Hava Durumu

#Türkiye İhracatçılar Meclisi

Kırsal Haber - Türkiye İhracatçılar Meclisi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Türkiye İhracatçılar Meclisi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

TİM Tarım Kurulu Çalıştayında Tarım Sektörü Temsilcileri Bir Araya Geldi Haber

TİM Tarım Kurulu Çalıştayında Tarım Sektörü Temsilcileri Bir Araya Geldi

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) koordinasyonunda düzenlenen Tarım Kurulu Çalıştayı’nda, tarım ürünleri ihracatına yönelik devlet destekleri, TURQUALITY® projeleri, yurt dışı markalaşma ve tanıtım faaliyetleri değerlendirildi. Çalıştayda, tarım sektörünün ihracat gündemindeki güncel konular ele alındı. Tarım Sektörü Temsilcileri Bir Araya Geldi Türkiye İhracatçılar Meclisi koordinasyonunda gerçekleştirilen Tarım Kurulu Çalıştayı, kamu kurumları ve tarım sektörü temsilcilerini bir araya getirdi. Çalıştaya, TİM Başkanı Mustafa Gültepe, Ticaret Bakanlığı İhracat Genel Müdürü Mehmet Ali Kılıçkaya, Tarım ve Orman Bakanlığı Avrupa Birliği ve Dış İlişkiler Genel Müdürü Ferhat Çolak, TİM Tarım Kurulu Başkanı Melisa Tokgöz Mutlu ve sektör temsilcileri katıldı. Tarım Ürünleri İhracatında Devlet Destekleri Görüşüldü Çalıştayın gündeminde, tarım ürünleri ihracatına yönelik devlet destekleri önemli yer tuttu. İhracatçıların yararlanabileceği destek mekanizmalarının yanı sıra sektörün dış pazarlardaki faaliyetlerine ilişkin güncel konular değerlendirildi. TURQUALITY® ve Yurt Dışı Markalaşma Gündemdeydi Çalıştayda, Türk tarım ürünlerinin uluslararası pazarlarda tanıtımına yönelik TURQUALITY® projeleri ile yurt dışı markalaşma ve tanıtım faaliyetleri de ele alındı. Tarım sektörünün ihracat faaliyetlerine ilişkin güncel gelişmelerin kapsamlı şekilde değerlendirildiği çalıştay, kamu ve sektör temsilcilerinin bir araya geldiği önemli bir buluşma oldu.

