Hava Durumu

#Tohum

Kırsal Haber - Tohum haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tohum haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

TZOB Başkanı Bayraktar: "Şeker Pancarı Alım Fiyatları Revize Edilmelidir" Haber

TZOB Başkanı Bayraktar: "Şeker Pancarı Alım Fiyatları Revize Edilmelidir"

Türkiye Ziraat Odaları Birliği Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Türkiye Şeker Fabrikaları A.Ş. (TÜRKŞEKER) tarafından 2026-2027 üretim yılı için açıklanan şeker pancarı alım fiyatının maliyeti karşılamadığını ve revize edilmesi gerektiğini söyledi. “TÜRKŞEKER tarafından 2026-2027 üretim yılı için şeker pancarı alım fiyatı, kota tamamlama primi dâhil ton başına 3 bin 720 lira olarak duyurulmuştur” diyen Bayraktar, açıklamasına şöyle devam etti: “Açıklanan bu rakam, tarlada gece gündüz demeden emek veren pancar üreticimizin beklentilerini karşılamamıştır. Hem üreticilerimizden hem de Ziraat Odalarımızdan aldığımız bilgilere göre açıklanan şekerpancarı fiyatı maliyetin altında kalmıştır. Son bir yılda mazot, gübre, tohum, sulama elektriği, işçilik ve zirai ilaç gibi temel girdi maliyetlerinde yaşanan artışlar dikkate alındığında; açıklanan bu fiyat çiftçimizin üretim maliyetlerini karşılamamaktadır. Bu durum tarımsal üretimdeki sürdürülebilirliği zorlaştırmaktadır.” “Şeker pancarı fiyatı çiftçiyi tarladan uzaklaştırmaktadır” “TÜRKŞEKER tarafından kota tamamlama primi dahil ton başına 3 bin 720 lira olarak açıklanan şeker pancarı alım fiyatı, beklentilerin altında kalmıştır. Hava şartları, olumsuz iklim koşulları ve tekrar ekim yapmak zorunda kalan üreticilerimizin katlanan maliyetleri göz önüne alındığında, bu fiyatın pancar ekim alanlarını daraltacağı aşikardır.” “Fiyatların güncellenmesi ve revizesi edilmesi önemlidir” “Şeker pancarı alım fiyatının üreticiyi kurtaracak ve en azından kârlılık sağlayacak seviyeye çekilmesini bekliyoruz. Çiftçimiz toprağa küstürülürse, yarın gıda güvenliğimizi ve arz devamlılığımızı karşılamakta zorlanacağız. Tarımın ve üretimin sürdürülebilirliği için şekerpancarı fiyatlarının üreticilerimizi memnun edecek makul bir seviyeye çıkarılmasını talep ediyoruz.”

Anahtar Parti Eskişehir İl Başkanı Çağlar Ölce: “Fiyatlar Yeniden Gözden Geçirilmeli” Haber

Anahtar Parti Eskişehir İl Başkanı Çağlar Ölce: “Fiyatlar Yeniden Gözden Geçirilmeli”

