Hava Durumu

#Üretici Fiyatları

Kırsal Haber - Üretici Fiyatları haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Üretici Fiyatları haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Tarım Maliyeti Temmuz’da Rekor Düşüş Gösterdi Haber

Tarım Maliyeti Temmuz’da Rekor Düşüş Gösterdi

Antalya Ticaret Borsası (ATB) ve Antalya Tarım Konseyi (ATAK) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı Temmuz 2026 Tarımsal Girdi Fiyat Endeksi’ni (Tarım-GFE) değerlendirdi. Çandır, Tarım-GFE’nin Temmuz ayında aylık yüzde 0,2 arttığını belirtirken, “Temmuz ayı için açıklanan tarımsal girdi fiyat enflasyonunun bir önceki aya göre aylıkta son 10 yılın en düşüğü oldu. Bu rakam, endeksin ölçülmeye başlandığı 2015 yılından itibaren Temmuz ayları ortalamasının (2,43) ciddi düzeyde altında ilan edilmiştir” dedi. Tarım-GFE’nin Temmuz ayında yıllık yüzde 27,62 ilan edildiğine dikkat çeken Çandır, “Bu yıllık rakam, son 10 yılın Temmuz ayları ortalamasının (33,68) altında kalmıştır. Tarım-GFE yıllıkta son 6 yılın Temmuz aylarının altında ilan edildi. 10 yıllık Temmuz ayı ortalamalarına göre bakıldığında aylıkta ve yıllıkta ortalamanın altında artış göstermiştir” değerlendirmesinde bulundu. AYLIKTA ENERJİ ARTTI, GÜBRE DÜŞTÜ Temmuz ayı Tarım-GFE’nin alt kalemlerine bakıldığında, tohumda aylık yüzde 0,74, enerjide yüzde 4,82, gübrede yüzde -3,16, ilaçta yüzde 1,31, veteriner hizmetlerinde yüzde -1,05, yemde yüzde -1,64, diğer kalemlerde ise yüzde 1,47 değişim gösterdiğini belirten Çandır, aynı kalemlerin Temmuz ayındaki yıllık değişimlerine bakıldığında tohumda yüzde 29,92, enerjide yüzde 30,04, gübrede yüzde 33,07, ilaçta yüzde 22,69, veteriner hizmetlerinde yüzde 22,70, yemde yüzde 26,89, diğer kalemlerde ise yüzde 32,96 artış olduğunu belirtti. Çandır, tarımsal yatırıma katkı sağlayan mal ve hizmetler kaleminde ise Temmuz ayında aylık yüzde 1,48 ve yıllıkta ise yüzde 20,53 artış ilan edildiğini kaydetti. TÜİK tarafından Temmuz ayı tarımsal üretici fiyat endeksi Tarım-ÜFE’nin aylık yüzde 2,31 ilan edildiğini anımsatan Başkan Çandır, “Geçmiş 15 yıllık Temmuz ayları ortalaması olan yüzde -0,23 ile karşılaştırıldığında ortalamanın ciddi üzerinde bir artış söz konusu olmuştur. Temmuz ayında Tarım-ÜFE yıllıkta ise yüzde 18,81’lik rakam ilan edilmişti. Geçmiş 15 yıllık ortalama olan yüzde 27,1 ile karşılaştırıldığında ortalamanın ciddi altında bir artış söz konusu olmuştur. Tarımsal girdi maliyetlerinin aynı dönemdeki yüzde 33,68’lik ortalama artışıyla karşılaştırıldığında tarımsal faaliyetlerde bulunanların uzun yıllar boyunca yıllık kayıpları açıkça ortaya çıkmaktadır” değerlendirmesinde bulundu. Yurtiçi ve yurtdışı üretici enflasyonlarının tarım sektörünü dolaylı olarak etkilediğini belirten Başkan Ali Çandır, yurtdışı üretici enflasyonu YD-ÜFE’nin Temmuz’da aylık yüzde 2,51 ve yıllık yüzde 29,67 arttığını kaydetti. Çandır, “Uzun yıllar ortalamasının aylıkta yüzde 1,71 ve yıllıkta da yüzde 27,82 olduğu hatırlanırsa ortalamaların üstünde artışlar ilan edildiği anlaşılmaktadır” dedi. Yurtiçi üretici enflasyonu Yİ-ÜFE’nin aylık yüzde 1,52 ve yıllık yüzde 27,83 ilan edildiğini kaydeden Ali Çandır, “Üretici düzeyindeki gıda kalemi ise aylık yüzde 0,47 ve yıllık ise yüzde 33,41 artmıştı. Bu durum, Temmuz ayında tarıma dayalı imalat sanayiindeki enflasyonun, tarımdan daha yüksek seyrettiğini göstermektedir” değerlendirmesinde bulundu. Temmuz ayında üretici kesimdeki bu enflasyonlara karşılık tüketici enflasyonu TÜFE’nin aylık yüzde 1,78 ve yıllık yüzde 31,75 arttığına dikkat çeken Çandır, “Bu rakamlar, 5 yılın en düşük rakamları olurken ortalama aylık yüzde 1,09 ve yıllık yüzde 18,87 olan TÜFE’den hala çok ciddi düzeyde yukarıda seyretmektedir” dedi. Tüketici taraftaki gıda enflasyonunun Temmuz ayında aylık yüzde 1,61 ve yıllık yüzde 37,52 ilan edildiğini kaydeden Başkan Ali Çandır, “İşlenmemiş gıda enflasyonu ise Temmuz’da aylık yüzde 2,37 ve yıllık yüzde 39,69 düzeyinde ilan edilmişti. Yaş meyve sebze enflasyonu ise aylık yüzde 5,39 ve yıllık yüzde 41,84 artış olarak ilan edilmişti” dedi. Başkan Çandır şu değerlendirmede bulundu: “Ekonomik sektörler içerisinde tarım, dezenflasyon sürecine hem tedarik hem de ürün tarafında ciddi olumlu etkiler yapmaya devam etmiştir. Özellikle yıllık yüzde 18,81 artan tarımsal üretici fiyatları, TÜFE’nin yarısına yakın bir artış göstermiştir. Enflasyonun gıda bölümdeki tarım tedarik ve ürün piyasalarında tüketici enflasyonunun ciddi altında artışlar olması dikkat çekicidir ve politika üreticileri tarafından mutlaka dikkate alınmalıdır.”

