Hava Durumu

#Tohum

Kırsal Haber - Tohum haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tohum haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Şube Başkanı Güder: "Fuarlar Sadece Ürün Sergileme Alanı Değil, Bilgi Paylaşım Merkezidir" Haber

Şube Başkanı Güder: "Fuarlar Sadece Ürün Sergileme Alanı Değil, Bilgi Paylaşım Merkezidir"

TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası Eskişehir Şube Başkanı Selma Güder, tarım fuarlarının yalnızca teknoloji ve ürünlerin sergilendiği birer ticari alan değil, aynı zamanda bilgi ve deneyimlerin aktarıldığı eğitim platformları olması gerektiğine dikkat çekti. "Tüm Paydaşlar İçin Verimli Bir Fuar Temenni Ediyoruz" Fuarın bölge tarımı ve sektör bileşenleri açısından önemine değinen Selma Güder, organizasyonda emeği geçen kurumlara ve katılımcılara teşekkür ederek konuşmasına başladı: "Eskişehir Tarım, Hayvancılık ve Teknolojileri Fuarı’nın 7’ncisi bu yıl gerçekleştiriliyor. Bu vesileyle Ziraat Mühendisleri Odası Eskişehir Şubesi Yönetim Kurulu ve şahsım adına; çiftçilerimiz, Eskişehir Ticaret Odamız, TÜYAP, bizler ve tüm ziyaretçiler açısından verimli bir fuar gerçekleşmesini öncelikle temenni ediyorum." Sürdürülebilir Tarım ve Doğru Gübreleme Semineri Oda olarak fuar programı kapsamında özel bir bilgilendirme çalışmasına imza attıklarını belirten Güder, iki yıl önce olduğu gibi bu yıl da Eskişehir Ticaret Odası’nın desteğiyle önemli bir seminer düzenlediklerini aktardı. Yönetim Kurulu Üyesi Ziraat Mühendisi Hasan Çakıllı tarafından verilecek seminerde; doğru gübreleme teknikleri, bitkisel üretimde gübre kullanımı ve sürdürülebilir tarım başlıkları ele alındı. Seminerler, stantları gezerek mekanizasyon, tohum ve ilaç teknolojilerini inceleyen bilinçli üreticilerin yanı sıra tarımsal konularda yeni bilgiler edinmek isteyen her seviyeden ziyaretçiye hitap ediyor. "Katılımcı Firmalar da Bilgilendirme Çalışmalarına Ağırlık Vermeli" Fuarlarda düzenlenen seminer ve panellerin sektörel bilincin artmasındaki kritik rolünü vurgulayan Şube Başkanı Selma Güder, katılımcı firmalara da çağrıda bulundu: "Biz nasıl 2023 yılında gerçekleştirdiğimiz seminerle ve bugün düzenleyeceğimiz programla fuara katkı sağlamaya çalışıyorsak, katılımcı firmaların da benzer bilgilendirme çalışmalarına ağırlık vermesinin faydalı olacağı kanaatindeyiz. Fuarların yalnızca ürünlerin ve teknolojilerin sergilendiği alanlar değil, aynı zamanda bilgi ve deneyimin paylaşıldığı ortamlar olması gerekiyor. Bu nedenle fuarlarda gerçekleştirilen seminerleri ve bilgilendirme çalışmalarını çok kıymetli buluyoruz."

Tarım Fuarı Eskişehir’e Güç Katıyor Haber

Tarım Fuarı Eskişehir’e Güç Katıyor

Eskişehir 7. Tarım, Hayvancılık ve Teknolojileri Fuarı, düzenlenen törenle kapılarını ziyaretçilere açtı. Eskişehir 7. Tarım, Hayvancılık ve Teknolojileri Fuarı, Eskişehir Fuar Kongre Merkezi’nin ev sahipliğinde başladı. Eskişehir Ticaret Odası-TÜYAP Fuar Merkezi’nde 8 Eylül Salı günü gerçekleştirilen fuarın açılışına protokolün yanı sıra iş dünyasının temsilcileri ve çok sayıda davetli katıldı. Fuarın açılış törenine Eskişehir Vali Yardımcısı Ersin Emiroğlu, Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Hasan Ünal, CHP Eskişehir Milletvekili Jale Nur Süllü, İl Tarım ve Orman Müdürü Yüksel Çil, AK Parti İl Başkanı Gürhan Albayrak, Eskişehir Ticaret Odası Meclis Başkanı Halil İbrahim Ara, ETO Başkan Vekili Özgür Alp, Eskişehir OSB Başkanı Nadir Küpeli, ilçe belediye başkanları, oda ve borsa yöneticileri, kamu kurumlarının temsilcileri ile sektör paydaşları katıldı. Tarım fuarı Eskişehir’e güç katıyor 8-12 Eylül tarihleri arasında ziyaretçilerini ağırlayacak olan fuarda traktör, tarım makineleri, sulama teknolojileri, tohum, fide ve fidan ürünleri, hayvancılık ekipmanları, tarım teknolojileri ve yazılımları alanında faaliyet gösteren firmalar ürünlerini sergiliyor. Bölgenin önemli tarım buluşmalarından biri haline gelen Eskişehir Tarım Fuarı’nda 60’a yakın firma ürünlerini tanıtma fırsatı buluyor. Eskişehir Tarım Fuarı, 12 Eylül'e kadar sektör temsilcilerini, üreticileri ve ziyaretçileri ağırlamaya devam edecek.

