Hava Durumu

#Ukrayna

Kırsal Haber - Ukrayna haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ukrayna haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

TUSAF Eylül 2026 Sektör Raporu Yayımlandı Haber

TUSAF Eylül 2026 Sektör Raporu Yayımlandı

Türkiye Un Sanayicileri Federasyonu (TUSAF), un sanayisine ilişkin güncel verileri, piyasa gelişmelerini ve sektörel değerlendirmeleri içeren Eylül 2026 Sektör Raporu’nu yayımladı. Raporda dünya ve Türkiye buğday piyasasından un ihracatına, hububat fiyatlarından üretici fiyat endekslerine kadar çok sayıda başlık ele alınıyor. Buğday ve hububat piyasasına ilişkin güncel veriler TUSAF Eylül 2026 Sektör Raporu’nda, küresel ve yurt içi hububat piyasalarının seyrine ilişkin güncel göstergeler bir araya getiriliyor. Raporda FAO Hububat ve Gıda Fiyat Endeksleri ile aylara göre Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksleri (Yİ-ÜFE) verilerine yer verilirken, Türkiye Ürün İhtisas Borsası (TÜRİB) buğday fiyatları ve işlem hacmi de değerlendiriliyor. Kırmızı sert buğday piyasa fiyatları ile diğer buğday piyasa fiyatlarının yanı sıra, IGC buğday ihracat fiyatları ($/ton), Rusya ve Ukrayna buğday fiyatları ile Avrupa Birliği buğday fiyatları (€/ton) raporda yer alan başlıklar arasında bulunuyor. Dünya buğday piyasaları da raporda TUSAF raporunda uluslararası buğday piyasalarındaki gelişmeler de kapsamlı biçimde ele alınıyor. Şikago Borsası buğday vadeli işlem fiyatlarının yanı sıra dünya buğday üretimi ve ihracatına ilişkin USDA verileri raporda yer alıyor. IGC buğday piyasa görünümünün de değerlendirildiği rapor, küresel buğday piyasasındaki gelişmelerin takip edilmesine yönelik güncel veriler sunuyor. Türkiye'nin buğday ve un ticareti mercek altında Eylül 2026 Sektör Raporu’nda Türkiye’nin buğday ve un ticaretine ilişkin göstergeler de bulunuyor. Bu kapsamda buğday ekmeklik ithalatı ve Dahilde İşleme Rejimi (DİR) kapsamında gerçekleştirilen ithalat verileri ele alınıyor. Yıllara göre buğday unu ihracatı ve güncel buğday unu ihracatı verilerinin yanı sıra dünya buğday unu ticaretine ilişkin TradeMap verileri de raporda yer alıyor. Raporda ayrıca buğday kepeği ithalatına ilişkin veriler de sektörün dış ticaret görünümü kapsamında değerlendiriliyor. Un sanayisinin güncel görünümüne ışık tutuyor TUSAF tarafından yayımlanan Eylül 2026 Sektör Raporu; buğday fiyatları, üretim ve ihracat göstergeleri, küresel piyasa gelişmeleri, yurt içi fiyat endeksleri ve un ticaretine ilişkin verileri bir arada sunuyor. Sektör paydaşları açısından güncel piyasa göstergelerinin takip edilmesine katkı sağlayan rapor, Türkiye ve dünya buğday piyasalarındaki gelişmelere ilişkin kapsamlı bir görünüm ortaya koyuyor. TUSAF Eylül 2026 Sektör Raporu’na federasyonun web sitesi üzerinden ulaşılabiliyor.