Anahtar Parti Eskişehir İl Başkanı Çağlar Ölce, açıklanan şeker pancarı alım fiyatlarının üreticilerin beklentilerini karşılamadığını belirterek fiyatların yeniden değerlendirilmesi çağrısında bulundu. Ölce, artan tarımsal girdi maliyetleri nedeniyle çiftçilerin üretimden uzaklaşma riskiyle karşı karşıya olduğunu vurguladı. Anahtar Parti Eskişehir İl Başkanı Çağlar Ölce, şeker pancarı alım fiyatlarına ilişkin yaptığı açıklamada, açıklanan fiyatların çiftçilerin beklentilerini karşılamadığını ve üreticilerin gelecek yıllara yönelik kaygılarını artırdığını ifade etti. Tarımsal üretimin sürdürülebilirliği açısından çiftçinin emeğinin karşılığını alması gerektiğini belirten Ölce, ilgili kurumlara fiyatların yeniden gözden geçirilmesi çağrısı yaptı. “Çiftçiler Emeğinin Karşılığını Almakta Zorlanıyor” Tarım sektöründe yaşanan en önemli sorunlardan birinin artan üretim maliyetleri ve çiftçilerin topraktan uzaklaşması olduğunu kaydeden Çağlar Ölce, gübre, mazot, tohum, sulama ve işçilik giderlerindeki artışların üreticileri zorladığını dile getirdi. Çiftçi sayısının giderek azaldığına dikkat çeken Ölce, mevcut koşulların devam etmesi halinde önümüzdeki yıllarda üretimden çekilen çiftçi sayısının daha da artabileceği uyarısında bulundu. “Artık Pancar Ekmeği Düşünmüyoruz” Sözleri Endişelendirdi Eskişehirli çiftçilerin açıklanan pancar alım fiyatlarının ardından gelecek dönemde pancar ekmeyi düşünmediklerine ilişkin açıklamalarının kendilerini üzdüğünü belirten Ölce, üreticilerin bu noktaya gelmesinin ciddi biçimde değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Çiftçinin üretimden vazgeçmesinin yalnızca tarlaların boş kalması anlamına gelmediğini vurgulayan Ölce, tarımsal üretimdeki düşüşün tarıma bağlı sanayiyi ve kırsal ekonomiyi de olumsuz etkileyeceğini ifade etti. Ölce, üretimin azalmasının Türkiye'nin gıda üretiminde yaşadığı sorunları daha da büyütebileceğine dikkat çekti. “Pancar Fiyatları Yeniden Değerlendirilmeli” Eskişehir'in tarımsal üretimde önemli bir yere sahip olduğunu belirten Çağlar Ölce, şeker pancarının hem çiftçilerin geçim kaynaklarından biri hem de şeker sanayisinin temel ham maddelerinden biri olduğunu hatırlattı. Pancar alım fiyatları belirlenirken yalnızca açıklanan rakamın değil, üretim için harcanan emeğin, yapılan masrafların ve üretimin sürdürülebilirliğinin de dikkate alınması gerektiğini kaydeden Ölce, ilgili kurumlara şu çağrıda bulundu: “ Açıklanan şeker pancarı alım fiyatı yeniden gözden geçirilmeli ve üreticilerimizin maliyetleri ile beklentileri dikkate alınarak revize edilmelidir. Bugün çiftçiye yeterli ekonomik karşılık sağlanmazsa yarın üretimin devamlılığını sağlamak çok daha zor olacaktır.” Çiftçiye Destek ve Uzun Vadeli Tarım Politikası Çağrısı Tarım politikalarında günü kurtaran kararlar yerine, üreticilerin geleceğini planlayabileceği uzun vadeli bir yaklaşımın benimsenmesi gerektiğini ifade eden Ölce, pancar fiyatlarının belirlenmesinde üretici temsilcilerinin görüşlerinin alınmasını istedi. Gerçek üretim maliyetlerinin şeffaf biçimde ortaya konulması ve çiftçiye makul kazanç sağlayacak bir fiyat politikasının uygulanması gerektiğini belirten Ölce, tarımsal desteklerin zamanında ödenmesi, girdi maliyetlerinin düşürülmesi ve üreticilerin finansmana erişiminin kolaylaştırılmasının da önem taşıdığını vurguladı. “Çiftçimiz Daha Fazla Üretmek İstediğini Söylemeli” Anahtar Parti Eskişehir İl Başkanlığı olarak üreticilerin sorunlarını gündeme getirmeyi sürdüreceklerini belirten Çağlar Ölce, çiftçilerin üretimden vazgeçmek zorunda kalmadığı bir tarım politikası istediklerini ifade etti. Ölce, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “Biz çiftçimizin ‘Artık ekmeyeceğim.’ demesini değil, ‘Önümüzdeki yıl daha fazla üreteceğim.’ diyebilmesini istiyoruz. Çünkü biliyoruz ki üretmeyen bir Türkiye'nin ekonomik olarak güçlenmesi mümkün değildir. Tarımda güçlü olmanın yolu, üreticiyi ayakta tutmaktan geçmektedir.” Ölce, şeker pancarı alım fiyatlarının üreticilerin talepleri doğrultusunda yeniden değerlendirilmesi ve çiftçilerin üretimden çekilmesini önleyecek somut adımların gecikmeden atılması gerektiğini belirterek, çiftçilerin sorunlarını ve taleplerini gündeme getirmeye devam edeceklerini kaydetti.

