Hava Durumu

#Tzob

Kırsal Haber - Tzob haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tzob haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Eylül'de Üretici ve Market Arasındaki Fiyat Farkı En Fazla Limonda! Haber

Eylül'de Üretici ve Market Arasındaki Fiyat Farkı En Fazla Limonda!

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB), Eylül ayında üretici market fiyatlarındaki farklılıklarla, girdi maliyetlerinde yaşanan değişimlere ilişkin hazırlanan raporu yayınladı. “Eylül ayında üretici ve market arasındaki fiyat farkı en fazla yüzde 633,4 ile limonda görüldü. Limondaki fiyat farkını yüzde 339,1 ile kuru incir, yüzde 337,8 ile havuç, yüzde 237,9 ile elma, yüzde 228,3 ile maydanoz takip etti. Limon 7,3 kat, kuru incir ve havuç 4,4 kat, elma 3,4 kat, maydanoz ise 3,3 kat fazlaya satıldı. Üreticide 7 lira olan limon markette 51 lira 34 kuruşa, 130 lira olan kuru incir 570 lira 77 kuruşa,11 lira olan havuç 48 lira 16 kuruşa, 21 lira 66 kuruş olan elma 73 lira 20 kuruşa, 7 lira 66 kuruş olan maydanoz 25 lira 14 kuruşa satıldı. Eylül ayında fiyatı en fazla artan ürün markette patlıcan, üreticide kuru fasulye olurken, fiyatı en fazla düşen ürün markette limon, üreticide ise kuru incir oldu.” Market fiyatları “Eylül ayında markette 36 ürünün 25 inde fiyat artışı, 11’ inde ise fiyat azalışı görüldü. Eylül ayında markette fiyatı en fazla artan ürün yüzde 26 ile patlıcan oldu. Patlıcandaki fiyat artışını yüzde 21,1 ile kırmızı mercimek, yüzde 18,5 ile sivri biber, yüzde 16,4 ile yeşil mercimek ve Antep fıstığı takip etti. Markette fiyatı en fazla azalan ürün ise yüzde 39,5 ile limon oldu. Limondaki fiyat düşüşünü yüzde 33,4 ile yeşil soğan, yüzde 21 ile kuru soğan, yüzde 18,3 ile elma ve yüzde 14,3 ile mısırözü yağı izledi.” Üretici fiyatları “Eylül ayında üreticide 28 ürünün 16’sında fiyat artışı olurken 11’inde fiyat düşüşü görüldü. 1 üründe ise fiyat değişimi olmadı. Üreticide en çok fiyat düşüşü yüzde 48 ile kuru incirde görüldü. Kuru incirdeki fiyat düşüşünü yüzde 30 ile limon, yüzde 20,7 ile patates, yüzde 14,1 ile kuru soğan ve yüzde 13,6 ile kuru üzüm izledi. Üreticide en çok fiyat artışı yüzde 62,5 ile kuru fasulyede görüldü. Kuru fasulyedeki fiyat artışını yüzde 23,3 ile patlıcan, yüzde 15,5 ile elma, yüzde 13,1 ile kabak ve yüzde 12,1 ile yeşil mercimek izledi.” Üretici fiyat değişiminin nedenleri “Kuru incirde TARİŞ’in alım fiyatını henüz açıklamamış olması, piyasada fiyatların geçtiğimiz sezonun altında oluşmasına neden oldu ve üretici fiyatları 130 lira seviyelerine kadar geriledi. Üreticiler, piyasadaki fiyat düşüşünün önlenmesi ve istikrarın sağlanması amacıyla TMO’nun alım fiyatını açıklayarak piyasaya müdahil olmasını bekliyor. Limon da hasat döneminin halen devam etmesi ile birlikte depolarda geçen yıldan kalan ürünlerinde piyasaya arz edilmesi, arzın artmasına ve buna bağlı olarak fiyatların gerilemesine neden oldu. Patates ve kuru soğanda hasadın devam etmesiyle birlikte piyasaya ürün arzının artması, fiyatların düşmesine neden oldu. Patlıcan ve kabakta olumsuz hava koşulları ve tarladan seraya geçiş döneminde olunması nedeniyle arz azaldı ve fiyatlar yükseldi. Kuru fasulye ve elmada hasadın yeni başlamasıyla birlikte üretici fiyatlarında artış yaşandı.” Girdi fiyatlarında yaşanan değişimler “Ziraat Odalarımız aracılığıyla girdi piyasalarından aldığımız fiyat verilerine göre; Eylül ayında, Ağustos ayına göre DAP gübresi yüzde 9,9, ÜRE gübresi yüzde 6,7, 20.20.0 kompoze gübresi yüzde 6,6, amonyum nitrat gübresi yüzde 6,3, amonyum sülfat gübresi yüzde 1,4 oranında artış gösterdi. Geçen yılın Eylül ayına göre son bir yılda amonyum nitrat gübresi yüzde 69,2, amonyum sülfat gübresi yüzde 55,6, 20.20.0 kompoze gübresi yüzde 38,6, DAP gübresi yüzde 35,9, ÜRE gübresi yüzde 13,7 oranında arttı. Eylül ayında Ağustos ayına göre süt yemi yüzde 4,4, besi yemi yüzde 4,2, son bir yılda besi yemi ve süt yemi yüzde 31,8 oranında arttı. Elektrik fiyatları yıllık olarak yüzde 25,1 oranında artarken tarım ilacı fiyatları yüzde 27,7 oranında arttı. Eylül ayında mazot fiyatı aylık olarak yüzde 12,8 oranında, yıllık yüzde 70,7 oranında arttı.”

