Hava Durumu

#Tobb

Kırsal Haber - Tobb haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tobb haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Turizmde ve Tarımda Kadın Eli Marmaris’te Buluştu Haber

Turizmde ve Tarımda Kadın Eli Marmaris’te Buluştu

Turizm ve tarım sektörlerinde kadınların ekonomik hayattaki rolünü güçlendirmeye yönelik “Turizmde ve Tarımda Kadın Eli Eğitim ve Çalıştayı”, Muğla’nın Marmaris ilçesinde gerçekleştirildi. Çalıştayda kadın istihdamından yerel üretime, gastronomiden markalaşmaya kadar birçok konu ele alındı. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) öncülüğünde, Muğla Ticaret ve Sanayi Odası (MUTSO) koordinasyonunda, Marmaris Ticaret Odası ev sahipliğinde ve TOBB Muğla Kadın Girişimciler Kurulu tarafından düzenlenen “Turizmde ve Tarımda Kadın Eli Eğitim ve Çalıştayı” Marmaris’te gerçekleştirildi. Kadınların ekonomik hayattaki rolü ele alındı Çalıştayın açılışında konuşan TOBB Muğla Kadın Girişimciler Kurulu Başkanı ve TOBB KGK Ege Bölge Temsilcisi Mehtap Şeniz Çahan, kadınların üretim, turizm ve ekonomik yaşamda daha güçlü şekilde yer almasının yerel kalkınma açısından önemine dikkat çekti. Programda kadın istihdamının geliştirilmesi, yerel üretimin desteklenmesi ve kadın girişimcilerin ekonomik hayattaki konumunun güçlendirilmesine yönelik değerlendirmeler yapıldı. Tarım ve turizm için ortak başlıklar Çalıştay kapsamında gastronomi, markalaşma, turizmde kadın liderliği ve girişimcilik konularının yanı sıra iş dünyasında sivil toplumun rolü ile tarım ve turizmin bütünleşmesi de gündeme geldi. Kadın emeğinin görünürlüğünün artırılması, yerel üretimin ekonomik değere dönüştürülmesi ve kadın girişimciler arasında yeni iş birliklerinin geliştirilmesi çalıştayın öne çıkan başlıkları arasında yer aldı. Kadın girişimciliği için iş birliği vurgusu Turizm ve tarım sektörlerinin kadın emeği üzerinden daha güçlü bir ekonomik yapıya kavuşturulmasının değerlendirildiği program, katılımcıların görüş ve deneyimlerini paylaşmasıyla tamamlandı. Çalıştayın, kadın girişimciliğinin desteklenmesi, yerel üretimin güçlendirilmesi ve tarım ile turizm arasındaki iş birliklerinin geliştirilmesine yönelik yeni çalışmalara zemin oluşturması hedefleniyor.

Başkan Gülsoy: “E-Ticaretteki Komisyon İndirimi Sadece Kadın Kooperatifleriyle Sınırlı Kalmamalı'' Haber

Başkan Gülsoy: “E-Ticaretteki Komisyon İndirimi Sadece Kadın Kooperatifleriyle Sınırlı Kalmamalı''

Kayseri Ticaret Odası (KTO) Başkanı Ömer Gülsoy, geçtiğimiz günlerde e-ticaret platformlarındaki tekelci anlayışa, yüksek komisyon oranlarına ve ek kesintilere dikkat çekerek yaptıkları çağrının ardından, Ticaret Bakanlığı öncülüğünde kadın kooperatifleri için atılan tarihi adımı memnuniyetle karşıladıklarını belirtti. Ticaret Bakanlığı ile Türkiye’nin önde gelen 5 büyük e-ticaret platformu arasında imzalanan ve kadın kooperatiflerine komisyon indirimi ile görünürlük desteği sağlayan protokolü değerlendiren Başkan Gülsoy, atılan adım için teşekkür ederken, benzer düzenlemelerin e-ticaret yapan tüm işletmeleri kapsayacak şekilde genişletilmesi gerektiğini vurguladı. “ATILAN ADIM ÇOK KIYMETLİ, TİCARET BAKANLIĞIMIZA VE PLATFORMLARA TEŞEKKÜR EDİYORUZ” Dijitalleşmenin ve e-ticaretin tüm sektörler için kaçınılmaz bir zorunluluk haline geldiğini ifade eden KTO Başkanı Ömer Gülsoy, şunları söyledi: “Geçtiğimiz günlerde yaptığımız açıklamada, e-ticaret platformlarının uyguladığı yüzde 30-35’lere varan yüksek komisyon oranlarının hem üreticimizi ve esnafımızı mağdur ettiğini hem de genel enflasyonu körüklediğini kamuoyuyla paylaşmış, acil düzenleme çağrısında bulunmuştuk. Yaptığımız bu çağrının ve sahadan gelen sesin ardından, Ticaret Bakanlığımızın öncülüğünde Hepsiburada, N11, PttAVM, Pazarama ve Trendyol gibi e-ticaret platformlarının bir araya gelerek Kadın Kooperatiflerimizi kapsayan bir protokol imzalamasını çok kıymetli ve yerinde bir adım olarak görüyoruz. Kadın girişimcilerimizin, kadın kooperatiflerimizin dijital pazarlara erişimini kolaylaştıracak; ilk 6 ay boyunca yüzde sıfır, takip eden 4.5 yıl boyunca da yüzde 1 komisyon gibi çok önemli avantajlar sunan bu protokol dolayısıyla başta Ticaret Bakanlığımıza ve duyarlılık gösteren e-ticaret platformlarına şahsım ve Odamız adına teşekkür ediyorum.” “DİJİTAL PAZARYERLERİNDEKİ YÜKSEK KOMİSYON YÜKÜ SADECE KADIN KOOPERATİFLERİN DEĞİL, TÜM SEKTÖRLERİN ORTAK PROBLEMİDİR” Kadın kooperatiflerine sağlanan imkanların sevindirici ancak e-ticaret ekosisteminin geneli düşünüldüğünde yetersiz kaldığına dikkat çeken Başkan Gülsoy, yüksek komisyon yükünün tüm tüccar ve esnafın omuzlarında büyük bir yük olduğunu belirtti: “Kadın kooperatiflerimize sağlanan bu güçlü destek, dijital pazarlarda adil ve makul oranların uygulanabileceğini açıkça göstermiştir. Ancak unutulmamalıdır ki; e-ticaret yapan, ürününü ve hizmetini sanal ortama taşıyan Türkiye genelindeki yüz binlerce işletmemiz ile 11 binden fazla Kayserili firmamız aynı yüksek maliyet baskısıyla mücadele etmektedir. Yeme-içme sektöründen hizmet sektörüne, giyimden ayakkabıya, emlakçı ve galerici esnafımızdan en küçük imalatçımıza kadar tüm üyelerimiz; yüksek komisyonlar, zorunlu reklam harcamaları, kargo ve hizmet kesintileri altında ezilmektedir. Dolayısıyla sorun sadece belirli bir kesimin değil, e-ticaret çarkının içinde yer alan tüm sektörlerimizin ortak yarasıdır.” “TÜM İŞLETMELERİMİZ İÇİN TAVAN KOMİSYON VE ADİL REKABET DÜZENLEMESİ ŞARTTIR” E-ticaret platformlarının hakim durumlarını kullanarak yüksek komisyon ve üyelik ücretleri uygulamasının genel enflasyonu da doğrudan etkilediğini hatırlatan KTO Başkanı Gülsoy, çağrısını yineleyerek sözlerini şöyle tamamladı: “Kadın kooperatiflerimiz için sergilenen bu güzel ve örnek iş birliği modelinin, e-ticaret yapan tüm esnaf, tüccar ve sanayicimiz için de kapsayıcı bir politikaya dönüştürülmesi şarttır. Gelişmiş ülkelerde ve Avrupa Birliği’nde olduğu gibi, hakim konumdaki platformların satıcıları sömürmesini engelleyecek tavan komisyon sınırlandırmaları ve adil rekabet kuralları tüm sektörler için hayata geçirilmelidir. Kayseri Ticaret Odası olarak, e-ticaret yapan işletmelerimizin sayısını artırmak, her üyemizin kendi dijital altyapısını kurmasını sağlamak için var gücümüzle çalışıyoruz. Ancak platformlara bağımlı olan esnafımızı da bu yüksek komisyon mahkumiyetinden kurtarmak zorundayız. Ticaret Bakanlığımızın ve Üst Kuruluşumuz TOBB’un liderliğinde; tüm tüccarımızı koruyacak, komisyon oranlarını sürdürülebilir ve makul seviyelere çekecek kalıcı düzenlemelerin en kısa sürede hayata geçirilmesini bekliyoruz. Üreten, istihdam sağlayan ve vergisini ödeyen tüm işletmelerimize verilecek güçlü bir e-ticaret desteği, ülkemizin enflasyonla mücadelesine ve ekonomik büyümesine de en büyük katkıyı sağlayacaktır.”