Gürer: "Çiftçinin Girdi Maliyeti Yüzde 54 Artarken Ürün Fiyatı Yerinde Sayıyor" Haber

Gürer: "Çiftçinin Girdi Maliyeti Yüzde 54 Artarken Ürün Fiyatı Yerinde Sayıyor"

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, 2025 ve 2026 yıllarındaki tarımsal ürün alım fiyatlarını motorin ve tarımsal girdi artışlarıyla karşılaştırdı. Gürer, “Çiftçiye maliyet artışı kadar fiyat verilmezse üretici üretimden kopar” dedi. CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, 2025 ve 2026 yıllarında açıklanan yaş çay, fındık, buğday, arpa , tarımsal girdi maliyetleri ve motorin fiyatlarındaki artışla karşılaştırdı. Gürer, ortaya çıkan tablonun üretici açısından ciddi bir gelir kaybına işaret ettiğini belirterek, “Çiftçinin maliyeti ile ürününe verilen fiyat arasındaki makas giderek açılıyor. Üretici daha pahalıya üretiyor ancak ürününü maliyet artışının gerisinde kalan fiyatlarla satmak zorunda kalıyor” dedi. 2025 yılının 1 Eylül tarihinde 54 lira olan motorinin 1 Eylül 2026 tarihinde 83 liraya yükseldiğine dikkat çeken Gürer, motorindeki bir yıllık artışın yüzde 53,7 olduğunu belirtti. Tarımsal Girdi Fiyat Endeksi'nin de on iki aylık ortalamalara göre yüzde 34,02 arttığını ifade eden Ömer Fethi Gürer, açıklanan ürün fiyatlarının birçok üründe bu artışların gerisinde kaldığını söyledi. Gürer, “Tarımda yalnızca ürünün fiyatına bakarak değerlendirme yapılamaz. Çiftçi o ürünü hangi maliyetle üretiyor, mazota ne kadar ödüyor, gübreye ne kadar ödüyor, ilaca, yeme, elektriğe ve sulamaya ne kadar para harcıyor? Bunlara bakmak gerekiyor. Açıklanan fiyatlar maliyetler dikkate alınarak değerlendirildiğinde üreticiyi memnun edecek ve üretimde tutacak bir seviyede değildir.Bölgeye göre değişen verimde gelir durumunu etkiliyor” diye konuştu. MOTORİN BİR YILDA 29 LİRA ARTTI CHP’li Ömer Fethi Gürer, tarımsal üretimde motorinin temel maliyet kalemlerinden biri olduğuna dikkat çekerek, “1 Eylül 2025 tarihinde motorinin litre fiyatı 54 liraydı. Bir yıl sonra, 1 Eylül 2026 tarihinde motorin 83 liraya çıktı. Motorinin litresinde bir yılda 29 liralık artış yaşandı. Bu, yüzde 53,7 oranında bir artış demektir” diye konuştu. Motorin fiyatlarındaki artışın tarımın her alanına yansıdığını belirten Gürer, “Çiftçi traktörünü motorinle çalıştırıyor. Tarlasını motorinle sürüyor. Hasadını biçerdöver yada toplama makinası ile motorinle yapıyor. Ürününü motorinle taşıyor. Sulama sistemlerinde enerji ve yakıt maliyetleri var. Ürünün tarladan pazara ulaşmasına kadar geçen sürecin her aşamasında motorin ve enerji maliyetleri bulunuyor. Motorine yüzde 53,7 zam gelirken çiftçinin ürününe bunun çok altında fiyat artışı verilirse üreticinin gelir kaybı kaçınılmaz olur.Ek birde nakliye gideri ile ürün fiyatı da katlıyor” dedi. TARIMSAL GİRDİLER TÜİKE GöRE YÜZDE 34,02 ARTARKEN ÇİFTÇİYE NE KADAR FİYAT VERİLDİ? CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Tarımsal Girdi Fiyat Endeksi'ndeki