Bekir Başevirgen:"TMO’nun Açıkladığı Üzüm Fiyatı Çiftçinin Maliyetini Karşılamıyor" Haber

Bekir Başevirgen:"TMO’nun Açıkladığı Üzüm Fiyatı Çiftçinin Maliyetini Karşılamıyor"

Yeni Parti Manisa Milletvekili Bekir Başevirgen, Toprak Mahsulleri Ofisi’nin (TMO) 2026 yılı çekirdeksiz kuru üzüm alım fiyatlarını sert sözlerle eleştirdi. Geçen yıl 10 numara üzüm için 130 TL alım fiyatı açıklayan TMO’nun, bu yıl aynı kalite üzüm için 100 TL fiyat belirlediğine dikkat çeken Başevirgen, “Üreticinin en temel girdilerinde yüzde 50-60’ları bulan artışlar yaşanırken üzümün fiyatı yüzde 23 düştü. Çiftçinin 140-150 lira beklentisine karşılık açıklanan bu fiyatın tek bir anlamı var: TMO çiftçiye ‘üretme’ diyor. Bu rakam kabul edilemez. Ayrıca TMO geçen yıl 130 lira olarak açıkladığı 10 numara üzerinden, üzüm almadı. Geçen yıldan biliyoruz ki bu yılda 10 numaradan üzüm alınmayacak yine 9 numara üzerinden alım yapılacak ve TMO’nun çiftçiye verdiğini en iyi fiyat 90 lira olacak. TMO’nun açıkladığı bu fiyatlar çiftçinin maliyetini bile karşılamıyor. Üzüm üreticisi sadaka istemiyor; alın terinin, emeğinin ve yaptığı masrafın karşılığını istiyor. TMO’nun görevi üreticiyi tüccarın insafına terk etmek değil, üreticiyi korumaktır” dedi. YENİ Parti Manisa Milletvekili ve Tarım Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Bekir Başevirgen, TMO’nun 10 numara üzüm için açıkladığı 100 liralık fiyata tepki gösterdi. Bu rakamın çiftçinin beklentisinin altında kaldığını belirten Başevirgen, konuya ilişkin bir açıklama yaptı. “MAZOT YÜZDE 58, GÜBRE YÜZDE 61’E KADAR ARTTI” Üreticinin geçen sezondan bu yana artan maliyetler altında ezildiğini belirten Başevirgen, Türkiye Ziraat Odaları Birliği’nin (TZOB) verilerine dikkat çekerek, “Geçen yılın aynı dönemine göre mazotun fiyatı yaklaşık yüzde 58 arttı. Amonyum sülfat gübresi yüzde 55, amonyum nitrat gübresi yüzde 61’in üzerinde zamlandı. Tarım ilacında da yüzde 28’e yaklaşan artış var. Bağını sürmek, gübrelemek, ilaçlamak, ürününü yetiştirmek her geçen gün daha pahalı hale geliyor. Üreticinin bütün hesabı altüst olmuş durumda” ifadelerini kullandı. “ÜRÜNÜN MALİYETİ 100 LİRAYI GEÇİYOR” TMO alımlarındaki kalite değerlendirmelerine ilişkin üreticilerin yaşadığı sorunlara da değinen Başevirgen, “TMO geçen yıl 130 lira olarak açıkladığı 10 numara üzerinden üzüm almadı. Geçen yıldan biliyoruz ki bu yılda 10 numaradan üzüm alınmayacak yine 9 numara üzerinden alım yapılacak ve TMO’nun çiftçiye verdiğini en iyi fiyat 90 lira olacak. TMO’nun açıkladığı bu fiyatlar çiftçinin maliyetini bile karşılamıyor” diye konuştu. “BU FİYAT ÇİFTÇİYİ ÜRETİMDEN KOPARIR” Açıklanan fiyatların yalnızca bu yılın gelirini değil, gelecek yıllardaki üretimi de tehdit ettiğini belirten Başevirgen sözlerini şöyle tamamladı: “Bir tarafta mazotu, gübresi, ilacı, işçiliği sürekli zamlanan çiftçi; diğer tarafta geçen yıldan bile daha ucuza alınmak istenen üzüm var. Maliyetleri artırıp ürünün fiyatını düşürürseniz çiftçiye açıkça ‘üretme’ demiş olursunuz. Üretici zarar ederek kaç yıl daha bağında kalabilir? Bu politika devam ederse çiftçi bağını kökler, üretimden çekilir. Manisa’nın üzüm üreticisi sadaka istemiyor; alın terinin, emeğinin ve yaptığı masrafın karşılığını istiyor. TMO’nun görevi üreticiyi tüccarın insafına terk etmek değil, üreticiyi korumaktır. Açıklanan bu fiyat çiftçiyi korumuyor, çiftçiyi üretimden uzaklaştırıyor.”

