Hava Durumu

#Verimlilik

Kırsal Haber - Verimlilik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Verimlilik haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Denizli Leblebisine Uluslararası Vizyon Haber

Denizli Leblebisine Uluslararası Vizyon

Denizli leblebi üreticilerinin ihracata açılmasını hedefleyen proje kapsamında, Denizli Ticaret Borsası ev sahipliğinde istişare toplantısı gerçekleştirildi. Toplantıda konuşan Denizli Ticaret Borsası Başkanı İbrahim Tefenlili, Denizli leblebisini uluslararası pazarlarda hak ettiği konuma taşımak için kurumlar arası iş birliğiyle çalışmaların kararlılıkla sürdürüleceğini belirtti. Toplantıda, üreticilerin ihracata hazırlanmasına yönelik izlenecek yol haritası, yeni hedef pazarlar ve sektörün ihtiyaçları ele alındı. Denizli leblebi üreticilerinin ihracata açılmasını hedefleyen proje kapsamında, Denizli Ticaret Borsası ev sahipliğinde istişare toplantısı gerçekleştirildi. Toplantıya Denizli Ticaret Borsası Başkanı İbrahim Tefenlili, DENİB Başkanı Osman Uğurlu, Denizli Ticaret Odası Başkanı Uğur Erdoğan, Denizli Sanayi Odası Başkanı Selim Kasapoğlu, Oda ve Borsa Genel Sekreterleri, Borsa Meclis Üyeleri ve leblebi üreticileri katıldı. Denizli Leblebisi Dünya Pazarına Hazırlanıyor Toplantıda Denizli leblebi üreticileri adına söz alan İbrahim Kaplan, sektörün mevcut durumu ve üreticilerin beklentilerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Kaplan, üreticilerin ihracata hazırlanabilmesi için ihtiyaç duyulan destekleri ve öncelikli talepleri sıralayarak; yeni pazarlara ulaşılması, ihracat süreçlerine yönelik eğitim ve danışmanlık hizmetleri, uluslararası fuarlara katılım, yabancı alım heyetleriyle buluşmalar, coğrafi işaretli Denizli leblebisinin tanıtımının güçlendirilmesi ile markalaşma çalışmalarına ağırlık verilmesi konularında destek beklediklerini ifade etti. Denizli Leblebisinde Hedef: Yeni Pazarlar, Güçlü İhracat Toplantının açılış konuşmasını gerçekleştiren Denizli Ticaret Borsası Başkanı İbrahim Tefenlili, Denizli’nin önemli değerlerinden olan leblebinin ulusal ve uluslararası pazarlarda daha güçlü bir konuma taşınması, üreticilerin ihracat kapasitesinin artırılması ve sektörün gelişimine yönelik yapılabilecek çalışmaların önemine dikkat çekti. Başkan Tefenlili, Denizli leblebisinin ihracat yolculuğunda tüm paydaşların ortak hareket etmesinin büyük önem taşıdığını belirtti. Tefenlili, üreticilere yerinde hizmet sunulması, katma değerli ürünlerin geliştirilmesi ve coğrafi işaretli Denizli leblebisinin korunarak marka değerinin güçlendirilmesine yönelik çalışmaların öncelikli hedefler arasında yer aldığını ifade etti. Tefenlili: "Ortak Akılla İhracat Hedefine Ulaşacağız" Tefenlili, yeni hedef pazarların oluşturulması amacıyla uluslararası fuarlara katılımın artırılacağını, yabancı alım heyetleriyle ikili iş görüşmeleri gerçekleştirileceğini ve özellikle Bulgaristan ile Balkan ülkeleri başta olmak üzere potansiyel pazarlarda iş birliği fırsatlarının değerlendirileceğini söyledi. Ayrıca, tüm kurumların ortak bir çalışma masası etrafında koordinasyon içinde hareket ederek üreticilerin ihracata hazırlanması ve Denizli leblebisinin uluslararası pazarlarda hak ettiği değere ulaşması için çalışmaları kararlılıkla sürdüreceklerini vurguladı. DTO'dan Dış Ticaret Desteği Mesajı Toplantıda konuşan Denizli Ticaret Odası Başkanı Uğur Erdoğan, Denizli leblebisinin ihracat potansiyeline ilişkin değerlendirmelerde bulunarak, üreticilerin uluslararası pazarlara açılma sürecinde kurumlar arası iş birliğinin önemine dikkat çekti. Erdoğan, Denizli Ticaret Odası olarak üreticilere yönelik eğitim, dış ticaret ve kurumsal kapasitenin geliştirilmesine yönelik destek çalışmalarını sürdüreceklerini ifade etti. DSO'dan Verimlilik ve Model Fabrika Desteği Toplantıda konuşan Denizli Sanayi Odası Başkanı Selim Kasapoğlu, günümüz rekabet koşullarında verimliliğin her zamankinden daha önemli hale geldiğini vurguladı. Bu doğrultuda Denizli Sanayi Odası olarak üretim süreçlerinde verimliliği artırmak, işletmelerin rekabet gücünü yükseltmek ve yalın üretim anlayışını yaygınlaştırmak amacıyla Model Fabrika'yı hayata geçirdiklerini belirten Kasapoğlu, bu merkezin üreticilere süreçlerini iyileştirme ve daha etkin üretim yapma konusunda önemli katkılar sunduğunu ifade etti. Kasapoğlu, Denizli leblebi üreticilerinin de bu imkânlardan faydalanarak hem üretim verimliliğini hem de ihracat kabiliyetini artırabileceklerini dile getirdi. Kasapoğlu ayrıca devlet desteklerinden faydalanılması için kurulu ofisimizle birlikte üzerimize düşeni yapmaya hazırız dedi. DENİB'den Yeni Pazar Hamlesi Toplantıda konuşan DENİB Başkanı Osman Uğurlu, Denizli leblebisinin ihracat potansiyelini artırmak için mevcut pazarların yanı sıra yeni hedef pazarların oluşturulmasının büyük önem taşıdığını belirtti. Uğurlu, uluslararası tanıtım faaliyetleri, sektörel ticaret heyetleri ve alım heyeti organizasyonlarıyla üreticilerin yeni pazarlara ulaşmasını destekleyeceklerini ifade ederek, katma değeri yüksek ihracat hedefi doğrultusunda kurumlar arası iş birliğinin kararlılıkla sürdürüleceğini vurguladı. SONUÇ BİLDİRGESİ Toplantının sonunda uluslarası hedef pazarların belirlenmesi, UR-GE projelerinden faydalanma, kurumların mevcut yapıları içinde tüm imkanların değerlendirilmesi, desteklerden faydalanma, ihracata yönelik eğitimlerin kapsamının geliştirilmesi, leblebinin glutensiz olduğunun belgelendirilmesi gibi hususlarda yol haritasının belirlenmesi kararına varıldı.