artışa da dikkat çekerek, “Tarımsal Girdi Fiyat Endeksi, on iki aylık ortalamalara göre yüzde 34,02 arttı. Bu, ortalama bir artış. Çiftçinin kullandığı her girdide aynı oranda artış yaşanmıyor. Bazı girdilerde çok daha yüksek artışlar söz konusu. Motorindeki yüzde 53,7'lik artış bunun en açık örneğidir.” Üretim maliyetlerinin her geçen gün ağırlaştığını ifade eden Gürer, “Çiftçi bugün tohumunu, gübresini, ilacını, mazotunu, yemini, suyunu, elektriğini daha pahalı alıyor. Sulama maliyeti artıyor, işçilik maliyeti artıyor, nakliye maliyeti artıyor. Ancak ürününü sattığında aldığı fiyat aynı hızla artmıyor. Sorunun özü burada. Çiftçinin gideri hızla yükselirken geliri aynı oranda yükselmiyor” dedi. Gürer, “Çiftçi üretim yaparken zarar ederse, o çiftçi bir süre sonra üretimden çekilir. Üreticiyi üretimde tutmanın yolu, maliyetini karşılayan ve emeğinin karşılığını veren bir fiyat politikası uygulamaktır” dedi. ARPADA ARTIŞ SADECE YÜZDE 15,9 Gürer, 2025 ve 2026 yılı arpa alım fiyatlarını karşılaştırarak, en dikkat çekici tablonun arpa üreticisinde ortaya çıktığını söyledi. 2025 yılında ton başına 11 bin lira olan arpa fiyatının 2026 yılında 12 bin 750 liraya olduğunu belirten Gürer, artışın 1.750 lira olduğunu ve artış oranının yalnızca yüzde 15,9'da kaldığını ifade etti. Gürer, “Arpada bir yılda fiyat artışı yüzde 15,9. Aynı dönemde Tarımsal Girdi Fiyat Endeksi yüzde 34,02 artıyor. Motorin yüzde 53,7 artıyor. Arpa üreticisine verilen fiyat artışı ise yüzde 15,9'da kalıyor. Bu tablo çiftçi ne yapsın” diye konuştu. Ömer Fethi Gürer, arpa fiyatının motorindeki artış oranında artırılması halinde ortaya çıkacak rakama da dikkat çekerek, “2025 yılında 11 bin lira olan arpa fiyatı, motorindeki yüzde 53,7'lik artış kadar artsaydı bugün yaklaşık 16 bin 900 lira olması gerekirdi. Ancak açıklanan fiyat 12 bin 750 lira. Arada ton başına yaklaşık 4 bin 150 liralık fark var.” BUĞDAYDA FİYAT ARTIŞI YÜZDE 22,2'DE KALDI CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, buğday fiyatlarındaki artışın da maliyetlerin gerisinde kaldığını söyledi. 2025 yılında makarnalık ve ekmeklik buğdayın ton fiyatının 13 bin 500 lira olduğunu belirten Gürer, 2026 yılında her iki buğday türü için fiyatın 16 bin 500 liraya olduğunu ifade etti. Gürer, “Çiftçi buğdayı üretirken 2025 yılının mazotunu kullanmıyor. 2026 yılının 83 liralık motorinini kullanıyor. 2025 yılının gübresini, ilacını ve diğer girdilerini kullanmıyor. Güncel fiyatlarla üretim yapıyor. O halde çiftçinin ürününe verilecek fiyatın da güncel maliyetleri karşılaması gerekiyor..Çünkü Yeni Ekim süreci gideri de güncel fiyatlar ile oluşacak “ dedi. Gürer, “13 bin 500 liralık buğday fiyatı motorindeki yüzde 53,7'lik artış kadar yükselmiş olsaydı, ton fiyatının yaklaşık 20 bin 750 liraya ulaşması gerekirdi. Açıklanan fiyat 16 bin 500 lira. Arada yaklaşık 4 bin 250 liralık bir fark var.Niğde kıraç alanda maliyet 20 lira kilo fiyatı geçiyor “ diye konuştu. FINDIKTA YÜZDE 27-28 ARTIŞ CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, fındık fiyatlarında da maliyet artışlarının altında bir artış gerçekleştiğini belirtti. 