Hava Durumu

#Uşak

Kırsal Haber - Uşak haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Uşak haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Türk Şeker Sanayisi 100 Yaşında! Haber

Türk Şeker Sanayisi 100 Yaşında!

TÜRKŞEKER ev sahipliğinde düzenlenen "100. Yılında Şeker Sektörü Sempozyumu ve Çalıştayı", kamu, özel sektör ve kooperatifleri Antalya’da bir araya getirdi. Türkiye’nin şeker üretimindeki küresel gücü ve gelecek yüzyılın yol haritası tüm yönleriyle masaya yatırıldı. ​ANTALYA – Türkiye Şeker Fabrikaları A.Ş. (TÜRKŞEKER), Cumhuriyetin asırlık çınarı olan şeker sanayisinin 100. yılını dev bir organizasyonla kutladı. 8-10 Nisan 2026 tarihlerinde Antalya’da gerçekleştirilen "100. Yılında Şeker Sektörü Sempozyumu ve Çalıştayı", tarladan fabrikaya, teknolojiden sürdürülebilirliğe kadar sektörün dününe ışık tutarken yarınına rehberlik edecek kararların alınmasına vesile oldu. ​Ekonomik Bağımsızlığın Sembolü: Şeker Pancarı ​Sempozyumun açılışında konuşan Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı Abdulkadir Polat, şeker sektörünün Türkiye’nin kalkınma tarihindeki stratejik önemine vurgu yaptı. 1926’da Uşak ve Alpullu’da başlayan üretimin milli bir şahlanış olduğunu belirten Polat, "Türkiye Yüzyılı hedeflerimizde dijitalleşme ve yenilikçi tarım uygulamaları sektörün önümüzdeki yüzyılını şekillendirecek temel unsurlar olacaktır" dedi. ​Dünyanın Devleri Arasındayız: Avrupa’da 4., Dünyada 5. Sıradayız ​TÜRKŞEKER Genel Müdürü Dr. Muhiddin Şahin, Türkiye’nin şeker üretimindeki gücünü çarpıcı rakamlarla ortaya koydu. Şahin, Türkiye genelinde 14’ü kamu, 12’si özel ve 6’sı kooperatiflere ait toplam 32 şeker fabrikasının omuz omuza çalıştığını belirtti. Bu güç birliğinin Türkiye’yi pancar şekeri üretiminde Avrupa’da 4., dünyada ise 5. sıraya taşıdığını ifade eden Şahin, sorunların "ortak akıl" ile çözüleceği bir döneme girildiğini müjdeledi. ​Bilim ve Teknoloji Işığında Dört Kritik Oturum ​Sempozyumun ikinci günü, şeker sektörünün geleceğini şekillendirecek dört ana başlığa ayrıldı: ​Bitki Islahı ve Yerli Tohum: Yerli ve milli tohumun verimlilik ve maliyet üzerindeki kritik rolü bilimsel verilerle ele alındı. ​Dijital Tarım ve Sulama: İklim değişikliğine karşı akıllı sulama ve modern tarım makinalarının kullanımı tartışıldı. ​Sürdürülebilir Sanayi: Şeker üretiminde atık yönetimi ve yan ürünlerin katma değerli hale getirilmesi projeleri sunuldu. ​Milli Makina Hamlesi: Türkşeker’in Ankara ve Eskişehir’deki makine fabrikalarının, savunma ve enerji sanayisindeki dışa bağımlılığı azaltma potansiyeli vurgulandı. ​Geleceği Şekillendiren Çalıştay ​Etkinliğin son gününde gerçekleştirilen çalıştayda, şeker pancarı tarımı ve şeker sanayisindeki fırsatlar bilimsel süzgeçten geçirildi. Kamu ve özel sektör temsilcilerinin katılımıyla hazırlanan sonuç raporu, sektörün önümüzdeki yıllardaki stratejik hamleleri için somut bir yol haritası niteliği taşıyor.

