Hava Durumu

#Türkiye Büyük Millet Meclisi

Kırsal Haber - Türkiye Büyük Millet Meclisi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Türkiye Büyük Millet Meclisi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

CHP'li Sarıbal’dan Köyümü Geri Ver Teklifi Haber

CHP'li Sarıbal’dan Köyümü Geri Ver Teklifi

​CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, 2012 yılında yürürlüğe giren Büyükşehir Yasası ile mahalle statüsüne alınan ve ortak malları belediyelere devredilen köyler için tarihi bir adım attı. TBMM’ye sunulan kanun teklifiyle, kırsal niteliğini koruyan yerleşimlerin yeniden "Köy" statüsüne kavuşması ve gasp edilen taşınmazlarının iade edilmesi hedefleniyor. ​CHP Bursa Milletvekili ve Tarım Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Başdanışmanı Orhan Sarıbal, kırsal yaşamın tasfiyesine yol açan 6360 Sayılı Kanun’un yarattığı mağduriyetleri gidermek amacıyla hazırladığı kanun teklifini Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanlığına sundu. Teklif yasalaşırsa, "kırsal mahalle" kriterlerini taşıyan yerleşim yerleri, başka bir işleme gerek kalmaksızın yeniden köy tüzel kişiliği kazanacak; meralarından ekipmanlarına kadar tüm varlıkları köylüye geri verilecek. ​“İDARİ SADELEŞME DEĞİL, KIRSAL TASFİYE” ​Sarıbal, yaptığı açıklamada 2014 yılında uygulamaya giren düzenlemenin köyleri "mülksüzleştirdiğini" vurguladı. Köylerin mülkiyetindeki mera, yaylak, su kaynakları ve taşınmazların belediyelere devredilmesinin tarımsal üretimi baltaladığını belirten Sarıbal, şunları söyledi: ​"Köylerin bütçeleri ve karar alma mekanizmaları yok edildi. 2020’de getirilen ‘kırsal mahalle’ kavramı ise pansuman bir tedbir olmaktan öteye gidemedi; mülkiyet sorunlarını çözmedi. Biz, köylünün ortak mal rejimini yeniden tesis etmek istiyoruz." ​HÜRRİYET KÖYÜ ÖRNEĞİ: "BİR GECEDE MÜLKSÜZ KALDILAR" ​Teklifin gerekçesinde Bursa Karacabey’deki Hürriyet Köyü örneğine dikkat çeken Sarıbal, köylülerin kendi paralarıyla satın aldıkları 652 dönümlük arazinin belediyeye geçmesini "somut bir mağduriyet fotoğrafı" olarak niteledi. 1951 yılında Bulgaristan’dan göç edenlerin emeğiyle kurulan köyün meralarının bugün sanayi bölgelerine ve uydukent projelerine tahsis edildiğini hatırlatan Sarıbal, "Bu örnek, Türkiye’nin dört bir yanındaki yüzlerce köyün ortak dramıdır. Köylünün toprağına ve ortak yaşamına yasal güvence şarttır" dedi. ​TEKLİF NELERİ ÖNGÖRÜYOR? ​Meclis’e sunulan teklif kabul edildiği takdirde: ​Otomatik Statü Değişikliği: 5216 sayılı Kanun kapsamında "kırsal mahalle" niteliği taşıyan yerleşimler, hiçbir idari işleme gerek kalmaksızın yeniden Köy statüsü kazanacak.​Malların İadesi: Köy tüzel kişiliğinin kaldırılmasıyla belediyelere veya kamu kurumlarına devredilen her türlü taşınır/taşınmaz mal, hak ve alacak, yeni kurulan köy tüzel kişiliğine geri dönecek ve köy adına tescil edilecek.​Uygulama Birliği: Sürece ilişkin usul ve esaslar, Cumhurbaşkanlığı tarafından çıkarılacak bir yönetmelikle netleştirilerek ülke genelinde eşgüdüm sağlanacak.

