Hava Durumu

#Üretim Süreçleri

Kırsal Haber - Üretim Süreçleri haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Üretim Süreçleri haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Tütünde Altı Yeni Çeşit Tarla Gününde Tanıtıldı Haber

Tütünde Altı Yeni Çeşit Tarla Gününde Tanıtıldı

Ege Tarımsal Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü tarafından geliştirilen ve tescil ettirilen tütün çeşitleri, düzenlenen Tarla Günü etkinliğinde sektör temsilcilerine tanıtıldı. Tütün çeşitleri tarla gününde tanıtıldı Ege Tarımsal Araştırma Enstitüsü Tütün Şubesi ile EDEKATAŞ iş birliğinde Tütün Çeşitleri Tanıtım Tarla Günü gerçekleştirildi. Etkinlikte, Enstitü tarafından yürütülen tütün ıslahı çalışmaları kapsamında geliştirilen yerli çeşitler ve bu çeşitlerin öne çıkan özellikleri ele alındı. Etkinliğe Ege Tarımsal Araştırma Enstitüsü Teknik Koordinatörü Dr. Özge Yıldız Bayram, Tütün Şubesi araştırmacıları İsmail Yılmaz, Hasan Kartal, Erdem Karagöz, Dr. Elif Sezay Öz ve Erdem Kadir Özet ile Tarım Ekonomisi araştırmacıları Dr. Hatice Parlakçı Doğan ve Kadriye Nur Karlık katıldı. Altı farklı tütün çeşidi tanıtıldı Tarla günü kapsamında Enstitü tarafından geliştirilen ve tescil ettirilen ETA 1881 (Burley), ETA 1923 (Virginia), Basma 2020, Ege 23, Basma 2022 ve ETAE 2024 tütün çeşitleri katılımcılara tanıtıldı. Tanıtım sırasında çeşitlerin öne çıkan özellikleri, farklı koşullardaki adaptasyon durumları ve yürütülen ıslah çalışmaları hakkında bilgi verildi. Böylece Enstitünün tütün alanındaki araştırma ve geliştirme çalışmalarının sahadaki yansımaları sektör temsilcileriyle paylaşıldı. Tütün ıslah çalışmalarında sektör iş birliği Etkinliğin devamında sektör temsilcileriyle çeşitler ve üretim süreçleri üzerine değerlendirmeler gerçekleştirildi. Tarla günü, karşılıklı görüş alışverişinin ardından tamamlandı. Ege Tarımsal Araştırma Enstitüsü, tütün ıslahı ve yerli çeşit geliştirme çalışmalarını sektörle iş birliği içerisinde sürdürürken, geliştirilen çeşitlerin farklı üretim koşullarındaki performanslarının değerlendirilmesine yönelik çalışmalarına da devam ediyor.

