Hava Durumu

#Üretim

Kırsal Haber - Üretim haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Üretim haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Ceylanpınar'da Mısır Ekilişleri Tamamlandı Haber

Ceylanpınar'da Mısır Ekilişleri Tamamlandı

Dünyanın sayılı tarım işletmeleri arasında gösterilen ve Türkiye’nin gıda arz güvenliğinde kilit rol oynayan Ceylanpınar Tarım İşletmesi, 2026 üretim sezonu için stratejik bir adımı daha başarıyla geride bıraktı. İşletme bünyesinde yürütülen 1. ürün dane mısır ekilişleri, planlanan takvimin ilerisinde tamamlanarak toprakla buluştu. ​4 Günde 3 Bin 444 Dekar Alan Ekildi ​TİGEM’in toplam arazi varlığının tam yüzde 50’sine ev sahipliği yapan Ceylanpınar’da, ekiliş faaliyetleri Beyazkule sahasında yoğunlaştı. 6 Mart 2026 tarihinde başlayan yoğun mesai, modern tarım teknolojileri ve titiz planlama sayesinde sadece 4 günde sonuç verdi. ​Operasyonun Öne Çıkan Detayları: ​Başlangıç Tarihi: 6 Mart 2026 ​Bitiş Tarihi: 9 Mart 2026 ​Toplam Alan: 3.444 Dekar ​Ekipman Gücü: 10 adet yüksek kapasiteli ekim mibzeri ​Çalışma Düzeni: Gece ve gündüz olmak üzere iki vardiya ​"Mesai Mefhumu Gözetilmedi" ​Yüksek verim ve sürdürülebilir üretim hedefleri doğrultusunda hareket eden İşletme, güçlü mekanizasyon altyapısını sahaya yansıttı. Modern tarım ekipmanlarının kullanıldığı süreçte, personel "mesai mefhumu gözetmeksizin" çalışarak ekim takvimine tam uyum sağladı. ​Verim ve Kalitede Hedef Yüksek ​Ceylanpınar Tarım İşletmesi yetkilileri, bitkisel üretimde hem verimi hem de kaliteyi artırmaya yönelik çalışmaların planlanan takvim çerçevesinde devam edeceğini belirtti. Türkiye’nin tarımsal üretim gücünü temsil eden işletme, bu başarılı ekim süreciyle 2026 hasat sezonu için umut verici bir başlangıç yapmış oldu.

17'inci Güney Ege Gıda, Tarım ve Hayvancılık Fuarı Milas’ta Kapılarını Açtı Haber

17'inci Güney Ege Gıda, Tarım ve Hayvancılık Fuarı Milas’ta Kapılarını Açtı

Milas’ta bu yıl 17’ncisi düzenlenen Güney Ege Gıda, Tarım ve Hayvancılık Fuarı kapılarını ziyaretçilere açtı. Expoline Fuarcılık tarafından organize edilen fuarın açılış programı; Expoline Fuarcılık yetkilisi Yavuz Hakbilir ve Milas Ziraat Odası Başkanı Kahraman Akar’ın konuşmalarıyla başladı. Programda sırasıyla Milas Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Reşit Özer, Muğla İl Tarım ve Orman Müdürü Seyfettin Baydar, Milas Belediye Başkanı Fevzi Topuz ve Milas Kaymakamı Mustafa Ünver Böke de birer konuşma gerçekleştirdi. Konuşmasında Milas’ın tarımsal üretimdeki önemine değinen İl Müdürü Seyfettin Baydar, “Tarımın köklü geçmişe sahip olduğu, bereketli topraklarıyla ülkemizin önemli üretim merkezlerinden biri olan Milas’ta düzenlenen Tarım Fuarı’nın açılışında sizlerle birlikte olmaktan büyük memnuniyet duyuyorum. Milas, yalnızca Muğla’nın değil, ülkemizin de önemli tarım havzalarından biridir. Zeytinden bal üretimine, hayvancılıktan arıcılığa kadar geniş bir üretim yelpazesiyle bölge ekonomisine ve ülke tarımına önemli katkılar sunmaktadır” dedi. Baydar, Muğla’nın tarımsal ihracat verilerine de değinerek, 2025 yılında 75 milyon dolar bitkisel üretim ve 745 milyon dolar su ürünleri ihracatı ile toplamda 820 milyon dolarlık tarımsal ihracata ulaşıldığını ifade etti. Tarım fuarlarının sektör açısından büyük önem taşıdığını belirten Baydar, “Tarım fuarları üreticilerimizi yeni teknolojilerle buluşturan, bilgi ve tecrübenin paylaşıldığı, sektör paydaşlarını bir araya getiren önemli platformlardır. Tarımda verimliliği artırmak, sürdürülebilir üretimi güçlendirmek ve çiftçilerimizin rekabet gücünü yükseltmek açısından bu tür organizasyonlar büyük önem taşımaktadır” diye konuştu. Tarım ve Orman Bakanlığı’nın desteklerine de değinen Baydar, son 10 yılda üreticilere 2,7 milyar TL, yalnızca 2025 yılında ise 724 milyon TL’nin üzerinde destekleme ödemesi yapıldığını belirtti. Baydar ayrıca, hayata geçirilen planlı üretim destekleme modeli ile üreticilerin hangi havzada hangi ürüne ne kadar destek alacağını önceden bilerek üretim planlaması yapabileceğini ifade etti. Fuarın düzenlenmesinde emeği geçenlere teşekkür eden Baydar, “Expoline firmamızın bu yıl 17’ncisini düzenlediği Gıda, Tarım ve Hayvancılık Fuarı’nın gerçekleşmesinde emeği geçen tüm kurum ve kuruluşlara, fuara katılım sağlayan 208 firmamıza ve kıymetli üreticilerimize teşekkür ediyorum. Milas Tarım Fuarı’nın bölgemiz, üreticilerimiz ve ülkemiz tarımı için hayırlı olmasını diliyorum” dedi. Milas Kaymakamı Mustafa Ünver Böke ise konuşmasında fuarın 17 yıldır düzenlenmesinin önemli bir başarı olduğunu belirterek, “17 yıl gibi uzun soluklu devam eden bir fuar organizasyonu, bu etkinliğin sahiplenildiğinin önemli bir göstergesidir. Katılımın da oldukça yüksek olduğunu görüyorum. Bu fuarın daha uzun yıllar devam etmesini diliyorum” ifadelerini kullandı. Kaymakam Böke ayrıca, fuarın kadın üretici dostu bir tarım fuarı olmasına yönelik temennisini dile getirerek, tarımda kadın emeğinin ekonomiye büyük katkı sağladığını ve Muğla’nın bu konuda öne çıkan illerden biri olduğunu vurguladı. Konuşmaların ardından açılış kurdelesi kesilerek fuarın resmi açılışı gerçekleştirildi. Protokol üyeleri daha sonra fuar alanındaki stantları ziyaret ederek katılımcılarla bir araya geldi.