CHP'li Gürer’den Emekliler İçin Kanun Teklifi Haber

CHP'li Gürer’den Emekliler İçin Kanun Teklifi

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, emeklilerin yaşadığı derin yoksulluğa dikkat çekerek, emeklilere yönelik destekleri içeren bir kanun teklifini Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’na sundu. Gürer, teklifin gerekçesinde sosyal devlet ilkesinin yıllardır sistematik biçimde aşındırıldığını vurguladı. CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, TBMM Başkanlığı’na sunduğu kanun teklifiyle emeklilerin kış aylarında yaşadığı ısınma ve barınma sorunlarına kalıcı çözümler getirmeyi hedeflediklerini söyledi. EMEKLİLER BİR NEBZE OLSUN NEFES ALMALI CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Emeklilere her yıl Kasım, Aralık, Ocak ve Şubat aylarında aylık 5 bin lira yakacak yardımı yapılması ve bu tutar her yıl yeniden değerleme oranından az olmamak üzere artırılması şart,” dedi. Gürer, ayrıca kendisi, eşi ya da bakmakla yükümlü olduğu çocukları üzerine kayıtlı taşınmazı bulunmayan ve kirada oturduğunu belgeleyen emeklilere, her ay net asgari ücretin yüzde 50’si oranında kira desteği sağlanması için hazırladığı kanun teklifini TBMM Başkanlığına sunduğunu belirtti. “ANAYASA SOSYAL DEVLETİ EMREDİYOR, İKTİDAR GÖRMEZDEN GELİYOR” Kanun teklifinin gerekçesinde Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 2’nci maddesinde yer alan “sosyal hukuk devleti” ilkesine ve 61’inci maddede yaşlıların devlet tarafından korunacağına ilişkin açık hükümlere dikkat çekildi. CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, anayasal güvenceye rağmen emeklilerin yaklaşık çeyrek asırdır uygulanan politikalarla giderek yoksullaştırıldığını belirtti. 5510 SAYILI KANUN EMEKLİ MAAŞLARININ MİLADI OLDU CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, emekli maaşlarındaki erimenin en önemli kırılma noktasının 2008 yılında yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu olduğunu ifade etti. Bu düzenleme ile emekli aylığı bağlama oranlarının yüzde 70’ler seviyesinden yüzde 28–30 bandına düşürüldüğünü belirten CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, daha fazla prim ödeyen ve daha uzun süre çalışan emeklilerin dahi daha düşük maaş almaya mahkûm edildiğini vurguladı. Emeklilerin ekonomik büyümeden aldığı payın da ciddi biçimde azaltıldığına işaret eden Ömer Fethi Gürer, “Büyümeden alınan pay yüzde 100’den yüzde 30’a düşürülerek emekliler ülkenin refah artışının tamamen dışına itilmiştir” değerlendirmesinde bulundu. EN DÜŞÜK EMEKLİ MAAŞI AÇLIK SINIRININ ALTINDA CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Kanun teklifinde, yanlış ekonomi politikaları sonucu yaşanan yüksek enflasyon ve Türk Lirası’ndaki değer kaybının emekli maaşlarını açlık sınırının dahi altına düşürdüğünü ifade etti. Bugün en düşük emekli aylığının asgari ücretin çok altında kaldığına dikkat çekilerek, emeklilerin temel ihtiyaçlarını karşılayamaz hale geldiği belirtti. “BATTANİYEYLE ISINAN, SOFRASINDA ÖĞÜN EKSİLEN EMEKLİLER VAR” Ömer Fethi Gürer, yıllarca çalışarak ülkenin kalkınmasına katkı sunan emeklilerin bugün ısınmak için battaniyeye sarılmak zorunda kaldığını, temel gıdaya ve barınmaya erişimde ciddi sorunlar yaşadığını vurguladı. Kira ödeyemeyen, ısınma giderlerini karşılayamayan emeklilerin içine itildiği yoksulluk sarmalının artık sürdürülemez boyuta ulaştığı ifade edildi. YARDIM DEĞİL, GASP EDİLEN HAKKIN İADESİ CHP’li Ömer Fethi Gürer, sunulan kanun teklifinin bir “yardım paketi” olmadığının altı çizerek, teklifin AKP iktidarı döneminde emeklilerin elinden alınan refahın sosyal devlet ilkesi gereği kısmen de olsa geri verilmesini amaçladığı belirtti. Teklif kapsamında yakacak yardımıyla kış aylarında yaşanan ısınma sorununun hafifletilmesi, kira desteğiyle barınma kaygısının giderilmesi ve emeklinin eline geçen net gelirin korunmasının hedeflendiğini belirtti. Gürer, bu düzenlemelerin iktidarın yanlış politikalarıyla oluşan ekonomik yıkımın altında kalan emeklilere nefes aldırmak için zorunlu olduğunu vurgulayarak, Meclis’i emeklilerin sesine kulak vermeye çağırdı. CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer “Emeklilerin tümüne seyyanen zam yapılması, intibak düzenlemesi yapılması, en düşük emekli maaşı asgari ücrete eşitlenmesi, bayram ikramiyelerinin asgari ücret düzeyine çıkarılması ,ilaç katkı payının kaldırılması ve emekli evi yoksa kira yardımı ile yakacak yardımı yapılması emeklinin sağlıklı bir yaşama ermesi için ihtiyaç olduğunu söyledi ve emeklilerin yaşamı iyileşinceye kadar onlar için mücadeleyi sürdüreceğiz” dedi. Gürer, “Emekli olmakta, emekli yaşamakta zorlaştı. EYT sonrası kademe sorunu çözülmedi.1 gün ile 17 yıl kaybedenler var. Emeklilik içinde mutlaka kademe düzenlemesi sağlanmalıdır” diye konuştu.