Türk Hazır Giyim Sektörü Akıllı Üretime Hazırlanıyor Haber

Türk Hazır Giyim Sektörü Akıllı Üretime Hazırlanıyor

Ege Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (EHKİB), Türk hazır giyim sektörünün dijital dönüşümünü hızlandırmak, üretimde verimliliği artırmak ve firmaların yapay zekâ teknolojilerinden daha etkin yararlanmasını sağlamak amacıyla “Hazır Giyim Sektöründe Dijital Dönüşüm ve Akıllı Üretim Teknolojileri UR-GE Projesi”ni hayata geçirmeye hazırlanıyor. EHKİB bünyesinde faaliyet gösteren Yapay Zeka, Dijital Dönüşüm ve Sürdürülebilirlik Komitesi’nin çalışmaları sonucunda hayata geçirilen proje kapsamında hazır giyim firmalarının dijital altyapıları, üretim süreçleri, veri kullanım kapasiteleri ve yapay zekâ uygulamalarına hazırlık seviyelerinin analiz edilmesi; firmaların dijital olgunluk düzeylerine göre özel danışmanlık programlarının oluşturulması hedefleniyor. Bağcı: “Dijital dönüşümü sektörümüz için bir verimlilik ve rekabetçilik programı olarak görüyoruz” Ege Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Başkanı Çağlar Bağcı, küresel hazır giyim sektöründe rekabet koşullarının hızla değiştiğini, fiyat kadar hız, esneklik, verimlilik, izlenebilirlik ve veri kullanım kabiliyetinin de belirleyici hale geldiğini söyledi. Bağcı, “Hazır giyim sektörü emek yoğun yapısıyla birlikte teknolojinin çok hızlı dönüştürdüğü sektörlerin başında geliyor. Artan üretim maliyetleri ve küresel rekabet nedeniyle verimlilik artık sektörümüz açısından bir tercih değil, zorunluluk. Dijital dönüşümü yalnızca yeni yazılımlar kullanmak ya da üretime yeni teknolojiler eklemek olarak değerlendirmiyoruz. Asıl dönüşüm; üretimden elde edilen veriyi doğru okuyabilmek, kayıpları ölçebilmek, maliyetleri gerçek zamanlı takip edebilmek ve bu verileri karar alma süreçlerine aktarabilmek. Birliğimiz bünyesinde oluşturduğumuz Yapay Zeka, Dijital Dönüşüm ve Sürdürülebilirlik Komitemiz sektörümüzün dönüşüm ihtiyaçlarını yakından takip ediyor. UR-GE projemizi de bu anlayışla kurguluyoruz.” dedi. Her firmaya aynı reçete yerine firmaya özel dijital dönüşüm yol haritası Başkan Bağcı, “İhtiyaç analizinin ardından firma özelinde SIRI Dijital Olgunluk Değerlendirmesi yapılacak. Firmaların dijital dönüşüm yolculuğuna nereden başlamaları gerektiğini gösteren değerlendirme ve yol haritası aracı olan SIRI kapsamında, her firma için dijital olgunluk değerlendirme raporu oluşturulacak. Firmalarımızın dijitalleşme konusunda aynı noktada olmadığının farkındayız. Bir firmamız üretim kayıtlarını ağırlıklı olarak Excel üzerinden takip ederken başka bir firmamız entegre sistemlerle üretim verisini anlık izleyebiliyor. Dolayısıyla herkese aynı çözümü sunmak yerine firmalarımızı dijital olgunluk seviyelerine göre gruplandırmayı hedefliyoruz. İhtiyaç analizi sonrasında her firmamız için kendi üretim yapısına, altyapısına ve önceliklerine uygun bir SIRI Dijital Dönüşüm ve Yapay Zekâ Yol Haritası oluşturulmasını planlıyoruz.” dedi. Proje kapsamında firmaların “başlangıç”, “orta” ve “ileri” olmak üzere üç farklı dijital olgunluk seviyesinde değerlendirilmesi öngörülüyor. Bu sınıflandırma doğrultusunda firmalara farklılaştırılmış danışmanlık programları sunulması planlanıyor. Tasarımdan kalite kontrole yapay zekâ kullanım alanları belirlenecek Hazır giyim sektöründe yapay zekânın yalnızca tasarım ve pazarlamada değil, üretimin birçok aşamasında önemli fırsatlar sunduğuna işaret eden Çağlar Bağcı, projenin temel hedeflerinden birinin firmalar için doğru yapay zekâ kullanım alanlarını belirlemek olduğunu dile getirdi. Bağcı, “Yapay zekâyı moda sektöründe yalnızca görsel veya tasarım üreten bir teknoloji olarak görmemeliyiz. Üretim planlama, talep tahmini, kalite kontrol, stok optimizasyonu, maliyet ve kârlılık analizi, termin yönetimi, satış ve pazarlama gibi çok geniş bir alanda kullanma potansiyelimiz bulunuyor. Ancak yapay zekâdan verim alabilmenin ön koşulu doğru ve kullanılabilir veriye sahip olmak. Bu nedenle önce firmalarımızın veri altyapısını ve süreçlerini analiz edeceğiz, ardından yapay zekânın hangi operasyonlarda gerçek anlamda değer yaratabileceğini ortaya koyacağız.” diye konuştu. “UR-GE desteği firmalarımızın dönüşüm maliyetini önemli ölçüde azaltıyor” Firmaların dijital dönüşüm süreçlerinde yatırım ve danışmanlık maliyetlerini de göz önünde