Hava Durumu

#Ürün Çeşitliliği

Kırsal Haber - Ürün Çeşitliliği haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ürün Çeşitliliği haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Jeopolitik Gerilim Bölgesel Ticaret Akışlarını Doğrudan Etkiliyor Haber

Jeopolitik Gerilim Bölgesel Ticaret Akışlarını Doğrudan Etkiliyor

Akdeniz Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (AHBİB) Yönetim Kurulu Başkanı Veysel Memiş, şubat ayında 140,8 milyon dolar ihracat gerçekleştirdiklerini açıkladı. Başkan Veysel Memiş, küresel talepteki dalgalanmalara rağmen ürün çeşitliliği ve katma değerli üretimin ihracatta dengeleyici rol oynadığını vurgulayarak, “Şubat ayında bölge ihracatımız geçen yılın aynı dönemine göre sınırlı bir düşüş gösterdi; ancak işlenmiş gıda ürünlerimiz ve geniş ürün portföyümüzün güçlü performansı sayesinde ihracatımız istikrarlı bir şekilde yüksek seviyesini koruyor.” dedi. “Orta Doğu’da artan jeopolitik gerilim bölgesel ticaret akışlarını doğrudan etkiliyor” Küresel gelişmelerin sektöre yansımalarını değerlendiren Başkan Veysel Memiş, Orta Doğu’da artan jeopolitik gerilimin bölgesel ticaret akışlarını doğrudan etkilediğini belirterek, özellikle lojistik maliyetlerde yaşanan sert artışın ihracat planlamasını zorlaştırdığını söyledi. Veysel Memiş, “Orta Doğu’daki gerilim, ticaret rotalarının güvenliği ve maliyet yapısı üzerinde ciddi baskı oluşturuyor. Bölgenin içinde bulunduğu belirsizlik ortamı, hem ticaret akışını hem de fiyat dengelerini doğrudan etkiliyor. Bu süreçte bazı fırsatçı yaklaşımların maliyetleri spekülatif şekilde artırması ihracatçılar açısından önemli bir risk oluşturuyor.” diye konuştu. Navlun ve operasyonel giderlerde yaşanan artışın yalnızca taşıma ücretleriyle sınırlı kalmadığını ifade eden Veysel Memiş, özellikle savaş riski nedeniyle uygulanan ek primlerin lojistik maliyetlerini hızla yükselttiğine dikkat çekti. Veysel Memiş, “Yük taşıma ücretlerinin yanı sıra yükleme ve boşaltma bedelleri, liman hizmetleri, sigorta primleri ve risk farkları da ciddi oranlarda arttı. Özellikle savaş riski gerekçesiyle uygulanan ek teminat ve sigorta primleri toplam lojistik maliyetlerini katladı. Kısa süre içinde 4-5 kat seviyesine ulaşan bu artış, ihracatçının maliyet hesaplarını öngörülemez hale getiriyor.” değerlendirmesinde bulundu. “Lojistik maliyetlerde dengeli ve makul bir yapı korunmalı” Artan maliyetlerin ihracatçıların kârlılığını doğrudan erittiğini vurgulayan Veysel Memiş, maliyetlerin fiyatlara yansıtılması halinde ise hedef pazarlarda rekabet avantajının zayıfladığına işaret etti. Veysel Memiş, “İhracatçı bu maliyet artışını tek başına üstlenemez. Fiyatlara yansıtıldığında ise rekabet gücü zayıflıyor