Hava Durumu

#Verimlilik

Kırsal Haber - Verimlilik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Verimlilik haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Acıpayam İlçesine İki Adet Malç Makinesi Teslim Edildi Haber

Acıpayam İlçesine İki Adet Malç Makinesi Teslim Edildi

Denizli Büyükşehir Belediyesi, kırsal kalkınmayı güçlendirmek ve tarımsal üretimde verimliliği artırmak amacıyla desteklerini sürdürüyor. Bu kapsamda Acıpayam ilçesine 2 adet malç makinesi kazandırıldı. Tarımsal faaliyetlerde mekanizasyonun yaygınlaştırılması ve teknolojinin üreticilerle buluşturulması hedefiyle yürütülen çalışmalar çerçevesinde sağlanan destekle, özellikle kavun, karpuz, domates, biber ve çilek üretiminde toprak işleme süreçlerinin daha verimli hale getirilmesi amaçlanıyor. Proje sayesinde iş gücü kayıplarının azaltılması, çevresel etkilerin en aza indirilmesi ve sürdürülebilir arazi kullanımının desteklenmesi hedefleniyor. Teslim töreni Gümüş Mahallesi’nde yapıldı Acıpayam Gümüş Mahallesi’nde düzenlenen teslim törenine Acıpayam Belediye Başkanı Levent Yıldırım, Denizli Büyükşehir Belediyesi Kırsal Hizmetler Daire Başkanı Yücel Arazsu, Gümüş Mahalle Muhtarı Musa Yılmaz ve üreticiler katıldı. Burada bir konuşma yapan Acıpayam Belediye Başkanı Levent Yıldırım, Büyükşehir Belediyesi’nin üreticiye yönelik desteklerinin önemine dikkat çekerek, “Büyükşehir Belediyemizin yeni bir hizmetiyle karşı karşıyayız. Vatandaşlarımızın ihtiyacı olan malçlama ünitesini de Büyükşehir Belediyemiz tesis etti. Gümüş Mahallemizden başladık. İhtiyacı olan tüm vatandaşlarımızı başvuru yapmaya davet ediyoruz. Kendilerine makineyi tahsis edeceğiz. Başta Büyükşehir Belediye Başkanımız olmak üzere emeği geçen herkese teşekkür ediyorum” dedi. Üreticilerden teşekkür Sağlanan destekten memnuniyet duyduklarını ifade eden üreticiler ise, malç makinelerinin işlerini önemli ölçüde kolaylaştıracağını belirterek Denizli Büyükşehir Belediyesi’ne teşekkür etti. Üreticiler, bu tür desteklerin artarak devam etmesinin hem verimlilik hem de maliyetlerin düşürülmesi açısından büyük katkı sağladığını dile getirdi.

Eskişehir’de Küçükbaş Hayvancılık Atağı: İlk 4 Ayda 800 Kuzu Dünyaya Geldi! Haber

Eskişehir’de Küçükbaş Hayvancılık Atağı: İlk 4 Ayda 800 Kuzu Dünyaya Geldi!

