Hava Durumu

#Türkiye Belediyeler Birliği

Kırsal Haber - Türkiye Belediyeler Birliği haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Türkiye Belediyeler Birliği haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Ankara’nın Kırsal Kalkınma Modeli Türkiye’ye Örnek Oldu Haber

Ankara’nın Kırsal Kalkınma Modeli Türkiye’ye Örnek Oldu

Ankara Büyükşehir Belediyesi (ABB) ve Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) iş birliğiyle düzenlenen "Tarım ve Gıda Güvenliği Saha Ziyaretleri" programında, Başkent’in kırsal kalkınma ve tarımsal üretim projeleri Türkiye’nin dört bir yanından gelen belediye yöneticilerine tanıtıldı. Türkiye’nin farklı kentlerinden gelen belediye temsilcileri ve uzmanlar, Ankara’nın tarımsal ticaret, ürün işleme, kooperatifçilik ve yerel üretici desteklerine yönelik başarı hikâyelerini yerinde inceleme fırsatı buldu. Üç gün süren yoğun program kapsamında; üretimden pazarlamaya, akıllı sulamadan kadın emeğinin desteklenmesine kadar kırsal kalkınmanın tüm aşamaları saha gezileriyle paylaşıldı. 3 Günlük Saha Ziyaretinde Başkent Projeleri Yerinde İncelendi Başkent Ankara’nın güçlü bir tarım kenti kimliğini öne çıkaran program süresince katılımcı heyet, Ankara Büyükşehir Belediyesi Kırsal Hizmetler Daire Başkanlığı’nın yürüttüğü vizyon projeleri yerinde inceledi. Ziyaret edilen stratejik merkezler ve kooperatifler şunlar oldu: Çubuk Ürün İşleme Tesisi: Tarımsal ürünlerin katma değerli hale getirilmesi süreçleri. Gölbaşı ATA Çiftliği & ANFA Seraları: Yerli tohum, fide üretimi ve modern seracılık uygulamaları. Polatlı Ticaret Borsası: Tarımsal ticaret, borsa mekanizmaları ve üretici odaklı satış sistemleri. Ayaş Akkaya Kadın Kooperatifi Salça Fabrikası: Kadın istihdamı ve yerel kooperatifçilik modelleri. Beypazarı Bostancılar Kooperatifi & Yaşayan Köy Açık Hava Müzesi: Kırsal turizm, geleneksel tarım ve kooperatif dayanışması. Katılımcılara ayrıca sunumlar eşliğinde gübre, tohum, mazot ve ekipman destekleri gibi üreticinin maliyetlerini düşüren Kırsal Hizmetler Daire Başkanlığı projeleri hakkında detaylı bilgi aktarıldı. Ahmet Mekin Tüzün: “Çiftçinin Gönlüne Girmek İçin Sahada Olmalıyız” Belediyeler arasında deneyim ve bilgi paylaşımını artırmayı hedeflediklerini belirten Ankara Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Ahmet Mekin Tüzün, Başkent’in tarımsal potansiyeline dikkat çekti. Tüzün, tarımda başarının anahtarının saha varlığı ve doğrudan iletişim olduğunu vurgulayarak şu ifadeleri kullandı: "Çiftçinin gönlüne girmek için sahada olmanız lazım. Hedefimiz; üreticinin bize en kısa yoldan ulaşabilmesi, bizim de sorunları yerinde çözebilmemizdir. Bunun için üreticilerimizle doğrudan iletişim kurabileceğimiz alternatif kanallar oluşturduk. Bu saha ziyaretleriyle ABB’nin uygulama yöntemlerini diğer belediyelerimize aktararak Türkiye genelinde kırsal kalkınma hamlelerine katkı sunmayı amaçlıyoruz." Türkiye Genelinde Kırsal Kalkınmaya Yeni Bir Bakış Açısı Program sonunda katılımcı belediye temsilcileri, Ankara'da edindikleri tecrübe ve uygulama modellerini kendi illerinde hayata geçirmek üzere önemli veriler elde ettiklerini ifade etti. Ankara Büyükşehir Belediyesi, yerel üreticiyi destekleyen ve sürdürülebilir gıda güvenliğini odağına alan projeleriyle Türkiye genelindeki yerel yönetimlere ilham vermeye devam ediyor.