KÜTBO’da Gündem Tarım Eğitimi ve Nitelikli İş Gücü Haber

KÜTBO’da Gündem Tarım Eğitimi ve Nitelikli İş Gücü

Kütahya Ticaret Borsası (KÜTBO) Mart Ayı Olağan Meclis Toplantısı gerçekleştirildi. Toplantıda, Çavdarhisar Tarım Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi ile yürütülen iş birliği ve tarım sektöründe eğitimin önemi ön plana çıktı. ​Kütahya Ticaret Borsası Mart Ayı Olağan Meclis Toplantısı, Meclis Başkanı Halit Topbaş başkanlığında; Yönetim Kurulu Başkanı Necati Gültekin ve Meclis Üyelerinin katılımıyla KÜTBO Meclis Toplantı Salonu’nda yapıldı. Borsa faaliyetlerinin ve mali raporların değerlendirildiği toplantının ana gündem maddesi "Tarımda Mesleki Eğitim" oldu. ​Eğitim ve Sektör El Ele ​MEB ve TOBB arasında imzalanan "Tarım Sektörüne Yönelik Mesleki ve Teknik Eğitim İş Birliği Protokolü" kapsamında KÜTBO ile eşleşen Çavdarhisar Tarım Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi yöneticileri toplantıya konuk oldu. Çavdarhisar İlçe Milli Eğitim Müdürü Musa Kazak ve Okul Müdürü Ergun Yavuz, meclis üyelerine okulun mevcut durumu ve gelecek projeleri hakkında kapsamlı bir sunum yaptı. ​Bölgenin Tek Tarım Lisesi: Çavdarhisar ​Okul Müdürü Ergun Yavuz, okulun sadece Kütahya için değil, Uşak ve Afyonkarahisar’ı da kapsayan bölgedeki tek tarım lisesi olduğuna dikkat çekti. Yavuz, "Amacımız, bölge tarımına değer katacak, bilinçli ve modern tekniklerle donatılmış genç çiftçiler yetiştirmektir" dedi. ​Başkan Gültekin: "Mesleki Eğitim Kırmızı Çizgimiz" ​KÜTBO Yönetim Kurulu Başkanı Necati Gültekin, borsa olarak mesleki eğitime verdikleri önemin altını çizerek şu ifadeleri kullandı: ​"Sektörümüzün en büyük ihtiyacı olan nitelikli iş gücü, ancak doğru eğitim modelleriyle karşılanabilir. Borsamız ve eğitim kurumlarımız arasındaki bu köprü, öğrencilerimize uygulamalı eğitim imkânı sunarken, tarım sektörünün geleceğini de güvence altına alacaktır." ​Gelecek Planları İstişare Edildi ​Toplantının son bölümünde; tarım alanında nitelikli iş gücünün artırılması, öğrencilere yönelik staj ve uygulamalı eğitim fırsatlarının geliştirilmesi konuları meclis üyeleriyle istişare edildi. Toplantı, üyelerin görüş ve önerilerinin ardından iyi dileklerle sona erdi.