Meslek Fabrikası’nın Kursiyeri Üretici Oldu Haber

Meslek Fabrikası’nın Kursiyeri Üretici Oldu

İzmir Büyükşehir Belediyesi Meslek Fabrikası’nın Tıbbi Aromatik Bitki Yetiştiriciliği kursuna katılan Yasemin Erday Koç, başlangıçta yalnızca kendi tüketimi için salep yetiştirmeyi hedeflerken bugün üretime geçen ve ticarete hazırlanan bir kadın girişimci oldu. Kemalpaşa Ören’deki bahçesine ilk fidelerini diken Koç, “Meslek Fabrikası benim hayata bakış açımı değiştirdi. Kurslara kendim için bir şeyler yapmak amacıyla katılmıştım, ancak kendimi bahçede üretim yaparken buldum” dedi. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin kadınların yaşamın her alanında güçlü bir şekilde yer alması amacıyla yürüttüğü çalışmalar, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nde ilham veren başarı hikâyeleriyle taçlanıyor. Kemalpaşa Ören’de yaşayan Yasemin Erday Koç, yalnızca kendi ihtiyacını karşılamak amacıyla salep yetiştirmeyi öğrenmek üzere İzmir Büyükşehir Belediyesi Meslek Fabrikası’nın Tıbbi Aromatik Bitki Yetiştiriciliği kursuna katıldı. Kursu tamamladıktan sonra üretici olmaya karar veren Koç, kendisine ait bahçede ilk fidelerini toprakla buluşturdu. İlk hasadın ardından ticarete atılmayı hedefleyen Koç, yerel üreticilerin ve ev hanımlarının bu kurslara katılmasını istediğini belirterek, “Ev hanımları bahçe işleriyle uğraşıyor ancak bazı bitki türlerini tanımıyor. Özellikle salep içeceğinin hangi bitkiden elde edildiğini pek çok kişi bilmiyor. Tıbbi aromatik bitki yetiştiricilerinin artmasını çok isterim. Meslek Fabrikası benim hayata bakış açımı değiştirdi. Kurslara kendim için bir şeyler yapmak amacıyla katılmıştım, ancak bugün kendimi üretim yaparken buldum. Mesleği olmayan kişiler için de bu kursların önemli bir kariyer kapısı açacağına inanıyorum” dedi. “2 bin fide ile dikime başladım” Ziraat mühendisliği eğitimi alan ancak 26 yıl sınıf öğretmenliği yaptıktan sonra emekli olan Yasemin Erday Koç, “Emekli olduktan sonra mesleğimi yapmak istedim. Ne yapabilirim diye düşünürken Kemalpaşa’daki bahçemizi değerlendirmek istedim. 2025 yılının ekim ayında Meslek Fabrikası’nda Tıbbi Aromatik Bitki Yetiştiriciliği kursuna katıldım. Bu kurstan sonra kafamda salep bitkisi yetiştirme fikri uyandı. Aralık ayında ilk salep yumrularını bahçemize diktim. Bu yıl mayıs-haziran aylarında ilk ürünlerimizi toplamayı hedefliyorum. İlk etapta 20 metrekarelik alanda 2 bin fide ile dikime başladım, önümüzdeki yıldan itibaren fide sayısını artırmayı planlıyorum” diye konuştu. “Bitkilerden yağ çıkarmayı öğrendim” Salep dikiminin inceliklerini çevresindeki üreticilerle de paylaştığını belirten Koç, mahallede üç kişinin daha salep üretimine başlamasına öncülük etti. Öğrencileri bahçesinde ağırlayarak çocukların endemik bitkileri tanımasını hedefleyen Koç, “İlk baştaki amacım yalnızca kendi salebimizi üretip içmekti. Ancak eğitimci yönüm ağır basınca bu endemik bitkiyi çevreme tanıtmak istedim. Farkındalık oluşturmak için mahallemdeki üreticilerle iletişim kurdum” dedi. Bahçesinde farklı aromatik bitkiler de yetiştirdiğini anlatan Koç, “Lavanta, biberiye ve mercanköşk gibi bitkilerim vardı. Bu kurstan sonra o bitkilerden yağ elde etmeyi öğrendim. Elde ettiğim yağlarla kendi sabunumu üretmeye başladım” ifadelerini kullandı. Meslek Fabrikası binası için ne gerekiyorsa yapalım” Meslek Fabrikası’nın kadınlar ve gençler için büyük önem taşıdığını belirten Koç, Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün Meslek Fabrikası Halkapınar Kurs Merkezi binasına yönelik el koyma girişimlerine de değindi. “Halkapınar’daki binanın Meslek Fabrikası’nın beyni olduğunu düşünüyorum. Tüm çalışmalar oradan yönetiliyor. O binanın İzmir Büyükşehir Belediyesi’nde kalması için ne gerekiyorsa yapalım. Hepimiz destekliyoruz. Hem tarihi yapısı hem de kursların yönetim merkezi olması nedeniyle çok önemli bir yer” ifadelerini kullandı.