Seyitgazi Ziraat Odası Başkanı Erhan Erden: "Çiftçiye Bir Şok Daha!" Haber

Seyitgazi Ziraat Odası Başkanı Erhan Erden: "Çiftçiye Bir Şok Daha!"

Seyitgazi Ziraat Odası Başkanı Erhan Erden, TÜRKŞEKER tarafından açıklanan 3.720 TL’lik şeker pancarı alım fiyatına tepki gösterdi. Erden, artan girdi maliyetlerine dikkat çekerek taban fiyatın ton başına en az 4.500 TL olması gerektiğini belirtti. ​Açıklanan Şeker Pancarı Alım Fiyatı Çiftçiye Bir Şok Daha Yaşattı! ​TÜRKŞEKER, 2026-2027 üretim yılı şeker pancarı alım fiyatını ton başına 3.720 TL olarak açıkladı. Ancak açıklanan rakam, girdi maliyetlerinin altında kalan pancar üreticisinde büyük hayal kırıklığı yarattı. Seyitgazi Ziraat Odası Başkanı Erhan Erden, taban fiyatın en az 4.500 TL olması gerektiğini vurguladı. ​TÜRKŞEKER tarafından duyurulan ve geçen yıla oranla yaklaşık yüzde 20’lik bir artışa denk gelen 3.720 TL/ton şeker pancarı alım fiyatı, tarım sektöründe tepkiyle karşılandı. Tarımsal alanda yaşanan fahiş maliyet artışlarına dikkat çeken Seyitgazi Ziraat Odası Başkanı Erhan Erden, açıklanan fiyatın çiftçinin beklentilerinin çok altında kaldığını ifade etti. ​Girdi Maliyetleri Yüzde 35 Artarken Fiyat Yüzde 20 Artamaz ​Açıklanan fiyatın üretim sürdürülebilirliğini tehdit ettiğini belirten Erhan Erden, mazot, gübre, tohum, sulama ve işçilik gibi temel tarımsal girdilerdeki yıllık artışın yüzde 35 seviyelerine ulaştığını hatırlattı. Maliyetler bu derece artarken pancar alım fiyatına yapılan yüzde 20'lik zammın çiftçinin emeğini karşılıksız bıraktığını vurgulayan Erden, şu değerlendirmelerde bulundu: ​"Mazot, gübre, tohum, sulama ve işçilik maliyetleri sürekli artarken üreticimizin emeğinin karşılığını alması giderek zorlaşmaktadır. Maliyet artışlarının gerisinde kalan bu fiyat artışı, pancar üreticimizin kazancını azaltmakta ve üretimin sürdürülebilirliğini riske atmaktadır. Tarladan fabrikaya uzanan güçlü üretim zinciri, açıklanan bu fiyatla ciddi bir darbe almıştır." ​"Şeker Pancarı Taban Fiyatı En Az 4.500 TL/Ton Olmalıdır" ​Taban fiyat belirlenirken üreticilerin sırtındaki ağır maliyet yükünün yeterince dikkate alınmadığının altını çizen Seyitgazi Ziraat Odası Başkanı Erhan Erden, yetkililere çağrıda bulunarak adil bir fiyat politikası uygulanmasını talep etti. ​Üreticinin tarladan kopmaması ve üretimin devamlılığı için gerçekçi bir fiyatlandırma yapılması gerektiğini belirten Erden, beklentilerini şu sözlerle dile getirdi: ​"Beklentimiz, üreticimizin artan maliyetlerinin dikkate alınması, emeğinin karşılığını alabileceği ve üretimden kopmayacağı bir fiyat politikasının uygulanmasıdır. Çiftçimizin hakkı ve üretimin devamı için olması gereken taban fiyat ton başına 4.500 TL'dir."

Çeltikte Hasat Başladı, Taban Fiyat Çıkmadı: "Çiftçi Perişan!" Haber

Çeltikte Hasat Başladı, Taban Fiyat Çıkmadı: "Çiftçi Perişan!"

