Hava Durumu

#Üretim Planlaması

Kırsal Haber - Üretim Planlaması haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Üretim Planlaması haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Kuzey Ege’den Stratejik Hamle: Zeytinciliğin Yol Haritası Yazılacak Haber

Kuzey Ege’den Stratejik Hamle: Zeytinciliğin Yol Haritası Yazılacak

AgroAyvalık Tarım ve Hayvancılık İhtisas Fuarı ile eş zamanlı düzenlenecek Zeytin Üretim Zirvesi, Ayvalık’ı dört gün boyunca Türkiye tarımının karar ve vizyon merkezine dönüştürecek. Altınova Kapalı Pazaryeri, 15-18 Mayıs 2026 tarihlerinde önemli bir buluşmaya ev sahipliği yapacak. İlk AgroAyvalık Tarım ve Hayvancılık İhtisas Fuarı ile eş zamanlı düzenlenecek Zeytin Üretim Zirvesi, aynı çatı altında birleşerek üretimden tedarik zincirine uzanan güçlü bir etkileşim alanı oluşturacak. Bu iki organizasyonun bir araya gelmesi, Ayvalık’ta tarımın geleceğine dair ortak akıl ve üretim vizyonunun şekillendiği kritik bir buluşma zemini ortaya koyacak. ZEYTİNCİLİĞİN YOL HARİTASI Tarım Gazetecileri ve Yazarları Derneği (TAGYAD) Başkanı İsmail Uğural koordinasyonunda gerçekleştirilecek Zeytin Üretim Zirvesi’nde, zeytinciliğin geleceğine ilişkin çok boyutlu başlıklar ele alınacak. Zirvenin yalnızca sorunların dile getirildiği bir platform olmayacağını, aynı zamanda çözüm önerilerinin birlikte üretileceği bir ortak akıl zemini oluşturacağını vurgulayan Uğural, “Yerel yöneticilerden akademisyenlere, üreticilerden sanayici ve ihracatçılara kadar zeytine dair sözü olan herkes bu zirvede bir araya gelecek. Burada zeytinciliğin geleceğini konuşacağız; küresel baskılar karşısında sektörün nasıl daha dirençli ve güçlü hale gelebileceğini tartışacağız. Bu zirveden çıkacak sonuçların, Türkiye zeytinciliği için yeni bir yol haritası niteliği taşımasını hedefliyoruz” ifadelerini kullandı. KIRSAL KALKINMANIN DİNAMİKLERİ Zirvenin ilk gününde yerel yönetimlerin tarım politikaları ele alınacak. Ayvalık Belediye Başkanı Mesut Ergin, Dikili Belediye Başkanı Adil Kırgöz ve Gömeç Belediye Başkanı Melih Bağcı kırsal kalkınma, üretim planlaması ve bölgesel tarım yatırımları üzerine değerlendirmelerde bulunacak. Aynı gün gerçekleştirilecek “Zeytin ve Zeytinyağı Üretiminde Gündem” oturumunda ise üreticiler ve sektör temsilcileri mevcut piyasa koşullarını analiz edecek. ZEYTİNCİLİĞİN ROTASI ÇİZİLECEK İkinci gün düzenlenecek “Kuzey Ege Zeytinyağında Küresel Marka Yolculuğu” başlıklı oturum, zirvenin en dikkat çekici bölümlerinden biri olacak. Ayvalık, Edremit ve Burhaniye ticaret odalarının başkanları; coğrafi işaretin ekonomik değeri, lisanslı depoculuğun sektöre etkisi ve Kuzey Ege zeytinyağının dünya pazarındaki konumunu değerlendirecek. Aynı gün gerçekleştirilecek sektör forumunda ihracatçılar, üreticiler ve akademisyenler bir araya gelecek. Türkiye’nin zeytin ve zeytinyağında küresel pazardaki rekabet avantajı, maliyet baskıları ve yeni ihracat stratejileri masaya yatırılacak. Balıkesir