Hava Durumu

#Trakya

Kırsal Haber - Trakya haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Trakya haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

CHP'li Gürer: "Hayvancılıkta İthalatla Çözüm Olmadığı Görülmeli" Haber

CHP'li Gürer: "Hayvancılıkta İthalatla Çözüm Olmadığı Görülmeli"

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, Türkiye’de hayvancılık sektöründe yaşanan sorunlara dikkat çekerek, hayvan varlığındaki azalışın et ve canlı hayvan ithalatını artırdığını söyledi. Gürer, üreticinin artan maliyetler nedeniyle hayvancılığı sürdürmekte zorlandığını, yurttaşların ise yüksek fiyatlar nedeniyle ete erişemediğini belirtti. CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Türkiye’de hayvancılık sektöründe sorunların giderek büyüdüğünü belirterek, hayvan varlığındaki gelişmelerin, üretim maliyetlerinin ve ithalat rakamlarının dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Türkiye’nin hayvancılıkta kendi kendine yeterli bir yapıya kavuşması gerektiğini ifade eden Gürer, mevcut uygulamaların ise ithalata bağımlılığı ortadan kaldırmadığını belirtti. Gürer, “Türkiye’de hayvancılıkta sorunlar artıyor. Hayvan varlığının azalması, et ve canlı hayvan ithalatının sürmesine neden oluyor. Resmi verilere göre büyükbaş hayvan varlığımız 16 milyon 800 bin civarında, koyun ve keçi varlığımız ise 54 milyon baş civarında görülüyor. Ancak sektör temsilcileri, gerçek hayvan varlığının açıklanan rakamların yaklaşık 2 milyon altında olduğunu ifade ediyor” dedi. ÜRETİCİNİN GELİRİ DÜŞÜYOR, GİDERİ ARTIYOR Hayvancılık yapan üreticilerin her geçen gün daha ağır maliyetlerle karşı karşıya kaldığını söyleyen Ömer Fethi Gürer, ahır giderlerinden veteriner hizmetlerine, yemden elektriğe kadar birçok kalemde ciddi artışlar yaşandığını belirtti. Gürer, “Üreticinin ahır giderleri artıyor, bakım giderleri artıyor, buzağı ölümleri artıyor, hastalıklar artıyor. Buna karşılık üreticinin geliri düşüyor. Gideri artan, geliri azalan üretici hayvancılığı sürdürmekte zorlanıyor. Bu nedenle hayvancılık yapanların sayısı da her geçen yıl azalıyor” diye konuştu. Türkiye’nin et ve hayvan açığının devam ettiğine dikkat çeken Gürer, sorunun çözümünün üretimi artırmak yerine ithalat yoluyla sağlanmaya çalışıldığını ifade etti. Gürer, “Ülkemizin et ve hayvan açığı devam ediyor. Bu açığa çözüm ise ithalatla bulunmaya çalışılıyor. Binlerce ton et ve yüz binlerce hayvan ithal ediliyor. Oysa yapılması gereken, ithalatla günü kurtarmak değil, yerli üreticinin üretimini sürdürebileceği koşulları oluşturmaktır” dedi. 7 AYDA YAKLAŞIK YARIM MİLYON HAYVAN İTHAL EDİLDİ Tarım ve Orman Bakanlığının 2026 yılı için 500 bin baş hayvan ithalatı planladığını hatırlatan Gürer, yılın ilk 7 ayında bu sayıya neredeyse ulaşıldığını söyledi. Gürer, “Tarım ve Orman Bakanlığı, 2026 yılı için 500 bin hayvan ithal edileceğini açıklamıştı. Ancak daha yıl tamamlanmadan, ilk 7 ayda 495 bin 527 baş hayvan ithal edildi. Yani Bakanlığın bir yıl için planladığı ithalat miktarına daha ilk 7 ayda ulaşıldı” ifadelerini kullandı. İthal edilen hayvanların türlerine ilişkin de bilgi veren Gürer, şunları söyledi: “İlk 7 ayda ithal edilen 495 bin 527 baş hayvanın 82 bin 454 başı damızlık sığır, 413 bin 73 başı ise damızlık dişi sığır olarak gerçekleşti. Yaklaşık yarım milyon hayvan ithal edildi. Bakanlığın kendi planladığı ithalat miktarına yıl tamamlanmadan ulaşılmış durumda.” Bu ithalatın Türkiye ekonomisine önemli bir döviz yükü getirdiğini ifade eden Gürer, “İlk 7 ayda yaklaşık 495 bin 527 baş sığırın ithal edilmesi karşılığında 177 milyon 265 bin dolar yurt dışına ödendi. Yerli üretimi güçlendirmek yerine dövizimizi yurt dışına gönderiyoruz” dedi. ET VE SÜT KURUMU KÂR EDERKEN VATANDAŞ ETE ULAŞAMIYOR Son yıllarda piyasanın dengelenmesi amacıyla Et ve Süt Kurumu aracılığıyla ithalat yapıldığını belirten Gürer, buna karşın yurttaşların ete erişim sorununun devam ettiğini söyledi. Gürer, “Et ve Süt Kurumu son yıllarda piyasanın dengelenmesi için ithalat gerçekleştiriyor. Ancak Et ve Süt Kurumunun verilerine baktığımızda kurumun kâr ettiğini görüyoruz. Oysa emekliler ve asgari ücretliler ete erişmekte sorun yaşıyor” dedi. Et ve Süt Kurumunun önceliğinin kâr etmek değil, yurttaşların uygun fiyatlarla ete erişimini sağlamak olması gerektiğini ifade eden Gürer, “Et ve Süt Kurumu ithal ettiği hayvandan ve etten kâr etme yerine başa baş noktasında kalmalı, piyasayı dengelemeli ve ete erişemeyen yurttaşların ete ulaşmasına olanak yaratmalıdır. Bugün emekli de asgari ücretli de kasaba gittiğinde et almakta zorlanıyor” diye konuştu. YERLİ ÜRETİCİ HAYVANINI KESİME GÖNDERMEK ZORUNDA KALIYOR Artan girdi maliyetlerinin hayvancılığı sürdürülemez hale getirdiğini belirten Gürer, üreticinin elindeki hayvanları kesime göndermek zorunda kaldığını söyledi. Gürer, “Yerli üretici, artan girdi maliyetleri karşısında hayvanını kesime göndermek durumunda kalıyor. Yem pahalı, mazot pahalı, elektrik pahalı, veterinerlik hizmetleri pahalı. Ahır giderleri sürekli artıyor. Ancak üreticinin gelirinde aynı oranda bir artış yaşanmıyor” dedi. Türkiye’de canlı hayvan ve et ithalatının 2010 yılından bu yana sürdüğüne dikkat çeken Gürer, yıllardır yapılan açıklamalara rağmen ithalatın sona ermediğini ifade etti. Gürer, “2010 yılında başlayan hayvan ve et ithalatı için her gelen Bakan, üç yıl içerisinde ithalatı sona erdireceğini açıkladı. Ancak aradan yıllar geçti ve ithalat hâlâ devam ediyor. Demek ki uygulanan politikalar, Türkiye’yi hayvancılıkta kendi kendine yeterli hale getiremedi” diye konuştu. BÜYÜKBAŞ ET İTHALATINDA MİLYONLARCA DOLAR YURT DIŞINA GİTTİ Ömer Fethi Gürer, büyükbaş et ithalatındaki yıllar içindeki artışa da dikkat çekerek, “2022 yılında yaklaşık 2 bin 169 ton büyükbaş eti ithal edildi. Bu ithalat için 21 milyon 574 bin dolar yurt dışına ödendi. 