Hava Durumu

#Ur-Ge Projesi

Kırsal Haber - Ur-Ge Projesi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ur-Ge Projesi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İİB Başkanı Özkan: "Başarılı Bir İlk Üç Çeyrek Geçirdik" Haber

İİB Başkanı Özkan: "Başarılı Bir İlk Üç Çeyrek Geçirdik"

İstanbul İhracatçı Birlikleri (İİB), yılın ilk dokuz ayında (ocak-eylül), geçtiğimiz yılın aynı dönemine kıyasla, ihracatını yüzde 4.2 oranında artırarak, bünyesinde bulunan yedi ihracatçı birliği ile toplamda yaklaşık 9 milyar 600 milyon dolar tutarında ihracat yaptı. İİB Koordinatör Başkanı Erkan Özkan, “İhracat pazarlarımızı çeşitlendirmek, ihracatımızı artırmak ve firmalarımızın uluslararası rekabet gücünü geliştirmek için çalışmalarımıza kararlılıkla devam ediyoruz.” dedi. İstanbul İhracatçı Birlikleri (İİB), bünyesinde bulunan yedi ihracatçı birliğine üye farklı şehirlerde faaliyet gösteren 20 bini aşkın firma ile 2026 yılının ilk üç çeyreğinde yaklaşık 9 milyar 600 milyon dolar tutarında ihracat yaparak, geçtiğimiz yılın aynı dönemine kıyasla, yüzde 4.2 oranında ihracat artışı yakaladı. İstanbul İhracatçıları, ilk dokuz ayda 198 ülke pazarına ürün sattı ve ülke ihracatındaki payı yüzde 5.2 oldu. İstanbul İhracatçı Birlikleri, eylül ayında ise, bir önceki yılın aynı ayına kıyasla yüzde 7.5 oranında artışla 1 milyar 83 milyon dolar tutarında ihracat yaptı. En fazla ihracat ABD’ye İstanbul İhracatçı Birlikleri, yılın ilk dokuz ayında, değer bazında en fazla ihracatı 578 milyon dolar ile Amerika Birleşik Devletleri’ne gerçekleştirdi. Mal grupları bazında; ABD’ye en fazla hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamullerinin şeker ve şekerli mamuller alt sektörü ile mobilya, kağıt ve orman ürünleri sektörünün kağıt ve karton ürünleri alt sektörlerine ait ürünler satıldı. İİB, ABD’nin ardından değer bazında en fazla Birleşik Krallık, Irak, Almanya ve Norveç’e ihracat yaptı. İİB tarafından yapılan ihracatta; Birleşik Krallık’a kağıt ve karton ürünleri ile gemi, Irak’a ağaç ve orman ürünleri ile hayvansal mamuller; Almanya’ya fındık ve mamulleri ile kağıt ve karton ürünleri, Norveç’e ise gemi; ön plana çıktı. Ülke grupları baz alındığında ise İİB’nin en fazla ihracat yaptığı bölge, bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 3.5 oranında artış sonucu 2 milyar 321 milyon dolar ile Avrupa Birliği ülkeleri oldu. Avrupa Birliği ülkelerine yapılan ihracat, yılın ilk dokuz ayında, bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 1 oranında arttı. İİB bünyesinde bulunan birliklerden İstanbul Mobilya, Kağıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği, 2026 yılının ilk dokuz ayında, yaklaşık 2 milyar 863 milyon dolar; İstanbul Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (İHBİR), yaklaşık 2 milyar 664 milyon dolar; Gemi, Yat ve Hizmetleri İhracatçıları Birliği (GYHİB), 1 milyar 998 milyon dolar; İstanbul Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği (İSHİB), 866 milyon dolar; İstanbul Fındık ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (İFMİB), yaklaşık 641 milyon dolar; İstanbul Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği, yaklaşık 430 milyon dolar; İstanbul Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (KUMİB) ise yaklaşık 214 milyon dolar tutarında ihracat gerçekleştirdi. Özkan: Başarılı bir ilk üç çeyrek geçirdik İstanbul İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Erkan Özkan, “İstanbul ihracatçıları olarak 2026 yılının ilk üç çeyreğini, 2025 yılının aynı dönemine kıyasla ihracatımızı yüzde 4,2 artırarak başarılı bir şekilde tamamladık. Eylül ayı da ihracatımızı artırmaya yönelik faaliyetlerimiz açısından oldukça yoğun geçti. Dünyanın farklı bölgelerinde düzenlenen önemli fuarlara yönelik milli katılım organizasyonlarımızın yanı sıra alım heyetlerimizle de ihracatçılarımızı uluslararası pazarlardaki fırsatlarla buluşturduk. Eylül ayında, bölgenin önemli fuarları arasında yer alan Furniture China 2026, Kuzey Amerika’nın önemli fuarlarından Americas Food & Beverage Show 2026 ve dünyanın önde gelen gemi inşa, makine ve deniz teknolojileri fuarlarından SMM 2026’nın milli katılım organizasyonlarını gerçekleştirdik. Su ürünleri sektörünün önemli buluşmalarından Seafood Expo Russia ile Monaco’da düzenlenen dünyanın önde gelen yat fuarlarından Monaco Yacht Show 2026’ya ise info standımızla katılarak sektörlerimizin uluslararası alandaki tanıtımına katkı sağladık. Birliklerimiz bünyesinde yürütülen sektörel faaliyetler de eylül ayı boyunca devam etti. İstanbul Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliğimiz (İHBİR), TÜYAP’ta düzenlenen Foodist İstanbul 2026 Fuarı’nda Türkiye Gıda Platformu çatısı altında yer aldı. Birliğimiz koordinasyonu ile, Hububat Sektör Kurulu tarafından Amerika’ya yönelik olarak faaliyete geçirilen Şekerli Mamuller ve Pastacılık Ürünleri Turquality Tanıtım Projesi kapsamında, Americas Food&Beverage Show ile eş zamanlı olarak Miami’de reklam çalışmalarının yanı sıra influencer, ithalatçı, distribütör, brooker vb. davetlilerin de katıldığı “Türkiye’s Sweet Heritage Comes to Miami with Sweet Türkiye” temalı bir Tadım Günü etkinliği gerçekleştirildi. Birliklerimiz, 63. Şam Uluslararası Fuarı’na, sektör kurullarında yer alan diğer ihracatçı birlikleri ile ortak info stantla katılarak, faaliyetleri hakkında ziyaretçilere bilgiler verdi. Kolombiya’nın önde gelen perakende zincirlerinden Jeronimo Martins’in yetkililerinin katılımıyla Özel Nitelikli Alım Heyeti ve İkili İş Görüşmeleri Programı düzenlendi. Ayrıca Furnishings & Design İstanbul (FDI) Fuarı ile eş zamanlı olarak Sektörel Alım Heyeti Programı gerçekleştirildi. İstanbul Mobilya, Kağıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliğimiz tarafından yürütülen CartonBridge Türkiye Uluslararası Rekabetçiliğin Geliştirilmesi (UR-GE) Projesi kapsamında da çalışmalarımız sürüyor. Projede yer alan firma temsilcilerinin katılımıyla ‘Hedef Pazarlarda İhracat Mevzuatı, Ürün Standartları ve İhracat Destekleri’ konulu eğitim düzenlendi. İHBİR Teknik Eğitim Programı kapsamında gerçekleştirilen ‘Kakao ve Çikolata Teknolojileri, Trendler ve Kalite Parametreleri’ ile ‘Uluslararası Ticari Belgeler – Kullanılış Biçimleri ve Uygulamaları’ eğitimleri de firmalarımızın yoğun katılımıyla tamamlandı. İhracat pazarlarımızı çeşitlendirmek, ihracatımızı artırmak ve firmalarımızın uluslararası rekabet gücünü geliştirmek için çalışmalarımıza kararlılıkla devam ediyoruz. Türkiye ekonomisine katkı sağlamayı sürdürecek, ihracatçılarımızın küresel pazarlardaki etkinliğini artırmak için çalışmalarımızı sürdüreceğiz.” dedi.

