Hava Durumu

#Tmmob

Kırsal Haber - Tmmob haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tmmob haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Su Kaynaklarını Korumak, Geleceğimizi Korumaktır Haber

Su Kaynaklarını Korumak, Geleceğimizi Korumaktır

TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Eskişehir Şubesi tarafından 22 Mart Dünya Su Günü dolayısıyla bir basın açıklaması yapıldı. Şube Başkanı Merve Edizkan Cihan tarafından yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi; "Su, yaşamın temelidir. Ancak bugün, hem dünyada hem de ülkemizde su kaynakları üzerindeki baskı her geçen gün artmakta; yanlış kullanım, plansız kentleşme, iklim değişikliği ve bilimden uzak uygulamalar su krizini derinleştirmektedir. Jeoloji mühendisliği; yeraltı sularının aranması, korunması ve sürdürülebilir yönetimi açısından kritik bir bilim dalıdır. Yeraltı suyu rezervleri, özellikle kurak ve yarı kurak iklim kuşağında yer alan ülkemiz için stratejik öneme sahiptir. Ancak ne yazık ki bu kaynaklar, yeterli bilimsel etütler yapılmadan açılan kaçak kuyular, aşırı ve kontrolsüz çekimler ile geri dönüşü zor zararlar görmektedir. Şehrimiz, yeraltı suyu açısından önemli havzalardan biri üzerinde yer almasına rağmen, son yıllarda artan su tüketimi ve bilinçsiz kullanım nedeniyle risk altındadır. Özellikle tarımsal sulamada vahşi sulama yöntemlerinin yaygınlığı, yeraltı su seviyelerinde ciddi düşüşlere neden olmaktadır. Bunun yanı sıra, sanayi ve kentsel büyümenin getirdiği baskı da su kaynaklarımızı tehdit etmektedir. Bilimsel gerçekler ışığında uyarıyoruz: Yeraltı suları sınırsız değildir; bilinçsiz kullanım geri dönüşü olmayan sonuçlar doğurur. Su yönetimi, mutlaka hidrojeolojik etütlere ve bilimsel planlamaya dayanmalıdır. Kaçak kuyuların önüne geçilmeli, mevcut kuyular sıkı şekilde denetlenmelidir. Tarımda modern sulama tekniklerine geçiş hızlandırılmalıdır. Ayrıca kentleşme ve sanayi planlamasında yeraltısuyu rezervi dikkate alınmalıdır, ayrıca şehrin tarımsal ürün deseni seçimi de bu yönde yapılmalıdır. İklim krizi gerçeğiyle de yüzleşmemiz gereken zamanlardan geçiyoruz. Küresel iklim değişikliği, yağış rejimlerini değiştirmekte ve kuraklık riskini artırmaktadır. Bu durum, özellikle yeraltı suyu rezervlerine olan bağımlılığı artırırken, aynı zamanda bu kaynakların daha hızlı tükenmesine yol açmaktadır. Bu nedenle su yönetimi politikaları kısa vadeli değil, uzun vadeli ve bütüncül olmalıdır. Su bir kamu hakkıdır! Su; ticari bir meta değil, herkes için eşit ve adil erişilmesi gereken temel bir yaşam hakkıdır. Bu doğrultuda su politikalarının kamu yararı gözetilerek oluşturulması, özelleştirme ve rant odaklı yaklaşımlardan uzak durulması gerekmektedir. TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Eskişehir Şubesi olarak; Bilim ve mühendislik hizmetlerinin karar süreçlerinde etkin rol almasını, Su kaynaklarının korunmasına yönelik denetimlerin artırılmasını, Yeraltı sularının sürdürülebilir kullanımına yönelik acil eylem planlarının hayata geçirilmesini, Tüm paydaşların ortak akılla hareket etmesini talep ediyoruz. Unutulmamalıdır ki; Suyun olmadığı bir Dünya’da yaşamak düşünülemez. Su kaynaklarını korumak, geleceğimizi korumaktır."

Sel Kader Değil, Tarım Topraklarımız Yok Oluyor! Haber

Sel Kader Değil, Tarım Topraklarımız Yok Oluyor!

TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası (ZMO) Antalya Şube Başkanı Ebru Kaçın, son yıllarda artan sel ve su baskınlarının tarımsal üretime vurduğu darbeye dikkat çekerek, yetkilileri sadece "görüntü vermek" yerine bilimsel ve kalıcı çözümler üretmeye çağırdı. Kaçın, "Üreticilerimiz ülkemizin bacasız fabrikalarıdır; bu fabrikaların kapanmasına seyirci kalınamaz," dedi. ​"Tarım Topraklarının %12’si Kaybedildi" ​Türkiye genelinde tarım topraklarının yaklaşık %12’sinin kaybedildiğini belirten Ebru Kaçın, üreticilerin her 2-3 yılda bir, hatta bazı bölgelerde her yıl doğal afetlerle boğuştuğunu vurguladı. Birinci sınıf tarım arazilerinin ve seraların büyük risk altında olduğunu ifade eden Kaçın, üreticinin üretimden kopma noktasına geldiğini belirtti. ​Genç Nüfus Tarımdan Uzaklaşıyor: Ortalama Yaş 58! ​Tarımın sürdürülebilirliği konusunda tehlike çanlarının çaldığını ifade eden ZMO Şube Başkanı Kaçın; "Üreticilerimizin yaş ortalaması 58’e ulaştı. Gençler hızla sektörden uzaklaşıyor. Bu tablo, ülkemizin gıda güvenliği için ciddi bir alarmdır," uyarısında bulundu. ​Antalya’da Yapılaşma ve Sel Riski ​Antalya özelinde kritik bölgelere dikkat çeken Kaçın, özellikle Kumluca, Aksu (Kemerağzı, Kundu, Boztepe) ve Serik bölgelerinin her yıl ağır zararlar gördüğünü hatırlattı. Ayrıca Konyaaltı ilçesi Çakırlar bölgesindeki TOKİ planlamasına dair endişelerini dile getiren Kaçın, şu ifadeleri kullandı: ​"Çakırlar’daki konut alanlarının sel riski taşıdığı bilinmektedir. Plansız ve bilimsel verilerden uzak yapılaşmalar, sadece konutları değil, çevredeki stratejik tarım alanlarını da geri dönüşü olmayan zararlara sürüklemektedir." ​"Afet Kaderdir Ama Tedbir Sorumluluktur" ​Doğal afetlerin kaçınılmaz olabileceğini ancak risklerin bilimle yönetilebileceğini savunan Ebru Kaçın, "Sel kader değil; önlenebilir riskler için tedbir almak yetkililerin sorumluluğundadır. Üreticimizi ve gıda güvenliğimizi korumak için acilen kalıcı çözümler hayata geçirilmelidir," diyerek sözlerini tamamladı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.