Ağustos Ayında Üretici ile Market Arasındaki Makas Açıldı: Zirvede Limon Var Haber

Ağustos Ayında Üretici ile Market Arasındaki Makas Açıldı: Zirvede Limon Var

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Ağustos ayı tarım ve gıda piyasalarındaki fiyat değişimlerini, üretici-market arasındaki uçurumu ve girdi maliyetlerindeki son durumu kamuoyuyla paylaştı. Ağustos ayında üretici ile market arasındaki fiyat farkı rekor seviyelere ulaşırken, bu farkın en fazla görüldüğü ürün yüzde 748,4 ile limon oldu. ​Üretici ve Market Arasındaki Fiyat Uçurumu Derinleşiyor ​Ağustos ayında üreticide çok ucuz olan tarım ürünlerinin market raflarında katbekat fiyatlarla satılması dikkat çekti. Bayraktar’ın açıkladığı verilere göre, üretici ve market fiyatları arasındaki en yüksek farklar şu şekilde sıralandı: ​Limon: Üreticide 10 TL olan limon, markette 84,84 TL’ye satılarak 8,5 kat (yüzde 748,4 fark) fiyata ulaştı. ​Havuç: 10,66 TL'den üreticiden çıkan havuç, markette 51,20 TL (yüzde 380,3 fark) oldu. ​Elma: 18,75 TL olan elma, market raflarında 89,60 TL’den (yüzde 377,9 fark) alıcı buldu. ​Kabak: Üretici fiyatı 16,02 TL iken markette 54,61 TL’ye (yüzde 240,9 fark) yükseldi. ​Yeşil Soğan: 17,33 TL olan yeşil soğan, markette 58,83 TL’den (yüzde 239,4 fark) satıldı. ​Markette ve Üreticide En Çok Hangi Ürünler Etkilendi? ​Ağustos ayında markette 37 ürünün 19’unda fiyat artışı yaşanırken, 18 üründe düşüş görüldü. Üretici cephesinde ise incelenen 29 üründen 9’u zamlanırken, 13’ünde ucuzlama, 7’sinde ise fiyat değişimi olmadı. ​Öne Çıkan Değişimler: ​Markette Fiyatı En Çok Artan: %37,8 oranındaki artışla yumurta oldu. Yumurtayı yeşil fasulye, yeşil soğan, marul ve kuru incir izledi. ​Markette Fiyatı En Çok Düşen: %34,2 düşüşle sivribiber oldu. Sivribiberi kuru soğan, kuru üzüm, şeftali ve kırmızı mercimek takip etti. ​Üreticide Fiyatı En Çok Artan: %39,9 ile yine yumurta liderliği kimseye bırakmadı. ​Üreticide Fiyatı En Çok Düşen: %75 azalışla rekor düzeyde ucuzlayan ürün limon oldu. ​Fiyat Değişimlerinin Temel Nedenleri Nelerdir? ​TZOB raporunda, ürün bazında yaşanan fiyat hareketlerinin ardındaki arz ve talep dengeleri detaylandırıldı: ​Limon ve Kuru Soğan: Limonda, geçen yıldan depolanan ürünlerin arzı sürerken erkenci çeşitlerin de piyasaya girmesi fiyatları aşağı çekti. Kuru soğanda ise Orta Anadolu’daki hasat yoğunluğu ve devam eden ithalat fiyatları düşürdü. ​Patates: Afyonkarahisar, Denizli, Amasya, Niğde ve Nevşehir gibi merkezlerde yazlık patates sökümünün aynı döneme denk gelmesi arzı patlattı. Önceki dönem fiyat yüksekliği nedeniyle üreticinin hızlı söküme yönelmesi de fiyatları baskıladı. ​Yumurta: Üretim maliyetlerindeki (yem, enerji, nakliye) artışlar ve sektördeki planlama eksikliğinden doğan arz-talep dengesizliği fiyatları yukarı taşıdı. ​Marul ve Maydanoz: Üretimde beklenen daralmaların yanı sıra, Samsun’un Çarşamba ilçesinde yaşanan aşırı yağışlar ve seraların su altında kalması ürün kayıplarına yol açarak fiyatları artırdı. ​Girdi Maliyetlerindeki Yıllık Artış Üreticiyi Zorluyor ​Tarım sektörünün en büyük sorunlarından biri olan girdi maliyetlerindeki tırmanış Ağustos ayında da devam etti. Son bir yıllık veriler, tarımsal enflasyonun boyutunu gözler önüne serdi: ​Gübre Fiyatları: Aylık bazda DAP gübresi yüzde 4,5, 20.20.0 kompoze gübresi yüzde 4,4 artarken; yıllık bazda amonyum nitrat gübresi yüzde 61,2, amonyum sülfat yüzde 55,2, 20.20.0 kompoze gübresi yüzde 32,7 ve DAP gübresi yüzde 25,3 oranında zamlandı. ​Yem ve Enerji: Süt ve besi yemleri aylık bazda yataya yakın artsa da yıllık bazda besi yemi yüzde 34,5, süt yemi yüzde 31,8 oranında arttı. Elektrik fiyatları yıllık yüzde 25,1 yükseldi. ​Mazot: Çiftçinin en temel masraf kalemlerinden olan mazot, aylık yüzde 7 artış gösterirken, yıllık bazda yüzde 57,9 oranında zamlandı. Tarım ilacı fiyatlarındaki yıllık artış ise yüzde 27,8 oldu.

