Hava Durumu

#Vahşi Sulama

Kırsal Haber - Vahşi Sulama haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Vahşi Sulama haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İzmir Tarımının İklim Değişikliğine Karşı Direncini Artıracak Adım Haber

İzmir Tarımının İklim Değişikliğine Karşı Direncini Artıracak Adım

İzmir Büyükşehir Belediyesi, kuraklıkla mücadele kapsamında tarımsal sulamada 30 milyon liralık ön ödemeli ultrasonik su sayacı yatırımını hayata geçiriyor. Daha az suyla daha verimli üretim imkânı sunan uygulamayla, 3 bin futbol sahası büyüklüğündeki tarımsal alanın vahşi sulamadan kurtarılması ve yüzde 35 oranında su tasarrufu sağlanması hedefleniyor. Geleneksel yöntemlerin yerine, çiftçinin yalnızca kullandığı kadar suyun bedelini ödediği sistemle maliyetler düşürülerek daha adil bir üretim modeli oluşturulacak. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın göreve geldiği günden bu yana sürdürdüğü kuraklıkla mücadele çalışmaları kırsalda da devam ediyor. Tarımsal sulamada su tasarrufunu ve verimliliği artırmak amacıyla 30 milyon liralık ön ödemeli ultrasonik su sayacı yatırımı hayata geçiriliyor. Tarımsal sulamada dekar bazlı ücretlendirmeden hacim bazlı ücretlendirmeye geçilmesini sağlayacak sistemle hem çiftçinin kullandığı su kadar ödeme yapması hem de vahşi sulamanın önüne geçilmesi hedefleniyor. İzmir’in 9 ilçesindeki 11 sulama tesisinde toplam 947 ön ödemeli ultrasonik su sayacının kurulumuna başlandı. Projenin tamamlanmasıyla yaklaşık 3 bin futbol sahası büyüklüğündeki 21 bin 746 dekar tarım arazisinde üretim yapan 2 bin 63 çiftçi ailesi, daha kontrollü, ölçülebilir ve verimli bir sulama sisteminden yararlanacak. Akıllı sayaç sistemiyle tarımsal sulamada en az yüzde 30-35 oranında su tasarrufu sağlanması hedefleniyor. “İzmir tarımının iklim değişikliğine karşı direncini artıracak adım” Proje hakkında bilgi veren İzmir Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanı Bülent Üngür, “Ön ödemeli ultrasonik sayaç uygulamasını sadece teknolojik bir yatırım olarak görmüyoruz. Suyun her metreküpünü takip edip tüketimi ölçebildiğimiz, çiftçimizin yalnızca kullandığı suyun bedelini ödediği adil bir sistem oluşturuyoruz. Dekar ve süre yönetiminin uygulandığı klasik sistemden, gerçek tüketim üzerinden ücretlendirmenin yapıldığı adil bir sisteme geçiyoruz. Damla sulama ve diğer basınçlı sulama sistemleriyle birlikte kullandığımız bu uygulamanın, hem üreticilerimizin maliyetlerine hem de su kaynaklarının korunmasına büyük katkı sağlayacağını düşünüyoruz. Amacımız, sadece yüzde 35 oranında tasarruf sağlamak değil. Projenin su kaynaklarının korunmasına da ciddi katkı sunacağına inanıyoruz. Dokuz ilçedeki 11 sulama tesisinde, 21 bin 746 dekar alanda üretim yapan 2 bin 63 aileyi kapsayan bu çalışma, İzmir tarımının iklim değişikliğine karşı direncini artıracak önemli bir adım” dedi. Daha az su, daha yüksek verim İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak daha az su ile daha verimli tarımsal üretimi yaygınlaştırmak için çalışmalarını yürüttüklerini ifade eden Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanı Bülent Üngür, “Daha az suyla, daha yüksek verimde üretim yaparak, İzmir tarımının devamlılığını sağlıyoruz. İzmir tarımının geleceği ile su kaynaklarının geleceği ayrı düşünülemez. Bu yatırımı İzmir tarımının geleceğine ve su güvenliğine yapılmış önemli bir yatırım olarak görüyoruz” diye konuştu. İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak suyu ölçerek ve bilimsel yöntemlerle dağıttıklarını belirten Üngür, “İklim değişikliği ve tarımsal su yönetimini artık klasik yöntemlerle sürdürmek mümkün değil. Bugün dünyada su yönetiminde temel yaklaşım; suyu kaynağından itibaren ölçmek, izlemek ve doğru zamanda, bitkinin ihtiyacı kadar kullanmak. Türkiye’de kullanılan suyun çok büyük bölümünün tarımsal üretimde tüketildiğini düşündüğümüzde, en çok korumamız gereken alanın tarımsal sulama olduğu gayet açık. Biz de İzmir’de