ve sipariş akışı yavaşlıyor. Bu durum yalnızca maliyet artışı değil, aynı zamanda pazar kaybı riski anlamına geliyor. Bu nedenle lojistik maliyetlerde dengeli ve makul bir yapı korunmalı.” diye konuştu. Kriz dönemlerinde lojistik zincirinin kesintisiz işlemesinin ticaretin sürdürülebilirliği açısından hayati önem taşıdığını belirten Veysel Memiş, ani ve kontrolsüz maliyet artışlarının küresel tedarik zincirini de olumsuz etkilediğini dile getirdi. Veysel Memiş, “Lojistikte yaşanan sert dalgalanmalar yalnızca ihracatçıyı değil, ithalatçı firmaları ve nihai tüketicileri de etkiliyor. Tedarik güvenliğinin korunması için maliyetlerde öngörülebilir ve dengeli bir yapının sürdürülmesi gerekiyor.” ifadelerini kullandı. “En fazla ihracatı pastacılık ürünlerinde gerçekleştirdik; ülke bazında ise Suriye öne çıktı” AHBİB’in şubat ayı ihracatını ürün gruplarına göre değerlendiren Veysel Memiş, özellikle işlenmiş gıda ürünlerinin ihracatta önemli bir denge unsuru olmaya devam ettiğini vurguladı. Veysel Memiş, şunları söyledi: “Sektör ihracatımızda ürün çeşitliliğinin sağladığı avantajı açık şekilde görüyoruz. Pastacılık ürünleri 27,4 milyon dolarlık ihracat ve yüzde 20’lik pay ile şubat ayında en fazla ihracat gerçekleştirdiğimiz ürün grubu oldu. Tatlı bisküvi ve gofretler ise yaklaşık 8 milyon dolarlık ihracatla toplam ihracatımızın yüzde 6’sını oluşturdu. Bakliyat ürünlerinde ise küresel fiyat hareketleri ve talep değişimlerinin etkisi hissediliyor. Şubat ayında bakliyat ihracatımız 26,7 milyon dolar olarak gerçekleşti ve geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 23’lük bir gerileme yaşandı. Özellikle bezelye ve bazı baklagil kalemlerinde miktar ve değer bazında düşüşler dikkat çekti. Buna karşın kırmızı mercimek 19,6 milyon dolarlık ihracatla sektörümüzün en güçlü ürünlerinden biri olmaya devam etti. Bitkisel yağ grubunda ise güçlü bir performans yakaladık. Bu alandaki ihracatın sektör için önemli bir büyüme alanı oldu. Yağlı tohumlar ihracatımız yüzde 16 artışla 20,9 milyon dolara ulaştı. Özellikle yer fıstığı ve ayçiçeği tohumu ürünlerinde artan talep, bu ürün grubunun toplam ihracatımız içindeki payını güçlendirdi. AHBİB’in ülke bazında şubat ayı ihracat verilerine göre en fazla ihracatın komşu ülkelere gerçekleştirildiğini belirten Veysel Memiş, bölge pazarlarının sektör için stratejik önemini koruduğunu dile getirdi. Veysel Memiş, “Şubat ayında en fazla ihracatı 14,5 milyon dolar ve yüzde 11 pay ile Suriye’ye gerçekleştirdik. Bu ülkeyi 11,9 milyon dolar ve yüzde 9 pay ile Irak takip etti. Sudan 8,7 milyon dolarlık ihracatla üçüncü sırada yer alırken Almanya 6,9 milyon dolar değer ile Avrupa pazarında önemli bir konumda bulunuyor.” dedi.