COP31 Yerel İklim Eylemi İçin Önemli Bir Fırsat Haber

COP31 Yerel İklim Eylemi İçin Önemli Bir Fırsat

Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) Eylül Ayı Olağan Encümen Toplantısı, TBB ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer başkanlığında Ankara’da toplandı. Toplantıda belediyeleri yakından ilgilendiren güncel gelişmeler değerlendirilerek yerel yönetimlerin mali yapısına ilişkin düzenlemeler ile Türkiye’nin ev sahipliğinde gerçekleştirilecek COP31 hazırlıkları ele alındı. Encümen toplantısının ardından Birlik Encümeni tarafından yazılı açıklama yapıldı. Açıklamada şu ifadelere yer verildi: BELEDİYELERİN MALİ YÜKLERİ ARTIYOR ''6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu’nun geçici 6’ncı maddesinde 2026 yılında yapılan değişiklikle genel aydınlatma giderleri için belediyelerin genel bütçe vergi gelirleri paylarından yapılacak kesintinin kanuni oranı; büyükşehir belediyeleri ve büyükşehir kapsamındaki belediyelerde yüzde 10’dan yüzde 30’a, diğer belediyelerde yüzde 5’ten yüzde 15’e yükseltilmiş; Cumhurbaşkanına bu oranları iki katına kadar artırma yetkisi verilmiştir. 9 Ağustos 2026 tarihinde yayımlanan 11573 sayılı Cumhurbaşkanı Kararıyla bu yetki üst sınırdan kullanılarak oranlar büyükşehir belediyeleri ve büyükşehir kapsamındaki belediyelerde yüzde 60’a, diğer belediyelerde ise yüzde 30’a çıkarılmıştır. Böylece belediyelerin genel aydınlatma giderlerindeki mali yükü bir yıl içerisinde üç katına çıkmıştır. Düzenlemenin önemli bir diğer yönü, yılın önemli bir bölümü tamamlandıktan sonra getirilen bu mali yükün 1 Ocak 2026 tarihinden itibaren uygulanmasıdır. Belediyelerin 2026 yılı bütçeleri 2025 yılında hazırlanmış ve belediye meclislerince kabul edilmiş; yatırımlar ve hizmetler bu bütçelere göre planlanmıştır. Yıl içerisinde getirilen yeni mali yüklerin geçmiş aylara da uygulanması; hukuk devleti, hukuki güvenlik, belirlilik, öngörülebilirlik ve bütçe hakkı ilkeleri bakımından ciddi hukuki sorunlar doğurmaktadır. Genel aydınlatma giderlerindeki artış, belediyelerin karşı karşıya bulunduğu tek mali baskı değildir. SGK prim borçları, vergi borçları ve diğer kamu alacakları nedeniyle genel bütçe vergi gelirleri paylarından kaynakta yapılan kesintiler belediyelerin kullanılabilir gelirlerini azaltmakta; bu borçlara uygulanan yüksek gecikme zammı ve faiz oranları da borç stokunu büyüterek yerel hizmetlere ayrılabilecek kaynakları daraltmaktadır. Anayasa’nın 127’nci maddesinde mahallî idarelere görevleriyle orantılı gelir kaynakları sağlanması öngörülmektedir. Belediyelerin karar ve uygulama yetkisinin sınırlı olduğu alanlarda mali sorumluluğun giderek daha büyük bölümünün belediyelere bırakılması; görev, yetki ve kaynak dengesi ile yerel yönetimlerin mali özerkliği bakımından yeniden değerlendirilmelidir. Türkiye Belediyeler Birliği olarak bu konuda yalnızca sorunları tespit etmekle yetinmiyor, sürdürülebilir bir mali denge kurulmasını öneriyoruz. Genel aydınlatma giderlerinde belediyelerin payını üç katına çıkaran oranların yeniden değerlendirilmesi; yeni oranların geçmişe yürütülmeyerek belediyelerin bütçelerini buna göre hazırlayabilecekleri ileri bir tarihten itibaren uygulanması gerekmektedir. Aynı şekilde belediyelerin SGK prim ve vergi borçları için uzun vadeli ve sürdürülebilir bir ödeme modeli oluşturulmalı; gecikme zammı ve faiz yükünün borç stokunu sürekli büyüten etkisi azaltılmalı ve borçların belediyelerin mali kapasitesine uygun koşullarda yapılandırılması değerlendirilmelidir. SGK, vergi, genel aydınlatma ve diğer kamu alacakları nedeniyle genel bütçe vergi gelirleri paylarından yapılan toplam kesintilere, temel belediye hizmetlerinin sürdürülebilirliğini güvence altına alacak makul bir üst sınır getirilmesi de değerlendirilmelidir. Buradaki amaç kamu alacaklarının tahsilinden vazgeçilmesi değil; kamu alacağının tahsili ile vatandaşın yerel hizmet alma hakkı arasında adil ve sürdürülebilir bir denge kurulmasıdır. Çünkü belediyenin kaynağı kentin kaynağıdır. Belediye paylarından yapılan her ilave kesinti; ulaşımdan altyapıya, sosyal hizmetlerden çevre ve temizliğe kadar vatandaşlara sunulan hizmetlere ayrılabilecek kaynağın azalması anlamına gelmektedir. Belediyelerin karşı karşıya bulunduğu mali sorunların kalıcı biçimde çözülmesi için, ilgili tüm paydaşların katılımıyla; görev ve sorumluluklarla uyumlu, adil, öngörülebilir ve sürdürülebilir bir yerel yönetim gelir sisteminin yeniden oluşturulması gerekmektedir. COP31 YEREL İKLİM EYLEMİ İÇİN ÖNEMLİ BİR FIRSATTIR Türkiye’nin ev sahipliğinde Antalya’da gerçekleştirilecek COP31’i; ülkemizin iklim politikalarının geliştirilmesi, yerel yönetimlerin uluslararası iklim gündemine güçlü bir biçimde katılması, uygulama kapasitesinin güçlendirilmesi ve uluslararası iş birliklerinin artırılması açısından önemli bir fırsat olarak değerlendiriyoruz ve memnuniyet duyuyoruz. İklim değişikliğiyle mücadele, ulusal politikalar ile yerel uygulamaların birbirini tamamladığı çok düzeyli bir yönetişim anlayışını gerekli kılmaktadır. Belediyeler; ulaşım, enerji, yapılaşma, su ve atık yönetimi, afetlere hazırlık ve yeşil alanlar gibi birçok alanda hem emisyonların azaltımında hem de iklim değişikliğine uyumda doğrudan sorumluluk üstlenmektedir. İklim Kanunu ve ilgili düzenlemelerle yerel yönetimlerin sorumlulukları daha belirgin hale gelirken, belediyelerin teknik ve kurumsal kapasitelerinin güçlendirilmesi ve iklim finansmanına erişimlerinin artırılması da gerekmektedir. Yerel yönetimler yalnızca iklim politikalarının uygulayıcısı değil, bu politikaların oluşturulması süreçlerinin de temel aktörlerinden biri olmalıdır. Türkiye Belediyeler Birliği olarak COP31 kapsamında Mavi Alan ve Yeşil Alan başvurularımızı gerçekleştirdik. Ülkemizdeki 1.402 belediyeyi temsil eden Birliğimiz açısından, farklı ölçek ve kapasitedeki belediyelerin COP31 sürecine katılım imkânlarının mümkün olduğunca geniş tutulmasını; özellikle kapasitesi ve uluslararası finansmana erişim imkânları sınırlı belediyelerin sesinin sürece taşınmasını önemsiyoruz. Hazırlamakta olduğumuz Yerel Yönetimler COP31 Pozisyon Belgesi ile belediyelerimizin deneyimlerini, karşılaştıkları güçlükleri, kapasite ve finansman ihtiyaçlarını ve politika önerilerini ortak bir çerçevede ortaya koyacağız. COP31’in Türkiye’de gerçekleştirilmesini aynı zamanda merkezi ve yerel yönetimler arasındaki iş birliğini ve çok düzeyli iklim yönetişimini güçlendirecek kalıcı mekanizmaların oluşturulması için bir fırsat olarak görüyoruz. Türkiye Belediyeler Birliği olarak yaklaşımımız açıktır: Belediyelere yeni görev ve sorumluluklar verilirken bu görevlerle orantılı kaynak sağlanmalı; mali özerklik ve bütçe öngörülebilirliği korunmalı; yerel yönetimlerin karar süreçlerine katılımı ve ulusal ve uluslararası finansman kaynaklarına erişimi güçlendirilmelidir. Güçlü yerel yönetimler; güçlü kentlerin, sürdürülebilir kalkınmanın ve etkili iklim eyleminin temelidir.''

