Hava Durumu

#Verimlilik

Kırsal Haber - Verimlilik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Verimlilik haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Samsun Büyükşehir'den Tarıma Tam Destek Haber

Samsun Büyükşehir'den Tarıma Tam Destek

Samsun Büyükşehir Belediyesi, tarıma yönelik desteklerini artırarak hem üreticilere ekonomik katkı sağlıyor hem de Samsun’un verimli topraklarında üretimi daha da güçlendiriyor. Büyükşehir Belediye Başkanı Halit Doğan, “Sürdürülebilir tarım hedefi ile bir taraftan üreticilerimizin elini güçlendiriyor, bir taraftan da şehrimizde tarımsal üretimin artmasına katkı sunuyoruz” dedi. Tarım potansiyeliyle öne çıkan Samsun’da Büyükşehir Belediyesi “Üreten Şehir” vizyonu doğrultusunda çalışmalarını sürdürüyor. Kent genelinde uygulanan projeler ve verilen desteklerle çiftçilerin üretim gücü artarken kırsal kalkınma da ivme kazanıyor. Bu kapsamda son üç yılda (2024/25/26) Büyükşehir Belediyesi tarafından 277 bin 711 dekar alanda 14 bin 358 üreticiye tarla bitkilerinden bahçe bitkilerine, yem bitkilerinden tıbbi-aromatik- endemik bitkilere ve çeşitli ekipmanlar olmak üzere geniş bir destek sağlandı. Sulama altyapısı güçlendiriliyor Sulama altyapısının güçlendirilmesi ve modern ekipman desteği gibi projelerle de üretimde verimlilik artırılıyor. Mahallelerde beton trapez kanal (açık kanal) ve kapalı kanal imalatı gerçekleştiren Büyükşehir Belediyesi aynı zamanda ihtiyaç duyan mahallelerin sulama altyapısını da iyileştirdi. 2026’da önemli tarım projeleri hayata geçecek 2026 yılında da güçlü destekler sunan Büyükşehir Belediyesi, Vezirköprü’de 700 üreticiye hizmet verecek olan tohum eleme tesisini oluşturdu. Ayrıca 656 üreticiye, çilek fidesi, damla sulama sistemi, kestane fidanı, malç naylonu, sera kurulum, tarımsal malzeme, ana arı ve arı sütü üretim seti, polen ve propolis tuzağı ve gübre desteği sağladı. Et ve Et Ürünleri İşleme Tesisi, Çeltik Tohum Eleme Ünitesi, Doku Kültürü Laboratuvarı ve Süt Analiz Laboratuvarı da 2026 yılında Büyükşehir Belediyesi tarafından gerçekleştirilecek önemli tarım projeleri arasında yer alıyor. 2025’de 2 ilçede inşa edilen köy fırınlarına 2026’da 9 ilçede 15 köy fırını daha eklenecek. “Çiftçilerimizin üretmeye devam etmesini çok önemsiyoruz” Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Halit Doğan, “Büyükşehir Belediyesi olarak fide, tohum, ekipman ve hayvancılık gibi birçok kalemde üreticilerimize destek sağlıyoruz. Sağladığımız bu destekleri de ilçelerimizin potansiyelini ve üretimde güçlü oldukları yönleri baz alarak gerçekleştiriyoruz. Örneğin Alaçam’da çilek üreticiliği desteklerken bazı ilçelerimizde yonca üretimini bazılarında kivi üretimini önceliyoruz. Bununla birlikte sulama altyapısının güçlendirilmesi, organik tarım uygulamalarının yaygınlaştırılması ve modern ekipman desteği gibi projelerle de üretimde verimliliği artırıyoruz. Bu destekler yalnızca ekonomik katkı sağlamıyor, aynı zamanda sürdürülebilir tarımın yaygınlaşmasına olanak tanıyor. Sürdürülebilir tarım hedefi ile bir taraftan üreticilerimizin elini güçlendiriyor, bir taraftan da şehrimizde tarımsal üretimin artmasına katkı sunuyoruz Çiftçilerimizin üretmeye devam etmesini çok önemseyen bir bu anlayışa sahibiz ve bu anlayışla desteklerimiz de artarak devam edecek” dedi.