Kadın Emeğinden Sürdürülebilir Geleceğe Haber

Kadın Emeğinden Sürdürülebilir Geleceğe

Eskişehir Ticaret Odası bünyesinde faaliyet gösteren Eskişehir AB Bilgi Merkezi ile TOBB Eskişehir Kadın Girişimciler Kurulu iş birliğinde düzenlenen “Yeşil ve Sürdürülebilirlik Yolunda Kadın Girişimciler” etkinliğinde; sürdürülebilir tarım, yenilikçi üretim, kırsal kalkınma ve Avrupa Birliği’nin sunduğu destek mekanizmaları ele alındı. Eskişehir Ticaret Odası Mustafa Çekiç Meclis Salonu’nda gerçekleştirilen programda, kadın girişimciler, çiftçiler ve kooperatif temsilcileri bir araya geldi. “Sürdürülebilir Tarımda Kadın Emeği ve Yenilikçi Üretim” başlığıyla gerçekleştirilen programda, Avrupa Birliği’nin kırsal kalkınma yaklaşımı ve IPARD (Katılım Öncesi Yardım Aracı – Kırsal Kalkınma Bileşeni) Programı kapsamında kadın girişimciler ile kadın kooperatiflerine sunulan fırsatlar katılımcılarla paylaşıldı. Etkinlik hakkında bilgi veren Eskişehir AB Bilgi Merkezi Koordinatörü Gökhan Çobansoy, Avrupa Birliği ile Türkiye arasındaki iş birliği kapsamında kırsal kalkınma ve sürdürülebilir tarıma yönelik fırsatların önemine dikkat çekti. Çobansoy, buluşmanın kadın girişimciler, çiftçiler ve kooperatifler arasında bilgi ve deneyim paylaşımını güçlendirmek amacıyla düzenlendiğini belirterek, Eskişehir AB Bilgi Merkezi’nin Avrupa Birliği politikaları ve iş birliği fırsatlarını yerelde görünür ve erişilebilir kılmaya yönelik çalışmalarını sürdürdüğünü ifade etti. Açılış konuşmalarını Eskişehir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Üyesi Ahmet Oğuz ile TOBB Eskişehir Kadın Girişimciler Kurulu Başkanı Elif Gürkaynak gerçekleştirdi. Konuşmalarda kadın emeğinin ekonomik değere dönüştürülmesi, üretimin geliştirilmesi ve destek mekanizmalarına erişimin artırılmasının önemi vurgulandı. Etkinliğin, geçtiğimiz mart ayında gerçekleştirilen kadın girişimciler buluşmasının ardından katılımcılardan gelen talepler doğrultusunda düzenlendiği belirtildi. Etkinliğin moderatörlüğünü Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarım Ekonomisi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Fatma Handan Giray üstlendi. Tarım ekonomisi ve kırsal kalkınma alanındaki bilgi ve deneyimiyle etkinliğe yön veren Giray, sürdürülebilir tarım, kadın emeği ve kırsal kalkınma başlıklarının farklı yönleriyle ele alınmasını sağladı. Programda TKDK (Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu) Eskişehir İrtibat Ofisi Uzmanı Maide Sultan Tanrıverdi, Avrupa Birliği’nin kırsal kalkınma yaklaşımı ve IPARD Programı hakkında sunum gerçekleştirdi. Tanrıverdi, sürdürülebilir tarımsal yatırımların yanı sıra kadın girişimciler ve kooperatifler için destek alanlarını, kırsal ekonomik faaliyetlerin çeşitlendirilmesini ve yatırım olanaklarını anlattı. Türkiye’de IPARD Programı’nın TKDK aracılığıyla uygulandığını belirten Tanrıverdi, program kapsamında sunulan desteklerin başvuru süreçleri ve yatırım imkânlarına ilişkin bilgiler verdi. Kadın Kooperatiflerinden IPARD Deneyimi, Kadın Çiftçilerden Sahadaki Üretim Hikâyeleri Etkinliğin deneyim paylaşımı bölümünde Mihalıççık Kadın Girişimciler Kooperatifi Başkanı ve IPARD faydalanıcısı Fevziye Kartaltepe, TKDK desteğinden yararlanma sürecini ve bu desteğin kooperatif çalışmalarına sağladığı katkıları anlattı. Kartaltepe, kooperatifin yerel kalkınmadaki rolünün yanı sıra katma değerli ürünlerin geliştirilmesi ve yerel ürünlerin ekonomik değere dönüştürülmesine ilişkin çalışmalarını ve tecrübelerini aktardı. Eskişehir Kadın Çiftçiler Derneği Başkanı Münevver Kepenek ise kadın çiftçilerin tarımsal üretimdeki rolünü ve sahadaki çalışmalarını anlattı. Kepenek; sürdürülebilir tarım uygulamalarının yanı sıra kadınların kırsal kalkınmadaki yerini, üretim sürecinde karşılaşılan fırsatları ve yaşanan güçlükleri değerlendirdi. Programın sonunda gerçekleştirilen soru-cevap bölümünde katılımcılar, konuşmacılara destek mekanizmaları ve üretim süreçlerine ilişkin sorularını yöneltti. Karşılıklı görüş alışverişinin yapıldığı bölümde, sürdürülebilir üretimin geliştirilmesi, kırsal alandaki ihtiyaçlar ve yeni iş birliği olanakları da ele alındı.