Malatya Kayısısı Bereketli Hasatla Eski Gücüne Kavuşuyor Haber

Malatya Kayısısı Bereketli Hasatla Eski Gücüne Kavuşuyor

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Malatya'da düzenlenen 28. Kayısı Festivali ve Fuarı'nın açılışına katıldı. Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, geçen yıl zirai dondan etkilenen Malatya'da bu yıl yeniden bereketli bir kayısı hasadı gerçekleştirildiğini belirterek, üretim ve ihracatın yeniden güç kazanacağını söyledi. Yumaklı, Malatya'da düzenlenen 28. Kayısı Festivali ve Fuarı'nın açılışında yaptığı konuşmada, festivalin çeyrek asrı aşan geçmişiyle önemli bir geleneği temsil ettiğini ifade etti. Malatya'nın dünya kuru kayısı üretimi ve ihracatında lider olduğunu vurgulayan Yumaklı, "Malatya deyince akla kayısı geliyor. Kayısı üretiminde yüzde 28'lik payla Türkiye dünyada 1. sırada. Bu üretimin de yüzde 54'ünü Malatya tek başına üstleniyor." dedi. Bakan Yumaklı, 6 Şubat depremlerinin ardından kentin yeniden ayağa kalktığını, devlet ve milletin el ele vererek kentin yaralarını sardığını, bugün ise şehrin yeniden üretim ve umutla anıldığını söyledi. Geçen yıl yaşanan zirai donun kayısı üretimini olumsuz etkilediğini anımsatan Yumaklı, "Geçen yıl zirai don bu şehrin alametifarikası olan bir ürünün neredeyse hiç olmamasına sebep oldu ancak bu sene yeniden bereketli bir şekilde yapılan hasattan sonra üretimimize, ihracatımıza ve bundan Malatya'nın elde edeceği güce hep beraber kavuşmuş olacağız." dedi. Dünyada iklim değişikliği ve jeopolitik gelişmeler nedeniyle tarımsal üretimin stratejik öneminin arttığını vurgulayan Yumaklı, gıda arz güvenliğinin artık ülkeler açısından milli güvenlik konusu haline geldiğini söyledi. Tarımsal üretimde verimliliğin artırılması için teknoloji kullanımına önem verdiklerini belirten Yumaklı, 2024 yılında uygulamaya alınan tarımsal üretim planlamasıyla şehirlerin üretim altyapısını güçlendirmeyi hedeflediklerini ifade etti. MALATYA'YA 75 MİLYAR LİRALIK YATIRIM Bakan Yumaklı, son 24 yılda Malatya'ya tarım, ormancılık ve su alanlarında toplam 75 milyar liralık yatırım ve destek sağlandığını bildirdi. Kentte 117 sulama tesisinin hizmete alındığını, 404 bin dekarlık alanın sulamaya açıldığını belirten Yumaklı, bu yatırımların kente yıllık yaklaşık 7 milyar liralık ekonomik katkı sağladığını söyledi. Malatya'nın kayısı başta olmak üzere 53 coğrafi işaretli ürüne sahip olduğunu dile getiren Yumaklı, Kayısı Araştırma Enstitüsü'nün yeni çeşitler ve katma değerli ürünler geliştirmek için çalışmalarını sürdürdüğünü, yerli imkanlarla geliştirilen kayısı çekirdeği çıkarma makinesinin de üretimde önemli verimlilik sağlayacağını söyledi. TARIMSAL ÜRETİMDE ÖNEMLİ ARTIŞ Son 24 yılda Malatya'da bitkisel üretimin yüzde 120, büyükbaş hayvan varlığının yüzde 75, küçükbaş hayvan varlığının yüzde 55 arttığını aktaran Yumaklı, kanatlı hayvan varlığının 24 kat, su ürünleri üretiminin ise 9 kat yükseldiğini belirtti. Malatya'nın tarımsal hasılasının da aynı dönemde üç kat arttığını ifade eden Yumaklı, "Bugün Türkiye tarımsal hasılada Avrupa'da birinci, dünyada yedinci sıradaysa bunda Malatyalı üreticilerimizin emeği ve alın teri var." dedi. Bakan Yumaklı, sulama, içme suyu ve baraj rehabilitasyonu yatırımlarının da sürdüğünü belirterek, Malatya'nın tarımsal üretim kapasitesini daha da artıracak projelerin hayata geçirilmeye devam edeceğini sözlerine ekledi. Bakan Yumaklı, protokol üyeleri ile daha sonra fuar alanını gezdi.

