Hava Durumu

#Üretim Gücü

Kırsal Haber - Üretim Gücü haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Üretim Gücü haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

CHP Gürer: ''Girdi Maliyetleri Üreticiyi Borçlanmaya İtti'' Haber

CHP Gürer: ''Girdi Maliyetleri Üreticiyi Borçlanmaya İtti''

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde düzenlediği basın toplantısında üreticinin ve vatandaşın giderek derinleşen ekonomik darboğazına dikkat çekti. Rehin sözleşmeleri, icra dosyaları ve batık kredilere ilişkin verileri paylaşan Gürer, üreticinin artık yalnızca üretim için değil, ayakta kalabilmek için borçlandığını söyledi. Gürer, ekonomik krizle birlikte vatandaşın krediye erişebilmek için elindeki tüm varlıkları teminat göstermek zorunda kaldığını belirterek,“Çiftçi, esnaf ve vatandaş kredi alacağı zaman traktörünü, otomobilini, evini teminat göstererek krediye erişim sağlıyordu. Ekonomide yaşanan sorunlarla birlikte bu alanda da ciddi değişiklikler oluşmaya başladı. Rehin sözleşmeleri son 5 yılda yaklaşık iki katına çıkarken, rehin verilen varlık sayısı ise özellikle 2021 sonrası yüzde 68 geriledi. Bu tablo üreticinin borçla ayakta kalmaya çalışırken teminat gücünü de kaybettiğinin açık göstergesidir,” dedi. “BORÇLANMA BÜYÜDÜ, ÜRETİM GÜCÜ ZAYIFLADI” Tarım kesimindeki verilere de dikkat çeken CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, rakamların üreticinin içine sürüklendiği ekonomik sıkışmayı ortaya koyduğunu belirterek, “Verileri tarım kesimi üzerinden okuduğumuzda giderek artan bir şekilde borçla ayakta kalınmaya çalışıldığı gibi teminat kapasitesinin de zayıfladığı ortaya çıkıyor. Rakamlar sorunun derinliğinin habercisidir. Tarım kesiminin bugün içinde bulunduğu durumun verilere yansımasıdır. Üreticinin hangi koşullara mecbur bırakıldığının göstergesidir” dedi. 2018–2023 dönemine ilişkin verileri paylaşan Gürer, 2018 yılında 8 bin 85 olan rehin sözleşmesi sayısının 2023 yılında 15 bin 768’e çıktığını belirterek, “Bu yaklaşık yüzde 95’lik artış demektir. Bu artış üretimin değil, borçlanmanın yaygınlaştığını gösteriyor. Tarım kesimi yatırım yapmak için değil, faaliyetini sürdürebilmek için rehin vermek zorunda kalıyor” ifadelerini kullandı. “GİRDİ MALİYETLERİ ÜRETİCİYİ BORÇLANMAYA İTTİ” 2020 sonrası hızla yükselen maliyetlerin üreticiyi daha fazla borçlanmaya zorladığını vurgulayan CHP’li Ömer Fethi Gürer, “Girdi maliyetleri arttı ama üretici gelirleri aynı hızda artmadı. Yüksek girdi maliyeti ve düşük alım fiyatı dengeleri bozdu. Bu nedenle çiftçi de işi daralan esnaf da finansmana ulaşabilmek için elindeki varlıkları teminat göstermeye yöneldi” diye konuştu. Toplam işlem sayısındaki artışın da dikkat çekici olduğunu belirten Gürer, “2018’de 9 bin 411 olan toplam işlem sayısı 2023’te 22 bin 191’e yükseliyor. Yaklaşık 2,3 katlık artış var. Özellikle 2021–2023 dönemindeki yükseliş ekonomide yaşanan kırılmanın sahaya yansıdığını gösteriyor. Rehin işlemlerindeki artış üretimden çok finansman baskısının büyüdüğünü işaret ediyor” dedi. “637 BİNDEN 199 BİNE DÜŞTÜ” Rehinli varlık sayısındaki değişime dikkat çeken Ömer Fethi Gürer, bu gerilemenin olumlu bir tablo olarak okunamayacağını ifade ederek, “2018’de 393 bin olan rehinli varlık sayısı 2021’de 637 bine yükselirken, 2025’te 199 bine geriledi. 