Üretici Fiyatları Maliyet Artışına Yetişemiyor! Haber

Üretici Fiyatları Maliyet Artışına Yetişemiyor!

Antalya Ticaret Borsası (ATB) ve Antalya Tarım Konseyi (ATAK) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı Haziran 2026 Tarımsal Girdi Fiyat Endeksi’ni (Tarım-GFE) değerlendirdi. Çandır, Haziran’da Tarım-GFE’nin aylık yüzde -0,92 ile son 10 yılın en düşük Haziran verisi olduğunu, yıllık artışın ise yüzde 32,06 ile son 3 yılın altında kaldığını belirtti. Aylık değişimin 2015’ten bu yana Haziran ortalaması olan yüzde 2,14’ün, yıllık artışın ise son 10 yıl ortalaması olan yüzde 33,37’nin altında gerçekleştiğini kaydetti. GÜBRE MALİYETİ BİR YILDA YÜZDE 50’Yİ AŞTI Haziran ayı Tarım-GFE’nin ana gruplarını değerlendiren Başkan Çandır, Haziran’da tarımda kullanılan mal ve hizmetler endeksinin aylık yüzde -0,92 azaldığını, yıllık yüzde 20,47 arttığını; tarımsal yatırıma katkı sağlayan mal ve hizmetler endeksinin ise aylık yüzde 0,93, yıllık yüzde 21,49 yükseldiğini belirtti. Aylık değişimlerin tohumda yüzde -0,24, enerjide yüzde -2,61, gübrede yüzde -2,10, tarımsal ilaçta yüzde 1,23, veteriner hizmetlerinde yüzde -3,32, yemde yüzde -1,44 ve diğer kalemlerde yüzde 1,33 olduğunu kaydeden Çandır, yıllık artışların tohumda yüzde 31,44, enerjide yüzde 31,21, gübrede yüzde 50,99, tarımsal ilaçta yüzde 22,60, veteriner hizmetlerinde yüzde 26,51, yemde yüzde 31,86 ve diğer kalemlerde yüzde 34,40 olduğunu söyledi. Aylıkta en yüksek artış yüzde 1,33 ile diğer kalemlerde, yüzde 1,23 ile tarımsal ilaçta; en yüksek düşüş yüzde -3,32 ile veteriner hizmetlerinde ve yüzde -2,61 ile enerjide görüldü. Yıllıkta gübre yüzde 50,99 ile en yüksek, ilaç yüzde 22,60 ile en düşük artışı gösterdi. ÜRETİCİ FİYATLARI MALİYET ARTIŞINA YETİŞEMİYOR TÜİK tarafından Haziran ayı Tarım-ÜFE’nin aylık yüzde -9,02 olarak açıklandığını anımsatan Çandır, “Bu oran, 15 yıllık Haziran ayları ortalaması olan yüzde 1,68’in ciddi düzeyde altında kaldı. Aynı dönemde tarımsal girdi maliyetlerinin uzun yıllar ortalaması yüzde 2,14 oldu. Bu fark, üreticinin aylık bazda karşı karşıya kaldığı maliyet baskısını açıkça gösteriyor” dedi. Tarım-ÜFE’nin yıllık yüzde 9,55 olduğunu belirten Çandır, “15 yıllık Haziran ortalaması yüzde 27,20 iken tarımsal girdi maliyetlerinin aynı dönemdeki ortalaması yüzde 33,37 oldu. Bu tablo, üretici fiyatlarının uzun yıllar itibarıyla maliyet artışına yetişemediğini ortaya koyuyor” diye konuştu. TARIMA DAYALI SANAYİDE ENFLASYON DAHA YÜKSEK Yurt içi ve yurt dışı üretici enflasyonlarının tarımı dolaylı olarak etkilemeye devam ettiğini belirten Çandır, Haziran’da YD-ÜFE’nin aylık yüzde 0,46, yıllık yüzde 30,33 arttığını söyledi. Uzun yıllar ortalamalarının aylık yüzde 2,66 ve yıllık yüzde 27,43 olduğunu hatırlatan Çandır, aylık artışın ortalamanın altında, yıllık artışın ise üzerinde kaldığını kaydetti. Yİ-ÜFE’nin aylık yüzde 1,80, yıllık yüzde 28,09; üretici düzeyindeki gıda enflasyonunun ise aylık yüzde 0,88, yıllık yüzde 33,07 olduğunu belirten Çandır, “Bu tablo, Haziran ayında tarıma dayalı imalat sanayindeki enflasyonun tarımdan daha yüksek seyrettiğini gösteriyor” dedi. GIDA ENFLASYONU YÜZDE 35’İN ÜZERİNDE Haziran’da TÜFE’nin aylık yüzde 0,99, yıllık yüzde 32,11 arttığını belirten Çandır, bu oranların uzun yıllar ortalamaları olan aylık yüzde 0,73 ve yıllık yüzde 18,83’ün üzerinde seyrettiğini kaydetti. Gıda enflasyonunun aylık yüzde 0,16, yıllık yüzde 35,44 olduğunu belirten Çandır, işlenmemiş gıdada aylık yüzde -2,83, yıllık yüzde 33,19; yaş meyve ve sebzede ise aylık yüzde -10,22, yıllık yüzde 28,15 değişim gerçekleştiğini söyledi. KÜRESEL MALİYET BASKISI TARIMA YANSIYOR Emtia ticaretinde yaşanan aksamaların tarımsal üretim açısından önemli bir maliyet unsuru haline geldiğini belirten Çandır, şunları söyledi: “Özellikle enerji ve gübre piyasalarında küresel maliyet baskısı artmaktadır. Haziran ayında bazı girdi kalemlerinde gerileme yaşanması olumlu olmakla birlikte, enerji, doğal gaz, gübre ve lojistik maliyetlerindeki gelişmeler önümüzdeki dönem açısından yakından izlenmelidir. Önemli olan, Türkiye’nin bu maliyet artışlarında küresel ortalamanın neresinde kalacağıdır. Orta Doğu’daki çatışmalar, Hürmüz Boğazı’ndaki belirsizlikler, enerji fiyatlarındaki yükseliş ve Rusya-Ukrayna Savaşı kapsamında limanlara ve gemilere yönelik müdahaleler, önümüzdeki dönemde ilave tedbirlerin alınmasını zorunlu kılmaktadır. Üreticinin üretimden kopmaması için artan girdi maliyetlerine karşı doğrudan ve hedefli destekler hayata geçirilmelidir.”