​YENİ Parti Çorum Milletvekili Mehmet Tahtasız, TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada çeltik ve ayçiçeği üreticilerinin yaşadığı mağduriyeti dile getirdi. Hasadın başlamasına rağmen TMO'nun henüz çeltik taban fiyatı açıklamadığını belirten Tahtasız, çeltik için en az 50 TL alım fiyatı çağrısında bulundu. ​Türkiye'de tarım sektörünün ve üreticilerin yaşadığı ekonomik zorluklar TBMM gündemine taşınmaya devam ediyor. YENİ Parti Çorum Milletvekili Mehmet Tahtasız, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu’nda gerçekleştirdiği konuşmada, özellikle Çorum ve ilçelerindeki çeltik ile ayçiçeği üreticilerinin içinde bulunduğu darboğaza dikkat çekti. ​Çorum’da Çeltik Hasadı Başladı Ama Fiyat Yok ​Çorum’un Osmancık, Kargı ve Laçin ilçelerinde çeltik hasadının başladığını hatırlatan Mehmet Tahtasız, Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) tarafından hâlâ alım fiyatı açıklanmamasını sert sözlerle eleştirdi. ​Maliyetlerin altında satış yapılmak zorunda kalındığını vurgulayan Tahtasız, konuşmasında şu ifadeleri kullandı: ​"Türkiye'de çiftçi perişan, ürettiğinin karşılığını alamıyor. Çorum, Osmancık, Kargı, Laçin ilçelerimizde çeltik hasadı başladı ancak Toprak Mahsulleri Ofisi hâlâ taban fiyat açıklamadı, alım yapmıyor, üretici zorda. Bugün 1 kilo çeltiğin maliyeti 47 lira, fiyat açıklanmadığı için üreticimiz 40 liraya kadar çeltik satmak zorunda kalıyor." ​"1 Kilo Çeltiğin Maliyeti 47 TL, Taban Fiyat En Az 50 TL Olmalı" ​Tarımsal girdilerdeki aşırı artışın çiftçinin belini büktüğünü belirten Tahtasız; mazot, gübre, tohum ve ilaç gibi temel kalemlerde geçen yıla göre %100'e yakın maliyet artışı yaşandığını kaydetti. Çiftçinin alım gücünün ciddi oranda düştüğünü ifade eden Milletvekili Tahtasız, sözlerine şöyle devam etti: ​"Geçen yıl 1 kilo çeltikle 1,5 litre mazot alan üretici, bugün maalesef 2 kilo pirinçle 1 litre mazot alamıyor. Çeltiğin üretim maliyetini göz önünde alarak Toprak Mahsulleri Ofisi çeltikte fiyatı en az 50 TL açıklamalıdır." ​Ayçiçeği Üreticisi de Mağdur: "Açıklanan Fiyat Kabul Edilemez" ​Sadece çeltikte değil, ayçiçeği alım fiyatlarında da üreticinin zarara uğratıldığını ifade eden Tahtasız, ithalat politikalarını eleştirdi. Maliyeti 35 TL olan yağlık ayçiçeği için açıklanan 34 TL'lik taban fiyatın üreticiyi perişan ettiğini aktardı: Temel girdilerde %100'e yakın artış yaşandı. Ayçiçeği alım fiyatı geçen yıla göre yalnızca %17 artırıldı. TMO'nun Eylül ayında 12 bin ton ham ayçiçeği yağı ithalatı yapması üreticiye darbe vurdu. ​Tahtasız, maliyetlerin gerisinde kalan ve ithalatla baskılanan taban fiyat politikalarının kabul edilemez olduğunu vurgulayarak, iktidarı ve Toprak Mahsulleri Ofisi'ni çiftçinin sesini duymaya ve acil önlem almaya davet etti.

Genel Başkan Yardımcısı Demiröz: "Tarım Sayımını Yapamazsanız, Yönetemezsiniz!" Haber

Genel Başkan Yardımcısı Demiröz: "Tarım Sayımını Yapamazsanız, Yönetemezsiniz!"