bu dönüşümü teknoloji, modern sulama sistemleri ve üreticilerin katılımını birlikte ele alarak gerçekleştiriyoruz” diye konuştu. “Damlama sistemini yap, suyu al” Akıllı sayaç uygulamasının kullanılabilmesi için damla sulama yöntemini zorunlu tuttuklarını belirten Selçuk Sulama Kooperatifi Başkanı Mehmet Bayraktar, “Damla sulama hem suyun tasarruflu kullanılmasını sağlıyor hem de mahsulün daha çabuk gelişmesini sağlıyor. Öbür türlü mahsulü boğuyoruz. Nar ya da narenciyeye bol su verdiğimizde kurur. Suyun buraya gelip damlamayla verilmesi çok önemli. Biz de çiftçimizi ona göre yönlendiriyoruz. ‘Damlama sistemini yap, suyu al’ diyoruz. Sayaç sisteminin kooperatiflere de katkısı çok önemli. Sayaç sistemi olduğu zaman önce parayı ödüyorlar, kontörünü yüklüyoruz; sonra kullanmaya başlıyorlar. Diğer tesisleri de sayaç sistemine çevirirsek, o zaman değmeyin kooperatifin verdiği hizmete” dedi. “Vahşi sulama yöntemiyle sulama yapıyorduk” Selçuklu üretici Ali Akyüz, “Bizim için su hayattır. Bu proje ekonomik anlamda bizim için çok iyi oldu. Daha önce vahşi sulama yöntemiyle sulama yapıyorduk. Bu da ister istemez su tüketiminin fazla olmasına neden oluyordu. Bu vesileyle damla sulama yöntemine geçtik. Ülke ekonomisine katkı sağladığımızı düşünüyoruz. Aynı zamanda daha verimli bir sulama yapıyoruz. Sadece sulamak istediğimiz bölgeyi suluyoruz. Su tasarrufu ve yeraltı kaynaklarının doğru kullanılması açısından biz de bu tasarruf anlayışına uyuyoruz” dedi. “Herkes kullandığı suyu ödeyecek” Uygulamanın çiftçiye adil bir sulama imkânı sunduğunu belirten Recep Arslan, “Su kaynakları açısından kaçak kullanımını önlemek adına bizim için çok iyi olacak. Çiftçiye de çok faydası var. Daha önce dönüm hesabıyla herkes aynı parayı ödüyordu. Şimdi herkes kullandığı su kadar ödeme yapacak. Vahşi sulama olmayacak, her taraf damla sulama olacak. Kaynakların korunması için vahşi sulamayı kaldırmamız lazım. Biz şu anda tamamen damla sulamaya geçtik. İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne ve emeği geçen herkese bu yatırım için çok teşekkür ediyoruz” dedi. “Sulamamızı rahat rahat yapabiliyoruz” Ahmet Taşpınar ise “Araziye tatlı su gelmesiyle toprak yeni bir canlılık kazandı. Bu bölgede yetişen narlar çok güzel oluyor. Bizler, çocuklarımıza yatırım yapıyoruz. Suyun gelmesinden çok memnunuz. Tonunu 10 liradan alıyoruz. Sayaç sistemi var. Sistem, yüklediğimiz ücreti kullanıma göre düşüyor. Biz ne kadar kullandıysak o kadar ödeme yapıyoruz. Kooperatifimize giderek istediğimiz miktarda yükleme yapıyoruz. Damla sulama sistemimizi kurduk. Sulamamızı rahat rahat yapabiliyoruz. Bize bu suyu kazandıran herkese çok teşekkür ederiz” diye konuştu. “Su miktarı anlık ve hassas şekilde ölçülebilecek” İzmir Büyükşehir Belediyesi, suyun kaynağından tarım arazisine kadar kontrollü ve verimli şekilde ulaştırılması, tüketimin hassas biçimde ölçülmesi ve gereğinden fazla su kullanımının önüne geçilmesi amacıyla ön ödemeli ultrasonik su sayaçlarını devreye aldı. Ön ödemeli sayaç sistemiyle üreticilerin kullandığı su miktarı anlık ve hassas şekilde ölçülebilecek. Böylece suyun kontrolsüz ve ihtiyaçtan fazla kullanılmasının önüne geçilirken, tüketilen su miktarı üzerinden daha adil ve ölçülebilir bir sulama yönetimi sağlanacak. 9 ilçede 11 tesise kurulacak 947 akıllı sayaç, İzmir’in 9 ilçesinde bulunan 11 sulama tesisinde kurulacak. Aliağa Hacıömerli Sulama Göleti Sulama Tesisi, Bayındır Arıkbaşı Sulama Göleti Sulama Tesisi, Bergama Kozluca Sulama Tesisi, Dikili Deliktaş Sulama Göleti Sulama Tesisi, Karaburun Parlak Sulama Tesisi, Kemalpaşa Vişneli Sulama Tesisi, Kemalpaşa Yukarıkızılca Sulama Tesisi, Menderes Çatalca Sulama Göleti Sulama Tesisi, Menderes Yeniköy Sulama Göleti Sulama Tesisi, Seferihisar Payamlı Sulama Göleti Sulama Tesisi, Selçuk Merkez YAS (Yeraltı Suyu) Sulama Tesisi’nde kurulacak. İzmir Büyükşehir Belediyesi, böylelikle İzmir genelinde akıllı sulama sayacı sayısını 1870’e ulaştıracak

