Hava Durumu

#Üretim

Kırsal Haber - Üretim haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Üretim haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Candan Başkan Çorlu Tarımtech Fuarı'nda Üreticilerle Buluştu Haber

Candan Başkan Çorlu Tarımtech Fuarı'nda Üreticilerle Buluştu

Tekirdağ’ın ve Trakya’nın güçlü tarımsal üretim potansiyelini teknolojiyle buluşturan 19. Çorlu Tarımtech Tarım, Hayvancılık, Tohum, Meyvecilik, Sulama Teknolojileri ve Tarım Makineleri Fuarı kapılarını açtı. Fuarın açılışında konuşan Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Candan Yüceer, “Bizim hayalimiz; gencin köyünde kalmak zorunda olduğu değil, köyünde kalmayı tercih ettiği bir Tekirdağ.” dedi. 10-15 Ağustos tarihleri arasında Çorlu Fuar Alanı’nda ziyaretçilerini ağırlayacak olan fuarda Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi de Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı koordinasyonunda açtığı stantla yerini aldı. Büyükşehir Belediyesi standında kırsal kalkınmaya yönelik projeler tanıtılırken, TEK Marketlerde vatandaşlarla buluşturulan yerli ve doğal ürünler de sergileniyor. CANDAN BAŞKAN: “TARIM BİZİM İÇİN ÇOK KIYMETLİ” Fuarın açılışında konuşan Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Candan Yüceer, Trakya’nın üretim gücünü, alın terini ve teknolojiyi aynı çatı altında buluşturan fuarın 19’uncusuna ev sahipliği yapmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Tekirdağ’ın güçlü sanayisinin yanı sıra önemli bir tarım kenti olduğuna dikkat çeken Başkan Yüceer, kentin çok yönlü yapısının altını çizdi. “Bize her gittiğimiz yerde sorarlar: Tekirdağ sanayi şehri mi, tarım şehri mi, turizm şehri mi, lojistik merkez mi, üniversite şehri mi?yahu Biz de her seferinde gururla diyoruz ki: Tekirdağ hepsi. Bunların her biri. Hiçbirinden vazgeçmek istemiyoruz. Ancak tarım bizim için çok kıymetli.” dedi. “TEKİRDAĞ’IN TARIMI GERİDE DURAMAZ” İklim değişikliği, kuraklık, su kaynakları üzerindeki baskı ve artan üretim maliyetlerinin tarım sektörünü her geçen gün daha fazla etkilediğini ifade eden Candan Başkan, dünyada tarımın teknoloji, bilim ve verimlilik ekseninde yeniden şekillendiğini söyledi. “Eski bolluğumuz, eski bereketimiz, eski konforumuz yok maalesef artık. Kuraklık var, su kaynaklarımız üzerindeki baskı büyüyor, üretim maliyetleri yükseliyor, rekabet güçleniyor. Dünya tarımı teknolojiyle, verimle, bilimle yeniden şekilleniyor. Biz de geride duramayız. Tekirdağ’ın tarımı da geride duramaz.” diyen Başkan Yüceer, Büyükşehir Belediyesi olarak üretimin devamlılığı için sorumluluk almaya devam ettiklerini vurguladı. Candan Başkan, üreticinin maliyetlerini azaltmak, üretim kapasitesini artırmak, kırsalda yaşamı güçlendirmek ve Tekirdağ’ın üretim gücünü gelecek kuşaklara aktarmak amacıyla çok sayıda proje yürüttüklerini belirtti. ÜRETİMİN HER AŞAMASINDA ÜRETİMİ DESTEKLEYEN BİR BÜYÜKŞEHİR Kırsal kalkınmaya yönelik çalışmalara değinen Başkan Yüceer; yem destekleri, “Hadi Gel Köyümüzde Sürümüzü Büyütelim” projesi, mazot ve fide desteklerinin yanı sıra arıcılık ve balıkçılığa yönelik destekleri de sürdürdüklerini ifade etti. Tarla yollarının açılmasından bağcılık ve yem bitkilerinin desteklenmesine, kırsal altyapının güçlendirilmesinden hayvan içme suyu göletleri ve tarımsal amaçlı su depolarının kazandırılmasına kadar farklı alanlarda çalışmalar yürüttüklerini belirten Başkan Yüceer, “Çünkü üreticinin desteğe ihtiyacı yalnızca ekim zamanı değil, tarlasına giderken de, hayvanını sularken de, ürününü yetiştirirken de devam ediyor.” dedi. “ÜRETİCİDEN TÜKETİCİYE OLAN AKSI GÜÇLENDİRİYORUZ” Tarımda üretim kadar ürünün değerinde satılabilmesinin de önemli olduğunu vurgulayan Candan Başkan, üreticinin pazara erişimini güçlendirmek amacıyla TEK Market projesini geliştirdiklerini söyledi. Birçok ilçede hizmet vermeye başlayan TEK Marketlerin önümüzdeki aylarda 11 ilçenin tamamında hayata geçirilmesinin hedeflendiğini belirten Başkan Yüceer, “Üreticiden tüketiciye olan aksı güçlendirirken tüketiciyi de yüzde yüz yerli, sağlıklı, ekonomik ve güvenilir gıdayla buluşturmak bizim en büyük hedefimiz.” ifadelerini kullandı. 1.340 DEKARDA KAPALI DEVRE SULAMA Tarımda teknolojinin yanı sıra su kaynaklarının verimli kullanılmasının da büyük önem taşıdığını belirten Başkan Yüceer, kuraklığın etkilerinin giderek arttığı süreçte kapalı sulama sistemlerinin yaygınlaştırılmasını hedeflediklerini söyledi. Kazandere’de hazırlanan projeyle 1.340 dekar tarım arazisinin kapalı devre sulama sistemiyle buluşturulacağını ifade eden Başkan Yüceer, “Vahşi sulamanın önüne geçerek su tasarrufu sağlarken üretim gücünü artırmayı hedefliyoruz.” dedi. “GENCİN KÖYÜNDE KALMAYI TERCİH ETTİĞİ BİR TEKİRDAĞ” Kırsal kalkınma çalışmalarının yalnızca bugünün üretimini değil, geleceğin kırsal yaşamını da güvence altına almayı hedeflediğini vurgulayan Başkan Yüceer, gençlerin köylerde kalmasını sağlayacak ekonomik ve sosyal yapının oluşturulmasının önemine dikkat çekti. “Bizim hayalimiz, gencin köyünde kalmak zorunda olduğu bir Tekirdağ değil; köyünde kalmayı tercih ettiği bir Tekirdağ inşa etmek.” diyen Yüceer, Tekirdağ’ın üreticisine ve Trakya’nın bereketine güvendiklerini belirtti. Üreticiye, toprağa, suya ve doğaya sahip çıkıldığı sürece Tekirdağ ve Türkiye için güzel bir geleceğin mümkün olduğunu ifade eden Başkan Yüceer, fuarın düzenlenmesinde emeği bulunanlara teşekkür etti. BÜYÜKŞEHİR’İN KIRSAL KALKINMA ÇALIŞMALARI FUARDA Açılış kurdelesinin kesilmesinin ardından Başkan Dr. Candan Yüceer ve beraberindeki protokol üyeleri fuar alanını gezerek stantlarda sergilenen tarım makineleri, ekipmanlar ve sulama teknolojileri hakkında firma temsilcilerinden bilgi aldı. Büyükşehir Belediyesi standını da ziyaret eden Başkan Yüceer, burada kırsal kalkınmaya yönelik çalışmalar hakkında bilgi aldı ve TEK Marketlerde vatandaşlarla buluşturulan ürünleri inceledi. Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi, fuar süresince üreticilerle bir araya gelerek tarım, hayvancılık ve kırsal kalkınma alanında hayata geçirdiği destek ve projeleri tanıtmaya devam edecek. Çorlu Tarımtech Tarım Fuarı, 15 Ağustos’a kadar Çorlu Fuar Alanı’nda ziyaretçilerini ağırlayacak. Çorlu Fuar Alanı’nda düzenlenen açılış törenine Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Candan Yüceer, Çorlu Belediye Başkanı Ahmet Sarıkurt, Ergene Belediye Başkanı Müge Yıldız Topak, Çorlu Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı İzzet Volkan, Çorlu TSO Meclis Başkanı Erdim Noyan, protokol üyeleri, siyasi parti ve sektör temsilcileri, üreticiler ile çok sayıda vatandaş katıldı.

