Hava Durumu

#Üretim Kaybı

Kırsal Haber - Üretim Kaybı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Üretim Kaybı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

2025 Yılı Üretim Kaybı Rafa Zam Olarak Yansıdı Haber

2025 Yılı Üretim Kaybı Rafa Zam Olarak Yansıdı

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, ekonomik sorunların artığı süreçte hem üreticinin hem de tüketicinin korunması için siyasi iktidarın yapması gerekenleri yapmayarak seyrettiği ve sorunların her geçen gün artığını, akaryakıt zamlarınızda süreci olumsuz etkilediğini söyledi. “BİZ TARIMIN GELİŞMESİNİ İSTİYORUZ” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, tarımda artan sorunların çözülmemesinin arz açığı oluşturması ile daha da sıkıntılı bir döneme verilebileceğini belirtti. Gürer, eleştirilerinin amacının ülkeye zarar vermek değil, aksine geleceğe katkı sunmak olduğunu belirtti. CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Biz bu ülkede tarımın gelişmesini, çiftçinin, üreticinin, besicinin daha iyi kazanca erip çiftçi refahının sağlanmasını; bunun yanı sıra raftaki ürünün de fiyatının uygun koşullara düşmesini istiyoruz. Girdi maliyetleri düşürülerek tarladan sofraya, ahırdan sofraya her ürünün fiyatının daha uygun koşullarda emeklimize, asgari ücretlimize erişmesini ve bu yolda yapılacakları anlatıyoruz,” dedi. Tarım politikalarındaki aksaklıkları dile getirmenin bir sorumluluk olduğunu ifade eden Ömer Fethi Gürer, “tarım politikalarının olumsuzluklarını söyleyerek özünde bu ülkenin bugününe ve geleceğine iyilik yapıyoruz” diye konuştu. “2025, 2002’NİN DE GERİSİNE DÜŞÜLEN BİR YIL OLDU” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, 2025 yılının ülke tarımı açısından en sorunlu dönemlerden biri olduğunu belirtti. “2025 yılı Türk tarımı için en sorunlu dönem oldu. 2002 yılının üretiminin altında fasulye, mercimek, nohut üretimleri gerçekleşti.” Nüfusun 2002’ye göre 30 milyonun üzerinde arttığını hatırlatan Gürer, buna rağmen üretimde gerileme yaşandığını söyledi. 2024 ve 2025 verilerini karşılaştırarak şu bilgileri paylaştı: 2024 yılında meyve, içecek ve baharat bitkileri üretimi 28 milyon tondu. 2025 yılında bu üretim 19 milyon 600 bin tona geriledi. 2024 yılında tahıl ve diğer bitkisel üretim 75 milyon 500 bin tondu. 2025 yılında 68 milyon 100 bin tona düştü. 2024 yılında sebze üretimi 30 milyon 600 bin tondu. 2025 yılında 30 milyon 300 bin tona geriledi. “Özellikle bakliyat ve hububatta çok ciddi anlamda üretim kaybı gerçekleşti. 2025 yılı üretim kaybı rafa zam olarak yansıdı”” diyen Gürer, bu tablo karşısında “Tarımda üretimde sorunumuz yok” açıklamalarını anlamanın mümkün olmadığını ifade etti. “BU KADAR ÜRETİM KAYBI VARSA ÇİFTÇİ NASIL SORUN YAŞAMAZ?” Ömer Fethi Gürer, resmi veriler üzerinden değerlendirme yapılması gerektiğini belirterek, “TÜİK’in bitkisel üretimle ilgili 2024 Aralık ve 2025 Aralık verilerine bakılsın, aradaki kayıp üretim fark görülecektir” dedi. Üretim kaybının sahada doğrudan hissedildiğini belirten Gürer, “Bu kadar üretim kaybının olduğu yerde o çiftçinin, o besicinin, o üreticinin sorun yaşamaması mümkün mü? Hayvan varlığınız azalacak, üretiminiz azalacak. Düşük alım fiyatı