Eskişehir Büyükşehir Belediyesi’nin kırsal kalkınmayı odağına alan sürdürülebilir hayvancılık projeleri, 2026 yılında rekor başarılarla devam ediyor. Alpu, Mihalıççık ve Seyitgazi ilçelerinde kurulan damızlık çiftliklerinde bahar bereketi yaşanırken, yılın ilk dört ayında 800 kuzu dünyaya gözlerini açtı. ​Eskişehir Büyükşehir Belediyesi ile ilçe belediyeleri arasında imzalanan "Küçükbaş Hayvan Yetiştiriciliğine İlişkin İş Birliği Protokolü" meyvelerini vermeye devam ederken, damızlık çiftliklerindeki kuzu sesleri bölgede bayram havası estiriyor. ​Bilimsel Yöntemlerle Gelen Başarı: Kayıplar Minimuma İndi ​Büyükşehir Belediyesi’nin damızlık çiftliklerinde uygulanan modern hayvancılık teknikleri, Türkiye ortalamasının üzerinde verimlilik sağlıyor. Bilimsel yöntemler ve titizlikle uygulanan planlı aşılama takvimi sayesinde kuzu kayıpları, ülke ortalamasının oldukça altına çekildi. ​Düzenli veteriner kontrolleri ve koruyucu hekimlik uygulamalarıyla sağlanan bu başarı, sadece sayısal bir artış değil, aynı zamanda sağlıklı ve dayanıklı sürüler oluşmasını da sağlıyor. Eskişehir’in uyguladığı bu sistem, bölgedeki diğer yerel yetiştiriciler için de örnek bir üretim modeli teşkil ediyor. ​"Başkan Ayşe Ünlüce’nin Vizyonuyla Üreticiye Rehber Oluyoruz" ​Çalışmaların detayları hakkında bilgi veren Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Veteriner Hekimi Eşref Genç, sürdürülebilirliğin önemine dikkat çekti. Genç, şunları söyledi: ​“Planlı aşılama ve doğru sürü yönetimiyle elde ettiğimiz bu sonuçlar, yerel üreticimize de rehberlik ediyor. Hedefimiz bu başarıyı kalıcı hale getirmek. Büyükşehir Belediye Başkanımız Ayşe Ünlüce’nin vizyonuyla, küçükbaş hayvancılığı desteklemeye ve Eskişehir’in tarımsal potansiyelini artırmaya kararlıyız.” ​Eskişehir’in Tarımsal Geleceğine Yatırım ​Eskişehir Büyükşehir Belediyesi, Alpu, Seyitgazi ve Mihalıççık’taki bu merkezler aracılığıyla yerel ekonomiye doğrudan katkı sağlamayı sürdürüyor. Hayvancılıkta verimliliği artıran ve üreticiyi bilimsel metotlarla tanıştıran bu projeler, Eskişehir’in tarım ve hayvancılık şehri kimliğini daha da güçlendiriyor. ​Sürdürülebilir hayvancılık projeleri kapsamında doğan 800 kuzu, kentin kırsal kalkınma yolculuğunda atılan en canlı adımlardan biri olarak kayıtlara geçti.

Gürer: "Pamukta Tehlike Çanları Çalıyor" Haber

Gürer: "Pamukta Tehlike Çanları Çalıyor"

