Hava Durumu

#Üreticiler

Kırsal Haber - Üreticiler haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Üreticiler haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Başkan Seçer "Üretmezsek Tükeniriz" Konferansına Katıldı Haber

Başkan Seçer "Üretmezsek Tükeniriz" Konferansına Katıldı

Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) Başkan Vekili ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, tarımın geleceğini konuşmak ve sürdürülebilirliği sağlamak amacıyla; Mersin Büyükşehir Belediyesi, Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO), Akdeniz İhracatçılar Birliği (AKİB), Mersin Ziraat Odası, TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası Mersin Şubesi ve TMMOB Gıda Mühendisleri Odası Mersin Şubesi iş birliğinde bu yıl 5.’si düzenlenen ‘Üretmezsek Tükeniriz’ konferans serisinin ‘Jeopolitik Kırılmaların Eşiğinde Tarımın Geleceği’ başlıklı programına katıldı. Konferansta alanında uzman isimler; Finans Gazetecisi Açıl Sezen, Tarım ve Gıda Editörü İrfan Donat ve Tarım Yazarı Ali Ekber Yıldırım konuşmacı olarak yer aldı. Dünyada yaşanan gelişmelerin tarım ekseninde değerlendirildiği konferansta; tarım kenti Mersin’in durumu, tarımdaki sorunlara çözüm önerileri ve tarımın geleceği konuşuldu. Paydaşların iş birliğinde verimli bir konferans serisinin oluşması takdir edilirken, kurumlar arası iletişimin kentteki gücüne dikkat çekildi. Mersin Büyükşehir Belediyesi Kongre ve Sergi Sarayı’nda düzenlenen konferansa; Başkan Seçer’in yanı sıra; siyasi parti temsilcileri, tarım, ziraat, ticaret, sanayi, gıda ve hayvancılık alanındaki oda, birlik, konsey, kooperatif ve dernek başkanları, sivil toplum örgütü temsilcileri, Meclis üyeleri, muhtarlar, Mersin Büyükşehir Belediyesi bürokratları ve üreticiler katıldı. Başkan Seçer: “Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta kaybettiğimiz canlarımıza Allah’tan rahmet, yaralılara acil şifalar diliyorum” Konuşmasına Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta yaşanılan okul saldırılarında yaşamını yitirenleri anarak başlayan Başkan Seçer, “Kaybettiğimiz canlarımıza Allah’tan rahmet, yaralılara acil şifalar diliyorum. Bu konu dileklerle, temennilerle geçiştirecek bir konu değil. Çok önemli bir sosyal sorunla karşı karşıya olduğumuzu da görmemiz gerekiyor. Sadece orada bir çocuğun, dengesini yitirmiş bir aklın ortaya koyduğu bir olay değil. Dünyadaki gelişmelerin, bunun ülkemize yansımalarının, parlamentonun çalışmalarının, çıkartılan yasaların, iktidarın bu konu karşısındaki tutumunun bir kez daha gözden geçirilmesi gerektiğini, yöneticilerin özellikle sosyal meselelerde çağımız gerçekleriyle hareket etmesini temenni ediyorum” sözlerine yer verdi. “Tarım denilince akla Mersin gelir” Tarım denilince akla Türkiye ve Türkiye’de de Mersin’in geldiğini söyleyen Seçer, Türkiye Cumhuriyeti’nin bir tarım ülkesi olarak kurulduğunu, gelişmelerle sanayi ve teknolojiye de yatırımların artırıldığını ancak tarımsal anlamda Türkiye’nin biraz gerilediğini belirtti. Tarımın, Gayri Safi Milli Hasıla’da (GSMH) payının diğer sektörlere göre çok düşük olduğunun altını çizen Seçer, “Tarımın payı, yüzde 10-12’lerden, 5-6 seviyelerine geriledi. Türkiye’nin cirosunda tarımsal üretimin payı rakamsal olarak düşük olabilir ama tarım Türkiye’nin önemli bir milli güvenlik meselesi haline geldi” dedi. Tarımın aynı zamanda önemli bir sosyal sektör de olduğunu vurgulayan Seçer, “Her 4 kişiden 1’inin geçindiği, direkt ya da dolaylı olarak çalıştığı, evinin rızkını çıkarttığı bir sektörü elinizin tersiyle itemezsiniz, ‘Olursa olur, olmazsa olmaz’ bir sektör olarak değerlendiremezsiniz” diyerek, tarım