2027 Yılı ÇKS Başvuruları Başlıyor Haber

2027 Yılı ÇKS Başvuruları Başlıyor

2027 yılı Çiftçi Kayıt Sistemi (ÇKS) başvuruları 1 Eylül 2026 tarihinde başlayacak. Çiftçilerin başvurularını 31 Aralık 2026 tarihine kadar faaliyet gösterdikleri ilçedeki Ziraat Odalarına yapmaları gerekiyor. 2027 ÇKS Başvuruları 1 Eylül’de Başlıyor Tarım ve Orman Bakanlığı ile Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) arasında imzalanan protokol kapsamında 2027 yılı Çiftçi Kayıt Sistemi (ÇKS) başvuru süreci başlıyor. 2027 yılı ÇKS başvuruları, 1 Eylül 2026 ile 31 Aralık 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilecek. Çiftçiler Başvurularını Ziraat Odalarına Yapacak Paylaşılan bilgilere göre, 2027 yılı ÇKS başvurularının çiftçilerin faaliyet gösterdikleri ilçedeki Ziraat Odalarına yapılması gerekiyor. Başvuru sürecinde çiftçilerin belirtilen tarihler arasında işlemlerini tamamlamaları önem taşıyor. ÇKS Başvuruları Hangi İllerde Alınacak? 2027 yılı ÇKS başvurularının aşağıdaki illerdeki Ziraat Odaları tarafından alınacağı bildirildi: Adana, Afyonkarahisar, Ağrı, Aksaray, Amasya, Ankara, Antalya, Aydın, Balıkesir, Bayburt, Burdur, Bursa, Çanakkale, Düzce, Edirne, Elazığ, Eskişehir, Gaziantep, Gümüşhane, Kahramanmaraş, Kastamonu, Kayseri, Kırklareli, Kırşehir, Kilis, Konya, Kütahya, Malatya, Manisa, Mardin, Mersin, Muğla, Muş, Nevşehir, Niğde, Rize, Sakarya, Samsun, Sivas, Şanlıurfa, Tekirdağ, Tokat, Trabzon, Uşak, Van ve Yozgat. ÇKS Başvuru Tarihleri 2027 yılı ÇKS başvuruları için belirlenen takvim şöyle: Başlangıç: 1 Eylül 2026 Son başvuru tarihi: 31 Aralık 2026 Başvuru yeri: Faaliyet gösterilen ilçedeki Ziraat Odası Çiftçilerin tarımsal faaliyetlerinin kayıt altına alınması açısından önem taşıyan ÇKS başvurularında, belirtilen başvuru süresinin geçirilmemesi gerekiyor.

