Hava Durumu

#Ukrayna

Kırsal Haber - Ukrayna haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ukrayna haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Gürer: ''Buğdayın Alım Fiyatı Acilen Açıklanmalı'' Haber

Gürer: ''Buğdayın Alım Fiyatı Acilen Açıklanmalı''

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, buğday ve arpa üretimiyle ilgili değerlendirmelerde bulunarak Toprak Mahsulleri Ofisi’ne çağrı yaptı. Gürer, artan girdi maliyetleri karşısında üreticinin korunması gerektiğini belirterek, bu yıl açıklanacak alım fiyatının çiftçiyi yeniden üretime yönlendirecek seviyede olması gerektiğini söyledi. Türkiye’de 2026 yılında yağışların yeterli seviyede gerçekleşmesi nedeniyle buğday ve arpada verim artış öngörüldüğünü ifade eden Ömer Fethi Gürer, bazı bölgelerde hasat dönemine girildiğini belirtti. Çukurova’da kısa süre içinde hasadın yaygınlaşacağını anımsatan Gürer, buna rağmen halen alım fiyatının açıklanmamış olmasını eleştirdi. TBMM Tarım Orman ve Köy İşleri Komisyon Üyesi Ömer Fethi Gürer, “Bu yıl yağışların olumlu seyretmesiyle buğday ve arpada rekolte artışı bekleniyor. Ancak üreticinin gözü açıklanacak alım fiyatında. Çiftçi ekim yaparken yüksek maliyetlerle mücadele etti. Şimdi ürününü zarar etmeden satabilmek istiyor” dedi. “2002’DE 19,5 MİLYON TONDU, 2025’TE 17,9 MİLYON TONA GERİLEDİ” Türkiye’nin buğday üretiminde yıllar içinde gerileme yaşadığına dikkat çeken Ömer Fethi Gürer, “2002 yılında ülkemizde 19 milyon 500 bin ton buğday yetişmişti. 2025 yılında ise bu rakam 17 milyon 900 bin tona kadar geriledi. Geçtiğimiz yıl ani hava değişimleri nedeniyle ciddi rekolte kaybı yaşandı. Bu yıl ise verim beklentisi daha yüksek görünüyor,” dedi. Gürer, Türkiye’nin yıllık yaklaşık 22 milyon ton buğday ihtiyacı bulunduğunu belirterek, üretimde yaşanan düşüşün ithalat baskısını artırdığına dikkat çekti. “PİYASA TÜCCARA BIRAKILIRSA ÇİFTÇİ KAYBEDİYOR” Toprak Mahsulleri Ofisi’nin üreticiyi koruyacak bir fiyat politikası uygulaması gerektiğini vurgulayan CHP’li Ömer Fethi Gürer, piyasada oluşacak düşük fiyatların çiftçiyi üretimden uzaklaştırdığını belirterek, “Toprak Mahsulleri Ofisi bu yıl alım fiyatını girdi maliyetleri artı makul bir kârla bir an önce açıklamalı ve çiftçinin arpası, buğdayı mutlaka teminatıyla alınmalı. Piyasa tüccara bırakılmamalı. Çünkü piyasa tüccara bırakıldığında düşük alım fiyatı oluşuyor. Yüksek girdi maliyetleri nedeniyle çiftçi zarar ediyor ve bir sonraki yıl