uygulandığı için çiftçi gelirleri daralacak. Çiftçilik bir yerde sürdürülebilmesi sorunlu noktaya erecek. Tarım arazileri daralacak. Sonra da tarımda her şey çok iyi denilecek bu nasıl mümkün olacak ” şeklinde konuştu. Sahada karşılaştıkları tabloyu da aktaran TBMM Tarım,Orman ve Köyişleri Komisyon Üyesi Ömer Fethi Gürer, “Biz alanlara gidiyoruz, o çok iyileri bulamıyoruz. Ahırlar kapanmış, sorunlar artmış, sıkıntılar katlanmış. Her gittiğimiz yerde köylerde bize dert yanıyorlar. Bu insanlar keyfi için mi dert yanıyor?” ifadelerini kullandı. ŞAP HASTALIĞI VE KURAKLIK TEPKİSİ Hayvancılıktaki kayıplara da dikkat çeken CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, şap hastalığına ilişkin verilerin açıklanmadığını söyledi: “100 hayvanım vardı, 30 tanesini şapta kaybettim diyor üretici. Soruyoruz bakana; 2025 yılında yaşanan şap hastalığında kaç hayvan yitirdik? Açıklama yok. Açıklayın, 2025 yılında kaç hayvan kesime gitti? Kaç hayvan şartlı kesime gitti? Kaç hayvan telef oldu? Kaç hayvan kurban bayramında kesildi? Bu veriler ışığında kaç büyükbaş ve küçükbaş hayvan varlığımız var Açıklayın?” dedi. Enflasyon açıklamalarında zirai don ve kuraklığın etkisine dikkat çekildiğini hatırlatan Öner Fethi Gürer, bu afetlerden zarar gören üreticilere yeterli destek verilmediğini belirterek, “Zirai don ve kuraklıktan Türkiye’nin olumsuz etkilendiği söyleniyor. Peki, bunları üretenler ne oldu? TARSİM ve ÇKS’ye kayıtlı olanların dışında çiftçilik yapanlara herhangi bir destek verildi mi? Verilmedi. Kuraklıktan etkilenen çiftçiye destek verildi mi? Verilmedi. Bu çiftçi hali nedir diyen bir iktidar ne yazık ki yok ” dedi. ARTAN MALİYETLER, DARALAN GELİR Gürer, özellikle gübre, yem, akaryakıt zamlarının çiftçiyi doğrudan etkilediğini belirtti. Yılbaşından bu yana akaryakıta yüzde 10,8 oranında zam geldiğini ifade ederek, “100 dönümlük bir araziyi ekmek için yola çıkan çiftçi, daha tarlaya gitmeden 32 litresini yılbaşından bu yana kaybetmiş durumda” diye konuştu. Gürer, gübre, ilaç, tohum, elektrik, su ve mazot fiyatlarının arttığını; buna karşılık alım fiyatlarının düşük tutulduğunu ifade etti. “Girdi maliyetleri katlayacak, alım fiyatları düşük tutulacak, sonra da çiftçiye ‘üretim yapmaya devam et’ denecek. Bu nasıl olacak?” sözleriyle mevcut politikaları eleştirdi. “KOYUN PROJESİ DARALDI, YENİDEN MÜJDE DİYE SUNULUYOR” 2016-2018 yıllarında açıklanan koyun projesine de değinen CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, projenin büyük ölçüde daraldığını belirterek, “2016-2018 yıllarında açıklanan koyun projesi bu kez neredeyse yüzde 90 daralarak tekrar müjde diye sunuluyor,” diye konuştu. Gürer, “Önce gerçekçi olmalı, verileri doğru görmeli, doğru okumalı ve bunlar üzerinde çözüm üretmelidir” dedi. GÜBRE VE YEMDE %50 SÜBVANSİYON ŞART Ömer Fethi Gürer, “Kısa vadede öncelikle ilk yapılacak iş; gübrede, yemde en az yüzde 50 sübvansiyon sağlanmalı. Mazotta ÖTV ve KDV kaldırılmalı. Genç çiftçi ve kadın çiftçilerin Sosyal Güvenlik Kurumu primi devlet tarafından ödenmeli. Ayrıca tüm borçlar faizsiz olarak en az 3 yıl ötelenmeli. İcralar durdurulmalı. Traktöre, ahıra, hayvana gelen icralar bir an önce sonlandırılmalıdır.” dedi.