Gediz Nehri Mercek Altında Haber

Gediz Nehri Mercek Altında

İzmir Büyükşehir Belediyesi, Gediz Nehri’ndeki kirliliği bilimsel verilerle ortaya koyuyor. Aylık analizlerle hazırlanan raporlar, sanayi ve tarım kaynaklı kirliliğin ciddi boyutlara ulaştığını gösterirken; bu durumun yalnızca körfezi değil, tarımı ve gıda güvenliğini de tehdit ettiği vurgulanıyor. İzmir ve Manisa’nın aylık raporlarının birleşmesiyle hazırlanacak yıllık analizler, körfez ve tarım için daha güçlü mücadeleye zemin hazırlayacak. İzmir Büyükşehir Belediyesi, “Sağlıklı Körfez” hedefi doğrultusunda Gediz Nehri’ni mercek altına aldı. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na yapılan deniz kirliliğine ilişkin ceza ve denetim yetkisi talebinin reddedilmesine rağmen, gemi kaynaklı kirliliği dron taramalarıyla tespit eden Büyükşehir, İzmir Körfezi’ndeki kirliliğin ana nedenlerinden biri olan Gediz Nehri’ndeki kirliliği ortaya koymak için de su analizlerini sürdürüyor. Aylık rapor hazırlanıyor Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Toprak Bilimi ve Bitki Besleme Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Yusuf Kurucu öncülüğünde, İZSU tarafından yürütülen çalışmalar kapsamında, Gediz Nehri’nin İzmir’e giriş noktası Emiralem Boğazı’ndan başlayarak İzmir Körfezi’ne ulaştığı noktaya kadar belirlenen 7 farklı noktadan düzenli olarak numuneler alınıyor ve elde edilen veriler aylık raporlar halinde değerlendiriliyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin yürüttüğü çalışmaya, Gediz Nehri’nin büyük bölümüne ev sahipliği yapan Manisa Büyükşehir Belediyesi de aylık raporlarıyla destek veriyor. İzmir ve Manisa’dan elde edilen veriler, yıllık bir raporda bir araya getirilerek Gediz’in kaynağından temiz çıkmasına rağmen kirlenmesine neden olan unsurlar, bir yıllık süreçte tespit edilecek. Böylece hem İzmir Körfezi’ni hem de bölge tarımını tehdit eden kirliliğe karşı daha güçlü ve etkili bir mücadele yürütülecek. Kirliliğin acısını en çok çeken il İzmir Gediz’in kirliliğinin sadece İzmir’in sorunu olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Yusuf Kurucu, “Havzanın sonunda yer alması nedeniyle İzmir, en çok etkilenen ilimiz. Nehir, geçmişte can verdiği tarım arazilerini artık tehdit etmekle kalmıyor, körfez gibi büyük bir canlı rezervuarı da olumsuz etkiliyor. Gediz’in yaklaşık 400 kilometrelik uzunluğu ve yan dereleriyle taşınan kirlilik, İzmir’de hem tarımı hem de körfezi ciddi şekilde etkiliyor. Bu nedenle iyileştirme çalışmalarında hızlı adımlar atılması gerekiyor” şeklinde konuştu. Kirlilik sadece körfezi değil tarımı da etkiliyor Araştırma hakkında bilgi veren Prof. Dr. Yusuf Kurucu, Gediz Nehri’nin hem nehir hem de körfez ekosistemi için kritik öneme sahip olduğunu belirtti. Körfezde yaşanan alg patlamaları, balık ölümleri ve koku sorunlarının temel nedeninin kirlilik olduğunu vurgulayan Kurucu, bu durumun tarımsal sulamayı da olumsuz etkilediğini ifade etti. Çalışmada, kirliliğin kaynağından ziyade nehrin mevcut durumuna odaklandıklarını belirten Kurucu, kirleticilerin türü, yoğunluğu ve dağılımını tespit etmeyi amaçladıklarını söyledi. Gediz’in yıllık kirlilik raporu hazırlanıyor Kurucu, Gediz