Tarımda Kadın Gücü: Işılay Reis Yorgun ile 2026 Uluslararası Kadın Çiftçi Yılı Üzerine Haber

Tarımda Kadın Gücü: Işılay Reis Yorgun ile 2026 Uluslararası Kadın Çiftçi Yılı Üzerine

TOBB Kadın Girişimciler Üst Kurul Üyesi ve REİS Gıda Yönetim Kurulu Üyesi Işılay Reis Yorgun ile 2026 Uluslararası Kadın Çiftçi Yılı'nı, kırsalda dijital dönüşümü ve kadın istihdamını konuştuk. Işılay Reis Yorgun ile yaptığımız röportajın detayları; Kırsal Haber: ''2026 Uluslararası Kadın Çiftçi Yılı’nın yalnızca farkındalık oluşturan bir yıl olarak kalmaması ve Türkiye’de kalıcı politikalara dönüşmesi için sizce hangi adımlar atılmalı?'' Işılay Reis Yorgun: ''2026 Uluslararası Kadın Çiftçi Yılı, kadınların tarım ve gıda sistemlerindeki rolünü görünür kılmak açısından çok önemli bir fırsat sunuyor. Bu farkındalığın kalıcı kazanımlara dönüşmesi için kadın çiftçilerin kayıtlı üretime, finansmana, teknolojiye, eğitime ve pazara erişimini güçlendiren uzun vadeli uygulamalara ihtiyaç var. ​FAO’ya göre tarımda kadınlar ve erkekler arasındaki eşitsizliklerin azaltılması, küresel ekonomiye yaklaşık 1 trilyon dolar katkı sağlayabilir ve gıda güvensizliği yaşayan insan sayısını 45 milyon azaltabilir. Bu veriler, kadın çiftçilerin güçlendirilmesinin yalnızca toplumsal eşitlik açısından değil, ekonomik kalkınma ve gıda güvencesi bakımından da stratejik önem taşıdığını gösteriyor. ​Türkiye’de yürütülen kırsal kalkınma programları, kadın ve genç girişimcilere sağlanan öncelikler ve kooperatifçilik çalışmaları bu alanda önemli bir zemin oluşturuyor. Bu çalışmaların eğitim, mentorluk, teknoloji kullanımı, markalaşma ve sürdürülebilir pazar erişimiyle desteklenmesi, daha kalıcı ve ölçülebilir sonuçlar elde edilmesini sağlayacaktır. ​Bu noktada TOBB Kadın Girişimciler Kurulumuzun çalışmaları da büyük önem taşıyor. İl Kadın Girişimciler Kurullarımız, koordinatör oda ve borsalarımız ile sahada gönüllülükle görev yapan kurul üyelerimiz, 81 ilde geliştirdikleri projelerle kadınların ekonomik ve sosyal hayata daha güçlü katılımını destekliyor. ​Bu çalışmaların önemli örneklerinden biri, bugün 41 ilimizde uygulanan “Tarımda Kadın Eli” projesidir. Bu projeyi dönemsel bir çalışma olmanın ötesinde, ölçülebilir sonuçlar üreten uzun vadeli bir kırsal kalkınma modeli olarak değerlendiriyoruz. Hedefimiz; kadınların üretimin her aşamasında söz sahibi olması, emeklerinin ekonomik değere dönüşmesi, kendi gelirlerini elde edebilmesi ve sürdürülebilir ticari yapıların kalıcı bir parçası hâline gelmesidir. ​Özel sektörün de üretim planlaması, sözleşmeli tarım, teknik destek ve düzenli alım modelleriyle bu sürece katkı sunması gerektiğine inanıyorum. Biz de Reis Gıda olarak “Reis Bakliyat Köyleri” projemizle üreticilerin doğru tohuma, üretim bilgisine, teknik desteğe ve güvenilir pazara erişimini destekleyen bütüncül bir model uyguluyoruz. ​2026 Uluslararası Kadın Çiftçi Yılı’nın; kamu, özel sektör, sivil toplum ve akademi arasındaki iş birliklerini güçlendiren, kadınların üretimden yönetime kadar tarımın her alanında daha etkin rol üstlendiği kalıcı bir dönüşümün başlangıcı olmasını diliyorum.'' ​Kırsal Haber: ''Kadın girişimciliği politikalarında kırsalda yaşayan ve tarımsal üretim yapan kadınların dijital dönüşümüne yeterince yer veriliyor mu?'' ​Işılay Reis Yorgun: ''Son yıllarda kadınların dijital becerilerini geliştirmeye yönelik çok değerli projeleri TOBB Kadın Girişimciler Üst Kurulu olarak da yürütüyoruz. “Dijitalde Hayat Kolay” and “Geleceği Yazan Kadınlar” gibi çalışmalar, kadınların teknolojiyle, e-ticaretle ve yeni iş modelleriyle buluşmasına önemli katkılar sağladı. ​Ticaret Bakanlığımız da 2025-2029 Türkiye Kooperatifçilik Stratejisi ve Eylem Planı kapsamında kooperatiflerin dijital pazarlara erişimini ve e-ticaretteki rekabet gücünü artırmaya yönelik iş birliği protokolü imzaladı. ​Bu çalışmaların kırsaldaki kadınlara yönelik özel içeriklerle de bütünleşmesi gerektiğine inanıyorum. Çünkü tarımda dijital dönüşüm yalnızca ürünün internet üzerinden satılması anlamına gelmiyor. Kadın çiftçinin üretim maliyetini hesaplaması, destekleri takip etmesi, hava ve toprak verilerine ulaşması, dijital tarım uygulamalarını kullanması ve ürününü