TAT Gıda’dan Tarımda Dijital Dönüşüm Haber

TAT Gıda’dan Tarımda Dijital Dönüşüm

Türkiye'nin tarımsal üretim gücünü teknolojiyle buluşturan Tat Gıda'nın geleneksel hale gelen Dijital Tarla Günü etkinliği, sektörün farklı paydaşlarını bir araya getirerek tarımın dönüşüm sürecine ışık tuttu. Tat Gıda, Bursa'nın Karacabey ilçesinde düzenlediği 9. Dijital Tarla Günü'nde dijital tarım uygulamalarının üretime sağladığı somut kazanımları ve sürdürülebilir tarım vizyonunu paylaştı. Şirket, yapay zekâ destekli sulama sistemleriyle su tüketiminde yüzde 23 tasarruf sağlarken, dijital tarım uygulamalarını kullanan üreticilerde verimin yüzde 16 ila 28 arasında arttığını açıkladı. Tarımda dijital dönüşümün çevresel sürdürülebilirlik ve kaynak verimliliğine sağladığı katkıların da öne çıktığı etkinlikte, sektörün geleceğine yönelik önemli mesajlar verildi. Tat Gıda Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Veysel Memiş’in ev sahipliğinde Camandıra Çiftliği’nde gerçekleştirilen 9. Dijital Tarla Günü etkinliğine Mustafakemalpaşa İlçe Tarım ve Orman Müdürü Nuri Oruç, Karacabey İlçe Tarım ve Orman Müdürü Davut Aytek, Mustafakemalpaşa Ziraat Odası Başkanı Mehmet Aydemir ve Karacabey Ziraat Odası Başkanı Erhan Erdem ile akademisyenler, çiftçiler, sektör paydaşları ve çözüm ortakları katıldı. BASF ve BASF Nunhems’in platin sponsor, Türkiye İş Bankası ve Sarten’in altın sponsor, United Genetics Turkey, Solares, Subutay Bulut Nakliyat, Baştürk Cam, Akca Lojistik, Özler Plastik ve Omnia Nişasta’nın gümüş sponsor olarak destek verdiği Tat Gıda 9. Dijital Tarla Günü’nün açılışında konuşan Tat Gıda Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Veysel Memiş, veri odaklı üretim modelleri sayesinde çiftçilerin verimliliğini artırırken doğal kaynakların korunmasına da önemli katkılar sağladıklarını söyledi. “Sözleşmeli üretim modelimizi dijital teknolojilerle güçlendirerek tarımda dönüşüme öncülük ediyoruz" Tat Gıda'nın 2016 yılında başlattığı Dijital Tarım Programı'nın bugün Türkiye'de örnek gösterilen uygulamalardan biri haline geldiğini belirten Veysel Memiş, sözleşmeli üretim modelini dijital teknolojilerle güçlendirerek tarımsal üretimde dönüşüme öncülük ettiklerini söyledi. Dijital tarım uygulamalarının kapsamını her yıl genişlettiklerini kaydeden Memiş, bugün 400'ün üzerinde çiftçinin dijital tarım ekosistemine dahil olduğunu ve 20 bin dekardan fazla alanda dijital uygulamaların aktif olarak kullanıldığını ifade etti. Son iki yılda gerçekleştirilen çalışmalar hakkında bilgi veren Veysel Memiş, 15 bin dekardan fazla alanda uydu destekli bitki sağlığı takibi yapıldığını, 585 tarlanın dijital olarak izlendiğini ve 500'ün üzerinde toprak analiziyle üreticilere özel gübreleme programları oluşturulduğunu belirtti. Dijital takip sistemleri sayesinde yüzlerce problemli alanın erken dönemde tespit edilerek hızlı müdahale imkânı sağlandığını dile getirdi. Dijitalleşmenin sahadaki en önemli çıktısının verim artışı olduğunu vurgulayan Veysel Memiş, uydu teknolojileri, sensörler ve dijital karar destek sistemlerinden yararlanan üreticilerin verimlerinin geleneksel yöntemlerle üretim yapan çiftçilere kıyasla yüzde 16 ila yüzde 28 arasında daha yüksek gerçekleştiğini açıkladı. Bu sonuçların teknolojinin tarım sektöründe yalnızca bir yenilik değil, aynı zamanda verimlilik, rekabetçilik ve sürdürülebilirlik açısından stratejik bir araç olduğunu ortaya koyduğunu ifade eden Veysel Memiş, dijital dönüşümün üreticilerin gelir seviyelerine de doğrudan katkı sunduğunu kaydetti. “Yapay zekâ destekli sulama sistemleri sayesinde su tüketiminde yüzde 23 tasarruf sağlandı” Tat Gıda'nın dijital tarım çalışmalarını sadece verim artışıyla sınırlı değerlendirmediğini belirten Veysel Memiş, çevresel sürdürülebilirliği merkeze alan uygulamaların da önemli sonuçlar verdiğini söyledi. Toprak analizleriyle bilinçli gübreleme uygulamalarının yaygınlaştırıldığını ifade eden Veysel Memiş, yapay zekâ destekli sulama sistemleri sayesinde su tüketiminde yüzde 23 tasarruf sağlandığını, veri temelli bitki koruma uygulamalarıyla ise pestisit kullanımının yüzde 44 oranında azaltıldığını açıkladı. Türkiye'de sözleşmeli sanayi domatesi üretiminin tamamında yüzde 100 damla sulama sistemi kullanan öncü üretici gruplarından biri olduklarını belirten Veysel Memiş, bu modelin hem su verimliliği hem de karbon ayak izinin azaltılması açısından güçlü bir sürdürülebilirlik örneği oluşturduğunu vurguladı. Tat Gıda'nın sürdürülebilir tarım hedeflerini uluslararası projelerle desteklediğini belirten Memiş, Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası ile yürütülen Yeşil Tarım Projesi kapsamında sera gazı emisyonlarının azaltılması, su verimliliğinin artırılması ve çevresel etkilerin ölçülmesine yönelik çalışmalar gerçekleştirdiklerini söyledi. Şirketin aynı zamanda Avrupa Birliği Horizon Europe Programı tarafından desteklenen SolarHub Projesi'nin Türkiye'deki ana paydaşlarından biri olduğunu kaydeden Memiş, proje kapsamında tarım ve yenilenebilir enerji sistemlerinin entegrasyonuna yönelik yenilikçi uygulamaların sahada test edildiğini ve üreticilerle buluşturulduğunu ifade etti. “Temel amacımız teknolojiyi sahaya taşımak, üreticileri yenilikçi çözümlerle buluşturmak” Tarımsal üretim alanlarında yenilenebilir enerji kullanımının yaygınlaştırılması için çalışmalar yürüttüklerini belirten Veysel Memiş, çiftçilerin bu dönüşümden en yüksek faydayı sağlaması amacıyla eğitimler, çalıştaylar ve uluslararası bilgi paylaşım faaliyetleri gerçekleştirdiklerini söyledi. Tarımın geleceğinin nitelikli insan kaynağıyla şekilleneceğine inandıklarını vurgulayan Memiş, Ege Üniversitesi ve Uludağ Üniversitesi iş birliğiyle yürütülen programlar kapsamında bugüne kadar 217 üniversite öğrencisine uygulamalı dijital tarım eğitimi verildiğini açıkladı. Ayrıca yüzlerce üreticinin dijital tarım teknolojileri ve yeni nesil üretim yöntemleri konusunda eğitim programlarına katıldığını belirten Veysel Memiş, teknolojik dönüşümün ancak bilgi paylaşımı ve üretici katılımıyla kalıcı hale gelebileceğini ifade etti. 9. Dijital Tarla Günü'nün temel amacının teknolojiyi sahaya taşımak, üreticileri yenilikçi çözümlerle buluşturmak ve başarılı uygulamaları paylaşmak olduğunu belirten Veysel Memiş, şunları söyledi: "Tarımın geleceğinin veriyle desteklenen, çevreye duyarlı, kaynaklarını verimli kullanan ve çiftçisini merkeze alan bir anlayışla şekilleneceğine inanıyoruz. Bugün sahada gördüğümüz her teknoloji ve her uygulama, daha verimli, daha sürdürülebilir ve daha dirençli bir tarım sistemi oluşturma hedefimizin bir parçasıdır. Çiftçilerimiz, iş ortaklarımız, akademisyenlerimiz ve teknoloji sağlayıcılarımızla birlikte tarımın geleceğini inşa etmeye devam edeceğiz." Dijitalleşme, finansman ve sürdürülebilirlik aynı platformda buluştu Etkinlik kapsamında katılımcılara Tat Gıda'nın dijital tarım çalışmaları ve sahada elde edilen sonuçları anlatan özel bir tanıtım filmi de izletildi. Programın ilk oturumunda Tat Gıda Bilgi Teknolojileri ve Proje Yönetim Direktörü Çiğdem Şahin, şirketin dijital dönüşüm vizyonunu ve geleceğe yönelik stratejik hedeflerini anlattı. Şahin, dijitalleşmenin yalnızca verimlilik artışı sağlamadığını, aynı zamanda doğal kaynakların korunması, üretim süreçlerinin optimize edilmesi ve sürdürülebilirliğin güçlendirilmesi açısından kritik rol üstlendiğini belirtti. Gazeteci ve Tarım-Gıda Editörü İrfan Donat moderatörlüğünde gerçekleştirilen "Tat & BASF Dijital İş Birliği ve Sürdürülebilirlik" panelinde, BASF Tarım Çözümleri Türkiye ve Azerbaycan Ülke Müdürü Mustafa Yüksel ile BASF Nunhems Türkiye, Azerbaycan, Türkmenistan ve Pakistan Ülke Müdürü Önder Yılmaz konuşmacı olarak yer aldı. Oturumda dijital teknolojilerin tarımsal üretime etkileri, sürdürülebilirlik hedefleri, yenilikçi tarım uygulamaları ve özel sektör iş birliklerinin sektöre sağladığı katkılar ele alındı. Katılımcılar, tarımın geleceğinde teknoloji ve sürdürülebilirliğin birbirini tamamlayan iki temel unsur olduğuna dikkat çekti. Programın “Sürdürülebilir Tarım Ekosistemi ve İş Bankası Tarım Bankacılığı” panelinde ise sürdürülebilir tarım ekosistemi ve tarım bankacılığı konusu gündeme geldi. Gazeteci ve Tarım-Gıda Editörü İrfan Donat'ın moderatörlüğünü yaptığı oturumda, Türkiye İş Bankası Tarım Bankacılığı Pazarlama Bölümü Müdür Yardımcısı Mustafa Alper Devran ile Tat Gıda'nın sözleşmeli üretim modeli içerisinde uzun yıllardır yer alan genç üreticiler Mustafa Demirel ve Eren Çağan deneyimlerini paylaştı. Panelde tarımın finansmanı, sürdürülebilir üretim modelleri, üreticilerin finansmana erişimi ve sözleşmeli üretimin sağladığı avantajlar değerlendirildi. Üreticiler sahadaki deneyimlerini aktarırken, finansman mekanizmalarının tarımsal üretimin sürdürülebilirliği açısından taşıdığı önem vurgulandı.