Nehri’nin İzmir’e girdiği noktadan İzmir Körfezi’ne kadar belirlenen örnekleme noktalarında İZSU ile yürüttükleri çalışmalarda aylık kirlilik raporları hazırladıklarını söyledi. Kasım ayından itibaren yapılan ölçümlerle her ay rapor çıkarılacağını belirten Kurucu, yıllık rapor sayesinde mevsimsel değişimler ve kirliliğin yoğunlaştığı noktalar tespit edilerek karar vericilere yol gösterileceğini vurguladı. Gediz’in yanı sıra Ağıl Deresi de izleniyor Gediz’in eski yatağı olan ve iç körfeze ulaşan Ağıl Deresi’nde de izlemelere başlandığını aktaran Prof. Dr. Yusuf Kurucu, “Ağıl Deresi, Gediz Nehri’nden Süleymanlı Regülatörü’nde mansaplanarak sulama kanalı olarak devam ediyor. Sulamadan dönen sular, Menemen’deki arıtma tesislerinden geçtikten sonra İzmir Körfezi’ne ulaşıyor. Dereye Maltepe Deresi de katılıyor. İZSU, aylık izlemeleri 2 noktadan 10 noktaya çıkardı ve sonuçları bütünleşik olarak değerlendiriyoruz” şeklinde konuştu. “Gediz Nehri her geçtiği ilde kirleniyor” Prof. Kurucu, Gediz Nehri’nin Kütahya Murat Dağı’ndan doğup Uşak ve Manisa’dan geçerek İzmir Körfezi’ne ulaştığında kirlenmiş olduğunu belirtti. Manisa Büyükşehir Belediyesi’nin de yürüttüğü çalışmayla, nehrin Manisa sınırları içindeki bölümünde yapılan ölçümler suyun girişten itibaren kirlendiğini gösterdi. Kurucu, “Gediz’in kaynağı temiz, ancak yol üzerindeki illeri geçtikçe kirlilik yükü artıyor. Bu proje, aylık izlemelerle nehrin durumunu bütüncül olarak ortaya koyacak. Bu çalışmalar bu güne kadar parça parça yapılmış. Kurumlar ya ayrı dönemlerde çalışma yapmış ya da bir kere örneklemişler. Biz bunu aylık olarak düzenli izleyeceğiz. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, bu projeye çok önem veriyor. Su, tarımsal kullanım ve gıda güvenliği açısından çok önemli; bu nedenle İzmir ve Manisa genelinde çalışmalarımızı sürdüreceğiz” dedi. Durum ciddi; üç aylık veriler uyarıyor Kasım ayından itibaren yapılan aylık analizlerin sonuçlarını açıklayan Prof. Kurucu, “Durum ciddi. Üç aylık veriler, özellikle aralık ve ocak aylarında tonlarca azot ve fosforun İzmir Körfezi’ne aktığını gösteriyor. Bu besin elementleri ötrofikasyona yol açıyor, alg patlamaları oluşuyor ve sucul yaşam tehlikeye giriyor; balık ölümleri yaşanıyor. Ayrıca alüminyum, brom, kadmiyum, demir, çinko gibi ağır metaller de sanayi kaynaklı olarak nehre karışıyor. Tarımsal gübreler ve hayvancılığın yan derelere veya doğrudan nehre bıraktığı sıvılar da kirliliğe katkı sağlıyor. Tüm bunlar hem nehir hem de körfez ekosistemi için ciddi bir yük oluşturuyor; herkesin elini taşın altına koyması gerekiyor” dedi. Tarımı ve gıda güvenliğini de tehdit ediyor Prof. Kurucu, Gediz Nehri kirliliğinin sadece körfezi değil, tarımsal sulamayı ve gıda güvenliğini de tehdit ettiğini belirtti. Kurucu, “Durumu tespit ediyoruz: kirliliğin kaynağı sanayi ve tarım. Tarımı ve gübre yönetimini daha iyi yapmamız gerekiyor. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanımız bu konunun üzerine kararlılıkla gidiyor ve gıda güvenliğine de çok önem veriyor. Gediz’in suyu tarımsal üretimde kullanılıyor ve uzun vadede toprağın çoraklaşmasına yol açabilir. Bu nedenle önlem almak zorundayız” dedi.