TTDG’den Karadeniz’de Güvenli Tahıl Ticareti İçin 7 Maddelik Yol Haritası Haber

TTDG’den Karadeniz’de Güvenli Tahıl Ticareti İçin 7 Maddelik Yol Haritası

Türkiye’nin tarım ve gıda sektörlerinden farklı paydaşları aynı platformda buluşturan Türk Tarımsal Diplomasi Grubu (TTDG), Karadeniz’de güvenli tahıl ticaretinin yeniden tesis edilmesi için Türkiye merkezli koordinasyon, doğrulanabilir “Gıda Gemisi” kaydı ve savaş riski garantisini içeren yedi maddelik bir mekanizma önerdi. Karadeniz ve Azak Denizi’nde ticari gemileri, limanları ve tahıl terminallerini hedef alan saldırıların giderek yoğunlaşması, küresel gıda ticaretine yönelik riskleri artırıyor. Türk Tarımsal Diplomasi Grubu (TTDG), gıda ticaretini ve sivil deniz taşımacılığını savaşın dışında tutacak yeni bir uluslararası mekanizma kurulması çağrısında bulundu. Türk tarım ve gıda sektörlerinin dünyaya açılmasını, uluslararası temsilinin güçlendirilmesini ve küresel iş birliklerinin geliştirilmesini hedefleyen TTDG; akademisyenler, bürokratlar, iş insanları, ihracatçılar, üreticiler, medya mensupları ve sektörel kuruluş temsilcilerinden oluşan 80’i aşkın gönüllüyü bir araya getiriyor. TTDG, 31 Ağustos 2026 tarihli politika tavsiye bildirisinde, 2022 Karadeniz Tahıl Girişimi'nin tecrübesinden yararlanan ancak bugünkü güvenlik ve ticaret koşullarına göre yeniden tasarlanan bir “Karadeniz Gıda ve Tarımsal Ticaret Güvenliği Mekanizması” kurulmasını önerdi. Mekanizmanın Türkiye'nin kolaylaştırıcılığında; Birleşmiş Milletler, ilgili uluslararası kuruluşlar, Karadeniz ülkeleri, finans kuruluşları ile tahıl, denizcilik ve sigorta sektörlerinin katılımıyla geliştirilmesi istendi. KARADENİZ'DEKİ KESİNTİNİN ETKİSİ KÜRESEL Rusya ve Ukrayna, 2025/26 sezonunda birlikte küresel buğday ihracatının yaklaşık yüzde 27'sini gerçekleştirdi. İki ülke aynı zamanda mısır, arpa ve ayçiçek yağı başta olmak üzere temel tarımsal ürünlerin en önemli tedarikçileri arasında bulunuyor. Bu nedenle bölgedeki güvenlik sorunu yalnızca Karadeniz ülkelerini değil, özellikle ithalata bağımlı düşük ve orta gelirli ülkeleri doğrudan etkiliyor. Bu noktaya dikkat çekilen bildiride, “Gıda, tarımsal üretim, sivil ticari gemiler ve bunları dünya pazarlarına ulaştıran lojistik altyapı savaşın dışında tutulmalıdır. Gıda güvenliği ortak bir insanlık meselesidir; gıda savaşın aracı olmamalıdır.” denildi. Bildiride yer verilen verilere göre Ukrayna'nın 1-21 Ağustos dönemindeki tahıl ihracatı geçen yılın aynı dönemine kıyasla yaklaşık yüzde 69 geriledi. Alternatif güzergâhlara yönelen yükler nedeniyle Tuna'daki Sulina Kanalı çevresinde yaklaşık 70 gemilik kuyruk oluştu. Novorossiysk'te toplam yıllık ihracat kapasitesi 14 milyon tonu aşan iki büyük tahıl terminali faaliyetlerini durdururken, Rusya'nın ağustos ayı buğday ihracatının geçen yılki 4,5 milyon tondan yaklaşık 2,2 milyon tona düşeceği öngörüldü. Gerilim fiyatlara da yansıdı. Chicago buğday vadeli işlemleri temmuz başından 20 Ağustos'a kadar yüzde 17'den fazla yükseldi. Artan savaş riski primleri, navlun maliyetleri ve gemi sahiplerinin bölgeye yönelik risk iştahındaki düşüş, tahılın nihai teslim maliyetini artırıyor. TTDG'DEN YEDİ MADDELİK GÜVENLİK MEKANİZMASI TTDG'nin önerdiği mekanizma şu başlıklardan oluşuyor: 1. Gıda altyapısına karşı saldırmazlık: Tahıl terminalleri, silolar, depolar ve yükleme tesisleri için sınırlı bir çatışmasızlık düzenlemesi oluşturulması. 2. Sivil gıda gemilerine güvenli seyrüsefer: Tahıl, yağlı tohum, bitkisel yağ, gübre ve diğer temel tarımsal ürünleri taşıyan gemiler için şeffaf bildirim ve koordinasyon sistemi kurulması. 3. Türkiye merkezli uluslararası koordinasyon: İstanbul'daki Müşterek Koordinasyon Merkezi tecrübesinden yararlanılarak Türkiye'nin kolaylaştırıcı rol üstlenmesi. 4. Doğrulanabilir “Gıda Gemisi” kaydı: Gemilerin sivil niteliğini, yükünü ve rotasını teyit edecek gönüllü bir şeffaflık sistemi oluşturulması. 5. Savaş riski sigorta ve garanti mekanizması: Türkiye, uluslararası finans kuruluşları ve özel sigorta/reasürans piyasalarının katılımıyla tarımsal yük taşıyan sivil gemiler için güvence geliştirilmesi. 6. Alternatif güzergâhların güçlendirilmesi: Tuna limanları, demiryolu ve karayolu hatları ile Romanya-Bulgaristan bağlantılarının kapasitesinin artırılması. 7. Erken uyarı ve erken eylem: FAO, WFP ve IGC verileriyle fiyat, navlun, ihracat ve stokların izlenmesi; kritik eşiklerde alternatif tedarik, finansman veya insani yardım araçlarının devreye alınması. 2022 TECRÜBESİ DİPLOMASİNİN MÜMKÜN OLDUĞUNU GÖSTERDİ TTDG, Türkiye ve Birleşmiş Milletler'in girişimleriyle kurulan 2022 Karadeniz Tahıl Girişimi'nin savaş sürerken dahi insani ve ekonomik bir alanın çatışmanın dışında tutulabileceğini gösterdiğini vurguladı. Grup, geçmiş modelin birebir tekrarı yerine, mevcut koşullara uygun daha kapsayıcı bir düzenleme geliştirilmesini istedi. Bildiride, Karadeniz'in derin deniz limanlarındaki kaybın Tuna, demiryolu ve karayolu güzergâhlarıyla tamamen telafi edilemeyeceğine dikkat çekildi. Bu nedenle güvenli seyrüseferin yeniden tesis edilmesinin yalnızca bir denizcilik konusu değil, küresel gıda arz güvenliğinin ayrılmaz bir parçası olduğu belirtildi. ULUSLARARASI TOPLUMA ÇAĞRI TTDG; Rusya Federasyonu ve Ukrayna'ya, Türkiye Cumhuriyeti'ne, Birleşmiş Milletler'e, FAO, WFP ve IMO başta olmak üzere uluslararası kuruluşlara, Karadeniz ülkelerine, finans kuruluşlarına ve sektör temsilcilerine yeni bir mutabakat için gecikmeden temas başlatma çağrısında bulundu. Bildiride, “Savaşın tamamen sona ermesini beklemeden de gıda güvenliği için ortak bir zemin oluşturabiliriz. Sivil gemileri, tarımsal altyapıyı ve temel tarımsal ürünlerin güvenli hareketini koruyabiliriz. Karadeniz'de tarımsal diplomasi için harekete geçmenin zamanı bugündür,” çağrısı yapıldı. TTDG Hakkında... Türk Tarımsal Diplomasi Grubu (TTDG), 4. Tarım Orman Şûrası kapsamında faaliyet gösteren Tarımsal Diplomasi Çalışma Grubu’nun, Şûra’nın tamamlanmasının ardından yeniden yapılanarak çalışmalarına bağımsız ve gönüllü bir oluşum olarak devam etme kararı almasıyla Haziran 2025’te kuruldu. Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Tarım Kurulu Başkanı Melisa Tokgöz Mutlu’nun başkanlığını yürüttüğü Grup; akademisyenler, bürokratlar, iş insanları, ihracatçılar, üreticiler, medya mensupları ve sektörel kuruluş temsilcilerinden oluşan 87 üyeyi bir araya getirmektedir. TTDG; Türkiye’nin tarım ve gıda alanındaki potansiyelini dünyaya daha etkili biçimde anlatmayı, uluslararası kuruluşlarda Türk temsilini güçlendirmeyi ve tarım-gıda ihracatının gelişmesine katkı sağlayacak fikir, proje ve iş birlikleri üretmeyi hedeflemektedir. Türk mutfağının ve gastronomi değerlerinin küresel ölçekte tanıtılması, sektörel etkinliklerin düzenlenmesi ve Türkiye’nin tarımsal diplomasi kapasitesinin geliştirilmesi Grubun öncelikli çalışma alanları arasındadır.

