Hava Durumu

#Tmo

Kırsal Haber - Tmo haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tmo haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bakan Yumaklı'dan Fahiş Fiyat Uyarısı Haber

Bakan Yumaklı'dan Fahiş Fiyat Uyarısı

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, yemde fahiş fiyat artışlarına giden işletmelere ilişkin, "Küresel gelişmeleri bahane ederek, rasyonel olmayan fahiş fiyat artışlarına giden işletmeler için herhangi toleransımız olmayacak." dedi. Bakan Yumaklı, Serik ilçesinde bir otelde düzenlenen "TUYEM 16. Uluslararası Yem Kongresi ve Yem Sergisi" programında yaptığı konuşmada, dünyanın tarihsel kırılma dönemlerinden birini yaşadığını, büyük bir değişim ve dönüşüm sürecinin tam ortasında olunduğunu söyledi. Küresel iklim değişikliğinden nüfus artışına, bölgesel çatışmalardan enerji arz güvenliğine kadar pek çok riskin sektörleri çok boyutlu şekilde etkilediğini belirten Yumaklı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde yürütülen çok yönlü diplomasi trafiğinin bu süreçte Türkiye'nin gücünü ve etkinliğini artırdığına işaret etti. Gıda arz güvenliğinin teminatı olan üretim zincirinde sürekliliği sağlamak amacıyla stok yönetiminden tedarik planlamasına kadar birçok unsuru hayata geçirdiklerini, hayvancılığın gıda arz güvenliği içerisinde önemli bir başlık olduğunu belirten İbrahim Yumaklı, "Son 23 yılda büyükbaş hayvan varlığımızdaki artış yüzde 78, küçükbaş hayvan varlığımızdaki artış yüzde 81, kırmızı et üretimindeki artış yüzde 170, süt üretiminde yüzde 167, tavuk eti üretiminde yüzde 302." diye konuştu. Yeni Hayvancılık Yol Haritası'nı açıkladıklarını ve 2024-2028 dönemini kapsayan üretim planlamasını başlattıklarını hatırlatan Yumaklı, planlama dönemi başlangıcından bugüne kadar büyükbaş hayvan sayısının yüzde 6,8, küçükbaşın yüzde 10,5, kanatlı eti üretiminin ise yüzde 20 arttığını dile getirdi. "YEM BİTKİLERİ ÜRETİMİNİ PLANLI ÜRETİM KAPSAMINA ALDIK" Bakan Yumaklı, yem ham maddesi arzını güçlendirmek için sektörle çalıştıklarını söyledi. Uygun havzalarda dane mısır üretimini yaygınlaştırmak amacıyla destek miktarını yüzde 30 artırdıklarını belirten Yumaklı, soyanın da üretim planlaması kapsamına alındığını ve özel olarak desteklendiğini, soyada ikinci ürün üretimine hem planlama hem de temel destek ödemesi sağladıklarını kaydetti. İbrahim Yumaklı, sektörden, soya üretiminde sözleşmeli üretimin yaygınlaştırılmasına öncülük etmelerini beklediğini dile getirerek yerli üretimin artırılmasının herkesin ortak sorumluluğu olduğunu vurguladı. Yem bitkileri üretimini planlı üretim kapsamına aldıklarını belirten İbrahim Yumaklı, 2026 üretim yılından itibaren ilk defa yulaf, çavdar ve tritikale gibi önemli yem ham maddelerinin dane üretimini de planlı üretim desteği kapsamına aldıklarının bilgisini verdi. Yem sanayisinin son 20 yılda istikrarlı büyüme gösterdiğini vurgulayan Yumaklı, Türkiye'nin karma yem üretiminde Avrupa'da birinci, dünyada yedinci sırada olduğunu, 2025 yılı itibarıyla karma yem işletme sayısının 1718, yıllık üretim kapasitesinin 30,7 milyon ton olduğunu dile getirdi. Bakan Yumaklı, hayvancılıkta maliyetin önemli kısmını yemin oluşturduğunu ifade etti. Yem fiyatlarındaki