2023 yılında büyükbaş et ithalatı 36 bin 538 tona yükseldi. İthalat tutarı ise 235 milyon 999 bin dolar oldu” dedi. 2024 yılında ithalatın daha da arttığını belirten Gürer, “2024 yılında Türkiye yaklaşık 81 bin 164 ton büyükbaş eti ithal etti. Bunun karşılığında 524 milyon 28 milyon dolar yurt dışına ödendi. 2025 yılında ise yaklaşık 65 bin 708 ton büyükbaş eti ithal edildi ve bunun karşılığında 537 milyon 36 bin dolar döviz yurt dışına aktarıldı.” 2026 yılında da ithalatın yüksek seviyelerde devam ettiğini belirten Gürer, “2026 yılının daha ilk 7 ayında 54 bin 218 ton büyükbaş eti ithal edildi. Bu ithalat için 535 milyon 398 bin dolar yurt dışına ödendi. Yılın tamamlanmasına daha aylar varken, yalnızca 7 ayda ödenen döviz miktarı 535 milyon doları aştı” ifadelerini kullandı. KÜÇÜKBAŞ HAYVANCILIKTA DA İTHALAT DEVAM EDİYOR Türkiye’de et açığının kapatılması için özellikle koyun ve keçi yetiştiriciliğinin geliştirilmesi gerektiğinin yıllardır ifade edildiğini belirten CHP’li Ömer Fethi Gürer, “Küçükbaş hayvan varlığımızın artırılması gerektiği söyleniyor. Özellikle koyun ve keçi yetiştiriciliğiyle et açığının giderilebileceği ifade ediliyor. Ancak rakamlara baktığımızda küçükbaş hayvan etinde de ithalatın devam ettiğini görüyoruz” dedi. Küçükbaş et ithalatına ilişkin verileri paylaşan Gürer, “2022 yılında Türkiye yaklaşık 523 ton küçükbaş eti ithal etti ve bunun için 9 milyon 578 bin dolar ödendi. 2023 yılında 516 ton küçükbaş eti ithal edildi, ithalat tutarı 7 milyon 167 bin dolar oldu” diye konuştu. 2024 ve 2025 yıllarında da ithalatın sürdüğünü belirten Gürer, “2024 yılında yaklaşık 491 ton küçükbaş eti ithal edildi ve bunun karşılığında 5 milyon 420 bin dolar yurt dışına ödendi. 2025 yılında ise ithalat yeniden arttı ve 692 tona çıktı. Bunun karşılığında 9 milyon 364 bin dolar döviz yurt dışına gitti” dedi. 2026 yılında da ithalatın devam ettiğini ifade eden Gürer, “2026 yılının tamamlanmasına daha aylar varken 255 ton küçükbaş eti ithal edildi. Bu ithalat için de 3 milyon 849 bin dolar yurt dışına ödendi” şeklinde konuştu. GÜNEYDOĞU, DOĞU ANADOLU VE TRAKYA’DA HAYVANCILIK GELİŞTİRİLMELİ Türkiye’nin sahip olduğu potansiyelin doğru politikalarla hayvancılıkta dışa bağımlılığı ortadan kaldırabilecek düzeyde olduğunu söyleyen Gürer, bölgesel hayvancılık politikalarının geliştirilmesi gerektiğini vurguladı. Gürer, “Türkiye’nin özellikle Güneydoğu Anadolu ve Doğu Anadolu bölgelerinde mera hayvancılığı geliştirilmelidir. Trakya’da özellikle küçükbaş hayvancılık desteklenmelidir. Türkiye genelinde hayvancılığa yeterli ve sürdürülebilir destek verilmelidir” dedi. Buzağı ölümlerinin önlenmesi ve hayvan hastalıklarıyla daha etkin mücadele edilmesi gerektiğini de ifade eden Gürer, “Buzağı ölümlerinin önlenmesi gerekiyor. Hayvan hastalıklarıyla etkin ve sürekli mücadele edilmesi gerekiyor. Bunlar sağlanmadan hayvan varlığını artırmak mümkün değildir” diye konuştu. GİDERLER KATLANIYOR, GELİR AYNI ORANDA ARTMIYOR CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Üreticinin ahır giderleri artıyor. Veteriner bakım giderleri artıyor. Yem, mazot, elektrik ve diğer masraflarda katlanarak artış yaşanıyor. Ancak üreticinin gelirinde aynı oranda bir artış olmuyor. Böyle bir ortamda üreticinin hayvancılığı sürdürmesi her geçen gün daha da zorlaşıyor” dedi. Yerli üreticinin desteklenmemesi halinde ithalatın devam edeceğini belirten Gürer, “Bir taraftan üretici maliyetler nedeniyle üretimden uzaklaşıyor, diğer taraftan yurt dışından et ve hayvan ithal ediliyor. Sonuçta hem kendi üreticimizi kaybediyoruz hem de dövizimizi yurt dışına gönderiyoruz” ifadelerini kullandı. HAYVANCILIK YAPANLAR SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK SORUNU YAŞIYOR Son dönemde hayvancılık yapan üreticilerin en önemli sorununun üretimin sürdürülebilirliği olduğunu ifade ettiğini belirten Gürer, artan ahır giderlerinin üreticiyi zorladığını söyledi. Gürer, “Son dönemlerde özellikle hayvancılık yapanlar, ahır giderlerindeki artış nedeniyle hayvancılığı sürdürebilmenin sorun haline geldiğini söylüyor. Üretici için artık en temel sorunlardan biri, bu işi devam ettirip ettiremeyeceğidir” dedi. Sorunun yalnızca üreticiyle sınırlı olmadığını belirten Gürer, hayvan kesildikten sonra başlayan sürecin de maliyetleri artırdığını ifade etti. Gürer, “Hayvan kesildikten sonra kasaba gidiyor. Kasabın da kirası var, elektriği var, nakliye giderleri var, farklı işletme masrafları var. Yani maliyet zincirin her aşamasında artıyor. Bu nedenle sorun sadece üreticinin sorunu değil” diye konuştu. HEM ÜRETEN, HEM SATAN, HEM ALAN DERTLİ Türkiye’de hayvancılık ve et sektöründe üreticiden kasaba, tüketiciden işletmeciye kadar herkesin sorun yaşadığına dikkat çeken CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, iktidarın kalıcı çözümler üretmesi gerektiğini belirterek, “Bugün ette ve hayvancılıkta hem üretenin hem satanın hem de alanın aynı anda dert yandığı bir süreçteyiz. Üretici maliyetlerden şikâyetçi, kasap artan işletme giderlerinden şikâyetçi, yurttaş ise yüksek fiyatlar nedeniyle ete erişememekten şikâyetçi. Buna rağmen çözüm olarak ithalata yönelmek kalıcı bir politika değildir. Türkiye’nin hayvancılık potansiyeli vardır. Mera hayvancılığı geliştirilirse, küçükbaş hayvancılık desteklenirse, üreticiye yeterli destek sağlanırsa, buzağı ölümleri azaltılırsa ve hayvan hastalıklarıyla etkin mücadele edilirse Türkiye kendi kendine yeterli hale gelebilir. Ancak bunlar yapılmadığı sürece hayvan varlığındaki sorunlar, et açığı ve ithalat devam edecektir. İktidarın artık hayvancılıkta kalıcı ve üreticiyi önceleyen çözümler üretmesi gerekiyor” dedi.