Karadeniz'deki Gemi Saldırıları Yaş Meyve Sebze İhracatını Riske Attı Haber

Karadeniz'deki Gemi Saldırıları Yaş Meyve Sebze İhracatını Riske Attı

Adana Çiftçiler Birliği Başkanı Mutlu Doğru, Karadeniz’de gemi taşımacılığına yönelik saldırıların Türkiye’nin yaş meyve ve sebze ihracatını tehlikeye attığını belirterek, tahıl koridoruna benzer bir taşımacılık koridorunun acilen açılması çağrısında bulundu. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Adana Çiftçiler Birliği Başkanı Mutlu Doğru sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi; "Son günlerde Karadeniz’de, Rusya ve Ukrayna tarafından gemi taşımacılığına yapılan saldırılar, bu ülkelere de yoğun bir şekilde yapılan Türk yaş ve meyve ticaretinin riske girmesine ve gemi taşımacılık maliyetlerinin de artmasına sebep olmaktadır. Özellikle Akdeniz bölgesinde yetişen yaş meyve ve sebzenin büyük bir kısmının Karadeniz aracılığıyla Rusya ve Ukrayna’ya ihraç edildiği düşünüldüğünde bu ülkemiz için önemli bir ekonomik kayba sebep olacaktır. Bu nedenle başta Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan ve Sayın Dışişleri Bakanımız Hakan Fidan’ın uluslararası girişimleriyle, tıpkı insani amaçlı tahıl koridorunda yapıldığı gibi Türkiye çıkışlı yaş meyve ve sebze taşıyan gemiler için de Karadeniz’de bir taşımacılık koridoru açılması; tüm yaş meyve sebze üreten çiftçilerimiz, ihracatçılarımız ve sektörde çalışan yüzbinlerce emekçimiz için önemli bir konudur."

Türkiye Tarım, Gıda ve İçecek Sektörünün Haziran 2026 Dış Ticaret Verileri Açıklandı Haber

Türkiye Tarım, Gıda ve İçecek Sektörünün Haziran 2026 Dış Ticaret Verileri Açıklandı