her sarsıntının, vatandaşın sütüne, etine ve ekmeğine doğrudan etki ettiğine işaret eden Yumaklı, şöyle konuştu: "Küresel gelişmeleri bahane ederek, rasyonel olmayan fahiş fiyat artışlarına giden işletmeler için de herhangi toleransımız olmayacak. Nasıl ki sektörün her ihtiyacı olduğu anda bu ülkenin kredisinden desteğine kadar sağlanması gereken ne varsa imkanları zorlayarak bunları oluşturuyorsak, aynı şekilde rasyonel olmayan davranışları da dikkatle takip etmeye devam edeceğiz. Ticaret Bakanlığımızla bu tedarik zincirinin anlık olarak takip edildiğini ifade etmek istiyorum. Çok yaygın olmamakla beraber yoğun şikâyet aldığımız bölgeler var, 'Yeminizi benden almazsanız ürününüzü almam, aldırtmam' gibi dayatmaların kabul edilebilir bir tarafı olmadığını ifade etmek istiyorum. İşini doğru yapanların hakkını teslim etmemiz gerekir. Sektörün büyük çoğunluğunu oluşturan bu işletmelerimize de gösterdikleri duyarlı davranış için teşekkür ediyorum." "İNSANIMIZIN MENFAATİNE OLACAK HER ŞEYİ MİKRODA DA MAKRODA DA YAPMAKTAN ÇEKİNMEYECEĞİZ" Bakan Yumaklı, Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) tarafından aylık tahsis edilen arpa miktarlarının yarısına yakınının yem sanayisine kullandırıldığını belirterek yine TMO tarafından şubat ayından itibaren stoklardaki yerli mısırın makul fiyatlarla kanatlı sektörüne ve yem sanayisine satışa açıldığını ve bugüne kadar sektöre yaklaşık 1 milyon ton mısırın teslim edildiğini dile getirdi. Bu yıl da 31 Temmuz'a kadar yem sanayisinin mısıra daha rahat ulaşması için 3 milyon tona kadar ithalatta Gümrük Vergisi'ni yüzde 5'e düşürdüklerini belirten Yumaklı, "Makro planda doğruya, ülke adına faydaya ulaşmaya çalışıyorsunuz. Global dünyada her türlü enstrümanı doğru şekilde kullanmak zorundasınız. Bütün bunların içerisinden birkaç tanesini cımbızlayıp bunu bu ülkenin bir zafiyeti olarak göstermek, en hafif tabiriyle art niyettir. Biz ülkemizin insanının menfaatine olacak her şeyi mikroda da makroda da yapmaktan çekinmeyeceğiz. Bu konuda üreticimizle, sanayicimizle hep birlikte omuz omuza bu uygulamaları gerçekleştireceğiz." ifadelerini kullandı. Bakanlık olarak hiçbir uygulamayı masa başında planlamadıklarını, bunun altyapı çalışmasının tamamını yine sektörlerle yaptıklarını kaydeden Yumaklı, yılda 30 bin kontrol yaparak, güvenilir olmayan veya haksız rekabete yol açan uygulamaların piyasaya arzına izin vermeyeceklerini belirtti. “KURAKLIK RİSKİNİ BÜYÜK ÖLÇÜDE ATLATTIK" Meteorolojik verilere ilişkin değerlendirmelerde bulunan Yumaklı, "İnşallah bu yıl kuraklık riskini büyük ölçüde atlatmış durumdayız. Bütün tarımsal ürünlerde olduğu gibi mera kullanımlarında da yem bitkisi üretiminde ciddi bir artış olacağını düşünüyoruz." diye konuştu. Bu dönem hayvancılıkta yem maliyetlerinin minimize edilmesinin Türkiye adına şans olacağını ifade eden Yumaklı, meteorolojik verilerin bu yıl sulak alanlardaki üretimin kıraç alanlardaki üretimle neredeyse yakın rekolteye sahip olacağını öngördüklerini söyledi. Konuşmaların ardından, Türkiye Yem Sanayicileri Birliği Başkanı Ülkü Karakuş, Bakan Yumaklı'ya hediye takdim etti. Daha sonra yem sergisinin açılışını gerçekleştiren protokol üyeleri sergiyi gezdi.