Samsun Büyükşehir'den Tarıma Tam Destek Haber

Samsun Büyükşehir'den Tarıma Tam Destek

Samsun Büyükşehir Belediyesi, tarıma yönelik desteklerini artırarak hem üreticilere ekonomik katkı sağlıyor hem de Samsun’un verimli topraklarında üretimi daha da güçlendiriyor. Büyükşehir Belediye Başkanı Halit Doğan, “Sürdürülebilir tarım hedefi ile bir taraftan üreticilerimizin elini güçlendiriyor, bir taraftan da şehrimizde tarımsal üretimin artmasına katkı sunuyoruz” dedi. Tarım potansiyeliyle öne çıkan Samsun’da Büyükşehir Belediyesi “Üreten Şehir” vizyonu doğrultusunda çalışmalarını sürdürüyor. Kent genelinde uygulanan projeler ve verilen desteklerle çiftçilerin üretim gücü artarken kırsal kalkınma da ivme kazanıyor. Bu kapsamda son üç yılda (2024/25/26) Büyükşehir Belediyesi tarafından 277 bin 711 dekar alanda 14 bin 358 üreticiye tarla bitkilerinden bahçe bitkilerine, yem bitkilerinden tıbbi-aromatik- endemik bitkilere ve çeşitli ekipmanlar olmak üzere geniş bir destek sağlandı. Sulama altyapısı güçlendiriliyor Sulama altyapısının güçlendirilmesi ve modern ekipman desteği gibi projelerle de üretimde verimlilik artırılıyor. Mahallelerde beton trapez kanal (açık kanal) ve kapalı kanal imalatı gerçekleştiren Büyükşehir Belediyesi aynı zamanda ihtiyaç duyan mahallelerin sulama altyapısını da iyileştirdi. 2026’da önemli tarım projeleri hayata geçecek 2026 yılında da güçlü destekler sunan Büyükşehir Belediyesi, Vezirköprü’de 700 üreticiye hizmet verecek olan tohum eleme tesisini oluşturdu. Ayrıca 656 üreticiye, çilek fidesi, damla sulama sistemi, kestane fidanı, malç naylonu, sera kurulum, tarımsal malzeme, ana arı ve arı sütü üretim seti, polen ve propolis tuzağı ve gübre desteği sağladı. Et ve Et Ürünleri İşleme Tesisi, Çeltik Tohum Eleme Ünitesi, Doku Kültürü Laboratuvarı ve Süt Analiz Laboratuvarı da 2026 yılında Büyükşehir Belediyesi tarafından gerçekleştirilecek önemli tarım projeleri arasında yer alıyor. 2025’de 2 ilçede inşa edilen köy fırınlarına 2026’da 9 ilçede 15 köy fırını daha eklenecek. “Çiftçilerimizin üretmeye devam etmesini çok önemsiyoruz” Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Halit Doğan, “Büyükşehir Belediyesi olarak fide, tohum, ekipman ve hayvancılık gibi birçok kalemde üreticilerimize destek sağlıyoruz. Sağladığımız bu destekleri de ilçelerimizin potansiyelini ve üretimde güçlü oldukları yönleri baz alarak gerçekleştiriyoruz. Örneğin Alaçam’da çilek üreticiliği desteklerken bazı ilçelerimizde yonca üretimini bazılarında kivi üretimini önceliyoruz. Bununla birlikte sulama altyapısının güçlendirilmesi, organik tarım uygulamalarının yaygınlaştırılması ve modern ekipman desteği gibi projelerle de üretimde verimliliği artırıyoruz. Bu destekler yalnızca ekonomik katkı sağlamıyor, aynı zamanda sürdürülebilir tarımın yaygınlaşmasına olanak tanıyor. Sürdürülebilir tarım hedefi ile bir taraftan üreticilerimizin elini güçlendiriyor, bir taraftan da şehrimizde tarımsal üretimin artmasına katkı sunuyoruz Çiftçilerimizin üretmeye devam etmesini çok önemseyen bir bu anlayışa sahibiz ve bu anlayışla desteklerimiz de artarak devam edecek” dedi.