Sel Felaketinin Ardından Tarım Alanlarında Hasar Tespiti Sürüyor Haber

Sel Felaketinin Ardından Tarım Alanlarında Hasar Tespiti Sürüyor

Samsun’un Çarşamba ilçesinde yaşanan sel afetinin ardından tarım alanları ve seralarda incelemeler devam ediyor. Tarım ve Orman Bakanlığı yetkilileri ve ziraat odası başkanları sahada üreticilerle bir araya geldi. ​Samsun İl Tarım ve Orman Müdürü Kemal Yılmaz, Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Yönetim Kurulu Üyesi ve Perşembe Ziraat Odası Başkanı Arslan Soydan, Çarşamba İlçe Tarım ve Orman Müdürü İsmail Yıldız, Çarşamba Ziraat Odası Başkanı Muammer Aydemir ile Çarşamba Kivi Üreticileri Birliği Başkanı Hasan Işıldak, sel afetinden etkilenen bölgede saha incelemelerinde bulundu. ​Seralar ve Tarım Arazileri Yerinde İncelendi ​Selden zarar gören seralar ve tarım arazileri yerinde incelenirken, üreticilerin yaşadığı mağduriyetler ve tarımsal üretimde oluşan kayıplar kapsamlı bir şekilde değerlendirildi. ​İl Müdürü Kemal Yılmaz, sahada yürütülen çalışmalara ilişkin şu bilgileri paylaştı: ​“İl ve İlçe Tarım Müdürlüğü ekiplerimiz hasar gören yerlerde tespitlere devam ediyor. Sigorta yaptıran üreticilerimiz zararlarının karşılığını sigortadan alacaklar. Sigorta yaptırmayan üreticilerimizin de yapılan tespitlerin sonunda zararlarının telafi edilmesi için gerekli raporlar ilgili kurumlara iletilecek. Yağıştan etkilenen yaklaşık 30 mahallede neredeyse çalışmalar tamamlanmış durumda, eksik kalan mahallelerde de incelemeler tamamlanmak üzere. Zarar gören tüm üreticilerimize geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz. Rabbim milletimize ülkemize afet göstermesin.” ​Üreticilerin Talepleri Dinlendi ​Sahada yapılan ziyaretlerde, afetin çiftçiler üzerindeki ekonomik ve yapısal etkileri ele alınarak acil destek talepleri ve zararların giderilmesine yönelik izlenecek adımlar konusunda karşılıklı görüş alışverişinde bulunuldu. Tarımsal üretimde sürdürülebilirliğin sağlanması ve üreticilerin mağduriyetlerinin en kısa sürede giderilmesi için kurumlar arası iş birliğinin süreceği vurgulandı.

Patates ve Soğan da Lüks Oldu: "Vatandaş Artık Açlığını Planlamak Zorunda Kalıyor" Haber

Patates ve Soğan da Lüks Oldu: "Vatandaş Artık Açlığını Planlamak Zorunda Kalıyor"

