Hava Durumu

#Trabzon

Kırsal Haber - Trabzon haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Trabzon haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Başkan Genç'ten Su Ürünleri Araştırma Enstitüsü'ne Övgü Haber

Başkan Genç'ten Su Ürünleri Araştırma Enstitüsü'ne Övgü

Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, Su Ürünleri Merkez Araştırma Enstitüsü’nü ziyaret etti. Merkezin deniz ekosisteminin korunması ve su ürünleri üretiminin geliştirilmesi açısından önemli çalışmalar yaptığını vurgulayan Başkan Genç, "Böyle önemli bir merkezin şehrimizde olmasını çok kıymetli buluyoruz" dedi. Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, Tarım ve Orman Bakanlığı Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü’ne bağlı olarak Trabzon'da faaliyet gösteren Su Ürünleri Merkez Araştırma Enstitüsü'nü ziyaret etti. Enstitü Müdürü Doç. Dr. Nazlı Kasapoğlu'ndan yürütülen çalışmalar hakkında bilgi alan Başkan Genç, merkezin Trabzon’da bulunmasının şehir ve bölge açısından büyük önem taşıdığını söyledi. GELECEĞİN EKOSİSTEMİNİ KORUYOR Su ürünleri sektörünün bilimsel çalışmalarla desteklenmesinin önemine dikkat çeken Başkan Genç, “Bu merkezde deniz canlılarının korunması, geleceğe dair ekosistemin korunması ve üretimin yaygınlaştırılması adına çok önemli çalışmalar yürütülüyor. Kalkan yetiştiriciliğiyle başlayan süreç, Karadeniz somonuyla ve diğer türlerle birlikte zengin bir kurumsallık ve disiplin içerisinde devam ediyor. Böyle önemli bir merkezin şehrimizde olmasını çok kıymetli buluyoruz” diye konuştu. 180 MİLYON DOLARLIK SOMON İHRACATI Trabzon’un su ürünleri ihracatında önemli bir noktaya geldiğine vurgu yapan Başkan Genç, sektörün bilimsel altyapıyla desteklenmesinin üretimin sürdürülebilirliği açısından büyük önem taşıdığını söyledi. Başkan Genç, “Şehrimizde son yıllarda artan deniz ürünleri ihracatının bilimsel desteğinin bu merkezden sağlanabiliyor olması ayrıca çok kıymetli. Bugün Karadeniz’de yetiştirilen somonun yaklaşık 180 milyon dolar değerindeki kısmının sadece Trabzon’dan ihraç edildiğini düşündüğümüzde, bu çalışmaların bilimle desteklenmesi son derece önemli. Başta Tarım ve Orman Bakanımıza, bütün kurumlarımıza, müdürümüze ve bu çalışmalara emek veren herkese teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.

Fındıkta 2026 Üretim Sezonu Sahada Değerlendirildi Haber

Fındıkta 2026 Üretim Sezonu Sahada Değerlendirildi

Tarım ve Orman Bakanlığı Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğü ile Karadeniz Tarımsal Araştırma Enstitüsü tarafından Samsun, Giresun ve Trabzon illerinde 2026 yılı fındık üretim sezonuna yönelik saha ziyaretleri gerçekleştirildi. Ziyaretlerde kamu kurumları, sektör temsilcileri ve fındık üreticileriyle bir araya gelinerek sezonun genel durumu değerlendirildi. Fındık Üretim Sahasında Paydaşlarla Görüşüldü Saha ziyaretleri, Karadeniz Tarımsal Araştırma Enstitüsü Entomoloji Uzmanı Dr. Mansur Uluca ile Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğü temsilcisi Hüseyin Akyazı’nın katılımıyla gerçekleştirildi. Program kapsamında Samsun, Giresun ve Trabzon İl Tarım ve Orman Müdürlükleri ile Fındık Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü ziyaret edildi. Bunun yanı sıra Toprak Mahsulleri Ofisi, özel sektör temsilcileri ve fındık üreticileriyle görüşmeler yapıldı. Fındık alım noktalarında da incelemelerde bulunularak 2026 üretim sezonunun genel seyri ve ürünün mevcut durumu değerlendirildi. Hastalık ve Zararlılarla Mücadele Çalışmaları Ele Alındı Gerçekleştirilen görüşmelerde, fındıkta verim ve kaliteyi artırmaya yönelik sezon boyunca yürütülen hastalık ve zararlılarla mücadele çalışmaları değerlendirildi. Bu kapsamda uygulanan mücadele yöntemleri ve elde edilen sonuçların yanı sıra üreticilerin ve sektör paydaşlarının saha deneyimleri ile önerileri de ele alındı. 2027 Üretim Sezonu İçin Çalışmalar Planlanacak Saha ziyaretlerinde 2027 üretim sezonunda yürütülmesi planlanan çalışmalar hakkında da değerlendirmelerde bulunuldu. Ziyaretler ve paydaşlarla gerçekleştirilen görüşmeler sonucunda elde edilen bilgilerin, fındıkta verim ve kaliteyi artırmaya yönelik çalışmaların planlanmasına katkı sağlaması bekleniyor.