AHBİB'den Ocak Ayında 138,5 Milyon Dolarlık İhracat Haber

AHBİB'den Ocak Ayında 138,5 Milyon Dolarlık İhracat

Akdeniz Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (AHBİB) yeni yılın ilk ayında 138,5 milyon dolar ihracat gerçekleştirdi. AHBİB Yönetim Kurulu Başkanı Veysel Memiş, geçen yılın aynı dönemine göre bölge ihracatında yüzde 21’e varan düşüş yaşandığını belirterek, bu gerilemenin yalnızca konjonktürel fiyat ve talep dalgalanmalarıyla açıklanamayacağını, sektörün rekabet gücünü zayıflatan yapısal risklere işaret ettiğini söyledi. Başkan Veysel Memiş, mevcut zorluklara rağmen sektörün dönüşüm kapasitesinin yüksek olduğuna dikkat çekerek, doğru destek mekanizmaları ve stratejik politikalarla ihracatta yeniden güçlü bir ivme yakalanabileceğini vurguladı. “Irak pazarında yüzde 63 kayıp yaşadık” 10 Şubat Dünya Bakliyat Günü kapsamında değerlendirmelerde bulunan Veysel Memiş, bakliyatın küresel gıda güvenliği açısından stratejik öneminin her geçen gün arttığını söyledi. Türkiye’nin bakliyatta hem üretici hem işleyici hem de ticaret merkezi konumunda olduğuna işaret eden Veysel Memiş, pandemi, savaşlar ve iklim değişikliği sonrası ülkelerin gıda arz güvenliğini ulusal güvenlik meselesi olarak gördüğünü hatırlattı. Bitkisel protein talebindeki artışın bakliyata yönelik küresel talebi hızla yükselttiğini belirten Veysel Memiş, buna karşın üreticilerin destekleme sorunları nedeniyle ekim alanlarının daraldığını ve bunun uzun vadede gıda güvenliği açısından yapısal risk oluşturduğunu kaydetti. Temel gıda maddelerinin ihracatında Irak’ın önemli bir pazar olduğuna dikkat çeken Başkan Veysel Memiş, Irak merkezi yönetimi ile Kuzey Irak Bölgesel Yönetimi arasındaki uygulama farklılıklarının ticareti doğrudan olumsuz etkilediğini açıkladı. AHBİB Başkanı Veysel Memiş, “Irak’ta yaşanan siyasi ve idari sorunlar nedeniyle bu pazarda yılın ilk ayında yüzde 63 oranında kayıp yaşadık. Bu eğilimin sürmesinden endişe ediyoruz. Bu sorunun çözümü için devletlerarası güçlü diplomatik müdahaleye ihtiyaç var. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde Irak ile yürütülen üst düzey temaslarda bu konunun öncelikli gündem maddesi olmasını bekliyoruz.” dedi. “Üretimin daha fazla desteklenmesine ihtiyaç var” Türkiye’nin Afrika, Orta Doğu ve Doğu Avrupa pazarlarında artan talep potansiyelinin sektör için önemli bir büyüme alanı oluşturduğunu ve pazar çeşitlendirme stratejileriyle risklerin dengelenebileceğini vurgulayan Veysel Memiş, “Sektörümüz güçlü altyapısı, geniş ürün portföyü ve küresel ticaret deneyimiyle zorlu konjonktürü fırsata çevirebilecek kapasiteye sahiptir. Üretim desteklerinin güçlendirilmesi, lojistik ve finansman alanında rekabetçi çözümlerle birlikte Türk hububat ve bakliyat sektörünün orta vadede yeniden yüksek büyüme patikasına gireceğine inanıyoruz.” diye konuştu. AHBİB’in ocak ayındaki ihracat performansını ürün grupları ve ülkelere göre değerlendiren Veysel Memiş, şunları söyledi: “Bölge ihracatında ürün grupları bazında dağılımı incelediğimizde; bakliyat çeşitleri 30,3 milyon dolar değer ve yüzde 23’lük pay ile ilk sırada aldı. Bakliyatı, 26,3 milyon dolar değer ve yüzde 20 pay ile pastacılık ürünleri izlerken, yağlı tohumlar ve meyveler 23 milyon dolar değer ve yüzde 17 pay ile üçüncü sırada yer aldı. AHBİB’in sektörel ihracatını ülkelere göre değerlendirdiğimizde, ocak ayında en büyük pazar 14 milyon dolarlık ihracat ve yüzde 10 pay ile Suriye oldu. Irak, 11 milyon dolarlık ihracat ve yüzde 8 pay ile ikinci sırada yer aldı. Romanya 7,9 milyon dolarlık ihracatla ve yüzde 6 payla üçüncü sırada konumlandı. Mısır, İtalya, Filistin, Almanya, Ukrayna, Suudi Arabistan ve İran da Birliğin en fazla ihracat gerçekleştirdiği ilk 10 pazar arasında yer aldı.” “Türk hububat ve bakliyat sektörü Gulfood 2026’da güç gösterisi yaptı” Başkan Veysel Memiş, AHBİB olarak ocak ayında dünyanın en büyük yiyecek ve içecek fuarlarından biri olan Dubai Gulfood 2026’ya, Türkiye Gıda İhracatçıları (TGİ) çatısı altında güçlü katılım sağladıklarını bildirdi. 26-30 Ocak tarihleri arasındaki etkinliğin AHBİB üyeleri için yeni ticari iş birlikleri, pazar çeşitlendirme ve ihracat odaklı açılımlar açısından önemli fırsatlar sunduğunu kaydeden Başkan Veysel Memiş, fuar boyunca sektörün ürün çeşitliliği ve kalite algısının uluslararası ziyaretçiler nezdinde güçlü bir vitrine taşındığını ifade etti. Gulfood 2026’nın küresel gıda ticaretinde yön belirleyen bir merkez konumuna ulaştığını kaydeden Memiş, fuarda lojistik, sürdürülebilir üretim, gıda güvenliği ve ileri teknolojilerin ön plana çıktığını, bu başlıkların Türkiye’nin ihracat stratejisi açısından da kritik olduğunu söyledi. AHBİB’nin etkin varlığının Türk hububat ve bakliyat sektörünün uluslararası konumunu güçlendirdiğini vurgulayan Veysel Memiş, Birliğin ihracat odaklı vizyonu doğrultusunda üyelerin küresel pazarlara entegrasyonunu desteklemeyi sürdüreceklerini dile getirdi.