Kuzey Ege’den Stratejik Hamle: Zeytinciliğin Yol Haritası Yazılacak Haber

Kuzey Ege’den Stratejik Hamle: Zeytinciliğin Yol Haritası Yazılacak

AgroAyvalık Tarım ve Hayvancılık İhtisas Fuarı ile eş zamanlı düzenlenecek Zeytin Üretim Zirvesi, Ayvalık’ı dört gün boyunca Türkiye tarımının karar ve vizyon merkezine dönüştürecek. Altınova Kapalı Pazaryeri, 15-18 Mayıs 2026 tarihlerinde önemli bir buluşmaya ev sahipliği yapacak. İlk AgroAyvalık Tarım ve Hayvancılık İhtisas Fuarı ile eş zamanlı düzenlenecek Zeytin Üretim Zirvesi, aynı çatı altında birleşerek üretimden tedarik zincirine uzanan güçlü bir etkileşim alanı oluşturacak. Bu iki organizasyonun bir araya gelmesi, Ayvalık’ta tarımın geleceğine dair ortak akıl ve üretim vizyonunun şekillendiği kritik bir buluşma zemini ortaya koyacak. ZEYTİNCİLİĞİN YOL HARİTASI Tarım Gazetecileri ve Yazarları Derneği (TAGYAD) Başkanı İsmail Uğural koordinasyonunda gerçekleştirilecek Zeytin Üretim Zirvesi’nde, zeytinciliğin geleceğine ilişkin çok boyutlu başlıklar ele alınacak. Zirvenin yalnızca sorunların dile getirildiği bir platform olmayacağını, aynı zamanda çözüm önerilerinin birlikte üretileceği bir ortak akıl zemini oluşturacağını vurgulayan Uğural, “Yerel yöneticilerden akademisyenlere, üreticilerden sanayici ve ihracatçılara kadar zeytine dair sözü olan herkes bu zirvede bir araya gelecek. Burada zeytinciliğin geleceğini konuşacağız; küresel baskılar karşısında sektörün nasıl daha dirençli ve güçlü hale gelebileceğini tartışacağız. Bu zirveden çıkacak sonuçların, Türkiye zeytinciliği için yeni bir yol haritası niteliği taşımasını hedefliyoruz” ifadelerini kullandı. KIRSAL KALKINMANIN DİNAMİKLERİ Zirvenin ilk gününde yerel yönetimlerin tarım politikaları ele alınacak. Ayvalık Belediye Başkanı Mesut Ergin, Dikili Belediye Başkanı Adil Kırgöz ve Gömeç Belediye Başkanı Melih Bağcı kırsal kalkınma, üretim planlaması ve bölgesel tarım yatırımları üzerine değerlendirmelerde bulunacak. Aynı gün gerçekleştirilecek “Zeytin ve Zeytinyağı Üretiminde Gündem” oturumunda ise üreticiler ve sektör temsilcileri mevcut piyasa koşullarını analiz edecek. ZEYTİNCİLİĞİN ROTASI ÇİZİLECEK İkinci gün düzenlenecek “Kuzey Ege Zeytinyağında Küresel Marka Yolculuğu” başlıklı oturum, zirvenin en dikkat çekici bölümlerinden biri olacak. Ayvalık, Edremit ve Burhaniye ticaret odalarının başkanları; coğrafi işaretin ekonomik değeri, lisanslı depoculuğun sektöre etkisi ve Kuzey Ege zeytinyağının dünya pazarındaki konumunu değerlendirecek. Aynı gün gerçekleştirilecek sektör forumunda ihracatçılar, üreticiler ve akademisyenler bir araya gelecek. Türkiye’nin zeytin ve zeytinyağında küresel pazardaki rekabet avantajı, maliyet baskıları ve yeni ihracat stratejileri masaya yatırılacak. Balıkesir Üniversitesi’nden akademisyenlerin de katılacağı forumda bilimsel üretim yöntemleri, sürdürülebilir tarım uygulamaları ve verimlilik odaklı modeller öne çıkacak. SÖZ KADIN ÜRETİCİLERDE Zirvenin üçüncü gününde kadın üreticiler söz alacak. Aile işletmelerinden markalaşma süreçlerine kadar birçok başlığın ele alınacağı oturumda, kırsal ekonomide kadın emeğinin artan rolüne dikkat çekilecek. Günün son bölümünde gerçekleştirilecek üretici oturumunda ise ziraat odaları başkanları yeni sezona ilişkin saha verilerini paylaşacak. Özellikle kuraklık riski, su yönetimi, üretim maliyetleri ve rekolte beklentileri zirvenin en kritik gündem başlıkları arasında yer alacak. Sektör temsilcileri, Ayvalık’ta gerçekleştirilecek Zeytin Üretim Zirvesi’nin, Türkiye zeytinciliğinin geleceğine ilişkin önemli karar süreçlerine zemin hazırlayacağı görüşünde birleşiyor. Üretimin sürdürülebilirliği, ihracat kapasitesinin artırılması ve yüksek katma değerli marka ekonomisinin oluşturulması açısından zirvenin sektöre güçlü bir perspektif sunması bekleniyor. Asırlardır zeytinle büyüyen Ayvalık, şimdi yalnızca üretimin değil; zeytin ekonomisinin geleceğini şekillendirecek fikirlerin de merkezi olmaya hazırlanıyor. ZEYTİN ÜRETİM ZİRVESİ PROGRAMI 1.Gün – 15 Mayıs 2026 AÇILIŞ TÖRENİ 12.00 STAND ZİYARETLERİ 1. Oturum – 14.30 Kuzey Ege’de Yerel Yönetimlerin Tarım Politikaları · Moderatör: İsmail Uğural – Tarım Gazetecileri ve Yazarları Derneği (TAGYAD) Başkanı · Konuşmacılar: · Mesut Ergin – Ayvalık Belediye Başkanı · Adil Kırgöz – Dikili Belediye Başkanı · Melih Bağcı – Gömeç Belediye Başkanı 2. Oturum – 16.00 Zeytin ve Zeytinyağı Üretiminde Gündem · Moderatör: İsmail Uğural – TAGYAD Başkanı · Konuşmacılar: · Hüseyin Bozkurt – Zeytin Üreticisi · Mehmet Cavlı – Komili Orjinasyon Müdürü · Fatih Cenikli – Zeytinyağı Üreticisi 2. Gün – 16 Mayıs 2026 1. Oturum – 15.00 Kuzey Ege Zeytinyağında Küresel Marka Yolculuğu: Coğrafi İşaret Yönetişimi ve Lisanslı Depoculuk · Moderatör: Dr. Hakkı Çetin – Kırsal Kalkınma ve Kooperatifçilik Uzmanı · Konuşmacılar: · Ali Uçar – Ayvalık Ticaret Odası Başkanı · Ahmet Çetin – Edremit Ticaret Odası Başkanı · Hasan Varol – Burhaniye Ticaret Odası Başkanı 2. Oturum – 16.30 Zeytin ve Zeytinyağı Sektör Forumu · Moderatör: İsmail Uğural – TAGYAD Başkanı · Konuşmacılar: · Ali Nedim Güreli – Zeytinyağı İhracatçısı · Mustafa Alhat – Zeytin ve Zeytinyağı Üreticisi · Dr. Mücahit Kıvrak – Balıkesir Üniversitesi Edremit MYO Zeytincilik Bölümü Öğretim Görevlisi 3. Gün – 17 Mayıs 2026 1. Oturum – 14.30 Kadın Çiftçiler Konuşuyor · Moderatör: İsmail Uğural – TAGYAD Başkanı · Konuşmacılar: · Deniz Sabuncugil – 4. Nesil Zeytinyağı Üreticisi · Şensal Arslan – Zeytin Üreticisi · Tuğba Nur Çelikel – Zeytinyağı Üreticisi · Esra Ovalı – Uyan Zeytincilik Üretim Sorumlusu 2. Oturum – 16.00 Zeytin ve Zeytinyağında Üreticinin Yeni Sezon Beklentileri · Moderatör: İsmail Uğural – TAGYAD Başkanı · Ziraat Odaları Başkanları katılımıyla

