Hava Durumu

#Toprak Sağlığı

Kırsal Haber - Toprak Sağlığı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Toprak Sağlığı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Dünya Pamuk Gününde Türkiye’de Pamuk Üretiminin Önemi Bir Kez Daha Öne Çıkıyor Haber

Dünya Pamuk Gününde Türkiye’de Pamuk Üretiminin Önemi Bir Kez Daha Öne Çıkıyor

Türkiye’nin önemli tarımsal ürünleri arasında yer alan pamuk, 7 Ekim Dünya Pamuk Günü’nde üretici emeği, tarımsal üretim ve sürdürülebilirlik başlıklarıyla gündeme geliyor. Tarladan tekstile uzanan geniş bir üretim zincirinin temel hammaddelerinden biri olan pamuk, özellikle Güneydoğu Anadolu, Ege ve Akdeniz bölgelerinde yetiştiriliyor. Türkiye’de 2,2 milyon ton kütlü pamuk üretimi Tarım ve Orman Bakanlığı Tarımsal Ekonomi ve Politika Geliştirme Enstitüsü (TEPGE) tarafından yayımlanan rapora göre, TÜİK’in 2025 yılı Bitkisel Üretim 1. Tahmini kapsamında Türkiye’nin kütlü pamuk üretiminin 2,2 milyon ton olması öngörüldü. Ulusal Pamuk Konseyi’nin Uluslararası Pamuk Danışma Komitesi (ICAC) verilerine dayandırdığı değerlendirmeye göre ise Türkiye, 2024/25 sezonunda 465 bin hektar pamuk ekim alanına ve 840 bin ton lif pamuk üretimine ulaştı. Bu veriler, pamuğun Türkiye tarımındaki önemli üretim alanlarından biri olduğunu ortaya koyuyor. Pamuk üretiminde üç bölge öne çıkıyor Türkiye’de pamuk yetiştiriciliği ağırlıklı olarak Güneydoğu Anadolu, Ege ve Akdeniz bölgelerinde gerçekleştiriliyor. Bu bölgelerdeki iklim, toprak yapısı ve sulama olanakları pamuk üretiminin gelişmesinde etkili oluyor. Şanlıurfa, Diyarbakır, Aydın, Hatay ve İzmir pamuk üretiminin gerçekleştirildiği önemli iller arasında bulunuyor. Pamuk hasadı ise üretim bölgelerinin iklim ve yetiştirme koşullarına bağlı olarak farklı dönemlerde gerçekleştiriliyor. Eylül ve ekim ayları, Türkiye’de pamuk hasadının yoğunlaştığı dönemler arasında yer alıyor. Pamuğun geleceğinde sürdürülebilir üretim önemli Pamuk üretiminde yalnızca verim ve kalite değil, doğal kaynakların korunması da önem taşıyor. Özellikle su kaynaklarının etkin kullanılması ve toprağın korunması, pamuk üretiminin geleceği açısından öne çıkan başlıklar arasında bulunuyor. Tarım ve Orman Bakanlığı ile Ulusal Pamuk Konseyi arasında 6 Ekim 2026’da imzalanan protokolle, İyi Tarım Uygulamaları sertifikalı Türk pamuğunun BCI standardıyla eşdeğerliğine yönelik iş birliği gerçekleştirildi. Çalışmada sürdürülebilir üretim, suyun verimli kullanılması ve toprağın korunması gibi başlıklar öne çıktı. Tarladan tekstile uzanan üretim zinciri Pamuk, tarlada başlayan üretim sürecinin ardından çırçırlama, iplik, dokuma ve hazır giyim gibi farklı aşamalardan geçerek geniş bir ekonomik zincirin parçası haline geliyor. Bu nedenle pamuk üretiminin geleceği; üreticinin emeği, verimlilik, su kaynaklarının korunması, toprak sağlığı ve iklim koşullarına uyum gibi birçok başlığın birlikte değerlendirilmesini gerektiriyor. 7 Ekim Dünya Pamuk Günü ise Türkiye’nin pamuk üretimindeki yerini, üreticilerin emeğini ve sürdürülebilir üretimin önemini bir kez daha gündeme taşıyor.

