Hava Durumu

#Tübi̇tak

Kırsal Haber - Tübi̇tak haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tübi̇tak haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Sanayi İçin İklim Finansmanı Ve Yeşil Dönüşüm Ele Alındı Haber

Sanayi İçin İklim Finansmanı Ve Yeşil Dönüşüm Ele Alındı

Tepebaşı İklim Haftası kapsamında düzenlenen panelde sanayiciler, işletmeler, kamu kurum kuruluşları ve meslek odaları yeşil dönüşüm faaliyetleri, iklim finansmanı ve Ufuk Avrupa destekleri hakkında bilgilendirildi. Tepebaşı İklim Haftası kapsamında düzenlenen “İklim Finansmanı ve Yeşil Dönüşüm Paneli”nde, sanayiciler, iş dünyası, kamu ve oda temsilcileri yeşil dönüşümün finansman olanakları ve iklim odaklı destek programları hakkında bilgilendirildi. Tepebaşı İklim Haftası, Tepebaşı Belediyesi ve Eskişehir Organize Sanayi Bölgesi (EOSB) işbirliği ile gerçekleşen, iklim değişikliğiyle mücadelede sanayinin rolünü ve yeşil dönüşümün sunduğu imkânları ele alan bir panelle devam etti. EOSB İdari Bina Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen “İklim Finansmanı ve Yeşil Dönüşüm Paneli”ne sanayiciler, iş dünyası, kamu ve oda temsilcileri katıldı. Anadolu Üniversitesi İletişim Bilimleri Fakültesi’nden Prof. Dr. Nezih Orhon’un moderatörlüğünde düzenlenen panelde, işletmelerin yeşil dönüşüm süreçlerinde yararlanabileceği destek ve finansman olanakları farklı kurumların çalışmaları üzerinden değerlendirildi. BEBKA’dan Nigah Ertekin, “Yeşil Dönüşüm Faaliyetleri ve Destekleri” başlıklı sunumunda bölgesel destekleri aktarırken, EcoMuse’den Seyran Hatipoğlu “İşletmeler için İklim Finansmanı ve Yeşil Dönüşüm” başlığıyla işletmelerin iklim odaklı dönüşüm süreçlerini ele aldı. TÜBİTAK Ufuk Avrupa Programı’ndan Arzu İpek Yılmaz Üçüncü ise “Ufuk Avrupa Programı: İşletmeler için İklim Odaklı Destekler” sunumuyla Avrupa Birliği programının sunduğu fırsatları anlattı. Yeşil dönüşüm fırsatları konuşuldu Panelde, düşük karbonlu üretime geçişin işletmeler açısından taşıdığı önem, yeşil dönüşüm yatırımlarının finansmanı ve ulusal ve uluslararası destek programlarından yararlanma yolları değerlendirildi. Katılımcılar, uzmanlara sorularını yönelterek işletmelerin dönüşüm sürecinde karşılaşabileceği ihtiyaçlar ve fırsatlar hakkında bilgi aldı. COP31 öncesinde sanayi ve iş dünyasının düşük karbonlu geleceğe hazırlanmasına katkı sunmayı amaçlayan panel, Tepebaşı İklim Haftası’nın iklim bilincini yaygınlaştırma ve kurumlar arası iş birliğini güçlendirme hedefini de destekledi. Panelde Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç’ı, Meclis Üyesi Nazan Erşahin vekâleten temsil etti.

Çarşamba Kivisi Markalaşıyor Haber

Çarşamba Kivisi Markalaşıyor

Samsun’un Çarşamba ilçesinde, kivinin markalaşması ve ticari değerinin artırılması amacıyla Kivi Üreticileri Buluşması gerçekleştirildi. Orta Karadeniz Kalkınma Ajansı (OKA) tarafından desteklenen proje kapsamında, Çarşamba kivisinin üretimden pazarlamaya uzanan değer zincirinin geliştirilmesi hedefleniyor. Çarşamba Ticaret ve Sanayi Odası öncülüğünde; Çarşamba Ticaret Borsası, Çarşamba İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü, Çarşamba Ziraat Odası ve Çarşamba Kivi Üreticileri Birliği iş birliğiyle hazırlanan “Çarşamba Kivisi Ticarileştirme ve Değer Zinciri Geliştirme Projesi” kapsamında Kivi Üreticileri Buluşması düzenlendi. Çarşamba Ticaret Borsası Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen toplantıya Çarşamba Kaymakamı Mehmet Kamil Sağlam, OKA Genel Sekreteri Mehlika Dicle, KOSGEB Samsun İl Müdürü Nebahat Livaoğlu, Çarşamba Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Ayhan Sonkaya, Çarşamba Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Selim Yılmaz ve Borsa Meclis üyeleri katıldı. Toplantıda ayrıca Çarşamba Ziraat Odası Başkanı Muammer Aydemir, İlçe Tarım ve Orman Müdürü İsmail Yıldız, Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Ziraat Fakültesinden Prof. Dr. Aysun Pekşen ve Doç. Dr. Nur İlkay Abacı, Çarşamba Kivi Üreticileri Birliği Başkanı Hasan Işıldak ile belediye, İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü, Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu (TKDK), Karadeniz Tarımsal Araştırma Enstitüsü ve Kivi Üreticileri Birliği temsilcileri ile çok sayıda üretici yer aldı. Çarşamba Kivisi İçin Ticarileşme Çalışmaları Protokol konuşmalarının ardından TÜBİTAK Uzmanı Barış Çarıkçı tarafından projenin hedefleri ve proje kapsamında yürütülecek çalışmalar hakkında bilgilendirme yapıldı. Toplantıda kivi üreticilerinin karşılaştığı sorunlar ve talepler değerlendirilirken üreticilerin görüşlerini almak amacıyla anket çalışması da gerçekleştirildi. TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi danışmanlığında yürütülen proje ile Çarşamba kivisinin üretimden pazarlamaya kadar uzanan değer zincirinin geliştirilmesi amaçlanıyor. Proje kapsamında depolama ve işleme yatırımlarının belirlenmesi, markalaşma çalışmalarının desteklenmesi ve ürünün ticarileşme olanaklarının artırılması hedefleniyor. Çarşamba Kivisinin Ekonomik Değerinin Artırılması Hedefleniyor Çarşamba kivisinin daha güçlü bir markaya dönüştürülmesiyle üreticilerin gelirinin artırılması ve bölgenin ekonomik değerine katkı sağlanması amaçlanıyor. Proje kapsamında yürütülecek çalışmaların, kivi üretiminin geliştirilmesi ve ürünün pazarlama süreçlerinin güçlendirilmesine yönelik yol haritasının oluşturulmasına katkı sunması hedefleniyor.

