Hava Durumu

#Tüccar

Kırsal Haber - Tüccar haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tüccar haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

ETO’da Meclis Divanı Yönetim Kurulu Ve Kurulların Seçimi Tamamlandı Haber

ETO’da Meclis Divanı Yönetim Kurulu Ve Kurulların Seçimi Tamamlandı

Eskişehir Ticaret Odası’nda yeni dönemde görev yapacak olan yönetim kurulu ve meclis başkanı, meclis divanı, TOBB delegeleri ve disiplin kurulu yapılan seçimle belirlendi. Eskişehir Ticaret Odası’nda (ETO) 2026-2030 döneminde görev yapacak olan organ üyelerinin seçimleri 14 Ekim Çarşamba günü gerçekleştirildi. ETO Hizmet Binası’nda yapılan seçimlerde meclis başkanı, yönetim kurulu başkanı, yönetim kurulu, meclis divanı ve diğer organ üyeleri belirlendi. Halil İbrahim Ara yeniden meclis başkanı oldu Yapılan seçimler neticesinde Halil İbrahim Ara yeniden meclis başkanı oldu. ETO’nun 2026- 2030 dönemindeki meclis başkan yardımcıları Metin Öztürk ve İbrahim Atilla Sabahcı, Meclis Divan Katibi ise Eray Gönenli olarak belirlendi. Seçimler neticesinde Metin Güler bir kez daha yönetim kurulu başkanı olarak güven tazeledi. Özgür Alp, İsmail Çavdar, Ali Ateş, Hüsnü Ünalan, Emre Demir, Mehmet Kahya, Yasin Bakılan, Kerem Can Apaydın, Lokman Can, İlhan Köksal ise ETO’nun yönetim kurulu asil üyeleri oldu. ETO’nun TOBB delegeleri belirlendi ETO organ üyesi seçimlerinde disiplin kurulu üyeleri de belirlendi. Buna göre Sermet Özgöde, Gürdal Abacı, İsmail Mermer, Mahmut Ercan Ertoğlu, Mehmet Dalyancı, Tevfik Ceylan Atılgan ETO’da disiplin kurulu asil üyesi oldu. Yapılan seçimler neticesinde TOBB Delegesi asil üyesi olarak Ali Ufuk Yılmaz, Halil İbrahim Ara, Halil Karahisar, İbrahim Atilla Sabahcı, İbrahim Eldem, İsmail Çavdar, Metin Öztürk, Mithat Yatır, Murat Destici, Özgür Alp, Özgür Ersoy, Recep Can belirlendi. ETO Başkanı Güler’den üyelere teşekkür Meclis divanı ve diğer kurulların seçimleri hakkında değerlendirmede bulunan Eskişehir Ticaret Odası Başkanı Metin Güler, 2026-2030 döneminde de başkanlık görevini layık gören üyelere bir kez daha teşekkür ederek, yeni dönemde de şehir ekonomisinin gelişmesi, tüccar ve sanayicinin sorunlarının çözümü için çalışacaklarını kaydetti. Güler, yeni dönemin ETO üyelerine ve şehir ekonomisine hayırlı olmasını diledi.

ETO Üyeleri 10 Ekim’de Sandık Başına Gidiyor Haber

ETO Üyeleri 10 Ekim’de Sandık Başına Gidiyor

Eskişehir Ticaret Odası’nın meclis üyeleri ve meslek komitesi seçimleri 10 Ekim Cumartesi günü, ETO TÜYAP Fuar Merkezi’nde gerçekleştirilecek. Türkiye’nin en köklü odalarından biri olan Eskişehir Ticaret Odası’nda (ETO) 10 Ekim Cumartesi günü seçim yapılacak. ETO TÜYAP Fuar Merkezi’nde, 09:00-17:00 saatleri arasında yapılacak seçimler neticesinde 41 meslek grubundaki meclis ve komite üyeleri belirlenecek. Başkan Güler üyeleri oy kullanmaya davet etti Seçimler hakkında değerlendirmede bulunan Eskişehir Ticaret Odası Başkanı Metin Güler, her geçen gün daha da güçlenen ETO’yu 2030 yılına taşıyacak olan vizyonu devam ettirmeyi hedeflediklerini belirterek, üyeleri oy kullanmaya davet etti. Seçimlerin Eskişehir Ticaret Odası’na ve üyelere hayırlı olmasını dileyen ETO Başkanı Metin Güler, seçimler neticesinde Eskişehir Ticaret Odası’nda 2030 yılına kadar görev yapacak olan organ üyelerinin belirleneceğini dile getirdi. Şehir ekonomisinin büyümesine destek olmaya devam edeceğiz Eskişehir Ticaret Odası’nın sahip olduğu imkanlarla ve geleceğe odaklı projeleriyle kent ekonomisine sağladığı faydayı sürekli artırdığını belirten Güler, ETO’nun önümüzdeki dönemde de tüccar ve sanayicinin gelişimine, girişimciliğin büyümesine, şehir ekonomisinin gelişimine katkı sağlayacak projelere, girişimcilik ekosisteminin gelişmesini destekleyecek faaliyetlere, üyelerin ve üye işyerlerinde çalışanların mesleki tecrübelerini artırmaya, tüccar ve sanayicinin sorunlarını çözmeye, üyelerin yanında olmaya devam edeceğini ifade etti.

CHP'li Gürer: "Mazot Fiyatı 92.50 TL'ye Fırladı, Çiftçi Nasıl Üretecek?" Haber

CHP'li Gürer: "Mazot Fiyatı 92.50 TL'ye Fırladı, Çiftçi Nasıl Üretecek?"