İzmir’in Suyu Şaşal Yeni Yüzüyle Raflarda Haber

İzmir’in Suyu Şaşal Yeni Yüzüyle Raflarda

İzmir Büyükşehir Belediyesi iştiraki İzdoğa tarafından işletilen Şaşal Su Fabrikası’nda üretilen sular yeni etiketleriyle raflarda yerini almaya başladı. Farklı boyutlardaki ambalaj seçenekleriyle satılan Şaşal Su, daha modern bir tasarıma sahip oldu. 94 yıllık bir Cumhuriyet markası olan ve atıl durumdayken İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından yeniden kente kazandırılan Şaşal Su, yeni yüzüyle raflarda yerini almaya başladı. İzmir Büyükşehir Belediyesi iştiraki İzdoğa tarafından işletilen ve Menderes ilçesindeki Şaşal Köyü’nde 0,5 L, 1,5 L ve 5 L pet, 0,33 L ve 0,75 L cam ambalaj seçenekleriyle üretilen sular, yeni yüzüyle tüketiciyle buluşuyor. Uzun yıllardır İzmir’in kent hafızasında yer etmiş, kentle özdeşleşmiş kamusal bir değer olarak öne çıkan Şaşal, ambalajını yeniledi. Logo korunarak hazırlanan yeni etiket tasarımına, İzmir’in simgelerinden Saat Kulesi de eklendi. Sürdürülebilir çevre vurgusu Şaşal Su Fabrikası Müdürü Eren Topal, “İzmir’in simgesini etiketimizle raflara taşıyoruz” dedi. Yüzde yüz geri dönüştürülebilir pet ve cam şişelerle üretim yapıldığını, İzdoğa AŞ bünyesinde faaliyet gösteren İzdönüşüm tesislerinde atık bertarafını gerçekleştirerek ekonomiye katkı sağlamayı hedeflediklerini söyleyen Topal, sürdürülebilir çevre konusunun altını çizdi. Aylık asgari 7 milyon şişe üretim hedefleniyor 5 zincir market, 5 bayi, İZMAR Tanzim Satış Marketleri, Grand Plaza satış noktaları ve İzmirli Kahve şubeleriyle Ege'ye yayılan Şaşal, geçen günlerde Türk Standartları Enstitüsü’nün analizleri ve denetimlerine tabi tutularak TS 266 İnsani Tüketim Amaçlı Sular Standardı’na uygun bulundu. Şaşal Su, başta İzmir olmak üzere Manisa, Aydın, Uşak ve Muğla’da genişleyen bayilik ve dağıtım ağıyla büyümeye devam ediyor. İzmir genelinde artan piyasa talebine yanıt verebilmek amacıyla üretim kapasitesinin artırılmasına yönelik çalışmalar da devam ediyor. Mart 2024 öncesinde aylık ortalama 200 bin şişe üretim yapılan tesiste, Ocak 2025’te 4,3 milyon şişe üretimle rekor kırıldı. 2025 yılı genelinde aylık ortalama üretim miktarı yaklaşık 4 milyon şişe seviyesine ulaştı. Nisan 2026 itibarıyla aylık üretim miktarının asgari 7 milyon şişe seviyesine çıkarılması hedefleniyor.