2025 yılında Giresun kalite fındığın kilogram fiyatının 200 lira olduğunu, 2026 yılında ise 255 liraya çıkarıldığını ifade eden Gürer, artışın 55 lira ve oranının yüzde 27,5 olduğunu söyledi. Levant kalite fındığın ise 2025 yılında 195 liradan 2026 yılında 250 liraya çıkarıldığını belirten Gürer, burada da 55 liralık artış yapıldığını ve artış oranının yüzde 28,2 olduğunu ifade etti. Gürer, “Giresun kalite fındıkta artış yüzde 27,5, Levant kalite fındıkta yüzde 28,2. Bu artışlar ilk bakışta yüksek görünebilir. Ancak maliyetlerle karşılaştırıldığında tablo değişiyor. Tarımsal girdiler yüzde 34,02, motorin yüzde 53,7 artmış durumda.” “Fındık üreticisi de bahçesine masrafsız girmiyor. Gübre kullanıyor, ilaç kullanıyor, işçi çalıştırıyor. Tarımsal üretimin bütün maliyetlerinden fındık üreticisi de etkileniyor.” Gürer, “2025 yılında 200 lira olan Giresun kalite fındık, motorindeki yüzde 53,7'lik artış kadar artırılmış olsaydı bugün yaklaşık 307 lira olması gerekirdi. Açıklanan fiyat 255 lira. Kilogram başına yaklaşık 52 liralık bir fark ortaya çıkıyor fındık üretici en az 370 Tl fiyat bekliyordu” dedi. “FİYAT ARTIŞI VAR AMA ÇİFTÇİNİN ALIM GÜCÜ YOK” Gürer, tarımda yalnızca fiyat artış oranlarına bakmanın yanıltıcı olacağını belirterek, çiftçinin satın alma gücünün dikkate alınması gerektiğini belirterek, “İktidar, ‘ürün fiyatını artırdık’ diyebilir. Ancak çiftçi açısından önemli olan fiyatın kaç lira arttığı değil, o fiyatla hangi girdiyi ne kadar alabildiğidir. Ürün fiyatı yüzde 20 artarken motorin yüzde 54 artıyorsa çiftçinin satın alma gücü düşüyor demektir. Bu nedenle tarımsal ürün fiyatlarını değerlendirirken nominal artışa değil, gerçek artışa bakmak gerekir. Çiftçinin cebine daha fazla para girmiş gibi görünebilir ancak o parayla daha az motorin, daha az gübre, daha az ilaç ve daha az üretim girdisi alabiliyorsa çiftçi gerçekte fakirleşiyor demektir” dedi. “ALIM FİYATI BELİRLENİRKEN MASA BAŞINDA DEĞİL, TARLADA HESAP YAPILMALI” Ömer Fethi Gürer, tarımsal ürün fiyatlarının belirlenme yönteminin değiştirilmesi gerektiğini belirtti. “Alım fiyatları masa başında belirlenmemelidir. Fiyat belirlenirken çiftçinin gerçek maliyeti dikkate alınmalıdır. Bir çiftçinin tarlasına gidip bir dekarda ne kadar mazot kullandığına, ne kadar gübre attığına, ne kadar tohum kullandığına, sulama için ne kadar ödeme yaptığına bakılmalıdır. Çiftçinin emeği de hesaplanmalıdır. Çiftçi ailesinin emeği de üretimin içindedir. Çiftçi yıl boyunca çalışıyor. Kuraklıkla mücadele ediyor, donla mücadele ediyor, hastalıkla mücadele ediyor. Sonra ürününü sattığında maliyetini dahi karşılayacak bir fiyat bulamıyorsa ortada bir tarım politikası öngörü ve planlama sorunu var” dedi.