doğrudan tüketiciyle buluşturması da bu dönüşümün parçasıdır. ​Köylerde kurulabilecek dijital eğitim noktaları, mobil eğitim ekipleri ve yerel mentorluk ağları bu süreci hızlandırabilir. Amaç, kadınların yalnızca teknolojiyi kullanması değil; teknolojiyi üretimlerini geliştiren ve pazara erişimlerini kolaylaştıran bir araca dönüştürmeleridir.'' ​Kırsal Haber: ''Kadınların tarımsal üretimdeki görünmez emeğini kayıtlı istihdama ve kadın girişimciliğine dönüştürmek mümkün mü, mümkünse nasıl?'' ​Işılay Reis Yorgun: ''Elbette mümkündür. Kadınlar tarımsal üretimin her aşamasında çok değerli bir sorumluluk üstleniyor. Tohumun hazırlanmasından ekime, hasattan ürünün işlenmesine ve sofraya ulaştırılmasına kadar kadın emeğinin güçlü bir katkısı bulunuyor. ​Bu emeğin ekonomik değere dönüşmesi için kadınların kayıtlı üretime, sosyal güvenceye, finansmana ve satış kanallarına erişiminin desteklenmesi gerekiyor. Kadın üreticilerin maliyet yönetimi, ürün geliştirme, paketleme, markalaşma ve e-ticaret gibi alanlarda güçlendirilmesi de girişimciliğe geçişi kolaylaştıracaktır. ​Kooperatifler, bu dönüşümde önemli bir dayanışma ve üretim modeli sunuyor. Kooperatiflerin profesyonel yönetim, kalite, lojistik, markalaşma ve pazarlama kapasitelerinin geliştirilmesiyle kadınların ürünlerini daha geniş pazarlara ulaştırması mümkün olabilir. ​Biz Reis Gıda olarak kadın kooperatifleriyle gerçekleştirdiğimiz çalışmalar sayesinde yaklaşık 300 kadının iş gücüne katılımına katkı sağladık. Tecrübemiz bize kadınların bilgi, üretim desteği ve pazar imkanıyla buluştuklarında çok güçlü ve sürdürülebilir girişimler oluşturabildiklerini gösteriyor.'' ​Kırsal Haber: ''Kadının eğitime erişiminin ulaşım, ev içi sorumluluklar veya aile içindeki karar mekanizmaları nedeniyle kısıtlandığı durumlarda, eğitimi kadının ayağına götürmek ve onu güçlendirmek için nasıl modeller geliştirebiliriz?'' ​Işılay Reis Yorgun: ''Eğitim modellerinin kadınların günlük hayatına, üretim takvimine ve bulunduğu bölgenin koşullarına uyumlu olması gerektiğini düşünüyorum. Mobil eğitim araçları, köylerde gerçekleştirilen uygulamalı çalışmalar, kooperatiflerde oluşturulan eğitim noktaları ve dijital eğitim platformları bu konuda etkili çözümler sunabilir. ​Eğitim saatlerinin tarımsal faaliyetlere göre planlanması, ulaşım ve çocuk bakım desteğinin sağlanması katılımı kolaylaştıracaktır. İnternet erişiminin sınırlı olduğu bölgelerde ise çevrimdışı kullanılabilen içerikler ve telefonla danışmanlık modelleri değerlendirilebilir. ​Mentorluk da bu sürecin önemli bir parçasıdır. Aynı bölgeden başarılı kadın üreticilerin bilgi ve tecrübelerini paylaşması, kadınlara hem yol gösterir hem de cesaret verir. Eğitimin yalnızca bilgi aktaran değil, kadınları üretime ve girişimciliğe hazırlayan sürekli bir gelişim modeli olması gerektiğine inanıyorum.'' ​Kırsal Haber: ''Bir genç kadının köyünde kalması için yalnızca toprağının ve gelirinin olması yeterli mi, yoksa sosyal ve kültürel açıdan da kendini ait hissedeceği bir kırsal yaşam mı gerekiyor?'' ​Işılay Reis Yorgun: ''Toprak ve sürdürülebilir gelir temel unsurlardır. Ancak gençlerin kırsalda kalabilmesi için sosyal, kültürel ve teknolojik imkânların da geliştirilmesi gerekiyor. ​Genç bir kadın; eğitime, sağlık hizmetlerine, güvenli ulaşıma, internete ve sosyal yaşama erişebildiği bir yerde geleceğini daha güçlü kurabilir. Bu nedenle kırsal kalkınmayı yalnızca tarımsal üretim üzerinden değil, yaşam kalitesini geliştiren bütüncül bir anlayışla ele almalıyız. ​Akıllı köy uygulamaları, ortak çalışma alanları, kreşler, kültür merkezleri ve gençlerin sosyal hayata katılabilecekleri ortamlar kırsal yaşamı daha cazip hale getirebilir. Tarımsal üretimin yanı sıra gıda işleme, e-ticaret, kırsal turizm, gastronomi ve tarım teknolojileri gibi yeni çalışma alanlarının geliştirilmesi de genç kadınlara farklı fırsatlar sunacaktır. ​Genç kadınların köylerinde yalnızca üretim yapmalarını değil; kendilerini geliştirebilecekleri, karar süreçlerine katılabilecekleri ve geleceklerini güvenle kurabilecekleri bir yaşam oluşturabilmelerini hedeflemeliyiz. Çünkü kadın güçlendiğinde aile, kırsal ekonomi ve ülkemizin tarımsal geleceği de güçlenir.''

