Hava Durumu

#Veri Tabanı

Kırsal Haber - Veri Tabanı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Veri Tabanı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bakan Yumaklı: ''Ülkemiz Biyolojik Çeşitlilik Açısından Küçük Bir Kıta Özelliğinde'' Haber

Bakan Yumaklı: ''Ülkemiz Biyolojik Çeşitlilik Açısından Küçük Bir Kıta Özelliğinde''

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, 22 Mayıs Uluslararası Biyolojik Çeşitlilik Günü nedeniyle yaptığı açıklamada, bu anlamlı günün bitkilerden hayvanlara, mikroorganizmalardan mantarlara kadar tüm yaşam formlarının değerini hatırlatmayı ve korunmasına yönelik küresel farkındalık oluşturmayı amaçladığını belirtti. Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesi'nin bu anlamda çeşitliliğin korunması, sürdürülebilir kullanımı ve genetik kaynaklardan elde edilen faydaların adil paylaşımını hedefleyen en önemli uluslararası anlaşmalardan olduğunu vurgulayan Yumaklı, Uluslararası Biyolojik Çeşitlilik Günü kapsamında bu yıl için belirlenen temanın "Küresel Etki İçin Yerel Hareket" olduğunu dile getirdi. Bakan Yumaklı, yerel düzeyde atılan adımların dünya genelinde biyolojik çeşitlilik kaybını durdurmak için dönüştürücü bir gücü bulunduğunun altını çizerek, bu kapsamda ülkeler için biyolojik çeşitliliğin korunmasına yönelik küresel hedeflerin belirlendiğini ve taraf ülkelerin bu hedeflere uyum sağlamalarının beklendiğini söyledi. Kabul edilen Kunming-Montreal Küresel Biyolojik Çeşitlilik Çerçevesi'ni "biyolojik çeşitlilik kaybını durdurmayı ve 2050 yılına kadar doğayla uyumlu bir dünya oluşturmayı amaçlayan küresel yol haritası" olarak nitelendiren Yumaklı, "Sahip olduğumuz biyolojik çeşitliliğin ortaya konulması ve korunması amacıyla Ulusal Biyolojik Çeşitlilik Envanter ve İzleme Projesi kapsamında biyolojik çeşitlilik unsurlarımızın envanterini ülke genelinde tamamladık ve güncellemeye de devam ediyoruz." ifadelerini kullandı. "ÜLKEMİZ BİYOLOJİK ÇEŞİTLİLİK AÇISINDAN KÜÇÜK BİR KITA ÖZELLİĞİNDE" Bakan Yumaklı, Türkiye'nin sahip olduğu coğrafi ve iklimsel özellikler sayesinde son derece zengin biyolojik çeşitliliğe sahip olduğuna dikkati çekerek, şöyle devam etti: "Avrupa-Sibirya, Akdeniz ve İran-Turan olarak adlandırılan üç farklı biyocoğrafik bölge ile bu bölgelerin geçiş zonlarına sahip olması ve iki kıta arasında köprü konumunda bulunması nedeniyle ülkemiz, biyolojik çeşitlilik açısından adeta küçük bir kıta özelliği taşımaktadır. İklimsel ve coğrafi özelliklerin kısa mesafelerde değişiklik göstermesi de bu zenginliği artırmaktadır. Sahip olduğumuz biyolojik çeşitliliğin ortaya konulması ve korunması amacıyla DKMP Genel Müdürlüğünce 'Ulusal Biyolojik Çeşitlilik Envanter ve İzleme Projesi' tamamlanmıştır. Toplam 918 konu uzmanı biyolojik çeşitlilik envanter çalışmalarını yürütmüştür. Envanter çalışmaları, ülkemizin tamamı için 7 yıl sürmüştür. 25 bin adam/gün arazi çalışması gerçekleştirilmiştir. Bu kapsamda, ülke genelinde damarlı bitkiler, memeli hayvanlar, kuşlar, balıklar, sürüngenler ve amfibiler için yapılan envanter sonucu elde edilen 2 milyona yakın veri, Nuh'un Gemisi Ulusal Biyolojik Çeşitlilik Veri Tabanı'na aktarılmış, Genel Müdürlüğümüz çalışmalarında kullanılmak üzere şimdiye kadar 16 binden fazla biyolojik çeşitlilik raporu üretilmiştir." Biyolojik çeşitlilikteki kayıpların belirlenmesi, mevcut durumun değerlendirilmesi ve değişimlerin kayıt altına alınması amacıyla nesli tehlike altındaki türler ile biyolojik çeşitlilik açısından önemli alanların belirlendiğini ve 2015'ten itibaren 81 ilde tür ve habitat düzeyinde biyolojik çeşitlilik izleme çalışmaları yürütüldüğünü anlatan Yumaklı, "Ülkemizde biyolojik çeşitlilik açısından önemli türlerin belirlenmesi ve nesli tehlike altına düşen veya düşebilecek türlerin korunması amacıyla 2013-2024 yıllarında 66 flora, 36 fauna ve 1 habitat türü için toplam 103 tür eylem planı hazırlanmıştır. Tür koruma eylem planları ve izleme çalışmaları kapsamında türlerin durumu titizlikle takip edilmekte, doğal ortamlarında korunmaları için gerekli tedbirler alınmaktadır." ifadelerini kullandı. "123 BİN VERİ KAYIT ALTINDA" Bakan Yumaklı, nadir, nesli tehlike altında bulunan endemik bitki türlerinin korunması ve çoğaltılması amacıyla Elazığ'da Doku Kültürü Laboratuvarı ve sera kurulduğuna işaret ederek, "Cumhuriyet tarihinde bir ilk olarak hayata geçirilen proje kapsamında, halkın doğal kaynaklarla geliştirdiği ilaç, maya ve boya gibi geleneksel ürünler Biyolojik Çeşitliliğe Dayalı Geleneksel Bilgi Yönetim Sistemi'ne entegre edilmiştir. Tamamen yerli ve milli AR-GE faaliyetlerine altyapı oluşturan bu sistemde yaklaşık 123 bin veri kayıt altındadır." diye konuştu. BİYOKAÇAKÇILIKLA MÜCADELE Türkiye'nin genetik kaynaklarının istismar edilmesini önlemek amacıyla biyokaçakçılıkla mücadele çerçevesinde kolluk kuvvetleri ile vatandaşların bilinçlendirildiğini dile getiren Bakan Yumaklı, şöyle devam etti: "Biyokaçakçılık vakalarının takibini kolaylaştırmak amacıyla Biyokaçakçılıkla Mücadele Bilgi Sistemi'ni kurduk ve bu sistem üzerinden vakaları takip ediyoruz. 2007-2025 yıllarında biyokaçakçılık suçu işleyen 26 farklı ülkeden 181 kişi hakkında işlem yaptık. 99 vakada yaklaşık 51 milyon lira idari para cezası uyguladık." "177 İSTİLACI YABANCI TÜRE İLİŞKİN DEĞERLENDİRME YAPILDI" Dünya genelinde ekosistemleri ve insan sağlığını tehdit eden istilacı yabancı türlere karşı Türkiye'nin karasal, iç su ve deniz alanlarında kapsamlı projeler yürüttüğüne dikkati çeken Bakan Yumaklı, şu bilgileri paylaştı: "TERIAS ve MARIAS projeleri kapsamında Artvin'den Antalya'ya, Seyitler Baraj Gölü'nden Meriç Nehri'ne, Kırklareli İğneada Longoz Ormanları'ndan Hatay Samandağ kıyılarına kadar kritik alanlarda istilacı yabancı türlerin girişini önlemek ve popülasyonu kontrol altına almak için çalışmalar yürütüldü. Çalışmalar neticesinde 177 istilacı yabancı türe (106 denizel, 56 karasal, 13 iç su, 2 amfibik) ilişkin değerlendirme yapıldı ve veriler 'TurİST' sisteminde toplandı. Ulusal İstilacı Yabancı Türler Strateji ve Eylem Planı (2024-2035), ilgili kurum ve kuruluşların katkılarıyla tamamlandı." Türkiye'nin doğal deniz ve kıyı habitatlarının korunması amacıyla hazırlanan "Deniz Habitat Tiplerinin ve Potansiyel Deniz NATURA 2000 Alanlarının Belirlenmesi Projesi" sürecinin devam ettiğini kaydeden Yumaklı, projenin 2027 yılının ilk çeyreğinde başlatılmasının öngörüldüğünü sözlerine ekledi.