Orman Yerleşim Arayüzlerinde Yapılaşma Standartları Çanakkale'de Değerlendirildi Haber

Orman Yerleşim Arayüzlerinde Yapılaşma Standartları Çanakkale'de Değerlendirildi

Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) tarafından Türkiye Ormancılar Derneği (TOD) ve Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Şehir Plancıları Odası (ŞPO) iş birliğiyle yürütülen “Orman-Yerleşim Arayüzü Yapılaşma Standartları Rehberi” çalışması kapsamında “Orman Yerleşim Arayüzü Alanlarında Yangın Güvenliği ve Yapılaşma Standartları Çalıştayı” düzenleniyor. TBB tarafından, ormanlarla bitişik veya orman içi yerleşimlere sahip belediyelerin karşı karşıya kaldığı sorunların ele alınması ve bu alanlarda alınabilecek önlemlere ilişkin ortak bir yaklaşım geliştirilmesi amacıyla başlatılan “Orman-Yerleşim Arayüzü Yapılaşma Standartları Rehberi” çalışmasının ikinci aşaması Çanakkale’de gerçekleştiriliyor. Orman Yerleşim Arayüzü Alanlarında Yangın Güvenliği ve Yapılaşma Standartları Çalıştayı’nda sahadaki deneyimler ve mevcut sorunlar üzerinden rehbere girdi oluşturacak çözüm önerileri ele alınıyor. Çalıştayın açılışında Çanakkale Belediye Başkanı Muharrem Erkek, TBB Genel Sekreteri Suat Yıldız, TOD Genel Başkanı Ahmet Hüsrev Özkara ve TMMOB Şehir Plancıları Odası Afet Çalışmaları Merkezi Koordinatörü Dr. Gencay Serter konuşma yaptı. Erkek: “Ormanlarımızı ve tarım arazilerimizi korumak zorundayız” Çanakkale Belediye Başkanı Muharrem Erkek, çalıştayın Çanakkale’de gerçekleştirilmesini anlamlı bulduğunu belirterek kentin son yıllarda büyük orman yangınları nedeniyle ciddi travmalar ve acılar yaşadığını ifade etti. Çanakkale’nin olağanüstü bir ekosisteme sahip olduğunu vurgulayan Erkek, “Ekosistemi korumak ve gelecek nesillere aktarmak çok çok önemli.” dedi. İklim değişikliğinin yarattığı olumsuz sonuçlara karşı merkezi yönetim, yerel yönetimler, meslek odaları ve ilgili tüm paydaşların uyum ve dayanışma içinde çalışmasının önemine dikkati çeken Erkek, depremlere, yangınlara, heyelanlara, sellere ve taşkınlara karşı dirençli kentlerin oluşturulması gerektiğini söyledi. Çanakkale’nin geçmişte büyük sel ve taşkınlar da yaşadığını hatırlatan Erkek, kentte iklim değişikliği ve sıfır atık alanlarında çalışmalar yürütüldüğünü, çevre yatırımları ve su yönetimi konularında da çalışmalar yapıldığını belirtti. Orman yangınlarının ciddi ekolojik krizlere yol açtığını ifade eden Erkek, yangın sonrasında yanan alanların ekosistemin kendini toparlayabilmesi için korunmasının önemine değinerek, “Bugün maalesef Türkiye’nin birçok yerinde ormanların içerisinde yerleşimler görüyoruz. Ormanlarımızı ve tarım arazilerimizi mutlaka korumak zorundayız” ifadelerini kullandı. Çalıştay kapsamında ortaya çıkacak çıktı, bildiri ve rehberlerin önem taşıdığını söyleyen Erkek, “Bu rehber bize gerçekten rehberlik edecek.” diyerek çalışmaya katkı sunan TBB’ye, TOD’a, TMMOB Şehir Plancıları Odasına, akademisyenlere ve çalışma arkadaşlarına teşekkür etti. Yıldız: “Rehber, yerel yönetimlerimiz için yol gösterici bir kaynak olacak” TBB Genel Sekreteri Suat Yıldız, iklim krizinin etkisiyle artan sıcaklıkların orman yangınlarının yayılma hızını ve şiddetini artırdığına dikkat çekerek, yangınların yalnızca ekolojik bir kriz olmaktan çıkarak yerleşim yerlerini, can ve mal güvenliğini, tarım alanlarını ve altyapıyı tehdit eden çok boyutlu bir afet haline geldiğini belirtti. Yıldız, kentleşme politikaları ve bütüncül planlamadan uzak yerleşim kararlarının orman alanları üzerindeki insan baskısını artırarak riskleri büyüttüğünü ifade etti. TBB’nin belediyelerin kurumsal kapasitelerini güçlendirmek ve kentleri afetlere karşı dirençli hale getirmek gibi önemli bir sorumluluğu bulunduğunu vurgulayan Yıldız, “Belediyelerimizin karşı karşıya kaldığı sorun alanlarında, onlara bilimsel temellere dayanan, uygulanabilir ve ufuk açıcı politikalarla destek olmak, Birliğimiz açısından büyük bir sorumluluktur.” dedi. Bu sorumluluk doğrultusunda ŞPO ve TOD iş birliğinde “Orman-Yerleşim Arayüzü Yapılaşma Standartları Rehberi” çalışmasının başlatıldığını aktardı. Çalışmanın ilk etabında İzmir’in Seferihisar ve Menderes ilçelerine saha ziyareti gerçekleştirildiğini belirten Yıldız, yangınlardan etkilenen yerleşimlerin ve yangın riski yüksek orman-yerleşim arayüzlerinin yerinde incelendiğini, bu alanlarda yaşayan yurttaşların deneyimlerinin ve karşılaştıkları sorunların dinlendiğini söyledi. Çanakkale’de çalışmanın ikinci aşamasına geçildiğini ifade eden Yıldız, rehberin sahadaki sorunlar, bilgi ve deneyimler ile ortaya konulacak çözüm önerilerinden besleneceğini kaydetti. “Yapılaşma Standartları Rehberi, siz değerli katılımcıların sahada karşılaştıkları sorunlar ve paylaşılacak bilgi ve deneyimlerden hareketle ortaya konulacak çözüm önerilerinden beslenecek, yerel yönetimlerimiz için güçlü ve yol gösterici bir kaynak olacaktır.” diyen Yıldız, çalıştay ve rehberle mevzuattaki eksikliklerin tespit edilmesi, belediyelerin imar uygulamalarına katkı sağlayacak çözüm önerilerinin geliştirilmesi ve orman-yerleşim arayüzlerinde alınması gereken önlemlerin yaygınlaştırılmasının hedeflendiğini belirtti. Özkara: “İklim değişikliği orman yangınlarında belirleyici bir faktör” TOD Genel Başkanı Ahmet Hüsrev Özkara, giderek büyüyen orman yangını tehdidinin özellikle yerleşim alanları üzerindeki etkisinin nasıl azaltılacağının ele alınmasının önemine dikkat çekti. İklim değişikliğinin yangınlar ve diğer afetler açısından belirleyici bir faktör olduğunu belirten Özkara, “İklim değişikliği gerçekten çok önemli bir değişken ve yaşadığımız olaylar özellikle orman yangınları ve diğer afetlerle ilgili son derece belirleyici bir faktör.” dedi. Son yıllardaki yangın sayısı ve yanan alanlardaki artışa işaret eden Özkara, “Rakamlar açık bir şekilde hem adet olarak hem alan olarak bize şu gerçeği gösteriyor: İklim değişikliğinin henüz farkında değiliz, henüz bu konuda kendimizi yeteri kadar ifade edecek çalışmaları maalesef hayata geçiremiyoruz.” ifadelerini kullandı. Orman yangınlarıyla mücadelede kurumlar arası iş birliğinin önemine vurgu yapan Özkara, sorunların birlikte değerlendirilerek ortak bir sistemin harekete geçirilmesi gerektiğini söyledi. Bu yaklaşımı “bütünleşik orman yangınlarıyla mücadele yönetimi” olarak tanımlayan Özkara, “Bu durum artık bir kurumun işin altından çıkacağı bir noktadan çıkmıştır, bu sadece Orman Genel Müdürlüğünün başarabileceği bir iş değildir.” dedi. Serter: “Orman yangınları yükselen yeni kentsel risk” ŞPO Afet Çalışmaları Merkezi Koordinatörü Dr. Gencay Serter ise şehir planlama mesleğinin temel faaliyet alanlarından birinin riskleri tespit etmek, mümkün olduğunda ortadan kaldırmak ve gerçekleşmesi halinde etkilerini en aza indirecek faaliyet ve arazi kullanım kararlarını belirlemek olduğunu söyledi. Afetlere karşı önlem alma yaklaşımının uzun yıllar ikinci plana atıldığını belirten Serter, “Gerçekleşmesi muhtemel risklere karşı önlem alma düşüncesi; maalesef ülkemizde uzun yıllardır hep ikinci plana atılmış ve bu yanlış tutum yaşanan her afette yıkıcı sonuçlar yaratarak kendini acı bir şekilde hatırlatmıştır.” ifadelerini kullandı. Ekonomik getiri odaklı yaklaşımların afet riskleri karşısında ciddi sonuçlar doğurabildiğine dikkat çeken Serter, “Halbuki, türü her ne olursa olsun yaşanan bir afet, elde edilen tüm ekonomik getirileri bir anda yok edebilmekte, sebep olduğu can kayıplarıyla toplumumuzda tarifi mümkün olmayan acılara sebep olmaktadır.” dedi. Serter, orman yangınlarına ilişkin mevzuatın yeterli seviyede olmadığını ve kentleşme süreçlerinde bu afet türünün adeta göz ardı edildiğini ifade etti. Orman yerleşim arayüzlerinde yapılaşma standartları değerlendirildi Açılış konuşmalarının ardından “Orman Yerleşim Ara Yüzü Alanlarında Yapılaşma Standartları” başlıklı panel gerçekleştirildi. Doç. Dr. Cihan Erdönmez’in moderatörlüğündeki panelde Prof. Dr. Doğan Dursun, Prof. Dr. Arzu Başaran Uysal, Prof. Dr. Cumhur Güngöroğlu ve Orman Mühendisi Vehbi Tutmaz konuşmacı olarak yer aldı. Çalıştayın öğleden sonraki bölümünde ise üç ayrı atölye çalışması gerçekleştirilecek. Atölyelerde; yerleşim ve orman bitişiğindeki orman alanlarında yaşanan sorunlar, eksiklikler ve alınabilecek önlemler ele alınacak. Çalıştayın sonunda ise atölye çalışmalarından elde edilen çıktıların sunumu gerçekleştirilecek.