Türkiye Topraklarının Geleceği UTAEM’de Masaya Yatırıldı Haber

Türkiye Topraklarının Geleceği UTAEM’de Masaya Yatırıldı

Türkiye’de tarımsal toprak yönetimi ve toprak sağlığına ilişkin mevcut sorunlar, Uluslararası Tarımsal Araştırma ve Eğitim Merkezi Müdürlüğü (UTAEM) ev sahipliğinde düzenlenen çalıştayda ele alındı. AB HORIZON 2020 Tarımsal Toprak Yönetimi Avrupa Ortak Programı (EJP SOIL) çalışmaları kapsamında gerçekleştirilen “Türkiye Topraklarının Sorunları ve Toprak Sağlığı Çalıştayı”, 1-2 Ekim 2026 tarihlerinde UTAEM ev sahipliğinde düzenlendi. Tarım topraklarının sorunları ele alındı Çalıştayın açılışı, Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdür Yardımcısı Mesut Akdamar tarafından gerçekleştirildi. Programa Çukurova ve Adıyaman üniversitelerinden öğretim üyelerinin yanı sıra Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü (TAGEM) ile bağlı 11 araştırma enstitüsünden 25 uzman katıldı. Çalıştay kapsamında tarımsal toprak yönetimi ve toprak sağlığı alanındaki mevcut sorunlar, gerçekleştirilen sunumlarla detaylı şekilde değerlendirildi. Gelecekteki bilimsel çalışmalara zemin oluşturdu Uzmanların bilgi ve deneyimlerini paylaştığı çalıştayda, Türkiye’nin tarımsal topraklarının mevcut durumu ve toprak sağlığı alanında yürütülebilecek çalışmalar üzerine görüş alışverişinde bulunuldu. Programın, gelecekte gerçekleştirilecek bilimsel çalışmalar ve projeler açısından güçlü bir bilgi paylaşımı ve değerlendirme ortamı oluşturması hedeflendi. UTAEM’de gerçekleştirilen çalıştayla, sürdürülebilir tarım ve sağlıklı toprakların korunmasına yönelik bilimsel çalışmaların geliştirilmesine katkı sunulması amaçlandı.