Anadolu Üniversitesi ile TAŞFED Arasında İş Birliği Protokolü Haber

Anadolu Üniversitesi ile TAŞFED Arasında İş Birliği Protokolü

Anadolu Üniversitesi ile Türkiye Aşçılar ve Şefler Federasyonu (TAŞFED) arasında eğitim, staj, istihdam, Ar-Ge ve sektörel iş birliğini güçlendirmeyi amaçlayan “Eğitim, Uygulama, Araştırma ve Sektörel İş Birliği Protokolü” imzalandı. Rektörlük Senato Salonunda gerçekleştirilen törende protokole Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel ile TAŞFED Yönetim Kurulu Başkanı Bayram Özrek imza attı. Törenin ardından karşılıklı hediye ve plaket takdiminde bulunulurken TAŞFED heyeti, Eskişehir Meslek Yüksekokulunu (EMYO) da ziyaret ederek inceleme ve görüşmeler gerçekleştirdi. Protokol ile ulusal ve uluslararası gastronomi normları ile gıda güvenliği ve hijyen standartlarına uygun nitelikli mutfak profesyonellerinin yetiştirilmesi ve öğrencilerin mesleki yeterliliklerinin artırılması hedefleniyor. İş birliği kapsamında Türk mutfak mirasının korunması, kayıt altına alınması ve modernize edilerek dünyaya tanıtılmasına yönelik çalışmalar gerçekleştirilmesi planlanıyor. Bunun yanı sıra sürdürülebilir mutfak pratikleri, sıfır atık ve inovatif mutfak teknolojileri alanlarında da ortak çalışmalar yürütülecek. Rektör Adıgüzel: “Eğitim ve sektör arasındaki bağı güçlendirmeyi önemsiyoruz” Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel üniversite-sektör iş birliklerinin öğrencilerin mesleki gelişimine ve eğitim süreçlerinin niteliğinin artırılmasına önemli katkılar sunduğunu belirtti. Gastronomi alanında akademik bilgi ile sektör deneyiminin bir araya getirilmesinin önemine dikkat çeken Prof. Dr. Adıgüzel, TAŞFED ile imzalanan protokolün öğrencilerin uygulamalı eğitim olanaklarını geliştirmesinin yanı sıra staj ve istihdam süreçlerini de güçlendireceğini ifade etti. Rektör Adıgüzel iş birliği kapsamında Türk mutfak kültürünün araştırılması ve gelecek nesillere aktarılmasına yönelik çalışmaların da gerçekleştirileceğini belirterek protokolün Anadolu Üniversitesinin eğitim, uygulama ve araştırma faaliyetlerine katkı sağlayacağını söyledi. Başkan Özrek: “Türk gastronomisinin geleceği adına önemli bir adım” TAŞFED Başkanı Bayram Özrek ise Anadolu Üniversitesi ile gerçekleştirilen iş birliğinin Türk gastronomisinin geleceği açısından önemli bir adım olduğunu belirtti. Eğitimden sektörel uygulamalara, staj ve istihdamdan Ar-Ge çalışmalarına kadar geniş bir çerçevede yürütülecek iş birliğiyle gençlerin mesleki yetkinliklerinin güçlendirilmesini ve sektörün ihtiyaç duyduğu nitelikli insan kaynağının yetiştirilmesini amaçladıklarını ifade eden Özrek, Türk mutfak kültürünün gelecek nesillere aktarılmasına katkı sağlamayı hedeflediklerini söyledi. Özrek iş birliğine sağladıkları katkılar dolayısıyla Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel ve Aşçılık Programı Müdürü Doç. Dr. Osman Güldemir’e teşekkür etti. Protokol kapsamında EMYO Aşçılık Programının ders içeriklerinin sektörün güncel ihtiyaçları doğrultusunda TAŞFED uzmanlarının danışmanlığında güncellenmesi ve TURAK gibi ulusal ve uluslararası akreditasyon süreçlerine teknik destek sağlanması planlanıyor. TAŞFED bünyesindeki usta şeflerin EMYO uygulama mutfaklarında gerçekleştirilecek masterclass ve atölye çalışmalarına katılarak bilgi ve deneyimlerini öğrencilerle paylaşması da hedefleniyor. Öğrencilerin mesleki deneyimlerini artırmaya yönelik olarak TAŞFED’e bağlı üye dernekler ile iş birliği yapılan otel ve restoran zincirlerinde staj olanaklarının geliştirilmesi, Anadolu Üniversitesi Kariyer Merkezi ile ortak kariyer günleri ve mentörlük programlarının düzenlenmesi planlanıyor. Türk mutfak kültürüne yönelik ortak projeler geliştirilecek İş birliği kapsamında Türk mutfak kültürü, coğrafi işaretli ürünler ve sürdürülebilir gastronomi başlıklarında TÜBİTAK, BAP, Kalkınma Ajansı ve Erasmus+ gibi ulusal ve uluslararası kaynaklara yönelik ortak projeler geliştirilmesi hedefleniyor. Öğrencilerin Uluslararası İstanbul Gastronomi Festivali başta olmak üzere çeşitli yarışmalara katılımının TAŞFED tarafından teknik koçlukla desteklenmesi ve Eskişehir’de tematik mutfak etkinliklerinin düzenlenmesi de protokol kapsamında yer alıyor. Protokol kapsamında eğitim kalitesinin artırılması amacıyla endüstriyel mutfak ekipmanlarının tanıtılması ve inovatif araçların temininde de ortak çalışmalar yürütülecek. Kaynak: Anadolu Üniversitesi Haber Ajansı(AnaHaber) anahaber.anadolu.edu.tr