Üreticiden Markete Fiyat Uçurumu: Elmada %393 Fark! Haber

Üreticiden Markete Fiyat Uçurumu: Elmada %393 Fark!

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Nisan ayı üretici ve market fiyat verilerini açıkladı. Verilere göre Nisan ayında fiyat farkı rekoru elmada kırılırken, marketteki en büyük artış yeşil soğanda görüldü. TZOB Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, tarım sektöründeki fiyat değişimlerini ve girdi maliyetlerini değerlendirdi. Nisan ayında üretici ile market arasındaki makasın iyice açıldığına dikkat çeken Bayraktar, özellikle elma, havuç ve yeşil soğandaki fiyat katlanmalarına vurgu yaptı. Market ve Üretici Arasındaki Makas Açılıyor Nisan ayında üretici ile market arasındaki en büyük fiyat farkı yüzde 393,7 ile elmada yaşandı. Elmayı şu ürünler takip etti: Havuç: %329,9 Yeşil Soğan: %245,3 Marul: %245,2 Pırasa: %242,4 Bayraktar, "Üreticide 18 lira 75 kuruş olan elma markette 92 lira 58 kuruşa satılarak 4,9 kat fark oluşturdu" diyerek tüketicinin ödediği yüksek fiyatlara işaret etti. Nisan Ayı Fiyat Şampiyonları ve Düşüş Yaşayanlar Market ve üretici cephesinde fiyat değişimleri farklı seyretti. Nisan ayının zam şampiyonu markette yeşil soğan olurken, üreticide kuru soğan oldu. Markette Durum: En Fazla Artan: %48,7 ile Yeşil Soğan Takip Edenler: Ispanak (%29,9), Kuru Soğan (%29,2) En Fazla Düşen: %74,3 ile Patlıcan Üreticide Durum: En Fazla Artan: %109,1 ile Kuru Soğan Takip Edenler: Beyaz Lahana (%42,4), Patates (%31) En Fazla Düşen: %64,7 ile Patlıcan Fiyat Değişimlerinin Nedenleri: Hava Koşulları ve Hasat Şemsi Bayraktar, fiyat dalgalanmalarının arkasındaki temel nedenleri şu şekilde sıraladı: Soğan ve Patates: Depolardaki ürünün azalması ve yeni hasat edilen ürünlerin yağışlar nedeniyle çürümesi rekolteyi düşürerek fiyatları artırdı. Sebzeler: Aşırı yağışlar beyaz lahana, karnabahar ve ıspanak arzını azalttı. Buna karşılık, iyi giden hava koşulları patlıcan, biber ve salatalıkta verimi artırarak fiyatları düşürdü. Elma ve Havuç: Talepteki azalma, bu ürünlerde fiyat düşüşüne yol açtı. Girdi Maliyetleri Üreticiyi Zorluyor Sadece gıda fiyatları değil, tarımsal üretim maliyetleri de yükselmeye devam ediyor. Bayraktar’ın paylaştığı verilere göre: Gübre: Amonyum sülfat gübresi aylık %24,1, yıllık ise %104,3 oranında arttı. Yem: Besi ve süt yemi fiyatları yıllık bazda ortalama %35 artış gösterdi. Mazot: Aylık bazda %3,1 düşüş yaşansa da, yıllık artış %57,6 olarak kayıtlara geçti.

