Hava Durumu

#Türkiye

Kırsal Haber - Türkiye haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Türkiye haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Hürmüz Boğazı Krizine Türkiye Kalkanı: Gıda İhracatı Tam Gaz Haber

Hürmüz Boğazı Krizine Türkiye Kalkanı: Gıda İhracatı Tam Gaz

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) tarafından paylaşılan verilere göre; ayçiçek yağı, çikolata ve kakaolu ürünler, bisküvi ve gofret, şekerleme çeşitleri ile makarna ve buğday unu gibi temel gıda kalemlerini kapsayan hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamulleri sektörü yılın ilk üç ayında 2,8 milyar dolarlık ihracat yaptı. Miktar bazında ihracat geçtiğimiz yılın aynı ayına göre yüzde 24,6 gerilemiş olsa da ihracat birim fiyatlarında dolar bazında yaşanan yüzde 17’4’lük yükselişin etkisiyle, değer bazındaki düşüş yüzde 11,5 seviyesinde kaldı. Geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre ihracatın yüzde 17,2 artışla 316,8 milyon dolara yükseldiği ayçiçek yağı, sektörde ilk sırada yer alırken; yüzde 14,7 düşüşle 248,7 milyon dolar olarak kayıtlara geçen çikolata ve kakao bazlı ürünler ikinci sırada yer aldı. Tatlı bisküvi ve gofretler ile makarna, ihracatı bu dönemde 200 milyon doları aşan diğer ürün grupları oldu. 315,2 milyon dolar ihracat yapılan Irak’taki yüzde 40,1’lik düşüşün de etkisiyle Orta Doğu pazarında yüzde 25,3’lük düşüş kaydedildi. 3 aylık süreçte geçtiğimiz yıla göre yüzde 4 artışla 68 milyon dolar ihracat yapılan İran, Türkiye’nin toplam hububat sektörü ihracatında ilk 7 içerisinde yer aldı. “Krizlere dayanıklı yapımız, küresel sarmalı soğukkanlı yönetebilmemizi sağlıyor” Küresel gıda ticaretinin Hürmüz Boğazı odağında gelişen enerji ve lojistik darboğazı nedeniyle kritik süreçten geçtiği bu dönemde yaşanan aksamaların ihracata etkilerini değerlendiren TİM Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri Sektör Kurulu Başkanı Ahmet Tiryakioğlu şunları söyledi: “Orta Doğu’da devam eden süreç, 2022 yılında yaşanan ve tahıl ile yağlı tohum arzını doğrudan etkileyen Rusya-Ukrayna Savaşı’ndan farklı bir dinamikle ilerliyor. O dönemde ürün arzı sekteye uğramıştı; bugünse sahaya yansımalar enerji, gübre ve navlun maliyetleri üzerinden dünya üretim altyapısını baskılayan sistematik bir şekilde gelişiyor. Bu tablonun küresel bir riski temel gıda maddeleri olan pirinç, buğday, mısır ve soya rekoltesinde muhtemel düşüşleri tetikleyerek, özellikle ithalata bağımlı ülkeleri uzun süreli istikrarsızlığa mahkûm edebilecek olması. Bunun yanında yüksek petrol fiyatlarının biyoyakıt talebini artırması mısır, soya ve palm yağı gibi ürünlerde ek bir fiyat baskısı oluşturabilir, tüm bu gelişmeler de gıda ticaretini sadece bir tarım meselesi olmaktan çıkararak küresel ekonomi için istikrar başlığına dönüştürebilir Türkiye gıda sanayii, şu an tüm ülkeleri etkileyen bu sarmalı; geçmiş krizlerde test edilmiş çevik yapısı, hammaddeye erişim ve onu katma değerli ürüne dönüştürme kabiliyetiyle soğukkanlı bir şekilde yönetiyor. Mart’ta aylık bazda yaşanan yüzde 14,2’lik daralmaya rağmen sektörel ihracatımızın 1 milyar dolar sınırına yaklaşması, ticari ilişkiler normale döndüğü zaman ticari verilerde hızlı bir toparlanma yaşanabileceğine işaret ediyor.” “Dinamik lojistik altyapımız en stratejik kalkanımız” Hürmüz Boğazı gibi kritik geçiş noktalarındaki tıkanıklıklar küresel petrol ticaretinin üçte birini işlevsiz bırakma potansiyeline sahip olsa da Türkiye’nin, lojistik açıdan tek bir rotaya mahkûm olan diğer ülkelerden ayrıştığına dikkat çeken Tiryakioğlu şunları söyledi: “Akdeniz’den Karadeniz’e uzanan geniş liman ağımız, gelişmiş kara yolu taşımacılığımız ve stratejik demir yolu bağlantılarımız; bölgesel blokajları alternatif güzergahlarla bypass edebilmemize imkân tanıyan eşsiz bir esneklik sunuyor. Bu lojistik çeşitlilik sayesinde, küresel tedarik zincirindeki kopmaları minimize ederek hem tedarik akışımızı güvence altına alıyor hem de ihracat menzilimizi koruyabiliyoruz. Bölgedeki deniz yolu trafiğinin yüzde 90 oranında aksadığı bu gibi dönemlerde, Türkiye’nin sahip olduğu taşımacılık altyapısının, sanayicimize hammaddeye erişim konusunda rakiplerinin önüne geçen bir avantaj sağlayacağını düşünüyoruz. Jeopolitik risklerin deniz yolu rotalarını felç ettiği bir süreçte, ülkemizin alternatifli ve dinamik lojistik altyapısı sadece ticari bir avantaj değil, aynı zamanda geniş bir coğrafyanın gıda arz güvenliğini sürdürülebilir kılan en stratejik kalkanımız olmaya devam ediyor.”

