Hava Durumu

#Uluslararası

Kırsal Haber - Uluslararası haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Uluslararası haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Uluslararası Manisa Mesir Macunu Festivali için Geri Sayım Başladı Haber

Uluslararası Manisa Mesir Macunu Festivali için Geri Sayım Başladı

Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, 486. Uluslararası Manisa Mesir Macunu Festivali’nin lansmanını gerçekleştirdi. Festivali bir adım ileriye taşıyarak, düzenleyeceklerini belirten Başkan Dutlulu, konserlerden gastronomiye, bilimsel panellerden dev kortejlere kadar şehri 21-26 Nisan tarihleri arasında bir karnaval alanına çevireceklerini söyledi. Osmanlı tıbbının dehası Merkez Efendi’nin, Hafsa Sultan’a şifa olan 41 çeşit baharatlı mucizesi, 486. kez halkla buluşuyor. UNESCO İnsanlığın Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi’nde yer alan Uluslararası Manisa Mesir Macunu Festivali’nin 2026 yılı programı, düzenlenen lansman toplantısıyla kamuoyuna duyuruldu. Festival programını kamuoyuyla paylaşan Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, bir hafta boyunca dopdolu bir festival yaşanacağını müjdeledi. Toplantıya Başkan Dutlulu’nun yanı sıra Şehzadeler Belediye Başkanı Hakan Şimşek, Yunusemre Belediye Başkanı Semih Balaban, MASKİ Genel Müdürü Ali Kılıç, Manisa Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Burak Deste, Genel Sekreter Yardımcısı Ulaş Aydın, Manisa’yı Mesir’i Tanıtma ve Turizm Derneği Başkanı Ufuk Tanık katıldı. “Üstüne katarak ilerleyeceğiz” Sözlerine vefa vurgusuyla başlayan Başkan Besim Dutlulu, “Çocukluğumuzun festivalidir bu. Yalnızca Türkiye’de değil, dünyada sayılı festivallerden bir tanesi. Hem biz ilçe belediyelerimiz dört koldan çalışıyoruz. Manisa’ya yakışan, Mesir’e yakışan bir festival olacak. Çok yönlü bir festival bu. Bu sene bunun üstüne katarak ilerleyeceğiz. Tüm Manisalıları, tüm ilçelerimizdeki halkımızı festivalimize bekliyoruz. Aylardır bu işe hazırlanıyoruz. Bu sene Mesir’i bir adım öteye taşıyacağız” dedi. Geleneksel Şifaya Bilimsel Dokunuş Mesir macununun 1522’den beri süregelen bir inanç ve 41 çeşit baharatla yoğrulan bir emanet olduğunu hatırlatan Başkan Dutlulu, bu yılki yenilikleri şu sözlerle aktardı: “Biz bu yıl geleneği bilimle buluşturuyoruz. Manisa Eczacı Odası iş birliğiyle ilk kez düzenleyeceğimiz Mesir Fitoterapi Günleri ve Hakkı İplikçi Parkı’ndaki Aromaterapi Panayırı ile bu kadim reçeteyi modern dünyanın standartlarına taşıyoruz. Hakkı İplikçi Parkı’nda 5 gün sürecek.” 10 Ton Mesir Saçılacak Toplantıda söz alan Manisa’yı Mesir’i Tanıtma ve Turizm Derneği Başkanı Ufuk Tanık, 10 ton mesir macununun saçılacağını müjdeleyerek festivalin geleneğe en yakın ve özüne uygun şekilde, tam bir bayram havasında geçeceğini vurgularken; Yunusemre Belediye Başkanı Semih Balaban, Besim Dutlulu’nun bayrağı en iyi şekilde devralarak dolu dolu bir festival için gerekli tüm çalışmaları titizlikle yürüttüğünü belirtti. Şehzadeler Belediye Başkanı Hakan Şimşek ise organizasyonun Manisa için hayırlı olmasını dileyerek emeği geçen tüm ekiplere teşekkürlerini sundu. Doğa, Spor ve Turnuvalar 18-19 Nisan tarihlerinde Spil Dağı’nda kamp ve trekking etkinlikleriyle başlayacak heyecan; profesyonel kaya tırmanışçısı Zorbey Aktuyun ve ileri sürüş eğitmeni Orkun Olgar’ın katılımıyla zirveye taşınacak. Saruhan Otel’de düzenlenecek Uluslararası Satranç Turnuvası, atıcılık ve briç kupalarıyla sporun her branşı festival coşkusuna ortak olacak. Bu yıl ikincisi düzenlenen Ulusal Manisa Mesir Fotoğrafçılar Maratonu ile Türkiye’nin dört bir yanından gelen fotoğraf sanatçıları, festivalin en özel karelerini yakalamak için yarışacak. Resmi Açılış ve Kültürel Duraklar Mesir Sanayi ve Ticaret Fuarı ile başlayacak programda, bu yıl ikincisi düzenlenen 2. Manisa Mesir Tiyatro Festivali kentin dört bir yanını dev bir sahneye çevirecek. Ege Bölgesi’nde ilk kez Manisa’da açılacak “Frida Kahlo’nun Günlükleri” sergisi ile sanatın kalbi Manisa’da atarken, 21 Nisan akşamı saat 20.30’daki “Hoş Geldin Mesir” Korteji ile coşku sokaklara taşacak. Bilimsel Temel ve Aromaterapi Panayırı Manisa Eczacı Odası iş birliğiyle 24-25 Nisan tarihlerinde düzenlenecek Mesir Fitoterapi Günleri, tüm bilim insanlarını Manisa’da buluşturacak. Hakkı İplikçi Parkı’nda kurulacak Aromaterapi Panayırı’nda ise “41 Derde Deva, 41 Çiçek” mottosuyla Ürün Takip Sistemi (ÜTS) kayıtlı ürünler ve interaktif atölyeler halkla buluşacak. Yıldızlar Geçidi ve Dev Organizasyon 21 Nisan’da Duman konseriyle başlayacak festivalde; Kibariye, Simge ve Zeynep Bastık gibi dev isimler sahne alacak. 23 Nisan coşkusunun Ezo Sunal Çocuk Konseri ve palyaço gösterileriyle kutlanacağı programda, 13 ülkeden gelen halk dansçıları Cumhuriyet Meydanı’nda görsel bir şölen sunacak. Gastronomi Arenası ve Mutfak Şovları Ulupark’ta kurulacak Gastronomi Arenası; Danilo Zanna, Erkan Can, Güven Kıraç ve Taylan Kümeli gibi ünlü isimlerin söyleşilerine ev sahipliği yapacak. Dokuz farklı ülkeden canlı tadım etkinliklerinin ve “Mesir İnovatif Lezzetler” yarışmalarının yapılacağı mutfak etkinlikleri, Manisa’nın lezzet vizyonunu dünyaya tanıtacak. Söyleşiler ve Görkemli Hatıralar “Toprağın Belleği” arkeoloji söyleşisinden Turizm Vizyonu paneline, Cahit Berkay’ın konuk olacağı Niobe Sanat/Edebiyat Söyleşileri’ne kadar pek çok kültürel durak kurulacak. 25 Nisan Cumartesi günü Serhan Asker’in sunduğu “Görkemli Hatıralar” programı, Manisa’dan canlı yayınlanacak. Büyük Final ve Geleneksel Saçım 15 kadın işçinin elleriyle ve dualarla hazırladığı 10 ton mesir macunu, 26 Nisan Pazar günü Sultan Camii’nin kubbelerinden halka saçılacak. Yeni Han’da düzenlenecek Uluslararası Mesir Defilesi ile taçlanacak bu tarihi an, 486 yıllık geleneği bir kez daha ölümsüzleştirecek.