COP31 Yolunda Bilimsel Çalışmalar Uluslararası Medyanın Gündeminde Haber

COP31 Yolunda Bilimsel Çalışmalar Uluslararası Medyanın Gündeminde

Trabzon Su Ürünleri Merkez Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü (SUMAE), Türkiye’nin ev sahipliğinde gerçekleştirilecek COP31 öncesinde uluslararası medya temsilcilerini ağırladı. Uluslararası medya temsilcileri SUMAE’yi ziyaret etti Trabzon Su Ürünleri Merkez Araştırma Enstitüsü Müdürlüğünün sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı (COP31) hazırlıkları kapsamında düzenlenen “Road to COP31: Sustainable Future Medya Programı III” çerçevesinde uluslararası medya mensuplarının 11 Eylül 2026 tarihinde Enstitüyü ziyaret ettiği belirtildi. Ziyarette medya temsilcilerine SUMAE’nin su ürünleri alanında yürüttüğü araştırma ve çalışmalar hakkında bilgi verildi. İklim değişikliği ve sürdürülebilir balıkçılık ele alındı Program kapsamında iklim değişikliğinin denizel ekosistemler, su ürünleri kaynakları ve sürdürülebilir balıkçılık üzerindeki etkileri ele alındı. Bu kapsamda bilimsel araştırmaların iklim değişikliğine uyum ve sürdürülebilir su ürünleri yönetimindeki rolüne dikkat çekildi. SUMAE’nin söz konusu alanlarda yürüttüğü bilimsel çalışmalar ve araştırma altyapısı da uluslararası medya temsilcilerine tanıtıldı. SUMAE’nin çalışmaları uluslararası kamuoyuna aktarıldı Ziyaret kapsamında gerçekleştirilen görüşme, röportaj ve görüntüleme çalışmalarıyla Enstitünün araştırma faaliyetleri uluslararası medya mensuplarıyla paylaşıldı. Trabzon Su Ürünleri Merkez Araştırma Enstitüsü Müdürlüğünün paylaşımına göre ziyaret, iklim değişikliğiyle mücadelede bilimsel çalışmaların ve sürdürülebilir su ürünleri yönetiminin öneminin uluslararası kamuoyuna aktarılmasına katkı sundu.