CHP'li Gülcan Kış: "Vatandaşın Sofrasından 130 Ekmek Eksildi!" Haber

CHP'li Gülcan Kış: "Vatandaşın Sofrasından 130 Ekmek Eksildi!"

CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış, TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada Türkiye’nin derinleşen ekonomik krizini ve düşen alım gücünü çarpıcı verilerle eleştirdi. 2018 yılındaki "Verin yetkiyi, görün etkiyi" vaadini hatırlatan Kış, "Gördük o etkiyi; milletin sofrasından tam 130 ekmek eksildi" dedi. "Verin Yetkiyi Dediniz, Yoksulluğu Getirdiniz" Konuşmasında ekonomik tablonun her mutfakta hissedildiğini vurgulayan Gülcan Kış, 2018 yılında Cumhurbaşkanı tarafından dile getirilen vaatlerin bugün bir yoksulluk belgesine dönüştüğünü savundu. Kış, "Bugün o etkinin ne olduğunu bu ülkenin her hanesi, her mutfağı iliklerine kadar yaşıyor" ifadelerini kullandı. Somut Verilerle Alım Gücü Kaybı: 1.734'ten 1.604'e düştü Asgari ücretlinin ekmek üzerinden alım gücünü hesaplayan Kış, aradaki uçurumu şu rakamlarla ortaya koydu: 2016 Yılı: Bir asgari ücretle 1.734 adet ekmek alınabiliyordu. Günümüz: Bir asgari ücretle ancak 1.604 adet ekmek alınabiliyor. Kayıp: Vatandaşın sofrasından tam 130 ekmek eksildi. "En temel gıdamız ekmek nerede pahalanıyorsa orada yoksulluk vardır. Sofralar küçülüyor, yoksulluk büyüyor." "Mazot 80 Liraya Dayandı, Üretici Kan Ağlıyor" Tarım ve üretim maliyetlerindeki artışın ekmek fiyatlarını tetiklediğini belirten Kış, çiftçinin üretimden koptuğunu söyledi. Mazotun 80 TL sınırına dayandığını hatırlatan CHP'li Kış, gübre ve yem fiyatlarındaki artışın Türkiye'yi ithalata mahkum ettiğini vurguladı: "Çiftçi üretemiyor, üretse kazanamıyor. Artık üretimi değil, ithal ettiğimiz buğdayı ve mısırı konuşuyoruz." "Bu Bir Tercih Meselesidir" Yaşanan ekonomik krizin bir tesadüf olmadığını, uygulanan politikaların bir sonucu olduğunu savunan Gülcan Kış, iktidarın üreteni değil rantı ve ithalatı öncelediğini ifade etti. Hem fırıncının maliyetler altında ezildiğini hem de vatandaşın ekmeği tane hesabıyla alabildiğini belirterek, "Bu kriz toplumun tamamının krizidir" dedi. "Millet Sofrasından Eksileni Unutmaz" Konuşmasını sandık göndermesiyle tamamlayan Gülcan Kış, 130 ekmeğin sadece bir sayı olmadığını, milyonlarca hanenin yoksulluk belgesi olduğunu söyledi: "Bu millet sofrasından eksileni unutmaz. Sandık geldiğinde bu tabloyu yaratanlar bunun hesabını verecektir."

​Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçılarında Emre Uygun Güven Tazeledi Haber

​Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçılarında Emre Uygun Güven Tazeledi

Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği’nin (EZZİB) seçimli Genel Kurul Toplantısı’nda Emre Uygun, 55 oyla yeniden başkanlığa seçildi. Genel kurulda sektörün ihracat rakamlarını ve gelecek vizyonunu paylaşan Uygun, kısıtlamaların zeytinyağı ihracatına vurduğu darbenin altını çizdi. ​Türkiye’nin zeytin ve zeytinyağı ihracatını yöneten en önemli çatılardan biri olan EZZİB’de seçim heyecanı yaşandı. Mevcut başkan Emre Uygun, üyelerin büyük desteğiyle yeniden başkanlık koltuğuna oturdu. Genel kurulda, sofralık zeytindeki başarılar ve zeytinyağındaki ihracat kaybı öncelikli gündem maddesi oldu. ​Zeytinyağı İhracatında %50 Kayıp: Yasaklar Sektörü Etkiledi ​Başkan Emre Uygun, 2023/24 sezonunda 763 milyon dolar olan ihracatın, 2024/25 sezonunda %27 gerileyerek 559 milyon dolara düştüğünü açıkladı. İhracat rakamlarında iki farklı tablonun oluştuğunu belirten Uygun, şu detayları paylaştı: ​Sofralık Zeytin Başarısı: Siyah zeytin ihracatı %19 artışla 194 milyon dolara, yeşil zeytin ise %29 artışla 61 milyon dolara ulaştı. Türk zeytini tam 117 ülkenin sofrasında yer buldu. ​Zeytinyağında Daralma: Kısıtlama ve fon uygulamaları nedeniyle zeytinyağı ihracatı döviz bazında %50 azalarak 252 milyon dolara geriledi. Miktar bazında ise 70 bin ton seviyelerinden 50 bin tona inildi. ​"Kısıtlamalar Güvenilir Tedarikçi İmajını Zedeledi" ​Dökme ve varilli zeytinyağına yönelik uygulanan yasakların küresel pazarda rekabet gücünü düşürdüğünü ifade eden Uygun, pazar paylarının rakip ülkelere geçtiğini vurguladı. 2025/26 sezonunda da kaybın sürdüğünü belirterek, Mart 2026 itibarıyla zeytinyağı ihracatının geçen yılın aynı dönemine göre miktar bazında %73 azaldığını kaydetti. ​OLIVEtoLIVE: Rekor Katılımlı UR-GE Projesi Başlıyor ​Sektörün orta ve uzun vadeli rekabet gücünü artırmak için hayata geçirilen OLIVEtoLIVE UR-GE Projesi, 60 firmalık rekor başvuruyla başlıyor. Başkan Uygun, projenin hedeflerini şöyle özetledi: ​Firmaların altyapı eksikliklerinin giderilmesi ve eğitim desteği. ​Stratejik pazarlama ve markalaşma faaliyetleriyle küresel rekabetin artırılması. ​Ambalajlı ve katma değeri yüksek ürün ihracatının teşvik edilmesi. ​DİR Talebi ve Pestisit Tehlikesi ​Genel kurulda öne çıkan diğer kritik başlıklar ise Dahilde İşleme Rejimi (DİR) ve pestisit kalıntıları oldu: ​Sürekli DİR Talebi: Emre Uygun, pazar payını kaybetmemek için DİR sisteminin sürekli açık olması gerektiğini savundu. Uygun, "İhtiyaç varsa kullanılır, yoksa kullanılmaz ancak enstrüman olarak her zaman masada olmalı" dedi. ​Pestisit Uyarısı: Özellikle Uzakdoğu ve Amerika pazarlarında pestisit analizlerinin büyük risk oluşturduğunu belirten Uygun, Ege Bölgesi’nden alınan numunelerin yarısından fazlasında kalıntı çıktığını ifade ederek üreticileri ve ihracatçıları önlem almaya çağırdı. ​EZZİB Yeni Yönetim Kurulu Listesi ​Yapılan seçim sonrası Emre Uygun başkanlığındaki yeni yönetim ve denetim kurulları şu isimlerden oluştu: ​Yönetim Kurulu: Davut Er, M. Kadri Gündeş, Güngör Şarman, Aykut Eker, Şafi Tunç, İsmail Selçuk, Rahmi Balsarı, Halil Can, Ayhan Bakan, Vural Gözgeç. ​Denetim Kurulu: Ekin Fırıncıoğulları, Aydın Şensal, Orhan Önal.

