Hava Durumu

#Tkdk

Kırsal Haber - Tkdk haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tkdk haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Kadın Emeğinden Sürdürülebilir Geleceğe Haber

Kadın Emeğinden Sürdürülebilir Geleceğe

Eskişehir Ticaret Odası bünyesinde faaliyet gösteren Eskişehir AB Bilgi Merkezi ile TOBB Eskişehir Kadın Girişimciler Kurulu iş birliğinde düzenlenen “Yeşil ve Sürdürülebilirlik Yolunda Kadın Girişimciler” etkinliğinde; sürdürülebilir tarım, yenilikçi üretim, kırsal kalkınma ve Avrupa Birliği’nin sunduğu destek mekanizmaları ele alındı. Eskişehir Ticaret Odası Mustafa Çekiç Meclis Salonu’nda gerçekleştirilen programda, kadın girişimciler, çiftçiler ve kooperatif temsilcileri bir araya geldi. “Sürdürülebilir Tarımda Kadın Emeği ve Yenilikçi Üretim” başlığıyla gerçekleştirilen programda, Avrupa Birliği’nin kırsal kalkınma yaklaşımı ve IPARD (Katılım Öncesi Yardım Aracı – Kırsal Kalkınma Bileşeni) Programı kapsamında kadın girişimciler ile kadın kooperatiflerine sunulan fırsatlar katılımcılarla paylaşıldı. Etkinlik hakkında bilgi veren Eskişehir AB Bilgi Merkezi Koordinatörü Gökhan Çobansoy, Avrupa Birliği ile Türkiye arasındaki iş birliği kapsamında kırsal kalkınma ve sürdürülebilir tarıma yönelik fırsatların önemine dikkat çekti. Çobansoy, buluşmanın kadın girişimciler, çiftçiler ve kooperatifler arasında bilgi ve deneyim paylaşımını güçlendirmek amacıyla düzenlendiğini belirterek, Eskişehir AB Bilgi Merkezi’nin Avrupa Birliği politikaları ve iş birliği fırsatlarını yerelde görünür ve erişilebilir kılmaya yönelik çalışmalarını sürdürdüğünü ifade etti. Açılış konuşmalarını Eskişehir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Üyesi Ahmet Oğuz ile TOBB Eskişehir Kadın Girişimciler Kurulu Başkanı Elif Gürkaynak gerçekleştirdi. Konuşmalarda kadın emeğinin ekonomik değere dönüştürülmesi, üretimin geliştirilmesi ve destek mekanizmalarına erişimin artırılmasının önemi vurgulandı. Etkinliğin, geçtiğimiz mart ayında gerçekleştirilen kadın girişimciler buluşmasının ardından katılımcılardan gelen talepler doğrultusunda düzenlendiği belirtildi. Etkinliğin moderatörlüğünü Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarım Ekonomisi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Fatma Handan Giray üstlendi. Tarım ekonomisi ve kırsal kalkınma alanındaki bilgi ve deneyimiyle etkinliğe yön veren Giray, sürdürülebilir tarım, kadın emeği ve kırsal kalkınma başlıklarının farklı yönleriyle ele alınmasını sağladı. Programda TKDK (Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu) Eskişehir İrtibat Ofisi Uzmanı Maide Sultan Tanrıverdi, Avrupa Birliği’nin kırsal kalkınma yaklaşımı ve IPARD Programı hakkında sunum gerçekleştirdi. Tanrıverdi, sürdürülebilir tarımsal yatırımların yanı sıra kadın girişimciler ve kooperatifler için destek alanlarını, kırsal ekonomik faaliyetlerin çeşitlendirilmesini ve yatırım olanaklarını anlattı. Türkiye’de IPARD Programı’nın TKDK aracılığıyla uygulandığını belirten Tanrıverdi, program kapsamında sunulan desteklerin başvuru süreçleri ve yatırım imkânlarına ilişkin bilgiler verdi. Kadın Kooperatiflerinden IPARD Deneyimi, Kadın Çiftçilerden Sahadaki Üretim Hikâyeleri Etkinliğin deneyim paylaşımı bölümünde Mihalıççık Kadın Girişimciler Kooperatifi Başkanı ve IPARD faydalanıcısı Fevziye Kartaltepe, TKDK desteğinden yararlanma sürecini ve bu desteğin kooperatif çalışmalarına sağladığı katkıları anlattı. Kartaltepe, kooperatifin yerel kalkınmadaki rolünün yanı sıra katma değerli ürünlerin geliştirilmesi ve yerel ürünlerin ekonomik değere dönüştürülmesine ilişkin çalışmalarını ve tecrübelerini aktardı. Eskişehir Kadın Çiftçiler Derneği Başkanı Münevver Kepenek ise kadın çiftçilerin tarımsal üretimdeki rolünü ve sahadaki çalışmalarını anlattı. Kepenek; sürdürülebilir tarım uygulamalarının yanı sıra kadınların kırsal kalkınmadaki yerini, üretim sürecinde karşılaşılan fırsatları ve yaşanan güçlükleri değerlendirdi. Programın sonunda gerçekleştirilen soru-cevap bölümünde katılımcılar, konuşmacılara destek mekanizmaları ve üretim süreçlerine ilişkin sorularını yöneltti. Karşılıklı görüş alışverişinin yapıldığı bölümde, sürdürülebilir üretimin geliştirilmesi, kırsal alandaki ihtiyaçlar ve yeni iş birliği olanakları da ele alındı.