Denizli Tarımında "Ortak Akıl" Dönemi Haber

Denizli Tarımında "Ortak Akıl" Dönemi

Denizli Büyükşehir Belediyesi öncülüğünde; kent tarımını geleceğe taşımak, üreticinin sorunlarına köklü çözümler üretmek ve tarımsal potansiyeli bilimsel verilerle en üst seviyeye çıkarmak amacıyla kurulan Denizli İli Tarım Masası, ilk koordinasyon toplantısını Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu’nun katılımıyla gerçekleştirdi. Denizli Büyükşehir Belediyesi koordinasyonunda bir araya gelen Tarım Masası, sektörün tüm bileşenlerini tek çatı altında topladı. Toplantıda yer alan kurucu paydaşlar arasında; Denizli Ticaret Borsası, Denizli Ziraat Odası, Ziraat Mühendisleri Odası, Veteriner Hekimler Odası, KÖY-KOOP, Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği ve Arı Yetiştiricileri Birliği yer aldı. Toplantıda ayrıca büyükşehir bürokratları, ilgili daire başkanları ve uzman personel de hazır bulundu. "Tarafımız belli, üreticimizin yanındayız" Denizli tarımında yeni bir dönemin kapılarını aralayan Tarım Masası’nın ilk toplantısında konuşan Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu, tarım ve hayvancılığa verilen desteğin kararlı bir şekilde büyüyeceğini vurguladı. Yola çıktıklarında çok az sayıda üreticinin kendilerine inandığını belirten Başkan Çavuşoğlu, bugün binlerce üreticiye ulaştıklarını ifade ederek: "Biz gerçekten bu yaptığımız uygulamalarla belki üreticilerimizin sorunlarını tek başımıza çözmüyoruz ama üreticilerimizin yanında olduğumuzu herkesin görebileceği değerli bir desteği insanlara ulaştırıyoruz." dedi. "Kırsalda sadece üretimi değil, mutlu bir yaşamı inşa ediyoruz" Tarım ve hayvancılık desteklerinin sadece mazot, gübre veya yem desteğinden ibaret olmadığını, kırsalda yaşayan vatandaşların sosyal yaşamını ve konforunu da doğrudan hedeflediklerini belirten Başkan Çavuşoğlu, kırsal kalkınmanın çok yönlü bir vizyon gerektirdiğini ifade etti. Köylerdeki yaşam kalitesini artırmak için atılan adımlara değinen Başkan Çavuşoğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Üreticimiz eşiyle, çocuğuyla mutlu olmazsa üretim için motivasyon kaynağı bulamaz. Biz onun için orada yaşarken de mutlu olsunlar istiyoruz. Mesela köyümde sinema günleri yapıyoruz. 50 kişinin yaşadığı köye dahi gidip sinema kuruyoruz. Kırsalda yaşayan kadınlarımızı evlerinden alıp farklı ilçelere götürerek orada hayata ortak olmalarını sağlıyoruz. Yani olaya bakarken geniş bir perspektifle bakmalı; o insanların yaşarken de mutlu olabileceği, hayal kurabileceği bir hale getirmeliyiz." "Hedefimiz üreticisi ve üretimiyle güçlenen Denizli" Tarım Masası’nın sadece anlık sorunların konuşulduğu bir istişare yeri değil, uzun vadeli ve kalıcı çözümler üreten stratejik bir akıl merkezi olduğunu dile getiren Çavuşoğlu, şu değerlendirmelerde bulundu: "Denizli’mizin bereketli topraklarına değer katmak, üreticimizin alın terini baş tacı etmek ve kent tarımını ortak akılla yarınlara taşımak amacıyla bu masayı kurduk. Denizli’nin toprağı için, üreticimizin geleceği için aynı masadayız. Bugün hayata geçirdiğimiz Tarım Masası ile kamu kurumlarımızı, meslek odalarımızı ve üretici birliklerimizi ortak bir zeminde buluşturduk. Sahadaki sorunları birlikte tespit edecek, bilimsel bilgiyle üreticimizin tecrübesini buluşturacak ve Denizli tarımının geleceğine birlikte yön vereceğiz. Çünkü tarım; yalnızca üretim değil, Denizli’nin geleceğidir. Hedefimiz daha güçlü üretim, daha güçlü üretici, daha güçlü Denizli." Tarım Masası’nda yol haritası belirlendi Denizli Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Bülent Bozbaş’ın moderatörlüğünde devam eden toplantıda, Kırsal Hizmetler Dairesi Başkanı Yücel Arazsu, Tarım Masası’nın kuruluş amaçları, hedefleri ve çalışma disiplinleri hakkında kapsamlı bir sunum yaptı. Sunumun ardından üreticilerin hibe ve teşviklerden daha etkin yararlanması için izlenecek yol haritası ele alındı. Kurulun yapısı ve yönetimi de ilk toplantıda netleşti: Başkan: Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu Başkan Yardımcıları: Denizli Merkez Ziraat Odası Başkanı Hamdi Gemici ve Denizli Ziraat Mühendisleri Odası Başkanı Baha Yanarca "Sahadan Politikaya" kesintisiz iletişim Tarımsal sorunların analiz edilerek çözüm önerilerinin geliştirilmesini gündeme taşıyacak olan Tarım Masası; üretici ve yetiştiricilere yönelik eğitim, danışmanlık ve farkındalık programlarının düzenlenmesinde aktif rol oynayacak. Ayrıca yerel ürünlerin tanıtılarak pazarlara erişiminin desteklenmesi, kentte tarım ve hayvancılık faaliyetlerinin yaygınlaştırılması ve geliştirilmesine yönelik stratejik adımlar bu masa üzerinden atılacak. Atılan imzalar ve belirlenen hedeflerle birlikte Denizli tarımının yol haritası netleşirken, Tarım Masası'nın tarladan sofraya verimliliğin artırılmasına önemli katkılar sunacağı ifade edildi. Toplantı, kurum temsilcilerinin görüş ve önerilerinin alınmasıyla sona erdi.