Şubat'ta Üretici ve Market Fiyat Farkı En Fazla Karnabahar'da Haber

Şubat'ta Üretici ve Market Fiyat Farkı En Fazla Karnabahar'da

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Şubat ayında üretici market fiyatlarındaki farklılıklarla girdi maliyetlerinde yaşanan değişimleri değerlendirdi. “Şubat ayında üretici ve market arasındaki fiyat farkı en fazla yüzde 229,7 ile karnabaharda görüldü” diyen Bayraktar, açıklamasını şöyle sürdürdü; “Karnabahardaki fiyat farkını yüzde 226,7 ile marul, yüzde 223 ile kuru soğan, yüzde 218,7 ile pırasa takip etti. Karnabahar ve marul 3,3 kat, kuru soğan ve pırasa 3,2 kat fazlaya satıldı. Üreticide 12 lira 36 kuruş olan karnabahar markette 40 lira 75 kuruşa, 16 lira 29 kuruş olan marul 53 lira 20 kuruşa, 4 lira olan kuru soğan 12 lira 92 kuruşa, 16 lira 18 kuruş olan pırasa 51 lira 58 kuruşa satıldı. Şubat ayında fiyatı en fazla artan ürün hem üretici hem de markette marul olurken, fiyatı en fazla düşen ürün markette yeşil soğan, üreticide ise karnabahar oldu.” Market fiyatları “Şubat ayında markette 41 ürünün 28’inde fiyat artışı, 13’ünde ise fiyat azalışı görüldü. Şubat ayında markette fiyatı en fazla artan ürün yüzde 50,3 ile marul oldu. Maruldaki fiyat artışını yüzde 34,2 ile sivri biber, yüzde 29,9 ile salatalık, yüzde 18,4 ile kabak ve yüzde 16,3 ile limon takip etti. Markette fiyatı en fazla azalan ürün ise yüzde 14,2 ile yeşil soğan oldu. Yeşil soğandaki fiyat düşüşünü yüzde 11,9 ile domates, yüzde 11,7 ile kuru üzüm, yüzde 10,4 ile yeşil mercimek ve yüzde 9,8 ile zeytinyağı izledi.” Üretici fiyatları “Şubat ayında üreticide 33 ürünün 18’inde fiyat artışı olurken 7’sinde fiyat düşüşü görüldü. 8 üründe ise fiyat değişimi olmadı. Üreticide en çok fiyat düşüşü yüzde 29 ile karnabaharda görüldü. Karnabahardaki fiyat düşüşünü yüzde 27,3 ile kuru soğan, yüzde 12,8 ile domates, yüzde 9,1 ile fındık ve yüzde 8,2 ile patates izledi. Üreticide en çok fiyat artışı yüzde 49,9 ile marulda görüldü. Maruldaki fiyat artışını yüzde 39,5 ile sivribiber, yüzde 37,8 ile patlıcan, yüzde 36,3 ile salatalık ve yüzde 31,9 ile maydanoz izledi.” Üretici fiyat değişiminin nedenleri “Güzlük dönemde seralarda; salatalık, patlıcan ve sivri biber üretimine yönelen üreticilerimiz, baharlık sezonda domates üretimine yöneldiler. Domatesteki arz artışı üretici fiyatlarının düşmesine neden olurken salatalık, patlıcan ve sivri biberdeki arz düşüşü fiyatların artmasına yol açtı. Talepteki azalma, karnabahar fiyatlarının gerilemesine sebep oldu. Kuru soğandaki fiyat düşüşünün nedeni, yüksek rekolteye bağlı oluşan arz fazlası ile artan sıcaklıkların depolarda bozulmalara yol açmasıdır. Üreticilerimiz, ürün kaybını önlemek amacıyla soğanı düşük fiyatla piyasaya sunmak zorunda kaldı. Bazı bölgelerde aşırı yağışlar nedeniyle hasadın yapılamaması, marulda arz azalmasına neden oldu ve bu durum üreticide marul fiyatlarını yükseltti.” Girdi fiyatlarında yaşanan değişimler “Ziraat Odalarımız aracılığıyla girdi piyasalarından aldığımız fiyat verilerine göre; Şubat ayında, Ocak ayına göre amonyum sülfat gübresi yüzde 4,2, 20.20.0 kompoze gübresi yüzde 1,6, amonyum nitrat gübresi yüzde 1,3, DAP gübresi yüzde 0,5 oranında artış gösterdi. Buna karşın ÜRE gübresi yüzde 0,2 oranında düştü. Geçen yılın Şubat ayına göre son bir yılda 20.20.0 kompoze gübresi yüzde 38,5, üre gübresi yüzde 38,3, DAP gübresi yüzde 35,4, amonyum sülfat gübresi yüzde 33,3, amonyum nitrat gübresi yüzde 29,3 oranında arttı. Şubat ayında Ocak ayına göre besi yemi yüzde 2,8, süt yemi yüzde 2,7, son bir yılda besi yemi yüzde 34,3, süt yemi yüzde 30,1 oranında arttı. Elektrik fiyatları yıllık olarak yüzde 12,8 oranında artarken tarım ilacı fiyatları yüzde 27,8 oranında arttı. Şubat ayında mazot fiyatı aylık olarak yüzde 5,1 oranında artarken, yıllık yüzde 26,1 oranında arttı.”