Reis Gıda’dan 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü Mesajı Haber

Reis Gıda’dan 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü Mesajı

Türkiye’nin köklü markalarından Reis Gıda, 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü vesilesiyle yayımladığı mesajda; gıda güvenliği, tarımda dijitalleşme ve genç kuşakların üretime katılımının hayati önemine dikkat çekti. Şirket, "Bakliyat Köyleri" projesiyle yerli üretimi desteklemeye devam ediyor. ​Reis Gıda, gıda güvenliğinin temel taşı olan çiftçilerin emeğini görünür kılmak ve tarımın yarınlarını güçlendirmek amacıyla kapsamlı bir değerlendirme paylaştı. Türkiye’nin tarımsal potansiyelinin sadece bölgesel değil, küresel ölçekte bir güç olduğunu vurgulayan Reis Gıda, üretimin sürdürülebilirliği için "insan" odaklı bir yaklaşımın şart olduğunu belirtti. ​Tarımın Türkiye Ekonomisindeki Stratejik Gücü ​Reis Gıda'dan yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi; "Dünya Çiftçiler Günü, yalnızca toprağa emek veren insanları kutladığımız bir gün değil; gıda güvenliğini, kırsal kalkınmayı, gençlerin tarıma katılımını ve üretimin geleceğini yeniden düşünmemiz gereken güçlü bir çağrıdır. Türkiye’de Çiftçi Kayıt Sistemi’ne kayıtlı üretici sayısı artarken, tarım nüfusunun yaşlanması, su stresi, iklim baskısı ve gençlerin sektöre kazandırılması, geleceğin tarım gündemini belirleyen temel başlıklar arasında yer alıyor. Toprağın bereketi, insanlığın ortak geleceğini besleyen en kıymetli güçlerden biridir. Bu bereketin gerçek taşıyıcıları ise emeğiyle üretimi mümkün kılan, toprağı bilgiyle buluşturan ve her mevsim ülkesinin gıda güvencesine katkı sunan çiftçilerimizdir. 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü, bu büyük emeği görünür kılmak, üretimin merkezindeki insanı yeniden hatırlamak ve tarımın yarınlarını daha güçlü kurmak için çok anlamlı bir fırsattır. Türkiye, tarımsal üretim kapasitesi, ürün çeşitliliği ve güçlü üretim kültürüyle çok önemli bir tarım ülkesidir. Tarım ve Orman Bakanlığı'nın 2026 yılı başı verilerine göre Çiftçi Kayıt Sistemi'ne (ÇKS) kayıtlı çiftçi sayısı yaklaşık 2,36 milyon civarındadır. (ÇKS) kayıtlı ekili alan yaklaşık 170 milyon dekar (17 milyon hektar) seviyesine ulaşmıştır. Son beş yılda kayıtlı çiftçi sayısında 190 bin artış yaşanmıştır. Aynı dönemde tarım sektörü 2024 yılında 2 trilyon 428 milyar liralık hasılaya ulaşarak GSYH’ye yüzde 5,6 katkı sundu. TÜİK’in 2025 işgücü istatistiklerine göre ise istihdamın yüzde 14,0’ı tarım sektöründe yer aldı. Bu tablo, tarımın Türkiye ekonomisi, istihdamı ve gıda arzı açısından taşıdığı stratejik önemi açık biçimde gösteriyor Türkiye sahip olduğu geniş tarım arazileri, iklim avantajları, yetişmiş insan kaynağı ve üretim kültürü sayesinde sadece bölgesel bir gıda tedarikçisi değil; aynı zamanda gıda güvenliğini aşan ölçekte ihracat ve yatırım odaklı bir tarım endüstrisinin taşıyıcısı olabilecek büyük bir potansiyele sahip. Bu nedenle tarıma artık sadece geleneksel bir üretim alanı olarak değil, sürdürülebilir büyümenin stratejik sahası olarak bakmak gerekiyor. Sayılar artarken asıl mesele üretimde kuşak devamlılığı Bugün tarımda en kritik başlıklardan biri, yalnızca kayıtlı üretici sayısı değil, üretimin kuşaklar boyunca sürdürülebilirliğidir. Resmî kayıtlarda ÇKS’ye dahil olan çiftçi sayısında artış görülüyor. Bununla birlikte yaş dağılımı, tarımın genç kuşaklar için daha güçlü bir gelecek alanına dönüştürülmesi gerektiğini ortaya koyuyor. TZOB verilerine göre Türkiye’de kayıtlı çiftçilerin yüzde 34’ü 65 yaş ve üzerindeyken, yüzde 34,6’sı 50-64 yaş grubunda bulunuyor; 18-24 yaş grubunun payı ise yüzde 1 seviyesinde. TZOB’un 2025 değerlendirmesinde kırsalda yaş ortalamasının 59’a ulaştığı da vurgulanıyor. Bu veriler, tarımda devamlılığın önümüzdeki dönemde gençleşme, eğitim, teknolojiye erişim ve gelir istikrarı başlıklarıyla birlikte ele alınmasını gerekli kılıyor. Gençlerin tarımı daha ölçülebilir, daha yönetilebilir, daha yenilikçi ve daha kazançlı bir alan olarak görmesi için teknoloji büyük bir dönüştürücü güç sunuyor. Dijitalleşme sayesinde tarım, sadece fiziksel emekle tanımlanan bir alan olmaktan çıkıp veri analizi, yazılım, sensör sistemleri, uzaktan izleme, robotik uygulamalar ve yeni nesil girişimcilikle gençler için yeniden cazip hale gelebilir. Gençler için tarımı geleceğin mesleğine dönüştürmek gerekiyor Dünya genelinde de asıl büyük meselelerden biri