2027 Arıcılık Olimpiyatları Türkiye’de! Haber

2027 Arıcılık Olimpiyatları Türkiye’de!

Türkiye, dünya arıcılık arenasındaki gücünü "Arıcılık Olimpiyatları" ile taçlandırıyor. 2027 Uluslararası Genç Arıcılar Buluşması (IMYB), 48 ülkenin katılımıyla Düzce’de gerçekleştirilecek. ​Türkiye, arıcılık sektöründeki küresel liderliğini dev bir organizasyonla pekiştirmeye hazırlanıyor. Dünya genelinde arılı kovan sayısı ve bal üretiminde ikinci sırada yer alan Türkiye, 2017 ve 2022’deki Apimondia başarılarının ardından, şimdi de 2027 Uluslararası Genç Arıcılar Buluşması’na (IMYB) ev sahipliği yapacak. ​Düzce, Dünya Arıcılığının Merkezi Oluyor ​European Beekeeping Association çatısı altında düzenlenen ve "Arıcılık Olimpiyatları" olarak bilinen IMYB, 2027 yılında 15. kez kapılarını açacak. Organizasyonun Türkiye ayağı için hazırlıklar şimdiden başladı. EBA-IMYB Başkanı Jiri Píža ve beraberindeki heyet, 23-25 Mart 2026 tarihlerinde Düzce’de teknik incelemelerde bulunarak kentin altyapı, lojistik ve konaklama kapasitesini onayladı. ​Geniş Katılımlı Koordinasyon Toplantısı ​Düzce Valiliği, Düzce Üniversitesi (DAGEM), Tarım ve Orman Bakanlığı ile Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği (TAB) temsilcilerinin katıldığı toplantılarda, organizasyonun detayları masaya yatırıldı. Toplantıya Düzce Vali Yardımcısı Ömer Sağlam, Prof. Dr. Nedim Sözbir ve TAB Denetim Kurulu Üyesi İsmail Ünalan gibi isimler öncülük etti. ​"Türkiye’nin Vizyonunu Dünyaya Göstereceğiz" ​TAB Denetim Kurulu Üyesi İsmail Ünalan, organizasyonun stratejik önemini şu sözlerle vurguladı: ​"Bu sadece bir yarışma değil, Türkiye’nin arıcılık birikimini dünyaya göstereceği bir platformdur. 48 ülkeden gelecek gençler, sektörün geleceği için umut ışığı olacak. Amacımız, ülkemizin dünya liderleri arasındaki yerini sağlamlaştırmaktır." ​Bilimsel Destek ve Gençlik Diplomasisi ​2025 yılında IMYB Bilim Komisyonu’na seçilen DAGEM Müdürü Prof. Dr. Meral Kekeçoğlu ise adaylık dosyasının gücüne dikkat çekerek, "Gençleri arıcılığa kazandırmak ve uluslararası bilgi paylaşımını artırmak temel hedefimiz" dedi. ​IMYB Nedir? Organizasyon Geçmişi ​2010 yılında Çekya’da başlayan IMYB; Almanya, İngiltere, Fransa ve Slovenya gibi ülkelerin ardından en son Dubai ve Kuzey İrlanda duraklarından geçerek 2027'de ilk kez Türkiye’ye gelecek. ​