Türkiye Innovation Week 2026 Başladı Haber

Türkiye Innovation Week 2026 Başladı

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) tarafından düzenlenen Türkiye Innovation Week 2026’nın açılış programı, TİM Başkanı Mustafa Gültepe, başkan vekilleri, yönetim kurulu üyeleri ve paydaşların katılımıyla gerçekleştirildi. Programda Türkiye’nin ihracat hedefleri, inovasyon, Ar-Ge ve yüksek teknoloji alanındaki gelişmeler ön plana çıktı. Mustafa Gültepe: Türkiye’yi Dünyanın İlk 10 İhracatçı Ülkesi Arasına Taşımak İstiyoruz Türkiye Innovation Week 2026 açılışında konuşan TİM Başkanı Mustafa Gültepe, dünyada üretim anlayışının değiştiğini ve küresel rekabet kurallarının yeniden şekillendiğini belirtti. Türkiye’yi dünyanın en fazla ihracat yapan ilk 10 ülkesi arasına taşımayı hedeflediklerini ifade eden Gültepe, bu doğrultuda üretim gücünün inovasyon, Ar-Ge ve yüksek teknolojiyle desteklenmesi gerektiğini vurguladı. Türkiye’nin üretim birikimi, sanayi altyapısı ve girişimci gücüne sahip olduğunu belirten Gültepe, bu potansiyelin daha fazla teknoloji ve inovasyonla buluşturulmasını amaçladıklarını söyledi. Yüksek ve orta-yüksek teknolojili ürün ihracatının son 10 yılda iki katından fazla arttığını aktaran Gültepe, Türkiye’nin Küresel İnovasyon Endeksi’nde 13 yılda 23 basamak yükseldiğini kaydetti. Türkiye’nin teknoloji geliştiren ve kendi imzasını taşıyan ürünlerle küresel rekabette daha güçlü bir konuma ulaşmasını istediklerini belirten Gültepe, “Biz; Türkiye’de hayal edilsin, Türkiye’de tasarlansın, Türkiye’de kodlansın, Türkiye’de geliştirilsin, Türkiye imzasını taşısın! istiyoruz. TİM olarak bütün çalışmalarımızı bu vizyonla sürdürüyoruz.” dedi. Türkiye Innovation Week 2026 Programında Yapay Zekâ ve İnovasyon Gündemi Açılış programı, Kuika Software Yönetim Kurulu Başkanı Süreyya Ciliv’in “Humanity 6.0: AI Çağında İnsan Neden Yeniden Merkezde?” başlıklı keynote konuşmasıyla sona erdi. Türkiye Innovation Week 2026 programında “Humanity 6.0: AI Çağında İnsan Neden Yeniden Merkezde?”, “Gerçekliğin Krizi: Neye, Kime, Nasıl Güveneceğiz?” ve “The Brain Exporters: Beyin Göçünden Küresel Yetenek Ağlarına” başlıkları yer alıyor. Program kapsamında ayrıca “Şirketin Yeni Organigramı: İnsanlar ve Yapay Zekâ Ajanları Bir Arada”, “Kreatif Kültür: AI Çağında İnovasyonun Dili” ve “Agentic AI: İçerik Üretmekten İş Yapmaya” konuları ele alınacak. Etkinlikte “Mükemmelliğin Anatomisi: Zirve Performansın Ardındaki İnsan”, “Girişimciliğin Değişen Dengesi: Sermaye, Teknoloji ve İnsan Değeri” ve “Longevity: İyi Yaşamın Geleceğini Tasarlamak” başlıkları da bulunuyor. “Bilginin ve Öğrenmenin Değişen Rotası: Geleceğin İnsanını Nasıl Yetiştireceğiz?”, “Sınai Rekabetin Yeni Kodu: AI, Sermaye ve Küresel Ölçek” ve “Kararı Kim Verecek? İnsan mı, Makine mi?” başlıkları da programda yer alan diğer konular arasında bulunuyor. Türkiye Innovation Week 2026, inovasyon ve teknoloji odaklı üretim yaklaşımı çerçevesinde Türkiye’nin ihracat hedeflerinin ve küresel rekabet gücünün gündeme taşındığı etkinlikler arasında yer alıyor.