gençlerin tarımda nasıl daha güçlü yer alacağı. FAO’nun 2025 tarihli çalışmasına göre, çalışan gençlerin yüzde 44’ü tarım-gıda sistemlerinden geçimini sağlıyor. Ancak aynı rapor, gençlerin bu alandaki payının 2005’teki yüzde 54 seviyesinden 2021’de yüzde 44’e gerilediğini gösteriyor. Avrupa’da da benzer bir tablo var. Eurostat’a göre Avrupa Birliği’nde 2020 itibarıyla çiftlik yöneticilerinin yüzde 57,6’sı 55 yaş ve üzerindeyken, 40 yaş altı genç çiftçilerin oranı yüzde 11,9 düzeyinde kalıyor. Bu tablo bize çok açık bir şey söylüyor: Tarım, gençler için daha yüksek teknolojiyle, daha güçlü gelir modeliyle, daha itibarlı bir kariyer alanı olarak yeniden anlatılmalı. Gençlerin tarımı daha ölçülebilir, daha yönetilebilir, daha yenilikçi ve daha kazançlı bir alan olarak görmesi için teknoloji büyük bir dönüştürücü güç sunuyor. Dijitalleşme sayesinde tarım, sadece fiziksel emekle tanımlanan bir alan olmaktan çıkıp veri analizi, yazılım, sensör sistemleri, uzaktan izleme, robotik uygulamalar ve yeni nesil girişimcilikle gençler için yeniden cazip hale gelebilir. Kaynakları Koruyan, Verimliliği Artıran Yeni Tarım Anlayışı Bugün artık tarımda asıl ihtiyaç, sadece üretim miktarını artırmak değildir. Asıl ihtiyaç; suyu daha verimli kullanan, toprağı koruyan, girdi kullanımını optimize eden, verimliliği yükselten ve kaliteyi sürdürülebilir biçimde artıran daha akıllı bir üretim modelidir. Yeni yazıda da belirtildiği gibi, dünya daha fazla değil, mevcut kaynakla daha fazla değer yaratmayı konuşuyor. Türkiye’nin de bu yeni döneme çok güçlü biçimde uyum sağlaması gerekiyor. Verimlilik meselesi artık sadece ekonomik bir başlık değil; aynı zamanda gıda egemenliği, ihracat kapasitesi ve kırsal istikrar açısından stratejik bir konudur. Tarımsal verimlilikte yaşanacak her iyileşme, üreticinin gelirinden ülkenin rekabet gücüne kadar çok geniş bir alana katkı sunacaktır. Tarımın geleceği, kaynakları daha çok tüketen değil; mevcut kaynakları daha akıllıca yöneten sistemlerde şekillenecektir. İklim değişikliği çiftçinin omzundaki yükü büyütüyor Bugün çiftçiyi yalnızca maliyetlerle ya da pazara erişimle değerlendirmek yeterli olmuyor. İklim değişikliği, su stresi, ani hava olayları ve üretim planlaması artık tarımın ana belirleyicileri arasında yer alıyor. Yer altı su seviyelerinin bazı bölgelerde derinleşmesi, kuraklık riskinin artması, damlama sulama, anıza ekim ve iklim koşullarına dayanıklı yeni çeşit geliştirme çalışmalarını daha önemli hale getirmektedir. Bu tablo, verimliliğin artık yalnızca daha çok üretmek anlamına gelmediğini; aynı zamanda daha az suyla, daha doğru planlamayla ve daha güçlü bilgi altyapısıyla üretmek anlamına geldiğini gösteriyor. Kadın emeği, yerli tohum ve kırsal kalkınma birlikte güç kazanıyor Tarımın geleceği konuşulurken kadın üreticilerin katkısı ayrı bir başlık olarak ele alınmalı. FAO’ya göre kadınlar tarımsal iş gücünün neredeyse yarısını oluştururken, tarım arazilerinin yalnızca yüzde 15’ine sahip bulunuyor. Bu veri, kadın emeğinin üretimde ne kadar güçlü olduğunu; mülkiyet, fırsat ve görünürlük açısından ise daha çok alan açılması gerektiğini ortaya koyuyor. Biz de Reis Gıda olarak üretimin sürdürülebilirliğini, yerli tohumların korunmasını, kadın üreticilerin güçlenmesini ve kırsalda yaşamın devamlılığını birlikte ele alıyoruz. Bakliyat Köyleri yaklaşımımızın özünde de bu anlayış yer alıyor: Toprağı koruyan, yerel bilgiyi yaşatan, teknolojiyi üreticiyle buluşturan ve gelecek nesillere güçlü bir tarım mirası bırakan bir üretim kültürü. Tarımın güçlü kalması; çiftçinin üretimde kalmasıyla, gençlerin toprağa umutla bakmasıyla, kadın üreticilerin daha çok güçlenmesiyle, suyun verimli kullanılmasıyla ve teknolojinin sahada daha yaygın karşılık bulmasıyla mümkün olacaktır. Çiftçilerimiz, yalnızca tarlayı ekip biçen insanlar değildir; onlar ülkemizin gıda hafızasını, üretim kültürünü ve geleceğe uzanan bereket zincirini taşıyan en kıymetli emek sahipleridir. Bu nedenle 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü’nde bir kez daha güçlü bir ifadeyle söylemek isterim: Toprağa değer, sofralara bereket ve geleceğe umut katan tüm çiftçilerimizin emeği çok kıymetlidir. Türkiye’nin tarımsal gücü, çiftçisinin bilgisiyle, sabrıyla, emeğiyle ve üretme kararlılığıyla büyümeye devam edecektir. Bizlere düşen görev ise bu emeği daha görünür, daha güçlü ve daha sürdürülebilir kılacak adımları hep birlikte çoğaltmaktır."