Türkiye Kent Konseyleri Birliği’nin Yeni Başkanı Sevinç Baykan Özden Haber

Türkiye Kent Konseyleri Birliği’nin Yeni Başkanı Sevinç Baykan Özden

Türkiye Kent Konseyleri Birliği’nin Ankara’da gerçekleştirilen 17. Dönem Yönetim Kurulu Toplantısı’nda Balıkesir Kent Konseyi Başkanı Sevinç Baykan Özden, oy birliğiyle 18. Dönem Türkiye Kent Konseyleri Birliği Başkanı olarak seçildi. Türkiye Kent Konseyleri Birliği 17. Dönem Yönetim Kurulu Toplantısı, Ankara Kent Konseyi ev sahipliğinde gerçekleştirildi. Toplantıda, Türkiye Belediyeler Birliği ile kurulması planlanan kurumsal iş birliğine ilişkin görüşler ele alınarak taslak protokol değerlendirildi. Kent konseyleri arasındaki iş birliğinin geliştirilmesi ve ortak çalışmaların güçlendirilmesine yönelik değerlendirmelerin yapıldığı toplantıda, İçişleri Bakanlığı’na sunulmak üzere hazırlanan proje de gündeme alındı. KUVAYIMİLLİYE ŞEHRİNE BÜYÜK GURUR Demokratik çeşitlilik ve yüksek katılım kültürüyle her geçen gün daha da güçlenen Türkiye Kent Konseyleri Birliği’nin Yönetim Kurulu Toplantısı’nda kent konseyi başkanlarının oy birliğiyle 18. Dönem Başkanlığına Balıkesir Kent Konseyi Başkanı Sevinç Baykan Özden seçildi. Devir teslim töreninin Ekim ayında Balıkesir’de gerçekleşmesi bekleniyor. Kuvayımilliye şehri Balıkesir’in adını gururla daha da yukarılara taşıyan Özden’in yanı sıra Başkan Vekilliğine Kurucu Başkan Necati Binici, Başkan Yardımcılığına Tokat Kent Konseyi Başkanı Dr. Selim Çakar seçildi.