İZTO’dan ABD Pazarına İhracat Atağı Haber

İZTO’dan ABD Pazarına İhracat Atağı

İzmir Ticaret Odası (İZTO), üyelerinin küresel pazarlardaki rekabet gücünü artırmak ve yeni ihracat bağlantıları kurmalarına katkı sağlamak amacıyla yürüttüğü UR-GE çalışmalarına Amerika Birleşik Devletleri ile devam etti. İzmirli baskı ve ambalaj firmalarından oluşan 18 kişilik heyet Chicago’da 5 günde 140’a yakın iş görüşmesi gerçekleştirdi. 34 ALICIYLA 100’E YAKIN GÖRÜŞME T.C Ticaret Bakanlığı desteği ile İzmir Ticaret Odası koordinasyonunda yürütülen Baskı, Kâğıt ve Ambalaj UR-GE Projesi kapsamında ABD’nin Chicago kentine giden İzmirli heyet, ilk olarak İkili İş Görüşmeleri Sektörel Yurtdışı Pazarlama Faaliyeti’ne katıldı. 34 yabancı alıcının katıldığı organizasyonda 100’e yakın ikili iş görüşmesi gerçekleştirilirken, ABD’li firmaların tedarik zincirlerini çeşitlendirme ve Uzak Doğu’ya bağımlılıklarını azaltma arayışının Türk firmaları için önemli fırsatlar sunduğu görüldü. Görüşmelerde ürün özelliklerinden teslimat koşullarına, sipariş miktarlarından özel üretim süreçlerine kadar pek çok başlık ele alındı. Firmalar, yanlarında getirdikleri ürün numunelerini ve kataloglarını potansiyel müşterilere sunarken, ABD pazarının beklentilerini de doğrudan alıcılardan dinleme fırsatı yakaladı. LOUPE AMERICAS’TA YENİ TEKNOLOJİLER İNCELENDİ Program kapsamında, 15-17 Eylül 2026 tarihlerinde düzenlenen LOUPE Americas 2026 Fuarı ziyaret edildi. Baskı, kâğıt, ambalaj ve ilgili teknolojilerin buluştuğu fuarda heyet üyeleri, farklı ülkelerden firmaların stantlarını ziyaret ederek yeni nesil üretim çözümleri, otomasyon sistemleri, makine ve ekipman teknolojileri hakkında bilgi aldı. Fuar süresince önceden temas kurulan potansiyel iş ortaklarıyla da görüşmeler gerçekleştiren İzmirli firmalar, ürün ve hizmetlerini tanıtırken yeni ticari bağlantı olanaklarını değerlendirdi. Ziyaret, firmalara ABD pazarındaki sektörel yapıyı, teknolojik dönüşümü, alıcı beklentilerini ve rekabet koşullarını yerinde inceleme imkanı sundu. CHICAGO’DA İHRACAT İÇİN KRİTİK TEMASLAR Program kapsamında T.C. Şikago Başkonsolosu Tahir Bora Atatanır, Ticaret Ataşesi Dr. Ahmet Samet Tekoğlu, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Chicago Ticaret Merkezi Genel Müdürü Volkan Palaz, Genel Müdür Yardımcısı Barlas Bildir, İş Geliştirme, Satış ve Pazarlama Direktörü Ceren Rodriguez ve Illinois Ticaret Odası Uluslararası İş Konseyi Direktörü Laura Ortega ile görüş alışverişinde bulunuldu. ÖZGENER: “TEDARİK ZİNCİRİNDEKİ YENİ ARAYIŞLAR TÜRKİYE İÇİN ÖNEMLİ BİR FIRSAT” Beş günlük program boyunca gerçekleştirilen temasların ABD pazarına ilişkin önemli veriler sunduğunu belirten İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener, ABD’li alıcıların tedarik stratejilerindeki yeni arayışların Türk firmaları açısından yakından takip edilmesi gerektiğini söyledi. Özgener, “Görüşmelerimizde öne çıkan başlıklardan biri, ABD’li alıcıların mevcut tedarik zincirlerini çeşitlendirme ve Uzak Doğu’ya bağımlılıklarını azaltma arayışı oldu. Küresel ticarette tedarik güvenliği, esneklik ve hızlı cevap verebilme kabiliyeti artık en az fiyat kadar belirleyici hale geliyor. Bu dönüşümün Türkiye açısından önemli fırsatlar yarattığını düşünüyoruz. Ülkemizin güçlü üretim altyapısı, müşteriye özel üretim yapabilme kabiliyeti ve farklı ürün gruplarına hızlı şekilde çözüm geliştirebilmesi önemli avantajlarımız arasında yer alıyor. İzmirli baskı, kâğıt ve ambalaj firmalarımız da sahip oldukları üretim tecrübesi ve esnek yapılarıyla bu süreçten daha fazla pay alabilecek potansiyele sahip” dedi. ABD’nin büyük ölçeği ve yüksek ithalat hacmiyle Türk firmaları açısından stratejik pazarlardan biri olduğuna dikkat çeken Özgener, sözlerini şöyle sürdürdü: “ABD gibi büyük ve rekabetin yüksek olduğu pazarlarda kalıcı olabilmek için yalnızca ürün satmaya değil, uzun vadeli ticari ilişkiler kurmaya odaklanmamız gerekiyor. Firmalarımızın alıcılarla doğrudan temas etmesi, pazarın beklentilerini yerinde görmesi ve kendilerini doğru iş ortaklarına anlatabilmesi bu nedenle çok önemli. Chicago programımızda gerçekleştirilen görüşmelerin yeni siparişlere ve sürdürülebilir ticari bağlantılara dönüşmesini hedefliyoruz. UR-GE projelerimizi de bu anlayışla, firmalarımızın yalnızca yeni pazarlara ulaşmasını değil, bu pazarlarda kalıcı hale gelmesini sağlayacak şekilde kurguluyoruz.”

