Hava Durumu

#Vatandaş

Kırsal Haber - Vatandaş haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Vatandaş haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Başevirgen'den Korkutan Uyarı: "Mazot 100 Lira Oldu, Raflar Boşalacak!" Haber

Başevirgen'den Korkutan Uyarı: "Mazot 100 Lira Oldu, Raflar Boşalacak!"

CHP Manisa Milletvekili Bekir Başevirgen, akaryakıt fiyatlarındaki önlenemeyen artışa sert tepki gösterdi. İran-ABD-İsrail geriliminin petrol fiyatlarını tetiklediğini belirten Başevirgen, "Mazot 100 liraya dayandı; iktidar vergi yükünü azaltmazsa raflar boş kalacak" uyarısında bulundu. ​Akaryakıt Zamları Zincirleme Krize Yol Açtı ​CHP Manisa Milletvekili Bekir Başevirgen, Türkiye'de akaryakıt fiyatlarına gelen üst üste zamların ekonominin tüm çarklarını durma noktasına getirdiğini ifade etti. Küresel petrol piyasasındaki dalgalanmaların doğrudan vatandaşa yansıtılmasını eleştiren Başevirgen, özellikle çiftçi ve nakliyecilerin "kontak kapatma" aşamasına geldiğini vurguladı. ​"Savaşın Bedelini Vatandaş ve Üretici Ödüyor" ​İran-ABD-İsrail arasındaki gerilimin küresel piyasalarda petrolü yükselttiğini hatırlatan Başevirgen, Türkiye’deki tablonun vergi yükü nedeniyle daha ağır olduğunu söyledi. Başevirgen, "Mazot 100 liraya dayandı, iktidar üzerine düşeni yapmıyor. Çiftçi borçla üretiyor, nakliyeci zararına çalışıyor" dedi. ​Gıda Enflasyonu Kapıda: "Çiftçi Üretmekten Vazgeçiyor" ​Üretim maliyetlerindeki artışın doğrudan mutfaktaki yangını büyüteceğine dikkat çeken Başevirgen, tarım sektöründeki tehlikeyi şu sözlerle özetledi: ​Tarlalar Boş Kalabilir: Mazot, gübre ve tohum maliyetlerini karşılayamayan çiftçi tarlasını ekemiyor. ​Boş Raflar Riski: Üretici üretimden elini çekerse, piyasada ürün bulunamayacak ve gıda fiyatları kontrol edilemez hale gelecek. ​Lojistik Krizi: Akaryakıt zamları nedeniyle nakliyeciler maliyetin altında çalışıyor, bu da tedarik zincirini riske atıyor. ​"İktidar krizin faturasını her zaman olduğu gibi doğrudan vatandaşa kesiyor. Akaryakıt üzerindeki yüksek vergi yükünden vazgeçilmemesi enflasyonla mücadeleyi imkansız kılıyor." ​CHP’den Acil Çözüm Çağrısı: "KDV %1’e Düşürülmeli" ​Bekir Başevirgen, ekonomideki bu yıkımı durdurmak için iktidara somut çözüm önerileri sundu. Başevirgen’in acil koduyla paylaştığı talepler şunlar: ​Vergi İndirimi: Akaryakıttaki %20’lik KDV oranı %1’e düşürülmeli. ​Borç Yapılandırması: Çiftçilerin kredi borç faizleri tamamen silinmeli, anapara uzun vadeli yapılandırılmalı. ​Hacizler Durdurulmalı: Borcunu ödeyemeyen çiftçilere uygulanan haciz işlemleri derhal askıya alınmalı. ​Eşel Mobil Sistemi: Akaryakıtta fiyat artışlarını dizginleyen eşel mobil sistemi yeniden ve etkin şekilde uygulanmalı. ​"İktidar Ayrıcalıklı Kesimi Koruyor" ​Hükümetin vatandaş yerine belirli bir kesimi koruduğunu iddia eden Başevirgen, "Vergi indirimi gibi adımları gündeme dahi almayan iktidar; vatandaşı değil, vergilerini sildiği, ihaleler verdiği ayrıcalıklı çevreleri korumaya devam ediyor" ifadelerini kullanarak açıklamasını sonlandırdı.