"Ortak Hizmet Modeli" Ziyaretlerinde İlk Durak Safranbolu Haber

"Ortak Hizmet Modeli" Ziyaretlerinde İlk Durak Safranbolu

Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) Genel Sekreteri Suat Yıldız, Ortak Hizmet Modeli uygulamalarını yerinde değerlendirmek üzere Safranbolu’da incelemelerde bulundu. TBB’nin hizmet araçları ihdası ve İstanbul Büyükşehir Belediyesinin (İBB) teknik, uzman personel görevlendirmesi ile oluşturulan Ortak Hizmet Modeli Projesi kapsamında, belediyelerin ihtiyaç duyduğu altyapı ve üstyapı çalışmalarına yönelik saha destekleri farklı illerde eş zamanlı olarak devam ediyor. TBB ile belediyeler arasındaki iş birliği ve koordinasyonun güçlendirilmesini hedefleyen model kapsamında Batı Karadeniz pilot bölge seçildi. İlk uygulamanın Safranbolu Belediyesinde hayata geçirilmesi nedeniyle ziyaretlerin ilk durağı da Safranbolu oldu. TBB Genel Sekreteri Suat Yıldız, Safranbolu Belediye Başkanı Elif Köse’yi ziyaret ederek ilçede yürütülen çalışmaları yerinde inceledi. Yıldız’a TBB Genel Sekreter Yardımcısı Feridun Ulutaş eşlik etti. Yıldız, Yürütülen Çalışmaları Yerinde İnceledi TBB Genel Sekreteri Yıldız, yeni imara açılan Barış Mahallesi’ndeki çalışmalara ilişkin TBB Genel Sekreter Yardımcısı Ulutaş ve İBB ekiplerinden bilgi aldı. Ulutaş, 4 bin 700 metre uzunluğundaki imar yolunda yaklaşık bin 400 metrelik bölümün tamamlandığını dile getirdi. İlçede 3 damperli kamyon, bir ekskavatör, greyder ve kepçeyle çalışmaların devam ettiğini söyleyen Ulutaş, araç parkının artırılması için de çalışma yürütüldüğünü kaydetti. Yıldız: "Projenin hedefi belediyelerimizle dayanışma içerisinde olmak" TBB Genel Sekreteri Suat Yıldız, Safranbolu’daki çalışmanın önemli bir dayanışma örneği olduğunu belirterek bu çalışmaların devamının geleceğini vurguladı. Yıldız, Ortak Hizmet Modeli’nin temel hedeflerinden birinin kaynakların etkin ve verimli kullanılması olduğunu belirtti. Ekiplerin bölgede yürüttükleri çalışmalara ilişkin konuşan Yıldız, “İstanbul Büyükşehir Belediyemizin yetkin ve bu konuda gerçekten tecrübeli ekiplerine bu güzel çalışmayı son derece başarılı şekilde yaptıkları için teşekkür ediyorum. Bölgede Safranbolu Belediyemizle gerçekten çok uyumlu bir şekilde çalışıyoruz.” dedi. Yıldız, Ortak Hizmet Modeli’nin Türkiye genelinde yaygınlaştırılmasının hedeflendiğini belirterek şöyle konuştu: “Bundan sonra da burada çalışmaya devam edeceğiz. Bu ortaklıkları, bu dayanışmayı, kaynakların verimli kullanılması için düşündüğümüz bu modeli tüm Türkiye geneline yaymakla ilgili bir düşüncemiz var. Son derece başarılı bir iş yapılıyor. Arkadaşlarımızın emeklerine teşekkür ediyorum.” Yıldız, tamamlanacak yolun TBB, İBB ve Safranbolu Belediyesinin ortak katkısıyla uzun yıllar vatandaşlara hizmet vereceğini kaydetti. Köse: "Kendi imkânlarımızla iki senede bitiremeyeceğimiz işi kısa sürede bitirmiş olduk" Safranbolu Belediye Başkanı Elif Köse, TBB ve İBB’nin ortak hizmet modeliyle yürüttüğü çalışmanın Safranbolu Belediyesi açısından önemli bir fırsat olduğunu ifade etti. Barış Mahallesi’nin yeni imara açıldığını belirtilen Köse, bölgede yapılması gereken yol çalışmasının belediyenin mevcut imkânlarıyla gerçekleştirilmesinin zor olduğunu söyledi. Köse, belediye bünyesindeki iş makinelerinin sayı ve model açısından yetersiz kaldığını belirtti. Model sayesinde çalışmanın kısa sürede tamamlandığını anlatan Köse, “Bizim belki de kendi imkânlarımızla iki senede bitiremeyeceğimiz bu işi bu hizmet modeliyle çok kısa bir sürede bitirmiş olduk.” ifadelerini kullandı. Bölgede bekleyen ve alınan ruhsatların bulunduğunu aktaran Köse, yol çalışmasının yapılmasının zorunlu olduğunu ifade ederek sözlerini şu şekilde tamamladı: “Bu mahalle yeni imara açıldığı için de yapılması gereken bu işi biz birlikte yaptık ve minnettarım gerçekten. Safranbolu halkı adına ve belediye adına teşekkür ediyorum.” İBB Genel Sekreter Yardımcısı Recep Korkut da yapılan çalışmalar hakkında bilgi verirken “Şu anda işin yüzde 85’ini tamamlamış durumdayız.” dedi. Belediyelerden gelen taleplerin TBB ve İBB’nin oluşturduğu ortak komisyon tarafından değerlendirildiğini aktaran Korkut, çalışma yapılacak yerin belirlenmesinin ardından ilgili belediyelerle protokollerin imzalandığını söyledi. Korkut, “Bugün burada Safranbolu’ya hizmet eden ekskavatör, yarın bizden talep eden başka bir ilçeye gidecek. Böylelikle yeni bir model oluşturulmuş oldu. Bu modelin tüm Türkiye’de yaygınlaşmasını umut ediyoruz.” ifadelerini kullandı. Ortak Hizmet Modeli ile Dayanışma Güçleniyor Ortak Hizmet Modeli ile belediyeleri herhangi bir mali yükle karşı karşıya bırakmadan iş birliğinin güçlendirilmesi, ortak kaynak kullanımının yaygınlaştırılması, kamu kaynaklarının daha verimli değerlendirilmesi, atıl ekipman oluşumunun önlenmesi ve vatandaşların belediye hizmetlerine daha hızlı, kaliteli ve sürdürülebilir şekilde ulaşması amaçlanıyor. TBB ile İBB iş birliğinde yürütülen proje kapsamında; Karabük'ten Safranbolu, Zonguldak'tan Çaycuma, Kozlu, Alaplı, Bakacakkadı, Gökçebey ve Karaman belediyeleri; Sinop’tan Sinop, Ayancık ve Boyabat belediyeleri; Bartın'dan Amasra Belediyesi, Kastamonu'dan Daday Belediyesi ile Düzce’den Boğaziçi ve Yığılca belediyeleri arasında Ortak Hizmet Modeli Protokolü imzalandı. Protokol doğrultusunda belediyelere yol yapımı, altyapı ve üstyapı çalışmaları, bakım-onarım, çevre düzenlemesi, su ve kanalizasyon hizmetleri ile peyzaj uygulamalarında kapsamlı destek veriliyor. TBB tarafından tahsis edilen greyder, kazıcı yükleyici, damperli kamyon, kombine kanal açma aracı ve ekskavatör gibi toplam 19 iş makinesi bölgede çalışmalarını sürdürüyor.