CHP'li Gürer: "TÜİK Verileri İle Çiftçinin Yaşadığı Gerçekler Farklı" Haber

CHP'li Gürer: "TÜİK Verileri İle Çiftçinin Yaşadığı Gerçekler Farklı"

CHP Niğde Milletvekili ve Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, tarım sektöründeki maliyet artışlarını, hayvancılık verilerini ve çiftçinin yaşadığı ekonomik sorunları değerlendirdi. Gürer, özellikle Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan verilerin sahadaki gerçekleri yansıtmadığını belirterek, çiftçinin artan maliyetler nedeniyle icralık hale geldiğini söyledi. “TÜİK VERİLERİ ÇİFTÇİNİN HİSSETTİĞİ MALİYETİ YANSITMIYOR” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer TÜİK’in açıkladığı tarımsal girdi fiyat endeksini değerlendirdi. Gürer, “Türkiye İstatistik Kurumu aylık olarak çiftçinin maliyetlerindeki artış veya azalışı açıkladı. Tarım kesiminin tarımsal üretim yaparken kullandıkları tohum, gübre, ilaç, mazot, yem, elektrik gibi mal ve hizmetlerin fiyatlarındaki değişim gösteren tablo içerik olarak geneli kapsayan ama veri olarak çiftçinin hissettiğini yansıtmayan bir tablo oldu” dedi. TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, “2026 yılı Şubat ayında bir önce aya göre %3.10'luk artış, 2025 yılı Aralık ayına göre %7.8'lik artış, 2025 yılının aynı ayına göre 31.5'lik artış ve son 12 aylık ortalama artışa göre %33.4 artış TÜİK tarafından gerçekleştiği belirtildi. Dikkat çeken tarım ilaçları, gübre ve toprak geliştiricilerdeki artışın orana düşük yansımasıydı,” dedi. “VETERİNER HİZMETLERİ ARTIŞI YÜKSEK GÖSTERİLİYOR, BESİCİ YEMDEN ŞİKÂYETÇİ” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, verilerde veteriner hizmetlerindeki artışın dikkat çektiğini ancak sahada ise veteriner değil yem fiyat artışı konuşulduğunu söyledi. Gürer “Veteriner hizmetlerinin %41.37'lik artışı dikkat çekmekte. Son dönemlerde yapılan istatistiklerde bu bağlamda veteriner hizmetleri ile ilgili artış yüksek olarak ortalamaya yansımakta. Oysa alana gittiğimizde veteriner hizmetlerine yönelik hayvancılık yapanlardan ya da besicilerden böyle şikayetler almıyoruz. Genelde yem fiyatlarındaki artışı belirtiyorlar.” Dedi. Gürer, çiftçilerin özellikle yem fiyatlarından dert yandığını belirterek, “İthal yemlerin her ay düzenli bir artış gerçekleştiğini, 1 litre süt satarak 1,5 kilo yem alamadıklarını ifade etmektedirler.” Diye konuştu. “YEM FİYATLARINDAKİ ARTIŞ DÜŞÜK GÖSTERİLİYOR” Yem fiyatlarındaki artışın da TÜİK verileri için düşük kaldığını belirten CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Hayvan yemindeki artış ise %37.7 olarak gösteriliyor. Süt yemi, arpa, yonca, saman, silaj, pamuk tohumu küspesi, soya gibi yem fiyatlarının artışı dikkate alındığında yemdeki bu artış da düşük bir rakamı ifade ediyor,” diye konuştu. “PESTİSİT KULLANIMI BAZI BÖLGELERDE DÜNYA ORTALAMASININ ÇOK ÜSTÜNDE” Tarım ilaçları konusunda da değerlendirmelerde bulunan CHP’li Ömer Fethi Gürer, ortalama verilerin yanıltıcı olduğunu belirterek, “Örneğin tarım ilaçlarında pestisit kullanımında dünya ortalaması hektara 2.6 kg. Ülkemizde ise bakanlık bu verileri hektara 2.1 kilogram olarak açıklıyor. Rakam olarak söylenen doğru ama bir de işin öbür boyutu var. Ülkemizde 10 tane üretimi yüksek illeri aldığımızda bu veri 6.7–7 kilograma çıkıyor,” Akdeniz'de, Çukurova'da özellikle sebze üretimi yapılan bölgeleri dikkate aldığımızda bu kez hektara 9 kilo 9,5 kiloya kadar çıktığını görüyoruz. Yani dünya ortalaması 2.6'nın altında görünüp 2.3 kilogram hektara tarım zehir Türkiye'de kullanılıyor dersek genel ortalamaya doğru yansıtıyor. Ama üretim bölgelerini değerlendirmeye alırsak bu kere 9,5 kiloya hektara da çıkıyor ki bu dünya ortalamasının çok çok üzerinde.” “GÜBRE FİYATLARI KATLANDI” CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, gübre fiyatlarındaki artışın da düşük gösterildiğini ifade ederek, “Gübre ve toprak gelişiminde de %38.36'lık bir oran var ki bu oranın da çok çok üzerinde gübre fiyatları arttı. Üre gübre İran'da savaşın etkisiyle 30.000 Tl rakamını geçti ton fiyatı. DAP gübre 40.000'e Tl dayandı. Bu rakamları göz önünde bulundurursak gübrenin ihtiyaç olduğu dönemde kullanılanlar esas alınırsa bu oranın çok yüksek olduğu görülür,” şeklinde konuştu. “HAYVAN VARLIĞI ARTIŞI GERÇEKÇİ DEĞİL” Hayvancılık verilerine de değinen Ömer Fethi Gürer, açıklanan artışların sahadaki verilerle örtüşmediğini belirtti: “TÜİK'e Tarım ve Orman Bakanlığı büyükbaş hayvan verilerini ilettiğinde 2025 yılı için %4.3 oranında büyükbaş hayvan varlığımız arttığı görülüyor. 