Ramazan Ayı Öncesinde Fiyatlarda Artış Haber

Ramazan Ayı Öncesinde Fiyatlarda Artış

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Ramazan ayı öncesinde temel gıda ürünlerindeki fiyat değişimlerine ilişkin bir basın açıklaması yaptı. 2007 yılından bu yana Türkiye Ziraat Odaları Birliği’nin Ramazan öncesi fırsatçılığa izin verilmemesi konusunda çalışmalar yaptığını hatırlatan Bayraktar, “Ramazan ayı öncesinde temel tüketim ürünlerine yönelik fiyat hareketleri Birliğimiz tarafından incelendi. Yapılan çalışmada, geçen yılın Ramazan dönemi ile bu yılın Ramazan ayı öncesindeki fiyatlar karşılaştırıldı; ayrıca son 15 günlük süreçte üretici ve market fiyatlarında yaşanan değişimler ürün bazında değerlendirildi. Çalışma kapsamında üretici ve market fiyat farkları ile aynı marka ürünlerin farklı marketlerdeki fiyat değişimleri de ele alındı” dedi. Geçen yıla göre Ramazan ayı öncesi üretici market fiyatları “Geçen yıl ile bu yılın Ramazan ayı öncesindeki fiyatlara baktığımızda, bu yıl markette 39 ürünün 32’sinde fiyat artışı, 7’sinde fiyat düşüşü gerçekleşti. Markette en fazla fiyat artışı yüzde 197,4 ile limonda görüldü. Limondaki fiyat artışını yüzde 149,2 ile kabak, yüzde 117,1 ile fındık, yüzde 108,8 ile elma izledi. Markette fiyatı en çok düşen ürünler ise yüzde 41,9 ile kuru soğan, yüzde 31,9 ile kuru fasulye, yüzde 26,4 ile nohut ve yüzde 18,3 ile beyaz lahana oldu. Geçtiğimiz yılın Ramazan öncesine göre bu sene tüketicilerimiz marketten limonu 3 kat, kabağı 2,5 kat, fındığı 2,2 kat ve elmayı 2,1 kat fazlaya alarak tüketmek zorunda kalacaklar. Geçen yıl ile bu yılın Ramazan ayı öncesine göre üreticide 31 ürünün 21’inde fiyat artışı, 9’unda fiyat düşüşü görülürken 1 üründe fiyat değişimi yaşanmadı. Üreticide en fazla fiyat düşüşü yüzde 68,5 ile kuru soğanda görüldü. Kuru soğandaki fiyat düşüşünü yüzde 44 ile beyaz lahana, yüzde 29,8 ile sivri biber, yüzde 23 ile patates izledi. Üreticide en fazla fiyat artışı yüzde 212,7 ile limonda görüldü. Limondaki fiyat artışını yüzde 160 ile antepfıstığı, yüzde 133,3 ile kuru kayısı, yüzde 100 ile kırmızı mercimek izledi.” 28 Ocak-12 Şubat 2026 market fiyatları “15 günlük süreçte markette 41 ürünün 27’sinde fiyat artışı, 14’ünde fiyat azalışı görüldü. Markette fiyatı en fazla artan ürün yüzde 42,9 ile pırasa oldu. Pırasadaki fiyat artışını yüzde 32,1 ile marul, yüzde 27,4 ile kabak, yüzde 25,6 ile sivri biber izledi. Markette fiyatı en çok azalan ürün ise yüzde 9,6 ile yeşil mercimek oldu. Yeşil mercimekteki fiyat düşüşünü yüzde 9 ile antepfıstığı, yüzde 8,3 ile nohut, yüzde 7,8 ile kuru soğan ve yüzde 6,5 ile havuç izledi.” 28 Ocak-12 Şubat 2026 üretici fiyatları “15 günlük süreçte üreticide 33 ürünün 21’inde fiyat artışı olurken, 4’ünde fiyat düşüşü gürüldü. 