Hava Durumu

#Türkiye Yüzyılı

Kırsal Haber - Türkiye Yüzyılı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Türkiye Yüzyılı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Türkiye’nin Tarımdaki Dev Hamlesi Sahada İncelendi Haber

Türkiye’nin Tarımdaki Dev Hamlesi Sahada İncelendi

Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı Dr. Ahmet Bağcı, Tarım Reformu Genel Müdürü Dr. Osman Yıldız ve Dikili Jeotermal Isıtmalı Sera Organize Tarım Bölgesi Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Şahin Çakan, İzmir’in Dikili ilçesinde yapımı hızla devam eden Dikili Jeotermal Isıtmalı Sera Organize Tarım Bölgesi’nde kapsamlı inceleme ve değerlendirmelerde bulundu. İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Üyesi ve Dikili Jeotermal Isıtmalı Sera Organize Tarım Bölgesi Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Şahin Çakan'ın ev sahipliği yaptığı ziyarete, T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı Tarım Reformu Genel Müdürlüğü Organize Tarım ve Hayvancılık Bölgeleri Daire Başkanı Deniz Oruç, Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı Danışmanı Çağrı Gülelçin, İzmir İl Tarım ve Orman Müdürü Kahraman Akdoğan, Manisa İl Tarım ve Orman Müdürü Mehmet Karayılan, Dikili Jeotermal Isıtmalı Sera OTB Yönetim Kurulu Üyesi ve Dikili Kaymakamı Cevat Gün ve Yönetim Kurulu Üyeleri Ercan Korkmaz ile Hayrettin Uçak, Dikili Jeotermal Isıtmalı Sera OTB Müteşebbis Heyet Üyesi ve Dikili Belediye Başkanı Adil Kırgöz ve Müteşebbis Heyet Üyeleri İbrahim Lütfi Kolat, Birol Celep ile Mehmet Kadri Gündeş, Adalet ve Kalkınma Partisi Dikili İlçe Başkanı Mehmet Akif Güveli, Milliyetçi Hareket Partisi Dikili İlçe Başkanı Mehmet Arslan ile Bergama Ticaret Odası Meclis Başkanı Onur Kayalıoğulları ile Dikili Jeotermal Isıtmalı Sera OTB Bölge Müdürü Samet Başeğmez katıldı. Türkiye’nin tarımsal üretim kapasitesini artıracak, gıda arz güvenliğini güçlendirecek ve ihracata dayalı yüksek teknolojili üretim altyapısı oluşturacak proje kapsamında yürütülen çalışmalar sahada yerinde incelendi. Heyet; altyapı imalatları, jeotermal enerji sistemleri, yeni sondaj faaliyetleri, Dünya Bankası finansmanıyla yürütülen yatırımlar ve yatırımcı hazırlık süreçlerine ilişkin detaylı bilgi aldı. Dikili Jeotermal Isıtmalı Sera Organize Tarım Bölgesi Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Şahin Çakan, ziyarete ilişkin değerlendirmesinde, projenin Cumhurbaşkanlığımızın güçlü vizyonu ve Tarım ve Orman Bakanlığımızın kararlı desteğiyle emin adımlarla ilerlediğini belirterek şunları ifade etti: “Dikili OTB, Sayın Cumhurbaşkanımızın ortaya koyduğu Türkiye Yüzyılı vizyonu ile Tarım ve Orman Bakanlığımızın planlı üretim, gıda arz güvenliği, yenilenebilir enerji ve tarımda teknolojik dönüşüm hedeflerinin sahadaki en somut örneklerinden biridir. Bu büyük yatırımın her aşamasında Cumhurbaşkanlığımızın ve Bakanlığımızın güçlü desteğini yanımızda görmekten büyük memnuniyet duyuyoruz. Tarım ve Orman Bakanımız Sayın İbrahim Yumaklı başta olmak üzere, Bakan Yardımcımız Sayın Dr. Ahmet Bağcı’ya, Tarım Reformu Genel Müdürümüz Sayın Dr. Osman Yıldız’a ve Bakanlığımızın tüm ilgili birimlerine, Dikili OTB’ye gösterdikleri yakın ilgi, destek ve güven için şükranlarımızı sunuyoruz. Dikili OTB tamamlandığında yalnızca İzmir ve Ege Bölgesi için değil, ülkemiz tarımı için de stratejik bir üretim üssü olacaktır. Jeotermal enerjiyle ısıtılan yüksek teknolojili seraları, tarımsal sanayi alanları, yenilenebilir enerji altyapısı, ihracat odaklı üretim modeli ve özellikle kadın istihdamını ve kadın girişimci ekosistemini önceleyen yaklaşımıyla bu proje, Türkiye’nin tarımda yeni nesil kalkınma vizyonuna güçlü bir katkı sağlayacaktır. Bizler de bu sorumluluğun bilinciyle, kamu kurumlarımız, kurucu kuruluşlarımız, yatırımcılarımız ve tüm paydaşlarımızla birlikte çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz.” AVRUPA’NIN EN BÜYÜK YÜKSEK TEKNOLOJİLİ JEOTERMAL SERA KÜMELERİNDEN BİRİ Toplam 3 milyon 38 bin 787 metrekare alan üzerine kurulan Dikili Jeotermal Isıtmalı Sera Organize Tarım Bölgesi, modern tarım teknolojileri ile yenilenebilir enerji kaynaklarını aynı çatı altında buluşturuyor. Proje kapsamında; 50 adet yüksek teknolojili sera parseli, 47 adet tarımsal sanayi parseli ile birlikte eğitim ve araştırma merkezleri, paketleme, depolama ve işleme tesisleri, idari ve sosyal alanlar, yenilenebilir enerji sistemleri ve ileri düzey lojistik ve teknik altyapılar hayata geçiriliyor. Dünya Bankası destekli Türkiye İklim Akıllı ve Rekabetçi Tarımsal Büyüme Projesi (TUCSAP) kapsamında yaklaşık 65 milyon ABD doları finansmanla yürütülen yatırım, Türkiye’de tarım sektörüne sağlanan en büyük uluslararası finansman desteklerinden biri olma özelliğini taşıyor. TARIMDA YÜKSEK TEKNOLOJİ, YÜKSEK VERİMLİLİK VE YÜKSEK İHRACAT DÖNEMİ Dikili Jeotermal Isıtmalı Sera Organize Tarım Bölgesi, klasik sera yatırımlarının ötesine geçen yapısıyla tam otomasyonlu üretim sistemleri, jeotermal enerjiyle ısıtılan modern seralar, dijital tarım uygulamaları ve sürdürülebilir üretim altyapısını bir araya getirerek geleceğin tarım modelini temsil ediyor. Projenin tam kapasiteyle faaliyete geçmesiyle birlikte; yıllık 80 bin ton yaş meyve ve sebze üretimi, 3 bin 500 ila 4 bin kişilik doğrudan istihdam, kadın istihdamında yüzde 75’e varan oran, yıl boyunca kesintisiz üretim ve ihracat odaklı yüksek katma değerli üretim kapasitesi hedefleniyor. Jeotermal enerji kullanımının sağlayacağı avantajlarla enerji maliyetlerinde düşüş sağlanırken üretim verimliliği artıyor, modern üretim teknikleri sayesinde uluslararası pazarlara yönelik kaliteli ve sürdürülebilir üretim gerçekleştirilmesi hedefleniyor. DEV ALTYAPI YATIRIMINDA TARİHİ İLERLEME Sahada yapılan incelemelerde altyapı yatırımlarında önemli ilerlemeler kaydedildiği görülürken; bugüne kadar yürütülen çalışmalar kapsamında; 8 milyon 300 bin metreküp kazı ve dolgu çalışması tamamlanmış, 97 bin metreküp taş istinat duvarı imalatı gerçekleştirilmiş, yüksek ve orta gerilim enerji hatlarının deplasmanı ile kanalizasyon ve yağmur suyu altyapıları tamamlanmıştır. Ayrıca içme ve kullanma suyu amaçlı açılan kuyularda yeterli debi kapasitesine ulaşılmış, üretim kuyularında proje gereksinimlerini karşılayan debi ve sıcaklık değerleri elde edilmiştir. Elektrik ve telekomünikasyon altyapısında önemli ilerlemeler sağlanırken, jeotermal şebeke ve ısıtma sistemlerinin sahada eş zamanlı olarak inşasına devam edilmektedir. Yeni açılan kuyularla birlikte bölgenin jeotermal kapasitesi ise artırılmaktadır. Öte yandan, 2026 yılı için Dünya Bankası kaynaklarından yaklaşık 2,2 milyar TL ödenek tahsis edilerek çalışmaların kesintisiz şekilde sürdürülmesi sağlandı. TÜRKİYE YÜZYILI’NIN TARIMSAL ÜRETİM ÜSSÜ Dikili OTB, sadece bir yatırım projesi değil; planlı üretimin, gıda arz güvenliğinin, sürdürülebilir kalkınmanın ve tarımsal sanayileşmenin somut bir örneğidir. Dikili Jeotermal Isıtmalı Sera Organize Tarım Bölgesi, yalnızca bir yatırım projesi değil; planlı üretimin, gıda arz güvenliğinin, sürdürülebilir kalkınmanın ve tarımsal sanayileşmenin somut bir örneği olarak öne çıkıyor. Tamamlandığında tarım dışı alanları yüksek teknoloji üretim merkezlerine dönüştürmesi, bölgesel kalkınmayı hızlandırması, binlerce kişiye yeni istihdam imkânı sağlaması ve bununla beraber tarımsal ihracatı artırması, yenilenebilir enerji kullanımını yaygınlaştırması ve Türkiye’nin küresel tarım rekabet gücünü yükseltmesi hedefleniyor. Dikili Jeotermal Isıtmalı Sera Organize Tarım Bölgesi, Türkiye Yüzyılı vizyonu doğrultusunda tarım sektöründe katma değerli üretimin, teknolojik dönüşümün ve sürdürülebilir kalkınmanın öncü merkezlerinden biri olarak yükselmeye devam ediyor. Bakan Yardımcısı Dr. Ahmet Bağcı ve Tarım Reformu Genel Müdürü Dr. Osman Yıldız incelemelerinin ardından çalışmaların planlanan takvim doğrultusunda kararlılıkla sürdürüldüğünü belirterek, altyapı yatırımlarının tamamlanmasıyla birlikte Dikili OTB’nin ülkemizin tarımsal üretim ve ihracat hedeflerine uzun yıllar hizmet edecek stratejik bir yatırım merkezi olacağını ifade etti.