COP31'e Doğru Trabzon Denizler Ve Okyanuslar Zirvesi Haber

COP31'e Doğru Trabzon Denizler Ve Okyanuslar Zirvesi

COP31 Başkanı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, COP31 süreci kapsamında Trabzon’da düzenlenen Denizler ve Okyanuslar Zirvesi'de konuştu. Yaşam kaynağı okyanusların iklim risklerine dikkat çeken Bakan Kurum, Türkiye’nin dijital ikiz uygulamalarını, Akdeniz’de uluslararası merkez kurma ve mapa-şamandıra gibi adımlarını anlattı. COP31 için ülkelere iş birliği çağrısı yapan Bakan Kurum, “Mesele, insanlığın ortak evini korumaktır. Bugün vereceğimiz kararlar, yarının dünyasını şekillendirecektir. Ve tarih, iklim krizinin kapımıza dayandığı bu dönemde ne söylediğimizi değil, ne yaptığımızı hatırlayacaktır. Okyanusların korunması hepimizin, tüm dünyanın ortak sorumluluğudur. Artık bu sorumlulukları somut adımlara dönüştürmenin zamanıdır. Gidişatı değiştirmek bizim elimizde. Ve bunun için ülkeler arasında daha güçlü iş birliğine, bilgi ve deneyim paylaşımına ve birlikte hareket etmeye ihtiyacımız var” dedi. Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi'nin (UNFCCC) 31. Taraflar Konferansı (COP31) kapsamında Trabzon’da Okyanuslar, İklim ve Mavi Ekonomi Üst Düzeyli Bakanlar Oturumu düzenlendi. Farklı ülkelerden temsilcilerin katıldığı programda Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Avustralya Sürdürülebilir Okyanus Ekonomisi Yüksek Düzeyli Paneli Başbakanlık Temsilcisi Anthony Worby, UNFCCC Hükümetlerarası Destek ve Kolektif İlerleme Bölümü Direktörü Cecilia Kinuthia-Njenga, Trabzon Valisi Tahir Şahin ve Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç yer aldı. “OKYANUS EKOSİSTEMLERİNDEKİ BOZULMANIN EKONOMİK MALİYETİ 2050 YILINA KADAR 400 MİLYAR DOLARI AŞABİLİR” Programda konuşan COP31 Başkanı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, iklim değişikliğinden doğrudan etkilenen okyanusların karşı karşıya kaldığı risklere dikkat çekti. Bakan Kurum, “Hem Karadeniz, hem de tüm denizlerimiz iklim değişikliğinden negatif etkiler alıyor, ortak evimiz dünyamızın mavi akciğerleri adeta alarm veriyor. Açık ve net söylüyorum. 3 milyardan fazla insanın geçim kaynağı olan, soluduğumuz havanın yarısını üreten okyanuslarımızın geleceği devasa bir risk altındadır. Araştırmalara göre; okyanus ekosistemlerindeki bozulmanın ekonomik maliyeti 2050 yılına kadar 400 milyar doları aşabilir” dedi. Bu tablo karşısında sınırlı da olsa olumlu adımların da hayata geçirildiğini belirten COP31 Başkanı Kurum, Akdeniz ve Karadeniz’de balık stoklarında yüzde 15 oranında iyileşme kaydedildiğini, dijital ikiz uygulamaları gibi teknolojik çalışmaların ilerlediğini ve mavi ekonomi uygulamalarının da giderek yaygınlaştığını vurguladı. “İKLİM KRİZİNE DİRENÇLİ DENİZ VE OKYANUSLAR HEDEFİNİ TEORİDE BIRAKMIYORUZ” Türkiye’nin denizlerde hayata geçirdiği projeleri anlatan Bakan Kurum, “Türkiye olarak iklim değişikliğinin deniz ve okyanuslar üzerindeki etkileriyle mücadelede gerçekten önemli bir deneyime sahibiz. Çünkü hem Akdeniz’in hem de Karadeniz’in küresel ortalamanın çok üzerinde çok daha fazla ısındığı bir coğrafyada bulunuyoruz. Bu nedenle; iklim krizine dirençli deniz ve okyanuslar hedefini teoride bırakmıyor, pratikte uyguluyoruz. Deniz ve okyanusların korunmasına yönelik politika ve uygulamalarımızı; Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları’nın 14’üncüsü olan ‘Sudaki Yaşam’ hedefi başlığı doğrultusunda yürütüyoruz. Deniz alanlarının planlanması, deniz koruma alanlarının sayı ve yüzölçümü bakımından artırılması, dijital ikiz modelleri gibi yenilikçi karar destek sistemlerinin geliştirilmesi ve mavi ekonomi uygulamalarının da yaygınlaştırılması yönündeki çalışmalarımızı başarıyla sürdürüyoruz” diye konuştu. “DENİZLERİMİZİ GÖLLERİMİZİ ANLIK TAKİP EDİYORUZ” Türkiye’nin çabalarıyla iklim değişikliğinin olumsuz etkilerinden en fazla etkilenen bölgelerden biri olan Akdeniz’de iklim değişikliğine uyum kapasitesinin güçlendirilmesi amacıyla Akdeniz ülkelerinin ortak kararıyla bir merkez kurulduğunu hatırlatan Bakan Kurum, Fethiye-Göcek’te denizi koruyacak Mapa-Şamandıra Sistemi’ni anlattı: 17 koyda 856 tekneye hizmet veren bu sistemle, bir çapanın deniz tabanında bir pulluk gibi sürüklenerek deniz çayırlarını sökmesine, balıkların yaşam ve üreme alanlarına zarar vermesine mani olduk. Bu tecrübeyi COP31’de Antalya’da anlatacağız. Çok kısa zamanda da bütün koyları bu anlamda düzen ve kontrol altına alacağız. Denizlerimizi, göllerimizi anlık takip ediyor; adeta bir seferberlik anlayışıyla temizlik yapıyor; denetimlerle kirletenlere karşı ciddi yaptırımlar uyguluyoruz. Denizlerimizin neye ihtiyacı olduğunu iyi biliyoruz. Ve yine biz; tüm denizlerimizin, farklı adlarla anılsa da aslında birbirine bağlı, tek bir iklim ve tek bir hayat sistemi olduğunu biliyoruz. “DENİZ BİZE BAKIYOR, BİZ DE DENİZE BAKMAK ZORUNDAYIZ” “Okyanus ve Denizler” temasını COP31 Eylem Gündemi’nin önceliklerinden biri olduğuna vurgu yapan Bakan Kurum, “Başta Avustralya olmak üzere Pasifik ve Afrika ülkeleri, İklim Şampiyonları ve okyanus alanındaki tüm paydaşlarımızla birlikte iş birliğimizi her geçen gün geliştiriyoruz. Bölgesel iş birliğini küresel düzeye taşıyoruz. Yani burada bu istişareleri yapacağız. Birbirimizden bilgi, teknoloji ve yine birikimlerimizi paylaşma imkanına erişmiş olacağız. Ve en önemlisi de bu sorunları gidermek için ‘Mavi Finansman’ dediğimiz yeni imkanları geliştirmek durumundayız. Deniz olmasa aç kalırız. Deniz bize bakıyor, biz de denize bakmak zorundayız, okyanuslara da bakmak zorundayız. Bu kötü gidişata eğer 'dur' demek istiyorsak her şeyden önce okyanus alanındaki tüm paydaşları ortak hedef etrafında buluşturmak zorundayız” dedi. ‘MAVİ COP’ YAKLAŞIMI Bakan Kurum, Trabzon’daki toplantının amacına ilişkin şu değerlendirmeleri yaptı: ‘Okyanus ve Denizler’ teması kapsamında bugüne kadar sağladığımız