2018’den 2021’e yaklaşık yüzde 62 artış, 2021’den 2025’e ise yüzde 68 düşüş söz konusu. Bu değişim dikkatle okunmalıdır. 2021’de üretici varlıklarının önemli bir bölümünü teminat göstermek zorunda kaldı. 2025’e gelindiğinde ise bu varlıkların bir kısmı sistem dışına çıktı ya da üreticinin teminat kapasitesi zayıfladı” dedi. Gürer, üretim gücünde de ciddi bir daralma yaşandığını belirterek, “Rehin sayısındaki gerileme tek başına olumlu bir gelişme gibi okunamaz. Bu durum krediye erişimde daralma, finansman maliyetlerinin yükselmesi ya da üreticinin teminat gösterebileceği varlıklarının azalması gibi farklı sorunların etkisini de ortaya koyuyor,” şeklinde konuştu. “ÜRETİCİ GELECEK GELİRİNİ BİLE TEMİNAT GÖSTERİYOR” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, terkin işlemlerindeki artışı da dikkat çekerek, “2018’de bin 266 olan terkin sayısı 2025’te 8 bin 261’e yükseldi,” dedi. “Bu önemli bir artış. Ancak bu artış sadece borçların ödendiği anlamına gelmez. Varlık devri, icra süreçleri ya da yeniden yapılandırmaların da etkili olduğu dikkate alınmalıdır” diyen Gürer, üreticinin artık gelecekte elde edeceği gelirleri bile teminat göstermek zorunda kaldığını vurguladı. CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Bugün üretici sadece traktörünü ya da hayvanını değil; ürününü, stokunu ve hatta gelecekte elde edeceği gelirleri de teminat göstermek zorunda kalıyor. Bu durum üretimin finansmanında ciddi zorunlulukların oluştuğunu işaret ediyor” ifadelerini kullandı. “TÜM VERİLER BORÇLANMA DÜZENİNİN BÜYÜDÜĞÜNÜ GÖSTERİYOR” Açıklanan tüm verilerin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirten Gürer, mevcut ekonomik yapının üretim yerine borçlanmayı büyüttüğünü ifade ederek, “2018–2023 döneminde rehin işlemleri artıyor ve borçlanma genişliyor. 2021 sonrasında ise rehin edilen varlık sayısı geriliyor ve teminat kapasitesi zayıflıyor. Terkin işlemleri artarken sistem içindeki varlık hareketliliği de büyüyor. Mevcut yapının üretimden çok borçlanmayı büyüttüğü görülüyor” dedi. Gürer ayrıca, “Üretici krediye ulaşmak için varlığını teminat gösteriyor ancak borç yükü arttıkça varlıklarını korumakta zorlanıyor. Bu döngünün sürdürülmesi sorunludur” diye konuştu. “DESTEKLEYİCİ POLİTİKALAR HAYATA GEÇİRİLMELİ” Siyasi iktidara çağrıda bulunan CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Üretimin devamı için borçlanmaya dayalı değil; destekleyici, üretimi artırıcı ve maliyetleri azaltıcı uygulamalar hayata geçirilmelidir. Aksi halde bu veriler önümüzdeki süreçte yeni sorunların habercisi olacaktır” dedi. “İCRA DOSYALARI VE BATIK KREDİLER ARTIYOR” Basın toplantısında icra dosyaları ve batık kredilerdeki artışa da değinen Gürer, ekonomik sıkıntının toplumun tüm kesimlerine yayıldığını belirterek, “İcra dairelerinde bu dönem 2 milyon 741 bin dosya sonuçlandırılıp işlemden kaldırıldı. Ancak buna rağmen UYAP üzerinden açılan ve icra dairelerinde derdest bulunan toplam dosya sayısı 8 Mayıs itibarıyla 24 milyon 846 bine ulaştı. Son bir yılda derdest dosya sayısı 1 milyon 458 bin adet arttı. Bu tablo ekonomik uygulamaların sorunları çözmediğini, aksine büyüttüğünü gösteriyor” dedi. Gürer, “24-30 Nisan haftasında batık kredilerde 6,5 milyar liralık artış yaşandı. Batık krediler ilk kez 700 milyar lira sınırını aşarak 703,6 milyar liraya çıktı. Bu da ekonomide yaşanan sorunların farklı bir göstergesidir” ifadelerini kullandı.