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, tarım sektöründe üretim artışının çiftçi refahına yansımadığını belirterek yüksek girdi maliyetleri, düşük alım fiyatları, artan borç yükü ve yetersiz tarımsal desteklerin üreticiyi zor durumda bıraktığını söyledi. Gürer, 2006-2026 döneminde çiftçiye verilmesi gereken destek ile gerçekleşen destek arasında 1 trilyon 630 milyar 523 milyon liralık fark bulunduğunu belirtti. ÜRETİM ARTTI AMA ÇİFTÇİNİN REFAHI ARTMADI 2025 yılında kuraklık ve zirai don nedeniyle bitkisel ve bahçe üretiminde 2023 yılı üretimine göre yaklaşık 20 milyon ton ürün kaybı yaşandığını belirten CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, 2026 yılında iklim koşullarının daha olumlu seyretmesiyle üretimde artış yaşandığını ancak bunun üretici gelirlerine yansımadığını söyledi. Gürer, “2025 yılı bitkisel üretim ve bahçe üretiminde 2023 yılına göre yaklaşık 20 milyon ton civarında ürün kaybı oluşmuştu. Çünkü kuraklık ve zirai don önemli ölçüde üretime zarar vermişti. 2026 yılı ise iklim açısından 2025'e göre daha iyi koşullarda oluştu ve bunun yansıması verimde, rekoltede, üretim artışı olarak ortaya çıktı. Ancak üretim artışının çiftçi refahına katkısı umuluyordu öyle olmadı. Kamu tarafından açıklanan alım fiyatları düşük tutuldu ve bir yerde üretici tüccara mahkûm edildi” diye konuştu. Ömer Fethi Gürer, alım şartlarının da üreticinin elindeki ürünü gerçek değerinin altında satmasına neden olduğunu belirterek, “Alım fiyatlarının düşük olmasının ötesinde, alım şartlarının kamu alımlarında kurallara bağlanması, tarlaya gelen tüccarın daha düşük fiyatını çiftçinin tercih etmesine neden oldu” dedi. ÇİFTÇİ ÜRÜNÜNÜ SATIP BANKAYA BORCUNU ÖDÜYOR CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, tarım sektörünün en önemli sorunlarından birinin borçluluk olduğunu, çiftçinin üretim yapmak için kredi kullanmak zorunda kaldığını belirterek, “1 trilyon 511 milyar liraya ulaşan kredi borçlarından dolayı çiftçinin tarladaki ürününü hemen satıp paraya çevirerek bankaya kredi borcunu ödemek zorunda kaldığı bir süreç yaşandı. Ama bazı ürünlerde tarlada da ürün önemli ölçüde kaldı ve bu da yine çiftçiler için yeni sorunlu bir süreci yarattı” dedi. ÜRETİCİ AÇIKLANAN FİYATLARDAN MEMNUN OLMADI İncirden üzüme, fındıktan buğdaya, domatesten narenciyeye ve çaya kadar birçok üründe açıklanan fiyatların üreticinin beklentisini karşılamadığını belirten CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, özellikle üzümde geçen yılın altında fiyat açıklanmasının dikkat çekici olduğunu söyledi. Gürer, “Açıklanan alım fiyatları incirde, üzümde, fındıkta, buğdayda, domateste, narenciyede ve çayda üreticileri mutlu etmedi. Bir yıl önceki alım fiyatı dikkate alındığında mevcut enflasyonun altında bu yıl ürüne alım rakamlar verilirken özellikle üzümde geçen yılın altında bir fiyat açıklandı. Bu durumda gelirinin bu yıl daha iyi olacağını düşünen çiftçimiz hüsrana uğradı. Karpuzun turfandası para etti ama son hasat o da tarlada kaldı” şeklinde konuştu. ŞEKER PANCARI FİYATI HÂLÂ AÇIKLANMADI Şeker pancarının sözleşmeli üretim açısından özel bir öneme sahip olduğunu belirten CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, üreticinin kampanya döneminde fiyatın açıklanmasını beklediğini söyledi. Ömer Fethi Gürer, “Üreticinin münavebeli ekim yaptığı, sözleşmeli tarım olarak da çiftçiyi en azından alım garantili gördüğü şeker pancarı ile ilgili de her yıl 20 Eylül'de başlayan kampanya dönemi içinde ya da o ayın sonunda açıklanan şeker pancarı fiyatı şu ana kadar açıklanmadı.” Türkiye’de geçen yıl yaklaşık 22 milyon ton şeker pancarı üretildiğini belirten Gürer, bu yıl da yaklaşık 22 milyon ton üretim beklendiğini ifade etti. Şeker tüketiminin yıllık 2 milyon 700 bin ile 2 milyon 900 bin ton arasında değiştiğini belirten Gürer, geçen yıldan bu yıla yaklaşık 700 bin ton stokla girildiğini söyledi. ŞEKER PANCARI ÇİFTÇİSİ BEKLİYOR CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, şeker pancarı üreticisi sayısının gerilediğini ve üreticinin maliyetler nedeniyle sektörden çekildiğini belirtti. Gürer, “Şeker pancar üreten Çiftçi sayımız yıllar öncesi 350 binlerdeyken 83 binlere kadar geriledi. Bu yıl 90 bin civarında bir şeker pancarı çiftçisi varlığından söz ediliyor. Şeker pancarının 2026 yılında, yani hasat edilecek ürünün tohumu, 6 dekar için 40 bin lira civarında bir fiyata sahip. Dekara 8 ton pancar elde ediliyor. Klasik tohum 10 bin lira civarında olmasına rağmen doğal olarak üretici verimi daha iyi olduğu için 40 bin lira olan tohumu kullanıyor” dedi. BİR DEKARIN SULAMA MALİYETİ 25 BİN LİRAYA ULAŞTI Şeker pancarında sulama maliyetinin de üreticiyi zorladığını belirten Gürer, “Sulama suyu maliyeti Niğde'de bir dekara yaklaşık 25 bin lira tutuyor. Yılda en az 13 kez şeker pancarı sulama gerektiriyor. Su ve elektrik giderleri de artıyor” şeklinde ifade etti. Ömer Fethi Gürer, pancar üreticisinin yalnızca tohum ve sulama değil, mazot, gübre, ilaç ve diğer girdiler nedeniyle de yüksek maliyetle karşı karşıya olduğunu belirtti. TRAKTÖR MAZOTU 6 YILDA UÇTU CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, 2021 yılında 7,50 lira olan mazotun bugün 91,30 liraya yükseldiğini belirterek, “20 Temmuz 2021 tarihinde ülkemizde mazotun litresi 7 lira 50 kuruştu. 