İncir, Zeytin ve Üzümün Geleceği Tartışıldı Haber

İncir, Zeytin ve Üzümün Geleceği Tartışıldı

Mudanya Belediyesi’nin düzenlediği Tarım Çalıştayı’nda incir, üzüm ve zeytin üretiminin sorunları ile çözüm önerileri ele alındı. Üreticinin emeğinin karşılığını alması için atılabilecek adımların tartışıldığı çalıştayda, Mudanya tarımının geleceğine ilişkin yol haritasına yönelik öneriler geliştirildi. Mudanya Belediyesi, tarımsal kalkınmayı desteklemek, yerel üreticiyi güçlendirmek ve üretimi daha sürdürülebilir ve verimli hale getirmek amacıyla yürüttüğü çalışmalara bir yenisini ekledi. Mudanya TARIM iş birliğiyle “Mudanya’nın Bereketi: İncir – Üzüm – Zeytin” başlıklı Tarım Çalıştayı, Tirilye Taş Mektep Akademi’de düzenlendi. Sürdürülebilir yerel kalkınmaya katkı sağlamayı hedefleyen çalıştayda, Mudanya’nın tarımsal potansiyeli ve üretimin mevcut durumu değerlendirildi. İncir, üzüm ve zeytinin üretimden pazarlamaya uzanan sorunları tartışılırken, tarımsal verimliliği artırmak, üreticiyi desteklemek ve yerel üretimi güçlendirmek için çözüm önerileri paylaşıldı. Çalıştaya akademisyenler, muhtarlar, üreticiler, sektör temsilcileri ve kamu kurumu temsilcileri katıldı. “HER ÜRÜNÜN ARKASINDA EMEK VAR” Çalıştayın açılış konuşmasını yapan Mudanya Belediye Başkan Yardımcısı Volkan Keçeci, “Her ürünün arkasında yılların birikimi, üreticinin emeği ve toprağa duyulan bağlılık var” dedi. Mudanya’nın zeytin, incir ve üzümüyle önemli bir tarım kenti olduğunu belirtti. Ürünlerin her birinin arkasında yılların birikiminin, üreticinin emeğinin ve toprağa duyulan bağlılığın olduğunu söyleyen Keçeci, şöyle konuştu: “Tarımın geleceği açısından önümüzde önemli başlıklar bulunuyor. İklim değişikliği, su kaynakları, toprak sağlığı, üretim maliyetleri ve üreticinin emeğinin karşılığını alamaması bunların başında geliyor. Özellikle bilimsel bilgi ile üreticimizin deneyimini buluşturmayı ve çalıştaydan uygulanabilir sonuçlar çıkarmayı önemsiyoruz. Mudanya’nın toprağını, üretimini ve tarımsal değerlerini geleceğe birlikte taşıyabilmek dileğiyle çalıştaya katkı sunan tüm akademisyenlerimize, uzmanlarımıza, üreticilerimize ve emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.” TARIMIN GELECEĞİ İÇİN BİLİMSEL ÖNERİLER Bursa Uludağ Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarım Ekonomisi Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Bülent Gürbüz, “Mudanya Tarımının Geleceği” isimli sunumunda pazarlama, coğrafi işaret, tescil miktarları, iklim, bitki sağlığı ve gastronomi başlıklarında son gelişmeleri aktardı. Bursa Uludağ Üniversitesi Ziraat Fakültesi Toprak Bilimi ve Bitki Besleme Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ertuğrul Aksoy, “Toprak Sağlığı ve Besleme” başlıklı sunumunda Mudanya’da gerçekleştirdikleri toprak analizi verilerini paylaştı. Zeytin başta olmak üzere tarımsal ürünlere çok fazla önem verilmesi gerektiğini söyleyen Aksoy, üreticilerin destekleneceği politikaların hayata geçmesinin önemini vurguladı. Yüksek Ziraat Mühendisi Arca Atay ise “Ekolojik Tarım” başlıklı sunumunda organik tarım sisteminin Türkiye’deki verilerini paylaştı. Organik tarımın 1984 yılında başladığını ve 2004 yılında kanunlaşarak yürürlüğe girdiğini belirten Atay, Türkiye’de sertifikalı 37 bin çiftçinin olduğunu söyledi. Organik tarımın iklim krizine ve tarıma olan etkilerinden de bahseden Atay, en büyük katkısının toprak karbonunu artırması olduğunu ifade etti. TEMATİK TOPLANTILAR DÜZENLENDİ Sunumların ardından “İncir ve Üzüm: Mudanya’nın Saklı Değeri”, “Zeytin: Mudanya’nın Köklü Değeri ve Geleceği” ve “Kırsal Kalkınma, Örgütlenme, Gastronomi ve Agro Turizm” isimleriyle kurulan tematik masalarda ürünlerin kuvvetli ve zayıf yönleri, tehditler ve fırsatlar konularında katılımcıların fikirleri ve önerileri alındı. Üretimden pazarlamaya, ürün kalitesinden markalaşmaya kadar uzanan tarımsal değer zincirinin değerlendirildiği çalıştay, farklı paydaşların bilgi ve deneyimlerini bir araya getirerek Mudanya tarımının geleceğine yönelik öneriler ortaya koydu. Çalıştayda gün boyunca Taş Mektep Terası’nda zeytin, zeytinyağı, siyah incir ve kara üzüm başta olmak üzere yerel ürünler, kurulan stantlarda sergilendi.

TÜBİTAK 4005 DİJİTOPRAK Projesi Başarıyla Tamamlandı Haber

TÜBİTAK 4005 DİJİTOPRAK Projesi Başarıyla Tamamlandı

TÜBİTAK 4005 Yenilikçi Eğitim Uygulamaları kapsamında yürütülen DİJİTOPRAK Projesi başarıyla tamamlandı. Toprak sağlığı, sürdürülebilir tarım ve çevre bilincinin geliştirilmesine yönelik çalışmaların gerçekleştirildiği projede,Fındık Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü proje ortağı olarak yer aldı. Fındık Araştırma Enstitüsü Müdürlüğünün sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, proje kapsamında gerçekleştirilen eğitim ve uygulamalara ilişkin bilgilere yer verildi. DİJİTOPRAK Projesinde toprak sağlığı ele alındı Proje kapsamında düzenlenen eğitim ve uygulamalarda; toprak sağlığının önemi, toprak özellikleri, toprak-su ilişkisi, toprak bozulması, sürdürülebilir toprak yönetimi, koruyucu tarım uygulamaları ve toprak analizleri gibi konular ele alındı. Katılımcıların teorik bilgilerini saha ve uygulama çalışmalarıyla pekiştirmelerinin hedeflendiği projede, bilimsel bilginin yenilikçi eğitim yöntemleriyle aktarılmasına yönelik çalışmalar gerçekleştirildi. Fındık Araştırma Enstitüsü projeye katkı sağladı Fındık Araştırma Enstitüsü Müdürlüğünü temsilen Enstitü Teknik Koordinatörü Dr. Çağla Temiz projede eğitimci olarak görev aldı. Enstitü Müdür Yardımcısı Dr. Tuğba Er ve Kimyager Hilal Tarakçı ise rehber olarak projeye katkı sundu. Proje süresince gerçekleştirilen etkinliklerle katılımcıların toprak sağlığı konusunda farkındalıklarının artırılması ve sürdürülebilir toprak yönetimine yönelik bilgi ve becerilerinin geliştirilmesi amaçlandı. Sürdürülebilir tarıma katkı DİJİTOPRAK Projesi ile toprak kaynaklarının korunması, sürdürülebilir tarım uygulamalarının yaygınlaştırılması ve bilimsel bilginin toplumla buluşturulmasına katkı sağlanması hedeflendi. Fındık Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü tarafından yapılan paylaşımda, projede emeği geçen proje yürütücülerine, ortak kurumlara, eğitimcilere, rehberlere ve katılımcılara teşekkür edildi.