Eskişehir Sanayi Odası Asya-Pasifik Odaları Şampiyonu! Haber

Eskişehir Sanayi Odası Asya-Pasifik Odaları Şampiyonu!

Eskişehir Sanayi Odası (ESO), yeşil dönüşüm ve verimlilik alanındaki örnek çalışmalarıyla Asya-Pasifik Ticaret ve Sanayi Odaları Konfederasyonu (CACCI) Ödülleri - Büyük Oda Kategorisi’nde şampiyon oldu. ESO Başkanı Celalettin Kesikbaş, elde edilen bu önemli başarıya ilişkin şu açıklamayı yaptı: “Eskişehir’in emeğini, üretim azmini ve geleceğe olan inancını dünya sahnesinde taçlandırmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Çin, Hindistan, Japonya, Güney Kore ve Avustralya’nın da aralarında bulunduğu 27 ülkeyi kapsayan Asya-Pasifik Ticaret ve Sanayi Odaları Konfederasyonu’nun (CACCI) düzenlediği Büyük Oda Yarışması’nda Eskişehir Sanayi Odamız birincilik ödülüne layık görüldü. Ülkemizi ve şehrimizi böylesine önemli bir platformda temsil etmekten büyük gurur duyuyorum. Bu başarının arkasında, sanayicimizin değişen dünyada güçlü kalması için yıllardır sürdürdüğümüz çalışmalar var. Model Fabrikamız ve Sürdürülebilir Yeşil Sanayi Birimimizle üyelerimizin yeşil ve dijital dönüşümünü destekledik; fabrikalarımızda ölçülebilir kazanımlar elde ettik. Son dört yılda 100’den fazla firmamıza karbon ayak izi hesaplaması ve sürdürülebilirlik raporlamasında doğrudan destek sağladık. İlk kez Odamızın başlattığı Yeşil Yakalı Akademisi’nde 200’ün üzerinde yeşil yakalı lider yetiştirdik. 50’den fazla üyemizin TÜBİTAK, BEBKA ve Avrupa Birliği’nin yeşil dönüşüm desteklerinden yararlanmasını sağladık. ESO Model Fabrikamızla 100’ün üzerinde üye firmamızda yalın dönüşüm ve dijital dönüşüm olgunluk analizlerini tamamladık. Yürüttüğümüz çalışmalarla firmalarımızda yüzde 70’in üzerinde verimlilik artışı, yüzde 20’ye varan karbonsuzlaşma başarısı elde ettik. Farklı kurumlardan sağladığımız kaynaklarla son dört yılda 4,5 milyon avronun üzerinde bütçeyi üyelerimizin ikiz dönüşümünü hızlandırmak ve rekabetçiliğini güçlendirmek için kullandık. Hem daha verimli ve çevreci üretimin, hem de dünya pazarlarında daha güçlü bir Eskişehir’in önünü açtık. Bu ödülde sanayicimizin üretim azmi, Meclisimizin güveni ve çalışma arkadaşlarımızın özverisi var. Her birine canı gönülden teşekkür ediyorum. Fabrikalarımızda atılan her adımın, verilen her emeğin uluslararası bir başarıya dönüşmesi bizim için tarifsiz bir mutluluk. Birlikte inandık, birlikte başardık. Bu onur Eskişehir’in, bu gurur hepimizin!”