Kuzey Ege’den Stratejik Hamle: Zeytinciliğin Yol Haritası Yazılacak Haber

Kuzey Ege’den Stratejik Hamle: Zeytinciliğin Yol Haritası Yazılacak

AgroAyvalık Tarım ve Hayvancılık İhtisas Fuarı ile eş zamanlı düzenlenecek Zeytin Üretim Zirvesi, Ayvalık’ı dört gün boyunca Türkiye tarımının karar ve vizyon merkezine dönüştürecek. Altınova Kapalı Pazaryeri, 15-18 Mayıs 2026 tarihlerinde önemli bir buluşmaya ev sahipliği yapacak. İlk AgroAyvalık Tarım ve Hayvancılık İhtisas Fuarı ile eş zamanlı düzenlenecek Zeytin Üretim Zirvesi, aynı çatı altında birleşerek üretimden tedarik zincirine uzanan güçlü bir etkileşim alanı oluşturacak. Bu iki organizasyonun bir araya gelmesi, Ayvalık’ta tarımın geleceğine dair ortak akıl ve üretim vizyonunun şekillendiği kritik bir buluşma zemini ortaya koyacak. ZEYTİNCİLİĞİN YOL HARİTASI Tarım Gazetecileri ve Yazarları Derneği (TAGYAD) Başkanı İsmail Uğural koordinasyonunda gerçekleştirilecek Zeytin Üretim Zirvesi’nde, zeytinciliğin geleceğine ilişkin çok boyutlu başlıklar ele alınacak. Zirvenin yalnızca sorunların dile getirildiği bir platform olmayacağını, aynı zamanda çözüm önerilerinin birlikte üretileceği bir ortak akıl zemini oluşturacağını vurgulayan Uğural, “Yerel yöneticilerden akademisyenlere, üreticilerden sanayici ve ihracatçılara kadar zeytine dair sözü olan herkes bu zirvede bir araya gelecek. Burada zeytinciliğin geleceğini konuşacağız; küresel baskılar karşısında sektörün nasıl daha dirençli ve güçlü hale gelebileceğini tartışacağız. Bu zirveden çıkacak sonuçların, Türkiye zeytinciliği için yeni bir yol haritası niteliği taşımasını hedefliyoruz” ifadelerini kullandı. KIRSAL KALKINMANIN DİNAMİKLERİ Zirvenin ilk gününde yerel yönetimlerin tarım politikaları ele alınacak. Ayvalık Belediye Başkanı Mesut Ergin, Dikili Belediye Başkanı Adil Kırgöz ve Gömeç Belediye Başkanı Melih Bağcı kırsal kalkınma, üretim planlaması ve bölgesel tarım yatırımları üzerine değerlendirmelerde bulunacak. Aynı gün gerçekleştirilecek “Zeytin ve Zeytinyağı Üretiminde Gündem” oturumunda ise üreticiler ve sektör temsilcileri mevcut piyasa koşullarını analiz edecek. ZEYTİNCİLİĞİN ROTASI ÇİZİLECEK İkinci gün düzenlenecek “Kuzey Ege Zeytinyağında Küresel Marka Yolculuğu” başlıklı oturum, zirvenin en dikkat çekici bölümlerinden biri olacak. Ayvalık, Edremit ve Burhaniye ticaret odalarının başkanları; coğrafi işaretin ekonomik değeri, lisanslı depoculuğun sektöre etkisi ve Kuzey Ege zeytinyağının dünya pazarındaki konumunu değerlendirecek. Aynı gün gerçekleştirilecek sektör forumunda ihracatçılar, üreticiler ve akademisyenler bir araya gelecek. Türkiye’nin zeytin ve zeytinyağında küresel pazardaki rekabet avantajı, maliyet baskıları ve yeni ihracat stratejileri masaya yatırılacak. Balıkesir Üniversitesi’nden akademisyenlerin de katılacağı forumda bilimsel üretim yöntemleri, sürdürülebilir tarım uygulamaları ve verimlilik odaklı modeller öne çıkacak. SÖZ KADIN ÜRETİCİLERDE Zirvenin üçüncü gününde kadın üreticiler söz alacak. Aile işletmelerinden markalaşma süreçlerine kadar birçok başlığın ele alınacağı oturumda, kırsal ekonomide kadın emeğinin artan rolüne dikkat çekilecek. Günün son bölümünde gerçekleştirilecek üretici oturumunda ise ziraat odaları başkanları yeni sezona ilişkin saha verilerini paylaşacak. Özellikle kuraklık riski, su yönetimi, üretim maliyetleri ve rekolte beklentileri zirvenin en kritik gündem başlıkları arasında yer alacak. Sektör temsilcileri, Ayvalık’ta gerçekleştirilecek Zeytin Üretim Zirvesi’nin, Türkiye zeytinciliğinin geleceğine ilişkin önemli karar süreçlerine zemin hazırlayacağı görüşünde birleşiyor. Üretimin sürdürülebilirliği, ihracat kapasitesinin artırılması ve yüksek katma değerli marka ekonomisinin oluşturulması açısından zirvenin sektöre güçlü bir perspektif sunması bekleniyor. Asırlardır zeytinle büyüyen Ayvalık, şimdi yalnızca üretimin değil; zeytin ekonomisinin geleceğini şekillendirecek fikirlerin de merkezi olmaya hazırlanıyor. ZEYTİN ÜRETİM ZİRVESİ PROGRAMI 1.Gün – 15 Mayıs 2026 AÇILIŞ TÖRENİ 12.00 STAND ZİYARETLERİ 1. Oturum – 14.30 Kuzey Ege’de Yerel Yönetimlerin Tarım Politikaları · Moderatör: İsmail Uğural – Tarım Gazetecileri ve Yazarları Derneği (TAGYAD) Başkanı · Konuşmacılar: · Mesut Ergin – Ayvalık Belediye Başkanı · Adil Kırgöz – Dikili Belediye Başkanı · Melih Bağcı – Gömeç Belediye Başkanı 2. Oturum – 16.00 Zeytin ve Zeytinyağı Üretiminde Gündem · Moderatör: İsmail Uğural – TAGYAD Başkanı · Konuşmacılar: · Hüseyin Bozkurt – Zeytin Üreticisi · Mehmet Cavlı – Komili Orjinasyon Müdürü · Fatih Cenikli – Zeytinyağı Üreticisi 2. Gün – 16 Mayıs 2026 1. Oturum – 15.00 Kuzey Ege Zeytinyağında Küresel Marka Yolculuğu: Coğrafi İşaret Yönetişimi ve Lisanslı Depoculuk · Moderatör: Dr. Hakkı Çetin – Kırsal Kalkınma ve Kooperatifçilik Uzmanı · Konuşmacılar: · Ali Uçar – Ayvalık Ticaret Odası Başkanı · Ahmet Çetin – Edremit Ticaret Odası Başkanı · Hasan Varol – Burhaniye Ticaret Odası Başkanı 2. Oturum – 16.30 Zeytin ve Zeytinyağı Sektör Forumu · Moderatör: İsmail Uğural – TAGYAD Başkanı · Konuşmacılar: · Ali Nedim Güreli – Zeytinyağı İhracatçısı · Mustafa Alhat – Zeytin ve Zeytinyağı Üreticisi · Dr. Mücahit Kıvrak – Balıkesir Üniversitesi Edremit MYO Zeytincilik Bölümü Öğretim Görevlisi 3. Gün – 17 Mayıs 2026 1. Oturum – 14.30 Kadın Çiftçiler Konuşuyor · Moderatör: İsmail Uğural – TAGYAD Başkanı · Konuşmacılar: · Deniz Sabuncugil – 4. Nesil Zeytinyağı Üreticisi · Şensal Arslan – Zeytin Üreticisi · Tuğba Nur Çelikel – Zeytinyağı Üreticisi · Esra Ovalı – Uyan Zeytincilik Üretim Sorumlusu 2. Oturum – 16.00 Zeytin ve Zeytinyağında Üreticinin Yeni Sezon Beklentileri · Moderatör: İsmail Uğural – TAGYAD Başkanı · Ziraat Odaları Başkanları katılımıyla