Beylikova’da Tarımsal Kalkınmaya Büyük Destek Haber

Beylikova’da Tarımsal Kalkınmaya Büyük Destek

Beylikova’da tarımsal ve kırsal kalkınmaya yönelik önemli bir yatırım daha hayata geçirildi. S.S. Beylikova Tarımsal Kalkınma Kooperatifi tarafından hazırlanan proje kapsamında, Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu (TKDK) aracılığıyla Avrupa Birliği IPARD fonlarından yüzde 70 hibe desteği sağlandı. Yaklaşık 9 milyon TL yatırım bedeline sahip proje kapsamında kooperatife 3 adet sıfır kilometre kamyonet ile 5 adet süt soğutma tankı kazandırıldı. Yeni araç ve ekipmanlarla birlikte Beylikova’daki üreticilerin sütlerinin daha sağlıklı, hijyenik ve modern koşullarda toplanması ve muhafaza edilmesi hedefleniyor. Kooperatifin hizmet kapasitesini önemli ölçüde artıracak araç ve süt soğutma tanklarının teslim alınması dolayısıyla Beylikova’da tören düzenlendi. Törene Beylikova Kaymakamı Ali Kantilav, S.S. Beylikova Tarımsal Kalkınma Kooperatifi yetkilileri, mahalle muhtarları ve çok sayıda üretici katıldı. “Üreticimizin yanında olmaya devam edeceğiz” Aynı zamanda S.S. Beylikova Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Başkanı olan Beylikova Belediye Başkanı Av. Hakan Karabacak, törende yaptığı konuşmada projenin üreticiler açısından önemine dikkat çekti. Başkan Karabacak, kooperatif olarak temel amaçlarının Beylikova’daki üreticilerin emeğine ve üretimine değer katmak olduğunu belirterek, Avrupa Birliği IPARD fonundan sağlanan yüzde 70’lik hibe desteği sayesinde yaklaşık 9 milyon TL değerindeki yatırımın ilçeye kazandırılmasından duyduğu memnuniyeti ifade etti. Karabacak, “Üreticimizin daha modern ve güçlü şartlarda üretim yapabilmesi, ürünlerinin değerinde değerlendirilmesi ve kooperatifimizin hizmet kapasitesinin artırılması için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bu proje sayesinde kooperatifimize 3 yeni kamyonet ve 5 süt soğutma tankı kazandırdık. Bu yatırım doğrudan üreticimize hizmet edecek ve özellikle süt üreticilerimizin işini kolaylaştıracak.” dedi. Projenin hazırlanmasından hibe sürecinin sonuçlanmasına kadar emeği geçen kişi ve kurumlara teşekkür eden Karabacak, Avrupa Birliği IPARD fonlarının ve TKDK’nın sağladığı desteğin kırsal kalkınma açısından büyük önem taşıdığını vurguladı. Başkan Karabacak ayrıca projeye katkı sunan TKDK yetkililerine, kooperatif yönetimine, mahalle muhtarlarına ve üreticilere teşekkür ederek, Beylikova’da tarım ve hayvancılığın gelişmesi için yeni projeler üretmeye devam edeceklerini söyledi. “Yatırımlarımız üreticimize hizmet olarak geri dönecek” Beylikova’nın ekonomisinin temel dinamiklerinden birinin tarım ve hayvancılık olduğunu belirten Karabacak, kooperatif çatısı altında üreticilerin ihtiyaçlarına yönelik çalışmaların devam edeceğini ifade etti. Kazandırılan araç ve ekipmanların yalnızca kooperatifin değil, Beylikova’daki üreticilerin ortak kazanımı olduğunu belirten Karabacak, “Bizim için en büyük değer üreticimizin emeğidir. Üreticimizin emeğini korumak, üretimini kolaylaştırmak ve daha güçlü bir tarımsal yapının oluşmasına katkı sağlamak için çalışıyoruz. Bugün teslim aldığımız araçlarımız ve süt soğutma tanklarımız bunun önemli bir adımıdır. Beylikova’mıza ve tüm üreticilerimize hayırlı olsun.” ifadelerini kullandı. Düzenlenen tören, yeni araçların ve süt soğutma tanklarının tanıtılması ve katılımcıların toplu fotoğraf çekimiyle sona erdi.

Balıkesir’de Küçükbaş Hayvancılara %70 Hibeli Kilitli Yemlik Desteği Haber

Balıkesir’de Küçükbaş Hayvancılara %70 Hibeli Kilitli Yemlik Desteği

Balıkesir'de küçükbaş hayvancılık işletmelerinin verimliliğini artırmak, üretim maliyetlerini düşürmek ve en büyük sorunlardan biri olan yem kayıplarının önüne geçmek amacıyla hayata geçirilen “Küçükbaş Kilitli Yemlik Sisteminin Yaygınlaştırılması Projesi” kapsamında dağıtım programı coşkuyla gerçekleştirildi. Balıkesir Tarım ve Orman ​İl Müdürlüğü kampüsünde düzenlenen törenle, projeye hak kazanan 85 üreticiye %70 hibe desteğiyle kilitli yemlik sistemleri teslim edildi. ​Projenin Amacı: Maliyetleri Azaltmak, Verimliliği Artırmak ​Küçükbaş hayvancılıkta yemleme süreçlerini modern ve pratik bir yapıya kavuşturan kilitli yemlik sistemleri; Yem zayiatını minimuma indirerek işletme giderlerini azaltıyor, ​Hayvanların dengeli ve huzurlu bir şekilde beslenmesini sağlıyor, ​İş gücünden tasarruf sağlayarak çiftçilerin iş yükünü hafifletiyor. ​"Balıkesir, Türkiye’nin En Önemli Hayvancılık Merkezlerinden Biri" ​Programın açılış konuşmasını gerçekleştiren İl Müdürü Dr. Hüseyin Düzgün, Balıkesir’in geniş üretim alanları, güçlü hayvan varlığı ve köklü tarımsal kültürüyle Türkiye’nin lider tarım ve hayvancılık merkezlerinden biri olduğunun altını çizdi. Düzgün, üreticilerin ihtiyaçlarını merkeze alan projelerle ildeki hayvancılık altyapısını güçlendirmeye devam ettiklerini belirtti. ​Törene; AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Balıkesir Milletvekili Belgin Uygur, AK Parti Balıkesir İl Başkanı Mehmet Aydemir, TKDK İl Koordinatörü Murat Öncül, il müdür yardımcıları, şube müdürleri, protokol üyeleri, teknik personel ve çok sayıda üretici katılım sağladı. ​Dağıtılan kilitli yemlik sistemlerinin tüm işletmelere bereket ve kazanç getirmesi temenni edilirken, program "Üreticimizin yanında, Balıkesir’in tarım ve hayvancılığının hizmetindeyiz" mesajıyla sona erdi.