Hububat İhracatı Ocak Ayında 929,5 Milyon Dolar Oldu Haber

Hububat İhracatı Ocak Ayında 929,5 Milyon Dolar Oldu

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) tarafından paylaşılan verilere göre; çikolata ve kakaolu ürünler, ayçiçek yağı, bisküvi ve gofret, şekerleme çeşitleri ile makarna ve buğday unu gibi temel gıda kalemlerini kapsayan hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamulleri sektörü, Ocak ayında 929,5 milyon dolarlık ihracat yaptı. İhracatın miktar bazında geçtiğimiz yılın aynı ayına göre yüzde 13,8 gerilediği bu dönemde, değer bazında yüzde 9,3’lük bir düşüş kaydedildi. En fazla ihraç edilen ürün 88,2 milyon dolar ile ayçiçek yağı olurken, birim fiyatlarındaki artışa bağlı olarak bu kalemde bir gerileme yaşanmadı. 86,2 milyon dolar ihracat ile çikolata ve kakao bazlı ürünler ikinci sırada yer alırken, onu 76,1 milyon dolar ihracat ile tatlı bisküvi ve gofretler takip etti. Sektörün bir numaralı ihracat pazarı Irak'a hububat ihracatı aylık bazda yüzde 34,3 gerileyerek 108,5 milyon dolar olarak kaydedildi. ABD pazarındaki büyümesini sürdüren sektör, yüzde 10 artış sağladığı bu ülkede 62,4 milyon dolara ulaştı. “Gıda ticaretine yönelen Rus şirketlerle ile ortaklık imkanını önemsemeliyiz” İhracat verileri ekseninde küresel gıda ticaretini etkileyen gelişmeleri yorumlayan TİM Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri Sektör Kurulu Başkanı Ahmet Tiryakioğlu, Dahilde İşleme Rejimi (DİR) kapsamında Türkiye için büyük önem taşıyan Rusya ile ilgili değerlendirmelerde bulundu: “Dünya tahıl üretimi ve ihracatında kilit bir aktör olan Rusya, tarımda yalnızca hammadde satan bir ülke olmaktan çıkarak, küresel gıda zincirinin daha yukarı halkalarına yerleşmeyi hedefleyen yeni bir stratejiye yönelmiş görünüyor. Rus şirketlerinin devlet desteğiyle yurt dışında buğday unu, ayçiçek yağı ve gıda işleme tesisleri kurmaya teşvik edilmeleri, Moskova’nın bu konuda kararlı olduğunun bir işareti. Rusya’nın doğrudan üçüncü ülkeler için katma değerli ürün üreten bir oyuncu olma arzusunun arkasındaki temel nedenler ise ekim alanları sürekli genişlemesine rağmen, baskılanan fiyatlar nedeniyle tarımsal karlılığın gerilemesi ve hububat ekiminden uzaklaşan çiftçilerin yağlı tohum üretimine yönelmesi… Türkiye güçlü sanayi altyapısı ile bugüne kadar DİR kapsamında buğday, ham ayçiçeği yağı ve mısır gibi ithal girdileri katma değerli ürünlere dönüştürerek uluslararası pazarlara sunan bir ülke oldu. Türk gıda sanayiine önemli bir rekabet avantajı sağlayan bu ilişkide, Rusya’nın kendi şirketlerini yurt dışında değirmencilik ve işleme yatırımlarına yönlendirmesi sonrası ikinci bir faza geçebiliriz. Rusya’nın yurt dışı işleme yatırımlarıyla pazarlara doğrudan girmeye başladığı bir ortamda, hem alternatif tedarik kaynaklarını stratejik biçimde güçlendirmeli hem de yüksekliği nedeniyle atıl kalabilen kapasitelerimiz için de Rus şirketlerle ortaklıkları önemsemeliyiz.” “Hindistan’la iş birlikleri de yeni fırsatlar yaratabilir” Rusya’nın Çin ve Hindistan gibi büyük pazarlarla derinleşen ilişkilerine dikkat çeken ve AB–Hindistan Serbest Ticaret Anlaşması’nın küresel ticaret üzerindeki muhtemel etkilerini, gıda sektörü adına değerlendiren Tiryakioğlu şunları ifade etti: “Türkiye’nin AB’ye gerçekleşen gıda ihracatı kotalarla sınırlı olduğundan, bu anlaşmanın AB’ye yaptığımız hububat ihracatımıza önemli bir etkisi olmayacaktır. Hindistan’ın küresel ihracat lideri olduğu pirincin hassas tarım kalemi olarak kapsam dışında tutulması, bu ürünün AB pazarına sınırsız ve gümrüksüz şekilde girmesinin önünü kapıyor. Dolayısıyla Hindistan’dan AB’ye yönelik şimdilik bir ‘pirinç seli’ beklenmiyor. Ancak anlaşmanın dolaylı etkileri olacaktır. Hindistan bugün yılda yaklaşık 12 milyar dolarlık pirinç ihraç eden, buna karşılık dünya genelinden 5 milyar doların üzerinde bakliyat ithal eden bir ülke. Yani bazı ürünlerde fiyat belirleyici bir tedarikçi, bazı ürünlerde ise büyük bir alıcı… AB ile yapılan bu anlaşma Hindistan’ın yatırım çekme kapasitesini, tarımsal sanayi altyapısını ve küresel ticaretteki ağırlığını daha da artıracaktır. Bu da Hindistan’ı sadece ham ürünlerde değil, işlenmiş gıda ve katma değerli tarım ürünlerinde de güçlü bir oyuncu haline getirecektir. Hindistan’ın gıda üretiminde daha istikrarlı, daha ölçekli ve rekabetçi bir tedarikçi haline gelmesi, özellikle Ortadoğu, Afrika ve Asya gibi pazarlarda fiyat ve hacim rekabetini sertleştirebilir. Hububat sektörü ihracatımızın yıllık ortalama 45 milyon dolar olduğu Hindistan ile kuracağımız yeni iş birlikleri, iki ülke için de kazan kazan anlamına gelen önemli fırsatlar yaratabilir.”