Toprağa İz Bırakanlar, TARMAKBİR 4. UR-GE Projesi Kapsamında Mısır’da Haber

Toprağa İz Bırakanlar, TARMAKBİR 4. UR-GE Projesi Kapsamında Mısır’da

TARMAKBİR tarafından yürütülen 4. UR-GE Projesi kapsamında 9 firmanın (Agromeks, Bağsan, Çelpa, Ege Şaft, Özbudak, Özkan, Paksan, Türkay ve Yüzüak) katılımıyla 21-24 Eylül 2026 tarihleri arasında Mısır'a Ticaret Heyeti Programı düzenlendi. Sahara Tarım Fuarı ile eş zamanlı yürütülen programda bölge distribütörleri ile iş görüşmeleri yapıldı ve çeşitli etkinliklere katılım sağlandı. TARMAKBİR tarafından yürütülen AGROBRIDGE UR-GE Projesi kapsamındaki harcamalar, T.C. Ticaret Bakanlığı tarafından %75 oranında destekleniyor. TARMAKBİR tarafından T.C. Ticaret Bakanlığı desteğiyle yürütülen 4. UR-GE Projesinin ilk Yurt Dışı Pazarlama Faaliyeti, 22–24 Eylül 2026 tarihlerinde Mısır’ın başkenti Kahire’de düzenlenen 38. Sahara Uluslararası Tarım Fuarı ile eş zamanlı olarak gerçekleştirildi. Program kapsamında Mısır’daki kamu ve iş dünyası temsilcileriyle temaslarda bulunulurken, sektörün pazardaki mevcut durumu ve Türk tarım makineleri sanayisi açısından öne çıkan iş birliği alanları yerinde değerlendirildi. Programın ilk bölümünde TARMAKBİR heyeti T.C. Kahire Ticaret Müşavirliğini ziyaret ederek Mısır pazarı, tarım sektörü ve ticari fırsatlar hakkında görüş alışverişinde bulundu. Heyetin ikinci durağı ise Mısır’ın önde gelen iş dünyası kuruluşlarından EBA (Egyptian Businessmen’s Association) oldu. EBA’da gerçekleştirilen görüşmelerde Türk tarım makineleri sanayisinin üretim kapasitesi ve ürün çeşitliliği hakkında bilgi verilirken, iki ülke firmaları arasında geliştirilebilecek iş birlikleri ele alındı. Günün son durağı T.C. Kahire Büyükelçiliği oldu. Büyükelçimiz Salih Mutlu Şen ile gerçekleştirilen görüşmede sektörün mevcut durumu ve Mısır pazarında Türk tarım makineleri sanayisi açısından öne çıkan fırsatlar değerlendirildi. Program, Türk firmaları ile Mısırlı sektör temsilcilerini bir araya getiren ikili iş görüşmeleriyle (B2B) devam etti. 20’den fazla Mısırlı firma temsilcisiyle gerçekleştirilen görüşmeler, EBA yetkilileri tarafından aktarılan bilgiler ve saha gözlemleri, Mısır’ın tarımsal mekanizasyon açısından Türk makine sanayisi için çeşitli ürün gruplarında önemli fırsatlar barındırdığına işaret etti. 2025 yılında yaklaşık 250 milyon dolar tutarında tarım makineleri ithalatı gerçekleştiren Mısır’da, özellikle zeytin ve zeytinyağı sektöründeki gelişime paralel olarak zeytin hasat makineleri, zeytinyağı sıkma makineleri ve komple işleme tesislerinin potansiyel taşıyan ürün grupları arasında yer aldığı değerlendirildi. Pirinç, çilek, üzüm ve özellikle narenciye üretiminin artan önemi de meyveciliğe yönelik mekanizasyon çözümlerini öne çıkarıyor. Portakal üretiminde önemli bir konuma ulaşan ülkede çapa, ilaçlama, bakım ve hasat makineleri Türk imalatçıları açısından potansiyel taşıyan başlıca ürün grupları arasında yer alıyor. Mısır’da önümüzdeki dönemde geniş alanların tarımsal üretime kazandırılmasının planlanması, tarım makinelerine yönelik talebin de artacağına işaret ediyor. Dünya Bankası ve FAO verilerine göre ülkenin tarım arazisi yaklaşık 4,06 milyon hektar, ekilebilir arazi varlığı ise yaklaşık 3,10 milyon hektar seviyesinde bulunuyor. Buna karşılık Mısır yönetimi, yürütülen yeni arazi ıslah projeleriyle 2026 yılı sonuna kadar işlenen tarım alanını yaklaşık 5,04 milyon hektara çıkarmayı hedefliyor. Diğer yandan Mısır’ın modern tarihindeki en büyük arazi kazanım ve tarımsal genişleme programlarından biri olarak öne çıkan Yeni Delta Projesi, Batı Çölü’nde 1 milyon hektarlık ilave alanın tarımsal üretime kazandırılmasını öngörüyor. Tarım alanlarındaki bu genişlemeler; başta toprak işleme ve arazi hazırlama makineleri olmak üzere, ekim, gübreleme, ilaçlama ve hasat süreçlerinde kullanılan geniş bir makine ve ekipman grubuna yönelik yeni talep yaratma potansiyeli taşıyor. Su kaynaklarının etkin kullanımının kritik önem taşıdığı ülkede sulama makineleri, sistemleri ve ekipmanları ise hâlihazırda pazarın en güçlü alanları arasında yer alıyor. Saha gözlemlerinde öne çıkan bir diğer başlık ise hasat sonrası mekanizasyon oldu. Meyvenin hasadından tasnifine, paketlenmesinden depolanmasına ve satışa hazırlanmasına kadar uzanan zincirde kullanılan makine ve sistemlere yönelik ihtiyaç dikkat çekiyor. Bunun yanı sıra ürünlerdeki kalıntıların tespit edilmesine yönelik ölçüm ve laboratuvar cihazları, tarımsal üretim ve ihracat zincirinin gelişimine paralel olarak potansiyel taşıyan alanlar arasında değerlendiriliyor. Güneş enerjisi sistemleri ve akıllı tarım teknolojileri de gelişme potansiyeli yüksek başlıklar arasında yer alıyor. Tarımsal kaynakların daha verimli kullanılmasını sağlayan akıllı makineler, sensörler, otomasyon çözümleri ve entegre üretim sistemlerine yönelik ihtiyacın önümüzdeki dönemde daha da artması bekleniyor. Sahara Fuarı’nda Sulama Sistemleri Öne Çıktı Sahara Uluslararası Tarım Fuarı’nda yapılan gözlemlerde, fuarın üç ana