17.709.000 baş olarak da bu varlık açıklanıyor. Küçükbaşta da %5.4 oranında artışla 57.874.000 baş küçükbaş hayvanımız olduğu görülüyor.2025 yılında şap hastalığından dolayı rakamları bakanlık vermese de alanda yaptığımız gözlemlere göre 2 milyona yakın hayvan ya telef. Ya şartlı kesime gitti. Bunun yanı sıra Kurban Bayramında 1 milyona yakın büyükbaş hayvan kesildi. 2 milyona yakın da her yıl et tüketiminde hayvan kesiliyor. Bu durumda %4'lük artış çok iddialı bir rakam,” dedi. “TÜRKİYE KIRMIZI ETTE YÜZDE 93 YETERLİLİKTE AMA İTHALAT SÜRÜYOR” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Tarım ve Orman Bakanlığı'nın kırmızı et verilerini de değerlendirdi. Gürer, “Bakanlığa yazılı soru önergesi verdim. Bakanlık yanıtında Türkiye'nin et arzında %93'lük bir yeterliliği olduğunu belirtiyor. Kırmızı et arzında kendi kendine yeterince oranımız %93 oldukça yüksek bir seviyedir diyor. Yani %93'ü yüksek bir seviye olarak belirtiyor ve ithalat için %7'lik bir açığımız var diyor,”dedi ve buna rağmen ithalatın sürdüğünü de belirtti. “ÇİFTÇİ İCRALIK HALE GELDİ” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, çiftçilerin borç yüküne dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı: “Ülkemizde üretilen ürünler bağlamında yaşanan sorunlar çiftçiyi icralık ediyor. Çünkü çiftçi para kazanamıyor. Nisan ayında 6393 tarla, 64 traktör, 29 tarım makinesi icra yoluyla satışa çıkması çiftçinin yaşadığı enflasyonun esas somut göstergesi bunlar.” Gürer, çiftçilerin borç yükünün arttığını da ifade ederek, “1 trilyon 400 milyar bankalar ve finans kuruluşlarına kredi borcu olan çiftçi, piyasaya olan borçlarıyla 1 trilyon 500 milyar gibi cumhuriyet tarihinin en büyük borçlanmasını yaşıyor,” diye konuştu. “DÜŞÜK ALIM FİYATI ÇİFTÇİYİ ÜRETİMDEN KOPARIYOR” Açıklanan verilerin alım fiyatlarını da belirlenmesini etkilediğini söyleyen CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Girdiyi düşük gösterdiğiniz zaman alım fiyatları da ona göre düşük açıklanıyor. Çünkü kriter olarak TÜİK'in tarımsal girdilerle ilgili maliyetleri öne çıkıyor. Onun üzerinden alım fiyatı yapıldığında çiftçi gerçek bir alım fiyatı değerlendirmesiyle karşılaşılmıyor,” dedi. “Alım fiyatı taban fiyatı olmadığı için tüccar da çiftçinin borcunu dikkate alarak onu tarlasında, bahçesinde boğuyor. TMO ayağa gitmiyor. Tüccar gidiyor. Borçlu olan çiftçi de ürününü başa baş noktasında ya da altında fiyatta tüccara satmak zorunda kalıyor,” dedi. CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, hesaplamaların önemine ve bölgesel olarak değerlendirilmesinin önemine değinerek, “Mayıs ayında Çukurova'da buğday hasadı başlayacak. Kuru tarımda 140 kilo alınırken sulu tarımda 600 kiloya kadar buğday alınabiliyor. Bu farklılık dikkate alınmadan yapılan hesaplamalar doğru sonuç vermez,” şeklinde konuştu. “ÇİFTÇİ SAYISI AZALIYOR” CHP’li Ömer Fethi Gürer, tarımsal üretimde yaşanan sorunlarla ilgili düzenlediği basın toplantısını şu sözlerle tamamladı: “Yalnızca tarımsal üretim girdi maliyetleri üzerinden genele bakarsak çiftçinin yaşadığı sorunlar artar. Düşük alım fiyatı topraktan çiftçiyi uzaklaştırır. 2 milyon 300 bin civarında çiftçimiz kalmışken yapılması gereken çiftçinin gerçek maliyeti üzerine hesaplama yapmaktır. TÜİK verileri kıstas alınarak değil çiftçinin gerçek maliyeti üzerinden fiyatlandırma yapılması ihtiyaçtır.”