8 üründe ise fiyat değişimi görülmedi. Üreticide en çok fiyat düşüşü yüzde 17 ile karnabaharda görüldü. Karnabahardaki fiyat düşüşünü yüzde 12,7 ile kuru soğan ve fındık, yüzde 9,4 ile patates izledi. Üreticide en fazla fiyat artışı yüzde 47,3 ile maydanozda görüldü. Maydanozdaki fiyat artışını yüzde 36,1 ile marul, yüzde 28,8 ile mandalina, yüzde 28,6 ile havuç, yüzde 23,9 ile pırasa takip etti.” Üretici fiyat değişimlerinin nedenleri “Kuru soğanda rekoltenin yüksek olması ve sıcaklıkların artması nedeniyle depolarda bozulmalar yaşanmaya başlandı. Ürün kaybı riskini azaltmak isteyen üreticiler, kuru soğanı kısa sürede elden çıkarmak amacıyla piyasaya düşük fiyatlardan sunmaya başladı. Patateste ise piyasada durgunluk yaşanıyor, alıcı talebinin zayıf olması fiyatları olumsuz etkiliyor. Talebin azalması karnabahar fiyatlarının gerilemesine sebep oldu. 2025 yılında yaşanan zirai don sebebiyle fındık rekoltesi düştü. Fakat buna rağmen piyasada oluşan fındık fiyatları son dönemlerde manipülatif hareketlerle düşürüldü.” Aynı marka ürünlerin farklı marketlerdeki fiyat değişimi “Ülkemizin içinde bulunduğu ekonomik şartlar nedeniyle ürün fiyatları marketlerde çok sık değişiyor. Maliyetler sebep gösterilerek marketler arası aynı marka ürünler farklı fiyatlara satılıyor. Tüketicilerimiz doğal olarak hangi ürün hangi markette düşük fiyata satılıyor arayışına girmek zorunda kalıyor. Birliğimizce Ankara’da temel tüketim maddeleri arasından seçilen aynı marka ve gramajdaki 5 farklı ürünün 4 farklı marketteki fiyatlarına yönelik çalışma yapıldı. Yaptığımız çalışma sonucunda ürünlerin belirli markalar tarafından paketlenmiş fiyatının marketten markete oldukça değişkenlik gösterdiği görüldü. Aynı markanın aynı gramajda ürünün farklı marketlerdeki fiyatları değerlendirildiğinde; Ayçiçek yağında yüzde 68,3, nohutta yaklaşık yüzde 41, tavuk yüzde 26,3, süt yüzde 22,5 ve yoğurt yüzde 19,9 oranlarda değişimler olduğu görülüyor. Yaptığımız çalışmada; 1 litre X marka Ayçiçek yağının fiyatı marketlerde 109 lira 90 kuruş ile 179 lira 95 kuruş arasında değişiyor. Ayçiçek yağı litre fiyatının farklı marketlerdeki değişimi yüzde 68,3 ü buluyor. 1 kilogram X marka nohudun fiyatı, marketlerde 109 lira 90 kuruş ile 154 lira 95 kuruş arasında değişiyor. Nohutta aynı markanın farklı marketlerdeki fiyat değişimi yaklaşık yüzde 41’i buluyor. 1 kilogram X marka bütün tavuk fiyatı, marketlerde 95 lira ile 119 lira 95 kuruş arasında değişiyor. Aynı marka bütün tavuğun farklı marketlerdeki fiyat değişimi yüzde 26,3’ü buluyor. 1 litre X marka sütün fiyatı, marketlerde 57 lira 90 kuruş ile 70 lira 90 kuruş arasında değişiyor. Sütün farklı marketlerdeki fiyat değişimi yüzde 22,5’i buluyor. 1 kilogram X marka yoğurdun fiyatı, marketlerde 77 lira 50 kuruş ile 92 lira 95 kuruş arasında değişiyor. Yoğurdun farklı marketlerdeki fiyat değişimi yüzde 19,9’u buluyor. Son yıllarda önemli ölçüde artan üretim maliyetleri ve yaşanan doğal afetler nedeniyle üreticilerimiz yeterli geliri elde edemiyor ve üretmekte zorlanıyorlar. Buna rağmen üreticilerimizin ürettiği ürünlerin marketlerde birbirinden farklı yüksek fiyatlara satılması kabul edilebilir değildir. Diğer taraftan tüketicilerimiz ramazan alışverişlerini yaparken taklit ve tağşiş yapılan ürünler konusunda dikkatli olmalı, güvendikleri yerlerden ihtiyaçlarını almalı ve şüpheli ürünleri ihbar etmelidir. Taklit ve tağşişin önlenmesi için tüm illerde denetimlerin sık sık yapılması sağlanmalıdır. Mübarek Ramazan ayının İslam âlemi ve milletimiz için hayırlara vesile olmasını, sağlık, huzur, bolluk ve bereket getirmesini diliyor, yaşadığımız doğal afet etkilerinin bir an önce son bulmasını temenni ediyorum.”