KUDAKA'dan Bayburt’a Üretim ve İstihdam Yatırımı Haber

KUDAKA'dan Bayburt’a Üretim ve İstihdam Yatırımı

Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile Gençlik ve Spor Bakanlığı iş birliğinde, Kuzeydoğu Anadolu Kalkınma Ajansı (KUDAKA) tarafından yürütülen Çalışan ve Üreten Gençler Programı (ÇÜGEP) kapsamında Bayburt’ta iki dev yatırım hayata geçiriliyor. Toplam 50 milyon TL bütçeye sahip projelerle hem kentin üretim altyapısının güçlendirilmesi hem de 100 gencin doğrudan istihdama kazandırılması hedefleniyor. Proje Sözleşmeleri Resmi Olarak İmzalandı Genç işsizliğini azaltmak ve gençlerin mesleki becerilerini artırarak üretime katılımlarını sağlamak amacıyla yürütülen program kapsamında Bayburt Belediyesi ve Demirözü Belediyesi tarafından hazırlanan projeler destek almaya hak kazandı. Düzenlenen imza törenine Bayburt Belediye Başkanı Mete Memiş, Demirözü Belediye Başkanı Arslan Gürer ve KUDAKA Genel Sekreteri Oktay Güven katılarak sözleşmeleri imzaladı. Demirözü’ne Modern Tekstil Üretim Tesisi Desteklenen projelerden biri olan "Demirözü Tekstilkent Projesi" kapsamında ilçeye 1.000 metrekarelik kapalı alana sahip modern bir tekstil fabrikası kazandırılacak. İmalat sanayisinin standartlarına uygun olarak inşa edilecek tesis, ilçedeki genç nüfusun istihdamına önemli bir katkı sağlayacak. Bayburt’a Tam Otomatik Parke ve Bordür Üretim Tesis Bayburt Belediyesi’nin "İstihdam Kilidini Kilit Parke Taşı Açıyor" projesiyle kentin altyapı ve üstyapı ihtiyaçları yerel imkânlarla karşılanacak. Kurulacak tam otomatik tesiste: Günlük 900 metrekare kilit parke taşı, Günlük 2.500 adet bordür üretimi gerçekleştirilecek. Bu tesis sayesinde kamu yatırımlarında malzeme tedarik süreci hızlanırken, zaman ve maliyetten tasarruf edilecek. Sertifikalı Eğitimle 100 Genç İstihdam Edilecek Yatırımlar, üretim altyapısının yanı sıra nitelikli iş gücünün yetiştirilmesini de kapsıyor. 18-29 yaş arasındaki gençlere yönelik düzenlenecek sertifikalı mesleki eğitimleri tamamlayan 100 genç, kurulan yeni tesislerde doğrudan işe başlayacak. Bayburt’un sosyoekonomik kalkınmasına ivme kazandıracak projeler, gençlerin sürdürülebilir gelir elde etmesine olanak tanıyacak.

Torbalı’nın Kuru Domates Emekçileri Yalnız Bırakılmadı Haber

Torbalı’nın Kuru Domates Emekçileri Yalnız Bırakılmadı

İzmir Büyükşehir Belediyesi, Torbalı’nın kuru domates üreticileri ve tarım işçilerini yalnız bırakmadı. İhracatın kırmızı altını olarak anılan coğrafi işaretli ürünün katma değerinin artırılması için hasattan kurutmaya kadar tüm süreç yerinde incelendi. Sıcağın altında ter döken emekçilere moral verildi, talepleri, beklentileri dinlendi. İzmir Büyükşehir Belediyesi, kent tarımının simgeleri arasında yer alan coğrafi işaretli Torbalı kuru domatesinin üretim sürecinde emekçileri yalnız bırakmadı. Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı ekipleri, her yıl yaz sezonunda kıpkırmızı görüntüsüyle tarlalara renk katan kuru domatesin üretim ve hasat sürecini yerinde inceledi. Torbalı Pamukyazı Mahallesi'nde Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanı Bülent Üngür ve saha ekipleri, ilk olarak domates tarlalarını ziyaret ederek hasat çalışmalarını gözlemledi. Hasadın ardından kurutma alanına geçen ekipler, kuru domates üretiminde katma değerin artırılması, üreticinin girdi maliyetlerinin azaltılması, Torbalı kuru domatesinin hak ettiği değeri bulabilmesi için üreticilerle görüştü. Sıcağın altında ter döken kuru domates emekçilerine moral İzmir Büyükşehir Belediyesi, üretim sezonunda Torbalı’ya Güneydoğu Anadolu Bölgesi başta olmak üzere farklı illerden gelerek çalışan mevsimlik tarım işçilerini de yalnız bırakmadı. Hasat döneminde domates üretiminin en önemli emek gücünü oluşturan mevsimlik tarım işçileri için ikram aracı gönderildi. Belediye ekipleri tarafından işçilerle birebir görüşmeler gerçekleştirilerek çalışma ve yaşam koşulları hakkında bilgi alındı, talep ve beklentileri dinlendi. Sezon boyunca tarım arazilerinin yakınında kurdukları geçici yaşam alanlarında konaklayan emekçiler, uzun çalışma saatleri ve zorlu iklim koşulları altında üretime katkı sağlıyor. Sabahın erken saatlerinde başlayan çalışmalarda hasat, taşıma, ayıklama ve kurutma süreçlerinin büyük bölümü yoğun insan emeğiyle, yaz sıcaklıklarının en yoğun hissedildiği saatlere kadar devam ediyor. 13 kilogramdan 1 kilogram kuru domates çıkıyor Tarladan hasadı yapılan domatesler uygun şekilde dilimlenerek tuzlama işleminin ardından açık alanda doğal yöntemlerle güneşte kurutulmaya bırakılıyor. Kurutma süreci, iklim koşullarına bağlı olarak ortalama 7 gün devam ediyor. Bu süreç sonunda yaklaşık 13 kilogram yaş domatesten 1 kilogram kuru domates elde edilmiş oluyor. Alın terinin büyük paya sahip olduğu üretim sürecinde, ürünün kalite standardının korunması için kurutma aşaması büyük önem taşıyor. Torbalı’da binbir emekle kurutulan domatesler Amerika’dan İtalya’ya 90’ın üzerinde ülkeye ihraç ediliyor. İzmir’deki üretimin yüzde 40’ı Torbalı’dan 2025 yılı verilerine göre İzmir'de 114 bin 769 dekar alanda 918 bin 829 ton sanayi domatesi üretimi gerçekleştiriliyor. Türkiye toplam sanayi domatesi üretiminin yüzde 14,12'sini karşılayan İzmir, ülke genelinde 3. sırada yer alıyor. İzmir genelinde ise Torbalı, yüzde 40,3’e denk gelen 370 bin 887 tonluk üretimle lider konumda. Torbalı’nın kuru domates üretimindeki bilgi birikimi ve ürün kalitesi, 2022 yılında coğrafi işaret ile de tescillendi.