Büyükşehir’in Enerji Desteği ile Antalya Tarımı Kazanıyor Haber

Büyükşehir’in Enerji Desteği ile Antalya Tarımı Kazanıyor

Antalya Büyükşehir Belediyesi, sulama kooperatifleri aracılığı ile Antalya tarımına ve üreticilere büyük destek sağlıyor. Tarımsal sulama tesisleri ve enerji desteği ile sulama maliyetlerinin en alt seviyelerde tutulmasına katkı sunan Büyükşehir Belediyesi, üreticilerin yanında oluyor. Desteklemeler ile atıl durumda bulunan araziler de tarıma kazandırılırken üretim teşvik ediliyor. Tarımsal sulama kooperatifleri ile işbirliği içerisinde çalışan Antalya Büyükşehir Belediyesi, enerji destekleri ve 26 sulama tesisiyle on binlerce dekar tarım alanını suyla buluşturdu. Bu desteklemeler sayesinde üretim teşvik edilirken, vahşi sulama ve su kayıpları en aza indirildi. Sulama imkânlarının arttırılması ile üreticilerin ekonomik değeri daha yüksek ürünleri yetiştirmesine de olanak sağlandı. KOOPERATİFLERE SAĞLANAN DESTEKLER Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin tarımsal sulama destekleri hakkında bilgi veren Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkan Vekili Sertaç Gökhan, “Büyükşehir Belediyesi olarak çiftçilerimizin daha verimli sulama yapabilmesi adına 2019 yılından bugüne 26 adet kapalı sistem tarımsal sulama tesisi yapılarak hizmete sunulmuştur. Tesislerimiz ile 4 bin 690 çiftçimiz 43 bin dekar alanda kapalı sistemde sulama yapabilmektedir. Ayrıca 375 tarımsal sulama kooperatifi ve muhtarlıklarımıza 644 bin 673 metre tarımsal sulama borusu desteği sağlanarak suyumuzu koruyor, vahşi sulamanın önüne geçiyoruz. Bu desteklerin yanında kooperatif ve muhtarlıklarımıza teknik destek de sağlıyoruz” dedi. 53 SULAMA KOOPERATİFİNE ENERJİ DESTEĞİ Çiftçilerin girdi maliyetlerini düşürmek amacıyla Antalya Büyükşehir Belediyesi’ne ait GES tesislerinde üretilen enerji ile 53 tarımsal sulama kooperatifinin enerji ihtiyaçlarının % 85’i karşılanıyor. Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkan Vekili Sertaç Gökhan, 2019 -2026 yılları arasında 53 tarımsal sulama kooperatifine ve Büyükşehir Belediyesi tarafından işletilen tesislere güncel değerlerle yaklaşık 419 Milyon TL enerji desteği sağlandığını söyledi. Gökhan, “Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekilimiz Sayın Büşra Özdemir’in talimatlarıyla Antalya tarımını güçlendirmeye; çiftçilerimize, üreticilerimize ve tarımsal sulama kooperatiflerimize destek sağlamaya devam edeceğiz ”diye konuştu. SONDAJ’DAN ARAZİYE KADAR ENERJİ DESTEĞİ Demre Beymelek Sulama Kooperatifi Başkanı Ergün İnceoğlu, “Sondajdan başlayarak dağıtım hattımıza, havuzlara ve oradan arazilerimize kadar olan sürecin tamamında kullanılan elektrik Büyükşehir Belediyemiz tarafından karşılanıyor” diye konuştu. Büyükşehir Belediyesi’nin enerji desteği ile üreticilere uygun fiyatlı su ulaştırabildiklerine dikkat çeken İnceoğlu, “Şu anda suyumuzun tonu enerji desteği sayesinde 8 TL’dir. Büyükşehir Belediyemizin destekleri olmasa bu suyu 25 TL’den aşağı bir fiyata veremeyiz” diye konuştu. TARIM ALANLARI GENİŞLEDİ Demre Beymelek Mahallesi’nde kapalı sulama sisteminden faydalanan çiftçi Vedat Zorlu “Uzun yıllar Demre çayından traktörlerle tankerlerle su taşıyarak üretim yapmak zorunda kalıyorduk. Doğru düzgü işimize bakamıyor mazot maliyeti zaman kaybı yaşıyorduk. Kooperatifimiz aracılığı ile suluma suyumuzun bölgemize gelmesiyle bize faydası çok oldu. Üretim alanı genişledi çiftçiler alanını genişleterek kazancını arttırdı” sözleriyle memnuniyetlerini dile getirdi. YÜKSEK MALİYETTEN KORUYOR Bir başka üretici Muhammed Karaduran ise “Su motorlarımızın sürekli çalışmasından dolayı su maliyetleri üretici açısından yüksek maliyetler arasında yer alıyor. Bu noktada Büyükşehir Belediyemizin desteği devreye girerek çiftçileri bu yüksek maliyetten kurtararak rahatlatıyor. Ürün maliyeti ne kadar az olursa bu ürün fiyatına yansıyor vatandaşımızın cebine yansıyor. Bu yüzden Büyükşehir’in destekleri çok önemli” dedi.