Ocak Ayında Fiyat Farkı En Fazla Olan Ürün Havuç Oldu Haber

Ocak Ayında Fiyat Farkı En Fazla Olan Ürün Havuç Oldu

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Ocak ayında üretici market fiyatlarındaki farklılıklarla girdi maliyetlerinde yaşanan değişimleri değerlendirdi. “Ocak ayında üretici ve market arasındaki fiyat farkı en fazla yüzde 278,1 ile havuçta görüldü” diyen Bayraktar, açıklamasını şöyle sürdürdü; “Havuçtaki fiyat farkını yüzde 275,8 ile maydanoz, yüzde 229,8 ile pırasa, yüzde 225,7 ile marul takip etti. Havuç ve maydanoz 3,8 kat, pırasa ve marul 3,3 kat fazlaya satıldı. Üreticide 10 lira 50 kuruş olan havuç markette 39 lira 70 kuruşa, 5 lira 57 kuruş olan maydanoz 20 lira 92 kuruşa, 13 lira 53 kuruş olan pırasa 44 lira 64 kuruşa, 10 lira 87 kuruş olan marul 35 lira 39 kuruşa satıldı. Ocak ayında fiyatı en fazla artan ürün hem üretici hem de markette kabak olurken, fiyatı en fazla düşen ürün markette kuru fasulye, üreticide ise pırasa oldu.” Market fiyatları “Ocak ayında markette 41 ürünün 33’ünde fiyat artışı, 7’sinde ise fiyat azalışı görüldü. Bir üründe ise fiyat değişimi görülmedi. Ocak ayında markette fiyatı en fazla artan ürün yüzde 67,2 ile kabak oldu. Kabaktaki fiyat artışını yüzde 54,1 ile sivribiber, yüzde 48,5 ile patlıcan, yüzde 41,7 ile salatalık takip etti. Markette fiyatı en fazla azalan ürün ise yüzde 14,6 ile kuru fasulye oldu. Kuru fasulyedeki fiyat düşüşünü yüzde 9,4 ile pırasa, yüzde 5,7 ile portakal, yüzde 5 ile patates izledi.” Üretici fiyatları “Ocak ayında üreticide 33 ürünün 19’unda fiyat artışı olurken 6’sında fiyat düşüşü görüldü. 8 üründe ise fiyat değişimi olmadı. Üreticide en çok fiyat düşüşü yüzde 11 ile pırasada görüldü. Pırasadaki fiyat düşüşünü yüzde 7 ile yumurta, yüzde 4,4 ile karnabahar, yüzde 2,3 ile zeytinyağı izledi. Üreticide en çok fiyat artışı yüzde 179,2 ile kabakta görüldü. Kabaktaki fiyat artışını yüzde 119,7 ile sivribiber, yüzde 118,8 ile salatalık, yüzde 100,5 ile patlıcan takip etti.” Üretici fiyat değişiminin nedenleri “Seralarda güzlük sezon bitti ve baharlık sezon için dikimler yapıldı. Bu geçiş döneminde yeni dikilen ürünler henüz hasat olgunluğuna gelmediğinden kabak, sivri biber, salatalık, patlıcan ve domateste arz azaldı ve fiyatlar yükseldi. Bu ürün grubunda arzı azaltan bir diğer husus da havaların soğuk olması nedeniyle birim alandan alınan verimin düşmesidir. Ocak ayının son haftasında Antalya başta olmak üzere Mersin ve Muğla gibi kıyı şeridindeki illerimizde meydana gelen aşırı yağışlar, fırtına, hortum ve dolu afetleri de bu ürün grubundaki fiyatların yükselmesine neden olan bir başka etken oldu. Talebin azalması karnabahar ve pırasa fiyatlarının gerilemesine neden oldu. Yumurta fiyatları, iç piyasadaki arz fazlası ve sofralık yumurta ihracatında devam eden kısıtlamalar nedeniyle geriledi.” Girdi fiyatlarında yaşanan değişimler “Ziraat Odalarımız aracılığıyla girdi piyasalarından aldığımız fiyat verilerine göre; Ocak ayında, Aralık ayına göre amonyum nitrat gübresi yüzde 6,2, amonyum sülfat gübresi yüzde 1,1, 20.20.0 kompoze gübresi yüzde 1, üre gübresi yüzde 0,8 oranında artış gösterdi. Buna karşın DAP gübresi yüzde 0,5 oranında düştü. Geçen yılın Ocak ayına göre son bir yılda 20.20.0 kompoze gübresi yüzde 39,9, üre gübresi yüzde 38,2, DAP gübresi yüzde 35,7, amonyum nitrat gübresi yüzde 28,7, amonyum sülfat gübresi yüzde 26,4 oranında arttı. Ocak ayında Aralık ayına göre besi yemi yüzde 5,6, süt yemi yüzde 4,2, son bir yılda besi yemi yüzde 33,1, süt yemi yüzde 30 oranında arttı. Elektrik fiyatları yıllık olarak yüzde 12,8 oranında artarken tarım ilacı fiyatları yüzde 35,9 oranında arttı. Ocak ayında mazot fiyatı aylık olarak yüzde 7,7 oranında artarken, yıllık yüzde 21,8 oranında arttı.”