bulundurduğuna işaret eden Başkan Bağcı, UR-GE projelerinin sunduğu destek mekanizmasının özellikle KOBİ niteliğindeki ihracatçı firmalar açısından önemli bir fırsat olduğunu vurguladı. Bağcı, “Firmalarımız doğal olarak projeye katılmadan önce sağlayacağı faydanın yanında maliyetini de değerlendiriyor. UR-GE’nin en önemli avantajlarından biri burada ortaya çıkıyor. Proje kapsamında gerçekleştirilecek ihtiyaç analizi, danışmanlık, eğitim ve yurt dışı pazarlama gibi destek kapsamındaki faaliyetlerin giderleri Ticaret Bakanlığımız tarafından yüzde 75 oranında destekleniyor. Dolayısıyla firmalarımız, tek başlarına gerçekleştirmeleri halinde çok daha yüksek bütçeler ayırmaları gereken çalışmalara UR-GE çatısı altında önemli bir maliyet avantajıyla erişebiliyor.” dedi. “Teknoloji yatırımı yapmadan önce doğru yatırımın ne olduğunu belirlemek gerekiyor” Projenin doğrudan makine veya yazılım yatırımı sağlamaktan ziyade firmaların doğru teknoloji yatırımlarına hazırlanmasına odaklanacağını aktaran EHKİB Yapay Zekâ, Dijitalleşme ve Sürdürülebilirlik Komitesi Başkanı Ertan Aslan, yanlış veya ihtiyaçlarla örtüşmeyen teknoloji yatırımlarının firmalara ek maliyet oluşturabileceğine dikkat çekti. Aslan, “Firmalarımıza ‘şu makineyi alın, bu yazılımı kullanın’ demek yerine öncelikle hangi sorunu çözmeleri gerektiğini ortaya koymak istiyoruz. Mevcut sistemler daha verimli kullanılabilir mi, hangi süreçler dijitalleştirilmeli, hangi veriler toplanmalı, sistemler arasında nasıl entegrasyon kurulmalı, yapılacak yatırım ne kadar sürede geri dönecek? Bunların cevaplarını ortaya koyduktan sonra teknoloji yatırımına yönelmek çok daha sağlıklı. Firmalarımızın dijital dönüşüm bütçelerini doğru alanlara yönlendirmelerine rehberlik etmeyi amaçlıyoruz.” dedi. Dijital dönüşüm ihracatla buluşacak Projenin önemli ayaklarından birinin de yapay zekâ destekli hedef pazar ve potansiyel alıcı analizleri olacağını belirten Ertan Aslan, dijital dönüşümün şirket içi verimlilik artışıyla sınırlı tutulmayacağını kaydetti. Katılımcı firmaların ürün grupları, fiyat seviyeleri, üretim kapasiteleri, minimum sipariş miktarları, termin kabiliyetleri, sertifikaları, sürdürülebilirlik performansları ve üretim teknolojileri gibi kriterlerin analiz edilmesinin planlandığını aktaran Aslan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Dijitalleşmeyi ihracattan bağımsız düşünmüyoruz. Proje kapsamında firmalarımıza sunulacak danışmanlık hizmetleri çerçevesinde, yapay zekâ ve veri analitiği destekli yöntemlerden yararlanılarak her firmanın ürün grupları, üretim kapasitesi, fiyat seviyesi, minimum sipariş miktarı, termin kabiliyeti, sertifikaları, sürdürülebilirlik performansı ve üretim teknolojileri doğrultusunda hedef pazar ve potansiyel alıcı analizlerinin gerçekleştirilmesini planlıyoruz. Bu danışmanlık çalışmaları sonucunda her firma için bir ‘Dijital Tedarikçi Profili’ oluşturulmasını hedefliyoruz. Böylece üreticilerimizin yalnızca ne ürettiklerini değil; üretim kabiliyetlerini, hız ve esnekliklerini, sürdürülebilirlik performanslarını ve teknolojik altyapılarını da uluslararası alıcılara daha etkin biçimde anlatabilmelerine katkı sağlayacağız.” Uluslararası teknoloji merkezleri ve iyi uygulamalar incelenecek UR-GE Projesi kapsamında firmaların dünyadaki teknolojik gelişmeleri yerinde takip etmelerine yönelik faaliyetlerin de planlandığını ifade eden Ertan Aslan, akıllı üretim, dijitalleşme, yapay zekâ ve üretim teknolojileri alanındaki uluslararası fuarlar, teknoloji merkezleri ve başarılı uygulama örneklerinin incelenmesinin yurt dışı pazarlama faaliyetleri içerisinde değerlendirileceğini belirtti. Aslan sözlerini şöyle tamamladı: “Dünyada hazır giyim üretiminin nereye gittiğini, yapay zekânın fabrikalarda nasıl kullanıldığını, otomasyon ve veri analitiğinin üretim süreçlerini nasıl değiştirdiğini yerinde görmek son derece önemli. Projemizin sonunda firmalarımızın sadece daha fazla dijital araç kullanan değil; verisini yöneten, maliyetlerini ve kayıplarını ölçen, üretimini optimize eden, doğru teknoloji yatırımını planlayan ve yapay zekâyı doğru operasyonlara entegre edebilen işletmelere dönüşmesini hedefliyoruz. Türk hazır giyim sektörünün gelecekteki rekabet gücünün teknoloji, sürdürülebilirlik, tasarım ve yüksek katma değer ekseninde şekilleneceğine inanıyoruz.”