konusunda da çağa ayak uydurarak sanayi ve teknoloji ile bütünleştirmek gerektiğini söyledi. “İyi sanatçılar, bilim insanları yetiştirebilmemiz için kendi kendine yeten bir ülke olmamız lazım” Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ‘Hayatta en hakiki mürşit ilimdir’ sözünü hatırlatan Seçer, “Bu düsturla elbette ki çocuklarımıza iyi eğitim verdireceğiz, iyi bilim insanları, mühendisler, şairler, sanatçılar yetiştireceğiz. Çünkü dünyada bizi maruf yapacak, dünyada bizi tanıtacak olan bunlardır. Ama bütün bunların olabilmesi için de kendimize yeten bir ülke, karnımızı doyurabilecek bir üretimin olması lazım. Jenerasyonların sağlıklı devamı için bir tarımsal üretimin ve güçlü bir gıda sektörünün olması lazım” diyerek bunlar olmazsa güçlü bir toplumun var olamayacağını söyledi. “İktidarlar dünyadaki gelişmelere yönelik önlemler almazsa tarım gibi hayati sektörler devam edemez” Dünyada yaşanılan gelişmelerin Türkiye’yi etkilediğini ve bu gelişmelere önlemler alınmasının önemli olduğunu ifade eden Seçer, “Jeopolitik kırılmalar, savaşların etkileri ve savaşlar dolayısıyla alınan kararlar oluyor. Bu üretimi ve lojistiği etkiliyor. İran, İsrail ve Amerika savaşında Hürmüz Boğazı’nın yarattığı tehditler nedeniyle petrol geçiş yapamadı, fiyatları arttı. Petrol demek hayatın ta kendisi demek. Su nasıl hayatın ta kendisiyse; yaptığımız tarımsal üretim, domates, buğday, mısır, meyve aklınıza ne gelirse hayatın ta kendisi ise şu anda da enerji böyle” diyerek, petrol fiyatları nedeniyle her sektörün etkilenmesinin yanı sıra belediyelerin, devletlerin dahi maliyetlerinin arttığını vurguladı. İktidarların bu gelişmeleri öngörüp önlemler alması gerektiğini hatırlatan Seçer, önlem alınmazsa tarım gibi hayati sektörlerde üretimin devam etmesinin mümkün olmayacağını söyledi. “Mersin’in yüzde 20’si tarımsal üretime uygun” Mersin’in yüz ölçümünün yüzde 20’sinin tarıma uygun olduğunu ve bunun yaklaşık 3 milyon 330 bin dönüme denk geldiğini ifade eden Seçer, “Bunun yarısı da sulanabiliyor. Su demek ürün fazlalığı, ürün artışı ve kalite artışı demek. Anamur’a gidin, orada tropikal meyve yetiştirin, Tarsus’a gelin incir, zeytin yetiştirirsiniz, Mut’ta kayısı var, aşağı ovaya inersiniz örtü altı domates ve biber var. Allah daha ne verecek güzel Mersinime? Her şeyi yapabiliriz” dedi. “Tarıma bu yıl yüzde 71 artışla 367 milyon TL ayırdık” ‘Çalışırsak elimizden hiçbir iş kurtulmaz’ anlayışıyla çalıştıklarına dikkat çeken Seçer, çiftçi ve ziraatçı olduğuna da değinerek, Mersin Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevine geldiği günden bu yana bu gerçekle belediye başkanlığı yaptığına dikkat çekti. Büyükşehir tarafından tarımsal desteklere ayrılan bütçenin ciddi oranda artırıldığını belirten Seçer, “Geçtiğimiz yıl 215 milyon destek bütçesi ayırmıştık, bu yıl yüzde 71 artışla 367 milyon TL ayırdık. Oysa bizim kümülatif bütçemizde bu kadar artış olmadı. Bir önceki yılın bütçesine göre Mersin Büyükşehir Belediyesi’nin yüzde 30 civarında artışı oldu. Ama tarımsal destekler farklı. Çünkü girdi fiyatları her geçen gün artıyor” dedi. “Tarım destekleri bizim için sosyal politikadır” Büyükşehir’in, sosyal politikalar konusunda tüm Türkiye’de adından söz ettirdiğine dikkat çeken Seçer, “Bunu sadece biz söylemiyoruz, Türkiye söylüyor. Türkiye’deki yerel yönetimler Mersin Büyükşehir Belediyesi’nin sosyal politikalar konusundaki başarılarını biliyor ve iş birliği yapmak istiyor. Biz de bunu memnuniyetle gerçekleştiriyoruz” diye belirtti. Konuşmasına; “Tarım destekleri bizim için sosyal politikadır” şeklinde devam eden Seçer, iktidar tarafından belediyelere