Dipsizgöl’ün Kültürel Miras Hikâyesi Avrupa’ya Taşınıyor Haber

Dipsizgöl’ün Kültürel Miras Hikâyesi Avrupa’ya Taşınıyor

İnegöl’ün Dipsizgöl Mahallesi’nde yılda bir gün kadınların kamusal alanı devraldığı, erkeklerin ise evlerde kaldığı özgün gelenek, önce gençlerin araştırmasına ve ardından TÜBİTAK başarısına konu olmuştu. Bu yerel kültürel miras hikâyesi şimdi İnegöl Belediyesi’nin Erasmus+ desteği almaya hak kazanan “Rewriting Heritage” (Mirası Yeniden Yazmak) projesiyle Avrupa’ya taşınıyor. İnegöl’ün kırsal Dipsizgöl Mahallesinde yıllardır yaşatılan ve yılda bir gün kadınlarla erkeklerin kamusal alan kullanımında rollerini değiştirdiği özgün gelenek, bu kez Avrupa ölçeğinde ele alınacak. İnegöl Belediyesi tarafından geliştirilen ve Dipsizgöl’ün bu geleneğini konu alan “Rewriting Heritage” (Mirası Yeniden Yazmak) projesi, Erasmus+ KA210-YOU – Gençlik Alanında Küçük Ölçekli Ortaklıklar Programı kapsamında desteklenmeye hak kazandı. BURSA’DA DESTEK ALMAYA HAK KAZANAN TEK BELEDİYE PROJESİ OLDU Proje aynı zamanda, ilgili başvuru döneminde Bursa ilindeki belediyeler tarafından sunulan Erasmus+ projeleri arasında destek almaya hak kazanan tek belediye projesi oldu. PROJE; TÜRKİYE, İSPANYA VE YUNANİSTAN’DAN GENÇLERİ ORTAK BİR ÇALIŞMA ZEMİNİNDE BULUŞTURACAK İnegöl’ün kültürel miras değerlerinin uluslararası ölçekte tanıtılması ve gençlerin bu mirasın araştırılması, yorumlanması ve geleceğe taşınmasında aktif rol üstlenmesi amacıyla hazırlanan proje; Türkiye, İspanya ve Yunanistan’dan gençleri ortak bir çalışma zemini üzerinde buluşturacak. DİPSİZGÖL’DE YILDA BİR GÜN ROLLER DEĞİŞİYOR Projenin çıkış noktasını, İnegöl’ün Dipsizgöl Mahallesi’nde yaşatılan özgün kültürel miras pratiği oluşturuyor. Mahallede yılda bir gün gerçekleştirilen gelenekte, günlük yaşam içerisindeki toplumsal roller ve kamusal alan kullanımı sembolik olarak değişiyor. O gün kadınlar kıraathane gibi erkeklerin ağırlıklı olarak kullandığı kamusal alanda bir araya gelirken, erkekler evlerinde kalıyor. Kadınlar kıraathanede sohbet ediyor, çay ve kahvelerini içiyor, çeşitli masa oyunları oynayarak sosyal bir ortamda vakit geçiriyor. Erkekler ise o gün ev işleriyle ilgilenerek günlük yaşamın farklı sorumluluklarını üstleniyor. Yıllardır mahalle içerisinde yaşatılan bu gelenek, yalnızca farklı bir sosyal uygulama olmanın ötesinde; kamusal alanın kullanımı, toplumsal roller, kadınların görünürlüğü, gündelik yaşamın sorumlulukları ve karşılıklı empati açısından dikkat çekici bir kültürel miras örneği olarak değerlendiriliyor. YERELDEN DOĞAN ARAŞTIRMA TÜBİTAK BAŞARISINA DÖNÜŞTÜ Dipsizgöl’de yaşatılan bu gelenek, daha önce İnegöl Halil İnalcık Sosyal Bilimler Lisesi’nde felsefe grubu öğretmeni Pınar Yıldız ve öğrencisi Sıla Yavuz tarafından araştırma konusu haline getirilmişti. “KıraatAnne: Dipsizgöl’de Yılda Bir Gün Rol Mekân Değişimi” başlıklı çalışma ile Dipsizgöl’deki gelenek; toplumsal cinsiyet, kamusal alan, kültürel miras ve toplumsal roller çerçevesinde ele alındı. Yerel bir gelenekten yola çıkarak hazırlanan çalışma, TÜBİTAK 2204-A Lise Öğrencileri Araştırma Projeleri Yarışması’nda Bölge Üçüncülüğü elde etti. Böylece Dipsizgöl’de yıllardır yaşatılan yerel bir uygulama önce gençlerin araştırma konusu oldu, ardından elde edilen akademik ve sosyal birikim yeni bir uluslararası projenin çıkış noktasını oluşturdu. DİPSİZGÖL’DEN AVRUPA’YA: BENZER GELENEKLER KARŞILAŞTIRILACAK İnegöl Belediyesi tarafından geliştirilen Rewriting Heritage (Mirası Yeniden Yazmak) projesiyle Dipsizgöl’deki kültürel miras pratiği Avrupa’daki benzer geleneklerle birlikte ele alınacak. Proje