Hürmüz Boğazı’ndaki Gerilim Üretim Zincirini Tehdit Ediyor Haber

Hürmüz Boğazı’ndaki Gerilim Üretim Zincirini Tehdit Ediyor

Kayseri Ticaret Odası (KTO) Mart ayı olağan meclis toplantısında konuşan Başkan Ömer Gülsoy, küresel risklerin ve artan maliyetlerin gölgesinde iş dünyasının büyük bir sınav verdiğini belirterek; “Finansman maliyetleri makul seviyeye çekilmeli, ihracatçımız döviz kuru karşısında ezilmemelidir. Sanayicimizin üretim azmi kırılmamalıdır” dedi. Kayseri Ticaret Odası (KTO) Mart Ayı olağan meclis toplantısı M.Rifat Hisarcıklıoğlu Toplantı Salonunda gerçekleştirildi. Meclis Başkanı Cengiz Hakan Arslan başkanlığında gerçekleştirilen Mart ayı olağan meclis toplantısına; KTO Başkanı Ömer Gülsoy, KTO Yönetim Kurulu Üyeleri, meclis ve komite üyeleri, Meclis Başkanlık Divan üyeleri ile Basın mensupları katıldı. Saygı duruşundu bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından toplantıda Şubat ayında gerçekleştirilen faaliyetler ele alındı. Görüşülen gündem maddeleri oy birliği kabul edildi. Hürmüz Boğazı’ndaki Gerilim Üretim Zincirini Tehdit Ediyor Gündeme dair ekonomik değerlendirmelerde bulunan Başkan Ömer Gülsoy, bölgedeki jeopolitik risklerin doğrudan Türkiye ekonomisine yansıdığına dikkat çekti. Gülsoy, özellikle enerji fiyatlarındaki tırmanışın altını çizerek şu ifadeleri kullandı: Dünya ve bölgemiz maalesef çok ağır bir imtihandan geçiyor. Hemen yanı başımızda, Ortadoğu’yu adeta bir ateş çemberine alan ABD-İsrail ve İran arasındaki çatışmaları sürüyor. Bizler geçmişte Irak-İran savaşını, bölgedeki siyasi istikrarsızlıkları ve Suriye’deki iç savaşın acı etkilerini bizzat tecrübe etmiş bir iş dünyasıyız. Ancak bugün karşımızdaki tablo, tüm dünyayı etkisi altına alan çok daha büyük bir risk barındırıyor. Savaşın coğrafi yakınlığı sebebiyle en büyük zorluğu kuşkusuz bizler yaşıyoruz. Özellikle Hürmüz Boğazı’ndaki gerilimle birlikte petrol ve gaz fiyatlarında yaşanan olağanüstü artışlar, hepimizin malumu. Navlun ve sigorta maliyetleri katlanırken, enerji fiyatlarındaki bu tırmanış lojistikten ham maddeye kadar tüm üretim zincirimizi doğrudan etkiliyor” diye konuştu. “İşletmelerimiz İçin ‘Dikkatli Planlama’ Ve ‘Güçlü Mali Yapı’ Şart!” Enerji fiyatlarındaki maliyet baskısının sürdürülebilirliğinin zorlaştığına dikkat çeken Başkan Gülsoy, “Bu süreçte; artan maliyetler, enflasyon ve finansmana erişim konuları iş dünyamızın temel gündemleri arasında yer almaya devam ediyor. Özellikle enerji, hammadde ve girdi maliyetlerindeki bu önlenemez artış, üretim süreçlerimiz üzerinde doğrudan büyük bir baskı oluşturmaktadır. Şunu açıkça ifade etmeliyim ki; içinden geçtiğimiz bu kritik süreç, biz işletmeler açısından çok daha dikkatli bir planlama ve her zamankinden daha güçlü bir mali yapı gerektirmektedir. Kayseri; Orta Anadolu’nun üretim üssü, ihracatın kalesidir. Bizler en zor şartlarda dahi üretmeyi, istihdam sağlamayı kendimize şiar edindik. Ancak bugün gelinen noktada, sanayicimizin omuzlarındaki yükün artık sürdürülebilir sınırları zorladığını da görüyoruz. Savaşın gölgesinde kalan pazarlarımızda ihracat aksamaları ve ciddi navlun artışları yaşıyoruz. Sanayicimiz ve tüccarımız, girdi maliyetlerindeki devasa artışlara ve finansmana erişimdeki zorluklara rağmen; üretim çarklarını döndürmek, istihdamı korumak için tabiri caizse ''ateşten gömlek'' giyerek mücadelesini sürdürüyor.” İfadelerini kullandı. “Bizim İçin ''Bekle-Gör'' Dönemi Bitmiştir; Artık ''Üret Ve Diren'' Dönemindeyiz!” Enflasyon ve finansmana erişim sorunlarına dikkat çeken Başkan Gülsoy, reel sektörün önündeki en büyük engelin yüksek finansman maliyetleri ve daralan kredi muslukları olduğunu belirtti. Enflasyon ile döviz kuru arasındaki dengesizliğin ihracatçının rekabet gücünü zayıflattığını vurgulayan Gülsoy, “Üretim çarklarının dönmesi için finansmana erişim kolaylaşmalı, girdi maliyetleri makul seviyelere çekilmelidir. Enflasyonla mücadeleyi sonuna kadar destekliyoruz ancak bu süreçte sanayicinin, tüccarın üretim azmi kırılmamalıdır. Bizim için ''bekle-gör'' dönemi bitmiştir; artık ''üret ve diren'' dönemindeyiz. Ülkemizin ve devletimizin gücüne sonuna kadar inanıyoruz. Ancak iş dünyası olarak beklentimiz nettir: Finansman maliyetleri makul seviyelere çekilmeli, enflasyon ve döviz kuru arasındaki makas, ihracatçımızı daha fazla ezmeyecek şekilde dengelenmelidir. Maliyet baskısını hafifletecek ve öngörülebilirliği artıracak adımların atılması en büyük beklentimizdir.” “Biz Şehirlerle Değil, Ülkelerle Mücadele Ettik” Gülsoy, Kayseri Pastırması’nın Avrupa Birliği (AB) Coğrafi İşaret Tescili almasıyla ilgili tarihi süreci meclis üyeleriyle paylaştı. Salonda büyük bir memnuniyetle karşılanan bu gelişmeyi ''Kayseri’nin uluslararası arenadaki mührü'' olarak nitelendiren Gülsoy; bu başarının sadece bir başvuru sonucu değil, adeta bir ''diplomasi mücadelesi'' neticesinde kazanıldığını vurgulayarak meclis üyelerini bilgilendirdi. Kayseri Pastırması’nın AB tescil sürecinin perde arkasındaki hukuk mücadelesine değinen Başkan Gülsoy, bu başarının tesadüf olmadığını vurgulayarak şunları söyledi: “Avrupa Birliği’nden tescil alan 46 ürünümüz içerisinde, hakkında itiraz davası açılan ilk ve tek ürün Kayseri Pastırması olmuştur. Yürüttüğümüz 2 yıllık hukuk ve diplomasi müzakereleri neticesinde tüm dünyaya bir kez daha kanıtladık: Biz bu süreçte şehirlerle değil, ülkelerle mücadele ettik ve kazandık. Artık taklitlerin önüne geçilecek, ''Kayseri üretirse en kalitesini üretir'' imajı tüm dünyada tescillenmiş olacaktır. Bu sadece bir kağıt parçası değil; tüccarımızın alın terinin uluslararası arenada mühürlenmesidir.” “Sırada Sucuk Ve Mantı Var” Kayseri’nin gastronomi değerlerini dünya vitrinine taşımaya kararlı olduklarını ifade eden Gülsoy, yeni müjdeler de verdi: “Kayseri Pastırması şehrimizin AB nezdindeki ilk ürünü oldu ancak son olmayacak. Sırada Kayseri Sucuğumuz ve Kayseri Mantımız var. Onların da AB tescil süreçlerini aynı kararlılıkla takip ediyoruz. Hedefimiz; Kayseri’nin tüm gastronomi değerlerini dünya vitrinine taşımak ve ihracat menzilimizi bu tescilli güçle genişletmektir.Bu başarı, moralimizi yüksek tutmamız için büyük bir vesiledir. Şehrimizin markalarına sahip çıkmaya, onları dünya vitrinine taşımaya kararlılıkla devam edeceğiz.Bu gurur hepimizin! Şehrimize ve tüm üyelerimize bir kez daha hayırlı, uğurlu olmasını diliyorum. “Kayseri Purov Mantısı Ve Kayseri Pöç Kebabı Tescillendi” Meclis toplantısında Avrupa Birliği tescilinin yanı sıra ulusal çaptaki yeni kazanımları da açıklayan Başkan Ömer Gülsoy, iki ürün için daha müjde verdi: “Kayseri Pastırması’nın AB tescili ile yaşadığımız gurura ek olarak, ulusal düzeyde de önemli bir mesafe katettik. Daha önce başvurularını gerçekleştirdiğimiz ‘Kayseri Purov Mantısı’ ve ‘Kayseri Pöç Kebabı’ için de Coğrafi İşaret Belgesi almaya hak kazandığımızı buradan ilk kez paylaşmak istiyorum. Bu yeni tescillerle birlikte Kayseri Ticaret Odası olarak koruma altına aldığımız coğrafi işaretli ürün sayımız 17’ye yükselmiştir. Şehrimize, esnafımıza ve tüm üyelerimize hayırlı, uğurlu olsun.” Başkan Gülsoy’dan Duayen Gazeteci Oktay Ensari’ye Vefa Meclis toplantısının sonunda bir vefa borcunu yerine getirmek istediğini belirten Başkan Ömer Gülsoy, geçtiğimiz yıl hayatını kaybeden Kayseri basınının duayen ismi Oktay Ensari’yi vefatının birinci yıl dönümünde rahmetle andı. Başkan Gülsoy, “Bugün burada bir vefa borcumuzu da yerine getirmek istiyorum. Geçtiğimiz yıl hakka uğurladığımız, Kayserimizin duayen gazetecilerinden, şehrimizin sesini her platformda duyuran kıymetli dostumuz Oktay Ensari’yi vefatının sene-i devriyesinde bir kez daha rahmetle anıyorum. Başta kederli ailesi olmak üzere, tüm yakınlarına ve Kayseri basın camiamıza bir kez daha başsağlığı diliyorum. Ruhu şad, mekanı cennet olsun inşallah.” dedi.