Kasım Ayı Fiyatlarıyla Mart Sonuna Kadar Sabit Fiyat Uygulaması Haber

Kasım Ayı Fiyatlarıyla Mart Sonuna Kadar Sabit Fiyat Uygulaması

Ramazan ayı öncesinde temel gıda ürünlerinde yaşanabilecek fiyat artışlarının vatandaşlar üzerindeki etkisini azaltmak amacıyla Reis Gıda, pirinç, bakliyat ve bulgur çeşitleriyle Kasım ayı fiyatlarıyla Mart ayı sonuna kadar geçerli olacak sabit fiyat uygulamasını hayata geçirdi. Söz konusu uygulama, 31 Ocak 2026 tarihinde Türkiye İhracatçılar Meclisi’nde, Ticaret Bakan Yardımcısı Mahmut Gürcan ile gerçekleştirilen sektör toplantısında da gündeme geldi. Toplantıda, Ramazan ayında gıda fiyatlarının seyri değerlendirilirken, Reis Gıda’nın sabit fiyat yaklaşımı sektör temsilcileriyle paylaşıldı. Konuya ilişkin açıklamada bulunan Reis Gıda Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Reis, alınan kararın toplumsal bir sorumluluğun sonucu olduğunu vurguladı: “Ramazan ayı, kuru gıda tüketiminin arttığı, aile sofralarının daha da önem kazandığı özel bir dönem. Özellikle Ramazan ayı öncesinde bu yaklaşımı toplumsal bir sorumluluk olarak değerlendiriyoruz.” Mehmet Reis, sabit fiyat uygulamasını Türkiye’de ilk kez 1994 yılı Ramazan ayı öncesinde hayata geçirdiklerini; 1995 yılında bu yaklaşımı sürdürdüklerini, 2001 ekonomik krizi döneminde fiyatlarını dondurduklarını ve sonraki yıllarda özellikle Ramazan dönemlerinde bu uygulamayı istikrarlı biçimde devam ettirdiklerini hatırlattı. Geçtiğimiz yıl ise Ramazan ayı sonuna kadar yaklaşık 80 gün boyunca sabit fiyat uygulandığını belirten Reis, bu adımların tüketicilerin alım gücünü desteklemeyi ve piyasada dengeli bir fiyat ortamına katkı sunmayı amaçladığını ifade etti. Bu yıl atılan adımın daha kapsamlı olduğuna dikkat çeken Mehmet Reis, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu yıl bir adım daha ileri giderek Kasım ayı fiyatlarıyla Mart ayı sonuna kadar sabit fiyat uygulamasına geçtik. Bu da 5 aylık bir fiyat sabitleme anlamına geliyor. Bu karar; planlama, tedarik, stok yönetimi ve disiplinli bir süreci gerektiriyor.” 31 Ocak’ta gerçekleştirilen sektör toplantısında da vurgulandığı üzere, Reis markasına duyulan güvenin temelinde 45 yılı aşan sektör tecrübesi, üstün kalite anlayışı ve sürdürülebilir fiyat politikası yer alıyor. Reis Gıda, güvenilir gıdayı erişilebilir kılmaya devam edeceğini vurguluyor.