kapsamında Türkiye’deki Dipsizgöl geleneğinin yanı sıra İspanya’daki Saint Águeda ve Yunanistan’daki Gynaikokratia gelenekleri incelenecek. Üç farklı ülkede ortaya çıkan bu gelenekler; kadınların kamusal alandaki görünürlüğü, toplumsal roller, yaşayan kültürel miras ve toplumsal cinsiyet eşitliği ekseninde gençlerin perspektifinden karşılaştırılacak. Böylece birbirinden farklı coğrafyalarda ortaya çıkan kültürel uygulamaların ortak yönleri ve farklılıkları gençler tarafından araştırılacak; geleneklerin ortaya çıktıkları toplumlarda ne ifade ettiği ve günümüzde nasıl yorumlandığı ele alınacak. KÜLTÜREL MİRAS SADECE KORUNMAYACAK, YENİDEN YORUMLANACAK Rewriting Heritage projesinin temel yaklaşımı, kültürel mirası yalnızca geçmişten geleceğe aktarılması gereken bir değer olarak görmenin ötesine geçiyor. Proje ile kültürel mirasın gençler tarafından araştırılan, sorgulanan, farklı kültürlerle karşılaştırılan ve günümüz değerleri doğrultusunda yeniden yorumlanan yaşayan bir alan olarak ele alınması hedefleniyor. Türkiye, İspanya ve Yunanistan’dan gençlerin bir araya geleceği proje sürecinde araştırma, saha gözlemleri, kültürlerarası öğrenme, tartışma ve yaratıcı üretim yöntemlerinden yararlanılacak. Gençler, farklı ülkelerdeki gelenekleri yerinde inceleyerek bu uygulamaların tarihsel ve toplumsal anlamlarını araştıracak. Farklı kültürlerden gelen akranlarıyla gerçekleştirecekleri çalışmalar sayesinde kendi kültürel miraslarına da farklı bir perspektiften bakma imkânı bulacak. GENÇLERİN GÖZÜNDEN BELGESEL HAZIRLANACAK Projenin dikkat çeken çıktılarından biri de gençlerin gerçekleştireceği araştırma ve saha çalışmalarından hareketle hazırlanacak belgesel çalışma olacak. Gençler, proje sürecinde elde ettikleri bilgi, gözlem ve deneyimleri görsel-işitsel içeriklere dönüştürerek kültürel mirasın aktarımında yeni nesil anlatım yöntemlerini kullanacak. Bu yönüyle proje, yalnızca kültürel mirasın tanıtılmasını değil, gençlerin araştırmacı, üretici ve aktif kültürel miras aktörleri olarak sürece dahil olmasını da amaçlıyor. İNEGÖL’ÜN KÜLTÜREL MİRASI AVRUPA’DA GÖRÜNÜRLÜK KAZANACAK Rewriting Heritage ile Dipsizgöl’de yaşatılan yerel bir kültürel değer, Avrupa’daki benzer örneklerle buluşturulacak. Projenin; İnegöl’ün kültürel mirasının uluslararası düzeyde görünürlüğünün artırılmasına, farklı ülkelerden gençler arasında kültürlerarası öğrenmenin güçlendirilmesine ve yerel değerlerin Avrupa ölçeğinde tanıtılmasına katkı sunması hedefleniyor. İNEGÖL’ÜMÜZÜN TARİHİ VE KÜLTÜRÜNÜ ÖNEMSİYORUZ Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban, yerel yönetimler olarak görevlerinin şehri geleceğe taşıyacak fiziki yatırım ve projelerle birlikte şehrin geçmişini gelecekle buluşturacak adımları da atmak olduğunu ifade etti. Bu kapsamda İnegöl Belediyesi olarak İnegöl’ün kültürü ve tarihini önemsediklerini kaydeden Taban, “Bu konuda da yaptığımız çalışmalar var. Şehir Araştırmaları Merkezimizi kurduk. Akademisyenlerimizle Yüzey Araştırmaları çalışmaları yaptık. Yine İnegöl gastronomisine dair çalışmalarımız bu yönde atılan adımlardan. Aynı zamanda bu kültürel birikimi ülke sınırları dışına taşıyacak çalışmalarımız da var. Gençlerimizi yurtdışı fırsatlarıyla buluşturan Eurodesk Temas Noktasını belediyemiz bünyesinde açtık. Arge Müdürlüğümüz tarafından çeşitli projeler hazırlıyoruz. Dipsizgöl mahallemizin özgün geleneği de bu kapsamda hazırladığımız projelerden. Bugün itibariyle neticesini aldık, İnegöl’ümüzün bir kültürünün Avrupa ölçeğinde tanınmasına katkı sağlamış olduk. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum” dedi.