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Dış Ticaret Verileri temel alınarak Agrimetre tarafından hazırlanan ve Türkiye Gıda ve İçecek Sanayii Dernekleri Federasyonu (TGDF) Veri Panelinden derlenen bilgilere göre, Türkiye’nin tarım, gıda ve içecek sektörü 2026 yılının Haziran ayında 14 milyar dolar ihracat, 14,19 milyar dolar ithalat gerçekleştirdi. ​Söz konusu dönemde sektörün ihracatı, geçen yılın aynı dönemine göre %4,37 oranında bir artışla 13,41 milyar dolardan 14 milyar dolara yükseldi. Aynı dönemde yapılan ithalat ise %18,3 artışla 12 milyar dolardan 14,19 milyar dolara çıktı. Bu dönemde birim ihracat değeri %16,06 oranında artarak ton başına 1.564 dolar oldu. ​Özel Ticaret Sistemi (ÖTS) çerçevesinde yayınlanan verilere göre, 2026 yılında aylık bazda ihracat geçen yılın aynı dönemiyle kıyaslandığında %25,62 artışla 2,37 milyar dolar seviyesine ulaşırken, ithalat ise %62,26 artarak 2,85 milyar dolar olarak gerçekleşti. ​En Çok İhracat ve İthalat Yapılan Ülkeler ​Tarım, gıda ve içecek sektörünün en çok ihracat gerçekleştirdiği ülkeler sıralamasında 1,540 milyar dolarla Irak ilk sırada yer aldı. İkinci sırada yer alan Almanya’ya yapılan ihracat %13,60 artışla 1,125 milyar dolar olurken, üçüncü sırada ise 982,8 milyon dolar ve %17,82'lik artışla Rusya Federasyonu yer aldı. ​En çok ithalat yapılan ülkeler sıralamasında da zirvede yine Rusya Federasyonu bulundu. Rusya’dan gerçekleştirilen ithalat 2,185 milyar dolar oldu. İkinci sırayı 1,819 milyar dolarlık ithalatla Brezilya alırken, 1,318 milyar dolarlık ithalatın yapıldığı Ukrayna ise üçüncü sırada yer aldı. ​Öne Çıkan İhraç ve İthal Ürünler ​Haziran 2026 döneminde ihracatta öne çıkan ürünler sıralamasında %13,82'lik artışla Fındık İçi ilk sırada yer aldı ve fındık içi ihracatı 754,2 milyon doları geçti. İkinci sıradaki Rafine Ayçiçek Yağı ihracatında %20,01 artış yaşanarak 661,8 milyon dolar değerinde satış gerçekleştirildi. Ambalajlı Fındık ise 502,4 milyon dolarlık değeri ve %40,35'lik ihracat artışıyla üçüncü sırada kendisine yer buldu. ​Aynı ayda en çok ithalatı gerçekleştirilen ürün 1,232 milyar dolarla Soya Fasulyesi oldu. Soya fasulyesini 1,084 milyar dolarla Dane Mısır ve 746,3 milyon dolarla Ham Ayçiçeği Yağı ithalatı takip etti. ​Sektörel Bazda Dış Ticaret Rakamları ​2026 yılı Haziran ayı dış ticaret verileri sektörel bazda incelendiğinde, en fazla ihracatın 2,369 milyar dolar ile Yaş Meyve/Sebze sektöründe yapıldığı görüldü. Bu sektörü yaklaşık 1,497 milyar dolarla Şekerli Mamuller Sektörü ve yaklaşık 1,439 milyar dolarla Sert Kabuklu Meyveler Sektörü izledi. Yaş Meyve/Sebze sektörünün toplam ihracat içindeki payı %20,01 olurken, Şekerli Mamuller sektörünün payı %12,64, Sert Kabuklu Meyveler sektörünün payı ise %12,16 olarak kayıtlara geçti. ​Yine aynı dönemde en fazla ithalat 4,131 milyar dolar ile Hayvan Yemi sektöründe gerçekleştirildi. Hayvan Yemi sektörünün ardından en çok ithalat yapan diğer sektörler sırasıyla 2,089 milyar dolarla Bitkisel Yağ ve 1,044 milyar dolarla Şekerli Mamuller Sektörü oldu. ​Söz konusu dönemde Hayvan Yemi sektörünün toplam ithalat içindeki payı %34,80, Bitkisel Yağ sektörünün payı %17,60, Şekerli Mamuller sektörünün payı ise %8,79 olarak gerçekleşti. Kaynak: Türkiye Gıda ve İçecek Sanayii Dernekleri Federasyonu