TEK Market Ağı Candan Başkanla Büyüyor Haber

TEK Market Ağı Candan Başkanla Büyüyor

Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi’nin sosyal belediyecilik anlayışıyla hayata geçirdiği ve üretici ile tüketici arasında doğrudan köprü kuran TEK Market projesi büyümeye devam ediyor. 8 ayda 8’inci şubeye ulaşan TEK Market, Marmaraereğlisi’nde düzenlenen törenle yurttaşların hizmetine sunuldu. Süleymanpaşa, Çerkezköy, Hayrabolu, Şarköy, Malkara, Muratlı ve Saray’ın ardından Marmaraereğlisi’nde de hizmet vermeye başlayan TEK Market’in açılış töreninde konuşan Candan Başkan, “Marmaraereğlisi’nin 30 yıldır hasret kaldığı hizmetleri hayata geçiriyoruz. Biz konuşan değil; yapan, verdiği sözü tutan bir belediyecilik anlayışıyla çalışıyoruz. Altyapıdan üstyapıya, sosyal belediyecilikten ulaşıma, gıda ve tarımsal desteklere kadar vatandaşımızın nerede bize ihtiyacı varsa orada olmayı görev biliyoruz.” dedi. Açılış programı, saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Programda ilk olarak Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi Gıda Tarım Sanayi ve Ticaret A.Ş. Genel Müdürü Hakan Biçer söz alarak TEK Market modelinin işleyişi hakkında bilgi verdi. Biçer, yerel üretimi destekleyen ve vatandaşların kaliteli ürünlere uygun koşullarda ulaşmasını sağlayan projenin Eylül ayı sonuna kadar Tekirdağ’ın 11 ilçesinde yaygınlaştırılacağını belirterek nüfus ve ihtiyaçlara göre bazı ilçelerde birden fazla şube açılacağını ifade etti. Ardından konuşan Marmaraereğlisi Belediye Başkanı Mustafa Onur Bozkurter, Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi’nin altyapıdan üstyapıya, sosyal desteklerden ulaşıma kadar Marmaraereğlisi’nin kronikleşmiş sorunlarının çözümü için tüm imkânlarıyla çalıştığını belirtti. Bozkurter, halkın sofrasını büyüten TEK Market yatırımının ilçe için önemine dikkat çekerek, Candan Başkan ve Büyükşehir Belediyesi’ne teşekkür etti. Büyükşehir Belediyesi ile işbirliği ve dayanışma içerisinde çalışmaya devam edeceklerini belirtti. TEK MARKET İLE ÜRETİCİYE DESTEK, SOFRALARA BEREKET Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Candan Yüceer de TEK Market projesinin temelinde yerel üreticiyi desteklemek ve vatandaşa nitelikli ürün sunmak olduğunu vurguladı. Konuşmasında üreticinin yaşadığı zorluklara dikkat çeken Candan Başkan, “Şehrimize değer katan her hizmet bizim başımızın üstünde. Sosyal adaleti, sosyal dayanışmayı ve kırsal kalkınmayı sağlayan TEK Market projemizin 8’inci şubesini Marmaraereğlisi’nde açmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Yola çıkarken özellikle üreticilerimizi destekleme ihtiyacını gördük. Hayvancılığın ve tarımın giderek azaldığı, nüfusun kentlere göç ettiği bir dönemden geçiyoruz.” ifadelerini kullandı. Tekirdağ’ın üretim potansiyeline vurgu yapan Başkan Yüceer, sözlerini şöyle sürdürdü: “Oysa Trakya’mız, Tekirdağ’ımız bereketli topraklarıyla, üretim gücüyle, sanayisiyle, turizmiyle çok güçlü bir il. Biz de tarım ve hayvancılığımızı destekleyerek Tekirdağ’ımızı daha da güçlendirmek için üreticiden tüketiciye bir aks oluşturmak istedik. Bugün TEK Market tezgâhlarında satılan ürünlerin tamamı yüzde 100 Tekirdağ ürünüdür. Kendi üreticimizden aldığımız ürünleri kendi mezbahamızda işleyerek kıyma, kuşbaşı, köfte, kavurma, sucuk gibi et ürünlerini hemşehrilerimizin sofralarına sunuyoruz.” Candan Başkan, et ürünlerinin yanı sıra bölgenin süt ürünleri ile kadınların el emeği olan tarhana, kuskus ve kesme gibi yöresel lezzetleri de vatandaşla buluşturduklarını söyledi. “TEK MARKETLER 11 İLÇENİN TAMAMINDA YAYGINLAŞACAK” Yöresel lezzetlerin tanınmasının önemine değinen Başkan Yüceer, “Coğrafi işaret kadar, bu değerlerin Tekirdağ’ın 11 ilçesinde bilinmesi de önemli. İstiyoruz ki Türkiye’de de yer alsın, bu güzel lezzetleri herkes tanısın, herkes tatsın.” şeklinde konuştu. Projenin yaygınlaşacağını müjdeleyen Yüceer, “8’inci şubemizi açtığımız bu projeyi önümüzdeki hafta Çorlu’da açacağımız iki yeni TEK Market’le, ardından Kapaklı ve Çerkezköy ile büyüteceğiz. Eylül ayı sonuna kadar TEK Marketlerimizi 11 ilçemizin tamamında hemşehrilerimizin sofralarına ulaştırmış olacağız. Nüfusu fazla olan ilçelerimizde ihtiyaca göre şube sayısını artırarak toplamda 13 şubeye ulaşacağız.” açıklamasında bulundu. “SADECE ALTYAPI DEĞİL, HAYATIN HER ALANINDA VARIZ” Klasik belediyecilik anlayışının ötesine geçtiklerini söyleyen Başkan Yüceer, “Bazen ‘Belediyenin işi yol, altyapı, kaldırım yapmaktır’ diyorlar. Çok şükür biz onları da yapıyoruz. Marmaraereğlisi’nin 30 yıldır hasret kaldığı altyapı çalışmalarını sürdürüyoruz. Biz konuşan değil, yapan; verdiği sözü tutan bir belediyecilik anlayışıyla çalışıyoruz.” dedi. Vatandaşın her ihtiyacında yanında olduklarını belirten Yüceer, hastaneye ulaşım için yeni hatlar koyduklarını, Yeniçiftlik Mahallesindeki taziye evini de Eylül ayında tamamlayacaklarını ifade etti. İlçe belediyesiyle kurulan dayanışmaya dikkat çekerek, “İlçe belediyesiyle Büyükşehir el ele verdiğinde hizmetler vatandaşımıza çok daha hızlı ulaşıyor.” ifadelerini kullandı. “VATANDAŞIMIZIN NEREDE BİZE İHTİYACI VARSA BİZ ORADA OLMAYI GÖREV BİLİYORUZ” Marmaraereğlisi’nin çevre yatırımlarına değinen Candan Başkan, “Marmaraereğlisi arıtmamız bitti. Ancak Yeniçiftlik’te de bir arıtma tesisine ihtiyacımız var. Projemizi hazırladık. Eylül ayında ihalesine Büyükşehir Belediyemizin öz gücüyle çıkıyoruz.” müjdesini verdi. Sosyal projelerin süreceğini ekleyen Başkan Yüceer, “11 ilçemizi, 373 mahallemizi ve 1 milyon 300 bine dayanan nüfusumuzu hiç kimseyi kimseden ayırt etmeden, adaletli ve hakkaniyetli bir şekilde 21’inci yüzyıla yakışır hale getirmek için var gücümüzle çalışıyoruz.” şeklinde konuştu. “SİZ YETER Kİ BİZE İNANIN, BİZ CANDAN ÇALIŞMAYA DEVAM EDECEĞİZ” Belediye bütçesini titizlikle yönettiklerini dile getiren Candan Başkan, “Sizlerin ödediği her bir kuruş verginin hesabını yaparak, paranızı size hizmet olarak geri döndürüyoruz. Çünkü burası sizin ananızın ak sütü kadar helal.” vurgusunu yaptı. Konuşmasını teşekkürle sonlandıran Başkan Yüceer, “Sizlerin bana olan güvenini boşa çıkarmamak adına verdiğimiz sözleri tek tek hayata geçiriyoruz. Asla mazeret üretmeden, polemiğe girmeden işimiz gücümüz Tekirdağ’ı daha yaşanabilir hale getirmek. Siz yeter ki bize inanın, biz Candan çalışmaya devam edeceğiz. TEK Market’imiz Marmaraereğlisi’ne hayırlı uğurlu olsun.” dedi. Konuşmaların ardından protokol üyeleri kurdele keserek TEK Market Marmaraereğlisi Şubesi’nin açılışını gerçekleştirdi. Candan Başkan ve beraberindekiler, açılışın ardından marketi gezerek satılan ürünleri inceledi. Yoğun ilgi ve coşkulu bir atmosferde gerçekleşen programa; Başkan Yüceer’in yanı sıra Marmaraereğlisi Belediye Başkanı Mustafa Onur Bozkurter, siyasi parti temsilcileri, Büyükşehir ve ilçe belediyesi bürokratları, muhtarlar, sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve çok sayıda vatandaş katıldı.