Bakan Yumaklı'dan Net Mesaj: "Tarım Artık Bir Milli Güvenlik Meselesidir!" Haber

Bakan Yumaklı'dan Net Mesaj: "Tarım Artık Bir Milli Güvenlik Meselesidir!"

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Yalova’da düzenlenen "Bitkisel Üretimi Geliştirme Projeleri Temin Töreni"nde hayati açıklamalarda bulundu. Tarımın sadece bir ekonomik faaliyet olmadığını vurgulayan Yumaklı, gıda arz güvenliğinin ülkelerin bağımsızlığı ile doğrudan ilgili olduğunu ifade etti. ​"Tarımsal Hasılada Avrupa Lideriyiz" ​Atatürk Bahçe Kültürleri Merkez Araştırma Enstitüsü’nde çiftçilerle buluşan Bakan Yumaklı, Türkiye’nin tarımdaki küresel gücüne dikkat çekti. Dünyadaki jeopolitik krizler ve iklim değişikliği karşısında Türkiye'nin konumunu şu sözlerle özetledi: ​"Ülkemiz tarımsal hasılada Avrupa'da birinci, dünyada ise ilk 10 ülke arasında yer alıyor. Toprağına sahip çıkan ve suyunu verimli kullanan ülkeler artık dünyada stratejik gücü elinde tutuyor. Tarım, sadece çiftçinin faaliyeti değil; ülkelerin bir milli güvenlik meselesidir." ​Yalova'da Üretime Büyük Destek: Fide ve Sulama Sistemleri Dağıtıldı ​Yüzölçümü küçük olmasına rağmen Yalova'nın üretim kapasitesinin memnuniyet verici olduğunu belirten Yumaklı, tören kapsamında çiftçilere sağlanan destekleri açıkladı. Bitkisel üretimi güçlendirmek adına dağıtılan ekipmanlar şunlar: ​170 bin adedi aşkın sebze fidesi toprakla buluşuyor. ​46 ton sera örtüsü ile 130 dekarlık alan yeniden üretime kazandırılıyor. ​650 rulo damlama sulama hortumu ile su israfının önüne geçiliyor. Suyun Her Damlası İçin Yeni Dönem: "En Kıymetli Meta" ​Konuşmasında su verimliliğine geniş yer ayıran Bakan Yumaklı, geleceğin en büyük gündem maddesinin su yönetimi olacağını söyledi. Kuraklığa karşı alınan tedbirlerin toplumsal bir seferberliğe dönüşmesi gerektiğini vurguladı: ​"Suyu israf etmeden kullanmak zorundayız. Boşa akan her bir damla su, bu ülkenin geleceğinden çalmaktadır. Suyu sadece bir kaynak değil, geleceğin en kıymetli metası olarak görmeliyiz." ​Modern Üretim ve Sürdürülebilirlik Hedefi ​Bakanlık olarak tarım arazilerinin etkin kullanımı projelerine (TAKE) devam edeceklerini belirten Yumaklı, özellikle çalı fasulyesi ve yağlık ayçiçeği tohumu dağıtımlarıyla üreticinin maliyetlerini düşürmeyi hedeflediklerini söyledi. Modern üretim tekniklerinin verimlilik artışındaki rolüne değinen Bakan, "Üreten herkesin yanındayız" mesajı verdi. ​Tören, Bakan Yumaklı ve protokol üyelerinin çiftçilere sera örtüsü, fide ve sulama hortumlarını bizzat teslim etmesiyle sona erdi.

Acıpayam İlçesine İki Adet Malç Makinesi Teslim Edildi Haber

Acıpayam İlçesine İki Adet Malç Makinesi Teslim Edildi

Denizli Büyükşehir Belediyesi, kırsal kalkınmayı güçlendirmek ve tarımsal üretimde verimliliği artırmak amacıyla desteklerini sürdürüyor. Bu kapsamda Acıpayam ilçesine 2 adet malç makinesi kazandırıldı. Tarımsal faaliyetlerde mekanizasyonun yaygınlaştırılması ve teknolojinin üreticilerle buluşturulması hedefiyle yürütülen çalışmalar çerçevesinde sağlanan destekle, özellikle kavun, karpuz, domates, biber ve çilek üretiminde toprak işleme süreçlerinin daha verimli hale getirilmesi amaçlanıyor. Proje sayesinde iş gücü kayıplarının azaltılması, çevresel etkilerin en aza indirilmesi ve sürdürülebilir arazi kullanımının desteklenmesi hedefleniyor. Teslim töreni Gümüş Mahallesi’nde yapıldı Acıpayam Gümüş Mahallesi’nde düzenlenen teslim törenine Acıpayam Belediye Başkanı Levent Yıldırım, Denizli Büyükşehir Belediyesi Kırsal Hizmetler Daire Başkanı Yücel Arazsu, Gümüş Mahalle Muhtarı Musa Yılmaz ve üreticiler katıldı. Burada bir konuşma yapan Acıpayam Belediye Başkanı Levent Yıldırım, Büyükşehir Belediyesi’nin üreticiye yönelik desteklerinin önemine dikkat çekerek, “Büyükşehir Belediyemizin yeni bir hizmetiyle karşı karşıyayız. Vatandaşlarımızın ihtiyacı olan malçlama ünitesini de Büyükşehir Belediyemiz tesis etti. Gümüş Mahallemizden başladık. İhtiyacı olan tüm vatandaşlarımızı başvuru yapmaya davet ediyoruz. Kendilerine makineyi tahsis edeceğiz. Başta Büyükşehir Belediye Başkanımız olmak üzere emeği geçen herkese teşekkür ediyorum” dedi. Üreticilerden teşekkür Sağlanan destekten memnuniyet duyduklarını ifade eden üreticiler ise, malç makinelerinin işlerini önemli ölçüde kolaylaştıracağını belirterek Denizli Büyükşehir Belediyesi’ne teşekkür etti. Üreticiler, bu tür desteklerin artarak devam etmesinin hem verimlilik hem de maliyetlerin düşürülmesi açısından büyük katkı sağladığını dile getirdi.