Matlı’dan Bursa İhracatına “Ziyaretten Siparişe” Modeli Haber

Matlı’dan Bursa İhracatına “Ziyaretten Siparişe” Modeli

BTSO Başkan Adayı Özer Matlı, Bursa Trade Cloud, Bursa Global, Bursa İş Ağı, BursaLink 365 ve TechBridge Europe çözümleriyle Bursa’nın üretim gücünü yeni müşterilere, pazarlara ve siparişlere taşıyacaklarını açıkladı. Ticaret Bakanlığı ile Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının teşvikleri; KOSGEB, TÜBİTAK ve kalkınma ajansı destekleriyle birlikte firmaların ihtiyaçlarına göre tek bir yol haritasında buluşturulacak. UR-GE, HİSER, fuar, ticaret heyeti ve eğitim gibi Türkiye’nin dört bir yanındaki oda ve borsaların zaten yürüttüğü çalışmalar ise tek başına başarı olarak sunulmayacak. Bir bütünün parçası olarak tüm süreçler entegre edilecek. Matlı, “Biz faaliyet sayısını değil, üyemizin elde ettiği sonucu ölçeceğiz. Kaç heyet düzenlendiğine değil; kaç nitelikli alıcıya ulaşıldığına, kaç teklif verildiğine, kaç sipariş ve tekrar sipariş alındığına bakacağız” dedi. BURSA GLOBAL İLE HER FİRMAYA İHRACAT YOL HARİTASI Bursa Global, ihracata başlamak veya yeni pazarlara açılmak isteyen firmaların tek temas noktası olacak.Firmaların ürünleri, kapasiteleri, sertifikaları ve rekabet gücü analiz edilecek; doğru ülkeler, müşteriler ve dağıtım kanalları belirlenecek. İhracat departmanı kuramayan KOBİ’lere pazar araştırmasından teklif hazırlamaya, mevzuattan lojistiğe kadar uygulamalı dış ticaret desteği sağlanacak. Her firmanın destek başvurusu, pazar arayışı, alıcı görüşmeleri ve sipariş süreci aynı dosya üzerinden takip edilecek. BURSA TRADE CLOUD İLE 365 GÜN AÇIK PAZAR Bursa Trade Cloud, Bursa’daki üreticilerle Türkiye’den ve dünyadan doğrulanmış alıcıları buluşturan dijital ticaret altyapısı olacak. Firmaların ürünleri, üretim yetenekleri, sertifikaları ve kapasiteleri platformda yer alacak. Satın alma talepleri, teklifler, distribütör arayışları ve uluslararası iş fırsatları doğru firmalarla eşleştirilecek. Matlı, “Bursalı üretici yeni müşteri bulmak için yılda birkaç kez düzenlenen fuarları beklemeyecek. Bursa’nın üretim gücü yılın 365 günü dünyaya açık olacak” ifadelerini kullandı. BURSA İŞ AĞI İLE YERELDEN KÜRESELE REFERANS ZİNCİRİ Bursa İş Ağı, Bursa’da üretilen ürün ve hizmetleri şehirdeki doğru alıcılarla buluşturacak. Ana sanayi kuruluşlarının ve büyük işletmelerin satın alma ihtiyaçları KOBİ’lerle eşleştirilecek. Bursa’da ticaret ve referans kazanan firmaların ulusal ve uluslararası pazarlara açılması kolaylaştırılacak. Böylece Bursa’da üretimden başlayan süreç; yerel satış, güçlü referans ve ihracatla devam edecek. BURSA LINK 365 İLE BAĞLANTIDAN TİCARETE BursaLink 365 ile Türkiye genelindeki oda ve borsalar, yurt dışındaki iş dünyası kuruluşları, Bursalı iş insanları ve sektörel ağlar sürekli çalışan bir ticaret bağlantısında buluşturulacak. Farklı şehir ve ülkelerden gelen satın alma talepleri Bursa’daki doğru üreticilere yönlendirilecek. Ülke ve sektör bazlı alıcı günleri düzenlenecek; kurulan her temas tekliften siparişe kadar izlenecek. TECHBRIDGE EUROPE İLE AVRUPA DEĞER ZİNCİRİNE ERİŞİM TechBridge Europe, Bursa firmalarını Avrupa’daki teknoloji şirketleri, ana sanayi kuruluşları, yatırımcılar ve tedarik zincirleriyle doğrudan buluşturacak. Firmalara müşteri bulmanın yanında; yeşil dönüşüm, karbon düzenlemeleri, dijital izlenebilirlik, ürün standartları ve sertifikasyon konularında da destek verilecek. Bursa sanayisinin Avrupa’daki konumu yalnızca üretici ve tedarikçi olmaktan çıkarılarak teknoloji, tasarım ve çözüm ortaklığına taşınacak. BURSA IP VE BURSA MARKA 2040 İLE HACİMDEN DEĞERE Bursa IP ile firmaların patent, tasarım, yazılım, marka ve diğer fikrî mülkiyet varlıklarını geliştirmeleri ve ticarileştirmeleri desteklenecek. Bursa Marka 2040 ile üreticilerin kendi markalarıyla dış pazarlara açılması, markalarını koruması ve uluslararası satış kanallarında büyümesi sağlanacak. Matlı, “Bursa yalnızca daha fazla ihracat yapmamalı; kilogram başına daha fazla gelir elde etmeli. Başkalarının markaları için üretmenin yanında kendi teknolojimizi, tasarımımızı ve markamızı da dünyaya satmalıyız” diye konuştu. SONUÇLAR ÜYEYLE PAYLAŞILACAK Yeni dönemde ihracat çalışmalarının sonuçları düzenli olarak açıklanacak. Ulaşılan doğrulanmış alıcılar, gerçekleştirilen nitelikli görüşmeler, verilen teklifler, gönderilen numuneler, alınan siparişler ve tekrar siparişler üyelerle paylaşılacak. Matlı açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “Projelerimizin tamamı birbirini tamamlayan tek bir sistemin parçalarıdır. Bursa Global firmamızı hazırlayacak, Bursa Trade Cloud alıcıyla buluşturacak, Bursa İş Ağı güçlü referans oluşturacak, BursaLink 365 ticari bağlantıları büyütecek, TechBridge Europe firmamızı Avrupa’nın değer zincirine taşıyacak. Bursa IP ve Bursa Marka 2040 ise ürettiğimiz değerin ve markanın Bursa’da kalmasını sağlayacak. İhracatta faaliyetten sonuca, bağlantıdan ticarete, hacimden değere geçeceğiz.”