TARSİM Modeli Sınırları Aştı: Gürcistan’da Tarım Sigortası Eğitimi Haber

TARSİM Modeli Sınırları Aştı: Gürcistan’da Tarım Sigortası Eğitimi

Türkiye'nin tarım sigortacılığındaki başarı hikayesi TARSİM, dünyaya örnek olmaya devam ediyor. TİKA ve Tarım Bakanlığı iş birliğiyle Gürcistan’da düzenlenen eğitim programında, Türk tarım sigortası modelinin yeni kurulacak sisteme rehberlik etmesi kararlaştırıldı. ​Türk Heyeti Tiflis’te: Tarımda Sürdürülebilir Gelecek Masada ​Tarım ve Orman Bakanlığı ile TARSİM heyeti, TİKA'nın organizasyonuyla 30 Mart – 3 Nisan tarihleri arasında Gürcistan’ın başkenti Tiflis’te önemli bir eğitim zirvesine imza attı. Türkiye’nin tarım sigortalarındaki tecrübesini komşu ülkeye aktarmak amacıyla düzenlenen toplantıya, her iki ülkeden üst düzey yetkililer katıldı. ​Toplantıda Türk heyeti; TARSİM’in kurumsal yapısı, geniş teminat kapsamı ve dijitalleşen hasar tespit operasyonları hakkında kapsamlı sunumlar yaptı. ​Gürcistan’dan Türkiye’ye Övgü: "TARSİM Bir Dünya Markası" ​Eğitim toplantısında söz alan Gürcistan Kırsal Kalkınma Ajansı Başkan Yardımcısı Giorgi Avaliani, TARSİM’in dünya genelinde tarım sigortacılığı alanında bir "rol model" olduğunu vurguladı. Avaliani, Gürcistan’da kurulacak yeni sistemin sürdürülebilir bir temele oturması için Türkiye’nin bilgi ve tecrübesinin paha biçilemez olduğunu ifade etti. ​Eğitim Programının Öne Çıkan Başlıkları: ​Kurumsal Yapı: TARSİM'in devlet destekli havuz sistemi işleyişi. ​Teminat Genişliği: Doğal afetlere karşı çiftçiyi koruyan poliçe detayları. ​Hasar Tespit Teknolojileri: Türkiye’nin hızlı ve etkin hasar tespit süreçleri. ​Stratejik Öneriler: Gürcistan’ın yerel yapısına uygun sistem kurulumu tavsiyeleri. ​TİKA ve Tarım Reformu Genel Müdürlüğü İş Birliği ​Programın koordinasyonunu üstlenen TİKA Gürcistan Koordinatörü Salih Özer ve Tarım Reformu Genel Müdürlüğü Çalışma Grubu Sorumlusu Seyfettin Gün, iki ülke arasındaki bu tarımsal iş birliğinin sadece sigortacılıkla sınırlı kalmayacağını, bölgesel kalkınma hedeflerine de hizmet edeceğini belirtti. ​TARSİM Nedir? Neden Dünya Modeli Oldu? ​Türkiye'de 2005 yılında yürürlüğe giren Tarım Sigortaları Kanunu ile hayata geçen TARSİM, devletin prim desteği sunduğu, özel sigorta şirketlerinin havuz mantığıyla çalıştığı bir yapıdır. Bu sistem, hem şeffaflığı hem de kapsayıcılığı nedeniyle bugün Balkanlar'dan Orta Asya'ya kadar birçok ülke tarafından incelenmekte ve kendi sistemlerine entegre edilmeye çalışılmaktadır.