Üniversitesi’nden akademisyenlerin de katılacağı forumda bilimsel üretim yöntemleri, sürdürülebilir tarım uygulamaları ve verimlilik odaklı modeller öne çıkacak. SÖZ KADIN ÜRETİCİLERDE Zirvenin üçüncü gününde kadın üreticiler söz alacak. Aile işletmelerinden markalaşma süreçlerine kadar birçok başlığın ele alınacağı oturumda, kırsal ekonomide kadın emeğinin artan rolüne dikkat çekilecek. Günün son bölümünde gerçekleştirilecek üretici oturumunda ise ziraat odaları başkanları yeni sezona ilişkin saha verilerini paylaşacak. Özellikle kuraklık riski, su yönetimi, üretim maliyetleri ve rekolte beklentileri zirvenin en kritik gündem başlıkları arasında yer alacak. Sektör temsilcileri, Ayvalık’ta gerçekleştirilecek Zeytin Üretim Zirvesi’nin, Türkiye zeytinciliğinin geleceğine ilişkin önemli karar süreçlerine zemin hazırlayacağı görüşünde birleşiyor. Üretimin sürdürülebilirliği, ihracat kapasitesinin artırılması ve yüksek katma değerli marka ekonomisinin oluşturulması açısından zirvenin sektöre güçlü bir perspektif sunması bekleniyor. Asırlardır zeytinle büyüyen Ayvalık, şimdi yalnızca üretimin değil; zeytin ekonomisinin geleceğini şekillendirecek fikirlerin de merkezi olmaya hazırlanıyor. ZEYTİN ÜRETİM ZİRVESİ PROGRAMI 1.Gün – 15 Mayıs 2026 AÇILIŞ TÖRENİ 12.00 STAND ZİYARETLERİ 1. Oturum – 14.30 Kuzey Ege’de Yerel Yönetimlerin Tarım Politikaları · Moderatör: İsmail Uğural – Tarım Gazetecileri ve Yazarları Derneği (TAGYAD) Başkanı · Konuşmacılar: · Mesut Ergin – Ayvalık Belediye Başkanı · Adil Kırgöz – Dikili Belediye Başkanı · Melih Bağcı – Gömeç Belediye Başkanı 2. Oturum – 16.00 Zeytin ve Zeytinyağı Üretiminde Gündem · Moderatör: İsmail Uğural – TAGYAD Başkanı · Konuşmacılar: · Hüseyin Bozkurt – Zeytin Üreticisi · Mehmet Cavlı – Komili Orjinasyon Müdürü · Fatih Cenikli – Zeytinyağı Üreticisi 2. Gün – 16 Mayıs 2026 1. Oturum – 15.00 Kuzey Ege Zeytinyağında Küresel Marka Yolculuğu: Coğrafi İşaret Yönetişimi ve Lisanslı Depoculuk · Moderatör: Dr. Hakkı Çetin – Kırsal Kalkınma ve Kooperatifçilik Uzmanı · Konuşmacılar: · Ali Uçar – Ayvalık Ticaret Odası Başkanı · Ahmet Çetin – Edremit Ticaret Odası Başkanı · Hasan Varol – Burhaniye Ticaret Odası Başkanı 2. Oturum – 16.30 Zeytin ve Zeytinyağı Sektör Forumu · Moderatör: İsmail Uğural – TAGYAD Başkanı · Konuşmacılar: · Ali Nedim Güreli – Zeytinyağı İhracatçısı · Mustafa Alhat – Zeytin ve Zeytinyağı Üreticisi · Dr. Mücahit Kıvrak – Balıkesir Üniversitesi Edremit MYO Zeytincilik Bölümü Öğretim Görevlisi 3. Gün – 17 Mayıs 2026 1. Oturum – 14.30 Kadın Çiftçiler Konuşuyor · Moderatör: İsmail Uğural – TAGYAD Başkanı · Konuşmacılar: · Deniz Sabuncugil – 4. Nesil Zeytinyağı Üreticisi · Şensal Arslan – Zeytin Üreticisi · Tuğba Nur Çelikel – Zeytinyağı Üreticisi · Esra Ovalı – Uyan Zeytincilik Üretim Sorumlusu 2. Oturum – 16.00 Zeytin ve Zeytinyağında Üreticinin Yeni Sezon Beklentileri · Moderatör: İsmail Uğural – TAGYAD Başkanı · Ziraat Odaları Başkanları katılımıyla

