Hava Durumu

#Topraktan Sofraya

Kırsal Haber - Topraktan Sofraya haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Topraktan Sofraya haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Gastronomi, Kültür ve Sürdürülebilirlik Mersin’de Masaya Yatırıldı Haber

Gastronomi, Kültür ve Sürdürülebilirlik Mersin’de Masaya Yatırıldı

Mersin Büyükşehir Belediyesi; Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO), Mersin Avrupa Birliği Bilgi Merkezi ve Slow Food iş birliğinde ‘Gastronomi, Kültür ve Sürdürülebilirlik: Topraktan Sofraya Lezzetin Hafızası’ başlıklı etkinlik düzenledi. Etkinlikte; gastronominin kültürel mirası, yerel üretim ve sürdürülebilirlik ile ilişkisi birçok farklı bakış açısıyla ele alındı. Türkiye’nin değişik bölgelerinden yerel üreticileri, şefleri, akademisyenleri ve gastronomi öğrencilerini Mersin’de buluşturan program, 5 oturum halinde gerçekleştirildi. Etkinlikte; topraktan sofraya uzanan üretim zinciri, yerel ürünlerin korunması, agroekolojik yaklaşımlar ve gastronominin kültürel kimlikle bağı, detaylı biçimde değerlendirildi. Etkinliğin ilk oturumunda ‘Gastronomi, Kültür ve Kimlik İlişkisi’, ikinci oturumda ‘Kültürel Diyalog ve Kültürel Miras Aracı Olarak Gastronomi’ başlıkları ele alındı. Programın diğer bölümlerinde ise ‘Topraktan Sofraya Gastronomi Kimliğinin Sürdürülebilirliği’, ‘Yerel ve Sürdürülebilir Üretimin Haritalanması: Organik ve Agroekolojik Çiftlikler’ ile ‘Türkiye Slow Food Liderleri Deneyim Paylaşımı’ başlıklı oturumlar gerçekleştirildi. Şahutoğlu: “Mersin, geniş mutfağıyla Akdeniz’in gastronomi hafızasıdır” Programa katılan Mersin Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanı Selçuk Şahutoğlu, Mersin’in gastronomi konusunda çok zengin bir kent olduğunu vurguladı. Toroslar’dan Akdeniz’e uzanan geniş coğrafyada her ürünün, her tarifin ve her sofranın bir hikaye taşıdığını ifade eden Şahutoğlu, “Bu hikayeler nesilden nesile aktarıldıkça bir anlam kazanıyor. Bizler bu coğrafyadaki her bir hikayenin, aslında gastronomiyle bağlantısı olduğunu düşünüyoruz. Gastronomi sadece bir yemek değil; bir kültür ve birlikteliktir. Mersin bereketli toprağı, iklimi, coğrafyası, güçlü tarımı, aynı zamanda çok geniş mutfağıyla, aslında Akdeniz'in bir gastronomi hafızası” dedi. “Gastronomi kültürel bir mirastır ve aktarıldıkça varlığını sürdürür” Dünyada gıda sistemlerinin; yaşanan iklim değişikliği, gıda israfı ve sürdürülebilir tarımın zorlukları dolayısıyla büyük sorunlar yaşadığını kaydeden Şahutoğlu, gastronominin bir dayanışma olduğunu ve bu bilinçle çalışmalar sürdürdüklerini belirtti. Şahutoğlu, “Bizler, gıda sistemlerinin yaşamış olduğu bu sorunları da ele alarak, sağlıklı gıdanın üretimini destekleyecek ve üretilen bu sağlıklı gıdaların nesilden nesile aktarılmasını sağlayacak gıda sistemi oluşturuyoruz” diye konuştu. Mersin Büyükşehir Belediyesi olarak yerelde üretimi destekleyen, önceleyen, kooperatifleri güçlendiren, kadın emeğini görünür kılan önemli çalışmalara da imza attıklarını sözlerine ekleyen Şahutoğlu, “Bizler aynı zamanda gastronominin kültürel bir miras olduğunu ve bunun aktarıldıkça var olabileceğini düşünüyoruz. Çünkü sürdürülebilir gastronominin temelinin, sürdürülebilir tarımdan geçtiğini düşünüyor ve sürdürülebilir tarımın da yerelden desteklenebileceğini biliyoruz” ifadelerine yer verdi. Çakır: “Mersin’in önemli ürünlerini lezzete çevirmemiz lazım” MTSO Başkanı Hakan Sefa Çakır da Mersin’de üreticiden tüketiciye kadar herkesin birlik ve beraberlik içerisinde hareket edip, üretilen ürüne katma değer kazandırdığını söyleyerek, “Mersin’de çok önemli değerlerimiz var. Bu değerleri lezzete çevirmemiz lazım” dedi. Slow Food ekibinin çalışmalarının bu açıdan çok kıymetli olduğunu söyleyen Çakır, “Çünkü sürdürülebilirliği destekliyorlar. Slow Food-Yeryüzü pazarları da üreticimizi, tohumlarımızı ve ürünlerimizi koruyan önemli platformlar” diye konuştu. Lokmanoğlu: “Slow Food, hız odaklı tüketim anlayışına karşı doğmuş bir harekettir” Etkinliğin açılışında konuşan Türkiye Slow Food Koordinatörü Yasmina Lokmanoğlu ise Slow Food’un, modern dünyanın hız odaklı tüketim anlayışına karşı doğmuş önemli bir kültürel hareket olduğunu vurguladı. Slow Food’un, gıda ile nasıl bir gelecek kurulmak istendiğiyle alakalı olduğunu kaydeden Lokmanoğlu, “Bizler yiyeceği sadece tüketmeyen; aynı zamanda onu anlayan, sorgulayan ve sahip çıkan bir topluluğuz. Toprağı, üreticiyi ve geleceğimizi koruyabiliyoruz. İyi, temiz ve adil bir dünya ancak birlikte mümkün” ifadelerini kullandı. Programda ayrıca Slow Food Asya ve Pasifik Bölgesi Koordinatörü Elena Aniere, Avrupa’da sürdürülebilir gastronomi konulu sunumunda, Avrupa Birliği’nin ‘Çiftlikten Sofraya’ stratejisi kapsamında yürütülen iyi uygulama örneklerini paylaştı.