Ediz Ün: ''TÜİK’in Süt Verileri Alarm Veriyor'' Haber

Ediz Ün: ''TÜİK’in Süt Verileri Alarm Veriyor''

Edirne Milletvekili ve Ziraat Mühendisi Ediz Ün, Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı Kasım 2025 dönemine ait “Süt ve Süt Ürünleri Üretimi” verilerinin alarm verdiğini söyledi. Türkiye’de 2021 yılının son çeyreğinde başlayan süt krizinin etkilerinin halen devam ettiğini belirten Ün, şu değerlendirmelerde bulundu: “2020 yılında 23,5 milyon tona ulaşan süt üretimimiz, 2021’de yaşanan büyük krizin ardından 2022 yılında 21,5 milyon tona geriledi. Yani sadece bir yıl içinde 2 milyon tonluk üretim kaybı yaşandı. O günden bu yana süt üretimi yerinde sayıyor. TÜİK’in açıkladığı verilere göre, sanayiye aktarılan inek sütü miktarı Kasım ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 4,0 azaldı. Ocak-Kasım döneminde ise bu düşüş yüzde 0,4 olarak gerçekleşti. Dahası, son dört aydır inek sütü üretimi bir önceki yılın aynı döneminin altında seyrediyor. Bu tablo, şap hastalığıyla başlayan verim kayıplarının ne denli ciddi boyutlara ulaştığını bir kez daha gözler önüne seriyor.” Süt ürünlerinde de ciddi gerilemeler yaşandığını ifade eden Ün, süt üretimindeki düşüşün maliyetleri artırdığına dikkat çekerek şunları söyledi: “Maliyet artışları nedeniyle çocuklarımızın tüketmesi gereken içme sütü miktarı Ekim ayında yüzde 6,3, Kasım ayında ise yüzde 6,0 oranında azaldı. Sağlıklı bir gelecek istiyorsak, her sabah çocuklarımızın kahvaltısında en az bir bardak süt olmalıdır. Ancak milyonlarca aile, içinde bulunduğumuz bu ekonomik yıkım tablosunda temel gıda ihtiyaçlarını dahi karşılayamaz hale gelmiştir. Bu koşullarda yapılması gereken, geçmişte uygulanan okul sütü programının yeniden hayata geçirilmesidir. AKP iktidarı okullarda çocuklara beslenme desteği vermiyor. Süt vermemek kabul edilemez. Bu zor günlerde en değerli varlığımız olan çocuklarımızı korumak zorundayız.” Süt üretimindeki krizin gelecek yıl da süreceğini vurgulayan Ediz Ün, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “Türkiye hayvancılığı, AKP’nin ranta dayalı ithalatçı hayvancılık politikaları nedeniyle bir türlü düzlüğe çıkamıyor ve bu anlayışla da çıkamaz. Öncelikle yerli üreticiyi koruyan ve destekleyen cesur kararların alınması gerekiyor. Mevcut Tarım ve Orman Bakanı ile bu sorunların çözülmesi mümkün değil. Yerine gelecek olanın da gerekli iradeyi ortaya koyamayacağı ortadadır. Bu nedenle iktidar değişikliğine ihtiyaç vardır. Ülkenin geleceğini değiştirmek bizim elimizde. Hep birlikte üreten ve kazanan bir Türkiye’yi yeniden inşa edebiliriz.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.