Bursa’da Kadın Dayanışması Aynı Sofrada Buluştu Haber

Bursa’da Kadın Dayanışması Aynı Sofrada Buluştu

Bursa’nın iş dünyası ve sivil toplum temsilcisi kadınları, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla düzenlenen “Kadın Dayanışmasıyla Aynı Sofrada Ramazan” iftarında bir araya geldi. Beş güçlü kadın STK'nın iş birliğiyle düzenlenen geceden elde edilen gelirle, ihtiyaç sahipleri için kurulacak 1000 kişilik iftar sofrasına ve mühendis kızların eğitimine destek sağlandı. Bursa’nın önde gelen beş kadın sivil toplum kuruluşu, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü ile Ramazan ayının paylaşma ruhunu anlamlı bir organizasyonda buluşturdu. Bursa Ticaret Borsası koordinatörlüğünde faaliyetlerini yürüten Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Bursa Kadın Girişimciler Kurulu, Bursa İş Kadınları ve Yöneticileri Derneği (BUİKAD), Tüm Mühendis Kadınlar Derneği (TÜMKAD), Bursa Soroptimist Kulübü ve Uludağ Soroptimist Kulübü iş birliğinde düzenlenen iftar programı, kadın dayanışmasının güçlü bir örneğine sahne oldu. Villa Verde’de düzenlenen iftar programı, Ramazan ayının paylaşma ve dayanışma ruhunu kadınların birlikteliğiyle buluşturdu. Sinoplu: “Değişime Yön Veren Kadınlarız” Programın ev sahiplerinden Bursa Soroptimist Kulübü Başkanı Sedef Sinoplu, kadınlar için en iyisini hedefleyen bir gönüllü hareketi olduklarını belirterek başladığı konuşmasında, kadınların ve kız çocuklarının hayatını iyileştirmenin öncelikli hedefleri olduğunu vurguladı. Toplumun geleceğinin kız çocuklarının eğitimine bağlı olduğunu ifade eden Sinoplu, “Bir kız çocuğu eğitim aldığında sadece kendi hayatı değil, bir toplumun geleceği değişir. Kadınlar birlikte hareket ettiğinde şehirler gelişir; üretimde yer aldığında ekonomi güçlenir. Biz bugün burada sadece bir günü kutlamıyoruz. Aynı zamanda kadınların gelecekteki yolculuğunu daha güçlü kılmak için bir araya geliyoruz. Çünkü biz sadece konuşan değil, değişime yön veren kadınlarız” diyerek kadın dayanışmasının dönüştürücü gücüne dikkat çekti. “Kız Kardeşlik Ruhuyla Kadınların Işığını Büyütüyoruz” Uludağ Soroptimist Kulübü Başkanı Hanife Yeşil, 8 Mart’ın sadece bir kutlama değil, aynı zamanda kadınların ve kız çocuklarının özgür ve onurlu bir yaşam sürdürebilmesi için farkındalık günü olduğunu hatırlattı. Soroptimistlerin kız kardeşlik ruhuyla hareket ettiğini vurgulayan Yeşil, “Bizler, eğitim, fırsat eşitliği ve dayanışma yoluyla kadınlarımızın potansiyelini ortaya çıkarmak için çalışıyoruz. Bugün burada sergilenen bu tablo, kadın dayanışmasının ne kadar güçlü ve dönüştürücü olduğunun en kıymetli örneğidir. Amacımız, daha eşit ve umutlu bir gelecek için kadınların ışığını hep birlikte büyütmektir” dedi. Geleceğin Kadın Mühendislerine Güçlü Destek Gecede söz alan TÜMKAD Yönetim Kurulu Başkanı Ülfet Öztürk, kadınların mühendislikten girişimciliğe kadar her alanda büyük bir değer üreticisi olduğunu vurguladı. Cumhuriyetimizin Kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün “Dünya üzerinde gördüğümüz her şey kadının eseridir” sözüne atıfta bulunan Öztürk gecenin en anlamlı müjdesini paylaşarak şunları söyledi: “Bursa Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanımız Sayın Özer Matlı’nın değerli destekleriyle, bugün burada bulunan her misafirimiz adına yapılan bağış desteği sayesinde TÜMKAD&TEV Bursa Fonumuz kapsamında mühendis adayı genç kadınlarımızın bir yıllık bursu karşılanacaktır. Bu anlamlı destek, sadece öğrencilerimizin eğitim yolculuğuna katkı sağlamakla kalmayacak; aynı zamanda geleceğin kadın mühendislerinin yetişmesine de güçlü bir katkı olacaktır. Bu anlamlı destek için Sayın Özer Matlı’ya gönülden teşekkür ediyorum.” Şeyda Şençayır: “Kadın Yan Yana Geldiğinde Bir Şehir Ayağa Kalkar” BUİKAD Yönetim Kurulu Başkanı Şeyda Şençayır ise konuşmasında, kadın