Reis Gıda’dan 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü Mesajı Haber

Reis Gıda’dan 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü Mesajı

Türkiye’nin köklü markalarından Reis Gıda, 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü vesilesiyle yayımladığı mesajda; gıda güvenliği, tarımda dijitalleşme ve genç kuşakların üretime katılımının hayati önemine dikkat çekti. Şirket, "Bakliyat Köyleri" projesiyle yerli üretimi desteklemeye devam ediyor. ​Reis Gıda, gıda güvenliğinin temel taşı olan çiftçilerin emeğini görünür kılmak ve tarımın yarınlarını güçlendirmek amacıyla kapsamlı bir değerlendirme paylaştı. Türkiye’nin tarımsal potansiyelinin sadece bölgesel değil, küresel ölçekte bir güç olduğunu vurgulayan Reis Gıda, üretimin sürdürülebilirliği için "insan" odaklı bir yaklaşımın şart olduğunu belirtti. ​Tarımın Türkiye Ekonomisindeki Stratejik Gücü ​Reis Gıda'dan yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi; "Dünya Çiftçiler Günü, yalnızca toprağa emek veren insanları kutladığımız bir gün değil; gıda güvenliğini, kırsal kalkınmayı, gençlerin tarıma katılımını ve üretimin geleceğini yeniden düşünmemiz gereken güçlü bir çağrıdır. Türkiye’de Çiftçi Kayıt Sistemi’ne kayıtlı üretici sayısı artarken, tarım nüfusunun yaşlanması, su stresi, iklim baskısı ve gençlerin sektöre kazandırılması, geleceğin tarım gündemini belirleyen temel başlıklar arasında yer alıyor. Toprağın bereketi, insanlığın ortak geleceğini besleyen en kıymetli güçlerden biridir. Bu bereketin gerçek taşıyıcıları ise emeğiyle üretimi mümkün kılan, toprağı bilgiyle buluşturan ve her mevsim ülkesinin gıda güvencesine katkı sunan çiftçilerimizdir. 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü, bu büyük emeği görünür kılmak, üretimin merkezindeki insanı yeniden hatırlamak ve tarımın yarınlarını daha güçlü kurmak için çok anlamlı bir fırsattır. Türkiye, tarımsal üretim kapasitesi, ürün çeşitliliği ve güçlü üretim kültürüyle çok önemli bir tarım ülkesidir. Tarım ve Orman Bakanlığı'nın 2026 yılı başı verilerine göre Çiftçi Kayıt Sistemi'ne (ÇKS) kayıtlı çiftçi sayısı yaklaşık 2,36 milyon civarındadır. (ÇKS) kayıtlı ekili alan yaklaşık 170 milyon dekar (17 milyon hektar) seviyesine ulaşmıştır. Son beş yılda kayıtlı çiftçi sayısında 190 bin artış yaşanmıştır. Aynı dönemde tarım sektörü 2024 yılında 2 trilyon 428 milyar liralık hasılaya ulaşarak GSYH’ye yüzde 5,6 katkı sundu. TÜİK’in 2025 işgücü istatistiklerine göre ise istihdamın yüzde 14,0’ı tarım sektöründe yer aldı. Bu tablo, tarımın Türkiye ekonomisi, istihdamı ve gıda arzı açısından taşıdığı stratejik önemi açık biçimde gösteriyor Türkiye sahip olduğu geniş tarım arazileri, iklim avantajları, yetişmiş insan kaynağı ve üretim kültürü sayesinde sadece bölgesel bir gıda tedarikçisi değil; aynı zamanda gıda güvenliğini aşan ölçekte ihracat ve yatırım odaklı bir tarım endüstrisinin taşıyıcısı olabilecek büyük bir potansiyele sahip. Bu nedenle tarıma artık sadece geleneksel bir üretim alanı olarak değil, sürdürülebilir büyümenin stratejik sahası olarak bakmak gerekiyor. Sayılar artarken asıl mesele üretimde kuşak devamlılığı Bugün tarımda en kritik başlıklardan biri, yalnızca kayıtlı üretici sayısı değil, üretimin kuşaklar boyunca sürdürülebilirliğidir. Resmî kayıtlarda ÇKS’ye dahil olan çiftçi sayısında artış görülüyor. Bununla birlikte yaş dağılımı, tarımın genç kuşaklar için daha güçlü bir gelecek alanına dönüştürülmesi gerektiğini ortaya koyuyor. TZOB verilerine göre Türkiye’de kayıtlı çiftçilerin yüzde 34’ü 65 yaş ve üzerindeyken, yüzde 34,6’sı 50-64 yaş grubunda bulunuyor; 18-24 yaş grubunun payı ise yüzde 1 seviyesinde. TZOB’un 2025 değerlendirmesinde kırsalda yaş ortalamasının 59’a ulaştığı da vurgulanıyor. Bu veriler, tarımda devamlılığın önümüzdeki dönemde gençleşme, eğitim, teknolojiye erişim ve gelir istikrarı başlıklarıyla birlikte ele alınmasını gerekli kılıyor. Gençlerin tarımı daha ölçülebilir, daha yönetilebilir, daha yenilikçi ve daha kazançlı bir alan olarak görmesi için teknoloji büyük bir dönüştürücü güç sunuyor. Dijitalleşme sayesinde tarım, sadece fiziksel emekle tanımlanan bir alan olmaktan çıkıp veri analizi, yazılım, sensör sistemleri, uzaktan izleme, robotik uygulamalar ve yeni nesil girişimcilikle gençler için yeniden cazip hale gelebilir. Gençler için tarımı geleceğin mesleğine dönüştürmek gerekiyor Dünya genelinde de asıl büyük meselelerden biri gençlerin tarımda nasıl daha güçlü yer alacağı. FAO’nun 2025 tarihli çalışmasına göre, çalışan gençlerin yüzde 44’ü tarım-gıda sistemlerinden geçimini sağlıyor. Ancak aynı rapor, gençlerin bu alandaki payının 2005’teki yüzde 54 seviyesinden 2021’de yüzde 44’e gerilediğini gösteriyor. Avrupa’da da benzer bir tablo var. Eurostat’a göre Avrupa Birliği’nde 2020 itibarıyla çiftlik yöneticilerinin yüzde 57,6’sı 55 yaş ve üzerindeyken, 40 yaş altı genç çiftçilerin oranı yüzde 11,9 düzeyinde kalıyor. Bu tablo bize çok açık bir şey söylüyor: Tarım, gençler için daha yüksek teknolojiyle, daha güçlü gelir modeliyle, daha itibarlı bir kariyer alanı olarak yeniden anlatılmalı. Gençlerin tarımı daha ölçülebilir, daha yönetilebilir, daha yenilikçi ve daha kazançlı bir alan olarak görmesi için teknoloji büyük bir dönüştürücü güç sunuyor. Dijitalleşme sayesinde tarım, sadece fiziksel emekle tanımlanan bir alan olmaktan çıkıp veri analizi, yazılım, sensör sistemleri, uzaktan izleme, robotik uygulamalar ve yeni nesil girişimcilikle gençler için yeniden cazip hale gelebilir. Kaynakları Koruyan, Verimliliği Artıran Yeni Tarım Anlayışı Bugün artık tarımda asıl ihtiyaç, sadece üretim miktarını artırmak değildir. Asıl ihtiyaç; suyu daha verimli kullanan, toprağı koruyan, girdi kullanımını optimize eden, verimliliği yükselten ve kaliteyi sürdürülebilir biçimde artıran daha akıllı bir üretim modelidir. Yeni yazıda da belirtildiği gibi, dünya daha fazla değil, mevcut kaynakla daha fazla değer yaratmayı konuşuyor. Türkiye’nin de bu yeni döneme çok güçlü biçimde uyum sağlaması gerekiyor. Verimlilik meselesi artık sadece ekonomik bir başlık değil; aynı zamanda gıda egemenliği, ihracat kapasitesi ve kırsal istikrar açısından stratejik bir konudur. Tarımsal verimlilikte yaşanacak her iyileşme, üreticinin gelirinden ülkenin rekabet gücüne kadar çok geniş bir alana katkı sunacaktır. Tarımın geleceği, kaynakları daha çok tüketen değil; mevcut kaynakları daha akıllıca yöneten sistemlerde şekillenecektir. İklim değişikliği çiftçinin omzundaki yükü büyütüyor Bugün çiftçiyi yalnızca maliyetlerle ya da pazara erişimle değerlendirmek yeterli olmuyor. İklim değişikliği, su stresi, ani hava olayları ve üretim planlaması artık tarımın ana belirleyicileri arasında yer alıyor. Yer altı su seviyelerinin bazı bölgelerde derinleşmesi, kuraklık riskinin artması, damlama sulama, anıza ekim ve iklim koşullarına dayanıklı yeni çeşit geliştirme çalışmalarını daha önemli hale getirmektedir. Bu tablo, verimliliğin artık yalnızca daha çok üretmek anlamına gelmediğini; aynı zamanda daha az suyla, daha doğru planlamayla ve daha güçlü bilgi altyapısıyla üretmek anlamına geldiğini gösteriyor. Kadın emeği, yerli tohum ve kırsal kalkınma birlikte güç kazanıyor Tarımın geleceği konuşulurken kadın üreticilerin katkısı ayrı bir başlık olarak ele alınmalı. FAO’ya göre kadınlar tarımsal iş gücünün neredeyse yarısını oluştururken, tarım arazilerinin yalnızca yüzde 15’ine sahip bulunuyor. Bu veri, kadın emeğinin üretimde ne kadar güçlü olduğunu; mülkiyet, fırsat ve görünürlük açısından ise daha çok alan açılması gerektiğini ortaya koyuyor. Biz de Reis Gıda olarak üretimin sürdürülebilirliğini, yerli tohumların korunmasını, kadın üreticilerin güçlenmesini ve kırsalda yaşamın devamlılığını birlikte ele alıyoruz. Bakliyat Köyleri yaklaşımımızın özünde de bu anlayış yer alıyor: Toprağı koruyan, yerel bilgiyi yaşatan, teknolojiyi üreticiyle buluşturan ve gelecek nesillere güçlü bir tarım mirası bırakan bir üretim kültürü. Tarımın güçlü kalması; çiftçinin üretimde kalmasıyla, gençlerin toprağa umutla bakmasıyla, kadın üreticilerin daha çok güçlenmesiyle, suyun verimli kullanılmasıyla ve teknolojinin sahada daha yaygın karşılık bulmasıyla mümkün olacaktır. Çiftçilerimiz, yalnızca tarlayı ekip biçen insanlar değildir; onlar ülkemizin gıda hafızasını, üretim kültürünü ve geleceğe uzanan bereket zincirini taşıyan en kıymetli emek sahipleridir. Bu nedenle 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü’nde bir kez daha güçlü bir ifadeyle söylemek isterim: Toprağa değer, sofralara bereket ve geleceğe umut katan tüm çiftçilerimizin emeği çok kıymetlidir. Türkiye’nin tarımsal gücü, çiftçisinin bilgisiyle, sabrıyla, emeğiyle ve üretme kararlılığıyla büyümeye devam edecektir. Bizlere düşen görev ise bu emeği daha görünür, daha güçlü ve daha sürdürülebilir kılacak adımları hep birlikte çoğaltmaktır."