Cumhurbaşkanı Erdoğan: ''Gıda Arz Güvenliği Sorunumuz Yoktur'' Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan: ''Gıda Arz Güvenliği Sorunumuz Yoktur''

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi'nde düzenlenen 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü Programı'na katıldı. Üretim ve bereketin havasını soludukları buluşmayı düzenleyen Tarım ve Orman Bakanlığına yürekten teşekkürlerini ileten Erdoğan, salondaki çiftçilerin şahsında 81 ilde toprağını alın teriyle sulayan, mahsulünü emeğiyle harmanlayan, üretimiyle Türkiye'nin gücüne güç, sofrasına bereket katan tüm çiftçilerin Dünya Çiftçiler Günü'nü tebrik etti. "Bugün Türkiye'de tarım ve hayvancılık ayaktaysa, üretim ve ihracat her sene yeni rekorlar kırıyorsa, bunda sizin alın teriniz var" diyen Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: "Bugün Türkiye'de toprak ve su kaynaklarımız, ormanlarımız en verimli surette korunuyorsa, bunda sizin dikkatinizin etkisi var. Soframıza gelen her üründe sizlerin halis niyeti, tertemiz emeği, samimi gayreti var. Aynı şekilde Türkiye'de vesayet zincirleri kırıldıysa, demokrasimiz daha da güçlü bir yapıya kavuştuysa bunda sizlerin hayır duası ve desteği var. Millî Mücadele'nin zaferle taçlanmasında, 15 Temmuz ihanetinin bozguna uğratılmasında sizlerin çok büyük rolü var. 15 Temmuz gecesi traktör lastiklerini ateşe veren, sokaklara, caddelere, meydanlara akın eden, milli iradeyi canı pahasına müdafaa eden tüm çiftçilerimize bugün bir kez daha şükranlarımı sunuyorum. Allah sizlerden razı olsun. Yokluğunuzu bu ülkeye, bu millete, bu ümmete göstermesin." "AMBARIN ANAHTARI KİMDEYSE GÜÇ ONDADIR" Geçen yıl doğrudan destek, kredi desteği, yatırım ödeneği, müdahale alımları ve ihracat destekleri dahil tarıma toplam 706 milyar lira destek verdiklerini hatırlatan Erdoğan, şöyle devam etti: "Bu yıl için bu rakamı tam 939 milyar liraya çıkardık. Şu gerçeği artık herkes kabul ediyor. Su stresi ve iklim krizinin yanı sıra son dönemde patlak veren salgın, sıcak savaş ve çatışmalar da gıda arz güvenliğinin önemini tescillemiştir. Son dönemde 'gıda milliyetçiliği' denilen kavramın küresel ölçekte yaygınlık kazandığını görüyoruz. Türkiye olarak hamdolsun tüm bunlara karşı tedbirlerimizi önceden aldık. 'Ambarın anahtarı kimdeyse güç ondadır' diyerek planlamamızı bu gerçeklere göre yaptık. Bir taraftan dengeli dış politikamızla etrafımızı saran ateş çemberinden ülkemizi ve milletimizi korurken, diğer taraftan 86 milyon vatandaşımızın gıda emniyetini sorunsuz şekilde sağlamayı başardık. İran'ı ve Körfez'deki kardeş ülkeleri derinden sarsan çatışmaların, tarımsal üretimimizi etkilememesi için ilk günden beri teyakkuz halindeyiz. Tarımda, gübre ve gübre ham madde tedariklerini zaten yapmıştık, gübre stoklarımız yeterli seviyededir." Tarımsal üretim ve gıda arz güvenliği konusunda hiçbir sorunun olmadığını ifade eden Erdoğan, gübrede ise artık güzlük ekilişler için hazırlıkları yaptıklarını söyledi. Cennet vatanda şu anda 206 çeşit tarım mahsulünün yetiştiğine dikkati çeken Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bunların birçoğunda kendimize yeter durumdayız. Bakınız şu rakamları biz değil uluslararası kuruluş söylüyor, sebze üretiminde dünyada 3'üncü, meyvede 4'üncüyüz. 21 bitkisel ürün mahsulünde ise ilk 3'teyiz. Çiğ sütte, sığır etinde, tavuk etinde, yumurtada aynı şekilde dünyada ve Avrupa'da ilk sıralardayız. Bal üretiminde Avrupa'da lider, su ürünleri yetiştiriciliğinde ikinci sıradayız. Tohumculukta dünyada ilk 10 ülke arasındayız. Dünyanın tam 117 ülkesine tohum ihracatı gerçekleştiriyoruz. Çok şükür, bu yılın başından itibaren yağışlar iyi seyrediyor. Barajlarımız doluyor, sulama konusunda da herhangi bir sıkıntımız bulunmuyor. Zirai don ve kuraklık hadiseleri sebebiyle bir önceki sene düşüş yaşayan bitkisel üretimimiz bu yıl inşallah yeniden yükselişe geçecek. Hububat gibi stratejik ürünler başta olmak üzere birçok üründe inşallah bu yıl çok bereketli bir yıl olacak." "BÜYÜKBAŞ DESTEK PROGRAMIMIZ MEYVELERİNİ VERMEYE BAŞLADI" Cumhurbaşkanı Erdoğan, kırsal kalkınmanın sadece tarımın değil kalkınma politikalarının da temelini teşkil ettiğini dile getirdi. Bu alandaki önceliklerinin bilhassa gençler ve kadınların kırsal kalkınmanın ana aktörü haline gelmesi olduğunu vurgulayan Erdoğan, şunları söyledi: "Amaç, özellikle anaç hayvan sayımızı artırmak, aile işletmelerimizi güçlendirmek, kadın ve gençlerimizin hayvancılıkta daha fazla yer almalarını sağlamak, üzerinde özellikle durduğumuz hedeflerdir. Kırsalda Bereket Hayvancılığa Destek ve Kırsalda Bereket Küçükbaşa Destek Projelerimiz, üreticilerimiz nezdinde büyük rağbet gördü. Vatandaşlarımızın düşük maliyet ve uygun kredilerle hayvan temin ettiği bir yıllık bakım ve besleme giderleriyle sigorta primlerinin devlet tarafından karşılandığı bu destek programlarını sürekli hale getireceğiz. Büyükbaş destek programımız meyvelerini vermeye