salondan oluştuğu; salonlardan birinin tamamen, bir diğerinin ise büyük ölçüde sulama sistemleri ve ekipmanlarına ayrıldığı görüldü. Diğer salonun yaklaşık yarısında tarım makineleri sergilenirken, fuarda ayrıca gübre, bitki koruma ürünleri, sera malzemeleri, güneş enerjisi ve finans sektörlerinden firmalar da yer aldı. Tarım makineleri bölümünde traktörlerin yanı sıra ilaçlama ve ekim makineleri, çayır biçme makineleri, el traktörleri ve küçük ölçekli ekipmanlar, pulluklar ve balya makineleri sergilendi. Hayvansal üretime yönelik makinelerin fuardaki görünürlüğünün son derece sınırlı olması dikkat çekerken, sergilenen ürünlerin büyük çoğunluğunun yerel distribütörler aracılığıyla pazara sunulduğu gözlemlendi. Gerçekleştirilen temaslar, saha incelemeleri ve ikili iş görüşmeleri birlikte değerlendirildiğinde; Mısır pazarının özellikle sulama, arazi hazırlama ve toprak işleme, ekim, gübreleme, meyvecilik mekanizasyonu, hasat sonrası teknolojiler, zeytin ve zeytinyağı işleme sistemleri ile akıllı tarım çözümleri açısından Türk tarım makineleri sektörü için dikkate değer fırsatlar sunduğu değerlendiriliyor.

Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar Sektörü ABD Pazarında Büyümeye Odaklandı    Haber

Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar Sektörü ABD Pazarında Büyümeye Odaklandı  

Ege Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği tarafından yürütülen Aegean Cereals, Pulses, Oilseeds and Products UR-GE Projesi kapsamında 10 ihracatçı firma, 14-16 Eylül 2026 tarihlerinde ABD’nin Florida eyaletinin Miami kentinde düzenlenen America’s Food & Beverage Show fuarına stantlı katılım gerçekleştirdi. UR-GE Projesi kapsamında gerçekleştirilen programda ihracatçı firmalar, fuarda uluslararası alıcılarla doğrudan temas kurarken, Turkish Tastes tadım etkinliğiyle de Türk gıda ürünleri sektör profesyonellerine tanıtıldı. Heyet ayrıca ABD gıda perakende pazarını yerinde inceleyerek tüketici eğilimleri, ürün konumlandırması ve rekabet koşullarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı ve Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Muhammet Öztürk, “Firmalarımız üç gün boyunca hem fuarda yeni iş bağlantıları kurdu hem de ABD gıda pazarının yapısını sahada inceleme fırsatı yakaladı. ABD, Türk gıda sektörü açısından yüksek potansiyel taşıyan pazarlardan biri. Türkiye’nin ABD’ye hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamulleri ihracatı 2025 yılında yüzde 36 artışla 885 milyon dolara ulaştı. Birliğimizin ABD’ye ihracatı ise 2025 yılında yüzde 69 artışla 50 milyon dolar olarak gerçekleşti. 2026 yılı Ocak-Ağustos döneminde Türkiye geneli sektör ihracatımız yüzde 4 artarak 596 milyon dolara çıktı. Türkiye genelinde ABD’ye sektör ihracatımızı 1 milyar dolar seviyesinin üzerine taşımayı hedefliyoruz.” diye konuştu. Turkish Tastes ile Türk gıda ürünlerinin tanıtımı yapıldı, ABD perakende pazarı sahada incelendi America’s Food & Beverage Show kapsamında, Ege İhracatçı Birlikleri tarafından ABD pazarında yürütülen Turkish Tastes projesi çerçevesinde Türk gıda ürünlerine yönelik tanıtım ve tadım etkinliği gerçekleştirildi. Etkinlikte Türk gıda ürünlerinin farklı mutfaklardaki kullanım alanları sektör profesyonellerine tanıtılırken, ziyaretçilere çeşitli ürünleri doğrudan deneyimleme imkânı sunuldu. Turkish Tastes etkinliğine Türkiye Cumhuriyeti Washington Büyükelçisi Sedat Önal, Türkiye Cumhuriyeti Miami Başkonsolosu Yeşim Kebapçıoğlu ve Miami Ticaret Ataşesi Erdinç Erbay da katıldı. Başkan Öztürk, Turkish Tastes ile UR-GE Projesi arasındaki tamamlayıcı yapıya dikkat çekerek, “Bir taraftan UR-GE Projemizle firmalarımızın pazara giriş kapasitesini güçlendirirken, diğer taraftan Turkish Tastes ile Türk gıda ürünlerinin bilinirliğini ve kullanım alanlarını anlatıyoruz. Böylece firma bazlı ihracat çalışmalarımızı ülke ve sektör tanıtımıyla destekleyen bir model oluşturuyoruz. ABD gıda perakende pazarının yerinde incelenmesi, tüketici eğilimlerinin gözlemlenmesi ve Türk gıda ürünlerinin pazardaki konumuna ilişkin değerlendirmelerde bulunulması amacıyla Publix, Walmart, Costco Wholesale, President Supermarket ve Whole Foods Market mağazalarına pazar ve market ziyaretleri de gerçekleştirdik.” ifadelerini kullandı. Fuar süresince Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı ve Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Muhammet Öztürk ve Ege Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkan Yardımcısı Haluk Tezcan, UR-GE projesi kapsamında fuarda yer alan firmaların stantlarını ziyaret etti. 10 firma UR-GE kapsamında Miami’de yer aldı ALTERNATİF TARIM VE ORMAN ÜRÜNLERİ SAN. TİC. LTD. ŞTİ. BELMAR DIŞ TİCARET A.Ş. BEŞE HELVACILIK ŞEKERLEME SAN. VE TİC. A.Ş. BOZTOPRAK GIDA SANAYİ VE TİCARET A.Ş. BUĞDAYCI UN GIDA NAKLİYE İNŞAAT PAZARLAMA VE TİCARET A.Ş. CHEF SEASONS GIDA SAN. TİC. LTD. ŞTİ. HEMSİ TARIM ÜRÜNLERİ TİCARET VE SANAYİ A.Ş. KÜÇÜKBAY YAĞ VE DETERJAN SANAYİ A.Ş. SEYRAN GIDA SAN. VE TİC. A.Ş. YÜKSEL TEZCAN GIDA SAN. VE TİC.