Su Kaynaklarını Korumak, Geleceğimizi Korumaktır Haber

Su Kaynaklarını Korumak, Geleceğimizi Korumaktır

TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Eskişehir Şubesi tarafından 22 Mart Dünya Su Günü dolayısıyla bir basın açıklaması yapıldı. Şube Başkanı Merve Edizkan Cihan tarafından yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi; "Su, yaşamın temelidir. Ancak bugün, hem dünyada hem de ülkemizde su kaynakları üzerindeki baskı her geçen gün artmakta; yanlış kullanım, plansız kentleşme, iklim değişikliği ve bilimden uzak uygulamalar su krizini derinleştirmektedir. Jeoloji mühendisliği; yeraltı sularının aranması, korunması ve sürdürülebilir yönetimi açısından kritik bir bilim dalıdır. Yeraltı suyu rezervleri, özellikle kurak ve yarı kurak iklim kuşağında yer alan ülkemiz için stratejik öneme sahiptir. Ancak ne yazık ki bu kaynaklar, yeterli bilimsel etütler yapılmadan açılan kaçak kuyular, aşırı ve kontrolsüz çekimler ile geri dönüşü zor zararlar görmektedir. Şehrimiz, yeraltı suyu açısından önemli havzalardan biri üzerinde yer almasına rağmen, son yıllarda artan su tüketimi ve bilinçsiz kullanım nedeniyle risk altındadır. Özellikle tarımsal sulamada vahşi sulama yöntemlerinin yaygınlığı, yeraltı su seviyelerinde ciddi düşüşlere neden olmaktadır. Bunun yanı sıra, sanayi ve kentsel büyümenin getirdiği baskı da su kaynaklarımızı tehdit etmektedir. Bilimsel gerçekler ışığında uyarıyoruz: Yeraltı suları sınırsız değildir; bilinçsiz kullanım geri dönüşü olmayan sonuçlar doğurur. Su yönetimi, mutlaka hidrojeolojik etütlere ve bilimsel planlamaya dayanmalıdır. Kaçak kuyuların önüne geçilmeli, mevcut kuyular sıkı şekilde denetlenmelidir. Tarımda modern sulama tekniklerine geçiş hızlandırılmalıdır. Ayrıca kentleşme ve sanayi planlamasında yeraltısuyu rezervi dikkate alınmalıdır, ayrıca şehrin tarımsal ürün deseni seçimi de bu yönde yapılmalıdır. İklim krizi gerçeğiyle de yüzleşmemiz gereken zamanlardan geçiyoruz. Küresel iklim değişikliği, yağış rejimlerini değiştirmekte ve kuraklık riskini artırmaktadır. Bu durum, özellikle yeraltı suyu rezervlerine olan bağımlılığı artırırken, aynı zamanda bu kaynakların daha hızlı tükenmesine yol açmaktadır. Bu nedenle su yönetimi politikaları kısa vadeli değil, uzun vadeli ve bütüncül olmalıdır. Su bir kamu hakkıdır! Su; ticari bir meta değil, herkes için eşit ve adil erişilmesi gereken temel bir yaşam hakkıdır. Bu doğrultuda su politikalarının kamu yararı gözetilerek oluşturulması, özelleştirme ve rant odaklı yaklaşımlardan uzak durulması gerekmektedir. TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Eskişehir Şubesi olarak; Bilim ve mühendislik hizmetlerinin karar süreçlerinde etkin rol almasını, Su kaynaklarının korunmasına yönelik denetimlerin artırılmasını, Yeraltı sularının sürdürülebilir kullanımına yönelik acil eylem planlarının hayata geçirilmesini, Tüm paydaşların ortak akılla hareket etmesini talep ediyoruz. Unutulmamalıdır ki; Suyun olmadığı bir Dünya’da yaşamak düşünülemez. Su kaynaklarını korumak, geleceğimizi korumaktır."