dayanışmasının sadece bir tercih değil, toplumsal bir sorumluluk olduğunun altını çizdi. Eşitliğin bir lütuf değil, hak olduğunu vurgulayan Şençayır, “Cumhuriyet kadınları olarak sadece geçmişle gurur duymuyor, geleceği de inşa ediyoruz. Çünkü biz kadınlar tarih boyunca hayatın kurucu gücü olduk. Bugün burada sadece yemek paylaşmıyoruz; vizyonu, sorumluluğu ve umudu paylaşıyoruz. Kadın güçlenirse ekonomi güçlenir, kadın birbirine omuz verdiğinde gelecek değişir. Biz yan yana geldiğimizde yalnızca bir masa dolmaz, koca bir şehir ayağa kalkar” dedi. Şençayır ayrıca, katılımcıların bağışlarıyla Gönül Sofrası Aşevi’nde verilecek 1000 kişilik iftar yemeğinin, kadın dayanışmasının somut bir iyiliğe dönüşmüş hali olduğunu belirterek tüm destekçilere teşekkür etti. Sabriye Şen: “İyilik Çoğaldıkça Büyür” TOBB Bursa Kadın Girişimciler Kurulu İcra Komitesi Başkanı Sabriye Şen ise, kadın dayanışmasının gücü ile Ramazan’ın bereketini aynı sofrada buluşturmaktan duyduğu mutluluğu dile getirdi. Şen, “Bugün burada sadece bir iftar sofrasını paylaşmak için değil; kadın dayanışmasının gücünü ve iyiliğin çoğaldıkça büyüdüğünü birlikte göstermek için bir aradayız. Bazen en güçlü bağlar, en samimi sohbetler ve en anlamlı dayanışmalar aynı sofrada başlar. Bu anlamlı gecede aynı sofrada buluşmamıza vesile olan dayanışmanın, paylaşmanın ve iyiliğin çoğalarak büyümesini diliyorum” dedi. Kadın Dayanışması Geleceğe Umut Oluyor Kadınların ortak değerler etrafında kenetlenmesinin topluma kattığı değeri hatırlatan Şen, “Kadınların üretimde, girişimcilikte ve toplumsal hayatta daha güçlü yer alması, ülkemizin geleceği açısından büyük önem taşıyor” dedi. Gecede elde edilecek gelirin bir bölümü ile yapılacak iftar desteğinin yanı sıra, Bursa Ticaret Borsası’nın da bu anlamlı programa katılan her bir misafir adına ek katkı sunarak mühendis kızlara ilave burs desteği vereceğini açıklayan Şen, “Kadınların eğitimine ve geleceğine verilen bu anlamlı destek dolayısıyla, Kurulumuzun koordinasyonunu yürüten Bursa Ticaret Borsası’nın kıymetli Yönetim Kurulu Başkanı Sayın Özer Matlı ile Yönetim Kurulu ve Meclis Üyelerimize teşekkür ediyorum” diye konuştu. “Kadınların Gücü Ekonomik Kalkınmanın Temeli” Geceye katılarak kadın liderlerin dayanışmasına destek veren Bursa Ticaret Borsası (Bursa TB) Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı, Bursa’nın üretim ve sivil toplum kültürüne vurgu yaptı. Bursa’nın her alanda örnek bir şehir olduğunu belirten Matlı, “Bu akşam burada gördüğümüz birliktelik, Bursa’nın dayanışma ruhunun güzel bir yansımasıdır. Kadınların üretimde, sanayide, eğitimde ve girişimcilikte daha güçlü şekilde yer alması yalnızca bireysel başarıların değil, aynı zamanda ülkemizin ekonomik kalkınmasının ve refahının artmasının da en önemli unsurlarından biridir” dedi. Başkan Matlı’dan Mühendis Kızlara Çifte Burs Müjdesi Bursa Ticaret Borsası olarak eğitime her zaman öncelik verdiklerini ifade eden Özer Matlı, gecede şu önemli desteği de paylaştı: “Bu anlayışla Bursa Ticaret Borsası olarak, mühendis adayı kız öğrencilerimizin eğitimine sunacağımız burs desteğinin yanı sıra, ben de bu akşam eşim Şahika Matlı adına aynı tutardaki burs desteğini şahsi olarak üstlenmekten büyük memnuniyet duyuyorum. Genç kızlarımızın eğitimine katkı sunmak, ülkemizin yarınlarına yapılabilecek en kıymetli yatırımdır. Kadınlarımızın iş hayatında daha güçlü yer alması için her zaman yanlarında olmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı. Yazar Canan Ekinci Yılmaz ile İlham Dolu Söyleşi İftar programının ardından konuk yazar Canan Ekinci Yılmaz, gerçekleştirdiği söyleşi ile davetlilere keyifli ve ilham dolu anlar yaşattı. Kadın hikayeleri ve dayanışmanın toplumsal dönüştürücü gücü üzerine yapılan söyleşi, katılımcılar tarafından ilgiyle takip edildi.