ilerlemeleri, Mavi Paket gibi somut çıktıları ve bu alandaki önemli girişimleri ortak bir zeminde buluşturuyoruz. Geçtiğimiz ay İstanbul’da başlayan çalışmaları bugün Trabzon’da ileriye taşıyoruz. Toplantılar süresince; Bakanlarımızı, ulusal ve uluslararası kurum ve kuruluşların temsilcilerini, gençleri, yerel yönetimleri, akademisyenleri, özel sektör ve finans kuruluşlarının temsilcileri ile sivil toplum kuruluşlarını bir araya getirdik. Bu geniş katılımla teknik, bilimsel ve politik boyutları bir araya getirerek hem süreci hem de birlikte elde edeceğimiz sonuçları daha güçlendirmeyi hedefliyoruz. Burada gerçekleştireceğimiz 2 günlük çalışmaların sonucunda da ‘Mavi COP’ yaklaşımımız doğrultusunda somut, uygulanabilir ve üzerinde uzlaşılan çıktıları yine alacağımız karara bağlanmasını istiyoruz. Buradan Antalya'ya giden yolda o diyaloğu en iyi şekilde yapacağız. Antalya'da da karar alacağız, netice alacağız. Trabzon'da şekillenecek bu çıktıları COP31 küresel eyleme taşıyacağız ve uygulanabilir sonuçlara dönüştürmek için de hep birlikte mücadele edeceğiz. “GİDİŞATI DEĞİŞTİRMEK BİZİM ELİMİZDE” İnsanlığın geleceği için uygulamaya yönelik ortak iradenin otaya konulması gerektiğinin altını çizen Bakan Kurum, iş birliği çağrısını yineledi: Mesele, insanlığın ortak evini korumaktır. Bugün vereceğimiz kararlar, yarının dünyasını şekillendirecektir. Tarih, iklim krizinin kapımıza dayandığı bu dönemde ne söylediğimizi değil, ne yaptığımızı hatırlayacaktır. Okyanusların korunması hepimizin, tüm dünyanın ortak sorumluluğudur. Artık bu sorumlulukları somut adımlara dönüştürmenin zamanıdır. Gidişatı değiştirmek bizim elimizde. Bunun için ülkeler arasında daha güçlü iş birliğine, bilgi ve deneyim paylaşımına ve birlikte hareket etmeye ihtiyacımız var. Türkiye olarak, denizlerimizin korunması konusunda edindiğimiz tecrübeyi ve başarılı uygulamaları paylaşmaya hazırız. Başta Avustralya ve Pasifik Ada Devletleri - iklim değişikliğinin denizler ve okyanuslar başlığında en fazla etkilenen ülkeler- olmak üzere onların önceliklerini bilerek, onların sorunlarına kendi sorunlarımız gibi sahip çıkacağız. Tüm ortaklıklarımızla, tüm paydaşlarımızla iş birliğimizi güçlendirmek ve başarılı, somut adımlar atmak üzere hep birlikte çalışacağız. “ROTAMIZ DAHA ADİL, DAHA YEŞİL VE DAHA MAVİ BİR DÜNYA” Bakan Kurum sözlerini şöyle tamamladı: Karadeniz'imizi şöyle biliriz, hırçın dalgalarıyla biliriz ve o hırçın dalgalar bize şunu öğretir; ‘Rüzgar ne kadar güçlü olursa olsun, rotasını bilen ve birlikte hareket edenler mutlaka güvenli limana ulaşacaktır.’ İnsanlık olarak, rotamız bellidir. Rotamız temiz denizlerdir, rotamız dirençli kıyılardır, rotamız çocuklarımıza bırakacağımız daha adil, daha yeşil ve daha mavi bir dünyadır. BAKAN URALOĞLU TÜRKİYE’NİN YEŞİL LİMAN SERTİFİKASINI ANLATTI Programda konuşan Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Türkiye’nin denizcilikte sera gazı takibi ve azaltımı için hayata geçirdiği projeleri anlattı: Gemi kaynaklı emisyonların azaltılması, yeni nesil yakıtlar, enerji verimliliği, limanlarda yeşil dönüşüm ve mavi karbon ekosistemlerinin korunması Bakanlığımızın önceliklerindendir. Yeşil Liman Sertifika Uygulamasını hayata geçirdik. Yeşil Liman kriterleri kapsamında yenilenebilir enerji kullanımını, liman ekipmanlarının elektrifikasyonunu, gemilere kıyıdan elektrik sağlanmasını, enerji verimliliğini ve Sıfır Atık uygulamalarını teşvik ediyoruz, destekliyoruz. Böylece gemilerin limanda bulundukları sürede fosil yakıt kullanımını ve buna bağlı emisyonları azaltmayı, düşük karbonlu liman altyapısını geliştirmeyi hedefliyoruz. Şu anda Yeşil Liman Sertifikası’na sahip 4 limanımız bulunuyor. Mevzuatımızla yeni inşa edilecek veya mevcut alanını yüzde 25'ten fazla genişletecek belirli kıyı tesislerini, Yeşil Liman kriterlerine uygun hale getirmeyi zorunlu hale getirdik. UNFCCC DİREKTÖRÜ NJENGA: PAYLAŞILAN DENİZ, PAYLAŞILAN SORUMLULUKLAR DEMEKTİR Programda konuşan UNFCCC Hükümetlerarası Destek ve Kolektif İlerleme Bölümü Direktörü Cecilia Kinuthia-Njenga da iş birliği için erişilebilir ‘Mavi Finansman’ hedefine dikkat çekerek, “Paylaşılan denizler, paylaşılan sorumluluklar demektir. Dolayısıyla lokal, bölgesel ve global çabalara ihtiyaç var ortaklaşa olarak. Eylem çağrımız şöyle; Birlikte çalışalım. Uluslararası bir koalisyon kuralım. Kıyı devletlerinin, bölge deniz örgütlerinin, iklim ve biyoçeşitlilik enstitülerinin, kalkınma bankalarının, özel sektörün, bilim camiasının ve toplumların bir arada olduğu yapıda, sizleri planlarınızı, verilerinizi, bilgilerinizi paylaşmaya davet ediyorum. Erişilebilir ‘Mavi Finansmanı’ mobilize edebilmek için denizler ve okyanuslar NDC'lere, uyum planlarına ve yatırım planlarına entegre edilmeli. COP31 yolunda, Antalya yolunda bizim görevimiz yıllardır sürdürdüğümüz diyaloğu artık somut ilerlemelere çevirmek” dedi. AVUSTRALYA TEMSİLCİSİ WORBY: TÜRKİYE İLE HEDEFLERİ MAVİ EYLEME DÖNÜŞTÜRMEK İSTİYORUZ Avustralya Sürdürülebilir Okyanus Ekonomisi Yüksek Düzeyli Paneli Başbakanlık Temsilcisi Anthony Worby de ülkesinin ve ada devletlerinin COP31 beklentilerini dile getirdi: COP31'de Avustralya, Türkiye ve Pasifik'teki ortaklarımızın çok sade ve pratiğe dönük bir hedefi var; hedefleri mavi eyleme dönüştürmek. Türkiye ve Pasifik bölgesiyle birlikte çalışarak okyanusların güçlü, görünür ve büyüyen bir ‘mavi hat’ olmasını sağlıyoruz. Pre-COP yolculuğunda ve müzakereler yolculuğunda hedefimiz hükümetleri, toplumları, yatırımcıları, bilim insanlarını ve sivil toplumu mobilize etmek, burada uygulanabilir eylemler etrafında toplanmak ve iklim için gerçek sonuçlar elde etmek. Neden? Çünkü okyanuslar hem iklim değişikliğinin ön cephesinde yer alıyor, hem de iklim çözümünün önemli bir parçasını oluşturuyor. Çünkü Paris Anlaşması'nın hedeflerine ulaşmak istiyorsak, okyanusları göz ardı edemeyiz.