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köy işleri Komisyon Üyesi Ömer Fethi Gürer pamukta tehlike çanları çaldığını ve pamuk üretiminin Çukurova başta olmak üzere oluşan sorunlardan dolayı gerilediğini söyledi. Pamuk ürünün stratejik bir ürün olduğunu belirten Ömer Fethi Gürer “Pamuk ürünü stratejik bir üründür. Tarım ve sanayi arasında bağ oluşturan pamuk tekstil ve hazır giyim endüstrisi temel hammaddesidir, Pamuk üretimi doğrudan her kesimi de ilgilendirmektedir. Çok yönlü kullanım alanları vardır. Tekstil ve hazır giyim yanı sıra yemeklik yağ üretiminde, küspesi hayvan yemi olarak ve de sabunda elde edilmek üzere de çoklu üretim sağlanıyor. Ülkemizde dünyada pamuk ekilişi ve üretimi ile önemli bir konuma da sahipti. Son yıllarda oluşan sorunlar pamuk üretimini tehdit etmektedir. Pamuk verimliliği son 10 yılda ortalama hektara 1713 kg olarak gerçekleşirken 2025-2026 dönemi için 1.654 kg hektar düşmesi tahmin edilmektedir. Küresel iklim değişikliği yanında su sorunu ve girdi maliyetlerinde ciddi artış ve düşük alım fiyatı pamuk üreten çiftçiyi doğrudan etkilemektedir. Üretimim sürdürülebilmesinde verimlilik ve modern tarım tekniklerinin yeterince yaygınlaşmamasının da olumsuz etkisi göz ardı edilmemelidir. “Dedi. CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer Pamuk ekiminin başladığı bu dönemde üreticinin pamuk ekmekte isteksiz olduğunu geçen yıl üreticinin yine üründen para kazanmadığı ve sulama suyunda yaşadığı sorunlar içinde farklı ürün desenlerine yöneldiklerini görüştüğü çiftçilerin ifade ettiğini de söyledi. Geçtiğimiz yıl 22 TL ile 25 TL arasında fiyatlanan pamuğun girdi maliyetleri ile çiftçiyi zarar ettirdiğini söyleyen CHP milletvekili Ömer Fethi Gürer rekoltenin düştüğünü ve ithalatında arttığını belirtti. Gürer “Ülkemizde 2021 2025 yılları arasında ortalama 460 bin hektarda pamuk ekimi gerçekleşti. 2022 yılında ekim alanı artması ile 2.750.000 ton çıkan çırçırlanmış kütlü üretimi, 1.017.500 ton çırçırlanmış lifli pamuk üretimi 2024 yılında 2.234.000 ton çırçırlanmış kütlü, 2024 yılında 829.910 çırçırlanmış lifli pamuk üretimi geriledi. 2025 yılında lifli pamuk üretiminde 830 bin ton civarında gerçekleşirken Bu yılda üretimde düşme öngörülmektedir .”diye konuştu. Gürer” Kot kumaşı, kadife ve havlu kumaşı gibi bir çok tekstil ürününde yaygın kullanılan pamuk aynı zamanda tekstil sektörünün geleceğine yönelikte önemlidir. Yurt içi pamuk üretiminde gerileme ve yetersizlik için çiftçi desteklemek yerine ithalat ile açık kapatılmaya çalışılmaktadır. 2024 yılında 762 bin 269 ton pamuk ithal edilirken 1 milyon 548 bin dolar yurt dışına dövizimiz gitti.2025 yılında 971 bin 530 bin ton, ithal karşılığı 1 milyon 707 bin dolar yurt dışına ödendi. 2026 yılı ilk iki ayında 182 bin 708 ton pamuk ithal edildi. 297 bin 209 dolar yurt dışına giden dövizimiz oldu. Ve artan bir ithalatımızda söz konusudur. Çiftçilerin, pamuk yerine daha az masraflı ve daha karlı gördükleri alternatif ürünlere yönelmesi nedeniyle pamuk ekim alanlarında %18'lik bir azalma (yaklaşık 350.000 hektara düşüş) öngörülmektedir. Hazır giyim ve tekstil sektöründeki küresel siparişlerin azalması, iplik fabrikalarının kapasite kullanım oranlarını daraltması, İç talepteki durgunluk, pamuk üreticisi üzerinde olumsuz fiyat baskısı yaratmaya devam etmektedir. Ülkemiz dünya pamuk üretiminde önemli bir yere sahip iken bu alanda da giderek gerilemektedir. Ege ve Güneydoğu da pamuk üretimi yoğunlaşırken Beyaz altın olarak tanımlanan Çukurova bölgesinde pamuk üretimi yerini farklı ürün desenlerine terk etmiştir. Özellikle Güneydoğu Anadolu Projesi (GAP) bölgesinde ve Ege'de sulama suyuna erişimdeki yerel maliyet artışları ve olası kısıtlamalar, yüksek su tüketen bir bitki olan pamuk için temel bir üretim sorununa dönüşmektedir. Düşük uluslararası fiyatlar ülkemizde yüksek girdi maliyeti ile oluşan fiyat nedeni ile pamuk üretimi sorun artacağı görülmektedir. Dayalı olduğu sanayinin devamı içinde pamuk doğru planlanması gereken başlıca ürünlerdendir. Sürdürülebilir pamuk üretimi girdi maliyet artışı dengelenmesi, alım fiyatının maliyete uygun oluşması yanında su yönetimi ile doğrudan ilgili noktaya ermiştir. Bu bağlamda pamukta özellikle GAP ve EGE de su sorunu doğru planlanıp yönetilmesi zorunludur. Planlı üretim yanında destekler ekonomik durumun yarattığı olumsuzluk altında kalmaması için alım fiyat girdi maliyeti makul kar dikkate alınarak belirlenmelidir. ”dedi. TBMM Tarım orman ve Köy işleri Komisyon Üyesi Ömer Fethi Gürer” Ülkemizin yıllık pamuk ihtiyacının 1 milyon 600 bin ton olduğu düşünüldüğünde iç üretim ile yarısı karşılanabilmektedir. Binlerce üreticimizin gelir kapısı ve de binlerce işçimizin istihdamını sağlayan tekstil ve hazır giyim sektörünün Türkiye ihracatında % 30 luk bir paya sahip olduğu da unutulmamalıdır. Üretim zinciri korunması pamuk üretiminin artırılması için tedbirler alınması pamukta kooperatiflerin yeniden işlevlerini artırılması da sağlanmalıdır. Ülkemiz için stratejik öneme sahip ürünün güçlü bir tarım sanayi politikasının olması da sağlanmalıdır. Daha çok üretim daha çok istihdam daha çok yurt dışına ürün ihracatı ve ülke ekonomisine katkısı yüksek pamuk ürününe sahip çıkılması şarttır.” Diye konuştu.