Gökçeada’da Organik Tarımın Geleceği İçin Ortak Akıl Haber

Gökçeada’da Organik Tarımın Geleceği İçin Ortak Akıl

Çanakkale’nin Gökçeada ilçesinde organik tarımın mevcut durumu, üretim potansiyelinin geliştirilmesi ve sektörün geleceğine yönelik atılabilecek adımların belirlenmesi amacıyla geniş katılımlı bir toplantı gerçekleştirildi. Gökçeada Kaymakamı Osman Acar başkanlığında düzenlenen “Organik Tarım Bilgilendirme, Görüş Alışverişi ve Değerlendirme Toplantısı”na, Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu (TKDK) Çanakkale İl Koordinatörü Semih Oruç da katıldı. Toplantıda Gökçeada Belediye Başkanı Bülent Ecevit Atalay, Tarım ve Orman Bakanlığı Bitkisel Üretim Genel Müdürlüğü (BÜGEM) İyi Tarım Uygulamaları ve Organik Tarım Daire Başkanı Başak Egesel, Çanakkale İl Tarım ve Orman Müdürü Ergün Demirhan, İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü yetkilileri ile İl Tarım ve Orman Müdürlüğü şube müdürleri yer aldı. Buluşmaya ayrıca Ziraat Bankası Gökçeada Şube Müdürlüğü, Çanakkale Arı Yetiştiricileri Birliği, Umurbey Sulama Birliği, tarımsal kalkınma kooperatiflerinin başkanları, köy ve mahalle muhtarları, bitkisel ve hayvansal üretim yapan üreticiler ile İl ve İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü personeli katılım sağladı. Gökçeada’nın organik tarım potansiyeli değerlendirildi Toplantıda, Gökçeada’nın organik tarım alanındaki mevcut durumu ve sahip olduğu üretim potansiyeli kapsamlı şekilde ele alındı. Adada organik bitkisel ve hayvansal üretimin geliştirilmesi, üreticilerin desteklenmesi ve sürdürülebilir tarım uygulamalarının yaygınlaştırılmasına yönelik görüş ve öneriler değerlendirildi. Gökçeada’nın organik tarım alanında sahip olduğu potansiyelin daha etkin şekilde değerlendirilmesi için kurumlar arası iş birliğinin güçlendirilmesi ve üreticilerin süreçlere daha fazla dahil edilmesi konuları da toplantının gündeminde yer aldı. Ayrıca Gökçeada’nın organik tarımdaki marka değerinin artırılması, yerel üretimin güçlendirilmesi ve adanın tarımsal potansiyelinin ekonomik değere dönüştürülmesine yönelik yapılabilecek çalışmalar üzerinde görüş alışverişinde bulunuldu. Toplantı, katılımcıların Gökçeada’da organik tarımın geliştirilmesine yönelik görüş, öneri ve değerlendirmelerini paylaşmasının ardından sona erdi.

IPARD III Programında 2,9 Milyar TL Hibe Desteği! Haber

IPARD III Programında 2,9 Milyar TL Hibe Desteği!

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu (TKDK) tarafından yürütülen IPARD III Programı'nda önemli gelişmeleri duyurdu. 10. çağrı dönemi sonuçları ile 240 projeye 2,9 milyar TL hibe sağlanırken, 12. çağrı dönemi ise 30 milyon Avro bütçe ile resmen başladı. ​Modern tarım ve hayvancılık yatırımlarına yönelik desteklerini aralıksız sürdüren Tarım ve Orman Bakanlığı, kırsal kalkınmayı güçlendirmeye devam ediyor. Bakan İbrahim Yumaklı, üreticilerin teknolojik dönüşümden gıda işleme tesislerine kadar her alanda emeğine değer kattıklarını vurgulayarak, IPARD III Programı kapsamındaki yeni gelişmeleri paylaştı. ​240 Projeye 2,9 Milyar TL'lik Dev Destek ​IPARD III Programı 10. Başvuru Çağrı İlanı değerlendirme sonuçlarının netleştiğini belirten Bakan Yumaklı, kırsal ekonomiye yapılacak yatırımların detaylarını açıkladı: ​Desteklenen Alanlar: Et, süt, su ürünleri, meyve-sebze işleme tesisleri ve soğuk hava deposu yatırımları. ​Proje Sayısı: 240. ​Hibe Tutarı: Toplam 2,9 milyar TL. ​Ekonomiye Katkı: Projelerin tamamlanmasıyla ekonomiye 5,8 milyar TL'lik yatırım kazandırılması hedefleniyor. ​IPARD III Programı 12. Çağrı İlanı Başladı ​Bakan Yumaklı, 10. çağrı döneminin ardından 12. Başvuru Çağrı İlanı’nın da yayımlandığını müjdeledi. Özellikle hayvansal üretim odaklı yatırımların önünün açıldığı bu çağrı ile ilgili detaylar şu şekilde: ​Kapsam: Süt, kırmızı et, kanatlı eti ve yumurta üretimine yönelik yatırımlar. ​Toplam Bütçe: 30 Milyon Avro. ​"Kırsalın Gücüne Güç Katmaya Kararlıyız" ​Söz konusu desteklerin üreticiler ve ülke ekonomisi için hayırlı olmasını dileyen Bakan İbrahim Yumaklı, "Modernizasyondan kapasite artırımına, gıdanın işlenmesinden teknolojik dönüşüme kadar her alanda üreticilerimizin yanındayız. Kırsaldaki tüm girişimcilerimize ve ülkemize bereketli olsun," ifadelerini kullandı.