Türk Hazır Giyim Sektörü Akıllı Üretime Hazırlanıyor Haber

Türk Hazır Giyim Sektörü Akıllı Üretime Hazırlanıyor

Ege Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (EHKİB), Türk hazır giyim sektörünün dijital dönüşümünü hızlandırmak, üretimde verimliliği artırmak ve firmaların yapay zekâ teknolojilerinden daha etkin yararlanmasını sağlamak amacıyla “Hazır Giyim Sektöründe Dijital Dönüşüm ve Akıllı Üretim Teknolojileri UR-GE Projesi”ni hayata geçirmeye hazırlanıyor. EHKİB bünyesinde faaliyet gösteren Yapay Zeka, Dijital Dönüşüm ve Sürdürülebilirlik Komitesi’nin çalışmaları sonucunda hayata geçirilen proje kapsamında hazır giyim firmalarının dijital altyapıları, üretim süreçleri, veri kullanım kapasiteleri ve yapay zekâ uygulamalarına hazırlık seviyelerinin analiz edilmesi; firmaların dijital olgunluk düzeylerine göre özel danışmanlık programlarının oluşturulması hedefleniyor. Bağcı: “Dijital dönüşümü sektörümüz için bir verimlilik ve rekabetçilik programı olarak görüyoruz” Ege Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Başkanı Çağlar Bağcı, küresel hazır giyim sektöründe rekabet koşullarının hızla değiştiğini, fiyat kadar hız, esneklik, verimlilik, izlenebilirlik ve veri kullanım kabiliyetinin de belirleyici hale geldiğini söyledi. Bağcı, “Hazır giyim sektörü emek yoğun yapısıyla birlikte teknolojinin çok hızlı dönüştürdüğü sektörlerin başında geliyor. Artan üretim maliyetleri ve küresel rekabet nedeniyle verimlilik artık sektörümüz açısından bir tercih değil, zorunluluk. Dijital dönüşümü yalnızca yeni yazılımlar kullanmak ya da üretime yeni teknolojiler eklemek olarak değerlendirmiyoruz. Asıl dönüşüm; üretimden elde edilen veriyi doğru okuyabilmek, kayıpları ölçebilmek, maliyetleri gerçek zamanlı takip edebilmek ve bu verileri karar alma süreçlerine aktarabilmek. Birliğimiz bünyesinde oluşturduğumuz Yapay Zeka, Dijital Dönüşüm ve Sürdürülebilirlik Komitemiz sektörümüzün dönüşüm ihtiyaçlarını yakından takip ediyor. UR-GE projemizi de bu anlayışla kurguluyoruz.” dedi. Her firmaya aynı reçete yerine firmaya özel dijital dönüşüm yol haritası Başkan Bağcı, “İhtiyaç analizinin ardından firma özelinde SIRI Dijital Olgunluk Değerlendirmesi yapılacak. Firmaların dijital dönüşüm yolculuğuna nereden başlamaları gerektiğini gösteren değerlendirme ve yol haritası aracı olan SIRI kapsamında, her firma için dijital olgunluk değerlendirme raporu oluşturulacak. Firmalarımızın dijitalleşme konusunda aynı noktada olmadığının farkındayız. Bir firmamız üretim kayıtlarını ağırlıklı olarak Excel üzerinden takip ederken başka bir firmamız entegre sistemlerle üretim verisini anlık izleyebiliyor. Dolayısıyla herkese aynı çözümü sunmak yerine firmalarımızı dijital olgunluk seviyelerine göre gruplandırmayı hedefliyoruz. İhtiyaç analizi sonrasında her firmamız için kendi üretim yapısına, altyapısına ve önceliklerine uygun bir SIRI Dijital Dönüşüm ve Yapay Zekâ Yol Haritası oluşturulmasını planlıyoruz.” dedi. Proje kapsamında firmaların “başlangıç”, “orta” ve “ileri” olmak üzere üç farklı dijital olgunluk seviyesinde değerlendirilmesi öngörülüyor. Bu sınıflandırma doğrultusunda firmalara farklılaştırılmış danışmanlık programları sunulması planlanıyor. Tasarımdan kalite kontrole yapay zekâ kullanım alanları belirlenecek Hazır giyim sektöründe yapay zekânın yalnızca tasarım ve pazarlamada değil, üretimin birçok aşamasında önemli fırsatlar sunduğuna işaret eden Çağlar Bağcı, projenin temel hedeflerinden birinin firmalar için doğru yapay zekâ kullanım alanlarını belirlemek olduğunu dile getirdi. Bağcı, “Yapay zekâyı moda sektöründe yalnızca görsel veya tasarım üreten bir teknoloji olarak görmemeliyiz. Üretim planlama, talep tahmini, kalite kontrol, stok optimizasyonu, maliyet ve kârlılık analizi, termin yönetimi, satış ve pazarlama gibi çok geniş bir alanda kullanma potansiyelimiz bulunuyor. Ancak yapay zekâdan verim alabilmenin ön koşulu doğru ve kullanılabilir veriye sahip olmak. Bu nedenle önce firmalarımızın veri altyapısını ve süreçlerini analiz edeceğiz, ardından yapay zekânın hangi operasyonlarda gerçek anlamda değer yaratabileceğini ortaya koyacağız.” diye konuştu. “UR-GE desteği firmalarımızın dönüşüm maliyetini önemli ölçüde azaltıyor” Firmaların dijital dönüşüm süreçlerinde yatırım ve danışmanlık maliyetlerini de göz önünde bulundurduğuna işaret eden Başkan Bağcı, UR-GE projelerinin sunduğu destek mekanizmasının özellikle KOBİ niteliğindeki ihracatçı firmalar açısından önemli bir fırsat olduğunu vurguladı. Bağcı, “Firmalarımız doğal olarak projeye katılmadan önce sağlayacağı faydanın yanında maliyetini de değerlendiriyor. UR-GE’nin en önemli avantajlarından biri burada ortaya çıkıyor. Proje kapsamında gerçekleştirilecek ihtiyaç analizi, danışmanlık, eğitim ve yurt dışı pazarlama gibi destek kapsamındaki faaliyetlerin giderleri Ticaret Bakanlığımız tarafından yüzde 75 oranında destekleniyor. Dolayısıyla firmalarımız, tek başlarına gerçekleştirmeleri halinde çok daha yüksek bütçeler ayırmaları gereken çalışmalara UR-GE çatısı altında önemli bir maliyet avantajıyla erişebiliyor.” dedi. “Teknoloji yatırımı yapmadan önce doğru yatırımın ne olduğunu belirlemek gerekiyor” Projenin doğrudan makine veya yazılım yatırımı sağlamaktan ziyade firmaların doğru teknoloji yatırımlarına hazırlanmasına odaklanacağını aktaran EHKİB Yapay Zekâ, Dijitalleşme ve Sürdürülebilirlik Komitesi Başkanı Ertan Aslan, yanlış veya ihtiyaçlarla örtüşmeyen teknoloji yatırımlarının firmalara ek maliyet oluşturabileceğine dikkat çekti. Aslan, “Firmalarımıza ‘şu makineyi alın, bu yazılımı kullanın’ demek yerine öncelikle hangi sorunu çözmeleri gerektiğini ortaya koymak istiyoruz. Mevcut sistemler daha verimli kullanılabilir mi, hangi süreçler dijitalleştirilmeli, hangi veriler toplanmalı, sistemler arasında nasıl entegrasyon kurulmalı, yapılacak yatırım ne kadar sürede geri dönecek? Bunların cevaplarını ortaya koyduktan sonra teknoloji yatırımına yönelmek çok daha sağlıklı. Firmalarımızın dijital dönüşüm bütçelerini doğru alanlara yönlendirmelerine rehberlik etmeyi amaçlıyoruz.” dedi. Dijital dönüşüm ihracatla buluşacak Projenin önemli ayaklarından birinin de yapay zekâ destekli hedef pazar ve potansiyel alıcı analizleri olacağını belirten Ertan Aslan, dijital dönüşümün şirket içi verimlilik artışıyla sınırlı tutulmayacağını kaydetti. Katılımcı firmaların ürün grupları, fiyat seviyeleri, üretim kapasiteleri, minimum sipariş miktarları, termin kabiliyetleri, sertifikaları, sürdürülebilirlik performansları ve üretim teknolojileri gibi kriterlerin analiz edilmesinin planlandığını aktaran Aslan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Dijitalleşmeyi ihracattan bağımsız düşünmüyoruz. Proje kapsamında firmalarımıza sunulacak danışmanlık hizmetleri çerçevesinde, yapay zekâ ve veri analitiği destekli yöntemlerden yararlanılarak her firmanın ürün grupları, üretim kapasitesi, fiyat seviyesi, minimum sipariş miktarı, termin kabiliyeti, sertifikaları, sürdürülebilirlik performansı ve üretim teknolojileri doğrultusunda hedef pazar ve potansiyel alıcı analizlerinin gerçekleştirilmesini planlıyoruz. Bu danışmanlık çalışmaları sonucunda her firma için bir ‘Dijital Tedarikçi Profili’ oluşturulmasını hedefliyoruz. Böylece üreticilerimizin yalnızca ne ürettiklerini değil; üretim kabiliyetlerini, hız ve esnekliklerini, sürdürülebilirlik performanslarını ve teknolojik altyapılarını da uluslararası alıcılara daha etkin biçimde anlatabilmelerine katkı sağlayacağız.” Uluslararası teknoloji merkezleri ve iyi uygulamalar incelenecek UR-GE Projesi kapsamında firmaların dünyadaki teknolojik gelişmeleri yerinde takip etmelerine yönelik faaliyetlerin de planlandığını ifade eden Ertan Aslan, akıllı üretim, dijitalleşme, yapay zekâ ve üretim teknolojileri alanındaki uluslararası fuarlar, teknoloji merkezleri ve başarılı uygulama örneklerinin incelenmesinin yurt dışı pazarlama faaliyetleri içerisinde değerlendirileceğini belirtti. Aslan sözlerini şöyle tamamladı: “Dünyada hazır giyim üretiminin nereye gittiğini, yapay zekânın fabrikalarda nasıl kullanıldığını, otomasyon ve veri analitiğinin üretim süreçlerini nasıl değiştirdiğini yerinde görmek son derece önemli. Projemizin sonunda firmalarımızın sadece daha fazla dijital araç kullanan değil; verisini yöneten, maliyetlerini ve kayıplarını ölçen, üretimini optimize eden, doğru teknoloji yatırımını planlayan ve yapay zekâyı doğru operasyonlara entegre edebilen işletmelere dönüşmesini hedefliyoruz. Türk hazır giyim sektörünün gelecekteki rekabet gücünün teknoloji, sürdürülebilirlik, tasarım ve yüksek katma değer ekseninde şekilleneceğine inanıyoruz.”