Anahtar Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Tarım ve Gıda Güvenliği Politikaları Başkanı Hasan Hüseyin Demiröz, bakanlık bünyesinde yürütülen tarımsal sayım çalışmalarına ilişkin değerlendirmede bulundu. Tarımın sadece planlama için değil, gıda güvenliği açısından da kritik bir öneme sahip olduğunu belirten Demiröz, mevcut iktidarın 22 yıllık görev süresine rağmen tarımsal envanteri çıkaramamış olmasını eleştirdi. ​Demiröz, yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi; "Aldığımız duyumlara göre şuan bakanlıkta ülkemizin tarımsal varlığının bilimsel bir metodolojiyle sayılabilmesi için hummalı bir çalışma yürütülmektedir. Her ne kadar çıkış noktası AB ilerleme raporuna sunulabilmesi için olsa da yapılan çalışmayı kıymetli buluyoruz. Bunun nedeni sadece tarımın ve dolaysıyla gıda arzının planlanması değil güvenliği açısından da önemli olmasıdır. Aslında tarımsal varlığımınız sayamamak hükümetimizin ülke yönetimindeki maharetsizliğini de ortaya sermektedir. 2000 li yılların başında eğer böyle bir eleştiri yapsaydık elbette haksızlık etmiş olurduk. Ancak 22 yıldır ülkeyi tek başına yöneten bir hükümet bunun tek suçlusudur. Tarım sayımı sadece planlama için değil demiştik. Çünkü sayamazsanız; kullandığınız pestisit, gübre ve kullanılan tohum miktarını, kaçak kesilen hayvan sayısı, ülkeye kaçak yoldan giren hayvanlar, tarım çalışanlarının sosyal güvencesi, kırsal göç gibi tarımın önemli sorunları da yönetemeyeceğiniz anlamına gelmektedir. Sadece buda değil tarımsal alet makine ve akaryakıt için yurtdışına giden milyarlarca doları da yönetemezsiniz. Yıllar önce yurtdışındaki doğru uygulamalar incelenerek kendi tarım sistemimize entegre etmemiz gereken sayım sistemi bugün verilen çabalarla düzeltilemez. Örnek vermek gerekirse mevcut çalışmanın ana temasını oluşturan “Bitkisel üretim istatistiklerinin uluslararası standartlara tam uyumlu olarak tarımsal işletme bazında üretilmesi hedeflenmektedir. Bunun için sürdürülebilir bir tarımsal işletme kayıt sistemine ihtiyaç bulunmaktadır.” ifadesi ABD deki sistemin bire bir kopyalanmasıdır. Yıllardır devam eden yanlış tarım politikaları nedeniyle 10-15 dekarlık alanlara sahip aile işletmelerinden oluşan tarım sistemini sayamazsınız. Milletimize olan sevgi ve bağlılığımızla bıkmadan usanmadan söylemeye devam edeceğiz. Bizim düzeltebileceğimiz bir tarım sistemimiz yoktur. Biz sil baştan yeni bir sistem kurmak zorundayız. Bu sistem Anahtar Parti tarım modelidir. Yani "Havza Bazlı Birlikte Üretim Modeli". Devletin bütün girdileri verdiği mahsulü aldığı büyük tarla parsellerinde yapılacak üretim sistemidir. Bizim sistemimizde satışı ve alışı kooperatif yapacaktır. TMO ise bütün alımlarını kooperatif adına yapacaktır. Birlikte üretim modeli ile tarım sayılabilir bir hale gelecektir. Ayrıca girdi tasarrufu da sağlanacaktır. Maalesef bugün hala çiftçimizin çoğu dekara 30 kilo buğday tohum atmakta pestisit ve gübreyi yanlış kullanmaktadır. Birlikte üretim modelinde toprağın nasıl işleneceğinden başlayarak yetiştirilecek ürün ve kullanılacak girdiler havza yönetim kurulları tarafından belirlenecektir. Tarım envanterimizi doğru bir şekilde ortaya koymak, planlamak, üretken hale getirmek velhasıl yönetebilmek için başka çare yoktur. Yoksa ne mi olur? Bunu Türkçemizdeki güzel bir deyim ile açıklayalım; "benim oğlum bina okur, döner döner yine okur" deyimi, tarım için yaşamaya devam eder."