AKİB’in Yeni Dönem Koordinatör Başkanı İmam Gazali Hıradağı Haber

AKİB’in Yeni Dönem Koordinatör Başkanı İmam Gazali Hıradağı

Türkiye’nin ihracatına geçen yıl 16,8 milyar dolarlık katkı sağlayan ve yüzde 7,1 paya ulaşan Akdeniz İhracatçı Birlikleri’nin (AKİB) yeni dönem Koordinatör Başkanı, Akdeniz Kimyevi Maddeler ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (AKMİB) Yönetim Kurulu Başkanı İmam Gazali Hıradağı oldu. Koordinatör Başkanlık görevini Akdeniz Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (AHBİB) Yönetim Kurulu Başkanı Veysel Memiş’ten devralan İmam Gazali Hıradağı, yeni döneme ilişkin vizyonunu paylaştı. Hıradağı, “Akdeniz’in üretim gücünü, sanayi kabiliyetini ve ihracat vizyonunu önceki dönem başkanlarımızın yaptığı gibi küresel ölçekte daha görünür kılmak için çalışacağız. Sadece mevcut pazarlarımızı büyütmeye değil, yüksek katma değerli üretim, yeşil dönüşüm, dijitalleşme ve sürdürülebilir ticaret ekseninde ihracatçılarımıza yeni rekabet alanları kazandırmaya odaklanacağız. AKİB çatısı altında birliklerimiz arasındaki sinerjiyi daha da güçlendirerek Akdeniz Bölgesi’ni Türkiye’nin dış ticarette stratejik büyüme merkezlerinden biri haline getirmeyi hedefliyoruz.” dedi. Hıradağı’nın yardımcıları Aytek ve Akgöl Demir ve demir dışı metallerden hazır giyime, hububat ve bakliyattan kimya, mobilya, tekstil ve yaş meyve sebzeye kadar geniş bir yelpazede faaliyet gösteren 30 bini aşkın ihracatçı firmayı temsil eden AKİB’de, İstanbul’da gerçekleştirilen Başkanlar Kurulu toplantısının ardından 2 Haziran 2026 tarihinden itibaren bir yıl süreyle görev yapacak Koordinatör Başkan ve Koordinatör Başkan Yardımcıları açıklandı. AKMİB Yönetim Kurulu Başkanı İmam Gazali Hıradağı, AKİB Koordinatör Başkanı unvanını alırken, AKİB Koordinatör Başkan Yardımcılığı görevlerine Akdeniz Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (AHKİB) Yönetim Kurulu Başkanı Aziz Aytek ile Akdeniz Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği (ASHİB) Yönetim Kurulu Başkanı Yüksel Akgöl seçildi. Başkanlar Kurulu toplantısında görev süreleri sona eren Fatih Doğan, Ferhat Gürüz, Gürkan Tekin, R. Onur Kılıçer ve Saadettin Çağan’a AKİB’e ve ihracat camiasına sundukları değerli hizmetler dolayısıyla teşekkür plaketleri takdim edildi. AKİB Koordinatör Başkanlığı görevini devralan İmam Gazali Hıradağı’na başarılar dileyen AHBİB Yönetim Kurulu Başkanı Veysel Memiş, şunları söyledi: “AKİB Koordinatör Başkanlığı görevini üstlenen Sayın İmam Gazali Hıradağı’nı tebrik ediyor, yeni döneminin hayırlı olmasını diliyorum. Küresel ticarette dengelerin yeniden kurulduğu bu süreçte, Sayın Hıradağı’nın liderliğinde bölgemizin üretim ve ihracat gücünün daha da ileri taşınacağına inanıyorum. Yeni pazarlara erişimi artıran, rekabetçiliği güçlendiren ve sürdürülebilir büyümeyi destekleyen önemli başarılara imza atılacağına yürekten inanıyorum.” “Türkiye Yüzyılı’nın ihracat vizyonunu Akdeniz’den dünyaya taşıyacağız” Veysel Memiş’e yapmış olduğu hizmetlerden dolayı teşekkür eden İmam Gazali Hıradağı, “İhracatta Türkiye Yüzyılı” hedefleri doğrultusunda yeşil dönüşüm, dijitalleşme, sürdürülebilir üretim ve pazar çeşitlendirmesini önceliklendireceklerini ifade etti. Türkiye’nin küresel pazarlardaki etkinliğini artırmak, ihracatçıların rekabet gücünü yükseltmek ve sektörlerin büyüme ivmesini kalıcı başarılarla taçlandırmak için tüm paydaşlarla iş birliği içerisinde çalışacaklarını vurgulayan Hıradağı, yeni dönemde AKİB’in yol haritasına ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu: “Bugün dünya ticaretinde yalnızca ürünler değil; teknoloji, sürdürülebilirlik, inovasyon ve marka değeri de rekabet ediyor. Bizler AKİB olarak ihracatı sadece rakamlardan ibaret görmüyor, üretim gücünü küresel etkiye dönüştüren stratejik bir kalkınma aracı olarak değerlendiriyoruz. Önümüzdeki dönemde hedefimiz, Akdeniz Bölgesi’ni yüksek katma değerli üretimin, yeşil dönüşümün ve ihracat odaklı büyümenin öncü merkezlerinden biri haline getirmektir. Güçlü sanayi altyapımız, girişimci ruhumuz ve 30 bini aşkın ihracatçımızın dinamizmiyle Türkiye’nin küresel ticaretteki konumunu daha da güçlendireceğiz. Birliklerimiz arasındaki sinerjiyi artırarak yeni pazarlara açılan, yenilikçi üretimi destekleyen ve sürdürülebilir başarılar üreten bir ihracat ekosistemi inşa edeceğiz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan: ''Gıda Arz Güvenliği Sorunumuz Yoktur'' Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan: ''Gıda Arz Güvenliği Sorunumuz Yoktur''