Şifa, Gelenek ve Coşku: Mesir Festivali Başladı Haber

Şifa, Gelenek ve Coşku: Mesir Festivali Başladı

Bu yıl 486’ncısı düzenlenecek olan Uluslararası Manisa Mesir Macunu Festivali, Nevruz Bayramı ve Mesir Macunu Karma Töreni ile başladı. Baharın müjdecisi Nevruz’un simgelerinin canlandırıldığı programda, geleneksel kortej yürüyüşü gerçekleştirildi, 41 çeşit baharatın karılmasıyla mesir macunu hazırlandı. UNESCO’nun Dünya Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi’nde yer alan festival kapsamında tonlarca mesir macunu 26 Nisan Pazar günü Sultan Camii’nin minare ve kubbelerinden halka saçılacak. Manisa’nın asırlardır süregelen köklü geleneği Uluslararası Manisa Mesir Macunu Festivali, 486’ncı kez başladı. UNESCO’nun Dünya Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi’nde yer alan festival öncesinde Nevruz Bayramı kutlama programı, kortej yürüyüşü ve Mesir Macunu Karma Töreni gerçekleştirildi. Programa Manisa Valisi Vahdettin Özkan, CHP Manisa Milletvekilleri Ahmet Vehbi Bakırlıoğlu ve Bekir Başevirgen, Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral İlhan Şen, Yunusemre Belediye Başkanı Semih Balaban, İl Kültür ve Turizm Müdürü İbrahim Sudak, Manisa’yı Mesir’i Tanıtma ve Turizm Derneği Başkanı Ufuk Tanık, siyasi partilerin ve sivil toplum örgütlerinin temsilcileri katıldı. Tören, Uluslararası Manisa Mesir Macunu Festivali çelenginin Milli Egemenlik ve Atatürk Anıtına sunulmasıyla başladı. “Güzel Başlangıçlara Vesile Olsun” Programda konuşan İl Kültür ve Turizm Müdürü İbrahim Sudak, “Yüzyıllardır kutlanan Nevruz, Manisa’mızda Mesir Festivali ile birleşen bir şifa geleneğidir. Bu özel günün herkes için güzel başlangıçlara vesile olmasını diliyorum” dedi. “Kardeşlik Simgesidir” Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu ise Nevruz’un sadece bir mevsim değişimi değil, kardeşlik simgesi olduğunu belirterek; “Şehrimizi tarihine yakışır şekilde huzur ve bereket içerisinde yarınlara taşımak önceliğimizdir. Bayramların hatırlattığı dayanışma ruhu, bu yoldaki en büyük rehberimizdir” ifadelerini kullandı. Nevruz’un Gelenekleri Yaşatıldı Şiirlerin okunduğu, halk oyunları gösterilerinin yapıldığı programda protokol üyeleri Nevruz’un simgesi olan renkli yumurtaları tokuşturarak geleneksel ritüeli yaşattı. Ardından örste demir dövülüp Nevruz ateşi üzerinden atlanırken, etkinlik sonunda vatandaşlara fidan dağıtımı gerçekleştirildi. Şifahaneye Uzanan Geleneksel Yürüyüş Festivalin en önemli ritüellerinden biri olan Geleneksel Mesir Karma Töreni öncesinde görkemli bir kortej yürüyüşü düzenlendi. Mesir macunuyla şifa bulan Hafsa Sultan ve macunu hazırlayan Merkez Efendi’yi temsil eden oyuncular eşliğinde, protokol üyeleri ve vatandaşlar Sultan Camii Külliyesi içindeki Şifahane’ye kadar yürüdü. Mesir ilahisinin okunmasıyla başlayan karma töreninde konuşan Manisa’yı Mesir’i Tanıtma ve Turizm Derneği Başkanı Ufuk Tanık, “21-26 Nisan tarihleri arasında dolu dolu bir festival haftası yaşayacağız. Biz sadece macun değil; şifa, sevgi ve kardeşlik saçıyoruz” dedi. “Dolu Dolu Etkinliklerle Yaşamayı Hedefliyoruz” Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu ise, “486 yıl önce Merkez Efendi’nin, Hafsa Sultan’ın şifa bulması için hazırladığı bu şifalı macun, bugün sadece bir geleneği değil; hoşgörüyü, dayanışmayı ve bir arada yaşama kültürünü temsil ediyor. Bizler, bu kadim mirası sadece korumakla kalmıyor, aynı zamanda daha ileriye, dünya sahnesine taşımak için çalışıyoruz. Bu vizyonla 21-26 Nisan tarihleri arasında gerçekleştireceğimiz 486. Uluslararası Manisa Mesir Macunu Festivali’ni, tıpkı geçmişin izinde olduğu gibi, büyük bir coşkuyla ve dolu dolu etkinliklerle yaşamayı hedefliyoruz. Ben bu şehre, bu şehrin insanına, bu şehrin tarihine ve potansiyeline inanan bir kardeşiniz olarak karşınızdayım. Görevi devraldığımız ilk andan itibaren hedefimiz çok net: Manisa’mızı sadece geçmişiyle anılan bir şehir değil; yaşayan, üreten ve kültürünü dünyaya daha gür bir sesle duyuran bir merkez haline getirmek” dedi. “Kadim Şifa Geleneğimizi Bilimsel Bir Temelle Taçlandırıyoruz” Uluslararası Manisa Mesir Macunu Festivali’ni ‘yenilikçi ve kapsayıcı’ bir anlayışla geleceğe taşıyacaklarını aktaran Başkan Dutlulu, “Bu yıl bir ilki gerçekleştirmenin de haklı gururunu yaşıyoruz. Kadim şifa geleneğimizi bilimsel bir temelle taçlandırıyor; Manisa Eczacı Odası iş birliğiyle festivalimiz kapsamında ‘Ulusal Fitoterapi Kongresi’ni düzenliyoruz. 41 çeşit baharatın gizemini, modern tıbbın imkanları ve değerli bilim insanlarımızın katkılarıyla yeniden ele alacağız. Böylelikle Mesir’in şifasını sadece meydanlarda saçmakla kalmayacak, akademik dünyada da hak ettiği noktaya hep birlikte taşıyacağız. Nisan ayının sonuna doğru başlayacak festival haftası boyunca; konserlerden gastronomi etkinliklerine, halk oyunlarından sergilere kadar şehrimizin dört bir yanını bayram yerine çevireceğiz. Manisa’mızın kültürel zenginliğini yerli ve yabancı tüm misafirlerimize en güzel şekilde göstereceğiz” dedi. Manisa Valisi Vahdettin Özkan da Mesir’in dünyanın en kadim festivallerinden biri olduğunu belirterek, bu mirası sürdürülebilir kılan belediyelere ve derneğe teşekkür etti. Mesir Macunu 486’ncı Kez Karıldı Konuşmaların ardından temsili mesir macunu karımı gerçekleştirildi. Mesir macunu içerisinde yer alan 41 çeşit baharat dualar eşliğinde kazana döküldü. 486’ncı Uluslararası Manisa Mesir Macunu Festivali kapsamında, hazırlanacak olan tonlarca mesir macunu, 26 Nisan Pazar günü Sultan Camii’nin minare ve kubbelerinden halka saçılacak. Ülkemizin kültürel mirasını yaşatmaya devam eden festival, bu yıl da on binlerce kişiyi bir araya getirecek.