başladı. Hamdolsun buzağılar doğuyor, sürüler büyüyor, üretim güçleniyor. Küçükbaş destek programımızda ise başvurular tamamlandı. Hak sahiplerine ilk hayvan teslimatını önümüzdeki ay yapacağız. Diğer yandan Kırsal Kalkınma Yatırımları Programı'na ayırdığımız tam 10 milyar liralık bütçenin de yüzde 20'sini yine gençlere ve kadınlara, yüzde 30'unu da aile işletmelerimize tahsis ettik. Bu sene hem hibe desteği oranımızı hem de destek alacak proje limit tutarını artırdık. Program kapsamında 100 bin liradan 30 milyon liraya kadar olan projelerde tutarın yüzde 50 ile 70'i arasındaki kısmını hibe edeceğiz. Başvurular 12 Haziran'a kadar devam edecek." Erdoğan, gençleri, hanım üreticileri, tarımla iştigal eden tüm vatandaşları bu avantajlı programdan faydalanmaya davet etti. GIDA ARZ GÜVENLİĞİ Cumhurbaşkanı Erdoğan, tarımda hangi ürünün nerede ekileceğini belirledikleri devrim niteliğindeki üretim planlamasında 2 yılı geride bıraktıklarını söyledi. Hayvancılıkta da besi, süt ve kanatlı üretim bölgelerini tespit ederek buralara yapılacak yatırımlara ekstra teşvikler sağladıklarını anlatan Erdoğan, "Başta üretim planlaması olmak üzere hayata geçirdiğimiz uygulamalar sayesinde hamdolsun halihazırda gıda arz güvenliği sorunumuz yoktur. Ancak hem bu çalışmaların sürdürülmesi hem de gelecekte gıda sorunu yaşanmaması için yeni düzenlemeleri ve destek mekanizmalarını da hayata geçiriyoruz." dedi. TÜRKİYE TARIM GIDA SEKTÖRÜNÜN İSTİHDAM VE KIRSAL REFAH İÇİN DÖNÜŞÜM PROJESİ Kırsal kalkınmada yeni bir hamle olarak gördükleri projeyi milletle paylaşmak istediğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, tarımda planlamanın ikinci safhasına geçtiklerini aktardı. Bu yeni aşamada artık tarımsal yatırımları da planlayacaklarına dikkati çeken Erdoğan, şunları kaydetti: Tarım sektörünün ana damarı olan siz kıymetli çiftçilerimizin emeğinin zayi olmayacağı, pazarlama sorunu yaşamayacağı, ürünlerinin doğru yerde ve doğru sanayi tesisinde işleneceği bir sistemi inşallah hayata geçiriyoruz. Bakanlığımız aracılığıyla, Dünya Bankası tarafından sağlanacak kaynakla uygulanacak, Türkiye Tarım Gıda Sektörünün İstihdam ve Kırsal Refah İçin Dönüşüm Projesi'ni bu yıl içinde başlatıyoruz. Projeyle, tarım ve gıda alanına yatırım yapmak isteyen girişimcilerin finansmana erişimini kolaylaştıracağız. Yatırım tutarının yüzde 80'ine kadar geri ödemeli finansman ve kredi garanti sistemi destekleri sağlayacağız. İşletmelerimize 24 ay geri ödemesiz 7 yıla kadar vadeli ve proje büyüklüğüne göre 10 milyon dolara kadar finansman imkânı sağlayacağız. Bu finansman desteği, tarım ve gıda alanında yapılacak tesis inşaatı ve makine ekipman yatırımlarına verilecek. 10 yıl boyunca planladığımız 5,3 milyar dolarlık bu finansman paketinin ilk 750 milyon dolarını 2026 yılı içinde girişimcilerimizin kullanımına açıyoruz. Yine bu proje kapsamında Kredi Garanti Fonu'nun da dahil olacağı mekanizmayla krediye erişimde sorun yaşayan ve birincil üretim yapan çiftçilerimiz için yaklaşık 500 milyon dolarlık kredi hacmi oluşturacağız. Böylece 400 bin çiftçimizin ürünlerini pazarlayabilecekleri yeni kanallar oluşturacak 250 bin vatandaşımıza yeni istihdam imkânı getireceğiz. Türkiye Tarım Gıda Sektörünün İstihdam ve Kırsal Refah İçin Dönüşüm Projesinin çiftçilerimize, üreticilerimize ve Türk tarımına hayırlı olmasını diliyorum." Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı da programda bir konuşma yaptı. Tarımın ne kadar stratejik bir alan olduğunu tüm dünyanın artık çok daha net gördüğüne işaret eden Yumaklı, "Savaşlar, salgınlar, iklim değişikliği ve su krizleri, bir kez daha göstermiştir ki ülkelerin en büyük gücü üretim kabiliyetidir. Biz de bu bilinçle hareket ediyoruz." diye konuştu. Yumaklı, bereketin sadece toprağa düşen yağmurla değil, doğru planlamayla, güçlü desteklerle ve sürdürülebilir üretimle mümkün olduğunu bildirdi. Bu anlayışla, üretim planlamasını 2 yıldır kararlılıkla uyguladıklarını dile getiren Yumaklı, hangi ürünün nerede ve hangi imkanlarla üretileceğini daha öngörülebilir bir hale getirdiklerini ifade etti. "KAZANIMLARIN ARTACAĞINA İNANCIMIZ TAM" Bakan Yumaklı, bu uygulamayla, suyu koruyan, verimliliği artıran, üreticiyi güçlendiren yeni bir üretim modeli inşa ettiklerini belirterek şunları kaydetti: "Planlamanın olumlu sonuçlarını almaya başladık. Önümüzdeki günlerde bu kazanımların çok daha artacağına inancımız tamdır. Bakanlık olarak mesai arkadaşlarımla birlikte çiftçilerin derdiyle hemhal olmayı, yüklerini hafifletmeyi ve emeklerinin bereketini artırmayı en büyük sorumluluğumuz olarak görüyoruz. Çünkü çiftçimizin kazandığı yerde Türkiye kazanır, çiftçimizin güçlendiği yerde Türkiye güçlenir. Çiftçimizin bereketi arttıkça, milletimizin geleceği daha da parlar. Çiftçilerimizin emeğini akıl ve alın teriyle buluşturarak, Türkiye Yüzyılı'nı 'bereketin yüzyılı' yapmaya söz verdik. Bu hedef uğruna gece gündüz çalışmaya devam edeceğiz."