Genç Çiftçiler Ankara’da Buluştu Haber

Genç Çiftçiler Ankara’da Buluştu

Tarım ve Gıda Etiği Derneği (TARGET) ve Tarım ve Orman Bakanlığı iş birliğiyle düzenlenen "Tarım Gıda Etiği Genç Çiftçiler Buluşması" Ankara’da gerçekleştirildi. 38 gencin katıldığı etkinlikte tarımın geleceği ve etik değerler masaya yatırıldı. ​ANKARA – Türkiye’nin dört bir yanından gelen genç üreticiler, 1-3 Nisan 2026 tarihlerinde Ankara’da düzenlenen tarihi bir etkinlikte buluştu. Tarım ve Orman Bakanlığı (TOB) Eğitim ve Yayın Dairesi Başkanlığı ile TARGET tarafından organize edilen “Tarım Gıda Etiği Genç Çiftçiler Buluşması”, tarım sistemlerindeki değer sorunlarını bilimsel bir perspektifle ele aldı. ​Geleceğin Tarımı İçin "Etik" Vurgusu ​Etkinliğin açılışında konuşan TARGET Başkanı Prof. Dr. Cemal Taluğ, “genç çiftçi” kavramının stratejik önemine dikkat çekti. Taluğ, gençlerin sadece üretici değil, aynı zamanda adil ve doğaya dost bir gıda sisteminin en büyük güvencesi olduklarını belirtti. ​Açılış oturumuna; TOB Eğitim ve Yayın Dairesi Başkanı Dr. Bülent Kahraman Çolakoğlu, FAO Türkiye Temsilci Yardımcısı Dr. Ayşegül Selışık, Gıda ve Kontrol Genel Müdürü Dr. Ersin Dilber ve Cumhurbaşkanlığı Tarım ve Gıda Politikaları Kurulu Başkan Vekili Prof. Dr. Zümrüt Begüm Ögel gibi sektörün öncü isimleri katılarak gençlere destek verdi. ​Üç Günlük Yoğun Eğitim Maratonu ​Etkinlik süresince gençler, alanında uzman akademisyenlerden kritik konularda eğitim alma fırsatı buldu: ​İletişim ve Teknoloji: Prof. Dr. Fatih Keskin ile "Etkili İletişim ve Etik", Mine Ataman ile "Algoritmaların İştahı". ​Toprak ve Su Yönetimi: Prof. Dr. Ayten Namlı’dan "Toprak Sağlığı" ve Murat Mengüloğlu’ndan "Su Yönetiminde Humusun Önemi". ​Finans ve Girişimcilik: Prof. Dr. Kürşat Demiryürek ile "Girişim Etiği" ve İbrahim Oğuz ile "Finansman Etiği". ​Ar-Ge ve İnovasyon: TAGEM Genel Müdürü M. Altuğ Atalay’ın "AR-GE Etiği" sunumu katılımcılardan büyük ilgi gördü. ​Genç Çiftçilerin Sesi: Anket ve Değerlendirme ​Programın son gününde gerçekleştirilen anket çalışmasıyla, genç çiftçilerin tarım ve gıda etiği konusundaki görüşleri kayıt altına alındı. Sonuçların tartışıldığı oturumda, gençlerin sektördeki etik beklentileri ve karşılaştıkları zorluklar analiz edildi. ​Kapanış konuşmasında Prof. Dr. Cemal Taluğ, "Üretken, adil ve emeğe saygılı bir sistem için genç çiftçiler bizim en büyük teminatımızdır" diyerek, projenin sürdürülebilirliği mesajını verdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.