Hububatta Korkutan Tablo: 2 Yılda 8 Milyon Ton Üretim Kaybı! Haber

Hububatta Korkutan Tablo: 2 Yılda 8 Milyon Ton Üretim Kaybı!

CHP Niğde Milletvekili ve Tarım Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) düzenlediği basın toplantısında hububat üretimindeki sert düşüşü ve artan ithalat rakamlarını verilerle ortaya koydu. Gürer, "Üretici üretimden kaçıyor, dışa bağımlılık katlanıyor" diyerek gıda arzı güvenliği konusunda uyardı. Üretim Verilerinde Alarm: Buğday ve Arpada Büyük Düşüş 2024 ve 2025 yılı üretim verilerini kıyaslayan Ömer Fethi Gürer, hububatın stratejik kalemlerinde yaşanan kaybın boyutlarını paylaştı. Gürer’in paylaştığı verilere göre; iki yıllık toplam üretim kaybı 8 milyon tonu aştı. 2025 yılı üretimindeki düşüş oranları: Arpa: %25,9 azalış Yulaf: %26,3 azalış Çavdar: %20,9 azalış Buğday: %13,7 azalış Gürer, 2002 yılına göre nüfusun 30 milyon artmasına rağmen buğday üretiminin 19,5 milyon tondan 17,9 milyon tona gerilediğine dikkat çekerek acı tabloyu özetledi. Buğday İthalatına Milyarlarca Dolar Gidiyor Yurt içinde üretim düşerken ithalatın hız kesmediğini belirten Gürer, yurt dışına ödenen döviz miktarını açıkladı. 2025 Yılı: 4,5 milyon tondan fazla buğday ithalatı için 1 milyar 159 milyon dolar ödendi. 2026 Başlangıcı: Yılın ilk döneminde 915 bin ton buğday karşılığında 231 milyon dolar yurt dışına gitti. Gürer ayrıca, "Dahilde İşleme Rejimi" (DİR) kapsamındaki verilerin "ticari sır" denilerek gizlendiğini ve gerçek ithalat boyutunun tam olarak bilinemediğini savundu. "TMO Çiftçiyi Yalnız Bıraktı, Destekler Kağıt Üstünde Kaldı" Toprak Mahsulleri Ofisi'nin (TMO) alım politikalarını eleştiren Gürer, ofisin alım miktarının 12 milyon tondan 2,5 milyon ton seviyelerine gerilediğini belirtti. Maliyetler ve Destek Uçurumu: Mazot Fiyatı: 80 TL sınırına dayandı. Borç Yükü: Çiftçinin toplam kredi borcu 1 trilyon 300 milyar liraya ulaştı. Destek Yetersizliği: Tarım Kanunu'na göre 2026'da verilmesi gereken destek 772 milyar TL olması gerekirken, bütçede ayrılan pay sadece 168 milyar TL. "Milli gelirin %1'i çiftçiye verilmelidir diyen yasaya uyulmuyor. Çiftçi zarar ettiği için ekmiyor, zevkine tarlasını boş bırakmıyor." Kırsalda Yaşam Bitiyor: Gıda Arzı Risk Altında Okulların ve sağlık ocaklarının kapandığı, internetin olmadığı bir kırsalda üretimin sürdürülebilir olmadığını ifade eden Ömer Fethi Gürer, "Traktörü, tarlası ve hayvanı elinden giden çiftçiye sahip çıkılmazsa, Türkiye'nin geleceğinde ciddi gıda sorunları yaşanacak" dedi.

TMO'dan "Yunanistan Menşeli Pirinç" İddialarına Yanıt Haber

TMO'dan "Yunanistan Menşeli Pirinç" İddialarına Yanıt

Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO), son günlerde sosyal medya platformlarında dolaşıma sokulan "Yunanistan menşeli pirinç satışı yapıldığı" yönündeki iddiaların asılsız olduğunu duyurdu. Kurumdan yapılan resmi açıklamada, satışa sunulan tüm pirinçlerin yerli üreticiden temin edildiği vurgulandı. ​Manipülasyonun Perde Arkası: Görseller 2020 Yılına Ait! ​TMO tarafından yapılan incelemeler sonucunda, asılsız paylaşımlarda kullanılan ürün görsellerinin güncel olmadığı tespit edildi. Söz konusu paketlerin üzerinde üretim tarihinin 2020, tavsiye edilen tüketim tarihinin ise 2024 olduğu görüldü. Kurum, eski görsellerin manipülasyon amacıyla yeniden dolaşıma sokulduğunu belirterek halkı dikkatli olmaya çağırdı. ​2023’ten Bu Yana Pirinç İthalatı Yapılmadı ​Piyasa istikrarını korumak ve yerli üreticiyi desteklemek adına çalışmalarını sürdüren TMO, açıklamada şu kritik veriye yer verdi: ​"Yurt içi arzın yeterli seviyede olması nedeniyle, Kurumumuz tarafından 2023 yılından bu yana pirinç ithalatı gerçekleştirilmemiştir." ​Satıştaki Tüm Pirinçler Yerli Üretim ​Hâlihazırda TMO satış noktalarında ithal pirinç satışının yapılmadığının altı çizilirken, raflardaki ürünlerin tamamının yerli çiftçilerden temin edildiği açıklandı. Kurum, çeltik fiyatlarının üretici aleyhine geliştiği dönemlerde müdahale alımlarıyla çiftçinin yanında olmaya devam edeceğini bildirdi.

Hububatta Cumhuriyet Tarihi Rekoru Geliyor! Haber

Hububatta Cumhuriyet Tarihi Rekoru Geliyor!