2025 yılı üretim döneminde 55 liraya çıkmıştı. Şu anda mazot 91 lira 30 kuruş. Altı yılda çok ciddi ve fahiş artış gösteren mazot fiyatı çiftçi için büyük bir külfete dönüştü” dedi. Mazottaki artışın sadece çiftçiyi değil, nakliye sektörünü de etkilediğini belirten Gürer, “Traktörü tarlaya soktuğunda gideri traktörün yalnızca mazot üzerinden artarken, tırcı ve kamyoncu da bu ürünü üretildikten sonra nakliyesini yaparken mazottaki artış fiyatlarından doğrudan etkileniyor” diye konuştu. 2026’DA ÇİFTÇİYE VERİLMESİ GEREKEN DESTEĞİN BÜYÜK BÖLÜMÜ VERİLMEDİ CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “2026 yılında Tarım Kanunu'nun 21. maddesinde yüzde 1 olarak verilmesi gereken toplam tutar 722 milyar lira. Ancak Cumhurbaşkanlığı program kitapçığında yer aldığı biçimiyle bu anlamda verilen destek 168 milyar lira.” Diye konuştu. Gürer, aradaki farkın yaklaşık 604 milyar lira olduğunu belirterek, iktidarın farklı kaynak kalemlerini bir araya getirerek yaptığı açıklamalar ile tarımsal destekleme rakamlarının birbirinden ayrılması gerektiğini söyledi. “İktidar açıklama yaparken tarım kesimine yapılmış tüm kaynakları toplayarak bir desteğin verildiğinden söz ediyor. Ama Cumhurbaşkanlığı kitabına baktığımız zaman orada yalnızca tarım için verilen desteğin 168 milyar lira olduğu kendi açıklamalarında yer alıyor.” ÇİFTÇİNİN BANKA BORCU 1 TRİLYON 511 MİLYAR LİRAYA ÇIKTI Tarım sektörünün banka borcundaki artışa dikkat çeken TBMM Tarım,Orman ve Köyişleri Komisyon Üyesi Ömer Fethi Gürer, Temmuz 2026 itibarıyla borcun 1 trilyon 511 milyar liraya yükseldiğini belirterek, “2026 yılı Temmuz ayı itibarıyla tarım sektörünün bankalara borcu 1 trilyon 511 milyar liraya yükseldi. Çiftçilerimizin borcu son bir yılda 411 milyar 249 milyon lira arttı. Ayrıca, tarım sektörünün bankalara kredi borcunun 2006 yılında 6 milyar 475 milyon lira olduğu dikkate alındığında aradaki farkın ne kadar katlandığını gösteriyor. Yaklaşık 230 kat artış gerçekleştiği görülüyor” diye konuştu. BORÇSUZ ÜRETİM ZOR CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, çiftçinin yalnızca bankalara değil, piyasaya da borçlu olduğunu, mevcut tablo nedeniyle üreticinin borçlanmadan üretim yapmasının mümkün olmadığını ifade etti. Gürer, “Üreticinin alın teriyle, emeğiyle, üretimiyle ayakta tuttuğu tarım sektöründe kanunda öngörülen kaynak aktarılmamış. Çiftçinin hakkı olan destek yıllar boyunca eksik bırakıldı ve tarım kesimi bu nedenle borçlanmanın ötesinde giderek icra ve haciz kıskacı altında. Bu borçların 1 trilyon 511 milyar liralık kısmı bankalara. Bir de piyasaya olan borçlar var. 2 milyon 300 bin çiftçimiz olduğuna göre borçsuz üretim şu anda olası değil” dedi. TARIM SAYIMI AÇIKLANMALI Tarımda planlamanın sağlıklı yapılabilmesi için güncel verilere ihtiyaç olduğunu belirten CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, tarım sayımı sonuçlarının açıklanmasını isteyerek, “2001 yılından beri bu ülkede tarım sayımı yapılmıyordu. 2025 yılında tarım sayımının başladığı ifade edilmişti. 2026 yılının sonuna geldik. TÜİK ve Bakanlık bu konuda tarım sayımının sonuçlarını şu ana kadar açıklamadı” şeklinde konuştu. ÇİFTÇİ BİR YIL SONRASINI GÖREBİLMELİ CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, tarımsal üretimde planlamanın yalnızca hangi ürünün ekileceğini belirlemekten ibaret olmadığını, üreticinin maliyet ve gelir hesabını da önceden yapabilmesi gerektiğini ifade ederek, “Bir yıl önceden hangi bölgede hangi ürün yetişecek? Bu üründen ne kadar verim sağlanır? Maliyeti nedir? Ve bu maliyetin üstüne konacak makul kârla üreticinin cebine ne girecek? Çiftçimiz bunları bilmeli. Girdi maliyetlerinin bu kadar arttığı, ilacın, tohumun, gübrenin, elektriğin, sulama suyunun, yem fiyatının bu kadar yükseldiği bir süreçte üreticinin artan girdi maliyetleri eğer dengelenmezse önümüzdeki süreçte yaşanacak sorunlar artar” diye konuştu. ÜRETİM BiR YILLIK EMEK CHP Niğde Milletvekili ve Tarım Orman Köyişleri Komisyon Üyesi Ömer Fethi Gürer tarımın zor bir iş olduğunu belirterek “Çiftçi için ekmek elden su gölden değil aslanın ağzından. Çiftçi,üretici,hayvancılık yapan en az bir yıl uğraşarak ürün elde ediyor.Sofraya gelen gıdayı yetiştirenler yaşadığı soruna rağmen emek veriyor.Gece,gündüz çalışıyor.Çiftçi refahı hak ediyor.Sahipsiz bırakılırsa sorunlar mutfağa da daha yüksek yansır.. “ dedi. Gürer alım fiyatı yerine taban fiyat uygulamasına yeniden dönülmesini de istedi.Kamu belirlediği alım fiyatı altında tüccar fiyat belirliyor.Her ürün için kamu taban fiyat belirlemelidir ve altında tüccarda alım yapamamalıdır” diye konuştu.. ÇİFTÇİNİN HAKKI OLAN DESTEK 1 TRİLYON 630 MİLYAR LİRA EKSİK KALDI Tarım Kanunu’nun 21’inci maddesinin çiftçiye millî gelirin yüzde 1’i oranında destek verilmesini öngördüğünü belirten Gürer, kanunun kabulünden bu yana üreticinin hak ettiği desteği alamadığını ifade etti. CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “18 Nisan 2006 tarihinde kabul edilen ve 25 Nisan 2006 tarihinde Resmî Gazete'de yayımlanan Tarım Kanunu'nun 21. maddesine göre her yıl çiftçiye millî gelirin yüzde 1'inin destek olarak verilmesi zorunlu. Ancak kendi çıkardıkları kanuna uymuyorlar” dedi. Gürer, 2006-2026 dönemindeki toplam desteği ve kanuna göre verilmesi gereken tutarı şöyle açıkladı: “2006-2026 döneminde 20 yılda 682 milyar 185 milyon lira destek verildi. Kanuna göre verilmesi gereken destek ise 2 trilyon 312 milyar 780 milyon liraydı. Aradaki fark tam 1 trilyon 630 milyar 523 milyon lira.” Bu farkın çiftçinin bugün yaşadığı borç sorunuyla doğrudan bağlantılı olduğunu belirten Gürer, “Üretici sürekli borçlanmak durumunda kalıyor” dedi.