Eskişehir’de Küçükbaş Hayvancılık Atağı: İlk 4 Ayda 800 Kuzu Dünyaya Geldi! Haber

Eskişehir’de Küçükbaş Hayvancılık Atağı: İlk 4 Ayda 800 Kuzu Dünyaya Geldi!

Eskişehir Büyükşehir Belediyesi’nin kırsal kalkınmayı odağına alan sürdürülebilir hayvancılık projeleri, 2026 yılında rekor başarılarla devam ediyor. Alpu, Mihalıççık ve Seyitgazi ilçelerinde kurulan damızlık çiftliklerinde bahar bereketi yaşanırken, yılın ilk dört ayında 800 kuzu dünyaya gözlerini açtı. ​Eskişehir Büyükşehir Belediyesi ile ilçe belediyeleri arasında imzalanan "Küçükbaş Hayvan Yetiştiriciliğine İlişkin İş Birliği Protokolü" meyvelerini vermeye devam ederken, damızlık çiftliklerindeki kuzu sesleri bölgede bayram havası estiriyor. ​Bilimsel Yöntemlerle Gelen Başarı: Kayıplar Minimuma İndi ​Büyükşehir Belediyesi’nin damızlık çiftliklerinde uygulanan modern hayvancılık teknikleri, Türkiye ortalamasının üzerinde verimlilik sağlıyor. Bilimsel yöntemler ve titizlikle uygulanan planlı aşılama takvimi sayesinde kuzu kayıpları, ülke ortalamasının oldukça altına çekildi. ​Düzenli veteriner kontrolleri ve koruyucu hekimlik uygulamalarıyla sağlanan bu başarı, sadece sayısal bir artış değil, aynı zamanda sağlıklı ve dayanıklı sürüler oluşmasını da sağlıyor. Eskişehir’in uyguladığı bu sistem, bölgedeki diğer yerel yetiştiriciler için de örnek bir üretim modeli teşkil ediyor. ​"Başkan Ayşe Ünlüce’nin Vizyonuyla Üreticiye Rehber Oluyoruz" ​Çalışmaların detayları hakkında bilgi veren Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Veteriner Hekimi Eşref Genç, sürdürülebilirliğin önemine dikkat çekti. Genç, şunları söyledi: ​“Planlı aşılama ve doğru sürü yönetimiyle elde ettiğimiz bu sonuçlar, yerel üreticimize de rehberlik ediyor. Hedefimiz bu başarıyı kalıcı hale getirmek. Büyükşehir Belediye Başkanımız Ayşe Ünlüce’nin vizyonuyla, küçükbaş hayvancılığı desteklemeye ve Eskişehir’in tarımsal potansiyelini artırmaya kararlıyız.” ​Eskişehir’in Tarımsal Geleceğine Yatırım ​Eskişehir Büyükşehir Belediyesi, Alpu, Seyitgazi ve Mihalıççık’taki bu merkezler aracılığıyla yerel ekonomiye doğrudan katkı sağlamayı sürdürüyor. Hayvancılıkta verimliliği artıran ve üreticiyi bilimsel metotlarla tanıştıran bu projeler, Eskişehir’in tarım ve hayvancılık şehri kimliğini daha da güçlendiriyor. ​Sürdürülebilir hayvancılık projeleri kapsamında doğan 800 kuzu, kentin kırsal kalkınma yolculuğunda atılan en canlı adımlardan biri olarak kayıtlara geçti.

Gürer: "Pamukta Tehlike Çanları Çalıyor" Haber

Gürer: "Pamukta Tehlike Çanları Çalıyor"