Gıda İhtisas OSB Bursa’da Şekilleniyor Haber

Gıda İhtisas OSB Bursa’da Şekilleniyor

Bursa Ticaret Borsası, son 13 yılda tarımsal ticaretten uluslararası pazarlara, dijital ürün piyasalarından laboratuvar altyapısına, mesleki eğitimden coğrafi işaretlere kadar hayata geçirdiği çok sayıda projenin yanı sıra, uzun süredir üzerinde çalıştığı iki makro projesini de kararlılıkla geliştirmeye devam ediyor. Borsa’nın geleceğe yönelik stratejik çalışmalarının iki önemli ayağını; üreticiden sanayiciye, teknolojiden lojistiğe, kalite ve depolamadan ihracata kadar gıda değer zincirinin bütününü aynı sistem içerisinde buluşturmayı amaçlayan Gıda İhtisas Organize Sanayi Bölgesi ile Bursa’nın doğusunda yeni bir ekonomik ve sosyal çekim merkezi oluşturması hedeflenen Karapınar Projesi oluşturuyor. Bursa Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı, iki projenin bugün ortaya çıkmış yeni fikirler olmadığını, uzun süredir yürütülen planlama, analiz ve değerlendirmelerin sonucu olarak şekillendiğini belirtti. Matlı, “13 yılda hep birlikte çok sayıda projeyi hayata geçirdik. Tarımsal ticaretin dijitalleşmesinden ihracata, laboratuvar yatırımlarından mesleki eğitime, coğrafi işaretlerden uluslararası temsile kadar Borsamızın faaliyet ve etki alanını genişlettik. Bütün bunları yaparken Gıda İhtisas OSB ve Karapınar projelerimiz üzerinde de uzun süredir çalışıyor, Bursa’nın geleceğine kalıcı değer bırakacak bu iki projeyi adım adım olgunlaştırıyoruz” dedi. Gıda İhtisas OSB: Bir Sanayi Bölgesinden Çok Daha Fazlası Bursa Ticaret Borsası’nın uzun süredir üzerinde çalıştığı Gıda İhtisas OSB, yalnızca firmaların bir araya geleceği bir sanayi alanı değil, bütüncül bir gıda ekosistemi anlayışıyla geliştiriliyor. Üretim, işleme, depolama, soğuk zincir, ambalajlama, kalite, Ar-Ge, teknoloji, lojistik ve dış ticaretin birbirini tamamladığı bir yapı oluşturulması; üreticinin ürünü ile sanayicinin ihtiyacının daha güçlü biçimde buluşturulması ve tarımsal üretimin daha yüksek katma değere dönüştürülmesi hedefleniyor. Matlı, “Biz burada sadece fabrika alanları oluşturmaya çalışmıyoruz. Üreticinin, sanayicinin, tüccarın, ihracatçının, lojistiğin, teknolojinin ve bilginin aynı sistem içerisinde birbirini beslediği bir gıda ekosistemi kuruyoruz. Tarlada başlayan emeğin işlenmesini, markalaşmasını ve dünya pazarlarına ulaşmasını sağlayacak bütüncül bir yapı üzerinde çalışıyoruz” ifadelerini kullandı. Bursa’dan Bölgeye, Bölgeden Yakın Coğrafyaya Gıda İhtisas OSB için yürütülen çalışmalarda lokasyon tercihinin de yalnızca bugünün ihtiyaçlarına göre değil, kurulması hedeflenen ekosistemin uzun vadeli gelişimi dikkate alınarak ele alındığını belirten Matlı, şehrin doğu aksının önemli lojistik ve üretim avantajlarına sahip olduğuna dikkat çekti. Bölgenin güçlü tarımsal üretim havzalarına, mevcut depolama ve soğuk hava tesislerine yakınlığı; demiryolu, havayolu, karayolu ve denizyolu bağlantılarıyla bütünleşebilecek konumu, Gıda İhtisas OSB’nin çok daha geniş bir coğrafyaya hizmet verebilmesi açısından önemli bir avantaj oluşturuyor. Matlı, “Bu projeyi yalnızca Bursa’daki işletmelerin bugünkü ihtiyaçlarını karşılayan bir sanayi bölgesi olarak görmüyoruz. İlk aşamada Bursa ve çevresindeki tarımsal üretim ile gıda sanayisini güçlü bir sistem içerisinde buluşturmak, sonraki aşamalarda ise bölgemize ve yakın coğrafyaya üretim, ticaret, teknoloji, lojistik ve ihracat hizmeti verebilecek bir merkez oluşturmak istiyoruz. Bursa Ticaret Borsası’nın bu projedeki temel vizyonu budur” dedi. Üç Yıldır Sektörle Birlikte Çalışılıyor Gıda İhtisas OSB’ye yönelik çalışmaların uzun süredir devam ettiğini vurgulayan Matlı, projenin sektörün gerçek ihtiyaçları dikkate alınarak şekillendirildiğini ifade etti. Yaklaşık üç yıldır sektör temsilcileriyle sürdürülen analiz, görüşme ve çalışmalar kapsamında projeye yönelik güçlü ilgi ve yatırım talebi ortaya çıktı. Matlı, “Biz önce projeyi ortaya koyup ardından sektör aramadık. Tam tersine, sektörümüzü dinledik, ihtiyaçları analiz ettik, firmalarımızın büyüme beklentilerini değerlendirdik. Gıda İhtisas OSB uzun süredir üzerinde çalıştığımız, sektörün talepleriyle olgunlaştırdığımız bir proje. Amacımız doğru yatırımı; doğru üretim, altyapı, teknoloji, lojistik ve pazar imkânlarıyla buluşturmak” diye konuştu. Bursa Ticaret Borsası, yıllar içerisinde oluşturduğu güçlü mali yapıyı yeniden sektörün ve bölgenin geleceğine yatırım olarak dönüştürmeyi hedefliyor. Gıda İhtisas OSB’nin geliştirilmesinde Borsa’nın öz kaynak gücü önemli bir dayanak oluştururken, projenin ilerleyen aşamalarında ihtiyaçlar doğrultusunda farklı finansman modellerinin de değerlendirilmesi öngörülüyor. Matlı, “Biz Borsamızın kaynaklarını yalnızca bugünün ihtiyaçlarını karşılamak için değil, üyelerimize, sektörümüze ve bölgemize uzun yıllar değer üretecek kalıcı yatırımlara dönüştürmek istiyoruz” dedi. Karapınar Projesinde de Çalışmalar Uzun Süredir Devam Ediyor Bursa Ticaret Borsası’nın ikinci makro projesini ise Karapınar Projesi oluşturuyor. Borsa mülkiyetindeki alana ilişkin uzun süredir yürütülen çalışmalarla Bursa’nın doğusunda ticaret, yaşam, sosyal ve kültürel fonksiyonların birbirini tamamladığı; bulunduğu bölgenin ekonomik ve sosyal gelişimine katkı sağlayacak nitelikli bir çekim merkezi oluşturulması hedefleniyor. Özer Matlı, “Karapınar da bugün gündeme getirdiğimiz yeni bir proje değil. Uzun süredir üzerinde çalıştığımız, farklı boyutlarıyla değerlendirdiğimiz ve Bursa’ya en yüksek faydayı sağlayacak biçimde geliştirmeye gayret ettiğimiz ikinci makro projemiz. Burada da amacımız yalnızca bir gayrimenkul yatırımı yapmak değil; şehrin doğusuna uzun vadeli ekonomik ve sosyal değer kazandırmak” dedi. 13 Yılda Ekosistemin Taşları Tek Tek Yerine Konuldu Bursa Ticaret Borsası bu dönemde tarımsal ticaretin dijital dönüşümünde Türkiye Ürün İhtisas Borsası`nın A Grubu büyük hissedarları arasında yer aldı; Marmara Ürün Piyasası Aracı Kurumu`nun kurucu ortaklarından biri oldu ve Marmara ÜPAK bünyesindeki borsalar arasında işlem hacminde ilk sıraya yükseldi. Tarımsal ürünlerde kalite ve standardizasyon için kurulan Bursa Ticaret Borsası Laboratuvar ve Depoculuk A.Ş., Bursa’dan Türkiye’nin farklı bölgelerine uzanan bir hizmet ağına dönüştürüldü. Ticaret Bakanlığı destekleriyle yürütülen Gıda UR-GE Projesi ile Bursalı firmalar Dubai, Romanya, Bulgaristan ve Japonya’da yeni pazarlarla buluşturulurken proje, 2026 yılında “En İyi Çıkış Yapan UR-GE Projesi” ödülüne layık görüldü. Borsa’nın hamiliğini yürüttüğü ve Türkiye’ye rol model olan Hamidiye Tarım Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi ile geleceğin nitelikli insan kaynağına yatırım yapılırken; Bursa Pideli Köfte ve Bursa Havlusu’nun coğrafi işaretle tescillenmesiyle kentin yerel değerleri koruma altına alındı. Üyelerin mesleki gelişimini destekleyen dijital öğrenme platformu Bursa TB E-Akademi, Bursa’nın kültürel değerlerini ve markalarını geleceğe taşıyan Off The Record projesi ve farklı sosyal sorumluluk çalışmalarıyla Borsa’nın hizmet ve faaliyet alanı daha da genişletildi. Bursa Ticaret Borsası uluslararası alanda ise Avrupa Ticaret Borsaları Birliği’nin (European Commodities Exchange) ilk ve tek Türk ticaret borsası olarak önemli bir temsil gücüne ulaştı. 36’ncılıktan 14’üncülüğe Bu kurumsal dönüşüm ekonomik göstergelere de yansıdı. Özer Matlı ve ekibinin göreve geldiği 2013 yılında yaklaşık 980 milyon TL olan yıllık tescil işlem hacmi, 2025 yılında 70 milyar 970 milyon TL’ye ulaştı. Bursa Ticaret Borsası aynı dönemde Türkiye’de faaliyet gösteren 117 ticaret borsası arasında işlem hacminde 36’ncı sıradan 14’üncü sıraya yükseldi. Matlı, “Bu sonuçların bizim için anlamı yalnızca Borsamızın büyümesi değil. Asıl önemli olan, güçlenen kurumsal kapasitemizi sektörümüzün ve Bursa’nın geleceğine hizmet eden yapılara dönüştürebilmek” dedi. Gıda İhtisas OSB: 13 Yıllık Birikimin Yeni Aşaması Başkan Özer Matlı, “Gıda İhtisas OSB, bugün ortaya çıkmış yeni bir proje değil; Bursa Ticaret Borsası’nın yıllardır tarım ve gıda alanında attığı adımların, geliştirdiği projelerin ve oluşturduğu kurumsal kapasitenin yeni ve daha ileri bir aşamasıdır” dedi. “TÜRİB ile tarımsal ticaretin dijital altyapısında yer aldık, Marmara ÜPAK ile ürün piyasalarındaki konumumuzu güçlendirdik, laboratuvarımızla kalite ve güven altyapısı kurduk, UR-GE ile firmalarımızı dünyaya taşıdık, Hamidiye ile insan kaynağına yatırım yaptık. Bunların her biri bugün kurmaya çalıştığımız gıda ekosisteminin farklı bir parçasıdır.” “Bizim vizyonumuz yalnızca bir OSB kurmak değil. Bursa’dan başlayarak bölgemizin üretim gücünü aynı sistem içerisinde buluşturan, orta vadede yakın coğrafyaya da hizmet verebilecek güçlü ve sürdürülebilir bir gıda ekosistemi oluşturmak. Karapınar Projemizle de şehrimizin doğusuna yeni bir ekonomik ve sosyal değer kazandırmak istiyoruz.” “13 yıldır olduğu gibi bugün de bir taraftan üyelerimizin ve sektörümüzün ihtiyaçlarına çözüm üretirken, diğer taraftan Bursa’nın ve bölgemizin geleceğine hizmet edecek projeler üzerinde çalışmaya devam ediyoruz.”

Cengiz Balık: "Çin Pazarının Açılması Türk Kirazına Yeni Bir Ufuk Kazandıracak" Haber

Cengiz Balık: "Çin Pazarının Açılması Türk Kirazına Yeni Bir Ufuk Kazandıracak"