Candan Başkan Çorlu Tarımtech Fuarı'nda Üreticilerle Buluştu Haber

Candan Başkan Çorlu Tarımtech Fuarı'nda Üreticilerle Buluştu

Tekirdağ’ın ve Trakya’nın güçlü tarımsal üretim potansiyelini teknolojiyle buluşturan 19. Çorlu Tarımtech Tarım, Hayvancılık, Tohum, Meyvecilik, Sulama Teknolojileri ve Tarım Makineleri Fuarı kapılarını açtı. Fuarın açılışında konuşan Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Candan Yüceer, “Bizim hayalimiz; gencin köyünde kalmak zorunda olduğu değil, köyünde kalmayı tercih ettiği bir Tekirdağ.” dedi. 10-15 Ağustos tarihleri arasında Çorlu Fuar Alanı’nda ziyaretçilerini ağırlayacak olan fuarda Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi de Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı koordinasyonunda açtığı stantla yerini aldı. Büyükşehir Belediyesi standında kırsal kalkınmaya yönelik projeler tanıtılırken, TEK Marketlerde vatandaşlarla buluşturulan yerli ve doğal ürünler de sergileniyor. CANDAN BAŞKAN: “TARIM BİZİM İÇİN ÇOK KIYMETLİ” Fuarın açılışında konuşan Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Candan Yüceer, Trakya’nın üretim gücünü, alın terini ve teknolojiyi aynı çatı altında buluşturan fuarın 19’uncusuna ev sahipliği yapmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Tekirdağ’ın güçlü sanayisinin yanı sıra önemli bir tarım kenti olduğuna dikkat çeken Başkan Yüceer, kentin çok yönlü yapısının altını çizdi. “Bize her gittiğimiz yerde sorarlar: Tekirdağ sanayi şehri mi, tarım şehri mi, turizm şehri mi, lojistik merkez mi, üniversite şehri mi?yahu Biz de her seferinde gururla diyoruz ki: Tekirdağ hepsi. Bunların her biri. Hiçbirinden vazgeçmek istemiyoruz. Ancak tarım bizim için çok kıymetli.” dedi. “TEKİRDAĞ’IN TARIMI GERİDE DURAMAZ” İklim değişikliği, kuraklık, su kaynakları üzerindeki baskı ve artan üretim maliyetlerinin tarım sektörünü her geçen gün daha fazla etkilediğini ifade eden Candan Başkan, dünyada tarımın teknoloji, bilim ve verimlilik ekseninde yeniden şekillendiğini söyledi. “Eski bolluğumuz, eski bereketimiz, eski konforumuz yok maalesef artık. Kuraklık var, su kaynaklarımız üzerindeki baskı büyüyor, üretim maliyetleri yükseliyor, rekabet güçleniyor. Dünya tarımı teknolojiyle, verimle, bilimle yeniden şekilleniyor. Biz de geride duramayız. Tekirdağ’ın tarımı da geride duramaz.” diyen Başkan Yüceer, Büyükşehir Belediyesi olarak üretimin devamlılığı için sorumluluk almaya devam ettiklerini vurguladı. Candan Başkan, üreticinin maliyetlerini azaltmak, üretim kapasitesini artırmak, kırsalda yaşamı güçlendirmek ve Tekirdağ’ın üretim gücünü gelecek kuşaklara aktarmak amacıyla çok sayıda proje yürüttüklerini belirtti. ÜRETİMİN HER AŞAMASINDA ÜRETİMİ DESTEKLEYEN BİR BÜYÜKŞEHİR Kırsal kalkınmaya yönelik çalışmalara değinen Başkan Yüceer; yem destekleri, “Hadi Gel Köyümüzde Sürümüzü Büyütelim” projesi, mazot ve fide desteklerinin yanı sıra arıcılık ve balıkçılığa yönelik destekleri de sürdürdüklerini ifade etti. Tarla yollarının açılmasından bağcılık ve yem bitkilerinin desteklenmesine, kırsal altyapının güçlendirilmesinden hayvan içme suyu göletleri ve tarımsal amaçlı su depolarının kazandırılmasına kadar farklı alanlarda çalışmalar yürüttüklerini belirten Başkan Yüceer, “Çünkü üreticinin desteğe ihtiyacı yalnızca ekim zamanı değil, tarlasına giderken de, hayvanını sularken de, ürününü yetiştirirken de devam ediyor.” dedi. “ÜRETİCİDEN TÜKETİCİYE OLAN AKSI GÜÇLENDİRİYORUZ” Tarımda üretim kadar ürünün değerinde satılabilmesinin de önemli olduğunu vurgulayan Candan Başkan, üreticinin pazara erişimini güçlendirmek amacıyla TEK Market projesini geliştirdiklerini söyledi. Birçok ilçede hizmet vermeye başlayan TEK Marketlerin önümüzdeki aylarda 11 ilçenin tamamında hayata geçirilmesinin hedeflendiğini belirten Başkan Yüceer, “Üreticiden tüketiciye olan aksı güçlendirirken tüketiciyi de yüzde yüz yerli, sağlıklı, ekonomik ve güvenilir gıdayla buluşturmak bizim en büyük hedefimiz.” ifadelerini kullandı. 1.340 DEKARDA KAPALI DEVRE SULAMA Tarımda teknolojinin yanı sıra su kaynaklarının verimli kullanılmasının da büyük önem taşıdığını belirten Başkan Yüceer, kuraklığın etkilerinin giderek arttığı süreçte kapalı sulama sistemlerinin yaygınlaştırılmasını hedeflediklerini söyledi. Kazandere’de hazırlanan projeyle 1.340 dekar tarım arazisinin kapalı devre sulama sistemiyle buluşturulacağını ifade eden Başkan Yüceer, “Vahşi sulamanın önüne geçerek su tasarrufu sağlarken üretim gücünü artırmayı hedefliyoruz.” dedi. “GENCİN KÖYÜNDE KALMAYI TERCİH ETTİĞİ BİR TEKİRDAĞ” Kırsal kalkınma çalışmalarının yalnızca bugünün üretimini değil, geleceğin kırsal yaşamını da güvence altına almayı hedeflediğini vurgulayan Başkan Yüceer, gençlerin köylerde kalmasını sağlayacak ekonomik ve sosyal yapının oluşturulmasının önemine dikkat çekti. “Bizim hayalimiz, gencin köyünde kalmak zorunda olduğu bir Tekirdağ değil; köyünde kalmayı tercih ettiği bir Tekirdağ inşa etmek.” diyen Yüceer, Tekirdağ’ın üreticisine ve Trakya’nın bereketine güvendiklerini belirtti. Üreticiye, toprağa, suya ve doğaya sahip çıkıldığı sürece Tekirdağ ve Türkiye için güzel bir geleceğin mümkün olduğunu ifade eden Başkan Yüceer, fuarın düzenlenmesinde emeği bulunanlara teşekkür etti. BÜYÜKŞEHİR’İN KIRSAL KALKINMA ÇALIŞMALARI FUARDA Açılış kurdelesinin kesilmesinin ardından Başkan Dr. Candan Yüceer ve beraberindeki protokol üyeleri fuar alanını gezerek stantlarda sergilenen tarım makineleri, ekipmanlar ve sulama teknolojileri hakkında firma temsilcilerinden bilgi aldı. Büyükşehir Belediyesi standını da ziyaret eden Başkan Yüceer, burada kırsal kalkınmaya yönelik çalışmalar hakkında bilgi aldı ve TEK Marketlerde vatandaşlarla buluşturulan ürünleri inceledi. Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi, fuar süresince üreticilerle bir araya gelerek tarım, hayvancılık ve kırsal kalkınma alanında hayata geçirdiği destek ve projeleri tanıtmaya devam edecek. Çorlu Tarımtech Tarım Fuarı, 15 Ağustos’a kadar Çorlu Fuar Alanı’nda ziyaretçilerini ağırlayacak. Çorlu Fuar Alanı’nda düzenlenen açılış törenine Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Candan Yüceer, Çorlu Belediye Başkanı Ahmet Sarıkurt, Ergene Belediye Başkanı Müge Yıldız Topak, Çorlu Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı İzzet Volkan, Çorlu TSO Meclis Başkanı Erdim Noyan, protokol üyeleri, siyasi parti ve sektör temsilcileri, üreticiler ile çok sayıda vatandaş katıldı.