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi'nde düzenlenen 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü Programı'na katıldı. Üretim ve bereketin havasını soludukları buluşmayı düzenleyen Tarım ve Orman Bakanlığına yürekten teşekkürlerini ileten Erdoğan, salondaki çiftçilerin şahsında 81 ilde toprağını alın teriyle sulayan, mahsulünü emeğiyle harmanlayan, üretimiyle Türkiye'nin gücüne güç, sofrasına bereket katan tüm çiftçilerin Dünya Çiftçiler Günü'nü tebrik etti. "Bugün Türkiye'de tarım ve hayvancılık ayaktaysa, üretim ve ihracat her sene yeni rekorlar kırıyorsa, bunda sizin alın teriniz var" diyen Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: "Bugün Türkiye'de toprak ve su kaynaklarımız, ormanlarımız en verimli surette korunuyorsa, bunda sizin dikkatinizin etkisi var. Soframıza gelen her üründe sizlerin halis niyeti, tertemiz emeği, samimi gayreti var. Aynı şekilde Türkiye'de vesayet zincirleri kırıldıysa, demokrasimiz daha da güçlü bir yapıya kavuştuysa bunda sizlerin hayır duası ve desteği var. Millî Mücadele'nin zaferle taçlanmasında, 15 Temmuz ihanetinin bozguna uğratılmasında sizlerin çok büyük rolü var. 15 Temmuz gecesi traktör lastiklerini ateşe veren, sokaklara, caddelere, meydanlara akın eden, milli iradeyi canı pahasına müdafaa eden tüm çiftçilerimize bugün bir kez daha şükranlarımı sunuyorum. Allah sizlerden razı olsun. Yokluğunuzu bu ülkeye, bu millete, bu ümmete göstermesin." "AMBARIN ANAHTARI KİMDEYSE GÜÇ ONDADIR" Geçen yıl doğrudan destek, kredi desteği, yatırım ödeneği, müdahale alımları ve ihracat destekleri dahil tarıma toplam 706 milyar lira destek verdiklerini hatırlatan Erdoğan, şöyle devam etti: "Bu yıl için bu rakamı tam 939 milyar liraya çıkardık. Şu gerçeği artık herkes kabul ediyor. Su stresi ve iklim krizinin yanı sıra son dönemde patlak veren salgın, sıcak savaş ve çatışmalar da gıda arz güvenliğinin önemini tescillemiştir. Son dönemde 'gıda milliyetçiliği' denilen kavramın küresel ölçekte yaygınlık kazandığını görüyoruz. Türkiye olarak hamdolsun tüm bunlara karşı tedbirlerimizi önceden aldık. 'Ambarın anahtarı kimdeyse güç ondadır' diyerek planlamamızı bu gerçeklere göre yaptık. Bir taraftan dengeli dış politikamızla etrafımızı saran ateş çemberinden ülkemizi ve milletimizi korurken, diğer taraftan 86 milyon vatandaşımızın gıda emniyetini sorunsuz şekilde sağlamayı başardık. İran'ı ve Körfez'deki kardeş ülkeleri derinden sarsan çatışmaların, tarımsal üretimimizi etkilememesi için ilk günden beri teyakkuz halindeyiz. Tarımda, gübre ve gübre ham madde tedariklerini zaten yapmıştık, gübre stoklarımız yeterli seviyededir." Tarımsal üretim ve gıda arz güvenliği konusunda hiçbir sorunun olmadığını ifade eden Erdoğan, gübrede ise artık güzlük ekilişler için hazırlıkları yaptıklarını söyledi. Cennet vatanda şu anda 206 çeşit tarım mahsulünün yetiştiğine dikkati çeken Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bunların birçoğunda kendimize yeter durumdayız. Bakınız şu rakamları biz değil uluslararası kuruluş söylüyor, sebze üretiminde dünyada 3'üncü, meyvede 4'üncüyüz. 21 bitkisel ürün mahsulünde ise ilk 3'teyiz. Çiğ sütte, sığır etinde, tavuk etinde, yumurtada aynı şekilde dünyada ve Avrupa'da ilk sıralardayız. Bal üretiminde Avrupa'da lider, su ürünleri yetiştiriciliğinde ikinci sıradayız. Tohumculukta dünyada ilk 10 ülke arasındayız. Dünyanın tam 117 ülkesine tohum ihracatı gerçekleştiriyoruz. Çok şükür, bu yılın başından itibaren yağışlar iyi seyrediyor. Barajlarımız doluyor, sulama konusunda da herhangi bir sıkıntımız bulunmuyor. Zirai don ve kuraklık hadiseleri sebebiyle bir önceki sene düşüş yaşayan bitkisel üretimimiz bu yıl inşallah yeniden yükselişe geçecek. Hububat gibi stratejik ürünler başta olmak üzere birçok üründe inşallah bu yıl çok bereketli bir yıl olacak." "BÜYÜKBAŞ DESTEK PROGRAMIMIZ MEYVELERİNİ VERMEYE BAŞLADI" Cumhurbaşkanı Erdoğan, kırsal kalkınmanın sadece tarımın değil kalkınma politikalarının da temelini teşkil ettiğini dile getirdi. Bu alandaki önceliklerinin bilhassa gençler ve kadınların kırsal kalkınmanın ana aktörü haline gelmesi olduğunu vurgulayan Erdoğan, şunları söyledi: "Amaç, özellikle anaç hayvan sayımızı artırmak, aile işletmelerimizi güçlendirmek, kadın ve gençlerimizin hayvancılıkta daha fazla yer almalarını sağlamak, üzerinde özellikle durduğumuz hedeflerdir. Kırsalda Bereket Hayvancılığa Destek ve Kırsalda Bereket Küçükbaşa Destek Projelerimiz, üreticilerimiz nezdinde büyük rağbet gördü. Vatandaşlarımızın düşük maliyet ve uygun kredilerle hayvan temin ettiği bir yıllık bakım ve besleme giderleriyle sigorta primlerinin devlet tarafından karşılandığı bu destek programlarını sürekli hale getireceğiz. Büyükbaş destek programımız meyvelerini vermeye başladı. Hamdolsun buzağılar doğuyor, sürüler büyüyor, üretim güçleniyor. Küçükbaş