Ege Bölgesi’nin İhracatı İki Ayda 496 Milyon Dolar Eridi Haber

Ege Bölgesi’nin İhracatı İki Ayda 496 Milyon Dolar Eridi

Ticaret Bakanlığı, şubat ayı faaliyet illeri ihracat istatistiklerine göre Ege Bölgesi’nin ihracatı 2026 yılının iki aylık döneminde 496 milyon dolar geriledi. Ege Bölgesi, 2025 yılının ocak- şubat döneminde 6,8 milyar dolar ihracat yapmışken 2026 yılının aynı döneminde 6,3 milyar dolar ihracat yapabildi. Ege Bölgesi'nin ihracatı şubat ayında ise; yüzde 6,5'luk azalışla 3 milyar 374 milyon dolardan 3 milyar 155 milyon dolara indi. Ege Bölgesi ihracatındaki keskin düşüşün yüzde 93’e tekabül eden 462 milyon dolarlık büyük kısmı Ege Bölgesi ihracatının yüzde 70’ine imza atan İzmir ve Manisa ihracatındaki kayıplar kaynaklı oldu. Afyonkarahisar’ın ihracatı da iki ayda 68 milyon dolar eridi. Ocak ayında ihracatta yüzde 8’lik kan kaybı yaşayan Ege Bölgesi, şubat ayında yüzde 6,5’luk gerilemeye engel olamadı. Türkiye’nin ihracatına en çok katkı sağlayan ikinci bölge olan Ege Bölgesi ocak ayında 286 milyon dolarlık ihracat kaybı yaşarken, şubat ayındaki ihracat azalışı 210 milyon dolar şeklinde kayıtlara geçti. Türkiye imalat sektörünün ana ihracat pazarlarındaki faaliyet koşullarını ölçen İstanbul Sanayi Odası (İSO) Türkiye İhracat Pazarları İklim Endeksi, şubat ayında 52,1 düzeyinde gerçekleşti. Endeks yılın ilk çeyreğinin ortasında imalatçıların ihracat pazar ikliminde ılımlı iyileşmenin sürdüğüne işaret etsede, dünya genelinde talep koşullarındaki güçlenme Ege Bölgesi ihracat verilerine yansımadı. İki aylık dönemde Türkiye’nin ihracat kaybı yüzde 1 olurken, Ege Bölgesi’nin ihracatı 2026 yılının ocak ve şubat aylarında yüzde 7’ye ulaştı. İzmir dördüncü sıraya geriledi Türkiye’de en çok ihracat yapan üçüncü şehir olan İzmir, şubat ayında yüzde 8,3’lük ihracat kaybıyla 1 milyar 747 milyon dolardan 1 milyar 601 milyon dolara düştü. İzmir’in ihracatındaki bu azalış sıralamada da Bursa’nın gerisinde kalmasına yol açtı. İzmir, şubat ayında en çok ihracat yapan iller sıralamasında dördüncü basamağa tutundu. İzmir’in ihracatı, 2026 yılının ilk iki aylık döneminde 3 milyar 649 milyon dolardan 3 milyar 301 milyon dolara gerilerken, ihracattaki eksilme yüzde 9,5 oldu. Manisa’nın ihracattaki kayıpları derinleşiyor Ege Bölgesi’nin ihracatına en büyük ikinci katkıyı veren Manisa’nın ihracatta son dönemdeki kayıpları şubat ayında da sürdü. 2025 yılı şubat ayında Türkiye’ye 611 milyon dolar döviz kazandıran Manisalı ihracatçılar, 2026 yılı şubat ayında yüzde 8’lik azalışla 561 milyon dolara indiler. Şubat ayında Ege Bölgesi illeri arasında en dramatik düşüşü Afyonkarahisar yaşadı. 2025 şubatında 130 milyon dolarlık ihracat performansı ortaya koyan Afyonkarahisar, 2026 yılının aynı ayında 62,3 milyon dolar ihracat seviyesinde kaldı. Afyonkarahisar’ın ihracattaki kaybı yüzde 52’ye ulaştı. Denizli ihracatını yüzde 9,3’lük artışla 343 milyon dolardan 375 milyon dolara çıkarırken Ege Bölgesi illeri arasında ihracatını en çok artıran il olmayı başardı. Ocak ayında Ege Bölgesi’nde ihracatını en çok artıran il olan Muğla, şubat ayında da ihracatını yüzde 9’luk artışla 98,7 milyon dolardan 107,5 milyon dolara taşıdı ve ihracat artışındaki istikrarını korudu. Balıkesir, 190,8 milyon dolarlık ihracatla 2025 yılı şubat ayındaki performansını tekrarlarken, Aydın yüzde 1’lik ihracat azalışıyla 153 milyon dolardan 151 milyon dolara geriledi. Kütahya’nın ihracatı yüzde 8’lik artışla 70 milyon dolardan 75,4 milyon dolara çıkarken, Uşak yüzde 1’lik ihracat artışıyla 30,4 milyon dolar dövizi Türkiye’ye kazandırdı. İhracat tablosu ihracatçıların reel kur baskısı ve maliyet artışı nedeniyle rekabette zorlandıklarını ortaya koyuyor.