Bakan Yumaklı’dan 2026 Müjdesi: "Tarımsal Kayıplarımızı Geri Alacağız!" Haber

Bakan Yumaklı’dan 2026 Müjdesi: "Tarımsal Kayıplarımızı Geri Alacağız!"

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Yalova Ticaret ve Sanayi Odası’nda düzenlenen Sektör Paydaşları Toplantısı’nda tarım dünyasına nefes aldıracak açıklamalarda bulundu. 2025 yılının iklimsel zorluklarına değinen Yumaklı, 2026 yılı için "kayıpların telafi edileceği" bir dönem vizyonu çizdi. ​2025’in Zorlukları ve Gıda Arz Güvenliği ​Bakan Yumaklı, 2025 yılının tarımsal üretim açısından hem kuraklık hem de zirai don gibi ciddi doğal afetlerle geçtiğini kabul etti. Ancak bu durumun bir krize dönüşmediğinin altını çizerek şunları söyledi: ​"2025 yılı tarımsal üretimimizi etkiledi, bu bir gerçek. Ancak gıda arz güvenliği açısından bir sorun teşkil etmiyor. 2026 yılında inşallah bütün kayıplarımızı geri alacağız. Bunun müjdesini şimdiden veriyorum." ​Kadın ve Genç Girişimcilere %20 Kota Müjdesi ​Tarımda sürdürülebilirliği sağlamak adına gençlerin ve kadınların sektöre katılımını önemsediklerini belirten Yumaklı; 2026 yılındaki desteklerin minimum %20'sinin doğrudan kadın ve genç girişimcilere ayrıldığını ifade ederek tüm gençleri ve kadın girişimcileri bu desteklerden faydalanmaya ve başvuruda bulunmaya davet etti. ​"Suyu Merkeze Alan Planlama Çalışıyor" ​2024 yılının son çeyreğinde hayata geçirilen Tarımsal Üretim Planlaması metodolojisinin meyvelerini vermeye başladığını ifade eden Yumaklı, kaynakların verimli kullanımı için suyun merkeze alındığını, çiftçinin önünü görebilmesi için desteklemelerin sezon başında ve uzun vadeli açıklandığını ve 2024 başında başlayan sstratejnun esneme payı bırakılmadan kararlılıkla uygulandığını ifade etti. ​Yalova'ya Dev Yatırım: Akdeniz'in En Büyüğü Açılıyor ​Yalova'nın tarım ve su potansiyeline vurgu yapan Bakan Yumaklı, şehirde stratejik bir tesisin açılışını duyurdu: Marmara Su Ürünleri Kontrol ve Denetim Merkezi. Bu tesisin kendi alanında Akdeniz’in en büyüğü olacağı belirtildi. ​Ayrıca Yalova’daki diğer altyapı çalışmaları hakkında şu bilgiler verildi: ​Armutlu Kaledere Göleti: Çalışmalar hızla devam ediyor. ​Sulamaya Açılan Araziler: Çınarcık ve Armutlu bölgelerinde toplam 3 bin 180 dekar arazi sulamaya hazır hale getirildi. ​Taşkın Koruma: Selimandra ve Sultaniye derelerindeki ıslah çalışmalarıyla taşkın riski minimize edildi.

