Hava Durumu

#Türkiye Ziraatçiler Derneği

Kırsal Haber - Türkiye Ziraatçiler Derneği haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Türkiye Ziraatçiler Derneği haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Tarımı Tasfiye Eden Anlayış ve Politikalar Terk Edilmelidir Haber

Tarımı Tasfiye Eden Anlayış ve Politikalar Terk Edilmelidir

Türkiye Ziraatçiler Derneği tarafından, Tarımsal Öğreniminin 180'inci yılı ve Ziraat Mühendisleri Günü dolayısıyla bir açıklama yapıldı. Türkiye Ziraatçiler Derneği Genel Başkanı Hidayet Muslu tarafından yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi; "Ülkemizde 1846 yılında, tarımda da eğitimin öneminin eksikliğinin fark edilmesi üzerine Ayamama Çiftliğinde başlayan Tarımsal Eğitim serüveni günümüze kadar 180 yıl boyunca hiç kuşkusuz pek çok aşamalardan geçti. Osmanlı’nın git gide zayıfladığı dönemlere denk gelen bu önemli başlangıç ne yazık ki her alanda yaşanan çöküş gibi tarımda da Anadolu köylüsünü kara sabandan, öşürlerden, kurtarmaya yetmediği gibi reji denilen sömürge aracına da teslim etti. İğneden ipliğe dışa bağımlı bir ülke olarak yokluklar içinde yorgun, bitap ve önemli oranda iş gücünün savaşlarda kaybedilmesiyle Cumhuriyetin kuruluşuna değin gelindi. Her bir kuruş kaynağı, namusları bilip koruyan Mustafa Kemal Atatürk liderliğindeki kadrolar “Milletin efendisini hakiki üretici olan köylü” bilerek ve Milli Ekonominin temeline ziraatı alarak 15 yılda şekerden pamuğa, ipekten buğdaya kadar tarımda kendine yeter ve hatta ihracatçı bir ülke yarattılar. Köylüye ürettiğinden, kendi karnını doyurmaya bile yetecek payı bırakmayan öşür ün kaldırmanın yanı sıra rejinin ve getirdiği toplumsal zulmün bu topraklardan def edilmesi bile tarım alanında başlı başına bir devrim ve emperyalist güçlere de bir manifestodur. Cumhuriyetin kuruluşuyla, tarımda her biri devrim niteliğindeki yapılanların sonucu olarak 100 yıldır tüketilemeyen ve yok edilemeyen miras devralmış olsak da bu gün içinde bulunduğumuz noktada özellikle 24 Ocak Kararlarının uygulamaya konduğu 1980 sonrası hunharca harcanan bu mirasın kalıntılarıyla üretime tutunma çabasındayız. Kuruluş günlerinde, üreticinin teknolojiye ve mekanizasyona, çağın gereklerine uygun girdilere, ihtiyaç duyduğu sermayeye, örgütlü yapılara, tarım ürünlerimize katma değer katan tarımsal sanayiye, ıslah ve ar-ge çalışmalarından tarımsal eğitime kadar her alan, kamucu bir anlayış ve bütüncül bir yaklaşımla titizlikle planlanarak bu sağlam yapı oluşturulmuştur. Tarım eğitiminin ve tarımda liyakatin önemini bilen Atatürk ve dönemin yurtsever kadroları 1933 yılında Yüksek Ziraat Enstitüsü adı altında bu günkü Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesini kurarak önce Ayamama çiftliğinden başlayıp Halkalı Ziraat Mektebi olarak devam eden süreci daha da yükseklere ve modern çağın gereklerine uygun noktalara taşımışlardır. Köy enstitüleri ve aynı mantıkla liyakatli teknik elemanlar yetiştirerek köylünün ve üreticinin önünde ışık olmuş Ziraat Meslek Liseleri’ni, kadınların değerinin ve üretimdeki yerinin farkında olarak kurulmuş Ev Ekonomisi Meslek Liselerini de bu mirasın devamındaki unsurları olarak anmalıyız. Bu gün tarımda üreticilerimiz, 58 yaşlara dayanmış ortalamayla daha da yaşlanan, her geçen gün daha da büyüyen borç batağına saplanmaya devam eden, gelecek nesilleri tarımı terk eden, köylerinden adeta kaçan ve tarlasıyla hayvanıyla bağı kopan ve milletin efendiliğinden ucuz iş gücü olarak görülen bireyler hale gelmiştir. Yetmezmiş gibi ülkemiz tarımsal üretiminin sigortası olan aile işletmelerinin güçlü örgütlenmeler yerine kaderine terk edilerek üretimin sermayeye devredilmesi, tarım alanlarının ve su kaynaklarının korunmak bir yana adeta peşkeş çekilir gibi. Amaç dışı kullanıma sunulmasının sonucu olarak da tarımda mutlak ithalatçı olmak, sağlıklı ve güvenli gıdaya erişimde her geçen gün zorlanmak ve dünyanın en yüksek gıda enflasyonunu yaşamak elbette kaçınılmazdır. Yapılması gereken ise kurucu iradenin yaptığı gibi kamucu bir anlayış ve bütüncül bir yaklaşımla örgütlü üreticiyi, finansmandan girdi tedarikine, ürün işlemeden lojistiğe kadar destekleyip teknolojiyi ve bilgiyi gerçek eğitimli ve liyakatli kadrolarla tarlaya ahıra meraya ulaştırmak, halkımızın sağlıklı ve güvenli gıdaya kolayca erişimini temin etmek olmalıdır. 1980 den itibaren süregelen ve adeta tarımı tasfiye eden anlayış ve politikalar tüm paradigmalar terk edilmelidir. Tarımda eğitim modeli ve müfredatı yeniden düzenlenmeli önceden olduğu gibi uygulama olanakları olan, diploma enflasyonu yaratmak yerine yeterince teknik elaman yetiştiren niteliği yüksek ziraat fakülteleri ile üreticiye ulaşmada ve teknik uygulamanın üretime ulaştırılmasında anahtar konumdaki teknisyenleri adeta köy enstitüsü mantığı ile yetiştiren Ziraat Meslek Liseleri yeniden tesis edilmelidir. Bu gün sefaletle boğuşan üretici ve köylümüzün para kazanması kaçınılmaz gereksinim olsa da bu yetmez; onun sosyal yaşam ortamı,- en başta sağlık ve eğitim hizmetlerine ulaşım olmak üzere- köyde üretim yapan bir kişi bile kalsa ayağına getirilmelidir. Milli ekonominin temeli ziraatdir. Millettin efendisi hakiki üretici olan köylüdür. Her daim kılıç, sabana mağluptur. Askeri zaferler ekonomik zaferlerle taçlandırılmadıkça tam bağımsızlıktan söz edilemez."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.