KTO'dan Avrupa'ya Dijital Ticaret Köprüsü Haber

KTO'dan Avrupa'ya Dijital Ticaret Köprüsü

Kayseri Ticaret Odası, Belçika’dan Flaman Brabant Ticaret Odası ve Çekya’dan Çek Ticaret ve Sanayi Odası iş birliğiyle yürütülecek olan ‘DigiConnect - Odalar Arası Dijital Bağlantı ve İş Birliği Ağı Projesi’nin açılış toplantısı gerçekleştirildi. Toplantıda, Kayseri’nin üretim gücünün dijitalleşme ile küresel pazarlara entegre edilmesi hedeflendiği vurgulandı. KTO Başkanı Gülsoy, “Gümrük Birliği’nin güncellenmesi, vize süreçlerinin kolaylaştırılması ve ticaretin önündeki engellerin kaldırılması ortak rekabet gücümüz için bir tercih değil, bir zorunluluktur. Bugün başlattığımız bu proje tam da bu ihtiyacın somut bir karşılığıdır.” dedi. Kayseri Ticaret Odası, uluslararası ticaret ağlarını güçlendirecek vizyoner bir projeye daha imza attı. Avrupa Birliği desteğiyle, Belçika’dan Flaman Brabant Ticaret ve Sanayi Odası ile Çekya’dan Çek Ticaret Odası iş birliğiyle yürütülecek olan “DigiConnect” projesinin açılış toplantısı yapıldı. KTO Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen toplantıya; Türkiye-Çekya Parlamentolar Arası Dostluk Grubu Başkanı ve AK Parti Kayseri Milletvekili Murat Cahid Cıngı, Belçika’nın Türkiye Büyükelçisi Hendrik Van de Velde, Çekya’nın Türkiye Büyükelçisi. Petr Štěpánek, KTO Başkanı Ömer Gülsoy, Yönetim Kurulu Üyeleri ile çok sayıda davetli katıldı. BAŞKAN GÜLSOY: “YENİ BİR ULUSLARARASI TİCARET HATTININ TEMELİNİ ATIYORUZ” Toplantının açılış konuşmasını yapan KTO Başkanı Ömer Gülsoy, Kayseri’nin 6 bin yıllık ticari geçmişine vurgu yaparak, dijitalleşmenin önemine dikkat çekti. Gülsoy, “Bugün burada sadece bir projenin açılışını yapmıyoruz, üç ülke arasında kurulacak yeni bir uluslararası ticaret hattının temelini atıyoruz.” dedi. Dünyanın yeniden şekillendiğini belirten Gülsoy, “Yakın coğrafyamızda yaşanan savaşlar, küresel dengelerdeki kırılmalar, tedarik zincirlerinde yaşanan kopmalar Ticaret savaşları, enerji ve gıda ve iklim krizleri. Tüm bunlar bize tek bir gerçeği gösteriyor: Artık hiçbir ülke tek başına güçlü kalamaz. Güç; iş birliğinde, güven ortamında ve doğru bağlantılar kurabilme kabiliyetinde yatmaktadır. Artık sadece üretmek yetmiyor. Bugün güçlü olan; değişime uyum sağlayabilen, dijitalleşme, yapay zekâ gibi yeni akımları doğru okuyup uygulayabilen, doğru ortaklıklar kurabilen ve birlikte hareket edebilenlerdir.” dedi. “GÜMRÜK BİRLİĞİ VE VİZE SORUNLARI ORTAK REKABET GÜCÜMÜZÜN ÖNÜNDEKİ ENGELDİR” Konuşmasında, iş dünyasının sahadaki gerçeklerine de değinen Başkan Gülsoy; vize süreçlerindeki gecikmeler, iş insanlarının hareket kabiliyetini kısıtlayan uygulamalar ve güncellenmeyen Gümrük Birliği’nin oluşturduğu yapısal sorunlara dikkat çekti. Gülsoy, "Bu tablo yalnızca Türkiye’yi değil, Avrupa’yı da doğrudan