destek programımızda ise başvurular tamamlandı. Hak sahiplerine ilk hayvan teslimatını önümüzdeki ay yapacağız. Diğer yandan Kırsal Kalkınma Yatırımları Programı'na ayırdığımız tam 10 milyar liralık bütçenin de yüzde 20'sini yine gençlere ve kadınlara, yüzde 30'unu da aile işletmelerimize tahsis ettik. Bu sene hem hibe desteği oranımızı hem de destek alacak proje limit tutarını artırdık. Program kapsamında 100 bin liradan 30 milyon liraya kadar olan projelerde tutarın yüzde 50 ile 70'i arasındaki kısmını hibe edeceğiz. Başvurular 12 Haziran'a kadar devam edecek." Erdoğan, gençleri, hanım üreticileri, tarımla iştigal eden tüm vatandaşları bu avantajlı programdan faydalanmaya davet etti. GIDA ARZ GÜVENLİĞİ Cumhurbaşkanı Erdoğan, tarımda hangi ürünün nerede ekileceğini belirledikleri devrim niteliğindeki üretim planlamasında 2 yılı geride bıraktıklarını söyledi. Hayvancılıkta da besi, süt ve kanatlı üretim bölgelerini tespit ederek buralara yapılacak yatırımlara ekstra teşvikler sağladıklarını anlatan Erdoğan, "Başta üretim planlaması olmak üzere hayata geçirdiğimiz uygulamalar sayesinde hamdolsun halihazırda gıda arz güvenliği sorunumuz yoktur. Ancak hem bu çalışmaların sürdürülmesi hem de gelecekte gıda sorunu yaşanmaması için yeni düzenlemeleri ve destek mekanizmalarını da hayata geçiriyoruz." dedi. TÜRKİYE TARIM GIDA SEKTÖRÜNÜN İSTİHDAM VE KIRSAL REFAH İÇİN DÖNÜŞÜM PROJESİ Kırsal kalkınmada yeni bir hamle olarak gördükleri projeyi milletle paylaşmak istediğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, tarımda planlamanın ikinci safhasına geçtiklerini aktardı. Bu yeni aşamada artık tarımsal yatırımları da planlayacaklarına dikkati çeken Erdoğan, şunları kaydetti: Tarım sektörünün ana damarı olan siz kıymetli çiftçilerimizin emeğinin zayi olmayacağı, pazarlama sorunu yaşamayacağı, ürünlerinin doğru yerde ve doğru sanayi tesisinde işleneceği bir sistemi inşallah hayata geçiriyoruz. Bakanlığımız aracılığıyla, Dünya Bankası tarafından sağlanacak kaynakla uygulanacak, Türkiye Tarım Gıda Sektörünün İstihdam ve Kırsal Refah İçin Dönüşüm Projesi'ni bu yıl içinde başlatıyoruz. Projeyle, tarım ve gıda alanına yatırım yapmak isteyen girişimcilerin finansmana erişimini kolaylaştıracağız. Yatırım tutarının yüzde 80'ine kadar geri ödemeli finansman ve kredi garanti sistemi destekleri sağlayacağız. İşletmelerimize 24 ay geri ödemesiz 7 yıla kadar vadeli ve proje büyüklüğüne göre 10 milyon dolara kadar finansman imkânı sağlayacağız. Bu finansman desteği, tarım ve gıda alanında yapılacak tesis inşaatı ve makine ekipman yatırımlarına verilecek. 10 yıl boyunca planladığımız 5,3 milyar dolarlık bu finansman paketinin ilk 750 milyon dolarını 2026 yılı içinde girişimcilerimizin kullanımına açıyoruz. Yine bu proje kapsamında Kredi Garanti Fonu'nun da dahil olacağı mekanizmayla krediye erişimde sorun yaşayan ve birincil üretim yapan çiftçilerimiz için yaklaşık 500 milyon dolarlık kredi hacmi oluşturacağız. Böylece 400 bin çiftçimizin ürünlerini pazarlayabilecekleri yeni kanallar oluşturacak 250 bin vatandaşımıza yeni istihdam imkânı getireceğiz. Türkiye Tarım Gıda Sektörünün İstihdam ve Kırsal Refah İçin Dönüşüm Projesinin çiftçilerimize, üreticilerimize ve Türk tarımına hayırlı olmasını diliyorum." Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı da programda bir konuşma yaptı. Tarımın ne kadar stratejik bir alan olduğunu tüm dünyanın artık çok daha net gördüğüne işaret eden Yumaklı, "Savaşlar, salgınlar, iklim değişikliği ve su krizleri, bir kez daha göstermiştir ki ülkelerin en büyük gücü üretim kabiliyetidir. Biz de bu bilinçle hareket ediyoruz." diye konuştu. Yumaklı, bereketin sadece toprağa düşen yağmurla değil, doğru planlamayla, güçlü desteklerle ve sürdürülebilir üretimle mümkün olduğunu bildirdi. Bu anlayışla, üretim planlamasını 2 yıldır kararlılıkla uyguladıklarını dile getiren Yumaklı, hangi ürünün nerede ve hangi imkanlarla üretileceğini daha öngörülebilir bir hale getirdiklerini ifade etti. "KAZANIMLARIN ARTACAĞINA İNANCIMIZ TAM" Bakan Yumaklı, bu uygulamayla, suyu koruyan, verimliliği artıran, üreticiyi güçlendiren yeni bir üretim modeli inşa ettiklerini belirterek şunları kaydetti: "Planlamanın olumlu sonuçlarını almaya başladık. Önümüzdeki günlerde bu kazanımların çok daha artacağına inancımız tamdır. Bakanlık olarak mesai arkadaşlarımla birlikte çiftçilerin derdiyle hemhal olmayı, yüklerini hafifletmeyi ve emeklerinin bereketini artırmayı en büyük sorumluluğumuz olarak görüyoruz. Çünkü çiftçimizin kazandığı yerde Türkiye kazanır, çiftçimizin güçlendiği yerde Türkiye güçlenir. Çiftçimizin bereketi arttıkça, milletimizin geleceği daha da parlar. Çiftçilerimizin emeğini akıl ve alın teriyle buluşturarak, Türkiye Yüzyılı'nı 'bereketin yüzyılı' yapmaya söz verdik. Bu hedef uğruna gece gündüz çalışmaya devam edeceğiz."