buğdaydan, arpadan uzaklaşıyor,” şeklinde konuştu. “YURT DIŞINDAN 6 İLE 10 MİLYON TON BUĞDAY ALINIYOR” CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Türkiye’nin dâhilînde işleme rejimi kapsamında her yıl milyonlarca ton buğday ithal ettiğini ifade ederek, “Ülkemiz yıllık yaklaşık 22 milyon ton buğday tüketiyor. Ancak dahilinde işleme rejimi kapsamında yurt dışından her yıl 6 ila 10 milyon ton arasında buğday alınıyor. Bu buğday un ve makarna yapılarak yeniden ihraç ediliyor. Oysa o buğdayı da bizim çiftçimiz üretebilir,” dedi Tarım arazilerindeki kayba da dikkat çeken Gürer, “2002 ile 2024 yılları arasında yaklaşık 2 milyon 800 bin hektar tarım arazisi devre dışı kaldı. Eğer bu alanlarda üretim devam etseydi bugün ithalata ihtiyaç duymadan kendi buğdayımızı üretip ihraç edebilirdik,” diye konuştu. “SULU TARIMDA MALİYET 20 LİRA, KURU TARIMDA 21 LİRAYI AŞIYOR” Üretim maliyetlerinin çiftçiyi zorladığını vurgulayan Gürer, “Sulu tarımda buğdayın kilogram maliyeti yaklaşık 20 lira seviyesinde oluşuyor. Kuru tarımda ise bu rakam 21 liranın üzerine çıkıyor. Bu nedenle en az 24 liranın üzerinde bir alım fiyatı açıklanmalı ki çiftçi emeğinin karşılığını alabilsin,” dedi. Gürer, üreticinin kazanmasının yalnızca çiftçi açısından değil, ülkenin gıda güvenliği açısından da zorunlu olduğunu belirterek, “Çiftçi para kazanırsa yeniden buğday ve arpa üretimine yönelir. Ürün deseni korunur. İthalatçı politikalar yerine kendi çiftçimizi, kendi üreticimizi desteklemeliyiz. Bunun yolu da üretilen ürünün değerinde alınmasından geçiyor,” diye konuştu. “1 KİLO BUĞDAYDAN 8 SİMİT ÇIKIYOR” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, üreticinin emeğinin yeterince karşılık bulmadığını ifade ederek, “Bugün 1 kilo buğdaydan yaklaşık 800 gram un elde ediliyor. O undan da 8 simit çıkıyor. Simidin içinde un var, tuz var, kira var, işçilik var. Ama buğday bir yıllık emeğin sonucu üretiliyor. Çiftçinin emeği korunmadan üretimde sürdürülebilirlik sağlanamaz,” dedi. “RUSYA’NIN, UKRAYNA’NIN BUĞDAYINA MUHTAÇ OLMAYALIM” Türkiye’nin buğdayda tam anlamıyla kendine yeter hale gelmesi gerektiğini belirten Gürer, yerli üretimin stratejik önemine dikkat çekerek, “Çiftçi refahı sağlanırsa ülkemiz buğdayda kendi kendine yeter noktaya gelir. Bugün yaklaşık yüzde 97 seviyesinde bir yeterlilikten söz ediliyor ama üretim desteklenirse tamamen kendi kendimize yetebiliriz. Rusya’nın, Ukrayna’nın buğdayına muhtaç olmayız,” şeklinde konuştu.