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köy işleri Komisyon Üyesi Ömer Fethi Gürer pamukta tehlike çanları çaldığını ve pamuk üretiminin Çukurova başta olmak üzere oluşan sorunlardan dolayı gerilediğini söyledi. Pamuk ürünün stratejik bir ürün olduğunu belirten Ömer Fethi Gürer “Pamuk ürünü stratejik bir üründür. Tarım ve sanayi arasında bağ oluşturan pamuk tekstil ve hazır giyim endüstrisi temel hammaddesidir, Pamuk üretimi doğrudan her kesimi de ilgilendirmektedir. Çok yönlü kullanım alanları vardır. Tekstil ve hazır giyim yanı sıra yemeklik yağ üretiminde, küspesi hayvan yemi olarak ve de sabunda elde edilmek üzere de çoklu üretim sağlanıyor. Ülkemizde dünyada pamuk ekilişi ve üretimi ile önemli bir konuma da sahipti. Son yıllarda oluşan sorunlar pamuk üretimini tehdit etmektedir. Pamuk verimliliği son 10 yılda ortalama hektara 1713 kg olarak gerçekleşirken 2025-2026 dönemi için 1.654 kg hektar düşmesi tahmin edilmektedir. Küresel iklim değişikliği yanında su sorunu ve girdi maliyetlerinde ciddi artış ve düşük alım fiyatı pamuk üreten çiftçiyi doğrudan etkilemektedir. Üretimim sürdürülebilmesinde verimlilik ve modern tarım tekniklerinin yeterince yaygınlaşmamasının da olumsuz etkisi göz ardı edilmemelidir. “Dedi. CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer Pamuk ekiminin başladığı bu dönemde üreticinin pamuk ekmekte isteksiz olduğunu geçen yıl üreticinin yine üründen para kazanmadığı ve sulama suyunda yaşadığı sorunlar içinde farklı ürün desenlerine yöneldiklerini görüştüğü çiftçilerin ifade ettiğini de söyledi. Geçtiğimiz yıl 22 TL ile 25 TL arasında fiyatlanan pamuğun girdi maliyetleri ile çiftçiyi zarar ettirdiğini söyleyen CHP milletvekili Ömer Fethi Gürer rekoltenin düştüğünü ve ithalatında arttığını belirtti. Gürer “Ülkemizde 2021 2025 yılları arasında ortalama 460 bin hektarda pamuk ekimi gerçekleşti. 2022 yılında ekim alanı artması ile 2.750.000 ton çıkan çırçırlanmış kütlü üretimi, 1.017.500 ton çırçırlanmış lifli pamuk üretimi 2024 yılında 2.234.000 ton çırçırlanmış kütlü, 2024 yılında 829.910 çırçırlanmış lifli pamuk üretimi geriledi. 2025 yılında lifli pamuk üretiminde 830 bin ton civarında gerçekleşirken Bu yılda üretimde düşme öngörülmektedir .”diye konuştu. Gürer” Kot kumaşı, kadife ve havlu kumaşı gibi bir çok tekstil ürününde yaygın kullanılan pamuk aynı zamanda tekstil sektörünün geleceğine yönelikte önemlidir. Yurt içi pamuk üretiminde gerileme ve yetersizlik için çiftçi desteklemek yerine ithalat ile açık kapatılmaya çalışılmaktadır. 2024 yılında 762 bin 269 ton pamuk ithal edilirken 1 milyon 548 bin dolar yurt dışına dövizimiz gitti.2025 yılında 971 bin 530 bin ton, ithal karşılığı 1 milyon 707 bin dolar yurt dışına ödendi. 2026 yılı ilk iki ayında 182 bin 708 ton pamuk ithal edildi. 297 bin 209 dolar yurt dışına giden dövizimiz oldu. Ve artan bir ithalatımızda söz konusudur. Çiftçilerin, pamuk yerine daha az masraflı ve daha karlı gördükleri alternatif ürünlere yönelmesi nedeniyle pamuk ekim alanlarında %18'lik bir azalma (yaklaşık 350.000 hektara düşüş) öngörülmektedir. Hazır giyim ve tekstil sektöründeki küresel siparişlerin azalması, iplik fabrikalarının kapasite kullanım oranlarını daraltması, İç talepteki durgunluk, pamuk üreticisi üzerinde olumsuz fiyat baskısı yaratmaya devam etmektedir. Ülkemiz dünya pamuk üretiminde önemli bir yere sahip iken bu alanda da giderek gerilemektedir. Ege ve Güneydoğu da pamuk üretimi yoğunlaşırken Beyaz altın olarak tanımlanan Çukurova bölgesinde pamuk üretimi yerini farklı ürün desenlerine terk etmiştir. Özellikle Güneydoğu Anadolu Projesi (GAP) bölgesinde ve Ege'de sulama suyuna erişimdeki yerel maliyet artışları ve olası kısıtlamalar, yüksek su tüketen bir bitki olan pamuk için temel bir üretim sorununa dönüşmektedir. Düşük uluslararası fiyatlar ülkemizde yüksek girdi maliyeti ile oluşan fiyat nedeni ile pamuk üretimi sorun artacağı görülmektedir. Dayalı olduğu sanayinin devamı içinde pamuk doğru planlanması gereken başlıca ürünlerdendir. Sürdürülebilir pamuk üretimi girdi maliyet artışı dengelenmesi, alım fiyatının maliyete uygun oluşması yanında su yönetimi ile doğrudan ilgili noktaya ermiştir. Bu bağlamda pamukta özellikle GAP ve EGE de su sorunu doğru planlanıp yönetilmesi zorunludur. Planlı üretim yanında destekler ekonomik durumun yarattığı olumsuzluk altında kalmaması için alım fiyat girdi maliyeti makul kar dikkate alınarak belirlenmelidir. ”dedi. TBMM Tarım orman ve Köy işleri Komisyon Üyesi Ömer Fethi Gürer” Ülkemizin yıllık pamuk ihtiyacının 1 milyon 600 bin ton olduğu düşünüldüğünde iç üretim ile yarısı karşılanabilmektedir. Binlerce üreticimizin gelir kapısı ve de binlerce işçimizin istihdamını sağlayan tekstil ve hazır giyim sektörünün Türkiye ihracatında % 30 luk bir paya sahip olduğu da unutulmamalıdır. Üretim zinciri korunması pamuk üretiminin artırılması için tedbirler alınması pamukta kooperatiflerin yeniden işlevlerini artırılması da sağlanmalıdır. Ülkemiz için stratejik öneme sahip ürünün güçlü bir tarım sanayi politikasının olması da sağlanmalıdır. Daha çok üretim daha çok istihdam daha çok yurt dışına ürün ihracatı ve ülke ekonomisine katkısı yüksek pamuk ürününe sahip çıkılması şarttır.” Diye konuştu.