Eskişehir’de Çiftçi Malları Koruma Toplantısı Haber

Eskişehir’de Çiftçi Malları Koruma Toplantısı

Eskişehir İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, 4081 Sayılı Çiftçi Malları Koruma Kanunu kapsamında karşılaşılan zorlukları ve tarım arazilerinin güvenliğini sağlamaya yönelik yeni stratejileri değerlendirmek amacıyla önemli bir toplantıya ev sahipliği yaptı. ​Eskişehir İl Tarım ve Orman Müdürü Yüksel Çil başkanlığında düzenlenen toplantıda, bölge tarımının korunması ve koruma başkanlıklarının kurumsal yapısının güçlendirilmesi odak noktası oldu. Toplantıya; Alpu, Beylikova, Çifteler, İnönü, Mahmudiye, Odunpazarı, Seyitgazi ve Tepebaşı ilçelerinin Çiftçi Malları Koruma Başkanları, ilgili personel ve konu uzmanları katıldı. ​Tarımda Dijitalleşme: Yeni Veri Tabanı Yolda ​Toplantının en dikkat çeken başlıklarından biri, tarım alanlarının daha etkin korunabilmesi için dijital bir veri tabanı oluşturulması oldu. Mevcut sistemdeki aksaklıkların giderilmesi ve koruma hizmetlerinin şeffaf bir şekilde yürütülmesi amacıyla kurulacak bu veri tabanının, ilçeler arasındaki koordinasyonu artırması hedefleniyor. ​4081 Sayılı Kanun ve Uygulama Zorlukları ​4081 Sayılı Çiftçi Malları Koruma Kanunu’nun sahadaki yansımaları detaylıca ele alındı. Özellikle ilçelerde karşılaşılan hukuki ve operasyonel sorunlara yönelik şu çözüm önerileri üzerinde duruldu: ​Bütçe Planlaması: 2026 yılı bütçe hazırlık süreçleri ve kaynakların verimli kullanımı. ​Personel ve Ekipman: Koruma çalışanlarının teknik kapasitesinin artırılması. ​Yetki Karmaşasının Giderilmesi: Kanun uygulamalarında yerel yönetimlerle eşgüdümün artırılması. ​"Çiftçimizin Malı Güvence Altında Olmalı" ​İl Müdürü Yüksel Çil, toplantıda yaptığı konuşmada çiftçilerin alın terinin korunmasının önemine vurgu yaparak; "Amacımız, üreticilerimizin emeklerini korurken bu hizmeti veren başkanlıklarımızın karşılaştığı kronik sorunlara kalıcı çözümler üretmektir. 2026 yılı planlamalarımızla koruma sistemini daha modern bir yapıya kavuşturacağız," ifadelerini kullandı.