Bursa Ticaret Borsası 102 Yıllık Köklü Mirasıyla Geleceğe Yürüyor Haber

Bursa Ticaret Borsası 102 Yıllık Köklü Mirasıyla Geleceğe Yürüyor

Kurulduğu günden bu yana, Bursa’nın ticaret hayatının merkezinde yer alan Bursa Ticaret Borsası, 102 geride bırakmanın gururunu yaşıyor. Bir asrı aşan hizmet yolculuğunun Borsa’nın güçlü kurumsal yapısının temelini oluşturduğunu belirten Bursa Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı, “Tarihimizden aldığımız güçle Bursa’mızın ve ülkemizin tarım ve gıda ticaretini geleceğe taşımak, küresel ölçekte değer yaratmak için kararlılıkla çalışıyoruz” dedi. Bursa Zahire Borsası adıyla 11 Eylül 1924 tarihinde Değirmenci Halil Paşa Zade İbrahim Bey ve arkadaşları tarafından kurulan Bursa Ticaret Borsası (Bursa TB), Cumhuriyetin ilk yıllarından itibaren kent ve ülke ekonomisinin yapı taşlarından biri olmayı sürdürüyor. Bir asrı aşan kurumsal birikimini bugün de Bursa’nın tarımsal ve ticari geleceğine yön veren çalışmalarla büyüten Bursa Ticaret Borsası; üretici, tüccar, sanayici ve iş dünyasıyla kurduğu güçlü bağ sayesinde geleneksel borsacılık anlayışını modern ticaretin gereklilikleriyle buluşturuyor. Asırlık Birikim Ekonomik Değere Dönüşüyor Bursa Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı, kuruluş yıl dönümü dolayısıyla yaptığı açıklamada, Değirmenci Halil Paşa Zade İbrahim Bey ve kurucu üyelerin vizyonuyla yakılan meşalenin, bir asrı aşkın süredir Bursa’nın tarımsal ve ticari kalkınmasına ışık tuttuğunu ifade etti. “Bir asrı aşan birikim, bizim için yalnızca güçlü bir geçmiş değil, aynı zamanda geleceğe karşı önemli bir sorumluluktur” diyen Matlı, Bursa Zahire Borsası adıyla başlayan yolculuğun bugün sürdürülebilirliği ve dijitalleşmeyi odağına alan, küresel pazarlara entegre ve üyelerine katma değer sunan güçlü bir kurumsal yapıya dönüştüğünü söyledi. Bursa TB’nin tescil işlem hacminin 70 milyar TL’yi aşmasının da bu gelişimin somut göstergelerinden biri olduğunu belirten Başkan Matlı, şöyle devam etti: “Bizler ecdadımızın bize bıraktığı bu asırlık mirası yalnızca korumakla kalmıyor, ikinci yüzyılımızda günümüzün hızla değişen ekonomik koşullarına uygun vizyoner hamlelerle tarım ve ticaretin dönüşümüne öncülük ediyoruz. Üyelerimizin rekabet gücünü artıran, üretimi ve ticareti geliştiren, Bursa’nın ekonomik gelişimine katkı sağlayan bir anlayışla çalışmalarımızı sürdürüyoruz.” “Bursa’nın üretim gücüne katkı sunuyoruz” Bursa’nın güçlü üretim kültürü ve köklü ticaret geleneğiyle Türkiye ekonomisinin önemli merkezlerinden biri olduğuna dikkat çeken Başkan Özer Matlı, kentin sahip olduğu potansiyelin daha yüksek katma değer üreten bir ekonomik yapıya dönüştürülmesinin önemine vurgu yaptı. Matlı, “Bursa’nın tarım, gıda, sanayi ve ticaret alanındaki potansiyelini daha yüksek katma değere dönüştürmek, şehrimizin ekonomik gücünü geleceğe taşımak açısından büyük önem taşıyor. Bursa Ticaret Borsası olarak geleneksel borsacılık faaliyetlerimizin yanı sıra tarım ve gıda sektörlerinin gelişimine, ticaretin kolaylaştırılmasına, üretici ve tüccarımızın rekabet gücünün artırılmasına yönelik projeler geliştiriyoruz” dedi. Bu anlayış doğrultusunda birçok önemli çalışmayı hayata geçirdiklerini ifade eden Matlı, şunları söyledi: “Gıda İhtisas Organize Sanayi Bölgesi’nden Gıda UR-GE projelerimize, kentimizin değerli ürünlerinin coğrafi işaretlerle tescillenmesinden yerel ürün ve markalarımıza değer katan Off The Record projemize kadar geniş bir alanda çalışmalar yürüttük. Tüm bu projelerle Bursa’nın üretim ve ticaret gücünü daha yüksek katma değer üreten bir ekonomik yapıya dönüştürmeye, yerel değerlerimizi ulusal ve küresel ölçekte daha güçlü bir konuma taşımaya katkı sunuyoruz.” Asırlık Miras Geleceğe Işık Tutuyor Bursa Ticaret Borsası’nın bugün değişen ekonomik koşullara uyum sağlayan, üyelerinin ihtiyaçlarını merkeze alan ve geleceğin ticaret modellerine hazırlanan güçlü bir kurumsal yapıya sahip olduğunu kaydeden Başkan Özer Matlı, Borsa’nın başarısının temelinde geçmişten bugüne uzanan ortak emeğin bulunduğuna dikkat çekti. Matlı, sözlerini şöyle tamamladı: “Cumhuriyetimizin ilk yıllarında Bursa Zahire Borsası adıyla başlayan yolculuğumuz, bugün bir asrı aşan güçlü bir kurumsal mirasa dönüşmüş durumda. Bu mirasın içerisinde Bursa’nın üreticisinin, tüccarının, sanayicisinin ve iş insanının emeği var. Borsamızın bugünlere gelmesinde katkısı bulunan başta üyelerimiz olmak üzere tüm başkanlarımıza, meclis ve yönetim kurulu üyelerimize ve çalışanlarımıza teşekkür ediyorum. Bursa Ticaret Borsası olarak geçmişten aldığımız güçle, bugünün ihtiyaçlarına cevap veren ve geleceğin ekonomisini şekillendiren bir anlayışla çalışmayı sürdüreceğiz. Bu vesileyle Borsamızın kuruluş yıl dönümünü kutluyor; kuruluşundan bugüne kadar Bursa Ticaret Borsası’na emeği geçen herkesi saygı ve şükranla anıyorum. Aramızdan ayrılan başkanlarımız başta olmak üzere Borsamıza hizmet etmiş tüm büyüklerimize Allah’tan rahmet diliyorum.”