Ladik Fasulyesinde Hasat Dönemi Haber

Ladik Fasulyesinde Hasat Dönemi

Samsun Büyükşehir Belediyesi’nin destekleriyle üretimi sürdürülen Ladik fasulyesinde hasat başladı. Vatandaşların tarladaki mesaisi yoğun bir şekilde sürerken, üreticiler Büyükşehir’in satın alma garantisi ile satış ve pazar kaygısı yaşamadan ürünlerini topluyor. Büyükşehir Belediye Başkanı Halit Doğan, “Ladik fasulyesinde bugün yaşanan hasat heyecanı da üreticimize verdiğimiz desteğin sahadaki en güzel karşılıklarından biri. Hasadımızın üreticilerimize bereket, kazanç ve hayırlı sonuçlar getirmesini diliyorum” dedi. Samsun Büyükşehir Belediyesi’nin desteği ile isminden daha fazla söz ettirmeye başlayan Ladik fasulyesinde hasat dönemi başladı. Tarlaya giren üreticiler ürünlerini binbir emekle topluyor. Sabahın erken saatlerinde başlayan hasat akşama kadar devam ediyor. Tek tek toplanan ürünler ardından kurutulmaya bırakılıyor. Sulama desteğinden satın alma garantisine üretim sezonu boyunca üreticilerin yanında olan Büyükşehir Belediyesi onların hasat heyecanına da ortak oluyor. Üreticinin emeği güvence altında Samsun Büyükşehir Belediyesi’nin “Sözleşmeli Tarım Modeli ve Ladik Fasulyesi Yetiştiriciliğinin Yaygınlaştırılması Projesi” ile üreticinin emeği güvence altına alınırken Samsun’un yöresel tarım değerlerinden biri olan Ladik fasulyesinin üretiminin yaygınlaştırılmasına da katkı sunuluyor. Büyükşehir Belediyesi ekipleri üretim sezonu boyunca olduğu gibi hasat sürecinde de sahadaki çalışmalarını sürdürüyor. Üreticilerle yapılan sözleşmeler kapsamında ürünlere satın alma garantisi sunulması, çiftçinin hasat döneminde pazar arayışıyla karşı karşıya kalmasının önüne geçiyor. Sezon başında alım güvencesi ile tohumu toprakla buluşturan üretici, ürün hasadını da aynı güvenle gerçekleştiriyor. “Bu güvenin üretim isteğini güçlendirdiğine inanıyoruz” Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Halit Doğan, “Büyükşehir Belediyesi olarak kırsal kalkınmayı güçlendirecek proje ve hizmetler üretirken üreticimizin ihtiyacını sahada görerek şekillendiriyoruz. Bazen bu ihtiyaç sulama oluyor, bazen tohum bazen pazar… Çiftçimizin, üreticimizin üretimde önlerini açmak, işlerini kolaylaştırmak adına çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz. Ladik fasulyesinde uyguladığımız model de bu çalışmalardan yalnızca biri. Üreticimiz tarlasını ekerken de yalnız olmadığını biliyor, hasat zamanı geldiğinde de yalnız olmadığını biliyor. Üreticimizin sulama imkânlarını güçlendirdik, üretim sürecinde yanında olduk ve ürününü satma kaygısı yaşamaması için satın alma garantisi sunduk. Bu güvenin üretim isteğini güçlendirdiğine inanıyoruz. Ladik fasulyesinde bugün yaşanan hasat heyecanı da üreticimize verdiğimiz desteğin sahadaki en güzel karşılıklarından biri. Hasadımızın üreticilerimize bereket, kazanç ve hayırlı sonuçlar getirmesini diliyorum. Üreten her çiftçimizin yanında olmaya, kırsal kalkınmayı güçlendiren projelerimizi kararlılıkla sürdürmeye devam edeceğiz” dedi.