Bakan Yumaklı'dan Fahiş Fiyat Uyarısı Haber

Bakan Yumaklı'dan Fahiş Fiyat Uyarısı

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, yemde fahiş fiyat artışlarına giden işletmelere ilişkin, "Küresel gelişmeleri bahane ederek, rasyonel olmayan fahiş fiyat artışlarına giden işletmeler için herhangi toleransımız olmayacak." dedi. Bakan Yumaklı, Serik ilçesinde bir otelde düzenlenen "TUYEM 16. Uluslararası Yem Kongresi ve Yem Sergisi" programında yaptığı konuşmada, dünyanın tarihsel kırılma dönemlerinden birini yaşadığını, büyük bir değişim ve dönüşüm sürecinin tam ortasında olunduğunu söyledi. Küresel iklim değişikliğinden nüfus artışına, bölgesel çatışmalardan enerji arz güvenliğine kadar pek çok riskin sektörleri çok boyutlu şekilde etkilediğini belirten Yumaklı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde yürütülen çok yönlü diplomasi trafiğinin bu süreçte Türkiye'nin gücünü ve etkinliğini artırdığına işaret etti. Gıda arz güvenliğinin teminatı olan üretim zincirinde sürekliliği sağlamak amacıyla stok yönetiminden tedarik planlamasına kadar birçok unsuru hayata geçirdiklerini, hayvancılığın gıda arz güvenliği içerisinde önemli bir başlık olduğunu belirten İbrahim Yumaklı, "Son 23 yılda büyükbaş hayvan varlığımızdaki artış yüzde 78, küçükbaş hayvan varlığımızdaki artış yüzde 81, kırmızı et üretimindeki artış yüzde 170, süt üretiminde yüzde 167, tavuk eti üretiminde yüzde 302." diye konuştu. Yeni Hayvancılık Yol Haritası'nı açıkladıklarını ve 2024-2028 dönemini kapsayan üretim planlamasını başlattıklarını hatırlatan Yumaklı, planlama dönemi başlangıcından bugüne kadar büyükbaş hayvan sayısının yüzde 6,8, küçükbaşın yüzde 10,5, kanatlı eti üretiminin ise yüzde 20 arttığını dile getirdi. "YEM BİTKİLERİ ÜRETİMİNİ PLANLI ÜRETİM KAPSAMINA ALDIK" Bakan Yumaklı, yem ham maddesi arzını güçlendirmek için sektörle çalıştıklarını söyledi. Uygun havzalarda dane mısır üretimini yaygınlaştırmak amacıyla destek miktarını yüzde 30 artırdıklarını belirten Yumaklı, soyanın da üretim planlaması kapsamına alındığını ve özel olarak desteklendiğini, soyada ikinci ürün üretimine hem planlama hem de temel destek ödemesi sağladıklarını kaydetti. İbrahim Yumaklı, sektörden, soya üretiminde sözleşmeli üretimin yaygınlaştırılmasına öncülük etmelerini beklediğini dile getirerek yerli üretimin artırılmasının herkesin ortak sorumluluğu olduğunu vurguladı. Yem bitkileri üretimini planlı üretim kapsamına aldıklarını belirten İbrahim Yumaklı, 2026 üretim yılından itibaren ilk defa yulaf, çavdar ve tritikale gibi önemli yem ham maddelerinin dane üretimini de planlı üretim desteği kapsamına aldıklarının bilgisini verdi. Yem sanayisinin son 20 yılda istikrarlı büyüme gösterdiğini vurgulayan Yumaklı, Türkiye'nin karma yem üretiminde Avrupa'da birinci, dünyada yedinci sırada olduğunu, 2025 yılı itibarıyla karma yem işletme sayısının 1718, yıllık üretim kapasitesinin 30,7 milyon ton olduğunu dile getirdi. Bakan Yumaklı, hayvancılıkta maliyetin önemli kısmını yemin oluşturduğunu ifade etti. Yem fiyatlarındaki her sarsıntının, vatandaşın sütüne, etine ve ekmeğine doğrudan etki ettiğine işaret eden Yumaklı, şöyle konuştu: "Küresel gelişmeleri bahane ederek, rasyonel olmayan fahiş fiyat artışlarına giden işletmeler için de herhangi toleransımız olmayacak. Nasıl ki sektörün her ihtiyacı olduğu anda bu ülkenin kredisinden desteğine kadar sağlanması gereken ne varsa imkanları zorlayarak bunları oluşturuyorsak, aynı şekilde rasyonel olmayan davranışları da dikkatle takip etmeye devam edeceğiz. Ticaret Bakanlığımızla bu tedarik zincirinin anlık olarak takip edildiğini ifade etmek istiyorum. Çok yaygın olmamakla beraber yoğun şikâyet aldığımız bölgeler var, 'Yeminizi benden almazsanız ürününüzü almam, aldırtmam' gibi dayatmaların kabul edilebilir bir tarafı olmadığını ifade etmek istiyorum. İşini doğru yapanların hakkını teslim etmemiz gerekir. Sektörün büyük çoğunluğunu oluşturan bu işletmelerimize de gösterdikleri duyarlı davranış için teşekkür ediyorum." "İNSANIMIZIN MENFAATİNE OLACAK HER ŞEYİ MİKRODA DA MAKRODA DA YAPMAKTAN ÇEKİNMEYECEĞİZ" Bakan Yumaklı, Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) tarafından aylık tahsis edilen arpa miktarlarının yarısına yakınının yem sanayisine kullandırıldığını belirterek yine TMO tarafından şubat ayından itibaren stoklardaki yerli mısırın makul fiyatlarla kanatlı sektörüne ve yem sanayisine satışa açıldığını ve bugüne kadar sektöre yaklaşık 1 milyon ton mısırın teslim edildiğini dile getirdi. Bu yıl da 31 Temmuz'a kadar yem sanayisinin mısıra daha rahat ulaşması için 3 milyon tona kadar ithalatta Gümrük Vergisi'ni yüzde 5'e düşürdüklerini belirten Yumaklı, "Makro planda doğruya, ülke adına faydaya ulaşmaya çalışıyorsunuz. Global dünyada her türlü enstrümanı doğru şekilde kullanmak zorundasınız. Bütün bunların içerisinden birkaç tanesini cımbızlayıp bunu bu ülkenin bir zafiyeti olarak göstermek, en hafif tabiriyle art niyettir. Biz ülkemizin insanının menfaatine olacak her şeyi mikroda da makroda da yapmaktan çekinmeyeceğiz. Bu konuda üreticimizle, sanayicimizle hep birlikte omuz omuza bu uygulamaları gerçekleştireceğiz." ifadelerini kullandı. Bakanlık olarak hiçbir uygulamayı masa başında planlamadıklarını, bunun altyapı çalışmasının tamamını yine sektörlerle yaptıklarını kaydeden Yumaklı, yılda 30 bin kontrol yaparak, güvenilir olmayan veya haksız rekabete yol açan uygulamaların piyasaya arzına izin vermeyeceklerini belirtti. “KURAKLIK RİSKİNİ BÜYÜK ÖLÇÜDE ATLATTIK" Meteorolojik verilere ilişkin değerlendirmelerde bulunan Yumaklı, "İnşallah bu yıl kuraklık riskini büyük ölçüde atlatmış durumdayız. Bütün tarımsal ürünlerde olduğu gibi mera kullanımlarında da yem bitkisi üretiminde ciddi bir artış olacağını düşünüyoruz." diye konuştu. Bu dönem hayvancılıkta yem maliyetlerinin minimize edilmesinin Türkiye adına şans olacağını ifade eden Yumaklı, meteorolojik verilerin bu yıl sulak alanlardaki üretimin kıraç alanlardaki üretimle neredeyse yakın rekolteye sahip olacağını öngördüklerini söyledi. Konuşmaların ardından, Türkiye Yem Sanayicileri Birliği Başkanı Ülkü Karakuş, Bakan Yumaklı'ya hediye takdim etti. Daha sonra yem sergisinin açılışını gerçekleştiren protokol üyeleri sergiyi gezdi.

