Hava Durumu

#Ulusal Strateji

Kırsal Haber - Ulusal Strateji haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ulusal Strateji haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bakan Yardımcısı Varank Moğolistan'da COP17 Kapsamında Panelde Konuştu Haber

Bakan Yardımcısı Varank Moğolistan'da COP17 Kapsamında Panelde Konuştu

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakan Yardımcısı Fatma Varank, "COP31'e ev sahipliği yapmaya hazırlanan bir ülke olarak, Rio Sözleşmeleri arasındaki sinerjiyi güçlendirmeyi, arazi restorasyonu, sürdürülebilir arazi yönetimi ve doğa temelli çözümleri küresel iklim gündeminin merkezine taşımayı hedefliyoruz." dedi. Varank, Moğolistan'da düzenlenen Birleşmiş Milletler Çölleşmeyle Mücadele Sözleşmesi'ne (UNCCD) Taraf Devletler Konferansı'nın 17'ncisi (COP17) kapsamında "ÇEM-COP31 Vizyonu: Hedeflerden Uygulamaya: Çölleşme ve Erozyonla Mücadelede Başarılar ve Yeni Ufuklar" temalı panelin açılışında konuştu. Fatma Varank, COP16 Çölleşme Konferansı'nda düzenlenen toplantıyı hatırlatarak, çölleşmeyle mücadele ulusal strateji ve eylem planını paylaştıklarını anımsattı. Türkiye'de çölleşme ve arazi tahribatıyla mücadele kapsamında 2024 ve 2030 yılları arasında uygulanacak strateji eksenlerini 6 başlık altında açıkladıklarını ve yapılması planlanan eylemleri de paylaştıklarını belirten Varank, "Ülke olarak gerçekleştirdiğimiz çalışmaların, uyguladığımız, ortaya koyduğumuz hedeflerin en yakın takipçisi olarak Ulusal Strateji ve Eylem Planımızı da raflarda bırakmayıp, oluşturduğumuz izleme, değerlendirme, raporlama sistemiyle her yıl kurumlarımızın sorumlulukları çerçevesinde ilerlemelerini ve raporlamalarını da takip ediyoruz. Böylelikle belirlenen hedeflere yönelik gelişmeleri ortaya koyarak çalışmalarımıza bu doğrultuda yön veriyoruz." ifadelerini kullandı. Varank, COP16'da alınan hedeflerin çoğunu hayata geçirmiş olmaktan duydukları memnuniyeti dile getirerek, "Ancak bizim için bu başarı bir varış noktası değil, daha güçlü adımlar atmak için yeni bir başlangıçtır. COP16'da paylaştığımız taahhütleri hayata geçirirken, aynı zamanda yeni ihtiyaçları öngören ve geleceğin risklerine hazırlık sağlayan birçok yeni çalışmayı da başlattık. Çünkü bugün biliyoruz ki arazi bozulumuyla mücadele yalnızca mevcut sorunlara çözüm üretmekte değil, gelecekte karşılaşacağımız riskleri de bugünden öngörerek gerekli tedbirleri almaktır." diye konuştu. Bilimsel veri altyapısını güçlendirmek amacıyla geliştirdikleri ulusal izleme sistemlerini her gün güncellediklerini aktaran Varank, dinamik erozyon modeli ve izleme sistemi ile ulusal dinamik rüzgar erozyonu modeli ve izleme sisteminin ulusal iklim projeksiyonlarıyla entegrasyonunu sağlayarak, sistemlerin dinamik ve risk esaslı güncellemelerini sürdürdüklerini söyledi. "3 RİO SÖZLEŞMESİ SİNERJİSİNİN KÜRESEL DÜZEYDE ARTTIRILMASINA KATKI SAĞLAMAYI HEDEFLİYORUZ" Fatma Varank, TÜBİTAK ile birlikte hazırladıkları yapay zeka destekli ulusal arazi örtüsü sınıflandırma ve izleme sisteminin tamamlandığını belirterek, şunları kaydetti: "Türkiye'nin birçok kurumu ile akademinin kullanımına açılan bu projemiz çok hızlı bir şekilde kabul gördü. Bu sayede sürdürülebilir arazi yönetimine yönelik karar alma süreçlerinde güçlü bir altyapıya da kavuşmuş olduk. Bir diğer taahhüdümüz, bilgi ve tecrübemizi uluslararası toplumla daha güçlü bir şekilde paylaşmaktı. Bu kapsamda çalışmaları sürdürülen ÇEM Akademi bugüne kadar 108 ülkeden ve 16 uluslararası kuruluştan 1267 uzmana eğitim verdi. Muhterem misafirler, bugün karşı karşıya olduğumuz küresel sorunlar bizlere bir gerçeği açıkça göstermektedir. Çölleşme, iklim değişikliği ve biyolojik çeşitlilik kaybı birbirinden bağımsız değil, birbirini doğrudan etkileyen ve ortak çözümler gerektiren krizlerdir. Bu anlayışla Türkiye, 3 Rio sözleşmesi arasındaki işbirliğini kurumsal düzeye taşıyan önemli bir adım atmıştır. 17 Haziran 2025'te Çölleşme ile Mücadele Sözleşmesi, İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi ve Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesi ulusal odak noktalarını temsil eden kurumlarımız arasında Rio Sinerjisi Protokolü imzalanmıştır. Bu protokol sayesinde ortak stratejiler geliştirilmesi, kapasite geliştirilmesi faaliyetleriyle birlikte yürütülmesi, veri ve bilgi paylaşımının güncellenmesi ve uluslararası süreçlerde daha etkin bir koordinasyon sağlanması için yeni bir işbirliği mekanizması oluşturulmuştur. Bu ulusal girişimi küresel bir eyleme dönüştürmek maksadıyla çıktığımız yolda, ülkemizde düzenlenen Antalya diyaloğunun ardından, Rio Sözleşmeleri arasındaki işbirliğini küresel ölçekte güçlendirmek amacıyla, COP31 Başkanlığımız kapsamında ülkeler arasında deneyim paylaşımını artırmayı ve 3 Rio Sözleşmesi sinerjisinin küresel düzeyde arttırılmasına katkı sağlamayı hedefliyoruz." Varank, 2015'te COP12'ye ev sahipliği yaparak arazi bozulumunun dengelenmesi yaklaşımının küresel gündeme taşınmasına katkı sunduklarını anımsattı. Fatma Varank, sözlerini şöyle tamamladı: "Bugün de COP 31'e ev sahipliği yapmaya hazırlanan bir ülke olarak, Rio Sözleşmeleri arasındaki sinerjiyi güçlendirmeyi, arazi restorasyonu, sürdürülebilir arazi yönetimi ve doğa temelli çözümleri küresel iklim gündeminin merkezine taşımayı hedefliyoruz. Çünkü artık biliyoruz ki iklim değişikliği, çölleşme ve biyolojik çeşitlilik kaybı birbirinden bağımsız krizler değil, ve bu üç küresel çevre problemi ancak bütüncül politikalar ve güçlü uluslararası işbirliğiyle çözüm üretilebilecektir."