Başkan Akın Balıkesir’i Avrupa Termal Kentler Ağına Taşıdı Haber

Başkan Akın Balıkesir’i Avrupa Termal Kentler Ağına Taşıdı

Balıkesir Büyükşehir Belediyesi, Avrupa Tarihi Termal Kentler Birliği’ne (EHTTA) kabul edilerek, Türkiye’nin ilk üye Büyükşehir Belediyesi oldu. Termal turizm başta olmak üzere turizm faaliyetlerini uluslararası düzeyde güçlendirmek için önemli bir adım atan Büyükşehir Belediyesi, ekonomik kalkınma hedeflerini uluslararası boyuta taşıdı. Zengin coğrafyası, kültürel mirası ve termal kaynaklarıyla öne çıkan Balıkesir’i ulusal ve uluslararası düzeyde geleceğe taşımak için önemli çalışmalara imza atan Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın’ın girişimleriyle Balıkesir Büyükşehir Belediyesi, Avrupa Tarihi Termal Kentler Birliği’ne üye oldu. Avrupa’daki tarihi termal kaplıca kentlerini ve bölgelerini temsil eden birliğe üye olan Balıkesir Büyükşehir Belediyesi, Avrupa Tarihi Termal Kentleri Rotası’nda yer alacak. Bununla birlikte dijital ve fiziksel iletişim kanalları aracılığıyla şehrin görünürlüğü güçlenirken, termal turizm başta olmak üzere turizm hareketliliğinde artış sağlanarak yerel ekonomik gelişime katkı sunulması hedefleniyor. BALIKESİR’İN TERMAL TURİZMİ ULUSLARARASI DÜZEYDE GÜÇLENİYOR Balıkesir Büyükşehir Belediyesi, şehrin termal turizmini uluslararası düzeyde güçlendirmek, Avrupa kurumlarıyla yakın iş birliğinde olmak için Avrupa Tarihi Termal Kentler Birliği’ne üyelik başvurusunda bulundu. Avrupa kurumlarıyla yakın iş birliği içinde ve Avrupa programlarının desteğiyle spa sektöründe araştırma, analiz, çalışma ve istatistikleri teşvik etmek, tanıtmak ve geliştirmek, mimari ve sanatsal spa mirasını geliştirmek ve korumak amaçlarıyla üyelik başvurusu yapan Balıkesir Büyükşehir Belediyesi detaylı değerlendirme sonucunda birliğe kabul edilen Türkiye’nin ilk üye Büyükşehir Belediyesi oldu. TURİZM HAREKETLİLİĞİNDE ARTIŞ SAĞLANMASI HEDEFLENİYOR Balıkesir Büyükşehir Belediyesi söz konusu üyelikle birlikte çeşitli kamu ve özel sektör paydaşlarıyla uluslararası ölçekte iş birliği geliştirme imkânına kavuşacak. Avrupa Birliği kurumlarıyla gerçekleşecek temaslar sayesinde girişim ve proje teşviklerine erişim fırsatları da artacak. Ayrıca şehrin görünürlüğü güçlenirken uluslararası tanıtım faaliyetleri de ivme kazanacak. Bu sürecin, termal turizm başta olmak üzere turizm hareketliliğinde artış sağlayarak yerel ekonomik gelişime katkı sunması hedefleniyor. Balıkesir Büyükşehir Belediyesi, bu üyelikle birlikte sürdürülebilir turizm, kültürel mirasın korunması ve uluslararası iş birliği alanlarında çalışmalarını kararlılıkla sürdürmeye devam edecek.