Tarımla Büyüyen Isparta Vizyonu Masaya Yatırıldı Haber

Tarımla Büyüyen Isparta Vizyonu Masaya Yatırıldı

Isparta Ticaret Borsası üyeleriyle yaptığı istişare toplantıları, bölgenin tarımsal sorunları ve taleplerini ele almak üzere düzenlenen programın sonuncusunu gerçekleştirdi. Toplantıda bugüne kadar yapılan çalışmalara ilişkin bilgi veren Yönetim Kurulu Başkanı Hüdai Şahin, “Tarımla Büyüyen Isparta” vizyonu doğrultusunda gerçekleşen projelerin ve girişimlerin önemine vurgu yaptı. Gerçekleşen toplantıya Yönetim Kurulu Başkanı Hüdai Şahin, Meclis Başkanı Nevzat Demirel, Yönetim Kurulu ve Meclis Üyeleri konuklarını kapıda karşıladı. Programa önceki dönem Isparta Milletvekili Recep Özel, TKDK Başkanı Dr.Ahmet Antalyalı, TARSİM Antalya Bölge Müdürü Muharrem Ünal, Isparta Defterdarı Mustafa Erdem, ITSO Yönetim Kurulu ve üyelerimiz katılım sağladı. Isparta Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Hüdai Şahin, açılış konuşmasında şunları kaydetti: "Geçtiğimiz günlerde yaşanan dolu felaketinden dolayı zarar gören üreticilerimize geçmiş olsun dileklerimizi iletiyorum. Üreticimizin lehine olacak şekilde TARSİM sisteminde bir iyileştirme yapılması, gerek don poliçelerindeki muafiyetlerin azaltılması, gerekse dolu poliçelerinde ekspertiz yönteminin iyileştirilerek çiftçilerimize uygun hale gelmesi ve bunun sonucunda da gerekirse TARSİM sigorta sisteminin zorunlu hale getirilmesi gerekmektedir. Göreve geldiğimiz günden beri gül yağı ve gül suyuyla ilgili çalışmalarımız çok ciddi boyutta ve hızlı bir şekilde devam ediyor. Isparta gül yağımızın Avrupa Birliği coğrafi işaretiyle ilgili süreç de İran’ın itirazına rağmen yaptığımız girişimler sonucu AB komisyonda tekrar masaya yatırıldı; inşallah yakın tarihte bu işareti almış olacağız. Gül suyunda da yaklaşık 3 yıldır Ankara'da yoğun bir bürokrasi yürütüyoruz. En son Sağlık Bakanlığı Kozmetik Denetim Daire Başkanlığı ile görüşerek yaptığımız analiz sonuçlarını kendilerine ilettik. Sentetik gül suyu ve güllü su adı altındaki kimyasal ürünlerin yasaklanması için bir tarama başlattılar, yakın dönemde ciddi bir yaptırım bekliyoruz. Ayrıca doğal Isparta gül suyumuzu anlatmak için hazırlattığımız tanıtım filmimiz sosyal mecralarda 1 milyon kitleye ulaştı; bu konuda tüketiciyi bilinçlendirmeye kararlılıkla devam edeceğiz. Şu anda kiraz hasat dönemindeyiz ancak büyük emek ve maliyet gerektiren bu işte fiyatlar maalesef üreticimizin istediği boyutta değil. En büyük sıkıntımız, ihracatta tamamen Avrupa pazarına bağımlı olmamızdır. İspanya ve Yunanistan'da kiraz çıktığı anda fiyatlar aniden yarı yarıya düşüyor. Türkiye kiraz ihracatının yaklaşık %35'ini gerçekleştiren Ispartalı gurur kaynağımız firmalarımızın önünü açmak zorundayız. Bu pazar tıkanıklığını aşma adına Çin ile tekrar masaya oturulup anlaşmaların yapılması ve Uzak Doğu'ya kiraz sevkiyatı için uçak kargo fiyatlarının acilen indirilmesi yönündeki somut görüşlerimizi Ankara'da çok net bir şekilde dile getirdik. Tabii ki en büyük problemlerimizden bir tanesi de Isparta Elması; Hindistan ve Rusya pazarına olan bağımlılık riskine karşı, dünyanın ilk 5 elma ithalatçısından biri olan Mısır pazarını hedef seçtik. 3 yıldır sürdürdüğümüz 29 üst düzey görüşme neticesinde Mısır tarafı kapıları açtı ancak %40'lık ek vergi engeli nedeniyle rekabet etmekte zorlanıyoruz. Bu engeli aşmak için de çalışmalarımız sürüyor.Bizler icra makamı değil, rica makamıyız; Isparta tarımının sorunlarını bürokrasiye iletmekle mesulüz. Mısır pazarının yakın tarihte tamamen açılacağına inancımız tamdır. Katılımınız için hepinize ayrı ayrı teşekkür ediyor, saygılar sunuyorum." Açılış konuşmasının ardından kürsüye gelen TARSİM Antalya Bölge Müdürü Muharrem Ünal, Isparta Ticaret Borsası’nın girişim ve başarılarından bahsederek, son zamanlarda iklim değişikleri sonucu meydana gelen doğa olayları karşısında üreticiler için tarım sigortasının ne denli önemli olduğuna vurgu yaptı. Üreticilerin zararlarını en aza indirmesi için yapacakları başvurular hakkında bilgi veren Muharrem Ünal, tüm üreticilerimize geçmiş olsun dileklerini iletti. Kapanış konuşması için kürsüye gelen TKDK Başkanı Dr. Ahmet Antalyalı; TKDK destekleri ile alakalı bölgemizde öne çıkan proje ve programlara değindi. Tarım ekonomisini canlandırmak adına bu proje ve programların üreticiler için ne kadar faydalı olduğuna dikkat çekerek, yeni projeler ve desteklerin müjdesini verdi. Konuşmaların tamamlanmasının ardından üye istişare programı, ödül töreniyle sona erdi. 2025 yılı tescil işlem hacminde dereceye giren Isparta Ticaret Borsası üyelerine başarı ödülleri takdim edildi. Isparta bölgesinde ödül alan firmalar şunlar oldu: • ISPARTA DAVRAZ ET VE ET ÜRÜNLERİ SANAYİ VE TİCARET İMİTED ŞİRKETİ • GÜLKÖY GIDA SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ • KINALI SÜT ÜRÜNLERİ ANONİM ŞİRKETİ • HEDİYE UN FABRİKASI İMALAT SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ • İBRAHİM TURGUT • SEBAT GÜL YAĞI VE UÇUCU YAĞLAR KOZMETİK İNŞAAT MAKİNE TURİZM SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ • BERRİN TORTOP AKALO ÇİFTLİĞİ • SÜLEYMAN UĞURLU