CHP'li Gürer: "Tarımda Çalışan Nüfus Yüzde 10,7 den 5,23'e Geriledi!" Haber

CHP'li Gürer: "Tarımda Çalışan Nüfus Yüzde 10,7 den 5,23'e Geriledi!"

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, Türkiye’de tarım sektöründe çalışan ve üretim yapanların sayısının giderek azaldığına dikkat çekerek, “Veriler gösteriyor ki tarımda önemli ölçüde çalışanda, üretende bir gerileme var” dedi. Gürer, çiftçinin yüksek girdi maliyetleri, düşük alım fiyatları ve yetersiz destekler nedeniyle üretimden uzaklaştığını belirterek, çözümün ithalatta değil, üreticiyi destekleyen doğru tarım politikalarında aranması gerektiğini söyledi. TBMM Genel Kurulu’nda tarım sektörünün içinde bulunduğu sorunlara ilişkin değerlendirmelerde bulunan CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Türkiye’de nüfus artarken tarımda çalışanların sayısının gerilediğini ifade etti. Gürer, tarımda çalışan nüfustaki değişime ilişkin rakamları paylaşarak, “2025 yılında nüfusumuz 86 milyon kişi oldu, tarımda çalışan ise 4 milyon 560 bin kişi; buradan baktığımızda yüzde 10,7’lik oranın yüzde 5,23’e gerilediğini görüyoruz” dedi. Tarım sektöründeki gerilemenin yalnızca çalışan sayısıyla sınırlı olmadığını belirten Gürer, çiftçi kayıtlarına ilişkin verilerin de üretimdeki daralmayı ortaya koyduğunu söyledi. Gürer, “Ziraat odalarında kayıtlı olan üye sayısı 5 milyon civarında, ÇKS dediğimiz Çiftçi Kayıt Sistemi’ne dâhil olan çiftçi sayısı da 2 milyon 300 bin civarında” ifadelerini kullandı. SİGORTALI ÇİFTÇİ SAYISI 17 YILDA YARIYA YAKLAŞTI Tarımda sigortalı çalışan çiftçilerin sayısındaki düşüşe de dikkat çeken Gürer, özellikle son 17 yıldaki değişimin dikkat çekici olduğunu belirtti. Gürer, “Sigortalı işçi ve çiftçi sayısı da on yedi yılda önemli ölçüde gerilemiş. 2009 yılında 1 milyon 14 bin olan sigortalı çiftçi sayımız şu anda 562 bin 120’ye düşmüş durumda” dedi. Bu rakamların tarım sektöründeki sorunların boyutunu açık biçimde gösterdiğini ifade eden Gürer, “Bu durumda veriler gösteriyor ki tarımda önemli ölçüde çalışanda, üretende bir gerileme var” diye konuştu. “ÇİFTÇİ KAZANIRSA İŞİNİ SÜRDÜRÜYOR” Çiftçiliğin sürdürülebilmesi için üreticinin emeğinin karşılığını alması gerektiğini vurgulayan Gürer, çiftçinin para kazanamadığında üretimden koparak büyük kentlere yöneldiğini söyledi. Gürer, bu durumu şöyle anlattı: “Bunlar neden oluyor? Çiftçilik kişi başı yapılan bir iş. Üretici, çiftçi kazanırsa işini sürdürüyor, kazanamazsa büyük kentlere gelip orada daha zor koşullarda maaşla çalışmak için iş arıyor.” Çiftçinin karşı karşıya kaldığı temel sorunların başında yüksek girdi maliyetlerinin geldiğini belirten Gürer, üreticinin ürününü pazarlamakta da ciddi sorunlar yaşadığını dile getirdi. Gürer, “Girdi maliyetleri yüksek, ürettiği ürünü pazarlamada sorunu var, kendisine sağlanan destekler yetersiz” dedi. “BEN ÜRETİYORUM, BENDEN ALIP GİDEN PARA KAZANIYOR” Üreticinin kendi ürettiği üründen yeterli geliri elde edememesinin tarımdan kopuşu hızlandırdığını belirten Gürer, çiftçinin yaşadığı kırgınlığı şu sözlerle ifade etti: “Ürettiği üründen kendisi para kazanamazken aracının, ithalatçının para kazandığını görünce doğal olarak kırgınlıklar da yaşıyor.” Çiftçinin yaşadığı sorunu kendi sözleriyle dile getiren Gürer, “Diyor ki: ‘Ben bir yılda ürünü üretiyorum, benden alıp giden para kazanıyor, ben kazanamıyorum.’” ifadelerini kullandı. Gürer, üreticinin emeğinin karşılığını alamamasının yalnızca çiftçinin ekonomik durumunu değil, Türkiye’nin tarımsal üretim geleceğini de tehdit ettiğini vurguladı. “DÜŞÜK ALIM FİYATI ÜRETİCİYİ ÜRETİMDEN UZAKLAŞTIRIYOR” Tarım ürünlerinde açıklanan alım fiyatlarının üreticinin beklentilerini karşılamadığını ifade eden Gürer, fındık, çay ve buğday üzerinden örnek verdi. Gürer, “Bugün fındığın fiyatı açıklandı, alım fiyatı düşük, çayda fiyat düşük, buğdayda fiyat düşük” dedi. Düşük alım fiyatı politikasının üreticiyi üretimden uzaklaştırdığını belirten Gürer, “Düşük alım fiyat politikasıyla oluşturulan sonuç da o üretimi yapanların o işten uzaklaşmasını getiriyor” ifadelerini kullandı. “TÜRKİYE İTHALATÇI BİR ANLAYIŞLA YÖNETİLİYOR” Türkiye’nin tarım politikasında ithalata dayalı yaklaşımın hâkim olduğunu savunan Gürer, üreticinin desteklenmesi yerine çözümün dışarıdan ürün getirmekte arandığını söyledi. Gürer, “Türkiye bir de ithalatçı bir anlayışla yönetiliyor. Tarım politikalarıyla üreticiyi, çiftçiyi, besiciyi desteklemek yerine çözüm ithalatta aranıyor” diye konuştu. İthalatın kısa vadede raflardaki ürün miktarını artırıyor gibi görünse de vatandaşın alım gücündeki düşüş nedeniyle toplum açısından farklı bir tablo ortaya çıktığını belirten Gürer, “Görünürde rafta ürün var; gerçi vatandaşın alım gücü düşük olduğu için de istediği her ürünü alamıyor” dedi. Gürer, “Cepteki para raftaki ürünü almaya yetmediği için dolaylı bir kıtlık da gerçekleşiyor” ifadelerini kullandı. “VATANDAŞIN ALIM GÜCÜ ETİ, SÜTÜ, MEYVEYİ ALMAYA YETMİYOR” Vatandaşın temel gıda ürünlerine erişiminde yaşanan sorunlara da dikkat çeken Gürer, etten süte, meyveden sebzeye kadar geniş bir alanda alım gücünün gerilediğini söyledi. Gürer, “Ette, sütte, meyvede, sebzede vatandaşın alım gücü bunu almaya yetmiyor” dedi. Üreticinin de ürününü satamadığında gelecek yıl üretim tercihlerini değiştirdiğini belirten Gürer, bunun tarımsal üretimde yeni sorunları beraberinde getirdiğini ifade etti. Gürer, “Üreten de ürettiği ürün tarlada kaldığı için ikinci yıl desen değiştiriyor. Ürün deseni değiştirince ürün az oluyor. Bu kere de raftaki ürünün fiyatı farklılaşıyor” diye konuştu. “DOĞRU TARIM POLİTİKASININ TEMELİ ÜRETİM PLANLAMASIDIR” Türkiye’nin tarımda yaşadığı sorunların çözümü için üretimden vazgeçmek yerine üreticiyi merkeze alan politikaların uygulanması gerektiğini vurgulayan Gürer, doğru tarım politikasının temel unsurlarını da sıraladı. Gürer, “Doğru bir tarım politikasının temeli; üretim planlaması, üreticinin girdi maliyetlerinin düşürülmesi, sübvanse desteklerinin verilmesi, mazotta ÖTV’nin, KDV’nin kaldırılması, kooperatifçiliğin geliştirilmesi” dedi. Tarımın sürdürülebilirliği için çiftçinin üretimde kalmasının zorunlu olduğunu belirten Gürer, üreticinin desteklenmediği, girdi maliyetlerinin düşürülmediği ve emeğinin karşılığını alamadığı bir sistemin uzun vadede hem çiftçiyi hem de tüketiciyi daha büyük sorunlarla karşı karşıya bırakacağını ifade etti. Gürer’in TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı değerlendirmeler, Türkiye’de tarımda çalışan nüfusun azalması, sigortalı çiftçi sayısındaki gerileme, yüksek girdi maliyetleri, düşük ürün fiyatları, ithalata dayalı politikalar ve vatandaşın düşen alım gücünün birbirini tetikleyen sorunlar haline geldiğine dikkat çekti.