Vatandaş İcralık, İktidar Seyirci Haber

Vatandaş İcralık, İktidar Seyirci

CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış, TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada bireysel borç krizinin boyutunu sert sözlerle ortaya koydu. Kış, “Her dakika 20 vatandaş icralık oluyor” diyerek çözüm için sundukları kanun teklifinin acilen gündeme alınmasını istedi. CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış, TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada Türkiye’de derinleşen borç krizini çarpıcı verilerle gündeme taşıdı. Vatandaşın artık geçim değil, borçla ayakta kalma mücadelesi verdiğini belirten Kış, mevcut tablonun ekonomik değil, doğrudan toplumsal bir kriz olduğunu vurguladı. Türkiye’de bireysel borcun ulaştığı seviyeye dikkat çeken Kış, bankalara ve finans kuruluşlarına olan toplam borcun 6 trilyon 343 milyar liraya çıktığını söyledi. Bu tablonun daha da ağırlaştığını belirten Kış, bankaların takibe aldığı borçların 273 milyar lirayı aştığını, varlık yönetim şirketleriyle birlikte batık borcun 375 milyar liraya ulaştığını ifade etti. Sadece iki ayda icra dairelerine 2 milyon 241 bin yeni dosya geldiğini hatırlatan Kış, “Ben burada konuşurken bile her dakika 20 vatandaş daha icralık oluyor” sözleriyle krizin boyutunu ortaya koydu. “Bu düzen vatandaşı değil, yandaşı koruyor” İktidarın ekonomi politikalarını hedef alan Kış, bugüne kadar çıkarılan vergi aflarının vatandaş yerine büyük sermayeyi koruduğunu söyledi. “13 kez vergi affı çıkardınız. Milyarlarca liralık borcu sildiniz ama dayanacak gücü kalmayan vatandaşı bir kez bile düşünmediniz” diyen Kış, mevcut anlayışın sosyal devlet ilkesini ortadan kaldırdığını ifade etti. Meclis’e sunulan teklif: Borç yükü silinsin, vatandaş nefes alsın Kış, çözüm olarak Meclis Başkanlığı’na sundukları “Kredi Kartı ve Bireysel Borçların Yeniden Yapılandırılması” kanun teklifine işaret etti. 19 Ocak 2026 tarihinde sunulan teklifin, borç krizini hafifletmeye yönelik kapsamlı bir düzenleme içerdiğini belirtti . Teklifin gerekçesinde, yüksek faizler ve artan yaşam maliyetleri nedeniyle borcun artık bir tercih değil, hayatta kalma aracı haline geldiği vurgulanırken, milyonlarca vatandaşın icra baskısı altında yaşamaya mahkûm edildiği ifade ediliyor. Düzenleme kapsamında; Borçların anapara üzerinden yeniden yapılandırılması, Faiz, gecikme cezası ve icra masraflarının tamamen silinmesi, 60 ila 72 ay vadeyle ödeme imkânı sağlanması, İcra ve haciz işlemlerinin durdurulması, Borcunu ödeyen vatandaşların kredi sicilinin temizlenmesi öngörülüyor Ayrıca yapılandırma sürecinde uygulanacak faiz oranına üst sınır getirilerek vatandaşın yeniden borç sarmalına sürüklenmesinin önüne geçilmesi hedefleniyor. “Borç artık bireysel değil, kamusal bir kriz” Kanun teklifinin en dikkat çekici yönlerinden biri ise borç meselesinin artık sadece bireylerin değil, toplumun tamamını etkileyen bir kriz olarak tanımlanması. Teklifte, vatandaşların maaş haczi, hesap blokesi ve sürekli icra tehdidi altında yaşadığına dikkat çekilerek mevcut sistemin sürdürülemez olduğu ifade ediliyor (sayfa 3). Kış’tan açık çağrı: “Bu teklif bekleyemez” Konuşmasının sonunda Meclis’e çağrıda bulunan CHP’li Kış, vatandaşın borç yükünün hafifletilmesi için siyasi irade gösterilmesi gerektiğini belirtti. “Vatandaşın borcundaki faiz yükü silinmeli, anapara yapılandırılmalı ve bu teklif bir an önce gündeme alınmalıdır” diyen Kış, iktidarın tercihini netleştirmesi gerektiğini vurguladı. Gülcan Kış’ın Meclis kürsüsünden yaptığı bu çıkış, ekonomik krizin en yakıcı başlıklarından biri olan bireysel borç meselesini yeniden Türkiye’nin gündemine taşıdı.