Türkiye’nin Suriye’ye İhracatı 2,6 Milyar Dolara Ulaştı Haber

Türkiye’nin Suriye’ye İhracatı 2,6 Milyar Dolara Ulaştı

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) kayıtlarına göre; Türkiye’nin Suriye’ye ihracatı 2025’te, önceki yıla göre yüzde 69,6 artışla 2,6 milyar dolara yükseldi. Yıl boyunca artan ticari temaslar, sahada kurulan sürekli diyalog mekanizmaları ve ihracatçıların değişen koşullara hızla uyum sağlayabilen yapısı, bu artışta belirleyici rol oynadı. TİM Suriye Masası Başkanı ve Güneydoğu Anadolu Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Celal Kadooğlu, ortaya çıkan tablonun tekil gelişmelerin değil, yıl geneline yayılan ve sahada kararlılıkla sürdürülen sistematik bir çalışmanın sonucu olduğuna dikkat çekerek, “2025 yılı, Türkiye-Suriye ticari ilişkilerinin daha öngörülebilir, daha kurumsal ve daha sürdürülebilir bir zemine oturduğu bir yıl oldu. Yıl boyunca ihracatçılarımızın sahadan ilettiği ihtiyaçları kamu otoriteleriyle eş zamanlı olarak ele aldık; temas, çözüm ve sonuç üretme refleksini sürekli canlı tuttuk. Ulaştığımız 2,6 milyar dolarlık ihracat seviyesi, bu yaklaşımın somut bir çıktısıdır” dedi. “İlişkilerimiz daha kurumsal bir yapıya evrildi” İller bazında Suriye’ye en fazla ihracat 653 milyon dolar ile Gaziantep’ten yapılırken, kentin ihracatı geçen yıla göre yüzde 35,7 arttı. İstanbul, yüzde 140,1 artışla 382 milyon dolara, Ankara ise yüzde 1.501 gibi dikkat çekici bir artışla 281,8 milyon dolara ulaştı. Bu görünüm, Suriye pazarının sınır illerinin ötesinde, Türkiye genelindeki farklı üretim merkezlerini de kapsadığını ortaya koydu. Sektörel dağılımda yüzde 35,4 artış gerçekleşen hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamulleri 700 milyon dolarla ilk sırada yer aldı; kimyevi maddeler ve mamulleri ihracatı yüzde 78,6 artışla 299,1 milyon dolara, elektrik ve elektronik ihracatı ise yüzde 61 artışla 224,3 milyon dolara yükseldi. Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nin Suriye’ye ihracatı 2025’te 967,8 milyon dolar olurken, bölgenin toplam içindeki payı yüzde 37,7 olarak gerçekleşti; bölgeden en fazla ihracat yapan sektör 400,9 milyon dolarla hububat oldu. Suriye ile ticarette 2025 yılı verilerini değerlendirirken, ihracattaki artışın arkasında yalnızca kısa vadeli ticari hareketlilik değil, ilişkilerin derinleşmesi ve yatırımların oluşturduğu güven zemininin bulunduğunu vurgulayan TİM Suriye Masası Başkanı Celal Kadooğlu şu değerlendirmeyi yaptı: “Bölgede yatırımlar arttıkça karşılıklı güven ve öngörülebilirlik güçleniyor; bu da ticari ilişkilerin hem hacmine hem de niteliğine doğrudan yansıyor. Yatırım, ticareti takip eden bir sonuç değil; ticaretin kalıcı hale gelmesini sağlayan temel unsurdur. 2025 yılı boyunca Suriye ile gelişen temaslar, bu ilişkinin daha kurumsal bir yapıya evrildiğini açık biçimde gösterdi.” “İhracatımız nitelik ve çeşitlilik açısından daha da derinleşecek” Orta Doğu’da güçlenen istikrar ortamının Türkiye-Suriye ticaretini daha geniş bir çerçeveye taşıdığına dikkat çeken Kadooğlu, bölgesel perspektifi şu sözlerle tamamladı: “Orta Doğu’da istikrarın güçlenmesi, ekonomik ilişkilerin daha sağlıklı ve uzun vadeli bir zemine oturmasını sağlıyor. Suriye’nin yeniden bölgesel ticaret ağlarına entegre olması; Türkiye açısından yalnızca ikili ticareti büyüten bir gelişme değil, aynı zamanda Orta Doğu, Afrika ve Körfez pazarlarına uzanan daha geniş bir ticaret hattının güçlenmesi anlamına geliyor. Türkiye, üretim kapasitesi, tedarik zinciri gücü ve coğrafi konumuyla bu yeni dönemin doğal merkez ülkelerinden biri. Türkiye ile Suriye arasındaki ticaret daha dengeli, daha öngörülebilir ve uzun vadeli bir yapıya doğru ilerlediğinden; 2026 yılında da istikrar, yatırım ve ticaret arasındaki ilişkinin güçlenmesini, ihracatımızın nitelik ve çeşitlilik açısından daha da derinleşmesini bekliyoruz.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.