Ömer Zeydan Eskişehir Ticaret Borsası Başkanlığına Yeniden Aday! Haber

Ömer Zeydan Eskişehir Ticaret Borsası Başkanlığına Yeniden Aday!

Eskişehir Ticaret Borsası (ETB) Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Zeydan, düzenlediği basın toplantısıyla yeni dönem borsa vizyonunu ve başkan adaylığını açıkladı. "Birlikte Güçlü Bir Borsa İnşa Ettik. Şimdi Bu Gücü Üreticilerimizin ve Tüccarlarımızın Kazancına Dönüştürme Zamanı" mesajı veren Zeydan, yeni dönemin en büyük projesi olan "Eskişehir Tarım ve Ticaret Kampüsü" müjdesini paylaştı. ETB Meclis ve Yönetim Kurulu üyeleri, üreticiler, tüccarlar, sanayiciler ve basın mensuplarının katılımıyla gerçekleşen toplantıda Ömer Zeydan; geçmiş dönemde tamamlanan dev yatırımları, borsanın finansal büyümesini, bölgesel hizmet ağını ve geleceğe yön verecek stratejik hedeflerini kamuoyuna duyurdu. Konuşmasına geçtiğimiz aylarda yaşadığı zorlu sağlık/hayat sürecine ve bu süreçte kendisine destek veren hemşehrilerine teşekkür ederek başlayan Ömer Zeydan yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi; ''Bugün sizlerle yalnızca bir adaylık kararını paylaşmak için değil; Eskişehir tarımının ve ticaretinin geleceğine dair inandığımız yeni vizyonu paylaşmak için bir aradayız. Hayatım boyunca üretimin, emeğin ve alın terinin yanında olmaya gayret ettim. Eskişehir Ticaret Borsası çatısı altında görev yaptığım her günü, bu şehre ve üyelerimize hizmet etmenin büyük bir sorumluluğu ve onuru olarak gördüm. Bu süreçte yalnızca Eskişehir Ticaret Borsasında değil; Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Yönetim Kurulu Üyeliği, TOBB Borsalar Konseyi Üyeliği, Ulusal Hububat Konseyi Meclis Üyeliği, BEBKA Kalkınma Kurulu Başkanlığı ve Anadolu ÜPAK Yönetim Kurulu Üyeliği gibi önemli görevlerde de Eskişehir’imizi temsil etme sorumluluğunu üstlendim. Ancak benim için en büyük unvan; üyelerimizin, üreticilerimizin, tüccarlarımızın ve sanayicilerimizin güvenini kazanmış olmaktır. En Büyük Gücümüz Birlik ve Güven Oldu Geçtiğimiz aylarda hayatımın en zorlu dönemlerinden birini yaşadım. Bu süreçte gösterdiğiniz ilgi, dualarınız, geçmiş olsun dilekleriniz ve samimi desteğiniz bana yalnız olmadığımı bir kez daha hissettirdi. Her telefon, her mesaj ve her ziyaret bana sadece moral vermedi; aynı zamanda Eskişehir’e hizmet etme sorumluluğumu daha da güçlendirdi. Bu vesileyle şahsıma ve aileme gösterdiğiniz tüm destek için gönülden teşekkür ediyorum. Bugün sizlerin karşısına yalnızca yeniden aday olmak için değil; bana duyduğunuz güvene layık olmak ve bu şehre olan hizmet yolculuğumu aynı heyecan ve kararlılıkla sürdürmek için yeniden huzurlarınızdayım. Güçlü Bir Borsa İnşa Ettik Göreve ilk geldiğimizde hedefimiz; güçlü, güvenilir, kurumsal ve geleceğe hazırlanan bir Ticaret Borsası oluşturmaktı. Yönetim Kurulumuz, Meclisimiz, çalışma arkadaşlarımız ve üyelerimizle birlikte bu hedef doğrultusunda önemli yatırımları hayata geçirdik: Organize Sanayi Bölgesinde modern depolama yatırımlarını gerçekleştirdik. Elektronik satış sistemlerini hayata geçirerek tarımsal ticarette dijitalleşmenin, şeffaflığın ve hızlı ticaretin önünü açtık. “ETB Mobil Borsam” uygulamasını hayata geçirerek üyelerimizin piyasa fiyatlarına ve Borsa hizmetlerine dijital ortamdan daha hızlı ulaşmasını sağladık. Laboratuvar altyapımızı yeni teknolojiler ve uzman kadrolarla güçlendirdik; Özel İstek Laboratuvarımızı hizmete açtık ve Yetkili Sınıflandırıcı Laboratuvar statüsüne ulaşarak ürünlerimizin analiz, kalite ve sınıflandırma kapasitesini geliştirdik. Seyitgazi ve Alpu’da irtibat bürolarımızı kurduk; Beylikova’da Borsamıza kalıcı bir yerleşke kazandırdık. Çifteler ve Sivrihisar’daki altyapımızı güçlendirerek hizmet ağımızı ilçelerimize yaydık. Yeni tesisler ve teknik altyapılar kazandırdık. Borsamızın mali yapısını ve öz kaynaklarını önemli ölçüde güçlendirdik. Eskişehir’in uzun yıllardır ihtiyaç duyduğu modern mezbaha yatırımının hayata geçirilmesi sürecinde Eskişehir Büyükşehir Belediyesiyle yakın istişare içerisinde çalışarak projenin şehrimize kazandırılması için önemli katkılar sunduk. TOBB başta olmak üzere ulusal kurum ve kuruluşlardaki görev ve çalışmalarımızla Eskişehirli üreticimizin, tüccarımızın ve sanayicimizin sesini Türkiye’nin karar mekanizmalarında daha güçlü şekilde temsil ettik. Uluslararası temas ve iş birlikleriyle dünyadaki gelişmeleri ve iyi uygulamaları yakından takip ederek Borsamızın temsil gücünü artırdık. Elbette bu hizmet yolculuğu bizimle başlamadı. Görevi devraldığımız kıymetli başkanlarımızın ve yönetimlerimizin bizlere teslim ettiği hizmet bayrağını, onların emeklerine ve Borsamızın kurumsal birikimine sahip çıkarak daha ileriye taşıdık. Eskişehir Ticaret Borsasının bugün ulaştığı güçlü yapı, geçmişten bugüne bu kuruma emek veren herkesin ortak eseridir. Bugün