Kredi Kartı Harcamalarının Üçte Biri Gıdaya Gidiyor Haber

Kredi Kartı Harcamalarının Üçte Biri Gıdaya Gidiyor

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, vatandaşın Ramazan Bayramı’nda borçla yaşadığını söyledi. Gürer, “Bayramlar dayanışmanın, paylaşmanın ve huzurun olduğu günlerdir, bugün milyonlarca yurttaşımız için bayram; icra korkusu, borç stresi ve geçim derdi konuşulduğu günler oldu. Vatandaş bayrama sevinçle değil, borç yüküyle giriyor: 6,3 trilyon liralık borç omuzlarda, kredi kartı harcamalarının üçte biri gıdaya gidiyor, milyonlarca insan icra tehdidi altında alışveriş yapmak zorunda kalıyor; bayram sofraları artık borçla kuruluyor,” dedi. 6,3 TRİLYON LİRALIK BORÇ YÜKÜ VATANDAŞIN OMZUNDA CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, 13 Mart haftası itibarıyla vatandaşın bankalara ve finans sistemine olan toplam borcunun 6 trilyon 365 milyar 285 milyon TL’ye ulaştığını vurgulayarak, “Vatandaşın sadece tüketici kredileri ve kredi kartı borcu 5 trilyon 992 milyar 694 milyon liraya dayanmış durumda. Bunun 271 milyar 593 milyon lirası artık takipte. Yani milyonlarca insan borcunu ödeyemediği için icra kıskacında. Üstelik 101 milyar liralık borç da varlık yönetim şirketlerine devredilmiş. Bu tablo, ekonomik krizin vatandaşın mutfağına, sofrasına ve bayramına nasıl yansıdığının en açık göstergesidir,” diye konuştu. HER 2 KİŞİDEN 1’İ BORÇLU Türkiye’de bireysel kredi kullanan kişi sayısının son bir yılda 1,9 milyon artarak 43,8 milyona çıktığını hatırlatan CHP’li Ömer Fethi Gürer, “Neredeyse her iki kişiden biri bankalara borçlu hale gelmiş durumda. Ortalama kredi bakiyesi 138 bin liraya ulaşmış. Bu, artık borcun bir tercih değil zorunluluk haline geldiğini gösteriyor” ifadelerini kullandı. VATANDAŞIN KREDİ KARTI HARCAMALARIN ÜÇTE BİRİ SOFRAYA GİDİYOR CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Vatandaşın kredi kartı harcamalarının giderek temel ihtiyaçlara sıkıştığını açıkça görüyoruz. Veriler, toplumun tüketim alışkanlıklarının değil, zorunluluklarının değiştiğini ortaya koyuyor,” dedi. Gürer, “Bayram öncesi kredi kartı üzerinden yapılan market, gıda ve yemek harcamalarının toplamı 184 milyon 132 bin TL’ye ulaşıyor. Buna karşılık toplam kredi kartı harcaması ise 587 milyon 278 bin TL seviyesinde. Bu tabloya baktığımızda, vatandaşın kredi kartıyla yaptığı harcamaların yaklaşık %31,3’ünün doğrudan gıdaya gittiği gerçeğiyle karşı karşıyayız. Bu oran sıradan bir tüketim tercihini değil, ekonomik sıkışmışlığı anlatıyor. İnsanlar artık kredi kartını; eğitim, kültür ya da sosyal yaşam için değil, mutfağını döndürebilmek için kullanmak zorunda kalıyor,” dedi “BAYRAM ALIŞVERİŞİ KREDİYLE YAPILIYOR” CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, sadece Ocak ayında yüz binlerce kişinin ilk kez kredi ve kredi kartı kullanmak zorunda kaldığına dikkat çekerek şunları söyledi: “244 bin kişi ilk defa kredili mevduat hesabı açmış, 181 bin kişi ilk kez kredi kartı kullanmış. 103 bin kişi tüketici kredisine başvurmuş. İnsanlar artık bayram alışverişini bile borçla yapıyor. Eskiden bayram öncesi çarşıda bereket olurdu, şimdi ise kredi limitine göre alışveriş yapılıyor.” “İCRA DOSYALARI BAYRAM SOFRASININ YERİNİ ALDI” 2026 yılı Ocak ayında yalnızca kredi kartı borcundan dolayı 182 bin 797 kişinin, bireysel kredi borcundan dolayı ise 135 bin 663 kişinin yasal takibe düştüğünü belirten Ömer Fethi Gürer, “Bir ayda yüz binlerce insan icralık hale geliyor. Bayramda çocuklarına harçlık veremeyen, mutfağına et koyamayan, torununa şeker alamayan bir toplum gerçeği ile karşı karşıyayız. İcra dosyaları bayram sofralarının yerini aldı.” Gürer, “19.03.2026 itibariyle, 2026 yılında 2 milyon 239 bin 799 yeni icra dosyası gelirken toplam icra dosyası sayısı 24 milyon 466 bin 58’e ulaşmıştır,” dedi. “BORÇLAR İKİYE KATLANDI, UMUTLAR YARIYA DÜŞTÜ” Risk Merkezi verilerine de değinen Ömer Fethi Gürer, tasfiye olunacak alacakların bir yılda yüzde 111 artarak 311,7 milyar liraya çıktığını belirterek, “Bu ne demek biliyor musunuz? Borç ödenemiyor, sistem alarm veriyor. 4 milyon 256 bin 494 vatandaşımızın borcu ödenememiş ve hâlâ devam ediyor. Bu insanlar bankaların kara listesinde, hayatları kısıtlanmış durumda. Kredi çekemiyor, nefes alamıyor,” şeklinde konuştu. “BAYRAM SEVİNCİ YERİNİ GEÇİM DERDİNE BIRAKTI” Gürer, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “Bugün gelinen noktada bayram sevinci yerini geçim derdine bırakmıştır. İktidarın yanlış ekonomi politikaları, vatandaşı borçla yaşamaya mahkûm etmiştir. Bizim çağrımız nettir: Vatandaşın borç yükü hafifletilmeli, faizler düşürülmeli, üretim artırılmalı, vergi adaleti sağlanmalı, israf önlenmeli, icra süreçleri yeniden düzenlenmeli ve gelir adaleti sağlanmalıdır.”