Ekim Vakti Geldi, Çiftçiyi Kara Bir Düşünce Sardı Haber

Ekim Vakti Geldi, Çiftçiyi Kara Bir Düşünce Sardı

Anahtar Parti Tarım Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Hasan Hüseyin Demiröz, tarım sektöründeki derinleşen kriz ve yaklaşan yeni ekim sezonu öncesinde bir açıklama yaptı. Çiftçinin maliyet baskısı altında ezildiğini belirten Demiröz, iktidarın tarım politikalarını sert bir dille eleştirerek acil üretim sermayesi çağrısında bulundu. ​"Tohum Bedava Değil, Peşin Satışla Veriliyor" ​Hasan Hüseyin Demiröz, yetkililerin "tohum dağıtımı başladı" söylemlerine tepki göstererek, gerçeklerin tablodakinden farklı olduğunu vurguladı: ​“Tohum dağıtımı başladı diyorsunuz. Doğru, tohumu dağıtıyorsunuz; ama bedava değil. TİGEM’in 2026 yılı fiyat cetvelinde işlem açıkça 'peşin satış' olarak geçiyor. Dağıtıcı kuruluşların nakliye, sigorta, masraf ve kâr payını ekleyerek tohumu çiftçiye satacağı da açıkça yazıyor.” ​Geçen Sezonun Borcu Kapanmadı, Çiftçi Çıkmazda ​Açıklanan tarımsal ürün fiyatlarının çiftçinin maliyetini karşılamaktan uzak olduğunu ve emeğin karşılığını vermediğini ifade eden Demiröz, şu değerlendirmelerde bulundu: "Ürününü bekletecek deposu ve borcunu çevirecek sermayesi olmayan çiftçi tüccarın insafına bırakıldı. Üreten kesim kazanamadı ve geçen sezonun borcunu dahi kapatamadı. Gübre, mazot ve tohum peşin parayla alınırken, ürünün geliri aylar sonra elde ediliyor. Geçen sezondan borçlu çıkan çiftçinin yeniden ekim yapacak sermayesi kalmadı." ​Çiftçinin Önünde İki Zorlu Yol Var ​Yeni ekim döneminin kapıda olduğunu hatırlatan Demiröz, sermayesiz kalan üreticinin iki seçenekle baş başa bırakıldığını belirtti; ​"Ya tarlasını ekmeyecek ve üretim düşecek. Ya da bankaya, tüccara ve tefeciye mahkûm olacak. Bu durumun devam etmesi halinde üretim azalacak, ithalat artacak ve Türkiye'nin gıda güvenliği daha büyük bir tehdit altına girecek." ​"Çiftçiye Nasihat Değil, Üretim Sermayesi Verin" ​Tarım sektöründe kalıcı çözüm için somut adımlar atılması gerektiğini belirten Anahtar Parti yöneticisi, çözüm önerilerini şu sözlerle sıraladı: "Planlanan ürüne göre tohum, gübre ve mazot ekimden önce sağlanmalı. Malzeme bedeli, hasat döneminde üründen mahsup edilmeli. ​Çiftçi, tohumu toprağa atmadan önce faize ve borca teslim edilmemeli. Tarım politikasının kürsüdeki sözlerle değil, tarlanın bilançosuyla ölçülmesi gerektiği unutulmamalı." ​Demiröz açıklamasını, "Bugün borsada tarım şirketleri üzerinden vurgun yapılıyor; tarlada ise çiftçiye borç, faiz ve çaresizlik kalıyor" sözleriyle tamamladı.

Artan Girdi Maliyetleri Çiftçinin Omuzundaki Yükü Ağırlaştırıyor Haber

Artan Girdi Maliyetleri Çiftçinin Omuzundaki Yükü Ağırlaştırıyor

Seyitgazi Ziraat Odası Başkanı Erhan Erden, 2026-2027 şeker pancarı tesellüm kampanyasının başlamasıyla birlikte çiftçilerin yaşadığı girdi maliyeti sorunlarına dikkat çekti ve açıklanacak taban fiyat için adil bir denge çağrısında bulundu. ​Kampanya Başladı, Gözler Açıklanacak Fiyatta ​Şehirde bin bir emekle yetiştirilen şeker pancarında 2026-2027 Tesellüm Kampanyası, 18 Eylül 2026 Cuma günü itibarıyla resmi olarak başladı. Hasat heyecanının yaşandığı bu dönemde üreticilerin gözü ve kulağı, yakın zamanda açıklanacak olan şeker pancarı alım fiyatına çevrilmiş durumda. ​"Artan Girdi Maliyetleri Çiftçinin Omuzundaki Yükü Ağırlaştırıyor" ​Üreticilerin karşı karşıya kaldığı en büyük sorunun artan üretim maliyetleri olduğunu belirten Erhan Erden, mazot, gübre, ilaç, tohum, sulama, işçilik ve bakım masraflarındaki ciddi artışlara dikkat çekti. Erden yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi; "Şehrimizde bin bir emekle yetiştirilen şeker pancarında 2026-2027 Tesellüm Kampanyası, 18 Eylül 2026 Cuma günü başladı. Üreticimizin gözü ve kulağı ise açıklanacak şeker pancarı fiyatındadır. Ancak bugün çiftçimizin en büyük sorunu, artan üretim maliyetleridir. Mazot, gübre, ilaç, tohum, sulama, işçilik, bakım ve diğer girdi maliyetlerinde yaşanan ciddi artışlar, pancar üreticimizin üzerindeki yükü her geçen gün daha da ağırlaştırmaktadır. Çiftçimiz tarlasını ekerken, sularken, bakımını yaparken ve hasat ederken bu maliyet artışlarını bizzat yaşamaktadır. Üretim maliyetleri sürekli yükselirken açıklanacak pancar fiyatının bu gerçeklikten uzak kalması, üreticimizi sürdürülemez bir noktaya taşıyacaktır. Üretimin devamlılığı için öncelikle üreticinin ayakta kalması gerekmektedir. Bu nedenle şeker pancarı taban fiyatı belirlenirken yalnızca geçmiş dönem fiyatları değil; bugünün gerçek üretim maliyetleri, artan girdi fiyatları, çiftçimizin emeği ve alın teri ile üretimin sürdürülebilirliği mutlaka dikkate alınmalıdır. Beklentimiz; artan maliyetleri karşılayan, çiftçimize gerçek anlamda kazandıran, emeğinin hakkını veren ve gelecek yıl da üretmeye devam etmesini sağlayabilecek adil ve sürdürülebilir bir fiyatın açıklanmasıdır."