Kur İle Maliyet Arasındaki Makas Kapanmalı! Haber

Kur İle Maliyet Arasındaki Makas Kapanmalı!

İzmir Oda ve Borsaları, seçimlerden önceki son ortak yönetim kurulu toplantısını gerçekleştirdi. Ege Bölgesi Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar, İzmir Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Işınsu Kestelli, Aliağa Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Ertürk, Menemen Ticaret Odası Başkanı İzzet Süsoy, Ödemiş Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı A. Latif Aka ve Tire Ticaret Odası Başkanı Mehmet Nadir Delikanlı yeni dönemde aday olmayacağını açıkladığı toplantıda, “demokratik seçim” vurgusu yapıldı. YÖNETİM KURULLARINDAN YOĞUN KATILIM İzmir Odalar ve Borsalar Yönetim Kurulları Ortak Toplantısı, Ege Bölgesi Sanayi Odası ev sahipliğinde, İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener, Ege Bölgesi Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı ve TOBB Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ender Yorgancılar ile İzmir Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı ve TOBB Yönetim Kurulu Üyesi Işınsu Kestelli başkanlığında, İzmir Oda ve Borsalarının yönetim kurullarının katılımıyla gerçekleşti. YORGANCILAR: SEÇİMLERİ KİM KAZANIRSA KAZANSIN ÜYELERE HİZMET ETMEK İÇİN ÇALIŞMALIDIR Ekonomiye ilişkin gelişmelerin istişare edildiği toplantının açılış konuşmasını İzmir Ticaret Odası, Ege Bölgesi Sanayi Odası ve İzmir Ticaret Borsası adına Ege Bölgesi Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı ve TOBB Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ender Yorgancılar yaptı. Yorgancılar, 2026 yılında gerçekleştirilecek Oda ve Borsa seçimlerinin eşit ve demokratik koşullarda yapılmasının önemine dikkat çekti. Seçimlerin bir yarış olduğunu ancak asıl kazananın sanayici ve Odalar olması gerektiğini belirten Yorgancılar, siyasetin seçim sürecinin dışında kalması gerektiğini söyledi. “Kim kazanırsa kazansın, seçimden sonra dört yıl boyunca üyelerine hizmet etmek için çalışmalıdır” diyen Yorgancılar, görev yapan ve yapacak tüm başkanlara başarı diledi. ENFLASYONLA MÜCADELEDEN VAZGEÇEMEYİZ Ekonomiye ilişkin değerlendirmelerde bulunan Yorgancılar, Türkiye’nin en önemli gündeminin enflasyonla mücadele olduğunu söyledi. Yüksek enflasyonun sanayicinin maliyetlerini artırarak rekabet gücünü zayıflattığını belirten Yorgancılar, enflasyonla mücadelede kararlılığın sürdürülmesi gerektiğini ifade etti. Finansmana erişimin sanayicinin önündeki en önemli sorunlardan biri olduğunu vurgulayan Yorgancılar, faizlerdeki düşüşün kredi maliyetlerine henüz yeterince yansımadığını belirterek, “Sanayicinin yatırım yapabilmesi ve üretimini sürdürebilmesi için uygun maliyetli finansmana ihtiyacı var” dedi. KUR İLE MALİYET ARASINDAKİ MAKAS KAPANMALI İhracatçının kur artışı ile maliyet artışı arasında sıkıştığını dile getiren Yorgancılar, mevcut tablonun ihracatçıların rekabet gücünü zayıflattığını söyledi. “Birçok ihracatçı, pazarını kaybetmemek için zararına satış yapmak zorunda kalıyor” diyen Yorgancılar, kurun istikrarlı ancak enflasyonla daha uyumlu bir seyir izlemesi gerektiğini kaydetti. Çin ile Türkiye arasındaki dış ticaret açığının sürdürülemez boyutlara ulaştığını belirten Yorgancılar, Çin’den yapılan ithalatın yıl sonunda 50-55 milyar dolar seviyesine çıkabileceği uyarısında bulundu. Çin’in üretim fazlasını ihraç edecek pazar aradığını belirten Yorgancılar, Türk sanayisinin korunması ve rekabet gücünün sürdürülebilmesi için gerekli gümrük ve koruyucu tedbirlerin zamanında alınması gerektiğini söyledi. SANAYİSİZLEŞME RİSKİNE KARŞI HAREKETE GEÇİLMELİ Türkiye’de sanayisizleşme riskinin giderek arttığını belirten Yorgancılar, üretim ve sanayinin daha güçlü politikalarla desteklenmesi gerektiğini vurguladı. Yüksek teknolojili üretime geçiş için nitelikli insan kaynağının önemine dikkat çeken Yorgancılar, “Eğitim 4.0 sürecini Türkiye’de acilen başlatmalıyız” mesajını verdi. İZMİR’İN REKABET GÜCÜ ARTIRILMALI İzmir’in ekonomik potansiyelinin daha güçlü değerlendirilmesi gerektiğini belirten Yorgancılar; finansmana erişim, yatırım ortamı, teşvikler, ulaşım ve trafik gibi sorunların kentin rekabet gücünü doğrudan etkilediğini söyledi. Deprem ve afet riskine de dikkat çeken Yorgancılar, Türkiye’nin afetlere karşı daha dirençli hale gelmesi gerektiğini belirterek, “Türkiye’nin acilen bir Afet Bakanlığı’na ihtiyacı var” dedi. ÖZGENER’DEN ORTAK AKIL VURGUSU İzmir Ticaret Odası Başkanı olarak görev yaptığı 8 yıl boyunca, kentte tüm oda ve borsaların katkılarıyla “ortak akıl” kültürünün oluşmasından memnuniyet duyduğunu ifade eden İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener, “Başta Ender Başkanımız ve Işınsu Başkanımız olmak üzere, ortak projelerle kentimize katkı sağlayan ve ülkemize örnek olan bir anlayışla çalışmalarını sürdüren tüm oda-borsa başkanlarımıza ve yönetim kurullarına teşekkür ediyor, seçim sürecinin hayırlı olmasını diliyorum” dedi. Bu birliktelikten alınan güçle yeni dönemde de çalışmalara devam edeceklerini ifade eden Özgener sözlerine şöyle devam etti: “İzmir’in sahip olduğu potansiyeli daha ileriye taşımak, kentimizin ve üyelerimizin ihtiyaçlarına ortak çözümler üretmek için oda ve borsalarımızla iş birliği içinde çalışmayı sürdüreceğiz. Çünkü biliyoruz ki İzmir için atılacak en güçlü adımlar, ortak akıl ve dayanışmayla atılan adımlardır.” KESTELLİ’DEN VEDA İzmir Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Işınsu Kestelli ise konuşmasında, Ender Yorgancılar ve Mahmut Özgener’in İzmir’in ekonomik ve sosyal gelişimine sundukları katkılara ve oda-borsalar arasındaki iş birliğine verdikleri öneme teşekkür ederek, “Ender Başkanımız ve Mahmut Başkanımızla birlikte, İzmir için ortak akıl ve iş birliği anlayışıyla çalışmak büyük bir mutluluk ve gurur kaynağı oldu. Bu anlayışın güçlü bir şekilde yaşatılmasına katkı sunan ilçe oda ve borsalarımızın değerli başkanlarına, meclis üyelerine ve çalışma arkadaşlarımıza da teşekkür ediyorum” dedi. İzmir’deki oda ve borsaların birlikte ortaya koyduğu çalışmaların kente kalıcı değerler kazandırdığını belirten Kestelli, “Farklı koltuklarda otursak da tek bir amaç için, güzel İzmir için çalıştık. İZQ İnovasyon Merkezi’nden ikinci mamografi TIR’ına, deprem konutlarından Tarıma Dayalı İhtisas Organize Sanayi Bölgelerine ve İzmir Tarım Teknoloji Merkezi’ne kadar pek çok önemli projenin temelinde bu ortak akıl ve dayanışma var” ifadelerini kullandı. 17 yıllık başkanlık döneminin ardından oda ve borsa camiasına teşekkür eden Kestelli, “17 yıldır sizlerle birlikte çalışmaktan, üretmekten ve projeler geliştirmekten bir an olsun yorulmadım. Gururluyum; çünkü el birliğiyle çok değerli eserleri hayata geçirdik. Mutluyum; çünkü çok özel ve kıymetli dostlarla birlikte çalışma ayrıcalığını yaşadım” dedi. Kestelli, konuşmasını “Geriye dönüp baktığımda sadece tek bir cümle dökülüyor ağzımdan: İyi ki yapmışız. Teşekkürler İzmir; teşekkürler kıymetli başkanlar ve sevgili dostlar” sözleriyle tamamladı.