Bayram Sevincinin Yerini Geçim Sıkıntısı Aldı Haber

Bayram Sevincinin Yerini Geçim Sıkıntısı Aldı

CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış, Ramazan Bayramı dolayısıyla yayımladığı mesajda, bayramların toplumda dayanışma ve paylaşmanın en güçlü zamanları olması gerekirken, bugün milyonlarca vatandaşın bayrama ekonomik kaygılarla girdiğini vurguladı. Kış, mesajında şu ifadelere yer verdi: “Bayramlar; birliktir, dayanışmadır, sofraların büyüdüğü, gönüllerin birleştiği günlerdir. Ancak bugün ne yazık ki milyonlarca yurttaşımız için bayram, sevinçten çok geçim hesaplarının gölgesinde yaşanıyor. İnsanlar bayram hazırlığını değil, faturalarını düşünüyor; yol masrafını hesaplıyor, çocuğuna harçlık verememenin mahcubiyetini yaşıyor.” Türkiye’de derinleşen ekonomik krizin bayramları dahi etkilediğini belirten Kış, şu değerlendirmede bulundu: “Bir ülkenin en güzel günlerinde bile insanlar temel ihtiyaçlarını karşılayamıyorsa, burada ciddi bir sorun vardır. Bayramlar kimsenin kendini eksik hissetmediği, kimsenin mahcup olmadığı günler olmalıdır. Ama bugün bu tabloyu göremiyoruz.” Toplumdaki eşitsizliğin giderek arttığına dikkat çeken Kış, mevcut yönetim anlayışını eleştirdi: “Vatandaş her geçen gün daha fazla yoksullaşırken, bu tabloyu görmezden gelen bir anlayışla karşı karşıyayız. Bayramın ruhu paylaşmaktır ama bugün paylaşacak imkânı kalmayan milyonlar var. Bu tabloyu değiştirmek mümkündür ve bu sorumluluk da ülkeyi yönetenlerdedir.” Kış, mesajının sonunda Ramazan Bayramı’nın daha adil ve umut dolu bir geleceğe vesile olması temennisinde bulunarak şu ifadeleri kullandı: “Bu bayramın; sofralara bereket, ülkemize huzur, yarınlarımıza umut getirmesini diliyorum. Kimsenin kendini yalnız hissetmediği, herkesin bayramı gerçek anlamıyla yaşayabildiği bir Türkiye umuduyla tüm vatandaşlarımızın Ramazan Bayramı’nı kutluyorum.”

Kilo İle Peynir Dönemi Bitti! Haber

Kilo İle Peynir Dönemi Bitti!

CHP Manisa Milletvekili Bekir Başevirgen, peynir üreticilerini ziyaret etti. Başevirgen’e dert yanan bir esnaf eskiden kiloyla sattıkları peynirleri artık 80 gramlık, 100 gramlık paketlere koyduklarını, vatandaşların gramla satılan peyniri bile almakta zorlandığını söyledi. Bir diğer esnaf ise, “Emekli zaten peynir alamıyor. Alabildikleri lor ve çökelek. Ben burada çalışıyorum ben bile alamıyorum” dedi. Kendi üretim yaptığı için ayakta kalabildiğini söyleyen bir başka esnafta kiloluk peynir paketlerinin gramlara düştüğünü ifade etti. Esnaf, “Peynirler eskiden büyük paketlerdeydi. Artık