Bakan Yardımcısı Varank Moğolistan'da COP17 Kapsamında Panelde Konuştu Haber

Bakan Yardımcısı Varank Moğolistan'da COP17 Kapsamında Panelde Konuştu

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakan Yardımcısı Fatma Varank, "COP31'e ev sahipliği yapmaya hazırlanan bir ülke olarak, Rio Sözleşmeleri arasındaki sinerjiyi güçlendirmeyi, arazi restorasyonu, sürdürülebilir arazi yönetimi ve doğa temelli çözümleri küresel iklim gündeminin merkezine taşımayı hedefliyoruz." dedi. Varank, Moğolistan'da düzenlenen Birleşmiş Milletler Çölleşmeyle Mücadele Sözleşmesi'ne (UNCCD) Taraf Devletler Konferansı'nın 17'ncisi (COP17) kapsamında "ÇEM-COP31 Vizyonu: Hedeflerden Uygulamaya: Çölleşme ve Erozyonla Mücadelede Başarılar ve Yeni Ufuklar" temalı panelin açılışında konuştu. Fatma Varank, COP16 Çölleşme Konferansı'nda düzenlenen toplantıyı hatırlatarak, çölleşmeyle mücadele ulusal strateji ve eylem planını paylaştıklarını anımsattı. Türkiye'de çölleşme ve arazi tahribatıyla mücadele kapsamında 2024 ve 2030 yılları arasında uygulanacak strateji eksenlerini 6 başlık altında açıkladıklarını ve yapılması planlanan eylemleri de paylaştıklarını belirten Varank, "Ülke olarak gerçekleştirdiğimiz çalışmaların, uyguladığımız, ortaya koyduğumuz hedeflerin en yakın takipçisi olarak Ulusal Strateji ve Eylem Planımızı da raflarda bırakmayıp, oluşturduğumuz izleme, değerlendirme, raporlama sistemiyle her yıl kurumlarımızın sorumlulukları çerçevesinde ilerlemelerini ve raporlamalarını da takip ediyoruz. Böylelikle belirlenen hedeflere yönelik gelişmeleri ortaya koyarak çalışmalarımıza bu doğrultuda yön veriyoruz." ifadelerini kullandı. Varank, COP16'da alınan hedeflerin çoğunu hayata geçirmiş olmaktan duydukları memnuniyeti dile getirerek, "Ancak bizim için bu başarı bir varış noktası değil, daha güçlü adımlar atmak için yeni bir başlangıçtır. COP16'da paylaştığımız taahhütleri hayata geçirirken, aynı zamanda yeni ihtiyaçları öngören ve geleceğin risklerine hazırlık sağlayan birçok yeni çalışmayı da başlattık. Çünkü bugün biliyoruz ki arazi bozulumuyla mücadele yalnızca mevcut sorunlara çözüm üretmekte değil, gelecekte karşılaşacağımız riskleri de bugünden öngörerek gerekli tedbirleri almaktır." diye konuştu. Bilimsel veri altyapısını güçlendirmek amacıyla geliştirdikleri ulusal izleme sistemlerini her gün güncellediklerini aktaran Varank, dinamik erozyon modeli ve izleme sistemi ile ulusal dinamik rüzgar erozyonu modeli ve izleme sisteminin ulusal iklim projeksiyonlarıyla entegrasyonunu sağlayarak, sistemlerin dinamik ve risk esaslı güncellemelerini sürdürdüklerini söyledi. "3 RİO SÖZLEŞMESİ SİNERJİSİNİN KÜRESEL DÜZEYDE ARTTIRILMASINA KATKI SAĞLAMAYI HEDEFLİYORUZ" Fatma Varank, TÜBİTAK ile birlikte hazırladıkları yapay zeka destekli ulusal arazi örtüsü sınıflandırma ve izleme sisteminin tamamlandığını belirterek, şunları kaydetti: "Türkiye'nin birçok kurumu ile akademinin kullanımına açılan bu projemiz çok hızlı bir şekilde kabul gördü. Bu sayede sürdürülebilir arazi yönetimine yönelik karar alma süreçlerinde güçlü bir altyapıya da kavuşmuş olduk. Bir diğer taahhüdümüz, bilgi ve tecrübemizi uluslararası toplumla daha güçlü bir şekilde paylaşmaktı. Bu kapsamda çalışmaları sürdürülen ÇEM Akademi bugüne kadar 108 ülkeden ve 16 uluslararası kuruluştan 1267 uzmana eğitim verdi. Muhterem misafirler, bugün karşı karşıya olduğumuz küresel sorunlar bizlere bir gerçeği açıkça göstermektedir. Çölleşme, iklim değişikliği ve biyolojik çeşitlilik kaybı birbirinden bağımsız değil, birbirini doğrudan etkileyen ve ortak çözümler gerektiren krizlerdir. Bu anlayışla Türkiye, 3 Rio sözleşmesi arasındaki işbirliğini kurumsal düzeye taşıyan önemli bir adım atmıştır. 17 Haziran 2025'te Çölleşme ile Mücadele Sözleşmesi, İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi ve Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesi ulusal odak noktalarını temsil eden kurumlarımız arasında Rio Sinerjisi Protokolü imzalanmıştır. Bu protokol sayesinde ortak stratejiler geliştirilmesi, kapasite geliştirilmesi faaliyetleriyle birlikte yürütülmesi, veri ve bilgi paylaşımının güncellenmesi ve uluslararası süreçlerde daha etkin bir koordinasyon sağlanması için yeni bir işbirliği mekanizması oluşturulmuştur. Bu ulusal girişimi küresel bir eyleme dönüştürmek maksadıyla çıktığımız yolda, ülkemizde düzenlenen Antalya diyaloğunun ardından, Rio Sözleşmeleri arasındaki işbirliğini küresel ölçekte güçlendirmek amacıyla, COP31 Başkanlığımız kapsamında ülkeler arasında deneyim paylaşımını artırmayı ve 3 Rio Sözleşmesi sinerjisinin küresel düzeyde arttırılmasına katkı sağlamayı hedefliyoruz." Varank, 2015'te COP12'ye ev sahipliği yaparak arazi bozulumunun dengelenmesi yaklaşımının küresel gündeme taşınmasına katkı sunduklarını anımsattı. Fatma Varank, sözlerini şöyle tamamladı: "Bugün de COP 31'e ev sahipliği yapmaya hazırlanan bir ülke olarak, Rio Sözleşmeleri arasındaki sinerjiyi güçlendirmeyi, arazi restorasyonu, sürdürülebilir arazi yönetimi ve doğa temelli çözümleri küresel iklim gündeminin merkezine taşımayı hedefliyoruz. Çünkü artık biliyoruz ki iklim değişikliği, çölleşme ve biyolojik çeşitlilik kaybı birbirinden bağımsız krizler değil, ve bu üç küresel çevre problemi ancak bütüncül politikalar ve güçlü uluslararası işbirliğiyle çözüm üretilebilecektir."