Pülümür Yer Altı Kaynak Tuzuna Coğrafi İşaret Haber

Pülümür Yer Altı Kaynak Tuzuna Coğrafi İşaret

Tunceli’nin ve Pülümür ilçesinin en önemli yöresel değerlerinden biri olan Pülümür Yer Altı Kaynak Tuzu, Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından coğrafi işaret ile tescillendi. Türk Patent ve Marka Kurumu Başkanı Sayın Prof. Dr. M. Zeki Durak, Tunceli Ticaret ve Sanayi Odasını ziyaret ederek tescil belgesini teslim etti. Sektör ve İl Protokolü Bir Araya Geldi Tunceli Ticaret ve Sanayi Odası binasında düzenlenen coğrafi işaret tescil belgesi takdim törenine; Türk Patent ve Marka Kurumu Başkanı Sayın Prof. Dr. M. Zeki Durak, Türk Patent ve Marka Kurumu Coğrafi İşaretler Daire Başkanı Hakan Kızıltepe, TOBB KOBİ Araştırma ve Danışmanlık Merkezi Müdürlüğü Uzmanı Aslı Parmak, TTSO Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Murat Topaç, Meclis Başkanı Sevim Şengezer, il protokolü, kurum amirleri ve bölge üreticileri katıldı. Tescil Sürecine Katkı Sunanlara Plaket Verildi Pülümür Yer Altı Kaynak Tuzunun coğrafi işaret alma sürecinde teknik, akademik ve saha çalışmalarına katkı sağlayan isimler törende unutulmadı. Sürece sundukları emeklerden ötürü TOBB KOBİ Araştırma Uzmanı Aslı Parmak, Munzur Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Alper Güven ve Tunceli İl Tarım ve Orman Müdürlüğü’nde görevli Ziraat Mühendisi Eren Turan’a teşekkür plaketleri takdim edildi. Üretimde Kaliteyi Korumak İçin İmzalar Atıldı Coğrafi işaret standartlarına uygun üretimin sürdürülebilir kılınması ve yerel üreticilerin pazarda güçlenmesi amacıyla stratejik imzalar da atıldı. Üretim standartlarını garanti altına almak adına bölgenin önde gelen tuz üreticilerinden Balaban Tuz (Mustafa Yıldız) ve Munzur Tuz (Ali Haydar Tosun) ile resmi sözleşmeler imzalandı. “Pülümür Tuzunu Markalaştırmaya Devam Edeceğiz” Tören sonrası yapılan değerlendirmelerde, Pülümür’ün bu stratejik yer altı kaynağının korunması, markalaştırılması ve katma değerinin artırılması için kurumlar arası iş birliğinin kesintisiz süreceği vurgulandı. Tescil belgesinin Tunceli ekonomisine, Pülümür ilçesine ve bölge üreticilerine hayırlı olması temennisinde bulunuldu.