Bakan Yumaklı'dan Net Mesaj: "Tarım Artık Bir Milli Güvenlik Meselesidir!" Haber

Bakan Yumaklı'dan Net Mesaj: "Tarım Artık Bir Milli Güvenlik Meselesidir!"

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Yalova’da düzenlenen "Bitkisel Üretimi Geliştirme Projeleri Temin Töreni"nde hayati açıklamalarda bulundu. Tarımın sadece bir ekonomik faaliyet olmadığını vurgulayan Yumaklı, gıda arz güvenliğinin ülkelerin bağımsızlığı ile doğrudan ilgili olduğunu ifade etti. ​"Tarımsal Hasılada Avrupa Lideriyiz" ​Atatürk Bahçe Kültürleri Merkez Araştırma Enstitüsü’nde çiftçilerle buluşan Bakan Yumaklı, Türkiye’nin tarımdaki küresel gücüne dikkat çekti. Dünyadaki jeopolitik krizler ve iklim değişikliği karşısında Türkiye'nin konumunu şu sözlerle özetledi: ​"Ülkemiz tarımsal hasılada Avrupa'da birinci, dünyada ise ilk 10 ülke arasında yer alıyor. Toprağına sahip çıkan ve suyunu verimli kullanan ülkeler artık dünyada stratejik gücü elinde tutuyor. Tarım, sadece çiftçinin faaliyeti değil; ülkelerin bir milli güvenlik meselesidir." ​Yalova'da Üretime Büyük Destek: Fide ve Sulama Sistemleri Dağıtıldı ​Yüzölçümü küçük olmasına rağmen Yalova'nın üretim kapasitesinin memnuniyet verici olduğunu belirten Yumaklı, tören kapsamında çiftçilere sağlanan destekleri açıkladı. Bitkisel üretimi güçlendirmek adına dağıtılan ekipmanlar şunlar: ​170 bin adedi aşkın sebze fidesi toprakla buluşuyor. ​46 ton sera örtüsü ile 130 dekarlık alan yeniden üretime kazandırılıyor. ​650 rulo damlama sulama hortumu ile su israfının önüne geçiliyor. Suyun Her Damlası İçin Yeni Dönem: "En Kıymetli Meta" ​Konuşmasında su verimliliğine geniş yer ayıran Bakan Yumaklı, geleceğin en büyük gündem maddesinin su yönetimi olacağını söyledi. Kuraklığa karşı alınan tedbirlerin toplumsal bir seferberliğe dönüşmesi gerektiğini vurguladı: ​"Suyu israf etmeden kullanmak zorundayız. Boşa akan her bir damla su, bu ülkenin geleceğinden çalmaktadır. Suyu sadece bir kaynak değil, geleceğin en kıymetli metası olarak görmeliyiz." ​Modern Üretim ve Sürdürülebilirlik Hedefi ​Bakanlık olarak tarım arazilerinin etkin kullanımı projelerine (TAKE) devam edeceklerini belirten Yumaklı, özellikle çalı fasulyesi ve yağlık ayçiçeği tohumu dağıtımlarıyla üreticinin maliyetlerini düşürmeyi hedeflediklerini söyledi. Modern üretim tekniklerinin verimlilik artışındaki rolüne değinen Bakan, "Üreten herkesin yanındayız" mesajı verdi. ​Tören, Bakan Yumaklı ve protokol üyelerinin çiftçilere sera örtüsü, fide ve sulama hortumlarını bizzat teslim etmesiyle sona erdi.