Afyonkarahisar Türkiye Yüzyılı'nın Üretim Üssü Oluyor! Haber

Afyonkarahisar Türkiye Yüzyılı'nın Üretim Üssü Oluyor!

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Afyonkarahisar'da düzenlenen Sanayi ve Teknoloji Projeleri Açılış Töreni'nde önemli açıklamalarda bulundu. Şehrin büyümesine katkı sağlayacak 14 dev projenin açılışını gerçekleştiren Kacır, "Afyonkarahisar; güçlü sanayi altyapısı, jeotermal kaynakları, doğal taş ve gıda sektöründeki birikimiyle Türkiye Yüzyılı'nın sanayi ve kalkınma merkezlerinden biri olacak" dedi. Afyonkarahisar programı kapsamında yoğun bir saha mesaisi gerçekleştiren Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır; Emirdağ OSB, İscehisar Mermer İhtisas OSB, Cumhuriyet Sucukları üretim tesisleri ve Afyonkarahisar Sağlık Bilimleri Üniversitesi (AFSÜ) İlaç Üretim Merkezi’nde incelemelerde bulundu. Şehrin ekonomik ve sosyal kalkınmasına yön verecek 14 projenin açılışını icra eden Bakan Kacır, sanayiden teknolojiye, sağlıktan gastronomiye kadar geniş bir alanda yürütülen yatırımların detaylarını paylaştı. 23 Yılda OSB Alanı 6 Katına Çıktı Afyonkarahisar’ın sanayi altyapısını güçlendirmek adına atılan adımlara dikkat çeken Bakan Kacır, son 23 yılda elde edilen kazanımları şu sözlerle özetledi: "Afyonkarahisar’da yatırımı, istihdamı, üretimi ve ihracatı büyütmek amacıyla 23 yılda OSB sayımızı 6’dan 9’a, OSB’lerimizin toplam büyüklüğünü ise 425 hektardan 2 bin 624 hektara yükselttik. İscehisar Mermer OSB’de 256 hektarlık alanın altyapı çalışmalarını tamamlayarak sanayicilerimizin hizmetine sunduk. KOBİ'lerimize KOSGEB eliyle 2 milyar lira destek sağlarken, Teşvik Sistemi ile 164 milyar liralık yatırımın ve 28 binin üzerinde istihdamın önünü açtık." Yeni teşvik sisteminin detaylarına da değinen Kacır; OSB yatırımlarında çalışanların SGK İşveren Payının yarısını 8 yıl boyunca Bakanlık olarak karşıladıklarını, yatırımlarda finansman desteğini 30 milyon liraya çıkardıklarını ve vergi indirimleri ile KDV muafiyetleri sunduklarını belirtti. Yerel Kalkınma Hamlesi ile Mermer Atıklarına ve Jeotermale Dev Yatırım 2026 yılı başında güncellenen Yerel Kalkınma Hamlesi Teşvik Programı kapsamında yeni başvuruların alındığını belirten Bakan Kacır; jeotermal kaynakların değerlendirilmesi, su ürünleri yetiştiriciliği ve mermer atıklarından katma değerli ürün üretilmesine dönük 113 milyon lira büyüklüğünde 2 yeni projenin başvurusunun kabul edildiğini söyledi. Program kapsamındaki projelere 301 milyon liraya kadar finansman katkısı ve yüzde 50 oranında vergi indirimi sağlanacağı vurgulandı. Zafer Kalkınma Ajansı aracılığıyla bugüne kadar Afyonkarahisar'da 402 projeye 1,2 milyar lira destek sağlandığını açıklayan Kacır; gastronomi, kadın girişimciliği, e-spor ve gençlik merkezlerine dönük 11 yeni kalkınma projesinin de müjdesini verdi. Sanayi ve Eğitim Ele Ele: Zafer Teknopark ve Milli Teknoloji Atölyesi Teknoloji geliştirme ve Ar-Ge kapasitesini artırmak amacıyla hayata geçirilen iki kritik yatırımın altı çizildi: Zafer Teknopark Yeni Hizmet Binası: Afyonkarahisar OSB bünyesinde kurulan 4 bin metrekarelik kapalı alana sahip yeni bina ile üniversite-sanayi iş birliği güçlendirilecek. Milli Teknoloji Atölyesi: TÜBİTAK’ın 30 milyon lira desteğiyle Afyon Kocatepe Üniversitesi bünyesinde kurulan atölyede; yapay zekadan robotiğe, yazılımdan dijital üretime kadar pek çok alanda gençlerin proje geliştirmesine imkan tanınacak. İhsaniye ve Döğer’de Toplu Açılış Coşkusu Bakan Kacır, Valilik ve Belediye ziyaretlerinin ardından İhsaniye ve Döğer beldelerindeki toplu açılış törenlerine katıldı: İhsaniye'ye 145 Milyon Liralık Yatırım: Frig Vadisi ve Ayazini’nin turizm potansiyelini öne çıkaran 16 proje hizmete sunuldu. Döğer’e TÜBİTAK Kütüphaneleri ve Sanayi Bölgesi: Döğer’deki tüm okullara TÜBİTAK kütüphaneleri ve teknoloji setleri kazandırılacağını duyuran Kacır, bölgeye kurulacak 3,5 milyon metrekare büyüklüğündeki Sağlık ve Savunma Endüstri Bölgesi için gerekli nitelikli insan kaynağının bu topraklardan yetişeceğini ifade etti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.