Bakan Kurum: "İklim Finansmanı, Savunma Yatırımları Gibi Stratejik Olmalıdır" Haber

Bakan Kurum: "İklim Finansmanı, Savunma Yatırımları Gibi Stratejik Olmalıdır"

İstanbul Finans Merkezi’nde düzenlenen İstanbul İklim Finansmanı Zirvesi, "COP31 Vizyonundan İklim Eyleminin Finansmanına" temasıyla iş dünyası ve finans sektörünün önde gelen isimlerini bir araya getirdi. ​COP31 Başkanı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum zirvenin açılışında yaptığı tarihi konuşmada, iklim değişikliğiyle mücadelenin ulusal güvenlik kadar stratejik olduğunu vurguladı. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar’ın yanı sıra bankacılık ve finans sektörünün üst düzey temsilcilerinin katıldığı zirvede, iklim finansmanı uçurumunun kapatılması için küresel liderlere çağrı yapıldı. ​Bakan Murat Kurum: "İklim Finansmanı, Savunma Yatırımları Gibi Stratejik Olmalıdır" ​Dünyanın güvenlik konseptini yeniden kurduğuna dikkat çeken Bakan Murat Kurum, NATO ülkelerinin savunma yatırımlarını milli gelirlerinin %5’ine kadar çıkarma kararı aldığını hatırlatarak şu kritik karşılaştırmayı yaptı: ​"Biz, benzer ölçekte bir hamleyi iklim güvenliği için de bekliyoruz. Savunmaya ayrılan kaynak gelecekte ortaya çıkabilecek tehditlere karşı bugünden yapılan yatırım olarak görülüyorsa, iklim yatırımlarına da aynı stratejik gözle bakmak zorundayız. Üzerinde yaşayacağımız güvenli bir dünya kalmadığında, ülkelerimizi savunmak için yaptığımız harcamaların ne anlamı kalır?" ​Mevcut iklim finansmanı ihtiyacının 7.5 ila 9 trilyon dolar seviyesinde olduğunu, küresel harcamanın ise yalnızca 1.9 trilyon dolarda kalarak büyük bir uçurum oluşturduğunu belirten Kurum, dünya liderlerini temiz enerji, su güvenliği, dirençli şehirler ve yeşil sanayi için acil ortak irade göstermeye davet etti. ​COP31 Zirvesi Tarihi Bir Dönüm Noktası Olacak ​Kasım ayındaki COP31 Zirvesi'nin artık sözlerin yatırıma dönüştüğü somut bir platform olacağını belirten Kurum, İstanbul’dan dünyaya şu mesajları verdi: ​İklim Uygulama Köprüsü: Gelişmekte olan ülkelerin iklim hedefleri ile finansman ihtiyacını buluşturmak amacıyla "İklim Uygulama Köprüsü" kuruldu. ​SURFF Modeli: İLBANK, İklim Değişikliği Başkanlığı ve COP31 Başkanlığı iş birliğiyle geliştirilen Sürdürülebilir Kentsel Dirençlilik Finansmanı Faaliyeti (SURFF) ile yerel yönetimlerin projeleri finansmana hazır hale getirilecek. ​İş Dünyası Zirvesi: TOBB, 12-13 Kasım tarihlerinde Liderler Zirvesi ile eş zamanlı olarak İş Dünyası Zirvesi'ne ev sahipliği yaparak finansörleri ve şirketleri aynı zeminde buluşturacak. ​Geleceğin Piyasası: Norveç’te elektrikli araç oranının %97'yi aşmasını örnek gösteren Kurum, yeşil dönüşümün devasa bir elektrifikasyon, batarya ve yazılım pazarı doğurduğunu, geleceğin kazananlarının bugünden yatırım yapanlar olacağını vurguladı. ​Bakan Bayraktar: "Türkiye'nin Enerji Altyapısı İçin 2035'e Kadar En Az 80 Milyar Dolar Gerekli" ​Zirvede konuşan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, eşi benzeri görülmemiş bir enerji dönüşümünün kapıda olduğunu belirtti. Sadece Türkiye’nin enerji altyapısının güçlendirilmesi için 2035 yılına kadar en az 80 milyar dolar yatırıma ihtiyaç duyulduğunu ifade eden Bayraktar, yenilenebilir enerji, nükleer enerji, depolama ve akıllı iletim ağları için uluslararası finansal kurumların sermayesini seferber etmenin şart olduğunu söyledi. ​Bankacılık Sektöründen Yeşil Dönüşüme Tam Destek ​TBB Başkanı Alparslan Çakar: COP31’i taahhütlerden uygulamaya geçişin en önemli platformu olarak gördüklerini belirterek, Türkiye Bankalar Birliği'nin ulusal kapasite ile uluslararası finans kaynakları arasında köprü kurmaya hazır olduğunu ifade etti. ​TKBB Başkanı Mehmet Ali Akben: Katılım bankacılığı perspektifiyle sürdürülebilir finansmanın farklı sektörlere taşınması ve yeşil dönüşüm yol haritasının sahada uygulanması açısından COP31'in büyük bir fırsat sunduğunu kaydetti. ​İstanbul İklim Finansmanı Zirvesi, Türkiye'nin liderliğinde iklim krizine karşı finans ile eylemi buluşturan küresel bir vizyonun ilk adımı olarak tarihe geçiyor.