Gürer: "Nohut Üretenin de Tüketenin de Canını Acıtıyor" Haber

Gürer: "Nohut Üretenin de Tüketenin de Canını Acıtıyor"

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, Türkiye’nin önemli bakliyat ürünlerinden nohutta üretici ile tüketici arasındaki fiyat farkına, artan ithalata ve yükselen girdi maliyetlerine dikkat çekti. Gürer, “Üretenin kazanmadığı, tüketenin pahalı ürün aldığı ve en yoğun tükettiğimiz baklagillerde dahi sorunun oluştuğu bir süreçteyiz” dedi. NOHUT KENDİ KENDİNE YETERLİ DENİYOR, İTHALAT ARTIYOR CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Bakliyatta ülkemizde en çok üretilen ve tüketilen ürünlerden biri nohut. Nohut kendi kendine yeterli olduğu halde son yıllarda nohut ithalatımız da arttı.2002 yılında 590 bin ton Nohut üretimi vardır. Nüfusumuz ve farklı ülkelerden göç ile 30 milyona yakın arttı. TÜİK 2026 yılı için Bitkisel Üretim mayıs ayı Tarım ve Orman Bakanlığı verilerine göre 510 bin ton olması öngördü. Nohut tüketimi daralması talebi düşürmesi ile kendi kendine yettiği belirtilse de kişi başı tüketime göre de açık var. İthalatla süreç devam ediyor” dedi. Ömer Fethi Gürer, ithalattaki artışın Türkiye’nin nohutta yeniden açığa sürüklendiğini gösterdiğini söyledi. Gürer, “Nohut ithalatının son 5 yılda yaklaşık 4 kat artması, nohutta ülkemizde açığın varlığını da gösteriyor. İthal de ediyoruz, ihraç da ediyoruz” ifadelerini kullandı. Türkiye’nin en çok tükettiği baklagillerden birinin nohut olduğunu belirten CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Nohudun şu anda üreticideyken fiyatı düşük. Aracıdan rafa uzandığında fiyat 3-4 kat artıyor” diye konuştu. 2025’TE 330 BİN TON NOHUT İTHAL ETTİK Nohut ithalatı için yurt dışına ödenen dövize dikkat çeken Gürer, “2025 yılında 330 bin 737 ton ithal nohuta 262 milyon 123 bin dolar ödemişiz. 2026 yılının ilk yarısında 132 bin 334 ton nohut ithal etmişiz. 94 milyon 860 bin dolar yurt dışına dövizimiz gitmiş” dedi. Nohudun yoğun olarak ekildiği bölgelerin Ankara, Yozgat ve Konya olduğunu belirten Gürer, Türkiye’nin farklı ülkelerden nohut ithal ettiğini söyledi. TBMM Tarım Orman ve Köy İşleri Komisyon Üyesi CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Rusya’dan, Meksika’dan, Kanada’dan, Kazakistan’dan ithal nohut getiriyoruz. Irak’a, Suriye’ye, Pakistan’a da nohutu ihraç ediyoruz” ifadelerini kullandı. ÜRETİCİ 28-42 LİRAYA SATIYOR, RAFTA 120-170 LİRA Nohut fiyatlarının bölge ve kaliteye göre değiştiğini belirten Ömer Fethi Gürer, üreticinin elinden çıkan ürün ile tüketicinin markette karşılaştığı fiyat arasındaki farkın büyüklüğüne dikkat çekti. Üreten kazanamıyor. Tüketici nohut almakta zorlanıyor .Fiyat dengesizliği emekli, asgari ücretli için alımı güçleşen ürünler arasında” dedi. Ömer Fethi Gürer, “Fiyat kaliteye göre şu anda değişiyor. Ülkemizde farklı bölgelerde 28 lira ile 42 lira arasında kilo fiyatıyla nohut satışı gerçekleşiyor. Üreticiden çıktıktan sonra rafa gidiyor. 120 lira ile 170 lira arasında kilo fiyatı değişen nohut satışı var” diye konuştu. GİRDİ MALİYETLERİ ÜÇE KATLADI Nohut üretimindeki girdi maliyetlerinin yıllar içinde büyük ölçüde arttığını belirten Ömer Fethi Gürer, 2024, 2025 ve 2026 yıllarındaki fiyat değişimlerine dikkat çekti. “2024 yılında tohum 25 bin, ilaç 15 bin, nohut 30 bin liradan tonu satılıyor.2025 yılına ilişkin ise “Tohum 40 bin, ilaç 20 bin, nohudun tonu 32 bin liradan satılıyor. 2026 yılında maliyetlerin daha da yükseldi. Tohum 65 bin liraya çıkmış. İlaç 35 bin liraya çıkmış. Nohut 32 bin 100 liradan satılıyor. Yerköy’de görüştüğüm nohut üreticisi Sancak Yılmaz diyor ki, ‘Vekilim, bizim girdi maliyetleri üçe katladı. Hâlâ nohutu 32 liradan satamıyoruz. Biz bu işi nasıl sürdüreceğiz diyor” diye konuştu. TOPRAK MAHSULLERİ OFİSİ ÇİFTÇİNİN YANINDA DURMALI CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, üreticinin maliyetlerini karşılayabilmesi ve nohut üretiminin devamlılığının sağlanabilmesi için Toprak Mahsulleri Ofisi’nin devreye girmesinin destekleyici bir fiyat olması gerektiğini belirterek, “Bu