Kuraklığa Karşı Türkiye'den Küresel Çözüm Haber

Kuraklığa Karşı Türkiye'den Küresel Çözüm

Sabancı Üniversitesi'nin 15 yıllık nanoteknoloji birikiminden doğan ANT Systems'in nano malzeme teknolojisi, İstanbul Tuzla'da kurulan yıllık 3 bin ton kapasiteli yerli üretim tesisinde seri üretime alındı. Sulamada yüzde 50'ye kadar tasarruf, verimde yüzde 25'e varan artış sağlayan teknoloji; ABD, Güney Amerika, Körfez ülkeleri ve Afrika'da sahada kullanılıyor. Sabancı Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi bünyesinde 15 yıl süren bilimsel çalışmaların ürünü olan ANT Systems'in nano malzeme teknolojisi, İstanbul Tuzla Kimya İhtisas Organize Sanayi Bölgesi'nde (KOSB) kurulan yıllık 3 bin ton kapasiteli yerli üretim tesisinde seri üretime alındı. Tesisin açılış töreni 16 Mayıs Cumartesi günü gerçekleştirildi. Törene; TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Başkanı Prof. Dr. Vahit Kirişci, Sabancı Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Güler Sabancı, Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu (TKDK) Başkanı Dr. Ahmet Abdullah Antalyalı, Sabancı Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Leblebici ile çok sayıda kamu kurumu temsilcisi, akademisyen, sektör paydaşı ve uluslararası konuk katıldı. Bugün dünyanın birçok gelişmiş ülkesinde hala laboratuvar aşamasında olan bu teknoloji, Türkiye'de sahada doğrulanıp endüstriyel ölçekte üretilebilir hale geldi. Şirketin amiral ürünü NANOTERN, toprağın suyu daha uzun süre tutmasını ve bitkinin ihtiyaç duyduğu anda kontrollü şekilde geri vermesini sağlayan biyobozunur bir nano malzeme. İstanbul'un tarihi su sarnıçlarından ilham alınarak adlandırılan teknoloji, kendi ağırlığının 1.800 katına kadar suyu absorbe edebiliyor, sulama suyu tüketimini yüzde 50'ye kadar azaltıyor, tarımsal verimliliği yüzde 25'e kadar artırıyor; gübre ve tarımsal girdilerin etkinliğini yükselterek üretim maliyetini düşürüyor. NANOTERN bugün Türkiye'nin yanı sıra ABD, Güney Amerika, Körfez ülkeleri ve Afrika'da aktif olarak kullanılıyor. Akademiden sanayiye geçişte başarı örneği TKDK Başkanı Dr. Ahmet Abdullah Antalyalı, açılış töreninde yaptığı konuşmada, girişimin Türkiye'nin yüksek teknoloji üretme hedefinin tarım alanındaki somut örneklerinden biri olduğunu söyledi. Projenin akademiden sanayiye geçişin başarılı bir şekilde sağlanabileceğinin göstergesi olduğunu vurgulayan Antalyalı, bunun bir kalkınma modeli niteliği taşıdığını ifade etti. Sabancı Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Leblebici de söz konusu girişimlerin arkasında güçlü bir vizyon ve uzun yıllara dayanan yoğun bir emeğin bulunduğunu belirterek, Sakıp Sabancı'nın desteğinin ve üniversitenin bu anlayışla kurulmasının sürece önemli katkı sağladığını kaydetti. Leblebici, dünyanın farklı kriz dönemlerinden geçmesine rağmen teknoloji üzerindeki çalışmaların kararlılıkla sürdürüldüğünü aktardı. “Su stresiyle ilgili güveneceğimiz tek şey gelecek için teknoloji” Sabancı Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı ve ANT Systems yatırımcısı Güler Sabancı, dünyada ve Türkiye'de iklim kriziyle birlikte su stresinin giderek daha görünür hale geldiğini, yıllara göre değişen kurak ve yağışlı dönemlerin bu gerçeği değiştirmediğini belirterek şu ifadeleri kullandı: “İklim kriziyle ilgili, büyük afetlerle ilgili yaşayacağımız ve yaşamakta olduğumuz su stresiyle ilgili güveneceğimiz tek şey gelecek için teknoloji, bilime dayalı yapılan bu araştırmalar ve araştırma