Şube Başkanı Güder: "Fuarlar Sadece Ürün Sergileme Alanı Değil, Bilgi Paylaşım Merkezidir" Haber

Şube Başkanı Güder: "Fuarlar Sadece Ürün Sergileme Alanı Değil, Bilgi Paylaşım Merkezidir"

TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası Eskişehir Şube Başkanı Selma Güder, tarım fuarlarının yalnızca teknoloji ve ürünlerin sergilendiği birer ticari alan değil, aynı zamanda bilgi ve deneyimlerin aktarıldığı eğitim platformları olması gerektiğine dikkat çekti. "Tüm Paydaşlar İçin Verimli Bir Fuar Temenni Ediyoruz" Fuarın bölge tarımı ve sektör bileşenleri açısından önemine değinen Selma Güder, organizasyonda emeği geçen kurumlara ve katılımcılara teşekkür ederek konuşmasına başladı: "Eskişehir Tarım, Hayvancılık ve Teknolojileri Fuarı’nın 7’ncisi bu yıl gerçekleştiriliyor. Bu vesileyle Ziraat Mühendisleri Odası Eskişehir Şubesi Yönetim Kurulu ve şahsım adına; çiftçilerimiz, Eskişehir Ticaret Odamız, TÜYAP, bizler ve tüm ziyaretçiler açısından verimli bir fuar gerçekleşmesini öncelikle temenni ediyorum." Sürdürülebilir Tarım ve Doğru Gübreleme Semineri Oda olarak fuar programı kapsamında özel bir bilgilendirme çalışmasına imza attıklarını belirten Güder, iki yıl önce olduğu gibi bu yıl da Eskişehir Ticaret Odası’nın desteğiyle önemli bir seminer düzenlediklerini aktardı. Yönetim Kurulu Üyesi Ziraat Mühendisi Hasan Çakıllı tarafından verilecek seminerde; doğru gübreleme teknikleri, bitkisel üretimde gübre kullanımı ve sürdürülebilir tarım başlıkları ele alındı. Seminerler, stantları gezerek mekanizasyon, tohum ve ilaç teknolojilerini inceleyen bilinçli üreticilerin yanı sıra tarımsal konularda yeni bilgiler edinmek isteyen her seviyeden ziyaretçiye hitap ediyor. "Katılımcı Firmalar da Bilgilendirme Çalışmalarına Ağırlık Vermeli" Fuarlarda düzenlenen seminer ve panellerin sektörel bilincin artmasındaki kritik rolünü vurgulayan Şube Başkanı Selma Güder, katılımcı firmalara da çağrıda bulundu: "Biz nasıl 2023 yılında gerçekleştirdiğimiz seminerle ve bugün düzenleyeceğimiz programla fuara katkı sağlamaya çalışıyorsak, katılımcı firmaların da benzer bilgilendirme çalışmalarına ağırlık vermesinin faydalı olacağı kanaatindeyiz. Fuarların yalnızca ürünlerin ve teknolojilerin sergilendiği alanlar değil, aynı zamanda bilgi ve deneyimin paylaşıldığı ortamlar olması gerekiyor. Bu nedenle fuarlarda gerçekleştirilen seminerleri ve bilgilendirme çalışmalarını çok kıymetli buluyoruz."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.