Gastronomi Alanında İş Birliği Protokolü İmzalandı Haber

Gastronomi Alanında İş Birliği Protokolü İmzalandı

Afyonkarahisar Belediyesi; Afyon Kocatepe Üniversitesi ve Afyonkarahisar Profesyonel Aşçılar Derneği ile gerçekleştirecek ortak çalışmalar kapsamında; 8. Uluslararası GastroAfyon Turizm ve Lezzet Festivali, Uluslararası Afyonkarahisar Aşçılık Kampı ve Afyonkarahisar Uluslararası Gastronomi Çalıştayı’nı birlikte hayata geçirecek. Afyonkarahisar Belediye Başkanı Burcu Köksal’ın ev sahipliğinde; Afyon Kocatepe Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Karakaş, Turizm Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Elbeyi Pelit, Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölüm Başkanı Prof. Dr. Mustafa Sandıkcı ve Profesyonel Aşçılar Derneği Başkanı Hamza Kalkan’ın katılımı ile şehrin gastronomi alanındaki ulusal ve uluslararası marka değerini güçlendirecek önemli bir iş birliği protokolü imzalandı. ŞEHRİMİZİ DAHA GÜÇLÜ ŞEKİLDE TANITACAĞIZ İmzalanan protokol ile şehrin UNESCO Yaratıcı Şehirler Ağı Gastronomi Şehri unvanı doğrultusunda; gastronomi turizminin geliştirilmesi, yerel mutfak kültürünün ulusal ve uluslararası platformlarda daha güçlü şekilde tanıtılması ve akademi-kamu-sivil toplum iş birliğinin kalıcı hale getirilmesi hedefleniyor. 2026 YILI BOYUNCA KAPSAMLI ETKİNLİKLER GERÇEKLEŞTİRİLECEK İmzalanan protokol kapsamında; gastronomi alanında ulusal ve uluslararası katılımlı festival organizasyonu gerçekleştirilecek, akademik içerikli gastronomi çalıştayı düzenlenecek, uygulamalı eğitimlerin yer aldığı uluslararası aşçılık kampı hayata geçirilecek, yerel lezzetlerin tanıtımını güçlendirerek gastronomi turizmi sürdürülebilir şekilde geliştirilecek. 2026 yılı boyunca gerçekleştirilecek bu etkinliklerle Afyonkarahisar'ın gastronomi potansiyelinin daha geniş kitlelere ulaştırılması, şehrin kültürel ve ekonomik gelişimine güçlü katkı sunulması hedefleniyor.

Muğla 9'uncu Arıcılık ve Çam Balı Kongresi’ne Hazırlanıyor Haber

Muğla 9'uncu Arıcılık ve Çam Balı Kongresi’ne Hazırlanıyor

Dünya çam balı üretiminin merkezi konumundaki Muğla, 9. Uluslararası Muğla Arıcılık ve Çam Balı Kongresi için hazırlıklara başladı. 19–22 Kasım 2026 tarihleri arasında Marmaris Grand Yazıcı Club Turban Termal Otel’de gerçekleştirilecek kongre, üreticilerden akademisyenlere, kamu temsilcilerinden uluslararası arıcılık kuruluşlarına kadar geniş bir katılıma ev sahipliği yapacak. Muğla Arı Yetiştiricileri Birliği Başkanı Yılmaz Kaya, MAYBİR Onursal Başkanı ve Kongre Başkanı Ziya Şahin ile Kongre Bilim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Mustafa Avcı düzenledikleri basın toplantısında kongrenin kapsamı ve hedeflerine ilişkin açıklamalarda bulundu. MAYBİR Başkanı Yılmaz Kaya, kongrenin yalnızca bilimsel bir toplantı olmadığını belirterek, organizasyonun sektör açısından stratejik bir rol üstlendiğini vurguladı. Türkiye’nin dünya çam balı üretiminin yaklaşık yüzde 90’ını gerçekleştirdiğini hatırlatan Kaya, bu üretimin yüzde 65–70’lik bölümünün Muğla tarafından karşılandığını ifade etti. Kaya, kongrenin; Muğla Büyükşehir Belediyesi, Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi, Güney Ege Kalkınma Ajansı ve Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği iş birliğiyle; Tarım ve Orman Bakanlığı, Muğla Valiliği ve Apimondia desteğiyle gerçekleştirileceğini açıkladı. Kongrede arı sağlığı, sürdürülebilir üretim, iklim değişikliği, kalite, markalaşma ve mevzuat gibi başlıkların ele alınacağını belirten Kaya, “Üretici Konuşuyor” ve “Sektör Konuşuyor” panelleriyle sahadaki deneyimlerin doğrudan paylaşılacağını, ayrıca ormancılık çalıştayıyla çam balı üretiminin ekosistem temelli sürdürülebilirliğinin değerlendirileceğini söyledi. MAYBİR Onursal Başkanı ve Kongre Başkanı Ziya Şahin ise Muğla’nın Türkiye arıcılık varlığının önemli bir bölümünü barındırdığını belirterek, dünya çam balı üretiminde Türkiye’nin yüzde 92 paya sahip olduğunu, bunun yaklaşık yüzde 70’inin Muğla’da üretildiğini belirterek, çam balının uluslararası standartlara kavuştuğunu ve kodekste yer aldığını ve yakın süreçte uluslararası coğrafi işaret sürecinin de tamamlanmasının beklendiğini ifade etti. Şahin, 2008 yılından bu yana düzenlenen uluslararası kongrelerin çam balının dünya pazarında marka haline gelmesine önemli katkı sağladığını belirterek, “Türkiye arıcılığının çözüm bekleyen tüm sorunlarının tartışıldığı bir kongre konsepti oluşturduk. Bu organizasyonlar sayesinde sektörün ihtiyaçlarını doğrudan ilgili kurumlara aktarma imkânı bulduk” dedi. Arı kayıt sistemi, desteklemeler ve yerli arı ıslahı gibi konuların kongrelerde gündeme taşındığını ifade eden Şahin, Apimondia yönetiminin bu yıl 14 kişilik üst düzey heyetle katılım sağlayacağını belirterek organizasyonun uluslararası niteliğinin daha da güçleneceğini söyledi. Kongre Bilim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Mustafa Avcı'da Türkiye’nin yıllık yaklaşık 100 bin tonluk bal üretimiyle dünyada ikinci sırada yer aldığını belirterek, arıcılığın kırsal kalkınmaya önemli katkı sağladığını vurguladı. Muğla’nın özellikle çam balında dünya lideri konumda bulunduğunu ifade eden Avcı, Uluslararası Muğla Arıcılık ve Çam Balı Kongresi’nin içerik ve katılımcı sayısı bakımından dünya ölçeğinde saygın bir organizasyon haline geldiğini söyledi. Önceki kongrelerde 1.500 ila 2.500 arasında katılımcının yer aldığını belirten Avcı, bu yılki organizasyonda dünya arıcılığına ilişkin konuların daha geniş kapsamda ele alınacağını dile getirdi. Akademik sunumlar, teknik oturumlar, çalıştaylar ve sektör stantlarıyla dört gün sürecek kongrenin; arıcılar, akademisyenler, kamu kurumları ve özel sektör temsilcilerini bir araya getirmesi bekleniyor. Organizasyon kapsamında Türkiye Arıcılık Ödülleri ve çeşitli yarışmalar da düzenlenecek. 9.Uluslararası Muğla Arıcılık ve Çam Balı Kongresi’nin, Muğla’nın küresel arıcılık vizyonunu bir kez daha dünya gündemine taşıması hedefleniyor.