Pirinçte İthalat Patlaması! Haber

Pirinçte İthalat Patlaması!

Edirne Milletvekili ve Ziraat Mühendisi Ediz Ün, Türkiye’nin pirinç ithalatındaki korkutucu artışı rakamlarla gözler önüne serdi. Geçen yılın aynı dönemine göre ithalatın yaklaşık 5 kat arttığını belirten Ün, Türkiye'nin bir "ithalat cennetine" dönüştürüldüğünü savundu. ​Pirinç İthalatı Yüzde 376 Arttı! ​TÜİK’in dış ticaret verilerini analiz eden Ediz Ün, 2026 yılının ilk iki ayına ait verilerin tarımdaki çöküşü kanıtladığını söyledi. Ün'ün paylaştığı rakamlara göre:​İhracat düştü, geçen yıl 10 bin ton olan pirinç ihracatı, bu yıl %30 azalarak 7 bin tona geriledi. ​İthalat patladı, geçen yıl 11 bin ton olan ithalat, %376 artışla 52 bin tona yükseldi. ​Ün, bu durumu "Neredeyse 5 katlık bir artış söz konusu. Kendi kendine yeten Türkiye, pirinçte dışa bağımlı hale getirildi" sözleriyle eleştirdi. ​Dünyanın Pirincini Türkiye Alıyor: İşte Tedarikçi Ülkeler ​Türkiye’nin sofrasındaki pirincin büyük bir kısmının artık ithal olduğunu vurgulayan Ün, 52 bin tonluk ithalatın yapıldığı ülkeleri şöyle sıraladı: Hindistan: %23, Arjantin: %17, Çin: %13, Uruguay: %12, Yunanistan: %11 ​"Çeltik Başkenti Edirne’de Üretim Kan Kaybediyor" ​Türkiye’deki çeltik üretiminin merkezi olan Trakya ve özellikle Edirne’deki düşüşe dikkat çeken Ziraat Mühendisi Ediz Ün, üretimin 2019'dan bu yana yerinde saydığını ifade etti: ​"Türkiye üretiminin %38’ini tek başına karşılayan Edirne’de, 2019 yılında 432 bin ton olan üretim, 2024’te 391 bin tona geriledi. AKP iktidarı üretimi planlamak yerine ithalatı tercih ederek çiftçiyi cezalandırıyor." ​"Faize Kaynak Var, Çiftçiye Yok!" ​Gıda güvenliğinin bir milli güvenlik sorunu olduğunu hatırlatan Ün, hükümetin bütçe tercihlerini de eleştirdi. Savaş ve kriz dönemlerinde diğer ülkelerin çiftçisini koruduğunu belirten Edirne Milletvekili, "Faiz ödemelerine kaynak bulan iktidar, üretim maliyetleri altında ezilen çiftçiye yeterli desteği vermiyor" dedi. ​Çözüm Önerileri: ​Alım Fiyatları: Çiftçiye kazanç sağlayacak taban fiyatlar belirlenmeli. ​Maliyet Desteği: Gübre, mazot ve ilaç gibi üretim maliyetleri düşürülmeli. ​Üretim Planlaması: İthalat odaklı değil, üretim odaklı politikalara dönülmeli. ​Ediz Ün, açıklamasını "Cumhuriyet nasıl tarımla ayağa kalktıysa, ülkemiz de yeniden üretimle güçlenecektir" diyerek noktaladı.

CHP'li Gürer: "İhracata Kırmızı, İthalata Yeşil Işık" Haber

CHP'li Gürer: "İhracata Kırmızı, İthalata Yeşil Işık"

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, Ticaret Bakanlığı’nın bazı tarım ürünlerinde ihracatı sınırlandıran ve ithalatı kolaylaştıran son kararları değerlendirdi. Gürer, “Bu kararlar tarımda yaşanan sorunların ihracatı kısıtlama, ithalatı artırmaya yönelik olması üretimdeki sorunların yansımasıdır” dedi. “İHRACAT YASAĞI, ÜRETİMDEKİ SORU GÖSTERİYOR “ Beyaz et, yumurta, nohut ve kuru fasulyede ihracatın sınırlandırılmasını, elma ve limonun kayda bağlı sisteme alınmasını değerlendiren CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Yıllardır çiftçi yeterince desteklenmedi, girdi maliyetleri kontrol altına alınmadı, üretim planlaması yapılmadı. Bugün gelinen noktada üretim düştü. 2025 yılı hububat ve bakliyatta 2002 yılı gerisinde üretim oldu. Bu durum daha çok ithalata kapı araladı. İhracatın kısılması açığın artmaması için gerekliliğe dönüştü. Kendi kendine yetmeyip birde İhracat kapısı açık tutmak fiyatları daha da katlayacaktı. Sorun yok diyerek bu kararları verenler özünde sorunun varlığını anlatıyorlar,” diye konuştu. “İTHALAT KAPILARI AÇILIYOR” Gürer, ayçiçeği, mercimek ve yulaf gibi ürünlerde gümrük vergilerinin düşürülmesini açığın varlığında olağan olduğuna işaret etti. Siz üretmezseniz ve açığınız varsa çare ithalata kalıyor diyen Gürer, “Bu yaklaşım yerli üreticiyi desteklemeden planlı kamucu bir anlayışla tarımı yönetememeden kaynaklanıyor, Türkiye gibi tarım potansiyeli yüksek bir ülkenin çözümü ithalatta araması tarımda yaşanan sorunlarda artışa işarettir” dedi. “ENFLASYONUN NEDENİ MALİYETLERDİR” Gıda fiyatlarındaki artışın temel nedeninin üretim girdi maliyetleri olduğuna dikkat çeken CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, , “Gübre, mazot, yem ve enerji fiyatları bu seviyedeyken üretim sorunu devam eder. Açıklanan tedbirler geçici rahatlama sağlar, bugün başka ülkeden ürün alırsınız yarın o ürünü sağlayamazsanız, sorun artar,” dedi. “TARIMDA POLİTİKA ŞART” CHP’li Ömer Fethi Gürer, “Kriz yönetimi” olarak çözüm dışa satışı daraltıp dış ülkelerden daha fazla ithalata kapı aralamak olarak nitelendirerek, “Bugün uygulanan politikalar günü kurtarma çabasıdır. Yasaklarla, kotalarla, ithalatla fiyat baskılamak yerine üretimi artıran, çiftçiyi destekleyen, planlı ve sürdürülebilir bir tarım politikası hayata geçirilmelidir. Türkiye’nin ihtiyacı ithalat ile değil, çiftçisini üretimde tutarak daha çok desteklemek, üretim planlaması yapmaktan geçer. Rafta her ürün var demek yerine, her ürünü ben üretiyorum demek marifet olandır,” dedi.