durumda Toprak Mahsulleri Ofisinin çiftçinin yanında durup nohutu girdi maliyetleri makul bir şekilde alması lazım ki önümüzdeki yıllarda da nohutla açığımız artmasın. Üretici üretsin” dedi. Üreticinin yeterli kazanç sağlayamadığında ürün desenini değiştirdiğini ifade eden Gürer, “Nohutta üretici para kazanamadığı için ürün desenini değiştiriyor. Aslında nohut ülkenin çok yerinde yetişebiliyor ama üretici para kazanmayınca nohut üretiminden uzaklaşıyor” diye konuştu. NOHUTUMUZ İTHAL, FASULYEMİZ İTHAL, MERCİMEĞİMİZ İTHAL CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Türkiye’nin temel bakliyat ürünlerinde ithalata bağımlı hale gelmesini eleştirerek, “Nohutumuz ithal, fasulyemiz ithal, mercimeğimiz ithal. Baklagillerde dahi ithale mecbur kalmamızın nedeni yanlış tarım politikaları” ifadelerini kullandı. Tarım politikalarının üretim planlaması ve maliyetlerin düşürülmesi temelinde yeniden ele alınması gerektiğini belirten Gürer, “Uygulamalarda ürün deseninin doğru belirlenip verime göre üretimin varlığı sağlansa, girdi maliyetleri düşürülse, ilacında, tohumunda, gübresinde, sulama suyunda, elektriğinde, mazotunda çiftçinin yanında duran bir anlayış olsa bizim kendi kendine yeten tarım ürünlerimizin varlığında artış yaşarız” dedi. ŞU ANDA AÇIĞIMIZ VAR VE İTHALATA MECBUR KALIYORUZ Türkiye’nin kendi kendine yeterli tarım ürünlerinin üretimini artırabilecek potansiyele sahip olduğunu vurgulayan Gürer, mevcut politikalar nedeniyle ithalatın arttığını söyledi. Ömer Fethi Gürer, “şu anda açığımız var ve ithalata da mecbur kalıyoruz” dedi. CHP’li Ömer Fethi Gürer, “Nohut hasadının başladığını ve üreticinin ürününü satarken yeterli kazancı elde edemediğini belirterek “hasat başladı. Nohut üreticisi satarken para kazanamıyor. 32 liradan Yozgat’ta nohut satılıyor. Niğde’de nohut ekim alanı daraldı. Fasulyede ekim arttı. Onda da üretici yıllara göre farklı sorunlar yaşıyor ” diye konuştu. ÜRETEN KAZANMIYOR, TÜKETEN PAHALIYA ALIYOR Üretici ile tüketici arasındaki fiyat farkının tarımdaki yapısal sorunu ortaya koyduğunu belirten CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Rafa gidiyorsunuz, 120 lira ile 170 lira arasında kaliteye, markaya göre değişen nohut tüketici almak zorunda kalıyor. Üretici maliyetine satamadığı ürünün raf fiyatında bu aşırı artışta bakanlıkların çözeceği bir süreçtir” ifadelerini kullandı. Gürer, nohut üzerinden yaşanan sorunun yalnızca bir ürünün fiyatı olmadığını, üretimden tüketime kadar uzanan bir tarım politikası sorununa dönüştüğünü belirterek, “Üretenin kazanmadığı, tüketenin pahalı ürün aldığı ve en yoğun tükettiğimiz baklagillerde dahi sorunun oluştuğu bir süreçteyiz.” dedi. TMO KİMDEN MERCİMEK ALACAK? CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, TMO’nun yeşil mercimek alım kararını olumlu ancak geç kalmış bir açıklama olarak değerlendirdi. Gürer, “TMO, 2026 dönemi natürel yeşil mercimek alım fiyatını ton başına 32 bin lira olarak belirledi. Alımlara 31 Ağustos tarihinde başlanacağını duyurdu. Yeşil mercimekte 2020-2026 döneminde 541 bin 63 ton ithalat yapılmış ve yaklaşık 470,5 milyon dolar ödeme gerçekleştirilmiştir. Yeşil mercimek ithalatı 2020’den 2025’e kadar önemli ölçüde artmıştır. 2020’de 52 bin 387 ton olan ithalat, 2025’te 118 bin 999 tona yükselmiştir. Bu artış yaklaşık yüzde 127 düzeyindedir. Kırmızı ve yeşil mercimekte ithalatçı ülke konumuna gelince mercimek üreticisi akıllara nihayet geldi. Ancak geç geldi. TMO, iki gün sonra mercimek alacakmış. Çiftçi, 22 TL’ye ürününü tüccara sattı. Çiftçinin elinde mercimek neredeyse tükendi. TMO bu alımı mercimek hasadı başlamadan önce duyurmalıydı. En azından temmuz ayında duyursaydı çiftçi ürününü tüccara 21-22 TL’den satmak zorunda kalmazdı. Tüccar, çiftçinin kotasını kullanıp 32 TL’den TMO’ya ürün satacaktır. Aracıların bunu nasıl yapacağını hepimiz biliyoruz. Çiftçiden 21-22 TL’ye aldığı ürünü 20 gün içinde 32 TL’ye satacaktır. Yine kazanan çiftçi olmayacaktır. Bu süreçler doğru planlama ve öngörü ile yönetilirse çiftçiye fayda sağlar.” dedi.

