açıkladı. ​Genç ve Kadın Girişimcilere Öncelik ​Son 23 yılda kırsal kalkınma projeleriyle 287 bin kişilik istihdam sağlandığını ifade eden Bakan Yumaklı, IPARD-TKDK hibelerinin detaylarını paylaştı: ​Desteklenen Proje: 27 binin üzerinde sözleşme. ​Ödenen Hibe: 129 milyar lira. ​Oluşturulan İstihdam: 107 bin kişi. ​Kapsayıcılık: Toplam desteğin yarısı genç ve kadın girişimcilere aktarıldı. ​Yerelde Kalkınma: Başarı Hikayeleri Artıyor ​LEADER yaklaşımının yerel ürünlere değer kattığını belirten Yumaklı; Samsun’daki kadın kooperatiflerinden Giresun’daki rafting faaliyetlerine, Denizli’nin leblebisinden Şanlıurfa’daki sanat atölyelerine kadar pek çok örneği sıraladı. Yatağan kemik tarağı ve Çameli cevizi gibi ürünlerin coğrafi işaretle değer kazandığını hatırlattı. ​IPARD III 2026 Çağrı Takvimi Açıklandı ​Yumaklı, önümüzdeki dönem yol haritasını şu rakamlarla özetledi: ​Yatırımcılara: 85 milyon avro. ​Kırsal Altyapıya: 156 milyon avro. ​Toplam: 241 milyon avro destek TKDK vasıtasıyla üreticilere ulaştırılacak. ​Haberin sonunda Bakan Yumaklı, destek almaya hak kazanan yerel eylem gruplarına sembolik çeklerini takdim ederek hatıra fotoğrafı çektirdi.

Arıcılık Bursa'da Büyükşehir'le Canlandı Haber

Arıcılık Bursa'da Büyükşehir'le Canlandı

Bursa Büyükşehir Belediyesi, kırsal kalkınmayı destekleme çalışmaları kapsamında üreticilerin hem bilgiye erişimini artırıyor hem de üretimlerini güçlendirecek destek sağlamaya devam ediyor. Tarım ve hayvancılık konularında üreticilere birçok destekte bulunan Bursa Büyükşehir Belediyesi, arıcılık faaliyetlerinin sürdürülebilir hale getirilmesi amacıyla ‘Arı Sağlığı ve Arı Ürünleri’ paneli düzenledi. Kırsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı ve Bursa Arı Yetiştiricileri Birliği iş birliğiyle Atatürk Kültür Merkezi Merinos Yerleşkesi’nde gerçekleştirilen panele, bürokratlar, birlik temsilcileri, akademisyenler ve çiftçiler büyük ilgi gösterdi. Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’i temsilen programa katılan Büyükşehir Belediyesi Başkanvekili Mehmet Aydın Saldız, arıcılığın doğanın dengesini koruyan, tarımsal verimliliği destekleyen, kırsal kalkınmaya güç veren çok önemli ekonomik alan olduğunu söyledi. Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin kırsal üretimin güçlenmesini büyük önem verdiğini anlatan Saldız, tarımı, üreticiyi ve yerel ekonomiyi desteklemeye devam edeceklerini ifade etti. Geliştirdikleri projelerle Bursa’da arıcılığı tekrar canlandırdıklarını anlatan Saldız, bugüne kadar yüzlerce üreticiye binlerce kovan teslim ettiklerini, önümüzdeki süreçte de teslim edeceklerini belirtti. Bursa İl Tarım ve Orman Müdürü İbrahim Acar, Bursa Orman Bölge Müdürü Erdal Şahan ve Bursa Arı Yetiştiricileri Birliği Başkanı Umut Buğra Kavas da arıcılık mesleğinin önemine dikkat çekerek düzenlenen programın değerli olduğunu anlattı. Panel bölümünde TKDK İletişim Uzmanı Ferit Ensar Güner ile BEBKA Program Yönetim Birimi Başkanı Talha Göktaş hibe ve destek programları hakkında bilgi verdi. Bursa Teknik Üniversitesi'nden Doç. Dr. Aycan Yiğit Çınar, BAYBİR Denetim Kurulu Başkanı Dr. Hüseyin Hüsnü Serdar ve Hacettepe Üniversitesi'nden Prof. Dr. Aslı Özkırım ise arı sağlığı ve arı ürünleri konularında üreticileri bilgilendirdi. ARICILARA KOVAN DESTEĞİ Programın sonunda üreticilere 750 adet arı kovanı teslim edildi. Kovan desteğinden duydukları memnuniyeti dile getiren üreticiler, arıcılığın sürdürülebilirliği açısından verilen desteğin çok kıymetli olduğunu belirterek, üretim maliyetlerinin arttığı bir dönemde bu tür katkıların kendileri için büyük önem taşıdığını ifade etti. Üreticiler, kırsal kalkınmaya yönelik proje ve desteklerinden dolayı Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’e teşekkür etti.