Kapalı Sulama Sistemleri Gecikmeden Tamamlanmalı Haber

Kapalı Sulama Sistemleri Gecikmeden Tamamlanmalı

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde yaptığı konuşmada Niğde’nin Ulukışla ilçesine bağlı Toros Dağları’nın Bolkarlar bölgesinde yaşanan su sorununu gündeme taşıdı. Gürer, bölgede kar yağışının az olması nedeniyle 2025 yılında hem sulama hem de içme suyu açısından ciddi sıkıntılar yaşandığını belirterek acil önlem çağrısında bulundu. “KAR YAĞIŞININ AZ OLMASI SU SIKINTISINI ARTIRDI” TBMM’de yaptığı konuşmada bölgedeki kuraklığa dikkat çeken CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, özellikle Ulukışla ilçesi ve Toros Dağları’nın Bolkar Dağları kesiminde kar yağışının yetersiz kalmasının su kaynaklarını ciddi biçimde etkilediğini ifade etti. Gürer, “Niğde ili Ulukışla ilçesi Toros Dağları'nın Bolkarlar bölgesinde karın az yağması neticesinde 2025 yılında sulama ve içme suyu sıkıntısı yaşanmıştır.” “NAPOLYON KİRAZI BÖLGE EKONOMİSİ İÇİN STRATEJİK” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, bölgenin dünyaca ünlü Napolyon kirazı üretimi açısından önemli bir merkez olduğuna dikkat çekti. Üretilen kirazın büyük bölümünün ihraç edildiğini vurgulayan Gürer, bunun Türkiye ekonomisi için önemli bir döviz kaynağı olduğunu belirterek, “Dünyaca ünlü Napolyon kirazının yetiştiği bölgede ürünlerin tamamı yurt dışına ihraç edilip ülkemize döviz girdisi sağlanmaktadır,” dedi. Gürer ayrıca, su sorununun üretimi doğrudan tehdit ettiğini de ifade etti. KÖYLERDE GÖLET BEKLENTİSİ Bölgedeki bazı köylerde su depolama amacıyla gölet yapılması beklentisinin bulunduğunu belirten Gürer, özellikle Darboğaz köyünde sulama ihtiyacının Devlet Su İşleri tarafından yapılan sulama göletiyle karşılanmaya çalışıldığını söyledi. Ancak mevcut sulama yöntemlerinin su tüketimini artırdığını belirten Gürer, “Darboğaz köyünde Devlet Su İşleri sulama göletinden bahçelere su sağlanmaktadır. Sulama 1/3 oranında damlama, 2/3 oranında vahşi sulama yapıldığından su sıkıntısı su kullanım yöntemiyle daha da artmaktadır,” diye konuştu. 7 YILDIR BEKLEYEN PROJE CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, yaklaşık yedi yıl önce hazırlanan Darboğaz Köyü Kapalı Sulama Damla Sistemi Projesinin hâlâ hayata geçirilmediğini belirterek projenin Konya Ovası Projesi Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı bünyesinde beklediğini söyledi. Gürer, söz konusu projenin hayata geçirilmesi gerektiğini şu sözlerle dile getirdi: “Yedi yıl kadar önce projesi hazırlanan Darboğaz Köyü Kapalı Sulama Damla Sistemi Projesi Konya KOP'ta beklemektedir. Darboğaz Sol Vadi kapalı sulama tesisinin bir an önce yapım ödeneği ayrılıp 2026 yılı sulama sezonuna yetiştirilmesi sağlanmalıdır.” AKKAYA BARAJI İÇİN DE KAPALI SİSTEM ÇAĞRISI Niğde ve Bor ilçesinde sulama altyapısının modernize edilmesi gerektiğini de ifade eden CHP’li Ömer Fethi Gürer, özellikle Akkaya Barajı sulama sisteminin açık sistemden kapalı sisteme dönüştürülmesi gerektiğini söyledi. Gürer, bu dönüşümün su kayıplarını önleyeceğini vurgulayarak, “Niğde ili ve Bor ilçesinde de Akkaya Barajı açık sulama sistemi kapalı sisteme alınmalıdır, su kayıpları bu yolla önlenmelidir,” şeklinde konuştu. “SU YÖNETİMİ ÜRETİMİN GELECEĞİNİ BELİRLİYOR” Konuşmasında iklim değişikliği ve kuraklık riskine de dikkat çeken Gürer, tarımsal üretimin sürdürülebilirliği için modern sulama yatırımlarının gecikmeden hayata geçirilmesi gerektiğini vurguladı. Kapalı sulama sistemleri ve damla sulama uygulamalarının yaygınlaştırılmasının hem su tasarrufu sağlayacağını hem de üreticinin geleceğini güvence altına alacağını ifade etti.