Türkiye'de Balık Yetiştiriciliği 10 Kat Arttı Haber

Türkiye'de Balık Yetiştiriciliği 10 Kat Arttı

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Borçka Baraj Gölü'ndeki Artvin Balıkçılık Somon Üretim Tesisi'ni ziyaret etti. Borçka Baraj Gölü'ndeki Artvin Balıkçılık Somon Üretim Tesisi'ni ziyaret eden Bakan Yumaklı, Tarım ve Orman İl Müdürü Neşet Ulutaş ve Artvin Su Ürünleri Yetiştiriciliği Birliği Başkanı Önder Alkan'dan bilgi aldı. Yumaklı, burada yaptığı açıklamada, Türkiye'de balıkçılık sektörünün son yıllardaki gelişiminin kendilerini ziyadesiyle memnun ettiğini belirterek, "Son dönemde özellikle 1 milyon ton üretim barajına ulaşmış olması ve bu rekoru kırmış olması, balıkçılık sektörünün potansiyelini üretime çevirdiğiyle alakalı çok güzel sonuçlar getirdi bize." ifadesini kullandı. Türkiye'de balık yetiştiriciliğinin son 23 yılda 10 kat arttığına işaret eden Yumaklı, sözlerini şöyle sürdürdü: "Yaklaşık 650 bin tonlara gelmiş durumdayız. Türk somonu, alabalık, levrek, çipura gibi ürünlerin artık bir marka olarak da dünya pazarlarına ulaşmış olması bu manada sektörün daha da gelişeceğine dair bizler için umut verici bir durum. Su ürünleri üretiminde özellikle hem yetiştiricilikte hem avcılıkta üretim planlamasına 2024 yılından itibaren geçmiştik hatırlarsanız. Yüzde 95'in üzerinde bir oranda üretim planlaması uygulaması var. Bunu hem yetiştiricilikteki gelişmelerin üretim planlamasına çok ciddi bir şekilde katkı vermesi hem de avcılıktaki sonuçlardan özellikle koruma kullanma dengesini gözettiğimizde görmüş oluyoruz." TÜRK SOMONU ÜRETİMİNDE 8 YILDA 15 KAT ARTIŞ Bakan Yumaklı, bitkisel, hayvansal ve su ürünlerindeki üretim planlamasının başarılı olduğunu vurguladı. İşleme tesisleri ve ihracata hazırlık açısından yapmaları gereken yatırımların olduğunu belirten Yumaklı, şunları kaydetti: "2025 yılında su ürünlerinden ülkemiz 2,3 milyar dolarlık bir ihracat rakamına ulaştı. Bunun da yaklaşık 500 milyon doları yine bizim Türk somonu dediğimiz ve artık dünya pazarlarına ulaşmış olan bir ürünümüzden gelmiş oldu. Son 8 yılda özellikle Türk somonu üretiminin 15 kat arttığını söylemek istiyorum. Bu manada özellikle hem iç sulardaki yetiştiricilikte hem de buna uygun denizlerimizdeki yetiştiricilikte çok başarılı bir sonuca ulaşmış durumdayız." Artvin'in Türk somonu üretiminde önemli şehirler arasında yer aldığına dikkati çeken Yumaklı, "Burada 11 tesis var. Bunun karşılığı 765 milyon lira. Yani bu rakamları sadece birer rakam olarak görmemek lazım. Bulunduğu şehre çok önemli bir ekonomik katkı da sağlamış oluyor aynı zamanda. Artvin'in bu potansiyelini daha da geliştirmeye devam edeceğiz." dedi. Bakan Yumaklı, Türkiye'nin bu sektörde büyük potansiyele sahip olduğunu ifade ederek, "Bunu harekete geçirdik, daha da geliştirmeye devam edeceğiz. Bu balıklar hem yetiştiricilikte hem avcılıkta büyük karlar sağlayacak. Ben emeği geçen bütün kardeşlerime, bütün üreticilerimize, sektörün başından sonuna kadar hepsine çok teşekkür ediyorum ve saygılar." diye konuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.