Türkiye’nin Tarım Vizyonuna Değer Katan Bir Güç Haline Geldik Haber

Türkiye’nin Tarım Vizyonuna Değer Katan Bir Güç Haline Geldik

Bursa Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı, 2013 yılından bu yana geçen 13 yıllık görev süresini değerlendirdi. Borsa’nın üye sayısından işlem hacmine kadar her alanda devasa bir büyüme kaydettiğini belirten Başkan Matlı, Bursa Ticaret Borsası’nın artık sadece bir tescil kurumu değil; kentin ekonomisine yön veren, sosyal hayatına dokunan ve Türkiye’nin tarım vizyonuna değer katan bir güç haline geldiğini ifade etti. Bursa Ticaret Borsası (Bursa TB) Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı, göreve geldiği 2013 yılından günümüze uzanan Borsa’nın değişim ve gelişim yolculuğunu düzenlediği basın toplantısında rakamlar ve projelerle anlattı. Bursa TB Konferans Salonu’nda Meclis Başkanı Mustafa Aksu ve Yönetim Kurulu Üyelerinin katılımıyla düzenlenen toplantıda yaptığı konuşmada Borsa’yı bölgesel bir güç haline getirdiklerini ifade eden Matlı, önümüzdeki dönemde hayata geçirilecek ustalık dönemi projelerini de kamuoyuyla paylaştı. Çok Boyutlu Büyüme Hamlesi Toplantının açılışında Bursa TB’nin büyüme rakamlarını paylaşan Başkan Özer Matlı, 2013 yılında devraldıkları bayrağı bugün gurur verici bir noktaya taşıdıklarını ifade etti. 425 olan aktif üye sayısını yüzde 118 oranında artırarak 925’e çıkardıklarını belirten Matlı, “Asıl büyük sıçramayı tescil işlem hacminde yaşadık. 2013 yılında 980 milyon TL seviyelerinde olan tescil işlem hacmi, 2025 yılı itibarıyla yüzde 7.141 gibi rekor bir artışla 70 milyar 970 milyon TL’yi aşarak çok boyutlu bir ölçek büyümesine imza atmıştır. Bu performans Türkiye genelindeki 115 ticaret borsası arasında 36. sırada devraldığımız Bursa Ticaret Borsası’nı 15. sıraya, Marmara Bölgesi’nde ise en büyük 4. ticaret borsası konumuna taşımıştır. Tescil işlem hacmindeki sıçrama; aynı zamanda şeffaf işlem altyapımızın, sunduğumuz güvenilir hizmet anlayışının ve üyelerimizin kurumsal yapımıza duyduğu güvenin doğrudan yansımasıdır” dedi. Avrupa’nın İlk ve Tek Türk Ticaret Borsası Bursa Ticaret Borsası’nın kurumsal hizmet kalitesini uluslararası standartlarla tescillediklerini belirten Başkan Matlı, “Borsamız TOBB tarafından verilen ve Avrupa standartlarında hizmet sunan ‘5 Yıldızlı Akredite Borsa’ statüsüyle hizmet kalitesini en üst seviyeye taşımıştır. Bu dönemde elde ettiğimiz en stratejik başarılardan biri de Avrupa Ticaret Borsaları Ağı’na kabul edilen ilk ve tek Türk Ticaret Borsası unvanını kazanmamızdır. Bu üyelik sayesinde Bursa’yı küresel dünyaya bağlayan stratejik bir kapı haline geldik. Ülkemizi bu prestijli ağda gururla temsil ederken, Türk-Alman Ticaret ve Sanayi Odası üyeliğimizle de üyelerimizin Almanya başta olmak üzere Avrupa pazarlarıyla daha güçlü bağlar kurmasına katkı sağladık” diye konuştu. TÜRİB ve Marmara ÜPAK’ta Öncü Rol Göreve geldikleri ilk günden itibaren geleneksel borsa anlayışını teknolojiyle birleştirdiklerini kaydeden Başkan Matlı, Türkiye Ürün İhtisas Borsası (TÜRİB) ve Marmara Ürün Piyasası Aracı Kurumu’nun (Marmara ÜPAK) kurulmasındaki stratejik rollerine dikkat çekti. Tarımsal ticarette dijital dönüşümün aktif bir parçası olduklarını ifade eden Matlı, “TÜRİB’in A grubu büyük hissedarlarından biri ve yetkili acente olarak üyelerimize güvenli ve şeffaf işlem altyapısı sunuyoruz. Ayrıca TÜRİB’te Yönetim Kurulu Üyesi olarak ulusal tarım vizyonunun mutfağında yer alıyoruz. Bu vizyonu yine kurucu ortağı olduğumuz Marmara ÜPAK ile de bölgesel bir güç birliğine dönüştürerek, tarım piyasasında güveni ve finansal erişimi güçlendirdik” ifadelerini kullandı. “Tarımsal Ticaretin Standartlarını Yükselttik” Dijitalleşme hamlesini fiziksel altyapıyla desteklediklerini de belirten Başkan Matlı, Bursa Ticaret Borsası Laboratuvar ve Depoculuk A.