yöneltilen ‘Herkes kendi işini yapacak’ eleştirilerine de yanıt vererek, “Üreticilerden bir örnek vereyim; her yıl bizden onlarca kilometre HDPE ve çelik boru talebi oluyor. Siz bunu devletin farklı kurumlarından karşılayabiliyorsanız neden bizden talepte bulunasınız. Demek ki böyle bir boşluk var. Mersin Büyükşehir Belediyesi’nin tarım konusunda destek oranı her geçen gün katlanarak artırıyorsa, bu talepten ve ihtiyaçtan kaynaklıdır” ifadelerine yer verdi. “Zirai donda da yurttaşlarımızın yanında olduk” Geçtiğimiz dönemde yaşanan tarımsal ve zirai don olayını hatırlatan Seçer, Büyükşehir ekiplerinin sahaya inerek, tespitler ve bütçe hesaplamasını yaptığından söz ederek, tarımsal ve zirai dondan zarar gören yurttaşlara gerekli malzeme desteği yaptıklarını ve yaraları sardıklarını söyledi. Yine geçtiğimiz günlerde kırsal bölgelerde yaşanan yağışlara da dikkat çeken Seçer, “Yıllardır hiç böyle yağış olmamıştı. Çukurova’da 50 yıldır böyle bir yağış rejimi olmadı ama bu sefer oldu. Tabandaki su seviyesi yükseldi, nehirler, dereler dolu dolu akıyor. Artezyenler, yaptığımız sondajlar önceden 50 metreden çıkıyorsa, şimdi 5 metreden çıkıyor. Bunlar iyi ve güzel. Su olacak ki üretim olacak” dedi. İktidara da seslenen Seçer, belediyelerin ve belediye başkanlarının halka en yakın kurumlar olduğuna dikkat çekerek, belediye başkanının da halkın desteği ve oyuyla gelmiş siyasetçiler olduğunu kaydetti. Seçer, “Yurttaşın başı ya da dişi ağrırsa belediye başkanı bilir. Tarımcının, esnafın sorunu olur; hangi sektör olursa olsun o sorunlarla yüzleşmek, onlarla baş etmek zorundadır ve onlara destek olmak zorundadır. Her şey Ankara’dan olmaz. Şimdi tam tersi yapılıyor, yerel yönetimlerin yetkileri kısıtlanıyor. Gönül ister ki yerelden yönetim daha güçlensin. Yasalar düzenlensin. Elbette eksik ya da açık kalan benim de eleştirdiğim mevcut belediyeler kanunu ile yerel yönetimler kanununun çok eksiği olabilir ama belediyeler daha güçlü olacak. Belediyelerimize güveneceğiz” ifadelerine yer verdi. Belediye başkanlarının halkın seçtiği ve partisinden öte çoğu zaman ismine, hizmetine oy verdiği, güvendiği ve saygı duyduğu isimler olduğunun altını çizen Seçer, “Onun için belediyelerin daha çok güçlenmesi lazım. Belediyelerin her tarafa eli uzanabilir” dedi. Üreticilere vermiş oldukları desteklerden dolayı Seçer salonda alkışlandı ve bunun üzerine “Bana karşı olan şefkatinizden, sevginizden, saygınızdan dolayı Allah sizden razı olsun. Sizlere layık olabiliyorsam, sizlerin başını öne eğdirmiyorsak ne mutlu bize” diye konuştu. “Arıcıdan balıkçıya, çiftçiden yetiştiriciye kadar herkesi biliyor ve destekliyoruz” Büyükşehir olarak her alanda ve sektörde tarım desteğini devam ettireceklerini kaydeden Seçer, “Arıcıyı da Akdeniz’de balıkçılık yapan balıkçı kardeşimizi de Toroslar’ın tepesinde kıl keçisi yetiştiren Yörük Fatma’yı da ovada inek güden Ayşe’yi de biliyoruz. Bu şehirde her şey var. Çok şükür bizde de imkanlar var. Yem, sulama borusu, fide-fidan ve hayvan desteği vereceğiz” ifadelerine yer verdi. ‘Hadi Gel köyümüze Destek Verelim’ projesinin muazzam bir proje olduğuna değinen Seçer, projenin 6. yılının bittiğinden söz ederek, “9 bin damızlık küçükbaş hayvan dağıtıldı. Her yıl sermayesi olmayan, hayvancılığı bilmeyen 60 aile işletme sahibi oldu ve çark kendiliğinden dönüyor. Bunun gibi projelere ihtiyacımız var. Bu destekler seçimden seçime ya da oy için değil. Gerçekten o kent ve o bölge için uygun olan, sürdürülebilir olan, insanlara sürekli ekmek getirebilecek, kazanç kapısı olabilecek projeleri Tarım ve Orman Bakanlığı’nın çalışması lazım” diyerek hizmetlerin oy için