AKİB’den Temmuz Ayında 1,32 Milyar Dolarlık İhracat Başarısı Haber

AKİB’den Temmuz Ayında 1,32 Milyar Dolarlık İhracat Başarısı

Akdeniz İhracatçı Birlikleri (AKİB), temmuz ayında 1,32 milyar dolarlık ihracata imza atarak küresel pazarlardaki istikrarlı büyümesini sürdürdü. AKİB Koordinatör Başkanı İmam Gazali Hıradağı, geçen yılın aynı dönemine göre ihracatın yüzde 2 arttığını belirterek, bu performansta yaş meyve ve sebze, hazır giyim ve konfeksiyon, hububat, bakliyat ile tekstil sektörlerinin belirleyici rol oynadığını ifade etti. Başkan Hıradağı, Malta, Ukrayna, Rusya, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) ve Polonya pazarlarında kaydedilen dikkat çekici ihracat artışlarının, AKİB'in pazar çeşitlendirme stratejisinin başarıyla ilerlediğini ve uluslararası arenada rekabet gücünü daha da pekiştirdiğini vurguladı. Temmuz ayında ulusal ihracata AKİB olarak yüzde 6 oranında destek verdiklerini kaydeden Hıradağı, “Geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 2'lik artış elde etmiş olmamız, küresel ekonomide savaşlar ve belirsizliklerin, jeopolitik risklerin ve yüksek maliyet baskılarının devam ettiği dönemde son derece kıymetli bir başarıdır.” dedi. Kimya liderliğini korudu, yaş meyve sebze rekor büyüme kaydetti AKİB’in temmuz ayı ihracat performansını bağlı Birliklere göre değerlendiren Başkan Hıradağı, şunları söyledi: “Yılın yedinci ayında en yüksek ihracat değerlerine kimya, demir-çelik, hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamulleri sektörlerinde ulaştık. Yaş meyve ve sebzede yüzde 54, hazır giyim ve konfeksiyonda yüzde 39, hububat, bakliyatta yüzde 13 ve tekstilde yüzde 10 oranında ihracatımızı artırdık. Temmuz ayında Akdeniz Kimyevi Maddeler ve Mamulleri İhracatçıları Birliğimiz 362,7 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdi. Akdeniz Demir ve Demir Dışı Metaller İhracatçıları Birliğimiz 338,7 milyon dolar değer ile ikinci, Akdeniz Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliğimiz 173,7 milyon dolar değer ile üçüncü sırada yer aldı. Yine temmuz ayında Akdeniz Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliğimiz 100,3 milyon dolar ihracat gerçekleştirdi. Akdeniz Mobilya, Kâğıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliğimiz 94,2 milyon dolar, Akdeniz Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliğimiz 92,7 milyon dolar, Akdeniz Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliğimiz 67,7 milyon dolar, Akdeniz Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliğimiz 38,2 milyon dolarlık ihracata imza attı.” Irak liderliğini sürdürdü, Malta temmuzun yükselen pazarı oldu Başkan Hıradağı, küresel ticarette korumacılık politikalarının, jeopolitik risklerin ve bölgesel talep değişimlerinin ihracat rotalarını yeniden şekillendirdiği süreçte AKİB'in ülke bazlı temmuz performansının, ihracatçıların değişen küresel dinamiklere hızlı uyum sağlama kabiliyetini ve pazar çeşitlendirme stratejisinin başarısını ortaya koyduğunu vurguladı. Temmuz ayında en yüksek ihracat değerlerine Irak, KKTC ve Rusya pazarlarında ulaştıklarını belirten Hıradağı, özellikle Malta, Ukrayna, Rusya, KKTC ve Polonya'da kaydedilen güçlü artışların yanı sıra Libya, Fransa, Gürcistan, Mısır ve Yunanistan pazarlarında da ihracat hacmini anlamlı ölçüde artırdıklarını ifade etti. Mersin, Adana, Kayseri, Hatay ve Karaman başta olmak üzere Türkiye'nin dört bir yanından yaklaşık 31 bin ihracatçı üyeyi aynı çatı altında buluşturan AKİB'in, "İhracatla Yükselen Türkiye" vizyonuna güçlü destek vermeye devam ettiğini belirten Başkan Hıradağı, değerlendirmesinde şu ifadelere yer verdi: “AKİB olarak temmuz ayında en fazla ihracatı yüzde 16 artış ve 126,3 milyon dolar değer ile Irak’a gerçekleştirdik. Yüzde 67 artış ve 62,1 milyon dolar değer ile KKTC ikinci, yüzde 103 artış ve 58,5 milyon dolar değer ile Rusya üçüncü sırada yer aldı. Temmuz ayında ihracat hacmindeki artışın lokomotifi Malta oldu. Bu ülkeye ihracatımızı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 1.577 artırarak 19,8 milyon dolara çıkardık. Malta’yı yüzde 117 artış ve 35 milyon dolar değer ile Ukrayna, yüzde 103 artış ve 58,5 milyon dolar değer ile ve Rusya takip etti. Aynı dönemde Polonya'ya ihracatımız yüzde 64 artışla 24 milyon dolara, Libya'ya yüzde 49 artışla 33,3 milyon dolara, Fransa'ya yüzde 33 artışla 42,6 milyon dolara, Gürcistan'a yüzde 29 artışla 19,5 milyon dolara, Mısır’a yüzde 26 artışla 44,5 milyon dolara ve Yunanistan'a yüzde 21 artışla 15,2 milyon dolara ulaştı.” AKİB Koordinatör Başkanı İmam Gazali Hıradağı, 2026 yılı Ocak-Temmuz ayları arasında yüzde 14 artışla 10,98 milyar dolar ihracat değerine eriştiklerini, son 12 aylık dış satım performansında ise yüzde 7 artışla 18,17 milyar dolar seviyesine ulaştıklarını sözlerine ekledi.

Yaş Meyve Sebze Sektörü 2026’nın İlk Yarısında Yüzde 49 Büyüdü! Haber

Yaş Meyve Sebze Sektörü 2026’nın İlk Yarısında Yüzde 49 Büyüdü!