Acıpayam İlçesine İki Adet Malç Makinesi Teslim Edildi Haber

Acıpayam İlçesine İki Adet Malç Makinesi Teslim Edildi

Denizli Büyükşehir Belediyesi, kırsal kalkınmayı güçlendirmek ve tarımsal üretimde verimliliği artırmak amacıyla desteklerini sürdürüyor. Bu kapsamda Acıpayam ilçesine 2 adet malç makinesi kazandırıldı. Tarımsal faaliyetlerde mekanizasyonun yaygınlaştırılması ve teknolojinin üreticilerle buluşturulması hedefiyle yürütülen çalışmalar çerçevesinde sağlanan destekle, özellikle kavun, karpuz, domates, biber ve çilek üretiminde toprak işleme süreçlerinin daha verimli hale getirilmesi amaçlanıyor. Proje sayesinde iş gücü kayıplarının azaltılması, çevresel etkilerin en aza indirilmesi ve sürdürülebilir arazi kullanımının desteklenmesi hedefleniyor. Teslim töreni Gümüş Mahallesi’nde yapıldı Acıpayam Gümüş Mahallesi’nde düzenlenen teslim törenine Acıpayam Belediye Başkanı Levent Yıldırım, Denizli Büyükşehir Belediyesi Kırsal Hizmetler Daire Başkanı Yücel Arazsu, Gümüş Mahalle Muhtarı Musa Yılmaz ve üreticiler katıldı. Burada bir konuşma yapan Acıpayam Belediye Başkanı Levent Yıldırım, Büyükşehir Belediyesi’nin üreticiye yönelik desteklerinin önemine dikkat çekerek, “Büyükşehir Belediyemizin yeni bir hizmetiyle karşı karşıyayız. Vatandaşlarımızın ihtiyacı olan malçlama ünitesini de Büyükşehir Belediyemiz tesis etti. Gümüş Mahallemizden başladık. İhtiyacı olan tüm vatandaşlarımızı başvuru yapmaya davet ediyoruz. Kendilerine makineyi tahsis edeceğiz. Başta Büyükşehir Belediye Başkanımız olmak üzere emeği geçen herkese teşekkür ediyorum” dedi. Üreticilerden teşekkür Sağlanan destekten memnuniyet duyduklarını ifade eden üreticiler ise, malç makinelerinin işlerini önemli ölçüde kolaylaştıracağını belirterek Denizli Büyükşehir Belediyesi’ne teşekkür etti. Üreticiler, bu tür desteklerin artarak devam etmesinin hem verimlilik hem de maliyetlerin düşürülmesi açısından büyük katkı sağladığını dile getirdi.

Eskişehir’de Küçükbaş Hayvancılık Atağı: İlk 4 Ayda 800 Kuzu Dünyaya Geldi! Haber

Eskişehir’de Küçükbaş Hayvancılık Atağı: İlk 4 Ayda 800 Kuzu Dünyaya Geldi!

Eskişehir Büyükşehir Belediyesi’nin kırsal kalkınmayı odağına alan sürdürülebilir hayvancılık projeleri, 2026 yılında rekor başarılarla devam ediyor. Alpu, Mihalıççık ve Seyitgazi ilçelerinde kurulan damızlık çiftliklerinde bahar bereketi yaşanırken, yılın ilk dört ayında 800 kuzu dünyaya gözlerini açtı. ​Eskişehir Büyükşehir Belediyesi ile ilçe belediyeleri arasında imzalanan "Küçükbaş Hayvan Yetiştiriciliğine İlişkin İş Birliği Protokolü" meyvelerini vermeye devam ederken, damızlık çiftliklerindeki kuzu sesleri bölgede bayram havası estiriyor. ​Bilimsel Yöntemlerle Gelen Başarı: Kayıplar Minimuma İndi ​Büyükşehir Belediyesi’nin damızlık çiftliklerinde uygulanan modern hayvancılık teknikleri, Türkiye ortalamasının üzerinde verimlilik sağlıyor. Bilimsel yöntemler ve titizlikle uygulanan planlı aşılama takvimi sayesinde kuzu kayıpları, ülke ortalamasının oldukça altına çekildi. ​Düzenli veteriner kontrolleri ve koruyucu hekimlik uygulamalarıyla sağlanan bu başarı, sadece sayısal bir artış değil, aynı zamanda sağlıklı ve dayanıklı sürüler oluşmasını da sağlıyor. Eskişehir’in uyguladığı bu sistem, bölgedeki diğer yerel yetiştiriciler için de örnek bir üretim modeli teşkil ediyor. ​"Başkan Ayşe Ünlüce’nin Vizyonuyla Üreticiye Rehber Oluyoruz" ​Çalışmaların detayları hakkında bilgi veren Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Veteriner Hekimi Eşref Genç, sürdürülebilirliğin önemine dikkat çekti. Genç, şunları söyledi: ​“Planlı aşılama ve doğru sürü yönetimiyle elde ettiğimiz bu sonuçlar, yerel üreticimize de rehberlik ediyor. Hedefimiz bu başarıyı kalıcı hale getirmek. Büyükşehir Belediye Başkanımız Ayşe Ünlüce’nin vizyonuyla, küçükbaş hayvancılığı desteklemeye ve Eskişehir’in tarımsal potansiyelini artırmaya kararlıyız.” ​Eskişehir’in Tarımsal Geleceğine Yatırım ​Eskişehir Büyükşehir Belediyesi, Alpu, Seyitgazi ve Mihalıççık’taki bu merkezler aracılığıyla yerel ekonomiye doğrudan katkı sağlamayı sürdürüyor. Hayvancılıkta verimliliği artıran ve üreticiyi bilimsel metotlarla tanıştıran bu projeler, Eskişehir’in tarım ve hayvancılık şehri kimliğini daha da güçlendiriyor. ​Sürdürülebilir hayvancılık projeleri kapsamında doğan 800 kuzu, kentin kırsal kalkınma yolculuğunda atılan en canlı adımlardan biri olarak kayıtlara geçti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.