sonunda çıkan başarılı girişimler. Tek, dünyanın da güvendiği, beklediği de bu.” Sabancı Üniversitesi'nde 2007'den bu yana desteklenen girişimcilik ve teknoloji odaklı çalışmaların yaklaşık 15 yıllık birikimle küresel sorunlara çözüm üretme hedefiyle somut sonuçlara dönüştüğünün altını çizen Sabancı, laboratuvar aşamasının ötesine geçilerek ilk üretim tesisinin hayata geçtiğini ve iklim kriziyle mücadelede bu tür girişimlerin belirleyici olacağını vurguladı. “Suyu en etkin ve verimli şekilde kullanmamız gerekir” TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Başkanı Prof. Dr. Vahit Kirişci ise tarım sektöründe çalışanların yaş ortalamasının yükseldiğine dikkati çekerek, gençlerin bu alana ilgisini artırmak için tarımda teknoloji kullanımının kritik olduğunu söyledi. Nanoteknoloji dahil her düzeyde teknolojik entegrasyonun sektörü gençler için daha cazip hale getireceğine işaret eden Kirişci şu uyarıda bulundu: “Burada özelde bir değerlendirme yapacak olursak, su zengini bir ülke olmadığımızı belirtmek gerek. Su stresi altında olduğundan artık kimsenin kuşkusu olmayan bir ülkede suyu en etkin ve verimli şekilde kullanmamız gerekir.” Kirişci, suyun temel girdi olduğu üretim modelleri üzerinde çalışmaların sürdüğünün altını çizerek, suyun verimli ve kayıpsız kullanılması için teknolojik çözümlerin kritik önem taşıdığını söyledi. “Biz suyu kullanan değil, suyu yöneten bir sistem kurduk” ANT Systems Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve CEO'su Can Yurdakul, toprağın yalnızca savaşla değil, su kıtlığı, verimsizlik ve yanlış üretim modelleri nedeniyle de kaybedilebileceğine işaret etti. Yurdakul, sözlerini şöyle sürdürdü: “Artık dünyanın en büyük meselelerinden biri enerji, su ve tarım. Tarım sektörü, dünya tatlı su kaynaklarının yaklaşık yüzde 70'ini kullanıyor. Bu nedenle geleceğin en kritik sorularından biri, mevcut kaynaklarla nasıl daha sürdürülebilir üretim yapılacağı. ANT Systems'in hikayesi de tam olarak bu sorudan doğdu. Bu teknoloji dünyada büyük ölçüde AR-GE aşamasında. Türkiye, sahada doğrulanmış endüstriyel ölçekte üreten birkaç ülkeden biri. Mesele artık daha fazla üretmek değil, sınırlı kaynaklarla daha akıllı üretmek. Biz suyu kullanan değil, suyu yöneten bir sistem kurduk. Bugün ABD'den Afrika'ya beş kıtada sahada olan bir Türk teknolojisinden söz ediyoruz. Hedefimiz, ANT Systems'i Türkiye'den çıkan bir teknoloji şirketi olmanın ötesine taşıyarak küresel ölçekte standart belirleyen bir yapıya dönüştürmek. Tarımın geleceği bu topraklarda yazılan bir bilgiyle şekillenecek.” Nanoteknoloji ürünler daha etkin sonuç veriyor ANT Systems Yönetim Kurulu Başkanı ve CTO'su Prof. Dr. Yusuf Ziya Menceloğlu da sürdürülebilirlik kavramının yaklaşık 15 yıl önce öne çıkmaya başladığını hatırlatarak, hızlanan nüfus artışının kaynak tüketimini yükselttiğini, karbon salımlarını artırarak küresel ısınmayı tetiklediğini ve bunun da su kıtlığına yol açtığını söyledi. Menceloğlu, sözlerini şöyle tamamladı: “Tarımda aslında hem su krizi hem ilaç krizi, özellikle pestisit problemi hem de hasat sonrası depolama problemleri mevcut. Şu an Türkiye gayrisafi milli hasılasının neredeyse yüzde 5'i kadar gıda kaybımız var. Gıda korunması da, hasat sonrası koruma da çok önemli. Biz bu sektörlerde bu amaçla geliştirdiğimiz nanoteknoloji ürünlerimiz var. Bunların nano olmasının nedeni şu, daha az malzeme ile daha etkin sonuçlar alabiliyorsunuz. O yüzden de bunun etkinliğinin yüksek olması nedeniyle de