Sorun Sulama Birlikleri Değil, Suyu Yönetemeyen Politikalardır Haber

Sorun Sulama Birlikleri Değil, Suyu Yönetemeyen Politikalardır

Chp Niğde Milletvekili Ve Tbmm Tarım, Orman Ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda Yaptığı Konuşmada Sulama Birliklerinden Su Politikalarına, Çiftçinin Artan Maliyetlerinden Yaklaşan Su Krizine Kadar Pek Çok Başlıkta Önemli Uyarılarda Bulundu. Gürer, iktidarın merkeziyetçi anlayışının sorunları çözmek yerine derinleştirdiğini vurguladı. “2018’DE UYARMIŞTIK, DİNLEMEDİNİZ” CHP Niğde Milletvekili ve Tarım Orman ve Köyişleri Komisyonu üyesi Ömer Fethi Gürer, sulama birlikleriyle ilgili tartışmaların yeni olmadığını belirterek, 2018 yılında Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu’nda yaptıkları uyarıları hatırlattı. O dönemde sulama birliklerinin Devlet Su İşleri’ne devredilmesine karşı çıktıklarını ifade etti. Ömer Fethi Gürer, “Sorunu olan birliklerin sorunları çözülsün, iyi işleyenler çiftçilerin yönetiminde devam etsin demiştik. Muhalefetimizin dikkate alınmamasıyla bugün yeniden aynı sorunları konuşuyoruz” dedi. “ÇİFTÇİ PARA KAZANAMIYOR, SU BEDELİNİ ÖDEYEMİYOR” Aradan geçen sürede kooperatifler ve sulama birliklerinde yaşanan yapısal sorunların devam ettiğini söyleyen Ömer Fethi Gürer, bunun temel nedeninin çiftçinin içine sürüklendiği ekonomik kriz olduğunu vurguladı. Çiftçinin üretimden yeterli gelir elde edemediğini belirten Gürer, su fiyatlarındaki artışın üreticiyi daha da zorladığını dile getirdi. İlaç, gübre, tohum, mazot, tarla kirası, traktör ve biçerdöver giderlerinin her geçen gün arttığını söyleyen CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Çiftçi giderlere yetişemiyor. Bir de bunun üzerine su maliyeti ekleniyor. Oysa su, verimi ve rekolteyi artıran en temel unsurlardan biridir” ifadelerini kullandı. TÜRKİYE SU FAKİRİ ÜLKE OLMA YOLUNDA Konuşmasında Türkiye’nin su varlığına ilişkin çarpıcı veriler paylaşan CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, ülkenin ciddi bir su stresi yaşadığını belirtti. Akarçay, Meriç, Ergene, Küçük Menderes, Burdur, Konya Kapalı Havzası ve Asi Havzası’nda hâlihazırda su açığı bulunduğunu, bu durumun Bakanlık tarafından da kabul edildiğini ifade etti. Gürer, 2030 yılına kadar Susurluk, Kuzey Ege, Gediz, Büyük Menderes, Kızılırmak, Seyhan, Ceyhan, Fırat, Dicle ve Van