İslahiye Ovası Berekete Kavuşuyor Haber

İslahiye Ovası Berekete Kavuşuyor

Gaziantep Büyükşehir Belediyesi ile DSİ iş birliğinde Kılavuzlu Barajı Sulama Projesi’nin Gazi şehir ayağı tüm hızıyla devam ediyor. İslahiye ve Nurdağı ilçelerinde tarımsal arazilerin sulanması için önem arz eden proje ile İslahiye Ovası’nda uzun süredir beklenen sulama yatırımı hayata geçiyor. Kılavuzlu Sulaması 3’üncü ve 4’üncü Kısım Projesi kapsamında, 87 bin 830 dekar tarım arazisi modern sulama sistemleriyle suya kavuşacak. Orta Ceyhan Menzelet Projesi bünyesinde yürütülen çalışmalarla, Kılavuzlu Barajı’ndan alınan su İslahiye Ovası’ndaki tarım arazilerine ulaştırılacak. Projenin tamamlanmasıyla birlikte bölgedeki üretim kapasitesinin önemli ölçüde artması hedefleniyor. 81 bin 540 dekar alan cazibe ile 6 bin 290 dekar alan ise pompajlı sistemle sulanacak. Cazibeli sulama sistemi sayesinde enerji maliyetleri düşerken, çiftçiler daha düşük giderle daha verimli üretim yapma imkânına kavuşacak. Projede toplam 315 bin metreyi aşan kapalı borulu sulama şebekesi inşa ediliyor. 87 bin 114 metre CTP boru, 228 bin 50 metre PE100 boru döşeniyor. Kapalı sistemle su kayıpları en aza indirilirken, sulamada verimlilik üst seviyeye çıkarılıyor. Ayrıca pompa istasyonları, sanat yapıları, drenaj kanalları ve servis yolları da proje kapsamında hayata geçiriliyor. TOPRAK VE SU BİRLİKTE KORUNUYOR Sulama yatırımıyla birlikte ovada yaklaşık 20 bin metre drenaj kanalı da inşa ediliyor. Bu sayede aşırı sulamaya bağlı tuzlulaşma ve verim kaybının önüne geçilmesi hedefleniyor. Kılavuzlu Sulaması 3’üncü ve 4’üncü Kısım Projesi’nin tamamlanmasıyla İslahiye Ovası’nda ürün çeşitliliği artacak, tarımsal verim yükselecek, çiftçilerin gelir seviyesi güçlenecek ve bölge ekonomisine önemli katkı sağlanacak.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.