kabul görüyor.” Uluslararası açılım küresel gündemle örtüşüyor ANT Systems Ortağı ve Dış İlişkiler Başkanı (CEAO) Ömer Faruk Tanrıverdi ise yaptığı açıklamada, teknolojinin uluslararası açılımının küresel gündemle örtüştüğünü belirterek, ANT Systems'i uluslararası kurumlar, hükümetler ve sektör paydaşlarıyla kurulacak uzun vadeli işbirlikleri üzerinden konumlandırmayı hedeflediklerini söyledi. Tanrıverdi şunları kaydetti: “Su kıtlığı, gıda güvenliği ve iklim; dünya gündeminin en üst sıralarındaki bu üç başlık birbirine giderek daha sıkı bağlanıyor. Bu denklemde ülkeler artık tüketici değil, çözüm üretici olarak konumlanmak durumunda. ANT Systems'in hikayesi tam burada anlam kazanıyor: 15 yıllık akademik birikimden doğan, Türkiye'de üretilen ve bugün beş kıtada sahada olan bir teknolojiden söz ediyoruz. Bu, Türk derin teknolojisinin küresel ölçekte değer üretebildiğinin somut göstergelerinden biri. Hedefimiz, ANT Systems'i uluslararası kurumlar, hükümetler ve sektör paydaşlarıyla kurulacak uzun vadeli işbirlikleri üzerinden konumlandırmaktır. Tarımın geleceğinde Türkiye'nin söyleyecek sözü var; biz bu sözün uluslararası karşılığını inşa ediyoruz.” Laboratuvardan endüstriye Series A öncesi yatırım turunda 3 milyon dolar yatırım alan ANT Systems, KOSGEB ve TÜBİTAK destekleriyle birlikte toplam yatırım büyüklüğünü yaklaşık 5 milyon dolar seviyesine taşıdı. İstanbul'da Ar-Ge laboratuvarları, kurumsal ofisleri ve yıllık 3 bin ton kapasiteli üretim tesisini aynı entegre yapı altında toplayan şirketin küresel patent haklarına sahip olduğu teknoloji portföyünün ticari değeri 25 milyon doların üzerinde değerlendiriliyor. Şirketin teknolojik temeli, Sabancı Üniversitesi Nanoteknoloji Araştırma ve Uygulama Merkezi (SUNUM) bünyesinde yürütülen uzun soluklu araştırmalara dayanıyor. Entegre bir teknoloji ailesi Şirketin portföyü yalnızca su yönetimiyle sınırlı değil. Bitki sağlığında pestisit kullanımını optimize eden Insease ile ağır metal ve toksik madde içermeyen dezenfeksiyon teknolojisi AntimicAgro da portföyde yer alıyor. Kontrollü pestisit salınımı ve ileri tarımsal malzemeler üzerindeki Ar-Ge çalışmaları sürüyor. Portföyde, küresel patent hakları kendisinde olan 7 patentli teknoloji bulunuyor. Yönetim ve Ar-Ge ekibi • Prof. Dr. Yusuf Ziya Menceloğlu — Kurucu Ortak, Yönetim Kurulu Başkanı ve CTO • Can Yurdakul — Kurucu Ortak, Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve CEO • Dr. Senem Seven — Kurucu Ortak ve Chief Innovation Officer • Yeşim Zorbacı — Kurucu Ortak ve Chief Research Officer • Dr. Utku Seven — Kurucu Ortak ve Chief Production Technology Officer • Dr. Eren Şimşek — Ortak ve Chief Technical Operations Officer • Can Arslan — Ortak ve Chief Commercial Officer • Ömer Faruk Tanrıverdi — Ortak ve Chief External Affairs Officer (CEAO) Küresel yapı İstanbul'da Ar-Ge ve üretim altyapısına, Hollanda Lahey'de uluslararası ofisine ve ANT Systems Holding B.V. çatısına sahip olan şirket, Avrupa merkezli küresel büyüme stratejisini sürdürüyor. Yatırımcı yapısı ANT Systems; Ünlü Portföy Yönetimi A.Ş., BloomTech Capital B.V. (Hollanda ve Umman), Foton Holding B.V. (Hollanda), Akça Holding, HEK Yatırım A.Ş. ve The Porte Global Affairs A.Ş. gibi kurumsal yatırımcıların yanı sıra Güler Sabancı, Dilara Kaya Karadeniz, Orhan Tağı, Erman Yurdakul ve Can Güneri'nin yer aldığı bir yatırımcı yapısı tarafından destekleniyor. Tören, protokol konuşmalarının ardından gerçekleştirilen fabrika gezisiyle sona erdi.