Eskişehir Ticaret Borsası; güçlü mali yapısı, teknolojik ve kurumsal altyapısı, ilçelerimize ulaşan hizmet ağı ve ulusal düzeydeki temsil gücüyle Türkiye’nin örnek Ticaret Borsalarından biri olma yolunda önemli bir mesafe katetmiştir. Bu başarı hiçbir zaman tek bir kişiye ait olmadı. Yönetim Kurulumuzun, Meclisimizin, çalışma arkadaşlarımızın, üyelerimizin ve tüm paydaşlarımızın ortak emeğinin eseridir. Her zaman söylediğim gibi: “Ben yaptım” değil, “Biz başardık.” Şimdi Yeni Bir Dönem Başlıyor İlk günden itibaren kurumumuzu güçlendirdik. Yeni dönem, geçmişi tekrar eden değil; ilk günden itibaren birlikte oluşturduğumuz güçlü kurumsal yapıyı üyelerimize daha fazla değer üreten kalıcı bir mirasa dönüştürme dönemi olacaktır. Artık yeni hedefimiz, bu güçlü kurumsal yapıyı üyelerimiz için daha fazla katma değer üreten bir yapıya dönüştürmektir. Çünkü güçlü bir Borsa tek başına yeterli değildir. Üreticilerimizin daha fazla kazanması gerekir. Tüccarlarımızın ticaretini daha hızlı, daha güvenli ve daha verimli yapabilmesi gerekir. Sanayicilerimizin ihtiyaç duyduğu kaliteli ve sürdürülebilir ürün tedarik altyapısını daha da güçlendirmemiz gerekir. Eskişehir tarımının teknolojiyle, bilgiyle ve katma değerle büyümesi gerekir. İşte yeni dönemde bütün enerjimizi bu hedefe yönlendireceğiz. Eskişehir Tarım ve Ticaret Kampüsü Göreve geldiğimiz ilk günden bu yana mali disiplini esas alan yönetim anlayışımız sayesinde Borsamızın öz kaynaklarını yaklaşık 40 kat artırmayı başardık. Bu güçlü mali yapı, bugün bizlere Eskişehir’in geleceğine yatırım yapabilecek imkânı sunmaktadır. Artık hedefimiz; yıllar içinde oluşturduğumuz bu kurumsal gücü ve mali birikimi, Eskişehir’e uzun yıllar hizmet edecek Eskişehir Tarım ve Ticaret Kampüsü'ne dönüştürmektir. Yeni dönemin en önemli projesi, Eskişehir’e kazandırmayı hedeflediğimiz bu kampüs olacaktır. Bu proje yalnızca yeni bir hizmet binası değil; üretimin, ticaretin, bilginin ve bereketin buluştuğu yaşayan bir merkez olacaktır. Bu kampüs: Lisanslı depoculuk sistemini, Elektronik satış altyapısını, Uluslararası standartlarda akredite ürün analiz laboratuvarlarını, Mevcut meslek gruplarımızın ihtiyaçlarına yönelik endüstriyel binalar ve işleme alanlarını, Modern Canlı Hayvan Borsası hizmetlerini, Ata Tohumu Koruma ve Geliştirme Merkezini, Tarımsal Ar-Ge ve verimlilik çalışmalarını, Üniversite ve kamu iş birliklerini, Devlet destekleri ve proje danışmanlığını, Eğitim ve dijital dönüşüm programlarını aynı çatı altında buluşturan yaşayan bir üretim ve ticaret merkezi olacaktır. Bu hedef doğrultusunda yeni yerleşke için uygun alanların belirlenmesine yönelik çalışmalar 2025 yılından itibaren başlatılmış; ilgili kurumlarla yatırım planlamaları ve yer tahsisi konusunda görüşmelerimiz yapıcı bir anlayışla sürdürülmektedir. Hedefimiz yalnızca bugünün ihtiyaçlarına cevap vermek değil; Eskişehir tarımını geleceğin koşullarına hazırlayan, değişime uyum sağlayan ve Türkiye’ye örnek olacak bir merkez oluşturmaktır. Hedefimiz Daha Üretken Bir Eskişehir İstiyoruz ki; Eskişehirli üretici daha çok kazansın. Eskişehirli tüccar daha güçlü rekabet edebilsin. Sanayicimiz ihtiyaç duyduğu kaliteli ürüne daha kolay ulaşabilsin. Gençler tarımı geleceğin mesleği olarak görsün ve tarımsal girişimcilik teşviklerle desteklensin. Kadın üreticilerimiz daha fazla desteklensin. Üniversitelerimizle bilgi üreten, sanayimizle katma değer oluşturan güçlü iş birlikleri kurulsun. Eskişehir yalnızca üretim yapan değil, tarım ticaretine yön veren şehirlerden biri olsun. Birlikte Geleceğe Eskişehir Ticaret Borsası büyük bir ailedir. Farklı düşüncelerimiz, farklı meslek gruplarımız ve farklı beklentilerimiz olabilir; ancak hepimizin ortak paydası Borsamızın ve Eskişehir’in geleceğidir. Bizim anlayışımızda ayrıştırmak değil birleştirmek; yalnızca bize destek verenlerin değil, bütün üyelerimizin sesi olmak esastır. Seçimler gelip geçer; kurumlar, dostluklar ve birlikte çalışma kültürü kalır. Yeni dönemde de kapımız, fikri ve tercihi ne olursa olsun bütün üyelerimize açık olacaktır. Bugüne kadar ortak akla inandık. İstişare kültüründen hiç vazgeçmedik. Şeffaflığı, katılımcılığı ve hesap verebilirliği yönetim anlayışımızın temel ilkeleri olarak benimsedik. Bundan sonra da aynı anlayışla çalışmaya devam edeceğiz. Çünkü inanıyorum ki ilk günden itibaren Eskişehir Ticaret Borsasını birlikte güçlendirdik. Bu yeni dönemde ise hedefimiz, bu gücü Eskişehirli üreticilerimizin, tüccarlarımızın ve sanayicilerimizin daha fazla kazanacağı; Eskişehir tarımının daha köklü yarınlara taşınacağı kalıcı projelere dönüştürmektir. Çünkü; Güçlü Borsa, Güçlü Üretici... Güçlü Üretici, Güçlü Eskişehir demektir. Bugün sizlerden yalnızca destek istemiyorum. Sizleri, Eskişehir tarımının ve ticaretinin yeni dönemini birlikte inşa etmeye davet ediyorum.''