Akdeniz Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği, 2026 yılının ilk altı ayında gösterdiği performansla Türkiye ekonomisine büyük bir katma değer sağladı. Birlik Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Sarıkaya, Ocak-Haziran döneminde 1,12 milyar dolarlık ihracat başarısına ulaştıklarını duyurarak, sektörün Türkiye genelindeki toplam ihracata yaklaşık yüzde 48 oranında katkı sunduğunu belirtti. ​Narenciye İhracatın Lokomotifi Oldu ​Sektörün büyümesinde en büyük payı narenciye grubu aldı. Toplam yaş meyve sebze ihracatının yaklaşık yüzde 55’ini oluşturan narenciye ürünleri, geçen yılın aynı dönemine göre değer bazında yüzde 66 artışla 620,5 milyon dolara ulaştı. ​Ürün bazındaki rekor performanslar ise dikkat çekti: ​Mandalina: 357,6 milyon dolarlık ihracat ve yüzde 86 değer artışıyla listenin başında yer aldı. ​Şeftali: Yüzde 169 artışla 164,9 milyon dolara yükseldi. ​Limon: Birim fiyat avantajıyla yüzde 32 büyüme kaydetti. ​Diğer Ürünler: Portakal, kayısı ve kiraz-vişne grubunda üç haneli artışlar yakalanırken, greyfurt, nar ve sebze çeşitlerinde de istikrarlı büyüme devam etti. ​Rusya Liderliğini Korudu, Irak’ta “Rekor” Artış ​Küresel pazarlardaki çeşitliliğin ihracat ivmesini desteklediğini belirten Başkan Sarıkaya, hedef pazarlardaki başarıyı şu verilerle özetledi: ​Rusya Federasyonu: 402,5 milyon dolarla lider pazar olma konumunu sürdürdü (Yüzde 46 artış). ​Irak: Yüzde 315 gibi dikkat çekici bir oranla 245,5 milyon dolarlık ihracata ulaştı. ​Romanya: 113,1 milyon dolarlık hacimle üçüncü sırada yer aldı. ​Ayrıca Avrupa pazarında Polonya, Ukrayna ve Almanya’daki istikrarlı büyümenin yanı sıra; Çekya’da yüzde 124 ve Bulgaristan’da yüzde 48 oranındaki artışlar, Türk yaş meyve sebze ürünlerine olan küresel talebin güçlendiğini kanıtladı. ​"2026’yı Güçlü İhracat Rakamlarıyla Tamamlayacağız" ​Yılın ikinci yarısına dair hedeflerini paylaşan Bülent Sarıkaya, kalite ve sürdürülebilirlik odaklı çalışmaların hız kesmeden devam edeceğini vurguladı. Sarıkaya, "Yeni pazarlara erişimi kolaylaştıran tanıtım faaliyetlerimiz, uluslararası fuar organizasyonları ve ticaret heyetlerimizle küresel pazarlardaki konumumuzu daha da sağlamlaştıracağız. Üreticimizden ihracatçımıza kadar tüm paydaşlarımızın ortak emeğiyle 2026 yılını başarıyla kapatacağız," dedi. ​Türkiye’nin yaş meyve sebze ihracatında öncü rol üstlenen Akdeniz bölgesi, stratejik pazar çeşitliliği ve yüksek katma değerli ürün portföyü ile yılın geri kalanında da rekorlar kırmaya hazırlanıyor.

Gürer: ''Buğdayın Alım Fiyatı Acilen Açıklanmalı'' Haber

Gürer: ''Buğdayın Alım Fiyatı Acilen Açıklanmalı''