Kooperatifçilikte Dijital Devrim: KOOPBİS ile Şeffaf ve Modern Dönem Başlıyor Haber

Kooperatifçilikte Dijital Devrim: KOOPBİS ile Şeffaf ve Modern Dönem Başlıyor

Ticaret Bakanlığı, kooperatifçilik sektöründe köklü bir değişim başlatıyor. Kooperatif Bilgi Sistemi (KOOPBİS) ile kooperatiflerin tüm iş süreçleri dijital ortama taşınırken; şeffaflık, verimlilik ve yönetim kolaylığı en üst seviyeye çıkarılıyor. Sisteme veri girişleri için son tarih 26 Nisan 2026 olarak belirlendi. ​KOOPBİS Nedir? Dijital Dönüşümün Yeni Adı ​1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nda 2021 yılında yapılan düzenlemeyle hayata geçirilen Kooperatif Bilgi Sistemi (KOOPBİS), Türkiye’deki kooperatifçilik faaliyetlerini daha etkin ve şeffaf bir yapıya kavuşturmayı hedefliyor. Gelinen son noktada, kooperatiflerin veri aktarım süreçleri 26 Nisan 2026 tarihinde tamamlanarak sistem tam kapasiteyle uygulamaya girecek. ​Kooperatif Ortakları İçin e-Devlet Kolaylığı ​KOOPBİS, kooperatif ortaklarına bilgilerine anlık erişim imkanı tanıyor. Sistem sayesinde ortaklar; ​e-Devlet Entegrasyonu: Ortağı oldukları kooperatiflere ait tüm bilgilere güvenli bir şekilde ulaşabilecek, ​Finansal Takip: Genel kurul toplantıları öncesinde kooperatifin mali durumunu dijital ortamda inceleyebilecek, ​Bilgi Edinme Hakkı: Haklarını daha etkin ve hızlı bir şekilde kullanabilecekler. ​Yönetimde Dijital Kolaylık ve Doğru Veri ​Kooperatif yönetimleri için de devrim niteliğinde yenilikler getiren sistem; bilançoların, faaliyet raporlarının ve ortak kayıtlarının dijital ortamda tutulmasını sağlıyor. Bu sayede; ​Hesap ve işlemler geçmiş kayıtlarla birlikte izlenebilecek, ​Genel kurul öncesi hazırlanan hazirun listeleri sistem üzerinden hatasız ve eksiksiz bir şekilde oluşturulacak, ​Yönetimsel süreçlerde bürokrasi azalırken verimlilik artacak. ​Bakanlıklardan Bütüncül ve Güçlü İş Birliği ​Ticaret Bakanlığı koordinesinde yürütülen bu dev proje; Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile Tarım ve Orman Bakanlığı’nın görev alanındaki kooperatifleri de kapsıyor. Bütüncül bir bakış açısıyla oluşturulan bu dijital altyapı, Türkiye’nin kooperatifçilik istatistiklerinin daha sağlıklı tutulmasına ve sektöre yönelik yeni stratejilerin geliştirilmesine olanak tanıyacak. ​"Güçlü Kooperatifler, Güçlü Ekonomi" ​Ticaret Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, dijitalleşmenin kooperatifçilikte güven ortamını pekiştireceği vurgulanarak; "Yeni imkan ve kolaylıkları beraberinde getiren bu adım, ülkemize ve tüm kooperatiflerimize hayırlı olsun" ifadelerine yer verildi.