Özer Matlı'ya Sevgi Seli Haber

Özer Matlı'ya Sevgi Seli

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası Başkan Adayı Özer Matlı, 7 Ağustos Cuma günü gerçekleştirdiği program kapsamında BTSO’nun kurucusu Osman Fevzi Efendi’yi kabri başında andı, Ulu Cami’de cuma namazına katıldı ve Kapalıçarşı esnafı ile buluştu. Bursa Ticaret ve Sanayi Odası Başkan Adayı Özer Matlı ve beraberindeki heyet çalışmalarını Bursa’nın tarihine, değerlerine ve ticaret kültürüne sahip çıkan anlamlı bir programla sürdürdü. Programın ilk durağı, Bursa Ticaret ve Sanayi Odası’nın kurucusu Osman Fevzi Efendi’nin Emir Sultan Mezarlığı’ndaki kabri oldu. Matlı, beraberindeki heyetle birlikte Osman Fevzi Efendi’yi dualarla anarak, Bursa iş dünyasına kazandırdığı kurumsal mirasa duydukları saygıyı ifade etti. “GEÇMİŞİMİZDEN ALDIĞIMIZ GÜÇLE GELECEĞE YÜRÜYORUZ” BTSO’nun kuruluş iradesinin Bursa’nın üretim ve ticaret kültüründen doğduğunu belirten Özer Matlı, şu değerlendirmelerde bulundu: “Bugün burada yalnızca geçmişimizi anmak için değil, bize bırakılan büyük sorumluluğu yeniden hatırlamak için bulunuyoruz. Osman Fevzi Efendi’nin öncülüğünde kurulan Bursa Ticaret ve Sanayi Odası, Bursa’nın tüccarının, sanayicisinin ve üreticisinin birlik iradesinin eseridir. Biz de geçmişimizden aldığımız bu güçle, odamızı yeniden bütün üyelerinin sesi ve güvencesi hâline getirmek için yola çıktık. İlk günden bugüne emeği geçen ve hayatını kaybetmiş tüm başkanlarımızı, yöneticilerimizi, meclis ve komite üyelerimizi, genel sekreterlerimizi ve oda çalışanlarımızı rahmetle anıyoruz.” Osman Fevzi Efendi ve Emir Sultan ziyaretinin ardından Ulu Cami’ye geçen Matlı, cuma namazını burada kıldı. Program, Cuma Namazı çıkışında Oda üyeleri ve Bursalılar ile buluşup lokma dağıtan Matlı, Bursa ticaretinin tarihî merkezi Kozahan ve Kapalıçarşı’da devam etti. “TİCARETİN KALBİNİ DİNLEMEDEN BURSA EKONOMİSİ YÖNETİLEMEZ” Kapalıçarşı’da tüccarlarla bir araya gelen ve yoğun ilgi ile karşılanan Özer Matlı, işletmeleri ziyaret ederek üyelerin sorunlarını, beklentilerini ve BTSO’dan taleplerini dinledi. Bursa ekonomisinin temelinde emeğiyle, cesaretiyle ve alın teriyle çalışan insanların bulunduğunu vurgulayan Matlı, şöyle konuştu: “BTSO’nun gerçek gücü binalarında veya iştiraklerinde değil; her sabah dükkânını açan, fabrikasının ışığını yakan, atölyesinde üreten, istihdam sağlayan ve yüzlerce ailenin geleceğini omuzlarında taşıyan 60 bin üyesindedir. Ticaretin kalbini dinlemeden Bursa ekonomisini yönetemezsiniz. Biz kararları masa başında değil, üyelerimizle birlikte alacağız. Bursa sanayi bölgeleriyle gelişen bir şehir ama aynı zamanda bir tarım kenti, hizmet kenti, kültür kenti, doğa kenti, tüccarların kenti ve Anadolu’nun mozaiği bir kent. ” “ARTIK BİRLİKTEYİZ” Üyelerin kendilerini yalnız hissetmeyeceği, ulaşılabilir ve kapsayıcı bir BTSO hedeflediklerini ifade eden Matlı, sözlerini şöyle sürdürdü: “Sizi dinledik. Sorunlarımız da geleceğe ilişkin beklentilerimiz de ortak. ‘Nasıl bir BTSO istiyoruz?’ sorusunun cevabını 60 bin üyemizle birlikte vereceğiz. Bugüne kadar çoğu zaman kendinizi yalnız hissettiniz. Bunu biliyor ve anlıyorum. Merak etmeyin; artık birlikteyiz. Üyenin sesinin duyulduğu, kaynakların üyeye değer olarak döndüğü, şeffaf ve hesap verebilir bir yönetim anlayışını birlikte kuracağız. Saha çalışmalarımızda 60 bin üyemizin temsilcileri soruyor; Kapalıçarşı’nın ihtiyaçları var. Bugüne kadar bunun için ne yaptınız? KOBİ’ler ve küçük işletmeler var. İhtiyaçlarını sorduğunuzda çok net bir şekilde söylüyorlar. Bugüne kadar neden sesimiz duyulmadı? diyorlar. Nerede eksik kaldılar? Neden eksik kaldılar diye öğrenmek istiyorlar.” Bursa’nın tarihî ve manevi merkezlerinden başlayarak Kapalıçarşı’ya uzanan programda Özer Matlı, Bursa iş dünyasının bütün kesimleriyle temas kurmayı ve üyelerin taleplerini doğrudan dinlemeyi sürdüreceklerini belirtti. Özer Matlı, Kapalıçarşı programın sonunda Veysel Karani Mahallesi’nde bulunan Coşkun Yavuz’a ait işletmede çıkan yangından dolayı geçmiş olsun ziyaretinde bulundu.

Taze İncirin İhracat Yolculuğu Başladı Haber

Taze İncirin İhracat Yolculuğu Başladı

Türkiye'nin üretim ve ihracatında dünya lideri olduğu, Bursa Siyahı incirin ve Sarılop taze incirin ihracat yolculuğu başladı. 2025 yılında taze incir ihracatından 94 milyon dolar döviz kazanan Türkiye, 2026 yılında 100 milyon dolar ihracat hedefliyor. 2025 yılında Türkiye’nin 20 bin 112 ton taze incir ihracatı karşılığında yüzde 17 artışla 94 milyon dolar döviz getirisi elde ettiğini açıklayan Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Cengiz Balık şunları söyledi; “Siyah incir ihracatımız yüzde 22 artışla 76 milyon dolar, sarılop taze incir ihracatımız ise 17 milyon dolar olarak gerçekleşti. Siyah incir ihracatının 22 milyon dolarlık kısmı yüzde 8 artışla Almanya’ya yapıldı, Avusturya yüzde 32 artışla 10 milyon dolarla en fazla ihracat yaptığımız ikinci ülke konumunda, Rusya ise siyah incir ihracatımızda yüzde 249 artışla 8 milyon dolarla üçüncü sıraya yükseldi. İngiltere’ye siyah incir ihracatımız yüzde 44 artışla 8 milyon dolar oldu. Hollanda’ya yüzde 7 artışla 6 milyon dolar ihracat yaptık. Sarılop taze incir ihracatımızda öne çıkan ülkeler; Almanya’ya yüzde 5 artışla 7 milyon dolar, Rusya’ya 4 milyon dolar, Avusturya’ya yüzde 161 artışla 3 milyon dolar ihracat gerçekleştirdik.” Turkish Cargo iş birliği taze incir ihracatını destekleyecek Başkan Balık, “Bu sezon iklim koşullarının üretime olumlu yansımasıyla birlikte rekoltenin geçen yıla göre daha yüksek gerçekleşmesini bekliyoruz. Üretimdeki artışın yanı sıra ürün kalitesinin de ihracat pazarlarının beklentilerini karşılayacak seviyede olacağını öngörüyoruz. Avrupa başta olmak üzere geleneksel pazarlarımızdaki güçlü talebin devam edeceğine inanıyoruz. Bunun yanında Uzak Doğu ve Körfez ülkeleri gibi alternatif pazarlarda da ihracatımızı artırmak için çalışmalarımız sürüyor. Taze incir gibi katma değeri yüksek ve tazeliğin korunmasının büyük önem taşıdığı ürünlerde, TİM ile THY arasında yedinci kez yenilenen Turkish Cargo iş birliği kapsamında sağlanan indirimli hava kargo imkânının 2026 sezonunda ihracatımıza önemli katkı sağlamasını bekliyoruz. Üreticilerimiz, ihracatçılarımız ve tüm sektör paydaşlarımızın iş birliğiyle 2026 sezonunda 100 milyon dolarlık taze incir ihracatı hedefimize ulaşacağımıza inanıyoruz.” dedi.