CHP'li Gürer: “Mısır Alım Fiyatı En Az 17 Lira Olmalı” Haber

CHP'li Gürer: “Mısır Alım Fiyatı En Az 17 Lira Olmalı”

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, bazı bölgelerde mısır hasadının başlamasına rağmen Toprak Mahsulleri Ofisi'nin (TMO) henüz alım fiyatı açıklamamasını eleştirdi. Belirsizliğin tüccarın fiyatları düşük tutmasına yol açtığını belirten Gürer, üreticinin mağdur olmaması için kilogram fiyatının en az 17 lira olarak belirlenmesi gerektiğini söyledi. ​TMO Fiyat Açıklamadı, Tüccar Piyasayı Düşük Tutuyor ​Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, hasadın başlamasıyla birlikte üreticilerin gözünü TMO’ya çevirdiğini ancak kurumun henüz fiyat duyurusu yapmamasının piyasada belirsizlik yarattığını ifade etti. ​TMO'nun sessizliğinin tüccarlar tarafından fırsata çevrildiğini belirten Gürer, fiyatların düşük tutulduğunu vurguladı. Gürer çiftçinin emeğinin karşılığını alabilmesi için TMO alım fiyatının derhal kamuoyuna duyurulması gerektiği dile getirdi. ​“Mısırın Kilogram Fiyatı En Az 17 Lira Olmalı” ​Gübre, mazot, ilaç, tohum ve sulama giderlerindeki aşırı artışların çiftçiyi omuzlayamayacağı bir noktaya getirdiğine dikkat çeken CHP’li Gürer, artan maliyetler ve makul kâr beklentisinin göz önünde bulundurulması gerektiğini belirtti: ​"Çiftçimiz yüksek girdi maliyetleriyle mücadele ediyor. TMO, üreticinin belini büken bu maliyetleri dikkate alarak mısır alım fiyatını kilogram başına en az 17 lira olarak açıklamalıdır." ​Türkiye’de Mısır Üretimi Var, İthalat Baskısı Devam Ediyor ​Mısırın tanelik, yağlık ve yemlik olarak kritik bir stratejik ürün olduğuna işaret eden Ömer Fethi Gürer, yerli üretime rağmen ithalat bağımlılığının sürdüğünü kaydetti. TÜİK verilerine göre bu yıl yaklaşık 8 milyon tonluk mısır üretimi öngörülmesine karşın, yaklaşık 3 milyon tonluk ithalat beklentisi bulunuyor. 2024-2025 döneminde mısır ithalatının 5,5 milyon tona kadar yükseldiği hatırlatılarak, yerli üreticinin desteklenmesinin hayati önem taşıdığı vurgulandı. ​“Yanlış Politikalar Üreticiyi Tarımdan Uzaklaştırıyor” ​Uygulanan yanlış fiyat politikalarının üreticiyi topraktan ve üretimden soğuttuğunu belirten Gürer, sözlerini şu uyarılarla tamamladı: ​"Açığın oluşmaması için çiftçinin refahını sağlayacak bir alım fiyatı esas alınmalıdır. Üreticiler bu anlamda acil fiyat beklemektedir. Düşük alım fiyatları, üreticinin o üründen hızla uzaklaşmasına neden olmaktadır."

TÜRİB Genel Müdürü Kırali Müjdeyi Verdi: Tarım Ticaretinde Vadeli İşlem Dönemi Başlıyor! Haber

TÜRİB Genel Müdürü Kırali Müjdeyi Verdi: Tarım Ticaretinde Vadeli İşlem Dönemi Başlıyor!