Büyükşehir'in Desteği İle Lavanta'ya Değer Kadın Emeğine Güç Haber

Büyükşehir'in Desteği İle Lavanta'ya Değer Kadın Emeğine Güç

Mersin Büyükşehir Belediyesi, kadınların ekonomik hayatta daha güçlü yer alabilmesi için yürüttüğü çalışmalarla üretici kadınların yanında olmaya devam ediyor. Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanlığı tarafından verilen girişimcilik, e-ticaret, sosyal medya kullanımı ve paketleme eğitimleriyle kadın girişimcilerin üretim süreçleri desteklenirken, üretici stantları ve Mersinden Kadın Kooperatifi aracılığıyla ürünlerini daha geniş kitlelere ulaştırmaları sağlanıyor. Gülnar’da faaliyet gösteren ‘Duru Lavanta Köyü’ de Büyükşehir Belediyesi’nin çok yönlü destekleri sayesinde hem üretimini geliştirdi, hem de ziyaretçilerin ilgi odağı haline geldi. Sert: “Kadınlara mali kaynak yaratma çalışmalarımız tüm ilçelerimizde devam ediyor” Mersin Büyükşehir Belediyesi Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanlığı’nda görev yapan Burcu Sert, kadın üreticilerin ekonomik olarak güçlenmesi için 13 ilçede çalışmalar yürüttüklerini söyledi. Gülnar’daki kadın üreticinin, lavantayı katma değerli ürünlere dönüştürdüğünü belirten Sert, “Gülnar’daki kadın üreticimiz, lavanta bahçesinde katma değerli ürünlerle lavanta yağı, lavanta sabunu, hatta lavantadan dondurma bile yapıyor. Mersin merkez ve ilçelerimizden, hatta yurt dışından gelen ziyaretçilerin çok ilgi gösterdiği bir alan burası” dedi. Büyükşehir Belediyesi olarak üretici kadınlara girişimcilik, e-ticaret, sosyal medya kullanımı ve paketleme gibi birçok konuda eğitim verdiklerini kaydeden Sert, ‘Duru Lavanta Köyü’ne üretici kadın stantlarında yer vererek tanıtım desteği sunduklarını ifade etti. Sert, “Aynı zamanda bu ürünler Mersinden Kadın Kooperatifi aracılığıyla satın alınarak, kooperatif marketlerinde ve Denizkızı A.Ş. marketlerinde satışa sunulup üreticimiz destekleniyor ”diye konuştu. ‘Doğa Bizi Çağırıyor’ projesi kapsamında da ‘Duru Lavanta Köyü’ne geziler düzenlediklerini söyleyen Sert, bu sayede hem bölgenin hem de üretici kadınların görünürlüğünü artırmayı amaçladıklarını belirterek, “Büyükşehir Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanlığı olarak, üretim yapan kadınların her zaman yanındayız. Emeklerini görünür kılmak için çalışmalarımız devam ediyor” ifadelerini kullandı. Can: “Kapıdan çıkmadan ödemem mutlaka yapılıyor” Yaklaşık 4 yıldır faaliyet gösteren ‘Duru Lavanta Köyü’nün işletmecisi Fatma Can, işletmenin ilk döneminde Mersinden Kadın Kooperatifi’nin kendilerini ziyaret ettiğini anlattı. İlk yıl sipariş gelip gelmeyeceğini bilmediğini söyleyen Can, “Bundan 4 yıl önce işletmemiz açıldığında, Mersinden Kadın Kooperatifi