Trabzon’da Çiftçiler Arasında Deneyim Paylaşımı Sürüyor Haber

Trabzon’da Çiftçiler Arasında Deneyim Paylaşımı Sürüyor

Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından çiftçi eğitimini ve bilgi paylaşımını güçlendirmek amacıyla uygulamaya konulan Deneyim, Eğitim, Rehberlik ve İletişim Modeli (DERİM) kapsamında Trabzon’da üreticiler arasında deneyim paylaşımı etkinlikleri devam ediyor. 16 pilot ilde uygulanan DERİM Modeli ile önder çiftçilerin sahip olduğu bilgi ve tecrübelerin diğer üreticilere aktarılması, başarılı üretim uygulamalarının yaygınlaştırılması ve çiftçiler arasındaki iletişimin güçlendirilmesi hedefleniyor. Trabzon’da 91 önder çiftçi belirlendi DERİM Modeli kapsamında Trabzon’da üretim faaliyetlerinde başarılı uygulamaları ve deneyimleriyle öne çıkan 91 önder çiftçi belirlendi. Önder çiftçiler, üretim süreçlerinde edindikleri bilgi ve tecrübeleri diğer üreticilerle paylaşarak sahaya dayalı ve katılımcı bir çiftçi eğitim modeline katkı sağlıyor. Şalpazarı’nda salep yetiştiriciliği deneyimi paylaşıldı Bu kapsamda 4 Eylül 2026 Cuma günü Şalpazarı ilçesi Süt Pınarı Mahallesi’nde deneyim paylaşımı etkinliği düzenlendi. Etkinlikte önder çiftçi Beydullah Karagül, salep yetiştiriciliği konusunda üretime dayalı bilgi ve deneyimlerini bölgedeki üreticilerle paylaştı. Etkinliğe 13 çiftçi katıldı. Karagül, Tarım ve Orman Bakanlığının “Seracılığın Geliştirilmesi Projesi” kapsamında sağlanan desteklerden yararlanarak salep üretimini nasıl geliştirdiklerini uygulamalı örneklerle üreticilere anlattı. DERİM Modeli ile üreticiler arasındaki bilgi ve deneyim paylaşımının artırılması, başarılı tarımsal uygulamaların yaygınlaştırılması ve kırsal alanda üretici dayanışmasının güçlendirilmesi amaçlanıyor.