AHBİB’den Dev İhracat Atılımı: İlk Çeyrekte 409 Milyon Dolarlık Performans Haber

AHBİB’den Dev İhracat Atılımı: İlk Çeyrekte 409 Milyon Dolarlık Performans

Akdeniz Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (AHBİB), 2026 yılının ilk çeyreğinde 409,2 milyon dolarlık ihracat rakamına ulaştı. AHBİB Başkanı Veysel Memiş, küresel daralmaya rağmen yeni pazarlarda yaşanan sıçramanın sürdürülebilir büyüme için kritik olduğunu vurguladı. ​İhracatın Yeni Yıldızları: Ukrayna ve Güney Kore ​AHBİB’in 2026 yılı Ocak-Mart dönemi raporuna göre, ihracat hacminde en güçlü ivmelenme şaşırtıcı pazarlarda gerçekleşti. Geleneksel pazarlar olan Suriye, Irak ve Sudan liderliğini korurken; Ukrayna %598, Cibuti ve Güney Kore ise %127’lik artış oranlarıyla dönemin parlayan yıldızları oldu. ​Başkan Veysel Memiş, Ukrayna pazarındaki 10,9 milyon dolarlık çıkışın bölgedeki tedarik zinciri değişimiyle doğrudan bağlantılı olduğunu belirterek, Türk ihracatçısının hızlı adaptasyon kabiliyetine dikkat çekti. ​Sektörün Lokomotifi: Pastacılık Ürünleri ​Yılın ilk üç ayında ürün grubu bazında en yüksek performans pastacılık ürünlerinden geldi. ​İhracat Payı: %21 ​İhracat Değeri: 84,5 Milyon Dolar ​Öne Çıkan Ürün: Tatlı bisküvi ve gofretler (25,2 Milyon Dolar) ​Veysel Memiş, katma değeri yüksek ve markalı ürünlerin küresel rekabette Türkiye’nin elini güçlendirdiğini ifade etti. ​Bakliyat ve Yağlı Tohumlarda Stratejik Dengelenme ​Bakliyat grubunda kırmızı mercimek 62,4 milyon dolar ile ana taşıyıcı konumunu sürdürürken, fasulye ihracatında yaşanan %209’luk artış ürün çeşitliliğinin başarısını kanıtladı. ​Yağlı tohumlar grubunda ise dikkat çekici bir veri paylaşıldı: Ayçiçeği tohumunda miktar bazında düşüş yaşanmasına rağmen, değer bazında %2’lik artış kaydedildi. Bu durum, birim fiyatların yükseldiğini ve ihracatın daha nitelikli hale geldiğini gösteriyor. Keten tohumu ise %1.423 gibi rekor bir artış oranıyla dikkat çekti. ​"Sektör Küçülmüyor, Yön Değiştiriyor" ​Küresel piyasalardaki fiyat oynaklığı ve bölgesel risklere değinen Başkan Memiş, şu değerlendirmede bulundu: ​"Geleneksel yüksek hacimli büyüme modeli yerini katma değerli ürünlere ve yeni pazar arayışlarına bırakıyor. Sektörümüz orta ve uzun vadede daha sürdürülebilir bir yapıya kavuşuyor. Cibuti gibi stratejik noktalar üzerinden Afrika’ya, Güney Kore gibi yüksek standartlı pazarlar üzerinden Asya’ya açılıyoruz."

Türkiye'nin Yaş Meyve Sebze İhracatında Rekor İlk Çeyrek: 1 Milyar Dolar Eşiği Aşıldı! Haber

Türkiye'nin Yaş Meyve Sebze İhracatında Rekor İlk Çeyrek: 1 Milyar Dolar Eşiği Aşıldı!