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Konya’da düzenlenen Ulusal Hububat Konseyi 2026 Hasat Öncesi Hububat Kongresi'nde tarım sektörü için kritik açıklamalarda bulundu. Geçen yıl yaşanan kuraklık ve don hadiselerinin ardından bu yılki yağışların umut verici olduğunu belirten Yumaklı, "Herhangi bir problem yaşanmazsa rekor kıracağımıza inanıyorum" dedi. ​"Geçen Yılın Kaybını Misliyle Geri Alacağız" ​Bakan Yumaklı, 2023 yılında kırılan üretim rekorunun ardından geçen yıl iklimsel faktörler nedeniyle yaşanan rekolte kaybının bu yıl telafi edileceğini vurguladı. Yağış verilerinin çok yakından takip edildiğini ifade eden Yumaklı, şu değerlendirmeyi yaptı: ​"Altyapımız sağlam. Emek ve gayret netice itibarıyla katma değerli bir hale dönüşmüş olacak. İnşallah geçen yıl kaybettiğimizi misliyle geri alacağız." ​TMO Hazır: "Üreticiyi Fiyatlarla Koruyacağız" ​Rekor üretim beklentisinin piyasada fiyat kaygısı yaratmaması gerektiğini hatırlatan Bakan Yumaklı, Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) aracılığıyla müdahale mekanizmalarının hazır olduğunu söyledi. Üreticinin maliyet artışlarının alım fiyatlarına mutlaka yansıtılacağını belirten Yumaklı, "Alım fiyatlarında üreticilerimizi koruyacağız. Devletimizin kadim kurumları, üreticinin problem yaşamasına müsaade etmeyecek" diye konuştu. ​Planlı Üretimde Yeni Faz: Kayıtlılık ve Verimlilik ​Tarımda planlı üretim modelinin ilk yılının başarıyla tamamlandığını açıklayan Yumaklı, üretimin artık daha disiplinli bir şekilde kontrol edileceğini belirtti. Çiftçi Kayıt Sistemi (ÇKS) verilerinin uydu görüntüleri ve coğrafi bilgi sistemleri ile entegre edildiğini, bu sayede kayıt dışılığın önüne geçilirken verimliliğin artırıldığını ifade etti. ​İşlenmeyen Arazilerin %65'i Üretime Kazandırıldı ​Kamuoyunda tartışmalara neden olan "işlenmeyen arazilerin kiralanması" konusuna da açıklık getiren Bakan Yumaklı, uygulamanın meyvelerini vermeye başladığını duyurdu: ​Milli Servet Vurgusu: 2 yıl üst üste işlenmeyen arazilerin ekonomiye kazandırılması hedeflendi. ​Büyük Başarı: Uygulama duyurulduktan sonra tespit edilen arazilerin yüzde 65'i sahipleri tarafından işlenmeye veya işletilmeye başlandı. ​Konya Ziyareti ve Kültürel İncelemeler ​Kongre sonrası Konya Valisi İbrahim Akın ve Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay’ı ziyaret eden Yumaklı, kentteki tarımsal yatırımlar hakkında bilgi aldı. Ayrıca Konya'nın dijital tanıtım ofislerini gezerek şehrin kültürel mirası ve projeleri hakkında incelemelerde bulundu.

Çiftçiden Ucuza Alındı, İthal Ürün Pahalıya Satıldı Haber

Çiftçiden Ucuza Alındı, İthal Ürün Pahalıya Satıldı

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, Toprak Mahsulleri Ofisi’nin (TMO) 350 bin ton ithal mısırı 12 bin 200 TL/ton fiyatla satışa sunmasını, hem ithalat verileri hem de önceki alım fiyatları üzerinden değerlendirdi. “İTHALAT UCUZA, SATIŞ PAHALI” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, 2026 yılı ithalat verilerini belirterek, “2026 yılında 513 bin 595 ton mısır ithal edilmiş ve bunun karşılığında 121 milyon 760 bin 961 dolar ödenmiş. Bu da ton başına yaklaşık 237 dolar, yani 10 bin 185 TL demektir. Siz bu ürünü getirip 12 bin 200 TL’ye satıyorsunuz. Arada yaklaşık 2 bin TL fark var. Çiftçi değil kurum kazanmanın peşinde ,” dedi. “2025’TE MİLYARLARCA DOLARLIK İTHALAT” CHP’li Ömer Fethi Gürer, ithalata dayalı politikanın sürekliliğine dikkat çekerek 2025 verilerini de paylaştı. Gürer, “2025 yılında 5 milyon 70 bin ton mısır ithal edilmiş, bunun için 1 milyar 256 milyon dolar ödenmiş. Ton başına fiyat yaklaşık 248 dolar, yani 9 bin 596 TL. Türkiye her yıl milyarlarca doları ithalata harcıyor” ifadelerini kullandı. “ÇİFTÇİDEN DÜŞÜK FİYATA AL, İTHALİ DAHA PAHALIYA SAT” Ömer Fethi Gürer, en çarpıcı çelişkinin ise TMO’nun alım ve satış fiyatları arasında olduğunu belirterek, “2025 yılında TMO, yerli üreticiden mısırı 11 bin 300 TL/ton fiyatla aldı. Bugün ithal ettiği mısırı 12 bin 200 TL’ye satıyor. Yani çiftçinin ürününü daha düşük fiyata alırken, ithal ürünü daha yüksek fiyata piyasaya veriyor.,” diye konuştu. “350 BİN TONLUK SATIŞ İTHALAT ZİNCİRİNİN DEVAMI” TMO’nun 350 bin tonluk satış kararının yapısal sorunun bir parçası olduğunu belirten Gürer, “Piyasayı düzenlemek adına yapılan bu satış, aslında üretim planlamasının yapılmadığının itirafıdır. Yerli üretim desteklenmediği için çözüm ithalatta aranıyor. TÜİK verilerine göre Ülkemizde mısır üretimi ise 2023 yılına göre 2024 yılında %10,0 oranında azalarak 8,1 milyon ton oldu. 2024 yılına göre de 2025 yılında mısır üretimi ise %4,9 oranında artarak 8,5 milyon ton oldu. Ülkemizin Mısır ürünü ihtiyacı 10 milyon ton civarında olduğu ifade ediliyor. Bu açık giderilebilir. İktidar bu açığı gidermek yerine ithalat yapıyor. Yurt içi fiyatın altında fiyatla mısır getirip yurt içi verdiği fiyat üzerinde fiyatla satış yaparak kar etmeye çalışıyor. Kamu kar için değil piyasayı dengelemek ve destek için var” dedi “PEŞİN ÖDEME ŞARTI” Peşin ödeme zorunluluğunu da eleştiren CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Besici ve sanayici zaten yüksek maliyetler altında eziliyor. Ahır giderleri, elektrik, yem ve finansman maliyetleri ortada. Buna rağmen ‘peşin öde’ demek desteklemek değil” ifadelerini kullandı. “DENETİM DEĞİL, POLİTİKA YANLIŞ” TMO’nun “fiili tüketim” ve sıkı denetim uygulamalarına da değinen Ömer Fethi Gürer, “Sorun denetim eksikliği değil, yanlış tarım politikalarıdır. Siz üretimi artıracak adımlar atmazsanız, ithalat bağımlılığı büyümeye devam eder.” dedi. “ÇÖZÜM: ÇİFTÇİYİ DESTEKLE, İTHALATI AZALT” Gürer açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “Türkiye’nin toprağı da var, çiftçisi de var. Yapılması gereken ithalat kapılarını açmak değil, üreticiyi desteklemektir. Alım fiyatları maliyetin üzerinde belirlenmeli, girdi maliyetleri düşürülmeli ve planlı üretime geçilmelidir. Aksi halde bu tablo değişmez; kazanan ithalatçı, kaybeden çiftçi olur.”