CHP'li Sarıbal: "2025 Yılında Tarım Politikası İflas Etti" Haber

CHP'li Sarıbal: "2025 Yılında Tarım Politikası İflas Etti"

CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, Meclis’te yaptığı basın toplantısında 2025 yılı tarım verilerini değerlendirdi, iktidarın tarım politikasının iflas ettiğini söyledi. Türkiye’de üretimden kopuşun hızlandığını, tarımın milli gelirdeki payının ise tarihsel dip seviyeye indiğini belirten Sarıbal, “Üreten kazanmadı, tüketen doymadı, Saray yönetemedi, iktidarın büyüme balonu patladı” dedi. Milletvekili Sarıbal, 2025’in üçüncü çeyreğinde Türkiye ekonomisi yüzde 3,7 büyürken, tarım sektörünün yüzde 12,7 küçüldüğünü hatırlatarak, birçok üründe rekolte kayıplarının yüzde 60’ları bulduğunu, iklim etkilerinin iktidarın tercihleriyle ağırlaştığını ifade etti. Sarıbal’ın paylaştığı verilere göre 2002 yılında tarımın Türkiye ekonomisindeki payı yüzde 10,2’ydi. Aradan geçen 23 yılda bu oran 5,8’e kadar düştü. Sarıbal, “Tarım sektörü milli gelirden yalnızca yüzde 2,8 pay alabildi. Bu oran tarımın bugüne kadarki en düşük payı olarak kayıtlara geçti. Tarımdan elde edilen aylık ortalama gelir 19,8 bin TL ile 2025 yılında asgari ücretin bile altında kaldı. Öte yandan AKP iktidara geldiğinde 2002 yılında tarımda çalışanların toplam istihdamdaki payı yüzde 35’ti, günümüzde yüzde 14,8’e geriledi. 2024 yılının üçüncü çeyreğinde tarımda istihdam oranı yüzde 15,6’ti, 2025’in aynı döneminde yüzde 15,1’e geriledi. 2025 yılının üçüncü çeyreğinde yıllık bazda istihdam tarım sektöründe 165 bin kişi azalarak 5 milyon kişiye düştü” diye konuştu. İKTİDARIN ÇİFTÇİYE 1,4 TRİLYON BORCU VAR! Tarım sektöründeki finansal çöküş derinleşirken, iktidarın yasal yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle çiftçinin bankalara ve faiz sarmalına itildiğini kaydeden Sarıbal, Tarım Kanunu’na göre GSYH’nin en az yüzde 1’i oranında yapılması gereken tarımsal desteklemelerin 2025 yılında yine hedefin altında kaldığını söyledi. Bu nedenle iktidarın çiftçilere cari fiyatlarla borcunun 2025’te 1,4 trilyon TL’ye yükseldiğini ifade eden Sarıbal, “Desteklerin yetersizliği nedeniyle finansman ihtiyacını karşılayamayan üreticiler, bankalara yönelmek zorunda kaldı. Bu durum tarımda borçlanma eğilimini hızla artırdı. Kasım 2025 itibarıyla çiftçilerin bankalara olan borcu bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 43 artarak 1,2 trilyon TL’ye çıktı. Zamanında ödenemediği için takibe alınan tarımsal krediler ise 2024’te 3,6 milyar lirayken, bugün 12,2 milyar TL’ye çıktı. Tarımsal krizin reel sektör üzerindeki etkileri de ağırlaştı. Çiftçinin alım gücündeki erime, tarımsal makine ve ekipman sektörünü doğrudan etkiledi. 2025 yılı Ocak–Kasım döneminde traktör üretimi yüzde 41 düşerek 68 binden 40 bine geriledi” ifadelerini kullandı. TARIMSAL GİRDİ FİYATLARI REKOR SEVİYEDE Tarımda maliyet baskısının sert biçimde artmaya devam ettiğini vurgulayan Sarıbal, son dönemde gübre, yem ve tarım ilacı fiyatlarında yaşanan hızlı yükselişin, üreticinin finansal yükünü zirveye taşıdığını belirtti. Türkiye’de girdi fiyatlarındaki artışın devam etmesinin, tarımsal üretim maliyetlerini artırdığı, bunun da hem çiftçiyi hem tüketiciyi baskılayan bir döngü yarattığını kaydeden Sarıbal, “Türkiye Ziraat Odaları Birliği verilerine göre, ÜRE gübresi bir önceki yılın Aralık ayına göre yüzde 51, 20.20.0 kompoze gübresi ise yüzde 46’nın üzerinde zamlandı. DAP gübresindeki artış yüzde 41, amonyum nitrat ve amonyum sülfat gübrelerinde ise yüzde 33 seviyesinde gerçekleşti. Tarım ilaçlarının fiyatları yıllık bazda yüzde 27 artarken, süt ve besi yemlerinde son bir yıldaki fiyat artışı yüzde 30 civarında oldu. Türkiye, Saray rejimi döneminde Avrupa ülkeleri arasında hem gıda enflasyonu hem de ortalama enflasyon sıralamasında ilk sıraya yerleşti. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü’ne göre, dünya gıda fiyat endeksi 2025 Aralık ayında yıllık bazda yüzde 2,3 geriledi. Türkiye’de ise tablo tersine işledi. TÜİK verilerine göre 2025 Aralık ayında yıllık ortalama enflasyon yüzde 30,9, gıda enflasyonu ise yüzde 28,3 olarak gerçekleşti. 2003 yılından bu yana ortalama fiyatlar 35,1 kat, gıda fiyatları ise 49,3 kat arttı” dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.