TBB'den 94 Belediyeye 95 Hizmet Aracı Haber

TBB'den 94 Belediyeye 95 Hizmet Aracı

Türkiye Belediyeler Birliği (TBB), 94 belediyeye toplam 95 yeni hizmet aracı daha kazandırdı. Hibe edilen araçlar, TBB Başkan Vekili ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer’in katılımıyla Çankaya Belediyesi Yerleşkesi’nde düzenlenen törenle belediyelere teslim edildi. Belediyelerin sosyo-ekonomik yapısı, yüzölçümü, nüfusu ile ihtiyaç ve talepleri esas alınan hibe programı kapsamında bugün; Cumhuriyet Halk Partisi, AK Parti, DEM Parti, Milliyetçi Hareket Partisi, İYİ Parti ile Yeniden Refah Partisine mensup belediye başkanlarının yönetimindeki 94 belediyeye toplamda 95 yeni hizmet aracı desteği sağlandı. Törene; TBB Encümen Üyelerinden Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere, Artvin Belediye Başkanı Bilgehan Erdem, Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan, Zonguldak Belediye Başkanı Tahsin Erdem, Karaköprü Belediye Başkanı Nihat Çiftçi, Selçuk Belediye Başkanı Filiz Ceritoğlu Sengel ile araç hibe edilen belediyelerin başkan ve yöneticileri katıldı. Teslim edilen hizmet araçları; 25 damperli kamyon, 22 çöp kamyonu, 13 kazıcı yükleyici, 11 paletli ekskavatör, 5 arazöz, 3 yol süpürme aracı ve daha pek çok hizmet aracından oluştu. Seçer: “Belediyelerimizin hizmet götürmek için yoğun çaba sarf ettiğini biliyoruz” TBB Başkan Vekili Vahap Seçer, törende yaptığı konuşmasına “Yine hayırlı bir iş için bir araya geldik. Allah hep hayırlı işler yapmaya bizi vesile etsin.” sözleriyle başladı. Belediye başkanlarının çok önemli bir görev ifa ettiklerinin altını çizen Seçer, “Günümüzdeki ekonomik krizin yansımalarını derinden hisseden belediyelerimizin bin bir sorunla baş ederek hemşehrilerine hizmet götürmek için yoğun çaba gösterdiğini biliyoruz.” dedi. İki yılda 714 hizmet aracının hibe edildiğini aktaran Seçer, desteklerin önümüzdeki aylarda da devam edeceği bilgisini paylaştı. Seçer, belediye başkanlarının iki temel dayanağının finans disiplini olan bir belediye ve liyakatli kadrolar olduğuna dikkati çekerek; “Finans ve liyakatli kadrolar... O zaman önümüzde hiçbir şey duramaz. Çok daha efektif işler yaparız. Vatandaşlarımızın memnuniyetini çok daha üst seviyelere çıkartırız.” ifadelerini kullandı. “Ortak Hizmet Modeli’ni Batı Karadeniz’de Başlattık” TBB’nin araç desteğinin yanı sıra; proje desteği, proje çalışmalarına nakdi destek, eğitim çalışmaları, çalıştaylar, paneller, yurt içi ve dışında temsil gibi birçok alanda belediyelere katkı sunduğunu belirten Seçer, TBB tarafından düzenlenen “Belediyecilik Forumu”na 700’ün üzerinde başvuru yapıldığını ve 200’den fazla özgün proje ve iyi uygulamanın anlatıldığını bildirdi. TBB’nin Mart ayında başlattığı “Yönetici Geliştirme Programı”na da değinen Seçer, program kapsamında toplamda 352 yöneticinin eğitim aldığını aktardı. Seçer, TBB ile İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) arasında başlatılan “Ortak Hizmet Modeli” ile ilgili ise şunları söyledi: “Sayın Ekrem İmamoğlu döneminde Ortak Hizmet Modeli’nin çalışması başlamıştı. Pilot olarak Batı Karadeniz Bölgesi’nde bu çalışmaları yürütmeye başladık. Toplamda 91 belediyemiz bizim tarafımızdan bilgilendirildi. Bu belediyelerimizin 45’inden dönüş oldu. Yaptığımız incelemelerde de 22’si ile bu projeyi gerçekleştirme kararı aldık. Safranbolu‘da çalışmaya başladık. Araç-gereçler, iş makineleri TBB’den, akaryakıt ve teknik destek İBB’den olacak. Yapılacak projenin içeriğine göre de malzeme desteğini ilgili protokole muhatap olan belediyemiz karşılıyor. Böylelikle üçlü bir imece ile harika projeleri ortaya çıkartmış olacağız.” “Çalışmalarımız ilkelerimizden bir milim sağa sola sapmadan devam ediyor” TBB’nin yeni dönemde belirlediği ilkelerle çalışmalarına devam ettiğini kaydeden Seçer, “Sayın İmamoğlu ile başlayan TBB’nin yeni dönemindeki ilkeler silsilesi bugün de devam ediyor. O zaman demiştik ki; ‘Burada bin 400’den fazla belediye var. Türkiye’deki bütün siyasi yelpazeyi temsil ediyorlar. Bizim adaletli bir yönetim sistemini ortaya koymamız lazım.’ Prensiplerimizi yazdık, nasıl çalışacağımızı planladık. O günden bugüne bu ilkeler çerçevesinde, bu çalışmalarımız bir milim sağa sola sapmadan devam ediyor.” diye konuştu. Hibe edilecek araçları puanlama usulüyle belirlediklerini söyleyen Seçer, “Bölgesi nedir? Sosyo-ekonomik durumu nedir? Coğrafyanın durumu nedir? Belediyenin kendi ekonomik durumu, talepler, öncelikler nedir?... Bütün bunları harmanlıyoruz ve bu araç-gereçlerin hangi belediyeye verileceğini tespit ediyoruz.” dedi. “Hizmette adaletli olmak esas amacımız olmalı” Seçer, Türkiye’de son yıllarda bazı siyasi hesaplaşmaların belediyeler üzerinden yürütüldüğünü ve bu durumun belediye başkanlarını zor duruma soktuğunu söyledi. Belediye başkanlığının partiler üstü bir görev olduğuna vurgu yapan Seçer, “Mutlaka her belediye başkanının partisi, dünya görüşü, ideolojisi onların onurudur, şerefidir. Onlara saygı duyarız ama hizmette adaletli olmak, hemşehrilerimizin partisine, bölgesel farklılıklarına, etnik yapısına, inanç grubuna bakmadan onlara hizmet etmek bizim esas amacımız olmalı ve bunu yapıyoruz. İşte bu düsturla TBB’de hiçbir fark gözetmeksizin, hepsi bizim belediye başkanımız düşüncesiyle bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da destek olmaya devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı. “Genel Kurulumuzu tüzüğümüz gereği yapmak zorundayız” Konuşmasında mayıs ayı içerisinde gerçekleştirilecek Birlik meclis toplantısına da değinen Seçer, “Genel Kurulumuzu tüzüğümüz gereği yapmak zorundayız. Bu hafta sonu cumartesi günü Ankara’da saat 11:00’da hep beraber TBB’nin genel kurulunu yapacağız. Hepinizi oraya davet ediyorum. Üç yıllığına TBB Başkanını, Encümen Üyelerimizi, Başkan Vekillerimizi seçeceğiz; komisyonlar belirlenecek ve üç yılı bu kadrolarla sürdüreceğiz. Umut ediyorum bundan sonraki süreçte de TBB üzerine katarak belediyelerimize katkı sunmaya devam eder.” dedi. Tören hizmet araçlarının anahtarlarının takdim edilmesi ve hatıra fotoğrafıyla tamamlanırken hibe edilen araçlar Türkiye’nin dört bir yanına doğru yola çıktı.