Adana Ticaret Odası’nda 6 Yıldızlı Akreditasyon Gururu Haber

Adana Ticaret Odası’nda 6 Yıldızlı Akreditasyon Gururu

Adana Ticaret Odası’nın (ATO) Ağustos Ayı Olağan Meclis Toplantısı'nda çifte sevinç yaşandı. Mecliste, '6 yıldızlı Akredite Oda Sertifikası' almanın haklı gururu yaşanırken, fiş diziniyle dünya rekoru kıran Doğal Yeşil Fırın’ın başarısı kutlandı. Adana Ticaret Odası’nın üyelerine sunduğu hizmet kalitesini uluslararası standartlarda sürdürme ve sürekli geliştirme anlayışı, geçtiğimiz yıl yapılan denetimlerin ardından verilen '6 yıldızlı Akredite Oda Sertifikası' ile bir kez daha tescillendi. 2025-2027 dönemini kapsayan '6 yıldızlı Akredite Oda Sertifikası' geçtiğimiz ay TOBB'da gerçekleştirilen törenle takdim edildi. ATO'nun aldığı '6 yıldızlı Akredite Oda Sertifikası' Ağustos Ayı Olağan Meclis Toplantısı kapsamında düzenlenen programla kutlandı. “6 YILDIZ, HİZMET ANLAYIŞIMIZIN BİR GÖSTERGESİDİR” Programda konuşan ATO Yönetim Kurulu Başkanı Yücel Bayram, '6 yıldızlı Akredite Oda Sertifikası'nın Odanın hizmet anlayışının ve sürekli gelişim hedefinin önemli bir göstergesi olduğunu belirtti. Başkan Bayram, Adana iş dünyasına daha nitelikli ve etkin hizmet sunmak amacıyla kalite odaklı çalışmaların bundan sonra da kararlılıkla sürdürüleceğini söyledi. ATO Meclis Başkanı İsmail Acı da '6 yıldızlı Akredite Oda Sertifikası'nın Odanın ulaştığı hizmet standardının önemli bir göstergesi olduğunu belirterek, “Aldığımız '6 yıldızlı Akredite Oda Sertifikası', çalışmalarımızın ve ortaya koyduğumuz hizmet standardının bağımsız değerlendirmeler sonucunda tescillenmesidir. Bu nedenle hepimiz için haklı bir gurur kaynağıdır” dedi. Başkan Bayram ve Başkan Acı, bu önemli başarının elde edilmesinde katkı sunan ATO Yönetim Kurulu Üyelerine, Meclis Üyelerine ve Meslek Komitesi Üyelerinin yanı sıra ATO Genel Sekreterine ve tüm Oda çalışanlarına teşekkür etti. Başkan Bayram ve Başkan Acı, '6 yıldızlı Akredite Oda Sertifikası'nın ATO’nun hizmet kalitesini sürekli geliştirme konusundaki kararlılığının bir göstergesi olduğunu söyledi. GUINNESS REKORU KIRAN DOĞAL YEŞİL FIRIN’A PLAKET Toplantıda ayrıca, 5 bin 933 fiş diziniyle Guinness World Records’a adını yazdıran Doğal Yeşil Fırın’ın başarısı da kutlandı. Adana Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Yücel Bayram ile Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Mehmet Haştaş, dünya rekoru kıran Doğal Yeşil Fırın Kurucusu Faruk Korkmaz’ı tebrik ederek plaket takdim etti. Başkan Yücel Bayram ve Başkan Yardımcısı Mehmet Haştaş, Doğal Yeşil Fırın’ın elde ettiği Guinness dünya rekorunun yalnızca işletme açısından değil, Adana’nın gastronomi, girişimcilik ve marka değerinin uluslararası alanda tanıtılması bakımından da önemli bir başarı olduğunu ifade ederek, Adana’dan dünya çapında ses getiren bu tür başarıların kent ekonomisine ve Adana’nın tanıtımına önemli katkılar sunduğunu söyledi. Faruk Korkmaz da kendilerine gösterilen ilgiden ve takdim edilen plaketten dolayı Adana Ticaret Odası Yönetimine teşekkür etti.

Başkan Akın: "Çiftçimiz Emeğinin Karşılığını Alacak" Haber

Başkan Akın: "Çiftçimiz Emeğinin Karşılığını Alacak"

Balıkesir Ticaret Borsası iştiraki BTB LİDAŞ lisanslı deposunun açılışında konuşan Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, “Üreticimizin, hasat zamanı ürününü değerinin altında satmak zorunda kalmadığı, güvenle muhafaza ettiği bir sistem şehrimize çok şey katacaktır.” dedi. Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, Balıkesir Ticaret Borsası iştiraki BTB Lidaş’ın lisanslı deposunun açılış törenine katıldı. Törene Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın’ın yanı sıra Dünya Odalar Federasyonu Başkanı ve Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu, il protokolü, davetliler ve basın mensupları katıldı. Akın, bu yatırımın hayata geçmesinde emeği geçen başta Balıkesir Ticaret Borsası yönetimi olmak üzere herkese teşekkür ederken BTB LİDAŞ lisanslı deposunun Balıkesir’e ve tüm üreticilere hayırlı olmasını diledi. “BALIKESİR, DÜNYANIN EN GÜZEL ŞEHRİ” Balıkesir’in doğasıyla, tarımı ve hayvancılığıyla eşsiz bir şehir olduğunu söyleyen Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, “Balıkesir geniş coğrafyasıyla Türkiye’nin en verimli topraklarına sahip. Hem coğrafyasıyla hem de güzellikleriyle bana göre dünyanın en güzel şehirlerinden biri. Dünya Odalar Federasyonu Başkanı ve Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu’nu Balıkesir’imizde ağırlamak ise bizler için büyük bir onur ve gurur. Biz, Tarımda Balıkesir Modeli projemiz kapsamında işlenmeyen toprakların kalmamasını amaçlıyoruz. Verimli topraklarımızın potansiyelini en üst noktalara çıkarmak istiyoruz. Daha çok üreten bir Balıkesir için gece gündüz demeden odalarımızla ve borsalarımızla birlikte iş birliği içerisinde çalışıyoruz.” şeklinde konuştu. “BALIKESİR’İMİZE ÇOK ŞEY KATACAK” Balıkesir’de çok kıymetli bir yatırımın hayata geçirildiğini belirten Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, Balıkesir’in tarımın ve hayvancılığın başkentlerinden biri olduğunu söyledi. Bir ürünün üretimi kadar doğru koşullarda muhafaza edilmesinin büyük önem arz ettiğini aktaran Akın, “Ürettiğiniz ürünü doğru koşullarda saklayabiliyorsanız, değerini koruyabiliyorsanız, doğru zamanda ve doğru koşullarda pazarlayabiliyorsanız üreticimizin emeği gerçek karşılığını bulur. İşte lisanslı depoculuk tam da bu nedenle çok önemlidir. Çünkü çiftçimizin hasat zamanı geldiğinde ürününü değerinin altında satmak zorunda kalmadığı, ürününü güvenli koşullarda muhafaza edebildiği, kalitesinin objektif kriterlerle belirlendiği, ticaretin daha şeffaf ve kayıtlı hale geldiği bir sistem Balıkesir’imize çok şey katacaktır.” şeklinde konuştu. Dünya Odalar Federasyonu Başkanı ve Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu, lisanslı depoların Balıkesir’e hayırlı olması temennisinde bulundu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.