YENİ Parti Manisa Milletvekili Bekir Başevirgen, son dönemde patates ve soğan fiyatlarında yaşanan fahiş artışlara tepki gösterdi. İktidarın yanlış tarım politikalarının mutfaktaki yangını büyüttüğünü belirten Başevirgen, "Bir zamanlar dar gelirlinin son sığınağı olan patates ve soğan bile artık vatandaşın sofrasından uzaklaşıyor. İktidar, 'Hiç olmazsa patates yeriz, soğan yer ayakta kalırız' diyen vatandaşın elinden onları da aldı" dedi. ​Bir Ayda %32,5 Artış: "Makas Açılıyor" ​Türkiye Ziraat Odaları Birliği’nin (TZOB) haziran ayı verilerine dikkat çeken Başevirgen, üretici ile market arasındaki fiyat makasının hızla açıldığına vurgu yaptı: ​Kuru Soğan: Marketteki fiyatı sadece bir ayda %32,5 oranında arttı. ​Patates: Patatesin fiyatı bir aylık süreçte %24,7 oranında yükseldi. ​Kırmızı et, tavuk ve balığı çoktan sofrasından çıkaran dar gelirlinin artık en temel gıda maddelerine bile erişemez duruma geldiğini ifade eden Başevirgen, "Bugün geldiğimiz noktada patates de soğan da dar gelirli için lüks haline getirildi" diye konuştu. ​"Çiftçi Üretmiyor, Vatandaş Açlığını Planlıyor" ​Yaşanan tablonun tesadüf olmadığını, yanlış tarım politikalarının doğrudan bir sonucu olduğunu savunan Başevirgen, mazot, gübre, ilaç ve elektrik maliyetlerinin üreticiyi iflasın eşiğine getirdiğini belirtti. ​İktidarın enflasyonla mücadele söylemlerinin mutfaktaki gerçeklikle uyuşmadığını vurgulayan Milletvekili Başevirgen, sözlerini şöyle tamamladı: ​"Saraydan bakınca enflasyon düşüyor olabilir ama pazara çıkan vatandaş için gerçek enflasyon etiketlerde yazıyor. İnsanlar artık çocuklarına et almayı hayal bile edemiyor. Şimdi patatesi, soğanı da hesaplayarak alıyor. Bir ülkeyi öyle bir hale getirdiler ki vatandaş açlığını bile planlamak zorunda kalıyor."

Tarımda Afet Bilançosu: İlk 6 Ayda 900 Bin Dekar Alan Zarar Gördü! Haber

Tarımda Afet Bilançosu: İlk 6 Ayda 900 Bin Dekar Alan Zarar Gördü!

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, 2026 yılının ilk yarısında doğal afetlerin tarımsal üretim üzerindeki yıkıcı etkilerini açıkladı. Türkiye genelinde yaklaşık 900 bin dekar tarım arazisinin afetlerden etkilendiğini belirten Bayraktar, afet mağduru çiftçiler için acil destek ve borç yapılandırma çağrısında bulundu. ​İklim değişikliğinin etkisiyle dünya genelinde artan doğal afetler, Türkiye’de tarımsal üretimi ciddi şekilde tehdit etmeye devam ediyor. FAO verilerine göre tarım sektöründeki yıllık küresel zarar 144 milyar dolara ulaşırken, Türkiye’de 2026 yılının ilk 6 ayı tarım sektörü için oldukça zorlu geçti. ​2026'da Tarımı Vuran Afetler ​TZOB Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, afetlerin sadece ürün kaybına yol açmadığını, aynı zamanda tohumdan gübreye, ilaçtan işçiliğe kadar tüm üretim maliyetlerini boşa çıkardığını vurguladı. 2026’nın ilk yarısındaki tablo ise şu şekilde özetlendi: ​Toplam Hasar: Yaklaşık 900 bin dekar alan sel, don, dolu, fırtına, kar, hortum ve heyelandan etkilendi. ​En Büyük Hasar: Zararın yaklaşık yarısı doğrudan sel ve su baskınlarından kaynaklandı. ​Yayılım: 28 ilde sel, 22 ilde don, 14 ilde aşırı yağış, 14 ilde dolu, 9 ilde fırtına, 9 ilde aşırı kar, 6 ilde heyelan ve 6 ilde hortum afeti yaşandı. ​"Sigortasız Çiftçilerimiz İçin Nakit Desteği Şart" ​Bereketli bir sezon beklentisine rağmen, afet nedeniyle ürününü ve gelirini kaybeden üreticilerin durumunun kritik olduğunu belirten Bayraktar, çözüm önerilerini şu başlıklarla sıraladı: ​Nakit Yardım: Sigorta kapsamı dışında kalan ve büyük mağduriyet yaşayan çiftçilere doğrudan nakit yardım yapılmalı. ​Borç Yapılandırma: Afetzede üreticilerin Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatifleri’ne olan borçları acilen yapılandırılmalı. ​Tarım Sigortası Vurgusu: Çiftçi gelirlerine göre primlerin yüksekliği nedeniyle sigortalılık oranının düşük kaldığını belirten Bayraktar, devlet destekli sigorta sisteminin daha erişilebilir hale getirilmesi gerektiğini hatırlattı. ​Küresel Ölçekte Büyük Kayıp ​Bayraktar, FAO raporlarına dayanarak 1991-2023 yılları arasında doğal afetlerin tarıma verdiği toplam zararın 3,26 trilyon dolar olduğunu hatırlatarak, "Son 30 yılda milyarlarca ton tahıl, meyve, sebze ve hayvansal ürün afetler nedeniyle kaybedildi. Tarım stratejik bir sektör ve afet yönetimi artık milli bir meseledir" değerlendirmesinde bulundu. ​