Ayçiçeği Üretiminde Maliyet Analizi İçin Saha Çalışması Haber

Ayçiçeği Üretiminde Maliyet Analizi İçin Saha Çalışması

Tarım ve Orman Bakanlığı, ayçiçeği üretiminde maliyet verilerinin doğruluğunu artırmak ve sektörün geleceğini planlamak amacıyla Tekirdağ’da kapsamlı bir teknik inceleme gerçekleştirdi. Trakya’nın tarımsal kalbi Tekirdağ, Edirne ve Kırklareli’nden gelen uzmanlar, üretim maliyetlerini mercek altına aldı. ​Tarım ve Orman Bakanlığı merkez birimleri (TRGM, BÜGEM, TAGEM ve SGB) ile Trakya bölgesindeki İl ve İlçe Tarım ve Orman Müdürlüklerinden uzman teknik personelin katılımıyla, Tekirdağ ev sahipliğinde "Ayçiçeği Üretim Maliyetleri Belirleme" toplantısı düzenlendi. ​Maliyet Analizinde "Yerinde İnceleme" Dönemi ​Program, ayçiçeği üretim sezonunda maliyetleri etkileyen tüm faktörlerin en şeffaf ve doğru şekilde hesaplanmasını hedefliyor. Toplantıda öne çıkan teknik başlıklar şunlar oldu: ​Veri Doğrulama ve Kalite Kontrol: Üretim maliyeti hesaplamalarında kullanılan veri kaynaklarının güncelliği ve güvenilirliği değerlendirildi. ​Yöntemsel Yaklaşım: Aykırı değerlerin tespiti, geçmiş yıl verileriyle kıyaslamalı analizler ve çiftçi beyanlarının doğrulanması süreçleri masaya yatırıldı. ​Girdi ve Verim Takibi: 2026 yılı ekim alanlarındaki değişimler, girdi fiyatlarındaki hareketlilik ve güncel verim beklentileri detaylıca analiz edildi. ​Üreticilerle Yüz Yüze Görüşmeler ​Toplantının ardından saha ziyaretlerine geçen teknik heyet, ayçiçeği üretimi yapan işletmeleri yerinde inceledi. Üreticilerle doğrudan iletişim kuran uzmanlar, üretim sürecindeki gerçek maliyet kalemlerini, gübre, tohum, mazot gibi girdi kullanım oranlarını ve çiftçinin sahadaki beklentilerini kayıt altına aldı. ​Bakanlık yetkilileri, saha çalışmalarından elde edilen bu somut bulguların, toplantıda ele alınan teorik verilerle birleştirilerek "veri doğrulama" sürecine doğrudan katkı sağlayacağını belirtti. ​Tarımsal Planlamada Verinin Gücü ​Trakya bölgesi, Türkiye’nin ayçiçeği üretiminde stratejik bir öneme sahip. Bakanlık tarafından gerçekleştirilen bu çalışma, özellikle üretim planlamasının yapıldığı günümüzde, çiftçi gelirlerinin korunması ve sürdürülebilir tarım politikalarının oluşturulması için kritik bir veri altyapısı sağlıyor.

Başkan Yüceer: "Birlikte Güçlüyüz, Birlikte Trakya'yız" Haber

Başkan Yüceer: "Birlikte Güçlüyüz, Birlikte Trakya'yız"