Karabuğdayın İlk Hasadı Gerçekleştirildi Haber

Karabuğdayın İlk Hasadı Gerçekleştirildi

Ankara Büyükşehir Belediyesi, ATA Çiftliği’nde deneme üretimi yapılan karabuğdayın ilk hasadını gerçekleştirdi. Glütensiz un ve karabuğday balı üretiminde değerlendirilen ürünün, 2027 yılında sözleşmeli tarımla yaygınlaştırılarak Ankara’nın alternatif tarım ürünleri arasına kazandırılması hedefleniyor. Ankara Büyükşehir Belediyesi (ABB), Türkiye’nin en büyük tarım kampüsü ve rekreasyon alanı ATA Çiftliği’nde deneme üretimi yapılan karabuğdayın (greçka) ilk hasadını gerçekleştirdi. Glütensiz yapısıyla öne çıkan ve arıcılık açısından önemli bir nektar kaynağı olan karabuğdayın, 2027 yılında sözleşmeli üretim modeliyle Ankara’da yaygınlaştırılması ve üreticilere yeni bir gelir kapısı oluşturması hedefleniyor. HEM GLÜTENSİZ GIDA HEM ARICILIĞA DESTEK Uzun süre çiçekli kalan karabuğday, arılar için önemli bir besin kaynağı olmasının yanı sıra glütensiz un üretiminde de kullanılıyor. Ankara Büyükşehir Belediyesi, ATA Çiftliği’nde faaliyet gösteren Arıcılık Araştırma İstasyonu ile birlikte yürüttüğü çalışmalar kapsamında karabuğdayın bal verimine etkisini ve Anadolu arısı kolonilerinin gelişimine katkısını araştırıyor. Böylece hem arıcılığın desteklenmesi hem de Ankara balına katma değer kazandırılması hedefleniyor. ARICILIK ARAŞTIRMA İSTASYONU’NDA GREÇKA BALI ÜRETİLDİ ABB Genel Sekreter Yardımcısı Ahmet Mekin Tüzün, ATA Çiftliği’nde tarım ürünlerine yönelik önemli çalışmalar yürütüldüğünü belirterek, “ATA Çiftliği’nde üretim yaptığımız özel ürünlerimizden bir tanesi greçka. Halk arasında karabuğday diye geçiyor. Bu ürün uzun süre çiçekte kalıyor. Önemli bir arı bitkisi. Ankara Büyükşehir Belediyesi olarak, ATA Çiftliği’ndeki Arıcılık Araştırma İstasyonu’nda greçka balı da ürettik, aynı zamanda greçkadan glütensiz un elde ediyoruz. Bu ürünü Ankara’da yaygınlaştırıp, Halk Ekmek üzerinden alımını sağlatıp, glütensiz ürün gamını genişletmek istiyoruz” dedi. UYSAL: “2027 KARABUĞDAYDA DÖNÜŞÜM YILI OLACAK” Kırsal Hizmetler Daire Başkanı Hüseyin Şemsi Uysal da bahar ayında deneme ekimi yapılan karabuğdayın ilk hasadının gerçekleştirildiğini belirterek, 2027 yılında Ankara genelinde yaklaşık 10 bin dekarlık alanda üretimin yaygınlaştırılmasının hedeflendiğini söyledi. Çubuk Yazır Ürün İşleme Tesisi’nde kurulacak yeni tesisle karabuğdayın işlenerek una dönüştürüleceğini ifade eden Uysal, Karabuğdayın Ankara için önemli bir alternatif tarım ürünü olacağını vurgulayarak şunları söyledi: “Bu da yılbaşından önce kurulacak. Yani 2027 yılı içinde çiftçilerimize sözleşmeli tarımla ektirdiğimiz glütensiz karabuğdayın hasadını yaptırıp orada una çevirdikten sonra tüketimini sağlayacağız. Oldukça yüksek protein miktarına sahip bir ürünümüz. Kalp dostu, şekeri destekleyen bir ürün. Ankara’da, Polatlı’da yaptığımız çalışmalarda kanola bitkisini çiftçilerimize alıştırdık. Bugün itibarıyla 40 bin dönümlük alanda kanola ekiliyor. Balâ, Haymana, Polatlı ve Çubuk bölgesinde Karabuğdayımız da alternatif ürünlerimizden olacak. Yüksek bölgelerde yetişen bir ürün. yetiştirilmesine önderlik yapacağız. Burada elde edilen tohumlarımızı eletip tohumluk hale getirdikten sonra ücretsiz bir şekilde üreticilerimize vereceğiz. Sıvı gübresini ücretsiz vereceğiz. 2027 yılının bizim için karabuğdayda bir dönüşüm yılı olmasını bekliyoruz.”