Gölü havzalarında da su açığı yaşanmasının öngörüldüğünü belirterek, “Gelişmiş ülkelerde kişi başına düşen yıllık su miktarı 1.700 litre iken Türkiye’de bu rakam 1.269 litreye kadar gerilemiş durumda” dedi. GÖLLER KURUYOR, YER ALTI SULARI TÜKENİYOR Türkiye genelinde su kaynaklarının hızla tükendiğine dikkat çeken Ömer Fethi Gürer, 240 gölden 186’sının kuruduğunu, 2 bin obruk oluştuğunu ve bunların 600’ünün yalnızca Konya’da bulunduğunu söyledi. Yeraltı sularının ciddi biçimde çekildiğini belirten Gürer, artık 150–200 metre derinlikten su çıkarılmak zorunda kalındığını vurguladı.Bu tablo karşısında acil düzenlemelere ihtiyaç olduğunu ifade eden Ömer Fethi Gürer, mevcut politikaların sürdürülebilir olmadığını dile getirdi. “SUYA GÖRE ÜRÜN POLİTİKASI ŞART” Suyun yönetimi konusunda planlamanın hayati önemde olduğunu vurgulayan CHP’li Gürer, Akdeniz ve Karadeniz’e boşa akan suların Anadolu’ya yönlendirilmesine yönelik yatırımların önemsenmesi gerektiğini söyledi. Tarımda su tüketimi yüksek ürünlerin yanlış bölgelerde üretildiğine dikkat çeken Gürer, “Kuru tarım alanlarında suyu çok tüketen ürünleri yaygınlaştırıyoruz. Suyun ihtiyaca göre ürün politikasıyla birlikte ele alınması gerekir” dedi. RUHSATSIZ KUYULAR ÇİFTÇİNİN ELİNİ KOLUNU BAĞLIYOR CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, su sorununun finansmana erişimi de doğrudan etkilediğini belirterek, kuyu sularının büyük bölümünün ruhsatsız olmasının çiftçiyi mağdur ettiğini ifade etti. Ruhsatı olmayan çiftçilerin bankalardan kredi alamadığını belirten Gürer, bu durumun modern sulama sistemlerine geçişi engellediğini söyledi. “Ruhsatı olmadığı için kredi alamıyor, kredi alamadığı için damlama ve yağmurlamaya geçemiyor. Bu nedenle hâlâ salma sulama, yani vahşi sulama yapılıyor” diyen Gürer, modern sulama sistemleriyle ciddi oranda su tasarrufu sağlanabileceğine dikkat çekti. “MERKEZİYETÇİ ANLAYIŞ SORUNU DERİNLEŞTİRİYOR” Yağmurlama sulamayla yüzde 35, damlama sulamayla yüzde 65 oranında su tasarrufu sağlanabileceğini vurgulayan Ömer Fethi Gürer, iktidarın bu alanlara odaklanmak yerine merkeziyetçi bir anlayışla hareket ettiğini söyledi. Gürer, “Her yerden ne sağlarım anlayışıyla hareket eden bir siyasi iktidar var. Bu yaklaşım sorunu çözmek yerine derinleştiriyor” ifadelerini kullandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.