Narenciyeden incire, üzümden salça ve turşuya kadar yüzü aşkın ürünü dünya pazarlarına ulaştıran Egeli yaş meyve sebze ihracatçıları 2026 yılının ilk yarısında ihracatını yüzde 2 artışla 572 milyon dolara taşıdı. Egeli yaş meyve sebze ihracatçıları Japonya ve Güney Kore'ye düzenleyeceği ticaret heyetiyle Uzak Doğu açılımını hızlandırıyor. Sektör, Çin pazarının yeniden açılmasıyla Türk kirazı için önemli bir fırsat doğmasını bekliyor. Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Cengiz Balık, “2025 yılını sektörümüz adına başarılı bir yıl olarak değerlendiriyoruz. Üyelerimizin emeği ve alın teriyle, 128 ülkeye 1 milyar 231 milyon dolarlık yaş meyve, sebze ve mamulleri ihracatı gerçekleştirdik. Bu performansla Birliğimiz, Ege Bölgesi'nde bitkisel ürün ihracatının lideri konumunu korumuştur. Türkiye'nin toplam yaş meyve sebze ve mamulleri ihracatının yaklaşık beşte biri Birliğimiz üyeleri tarafından gerçekleştirilmiştir. Narenciyeden incire, üzümden salça ve turşuya kadar yüzü aşkın ürünümüz dünya pazarlarına ulaşmıştır. Bu tablo, Ege topraklarının bereketini ve üyelerimizin küresel rekabet gücünü açıkça ortaya koymaktadır. Üreticisinden ihracatçısına kadar bu zincirde emeği geçen herkese teşekkür ediyoruz.” dedi. En fazla ihraç edilen ürünler kiraz, domates, mandalina ve şeftali 2026 yılına da güçlü bir başlangıç yaptıklarını vurgulayan Başkan Balık, 2025 yılının Ocak–Haziran döneminde 559 milyon dolar olan ihracatın 2026 yılının aynı döneminde 572 milyon dolara yükseldiğini söyledi. Cengiz Balık, “Küresel ekonomideki tüm belirsizliklere ve lojistik zorluklara rağmen elde edilen bu artış, sektörümüzün dayanıklılığının ve üyelerimizin azminin en somut göstergesidir. Bu dönemde yaş meyve ve sebze grubunda en fazla ihraç ettiğimiz ürünler kiraz, domates, mandalina ve şeftali olmuştur. Özellikle kirazda ulaştığımız kalite ve pazar çeşitliliği, Türk kirazını dünya sofralarının aranan ürünü haline getirmiştir. Meyve sebze mamulleri grubunda ise kuru domates, kornişon turşusu, biber turşusu, sebze konserveleri ve elma suyu ihracatımızın lokomotif ürünleri olmuştur.” diye konuştu. Almanya, Amerika Birleşik Devletleri, Rusya, İngiltere ve Hollanda ilk beş ülke Başkan Balık, “En fazla ihracat gerçekleştirdiğimiz ülkeler sıralamasında Almanya, Amerika Birleşik Devletleri, Rusya, İngiltere ve Hollanda ilk beş sırada yer almaktadır. Bu tablo, hem geleneksel pazarlarımızdaki güçlü konumumuzu koruduğumuzu hem de okyanus ötesi pazarlarda kalıcı bir varlık oluşturduğumuzu göstermektedir. Pazar çeşitlendirme stratejimiz kapsamında fuar ve ticaret heyeti organizasyonlarına ağırlık veriyoruz. 2025 yılı ve 2026 yılının ilk çeyreğinde fuar ve heyet katılımlarımız kesintisiz devam etmiştir. Birliğimizce yürütülen UR-GE projesi kapsamında İngiltere, Norveç ve Kanada'ya ticaret heyetleri düzenledik. Turkish Tastes Turquality projemiz kapsamında ise ürünlerimizin Amerika Birleşik Devletleri'nde prestijli ortamlarda tanıtılması için yoğun bir çalışma yürüttük.” dedi. Japonya ve Güney Kore’ye sektörel ticaret heyeti Pazar çeşitlendirmede bir sonraki adımın Uzak Doğu olacağı bilgisini veren Balık sözlerine şöyle devam etti: “20-29 Kasım 2026 tarihleri arasında Japonya ve Güney Kore'ye yönelik sektörel bir ticaret heyeti düzenleyeceğiz. Yüksek alım gücüne ve kaliteli ürüne değer veren tüketici profiline sahip bu iki önemli pazarda, üyelerimizin potansiyel alıcılarla ikili iş görüşmeleri gerçekleştirmesini ve ürünlerimizin tanıtımını en etkin şekilde yapmasını hedefliyoruz. Uzak Doğu pazarlarında kalıcı bir varlık oluşturmanın, sektörümüzün uzun vadeli büyüme stratejisinin ayrılmaz bir parçası olduğuna inanıyoruz.” Çin makamlarının ülkemizden kiraz ithalatına yeniden izin vermesini bekliyoruz Kiraz özelinde önemli bir gelişmeyi de paylaşan Başkan Balık, Türkiye'den Çin Halk Cumhuriyeti'ne kiraz ihracatının yeniden başlatılmasına yönelik çalışmalar kapsamında şunları anlattı: “Çin Halk Cumhuriyeti Gümrükler Genel İdaresi'nden teknik uzmanlardan oluşan bir heyet, 22-28 Haziran 2026 tarihleri arasında ülkemizi ziyaret ederek kiraz bahçelerinde, paketleme tesislerinde ve soğuk işlem ile fumigasyon uygulama merkezlerinde incelemelerde bulunmuştur. Heyete, kirazımızın bahçeden sofraya uzanan izlenebilirlik süreci ve gıda güvenliği uygulamalarımız yerinde aktarılmıştır. Heyetin hazırlayacağı rapor doğrultusunda Çin makamlarının ülkemizden kiraz ithalatına yeniden izin vermesini bekliyoruz. Yılda yaklaşık 600 bin ton kiraz ithal eden ve dünyanın en büyük kiraz ithalatçısı konumundaki Çin pazarının açılması sürecinin olumlu sonuçlanmasının, Türk kirazına yepyeni bir ufuk açacağına inanıyoruz.” Cengiz Balık, “Bu güzel performansın asıl sahibi, üreticisinden ihracatçısına kadar emek veren tüm üyelerimizdir. Kendilerine, Birliğimizin değerli çalışanlarına, desteklerini her zaman yanımızda hissettiğimiz Ticaret Bakanlığımıza, Tarım ve Orman Bakanlığımıza, ve iş birliği yaptığımız tüm kurumlarımıza şükranlarımı sunuyorum.” diyerek sözlerini noktaladı.

İstanbul İhracatçı Birlikleri’nden 6,4 Milyar Dolarlık Rekor İhracat Haber

İstanbul İhracatçı Birlikleri’nden 6,4 Milyar Dolarlık Rekor İhracat

İstanbul İhracatçı Birlikleri (İİB), 2026 yılının ilk altı ayında sergilediği başarılı performansla dikkat çekiyor. Bünyesinde bulunan yedi ihracatçı birliği ile Türkiye ekonomisine güç katan İİB, geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre yüzde 7,3 oranında artışla 6 milyar 450 milyon dolar tutarında ihracata imza attı. İstanbul İhracatçı Birlikleri (İİB), yılın ilk yarısında, bünyesinde bulunan yedi ihracatçı birliği ile bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 7.3 oranında artış neticesinde 6 milyar 450 milyon dolar tutarında ihracat yaptı. İİB Koordinatör Başkanı Erkan Özkan, “İstanbul İhracatçı Birlikleri, yılın ilk yarısını ihracat artışı ile kapatarak, başarılı bir performans sergiledi” dedi. İstanbul İhracatçı Birlikleri (İİB), bünyesinde bulunan yedi ihracatçı birliğine üye farklı şehirlerde faaliyet gösteren 20 bini aşkın firma ile 2026 yılının ilk altı ayında, bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 7.3 oranında artış neticesinde 6 milyar 450 milyon dolar tutarında ihracat yaptı. İstanbul İhracatçıları, 193 ülke pazarına ürün sattı ve birliğin ülke ihracatındaki payı yüzde 5.4 oldu. İİB, haziran ayında ise, bir önceki yılın aynı ayına kıyasla yüzde 32.8 oranında artışla 1 milyar 105 milyon dolar tutarında ihracat yaptı. Avrupa Birliği ülkelerine ihracatta artış İstanbul İhracatçı Birlikleri, yılın ilk altı ayında, değer bazında en fazla ihracatı 407.5 milyon dolar ile Amerika Birleşik Devletleri’ne gerçekleştirdi. ABD’ye en fazla hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamullerinin şeker ve şekerli mamuller alt sektörü ile kağıt ve karton ürünleri alt sektörlerine ait ürünler satıldı. İİB, ABD’nin ardından değer bazında en fazla Birleşik Krallık, Norveç, Almanya ve Irak’a ihracat yaptı. İİB tarafından yapılan ihracatta; Birleşik Krallık’a kağıt ve karton ürünleri ile gemi, Norveç’e gemi, Almanya’ya fındık ve mamulleri ile kağıt ve karton ürünleri, Irak’a ise hayvansal mamuller ile ağaç ve orman ürünleri ön plana çıktı. Ülke grupları baz alındığında ise İİB’nin en fazla ihracat yaptığı bölge, bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 8.1 oranında artış sonucu 1 milyar 663 milyon dolar ile Avrupa Birliği ülkeleri oldu. İİB bünyesinde bulunan birliklerden İstanbul Mobilya, Kağıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği, 2026 yılının ilk altı ayında, yaklaşık 1 milyar 820 milyon dolar; İstanbul Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (İHBİR), 1 milyar 738 milyon dolar; Gemi, Yat ve Hizmetleri İhracatçıları Birliği (GYHİB), yaklaşık 1 milyar 561 milyon dolar; İstanbul Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği (İSHİB), yaklaşık 538 milyon dolar; İstanbul Fındık ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (İFMİB), 466 milyon dolar; İstanbul Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği, 287 milyon dolar; İstanbul Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (KUMİB) ise 145 milyon dolar tutarında ihracat gerçekleştirdi. Özkan: İİB, yılın ilk yarısında başarılı bir performans sergiledi İstanbul İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Erkan Özkan, “İstanbul İhracatçı Birlikleri, yılın ilk yarısını, yüzde 7.3 oranında ihracat artışı ile kapatarak, başarılı bir performans sergiledi. Haziran ayını, hedef pazarlarımıza yönelik etkinliklerimizle tamamladık. Dünya denizcilik sektörünün kalbi, Atina'da düzenlenen Posidonia 2026 Fuarı'nda attı. İstanbul İhracatçı Birlikleri, fuarın Türkiye Milli Katılım organizasyonu başarı ile tamamladı. Kolombiya’da düzenlenen ve Güney Amerika’daki gıda endüstrisinin önemli fuarlarından Alimentec-Anuga Select Colombia 2026’da Türkiye Milli Katılımını organize ederek, Türk gıda ürünlerinin tanıtımını yaptık. Amerika Birleşik Devletleri'nin (ABD) büyük gıda fuarlarından Summer Fancy Food Show’da, İHBİR tarafından yürütülen “İHBİR Şekerli Mamuller ve Pastacılık Sektörleri İhracat Atılımı UR-GE Projesi” kapsamında, standlı fuar katılımı gerçekleştirildi. İstanbul Mobilya, Kağıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği tarafından yürütülen “Print in İstanbul Uluslararası Rekabetçiliğin Geliştirilmesi (UR-GE) Projesi”, çalışmalarına devam ediyor. Projede yer alan firma temsilcilerinin katılımı ile “Uluslararası pazarlarda ticari istihbarat” konulu eğitim düzenlendi. İİB; ABD Pazarı İçin Stratejik Adımlar”, “Gelecekte Gerekli Temel Yetkinlikler” konularında, genel katılıma açık, online, ücretsiz eğitimler düzenledi. Hedef pazarlarımıza yönelik yaptığımız çalışmalar ve yurt dışında organize ettiğimiz milli katılımlı fuarlar başta olmak üzere planlamalarımız doğrultusunda hareketle ihracatımızı artıracak, ülke ekonomisine katkımızı sürdüreceğiz” dedi.