Matlı Şirketler Grubu’ndan Stratejik Satın Alma Haber

Matlı Şirketler Grubu’ndan Stratejik Satın Alma

Türkiye’nin önde gelen sanayi ve gıda gruplarından Matlı Şirketler Grubu, gıda ve tarım odaklı büyüme stratejisi doğrultusunda önemli bir satın almaya imza attı. Grup, İzmir Çiğli’de faaliyet gösteren Yakamoz Yağ Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin hisselerini devralarak bitkisel yağ üretiminde kapasitesini ve entegre yapısını güçlendirdi. İzmir Atatürk Organize Sanayi Bölgesi’nde yer alan tesisle birlikte Matlı Grubu; yem, hayvansal üretim ve gıda alanlarındaki yatırımlarına bitkisel yağ üretimini de ekleyerek tarımdan sofraya uzanan entegre zincirini daha da sağlamlaştırdı. Temelleri “Altınyağ” markasıyla atılan ve Türkiye’nin en köklü bitkisel yağ tesisleri arasında yer alan Yakamoz Yağ, modern altyapısı ve yüksek üretim kapasitesiyle dikkat çekiyor. Tesis; günlük 700 tona kadar soya fasulyesi işleme kapasitesine sahip olup ayçiçeği, kanola, keten ve aspir gibi farklı yağlı tohumların işlendiği kırma hatlarıyla faaliyet gösteriyor. Günlük 350 ton rafine yağ üretim kapasitesine sahip tesiste, 21 bin 600 ton kapasiteli yağlı tohum depolama çelik siloları ile 13 adet ham yağ tankı bulunuyor. “Protein Şirketi” vizyonunda yeni halka Matlı Şirketler Grubu, tarım ve gıda başta olmak üzere 10 farklı sektörde faaliyet gösteren entegre yapısıyla Türkiye’nin protein ekosistemini güçlendirmeyi hedefliyor. Grup için protein; yalnızca bir ürün değil, gıda güvenliği, sağlıklı nesiller ve güçlü bir ekonomi açısından stratejik bir unsur olarak konumlanıyor. Türkiye’yi kişi başı protein tüketiminde Avrupa Birliği ve OECD ortalamalarına taşımayı amaçlayan Grup; yerli üretimi, yem ve hammadde fiyatlarında istikrarı ve toplumsal bilinçlenmeyi önceliklendiriyor. 60 yıllık deneyimiyle yatırımlarını, Ar-Ge çalışmalarını ve üretim kapasitesini sürekli artıran Matlı; tarımdan perakendeye, enerjiden lojistiğe kadar “topraktan sofraya” tüm süreci tek çatı altında yönetiyor. 10 Sektörde 30 Şirket, 12 Marka Bugün Matlı Şirketler Grubu; 30 şirketi, 12 markası, 2 Ar-Ge merkezi, binlerce çalışanı ve yaygın bayi ağıyla Türkiye ekonomisinin stratejik aktörleri arasında yer alıyor. Entegre üretim modeli ve sürdürülebilirlik odaklı yatırımlarıyla gıda zincirinin tüm halkalarında katma değer yaratmayı hedefliyor. Yakamoz Yağ’ın bünyeye katılmasıyla birlikte Matlı Grubu; hammadde tedarik güvenliğini artırırken bitkisel ve hayvansal üretimi kapsayan protein odaklı büyüme stratejisinde güçlü bir sinerji oluşturmayı amaçlıyor. Bu adım, grubun Türkiye’nin protein merkezi olma hedefi doğrultusunda attığı stratejik hamlelerden biri olarak değerlendiriliyor. Özer Matlı; “Tarımdan sofraya uzanan entegre yapımız var” Matlı Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı, satın almaya ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “Karacabey’den çıkan ve bugün Türkiye’ye mal olmuş bir marka olarak, stratejik sektörlerin başında gelen tarıma kararlılıkla yatırım yapmaya devam ediyoruz. Yakamoz Yağ’ın bünyemize katılması, yalnızca bitkisel yağ üretiminde kapasite artışı değil; tarımdan sofraya uzanan entegre yapımızı tamamlayan, protein ekosistemimizi daha da güçlendiren stratejik bir adımdır. Gıda güvenliğinin ve sürdürülebilir üretimin her geçen gün daha fazla önem kazandığı bir dönemde, hammadde tedarik güvenliğini artıran yatırımları son derece kritik görüyoruz. Bu satın alma ile hem ülkemizin tarım ve gıda sektörüne uzun vadeli katkı sağlamayı hem de Türkiye’yi protein alanında bölgesel bir merkez haline getirme hedefimize bir adım daha yaklaşmayı amaçlıyoruz.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.