Kooperatifçilikte Dijital Devrim: KOOPBİS ile Şeffaf ve Modern Dönem Başlıyor Haber

Kooperatifçilikte Dijital Devrim: KOOPBİS ile Şeffaf ve Modern Dönem Başlıyor

Ticaret Bakanlığı, kooperatifçilik sektöründe köklü bir değişim başlatıyor. Kooperatif Bilgi Sistemi (KOOPBİS) ile kooperatiflerin tüm iş süreçleri dijital ortama taşınırken; şeffaflık, verimlilik ve yönetim kolaylığı en üst seviyeye çıkarılıyor. Sisteme veri girişleri için son tarih 26 Nisan 2026 olarak belirlendi. ​KOOPBİS Nedir? Dijital Dönüşümün Yeni Adı ​1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nda 2021 yılında yapılan düzenlemeyle hayata geçirilen Kooperatif Bilgi Sistemi (KOOPBİS), Türkiye’deki kooperatifçilik faaliyetlerini daha etkin ve şeffaf bir yapıya kavuşturmayı hedefliyor. Gelinen son noktada, kooperatiflerin veri aktarım süreçleri 26 Nisan 2026 tarihinde tamamlanarak sistem tam kapasiteyle uygulamaya girecek. ​Kooperatif Ortakları İçin e-Devlet Kolaylığı ​KOOPBİS, kooperatif ortaklarına bilgilerine anlık erişim imkanı tanıyor. Sistem sayesinde ortaklar; ​e-Devlet Entegrasyonu: Ortağı oldukları kooperatiflere ait tüm bilgilere güvenli bir şekilde ulaşabilecek, ​Finansal Takip: Genel kurul toplantıları öncesinde kooperatifin mali durumunu dijital ortamda inceleyebilecek, ​Bilgi Edinme Hakkı: Haklarını daha etkin ve hızlı bir şekilde kullanabilecekler. ​Yönetimde Dijital Kolaylık ve Doğru Veri ​Kooperatif yönetimleri için de devrim niteliğinde yenilikler getiren sistem; bilançoların, faaliyet raporlarının ve ortak kayıtlarının dijital ortamda tutulmasını sağlıyor. Bu sayede; ​Hesap ve işlemler geçmiş kayıtlarla birlikte izlenebilecek, ​Genel kurul öncesi hazırlanan hazirun listeleri sistem üzerinden hatasız ve eksiksiz bir şekilde oluşturulacak, ​Yönetimsel süreçlerde bürokrasi azalırken verimlilik artacak. ​Bakanlıklardan Bütüncül ve Güçlü İş Birliği ​Ticaret Bakanlığı koordinesinde yürütülen bu dev proje; Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile Tarım ve Orman Bakanlığı’nın görev alanındaki kooperatifleri de kapsıyor. Bütüncül bir bakış açısıyla oluşturulan bu dijital altyapı, Türkiye’nin kooperatifçilik istatistiklerinin daha sağlıklı tutulmasına ve sektöre yönelik yeni stratejilerin geliştirilmesine olanak tanıyacak. ​"Güçlü Kooperatifler, Güçlü Ekonomi" ​Ticaret Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, dijitalleşmenin kooperatifçilikte güven ortamını pekiştireceği vurgulanarak; "Yeni imkan ve kolaylıkları beraberinde getiren bu adım, ülkemize ve tüm kooperatiflerimize hayırlı olsun" ifadelerine yer verildi.

Hamside 245 Bin Tonla Rekor Bereket! Haber

Hamside 245 Bin Tonla Rekor Bereket!

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, bugün itibarıyla sona eren 2025-2026 su ürünleri av sezonunu değerlendirdi. Yaklaşık 245 bin tonluk avlanma miktarıyla son yılların en verimli hamsi sezonunun yaşandığını belirten Yumaklı, "Hem balıkçımız kazandı hem sofralarımız bereketlendi" dedi. ​Denizlerde 1 Eylül’de "Vira Bismillah" diyerek başlayan av sezonu bugün itibarıyla kapandı. Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, geride kalan sezonun verimlilik ve sürdürülebilirlik açısından örnek bir dönem olduğunu vurguladı. Özellikle Türkiye'nin mutfak kültüründe önemli bir yere sahip olan hamside ulaşılan rakamlar, sektörde büyük memnuniyet yarattı. ​Hamside Son Yılların En Yüksek Verimi ​Bakan Yumaklı, sezon boyunca uygulanan stratejik adımların meyvelerini verdiğini belirterek şu verileri paylaştı: ​Hamsi Avı Miktarı: Yaklaşık 245 bin ton. ​Başarı Faktörü: Gemi bazlı kota sistemi, planlı üretim ve koruma-kullanma dengesi. ​Yumaklı, "Kaynaklarımızı koruyarak yürüttüğümüz bu süreçle sadece bugünü değil, denizlerimizin geleceğini de güvence altına aldık. Atılan her ağ, denizlerimizdeki doğal dengenin korunmasına hizmet etti," ifadelerini kullandı. ​"Planlı Üretim ve Kota Sistemi Kazandırdı" ​Balıkçılık sektöründe hayata geçirilen gemi bazlı kota uygulamasının önemine değinen Bakan Yumaklı, bu sayede aşırı avcılığın önüne geçildiğini ve piyasada fiyat istikrarının sağlandığını belirtti. Planlı üretim modeli sayesinde balıkçıların daha verimli bir sezon geçirdiğini vurgulayan Yumaklı, denizlerdeki doğal yaşamı koruma odaklı politikaların devam edeceğinin sinyalini verdi. ​Balıkçılara Teşekkür: "Rastgele Diyen Ellere Sağlık" ​Sezonu "bereketin şükrüyle" tamamladıklarını ifade eden Yumaklı, zorlu deniz şartlarında çalışan balıkçıları da unutmadı: ​"Hırçın dalgalara göğüs geren, ağlarını her sabah 'rastgele' diyerek denize bırakan tüm reislerimize ve balıkçı kardeşlerimize emekleri için yürekten teşekkür ediyorum."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.