YENİ Partili Ayhan Barut: "Hasat Gecikti, Sulama Borçları Ertelensin" Haber

YENİ Partili Ayhan Barut: "Hasat Gecikti, Sulama Borçları Ertelensin"

YENİ Parti Adana Milletvekili, TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ayhan Barut, hasat yapamayan, ürünü para etmeyen ve artan maliyetler altında zorlanan çiftçilerden 31 Ağustos’a kadar sulama ücretlerini ödemelerinin istenmesine tepki gösterdi. Barut, başta sulama ücretleri olmak üzere çiftçilerin borçlarının en azından hasat sonuna kadar ertelenmesini talep etti. Bu yıl üretim sezonunda yaşanan olağanüstü yağışlar ve olumsuz hava koşullarının tarımsal üretimi ve çiftçileri zor durumda bıraktığını belirten Barut, üreticilerin tarlalarına zamanında girememesi nedeniyle ekim ve dikimlerin geciktiğini, ürünlerde verim ve kalite kayıplarının yaşandığını söyledi. Özellikle mısır hasadının gecikmesinin çiftçilerin borç ödeme takvimini de doğrudan etkilediğini ifade eden Barut, Adana ve Çukurova’nın Türkiye’nin en önemli tarımsal üretim merkezlerinden biri olduğunu belirterek, 2026 sezonunda bölgede yaşanan aşırı yağış, sel ve dolu olaylarının tarımsal üretimi ciddi biçimde olumsuz etkilediğini kaydetti. Özellikle mısır üretiminde bazı bölgelerde verim kayıplarının önemli boyutlara ulaştığını belirten Barut, Çukurova Bölgesi’nde mevsim koşullarından kaynaklı olarak mısır hasadının geciktiğini ve çok az sayıda çiftçinin hasat yapabildiğini ifade etti. Çiftçilerin henüz ürünlerini hasat edip gelir elde edemeden sulama borçlarını 31 Ağustos’a kadar ödeme baskısıyla karşı karşıya bırakılmasının kabul edilemez olduğunu söyleyen Barut, normal üretim takviminin dışında gelişen hava koşulları nedeniyle ekimlerin gecikmesi, ürünlerin gelişme dönemlerinin uzaması ve hasadın ötelenmesinin çiftçilerin iradesi dışında gerçekleştiğini vurguladı. Üretim maliyetlerinin de her geçen gün arttığına dikkat çeken Barut, mazot, gübre, tohum, zirai ilaç, işçilik, elektrik ve sulama giderlerindeki yüksek artışların üreticinin maliyet yükünü ciddi ölçüde artırdığını belirtti. Buna karşılık ürün fiyatlarının üreticinin artan maliyetlerini karşılamaktan uzak kalmasının çiftçilerin ekonomik sıkıntısını daha da derinleştirdiğini ifade etti. Barut, bu şartlar altında 31 Ağustos 2026 tarihine kadar sulama ücretlerinin ödenmesinin zorunlu tutulmasının Çukurova çiftçisinin mevcut gerçekliğiyle bağdaşmadığını belirterek, çiftçiden önce ürününü hasat etmesinin, ürününü gerçek değerinden satabilmesinin ve ardından borcunu ödeyebilecek bir gelir elde etmesinin beklenmesi gerektiğini söyledi. Hasat süreci tamamlanmadan, ürün henüz tarladayken çiftçinin ödeme baskısı altına alınmasının ekonomik yükü daha da artıracağını belirten Barut, başta sulama borçları olmak üzere çiftçilerin kamuya ve ilgili kurumlara olan tarımsal borçlarının ertelenmesi çağrısında bulundu. Barut, 31 Ağustos 2026 olarak belirlenen sulama ücreti ödeme süresinin bölgedeki hasat takvimi dikkate alınarak uzatılmasını istedi. Aşırı yağış, sel ve dolu nedeniyle oluşan verim ve kalite kayıplarının da dikkate alınarak üreticilere acil ve etkin destek sağlanması gerektiğini ifade etti.