İzmir’in Suyu Şaşal Yeni Yüzüyle Raflarda Haber

İzmir’in Suyu Şaşal Yeni Yüzüyle Raflarda

İzmir Büyükşehir Belediyesi iştiraki İzdoğa tarafından işletilen Şaşal Su Fabrikası’nda üretilen sular yeni etiketleriyle raflarda yerini almaya başladı. Farklı boyutlardaki ambalaj seçenekleriyle satılan Şaşal Su, daha modern bir tasarıma sahip oldu. 94 yıllık bir Cumhuriyet markası olan ve atıl durumdayken İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından yeniden kente kazandırılan Şaşal Su, yeni yüzüyle raflarda yerini almaya başladı. İzmir Büyükşehir Belediyesi iştiraki İzdoğa tarafından işletilen ve Menderes ilçesindeki Şaşal Köyü’nde 0,5 L, 1,5 L ve 5 L pet, 0,33 L ve 0,75 L cam ambalaj seçenekleriyle üretilen sular, yeni yüzüyle tüketiciyle buluşuyor. Uzun yıllardır İzmir’in kent hafızasında yer etmiş, kentle özdeşleşmiş kamusal bir değer olarak öne çıkan Şaşal, ambalajını yeniledi. Logo korunarak hazırlanan yeni etiket tasarımına, İzmir’in simgelerinden Saat Kulesi de eklendi. Sürdürülebilir çevre vurgusu Şaşal Su Fabrikası Müdürü Eren Topal, “İzmir’in simgesini etiketimizle raflara taşıyoruz” dedi. Yüzde yüz geri dönüştürülebilir pet ve cam şişelerle üretim yapıldığını, İzdoğa AŞ bünyesinde faaliyet gösteren İzdönüşüm tesislerinde atık bertarafını gerçekleştirerek ekonomiye katkı sağlamayı hedeflediklerini söyleyen Topal, sürdürülebilir çevre konusunun altını çizdi. Aylık asgari 7 milyon şişe üretim hedefleniyor 5 zincir market, 5 bayi, İZMAR Tanzim Satış Marketleri, Grand Plaza satış noktaları ve İzmirli Kahve şubeleriyle Ege'ye yayılan Şaşal, geçen günlerde Türk Standartları Enstitüsü’nün analizleri ve denetimlerine tabi tutularak TS 266 İnsani Tüketim Amaçlı Sular Standardı’na uygun bulundu. Şaşal Su, başta İzmir olmak üzere Manisa, Aydın, Uşak ve Muğla’da genişleyen bayilik ve dağıtım ağıyla büyümeye devam ediyor. İzmir genelinde artan piyasa talebine yanıt verebilmek amacıyla üretim kapasitesinin artırılmasına yönelik çalışmalar da devam ediyor. Mart 2024 öncesinde aylık ortalama 200 bin şişe üretim yapılan tesiste, Ocak 2025’te 4,3 milyon şişe üretimle rekor kırıldı. 2025 yılı genelinde aylık ortalama üretim miktarı yaklaşık 4 milyon şişe seviyesine ulaştı. Nisan 2026 itibarıyla aylık üretim miktarının asgari 7 milyon şişe seviyesine çıkarılması hedefleniyor.