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, buğday ve arpa üretimiyle ilgili değerlendirmelerde bulunarak Toprak Mahsulleri Ofisi’ne çağrı yaptı. Gürer, artan girdi maliyetleri karşısında üreticinin korunması gerektiğini belirterek, bu yıl açıklanacak alım fiyatının çiftçiyi yeniden üretime yönlendirecek seviyede olması gerektiğini söyledi. Türkiye’de 2026 yılında yağışların yeterli seviyede gerçekleşmesi nedeniyle buğday ve arpada verim artış öngörüldüğünü ifade eden Ömer Fethi Gürer, bazı bölgelerde hasat dönemine girildiğini belirtti. Çukurova’da kısa süre içinde hasadın yaygınlaşacağını anımsatan Gürer, buna rağmen halen alım fiyatının açıklanmamış olmasını eleştirdi. TBMM Tarım Orman ve Köy İşleri Komisyon Üyesi Ömer Fethi Gürer, “Bu yıl yağışların olumlu seyretmesiyle buğday ve arpada rekolte artışı bekleniyor. Ancak üreticinin gözü açıklanacak alım fiyatında. Çiftçi ekim yaparken yüksek maliyetlerle mücadele etti. Şimdi ürününü zarar etmeden satabilmek istiyor” dedi. “2002’DE 19,5 MİLYON TONDU, 2025’TE 17,9 MİLYON TONA GERİLEDİ” Türkiye’nin buğday üretiminde yıllar içinde gerileme yaşadığına dikkat çeken Ömer Fethi Gürer, “2002 yılında ülkemizde 19 milyon 500 bin ton buğday yetişmişti. 2025 yılında ise bu rakam 17 milyon 900 bin tona kadar geriledi. Geçtiğimiz yıl ani hava değişimleri nedeniyle ciddi rekolte kaybı yaşandı. Bu yıl ise verim beklentisi daha yüksek görünüyor,” dedi. Gürer, Türkiye’nin yıllık yaklaşık 22 milyon ton buğday ihtiyacı bulunduğunu belirterek, üretimde yaşanan düşüşün ithalat baskısını artırdığına dikkat çekti. “PİYASA TÜCCARA BIRAKILIRSA ÇİFTÇİ KAYBEDİYOR” Toprak Mahsulleri Ofisi’nin üreticiyi koruyacak bir fiyat politikası uygulaması gerektiğini vurgulayan CHP’li Ömer Fethi Gürer, piyasada oluşacak düşük fiyatların çiftçiyi üretimden uzaklaştırdığını belirterek, “Toprak Mahsulleri Ofisi bu yıl alım fiyatını girdi maliyetleri artı makul bir kârla bir an önce açıklamalı ve çiftçinin arpası, buğdayı mutlaka teminatıyla alınmalı. Piyasa tüccara bırakılmamalı. Çünkü piyasa tüccara bırakıldığında düşük alım fiyatı oluşuyor. Yüksek girdi maliyetleri nedeniyle çiftçi zarar ediyor ve bir sonraki yıl buğdaydan, arpadan uzaklaşıyor,” şeklinde konuştu. “YURT DIŞINDAN 6 İLE 10 MİLYON TON BUĞDAY ALINIYOR” CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Türkiye’nin dâhilînde işleme rejimi kapsamında her yıl milyonlarca ton buğday ithal ettiğini ifade ederek, “Ülkemiz yıllık yaklaşık 22 milyon ton buğday tüketiyor. Ancak dahilinde işleme rejimi kapsamında yurt dışından her yıl 6 ila 10 milyon ton arasında buğday alınıyor. Bu buğday un ve makarna yapılarak yeniden ihraç ediliyor. Oysa o buğdayı da bizim çiftçimiz üretebilir,” dedi Tarım arazilerindeki kayba da dikkat çeken Gürer, “2002 ile 2024 yılları arasında yaklaşık 2 milyon 800 bin hektar tarım arazisi devre dışı kaldı. Eğer bu alanlarda üretim devam etseydi bugün ithalata ihtiyaç duymadan kendi buğdayımızı üretip ihraç edebilirdik,” diye konuştu. “SULU TARIMDA MALİYET 20 LİRA, KURU TARIMDA 21 LİRAYI AŞIYOR” Üretim maliyetlerinin çiftçiyi zorladığını vurgulayan Gürer, “Sulu tarımda buğdayın kilogram maliyeti yaklaşık 20 lira seviyesinde oluşuyor. Kuru tarımda ise bu rakam 21 liranın üzerine çıkıyor. Bu nedenle en az 24 liranın üzerinde bir alım fiyatı açıklanmalı ki çiftçi emeğinin karşılığını alabilsin,” dedi. Gürer, üreticinin kazanmasının yalnızca çiftçi açısından değil, ülkenin gıda güvenliği açısından da zorunlu olduğunu belirterek, “Çiftçi para kazanırsa yeniden buğday ve arpa üretimine yönelir. Ürün deseni korunur. İthalatçı politikalar yerine kendi çiftçimizi, kendi üreticimizi desteklemeliyiz. Bunun yolu da üretilen ürünün değerinde alınmasından geçiyor,” diye konuştu. “1 KİLO BUĞDAYDAN 8 SİMİT ÇIKIYOR” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, üreticinin emeğinin yeterince karşılık bulmadığını ifade ederek, “Bugün 1 kilo buğdaydan yaklaşık 800 gram un elde ediliyor. O undan da 8 simit çıkıyor. Simidin içinde un var, tuz var, kira var, işçilik var. Ama buğday bir yıllık emeğin sonucu üretiliyor. Çiftçinin emeği korunmadan üretimde sürdürülebilirlik sağlanamaz,” dedi. “RUSYA’NIN, UKRAYNA’NIN BUĞDAYINA MUHTAÇ OLMAYALIM” Türkiye’nin buğdayda tam anlamıyla kendine yeter hale gelmesi gerektiğini belirten Gürer, yerli üretimin stratejik önemine dikkat çekerek, “Çiftçi refahı sağlanırsa ülkemiz buğdayda kendi kendine yeter noktaya gelir. Bugün yaklaşık yüzde 97 seviyesinde bir yeterlilikten söz ediliyor ama üretim desteklenirse tamamen kendi kendimize yetebiliriz. Rusya’nın, Ukrayna’nın buğdayına muhtaç olmayız,” şeklinde konuştu.

AHBİB’den Dev İhracat Atılımı: İlk Çeyrekte 409 Milyon Dolarlık Performans Haber

AHBİB’den Dev İhracat Atılımı: İlk Çeyrekte 409 Milyon Dolarlık Performans

Akdeniz Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (AHBİB), 2026 yılının ilk çeyreğinde 409,2 milyon dolarlık ihracat rakamına ulaştı. AHBİB Başkanı Veysel Memiş, küresel daralmaya rağmen yeni pazarlarda yaşanan sıçramanın sürdürülebilir büyüme için kritik olduğunu vurguladı. ​İhracatın Yeni Yıldızları: Ukrayna ve Güney Kore ​AHBİB’in 2026 yılı Ocak-Mart dönemi raporuna göre, ihracat hacminde en güçlü ivmelenme şaşırtıcı pazarlarda gerçekleşti. Geleneksel pazarlar olan Suriye, Irak ve Sudan liderliğini korurken; Ukrayna %598, Cibuti ve Güney Kore ise %127’lik artış oranlarıyla dönemin parlayan yıldızları oldu. ​Başkan Veysel Memiş, Ukrayna pazarındaki 10,9 milyon dolarlık çıkışın bölgedeki tedarik zinciri değişimiyle doğrudan bağlantılı olduğunu belirterek, Türk ihracatçısının hızlı adaptasyon kabiliyetine dikkat çekti. ​Sektörün Lokomotifi: Pastacılık Ürünleri ​Yılın ilk üç ayında ürün grubu bazında en yüksek performans pastacılık ürünlerinden geldi. ​İhracat Payı: %21 ​İhracat Değeri: 84,5 Milyon Dolar ​Öne Çıkan Ürün: Tatlı bisküvi ve gofretler (25,2 Milyon Dolar) ​Veysel Memiş, katma değeri yüksek ve markalı ürünlerin küresel rekabette Türkiye’nin elini güçlendirdiğini ifade etti. ​Bakliyat ve Yağlı Tohumlarda Stratejik Dengelenme ​Bakliyat grubunda kırmızı mercimek 62,4 milyon dolar ile ana taşıyıcı konumunu sürdürürken, fasulye ihracatında yaşanan %209’luk artış ürün çeşitliliğinin başarısını kanıtladı. ​Yağlı tohumlar grubunda ise dikkat çekici bir veri paylaşıldı: Ayçiçeği tohumunda miktar bazında düşüş yaşanmasına rağmen, değer bazında %2’lik artış kaydedildi. Bu durum, birim fiyatların yükseldiğini ve ihracatın daha nitelikli hale geldiğini gösteriyor. Keten tohumu ise %1.423 gibi rekor bir artış oranıyla dikkat çekti. ​"Sektör Küçülmüyor, Yön Değiştiriyor" ​Küresel piyasalardaki fiyat oynaklığı ve bölgesel risklere değinen Başkan Memiş, şu değerlendirmede bulundu: ​"Geleneksel yüksek hacimli büyüme modeli yerini katma değerli ürünlere ve yeni pazar arayışlarına bırakıyor. Sektörümüz orta ve uzun vadede daha sürdürülebilir bir yapıya kavuşuyor. Cibuti gibi stratejik noktalar üzerinden Afrika’ya, Güney Kore gibi yüksek standartlı pazarlar üzerinden Asya’ya açılıyoruz."