Bursa’dan Doğan Matlı, Üç Şirketiyle  Türkiye’nin Sanayi Devleri Arasında Haber

Bursa’dan Doğan Matlı, Üç Şirketiyle Türkiye’nin Sanayi Devleri Arasında

Bursa’nın Karacabey ilçesinde temelleri atılan ve tüm şirketlerinin merkezi halen Bursa’da olan Matlı Şirketler Grubu, üç şirketiyle İstanbul Sanayi Odası tarafından açıklanan Türkiye’nin en büyük sanayi kuruluşları listelerinde yer aldı. Proyem İSO 500’de 152’nci, Keskinoğlu 160’ıncı sıraya yerleşirken, Yörsan İSO İkinci 500’de bir yılda 47 basamak yükselerek 175’inci oldu. 1965 yılında Bursa’nın Karacabey ilçesinde başlayan üretim yolculuğunu bugün Türkiye’nin yedi bölgesine taşıyan Matlı Şirketler Grubu; tarımsal ham maddeden hayvan beslemeye, süt, yumurta ve piliç eti üretiminden lojistik, dağıtım ve markalaşmaya uzanan bütünleşik yapısıyla faaliyet gösteriyor. 29 şirketi, 7 bini aşkın çalışanı, 10 binden fazla tedarikçisi, iki Ar-Ge merkezi ve 81 ilde 1.000’i aşkın bayisi bulunan Grubun ulaştığı sanayi ölçeği, İstanbul Sanayi Odası listelerine üç ayrı şirketle yansıdı. Entegre üretim sisteminin üç güçlü halkası listelerde Matlı Şirketler Grubu bünyesinde hayvan besleme alanında faaliyet gösteren Proyem, Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu listesinde 152’nci sırada yer aldı. Piliç eti, yumurta ve ileri işlenmiş gıda üretimi gerçekleştiren Keskinoğlu ise İSO 500’de 160’ıncı oldu. Süt ve süt ürünleri alanında faaliyet gösteren Yörsan da Türkiye’nin İkinci 500 Büyük Sanayi Kuruluşu listesinde 175’inci sıraya yükseldi. Bu sonuçlarla Matlı Şirketler Grubu’nun hayvan beslemeden süt, yumurta ve piliç eti üretimine uzanan değer zinciri, Türkiye’nin en büyük sanayi kuruluşları araştırmalarında üç ayrı şirketle temsil edildi. Yörsan bir yılda 47 basamak yükseldi Matlı Şirketler Grubu’nun 2022 yılında bünyesine kattığı Yörsan, İSO İkinci 500’deki hızlı yükselişiyle dikkat çekti. Geçen yıl listeye ilk kez 222’nci sıradan giren Yörsan, bu yıl 47 basamak ilerleyerek 175’inci sıraya yerleşti. Yörsan’ın yeniden üretime kazandırılmasının ardından ürünleri 2023 yılında tüketicilerle yeniden buluşturuldu. Üretim altyapısı, insan kaynağı, dağıtım ağı, ürün portföyü ve marka iletişimine yönelik yatırımlarla desteklenen Yörsan, Susurluk’taki tesisinde günlük 1.500 ton çiğ süt işleme kapasitesiyle faaliyetlerini sürdürüyor. Yörsan’ın İSO İkinci 500’de bir yılda gerçekleştirdiği yükseliş, Matlı Şirketler Grubu’nun bünyesine kattığı köklü şirketleri yalnızca yeniden üretime geçirmekle kalmadığını; yatırım, istihdam, dağıtım ve markalaşma çalışmalarıyla yeniden büyütebildiğini ortaya koydu. Proyem İSO 500’deki güçlü konumunu sürdürüyor Matlı Şirketler Grubu’nun hayvan besleme alanındaki ana kuruluşu Proyem, ilk kez girdiği 2017 yılından bu yana İSO 500’de yer almaya devam ediyor. Proyem, bu yıl elde ettiği 152’ncilikle Grubun İSO 500’de en üst sırada bulunan şirketi oldu. Türkiye’nin farklı bölgelerindeki üretim tesisleriyle faaliyet gösteren Proyem, tarımsal ham madde, hayvan besleme, hayvancılık ve gıda üretimi arasındaki bağlantıyı kurarak Matlı’nın entegre üretim sisteminin temel halkalarından birini oluşturuyor. Keskinoğlu İSO 500’de 160’ıncı sırada İSO 500’de 2021 yılından bu yana yer alan Keskinoğlu, Matlı Şirketler Grubu bünyesinde açıklanan son sonuçlarla listede 160’ıncı sıraya yerleşti. Matlı Şirketler Grubu’nun 2023 yılında bünyesine kattığı Keskinoğlu; piliç eti, sofralık yumurta, pastörize yumurta, ileri işlenmiş gıda ve ambalaj üretimine uzanan entegre