IPARD III Programı 2026 Yılı Çağrı Takvimi Yayımlandı Haber

IPARD III Programı 2026 Yılı Çağrı Takvimi Yayımlandı

Türkiye ve Avrupa Birliği (AB) tarafından ortaklaşa finanse edilen, Tarım ve Orman Bakanlığının ilgili kuruluşu TKDK tarafından uygulanan IPARD III Programı kapsamında 2026 yılı çağrı takvimi yayımlandı. 241 milyon Avro hibe desteği sağlayacak çağrılarla kırsalda yaklaşık 400 milyon Avroluk yeni yatırımın hayata geçirilmesi hedefleniyor. Bakan Yumaklı, yaptığı yazılı açıklamada, 2024 yılında uygulanmaya başlanan IPARD III Programı'yla birlikte başvuru inceleme süreçlerinin hızlandırılması ve girişimcilere kolaylık sağlanması amacıyla başlatılan yıllık çağrı takvimi uygulamasının kararlılıkla sürdürüldüğünü bildirdi. Yayımlanan yeni takvim doğrultusunda, sadece 2026 yılında çıkılacak çağrı dönemlerinde kırsal alanlarda yaklaşık 400 milyon avro tutarında yatırımın ülke ekonomisine kazandırılmasının ve binlerce kişiye yeni istihdam sağlanmasının hedeflendiğini vurgulayan Yumaklı, hayvansal üretimden bitkisel üretime, el sanatlarından kırsal turizme ve yenilenebilir enerjiye kadar çok geniş bir yelpazede üreticilere destek vermeye devam edeceklerinin altını çizdi. 241 MİLYON AVROLUK DESTEK DÖRT FARKLI TEDBİRİ KAPSIYOR Açıklanan IPARD III Programı 2026 Yılı Çağrı Takvimi'ne göre; nisan ayında 25 milyon avro bütçeli "Çiftlik Faaliyetlerinin Çeşitlendirilmesi ve İş Geliştirme", mayıs ayında ise 30 milyon avro bütçeli "Tarım ve Balıkçılık Ürünlerinin İşlenmesi ve Pazarlanması ile İlgili Fiziki Varlıklara Yönelik Yatırımlar" tedbirleri için ilana çıkılacak. Haziran ayında "Tarımsal İşletmelerin Fiziki Varlıklarına Yönelik Yatırımlar" başlığında 30 milyon avroluk bir destek paketi devreye alınırken; temmuz ayında ise Avrupa Komisyonu'ndan yetki devri alınmasının akabinde IPARD Programı kapsamında ilk kez uygulanacak olan ve büyükşehir belediyeleri hariç yerel yönetimlerin faydalanabileceği 156 milyon avro bütçeli "Kırsal Alanda Kamu Altyapı Yatırımları" çağrısı yayımlanacak. Desteklenen sektöre göre projelerin bütçe sınırları 5 bin avro ile 3 milyon avro arasında değişiklik gösterirken, yatırımcılara yüzde 50 ile yüzde 75 oranlarında hibe desteği sağlanacak. Özellikle kamu altyapı yatırımları ile paketlik içme suyu arıtma tesisleri, katı atık transfer istasyonları ve yenilenebilir enerji sistemleri gibi kırsalın çehresini değiştirecek projelere 3 milyon avroya kadar hibe verilebilecek. KADIN VE GENÇLERE POZİTİF AYRIMCILIK İLE ÜLKE EKONOMİSİNE DEV KATKI TKDK tarafından 2011 yılından bu yana uygulanan IPARD Programları kapsamında bugüne kadar 27 bin 297 tesis ve projeye reel fiyatlarla toplam 129 milyar TL hibe desteği verildiğini hatırlatan Bakan Yumaklı, bu sayede ülkeye yaklaşık 273 milyar TL tutarında yatırım kazandırıldığını ve 107 bini aşkın kişiye istihdam sağlandığını aktardı. Kırsal kalkınmada kadınların ve gençlerin rolünün hayati olduğuna dikkati çeken Yumaklı, proje seçimlerinde ilave puan verilerek ve 40 yaş altı genç yatırımcılara ek hibe oranları sağlanarak pozitif ayrımcılık uygulandığını belirtti. Bu kapsamda bugüne dek 7 bin 653 kadın girişimciye 42,6 milyar TL, 14 bin 933 genç girişimciye ise 86,7 milyar TL hibe desteği sağlandığını ifade etti. Yumaklı, 241 milyon avro bütçeli IPARD III Programı 2026 Çağrı Takvimi'nin ülkemize, yatırımcılara ve tüm tarım kesimine hayırlı olmasını temenni etti. ​