Denizli Kekiği İçin Tarihi Adım Haber

Denizli Kekiği İçin Tarihi Adım

Dünya kekik üretiminin merkezi Denizli, "Denizli Kekiği"ni Avrupa Birliği’nde tescil ettirmek için kolları sıvadı. DENİB ve Kurtluca Kooperatifi arasında imzalanan protokol ile Denizli kekiği, Avrupa raflarında tescilli bir marka olarak yer almaya hazırlanıyor. ​Denizli Kekiği Avrupa Birliği Tescili İçin Güçlerini Birleştirdi ​Denizli tarımının en stratejik ürünlerinden biri olan Denizli Kekiği, uluslararası arenada hak ettiği değeri bulmak üzere dev bir adım attı. Denizli İhracatçılar Birliği (DENİB) ve S.S. Kurtluca Köyü Tarımsal Kalkınma Kooperatifi, Avrupa Birliği (AB) nezdinde menşe adı ile coğrafi işaret tescili için iş birliği protokolü imzaladı. ​DENİB Başkanı Hüseyin Memişoğlu’nun ev sahipliğinde gerçekleşen imza törenine; Pamukkale Belediye Başkanı Ali Rıza Ertemur, Denizli İl Tarım ve Orman Müdür Yardımcısı Saffet Üge, Kurtluca Kooperatif Başkanı Mustafa Acat ve DENİB Yönetim Kurulu Üyesi Süreyya Çalışkan katıldı. ​Dünya Kekiğinin Yüzde 80’i Denizli’den! ​Protokol töreninde konuşan DENİB Başkanı Hüseyin Memişoğlu, Denizli’nin kekik üretimindeki mutlak liderliğine dikkat çekti. Memişoğlu’nun paylaştığı çarpıcı veriler şöyle: ​Global Tedarik: Dünyada ticarete konu olan kekiğin %80-85’i Türkiye tarafından karşılanıyor. ​Üretim Üssü: Türkiye'deki kekik üretim alanlarının %90,5’i Denizli’de bulunuyor. ​İhracat Geliri: 16 bin 881 ton kekik ve kekik yağı ihracatından 81,8 milyon dolar gelir elde ediliyor. ​Hedef Tür: AB başvurusuna konu olan tür, yüksek aromalı bilyalı kekik (Origanum Onites). ​"Avrupa Birliği tescili ile kekiğimiz sadece bir tarım ürünü değil; kökeni belli, kalitesi tescilli küresel bir marka olacak." — Hüseyin Memişoğlu ​Neden Denizli Kekiği? Ayırt Edici Özellikler ​DENİB Yönetim Kurulu Üyesi Süreyya Çalışkan, Denizli kekiğinin neden eşsiz olduğunu şu sözlerle özetledi: ​Bilyalı Yapı: Görsel ve fiziksel kalite. ​Yüksek Karvakrol Değeri: Güçlü aroma ve şifa kaynağı. ​Uzun Raf Ömrü: İhracat için büyük avantaj. ​Geleneksel Üretim: Bölge çiftçisinin uzmanlığı ve iklimsel elverişlilik. ​Kurtluca Kooperatifi Başkanı Mustafa Acat ise üretimde elle hasat yöntemini kullandıklarını vurgulayarak, ilaç kullanımını sıfıra indirdiklerini ve tamamen doğal yöntemlerle kaliteyi koruduklarını belirtti. ​Yerel Destek, Küresel Vizyon ​Pamukkale Belediye Başkanı Ali Rıza Ertemur, 2021 yılında Türkiye'de tescillenen kekiğin AB yolculuğunun heyecan verici olduğunu belirterek, yerel üreticinin emeğinin uluslararası pazarda korunmasının stratejik önemine değindi. İl Tarım ve Orman Müdür Yardımcısı Saffet Üge ise kurum olarak sahadaki teknik desteğin süreceğini ifade etti. ​Denizli Kekiği Hangi Ülkelere İhraç Ediliyor? ​Başta ABD, Almanya, İtalya, Kanada, Polonya, Hollanda, Fransa, Japonya ve Avustralya olmak üzere onlarca ülke Denizli kekiğini tercih ediyor. AB tescili ile birlikte bu listeye daha yüksek katma değerli pazarların eklenmesi bekleniyor.