Mazotta Vergiyi Kaldırın, Gübrede Hibe Desteği Verin! Haber

Mazotta Vergiyi Kaldırın, Gübrede Hibe Desteği Verin!

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Adana Milletvekili, TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ayhan Barut, ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarının ardından gübre ve mazotta tarımsal üretim ve çiftçiyi de zora sokan vahim bir durum yaşandığını söyledi. Savaş nedeniyle fahiş zamların ve arz sıkıntısının üretim ve çiftçiyi vurduğunu aktaran Barut, mazotta vergilerin kaldırılmasını, gübrede de çiftçiye hibe desteği verilmesini isteyerek iktidarı adım atmaya çağırdı. DIŞA BAĞIMLILIK VURGUSU TBMM Genel Kurulu'nda söz alan Ayhan Barut, "ABD ve İsrail'in İran'a yönelik vahşi saldırılarının etkilerini maalesef ülkemizde de hissediyoruz. Çiftçimizin en temel girdilerinden birisi olan mazot ve gübrede fahiş zam ve acı tablo ortada. Mazot ve gübrede maalesef dışa bağımlıyız. Ukrayna'da yaşanan savaş, daha öncesinde salgın döneminde yaşadıklarımız, maalesef iktidarın aklını başına getirmedi" dedi. MAZOT VE GÜBREDE FAHİŞ ZAMLARA DİKKAT ÇEKTİ Tarımsal üretim ve çiftçinin savaş nedeniyle yine zorda olduğunu bildiren Barut, "Savaş nedeniyle şimdi yine acı reçeteyle karşı karşıyayız. Mazot fiyatları uçtu gitti. Bahar vakti gübrede fiyat artışları son 10 günde yüzde 20'yi geçti. Ürenin tonu 30 bin, DAP'ın tonu 35 bin lirayı aştı. Çiftçinin perişan halini görün. Yerli üretimi ve üreticiyi gözetin. Mazotta KDV ve ÖTV'yi kaldırın. Gübre ve tohumda çiftçimize hibe destekleri verin. Bu yangını derhal söndürün" diye konuştu.

Hürmüz Boğazı’ndaki Güvenlik Riskleri Küresel Gıda Ticaretini Etkiler Haber

Hürmüz Boğazı’ndaki Güvenlik Riskleri Küresel Gıda Ticaretini Etkiler

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) tarafından paylaşılan verilere göre; çikolata ve kakaolu ürünler, ayçiçek yağı, bisküvi ve gofret, şekerleme çeşitleri ile makarna ve buğday unu gibi temel gıda kalemlerini kapsayan hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamulleri sektörü, yılın ilk iki ayında 1,9 milyar dolarlık ihracat yaptı. Miktar bazında ihracat geçtiğimiz yılın aynı ayına göre yüzde 21,3 gerilemiş olsa da ihracat birim fiyatlarındaki yüzde 14’4’lük yükselişin etkisiyle değer bazındaki düşüş yüzde 9,9 seviyesinde kaldı. Geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre ihracatın yüzde 10,9 artışla 191,8 milyon dolara yükseldiği ayçiçek yağı, sektörde ilk sırada yer alırken; yüzde 6,9 düşüşle 170,3 milyon dolar olarak kayıtlara geçen çikolata ve kakao bazlı ürünler ikinci sırada yer aldı. Tatlı bisküvi ve gofretler ile makarna, ihracatı bu dönemde 150 milyon doları aşan diğer ürün grupları oldu. 212,4 milyon dolar ihracat yapılan Irak’taki yüzde 42,2’lik düşüşe bağlı olarak Orta Doğu pazarında yüzde 22,8’lik düşüş kaydedildi. “Hürmüz Boğazı’ndaki güvenlik riskleri küresel gıda ticaretini etkiler” Yurt dışında yaşanan gelişmelerin uluslararası ticaret üzerindeki etkisinin yoğunlaştığı bu süreçte, sektörün dikkatinin Orta Doğu’daki gerilimler üzerinde yoğunlaştığına dikkat çeken TİM Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri Sektör Kurulu Başkanı Ahmet Tiryakioğlu şunları söyledi: “İran ile bağlantılı olarak bölgede son dönemde yaşanan gelişmeler, küresel gıda ticaretini yalnızca siyasi açıdan değil, enerji ve lojistik kanalları üzerinden de etkileyen yeni bir belirsizlik alanı oluşturuyor. Hürmüz Boğazı çevresinde artan güvenlik riskleri ve ticari gemi trafiğinde zaman zaman yaşanan aksaklıklar, küresel emtia taşımacılığı açısından kritik bir dar boğaza işaret ediyor. Küresel tüketimin yaklaşık yüzde 20’sine denk gelen, günde yaklaşık 20 milyon varil ham petrolün geçtiği bu koridorda yaşanan gerilim, enerji fiyatları üzerinden tarım ve gıda piyasalarına da yansıyabiliyor. Brent petrol fiyatlarındaki dalgalanmalar, Körfez’de artan risk primleri ve taşımacılık maliyetlerindeki yükseliş ihracat faaliyetlerini zorlaştıran unsurlar arasında yer alıyor. Enerji ve lojistikte yaşanan bu dalgalanmalar, tarımsal üretimin temel girdileri açısından da dikkatle izlenmesi gereken bir tablo ortaya koyuyor. Çünkü Hürmüz Boğazı aynı zamanda küresel azot bazlı gübre ticaretinin yaklaşık yüzde 25 ila 35’inin geçtiği bir hat niteliğinde. Bu nedenle sevkiyatlarda yaşanabilecek uzun süreli aksaklıklar, gübre fiyatlarının yükselmesine ve önümüzdeki üretim sezonunda maliyet baskısının artmasına neden olabilir. Enerji, navlun ve sigorta maliyetleri aynı anda yükseldiğinde, gıda ticaretinin yalnızca bir tarım meselesi olmaktan çıkarak küresel ekonomik istikrar ve tedarik güvenliği açısından da kritik bir başlık haline geldiğini unutmamak gerekiyor.” “Geniş bir coğrafyanın gıda arz güvenliğinde kilit bir merkeziz” İran’la ticaretin, ihracatçı firmaların Orta Doğu’daki rekabetçiliğini sürdürebilmesi açısından önemli bir konu olduğuna değinen Tiryakioğlu şunları söyledi: “Hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamulleri alanında yılda yaklaşık 4-5 milyar dolarlık ithalat yapan İran, Türkiye için de önemli bir pazar niteliği taşıyor. Türkiye’nin 2025 yılında bu ülkeye gerçekleştirdiği hububat sektörü ihracatı 300 milyon doların üzerinde ve İran bu tutarla en büyük 10 ihracat pazarımız arasında yer alıyor. Türkiye’nin ekonomik ve siyasi istikrarı, sadece İran için değil; Rusya-Ukrayna savaşının küresel etkilerinin devam ettiği ve çevre coğrafyamızda jeopolitik risklerin arttığı bu dönemde, tüm bölgenin gıda tedariki açısından daha da stratejik hale geliyor. Güçlü sanayi altyapımız, hammadde işleme kapasitemiz ve üstün lojistik ağımız sayesinde Türkiye yalnızca kendi ihtiyaçlarını karşılayan bir ülke değil; çevresindeki geniş bir coğrafyanın gıda arz güvenliğine katkı sunan kilit bir üretim ve tedarik merkezi. Üstlendiğimiz bu sorumluluğun önümüzdeki dönemde hem ticari hem de insani açıdan daha da önem kazanacağını düşünüyoruz.”