değil, yurttaşlar için yapılması gerektiğine değindi. Çakır: “Tarım artık sadece üretim değil; stratejik bir güç alanı haline geliyor” MTSO Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Sefa Çakır ise konuşmasında, bu yıl 5.’si düzenlenen ‘Üretmezsek Tükeniriz’ konferans serisinin ‘Jeopolitik Kırılmaların Eşiğinde Tarımın Geleceği’ başlıklı programında artık sadece tarımı değil; tarımın geleceğini ve gıdanın kaderini de konuşacaklarının altını çizerek, meselenin sadece Türkiye’nin meselesi olmadığına değindi. Tarımın sadece bir sektör değil, bir ulusal güvenlik meselesi olduğunu da kaydeden Çakır, Akdeniz havzasında yer alan diğer ülkelerin de benzer risklerle karşı karşıya olduğuna dikkat çekerek ortak akıl ile üretimi işaret etti. Sürdürülebilir tarım modelinde Mersin’in bu dönüşümün öncüsü olabileceğini kaydeden Çakır, “Toprağıyla, iklimiyle, üretim kültürüyle ve lojistik gücüyle bu şehir sadece üretimin değil, akıllı ve planlı tarımın merkezi olabilir. Bunun için birlikte hareket etmek zorundayız. Bizler üretimin sürdürülebilirliği, üreticinin korunması, tarımın geleceğe hazırlanması için bu sürecin takipçisi olacağız. Çünkü biliyoruz ki; üretmezsek tükeniriz ama israf edersek de kaybederiz. Plansız üretirsek de geleceğimizi riske atarız” dedi ve organizasyonda emeği geçen kurumlara teşekkürlerini iletti. Alanında uzman isimler, jeopolitik gelişmeler bağlamında tarımı konuştu Açılış konuşmalarının ardından başlayan ve moderatörlüğünü Ali Ekber Yıldırım’ın yaptığı konferansta, alanında uzman isimler Açıl Sezen ve İrfan Donat konuşmalarını gerçekleştirdi. Konuşmalar öncesinde geçmiş yıllarda düzenlenen ‘Üretmezsek Tükeniriz’ konferanslarından söz eden Ali Ekber Yıldırım, çeşitli yönlerden tarımın ele alınmasının önemine değindi. Ülkedeki ekonomik gelişmeleri hatırlatan Yıldırım; tarımın geleceğini, çiftçilere yansıyan etkileri ve tarım kenti Mersin’in durumunu değerlendirdi. Açıl Sezen konuşmasında; ilk defa sadece tarım odaklı bir toplantıda ekonomiyi, ülkede ve dünyadaki gelişmeleri yorumlayacağını vurgulayarak günümüz şartlarının değerlendirmelerini yaptı. Türkiye’nin geleceğe hazırlanmak zorunda olduğunun altını çizen Sezen, özellikle jeopolitik kırılma döneminde yeni üretim modellerinin ve üreticilere desteklerin önemini anlattı. Üretimin, pazarın ve tedarik zincirinin zenginleştirilmesi gerektiğine değinen Sezen, yerel yönetimlerden merkezi hükümete kadar her kademenin üreticilere destekte bulunması gerektiğini vurguladı. Ali Ekber Yıldırım’ın tarımda son yıllardaki gelişmeler, enerji sistemleri ve tedarik zincirleri hakkında sorusu üzerine konuşan İrfan Donat ise; son 30 yılın meteorolojik verileri ışığında iklim etkisinin tarım üzerindeki etkilerini detaylandırdı. Çiftçilerin girdi maliyetlerine değinen Donat, özellikle Orta Doğu coğrafyasında yaşanan savaşlar sonrasında yaşanan maliyet artışlarını üreticiler açısından değerlendirdi. Mersin kapsamında konuşan Donat, lojistik açısından avantajlar söz konusu olsa da üreticilerin katlanan maliyetlerle yüzleşmek zorunda kalacağının altını çizdi. Yeni üretim modellerinin çağa ayak uydurmaya başlayacağını söyleyen Donat, teknolojik gelişmelere adaptasyonun gerekliliğinden söz etti. Mersin’in gelişmiş bir kent olduğunu belirten Donat, üretim kadar katma değerin de önemli olduğuna değinerek markalaşmanın da kent için kritik olduğunu söyledi. Soru cevap bölümü ile devam eden konferansta, katılımcılar sorularını uzmanlara yönelttikten sonra, Büyükşehir tarafından kendilerine sağlanan tarımsal destekler için de teşekkürlerini ilettiler. Program toplu fotoğraf çekiminin ardından sona erdi.