Hamside 245 Bin Tonla Rekor Bereket! Haber

Hamside 245 Bin Tonla Rekor Bereket!

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, bugün itibarıyla sona eren 2025-2026 su ürünleri av sezonunu değerlendirdi. Yaklaşık 245 bin tonluk avlanma miktarıyla son yılların en verimli hamsi sezonunun yaşandığını belirten Yumaklı, "Hem balıkçımız kazandı hem sofralarımız bereketlendi" dedi. ​Denizlerde 1 Eylül’de "Vira Bismillah" diyerek başlayan av sezonu bugün itibarıyla kapandı. Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, geride kalan sezonun verimlilik ve sürdürülebilirlik açısından örnek bir dönem olduğunu vurguladı. Özellikle Türkiye'nin mutfak kültüründe önemli bir yere sahip olan hamside ulaşılan rakamlar, sektörde büyük memnuniyet yarattı. ​Hamside Son Yılların En Yüksek Verimi ​Bakan Yumaklı, sezon boyunca uygulanan stratejik adımların meyvelerini verdiğini belirterek şu verileri paylaştı: ​Hamsi Avı Miktarı: Yaklaşık 245 bin ton. ​Başarı Faktörü: Gemi bazlı kota sistemi, planlı üretim ve koruma-kullanma dengesi. ​Yumaklı, "Kaynaklarımızı koruyarak yürüttüğümüz bu süreçle sadece bugünü değil, denizlerimizin geleceğini de güvence altına aldık. Atılan her ağ, denizlerimizdeki doğal dengenin korunmasına hizmet etti," ifadelerini kullandı. ​"Planlı Üretim ve Kota Sistemi Kazandırdı" ​Balıkçılık sektöründe hayata geçirilen gemi bazlı kota uygulamasının önemine değinen Bakan Yumaklı, bu sayede aşırı avcılığın önüne geçildiğini ve piyasada fiyat istikrarının sağlandığını belirtti. Planlı üretim modeli sayesinde balıkçıların daha verimli bir sezon geçirdiğini vurgulayan Yumaklı, denizlerdeki doğal yaşamı koruma odaklı politikaların devam edeceğinin sinyalini verdi. ​Balıkçılara Teşekkür: "Rastgele Diyen Ellere Sağlık" ​Sezonu "bereketin şükrüyle" tamamladıklarını ifade eden Yumaklı, zorlu deniz şartlarında çalışan balıkçıları da unutmadı: ​"Hırçın dalgalara göğüs geren, ağlarını her sabah 'rastgele' diyerek denize bırakan tüm reislerimize ve balıkçı kardeşlerimize emekleri için yürekten teşekkür ediyorum."

Tat Gıda Yönetim Kurulu Başkanı Veysel Memiş "Sürdürülebilirlik Liderleri 50" Listesinde! Haber

Tat Gıda Yönetim Kurulu Başkanı Veysel Memiş "Sürdürülebilirlik Liderleri 50" Listesinde!