İthal Yem ve Gübrede Savaşla Birlikte Fiyatlar Artıyor Haber

İthal Yem ve Gübrede Savaşla Birlikte Fiyatlar Artıyor

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, hayvancılık sektöründe artan ithalat ve yem maliyetlerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Gürer, hayvancılıkta dışa bağımlılığın giderek arttığını belirterek, özellikle yem hammaddelerinde yaşanan ithalatın hem üreticiyi hem de tüketiciyi zor durumda bıraktığını söyledi. Hayvancılıkta sorunların her geçen gün büyüdüğünü vurgulayan Gürer, “Bölgemizde yaşanan savaş gübre ve yem fiyatlarını etkileyecektir. Bakanlık hayvan varlığımız arttı derken daha ilk ayda ithalata sarıldı. Savaşla birlikte gübre, yem ve hayvan varlığında yeterliliğin önemi bir kez daha görüldü. Bu süreç doğru yönetilmezse et ve süt ürünlerinde fiyatlar katlanacağı gibi, tüm gıda ürünlerinin maliyeti de artacağı için raf fiyatları da artacaktır.” dedi. Ömer Fethi Gürer, özelleştirmelerle kamunun yem ve gübre fabrikalarının satıldığını, bunun da ithalata kapı açtığını belirtti. İran’dan önemli miktarda gübre ithalatı yapıldığını ifade eden Gürer, Toprak Mahsulleri Ofisi’nin yem hammaddesi tedariki için ihaleye çıkmasının da ithalatın devam edeceğinin göstergesi olduğunu söyledi. 739 BİN SIĞIR İTHAL ETTİK AKP iktidarlarının yanlış hayvancılık politikalarının ithalata dayalı olduğunu belirten CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, son yıllardaki ithalat rakamlarına dikkat çekti. Gürer, “Hayvancılıkta sorunlar bitmiyor. 2025 yılında 739 bin 652 adet sığır ithal ettik. Bunun için de 1 milyar 19 milyon doları yurt dışına ödedik. 2026 yılının sadece ilk ayında ise 85 bin 160 adet sığır için 131 milyon doları yurt dışına gönderdik. Bu yıl 500 bin baş ithal hayvan hedefinin de ilk ay ithalatına bakıldığında aşılacağı görülüyor.” dedi. İthalatın sektörde kalıcı çözüm üretmediğini belirten Gürer, besicinin desteklenmesi yerine dış alımın tercih edilmesinin sorunu büyüttüğünü dile getirdi. YEM İTHALATI 5,7 MİLYAR DOLARI AŞTI Hayvancılıkta en önemli maliyet kalemlerinden biri olan yem konusunda da Türkiye’nin büyük ölçüde dışa bağımlı hale geldiğini ifade eden CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Hayvancılıkta yem ithalatı da önemli rakamlara ulaştı. Yemi dışarıdan aldığımız sürece fiyat artışları da devam edecek. 2025 yılında 5 milyar 712 milyon dolarlık yem ithal ettik. En çok dövizi ise soya fasulyesi, dane mısır ve kepeğe harcadık.” diye konuştu. SOYADA YÜZDE 95 DIŞA BAĞIMLIYIZ Yem hammaddelerinde dışa bağımlılığın çok yüksek seviyelere ulaştığını belirten CHP’li Ömer Fethi Gürer, “2025 yılında en çok ithal edilen yemlerden biri soya fasulyesi oldu. 4 milyon 71 bin ton soya fasulyesi için 1 milyar 773 milyon dolar ödedik. Soyada yüzde 95 oranında yurt dışına bağımlıyız. Dane mısırda ise 4 milyon 730 bin ton karşılığında 1 milyar 139 milyon dolar ödedik. Kepekte ise 1 milyon 997 bin ton karşılığında 416 milyon dolar ödeme yapıldı.” diye konuştu. 2026’NIN İLK AYINDA 475 MİLYON DOLARLIK YEM İTHALATI CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “2026 yılının sadece ilk ayında yem ithalatına 475 milyon dolar gitti. İlk üç sırada yine dane mısır, soya fasulyesi ve soya küspesi yer alıyor.” ifadelerini kullandı. ARPA ÜRETİMİ DÜŞTÜ, AÇIK BÜYÜDÜ Yem üretiminde yerli üretimin yeterince değerlendirilmediğini belirten Ömer Fethi Gürer, üretimdeki düşüşe de dikkat çekerek, “Tüketimde üst sıralarda yer alan bu ürünlerden arpa üretimi 2024 yılında 8 milyon 200 bin ton iken 2025 yılında 6 milyon tona düştü ve böylece açık daha da arttı.” dedi. 800 BİN TONA YAKIN YEM HAMMADDESİ İTHALATI PLANLANIYOR Toprak Mahsulleri Ofisi’nin açtığı ihalelerin de yem ithalatının boyutunu ortaya koyduğunu belirten TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, “Toprak Mahsulleri Ofisi toplam 455 bin ton yem hammaddesi tedariki için mart ayında ihale açıyor. 28 Şubat’ta ise 350 bin ton yemlik mısır ithalatı için ihale açılmıştı. Bu son ihalelerle birlikte kısa süre içinde planlanan toplam yem hammaddesi ithalatı 800 bin tonu aşıyor.” dedi. KABA YEMİN SADECE YÜZDE 31’İ ÜRETİLEBİLİYOR Gürer, Türkiye’de hayvansal üretim için gerekli kaba yem üretiminin de yetersiz olduğunu belirterek, “Ülkemizde hayvansal üretim için gerekli olan minimum kaba yem miktarının yalnızca yüzde 31’i üretilebiliyor. Bu da yaklaşık yüzde 70 oranında bir açığa işaret ediyor.” dedi. MERA ISLAHI VE YEM BİTKİSİ ÜRETİMİ ARTIRILMALI Hayvancılığın sürdürülebilirliği için üretim odaklı politikalara ihtiyaç olduğunu belirten Gürer, “Yem bitkileri talebinin karşılanması açısından mera ıslah çalışmaları büyük önem taşıyor. Meraların kalitesinin artırılması ve verimliliğin sağlanması, yem ihtiyacı olan ürünlerde üretimin artırılması gerekiyor.” diye konuştu. YEM FİYATLARI ET VE SÜT FİYATLARINI DA ARTIRIYOR Gürer, yem maliyetlerindeki artışın doğrudan gıda fiyatlarına yansıdığını belirterek, “Eğer yemdeki bu süreç devam ederse özellikle ithal yemlerdeki fiyat artışı et ve süt ürünlerinin yanında beyaz ette de fiyatların artmasına yol açacak. Çünkü gerek kırmızı et gerekse beyaz et üretiminde kullanılan yemlerin önemli bölümü yurt dışından ithal ediliyor. İthal yem oranının yüzde 70’e ulaşması nedeniyle ülkemizde yem fiyatları sürekli dövize bağlı olarak artıyor ve her artış hayvancılıkta yeni maliyetler oluşturuyor.” şeklinde konuştu. SÜT YEMİ 900 LİRAYA ÇIKTI Yem fiyatlarındaki artışın üreticiye doğrudan yansıdığını söyleyen Ömer Fethi Gürer, “Ülkemizde süt yemi de 50 kiloluk torbalarda 900 liraya kadar çıktı. Süt yeminin de önemli bir bölümü ithal girdilere dayanıyor. Ayrıca yonca, saman ve küspe fiyatları da sürekli artıyor. Bu artışlar hayvancılıktaki maliyetleri katlayarak üretimi daha da zorlaştırıyor.” dedi. YEMDE DIŞA BAĞIMLILIK AZALTILMALI CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Bu koşullar altında hayvancılığın sürdürülebilirliği ciddi risk altında. Özellikle hayvancılık yapan üretici aynı zamanda tarım yapmıyorsa bu faaliyetin sürdürülebilirliği giderek daha da zor hale geliyor. İthal yemlerdeki fiyat artışı hayvancılığın sürdürülebilirliğinin önünde önemli bir tehdit oluşturuyor. Bu nedenle yem üretimini artırıcı politikalar geliştirilmelidir. Yemde dışa bağımlılığın en aza indirilmesinin yolları aranmalı, meralar ıslah edilmeli ve hayvanların tükettiği yemlerde yüzde 50 sübvansiyon sağlanarak hayvancılık yapan üreticilere destek verilmelidir.” dedi. GÜBREDE DE FİYAT ARTIŞI SÜRÜYOR CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, gübrede de savaşın olumsuz etkisi olduğunu söyledi. Gürer, çiftçilerin en çok kullandığı gübre türlerindeki artışa dikkat çekerek şunları kaydetti: “Üre gübresinin tonu yılbaşında 26.000 TL idi, bugün bayi fiyatı 30.500 TL’yi geçti. DAP gübresinin tonu yılbaşında 32.000 TL iken savaş başladığında 35.000 TL’ye çıktı, bugün ise bayi fiyatı 37.500 TL’yi aştı. %21 Amonyum Sülfat gübresi mart ayına 14.500 TL/ton fiyatıyla başladı, 16.500 TL’ye çıktı. %26 CAN gübresi ise ay başında 15.600 TL/ton iken 10 gün içinde tonu 16.500 TL oldu. Savaş sürerse fiyat artışlarının devam etmesi bekleniyor. Çiftçi bu koşullarda nasıl üretim yapacak? Bu fiyatlar raflara yansıyacak, vatandaş gıda ürünlerini nasıl alacak? Emekli ve asgari ücretli, geçen yıla göre daha düşük alım gücüyle nasıl yaşamını sürdürecek? Kendi kendine yeterli olmanın önemi bir kez daha görülmüştür.” dedi.