küçüle küçüle 360 grama kadar düştü. Böyle sıkıntılı bir dönem görmedik. Genelde ucuz olduğu için lor grubu satılıyor” diye konuştu. Başevirgen ise, “Kilo kilo alınan peynirden en son gelinen nokta 80 gram peynir. Ülkenin geldiği durum bu. İşçi, emekçi emekli bu durumda” sözleriyle durumu özetledi. CHP Manisa Milletvekili, TBMM Tarım Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Bekir Başevirgen, Manisa’da peynir üreticilerini ziyaret etti. Sofraların değişmez gıdalarından biri olan peynir artık lüks hale geldi. Artan maliyetlerle birlikte fiyatları ulaşılamaz noktaya gelen peyniri vatandaş alamamaktan, üretici de satamamaktan şikayetçi. “ŞU ANDA 300 GRAMLIK PEYNİR PAKETLERİNİN DAHA KÜÇÜĞÜ VAR MI DİYE SORUYORLAR” Şarküteri işleten bir esnaf eskiden kiloyla sattıkları peynirleri artık 80 gramlık, 100 gramlık paketlere koyduklarını, vatandaşların gramla satılan peyniri bile almakta zorlandığını söyledi. Bu yıl kadar kötü bir yıl görmediğini belirten esnaf, “Bu yıl berbat bir durumdayız. Evimiz kira, dükkan kira, iki tane evladım var. Geçim sıkıntısı gerçekten de çok zor. Önce gelip peyniri kilo kilo alıyorlardı. Şu anda 300 gramlık peynir paketlerinin daha küçüğü var mı diye soruyorlar. Vatandaşlar gelip peynirlerin fiyatına bakıyor kilosu 80 lira olan çökelek ve lor alıyor, peyniri alacak bütçesi yok. Masraflarımızı çıkaramıyoruz. Ailemizden destek alıyoruz. Desteksiz olmuyor. Borçlanıyoruz, kartlara yöneliyoruz. 2-3 tane kartım kapalı halde. Nereye kadar ailelerden destek isteyeceksin? Bu şartlarda esnafın ayakta durma şansı yok. Ramazan ayında indirime gidelim dedik olmazsa kepenk kapatacağız” dedi. Başevirgen ise, “Kilo kilo alınan peynirden en son gelinen nokta 80 gram peynir. Ülkenin geldiği durum bu. İşçi, emekçi emekli bu durumda” sözleriyle durumu özetledi. “EMEKLİ ZATEN PEYNİR ALAMIYOR ALABİLDİKLERİ LOR VE ÇÖKELEK” Bir diğer esnaf ise Başevirgen’e şu sözlerle dert yandı: “Emekli zaten peynir alamıyor. Alabildikleri lor ve çökelek. Ben burada çalışıyorum ben alamıyorum. Vatandaş içinde yağı olmayan, yağı alınmış kilosu 195 lira olan peyniri alabiliyor. Kilosu 400-500 lira olan peynire vatandaş yaklaşamıyor.” Kendi besi çiftliği olduğu için maliyetinin az olduğunu ve bir şekilde çarkı döndürebildiğini söyleyen bir diğer esnaf ise, “Eğer dışarıdan alırsan bu işin içinden çıkamazsın. Peynirler eskiden büyük paketlerdeydi. Artık küçüle küçüle 360 grama kadar düştü. Böyle sıkıntılı bir dönem görmedik. Genelde ucuz olduğu için lor grubu satılıyor” diye konuştu.