Üretici ile Market Arasındaki Fiyat Uçurumu Büyüyor Haber

Üretici ile Market Arasındaki Fiyat Uçurumu Büyüyor

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Haziran ayı üretici ve market fiyatları arasındaki makası değerlendirerek tarımsal girdi maliyetlerindeki dikkat çekici değişimleri kamuoyuyla paylaştı. Haziran ayında üretici ile market arasındaki fiyat farkının en yüksek olduğu ürün yüzde 379,3 ile elma olarak kaydedilirken, bu ürünü havuç, çilek, yeşil fasulye ve kiraz izledi. Bayraktar, elmanın üreticide 18 lira 75 kuruş iken markette 89 lira 87 kuruşa, havucun 22 lira 50 kuruştan 86 lira 45 kuruşa, çileğin 43 liradan 164 lira 91 kuruşa, yeşil fasulyenin 46 lira 25 kuruştan 162 lira 45 kuruşa ve kirazın 57 lira 50 kuruştan 199 lira 48 kuruşa yükseldiğini belirterek aradaki uçuruma dikkat çekti. Market fiyatlarında Haziran ayında 38 ürünün 21'inde fiyat artışı yaşanırken, en yüksek artış yüzde 81 ile çilekte görüldü. Çileği sırasıyla havuç, kabak, kuru soğan ve patates izlerken, markette fiyatı en fazla düşen ürün yüzde 37,8 ile domates oldu. Üretici kanadında ise Haziran ayında 30 ürünün 12'sinde fiyat artışı, 9'unda ise düşüş gözlendi. Üreticide fiyatı en çok düşen ürün yüzde 54,8 ile karpuz olurken, en çok artış yüzde 112,5 ile kabakta gerçekleşti. Bayraktar, fiyat değişimlerinin temel nedenlerini arz-talep dengesine bağlayarak, sera sezonunun bitmesiyle kabak, patlıcan ve sivri biberde arzın daraldığını, buna karşın yayla domatesi hasadının başlamasıyla domates fiyatlarının gerilediğini ifade etti. Turizm sezonuna bağlı talep artışının havucu yükselttiğini belirten Bayraktar, ilkbahar yağışlarının uzun sürmesinin ise yazlık patateste arz sorununa yol açarak fiyatları artırdığını vurguladı. Girdi maliyetlerindeki değişimi de değerlendiren TZOB Başkanı, gübre fiyatlarında karma bir tablo olduğunu, yıllık bazda amonyum sülfat gübresinin yüzde 77,9, amonyum nitratın yüzde 72,4, besi yeminin yüzde 30,9 ve süt yeminin yüzde 29,2 oranında arttığını açıkladı. Elektrik fiyatlarının yıllık yüzde 25,1, tarım ilacının yüzde 27,8 ve mazotun yüzde 31,5 yükseldiğini belirten Bayraktar, üreticinin üzerindeki maliyet baskısının sürdüğünü ve bu durumun gıda arz güvenliği açısından yakından takip edilmesi gerektiğini ifade etti. Şemsi Bayraktar, devletin destekleme mekanizmalarıyla çiftçinin yanında olmaya devam etmesi gerektiğinin altını çizerek açıklamalarını noktaladı.

TZOB Başkanı Bayraktar Açıkladı: Üretici ile Market Arasında Elma 5 Kat Farkla Satılıyor! Haber

TZOB Başkanı Bayraktar Açıkladı: Üretici ile Market Arasında Elma 5 Kat Farkla Satılıyor!