YENİ Partili Suiçmez: "Fındık Üreticisi Perişan, Tüccar Sıkıntıda" Haber

YENİ Partili Suiçmez: "Fındık Üreticisi Perişan, Tüccar Sıkıntıda"

Yeni Parti Trabzon Milletvekili Av. Sibel Suiçmez, Yomra Kaşüstü Mahallesi’nde gerçekleştirdiği esnaf ziyaretleri kapsamında fındık tüccarlarıyla bir araya gelerek piyasadaki son durumu değerlendirdi. Suiçmez, fındık fiyatlarının üreticiyi ve tüccarı zor durumda bıraktığını belirterek mevcut fiyatlara tepki gösterdi. Yeni Parti Trabzon Milletvekili Av. Sibel Suiçmez, Yomra Kaşüstü Mahallesi’nde gerçekleştirdiği esnaf ziyaretlerinde fındık piyasasının durumunu gündeme taşıdı. Fındık tüccarlarıyla görüşen Suiçmez, üreticilerin artan maliyetler karşısında yaşadığı sorunlara dikkat çekti. “Fındık fiyatı en az 350 TL olmalıydı” Suiçmez, sezon öncesinde fındık fiyatının en az 350 TL olarak açıklanması gerektiğini defalarca dile getirdiklerini belirtti. Toprak Mahsulleri Ofisi’nin (TMO) alım fiyatının ise 250 TL seviyesinde açıklanmasının üreticinin beklentilerini karşılamadığını savundu. Suiçmez’in sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, serbest piyasada fındığın 150 TL seviyelerinde alındığını ifade ederek, üreticinin emeğinin karşılığını alamadığını belirtti. Üretici artan maliyetlerle mücadele ediyor Fındık üreticisinin yıl boyunca gübre, ilaç, işçilik ve hasat gibi birçok maliyetle karşı karşıya kaldığını vurgulayan Suiçmez, mevcut fiyatların üreticinin maliyetlerini karşılamakta yetersiz kaldığını söyledi. Bazı üreticilerin toplama maliyetini dahi karşılayamayacağı gerekçesiyle fındığını dalında bırakmak zorunda kaldığını belirten Suiçmez, yaşanan tablonun üreticinin içinde bulunduğu ekonomik sıkıntıyı ortaya koyduğunu ifade etti. TMO alımlarında randıman ve kalite kriterleri eleştirildi Suiçmez, TMO’nun fındık alımı yapacağını açıklamasına rağmen randıman ve kalite kriterleri nedeniyle bazı üreticilerin ürünlerini TMO’ya satamadığını da dile getirdi. Bu durumun üreticiyi serbest piyasadaki düşük fiyatlara yönlendirdiğini belirten Suiçmez, üreticilerin ürünlerini ya düşük fiyatlarla tüccara satmak ya da ellerinde bekletmek zorunda kaldığını söyledi. Fındık fiyatları bölge ekonomisini de etkiliyor Fındığın Trabzon ve Karadeniz Bölgesi için önemli bir geçim kaynağı olduğuna dikkat çeken Suiçmez, fındık fiyatlarındaki düşüşün yalnızca üreticileri değil, fındık tüccarlarını, esnafı ve bölge ekonomisini de olumsuz etkilediğini ifade etti. Suiçmez, fındık üreticisinin emeğinin karşılığını alması gerektiğini belirterek, üreticilerin sorunlarını gündeme taşımaya ve haklarını savunmaya devam edeceklerini kaydetti.

Başkan Genç'ten Balıkçılara Mesaj: "Vira Bismillah, Rastgele İnşallah" Haber

Başkan Genç'ten Balıkçılara Mesaj: "Vira Bismillah, Rastgele İnşallah"

Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, 1 Eylül 2026’da başlayacak su ürünleri av sezonunun tüm balıkçılara hayırlı ve bereketli olmasını diledi. Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, 1 Eylül 2026’da başlayacak su ürünleri av sezonunun tüm balıkçılar için kazasız ve bol bereketli geçmesi temennisinde bulundu. Karadeniz’in bereketini sofralara taşıyan balıkçıların, alın teri ve emeğiyle yeni av sezonunda denize açılacağını belirten Başkan Genç, Trabzon’un ekonomisine ve istihdamına önemli katkı sağlayan balıkçıların her zaman yanlarında olduklarını ifade etti. Başkan Genç, "2026-2027 su ürünleri av sezonumuz 1 Eylül itibarıyla başlıyor. Karadeniz’in bereketini sofralarımıza taşıyan, denizde ekmeğini bulan kıymetli balıkçılarımız için yeni av sezonunu büyük bir heyecanla karşılıyoruz. Alın teriyle, emeğiyle ve sabrıyla denize açılan tüm balıkçılarımıza hayırlı, bereketli ve kazasız bir sezon diliyorum. Trabzon’umuza ekonomik anlamda, istihdam anlamında ve bereket anlamında önemli katkı sunan balıkçılarımızın her zaman yanında olduğumuzu bir kez daha ifade etmek istiyorum. Onların emeği, şehrimizin üretim gücünün ve Karadeniz’le olan güçlü bağımızın önemli bir parçasıdır. İnşallah yeni sezon hem balıkçılarımız hem de Trabzon’umuz adına bol ve bereketli bir sezon olur. Rabbim ağlarını balıkla, sofralarını bereketle, yollarını selametle doldursun. Tüm balıkçılarımıza ve ailelerine sağlık, huzur, mutluluk ve bol kazanç diliyorum. Vira bismillah, rastgele inşallah” diye konuştu.