Meteoroloji’den Zirai Don Uyarısı! Nisan 2026 Hangi Bölgeler Riskli? Haber

Meteoroloji’den Zirai Don Uyarısı! Nisan 2026 Hangi Bölgeler Riskli?

Meteoroloji Genel Müdürlüğü, 8-11 Nisan 2026 tarihleri arasında Marmara, Ege, İç Anadolu ve Karadeniz bölgeleri için zirai don uyarısında bulundu. İşte don riskinin beklendiği iller ve dikkat edilmesi gereken tarihler... ​ANKARA – Tarım sektörü ve üreticiler için kritik bir hava tahmini raporu yayımlandı. Meteoroloji Genel Müdürlüğü tarafından paylaşılan son verilere göre; ülkemizin kuzey ve iç bölgelerinde yaşanacak ani sıcaklık düşüşlerine bağlı olarak zirai don tehlikesi kapıda. ​Zirai Don Ne Zaman Başlayacak? ​Yapılan değerlendirmelere göre zirai don riski, 8 Nisan 2026 Çarşamba (Salı’yı Çarşamba’ya bağlayan gece) saat 00:00 itibarıyla başlayacak ve 11 Nisan 2026 Cumartesi günü saat 09:00’a kadar etkisini sürdürecek. ​Don Riski Altındaki Bölgeler ve Risk Seviyeleri ​Soğuk hava dalgasının kademeli olarak doğuya doğru kayması beklenirken, bölgelere göre risk seviyeleri şu şekilde açıklandı: ​Hafif Şiddette Don: Marmara'nın güneydoğu kesimleri, İç Ege, İç Anadolu'nun kuzeyi ve Batı Karadeniz'in iç kesimlerinde Salı gecesinden itibaren etkili olacak. ​Orta ve Kuvvetli Şiddette Don: Çarşamba gecesinden itibaren Doğu Karadeniz'in iç kesimleri ile Doğu Anadolu'nun kuzeyinde don riskinin yer yer kuvvetli olacağı tahmin ediliyor. ​Üretici ve Çiftçiler Dikkat: Tedbir Şart! ​Cumartesi gününe kadar devam etmesi beklenen soğuk hava dalgasına karşı başta çiftçiler ve üreticiler olmak üzere tüm vatandaşların dikkatli ve tedbirli olması gerekiyor. Uzmanlar, özellikle çiçeklenme dönemindeki meyve ağaçları ve ekili alanların korunması için gerekli önlemlerin alınması konusunda uyarıyor. ​Meteoroloji yetkilileri, don tehlikesinin yaşanabileceği gece ve sabah saatlerinde yerel kaynaklı raporların yakından takip edilmesini öneriyor.