Tarımsal Destekler Bir An Önce Ödenmeli Haber

Tarımsal Destekler Bir An Önce Ödenmeli

Edirne Milletvekili ve Ziraat Mühendisi Ediz Ün, tarımsal üretimin sürdürülebilmesi için çiftçilere yönelik desteklerin bir an önce ödenmesi çağrısında bulunarak Tarım ve Orman Bakanlığı’na seslendi. Son üç yıldır çiftçilerin hem iklim koşullarından kaynaklanan sorunlarla hem de ekonomik krizle mücadele ettiğini belirten Ün, “Ülkemiz çiftçisi son üç yıldır iklim felaketleri ve ekonomik kriz altında adeta eziliyor. Her geçen gün borcuna borç ekleniyor, binlerce çiftçi borçları nedeniyle takibe düşüyor. Tam da bu noktada, destek ödemelerinin bugünlerde yapılması çiftçiye nefes aldıracaktır. Çiftçinin üretimde maliyetlerinin düşmesi ve faiz yükü altında ezilmemesi için bu zor günlerde yanında olmalıyız” dedi. Türkiye Ziraat Odaları Birliği’nin (TZOB) açıkladığı verilere dikkat çeken Ün, girdi maliyetlerindeki artışın üreticiyi çıkmaza sürüklediğini ifade etti. Ün, “TZOB’un açıkladığı rakamlara göre son bir yılda gübre fiyatları yüzde 26 ila 40, mazot fiyatları yüzde 22, yem fiyatları yüzde 30 ila 33, zirai ilaç maliyetleri ise yüzde 36 arttı. Bu tablo karşısında çiftçiyi maliyet artışlarına karşı korumanın yolu, eski adıyla mazot ve gübre desteği, yeni adıyla temel desteklerin bir an önce ödenmesidir” diye konuştu. Tarımsal desteklerin iki parça hâlinde ödeneceği bilgisini de paylaşan Ün, bu uygulamayı eleştirerek şunları söyledi: “Biz desteklerin bir an önce ödenmesi çağrısını yaparken, AKP çiftçinin hakkı olan destekleri ikiye bölerek ödemeyi planlıyor. Bu kabul edilebilir bir durum değildir. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’e sesleniyorum: Gıda fiyatlarının düşmesini istiyorsanız, sudan sebeplerle bahane üretmek yerine çiftçinin desteğini derhâl ödeyin ki hem çiftçi hem de vatandaş rahat bir nefes alsın.” Desteklerin üretim sezonu öncesinde ödenmesinin hayati önem taşıdığını vurgulayan Ün, sözlerini şöyle tamamladı: “Bu destekleme politikasıyla bir yere varamayız. Destekler üretim sezonu öncesinde ödenirse çiftçi borçlanmadan, zam artışlarına maruz kalmadan girdilerini temin edebilir. Bu da üretim maliyetlerinin düşmesi ve vatandaşın daha ucuz gıdaya ulaşması anlamına gelir. Buradan bir kez daha AKP’ye sesleniyorum: Çiftçiyi desteklerseniz 86 milyonu desteklemiş olursunuz. Çiftçinin desteğini hemen ödeyin.”