Yem Fiyatlarına Bir Ayda Gelen İki Zam Meclis Gündemine Taşındı Haber

Yem Fiyatlarına Bir Ayda Gelen İki Zam Meclis Gündemine Taşındı

Yeniden Refah Partisi İstanbul Milletvekili Doğan Bekin, yem fiyatlarına son bir ayda iki kez yapılan zamlarla ilgili olarak Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı'nın cevaplaması istemiyle soru önergesi verdi. Milletvekili Bekin verdiği soru önergesi ile ilgili yaptığı açıklamada şunları söyledi; "Hayvancılıkta girdi maliyetinde en önemli kalemi oluşturan yem fiyatlarına son bir ayda iki defa zam yapılmıştır. Yem fiyatlarına son 1 ayda 2 defa zam ya-pılması, hayvancılık ile uğraşan üreticilerimizin üretimlerini sürdürülemez hale getirmesine sebep olmuştur. Yılbaşı'nda yapılan ilk zamla "Süt 21" yeminin fiyatı 779 liraya, ikinci zamla birlikte ise 804 liraya yükselmiştir. Yapılan zam ile buzağı başlangıç yemi 768 lira olurken, kuzu büyütme yemi 799 liraya çıkmıştır. Hayvancılık ile uğraşan üretici, bu şartlarda işletmesini döndürmenin ve sürdürülebilir bir üretim yapmasının imkansız hale geldiğini ifade ederken birçok kişinin sektörden çekilme noktasına geldiğine de önemle dikkat çekilmektedir. Daha birkaç hafta önce süt üreticileri yem başta olmak üzere girdi maliyetlerinin çok yüksek olduğunu süt üretim masrafları ile bir litre çiğ süt fiyatının birbirini karşılamadığını her ortamda dile getirmiştir. Daha sonra üreticilerimizin serzenişleri karşısında ulusal süt konseyi fiyat güncellemesine gitmiş ve çiğ süt fiyatını yetersiz de olsa bir miktar artırmıştır. Ancak bugün gelinen noktada yeme yapılan bu zamlar hayvancılık ile uğraşan üreticimizin yarasını sarmaya yetmemiştir. Diğer bir değişle süt - yem paritesi, daha üretici zamlı süt parasını tahsil edemeden bozulmuştur. Bugün süt üreticileri ve besiciler için maliyet baskısının daha da arttığı çok açık ortadadır. Gelinen noktada bakanlık gerekli koruyucu ve destekleyici önlemler almaz ise ya üreten üreticimiz üretimden artık vazgeçecek ya da tüketiciler et ve et ürünleri ile süt ve süt ürünlerini daha yüksek fiyattan satın almak zorunda kalacaktır. Bu bağlamda; 1- Son bir aylık süreç içerisinde yem fiyatlarında yaşanan artışın nedenleri nelerdir? Bakanlığınız bu artışı önlemek veya sınırlamak adına herhangi bir politika uygulamakta mıdır? 2- Son beş yıl içerisinde ithal edilen hayvan yemi miktarı ve bunun toplam yem üretimi içindeki payı nedir? Bakanlığınızın yerli üretimi artırmaya yönelik çalış-maları var mıdır? Varsa bu çalışmalar ne aşamadadır? 3- Son üç yıl içerisinde (yıllık bazda) TMO, yem maliyetlerini düşürmek ama-cıyla piyasadan ne kadar arpa ve mısır gibi ürün toplamıştır. Bu toplandığı ürünlerin ne kadarını yetiştiricinin kullanımına sunmuştur? TMO'nun yetiştiricinin kullanımına sunduğu ürün miktarının artırılması için herhangi bir çalışma var mıdır? 4- Süt fiyatındaki artışın henüz üreticilerin gelirlerine yansımadan yem maliyetlerinin yükselmesi ile oluşan süt-yem paritesindeki dengesizliğin ortadan kaldırılması amacıyla çiğ süt fiyatında yeni bir düzenlemeye gidilmesine yönelik bir çalışmanız var mıdır? Varsa bu çalışmalar nelerdir? 5- Yem fiyatlarında yaşanan artışlar sonrası hayvancılık ile uğraşan üreticilerimiz karşılaştığı olumsuz etkileri azaltmak amacıyla, üreticilere yönelik doğrudan destek veya sübvansiyon sağlanması planlanmakta mıdır? 6- Küçük ve orta ölçekli hayvancılık işletmelerinin yem maliyetlerini düşürmek adına herhangi bir özel teşvik veya kredi desteği sağlanmasına yönelik bir çalışmanız var mıdır? Küçük ölçekli hayvancılık işletmelerinin kapanmasını önlemek ve sürdürülebilir bir üretim sağlayabilmesi için bakanlığınızın hangi çalışmaları yürütmektedir? 7- Hayvancılıkta üretim maliyetlerinin artması ve özellikle yem fiyatlarının yükselmesi karşısında kırmızı et üretimi ve et fiyatlarına etkisiyle ilgili herhangi bir etki analizi yapılmış mıdır?"