TBB ve İBB’den Batı Karadeniz’e Dev Hizmet Çıkartması! Haber

TBB ve İBB’den Batı Karadeniz’e Dev Hizmet Çıkartması!

TBB ve İBB, belediyeler arasındaki imkan farklılıklarını ortadan kaldırmak amacıyla “Ortak Hizmet Modeli”ni hayata geçirdi. Pilot bölge seçilen Batı Karadeniz’de 22 belediyeye teknik ekipman ve personel desteği sağlanıyor. Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB), yerel yönetimlerde dayanışma odaklı yeni bir dönemi başlattı. “Türkiye’nin Belediyeleri Millete Hizmet Götürüyor” mottosuyla başlatılan “Ortak Hizmet Modeli”, ilk olarak Batı Karadeniz Bölgesi’nde uygulanmaya başlandı. Pilot Bölge Batı Karadeniz: 22 Belediye Destek Alıyor TBB Başkanı Ekrem İmamoğlu tarafından geliştirilen model kapsamında, güçlü teknik kapasiteye sahip kurumlar ile hizmet ihtiyacı olan belediyeler bir araya getiriliyor. Pilot bölge olarak seçilen Batı Karadeniz’de; Bolu, Düzce, Sinop, Kastamonu, Bartın, Zonguldak ve Karabük illerindeki 22 belediye bu destekten yararlanmaya hak kazandı. Güç Birliği: Araçlar TBB’den, Teknik Destek İBB’den TBB ve İBB arasında imzalanan protokol uyarınca görev paylaşımı şu şekilde yapıldı: TBB: Kepçe, greyder, ekskavatör, damperli kamyon, vidanjör ve yol süpürme araçları gibi kapsamlı iş makinesi parkını bölgeye sevk etti. İBB: Bu araçların kullanımı için gerekli olan kalifiye insan kaynağını, teknik desteği, bakım ve işletme süreçlerini üstlendi. İlk Saha Çalışması Safranbolu’da Başladı Modelin ilk somut adımı Safranbolu’da atıldı. TBB Genel Sekreteri Suat Yıldız ve Safranbolu Belediye Başkanı Elif Köse tarafından 18 Şubat 2026’da imzalanan protokolün ardından, 11 Mart itibarıyla ekipler sahaya indi. Safranbolu’da yeni imara açılan Barış Mahallesi’nin ana yola bağlanması için altyapı ve yol açma çalışmaları hızla devam ediyor. Vahap Seçer (TBB Başkanvekili): "Bu modelle belediyeler arasındaki kapasite farklarını kapatıyoruz. Amacımız dayanışma kültürünü deprem bölgesi dahil tüm Türkiye’ye yaymak." Nuri Aslan (İBB Başkan Vekili): "Mevcut kaynakları en verimli şekilde kullanarak vatandaşa en hızlı hizmeti ulaştırmayı hedefliyoruz. Dayanışmayı büyüterek hizmeti büyüteceğiz." Model Tüm Türkiye’ye Yayılacak Yapılan değerlendirmeler sonucunda 45 başvuru arasından seçilen 22 belediyede; yol genişletme, kanalizasyon, altyapı temizliği ve tarımsal alan iyileştirme gibi hayati projeler yürütülecek. TBB, bu başarılı pilot uygulamanın ardından modeli Türkiye genelindeki diğer bölgelere de taşımayı planlıyor.