ziyaretimize geldi. Ürünlerimiz ve işletmemiz hakkında benden bilgi aldılar. Ürünlerimizin fotoğrafını çektiler. Ürünlerimizi, gerek görürlerse sipariş geçeceklerini söylediler. İlk yılımız olunca o aşamada ben sipariş gelip gelmeyeceğini bilmiyordum. Sonra toplu sipariş geçmeye başladılar. Bu konuda beni tedarik aşamasında da çok sıkıştırmadan, düzenli olarak her yıl sipariş geçmeye başladılar. Ben ürünlerimi teslim ediyorum. Kapıdan çıkmadan ödemem mutlaka yapılıyor. Bu benim için çok motive edici” diye konuştu. Büyükşehir Belediyesi’nin eğitimlerine katıldığını da anlatan Can, “Paketleme eğitimi sayesinde, ürünlerimi nasıl hazırlayacağım ve nasıl sunacağım hakkında bilgiler aldım. Bu da tabii ki daha iyi bir ürün sunma şansı verdi bana. Büyükşehir’in üretici kadın stantlarına gittiğimde, ürünlerimi daha iyi sunma şansı elde ettim” dedi. “Yabancılar, özellikle lavanta reçelimizi çok seviyorlar” Lavanta’ya katma değer kazandırmak için farklı eğitimler aldığını da belirten Can, doğal kozmetik alanında kendisini geliştirerek sabun, peeling, nemlendirici, doğal sinek kovucu ve lavanta reçeli gibi ürünler üretmeye başladıklarını söyledi. Yaklaşık 4 yıl önce sadece kahvaltı salonu olarak hizmet verdiklerini ifade eden Can, “Daha sonra her yıl üzerine bir şeyler koyarak ilerledik ve menüyü genişletmeye başladık. Bu konuda üretici kadınları destekleyen çok ziyaretçimiz oldu. Akkuyu Nükleer Santrali’ne oldukça yakın bir noktada olduğumuz için, yabancı uyruklu çalışanlar doğal ürünleri çok seviyorlar. Burası da onların çok sık ziyaret ettiği yerlerden biri. Özellikle bir not düşeceğim; lavanta reçelimizi çok seviyorlar” ifadelerini kullandı. “Birçok kadına ilham olduk” 7 yıl önce köydeki kadınlarla birlikte diktikleri lavantaların, birçok kadına ilham olduğunu dile getiren Can, girişimcilik hayali kuran kadınlara, “Burası çocukken benim üzerinde koşturduğum bir yerdi ve buraya ilk lavanta dikmek istediğimde, ‘dağın başına kim gelecek, kim kahvaltıya gelir bu kadar uzak bir mesafeye’ gibi çokça umut kırıcı şeyler duydum. Lütfen kulaklarınızı o insanlara tıkayın. Büyükşehir Belediyesi’nin üretici kadın stantlarından ve e-ticaret eğitiminden yararlansınlar. Çünkü gerçekten çok yüreklendiriyorlar bizleri. Ve inandıkları yola çıksınlar, korkmasınlar” diyerek cesaret verdi. Ziyaretçiler, kadın girişimcinin başarısını takdir etti ‘Duru Lavanta Köyü’nü ziyaret eden Hidayet Nimet Uygun işletmeden çok etkilendiğini belirterek, “Çok güzel buldum. Böyle yerlerin olması, bir kadın elinin değmesi, halka hizmet vermesi çok güzel. Özellikle kahvaltısını çok beğendim. Girişimci kadınların bu başarısı beni onurlandırdı” dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.