Yem Sektörüne Yönelik İlave Stoklar Satışa Sunuldu Haber

Yem Sektörüne Yönelik İlave Stoklar Satışa Sunuldu

Toprak Mahsulleri Ofisi hububat satışlarının sürdüğünü ve yem sektörüne yönelik ilave stokların da satışa sunulduğunu açıkladı. TMO'dan yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi; "Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO); başta hububat olmak üzere görev alanı kapsamındaki tarımsal ürünlerde arz güvenliğini sağlamak, piyasa istikrarını korumak ve üretici, sanayici ve tüketiciyi gözeten dengeli bir piyasa yapısının devamlılığını temin etmek amacıyla regülasyon araçlarını devreye alarak piyasaların sağlıklı işleyişine katkı sağlamaktadır. Bu kapsamda Ekim-2025’ten bu yana sabit fiyatlarla yapılan hububat satışlarına Şubat ayında da devam edilecektir. Bununla birlikte son haftalarda yem fiyatlarındaki artış TMO tarafından yakından takip edilmekte ve piyasa dengelerini bozabilecek her türlü fiyat hareketine karşı görev ve sorumluluklarımız çerçevesinde gerekli değerlendirmeler titizlikle sürdürülmektedir. Piyasadaki yem hammadde arzının güçlendirilmesi ve spekülatif nitelik taşıyan fiyat oluşumlarının önüne geçilmesi amacıyla öncelikle besici ve yetiştiricilerimiz ile yem sektörüne yönelik olmak üzere Şubat ayında TMO stoklarından yüksek miktarda yem hammaddesi satışı yapılmasına karar verilmiştir. Başta mısır ve arpa olmak üzere yem sektörünün kullanımına uygun düşük vasıflı ekmeklik ve makarnalık buğdaylar da dâhil toplam 1,7 milyon ton yem hammaddesi makul fiyatlar ile yem sektörüne yönelik satışa açılmıştır. Ayrıca un, makarna, bulgur vb. işletmeleri için satışa açılan 2,2 milyon ton buğday stokları ile birlikte Şubat ayında toplam 3,9 milyon ton hububat satışa arz edilmiştir. Satışlarımıza başvurular 28 Ocak 2026’dan itibaren yapılabilecek olup detaylı bilgiler ise www.tmo.gov.tr adresinden paylaşılmıştır. Kuruluşumuz güçlü stok yapısıyla piyasaları regüle etmek için gerekli olan yetki ve imkanlara sahiptir. TMO, piyasa düzenleyici rolü çerçevesinde, kendisine tanınan tüm yetkileri etkin ve kararlı biçimde kullanmaya hazırdır. Piyasa gelişmeleri, stok durumu ve sektör ihtiyaçları eş zamanlı olarak izlenmekte olup gerekli görülmesi hâlinde ilave regülasyon tedbirleri gecikmeksizin hayata geçirilecektir. Temel ve stratejik tarımsal hammaddelerde arz güvenliğinin korunması ve piyasa istikrarının sağlanması, devletimizin öncelikli hassasiyet alanları arasında yer almaktadır. TMO bu hassasiyet doğrultusunda görev ve sorumluluklarını bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da aynı kararlılıkla yerine getirmeye devam edecektir. Kamuoyuna saygıyla duyurulur."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.