yapısıyla faaliyet gösteriyor. Proyem’in hayvan besleme alanındaki üretim gücü ile Keskinoğlu’nun piliç eti, yumurta ve ileri işlenmiş gıda kapasitesinin aynı yapı altında buluşması, Matlı’nın gıda değer zincirinin farklı aşamalarını birlikte yönetmesini sağlıyor. Özer Matlı: “Bursa’dan aldığımız güçle ülkemiz için üretirken kentimize de değer katıyoruz” Matlı Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı, İSO sonuçlarının Bursa’da başlayan, merkezi halen Bursa’da olan ve Türkiye çapında büyüyen üretim yolculuklarının somut bir göstergesi olduğunu söyledi. Matlı, değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “Matlı Şirketler Grubu’nun temelleri 61 yıl önce Bursa’nın Karacabey ilçesinde atıldı. Bugün 29 şirketimizle tarımdan hayvan beslemeye, süt ve et ürünlerinden lojistik, enerji ve hizmet alanlarına uzanan büyük bir üretim ekosistemini yönetiyoruz. Proyem ve Keskinoğlu’nun İSO 500’de, Yörsan’ın ise İSO İkinci 500’de yer alması, Bursa’dan başlayan üretim yolculuğumuzun ulaştığı ölçeğin somut bir karşılığıdır.” Matlı Şirketler Grubu’nun büyümesini Bursa’dan bağımsız görmediklerini vurgulayan Özer Matlı, sözlerini şöyle sürdürdü: “Biz Bursa’dan doğduk, Bursa’nın üretim kültürüyle büyüdük. Tüm şirketlerimizin merkezi Bursa’da. Türkiye’nin farklı bölgelerinde yatırım yaparken merkezimizle, insan kaynağımızla, tedarik ilişkilerimizle ve oluşturduğumuz ekonomik hareketlilikle Bursa’ya değer üretmeyi sürdürüyoruz. Grubumuz büyüdükçe Bursa’nın ticaret ve sanayi birikiminin, girişimcilik gücünün ve üretim kabiliyetinin de Türkiye çapında daha görünür hale geldiğine inanıyoruz.” “Bursa’ya değer katmayı yalnızca yeni tesisler veya ekonomik büyüklükler üzerinden değerlendirmiyoruz. İstihdam oluşturmak, yerel üreticimizi ve tedarikçimizi güçlendirmek, gençlerimize yeni çalışma alanları açmak, kentimizin marka değerine katkı sağlamak ve Bursa’nın üretimdeki öncü konumunu geleceğe taşımak da sorumluluğumuzun bir parçasıdır.” Proyem, Keskinoğlu ve Yörsan’ın aynı üretim sistemi içindeki önemine dikkat çeken Matlı, şunları kaydetti: “Biz şirketleri yalnızca aynı çatı altında bir araya getirmiyoruz. Üretim kabiliyetlerini, insan kaynağını, teknolojiyi, dağıtımı ve marka gücünü ortak bir sistem içinde geliştiriyoruz. Proyem’in köklü üretim birikimi, Keskinoğlu’nun entegre yapısı ve Yörsan’ın bir yılda 47 basamak yükselmesi, bu yaklaşımın ölçülebilir sonuçlarıdır.” Yörsan’ın yeniden üretime kazandırılmasına ayrıca değinen Özer Matlı, şöyle devam etti: “Yörsan’ı bünyemize kattığımızda köklü bir sanayi ve marka değerini yeniden üretimle buluşturmak üzere kapsamlı bir çalışma başlattık. Üretim hatlarını devreye aldık, istihdam oluşturduk, dağıtım yapısını geliştirdik ve markayı yeniden Türkiye’nin dört bir yanına ulaştırdık. Yörsan’ın İSO İkinci 500’de bir yılda 47 basamak yükselmesi, gerçekleştirdiğimiz yatırımların ve ekiplerimizin emeğinin üretim performansına yansımasıdır.” 29 şirketle Türkiye’nin yedi bölgesinde Matlı Şirketler Grubu bugün 29 şirketi, 7 bini aşkın çalışanı, 10 binden fazla tedarikçisi, iki Ar-Ge merkezi ve 81 ildeki 1.000’i aşkın bayisiyle Türkiye’nin yedi bölgesinde faaliyet gösteriyor. Hayvan beslemeden süt, yumurta ve piliç eti üretimine; tarımsal ham madde tedarikinden lojistik, depolama ve dağıtıma kadar farklı süreçleri bütünleşik bir yapı içerisinde yöneten Grup, üretim, teknoloji, markalaşma ve istihdam yatırımlarıyla büyümesini sürdürüyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.