AKİB’den Nisan Ayında Dev Atak: İhracat Yüzde 27 Artışla 1,65 Milyar Dolara Ulaştı Haber

AKİB’den Nisan Ayında Dev Atak: İhracat Yüzde 27 Artışla 1,65 Milyar Dolara Ulaştı

Akdeniz İhracatçı Birlikleri (AKİB), 2026 yılı Nisan ayında sergilediği performansla Türkiye’nin dış ticaretine damga vurdu. AKİB Koordinatör Başkanı Veysel Memiş tarafından açıklanan verilere göre, bölge ihracatı geçtiğimiz yılın aynı dönemine oranla %27 artarak 1,65 milyar dolara yükseldi. ​Bu güçlü büyüme ivmesiyle birlikte, 2026 yılının ilk dört aylık döneminde (Ocak-Nisan) toplam ihracat %11 artışla 6,3 milyar dolara ulaştı. Yıllıklandırılmış bölge ihracatı ise 17,4 milyar dolar seviyesine tırmandı. ​Sektörel Bazda Kimya ve Demir-Çelik Lokomotif Oldu ​Nisan ayı performansının ana itici gücü katma değerli üretim yapan sektörler oldu. AKİB bünyesindeki birliklerin ihracat karnesinde özellikle kimyevi maddeler ve demir-çelik sektörlerindeki rekor artışlar dikkat çekti. ​AKİB Nisan Ayı Sektörel Performans Özeti: ​Kimyevi Maddeler ve Mamulleri: 581,9 milyon dolar (%27 artış) ile birinciliği göğüsledi. ​Demir ve Demir Dışı Metaller: 418 milyon dolar (%46 artış) ile en güçlü büyüme oranlarından birini yakaladı. ​Hububat, Bakliyat ve Yağlı Tohumlar: 173,3 milyon dolar (%29 artış) ile üçüncü sırada yer aldı. ​Yaş Meyve Sebze: 162,9 milyon dolar (%41 artış) ile tarım sektöründeki gücünü korudu. ​Diğer Sektörler: Tekstil 103,7 milyon dolar, Mobilya ve Orman Ürünleri 91,2 milyon dolar, Hazır Giyim ise 41,4 milyon dolarlık katkı sağladı. ​Avrupa ve Kuzey Afrika’da Pazar Derinliği Artıyor ​Başkan Veysel Memiş, AKİB’in pazar çeşitlendirme stratejisinin somut sonuçlar verdiğini vurguladı. Nisan ayında en fazla ihracat yapılan ülkeler İtalya (145,2 milyon $), Romanya (141,8 milyon $) ve Irak (108,8 milyon $) olurken, bazı pazarlarda üç haneli büyüme oranları kaydedildi. ​En Hızlı Büyüyen Pazarlar: ​İspanya: %183 artış (84,4 milyon $) ​Fas: %154 artış (35,1 milyon $) ​Mısır: %88 artış (65,4 milyon $) ​İtalya: %80 artış ​Ukrayna: %74 artış ​Başkan Memiş, "İspanya ve İtalya gibi zorlu Avrupa pazarlarında bu denli yüksek artış yakalamak, doğru ürün konumlandırmasının sonucudur. Fas ve Mısır gibi Kuzey Afrika hatlarındaki ivme ise lojistik avantajlarımızı etkin kullandığımızı gösteriyor," dedi. ​"Üretim ve İhracata Desteklerle İvme Korunacak" ​AKİB Koordinatör Başkanı Veysel Memiş, hükümet tarafından açıklanan "Türkiye Yüzyılı Yatırım İçin Güçlü Merkez Programı" ve sağlanan teşviklerin ihracatçılar için hayati önem taşıdığını belirtti. ​Başkan Memiş, değerlendirmesinde şu ifadelere yer verdi: ​"Kurumlar vergisi indirimi ve döviz dönüşüm desteğinin uzatılması, maliyet baskısı altındaki üreticimize nefes aldırmıştır. Kur, maliyet ve talep dengesi kritikliğini korusa da üretim kabiliyetimiz ve esnek pazar yapımızla yılı çift haneli büyüme ile kapatmayı hedefliyoruz." ​Öte yandan, Irak pazarındaki yatay seyir ile Almanya ve Fransa gibi geleneksel pazarlardaki zayıf talebe dikkat çeken Memiş, bu durumu bir risk olarak değil, pazar çeşitlendirme stratejisini güçlendirmek için bir fırsat olarak okuduklarını sözlerine ekledi.