Türkiye'nin Yaş Meyve Sebze İhracatında Rekor İlk Çeyrek: 1 Milyar Dolar Eşiği Aşıldı! Haber

Türkiye'nin Yaş Meyve Sebze İhracatında Rekor İlk Çeyrek: 1 Milyar Dolar Eşiği Aşıldı!

​Türk yaş meyve sebze sektörü, 2026 yılına hızlı bir giriş yaptı. Yılın ilk çeyreğinde ihracat, geçen yılın aynı dönemine göre %30 artarak 1 milyar 70 milyon dolara ulaştı. ​Türkiye, tarımsal üretim gücünü ihracat rakamlarına yansıtmaya devam ediyor. 2025 yılının ilk üç ayında 821 milyon dolar olan yaş meyve sebze ihracatı, 2026'nın aynı döneminde büyük bir ivme kazanarak 1 milyar 70 milyon dolar seviyesine çıktı. Meyve sebze mamulleri ile birlikte toplam ihracat ise 1 milyar 580 milyon doları buldu. ​İhracatın Yıldızı: Mandalina ve Domates ​2026 yılı ilk çeyrek verilerine göre, dış satımda en çok talep gören ürünlerin başında narenciye ve sebze grubu geldi. ​Mandalina: 333 milyon dolar ile ihracatın lideri oldu. ​Domates: 159 milyon dolarlık satışla ikinci sırayı aldı. ​Biber: 152 milyon dolar ile üçüncü sırada yer aldı. ​Listeyi 121 milyon dolarla limon ve 71 milyon dolarla nar takip ederken; portakal, greyfurt, kabak ve kornişon gibi ürünler de ihracat gelirlerine önemli katkı sağladı. Özellikle ilk 10 ürünün tamamında ihracat artışı yaşanması, sektörün başarısını perçinledi. ​Hedef: 2026 Sonunda 7 Milyar Doları Aşmak ​Ege İhracatçı Birlikleri (EİB) Koordinatör Başkan Yardımcısı ve Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Hayrettin Uçak, 2026 yılı hedeflerinin oldukça iddialı olduğunu belirtti. Uçak, 2025 yılında toplam 6,2 milyar dolarlık ihracat yapıldığını hatırlatarak şunları söyledi: ​"İlk çeyrekteki performansımız, 7 milyar dolarlık yıl sonu hedefimizi aşacak potansiyele sahip olduğumuzu gösteriyor. Bu yıl yağışların iyi olması rekolte beklentimizi artırdı. İklim koşulları bu şekilde devam ederse hedeflerimize rahatlıkla ulaşacağız." ​En Çok İhracat Yapılan Ülkeler Hangileri? ​Türkiye'nin yaş meyve sebze ürünlerine en yoğun talep yine geleneksel pazarlardan geldi. İhracat pazarlarında ilk üç sırayı şu ülkeler paylaştı: ​Rusya Federasyonu: 263 milyon dolar ​Irak: 127 milyon dolar ​Romanya: 122 milyon dolar ​Bu ülkeleri Almanya ve Ukrayna takip ederek Türk ürünlerinin Avrupa ve bölge coğrafyasındaki hakimiyetini tescilledi. ​Ege Bölgesi İhracat artışında Hız Kesmiyor ​Ege Bölgesi, Türkiye'nin toplam yaş meyve sebze ve mamulleri ihracatının %20'sini sırtlamaya devam ediyor. Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği, 2026’nın ilk çeyreğinde ihracatını %11 artırarak 68 milyon dolara çıkardı. ​Ege'nin ihracat listesinde ise domates, 28,5 milyon dolarlık pay ile zirvedeki yerini korurken; mandalina ve biber bölgenin en çok kazandıran diğer kalemleri oldu. Ege Bölgesi'nden yapılan ihracatta en önemli pazarlar ise Rusya, Polonya ve Ukrayna olarak sıralandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.