Türkiye gıda sanayisinin köklü markalarından Tat Gıda, sürdürülebilirlik vizyonuyla ulusal ve uluslararası platformlarda dikkat çekmeye devam ediyor. Tat Gıda Yönetim Kurulu Başkanı Veysel Memiş, iş dünyasının prestijli yayınlarından Fast Company Türkiye tarafından hazırlanan “Sürdürülebilirlik Liderleri 50” listesinde bu yıl da yer alarak başarısını tescilledi. ​İstanbul İş Kuleleri’nde düzenlenen törende ödülünü alan Veysel Memiş, listede 37. sıradan giriş yaparak Türkiye’nin sürdürülebilirlik dönüşümüne yön veren en etkili 50 liderinden biri oldu. ​Sürdürülebilirlik Niyetten Eyleme Dönüştü ​39 bağımsız jüri üyesinin değerlendirmeleriyle belirlenen listede yer almanın gururunu yaşadıklarını belirten Veysel Memiş, sürdürülebilirliğin artık bir niyet beyanı olmaktan çıkıp ölçülebilir stratejik bir dönüşüm haline geldiğini vurguladı. Memiş, Tat Gıda olarak doğaya saygılı ve veriye dayalı bir üretim modeli inşa ettiklerini ifade etti. ​Tat Gıda’dan Dev Enerji Yatırımı: Hedef Net Sıfır ​Tat Gıda’nın sürdürülebilirlik stratejisi; çevresel etkiyi azaltma, toplumsal fayda ve güçlü yönetişim olmak üzere üç temel eksen üzerine kurulu. Şirketin bu alandaki somut adımları ise dikkat çekici: ​Yenilenebilir Enerji Hamlesi: Manisa Yunusemre Akçaköy’de kurulan 1,98 MWe gücündeki güneş enerjisi santrali (GES) 2025 yılı itibarıyla devreye alındı. ​Enerji Tasarrufu: Yıllık 3.800 MWh elektrik üretim kapasitesine sahip bu tesisle, şirketin toplam enerji tüketiminin yaklaşık %19,5’i yenilenebilir kaynaklardan karşılanıyor. ​Gelecek Hedefleri: Afyonkarahisar Dinar’daki ikinci GES projesinin de tamamlanmasıyla yeşil enerji kullanımı artırılacak. Şirket, 2030 yılına kadar karbon emisyonlarını %55 azaltmayı, 2050’de ise "Net Sıfır" hedefine ulaşmayı taahhüt ediyor. ​Dijital Tarım ve Akıllı Üretim Modeli ​Sürdürülebilirliği bir maliyet değil, bir değer yaratma aracı olarak gördüklerini belirten Veysel Memiş, dijital tarım uygulamalarının önemine değindi: ​"Veriyle yön verdiğimiz tarım uygulamaları sayesinde su ve girdi kullanımında maksimum verimlilik sağlarken, ürün kalitesinde sürdürülebilir bir dönüşüm gerçekleştiriyoruz. Teknolojiyle tarımda yeni nesil üretim modelini bugünden kurguluyoruz." ​Geleceğin Gıda Sistemine Yön Veriliyor ​Tat Gıda, önümüzdeki dönemde iklim dostu üretim, döngüsel ekonomi ve sosyal etki odaklı projelerle büyümesini sürdürmeyi hedefliyor. Şirket, hem yerel üreticiyi destekleyen hem de küresel iklim krizine karşı çözüm üreten stratejileriyle Türk gıda sektöründeki öncü rolünü güçlendiriyor.