Kıyı Kentlerinin Geleceği Mersin’de Tartışıldı Haber

Kıyı Kentlerinin Geleceği Mersin’de Tartışıldı

Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) ve Mersin Büyükşehir Belediyesi iş birliğinde düzenlenen “Kıyı Kentleri Çalıştayı” Mersin’de gerçekleştirildi. Çalıştayda; kıyı kentlerinde planlama, çevresel sürdürülebilirlik, iklim değişikliğine uyum, kıyı ekosistemlerinin korunması, kamusal alan kullanımı, yetki ve yönetim süreçleri ile mavi ekonomi başlıkları ele alındı. TBB ve Mersin Büyükşehir Belediyesi, kıyı kentlerinin sorunlarının tespiti ve iyi uygulama örneklerinin paylaşılmasını amaçlayan “Kıyı Kentleri Çalıştayı” düzenledi. Mersin Büyükşehir Belediyesinin ev sahipliğinde gerçekleştirilen çalıştay, belediye başkanlarını, akademisyenleri ve sivil toplum temsilcilerini bir araya getirdi. Kıyı kentlerinin turizm, ulaşım ve ekonomik faaliyetler açısından yoğun kullanımına dikkat çekilen çalıştayda, bu alanların aynı zamanda hassas ve kırılgan ekosistemler olduğuna vurgu yapıldı. Artan nüfus, turizm hareketliliği, konut ve sanayi yatırımları ile altyapı ihtiyaçlarının kıyı alanları üzerindeki etkilerinin ele alındığı programda, ortak sorunlara yönelik çözüm yolları ele alındı. Çalıştayın açılış konuşmalarını TBB Başkan Vekili ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer ile TBB Genel Sekreteri Suat Yıldız yaptı. Seçer: “196 belediye kıyılarda yer alıyor” Seçer konuşmasında Türkiye’nin yaklaşık 8 bin 333 kilometrelik kıyı uzunluğuna sahip olduğunu ve 196 belediyenin kıyı alanlarında yer aldığını ifade etti. Bu belediyelerin sınırları içerisinde yaklaşık 22 milyon kişinin yaşadığını vurgulayan Seçer, “Veriler bize çok açık bir gerçeği göstermektedir; kıyı kentlerinin geleceği, aslında Türkiye’nin geleceğinin önemli bir parçasıdır.” dedi. Kıyıların; limanlar, tersaneler, enerji tesisleri, lojistik merkezler ve balıkçılık faaliyetleri gibi birçok kullanım alanını barındırdığını dile getiren Seçer, bu durumun zaman zaman mekansal kullanım çatışmalarına, çevresel sorunlara ve planlama güçlüklerine yol açabildiğini söyledi. Seçer: “Kıyı yönetimi stratejik bir alan” İklim değişikliğinin kıyı kentleri üzerindeki etkilerine de değinen Seçer, deniz seviyesinin yükselmesi, kıyı erozyonu, aşırı hava olayları ve sel felaketinin bu riskler arasında yer aldığını belirtti. Seçer, kıyı yönetiminin çevre politikaları, şehir planlaması, ekonomik kalkınma, afet yönetimi ve sosyal adaletin kesişiminde yer alan stratejik bir alan olduğunu ifade etti. Seçer: “TBB’de Kıyı Kentleri Komisyonu kurduk” TBB olarak kıyı yönetimini yerel yönetimlerin geleceğini ilgilendiren bir yönetişim alanı olarak ele aldıklarını belirten Seçer, bu kapsamda Birlik bünyesinde Kıyı Kentleri Komisyonu’nun kurulduğunun altını çizdi. Komisyon çalışmaları ile sahadan beslenen ve yerel deneyimleri merkeze alan bir çalışma modeli hedeflediklerini dile getiren Seçer, Mersin’de gerçekleştirilen toplantının bölgesel toplantıların ilk adımı olduğunu dile getirdi. Sürecin devamında Ege ve Marmara bölgelerinde düzenlenecek toplantı ve çalıştaylarla “Kıyı Kentleri Yerel Yönetim Politika Belgesi”nin hazırlanmasının planlandığını aktaran Seçer, “Bu belge ile kıyı alanlarının planlanması, çevresel sürdürülebilirlik, iklim değişikliğine uyum, kamusal erişim hakkı ve mavi ekonomi başlıklarında yerel yönetim perspektifini ortaya koyan bir yol haritası oluşturmayı hedefliyoruz.” dedi. Seçer: “Kıyıların korunması tüm kamu kurumlarının ve toplumun ortak sorumluluğu” Seçer ayrıca kıyı alanların korunmasının tüm kurumların ortak sorumluluğu olduğunu dile getirerek sözlerini şu şekilde devam etti: “Kıyı yönetimi konusunda yerel yönetimlerin bilgi birikimi ve deneyimi son derece değerlidir. Kıyı alanlarının planlanması ve yönetilmesi süreçlerinde yerel yönetimlerin daha güçlü biçimde sürece dahil edilmesi, hem uygulama etkinliğini artıracak hem de daha sürdürülebilir sonuçlar doğuracaktır." Mersin Büyükşehir Belediyesinin yaptığı çalışmaları anlatan Seçer, Türkiye Belediyeler Birliği olarak belediyelerin deneyimlerini görünür kılmayı, iyi uygulamaları yaygınlaştırmayı ve merkezi idare ile yerel yönetimler arasında güçlü bir diyalog zemini oluşturmayı önemli bir görev olarak gördüklerini de sözlerine ekledi. Yıldız: “Kıyı kentlerimiz ülkemizin önemli zenginlikleri arasında yer alıyor” TBB Genel Sekreteri Suat Yıldız da konuşmasında, Marmara, Ege, Akdeniz ve Karadeniz’e uzanan sınırlarıyla son derece önemli bir potansiyele sahip kıyı kentlerinin doğal, ekonomik ve kültürel açıdan Türkiye’nin önemli zenginlikleri arasında olduğunu belirtti. Bu zenginliğin kıyıların kent kimliğinin oluşumunda ve kamusal yaşamın şekillenmesinde belirleyici rol oynadığını ifade eden Yıldız, “Kıyı kentleri, gelecek nesillere bırakacağımız ortak mirasımızdır. Bu nedenle kıyı alanlarının doğru planlanması ve yeni nesillere sağlıklı bir şekilde aktarılması büyük önem taşıyor.” dedi. Yıldız: “Kıyı alanlarının yönetimi ve korunması yerel yönetimler açısından önemli bir sorumluluk alanı” Kıyı alanlarının yönetimi, korunması ve sürdürülebilir kullanımının yerel yönetimler açısından önemli bir sorumluluk alanı olduğuna dikkati çeken Yıldız, atık su yönetimi ve kıyı temizliği gibi konuların belediyelerin öncelikli gündemleri arasında yer aldığını kaydetti. Bu kapsamda TBB bünyesinde Kıyı Kentleri Komisyonu’nun kurulduğunu belirten Yıldız, komisyon aracılığıyla kıyı belediyelerinin sorunlarının ele alınmasını, iyi uygulama örneklerinin paylaşılmasını ve yerel yönetim perspektifini merkeze alan bir politika çerçevesi oluşturulmasını amaçladıklarını ifade etti. Kıyı Alanları, Planlama ve Mavi Ekonomi Ele Alındı TBB Genel Sekreter Yardımcıları Dr. Şengül Altan Arslan ve Feridun Ulutaş ile uzmanlardan oluşan geniş bir TBB ekibinin görev aldığı çalıştayda, TBB Kıyı Kentleri Komisyonu Üyesi ve İzmir Deniz İşletmeciliği Nakliye ve Turizm Tic. A.Ş. (İZDENİZ) Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Işıkhan Güler genel değerlendirmelerde bulundu. Çalıştayda; İskenderun Körfezi Kıyı Alanları Planları, belediyelerin kıyı alanlarına yönelik yetki ve sorumlulukları ile yasal kurumsal yapı başlıklarında sunumlar yapılırken Mersin Büyükşehir Belediyesinin yerel uygulamalarına ilişkin de katılımcılara bilgi verildi. Çalıştay kapsamında “Kıyının Kamu Yararına Kullanımı (Engeller, Sorunlar ve Potansiyeller)”, “Kıyı ve Deniz Ekosisteminin Korunması, Çevresel Sürdürülebilirlik ve Dayanıklılık”, “Planlama Süreçleri, Yönetim, Yetki ve Kurumsal Yapı” ve “Mavi Ekonomi, Kıyıdaki Ekonomik Sektörler” başlıklı dört ayrı atölye çalışması düzenlendi. Atölyelerde; kıyıya erişim, kamusal alan, kıyı–kent ilişkisi ve toplumsal eşitlik; kıyı ekosistemlerinin korunması, çevresel sürdürülebilirlik ve iklim değişikliği; planlama süreçleri, yerel ve merkezi yönetimlerin yetki ve sorumlulukları ile mevzuat; ayrıca mavi ekonomi kapsamında kıyıdaki ekonomik faaliyetler ve sektörlere ilişkin konular ele alındı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.