Trakya Belediyeler Birliği’nin Nisan Ayı Meclis Toplantısı’nda yeniden başkanlığa seçilen Başkan Dr. Candan Yüceer, “Trakya bir bütündür ve sorunlarımız ortak, çözümümüz de ortak olmak zorunda... Birlikte güçlüyüz, birlikte Trakya’yız” mesajıyla bölgeyi tehdit eden nükleer santral ve su krizi gibi kritik konularda dayanışma vurgusu yaptı. Trakya Belediyeler Birliği’nin 2026 Yılı Nisan Dönemi Olağan Meclis Toplantısı Tekirdağ’da yoğun katılımla gerçekleştirildi. Toplantıda yapılan seçimler sonucunda Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Candan Yüceer, ikinci kez Trakya Belediyeler Birliği Başkanlığı’na seçilerek güven tazeledi. Nisan Dönemi Meclis Toplantısı öncesinde önceki dönemin son encümen toplantısı yapılırken, ardından gerçekleştirilen meclis toplantısında birlik yönetim organları yeniden belirlendi. Gizli oylama ile yapılan seçimlerde birlik başkanlığının yanı sıra meclis birinci ve ikinci başkan vekillikleri, kâtip üyelikleri, encümen üyeleri ile plan ve bütçe komisyonu üyeleri seçildi. Yeni dönemde birlik yönetim yapısı şekillenirken, gündemde yer alan maddeler de görüşülerek karara bağlandı. GÜNDEM MADDELERİ VE İŞBİRLİKLERİ Toplantıda ayrıca Trakya Belediyeler Birliği’nin 2025 yılı faaliyet raporu ve kesin hesapları meclisin onayına sunulurken, Trakya Kalkınma Ajansı ile işbirliği yapılmasına yönelik protokol için birlik başkanına yetki verilmesi ve uluslararası işbirliklerine ilişkin adımlar da ele alındı. Türkiye’den Trakya Belediyeler Birliği ile Bulgaristan, Romanya ve Kuzey Makedonya’daki yerel yönetim birlikleri arasında planlanan dört taraflı işbirliği protokolü de gündemde yer aldı. ÜYE SAYISI 43’E YÜKSELDİ Birliğin büyümesini sürdürdüğü toplantıda yeni üyelikler de dikkat çekti. Daha önce birlikten ayrılan Balıkesir Marmara Adalar Belediyesi yeniden üye olurken, Çanakkale Kepez Belediyesi’nin de katılımıyla üye sayısı 43’e yükseldi. SUNUMLAR GERÇEKLEŞTİRİLDİ Toplantı kapsamında çeşitli sunumlar da gerçekleştirildi. Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi Eğitim Şube Müdürü Erkan Ilgaz, birlik bünyesinde yürütülen eğitim faaliyetlerine ilişkin bilgi paylaşımında bulundu. Afet İşleri ve Risk Yönetimi Daire Başkanı Sevim Avcı Yener, İklim ve Afet Platformu çalışmaları kapsamında afet yönetimine ilişkin mevcut durum ve yapılması gerekenler hakkında değerlendirmeler yaparken, İklim Platformu Başkanı Nilgün Erkmen Göktaş da iklim konusu hakkında kapsamlı bir sunum gerçekleştirdi. Trakya Kalkınma Ajansı uzmanı Berkay Habiboğlu ise Avrupa Birliği fonları ve diğer finansman kaynaklarına ilişkin bilgiler vererek, belediyelerin bu fonlardan yararlanabilmesi için güçlü proje ekiplerinin önemine dikkat çekti. Çorlu Belediye Başkan Yardımcısı Güner Çetin de uluslararası işbirliği perspektifinde dört ülkeyi kapsayan protokol sürecine ilişkin sunum yaptı. CANDAN BAŞKAN: “TRAKYA’NIN MESELESİ SADECE TRAKYA’NIN DEĞİL, TÜRKİYE’NİN MESELESİDİR” Toplantıda konuşan Büyükşehir Belediye Başkanı ve Trakya Belediyeler Birliği Başkanı Dr. Candan Yüceer, Trakya Bölgesi’nin Türkiye açısından önemine değinerek, “Trakya, köklü tarihi, güçlü üretim kültürü ve stratejik konumuyla ülkemizin en kıymetli bölgelerinden biridir. Aynı anda hem sanayiyi hem tarımı hem ticareti taşıyan, üretimiyle, ihracatıyla, ödediği vergilerle Türkiye’ye büyük katma değer sağlayan bir bölgedir. Bu nedenle Trakya’nın meselesi sadece Trakya’nın değil, Türkiye’nin meselesidir” şeklinde konuştu. “TRAKYA BİR BÜTÜNDÜR” Bölgenin bütüncül bir yaklaşımla ele alınması gerektiğini vurgulayan Başkan Yüceer, “Biz Trakya’ya bir bütün olarak bakıyoruz. Sanayisiyle, tarımıyla, limanlarıyla, üniversiteleriyle Trakya bir bütündür. Ve bu bütünlüğü koruyarak, hiçbir alanı ihmal etmeden yol yürümek zorundayız” dedi. “NÜFUS VE İHTİYAÇLAR ÇOK HIZLI BÜYÜYOR ANCAK KAYNAKLARIMIZ AYNI HIZDA BÜYÜMÜYOR” Trakya’nın karşı karşıya olduğu sorunlara dikkat çeken Candan Başkan, “Bugün bölgemiz çok ciddi bir baskı altında. Trakya, özellikle Tekirdağ’ımız yoğun bir göç alıyor. Nüfus hızla artıyor, sanayi büyüyor, tüketim artıyor ama kaynaklarımız aynı hızda büyümüyor. En başta da su… Yer altı sularına bağımlılığımız her geçen gün artıyor ve bu durum sürdürülebilir değil” ifadelerini kullandı. NÜKLEER SANTRAL VURGUSU Trakya Bölgesi’nde inşa edilmesi planlanan nükleer santral konusuna da değinen Başkan Yüceer, nükleer santralin bölgeyi felakete sürükleyeceğini ifade ederek, “İşte tam da bu noktada, bölgemizin taşıma kapasitesini zorlayacak adımlara çok dikkat etmek zorundayız. Özellikle nükleer santral gibi su tüketimi, çevresel etkileri ve uzun vadeli riskleri son derece yüksek olan projelerin Trakya’nın gerçekleriyle uyumlu olmadığını açıkça ifade etmek durumundayız. Bu mesele sadece bir enerji meselesi değil; suyun, tarımın, doğanın ve gelecek nesillerimizin meselesidir” dedi. “SORUNLARIN HİÇBİRİ İL YA DA İLÇE SINIRI TANIMIYOR” Başkan Yüceer, bölgenin ortak sorunlarına da değinerek, “Bugün karşı karşıya olduğumuz sorunlar da ortak. İklim krizi, kuraklık, çevre sorunları, ekonomik zorluklar… Bunların hiçbiri il ya da ilçe sınırı tanımıyor. O yüzden bu sorunlara verilecek cevap da ortak olmak zorunda” diye konuştu. “BİRLİKTE GÜÇLÜYÜZ, BİRLİKTE TRAKYA’YIZ” Trakya Belediyeler Birliği’nin önemine vurgu yapan Candan Başkan, “İşte tam da bu noktada Trakya Belediyeler Birliği’nin varlığı çok kıymetli. Bu birliğin en temel amacı; dayanışmayı kurumsallaştırmak, bilgi ve deneyimi paylaşmak, ortak aklı büyütmektir. Çünkü biz biliyoruz ki; birlikte güçlüyüz, birlikte Trakya’yız” ifadelerini kullandı. “ORTAK SORUMLULUKLA HAREKET ETMELİYİZ” Konuşmasının devamında birlik ruhuna dikkat çeken Yüceer, “Hiçbir belediyemizin kendini yalnız hissetmediği, her birimizin birbirine omuz verdiği bir anlayışı büyütmek zorundayız. Farklılıklarımız olabilir ama bizi bir araya getiren ortak sorumluluğumuzdur, ortak sevdamızdır” dedi. “TRAKYA’NIN YARINI AYDINLIK OLSUN“ Başkan Yüceer, sözlerini şu ifadelerle tamamladı: “Bizim meselemiz; Trakya’nın sesini daha güçlü duyurmak, potansiyelini ortaya çıkarmak ve bunu sürdürülebilir kılmaktır. İnanıyorum ki, bu birlik çatısı altında dayanışmamızı büyüterek, ortak aklı güçlendirerek ve birlikte hareket ederek Trakya’nın geleceğini çok daha güçlü şekilde inşa edeceğiz. Bu duygularla bugüne kadar emek veren herkese teşekkür ediyor, bundan sonra görev alacak arkadaşlarımıza başarılar diliyorum. Birliğimiz daim olsun, Trakya’nın yarını aydınlık olsun. Hepinize saygılar sunuyorum.” Toplantı, yeni dönemde görev alacak üyelere başarı dilekleri ve Trakya’nın ortak geleceğine vurgu yapılan mesajlarla sona erdi.

Trakya’nın İlk Küçükbaş Hayvancılık Festivali Malkara’da Başladı Haber

Trakya’nın İlk Küçükbaş Hayvancılık Festivali Malkara’da Başladı

Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi öncülüğünde düzenlenen ve Trakya’da bir ilk olma özelliği taşıyan “Küçükbaş Hayvancılık Festivali” kapılarını açtı. Festivalin ilk gününde damızlık koç dağıtımı yapılırken, Başkan Dr. Candan Yüceer üreticiye mazot ve ekipman desteği müjdesi verdi. ​Tekirdağ’ın tarım ve hayvancılık vizyonunu güçlendirecek dev organizasyon Malkara Eski Otogar alanında coşkuyla başladı. 3-5 Nisan 2026 tarihleri arasında gerçekleşecek olan festival; Malkara Belediyesi, Zootekni Federasyonu ve Damızlık Koyun Keçi Yetiştiricileri Birliği gibi güçlü paydaşların iş birliğiyle hayata geçirildi. ​Candan Yüceer: “Kırsal Güçlüyse Şehir Güçlüdür” ​Açılış töreninde konuşan Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Candan Yüceer, hayvancılığın bölge ekonomisi için hayati önemine değindi. Başkan Yüceer, "Bu festival sadece bir etkinlik değil, bir üretim seferberliğidir. Tekirdağ’ı tarım ve hayvancılıkta Türkiye’ye örnek bir şehir haline getirmek için kararlıyız" dedi. ​[Image: Tekirdağ Mayor Candan Yüceer at Malkara Livestock Festival] ​5 Yılda 6.250 Küçükbaş Hayvan Desteği Hedefi ​Üreticinin girdi maliyetleri altında ezilmemesi için başlatılan “Hadi Gel Köyümüze, Sürümüzü Büyütelim” projesinin detaylarını paylaşan Başkan Yüceer, şu rakamlara dikkat çekti: ​Yıllık Destek: Her yıl 1.250 küçükbaş hayvan dağıtımı. ​Toplam Hedef: 5 yılın sonunda 6.250 hayvanın sürülere katılması. ​Odak Noktası: Gençlerin ve kadınların hayvancılığa teşvik edilmesi. ​Müjde: Üreticiye Mazot Desteği Başladı ​Başkan Yüceer, sahadan gelen talepleri geri çevirmediklerini belirterek, hayvancılık ve tarım sektörü için kritik olan mazot desteğinin başladığını duyurdu. Ayrıca, uygun fiyatlı ve sağlıklı etin adresi olan TEK Market projesinin 11 ilçenin tamamına yayılacağını müjdeledi. ​Festival Programında Neler Var? (4-5 Nisan) ​Açılış gününde hak sahiplerine 22 adet damızlık koç teslim edilirken, festivalin geri kalan günleri de dopdolu geçecek: ​Sektörel paneller ve bilgilendirme toplantıları. ​Peynir tadım yarışmaları. ​Damızlık Koç ve Yün Kırkma yarışmaları. ​En yeni tarım ve hayvancılık ekipmanlarının sergilendiği stantlar.

Pirinçte İthalat Patlaması! Haber

Pirinçte İthalat Patlaması!