Büyükşehir'in Desteğiyle Üretici Kendi Yemini Kendi Üretiyor Haber

Büyükşehir'in Desteğiyle Üretici Kendi Yemini Kendi Üretiyor

Antalya Büyükşehir Belediyesi Korkuteli'nin Yazır Mahallesi'ne kazandırdığı yem ezme ve kırma makinesi bölgedeki çiftçilere büyük kolaylık sağlıyor. Hayvan yemi için ayırdıkları tahılları makine sayesinde hızlı bir şekilde öğüten üreticiler hem yem maliyetlerini azaltıyor hem de hayvanlarının verimliliklerini doğal yollarla koruyor. Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı, Yazır Köyü Tarımsal Kalkınma Kooperatifi işbirliği ile Yazır mahallesine kazandırılan yem ezme makinesi ekipman desteği bölgedeki üreticilerin yüzünü güldürüyor. Ulaşım kolaylığı ve çiftçi dostu uygun fiyat politikası ile hayvancılara büyük kolaylık sağlayan makine sayesinde yaz-kış ezme yem üretimi yapılıyor. Saatte 3 ton yem üretimi kapasitesine makine ile çiftçiler depoladıkları tahılları hızlı bir şekilde hayvan yemine dönüştürebiliyor. Organik bir şekilde kendi hammaddeler ile enerji ve protein yönünden dengeli yem üretebilen çiftçiler Büyükşehir Belediyesi’nin bu desteğinden büyük bir memnuniyet duyuyor. EKİPMAN DESTEĞİ İLE ÜRETİCİLER KAZANIYOR Büyükşehir işbirliği ile bölgedeki hayvancılığa önemli bir destek sunulduğunu belirten S.S. Yazır Köyü Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Başkanı Yaşar Kocaoğlu “Burada daha önceden sadece kırma yapabiliyorduk. Sonra Büyükşehir Belediyemizden talepte bulunarak ezme makinesini de ekledik. Artık herkes küçükbaş ve büyükbaş hayvanlarına ezme yem vermeye başladı. Vatandaşlarımız ellerinde ne varsa arpa, buğday, yulaf tahıllarını getiriyor. Ellerinde her zaman bulunduramayacağı ham maddeleri pamuk küspesi, kepek ve mısır gibi ek ürünleri de sürekli elimizde bulundurarak biz temin ediyoruz. Vitamin ve tuzu da ekleyip fabrikada üretilen yemler gibi üretim yapabiliyoruz. Ekipman desteğinin bölgemizdeki üreticilere katkısı oldukça büyük oldu. Sürekli ezme yem kullanıldığı için hayvanların sindirimleri kolaylaşıyor bu da verimin artmasına neden oluyor. Büyükşehir Belediyemize teşekkür ederiz” dedi. KENDİ YEMİMİZİ KENDİMİZ ÜRETİYORUZ Yazır Mahallesi’ndeki yem ezme tesisinin çevre mahallelerden de yoğun ilgi gördüğünü söyleyen Korkuteli Yazır Mahalle Muhtarı Mehmet Kocaoğlu ise “Bu ekipman desteği mahallemize kazandırılmadan önce yemlerimizi hazır olarak alıyorduk. Bu makine geldiğinden beri çiftçilerimiz tahıllarını getirerek ezme işlemi yapıyor. Hayvanlara bu yem iyi geliyor. Ben kendim de hayvancılık yapıyorum. İşimizi kolaylaştıran güzel bir hizmet. Bu öğütücü yokken ilçe merkezine gitmek zorunda kalıyorduk. Herkeste yemi taşıyacak büyük kapasitede vasıta olmadığı için sürekli gidip gelmek maliyetli ve zor oluyordu. Şimdi ise çevremizdeki sekiz dokuz mahalle ile birlikte burayı kullanıyoruz” diye konuştu. BÜYÜKŞEHİR’E TEŞEKKÜR Kooperatif Başkanı Kocaoğlu, konuşmasında şunlara değindi: “Çiftçilik de yaptığımız için her yıl çeşitli tahıllarımız oluyor. Arpa, yulaf buğday, mısır gibi ham maddesi kendimizden ürünlerimizi hayvanlarımızın ihtiyacına türüne göre bağlı ziraat mühendislerimiz belirliyor. Fabrikada üretilen yemler gibi organik olarak aynısını burada kolaylıkla üretebiliyoruz. En önemlisi yemimizin içinde ne var biliyoruz. Emeği geçen herkese ve Büyükşehir Belediyemize mahallemiz adına çok teşekkür ediyorum.” MALİYETİ UYGUN Yazır Mahallesi’ne 6 km uzaklıktaki Esenyurt Mahallesi’nden gelerek tahıllarını öğüten Recep Aksakal isimli üretici de “Yem ezme makinesinden son derece memnunuz. Hem yakın olması hem uygun fiyatlı olması bizim için büyük avantaj sağlıyor. Burada yem kırma makinesi yokken hazır yem kullanıyorduk. Arpa, buğday gibi tahıllarımız kendimizin olduğu için burada sadece öğütme parası vererek yemlerimizi üretiyoruz. Hayvanlarımıza verdiğimiz yemlerin içerisine hangi katkıları koyduğumuzu gözümüzle görüyoruz. Hayvanlarımızın verimi artıyor destekleri için belediyemize teşekkür ederiz” şeklinde konuştu.