​Türk yaş meyve sebze sektörü, 2026 yılına hızlı bir giriş yaptı. Yılın ilk çeyreğinde ihracat, geçen yılın aynı dönemine göre %30 artarak 1 milyar 70 milyon dolara ulaştı. ​Türkiye, tarımsal üretim gücünü ihracat rakamlarına yansıtmaya devam ediyor. 2025 yılının ilk üç ayında 821 milyon dolar olan yaş meyve sebze ihracatı, 2026'nın aynı döneminde büyük bir ivme kazanarak 1 milyar 70 milyon dolar seviyesine çıktı. Meyve sebze mamulleri ile birlikte toplam ihracat ise 1 milyar 580 milyon doları buldu. ​İhracatın Yıldızı: Mandalina ve Domates ​2026 yılı ilk çeyrek verilerine göre, dış satımda en çok talep gören ürünlerin başında narenciye ve sebze grubu geldi. ​Mandalina: 333 milyon dolar ile ihracatın lideri oldu. ​Domates: 159 milyon dolarlık satışla ikinci sırayı aldı. ​Biber: 152 milyon dolar ile üçüncü sırada yer aldı. ​Listeyi 121 milyon dolarla limon ve 71 milyon dolarla nar takip ederken; portakal, greyfurt, kabak ve kornişon gibi ürünler de ihracat gelirlerine önemli katkı sağladı. Özellikle ilk 10 ürünün tamamında ihracat artışı yaşanması, sektörün başarısını perçinledi. ​Hedef: 2026 Sonunda 7 Milyar Doları Aşmak ​Ege İhracatçı Birlikleri (EİB) Koordinatör Başkan Yardımcısı ve Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Hayrettin Uçak, 2026 yılı hedeflerinin oldukça iddialı olduğunu belirtti. Uçak, 2025 yılında toplam 6,2 milyar dolarlık ihracat yapıldığını hatırlatarak şunları söyledi: ​"İlk çeyrekteki performansımız, 7 milyar dolarlık yıl sonu hedefimizi aşacak potansiyele sahip olduğumuzu gösteriyor. Bu yıl yağışların iyi olması rekolte beklentimizi artırdı. İklim koşulları bu şekilde devam ederse hedeflerimize rahatlıkla ulaşacağız." ​En Çok İhracat Yapılan Ülkeler Hangileri? ​Türkiye'nin yaş meyve sebze ürünlerine en yoğun talep yine geleneksel pazarlardan geldi. İhracat pazarlarında ilk üç sırayı şu ülkeler paylaştı: ​Rusya Federasyonu: 263 milyon dolar ​Irak: 127 milyon dolar ​Romanya: 122 milyon dolar ​Bu ülkeleri Almanya ve Ukrayna takip ederek Türk ürünlerinin Avrupa ve bölge coğrafyasındaki hakimiyetini tescilledi. ​Ege Bölgesi İhracat artışında Hız Kesmiyor ​Ege Bölgesi, Türkiye'nin toplam yaş meyve sebze ve mamulleri ihracatının %20'sini sırtlamaya devam ediyor. Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği, 2026’nın ilk çeyreğinde ihracatını %11 artırarak 68 milyon dolara çıkardı. ​Ege'nin ihracat listesinde ise domates, 28,5 milyon dolarlık pay ile zirvedeki yerini korurken; mandalina ve biber bölgenin en çok kazandıran diğer kalemleri oldu. Ege Bölgesi'nden yapılan ihracatta en önemli pazarlar ise Rusya, Polonya ve Ukrayna olarak sıralandı.

Mazotta Vergiyi Kaldırın, Gübrede Hibe Desteği Verin! Haber

Mazotta Vergiyi Kaldırın, Gübrede Hibe Desteği Verin!

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Adana Milletvekili, TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ayhan Barut, ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarının ardından gübre ve mazotta tarımsal üretim ve çiftçiyi de zora sokan vahim bir durum yaşandığını söyledi. Savaş nedeniyle fahiş zamların ve arz sıkıntısının üretim ve çiftçiyi vurduğunu aktaran Barut, mazotta vergilerin kaldırılmasını, gübrede de çiftçiye hibe desteği verilmesini isteyerek iktidarı adım atmaya çağırdı. DIŞA BAĞIMLILIK VURGUSU TBMM Genel Kurulu'nda söz alan Ayhan Barut, "ABD ve İsrail'in İran'a yönelik vahşi saldırılarının etkilerini maalesef ülkemizde de hissediyoruz. Çiftçimizin en temel girdilerinden birisi olan mazot ve gübrede fahiş zam ve acı tablo ortada. Mazot ve gübrede maalesef dışa bağımlıyız. Ukrayna'da yaşanan savaş, daha öncesinde salgın döneminde yaşadıklarımız, maalesef iktidarın aklını başına getirmedi" dedi. MAZOT VE GÜBREDE FAHİŞ ZAMLARA DİKKAT ÇEKTİ Tarımsal üretim ve çiftçinin savaş nedeniyle yine zorda olduğunu bildiren Barut, "Savaş nedeniyle şimdi yine acı reçeteyle karşı karşıyayız. Mazot fiyatları uçtu gitti. Bahar vakti gübrede fiyat artışları son 10 günde yüzde 20'yi geçti. Ürenin tonu 30 bin, DAP'ın tonu 35 bin lirayı aştı. Çiftçinin perişan halini görün. Yerli üretimi ve üreticiyi gözetin. Mazotta KDV ve ÖTV'yi kaldırın. Gübre ve tohumda çiftçimize hibe destekleri verin. Bu yangını derhal söndürün" diye konuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.