Uşak'ta Bir İlk, Halk Et Mağazası Açıldı Haber

Uşak'ta Bir İlk, Halk Et Mağazası Açıldı

Uşak Belediyesi vatandaşın uygun fiyatlı ete ulaşabileceği Halk Et marketini bugün yapılan geniş katılımlı törenle hizmete açtı. Vatandaşların ve basının büyük ilgi gösterdiği açılışa Cumhuriyet Halk Partisi Uşak İl Başkanı Celalettin Çoban, Cumhuriyet Halk Partisi Uşak Milletvekili Ali Karaoba, Uşak İl Genel Meclisi Başkanı Kadir Uslu, Belediye Başkan Yardımcıları, Meclis Üyeleri ve ilçe belediye başkanları katıldı. MEMLEKETİMİZE HAYIRLI OLSUN Açılışta konuşan Uşak Belediye Başkanı Başkan Yalım Uşak’ta bir ilki gerçekleştirdiklerini belirterek Halk Et’in tüm Uşak halkına hayırlı olmasını diledi. Halk Et’in kapısının herkese açık olduğunu belirten Yalım, en sağlıklı ve kaliteli eti getirerek satışa sunacaklarını kaydetti. Yalım bu projenin açılışında kendilerini yalnız bırakmayan tüm protokol üyelerine ve siyasi parti temsilcilerine teşekkürlerini sundu. Halk Et bünyesinde kıyma ve kuşbaşı olarak iki çeşit kırmızı etin satılacağını ifade eden Başkan Yalım; “Bunların yanı sıra beyaz et, yumurta, tarhana, zeytin ve peynir de satacağız. Her vatandaşımızın ulaşabileceği rakamlar belirledik. Bizim amacımız kar elde etmek değil, bizim amacımız ülkemizde giderek artan ekonomik zorluklar karşısında maliyetine satışlarla halkımıza destek olmak” dedi. Başkan Yalım Halk Et’in açılmasında emeği geçen tüm ekibine teşekkürlerini sundu. BİR MÜJDE DE EMEKLİLERE Öte yandan yakın bir zamanda emekliler için halk kıraathanesi açacaklarını müjdeleyen Başkan Yalım; emekli vatandaşların tüm gününü çeşitli oyunlarla ve gazete okuyarak geçirebilecekleri merkezi noktada bir mekan hazırladıklarını anlattı. Vatandaşın büyük beğenisini kazanan projenin detaylarını önümüzdeki günlerde açıklayacaklarını ifade eden Başkan Yalım çay ve kahve fiyatlarının da uygun tutulacağını ve halkın yanında olmaya devam edeceklerini söyledi. ÇOBAN; “İLKLER ŞEHRİNE YAKIŞAN BİR HİZMET” Açılışta söz alan Cumhuriyet Halk Partisi Uşak İl Başkanı Celalettin Çoban; Uşak Belediyesi’nin sosyal belediyecilik anlamında yaptığı en büyük projelerden birini açmak için toplandıklarını belirterek; “Uşak Belediyesi tüm yönetim ekibiyle birlikte ilkler şehrine yakışır hizmetlerine devam ediyor. Yeni açıklanan asgari ücret rakamlarına inat, adaletsiz gelir dağılımlarına inat belediyemiz halkımızı düşündü ve burayı açtı. Ben buradan başkanımıza ve tüm ekibine teşekkürlerimi sunuyorum ve Halk Et’in tüm Uşak halkına şimdiden hayırlı olmasını diliyorum” dedi. USLU; “VATANDAŞ ARTIK EZİLMEYECEK” İl Genel Meclisi Başkanı Kadir Uslu ise dar gelirli vatandaşlara yönelik bu hizmetin büyük önem taşıdığını belirterek, uzun yıllardır süren ekonomik krizin karşısında ezilen vatandaşın artık rahat etmesini istediklerini söyledi. Uslu, Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım’a halkı düşünen bu projeyi hayata geçirdiği için teşekkürlerini sunarak Halk Et’in tüm vatandaşlara hayırlı olmasını diledi. KARAOBA; “HELAL ET UYGUN FİYATLA BULUŞACAK” Cumhuriyet Halk Partisi Uşak Milletvekili Ali Karaoba, dezavantajlı gruplara yönelik yapılabilecek her hizmetin sonuna kadar yanında olduklarını ifade ederek, burada günlük 500 kg civarında etin satılacağını belirtti. Halk Et’te 1 kg kıymanın 580 TL’den 1 kg kuşbaşı etin ise 650 TL’den satılacağını anlatan Milletvekili Karaoba, tüm etlerin veteriner hekim kontrolünde helal kesim ile temin edileceğinin altını çizdi. Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım’a bu anlamlı projeden dolayı teşekkürlerini sunan Karaoba, Halk Et’in tüm kente hayırlı olmasını temenni etti. HALK ET ARTIK HİZMETTE Konuşmaların ardından dualar eşliğinde kurdele kesilerek açılış yapılan törende Başkan Yalım vatandaşların yoğun ilgisi eşliğinde Halk Et marketinin reyonlarını ve ürünlerini tanıttı. Ödemelerin sadece kredi kartıyla ve banka kartıyla yapılabileceği ve nakit kullanımının yasak olduğu Halk Et, Pazar günleri ve resmi tatiller dışında her gün saat 10.00 ile 16.00 arasında vatandaşlara hizmet verecek.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.