Kaz Yetiştiriciliğinde Milli Servet Kaybı! Haber

Kaz Yetiştiriciliğinde Milli Servet Kaybı!

Türkiye’nin ilk ve tek kaz yetiştiriciliği kooperatifi, Samsun Kavak’ta düzenlenen konferansta sektörün röntgenini çekti. Kooperatif Başkanı Burak Şahinkaya, değerlendirilmeyen kaz tüyü ve yan ürünlerin ekonomiye kazandırılması gerektiğini vurguladı. ​Türkiye’nin kaz yetiştiriciliği alanındaki ilk ve tek organizasyonu olan Kaz Yetiştiriciliği Üretim ve İşletme Kooperatifi, sektörel geleceği planlamak üzere Samsun’un Kavak ilçesinde bir araya geldi. Konferansta, kaz üretimindeki verimlilik sorunları ve yan ürünlerin değerlendirilmemesinden kaynaklanan ekonomik kayıplar ana gündem maddesi oldu. ​"Kaz Tüyü Ekonomiye Kazandırılmalı" ​Konferansın açılışında konuşan Kooperatif Başkanı Burak Şahinkaya, Türkiye’de her yıl kesilen binlerce kazın sadece etinden faydalanılmasının büyük bir eksiklik olduğunu belirtti. Şahinkaya, katma değeri oldukça yüksek olan kaz tüyü ve sakatatların değerlendirilmeden atılmasının "milli servet kaybı" olduğunu ifade ederek şunları söyledi: ​"Üretim sürecinde özellikle tüy ve çeşitli sakatatlar çöpe gidiyor. Bu durum ekonomimiz için ciddi bir kayıptır. Hedefimiz, bu yan ürünleri sanayiye ve ihracata kazandırarak entegre bir üretim modeli oluşturmaktır." ​Sektöre Modern Kesimhane ve Soğuk Hava Deposu Müjdesi ​Kaz yetiştiriciliğini profesyonel bir zemine oturtmak istediklerini belirten Şahinkaya, kooperatifin öncelikli yatırım planlarını da paylaştı. Sektörün kalkınması için hayata geçirilecek projeler arasında şunlar yer alıyor: ​Modern Kesimhaneler: Kaz kesiminin standartlara uygun ve hijyenik yapılabilmesi için yeni tesisler kurulacak. ​Yüksek Kapasiteli Soğuk Hava Depoları: Ürünlerin tazeliğini korumak ve lojistiği kolaylaştırmak adına depolama kapasitesi artırılacak. ​Damızlık İşletmeleri: Devlet destekli projeler aracılığıyla Türkiye’nin farklı bölgelerinde yüksek verimli damızlık kaz işletmeleri faaliyete geçirilecek. ​Hedef: Kavak’tan Tüm Türkiye’ye Yayılmak ​Samsun’un Kavak ilçesinde başlayan bu hareketin kısa sürede ülke geneline yayılması hedefleniyor. Konferansta, kaz yetiştiriciliğinin bölge ekonomisine sağlayacağı katkıların yanı sıra ihracat potansiyeli de detaylıca ele alındı. ​Sektör temsilcileri ve yatırımcılar, bu tür organizasyonların kaz üretiminde Türkiye'yi dünyada söz sahibi yapabileceğini belirtirken; kooperatif yetkilileri tüm üreticileri bu milli kalkınma sürecine destek olmaya davet etti.