Kırkağaç’ta Verim Artıran Gübreleme Desteği Haber

Kırkağaç’ta Verim Artıran Gübreleme Desteği

Manisa Büyükşehir Belediyesi, Kırkağaç ilçesine bağlı Gökçukur Mahallesi’ndeki hayvancılık faaliyetlerini desteklemek ve mera verimliliğini artırmak amacıyla gübreleme çalışması başlattı. Kırkağaç Belediyesi ile iş birliği içinde yürütülen proje kapsamında, Başkan Besim Dutlulu’nun katılımıyla toplam 270 dönümlük merada 8,5 ton gübre uygulaması gerçekleştirildi. Çalışmanın, hayvancılık sektörünün en büyük gider kalemlerinden biri olan yem maliyetlerini düşürmesi hedefleniyor. Manisa Büyükşehir Belediyesi, Kırkağaç ilçesi Gökçukur Mahallesi’nde hayvancılık faaliyetlerini desteklemek ve mera verimliliğini artırmak amacıyla 8,5 tonluk gübreleme çalışması törenle gerçekleştirdi. Düzenlenen törene Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, Kırkağaç Belediye Başkanı Üstün Dönmez, Manisa Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcıları Ahmet Ata Temiz, Ulaş Aydın, daire başkanları, şube müdürleri ve üreticiler katıldı. Başkan Dutlulu, “Meralar Çiftçimize Kalsın” Gökçukur Mahallesi Davullu mevkiinde 2 bine yakın büyükbaş hayvanın yetiştirildiğini belirten Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, meraların korunmasının hayati önem taşıdığını vurguladı. Başkan Dutlulu, “Amacımız meralarımızın hayvancılık faaliyetleriyle canlı kalması ve bu alanların korunmasıdır. Güneş enerjisi santralleri gibi yatırımların daha çorak alanlara kaydırılmasını destekliyor, ‘Bu meralar çiftçimize kalsın’ diyoruz. Projenin Kırkağaç’ımıza ve Manisa’mıza bereket getirmesini temenni ediyorum” dedi. “Çiftçimizin Her Zaman Yanındayız” Kırkağaç Belediye Başkanı Üstün Dönmez de projenin çiftçi refahı üzerindeki etkisine dikkat çekerek, “İki temel amacımız var: Çiftçimize destek olmak ve meralarımızı daha verimli hale getirmek. Meralarımıza dokunulmaması gerektiğini bir kez daha vurguluyoruz. Geçimini buradan sağlayan üreticimizin daima yanındayız” ifadelerini kullandı. Kırkağaçlı Üreticilere Çok Yönlü Destek Manisa Büyükşehir Belediyesi Kırsal Hizmetler Dairesi Başkanı Yılmaz Usta, Kırkağaç genelinde toplam 18 ton gübre desteği sağladıklarını belirterek, hayvancılığın yanı sıra arıcılık alanında da önemli adımlar attıklarını kaydetti. Usta, “Mahallemizde 16 kadın üreticimize yönelik altı hafta süren arıcılık eğitimi düzenledik ve eğitimlerini başarıyla tamamlayan üreticilerimize 96 adet kovan desteği verdik. Bölgedeki flora zenginliğini arıcılıkla ekonomiye kazandırmayı hedefliyoruz” diye konuştu. Muhtar Evgin: “Çok Önemli Bir Destek” Gökçukur Mahalle Muhtarı Hasan Hüseyin Evgin, proje için teşekkür ederek, “Böylesine önemli bir projeyi başlatan Başkanlarımız Besim Dutlulu ve Üstün Dönmez’e teşekkür ediyorum. Biz hayvancılıkla geçimimizi sağlıyoruz. Verilen gübre desteği üretimimizi doğrudan etkiliyor. Başkanımız buralara kadar gelerek bizlere destek oldu” dedi. Kadın Üreticilerden Başkan Dutlulu’ya Teşekkür Törenin ardından verilen arıcılık eğitimleri sonucunda ilk hasatlarını gerçekleştiren kadın üreticilerin ürettiği ballar, Gökçukur Mahalle Muhtarı Hasan Hüseyin Evgin tarafından Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu’ya hediye edildi. Muhtar Evgin, kadın üreticiler adına Başkan Dutlulu’ya teşekkürlerini ileterek, sunulan desteklerin hem hayvancılığı hem de arıcılığı doğrudan kalkındırdığını belirtti.

Tarım Fuarı Aydın Ekonomisine 11 Milyar TL Katkı Sağladı Haber

Tarım Fuarı Aydın Ekonomisine 11 Milyar TL Katkı Sağladı

Tarım, gıda ve hayvancılık sektörünün bölgedeki en kapsamlı organizasyonlarından biri olan 13. Uluslararası Tarım, Gıda ve Hayvancılık Fuarı, bu yıl da yoğun ilgi gördü. Toplam 360 firma ve 800 markanın katılımıyla gerçekleştirilen fuar, yaklaşık 390 bin ziyaretçiyi ağırlarken, organizasyon süresince 11 milyar TL’lik sıcak satış hacmine ulaşıldı. Tarım, gıda ve hayvancılık sektörünün önemli organizasyonları arasında yer alan Uluslararası Tarım, Gıda ve Hayvancılık Fuarı, bu yıl da üreticiler, yatırımcılar ve sektör temsilcilerini bir araya getirerek güçlü bir buluşma platformu oluşturdu. Fuar süresince yerli ve yabancı firmalar ürün ve hizmetlerini tanıtma imkânı bulurken, sektör paydaşları arasında yeni iş birliklerinin temelleri atıldı. Üreticiler ile sektör temsilcilerini aynı çatı altında buluşturan fuar; tarım teknolojilerinden hayvancılığa, gıda sanayisinden ekipman ve makine sektörüne kadar geniş bir alanda iş birliklerine zemin hazırladı. Yerli ve yabancı firmaların ürün ve hizmetlerini tanıtma fırsatı bulduğu organizasyon, aynı zamanda bölge ekonomisine de önemli katkı sağladı. Fuarın sektöre ve ekonomiye sağladığı katkılara ilişkin değerlendirmelerde bulunan Aydın Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Fevzi Çondur, şu ifadelere yer verdi: “Bu yıl fuarımızda 360 firma ve 800 marka yer aldı. Yaklaşık 390 bin ziyaretçiyi ağırladık ve 11 milyar TL’lik sıcak satış hacmine ulaşıldı. Ortaya çıkan bu tablo, fuarımızın yalnızca Aydın için değil, ülke tarımı ve ekonomisi açısından da ne denli önemli bir organizasyon haline geldiğini açıkça göstermektedir. Üreticilerimizle sektör temsilcilerini buluşturan bu platformun her geçen yıl daha da güçlenmesinden büyük memnuniyet duyuyoruz.” Çondur ayrıca, fuarın çiftçilerden sanayicilere, girişimcilerden yatırımcılara kadar sektörün tüm paydaşlarını bir araya getirdiğini vurgulayarak, gerçekleştirilen görüşmelerin ve ticari temasların önümüzdeki dönemde yeni yatırımlara ve iş birliklerine dönüşmesini beklediklerini ifade etti.