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Mayıs ayı üretici ve market fiyatlarındaki değişimler ile tarımsal girdi maliyetlerini mercek altına aldı. Mayıs ayında üretici ile market arasındaki fiyat makasının en fazla açıldığı ürünün elma olduğunu belirten Bayraktar, tarla ile raf arasındaki uçurumu çarpıcı rakamlarla gözler önüne serdi. Peki, Mayıs ayında fiyatı en çok artan ve düşen ürünler hangileri oldu? Gübre, yem ve mazot fiyatlarında son durum ne? İşte üreticinin ve tüketicinin merak ettiği tüm piyasa detayları... Elma Tarla ile Raf Arasında 4,9 Kat Değerlendi Mayıs ayında üretici ile market arasındaki fiyat farkının zirvesinde yüzde 388,5 oranı ile elma yer aldı. Elmadaki bu devasa farkı yüzde 278,6 ile havuç, yüzde 215,3 ile kabak, yüzde 206,5 ile fındık ve yüzde 195,7 ile marul takip etti. Rakamlar analiz edildiğinde; elma 4,9 kat, havuç 3,8 kat, kabak 3,2 kat, fındık 3,1 kat ve marul ise 3 kat fazlaya satıldı. Üreticide 18 lira 75 kuruş olan elma markette 91 lira 59 kuruşa, 15 lira olan havuç 56 lira 79 kuruşa, 410 lira olan fındık ise rafta tam 1256 liraya alıcı buldu. Ayın Zam Şampiyonu Kuru Soğan, En Çok Ucuzlayanı Sivri Biber ve Domates Mayıs ayında hem üreticide hem de markette fiyatı en fazla artan ortak ürün kuru soğan olarak kayıtlara geçti. Market Fiyatlarında Son Durum Markette incelenen 36 ürünün 22’sinde fiyat artışı, 13’ünde fiyat düşüşü görülürken 1 üründe fiyat değişmedi. Markette fiyatı en fazla artan ürün yüzde 44,7 ile kuru soğan olurken, bu artışı sırasıyla patates, limon, havuç ve yumurta izledi. Rafta fiyatı en çok düşen ürün ise yüzde 54,3 ile sivri biber oldu. Sivri biberi çilek, marul, domates ve yeşil soğan takip etti. Üretici Fiyatlarında Son Durum Üreticide ise 28 ürünün 9’unda fiyat artışı, 9’unda fiyat düşüşü yaşanırken 10 üründe fiyatlar sabit kaldı. Tarlada en çok fiyat artışı yüzde 77,2 ile kuru soğanda görülürken; patates, limon, havuç ve maydanoz zamlanan diğer ürünler oldu. Üreticide en çok fiyat düşüşü ise yüzde 54,7 ile domateste yaşandı. Domatesteki gerilemeyi kabak, sivri biber, salatalık ve patlıcan izledi. Fiyat Değişimlerinin Arkasındaki Nedenler Neler? TZOB Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, ürün bazlı yaşanan bu sert fiyat hareketlerinin gerekçelerini şu şekilde sıraladı: Kuru Soğan ve Patates: İç Anadolu Bölgesi'ndeki depolarda ürün kalmaması, Çukurova ve İzmir’de ise hasadın henüz yeni başlaması arzı düşürdü ve fiyatları tırmandırdı. Limon: Ürünlerin depolara girmesiyle birlikte ortaya çıkan depo maliyetleri fiyat artışına neden oldu. Havuç: Tarla ürünlerinin azalmasına bağlı olarak arz yetersizliği fiyatları yükseltti. Domates, Kabak ve Biber: Hava şartlarının iyi gitmesiyle birlikte ürün verimliliği arttı; tarladaki bu bolluk üretici fiyatlarının hızla düşmesini sağladı. Gübre ve Yem Fiyatlarında Yıllık Artış Korkuttu Üreticinin en büyük gider kalemlerini oluşturan tarımsal girdi fiyatlarındaki yıllık ve aylık değişimler de paylaşıldı. Gübre ve Yem Maliyetleri Mayıs ayında, bir önceki aya göre kompoze, DAP ve amonyum sülfat gübrelerinde yüzde 1'e yakın küçük artışlar görülürken, amonyum nitrat ve ÜRE gübresinde hafif düşüşler yaşandı. Ancak yıllık bazda bakıldığında son bir yılda amonyum sülfat gübresi yüzde 85,4, amonyum nitrat gübresi yüzde 82,2 ve ÜRE gübresi yüzde 70,8 oranında artış gösterdi. Hayvancılık sektörünü yakından ilgilendiren besi ve süt yemi fiyatları ise aylık yüzde 1,4 artarken, yıllık bazda besi yemi yüzde 35,4, süt yemi yüzde 32,9 oranında yükseldi. Enerji, İlaç ve Mazot Fiyatları Son bir yıllık dönemde elektrik fiyatları yüzde 25,1, tarım ilaçları ise yüzde 27,8 oranında arttı. Üreticinin en önemli girdilerinden biri olan mazot fiyatı ise Mayıs ayında, Nisan ayına göre aylık bazda yüzde 7,3 oranında düşüş gösterse de yıllık bazda yüzde 43,6'lık artış oranını korudu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.