Bakan Yumaklı: "Kırsal Kalkınma Yatırım Programı 2026 Başvuru Dönemi Başladı" Haber

Bakan Yumaklı: "Kırsal Kalkınma Yatırım Programı 2026 Başvuru Dönemi Başladı"

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Kırsal Kalkınma Yatırım Programı 2026 Başvuru Dönemi'nin başladığını, program dahilinde 10 milyar liralık dev bir bütçeyi girişimcilerin kullanımına sunduklarını belirterek “Bu yıl; önceki yıllardan farklı olarak hem hibe desteği oranımızı hem de hibe desteği alacak proje tutarı limitini artırıyoruz. Bu kapsamda; 100 bin TL'den 30 milyon TL'ye kadar olan projelere KDV dahil yüzde 50-70 oranında hibe desteği sağlayacağız" ifadelerini kullandı. Bakan Yumaklı, yaptığı açıklamada, bugün itibarıyla kırsal kalkınma yatırımlarında yeni bir dönem olarak nitelendirdikleri “Kırsal Kalkınma Yatırım Programı 2026 Başvuru Dönemi"nin başladığını bildirdi. Bu yıl program kapsamında birçok yeni düzenlemeyi de hayata geçirdiklerine işaret eden Yumaklı şu bilgileri aktardı: “Bu program dahilinde; kırsalda üretim, istihdam ve teknolojik dönüşümü desteklemek amacıyla tam 10 milyar liralık dev bir bütçeyi girişimcilerimizin kullanımına sunuyoruz. Bu yıl önceki yıllardan farklı olarak hem hibe desteği oranımızı hem de hibe desteği alacak proje tutarı limitini artırıyoruz. Bu kapsamda. 100 bin TL'den 30 milyon TL'ye kadar olan projelere, KDV dahil yüzde 50-70 oranında hibe desteği sağlayacağız." Bakan Yumaklı, program kapsamında, modern seralar ve hayvansal üretim tesislerinden tarım teknolojilerine, su ürünlerinden arı yetiştiriciliği ve modern sulama sistemlerine kadar birçok alanda destekleri olacağının altını çizerek şunları kaydetti: “Genç ve kadın girişimcilerimiz ile aile işletmelerimize de ayrı bir müjdemiz var. Program bütçemizin en az yüzde 20'sini genç ve kadın girişimcilerimize, yüzde 30'unu ise aile işletmelerimize ayıracağız. Kırsal kalkınma hamlelerimizde gençlerimize ve kadınlarımıza pozitif ayrımcılık uygulamaya devam ediyoruz. Özellikle bu alanda eğitim almış gençlerimiz ve kadınlarımız başta olmak üzere tüm üretici ve girişimcilerimizi, Türkiye Yüzyılı'nda, kırsalda teknolojiyi ve üretimi el birliğiyle daha ileriye taşımak üzere başvuru yapmaya davet ediyorum. Başvuruya ilişkin Bakanlığımızın internet sitesinden bilgi alınabilir." YATIRIM YELPAZESİ OLDUKÇA GENİŞ Bakan Yumaklı'nın verdiği bilgiye göre, geniş bir yatırım yelpazesinin hedeflendiği program kapsamında desteklenecek yatırımlar arasında; Tarımsal ürünlerin işlenmesi, paketlenmesi ve depolanması Kapalı ortamda bitkisel üretim (Yüksek tünel, modern sera, kültür mantarı) Büyükbaş, küçükbaş ve kanatlı hayvan yetiştiriciliği ve kesimhaneleri Su ürünleri yetiştiriciliği Hayvansal ve bitkisel orijinli gübre Tarımsal amaçlı örgütler için ortak makine parkı Arı yetiştiriciliği Tarımsal bilişim sistemleri (Akıllı tarım teknolojileri, sensör sistemleri ve yapay zekâ tabanlı çözümler, diğer bilişim sistemleri) İpek böceği yetiştiriciliği Yenilenebilir enerji kaynakları kullanımına yönelik yatırımlar gibi birçok başlık yer alıyor. Program, klasik üretim yatırımlarının yanı sıra dijitalleşme ve ileri teknoloji uygulamalarını da destekleyerek tarımda dönüşümü hızlandırmayı hedefliyor. HİBE ORANI YÜZDE 50-70 OLARAK UYGULANACAK Program kapsamında hibeye esas proje tutarı alt limiti 100 bin TL, üst limiti ise 30 milyon TL olarak belirlenirken aile işletmeleri için üst limit 8 milyon TL olacak. Kabul edilen projelerde hibe oranı yüzde 50-70 olarak uygulanacak. Bu çerçevede, ilgili alanda eğitim alan gençler yüzde 70, birinci derece tarımsal amaçlı örgütler yüzde 70, Organize Tarım Bölgelerinde yapılan yatırımlar yüzde 70, kadınlar/gençler/yatırım yeri köy, belde, kır olanlar yüzde 60 oranında hibe desteğinden faydalanabilecek. Yenilenebilir enerji ve otomasyon için yüzde 5 ek hibe sağlanacak. Hibe desteği Katma Değer Vergisi (KDV) dâhil proje tutarı üzerinden verilecek. Yeni düzenleme ile yalnızca üretim kapasitesinin artırılması değil aynı zamanda Veri temelli üretim, Akıllı tarım uygulamaları, Otomasyon ve robotik sistemler gibi yenilikçi alanların da desteklenmesi hedefleniyor. TASARRUFLU TARIMSAL SULAMA SİSTEMLERİNE HİBE DESTEĞİ Program ile ayrıca tasarruflu tarımsal sulama sistemleri kapsamında; hibeye esas proje üst limiti KDV dâhil 10 milyon TL'ye kadar yatırımlara yüzde 50-70 oranında hibe desteği verilecek. Bu çerçevede hibe verilecek yatırım konuları ise şu şekilde belirlendi: Tarla içi sistemler: 1) Damla sulama. 2) Yağmurlama. 3) Mikro yağmurlama. 4) Yüzey altı damla sulama. Mekanik büyük sistemler: 1) Center pivot/Lineer sulama sistemleri. 2) Tamburlu sulama sistemleri. Yenilenebilir enerji ve teknoloji odaklı sistemler: 1) Güneş enerjili sulama. 2) Akıllı sulama/otomasyon sistemleri KADIN VE GENÇ GİRİŞİMCİLERE POZİTİF AYRIMCILIK Program bütçesinin en az yüzde 20'si kadın ve genç girişimciler tarafından gerçekleştirilecek yatırımlar için kullanılacak. Tarımsal açıdan yeraltı suları yetersiz seviyede ve su kısıtı ilan edilen ilçelerde yapılacak başvurularda tüm konular için yüzde 70 hibe desteği verilecek. Kırsalda yatırım yapmak isteyen tüm üretici ve girişimciler 12 Haziran 2026 tarihine kadar başvuruda bulunabilecek.