Trabzon'da Küçükbaş Hayvancılığa Modern Dokunuş Haber

Trabzon'da Küçükbaş Hayvancılığa Modern Dokunuş

Trabzon’da küçükbaş hayvancılığı geliştirmek, üreticilerin şartlarını iyileştirmek ve hayvan refahını artırmak amacıyla “Küçükbaş Hayvancılığın Geliştirilmesi Projesi” kapsamında portatif barınak ve ekipman dağıtım töreni gerçekleştirildi. Trabzon İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından projelendirilen, Doğu Karadeniz Projesi Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı (DOKAP) ve Trabzon Damızlık Koyun ve Keçi Yetiştiricileri Birliği tarafından finanse edilen “Küçükbaş Hayvancılığın Geliştirilmesi Projesi” kapsamında portatif barınak ve ekipman dağıtım töreni düzenlendi. Törende konuşan Trabzon İl Tarım ve Orman Müdürü İsa Kaplan, küçükbaş hayvancılığın geliştirilmesi, yetiştiricilerin üretim şartlarının iyileştirilmesi ve işletmelerin daha modern imkânlara kavuşturulmasının büyük önem taşıdığını belirtti. Kaplan, “İlimizde küçükbaş hayvancılığın geliştirilmesi ve yetiştiricilerimizin üretim kapasitesinin artırılması ve özellikle yayla alanlarında hayvanların barınma ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla hayata geçirdiğimiz bu proje ile üreticilerimizin ihtiyaçlarına doğrudan katkı sağlamayı hedefliyoruz. Portatif barınak ve ekipman desteği sayesinde yetiştiricilerimizin hayvanlarının bakım ve barınma şartlarının iyileştirilmesine katkı sunacağız. Projeye destek veren DOKAP Başkanlığımıza ve Trabzon Damızlık Koyun ve Keçi Yetiştiricileri Birliğimize teşekkür ediyorum. Üreticilerimizin yanında olmaya ve tarımsal üretimin her alanında desteklerimizi sürdürmeye devam edeceğiz” dedi. Proje kapsamında sağlanan portatif barınak ve ekipmanların, küçükbaş hayvan yetiştiricilerinin işletme koşullarının iyileştirilmesine ve hayvan refahının artırılmasına ve mera alanlarının korunması yanında yaylalarda otlatılan hayvanlara geçici barınak ihtiyacının karşılanması hedefleniyor. Düzenlenen törene DOKAP Başkanı Hakan Gültekin, Trabzon Büyükşehir Belediyesi Tarım Dairesi Başkanı Bülent Sağıroğlu, SÜMAE Müdürü Nazlı Kasapoğlu, Akçaabat Ziraat Odası Başkanı Mustafa Hikmet Eyüpoğlu, Trabzon Damızlık Koyun ve Keçi Yetiştiricileri Birliği Başkanı Taşkın Hamzaoğlu, İl Müdür Yardımcıları Muhammet Ali Altun ve Mehmet Aktürk, şube müdürleri ve ilçe müdürleri katıldı. Törende proje kapsamında üreticilere teslim edilen portatif barınak ve ekipmanlar incelenirken, küçükbaş hayvancılığın geliştirilmesine yönelik çalışmalar ve sektörün ihtiyaçları konusunda değerlendirmelerde bulunuldu. İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, bölgedeki küçükbaş hayvancılık faaliyetlerinin geliştirilmesi, yetiştiricilerin üretim maliyetlerinin azaltılması ve modern üretim imkânlarının yaygınlaştırılması amacıyla proje ve destek çalışmalarını sürdürecek.

Başkan Genç: "Ligarba Üretimini Teşvik Etmeliyiz" Haber

Başkan Genç: "Ligarba Üretimini Teşvik Etmeliyiz"

Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, Yomra'nın Demirciler Mahallesi'nde düzenlenen 15. Kültür, Sanat ve Ligarba Festivali’nde vatandaşlarla bir araya geldi. Ligarbanın bölge için önemli bir ekonomik değer taşıdığına dikkat çeken Genç, üretimin artırılması gerektiğini vurgulayarak, “Ürünümüzü teşvik etmeliyiz. Ne kadar üretirsek o kadar güçlüyüz” dedi. Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, Yomra Demirciler Köyü Kültür ve Kalkındırma Derneği tarafından geleneksel olarak düzenlenen Yomra Demirciler Köyü 15. Kültür, Sanat ve Ligarba Festivali’nde vatandaşlarla bir araya geldi. Demirciler Mahallesi Armutluk Mesire Alanı’nda gerçekleştirilen festivale Başkan Genç’in yanı sıra CHP Trabzon Milletvekili Sibel Suiçmez, Yomra Kaymakamı Oğuzhan Ocak, Yomra Belediye Başkanı Mustafa Bıyık, Trabzon Şehit Aileleri Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Başkanı Şeref İşler, Yomra Demirciler Köyü Kültür ve Kalkındırma Derneği Başkanı Fikret Aksoy, Yomra Muhtarlar Derneği Başkanı Ömer Baş, Demirciler Mahallesi Muhtarı Nuri Şahin ve çok sayıda vatandaş katıldı. BİRLİĞİMİZİ DÜNYAYA HAYKIRIYORUZ Başkan Genç, gelenek ve göreneklerin gelecek nesillere aktarılmasının önemine dikkat çekerek, “Buluşmamız hayırlı olsun. Bu buluşmalar gerçekten çok kıymetli. Biz bu buluşmalar vesilesiyle bir araya geliyoruz. Burada sadece Yomra’da veya Trabzon’da yaşayan hemşehrilerimiz yok. İstanbul’dan, gurbetteki farklı şehirlerden ve Avrupa’dan gelen çok kıymetli hemşehrilerimiz de aramızda. Hasret gideriyor, bir vuslat buluşması gerçekleştiriyor, birlikte horon oynuyoruz. Biz burada el ele tutuşarak hem geleneğimizi hem kültürümüzü yaşatıyor hem de birlik ve beraberliğimizi bütün dünyaya haykırıyoruz. Bu topraklar bize birileri tarafından hediye edilmedi. Bu toprakları, 'Rus postalı basmayacak' diyerek kararlı bir mücadele veren dedelerimiz, canları ve kanlarıyla bizlere emanet etti. Dolayısıyla güçlü olmamız lazım, daha da güçlü olmamız lazım. Cenab-ı Allah, bu toprakları ilelebet Türk yurdu olarak bizlere bırakan şehitlerimizden gani gani razı olsun” dedi. NE KADAR ÜRETİRSEK O KADAR GÜÇLÜYÜZ Ligarbanın bölge için önemli bir ekonomik değer taşıdığına dikkat çeken Genç, “Ligarba, şu anda yöremizde yetişen ve fındığın yaklaşık iki-üç katı ekonomik değere sahip olan tıbbi aromatik bir bitki. Aynı zamanda çok sağlıklı bir ürün. Fındığa da yeterince bakmadığımızı kabul etmemiz gerekiyor. Fındığa yeterince bakarsak verimimizi de artırabiliriz. Şu anda, yeterince bakım yapmadığımız fındık bahçelerinden dönüm başına 60-70 kilogram ürün alabiliyoruz. Fındığı biraz kendi haline bıraktık. Eğer daha yüksek ekonomik değere sahip bir ürün varsa ve Ligarba bunun en önde gelen örneklerinden biriyse, bunu teşvik etmemiz gerekiyor. Üretimi artırmamız lazım. Çünkü pazar problemi de yok. Dolayısıyla bu festival; bir kültür, sanat, sevgi, muhabbet, buluşma ve birlik festivali olmasının yanı sıra üretimi teşvik eden bir anlayışı da içerisinde barındırıyor. Biz bu topraklarda ayakta kalacaksak ve bu topraklar ilelebet Türk yurdu olacaksa daha fazla üretmek zorundayız. Ne kadar üretirsek o kadar güçlüyüz” diye konuştu. BU TOPRAKLARA HİZMET BOYNUMUZUN BORCU Demirciler’e yıllardır geldiğini ifade eden Genç, geçtiğimiz yıl kendisinin fahri hemşehri ilan edilmesinden duyduğu memnuniyeti dile getirerek şunları söyledi: “Hemşehri olmak kolay değil. Hemşehriliğin gereğini yerine getirmek lazım. O da hizmetle olur. Dolayısıyla Demirciler’in fahri hemşehrisi olarak, kıymetli belediye başkanımızla birlikte inşallah daha fazla destek vereceğiz. Bu güzel topraklara sahip çıkmak için buralara güzel ve güvenli yollardan ulaşmak lazım. Yollarımızı daha güvenli hale getirdik. Hem muhtarımıza hem de değerli belediye başkanımıza, Büyükşehir Belediyesi olarak gerekli destekleri vermek, eğer bu topraklara sahip çıkacaksak bizim boynumuzun borcudur. Cenab-ı Allah bu güzel buluşmanın tekrarını nasip etsin. Şenliğimiz hayırlı olsun.” BAŞKAN GENÇ’E HİZMET TEŞEKKÜRÜ Yomra Belediye Başkanı Mustafa Bıyık ise, “Ahmet Metin Genç, Yomra’yı diğer belediyelerden ayırmadan bu denli hizmet etmiş, istisnai insanlardan biridir. Kendisine burada, huzurlarınızda bir kez daha teşekkür ediyorum. Geçtiğimiz yıl kendisini fahri Demirciler Mahallesi mensubu ilan etmiştik. Şu an itibarıyla bunu aslına dönüştürdük. Artık kendisi bizim mahallemizin bir ferdi. Fahri olarak nüfusumuza dahil etmiştik, şimdi ise bunu aslına dönüştürmüş olduk” diye konuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.