etkilemektedir. Ticaret tek taraflı değildir; bağlantı zayıfladığında herkes kaybeder. Gümrük Birliği’nin güncellenmesi, vize süreçlerinin kolaylaştırılması ve ticaretin önündeki engellerin kaldırılması ortak rekabet gücümüz için bir tercih değil, bir zorunluluktur. Her zaman dediğimiz gibi: 'Türkiye'siz AB, AB'siz Türkiye olmaz.' Bugün başlattığımız DigiConnect projesi, tam da bu ihtiyacın somut bir karşılığıdır." ifadelerini kullandı. “DİGİCONNECT SADECE BİR PROJE DEĞİL, BİRLİKTE ÜRETME VE BÜYÜME MODELİDİR” DigiConnect Projesi’nin vizyonunu paylaşan Başkan Gülsoy; bu girişimin sadece kurumsal iş birliklerini güçlendirmeyi değil, üyeler arasında kalıcı ticari bağlar kurarak sürdürülebilir bir iş ekosistemi oluşturmayı hedeflediğini vurguladı. Gülsoy, "Açık söylemek gerekir ki bu sadece bir proje değildir. Bu, bir iş birliği modelidir; birlikte üretmenin ve birlikte büyümenin somut bir sistemidir. Kayseri’nin üretim gücü; Belçika’nın lojistik ve dağıtım kabiliyetiyle, Çekya’nın sanayi ve teknoloji altyapısıyla birleştiğinde ortaya çok daha büyük bir ekonomik değer çıkacaktır" şeklinde konuştu. “AMACIMIZ NETTİR: KAYSERİ’Yİ DÜNYAYA BAĞLAMAK” Bu iş birlikleri sayesinde ticaretin karşılıklı gelişeceğini, ortak üretim, teknoloji transferi ve yeni pazarlara birlikte açılma fırsatlarının doğacağını belirten Başkan Gülsoy, kazan-kazan mantığının ülke ekonomisine katkı sağlayacağını vurguladı. Gülsoy, "Çünkü mesele sadece ticaret değildir; mesele doğru bağlantılar kurmak, birlikte üretmek ve birlikte büyümektir" dedi. AB destekli projeler, inovasyon ve teknoloji merkezleri ve Kayseri Sanayi Dönüşüm Programı ile üyelerin küresel pazarlara erişimini güçlendirip yeni nesil üretimi desteklediklerini ve katma değeri artırdıklarını belirten Başkan Gülsoy, "Amacımız nettir: Kayseri’yi dünyaya bağlamak. Şuna yürekten inanıyorum: Gelecek; tek başına güçlü olanların değil, birlikte değer üretenlerin olacaktır." diyerek sözlerini tamamladı . MİLLETVEKİLİ CINGI: “DİJİTALLEŞME ARTIK KAÇINILMAZ” Türkiye-Çekya Parlamentolar Arası Dostluk Grubu Başkanı ve AK Parti Kayseri Milletvekili Murat Cahid Cıngı’da konuşmasına Kayseri Ticaret Odası Başkanımız Ömer Gülsoy’un Avrupa Birliği projelerinin şehrimizdeki uygulanmasındaki göstermiş olduğu yoğun gayretlerden dolayı teşekkür ederek başladı. Cıngı, “ Ülkemiz hamd olsun çok ciddi merhaleler kat etti. Son yıllarda dünyada çok muhtelif krizler yaşanmasına rağmen, istikrarlı ekonomik büyümesini, kişi başı milli gelirini, ihracatını, savunma sanayi ve bilişim sektöründeki derinleşmesini artırarak yoluna devam ediyor. Bizim tek bir ülke olarak ne fırsatlara açılma ihtimalimiz var, ne de tehditlerden kaçabilme ihtimalimiz var. Artık çok yoğun uluslararasılaşmaya ve dijitalleşmeye doğru gidiyoruz. Dünyada zaten en yoğun konuşulan kavramlar