KTO Başkanı Gülsoy: "Küresel Ekonominin Önündeki En Büyük Engel Belirsizlik" Haber

KTO Başkanı Gülsoy: "Küresel Ekonominin Önündeki En Büyük Engel Belirsizlik"

Kayseri Ticaret Odası (KTO) Nisan ayı meclis toplantısında konuşan Başkan Ömer Gülsoy, dünya ekonomisindeki jeopolitik risklere ve belirsizliklere dikkat çekti. İş dünyasının taleplerini dile getiren Gülsoy, 'Döviz Dönüşüm Desteği'nin uzatılması ve oranların artırılması gerektiğini vurguladı. ​Belirsizlik Ticaretin En Büyük Düşmanı ​KTO Meclis Salonu’nda gerçekleştirilen toplantıda konuşan Başkan Ömer Gülsoy, modern çağın en çetin ekonomik sınavlarından birinin verildiğini belirtti. Gülsoy, "Huzurun olmadığı yerde hesap tutmuyor. Artık sadece enflasyon verilerine değil, dünya haritasındaki güç savaşlarına bakmak zorundayız" diyerek küresel risklerin altını çizdi. ​Gülsoy konuşmasında şu ifadeleri kullandı; "Güçlü olanın kuralı o an yazdığı, hukukun geri plana itildiği bir küresel düzenle karşı karşıyayız. Enerji krizi sadece akaryakıtı değil, yapay zekayı ve veri merkezlerini de etkileyerek dijital maliyetleri artırıyor. Mevcut durumun kalıcı bir iyileşme değil, geçici bir dengelenme süreci olduğunu belirterek sıkı para politikasının önemine değindi. ​Türkiye, Avrupa İçin En Güçlü Üretim Alternatifi ​Uzak Doğu lojistik hatlarındaki risklerin Türkiye için büyük bir fırsat doğurduğunu ifade eden Gülsoy, "Türkiye, lojistik altyapısıyla güvenli liman vizyonunu pekiştirmelidir. Avrupa için vazgeçilmez bir üretim merkezi olma yolundayız" dedi. ​İş Dünyasının Acil Talebi: Döviz Dönüşüm Desteği Uzatılsın ​Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından açıklanan "Türkiye Yüzyılı Yatırım İçin Güçlü Merkez Programı"nı desteklediklerini belirten Gülsoy, reel sektörün nefes alması için şu taleplerde bulundu: "30 Nisan’da sona erecek olan Döviz Dönüşüm Desteği en az bir yıl daha uzatılmalıdır. Mevcut %3'lük destek oranı piyasa gerçekleri doğrultusunda yükseltilmelidir. Uygulama şartları sanayiciler için daha erişilebilir hale getirilmelidir. Sanayicimiz, ekonomik bağımsızlığımızın sahadaki neferidir. Reel sektöre yapılan her dokunuş, Türkiye'nin geleceğini perçinler." dedi. ​"Gençlere Sahip Çıkmak Vatana Sahip Çıkmaktır" ​Toplantının açılışını yapan Meclis Başkanı Cengiz Hakan Arslan ise sosyal projelerin önemine vurgu yaptı. Kayseri Valisi Gökmen Çiçek öncülüğünde başlatılan ve KTO'nun da desteklediği ERVA Spor Okulları modelinin tüm Türkiye’ye örnek olması gerektiğini ifade eden Arslan, "Gençlerimizi korumak sadece emniyetle değil, sosyal projelerle mümkündür" dedi.

Samsun Bafra Sera OTB Üretim Üssüne Dönüştü Haber

Samsun Bafra Sera OTB Üretim Üssüne Dönüştü

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Bakanlık tarafından %80 hibe desteğiyle kurulan Samsun Bafra Sera Organize Tarım Bölgesi’nin (OTB) 4 milyar liralık yatırım hacmine ulaştığını duyurdu. Yumaklı, projenin yüksek teknoloji ve "Sıfır Atık" prensibiyle bölge ekonomisinin lokomotifi olacağını belirtti. ​Samsun Bafra OTB: Karadeniz'in Modern Tarım Üssü ​Bakan İbrahim Yumaklı, Samsun Bafra’da hayata geçirilen sera yatırımlarına ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Karadeniz bölgesinde yüksek teknoloji ve modern tarım teknikleriyle yeni bir dönem başladığına dikkat çeken Yumaklı, Bafra Sera OTB’nin sadece bir tarım alanı değil, tam donanımlı bir üretim üssü olduğunu vurguladı. ​Dev Yatırım: 4 Milyar Lira Hacim ve Yüksek Verim ​Bakanlığın sunduğu %80 hibe desteği ile yükselen projenin ekonomik büyüklüğü göz dolduruyor. Bakan Yumaklı’nın paylaştığı verilere göre Bafra Sera OTB’nin vizyonu şu rakamlarla şekilleniyor: ​Yatırım Hacmi: 4 Milyar TL ​Üretim Kapasitesi: 800 bin metrekare hedefi ​Ekonomik Katkı: Yıllık 1,5 milyar TL ​İstihdam: 1500 kişi (Çalışanların %75’i kadın) ​Topraksız Tarım ve Sıfır Atık Prensibi ​Bafra Sera OTB’de uygulanan topraksız tarım teknikleri sayesinde hem birim alandan alınan verim maksimize ediliyor hem de kaynaklar daha verimli kullanılıyor. Çevre dostu yaklaşımıyla öne çıkan tesis, sıfır atık prensibiyle üretim yaparak sürdürülebilir tarımın en modern örneklerinden birini sunuyor. ​"Türkiye Yüzyılı'nı Bereketle İnşa Ediyoruz" ​Yatırımın istihdam ve ihracat odaklı yapısına dikkat çeken Bakan Yumaklı, "Yatırım, istihdam ve ihracatla Türkiye Yüzyılı'nı bereketle inşa ediyoruz," ifadelerini kullanarak, bu tür organize tarım bölgelerinin Türkiye’nin gıda arz güvenliği ve bölgesel kalkınması için stratejik öneme sahip olduğunu belirtti.