Konya’da Hayvancılığın Geleceği İçin Kritik Zirve Haber

Konya’da Hayvancılığın Geleceği İçin Kritik Zirve

Konya Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği (DSYB) ve TÜSEDAD iş birliğiyle düzenlenen "Su Kısıtında Sürdürülebilir Hayvancılık" toplantısı, bölge üreticisi için yeni bir yol haritası çizdi. Toplantıda, su krizine karşı münavebeli ekim ve hayvan besleme stratejileri masaya yatırıldı. Sektör Temsilcileri ve Üreticiler Konya’da Buluştu TÜSEDAD Üretici ve Sektör Temsilcileri Buluşmaları’nın 5.’si, Türkiye’nin tarım ambarı Konya’da gerçekleştirildi. Konya DSYB Başkanı Edip Yıldız, TÜSEDAD Başkanı Müslüm Doğru ve TÜSEDAD Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Ali İmamoğlu’nun açılış konuşmalarıyla başlayan etkinlikte, hayvancılığın en büyük maliyet kalemlerinden biri olan yem ve su kullanımı arasındaki denge ele alındı. Programa; tarım ilçe müdürlükleri, Ziraat Bankası yetkilileri, veteriner hekimler odası ve ziraat odaları gibi sektörün tüm paydaşları yoğun katılım sağladı. Silajlık Mısırda Münavebe Dönemi: Su Tasarrufu ve Verimlilik Toplantı kapsamında düzenlenen panelde, Konya bölgesinde yoğun olarak ekimi yapılan silajlık mısır mercek altına alındı. Nihat Öztürk moderatörlüğünde; Prof. Dr. Armağan Hayırlı, Prof. Dr. Süleyman Soylu ve Hüseyin Doğançukuru’nun paylaştığı verilere göre, mısır ekiminin münavebeye (ekim nöbeti) bağlanmasının hayati önem taşıdığı vurgulandı. Panelden Öne Çıkan Başlıklar: Su Yönetimi: Azalan su kaynakları karşısında mısır ekim alanlarının planlanması. Hayvan Besleme: Münavebenin kaba yem kalitesi ve hayvan rasyonları üzerindeki doğrudan etkileri. Ekonomik Sürdürülebilirlik: Girdi maliyetlerini düşürmek için alternatif ürün desenlerinin kullanımı. Üreticiler İçin Çözüm Odaklı Yaklaşım Panelistler, sadece sorunu tespit etmekle kalmayıp üreticilere uygulanabilir çözüm önerileri sundu. Özellikle su kısıtı olan bölgelerde sürdürülebilir hayvancılık için akademik bilgiyle sahadaki tecrübenin birleştirilmesi gerektiği ifade edildi. Ziraat Bankası ve TKDK temsilcilerinin de katılımıyla, bu dönüşümü destekleyecek finansal mekanizmalar üzerine görüş alışverişinde bulunuldu.

Bakan Yumaklı’dan Kırsal Kalkınma Müjdesi: 2026’da 938 Milyar Liralık Dev Bütçe! Haber

Bakan Yumaklı’dan Kırsal Kalkınma Müjdesi: 2026’da 938 Milyar Liralık Dev Bütçe!

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, IPARD III Programı kapsamında 155 yerel eylem grubuna 35 milyon avroluk destek paketi sunulduğunu açıkladı. Yumaklı, 2026 yılı için sektöre 938 milyar liralık rekor bütçe ayrıldığını duyurdu. ​ANKARA – Tarım ve Orman Bakanlığı, kırsal kalkınma hamlesini IPARD III Programı ile 81 ile yayıyor. Bilkent Otel ve Konferans Merkezi'nde düzenlenen LEADER Yaklaşımı etkinliğinde konuşan Bakan İbrahim Yumaklı, Türkiye’nin gıda arz güvenliği ve kırsal ekonomi stratejilerine dair kritik veriler paylaştı. ​IPARD III Desteği 81 İle Yayılıyor ​Bakan Yumaklı, daha önce 42 ilde uygulanan IPARD projelerinin artık Türkiye’nin tamamında uygulanacağını müjdeledi. Kırsal kalkınmayı sadece tarımsal üretim değil, bir yaşam alanı vizyonu olarak gördüklerini belirten Yumaklı, şunları söyledi: ​"IPARD III kapsamında 155 yerel eylem grubumuza 35 milyon avroluk dev bir destek paketi sunuyoruz. Amacımız, girişimcimizin, kadınlarımızın ve gençlerimizin Avrupa standartlarında destekle buluşmasıdır." ​2026 Hedefi: 938 Milyar Liralık Rekor Yatırım ​Devletin üreticinin her daim yanında olduğunu vurgulayan Yumaklı, bütçe rakamlarındaki devasa artışa dikkat çekti. 2025 yılında sektöre aktarılan 706 milyar liralık kaynağın ardından, 2026 yılında sulama yatırımları ve kredi sübvansiyonları dahil toplam 938 milyar liralık rekor bir bütçenin hizmete sunulacağını açıkladı. ​Genç ve Kadın Girişimcilere Öncelik ​Son 23 yılda kırsal kalkınma projeleriyle 287 bin kişilik istihdam sağlandığını ifade eden Bakan Yumaklı, IPARD-TKDK hibelerinin detaylarını paylaştı: ​Desteklenen Proje: 27 binin üzerinde sözleşme. ​Ödenen Hibe: 129 milyar lira. ​Oluşturulan İstihdam: 107 bin kişi. ​Kapsayıcılık: Toplam desteğin yarısı genç ve kadın girişimcilere aktarıldı. ​Yerelde Kalkınma: Başarı Hikayeleri Artıyor ​LEADER yaklaşımının yerel ürünlere değer kattığını belirten Yumaklı; Samsun’daki kadın kooperatiflerinden Giresun’daki rafting faaliyetlerine, Denizli’nin leblebisinden Şanlıurfa’daki sanat atölyelerine kadar pek çok örneği sıraladı. Yatağan kemik tarağı ve Çameli cevizi gibi ürünlerin coğrafi işaretle değer kazandığını hatırlattı. ​IPARD III 2026 Çağrı Takvimi Açıklandı ​Yumaklı, önümüzdeki dönem yol haritasını şu rakamlarla özetledi: ​Yatırımcılara: 85 milyon avro. ​Kırsal Altyapıya: 156 milyon avro. ​Toplam: 241 milyon avro destek TKDK vasıtasıyla üreticilere ulaştırılacak. ​Haberin sonunda Bakan Yumaklı, destek almaya hak kazanan yerel eylem gruplarına sembolik çeklerini takdim ederek hatıra fotoğrafı çektirdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.