Ş. aracılığıyla Gaziantep’ten Edirne’ye, Konya’dan Tekirdağ’a kadar 9 farklı noktada hizmet verdiklerini hatırlattı. Bu yaygın hizmet ağı ile ürün analiz, kalite kontrol ve depolama süreçlerinde tarımsal ticaretin standartlarını yükselttiklerini ifade eden Özer Matlı, böylece Borsa’nın hizmet ağını Bursa’nın sınırlarının çok ötesine, ulusal bir ölçeğe taşıdıklarını vurguladı. Gıda Sektöründe İhracat Odaklı Dönüşüm Borsa üyelerinin rekabet gücünü artırmak için hayata geçirdikleri Gıda UR-GE projesine değinen Özer Matlı, üyelerini Dubai’den Bükreş’e kadar Avrupa ve Orta Doğu’daki küresel pazarlarla buluşturduklarını söyledi. Önümüzdeki dönemde ihracat rotasını Japonya ile Asya pazarına çevireceklerini ifade eden Başkan Matlı, “Bu süreç; ihracat odaklı, katma değeri yüksek ve sürdürülebilir büyümeyi hedefleyen stratejik bir dönüşümdür” dedi. Ticari hayatın huzuru için de adımlar attıklarını belirten Matlı, “Üyelerimizin ticari uyuşmazlıklarını mahkeme sürecine taşınmadan, zaman ve maliyet kaybı yaşamadan sonuçlandırması amacıyla TOBB Uyum Arabuluculuk ve Uyuşmazlık Çözü Merkezi’ni hayata geçirdik. Bu merkez ile iş insanlarımızın ticari faaliyetlerinde sürekliliği koruyor, güvenli bir iş ortamına katkı sunuyoruz” diye konuştu. Eğitime ve İnsan Kaynağına Stratejik Yatırım Konuşmasında eğitime ve nitelikli iş gücüne verdikleri önemi ‘en önemli başlık’ olarak tanımlayan Başkan Özer Matlı, Bursa Ticaret Borsası’nın kentin eğitim hayatına dokunan çok yönlü bir değer merkezi haline geldiğini dile getirdi. Türkiye’nin ilk tarım lisesi olan Hamidiye Tarım ve Mesleki Teknik Anadolu Lisesi’nin hamiliğini üstlendiklerini hatırlatan Başkan Matlı, “Hamidiye Ziraat Mektebi’nde yürüttüğümüz çalışmalar sayesinde okulumuz bugün Türkiye’deki tüm tarım liselerine örnek olarak gösterilen bir referans noktası haline geldi” dedi. Yalnızca bir eğitim platformu olarak değil, iş dünyasının dönüşüm merkezi olarak konumlandırılan Bursa TB Akademi’de 4 yılı aşkın sürede 100’ün üzerinde eğitim programı gerçekleştirdiklerini söyleyen Özer Matlı, “Bugüne kadar Türkiye’den ve yurt dışından 50.000’in üzerinde katılımcı çevrim içi eğitim programlarımıza dahil oldu. Bununla birlikte akademi kapsamında ortaya koyduğumuz ‘Off The Record’ projesiyle de kentimizin yöresel lezzetlerini dijital dünyaya taşıyarak, yerel markalarımıza sahip çıktık” ifadelerini kullandı. Bursa’nın Marka Değerine ve Sosyal Dokusuna Güçlü İmza Başarılarının temelinde ortak iradenin, kurumsal dayanışmanın ve güçlü ekip çalışması kültürünün yattığını vurgulayan Başkan Özer Matlı, Borsa’nın kentin sosyo-kültürel hayatındaki rolünü şu sözlerle özetledi: “Görev süremiz boyunca Valiliğimizden belediyelere, milletvekillerimizden SİAD ve STK’lara kadar tüm paydaşlarımızla güçlü bir iş birliği zemini oluşturduk. Protokoller ve ortak projelerle Bursa’nın ekonomik ve sosyal kalkınmasına yön veren aktif bir kurum haline geldik. Sadece ekonomiye değil, eğitimden güvenliğe, sağlıktan kültürel yatırımlara kadar birçok alanda şehrimizin yanında yer aldık. Ayrıca, Bursa Pideli Köftesi ve Bursa Havlusu gibi değerlerimize aldığımız coğrafi işaret tescilleriyle de kentimizin marka kimliğini küresel ölçekte koruma altına aldık.” Ustalık Döneminin İki Büyük Projesi: Gıda İhtisas OSB ve ET-BA Bursa Ticaret Borsası’nın 13 yılda kurumsal dönüşümünü tamamlayarak Türkiye’nin en güçlü borsalarından biri haline geldiğini vurgulayan Başkan Matlı, Borsa’nın gelecek vizyonunu simgeleyen iki dev yatırımı ‘ustalık dönemi’ eseri olarak nitelendirdi. Bursa ve bölgesine değer katacak Gıda İhtisas Organize Sanayi Bölgesi projesinin Yenişehir’de hayata geçirileceğini kaydeden Matlı, “Borsa’mızın ustalık dönemi yatırımı olarak konumlanan proje; 4.200 dönümlük bir alanda, lojistikle entegre, planlı ve bütüncül bir ekosistem sunarak Türkiye’nin ilk borsa iştirakli Gıda İhtisas OSB modelini temsil etmektedir. Öte yandan, mülkiyeti Borsamıza ait olan ET-BA arazisini de 100 bin metrekarenin üzerindeki modern bir dönüşüm projesiyle Bursa’nın sosyal yaşamına kazandırıyoruz. Bursa Ticaret Borsası’nın kurumsal vizyonuyla şekillenen bu yatırımlar; Bursa Ticaret Borsası’nın sadece ticarete değil, şehrin yaşam kalitesine de yön verdiğinin göstergesidir” ifadelerini kullandı. Bursa Ticaret Borsası’nın 102 yıllık köklü geçmişiyle, artık sadece bir tescil kurumu değil, strateji üreten, yatırım yapan ve şehre yön veren güçlü bir yapı olduğunu vurgulayan Başkan Özer Matlı, “Tüm bu çalışmaları, projeleri ve yatırımları Yönetim Kurulu Üyelerimiz, Meclis Üyelerimiz ve Genel Sekreterliğimizin özverili katkılarıyla hayata geçirdik. Bu başarı; ortak iradenin, kurumsal dayanışmanın ve güçlü ekip çalışmasının ürünüdür. Birlikte büyüdük, birlikte dönüştük ve Bursa için birlikte üretmeye kararlılıkla devam edeceğiz” sözleriyle konuşmasını tamamladı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.