Hayvancılığın Geleceği Burdur’da Şekilleniyor Haber

Hayvancılığın Geleceği Burdur’da Şekilleniyor

Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi (MAKÜ), "Sürdürülebilir Hayvancılık, Maliyet Yönetimi ve Verimlilik Çalıştayı" ile sektörün devlerini bir araya getirdi. Akademisyenler ve üreticiler, hayvancılıkta verimlilik artışı ve yerli üretim stratejilerini masaya yatırdı. Hayvancılık alanında Türkiye’nin ihtisas üniversitesi olan MAKÜ, sektörün kronik sorunlarına bilimsel çözümler üretmeye devam ediyor. 09 Nisan 2026 tarihinde Lavanta Tepesi Otel’de gerçekleştirilen çalıştayda; maliyet yönetimi, biyoteknoloji ve sürdürülebilir tarım politikaları kapsamlı bir şekilde ele alındı. Rektör Prof. Dr. Hüseyin Dalgar: "Çıkış Yolu Verimlilik Artışı" Çalıştayın açılış konuşmasını yapan MAKÜ Rektörü Prof. Dr. Hüseyin Dalgar, küresel ekonomik baskıların hayvancılık sektörünü zorladığını ifade etti. Rektör Dalgar, kaynakların verimli kullanılmasının önemine dikkat çekerek şunları söyledi: "Bugün dünya genelinde ciddi bir maliyet baskısı var. Bu döngüyü kırmanın tek yolu, aynı kaynakla daha fazla ve kaliteli üretim yapmaktır. MAKÜ olarak yerli embriyo üretiminde öncüyüz ve yüksek genetik kapasiteli hayvan ırkları üzerinde çalışıyoruz." Dalgar, genetik gelişimin tek başına yeterli olmadığını; modern çiftlik modelleri, doğru bakım ve besleme yöntemleriyle bu sürecin desteklenmesi gerektiğini vurguladı. TAGEM Genel Müdürü Atalay: "Bilimi Sahaya İndiriyoruz" Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar (TAGEM) Genel Müdürü Dr. Mustafa Altuğ Atalay, çalıştayda yaptığı konuşmada üniversite-kamu iş birliğinin altını çizdi. Atalay, "Sadece akademik bilgi üretmek yetmez, bu bilginin sahada karşılığı olmalı. Bakanlık politikalarımızla uyumlu, üreticiye dokunan projeler önceliğimizdir" dedi. Atalay, Türkiye'nin hayvancılıktaki temel risklerini ise şöyle sıraladı: Genç nüfusun tarımdan uzaklaşması. İklim değişikliği ve kuraklık tehdidi. Yem maliyetleri ve dışa bağımlılık riskleri. Çalıştayda Ele Alınan 3 Temel Başlık Sektörün geleceğine ışık tutan çalıştay, üç ana oturum halinde gerçekleştirildi: Besleme ve Maliyet Yönetimi: Hayvansal üretimde yem maliyetlerini düşücek alternatif yöntemler. İklim ve Dayanıklılık: Kuraklığa dayanıklı yem bitkilerinin geliştirilmesi ve su yönetimi. Politika ve İş Birliği: Teşvik mekanizmaları, devlet destekleri ve kurumsal projeler. Hayvancılıkta Dijital Dönüşüm ve Teknoloji Çalıştayın sonuç raporunda; akıllı tarım uygulamaları, dijitalleşme ve biyoteknolojik gelişmelerin yaygınlaştırılmasının sektörün kurtuluş reçetesi olduğu belirtildi. MAKÜ bünyesinde yürütülen yerli embriyo ve yüksek verimli ırk projelerinin, Türkiye’nin et ve süt üretimindeki yeterliliğini artırması hedefleniyor.

Hububatta Cumhuriyet Tarihi Rekoru Geliyor! Haber

Hububatta Cumhuriyet Tarihi Rekoru Geliyor!