Türkiye Ürün İhtisas Borsası (TÜRİB) Genel Müdürü Ali Kırali, Ankara’da düzenlenen tahıl konferansında lisanslı depoculuk, ELÜS piyasasının gelişimi ve tarım sektörüne çağ atlatacak yeni borsa projeleri hakkında çok önemli açıklamalarda bulundu. Kırali, tarım ticaretini daha şeffaf ve güvenli bir yapıya kavuşturacak olan TÜRİB Vadeli İşlem Piyasası ve Uluslararası Ürün Piyasası’nın 2026 yılında devreye alınacağını müjdeledi. Peki, TÜRİB vadeli işlem sözleşmeleri neleri kapsayacak? Lisanslı depo kapasitesinde son durum ne? İşte tarım piyasalarına yön verecek dev hamlenin tüm detayları... TÜRİB İşlem Hacmi 423 Milyar TL’ye Ulaştı TÜRİB ELÜS (Elektronik Ürün Senedi) Piyasası’nın faaliyete geçtiği 26 Temmuz 2019 tarihinden bu yana tarım ticaretinin kalbi konumunda olduğunu belirten Ali Kırali, borsanın güncel verilerini paylaştı. Borsada bugüne kadar yaklaşık 423 milyar TL işlem hacmine ulaşıldığını ifade eden Kırali, bu süreçte tam 61 milyon ton ürünün el değiştirdiğini açıkladı. Lisanslı Depo Kapasitesi 14,3 Milyon Tonu Aşarak Rekor Kırdı Piyasa derinliğinin en büyük göstergesi olan lisanslı depoculuk tarafında da dev bir büyüme kaydedildi. TÜRİB’in kurulduğu 2019 yılında 4 milyon ton olan saklama kapasitesi, bugün itibarıyla 264 lisanslı depo işletmesi ve 359 lokasyonda 14,3 milyon ton faal kapasiteye ulaştı. Kapasitenin yıl sonuna kadar 15 milyon tonu aşmasını beklediklerini söyleyen Kırali, Türkiye'nin son 5 yıllık hububat rekoltesinin yaklaşık yüzde 40'ının lisanslı depolarda saklanabilir hale gelmesinin ELÜS piyasası için çok güçlü bir altyapı oluşturduğunu vurguladı. 2026’nın İkinci Yarısında Büyük Eşik: Vadeli İşlem Piyasası Geliyor Tarım sektöründe fiyat riskini yönetmek ve ileri tarihli fiyat oluşumunu desteklemek amacıyla tasarlanan TÜRİB Vadeli İşlem Piyasası için geri sayım başladı. Projenin 2026 yılının ikinci yarısında devreye alınması hedefleniyor. Bu yeni katman sayesinde üretici, tüccar, sanayici ve yatırımcı gelecekteki fiyat risklerini önceden görebilecek ve yönetebilecek. Vadeli İşlem Piyasası'nın Öne Çıkan Özellikleri: İlk Aşamadaki Ürünler: İlk etapta dayanak varlık olarak ekmeklik buğday ve mısır ELÜS’leri ile bu ürünlere ilişkin TÜRİB fiyat endeksleri işleme açılacak. İki Farklı Uzlaşma Modeli: ELÜS dayanaklı sözleşmelerde fiziki teslimat gerçekleştirilecek; TÜRİB endekslerine dayalı sözleşmelerde ise nakdi uzlaşma sistemi uygulanacak. Güvenli Altyapı: Vadeli işlem sözleşmeleri; belirli bir vadede, önceden belirlenen fiyat, miktar ve nitelikte ürünü alma veya satma yükümlülüğü getirecek. Yükümlülüklerin yerine getirilmesi ise vade sonunda gerçekleşecek. Küresel Ticaret İçin Tarihi Adım: Uluslararası Ürün Piyasası TÜRİB'in önümüzdeki dönemde hayata geçireceği bir diğer vizyon proje ise Uluslararası Ürün Piyasası olacak. Bu proje ile gümrüklü antrepolarda bulunan, depolanmaya uygun ve standardize edilebilir tarım ürünlerinin TÜRİB işlem sistemi üzerinden doğrudan alınıp satılması sağlanacak. Piyasada işlem görecek tüm ürünler; menşei, antrepo bilgisi, kalite özellikleri ve analiz belgeleriyle birlikte şeffaf bir şekilde tanımlanacak. Alım-satım işlemleri, belirli teslim süreleri ve güvenli ödeme-takas mekanizmalarıyla yürütülecek. Bu hamle, Türkiye’nin tarım ürünleri ticaretindeki uluslararası erişim gücünü zirveye taşıyacak. Dijital Dönüşüm ve LİDBİS ile Tam Güvenlik TÜRİB’in gelişim stratejisinin teknolojik dönüşüm ve güven üzerine kurulu olduğunu hatırlatan Genel Müdür Ali Kırali, 13 Ocak 2025'te TÜRİS işlem platformuyla geçilen aracılı yapının (ÜPAK entegrasyonu) piyasanın sahadaki erişim kapasitesini artırdığını belirtti. Güven altyapısını pekiştirmek amacıyla Lisanslı Depoculuk Denetim A.Ş.'nin kurulduğunu ifade eden Kırali, TÜRİB Ar-Ge Merkezi tarafından geliştirilen LİDBİS (Lisanslı Depoculuk Bilgi Sistemi) projesi sayesinde depolardaki fiziksel ürünler ile elektronik kayıtların ve analiz süreçlerinin çok daha güçlü bir şekilde anlık olarak izleneceğini müjdeledi.

Gürer: ''Patateste Ürün Çürüme Riskiyle Karşı Karşıya'' Haber

Gürer: ''Patateste Ürün Çürüme Riskiyle Karşı Karşıya''

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Niğde’de patates üreticilerinin yaşadığı sorunları TBMM’de gündeme taşıyarak açıklamalarda bulundu. Türkiye’de patates üretiminde ilk sırada yer alan Niğde’de üreticinin ciddi bir krizle karşı karşıya olduğunu vurgulayan Ömer Fethi Gürer, acil önlem çağrısı yaptı. Gürer, 2025 yılında kayıt dışı üretimle birlikte Niğde’de yaklaşık 1 milyon ton patates üretildiğini belirterek, “Ancak bu üretimin önemli bir bölümü tüccar tarafından alınmayınca depolandı, bir kısmı tarlada kaldı, bir kısmı hayvan yemi oldu” dedi. Depolarda bekleyen ürünlerin büyük risk altında olduğuna dikkat çeken TBMM Tarım,Orman ve Köyişleri Komisyon Üyesi Ömer Fethi Gürer, küçük aile tipi işletmelerde depolarda hâlâ önemli miktarda patates bulunduğunu ifade ederek, “Bir ay içinde eğer satılamazsa bu patates çürüyecek. Hatay’da, Adana’da turfanda patates yakında çıkacak” diye konuştu. “POLİTİKA YOK, ÇİFTÇİ YALNIZ BIRAKILDI” Patates üretimine yönelik uzun vadeli ve planlı bir tarım politikasının oluşturulmadığını vurgulayan CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, bölgeye entegre tesis kazandırılmamasının üreticiyi zor durumda bıraktığını söyledi. Gürer, “Ne yazık ki patatesle ilgili son yıllarda bir politika oluşturulup bir entegre tesis de bölgeye kazandırılmadığı için çiftçimiz büyük zarar ediyor ve patates şirketlerin ve tüccarların kontrolüne girdi” ifadelerini kullandı. “KAMU DEVREYE GİRMELİ” Yaşanan sorunların çözümü için kamunun müdahalesinin şart olduğunu belirten CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, depolarda bekleyen ürünler için acil alım çağrısı yaptı. Gürer, “Kamunun bu bağlamda olması ve çiftçimize sahip çıkılması gerekiyor. Şu anda patates çöp olmadan -kalanı olsun- satın alınmalı” dedi. “ÇİFTÇİ ZARAR EDİYOR AMA ÜRETMEK ZORUNDA” Girdi maliyetlerinin altında oluşan fiyatlar nedeniyle üreticinin zarar ettiğini söyleyen Ömer Fethi Gürer, çiftçinin buna rağmen üretime devam etmek zorunda kaldığınıbelirterek, “Girdi maliyetlerinin altında bir fiyat oluştu, çiftçi zarar etti ama buna rağmen yapacak başka bir işi yok”sözleriyle üreticinin içinde bulunduğu söyledi Ömer Fethi Gürer yaptığı açıklamada da patateste üretici bu yılda hüsran yaşadığı ifade etti.Marketlerde kilosu 20 Tl satılan patates tarlada 3 TL zor satılırken depolanan ürün maliyeti 8 Tl bulduğunu bu fiyatla ürün satamayan üretici zarar ederken tüccar aracı ve marketlerin patatesten para kazandığını,tüketicininde yüksek fiyatla patatese dahi erişimde sıkıntı yaşadığına dikkat çekti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.