İstanbul İhracatçı Birlikleri’nden 5 Milyar 342 Milyon Dolarlık İhracat Haber

İstanbul İhracatçı Birlikleri’nden 5 Milyar 342 Milyon Dolarlık İhracat

İstanbul İhracatçı Birlikleri (İİB), yılın ilk beş ayında, bünyesinde bulunan yedi ihracatçı birliği ile bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 3.3 oranında artış neticesinde toplamda 5 milyar 342 milyon dolar tutarında ihracat yaptı. İİB Koordinatör Başkanı Erkan Özkan, “Farklı şehirlerde faaliyet gösteren 20 bini aşkın aktif üyesi ile İstanbul İhracatçı Birlikleri (İİB), yılın ilk beş ayında ihracatını, bölgemizdeki gerilimlere, mayıs ayındaki resmi tatillere rağmen yüzde 3.3 oranında artırdı. Yılın ilk yarısını ihracat artışı ile kapatmayı öngörmekteyiz” dedi. İstanbul İhracatçı Birlikleri (İİB), bünyesinde bulunan yedi ihracatçı birliğine üye farklı şehirlerde faaliyet gösteren 20 bini aşkın firma ile 2026 yılının ilk beş ayında, bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 3.3 oranında artış ile 5 milyar 342 milyon dolar tutarında ihracat yaptı. İstanbul İhracatçıları, 190 ülke pazarına ürün sattı ve ülke ihracatındaki payını yüzde 5.5’e çıkarttı. En fazla ihracat ABD’ye İstanbul İhracatçı Birlikleri, yılın ilk beş ayında, değer bazında en fazla ihracatı 355 milyon dolar ile Amerika Birleşik Devletleri’ne (ABD) gerçekleştirdi. ABD’ye en fazla hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamulleri şeker ve şekerli mamuller alt sektörü ile kağıt ve karton ürünleri alt sektörü satıldı. İİB, ABD’nin ardından değer bazında en fazla Norveç, Birleşik Krallık, Almanya ve Irak’a ihracat yaptı. İİB tarafından yapılan ihracatta, Norveç’e en fazla gemi, Birleşik Krallık’a kağıt ve karton ürünleri ile gemi; Almanya’ya fındık ve mamulleri ile kağıt ve karton ürünleri; Irak’a ise ağaç ve orman ürünleri ile hayvansal mamuller ön plana çıktı. Ülke grupları baz alındığında ise İİB’nin en fazla ihracat yaptığı bölge, bir önceki yılın aynı ayına kıyasla yüzde 2.8 oranında artış sonucu 1 milyar 363 milyon dolar ile Avrupa Birliği ülkeleri oldu. İstanbul İhracatçı Birlikleri, mayıs ayında ise, 1 milyar 109 milyon dolar tutarında ihracat yaptı. İİB bünyesinde bulunan birliklerden İstanbul Mobilya Kağıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği, 2026 yılının ilk beş ayında, 1 milyar 479 milyon dolar; İstanbul Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (İHBİR), 1 milyar 442 milyon dolar; Gemi, Yat ve Hizmetleri İhracatçıları Birliği (GYHİB), yaklaşık 1 milyar 282 milyon dolar; İstanbul Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği (İSHİB), yaklaşık 452 milyon dolar; İstanbul Fındık ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (İFMİB), yaklaşık 398 milyon dolar; İstanbul Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği, 234 milyon dolar; İstanbul Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (KUMİB) ise 123 milyon dolar tutarında ihracat gerçekleştirdi. Özkan: Yılın ilk yarısını ihracat artışı ile kapatmayı öngörmekteyiz İstanbul İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Erkan Özkan, “Farklı şehirlerde faaliyet gösteren 20 bini aşkın aktif üyesi ile İstanbul İhracatçı Birlikleri (İİB), yılın ilk beş ayında ihracatını, bölgemizdeki gerilimlere, mayıs ayındaki resmi tatillere rağmen yüzde 3.3 oranında artırdı. Yılın ilk yarısını ihracat artışı ile kapatmayı öngörmekteyiz. Mayıs ayı bizim için oldukça yoğun geçti. Dünyanın en prestijli tasarım fuarlarından ICFF International Contemporary Furniture Fair 2026’ya katılarak, Heartmade Furniture” konseptli standımızda, Türk mobilya sektörünün tasarım gücünü, üretim kalitesini ve çağdaş vizyonunu uluslararası ziyaretçilerle buluşturduk. İstanbul Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliğimizin (İHBİR) Türkiye milli katılımını organize ettiği Amerika’nın en ünlü şekerleme ve atıştırmalık ürünler fuarı Sweets&Snacks EXPO 2026’da, Türk gıda ürünlerinin tanıtımını başarılı bir şekilde yaptık. Gemi, Yat ve Hizmetleri İhracatçıları Birliğimiz; “Award on Water” Gemi Yat ve Hizmetleri Sektörü Ödül Töreni ile 2025 yılının başarılı ihracatçılarını ödüllendirdi. İstanbul Mobilya, Kağıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliğimiz tarafından yürütülen “CartonBridge Türkiye Uluslararası Rekabetçiliğin Geliştirilmesi (UR-GE) Projesi”, çalışmalarına devam ediyor. Bu kapsamda projede yer alan firma temsilcilerinin katılımı ile “Uluslararası pazarlarda ticari istihbarat” konulu eğitim düzenlendi. İstanbul Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliğimizin (İHBİR) “İHBİR Teknik Eğitim Programı” kapsamında düzenlediği “Teorik ve Uygulamalı Raf Ömrü ve Hızlandırılmış Raf Ömrü Analizleri” eğitimi firma temsilcilerinin yoğun katılımı ile yapıldı. İstanbul İhracatçı Birlikleri (İİB); “İhracatta Risk Yönetimi, Ödeme, Lojistik ve Hukuki Güvenceler” konusunda genel katılıma açık, ücretsiz, çevrim içi eğitim düzenledi. İstanbul Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliğimiz (İHBİR), Ticaret Bakanlığı’nın ev sahipliğinde düzenlenen Responsible®️ - Sorumluluk ve Uluslararası Rekabet Zirvesi Programı’na katıldı ve UR-GE projeleri kapsamında hayata geçirdiği örnek uygulamalarla Bakanlık tarafından ödüle layık görüldü. İstanbul İhracatçı Birlikleri’nin her zaman katma değerli ve sürdürülebilir ihracat hedefi oldu. Birliğimizin amacı, sektörlerimizin, ülkemizin ve sanayicimizin dünyada bıraktığı etkiyi ve ortaya koyduğu katma değeri artırmak. İhracat artışımızda katkısı olan bütün ihracatçılarımızı kutlarım.” dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.