Çiğ Süt Fiyatı Yem Fiyatının Gerisinde Kaldı Haber

Çiğ Süt Fiyatı Yem Fiyatının Gerisinde Kaldı

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köy İşleri Komisyonu üyesi Ömer Fethi Gürer, enflasyonu düşürmek adına çiğ süt fiyatının baskılanmasının süt inekçiliği için ciddi bir risk olduğunu belirtti. Bir litre süt satıp bir buçuk kilo yem alamadığı için üreticinin zarar ettiğini söyledi. Gürer, “Türkiye’de hayvancılık sektörü, özellikle son yıllarda uygulanan yanlış fiyatlama politikaları, yetersiz destek mekanizmaları, artan girdi maliyetleri, üreticilerin krediye erişimde karşılaştığı engeller ve denetimsiz piyasa koşulları nedeniyle ciddi bir yapısal krizle karşı karşıya kalmıştır. Bu krizden en fazla etkilenen alanların başında ise süt hayvancılığı gelmektedir,” dedi. CHP milletvekili Ömer Fethi Gürer “Ulusal Süt Konseyi tarafından 22 Ocak 2026 tarihinden geçerli olmak üzere çiğ süt tavsiye fiyatı litre başına 22 lira 22 kuruş olarak açıklanmıştı. Açıklanan bu fiyat, yem başta olmak üzere mazot, elektrik, su, veterinerlik hizmetleri, aşı, bakım ve işçilik gibi temel girdi maliyetlerindeki artışlar dikkate alındığında üreticinin maliyetini dahi karşılayamamaktadır. Çiğ süt fiyatına yapılan artış oranı yaklaşık yüzde 13 seviyesinde kalırken, resmi enflasyon oranının yüzde 30’lar düzeyinde seyretmesi, üreticinin reel gelirinin ciddi biçimde gerilemesine yol açmıştır.” Diye konuştu. TBMM Plan ve Bütçe Plan Komisyon Üyesi Ömer Fethi Gürer,“Çiğ süt fiyatları “enflasyonla mücadele” gerekçesiyle baskılanırken, süt ve süt ürünlerinin raf fiyatlarında birkaç katı bulan artışlar yaşanmakta; bu artışlara yönelik etkin bir denetim mekanizması işletilmemektedir. Bu durum hem üreticiyi hem de tüketiciyi mağdur etmekte, ancak aracı ve zincir marketlerin yüksek kâr marjları korunmaktadır,” dedi. SÜT İNEKLERİ SATILIYOR Ömer Fethi Gürer, “Süt hayvancılığında yaşanan bu baskı, üreticinin zarar etmesine ve çözümü hayvanlarını kesime göndermekte bulmasına yol açmaktadır. Dişi hayvanların kesime gitmesi, yalnızca mevcut üretimin değil, gelecekteki hayvan varlığının da yok edilmesi anlamına gelmektedir. Nitekim Amerika Birleşik Devletleri Tarım Bakanlığı’nın (USDA) yayımladığı raporlara göre, Türkiye’de 16 milyon 800 bin civarında olan sığır varlığının 14 milyon 300 bin seviyelerine kadar düşmesi beklenmektedir. Bu tablo, hayvancılıkta sürdürülebilirliğin ciddi biçimde tehlikeye girdiğini göstermektedir,” diye konuştu. BORCUN VARSA KREDİDE YOK CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer-“üreticiler yalnızca fiyat baskısıyla değil, finansmana erişimde karşılaştıkları engellerle de üretimden kopmaktadır. Bankalar, kredi talebinde bulunan çiftçilere BAĞ-KUR prim borçlarını gerekçe göstererek kredi kullandırmamakta; “önce borcunu öde, sonra gel” yaklaşımıyla üreticinin üretim için gerekli finansmana ulaşmasının önü kesilmektedir. Artan girdi maliyetleri karşısında krediye erişemeyen üretici, borçlarını çevirememekte ve icra süreçleriyle karşı karşıya kalmaktadır. İcra işlemlerinin ertelenmesi yönündeki çağrılara rağmen, tarım sektöründe icra takipleri sürmektedir. Tüm bu gelişmeler, süt hayvancılığında yaşanan krizin yalnızca fiyat meselesi olmadığını; kredi politikalarından sosyal güvenlik primlerine, piyasa denetimlerinden ithalat politikalarına kadar çok boyutlu bir yapısal sorunla karşı karşıya olunduğunu ortaya koymaktadır. Hayvancılığın tasfiye noktasına gelmesi, gıda güvenliği, kırsal istihdam, fiyat istikrarı ve ulusal tarım politikaları açısından telafisi güç sonuçlar doğuracaktır. Bu nedenlerle; çiğ süt fiyatının belirlenme süreci ile maliyetler arasındaki uyumun, artan girdi maliyetlerinin üretici üzerindeki etkilerinin, raf fiyatları ile üretici fiyatları arasındaki uçurumun nedenlerinin, küçük aile tipi işletmelerin neden üretimden çekildiğinin, dişi hayvan kesimlerinin ve hayvan varlığındaki azalışın boyutlarının, çiftçilerin krediye erişimde karşılaştıkları engellerin ve BAĞ-KUR prim borçlarının üretim üzerindeki etkisinin, tarım sektöründe artan icra ve haciz işlemlerinin sonuçlarının ve ithalat politikalarının yerli hayvancılığa etkilerinin tüm yönleriyle araştırılması; alınması gereken yapısal önlemlerin belirlenmesi ve sürdürülebilir bir hayvancılık politikasının oluşturulması amacıyla, Anayasa’nın 98’inci ve Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü’nün 104 ve 105’inci maddeleri uyarınca Meclis Araştırması açılması gerekli görülmüştür,” dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.