Arıcılık Sektöründe Güç Birliği: Prof. Dr. Emin Kuru’ya Anlamlı Ödül Haber

Arıcılık Sektöründe Güç Birliği: Prof. Dr. Emin Kuru’ya Anlamlı Ödül

Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği (TAB) Genel Başkanı Ali Demir, arıcılığın meslek statüsü kazanmasına katkı sağlayan Prof. Dr. Emin Kuru’ya ödülünü takdim etti. Ziyarette sektörün geleceğine dair kritik kararlar alındı. ​ANKARA – Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği Genel Başkanı Ali Demir, geçtiğimiz yıl düzenlenen 8. Uluslararası Muğla Arıcılık ve Çam Balı Kongresi’nde ödüle layık görülen ancak katılım sağlayamayan Prof. Dr. Emin Kuru’yu makamında ziyaret ederek ödülünü bizzat sundu. ​Arıcılık Resmen "Meslek" Oluyor ​Ziyaretin ana gündem maddesini, arıcılığın Türkiye’de resmi bir meslek statüsüne kavuşturulması süreci oluşturdu. TAB Yönetim Kurulu Üyesi Mustafa Yazıcı’nın da eşlik ettiği görüşmede, sektörün profesyonelleşmesi ve üreticilerin sosyal haklarının güçlendirilmesi üzerine fikir alışverişinde bulunuldu. ​Prof. Dr. Emin Kuru, akademik çalışmalarıyla arıcılığın sadece bir faaliyet değil, standartları belirlenmiş bir meslek dalı olması yönünde sunduğu raporlarla bu sürece en büyük desteği veren isimler arasında yer alıyor. ​Yeni Komisyon İçin Davet: Standartlar Belirleniyor ​Görüşme sırasında Genel Başkan Ali Demir, sektör için tarihi bir adımın müjdesini vererek Prof. Dr. Emin Kuru’ya Arı Yetiştiriciliği Standart Hazırlama Komisyonu’na katılım davetinde bulundu. Arıcılığın teknik ve idari sınırlarının çizileceği bu komisyonda Kuru’nun akademik birikiminden faydalanılması hedefleniyor. ​Daveti memnuniyetle karşılayan Prof. Dr. Emin Kuru, "Birliğimizin arıcılık sektörünü ileriye taşıyacak her türlü faaliyetinde yer almaya ve bilimsel destek sunmaya hazırım" ifadelerini kullandı. ​Sinop Ziraat Fuarı’na Davet ​Görüşmenin sonunda Prof. Dr. Emin Kuru, Genel Başkan Ali Demir’i 23 Temmuz’da Sinop’ta düzenlenecek olan Ziraat Fuarı’na davet etti. Tarım ve hayvancılık sektörünün paydaşlarını bir araya getirecek fuarda, arıcılık sektörünün de geniş yer bulması bekleniyor. ​TAB tarafından yapılan açıklamada, "Arıcılık sektörünün gelişimi, üreticilerimizin hak ettiği değeri görmesi ve mesleki statünün güçlendirilmesine sağladığı kıymetli katkılardan dolayı Prof. Dr. Emin Kuru’ya teşekkür ediyor, çalışmalarında başarılar diliyoruz" denildi.