dijitalleşme, yeşil dönüşüm, yeşil enerji, suçla mücadele, iklim krizi bunlar Kayseri’de ve Türkiye’de neyse Fransa, İtalya, İspanya ve Estonya’da da aynı konular. Dolayısıyla lasmanı içinde bulunduğumuz bu projede de dünyanın şuanda karşı karşıya kalmış olduğu tehdit ve fırsatlara bir cevap niteliğinde. Türkiye’de konuşulan konuların aynısını Avrupada da dinlemek zorunda kalıyoruz. Dijitalleşme kaçınılmaz bir şey. Avrupa Birliği de Dijitalleşme üzerine çok ciddi fonlar ayırıyor ve destekler veriyor. Biz de Kayseri olarak Avrupa Birliğinin böylesine güzel bir desteğinden faydalanarak Kayseri’deki ticaret erbabına yönelik fayda sağlayacak, bizim dış ticaretimizi geliştirecek çok önemli bir platformu hazırlamış olduk. Emeğe geçenlere teşekkür ediyoruz.” İfadelerini kullandı. ÇEKYA BÜYÜKELÇİSİ ŞTĚPÁNEK: “TÜRKİYE, AVRUPA VE ÇEKYA İÇİN VAZGEÇİLMEZ BİR STRATEJİK ORTAKTIR” Toplantıda konuşan Çek Cumhuriyeti’nin Ankara Büyükelçisi Petr Štěpánek, uluslararası ilişkilerin sadece pragmatizm değil, güçlü ve güvenilir ortaklıklar gerektirdiği bir dönemde Türkiye’nin önemine dikkat çekti. Türkiye’nin Çek Cumhuriyeti ve Avrupa Birliği için stratejik bir müttefik, önemli bir ekonomik aktör ve bölgede istikrar unsuru olduğunu vurgulayan Štěpánek, "Daha geniş Avrupa perspektifinde Türkiye'yi; sanayi, tarım ve enerji güvenliği alanlarında kritik bir ticaret ortağı, vazgeçilmez bir lojistik merkez ve Avrupa'ya doğal bir geçiş kapısı olarak görüyoruz" dedi. İkili ilişkilerin tarihin en başarılı dönemlerinden birini yaşadığını ve 2025 yılında karşılıklı ticaret hacminin 7,5 milyar Euro'yu aştığını belirten Büyükelçi Štěpánek, Çekya'nın Türkiye'ye ihracatının rekor seviyeye ulaştığını kaydetti . “DİGİCONNECT, GİRİŞİMCİLERİMİZ İÇİN MODERN İŞ BİRLİĞİNİN BAŞARILI BİR ÖRNEĞİ OLACAKTIR” Savunma, enerji, otomotiv, makine ve tarım gibi köklü sektörlerin yanı sıra bilgi teknolojileri ve sağlık gibi alanların da ikili ticarete dahil olduğunu ifade eden Büyükelçi Štěpánek, mevcut Gümrük Birliği’nin hizmetler, kamu alımları ve tarım ürünlerini de kapsayacak şekilde modernize edilmesini kararlılıkla desteklediklerini yineledi. Bu adımın ekonomilerin rekabet gücünü artıracağını belirten Štěpánek, DigiConnect projesinin önemine değinerek, "Tüm stratejik vizyonlar, gerçek bağlantıları kuran girişimcilerimizin aktif rolü olmadan kağıt üzerinde kalacaktır. DigiConnect Projesi gibi girişimlerin – Odalar Arası Dijital Bağlantı ve İş Birliği Ağı – Türkiye, Çek Cumhuriyeti ve Belçika'daki iş dünyası kuruluşları arasında modern iş birliğinin başarılı bir örneği olacağına inanıyorum . 