İzmit Körfezi’nin Geleceği ''Dijital İkiz Projesi'' İle Şekillenecek Haber

İzmit Körfezi’nin Geleceği ''Dijital İkiz Projesi'' İle Şekillenecek

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin desteğiyle ODTÜ Deniz Bilimleri Enstitüsü tarafından yürütülecek olan İzmit Körfezi Dijital İkiz Projesi başlıyor. Proje, gerçek zamanlı verilerle Körfez’in çevresel durumunu izleyerek, Marmara Denizi için bilim temelli ve sürdürülebilir bir yönetim modelinin temelini atmayı amaçlıyor. İZMİT KÖRFEZİ’NDE BİLİM TEMELLİ BİR PROJE Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, hayata geçirdiği Dip Çamuru Temizliği projesini İzmit Körfezi’nin geleceği için bir adım daha ileriye taşıyor. Büyükşehir’in finansman desteğiyle ODTÜ Deniz Bilimleri Enstitüsü tarafından yürütülecek olan İzmit Körfezi Dijital İkiz Projesi başlıyor. Türkiye ve Marmara için örnek teşkil edecek proje ile Körfez’in çevresel durumu detaylı biçimde analiz edilecek. Bu kapsamda kirlilik ve besin yükleri belirlenirken, su kalitesi de gerçek zamanlı verilerle izlenecek ve iyileştirme senaryoları bilimsel olarak test edilebilecek. Bu sayede Körfez’in sürdürülebilir yönetimi için bilime dayalı, etkili karar destek mekanizmaları geliştirilecek. GERÇEK ZAMANLI VERİ, GÜÇLÜ KARAR DESTEĞİ Proje kapsamında İzmit Körfezi genelinde detaylı oşinografik ölçümler, su kolonu boyunca örneklemeler ve Scanfish ölçümleri gerçekleştirilecek. Osmangazi Köprüsü civarına konumlandırılacak ADCP (Akustik Doppler Akıntı Profili) cihazı ile Körfez’e giren ve çıkan su kütlelerinin hızı, yönü ve miktarı sürekli olarak ölçülecek. Ayrıca Körfez içinde kullanılacak mikro insansız sualtı aracı (AUV) ile yüksek çözünürlüklü veriler elde edilecek. Toplanan tüm veriler, oluşturulacak entegre veri tabanı ve web tabanlı Coğrafi Bilgi Sistemi (CBS) ara yüzü üzerinden paydaşların ve karar vericilerin erişimine sunulacak. ULUSLARARASI STANDARTLARA UYGUN ÇÖZÜMLER Bu sistem sayesinde kirlilik kaynakları daha hızlı tespit edilebilecek, iklim değişikliği senaryolarının Körfez üzerindeki etkileri değerlendirilebilecek ve su kalitesini iyileştirmeye yönelik somut çözüm önerileri geliştirilebilecek. Geliştirilecek dijital ikiz uygulamaları, “AB Dijital İkiz Okyanus” çekirdek altyapısına katkı sağlayacak, uluslararası standartlara uyumlu ve ilerleyen süreçte diğer deniz alanlarına da uyarlanabilir bir yapıda olacak. PROJE 25 AYDA TAMAMLANACAK İzmit Körfezi özelinde geliştirilecek ekolojik temelli su kalitesi ve çevresel yönetim modelleriyle Marmara Denizi genelinde yeni bir bakış açısı kazandıracak projenin 25 ayda tamamlanması bekleniyor. Proje, yerel yönetimlerin deniz ekosistemlerini bilimsel yöntemlerle yönetmesi konusunda Türkiye’deki diğer belediyelere de örnek teşkil edecek. İzmit Körfezi için hayata geçirilen bu kapsamlı dijital ikiz çalışması bilim, teknoloji ve çevre yönetimini bir araya getirerek, sürdürülebilir bir gelecek için önemli bir adım olarak öne çıkıyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.