Cumhurbaşkanlığı Sisteminde Mazot Fiyatı Yüzde 790 Arttı! Haber

Cumhurbaşkanlığı Sisteminde Mazot Fiyatı Yüzde 790 Arttı!

CHP Niğde Milletvekili ve Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada mazot fiyatlarındaki fahiş artışın tarımdan taşımacılığa, sanayiden gıdaya kadar tüm üretim alanlarını doğrudan etkilediğini belirterek, art arda gelen zamların hem üreticiyi hem de vatandaşı çıkmaza sürüklediğini söyledi. “MAZOT 6 LİRA 26 KURUŞTAN 57 LİRA 81 KURUŞA ÇIKTI” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi’ne geçilen 2018 yılında mazotun litre fiyatının 6 lira 26 kuruş olduğunu hatırlatarak, bugün bu rakamın 57 lira 81 kuruşa yükseldiğini ifade etti. Gürer, yılbaşından bu yana mazota gelen son 1 liralık zamla birlikte toplam artışın 3 lira 50 kuruşa ulaştığını söyledi. “CUMHURBAŞKANLIĞI SİSTEMİNDEN SONRA ARTIŞ YÜZDE 790” Mazot fiyatlarındaki artış oranlarına dikkat çeken Ömer Fethi Gürer, Cumhurbaşkanlığı sistemine geçildikten sonra mazot fiyatının yüzde 790 oranında arttığını belirtti. Gürer, bir litre mazottan alınan ÖTV ve KDV toplamının 24 lirayı bulduğunu ifade ederek, akaryakıt üzerindeki ağır vergi yükünün doğrudan vatandaşa yansıdığını vurguladı. “MAZOTA GELEN ZAM HER ÜRETİME ZAM DEMEKTİR” Mazot fiyatlarındaki artışın zincirleme etkilerine değinen Ömer Fethi Gürer, “Mazot fiyatındaki artış tarımdan taşımacılığa, sanayiden gıdaya her üretime zam demektir” dedi. Gürer, artan maliyetlerin üretimin tüm aşamalarını etkilediğini, bunun da fiyatlara kaçınılmaz olarak yansıdığını söyledi. “ÇİFTÇİ DE NAKLİYECİ DE NE YAPACAĞINI DÜŞÜNÜYOR” Konuşmasında tarım ve taşımacılık sektörüne dikkat çeken Gürer, çiftçinin tarlasına traktör sokarken, nakliyecinin deposuna akaryakıt alırken ne yapacağını düşünür hale geldiğini ifade etti. Ömer Fethi Gürer, artan mazot fiyatlarının üreticinin hareket alanını daralttığını söyledi. “MAZOT DESTEĞİ VERİLDİ, ZAMLA GERİ ALINDI” Tarımda mazot desteği verilmiş gibi yapıldığını ancak bu desteğin zamlarla geri alındığını dile getiren CHP’li Ömer Fethi Gürer, her akaryakıt zammının iğneden ipliğe tüm ürünlerde fiyat artışına yol açtığını belirtti. Gürer, özellikle gıda üretiminin bu süreçten olumsuz etkilendiğini ifade etti. “VATANDAŞ RAFTAKİ ÜRÜNÜ ALAMAZ HALE GELDİ” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, art arda gelen zamların vatandaşı raftaki ürünü alamaz duruma düşürdüğünü söyledi ve artan maliyetlerin toplumun geniş kesimlerini yoksullaştırdığına dikkat çekti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.