Çiftçinin Maliyeti Düşecek, Üretimi Artacak Haber

Çiftçinin Maliyeti Düşecek, Üretimi Artacak

Manisa Büyükşehir Belediyesi, Salihli Ziraat Odası iş birliğinde Yaprak, Toprak ve Su Analiz Laboratuvarı’nı hayata geçirdi. Açılış töreninde konuşan Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, “Her zaman üreticimizin arkasındayız. Çok iyi biliyoruz ki; tarlada, bahçede, serada üretim olmazsa Türkiye’nin geleceği olmaz” dedi. Manisa Büyükşehir Belediyesi, Manisa’da tarımın gelişmesi için üreticilere desteğini sürdürüyor. Çiftçilerin ürünlerinin veriminin artması, bilim desteği ile toprağını işlemesi, girdi maliyetlerinin düşürülmesini sağlamak amacıyla Salihli Ziraat Odası işbirliğiyle Yaprak, Toprak ve Su Analiz Laboratuvarının açılışı gerçekleştirildi. Açılış törenine Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, Salihli Belediye Başkanı Mazlum Nurlu, Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Burak Deste, MASKİ Genel Müdürü Ali Kılıç, Genel Sekreter Yardımcıları Pınar Mine Hacıalibeyoğlu, Ulaş Aydın, Erk Kayabaş, Kırsal Hizmetler Daire Başkanı Yılmaz Usta, CHP İlçe Başkanı Mustafa Özer, Salihli Ziraat Odası Başkanı Cem Yalvaç, Akhisar Ziraat Odası Başkanı Ahmet Akbuğa, Salihli Muhtarlar Derneği Başkanı Mehmet Koruk ile mahalle muhtarları katıldı. Çiftçinin Maliyeti Düşecek, Üretimi Artacak 30 dönüm ve altında tarım arazisi olan üreticilere sembolik bir ücret karşılığında toprak analizi hizmeti verecek olan laboratuvardan 30 dönüm üstü arazi sahipleri de faydalanabilecek. Laboratuvar, üreticilerin ürün verimliliğini artırmasını, ekonomik bir tarım yapmasını hedefliyor. “Çiftçimiz Bilimle Buluşuyor, Bilinçli Üretim Başlıyor” Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, “Salihli, Manisa’mızın en nadide köşelerinden biri. 31 Mart 2024 seçimlerinden sonra merhum Ferdi Başkanımızla başlattığımız bu kıymetli vizyonu, Mazlum Başkanımız ve Cem Başkanımızla omuz omuza vererek kararlılıkla sürdürüyoruz. Laboratuvarımız eksiklerini tamamlayıp modern bir yapıya kavuşturduk. Amacımız çok net: Manisa’nın her bir çiftçisine, her bir üreticisine omuz vermek. Yaprak, toprak, ve su analizi yapabilen bu merkez, özellikle 30 dönüm altı arazisi olan küçük üreticimiz için büyük bir kazanç. Bölgedeki tüm üreticilerimiz, cüzi bir ücretle analizlerini yaptırarak topraklarını daha iyi tanıyacak. Böylece daha ekonomik, daha verimli ve bilinçli bir üretim modeline geçiş yapacağız. El birliğiyle çiftçimizi hak ettiği daha ileri noktaya taşıyacağız” dedi. “Üretim Olmazsa Türkiye’nin Geleceği Olmaz” Manisa'nın bereketli ovalarıyla Türkiye’nin tarımsal kalbi olduğunu vurgulayan Başkan Dutlulu, “Bizim görevimiz, bu kalbin her zaman güçlü atmasını sağlamak. Bu kırsal kalkınma hamlesini sadece Salihli ile sınırlandırmıyor; Akhisar ve Demirci Ziraat Odalarımızdan gelen taleplerle birlikte tüm ilçelerimize yayıyoruz. Manisa Büyükşehir Belediyesi olarak her zaman üreticimizin arkasındayız. Çok iyi biliyoruz ki; tarlada, bahçede, serada üretim olmazsa Türkiye’nin geleceği olmaz. Bu bilinçle, her bir ilçemizde tarımı desteklemeye devam edeceğiz” dedi. “Zor Durumdaki Üreticiye Can Suyu Oluyoruz” Başkan Dutlulu sözlerini şöyle tamamladı; “Bugün çiftçimiz maliyet artışları, düşük alım fiyatları ve aracıların yarattığı haksız piyasa koşullarıyla boğuşuyor. Bunun üzerine bir de su kaynaklarımızın yönetimi ekleniyor. Son dönemdeki yağmurlar bizi yanıltmamalı; su, geleceğimizin en stratejik meselesidir. Manisa’daki çiftçimizin suya ulaşımını kolaylaştırmak için sulama kooperatiflerimize verdiğimiz desteği artırdık. Şimdi ise bir adım daha ileri giderek, %100 hibeli kapalı sistem damlama sulama borusu desteğimizi başlatıyoruz. Küçük ve orta ölçekli üreticimizi korumak, toprağına sahip çıkmak zorundayız. Başvurularımız başladı; tüm çiftçilerimizi bu can suyu niteliğindeki projeye davet ediyorum.” “Tarımı, Bilimle Buluşturmanın Mutluluğunu Yaşıyoruz” Salihli Belediye Başkanı Mazlum Nurlu, kendisinin de tarımla uğraştığını belirterek, “Tarımı, bilimle buluşturmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Büyükşehir Belediye Başkanım, Ziraat Odası Başkanımı saygıyla sevgiyle selamlıyorum. Hayırlı, uğurlu olsun” dedi. “Başkanımızın Maddi Manevi Desteği Oldu” Projenin merhum başkan Ferdi Zeyrek zamanında başladığını hatırlatan Salihli Ziraat Odası Başkanı Cem Yalvaç, Ferdi başkanın odayı ziyaret ettiğini, odanın gücü olmadığından dolayı, toprağın verimliliğini artırmak amacıyla kendisinden Yaprak, Toprak ve Su Analiz Laboratuvarı kurulmasını istediklerini hatırlattı. Oda Başkanı Yalvaç, “Topraktan daha iyi verim alalım diye Yaprak, Toprak ve Su Analiz Laboratuvarı yapalım diye karar verdi. Birçok ülkeden malzeme geldi. Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu da bize maddi ve manevi destek oldu. Tarımın üretimin çok zor olduğu bu dönemde, mazot fiyatlarının, gübre fiyatlarının, ilaç fiyatlarının en çok arttığı dönemde çok zor durumda olan çiftçimizin yanında olmaya devam edeceklerdir” dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.