Kadın Çiftçiler Sürdürülebilir Gelecek İçin Bir Araya Geldi Haber

Kadın Çiftçiler Sürdürülebilir Gelecek İçin Bir Araya Geldi

Eskişehir Ticaret Odası bünyesinde faaliyet gösteren Eskişehir AB Bilgi Merkezi ve TOBB Eskişehir İl Kadın Girişimciler Kurulu ev sahipliğinde, Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu (TKDK) Eskişehir İrtibat Ofisi’nin destekleriyle “Kadın Çiftçiler Sürdürülebilir Gelecek İçin Buluşuyor” etkinliği düzenlendi. Gerçekleştirilen etkinlikte kadın çiftçiler, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü ve Birleşmiş Milletler tarafından ilan edilen 2026 Uluslararası Kadın Çiftçiler Yılı kapsamında bir araya geldi. Etkinlikte, kadın çiftçiler başta IPARD destekleri olmak üzere TKDK tarafından sağlanan destekler çerçevesinde deneyimlerini paylaşırken, kırsal kalkınmadaki rollerini de ele aldı. Etkinliğe Eskişehir merkez ve ilçelerden 300’ü aşkın kadın çiftçi, kooperatif ve dernek temsilcisi ile kurum yetkilisi katıldı. Katılımcıların yoğun ilgisi, kadın çiftçilerin tarım sektöründeki etkisinin ve IPARD desteklerinin önemine olan farkındalığı bir kez daha ortaya koydu. Etkinlik, Ramazan ayının birlik ve dayanışma ruhuyla düzenlenen ortak bir iftar programı eşliğinde gerçekleşti. Program kapsamında Eskişehir AB Bilgi Merkezi Koordinatörü Gökhan Çobansoy, Avrupa Birliği Katılım Öncesi Mali Yardım Aracı’nın kırsal kalkınma bileşeni olan IPARD programı hakkında bilgi verdi. Ardından açılış konuşmaları Eskişehir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Üyesi Yasin Bakılan ve TOBB Eskişehir İl Kadın Girişimciler Kurulu Başkanı Elif Gürkaynak tarafından gerçekleştirildi. IPARD ile Kırsalda Sürdürülebilir Kalkınma Söyleşi bölümünde, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarım Ekonomisi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Fatma Handan Giray moderatörlüğünde, kadın çiftçilerin tarımdaki rolü, kırsal kalkınma ve Avrupa Birliği desteklerinin yerel etkileri ele alındı. Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu Eskişehir İrtibat Ofisi Uzmanı Maide Sultan Tanrıverdi, IPARD programı kapsamında sağlanan destekler ve başvuru süreçlerini detaylı olarak aktardı. Mihalıççık Kadın Girişimciler Kooperatifi Başkanı Fevziye Kartaltepe ise IPARD desteğiyle hayata geçirilen Mihalıççık Kadın Girişimi Süt İşleme Tesisi projesini paylaştı. 11 milyon 741 bin TL uygun harcama tutarına sahip proje, yüzde 70 hibe ile 8 milyon 219 bin TL destek alarak kaşar ve lor peyniri üretimine katkı sağladı. Eskişehir Kadın Çiftçiler Derneği Başkanı Münevver Kepenek de kadın çiftçilerin sahadaki deneyimlerini ve kırsal topluluklara katkılarını katılımcılarla aktardı. Etkinlik boyunca kadın çiftçilerin liderlik rolleri, kooperatifleşmenin kırsal kalkınmaya katkısı, kısa tedarik zincirlerinin önemi ve sürdürülebilir tarım uygulamaları tartışıldı. Katılımcıların yoğun ilgisi, tarım sektöründe kadınların güçlenmesi için dayanışma ağlarının önemini bir kez daha gözler önüne serdi. Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu Maslahatgüzarı Jurgis Vilčinskas, etkinlikle ilgili yaptığı açıklamada, kadın çiftçilerin tarım sektöründeki rolünün güçlendirilmesinin yerel ekonomilerin dayanıklılığı açısından büyük önem taşıdığını vurguladı. 2011 yılından bu yana TKDK tarafından uygulanan Avrupa Birliği destekli IPARD programı, Türkiye’de kırsal kalkınmaya 1,9 milyar avronun üzerinde hibe desteği sağladı. Program; tarım ve gıda sektörünün rekabet gücünü artırmayı, doğal kaynakların sürdürülebilir yönetimini desteklemeyi ve kırsal alanlarda istihdamı güçlendirmeyi hedefliyor. Özellikle kadınlar ve gençler için yeni fırsatlar yaratmayı amaçlayan IPARD, kısa tedarik zincirleri ve yerel değer zincirlerinin gelişmesine de katkı sağlıyor. Kadın çiftçilerin üretimdeki gücünü ve kırsal kalkınmadaki rolünü vurgulayan buluşma, gerçekleştirilen söyleşinin ardından düzenlenen iftar programı ve ney dinletisi ile sona erdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.