Edirne Milletvekili ve Ziraat Mühendisi Ediz Ün, Türkiye’nin pirinç ithalatındaki korkutucu artışı rakamlarla gözler önüne serdi. Geçen yılın aynı dönemine göre ithalatın yaklaşık 5 kat arttığını belirten Ün, Türkiye'nin bir "ithalat cennetine" dönüştürüldüğünü savundu. ​Pirinç İthalatı Yüzde 376 Arttı! ​TÜİK’in dış ticaret verilerini analiz eden Ediz Ün, 2026 yılının ilk iki ayına ait verilerin tarımdaki çöküşü kanıtladığını söyledi. Ün'ün paylaştığı rakamlara göre:​İhracat düştü, geçen yıl 10 bin ton olan pirinç ihracatı, bu yıl %30 azalarak 7 bin tona geriledi. ​İthalat patladı, geçen yıl 11 bin ton olan ithalat, %376 artışla 52 bin tona yükseldi. ​Ün, bu durumu "Neredeyse 5 katlık bir artış söz konusu. Kendi kendine yeten Türkiye, pirinçte dışa bağımlı hale getirildi" sözleriyle eleştirdi. ​Dünyanın Pirincini Türkiye Alıyor: İşte Tedarikçi Ülkeler ​Türkiye’nin sofrasındaki pirincin büyük bir kısmının artık ithal olduğunu vurgulayan Ün, 52 bin tonluk ithalatın yapıldığı ülkeleri şöyle sıraladı: Hindistan: %23, Arjantin: %17, Çin: %13, Uruguay: %12, Yunanistan: %11 ​"Çeltik Başkenti Edirne’de Üretim Kan Kaybediyor" ​Türkiye’deki çeltik üretiminin merkezi olan Trakya ve özellikle Edirne’deki düşüşe dikkat çeken Ziraat Mühendisi Ediz Ün, üretimin 2019'dan bu yana yerinde saydığını ifade etti: ​"Türkiye üretiminin %38’ini tek başına karşılayan Edirne’de, 2019 yılında 432 bin ton olan üretim, 2024’te 391 bin tona geriledi. AKP iktidarı üretimi planlamak yerine ithalatı tercih ederek çiftçiyi cezalandırıyor." ​"Faize Kaynak Var, Çiftçiye Yok!" ​Gıda güvenliğinin bir milli güvenlik sorunu olduğunu hatırlatan Ün, hükümetin bütçe tercihlerini de eleştirdi. Savaş ve kriz dönemlerinde diğer ülkelerin çiftçisini koruduğunu belirten Edirne Milletvekili, "Faiz ödemelerine kaynak bulan iktidar, üretim maliyetleri altında ezilen çiftçiye yeterli desteği vermiyor" dedi. ​Çözüm Önerileri: ​Alım Fiyatları: Çiftçiye kazanç sağlayacak taban fiyatlar belirlenmeli. ​Maliyet Desteği: Gübre, mazot ve ilaç gibi üretim maliyetleri düşürülmeli. ​Üretim Planlaması: İthalat odaklı değil, üretim odaklı politikalara dönülmeli. ​Ediz Ün, açıklamasını "Cumhuriyet nasıl tarımla ayağa kalktıysa, ülkemiz de yeniden üretimle güçlenecektir" diyerek noktaladı.

Kırklareli'ne Nükleer Santral Trakya'nın Ölüm Fermanıdır! Haber

Kırklareli'ne Nükleer Santral Trakya'nın Ölüm Fermanıdır!

CHP Kırklareli Milletvekili ve TBMM Çevre Komisyonu Üyesi Vecdi Gündoğdu Kırklareli’nde Planlanan Nükleer Santral hakkında bir basın açıklaması yaptı. Milletvekili Gündoğdu yaptığı yazılı açıklamada şu ifadelere yer verdi; ''Doğasıyla, tarımıyla ve su kaynaklarıyla yalnızca Trakya’nın değil, İstanbul’un da yaşam güvencesi olan Kırklareli Kıyıköy–Kışlacık mevkiinde planlanan nükleer santral projesinin yer seçiminin onaylandığı ilgili bakanlık tarafından açıklanmak durumunda kalınmıştı. Yine son aldığımız bilgi ve duyumlar çerçevesinde anılan bölgede sismik ölçüm ile meteorolojik veri toplama çalışmalarının başlatıldığını kaygıyla öğrenmiş bulunuyoruz. Daha önce defalarca TBMM kürsüsünden, ilgili komisyonlarda uyarılarımızı ilgili bakanlıklılara aktarmış ve yer seçiminin doğru olmadığını ısrarla belirtmiştik. Tüm uyarılarımıza rağmen bakanlıklar bölgede çalışmalarını sürdürüyor olması kabul edilmez. Bu karar; bilimi, hukuku, halk sağlığını ve kamu yararını hiçe sayan, kapalı kapılar ardında alınmış bir dayatmanın açık göstergesidir. Söz konusu saha, Trakya’nın içme ve kullanım sularını besleyen Mutlak Koruma Alanı içerisinde yer almaktadır. Bu alanlara en küçük müdahale dahi yapılması mümkün değildir. Buna rağmen projede ısrar edilmesi; milyonlarca ağacın kesilmesi, sayısız canlının yok olması, habitatların parçalanması ve büyük bir orman ekosisteminin geri dönüşü olmayacak biçimde tahrip edilmesi anlamına gelmektedir. Kırklareli’nin ve Istranca Dağları’nın yalnızca bir “arazi” değil; longozlarıyla, subasar ormanlarıyla, tarım alanlarıyla Trakya’nın ve İstanbul’un yaşam pınarı olduğu gerçeğini bir kez daha hatırlatıyoruz. Ergene Havzası Trakya Alt Bölgesi 1/100.000 ölçekli revizyon çevre düzeni planında orman alanı ve tarım arazisi olarak tanımlanan anılan bölgenin, rant uğruna gözden çıkarılması Trakya’nın ölüm fermanına onay vermektir. Kırklareli’ne nükleer santral dayatması, Trakya’nın geleceğine ve canlı yaşamına vurulmak istenen ağır bir darbedir. Trakya halkının iradesi yok sayılamaz! Bizler; Yaşam hakkını, temiz çevre hakkını, halkın katılımını, bilimsel ve şeffaf planlamayı, Hukukun üstünlüğünü savunmaktan asla vazgeçmeyeceğiz.''