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Konya’da düzenlenen Ulusal Hububat Konseyi 2026 Hasat Öncesi Hububat Kongresi'nde tarım sektörü için kritik açıklamalarda bulundu. Geçen yıl yaşanan kuraklık ve don hadiselerinin ardından bu yılki yağışların umut verici olduğunu belirten Yumaklı, "Herhangi bir problem yaşanmazsa rekor kıracağımıza inanıyorum" dedi. ​"Geçen Yılın Kaybını Misliyle Geri Alacağız" ​Bakan Yumaklı, 2023 yılında kırılan üretim rekorunun ardından geçen yıl iklimsel faktörler nedeniyle yaşanan rekolte kaybının bu yıl telafi edileceğini vurguladı. Yağış verilerinin çok yakından takip edildiğini ifade eden Yumaklı, şu değerlendirmeyi yaptı: ​"Altyapımız sağlam. Emek ve gayret netice itibarıyla katma değerli bir hale dönüşmüş olacak. İnşallah geçen yıl kaybettiğimizi misliyle geri alacağız." ​TMO Hazır: "Üreticiyi Fiyatlarla Koruyacağız" ​Rekor üretim beklentisinin piyasada fiyat kaygısı yaratmaması gerektiğini hatırlatan Bakan Yumaklı, Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) aracılığıyla müdahale mekanizmalarının hazır olduğunu söyledi. Üreticinin maliyet artışlarının alım fiyatlarına mutlaka yansıtılacağını belirten Yumaklı, "Alım fiyatlarında üreticilerimizi koruyacağız. Devletimizin kadim kurumları, üreticinin problem yaşamasına müsaade etmeyecek" diye konuştu. ​Planlı Üretimde Yeni Faz: Kayıtlılık ve Verimlilik ​Tarımda planlı üretim modelinin ilk yılının başarıyla tamamlandığını açıklayan Yumaklı, üretimin artık daha disiplinli bir şekilde kontrol edileceğini belirtti. Çiftçi Kayıt Sistemi (ÇKS) verilerinin uydu görüntüleri ve coğrafi bilgi sistemleri ile entegre edildiğini, bu sayede kayıt dışılığın önüne geçilirken verimliliğin artırıldığını ifade etti. ​İşlenmeyen Arazilerin %65'i Üretime Kazandırıldı ​Kamuoyunda tartışmalara neden olan "işlenmeyen arazilerin kiralanması" konusuna da açıklık getiren Bakan Yumaklı, uygulamanın meyvelerini vermeye başladığını duyurdu: ​Milli Servet Vurgusu: 2 yıl üst üste işlenmeyen arazilerin ekonomiye kazandırılması hedeflendi. ​Büyük Başarı: Uygulama duyurulduktan sonra tespit edilen arazilerin yüzde 65'i sahipleri tarafından işlenmeye veya işletilmeye başlandı. ​Konya Ziyareti ve Kültürel İncelemeler ​Kongre sonrası Konya Valisi İbrahim Akın ve Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay’ı ziyaret eden Yumaklı, kentteki tarımsal yatırımlar hakkında bilgi aldı. Ayrıca Konya'nın dijital tanıtım ofislerini gezerek şehrin kültürel mirası ve projeleri hakkında incelemelerde bulundu.

TAB Başbakanı Ali Demir Eskişehir’de Arıcılarla Buluştu Haber

TAB Başbakanı Ali Demir Eskişehir’de Arıcılarla Buluştu

Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği (TAB) Genel Başkanı Ali Demir, Eskişehir programı kapsamında yerel üreticilerle bir araya gelerek arıcılık sektöründeki son gelişmeleri ve çözüm önerilerini değerlendirdi. ​Arıcılık Sektörünün Mevcut Durumu ve Sorunları Görüşüldü ​Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği Genel Başkanı Ali Demir, Eskişehir ziyareti sırasında Eskişehir Arı Yetiştiricileri Birliği üyeleriyle kapsamlı bir istişare toplantısı gerçekleştirdi. Toplantının ana gündem maddelerini; arıcılık sektörünün güncel durumu, üreticilerin karşılaştığı ekonomik ve teknik sorunlar ile sektörün geleceğine yönelik stratejik hedefler oluşturdu. ​Sürdürülebilir Arıcılık ve Üretici Desteği Ön Planda ​Ziyaret kapsamında gerçekleştirilen görüşmelerde, Türkiye'de arıcılık faaliyetlerinin geliştirilmesi için atılması gereken adımlar üzerinde duruldu. Özellikle şu başlıklar öne çıktı: ​Üretici Desteklemeleri: Arıcıların maliyetlerini düşürecek ve verimliliği artıracak yeni destekleme modelleri. ​Sürdürülebilirlik: İklim değişikliği ve çevre kirliliğine karşı arı kolonilerinin korunması. ​Verimlilik Artışı: Modern arıcılık tekniklerinin yaygınlaştırılması ve yerli üretimin güçlendirilmesi. ​"Arıcılık sektörünün sürdürülebilirliği, sadece üreticimiz için değil, ekosistemimizin geleceği için de hayati önem taşımaktadır." ​Eskişehir Arı Yetiştiricileri Birliği'ne Teşekkür ​Toplantı sonunda Genel Başkan Ali Demir, gösterilen misafirperverlikten duyduğu memnuniyeti dile getirerek; "Nazik ev sahipliği ve sektöre olan duyarlılıklarından dolayı Eskişehir Arı Yetiştiricileri Birliği Yönetimine ve tüm üyelerimize teşekkür ederiz," dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.