İzmir Ticaret Odası’ndan Çin Açılımı Haber

İzmir Ticaret Odası’ndan Çin Açılımı

İzmir’in küresel ticaret hacmini artırmayı hedefleyen İzmir Ticaret Odası (İZTO), Çin’in lojistik ve sanayi devi Qingdao heyetini ağırladı. İki liman kenti arasındaki ekonomik bağları kopmaz bir noktaya taşıyacak organizasyon kapsamında, İzmir Ticaret Odası ile Qingdao Ticaret Bürosu arasında kritik bir iş birliği anlaşması imzalandı. ​Liman Kentlerinin Güç Birliği: İzmir ve Qingdao ​İzmir Ticaret Odası ve Çin Halk Cumhuriyeti Qingdao Belediyesi iş birliğiyle düzenlenen tanıtım toplantısı, üst düzey diplomatik ve ticari temsilcilerin katılımıyla gerçekleşti. T.C. Dışişleri Bakanlığı İzmir Temsilcisi Büyükelçi Yeşim Kebapçıoğlu, iki şehrin benzer liman özelliklerine dikkat çekerek geniş bir iş birliği potansiyelinin altını çizdi. ​Kızılgüneşler: "Çin ile Ticarette %14,9’luk Pay" ​İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Emre Kızılgüneşler, 2026 yılı Ocak ayı verilerine göre Türkiye'nin toplam ithalatının %14,9’unun Çin’den yapıldığını vurguladı. İlişkilerin sadece ticaretle sınırlı kalmaması gerektiğini belirten Kızılgüneşler, şu ifadeleri kullandı: ​"Ekonomik ilişkilerimizin yatırımlar, teknoloji transferi, ortak projeler ve lojistik çerçevesinde stratejik bir derinlik kazanması gerekiyor. İmzalanan bu anlaşma, dengeli ve sürdürülebilir bir yapı için güçlü bir zemindir." ​Qingdao: Asya ve Avrupa Arasında Lojistik Köprü ​Qingdao Belediye Başkan Yardımcısı Gao Jian, şehrin "Kuşak ve Yol Girişimi" içerisindeki kritik konumuna değindi. Qingdao’nun güçlü sanayi altyapısını İzmirli iş insanlarına tanıtan Jian; modern tarım teknolojileri, e-ticaret ve endüstriyel ekipman üretimi alanlarında Türkiye ile büyük fırsatlar olduğunu belirtti. ​20 Çinli Dev Firma İzmirli İş İnsanlarıyla Buluştu ​İş birliği protokolünün imza töreninin ardından, iki ülke firmaları arasında ikili iş görüşmeleri (B2B) gerçekleştirildi. Toplantıya katılan 20 büyük Çinli firma; ​Enerji ve elektrik ekipmanları, ​Lastik ve otomotiv yan sanayi, ​Tarım makineleri ve gıda üretimi, ​Sınır ötesi e-ticaret ve lojistik, ​Su ve çevre teknolojileri gibi stratejik sektörlerde İzmirli firmalarla yeni ortaklıkların kapısını araladı. ​Çin’den İzmirli Yatırımcılara Davet ​Çin Halk Cumhuriyeti Ankara Büyükelçiliği Ekonomi ve Ticaret Elçi Müsteşarı Li Bin, geçen yıl Çin’in Türkiye’ye yaptığı 3,3 milyon dolarlık yatırıma dikkat çekerek, ticaret hacminin her geçen gün arttığını ifade etti. Bin, konuşmasını İzmirli iş insanlarını yatırım fırsatlarını yerinde görmeleri için Qingdao’ya davet ederek noktaladı.

TAB Başbakanı Ali Demir Eskişehir’de Arıcılarla Buluştu Haber

TAB Başbakanı Ali Demir Eskişehir’de Arıcılarla Buluştu

Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği (TAB) Genel Başkanı Ali Demir, Eskişehir programı kapsamında yerel üreticilerle bir araya gelerek arıcılık sektöründeki son gelişmeleri ve çözüm önerilerini değerlendirdi. ​Arıcılık Sektörünün Mevcut Durumu ve Sorunları Görüşüldü ​Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği Genel Başkanı Ali Demir, Eskişehir ziyareti sırasında Eskişehir Arı Yetiştiricileri Birliği üyeleriyle kapsamlı bir istişare toplantısı gerçekleştirdi. Toplantının ana gündem maddelerini; arıcılık sektörünün güncel durumu, üreticilerin karşılaştığı ekonomik ve teknik sorunlar ile sektörün geleceğine yönelik stratejik hedefler oluşturdu. ​Sürdürülebilir Arıcılık ve Üretici Desteği Ön Planda ​Ziyaret kapsamında gerçekleştirilen görüşmelerde, Türkiye'de arıcılık faaliyetlerinin geliştirilmesi için atılması gereken adımlar üzerinde duruldu. Özellikle şu başlıklar öne çıktı: ​Üretici Desteklemeleri: Arıcıların maliyetlerini düşürecek ve verimliliği artıracak yeni destekleme modelleri. ​Sürdürülebilirlik: İklim değişikliği ve çevre kirliliğine karşı arı kolonilerinin korunması. ​Verimlilik Artışı: Modern arıcılık tekniklerinin yaygınlaştırılması ve yerli üretimin güçlendirilmesi. ​"Arıcılık sektörünün sürdürülebilirliği, sadece üreticimiz için değil, ekosistemimizin geleceği için de hayati önem taşımaktadır." ​Eskişehir Arı Yetiştiricileri Birliği'ne Teşekkür ​Toplantı sonunda Genel Başkan Ali Demir, gösterilen misafirperverlikten duyduğu memnuniyeti dile getirerek; "Nazik ev sahipliği ve sektöre olan duyarlılıklarından dolayı Eskişehir Arı Yetiştiricileri Birliği Yönetimine ve tüm üyelerimize teşekkür ederiz," dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.