Bolu'da Agroekoloji Dönemi Haber

Bolu'da Agroekoloji Dönemi

Tarım ve Orman Bakanlığı, FAO ve GEF iş birliğiyle Bolu’da yürütülen "Tarımsal Ekolojik Yönetim Sisteminin Güçlendirilmesi Projesi" kapanış töreniyle taçlandırıldı. Bolu’nun Seben ve Yeniçağa ilçelerinde agroekolojik üretimi merkeze alan proje, çiftçilere modern ve sürdürülebilir tarım kapılarını açtı. ​Tarım Reformu Genel Müdürlüğü öncülüğünde Aralık 2022’de başlatılan ve doğal kaynakların korunmasına dayalı üretim modellerini hedefleyen proje, 15 Haziran 2026 tarihinde Bolu’da düzenlenen kapanış programıyla sona erdi. Bölge tarımına yeni bir soluk getiren çalışma, çiftçilerden kooperatiflere kadar tüm paydaşları kapsayan bir başarı hikayesine dönüştü. ​Sürdürülebilir Tarımda 32 Pilot Uygulama ​Proje süresince Bolu genelinde agroekolojik üretim yöntemlerinin yaygınlaştırılması adına önemli adımlar atıldı: ​Pilot Uygulama: Seben ve Yeniçağa'da toplam 32 farklı demonstrasyon alanı oluşturuldu. ​Agroekolojik Üretim: Yaklaşık 22,3 hektarlık alanda münavebe sistemleri, doğrudan ekim, karışık ekim ve baklagil entegrasyonu gibi yenilikçi teknikler başarıyla uygulandı. ​Mera Islahı: 50 hektarlık mera alanında ıslah çalışmaları gerçekleştirilerek hayvancılığın temel girdisi olan otlaklar güçlendirildi. ​696 Çiftçiye Agroekoloji Eğitimi ​Uygulamalı Çiftçi Okulları (UÇO) aracılığıyla bölgedeki üreticilere teorik ve pratik eğitimler verildi. Toplam 696 üretici (252 kadın, 444 erkek/teknik personel) agroekoloji konusunda yetkinlik kazandı. Kadın kooperatiflerinin üretim süreçlerine aktif katılımı teşvik edilerek kırsal kalkınmada kadın emeğinin değeri artırıldı. ​Yerel Üretim ve Ekonomik Çeşitlilik ​Bolu’nun yerel değerlerini koruma ve geliştirme vizyonuyla hareket edilen projede şu sonuçlar elde edildi: ​Fidan ve Bahçe Desteği: 1.300 adet Kızık armudu fidanı dağıtılırken, 32 çilek bahçesi kurularak aile gelir kaynakları çeşitlendirildi. ​Makine ve Ekipman Desteği: Katı gübre dağıtma ekipmanları ve otomatik silaj paketleme sistemleri gibi modern makineler çiftçilerin hizmetine sunuldu. ​Coğrafi İşaret: İZA bulgurunun coğrafi işaret süreci desteklenerek yerel ürünlerin marka değeri güçlendirildi. ​Ulusal Strateji İçin "Bolu Modeli" ​Proje kapsamında kurulan Bolu Agroekoloji Platformu, yerel bilgi ve deneyimlerin paylaşılacağı kalıcı bir yapı haline getirildi. Projeden elde edilen veriler, hazırlıkları devam eden Ulusal Agroekoloji Stratejisi için de temel bir kaynak oluşturdu. ​Bakanlık yetkilileri, projenin sadece bugünü değil, Türkiye’nin tarımsal geleceğini şekillendirecek "sürdürülebilir üretim" vizyonuna önemli bir katkı sağladığını belirtti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.