2026 yılında şirketlerin küresel pazardaki rekabet gücünü artıracak olan unsur süreçlerin dijitalleşmesidir. Bu platform, iyi uygulamaların etkin şekilde paylaşılmasını sağlayacak ve girişimcilerimiz için doğrudan bir iletişim kanalı oluşturacaktır" şeklinde konuştu . BELÇİKA BÜYÜKELÇİSİ VAN DE VELDE: “KAYSERİ VE BELÇİKA ARASINDA DERİN İNSANİ VE TİCARİ BAĞLAR BULUNMAKTADIR” Belçika Krallığı’nın Ankara Büyükelçisi Hendrik Van de Velde ise konuşmasına, Kayseri Ticaret Odası Başkanı Ömer Gülsoy’a başarılı iş birliği ve misafirperverliği için teşekkür ederek başladı . Kayseri’nin Belçika için özel bir yeri olduğunu ifade eden Van de Velde, "Türk-Belçika toplumunun önemli bir kısmı kökenlerini bu bölgeye dayandırmakta olup, bu durum toplumlarımız arasında derin insani ve kültürel bağlar oluşturmaktadır. Aynı zamanda bugün Kayseri'de 350'den fazla Belçika vatandaşı yaşamakta ve çalışmaktadır. Bu bireysel bağlar, güveni, sürekliliği ve ekonomik ilişkilerimiz için güçlü bir zemini oluşturmaktadır" dedi . Belçika ve Türkiye'nin güçlü ve gelişen ekonomik ilişkilere sahip olduğunu, Türkiye'nin AB dışındaki dördüncü en büyük ihracat pazarları olduğunu belirten Büyükelçi Van de Velde, ikili ticaretin yıllık 13,17 milyar Euro seviyesinde olduğunu ve karşılıklı yatırımların arttığını kaydetti . “KAYSERİ’NİN ÜRETİM GÜCÜ VE BELÇİKA’NIN TEKNOLOJİSİ BİRBİRİNİ TAMAMLAYACAKTIR” Kayseri’nin mobilya, ev aletleri, savunma ve havacılık gibi sektörlerdeki üretim kalitesi ve ihracat odaklı yapısıyla Türkiye'nin dinamik sanayi gücünün en önemli örneklerinden biri olduğunu belirten Büyükelçi Van de Velde, ekonomiler arasındaki güçlü tamamlayıcılığa vurgu yaptı. Van de Velde, "Gaziantep, Mersin, İzmir, İstanbul, Ankara, Antalya, Bodrum ve Eskişehir'in ardından şimdi de Kayseri'deyiz. Bu ziyaretler, Türk ekonomisinin Avrupa Birliği ile ne kadar uyumlu ve entegre olduğunu göstermiştir. Türkiye Gümrük Birliği, Türkiye'yi Avrupa değer zincirlerinin vazgeçilmez bir parçası haline getirmiştir. Belçika, bu entegrasyonun modernize edilmesini ve derinleştirilmesini güçlü şekilde desteklemektedir. Kayseri'nin üretim gücü ve girişimcilik kültürü, Belçika'nın yüksek katma değerli üretim, dijital çözümler, lojistik ve Endüstri 4.0 alanlarındaki bilgi birikimi ile büyük ölçüde örtüşmektedir. Birlikte çalışarak şirketlerimiz, küresel değer zincirleri için rekabetçiliği ve dayanıklılığı artıran çözümler geliştirebilir. İşte tam da bu nedenle DIGIConnect projesi büyük önem taşımaktadır" ifadelerini kullandı . PROJE İŞ BİRLİĞİ MODELİ SUNUYOR Kayseri Ticaret Odası, Belçika’dan Flaman Brabant Ticaret Odası ve Çekya’dan Çek Ticaret ve Sanayi Odası iş birliğiyle yürütülecek olan DigiConnect Projesi; • Kurumsal iş birliklerini güçlendirmeyi, • Sürdürülebilir bir iş ekosistemi oluşturmayı, • Üç ülke arasındaki 14 milyar Euro’yu aşan ticaret hacmini dijital ağlarla yukarı taşımayı hedefliyor. Program, açılış konuşmalarının ardından proje koordinatörünün gerçekleştirdiği teknik sunum ile sona erdi.