Besi Çiftliklerini ve Tarım Arazilerini Su Bastı Üretici Destek Bekliyor Haber

Besi Çiftliklerini ve Tarım Arazilerini Su Bastı Üretici Destek Bekliyor

CHP Manisa Milletvekili Bekir Başevirgen, Manisa’da etkili olan yağış sonrasında selden kaynaklı tarım arazileri ve besi çiftlikleri zarar gören üreticileri ziyaret etti. Başevirgen’e sorunlarını anlatan üreticiler, aralıksız devam eden yağış sonrasında tarım arazilerinin su ile kaplandığını, besi çiftliklerinde hayvanların zarar gördüğünü ve bölgede yaşayan bazı vatandaşların evlerinde ise selden kaynaklı maddi hasar oluştuğunu ifade etti. Şiddetli yağmurun devam etmesi durumunda malını çıkaracak hiçbir yolunun olmadığını söyleyen üretici, “Biz hayvancılar olarak sular altındayız ama şu an bize uzanan bir tane el yok. Hep büyüklere destek var. Küçük üreticileri destekleyeceksin ki bu ülke kalkınacak” sözleriyle isyan etti. Manisa genelinde etkili olan sağanak yağışı sonrası sel suları hayatı olumsuz etkiledi. CHP Manisa Milletvekili Bekir Başevirgen, Turgutlu ilçesinde selden kaynaklı tarım arazileri ve besi çiftlikleri zarar gören üreticileri ziyaret etti. “MANİSA AFET BÖLGESİ İLAN EDİLMELİ” Başevirgen’e sorunlarını anlatan üreticiler, aralıksız devam eden yağış sonrasında tarım arazilerinin su ile kaplandığını, besi çiftliklerinde hayvanların zarar gördüğünü ve bölgede yaşayan bazı vatandaşların evlerinde ise selden kaynaklı maddi hasar oluştuğunu ifade etti. Hayvan yemlerinin de sular altında kalmasıyla beraber zarar görmeyen hayvanlarında bu kez de aç kalma riskiyle karşı karşıya olduğuna dikkat çeken üreticiler, sel sularından kapanan yollar nedeniyle hayvanlar için yem almaya gidemediklerini de belirttiler. Manisa’nın afet bölgesi ilan edilmesi çağrısında da bulunan üreticiler, destek bekliyor. “BİZ HAYVANCILAR OLARAK SULAR ALTINDAYIZ” Bir üretici selden kaynaklı zarar gören silajın maliyetinin 150-200 bin lirayı bulduğunu belirtirken, “Evimizde halı, koltuk, televizyon ne varsa her şey gitti. 3 tane kuzu öldü. Hayvanlarımızdan ayağı kırılanlar var. Sadece saman verebiliyoruz yetmiyor, besi yemi veriyorduk o selde gitti” dedi. Şiddetli yağmurun devam etmesi durumunda malını çıkaracak hiçbir yolunun olmadığını söyleyen bir diğer üretici ise, “Bir yolum vardı oradan da şu an hiçbir nakliye arabası geçmez. Yemim bitiyor, içeriye şu an yem koyacak durumum yok. Nakliyeciden istesem yemi nereden getireceğim diyecek. Komşudan isteyeceğim suyun içinden sırtımda taşıyarak bir şekilde geçireceğim. Ödenecek borçlarım var, ticaretim durdu mal satamıyorum. Bir yandan alacaklılar arıyor. Malımızı mı kurtaracağız, canımızı mı kurtaracağız, ödemeleri mi yapacağız? Biz hayvancılar olarak sular altındayız ama şu an bize uzanan bir tane el yok. Hep büyüklere destek var. Küçük üreticileri destekleyeceksin ki bu ülke kalkınacak” sözleriyle isyan etti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.