Tarım ve Hayvancılık Sektörü 7'inci Kez Eskişehir’de Buluşuyor Haber

Tarım ve Hayvancılık Sektörü 7'inci Kez Eskişehir’de Buluşuyor

Eskişehir Ticaret Odası- TÜYAP Fuar Merkezi ev sahipliğinde, 8-12 Eylül 2026 tarihleri arasında düzenlenecek olan Eskişehir 7. Tarım, Hayvancılık ve Teknolojileri Fuarı sektörün İç Anadolu Bölgesi’ndeki buluşma noktası olacak. Eskişehir Ticaret Odası – TÜYAP Fuar Merkezi, 8-12 Eylül 2026 tarihleri arasında Eskişehir 7. Tarım, Hayvancılık ve Teknolojileri Fuarı’nda ziyaretçilerini ağırlayacak. Geçtiğimiz yıl 80 bine yakın profesyoneli ağırlayan Eskişehir Tarım, Hayvancılık ve Teknolojileri Fuarı, 2026 yılında da sektör temsilcilerini bir araya getirecek. İç Anadolu'nun en önemli tarım organizasyonlarından biri olan fuarda; traktörler, biçerdöverler ve tarımsal mekanizasyon ürünleri, modern sulama sistemleri, sera teknolojileri ve bağcılık ekipmanları, zirai gübre, tohum, fide ve fidan çözümleri, hayvancılık ekipmanları, yem, süt teknolojileri ve veterinerlik hizmetleri sergilenecek. Fuar hem Eskişehir’in hem ülkemizin tarım sektörüne güç katıyor 7. kez düzenlenecek olan Eskişehir Tarım, Hayvancılık ve Teknolojileri Fuarı hakkında değerlendirmede bulunan Eskişehir Ticaret Odası Başkanı Metin Güler, Eskişehir Tarım Fuarı’nın düzenlenmeye başlandığı günden bu yana 400 bine yakın ziyaretçiyi firmalarla bir araya getirdiğini söyledi. Tarım Fuarı’nın Eskişehir’in fuarcılıktaki tecrübesine güç kattığını belirten Güler, Eylül ayında gerçekleşecek olan fuarın da hem Eskişehir’in hem de ülkemizin tarım sektörüne katkı sağlayacağını kaydetti. Fuarın ücretsiz biletleri tarimfuarieskisehir.com adresinde Türkiye’nin dört bir yanından ziyaretçilerini ve firmaları buluşturacak olan fuar, tarimfuarieskisehir.com adresinden edinilecek ücretsiz biletle ziyaret edilebilecek. Beş gün boyunca açık kalacak fuar, 8-11 Eylül tarihlerinde 09:30-18:00, 12 Eylül'de ise 09:30-17:00 saatleri arasında ziyaretçilerini ağırlayacak.

CHP'li Gürer: “Mısır Alım Fiyatı En Az 17 Lira Olmalı” Haber

CHP'li Gürer: “Mısır Alım Fiyatı En Az 17 Lira Olmalı”

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, bazı bölgelerde mısır hasadının başlamasına rağmen Toprak Mahsulleri Ofisi'nin (TMO) henüz alım fiyatı açıklamamasını eleştirdi. Belirsizliğin tüccarın fiyatları düşük tutmasına yol açtığını belirten Gürer, üreticinin mağdur olmaması için kilogram fiyatının en az 17 lira olarak belirlenmesi gerektiğini söyledi. ​TMO Fiyat Açıklamadı, Tüccar Piyasayı Düşük Tutuyor ​Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, hasadın başlamasıyla birlikte üreticilerin gözünü TMO’ya çevirdiğini ancak kurumun henüz fiyat duyurusu yapmamasının piyasada belirsizlik yarattığını ifade etti. ​TMO'nun sessizliğinin tüccarlar tarafından fırsata çevrildiğini belirten Gürer, fiyatların düşük tutulduğunu vurguladı. Gürer çiftçinin emeğinin karşılığını alabilmesi için TMO alım fiyatının derhal kamuoyuna duyurulması gerektiği dile getirdi. ​“Mısırın Kilogram Fiyatı En Az 17 Lira Olmalı” ​Gübre, mazot, ilaç, tohum ve sulama giderlerindeki aşırı artışların çiftçiyi omuzlayamayacağı bir noktaya getirdiğine dikkat çeken CHP’li Gürer, artan maliyetler ve makul kâr beklentisinin göz önünde bulundurulması gerektiğini belirtti: ​"Çiftçimiz yüksek girdi maliyetleriyle mücadele ediyor. TMO, üreticinin belini büken bu maliyetleri dikkate alarak mısır alım fiyatını kilogram başına en az 17 lira olarak açıklamalıdır." ​Türkiye’de Mısır Üretimi Var, İthalat Baskısı Devam Ediyor ​Mısırın tanelik, yağlık ve yemlik olarak kritik bir stratejik ürün olduğuna işaret eden Ömer Fethi Gürer, yerli üretime rağmen ithalat bağımlılığının sürdüğünü kaydetti. TÜİK verilerine göre bu yıl yaklaşık 8 milyon tonluk mısır üretimi öngörülmesine karşın, yaklaşık 3 milyon tonluk ithalat beklentisi bulunuyor. 2024-2025 döneminde mısır ithalatının 5,5 milyon tona kadar yükseldiği hatırlatılarak, yerli üreticinin desteklenmesinin hayati önem taşıdığı vurgulandı. ​“Yanlış Politikalar Üreticiyi Tarımdan Uzaklaştırıyor” ​Uygulanan yanlış fiyat politikalarının üreticiyi topraktan ve üretimden soğuttuğunu belirten Gürer, sözlerini şu uyarılarla tamamladı: ​"Açığın oluşmaması için çiftçinin refahını sağlayacak bir alım fiyatı esas alınmalıdır. Üreticiler bu anlamda acil fiyat beklemektedir. Düşük alım fiyatları, üreticinin o üründen hızla uzaklaşmasına neden olmaktadır."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.