Çanakkale’de Süt Sektörünün Geleceği Masaya Yatırıldı Haber

Çanakkale’de Süt Sektörünün Geleceği Masaya Yatırıldı

Ulusal Süt Konseyi (USK) tarafından Çanakkale Ticaret Borsası ev sahipliğinde düzenlenen “Çanakkale Bölgesel Değerlendirme Toplantısı”, tarım ve hayvancılık dünyasının önemli isimlerini bir araya getirdi. Toplantıda, Çanakkale’nin Türkiye peynir üretimindeki %7’lik payı ve süt sektöründeki stratejik önemi vurgulandı. ​Süt Sektöründe Ortak Akıl Vurgusu ​Çanakkale Ticaret Borsası (ÇTB) ev sahipliğinde gerçekleştirilen toplantı; bakanlık yetkilileri, bilim insanları ve sektör temsilcilerinin katılımıyla yapıldı. Bölge hayvancılığının mevcut durumunun analiz edildiği buluşmada, sürdürülebilir üretim ve çözüm önerileri kapsamlı bir şekilde ele alındı. ​Abdullah Deniz: "Süt Ekonomik Bir Değerden Fazlasıdır" ​Toplantının açılışında konuşan Çanakkale Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Abdullah Deniz, sütün stratejik önemine dikkat çekti. Deniz, konuşmasında şu ifadeleri kullandı: ​“Süt, sağlıklı nesillerin yetişmesi için sadece ekonomik bir değer değil, stratejik bir üründür. Çanakkale; modern tesisleri ve ari işletmeleriyle hayvancılıkta bir ‘marka kent’ olma yolunda ilerliyor. Üreticinin emeğinin karşılığını aldığı, tüketicinin ise kaliteli süte uygun şartlarda ulaştığı bir ekosistemi birlikte inşa etmeliyiz.” ​Rakamlarla Çanakkale Hayvancılığı: 70 Milyar Liralık Tarımsal Hasıla ​Tarım ve Orman İl Müdürü Ergün Demirhan, kentin tarımsal potansiyelini çarpıcı verilerle ortaya koydu. Demirhan’ın paylaştığı verilere göre Çanakkale: ​Tarımsal Hasıla: 70 milyar lirayı aşan dev bir ekonomi. ​Hayvan Varlığı: 219 bin sığır, 543 bin koyun ve 238 bin keçi. ​Süt Üretimi (2025): 522 bin ton inek sütü, 27 bin ton koyun sütü ve 42 bin ton keçi sütü. ​Üretim Gücü: Türkiye peynir üretiminin %7’si Çanakkale’deki 63 modern tesiste üretiliyor. ​Hamit Can: "Çanakkale Türkiye Ortalamasının Üzerinde" ​Ulusal Süt Konseyi Başkanı Hamit Can, kentin süt üretim performansını takdirle karşıladıklarını belirtti. Çanakkale’nin 5 tonun üzerindeki üretim ortalamasıyla Türkiye’deki birçok ili geride bıraktığını ifade eden Can, verimli üretim modelinden dolayı yerel üreticileri ve organizasyona katkı sunan ÇTB ekibini tebrik etti. ​Sektörün Sorunlarına Bilimsel Yaklaşım ​Programın ikinci yarısında düzenlenen panelde, teknik ve akademik konular uzmanlar tarafından tartışıldı. USK Araştırma ve Danışma Kurulu Başkanı Prof. Dr. Nevzat Artık moderatörlüğündeki panelde şu isimler yer aldı: ​Emre Gürçay (Hayvancılık Genel Müdür Yardımcısı) ​Prof. Dr. Muhittin Özder (USK Yönetim Kurulu Üyesi) ​Prof. Dr. Pınar Demir (USK Araştırma Kurulu Üyesi) ​Prof. Dr. Hakan Üstüner (USK Araştırma Kurulu Üyesi) ​Panelde, sahadaki teknik aksaklıklar ve bilimsel çözüm yolları masaya yatırıldı. Üreticilerin sorularının yanıtlandığı toplantı, ulusal politikalara ışık tutacak bir sonuç raporunun hazırlanmasıyla sona erdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.