Trakya'nın Afet ve İklim Yol Haritası Edirne’de Çizildi Haber

Trakya'nın Afet ve İklim Yol Haritası Edirne’de Çizildi

Edirne Belediyesi, Trakya genelindeki belediyelerin katılımıyla düzenlenen İklim, Çevre ve Afet Yönetimi platformlarının ikinci toplantısına ev sahipliği yaptı. Belediye Başkanı Filiz Gencan, bölgedeki su krizi ve afet hazırlıklarına dikkat çekerek dayanışma vurgusu yaptı. Trakya Belediyeler Birliği koordinasyonunda düzenlenen “İklim ve Çevre” ile “Afet ve Risk Yönetimi” platformları, 2. toplantı için Edirne’de bir araya geldi. Bölge belediyelerinin teknik ekiplerinin ve müdürlerinin katıldığı toplantıda, Trakya’nın ortak sorunlarına yönelik stratejik eylem planı taslağı paylaşıldı. "EN ÖNEMLİ GÖREVİMİZ RİSKLERİ YÖNETMEK" Toplantının açılışında konuşan Başkan Filiz Gencan, “Artık yerel yöneticiler olarak en önemli sorumluluğumuz; riskleri ve afetleri önceden yönetebilmektir. Trakya, Türkiye’nin en kıymetli ancak stratejik anlamda en çok dikkat gerektiren bölgelerinden biri. İklim krizinin ve kuraklığın etkilerini bizzat yaşıyoruz,” ifadelerini kullandı. SU KRİZİ VE TARIMSAL KURAKLIĞA DİKKAT ÇEKTİ Edirne’nin son yılların en büyük su krizlerinden birini geçirdiğini hatırlatan Gencan, iklim değişikliğinin bölge ekonomisi üzerindeki ağır bilançosuna değindi: "Trakya, TÜİK verilerinde en yoksul bölgelerden biri olarak ilan edildi. Bunun temel nedeni ciddi kuraklıktır. Çiftçimiz mahsulünü tarlada bırakmak zorunda kalıyor ve yavaş yavaş topraktan uzaklaşıyor. Bu sadece çevresel değil, sosyolojik ve ekonomik bir krizdir. Bu sorunu el birliğiyle, iş birliğiyle çözmek zorundayız." EDİRNE: BÖLGENİN STRATEJİK GÜVENLİK MERKEZİ Başkan Gencan, Edirne’nin afet yönetimindeki stratejik rolüne de dikkat çekti. İstanbul ve Tekirdağ’ın deprem kuşakları üzerindeki riskine atıfta bulunan Gencan, "Edirne merkez olarak biz bir deprem kuşağında olmasak da, olası bir afet anında bölgenin en stratejik merkez toplanma alanı haline geleceğiz. Bu yüzden hazırlıklarımızı en üst seviyede tutuyoruz" dedi. Geçtiğimiz yaz yaşanan büyük yangınlarda Tekirdağ, Çanakkale ve İstanbul ile sergilenen omuz omuza mücadeleyi örnek gösteren Gencan, şu sözlerle konuşmasını tamamladı: "İşi en iyi bilenleri bir araya getirerek kriz anlarını nasıl koordine edeceğimizin altyapısını oluşturuyoruz. Amacımız, sadece kağıt üzerinde kalan değil, bilimsel temelli ve kriz anında hızla devreye giren 'yaşayan' bir eylem planını hayata geçirmektir." Toplantının açılış konuşmalarını; İklim Ve Çevre Platformu Koordinatörü, Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi İklim Değişikliği Ve Sıfır Atık Daire Başkanı Nilgün Erkmen Göktaş, Afet Ve İklim Platformu Koordinatörü, Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi Afet İşleri ve Risk Yönetimi Daire Başkanı Sevim Avcı Yener ve Silivri Belediye Başkanı Bora Balcıoğlu da gerçekleştirdi. Silivri Belediye Başkanı Balcıoğlu konuşmasına Silivri halkını sevgi ve selamlarını ileterek başladı. Trakya Belediye Birliği’ne katılmanın mutluluğunu yaşamış olduğuna ve Silivri’nin konumunun önemine değindi. “Ben Ekrem Başkanımızın görevlendirmesiyle bizzat Kahramanmaraş Deprem bölgesine gittiğimde orada hepimizin doğru bildiği yanlışları gördük. Biz Türk Milleti olarak bonkör bir milletiz, elimizde avucumuzda ne varsa toplayıp, yardım aracı geldiğinde göndermek istedik. Fakat bunları orada ihtiyaç olmadığını oranın farklı ihtiyaçların olduğunu tuvalet ihtiyacı olduğunu, su ihtiyacı olduğunu fark ettik. Bunları da Silivri Belediyemizde kurmuş olduğumuz Afet Koordinasyon Merkezimizde vermiş olduğumuz eğitimlerle arkadaşlarımıza anlattık. ‘Önceliğimiz Afet Üzerine Dirençli Bir Silivri’ dedik.” İfadelerini kullanarak yaptıkları eğitimleri vurguladı. Dayanışmanın önemine dikkat çekerek Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan’a ve Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanı ve Birlik Başkanı Dr. Candan Yüceer’e teşekkürlerini iletti. Sözlerinin sonrada ise bir sonraki toplantının Silivri’de yapılacağını söyledi. Afet ve İklim Platformu Koordinatörü, Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi Afet İşleri ve Risk Yönetimi Daire Başkanı Sevim Avcı Yener, bu platformun nasıl kurulduğuna dair bilgiler verdi. Sözlerinin devamında ise “Ana hedefimiz şudur; burada çalışma iki platform var. Afet ve İklim olmak üzere. Bugün hep birlikte geldiğimiz noktada, neler yaptık onları bir gözden geçireceğiz. Arkadaşlarımız bir sunum yapacak. Bizler gruplar olarak artık kendi uzmanlıklarımıza göre ayrılacağız. Buradaki hedefimiz, Trakya’mızı daha güçlü ve dirençli hale getirmek. Çünkü ne kadar birbirimize yakın olsak ya da afetlerde ne kadar birbirimizin yedeği de olsak, Kapasitelerimizi, ekipmanlarımızı, çalışma arkadaşlarımızı, yolda yürüyüş şekillerimizi çok fazla bilmiyorduk. Ben bundan sonra Trakya olarak çok daha fazla güçleneceğimizi düşünüyorum. Afet sadece deprem değil tabii ki her ilimizin kendine göre farklı afet riski var. Yazın yaşadığımız aslında bir afetti. Sadece tek yönlü değil, tüm afetleri masaya yatırarak, kapasitemizi nasıl arttırabiliriz, bu afetlerle nasıl baş edebiliriz diye bir planı olacak. Tabii en büyük arzumuz bu planın yaşayan bir plan olması. Trakya'yı, kendi belediyeler birliğinin hepimizin, bir çatı altında buluşturması bu işte bizleri daha güçlü kılacak diye düşünüyorum. Herkese çok teşekkür ediyorum. Bundan sonra daha da çok beraber yol alacağımız için. İnşallah şehirlerimiz için, ülkemiz için çok güzel şeyler yaparız.” Dedi. İklim ve Çevre Platformu Koordinatörü, Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Daire Başkanı Nilgün Erkmen Göktaş ise Tekirdağ Belediye Başkanı Dr. Candan Yüceer’in selamlarını ileterek sözlerine başladı. “Bölgemizde bildiğiniz gibi iklim değişikliğinin etkileri artık günlük yaşamda çok daha belirgin şekilde hissedilir hale geldi. Sıcaklıklar 2050 yılına kadar yaklaşık 3 derece daha artacak. Yüzyıl sonunda da 4. Beklenmekte yaz yarışlarında da yüzde yirmi ile otuz aralığı bir azalma beklenmekte. Bunun bize kuraklık riskini ve yerel yönetimlerde özellikle su konusunda su yönetim konusunda kritik bir hale getirmekte. Tam da bu noktada Sayın Başkanımızın ortaya koyduğu liderlik ve vizyon çerçevesinde Trakya genelinde belediyelerimizin arasında iş birliği güçlendirmek, çevre yönetimi ve afet vesile alanlarına ortak bir anlayış geliştirmiş ve birlikte hareket edebileceğimiz bir yol haritası oluşturmak amacıyla Trakya Belediyeler Bünyesinde iklim, çevre ve afet platformlarını oluşturdu. İlk toplantımızla birlikte, platformlarımızın işleyişleri belirlendi. Bu toplantı ise iklim, çevre, afet alanlarında karşılaştıkları sorunları, öncelikleri ve bugüne kadar yürüttükleri çalışmaları birlikte değerlendirme fırsatı bulacağız. Aynı zamanda Trakya Ölçeği'nde hazırlanmakta olan Trakya İklim Afet Stratejik Eylem Planı'nın taslağını sunmuş olacağız. Toplantı kapsamında da belediyelerimizin görüşlerini alarak ortak önceliklerimizi birlikte değerlendireceğiz. Bugünkü toplantının Edirne için tüm Trakya için hayırlara vesile olmasını diliyorum.” İfadelerini kullandı. EYLEM PLANI MASAYA YATIRILDI Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi daire başkanları ve platform koordinatörlerinin sunumlarıyla devam eden toplantıda, Trakya ölçeğinde hazırlanan "İklim ve Afet Stratejik Eylem Planı" taslağı belediyelerin görüşüne sunuldu. Grup çalışmalarıyla devam eden programda; uzman ekipler iklim değişikliğiyle mücadele, kuraklık yönetimi ve afet müdahale kapasitelerinin artırılması konularında görüş alışverişinde bulundu. Toplantı, sonuç raporlarının paylaşılmasının ve Sıfır Atık Market'in ziyaret edilmesinin ardından sona erdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.