Trabzon’da Kahverengi Kokarca Seferberliği: Büyükşehir’den Tam Destek! Haber

Trabzon’da Kahverengi Kokarca Seferberliği: Büyükşehir’den Tam Destek!

Trabzon Büyükşehir Belediyesi, fındık ve diğer tarım ürünlerine büyük zarar veren kahverengi kokarca ile mücadele için sahaya indi. İl Tarım ve Orman Müdürlüğü koordinesinde yürütülen çalışmalara, Büyükşehir Belediyesi 20 personel ve 10 araçlık ekibiyle güç katıyor. ​Karadeniz tarımının ve bölge ekonomisinin en büyük tehditlerinden biri haline gelen kahverengi kokarca zararlısına karşı Trabzon’da topyekün mücadele başlatıldı. Trabzon Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı, zararlının popülasyonunu kontrol altına almak ve yayılımını durdurmak amacıyla ilaçlama ve saha çalışmalarına hız verdi. ​Kışlaklar Mercek Altında: 10 Ekip Sahada ​Zararlının kış aylarını geçirdiği depo, mesken ve kapalı alanlarda yürütülen ilaçlama çalışmaları tüm hızıyla sürüyor. Büyükşehir Belediyesi, 10 farklı ekip ve toplam 20 personelle tüm ilçelerde kapsamlı bir mücadele programı uyguluyor. Ruhsatlı biyosidal ürünlerin kullanıldığı çalışmalarda, zararlının bahar aylarında kışlaklardan çıkarak tarım arazilerine yayılmasının önüne geçilmesi hedefleniyor. ​Ekonomik Tehdit Kapıda: Fındıktan Sebzeye Geniş Risk ​Trabzon Büyükşehir Belediyesi’nden yapılan açıklamada, kahverengi kokarcanın sadece fındık değil; elma, armut, şeftali, Trabzon hurması ve sebze türlerinde de ciddi kalite kayıplarına neden olduğu vurgulandı. Açıklamada şu ifadelere yer verildi: ​"Zararlının kışlaklardan çıkışından önce popülasyonun azaltılması, ilimiz ekonomisi için hayati önem taşımaktadır. İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ile koordineli olarak yürüttüğümüz bu mücadele sayesinde, üreticilerimizin uğrayabileceği zararları en aza indirmeyi amaçlıyoruz." ​Üreticiye Destek, Ürüne Kalite ​Yapılan kapsamlı ilaçlama çalışmalarıyla tarımsal verimliliğin korunması ve fındıkta pazar değerini düşüren "lekeli iç" gibi sorunların engellenmesi planlanıyor. Trabzon genelindeki tüm ilçelerde eş zamanlı devam eden mücadeleyle, "Türkiye Yüzyılı" vizyonu doğrultusunda yerel üretimin korunması amaçlanıyor.

Türk Şeker Sanayisi 100 Yaşında! Haber

Türk Şeker Sanayisi 100 Yaşında!

TÜRKŞEKER ev sahipliğinde düzenlenen "100. Yılında Şeker Sektörü Sempozyumu ve Çalıştayı", kamu, özel sektör ve kooperatifleri Antalya’da bir araya getirdi. Türkiye’nin şeker üretimindeki küresel gücü ve gelecek yüzyılın yol haritası tüm yönleriyle masaya yatırıldı. ​ANTALYA – Türkiye Şeker Fabrikaları A.Ş. (TÜRKŞEKER), Cumhuriyetin asırlık çınarı olan şeker sanayisinin 100. yılını dev bir organizasyonla kutladı. 8-10 Nisan 2026 tarihlerinde Antalya’da gerçekleştirilen "100. Yılında Şeker Sektörü Sempozyumu ve Çalıştayı", tarladan fabrikaya, teknolojiden sürdürülebilirliğe kadar sektörün dününe ışık tutarken yarınına rehberlik edecek kararların alınmasına vesile oldu. ​Ekonomik Bağımsızlığın Sembolü: Şeker Pancarı ​Sempozyumun açılışında konuşan Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı Abdulkadir Polat, şeker sektörünün Türkiye’nin kalkınma tarihindeki stratejik önemine vurgu yaptı. 1926’da Uşak ve Alpullu’da başlayan üretimin milli bir şahlanış olduğunu belirten Polat, "Türkiye Yüzyılı hedeflerimizde dijitalleşme ve yenilikçi tarım uygulamaları sektörün önümüzdeki yüzyılını şekillendirecek temel unsurlar olacaktır" dedi. ​Dünyanın Devleri Arasındayız: Avrupa’da 4., Dünyada 5. Sıradayız ​TÜRKŞEKER Genel Müdürü Dr. Muhiddin Şahin, Türkiye’nin şeker üretimindeki gücünü çarpıcı rakamlarla ortaya koydu. Şahin, Türkiye genelinde 14’ü kamu, 12’si özel ve 6’sı kooperatiflere ait toplam 32 şeker fabrikasının omuz omuza çalıştığını belirtti. Bu güç birliğinin Türkiye’yi pancar şekeri üretiminde Avrupa’da 4., dünyada ise 5. sıraya taşıdığını ifade eden Şahin, sorunların "ortak akıl" ile çözüleceği bir döneme girildiğini müjdeledi. ​Bilim ve Teknoloji Işığında Dört Kritik Oturum ​Sempozyumun ikinci günü, şeker sektörünün geleceğini şekillendirecek dört ana başlığa ayrıldı: ​Bitki Islahı ve Yerli Tohum: Yerli ve milli tohumun verimlilik ve maliyet üzerindeki kritik rolü bilimsel verilerle ele alındı. ​Dijital Tarım ve Sulama: İklim değişikliğine karşı akıllı sulama ve modern tarım makinalarının kullanımı tartışıldı. ​Sürdürülebilir Sanayi: Şeker üretiminde atık yönetimi ve yan ürünlerin katma değerli hale getirilmesi projeleri sunuldu. ​Milli Makina Hamlesi: Türkşeker’in Ankara ve Eskişehir’deki makine fabrikalarının, savunma ve enerji sanayisindeki dışa bağımlılığı azaltma potansiyeli vurgulandı. ​Geleceği Şekillendiren Çalıştay ​Etkinliğin son gününde gerçekleştirilen çalıştayda, şeker pancarı tarımı ve şeker sanayisindeki fırsatlar bilimsel süzgeçten geçirildi. Kamu ve özel sektör temsilcilerinin katılımıyla hazırlanan sonuç raporu, sektörün önümüzdeki yıllardaki stratejik hamleleri için somut bir yol haritası niteliği taşıyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.